📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

🔴#YENİ | Yapay Zeka Dabbetül Arz Mı? - Gizli Dosya - Hamza Yardımcıoğlu - Kaan Yamak

TV51:53:03

Transcription

[Müzik] Duay Butik gizli dosyayı sunar. [Müzik] 18 Mayıs 2025 Pazar. Gizli Dosyaya hoş geldiniz.

Hamza Bey, merhaba.

Merhaba Kaan, nasılsın?

Allah'a şükür.

Sen sorma lan. Allaha şükür. Net alabiliyor musun sesimi? Şimdi Skype bağlantısı değiştiği için artık biraz böyle şey olabilir. Bağlantıda problem olabilir. Çıld yok. Çözüldü o problem, şu an yok. Denemeler de yaptık. Eee, şimdi problem yok yani. Nasılsın? Nasıl gidiyor?

İyi vallahi. Ne olsun? Gündem yine her zaman yaptığımızdan başka bir şey yapmıyoruz. Gündemde neler oluyor? Dünyada neler var? Ve bunlar neyle sonuçlanacak? Bunları hesaplıyoruz. Böyle bir araya getiriyoruz parçaları. Acayip şeyler var yine bu hafta da; acayip, çok azam, eee, gelişmelerin geleceğine, yaşanacağına dair ne diyelim, parçalar var önümüzde. Detaylar bizim programımızda en çok böyle detayları birleştirip oradan bir bütünün fotoğrafını göstermeye çalışıyoruz. Çünkü bizim programımızın özellikle senin misyonun, vizyonun belli, çalışmaların belli. Biz yine bu programda bu hafta önemli detaylar var. Mesela ilkini sorayım ben sana. Rakamların gizemine inanıyor musun Hamza Bey?

E tabii ki canım. Yani rakamların gizemi vardır. Eee, tabii burada neyi kastederek sorduğun da önemli tabii de, eee, açarsan açalım. Bilmiyorumuz. 8647. Eski FBI direktörü James, cumhuriyetçilerin ABD Başkanı Donald Trump'a karşı şiddete teşvik ettiği iddiasıyla bir sosyal medya paylaşımını paylaşıp daha sonra silmesi sonrasında ABD gizli servisi tarafından sorgulandı. Paylaştığı şey de kum üzerinde 8647 yazısı. Hamza Bey, kamu kolluk kuvvetlerinin Washington DC'deki merkezinde yaklaşık 1 saat süren sorguya gönüllü olarak katıldı ve gözaltına alınmadı.

Evet. 87 gizemli bir rakam yani. Çok ilginç.

Evet. Deniz kabuklarıyla 8647 yazıyor. Kumların üzerine fotoğrafını çekiyor. Sosyal medyada paylaşıyor ve kim bu adam? Eski FBI başkanı.

Evet. Eski FBI başkanı, direktörü diyelim veyahut da şefi veyahut da fark etmez. Bir FBI'ın başındaki adam. Eski. Şimdi 86 eee kelimesinin eee İngilizce, Amerika'da ama Amerika'da, İngiltere'de değil de Argo'da bir karşılığı varmış. Ben de bunu eee yeni öğrendim. Bu haber düştükten sonra bir bakayım dedim. Bu 86'ya baktığınız zaman slang deniyor buna. Argo. Argo yani bunun anlamı bir şeyi çöpe atmak. Yani sözlüklerde de o siz sözlüklerde baktığınızda İngilizcede olarak yazar. Throw out, to get rid of anlamları var. Tamam mı? Bir şeyi çöpe atmak, bir şeyden kurtulmak yani yok etmek gibi anlamları var yani.

Evet. Şimdi böyle olunca 47 de orada 47 şeyin numarasıdır. Donald Trump'ın şu anki 47. eee 86'yı çöpe at. Yani 86'yı suikast yapın gibi anlaşıldı. Şimdi herkes dedi ki gizli mesaj paylaştı. Eee, bu mesajın anlamı eee Donald Trump'ı yok edin anlamında bir mesaj. Sonra bu silince, ya bir kere şunu en baştan söyleyeyim. Bunu açacağız tabii anlamlarını; çok enteresan başka şeyler de gördük konuyu araştırınca. Diyor ki ben bunun bu şekilde anlaşılacağını düşünmemiştim. Şiddetle ilişkilendirileceğini. Eee, hatta şöyle diyor; bir kısım yani bir bazı kesimlerin bunu böyle şiddet, o tarz suikast da demiyor, o tarz olaylarla ilişkilendireceğini düşünmemiştim. Baktığım tepkiler olunca sildim falan diye. İfadesinde de bunu söylüyor. İfadeye eee çağrılıyor, şey yapılıyor, sorgulanıyor. Şimdi eee daha önce buna benzer bir olay daha olmuş. Bunu hiç kimse fark etmemiş. Bununla ilgili yapılan haberleri de biz taradığımızda BBC'de falan hiç kimse o detayı yakalamamış. Biz yakaladık. Diğer görsel, Oğuzhancığım, diğer görsel.

