📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Antalya Turizmi Neden Durdu? | Yerli Turist Gerçeği

TURIZNOMI Otel Yönetimi ve Pazarlama 11:40

Transcription

Son e videolarımda hep şunu anlatmaya çalışıyorum. Antalya boş diyorum. Öncesinde turizm iç pazara döndü diyorum. Eee, yurt dışı rezervasyonlar iptal falan filan bir şeyler bahsediyorum ama tabii bir yandan yorumlara da cevap vermek istiyorum.

Eee, ben dikkat ederseniz kanalımda hiçbir zaman abone olun, yorum yazın, destek olun demiyorum. Destek olmak isteyen olur. Bir şeyler karalıyoruz. Bu benim karalama defterim, düşüncelerimi paylaştığım, eee, ve yılların 3-4 yılın tecrübesini paylaştığım yer. Almak isteyen alır, almak istemeyen almaz. Elbet ben de insanım. Benim de hatalarım olur. Fakat eee, iyi yorum yazanlar var. Teşekkür ederim. Eleştirenler de var. Onlara da teşekkür ederim. Anlayışlı olmak lazım. Olabilir. Biz de tabii dışarıdan nasıl göründüğümüzü belki eksik biliyoruz ama ben eee, emin olduğum konuları ben eee, işliyorum ama tabii olabilir. Belki artık katkılar da gerekebilir.

Şimdi Antalya arkadaşlar eskisi gibi değil. Antalya'da premium oteller, turizm bakanı nitelikli oteller, hep nitelikli turizm, nitelikli müşteri bunu hedefliyor. Evet, nitelikli oteller dolu. Belek otelleri, lüks pahalı oteller dolu. Nitelikli müşteriyi çekiyor. Ama onlar da şöyle bir şey var. Turizm eee, krize girdiği zaman veya kötü gitmeye başladığında en pahalı otel bir tık aşağı indiğinde, 5 yıldız, 5 yıldız 4 yıldız fiyatını verdiğinde hemen onlar müşteri çekmeye başlıyor. Örneğin Max Royal Turizm Bakanı'nın otelinden yola çıkayım. Kişi başı 180.000 TL olması gerekirken düşmüşler 57.000 TL'ye kadar. 130.000 TL olması gerekirken mayıs başlarında düşmüşler 37.000 TL'ye kadar, 40.000 TL'ye kadar. Bu ne demek? Kötü. Fiyattan belli. Hani nitelikli müşteri daha önce 5 yıl öncesinde ilk açtıklarında çok kaliteli üst düzey müşteriler varken bir anda Araplar falan farklı düzeyde, farklı potansiyelde müşteriler olmaya başlamıştı. Yani tabii Belek o pandeminin 2. yılında 2023'te mesela eee, çok pahalıydı. Kimse gitmiyordu. Belek müşterisi Side'ye gelmişti. Side'ye kaymıştı. Ben otelindeki müşterilere baktığım zaman anlıyordum. Belek müşterisi buluyor. Tabii durum böyle. Yani fiyata göre o kitle hemen yer değiştiriyor.

Antalya iç pazara döndü. Bakın Antalya bayramda dolu olacak. Antalya boş. Neden boş? Nisan, Mayıs boş. Ama iç pazar tabii eee, bayramda biraz dolu olacak. Oteller fiyatlarını olabildiğince düştü ve şu anda 9 günlük bayram tatilinde çoğu Türk 3 günlüğüne, 4 günlüğüne gidecekti. Eskiden 7 günlüğüne giderlerdi. Şimdi 3-4 günlüğüne gidebiliyorlar. Kemer'de beş yıldızlı bir otel en düşük 3 günlük 50.000 TL. Her şey dahil iki kişilik oda yani. Eee, 50.000 TL bugün kim verebilir bunu? Bir asgari ücret maaşı 28.000 TL. Şimdi buradan yola çıkalım arkadaşlar. 3 gün bayram tatilinde 50.000 TL ultra her şey dahil 5 yıldız. Premium değil, normal ekonomik. Kim verebilir bu parayı? Ha, verebilenler vardır ama devlet memurları verebilir. Bakın iç pazarı hedefliyorlar.

