Transcription
her ressam özeldir
çizim tarzı işlediği konu kompozisyonu
ile diğerlerinden ayrılır Bir şekilde
ama bazıları vardır ki bu özgürlüğü ayrı
bir seviyeye taşır ve ressam dediğimiz
zaman herkesin ilk aklına gelen
isimlerden biri olur
Vincent Van Gogh öyle bir ressam ki
sanata en uzak kişi bile sanat Benim
ilgimi çekmez bana cazip gelmez diyen
birisi bile onun eserlerinden
etkilenebilir ve İşin tuhaf tarafı da ne
biliyor musunuz Van Gogh ressam olmayı
kafasına koyduğunda 27 yaşındaydı daha
da fenası Görece geç bir yaşta başladığı
kariyeri 37 yaşında ölümüyle sonlandı ve
bu Taş çatlasa 10 senelik kısa sanat
kariyerinde öyle işler yapıyor ki
şaşkına çeviriyor bizi
[Müzik]
Çoğu kişi onu akıl hastalığı ile
mücadelesi kulağını kesmesi ve
tartışmalı İntiharı ile tanısada Van
Gogh'un asıl mevzusu kişisel hayatından
ziyade icra ettiği sanatı önce şansını
farklı meslekler de denildi sanat
simsahlığı yapmaya çalıştı ama işler
beklediği gibi gitmedi vaiz olmak istedi
ama başarısız oldu elin altı işlerde bir
türlü tutunamıyordu bir insandı en son
ise ressam olmaya karar verdi ve bu
süreçte en büyük destekçisi ise erkek
kardeşi teo'ydu Teo kardeşinin sanatı
hakkında onunla tartışıyor kardeşinin
sanatını yorumluyor ve ona tavsiye
veriyordu bu ikili uzun bir süre
mektuplaştılar Vincent kardeşi teo'ya
yazdığı mektuplardan birinde ilk büyük
eseri hakkında bilgi veriyordu mektupta
eserin bir eski dizini çizmişti ve eseri
hakkında içinde bir yaşam olduğuna
inanıyorum diyordu Ve gerçekten haklı
çıktı eserinde yaşam vardı
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
karakter çalışmaları serisi ile tekrar
karşımıza çıktı kendisi özellikle Jean
Fransa mia’nin Köy hayatını aktaran
resimlerinden etkilenmişti
büyüleyicidir insanı İçine Çeker Bu
resimlerde köylülerdeki bu hayat
mücadelesinin Asil tarafı öne çıkar Van
Gogh miedeki köylülere karşı bu tutumdan
çok etkilenir ve benzer şekilde Kendisi
de köy hayatına aktarmak ister Ayrıca
kendi sanat yolculuğunu da bir köylünün
Emine benzetir kişi güvenle mantıklı bir
şey yaptığının güvencesiyle sabanın
süren bir köylü gibi veya tırmık çeken
arkadaşımız gibi yapmalı Eğer birinin
atı yoksa kendi kendisinin atı olmalı
[Müzik]
Van Gogh biliyordu ki büyük bir sanatçı
olmak öyle kolay bir süreç değildi sabır
göstermesi gerekiyordu Emekçi insanları
mücadelesinden bu kadar etkilenmesinin
sebebi de buydu Çünkü bu kişilerin
yaptıkları işe gösterdiği bağlılık ve
azim Van Gogh'un kendisinde aradığı
özelliklerdi çizimlerimin henüz
istediğim gibi olmaması benim için
devamlı bir hayal kırıklığı kaynağı
oluyor zorluklar gerçekten de çeşitli ve
büyük ve üstesinden bir anda gelinemez
gelişmek bir tür madenci işi gibidir
beklendiği ve istendiği hızda ilerlemez
Ama biri böyle bir görevin önünde
dururken temel ihtiyaç sabır ve
sadakattir Aslında zorluklar hakkında
pek düşünmem Çünkü insan eğer onlara Çok
fazla düşünürse ya sersemler ya da