Buyurun Hamza Bey. 2020 yılında eee Michigan valisi, ismi neydi kadının onu da söyleyeyim, eee, Gretchen Whitmer, bu kadın. Tamam mı?

Evet. Bir canlı yayında eee NBC televizyonuna bağlanıyor. Meşhur NBC televizyonuna işte konuk olarak çıkıyor. Bir röportaj veriyor ve o röportajı verirken bakın yıl 2020 ve arkasında kırmızı ile daire içine alınmış noktada bir rakam var. Orada da 8645 yazıyor. 2020 yılında Joe eee Donald Trump 45. eee başkandı. Sonra Joe Biden geldi. 46. başkan oldu. Tekrardan gelince bu sefer işte şu an 47. sırada bu. O yüzden o dönemin başkanı 45. Yani 45'i çöpe atın mesajını veriyor. Şimdi o zaman da bu kadın tabii şey yapılmış. Adalet Bakanlığı, dönemin Adalet Bakanlığı tarafından bir soruşturma başlatılıyor vali hakkında. Ama tabii ki bundan o zaman da bir şey çıkmıyor. Ama bugün daha farklı bir durum var mesela. Yani Donald Trump'a eee suikast girişimi gerçekleşti. Hatta birisinde kullanılan yaralanarak, diğerinde de eee yaralanmadan bir takım girişimler gerçekleşti. Bu ortamda böyle bir şeyin olunca tabii ki bütün dünyanın gündemine düştü. Acaba Donald Trump'a suikast mesajı mı internet üzerinden paylaşılıyor falan diye. Bir kere şunu söyleyelim. Bu mesajı paylaşan kişi FBI'ın eski direktörü, gerçekten bir suikast eee talimatı olsa gidip bunu resmi FBI eski şefinin resmi hesabından paylaşılmaz abi böyle. Bu olsa olsa şov olur. Tamam mı? Siyasi şov olur. Ha bu adamla Donald Trump'ın geçmişteki şeylerine de baktım, ilişkilerine. Bayağı da birbirlerine karşı sevmiyorlarmış yani. Bayağı da polemikleri de olmuş geçmişte. Birbirini suçlamışlar bayağı böyle ithamları falan olmuş burada ya. Bu eee şey, FBI başkanı bir salaklık etti. Tamam mı? Sonra böyle geri çark etti. Hani böyle bir çıkış yapayım falan diye iki ihtimal var. Yani bir ya bu ya da birileri eee bunu buradan siyasi bir şov eee ortaya çıksın diye böyle bir şey yapıldı. Ama bu bunu ortaya koymak lazım. Ve bu da dediğim gibi sayılarla göndermelerle yapıldı ama gerçekten öyle bir talimat olsa ya bu sosyal medya üzerinden mi yapılır? Yani bildiğin şov yani var ortada. Ve Trump ve onun ekibi ve medyası da bunu çok güzel eee köpürttü, kullandı. Tabii Amerika'da şu an gerçekleşecek olan başka olaylar var. Eee, ve Amerikastyle de ilişkili olan bir olay konusunda yeni genişmeler yaşanacak. Şimdi bir de bunun üzerine denk gelmesi de tabii eee o da enteresan oldu. Onu da belirtmek lazım. Ne olduğunu da birazdan açarız. Amerika'da çok büyük bir şey ilan edilecek. Yakın bir zamanda çok büyük bir şey. Dünyadaki bütün eee parasal sistemin eee yerine geçecek olan bir şey eee ismini de şimdiden söyleyeyim. Eee, SWF diye yazılıyor. SF diye. Bütün dünyaya artık biz Türkiye'de SVF diyeceğiz. Mesela BM dediğimiz zaman ne anlıyoruz? Birleşmiş Milletler değil mi? Tabii AB deyince Avrupa Birliği, IMV deyince hepsinin işte para uluslararası para fonu falan. SVF diye bir kavram girecek yakında hayatımıza. Hiç kimse beni şu an duymadı ama ilk defa burada duysun insanlar. Bunun ne olduğunu da eee anlatırız birazdan. O onun çok önemli. Yeni bir dünya düzeninde önemli bir şey o.