Şimdi televizyon reklamlarından da belli. ETS ilk defa ben bu kadar bangır bangır değişik değişik full eee, reklam yaptığını görüyorum. Hiç görmediğim otellerin reklamlarını görüyorum. Hani Türkiye'de eee, televizyon reklamı vermem diyen otel grupları, şirketler eee, bakıyorum bangır bangır reklam veriyorlar. Yani bunlar daha çok yurt dışında reklam verirlerdi. TV reklamları da pahalı. Öyle az buz ücret değil. Aşırı maliyetli. Ve şunu anlıyoruz televizyon reklamlarından. İç pazarı hedeflemişler. Yabancı turist yok. Yabancı turiste bel bağlıyorlar. Ben bunu anladım. İptaller var. Önlerini göremiyorlar falan falan. Ama ETS bile ETS bile ilk defa ben bu kadar hatta en son reklamlarında böyle full kalabalık işte hep bayan böyle bir kinli işte mayolu bayanlar dans grupları şarkı söyleye söyleye hoplaya oynaya falan %50 indirimler falan falan baktım hep çekmeye çalışıyorlar demek ki iyi gitmiyor arkadaşlar satışlar iyi gitmiyor satışlar iyi gitmiyor iç pazar satışları da iyi değil ben bunu görüyorum.

Ülkenin Ülkenin size videolarını böyle tek tek takip edin lütfen. Yeşil pasaporta girdim. Antalya'nın boş olmasına değindim. Türkiye iç pazara kayıyor diyorum. Parçaları birleştirin. Ülkenin üçte ikisi yeşil pasaport arkadaşlar. Devlet memurları. Bakın devlet memurları ülkenin üçte ikisi değil ama aileleriyle beraber çoluk çocuk falan hepsi ülkenin üçte ikisine tekabül ediyor. Hepsinde yeşil pasaport var. Kırmızı pasaporttan daha çok yeşil pasaport var bu ülkede. Dünyada hiçbir ülkede böyle yeşil pasaport düzeni yok. Bir tek Türkiye'de var. Devlet memurları tabii yurt dışını merak ediyorlar. Yurt dışı da ucuz. Yunanistan falan hepsi Avrupa'yla aynı eş değer olduk fiyatlarda. Maldivler bile eş değer olduk fiyatlarda. Devlet memurları artık Türkiye'de tatile gitmek istemiyor. Gelirleri de güzel. Gelirleri de iyi. Yurt dışına gidiyorlar. Yunanistan Yunanistan ihya oldu Türk müşterileri. Yani şimdi size bana kırmızı pasaportlara 80 euro bir gidiyorsunuz günübirlik 80 euro vize veriyor. Vize ücreti veriyorsunuz ama devlet memuru bunu vermiyor. Ailece gittiğinde iki tane çocuk, iki çocuk bir de karı koca olsun ne yapıyor? 80 x 4 = 320 euro sadece vize ücreti. Devlet memuru hiç vize ücreti ödemeden gidiyor. Siz olsanız yeşil pasaportunuz olsa Antalya'ya mı gidersiniz yoksa Yunanistan'a ya da başka Avrupa'ya ya da başka dünyadaki başka bir devlete mi gidersiniz? Ben bunu söylemeye çalışıyorum.