rahatsız olur
tarla sürmeye Tohum ekme hasat gibi
eylemlerdeki o azim ve kararlılık Van
Gogh'un ilgisini çekiyordu Hatta Van
Gogh bu köylü yaşamına kendisini o kadar
Kaptırdı ki bir yerden sonra köylü
ressamı olmayı bile amaçladı bu yaşamı
daha iyi benimseyebilmek için onlar gibi
yaşamaya başladı köylülerle beraber
tarlaya gider Tıpkı onlar gibi kötü hava
koşullarına maruz kalır onları
mücadelesini birebir gözlem verdi köylü
kadınları erkekleri ev işlerine çocuk
Bakımlarını dikiş dikmeleri Çiftlik
işlerini köy yaşamına dair aklınıza
gelebilecek her şeyi köylü karakter
çalışmalarında bulabilirsiniz Hatta
Vincent bu köy ressamlığına o kadar
sevmişti ki en son kardeşini de bu köy
hayatına davet etti Teo bir ressam ol
kendini kurtarmaya çalış ve dirençeye
gel yani Oğlum gel ve benimle birlikte
fundalıkta patates tarlasında resim yap
gel ve benimle sabanın ve çobanın
ardından yürü gel ve benimle oturup
Ateşi izle fundalıkta Sen fırtınanın
Senin içinde de esmesine izin ver
Vincent mektuplarını samimi ve
etkileyici bir dil ile yazardı okuması
Çok keyifli gerçekten akıp giden bir
dili var ressam olmasaydı aslında bir
yazar olabilirdi gayet dedirtir insana
mektuplaştığı kardeşi Teo arasındaki
ilişki ise özel bir ilişkiydi Üstelik
Teo'nun verdiği tavsiyeler vincent'ın
sanatına da etki yaptı bu mektuplardan
birisinde Teo winstonta eserlerindeki
karanlık tonu azaltmasını Bunun yerine
ondan daha canlı renkler kullanmasını
ister Van Gogh'un O zamanki resimlerine
bakarsak gerçekten de sonraki eserleri
kıyasla çok daha karanlık ve kasvetli
bir atmosfer görürüz ve bir yerden sonra
Vincent kardeşinin bu tavsiyesini
dinlemeye başlar artık daha renkli daha
canlı resimler yapmaya başlayacaktır ve
sanatında reforma girmesiyle kariyerinde
yeni bir sayfa açılacaktır Van Gogh daha
canlı renkler kullanmaya başlamasıyla
özellikle bir renge kullanmayı çok sevdi
o da sarı yaptığı birçok eserde bu sarı
tonları görebiliriz mekanlar sarı
gökyüzü Sarı Hatta kendileri resmetti
eserler de insan cildi bile doğallığı
yıkarcasına sarı biraz daha spesifik
olmak gerekirse sarı ve mavi kontrastını
çok seviyor bu iki rengi beraber
kullanıyordu genelde şimdi vanga için
hem sarı rengi kullanmayı hem de köy
hayatına aktarmayı seven biri olduğunu
belirttik peki böyle bir sanatçı için bu
iki kriteri de çok iyi sağlayan bir yer
neresidir
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Van Gogh neredeyse kariyeri boyunca
buğday tarlalarını resmetti doğayı
seviyordu üzümde doğadaki bitkiler ve
insan yaşamı arasındaki bağlantıyı
yakalamak istiyordu sebebini
bilmediğimiz onca şeyi düşündüğümüzde
gidip bir buğday tarlasına bakmaktan
başka ne yapabilir insan o bitkilerin
tarihi Bizimki gibi Çünkü ekmekle
yaşayan Bizler hatırla ölçüde buğday
gibi değil miyiz ve Tıpkı onlar gibi
bizde olgunlaştığımızda biçilmeyecek
miyiz
Buğdaylar bir süreç içinde önce
büyüyorlar olgunlaşıyorlar daha sonra
hasat zamanı geldiğinde ise