Şimdi Trump dedik. Yeni kavramlar dedik. Yeni para sistemi dedik. Hazır bir ek bilgi vereyim. Onu da sunalım. Trump eee biliyorsun Ortadoğu gezisi yaptı Hamza Bey. Ortadoğu'da dedi ki geziden sonra dedi ki en iyi bildiğim şey dedi benim para kazanmaktır dedi. Eee, çok büyük anlaşmalar da yaptı. Evet, Ortadoğu ülkeleriyle çok büyük anlaşmalar yaptı. Ama başka bir detay vereyim ben. Trump coin vardı. Hatırlıyor musun?

Evet. Trump coin'den 58 kişi kazanmış sadece toplamda. Tam 764.000 cüzdan zarardaymış. Ne dersin bu konu hakkında?

Ev kumarhanede her zaman kasa kazanır. Kumarı oynatan kazanır. Bu da Donald Trump da çok iyi bir kumarhanecidir. Biliyorsun kendi kumarhaneleri var. Eee, kasino denilen otelleri var.

Evet. Adamın işi bu zaten. Kumar. Şimdi de çok iyi bildiği için. E, bu da yani dünyadaki şu an bütün finansal sistemleri biz kumarhaneye de benzetiyoruz zaten ve şunu hep söylüyoruz. Kumar eee oynatan kazanır, oynayanlar kaybeder. Sadece birkaç kişiye kazandırırlar ve geri kalan hepsini oynatarak onları içeride bırakırlar. Bunu yaptı Donald Trump. Sadece onu da kalmadı. Ardından bir de karısının adına Melanie Coin diye bir şey çıkardı hemen arkasına. Orada da yaptı ki bu coin dedikleri de coin falan da değildi. Onlar da uydurup şeyler yani. Eee, ama başka bir şey hazırlanıyor. Birazdan anlatacağım. SVF'nin içerisinde, SVF dediğimiz Sovereign Wealth Fund, US Sovereign Wealth Fund'un kısaltılmışıdır bu. Eee, Birleşik Devletler eee kamu servet fonu, bir servet fonu eee oluşturma ve bunun içerisinde de biraz değinmiştik daha önce hani içinde Bitcoin ve altının olacağı ve yeni para sistemini de bunun üzerine oturtacakları yüzyıllık tahvillerden bahsedeceğiz birazdan. Bu century bondlar. Onunla ilgili çok ilginç gelişmeler var. Bunun ilan etmeye hazırlandıklarını düşündüren gelişmeler yaşanıyor. Yani trilyon dolarlık son birkaç hafta içerisinde dünya genelinde ve bunlarla da yakın olan şirketler tarafından yaklaşık 1 trilyon dolara yakın yani 800 milyar doların üzerinde kripto para alımları, başta Bitcoin olmak üzere Etherium'da eee bu işin bir ayağında gerçekleşiyor. O alımlar birdenbire niye böyle oldu? Şimdi şey diyorduk ya hani Bitcoin'in eee 100.000 dolar olacağını işte daha önceki yayınlarda söylemiştik bu sezonda. O oldu zaten 100.000'i geçti bile bugün 100.000 küsür.

Evet. Bir güncelleme yapabilirim. Şu anda ben bu sezonda bu bahsettiğimiz olay açıklanırsa, bu SVF ilan edilirse eee Bitcoin'in e bu 2025 yılı içerisinde 1 milyon doları görebileceği tahmininde bulunacağım. 1 milyon dolar. Bu sayacağım gelişmeler yaşanır, çok çok önemli bir şey söylüyorsun şu an Hamza Bey, da üzerinde hatta daha da üzerinde çıkacağı ama altında çok daha büyük bir şey e söz konusu. Altının bugünkü fiyatını çarpı 37 olarak görebiliriz. Bu bahsettiğim gelişmeler ilan edilirse anlatacağım. Şimdi şimdi şöyle yapalım mı? O o konu, o konuya bir de tersten girelim çünkü ters bilgisi var onun. Hani Oğuzhancığım 12. görseli hazırda bekletelim istersen verebiliriz de. Şimdi dünyada çeşitli gelişmeler var dedin. Enteresan bir gelişme daha olacak. Onu hemen sormuyorum. Sorusunu soracağım. Cevabını senden sonra alacağım. Ondan sonra çünkü diğer konuya geçeceğiz. Yeni Papa İznik'e neden geliyor? Yeni Papa İznik'e geliyor. Papa 14. ile 1. İznik konsiliin 17. yıldönümü münasebetiyle İznik'i ziyaret etmeye hazırlandığını açıkladı. Burada duralım. Şimdi Hamza Bey bunu özellikle açıklamanı rica edeceğim senden. 12. görselimizi Hamza Bey görebiliyor mu?