Kriz geliyor. Yavaş yavaş geliyor. Eee, Avrupa Euro kullanıyor. En çok Alman tatil yapıyorsa bütün Alman işte o Avrupa ülkeleri bir İngiliz, Sterlin ama eee, gene yakın onlara. Almanya, Hollanda, Belçika, Polonya falan falan bunlar Fransa, bunlar eee, İspanya'ya gidiyor, İtalya'ya gidiyor, Yunanistan'a gidiyor. Hepsinin para birimi aynı arkadaşlar. 1.000 euro, 1.000 euro ya da 3.000 euro tatile ayırdıkları para ile kendi para birimleriyle orada tatile gidebiliyorlar. Ama Türkiye'ye neden geliyorlardı? O euro mesela bir İspanya'da 4 yıldızlı bir otelde kalabiliyorsa Türkiye'ye gelip 5 yıldızlı otelde daha uzun kalabiliyordu ama artık kalamıyor. Şartlar eşitlendi. Bizim bizdeki enflasyon dediğimiz şey maliyetlerin artması. Her maliyet arttığında tabii zama alışkınız ya. Asgari ücret. Asgari ücret artık ben artmasın istiyorum. Asgari ücret arttığı zaman gene her şeye zam gelecek. Hep bunu da savunuyorum. E şimdi eee, zamlar artan maliyetler ve turizmci Euro bazında eee, zam yapıyor, zam koyuyor. Yani ne oluyor şimdi? Bir Alman tatile ayırdığı 3.000 euro her yıl 3.000 euro düzeyinde tatile gidiyorsa onlar zam diye bir şey bilmiyor. E Türkiye 3.500, 4.000 olmuş. Niye gelsin? Hemen yönünü değiştiriyor. Başka bir ülkeyi. Ben bunu söylemeye çalışıyorum. Şu zam sistemini artık durduralım. Enflasyon öyle Merkez Bankası işte işte Maliye Bakanı uyguladığı bu hareketlerle düşmez. Enflasyonun düşmesi için üretim yapmamız lazım. Kendi üretimini yapamayan ülkelerin enflasyonu her zaman yüksek olur. Ben hep bunu savunuyorum. Eee, bizim altımızdaki araba, kullandığımız cep telefonu, bütün elektronik aletler, her şey, eee, hepsini biz yurt dışına dışa dışa bağımlı olursak ticarette en başta petrol, en başta petrol. Bizim enflasyondan kurtulmamız mümkün değil. Buna alışmamız lazım.

Ve Avrupa Birliği'ne bizi neden almıyorlar demiştim. Eee, Euro'dan dolayı, para birimimizden dolayı biz Avrupa Birliği'ni aslında bizi güle oynaya. Neden? İşçiye ihtiyaçları var, nüfusa ihtiyaçları var. Yani şu an Almanya'daki Avrupa'daki Türkler eee, Türkiye'dekinden çok mu daha kaliteli, çok mu daha eee, eğitimli zannediyorsunuz? Hayır. Köydeki işçi, köydeki hiç vasıfsız bir köylümüz gidiyor Avrupa'ya. Suriyeliler hep böyle sakallı, makallı hepsi Afganlı falan. Ben Berlin'de Alman'dan başka her ülke, her Perul'u bile gördüm o kaldığımız otelde yani. E şimdi eee, Avrupa Birliği'ne girmiş olsak bizim para birimimiz Euro olsa bir anda biz bu euro dengesine uyum sağlayabilecek miyiz? Değil. İkincisi İspanya, İtalya, Yunanistan ile aynı para biriminde otel fiyatlarımız, turizm fiyatlarımız aynı olacak ve müşterinin yönü nereye kayacak? Türkiye'ye de kayabilir, İspanya'ya da. İspanya fazla turistten şikayetçi. Türkiye turist olmamasından şikayetçi. Ortada İtalya, İtalya'da her zaman çok turist var. Yunanistan her zaman kazanıyor. Eee, İspanya, Roma, eee, İtalya ve Yunanistan turizmi İngiliz ve Almanların elinde. Turizm baronlarının elinde. Türk turizmini hala ele geçiremediler ama ele geçirmek üzere bu baronlar. Eee, çünkü Ruslar engelliyordu. E, şimdi bu pillerin tepişmesinde biz euro ile euro, eee, eee, para birimini bir hayal edin. Ülkemizde lira değil de euro kullanılmış. Hayal edin. Ben euro para birimine sahip olsak ben geleceğimizin çok eee, bu zamandan çok daha iyi olacağını benim. Ama turizmimiz biz turizmimizde biz euroya takılıyoruz, dolara takılıyoruz. Daha düne kadar Rusya dolardı. Onda da hani Amerika'yı biz e ceza vermek için biliyorsunuz artık bankalar da Master'a döndü. Visa kartını engellediler. Yapı Kredi mesela benim vize olan kartın baktım Master göndermişler. Vizayı pay etmişler. Vize artık çalışmıyoruz. Amerika yok diyorlar. Böyle bir çekişme de var. Eee, böyle bir kur düzeninde biz turizmde kurların yükselmesinden para kazanmaya alışmışız. Bu bizi tembelleştirmiş. Kurların artmasıyla İspanya %15'e oynuyor. Bakın %15 kar marjıyla oynuyor. Türkiye de %30 %40 kar marjıyla oynuyor. Biz burada kaybediyoruz. Benim size bahsetmeye çalıştığım bu biz burada kaybediyoruz.

Shadows crawl beneath the fading light. A whispering voice calls through the quiet night. Yeah.