biçiliyorlardı bir yaşam döngüsü
içindeydiler tüm canlılar gibi Ve bu
döngü tohumun toprağa ekilmesi ile
tekrar tetikleniyordu bu seride Ayrıca
Van Gogh'un kullandığı impasso tekniğini
de gözlemleme fırsatı bulabiliyoruz
impasto tekniğinde fırça darbeleri kalın
ve belirgindir Örneğin Van Gogh'un
buğday tarlası ve Kargalar eserinde bu
kalın ve belirgin fırça darbelerini
görebilmekteyiz
Van Gogh'un sarı tutkusuna dair başka
bir örnekte çizdiği Ayçiçekleri mesela
Gerçi kendisi yalnızca ayçiçeğini değil
güller Leylaklar süsenler gibi diğer
çiçekleri de resmederdi
[Müzik]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
çiçeklere baktığımızda ilk aklımıza
gelen kavram güzellik neredeyse tüm
çiçeklerin kendine has estetik bir
tarafı var ama bu güzellik bile sonsuza
kadar sürmüyor Van Gogh'un eserlerinde
çiçekler her ne kadar canlı renklerle
işlense de Detaylara baktığımızda arada
kuruyup giden çiçekleri de kompozisyonda
görebiliyoruz bu eserlere bakan bir kişi
Gayette güzelliği ve canlılığı
görebildiği gibi ölümün de farkına
varabiliyor Van Gogh'un buğdayda
belirttiği gibi çiçekte de bir yaşam
döngüsü var ve ölüm de çiçek için bir
son olacağı anlamına gelmiyor bir çiçek
ölse bile tohumları yeni çiçekler
oluşturabiliyor
Van Gogh çiçeklerden özellikle
ayçiçeğini çizmeyi severdi hatta kendisi
gibi ressam olan arkadaşı polgogen
vincent'ı ayçiçeği çizerken resmetmişti
bu eserlerdeki baskın renk olan sarının
özel bir tarafı var Sarı enerji veren
bir renk güneşin rengi yaşama sevincine
yakın bir renk ama sarıdan ziyade
kırmızı o kadar iç açıcı bir renk
sayılmaz Mesela kırmızı rengi tehlikeyi
tehdit hissiyatının yanında
getirebiliyor anksiyetenin bir rengi
olsaydı Muhtemelen kırmızı olurdu
Üstelik Van Gogh'un özellikle bir
eserinde kullandığı bu kırmızı renk
gergin bir atmosfer yaratmayı başarıyor
[Müzik]
yaptığım en çirkin resimlerden biri
gerçekten var olan bir kafeye gidip öyle
resmetmişti Bu eseri yine başka bir
mektubunda resmedilen bu kafe hakkında
şöyle bir bilgi veriyordu burada kafede
nü dedikleri yerler ki bu civarlarda
baya yaygındır bütün gece açık kalırlar
gece haydutları kalacak yer için
ödeyecek paraları olmadığında veya
hiçbir yere alınmayacak Kadar sarhoş
olduklarında işte buraya sığınabilirler
Her Gece Kahvesi Nezih bir yer olacak
diye bir şey yok evsizler Sarhoşlar
kimse Sizlerin de Uğrak yeri olabilirdi
bir gece kahvesi ve kaybedecek hiçbir
şey olmayan insanları bir mekana
topladığımızda her türlü tehlike
beklenebilirdi artık
Gece Kahvesi serimde bir kafenin insanı
nasıl da mahvedebileceği delirtebileceği
ve hatta ona suç işletebileceği bir
mekan olduğunu anlatmaya çalıştım Van
Gogh kasıtlı bir şekilde bu eserde
tekinsiz bir hissiyat yaratmak istemişti
ve kırmızı rengi bu hissiyata yardım
ediyordu yalnızca kırmızı değil kırmızı
ile yeşilin oluşturduğu bu kaba kontrast
da bir gerginlik katıyor Hatta bize
bakan ve arka planda kırmızı renkler
olan figürün saçı ve bıyığı bile yeşil
kırmızı yeşil kontrastı biraz çirkin bir
İkile nedense Ayrıca perspektif de bir
tuhaf
sanki fizik kurallarına uymayan yamuk
bir mekanın içinde gibiyiz ilginçtir ki
hissiyat bakımından bu eserin zıttı
diyebileceğimiz bir eser daha var ve o
eserin isminde yine kafe geçmekte kafe
terasta gece
bu sefer kırmızı yeşilden ziyade sarı
mavi dikkatimizi çekiyor açık ara gece
kahvesinden daha pozitif bir eser
[Müzik]
şimdi biraz Van Gogh'un kişisel hayatına
geri dönelim Van Gogh Hayatının bir
döneminde Paul gogen isminde Tıpkı
kendisi gibi ressam olan biriyle
arkadaşlık kurdu ama ikilinin ilişkisi
bir tuhaftı gogen Van gogh'a göre daha
deneyimli bir ressamdı Van Gogh da hem
gogenden sanata dair bir şeyler katmak
istiyor hem de pek arkadaşı olmaması
sebebiyle huge'nin yanında olmasına önem
veriyordu ama şöyle bir sıkıntı vardı
ikisi de pek normal tipler değillerdi
fevri karakterlerdi Van Gogh akıl
hastalığından muzdarip alkolik ve ara
sıra krizler yaşayan birisiydi gogen ise
kibirli üstten makamlı tavra sahipti Van
Gogh'un bu üsttenci üslubundan rahatsız
olurdu genelde ama kendisi bir taraftan
da gogerden ayrılmak istemez Hatta içten
içe gogenin onu terk edip gitmesinden
korkardı yalnız kalmaktan korkuyordun
nihayetinde Tabi bu ikilinin sık sık
tartıştığını da belirtmek gerek Lakin bu
tartışmalardan biri o meşhur eylemin
öncülü oldu Van Gogo gen ile bir
tartışma esnasında kendisini o kadar
kaybetti ki girdiği kriz sonrası bir
usturayla kendi kulağını kesti
daha sonra hastaneye kaldırılan vango
doktorun raporuna göre sol kulağını
tamamen kesmişti tuhaftır ki Van Gogh
daha sonra bu doktorun portresini de
resmetti bu resimde Absürt bir detay da
gözümüze çarpıyor Nedendir bilinmez
Vincent bu doktorun kulağını kırmızı
resmetmeyi tercih etmiş sadece doktoru
resmetmesiyle kalmıyor Van Gogh
kendisini de kulağı kesik ve bandajlı
haliyle resmediyor Gerçi kariyeri
boyunca kendisinin birçok halini
resmetti bandajlı halini neden
resmetmesin
[Müzik]
[Kahkaha]
[Müzik]
Bu otoportilerden bir tanesi
diğerlerinden ayrılıyor gözlerine dikkat
edelim
olması gerekenden fazla çekik gibi Sanki
bir japonun teo'ya yazdığı mektupta bu
durumun üstünden geçer Japonlar gibi
Gözleri biraz çekik yaptım
bandajlı portresinde yine arka planda
bir Japon sanatı görüyoruz Van Gogh
Japon sanatının büyük bayrağıydı 19
yüzyılın başlarında batılı sanatçılar
Japon sanatından bir haberdi ancak
1860'lı yıllara doğru Denizaşırı
ticaretin ivme kazanmasıyla beraber
Japon sanatı ile tanıştılar ve batılı
Sanatçılar Bu Japon sanatına
bayılmışlardı egzotik renkleri çizim
tarzı ve farklı perspektif anlayışı ile
Japon sanatı batıya adeta büyülemişti
Japon sanatından özellikle şu iki
özellik Van gogh'u etkilemişti renk
kullanımındaki yaratıcılık ve doğaya
verilen önem Van Gogh'un sanatı da zaten
renk ve doğa hassasiyeti taşıyordu
Ayrıca Japon sanatında tuhaf bir neşe
atmosferi de hakimdi kendine has tatlı
bir tarafı vardı Vincent
kopyasını yaptı Bunlardan biri bir sanat
dergisinin Japon sanatına adanmış özel
bir sayısının kapağındaki figürdü veya
Japon sanatçı hiroşigen'in resimlerini
de kopyaladı
[Müzik]
birebir kopya sayılmaz Tabii onlar Ben
Gogh'un renk tonları daha keskin arka
planın Japon eserlerle dolu olduğu bir
sanat simsarını işlediği portfresinde
veya badem çiçeklerinde yine Japon
sanatının etkisini görüyoruz
[Müzik]
yatak odası eserinde bile Japon
sanatının etkisi var Bu eseri için Japon
eserlerinde olduğu gibi gölge
kullanmadığını ve basık bir perspektif
tercih ettiğini de belirtiyor bir
mektubunda Yani ilk bakışta Japon
etkisini kolayca göremediğimiz eserinde
bile içten içe Japon sanatının etkisi
var kendisinin şu ifadesi bu durumu
özetliyor tüm çalışmaların Bir dereceye
kadar Japon sanatına dayanıyor
Van gogh'u Japon sanatına ısındıran
şeylerden biri o egzotik renk
kullanımıydı Van Gogh renkleri sevdiği
kadar renklerle oynamayı da severdi Van
Gogh'un hem kendisini hem de diğer
insanları çizdiği eserlere bakın renkler
gerçekten de pek doğal gözükmez Hatta
kardeşine yazdığı mektuplardan birinde
resim yaparken renkleri nasıl Manipüle
ettiğinden bahseder büyük hülyalar gören
bir ressam dostumun portresini yapmak
istiyorum bitirmek için renkleri
gelişigüzel kullanacağım saçların
sarısını abartıyorum turuncu krom rengi
soluk limon sarısına ulaşıyorum
kafasının arkasında evin adi duvarlarını
boyamak yerine basit en zengin maviden
ve arka plan yapıyorum açık sarı saçlara
sahip kafası bu zengin mavi fonun önünde
koyu lacivert içindeki yıldız gibi
gizemli bir hava katıyor ve mektubunda
bahsettiği eserin son hali böyle
Van Gogh renklerle oynamayı seven bir
sanatçıydı renk teorisine hakimdi ve
özellikle tamamlayıcı renkleri sık sık
kullanırdı kırmızı yeşil mavi turuncu
sarı mor renklerinin oluşturdukları
kontrast ile aynı zamanda birbirlerini
daha belirgin hale getirdiklerinin
farkındaydı buna bir benzerini moninin
izlenim gün doğumu eserinde işlemiştik
Aslında turuncu rengi daha belirgin
yapmanın yollarından biri arka planda
mavi tonlar kullanmak Van Gogh bu
kontrast tarzını birçok eserinde
kullandı portrelerden Tutun da manzara
resimlerine kadar eserlerinin bu kadar
canlı belirgin ve dinamik yapısında İşte
bu renk seçimleri görev alıyordu
o malum kulak kesme olayına geri dönelim
Çünkü bu olaydan sonra Van Gogh'un
hayatı hiç de eskisi gibi olmadı devam
eden krizler sonucu Van Gogh en son bir
akıl hastanesine yatırıldı Normalde 19
yüzyıldaki bir akıl hastanesi Fikri
üzerine düşünürsek genelde zihnimize
nedense korkunç ve Rezalet akıl
hastaneleri konsepti canlanıyor korku
filmlerinde veya oyunlarında bu
konseptin iyi pazarlanmasının da bu
yatkınlığımızda payı vardır muhtemelen
Oysa Van Gogh'un kaldığı Sen Rami akıl
hastanesi doğanın içinde sessiz sakin ve
oldukça modern de bir yerdi yetkililer
Van Gogh'un resim yapmasına izin verip
ona stüdyo olarak kullanması için bir
oda bile verdiler Van Gogh'un burada
kaldığı süre zarfında muazzam bir
üretkenlik gösterdiğinin de üzerinde
durmak gerek yaklaşık bir sene kaldığı
bu hastanede 150'ye yakın Eser üretti
Van Gogh bu duanın içinde ve güzel
manzaralara sahip akıl Hastanesinin
pencerelerinden bakarken ortaya çıkan
eserler de ayrı bir özeldi tabii
[Müzik]
Mango en ünlü eserlerinden biri olan
yıldızlı geceyi akıl hastanesindeyken
yaptı Aslında bu resim hastanede kaldığı
odadaki bir pencerenin manzarası ama
ilginçtir ki normalde manzarasında
olmayan bir Köyü de resimde görüyoruz
burada Van Gogh'un gogen ile olan
ilişkisine tekrar değinmek gerekebilir
Çünkü Van Gogh genelde manzaraya bakarak
resim çizerdi Oysa gogen vincent'ı
manzaraya bakmadan daha çok hayal gücü
ile resim yapmasına teşvik ederdi bu
eserde belki gogenin tavsiyesine uymuş
olacak ki gördüğüm manzaraya Bir de köy
eklemiş kendisi Ama bu eserde en çok
dikkatimizi çeken kısım köyden
yeryüzünden ziyade gökyüzü ay ve
yıldızların bu kadar büyük resmedilmesi
ve spiraller Hele ki Daha önce yaptığı
başka bir Yıldızlı Gece ile Bu eseri
karşılaştırırsak gökyüzünün
resmedilmesinde daha farklı bir yöntem
izlediğini görebiliriz bu Eser hakkında
şöyle diyor bu sabah güneş doğmadan Çok
önce Penceremden kırları gördüm çok
büyük görünen Sabah Yıldızı dışında
hiçbir şey
bu bahsettiği Yıldız bize göre ağacın
hemen sağında yer alıyor ve eserinde
Tabii ki en büyük yıldızı Peki Van
Gogh'un bu büyük görünen dediği Yıldız
acaba gerçekte ne kadar büyüktü Hatta bu
soruyu şöyle soralım Van Gogh'un bu
kadar büyük gördüğü şey gerçekten yıldız
mıydı
araştırmacılar Bu resmin yapıldığı
tarihlerde 1889 yılının bahar aylarında
Venüs gezegeninin Normalden daha parlak
gözüktüğünü Hatta çıplak Gözle
görülebilecek kadar parlak olduğunu
belirttiler yani Van Gogh Muhtemelen
yüksek parlaklığa sahip olan ve bir
yıldızdan çok daha büyük olan venüs
gezegenini bir yıldız zannedip Öyle
resmetmişti ki sabah yıldızı genelde
Venüs için kullanılan bir ifade
Yıldızlar dışında spiraller de
dikkatimizi çekiyor Resme bir hareket
bir animasyon etkisi kalkmış sanki bu
spirallerin etkisinden olacak ki
Yıldızlı Gece eseri Van Gogh'un en çok
animasyon haline getirilen eserlerinden
akıl hastanesinden çıktığında bile Van
Gogh'un hayatı raya oturmamıştı çok
çalışıyor ama bunun yanında kendisine
hiç Özen göstermiyordu yazdığı
mektuplarda giderek kötüleştiğini
belirtiyordu hayatım kökünden saldırıya
uğradı adımlarım da sendeliyor Van Gogh
37 yaşında bir silah ile kendisini vurdu
ondan geriye Taş çatlasa 10 sene süren
kariyerinde yaptığı bu eşsiz eserleri ve
yazdığı mektuplar kaldı bir mektubunda
kendisi hakkında şunu söyler çoğu
insanın gözünde neyim Ben bir hiç garip
veya sevimsiz biri toplumda hiçbir
konumu olmayan ve asla olmayacak dedi
Kısacası Alçağın en alçağı Peki öyleyse
bu Kesinlikle doğru olsa bile o zaman
bir gün çalışmalarımla böylesine garip
böylesine hiçbirinin kalbinde nelerin
olduğunu göstermek istedim işte bu benim
hırsım kırgınlıktan ziyade her şeye
rağmen sevgiye tutkudan ziyade bir
dinginlik hissine dayalı sık sık
sefaletin derinliklerinde olmama rağmen
içinde hala sakinlik saf uyum ve müzik
var en fakir kulübelerde en kirli
köşelerde tablolar ya da çizimler
görüyorum ve Zihnim karşı konulamaz
biriyle bu şeyleri yöneliyor
video boyunca vincent'ın yanında bir
kişinin ismini de çokça zikrettim ve o
da vincent'ın kardeşi Teo şu an
vincent'ın kişisel hayatı fikirleri ve
sanata hakkında bu kadar bilgiye
erişebiliyorsak bunun en büyük sebebi
kardeşi totur Vincent kardeşinden
kendisine gelen mektupları pek saklama
alışkanlığına sahip değildi Oysa Teo
Vincent tam gelen mektupları özenle
saklardı ve bu video dahil Van gogh'a
dair üretilen TÜM içeriklerin BEL
kemiğini işte Teo'nun sakladığı Bu
mektuplar oluşturmaktadır Eğer bu
mektuplar olmasaydı Vincent hakkında çok
kısıtlı bir bilgiye ulaşabilirdi Ancak
bu bilgilerden istifade eden Hepimizin
bir teşekkür borcu da tioya var Vincent
öldükten Kısa bir süre sonra teo'da bir
hastalıktan hayatını kaybetti Van
Gogh'un eserleri ise tio'nun
eşiden eserlerinin halka ulaşmasını
isterdi ama ömrü buna yetmedi ve bu
görevde ti Onun eşi doğaya kaldı çoğu
Organizasyon Van Gogh adına sergiler
düzenledi ayrıca eşi Teo'nun sakladığı
mektupları halka sundu kalan hayatı
boyunca Van Gogh'un tanınması için bir
ömür çapı gösterdiğinden Kendisi de
teşekkürü hak ediyor Şimdi vincent'a
geri dönelim
işkence görmüş sanatçı denilen bir
konsept vardır Hatta bu Konsept şöyle
iddiaları da yanında getirir sanatçı
dediğin acı çeker Hatta acısından
damıtarak sanatını üretir genelde dostu
eski veya Van Gogh gibi sanatçılar örnek
verilir bu konsepte ama Van gogh'da
durum pek böyle değil aslında evet akıl
hastalığı vardı ama bu akıl hastalığı bu
çektiği acılar Van Gogh'un sanatına o
kadar da yardımcı olmuyordu tam tersi
onun sanat yapmasını engelliyordu
Örneğin Akıl Hastanesinde kaldığı süre
zarfında geçirdiği krizler sonucu birkaç
ay resim yapamadığı olmuştu Bu
krizlerden kurtulduğu zaman üretkenliği
daha da artardı delilik Van Gogh'un
sanatında yardımcı olmadı böyle
düşünürsek onun emeğine büyük haksızlık
yapmış oluruz Çünkü çok çalışkan ve bir
o kadar da Azimli biri olması ona
yardımcı oldu video başında
hatırlarsanız sanat serüvenini bir
emekçinin çiftçinin veya madencinin
işine benzetirdi incelikli bir şekilde
sabır ve azim isteyen bir süreç olarak
görürdü akıl hastalığının sanatına
olmasından ziyade Van Gogh sanatı
sayesinde bu akıl hastalığıyla mücadele
ediyordu akıl hastası olmasının sanatı
beslemesi gibi bir durum olmasından
ziyade sanatı ile bu akıl hastalığının
üstesinden geliyordu tüm Bu süreçten
çıkarılacak bir mesaj varsa o da sanatın
iyileştirici tarafı Çünkü tüm bu
sıkıntılarına rağmen sanat ile uğraşmak
herkeste olduğu gibi Van gogh’da iyi
geliyordu
[Müzik]