Görüyorum. Şimdi dünyada sanki Trump'la birlikte parantez içerinde söylüyorum son günlerde riskler azaldıkça altın ve döviz normal fiyatına düşecek minvalinde altının düşüşü, kriptonun gözden düşüşü, Bitcoin'in cazibesini kaybetmesi gibi bir böyle bir görüntü oluştu. Ben son iki haftadır takip ettiğim kadarıyla ben bunu takip ederken bu parantez içerisinde söylüyorum tabii. Her zamanki gibi ekonomisten bir haber düştü. Kripto paralar nihai bataklık varlığı haline geldi. Haber bununla başlıyor. Kripto bir zamanlar siyasetin üstünde olmayı hayal ediyordu. Ancak şimdi sektör Amerikan hükümetiyle pis bir ilişki içine girdi ve kendi çıkarlarını gözetmenin eş anlamlısı haline geldi. Çok sert bir haber. Çok ters bir haber. Ne dersin?

Evet. Çünkü kripto paraları kendileri toplamak istedikleri ve şu an yapıyorlar da bunu. Şu an adım adım gerçekleştiriyorlar bunu. ETF'lerle biz bunun başladığını görmüştük. İnsanlara ellerindeki kripto paraları sattırmak için, Bitcoin'i başta sattırmak için. Çünkü şu an muazzam bir toplama eee dönemine girdiler. Muazzam bir eee alım eee trafiği içerisindedeler. O yüzden bunu insanların gözünde ya satın artık bu saatten sonra bir şey olmazı düşündürmek yönelik bir yayın bu. Burada böyle bir şey var. İtibarsızlaştırmaya çalışıyorlar değil mi?

Evet. Ama kısa bir süreli yine kendileri onu topladıktan sonra o zaman en muteber eee şeylerden biri olacak Bitcoin. Hamza Bey ben bazen af, affet beni estağfurullah. Eee, şeyin cevabını ya ikinci haberin ikinci kısmını kesiyorum ya. Bir oyun yapıyorum. Haberin ikinci kısmında arada senin cevap vermeni böyle eee bekliyorum yavaşça, sakince. Genelde de haberin ikinci kısmını sen veriyorsun. Yani bu biraz hem sana hem kendi çalışmalarıma güvendiğimden oluyor. Bu da tatlı oluyor. Bunun geri dönüşleri iyi oluyor seyircilerimizden. Şimdi okuyorum.

Evet. BlackRock 230.76 milyon dolar değerinde 2250 Bitcoin satın aldı.

Evet. Sen ne dedin biraz önce? Dedin topluyorlar dedin.

Tabii topluyorlar. Sadece BlackRock'lı değil. Yalnız bu işin içerisinde daha birçok eee büyük eee fon yönetim şirketi var. Çok büyükler var içerisinde. Çok başkaları var. Yani Twitter kur, çok pardon.

Buyurun.

Evet. Bunların içerisinde direkt Donald Trump'ın ekibinin içerisinden olan adamların şirketleri de var. Onu da söyleyeyim. Yani bir şeye hazırlanıyorlar. Eee, onu da söyleyeceğim birazdan. Bir başkanlık emri yayınlamıştı Donald Trump. eee 3 Şubat'ta yayınlamıştı ve Hazine Bakanı ve eee Maliye Bakanlarına talimat olarak oynayabilir yanda. Şey, buyurun. 3 ay içerisinde kendisine bu az önce bahsettiğim SVF ile ilgili bir araştırma raporu, bunun içini nasıl doldurulacağına dair bir plan hazırlamasını istedi ve o süre içerisinde bütün bu alımlar gerçekleşmeye başladı ve o talimatın içerisinde kendi ekibine verdiği yani Bitcoin eee ve altının içine koyulacağı bir eee kamu servet fonu ve buna dayalı da devlet tahvillerinin üretilmesi. Çünkü Amerikan dolarına dayalı artık bir tahvil şu an karşılık bulmuyor dünyada. Şimdi Türkiye'de bile bak dikkat et. Türkiye'de bile altın eee tahvilleri eee yayınlanması, altına dayalı tahvil üretilecek. Yani eee bu önümüzdeki haftadan itibaren böyle bir karar alındı. Yani artık eski böyle itibari paraların şeyi bitiyor. Buna geçiyor. Yani konuşacağız hepsini, açacağız. Twitter bakın ekranda ben de konuya dalmışım. Ekrandan koptum. Larry Fink işte BlackRock'ın CEO'su. Körfez eee ziyareti esnasında o da tabii ki sahneye çıkıyor. Twitter kurucusu Jack Dorsey. Küçük işletmeler Bitcoin kullanarak kendi bankaları olabilir. Kendi bankalarını oluşturabilir diyor. Bu nasıl oluşur?

Evet. Vallahi orada bunu söyleyen kim? Şey mi? Jack Dorsey mi söylüyor?

Jack Dorsey. Twitter konuşuyor.

Evet. Yani Evet. Ya bilmiyorum neyi kastettiğini, haberi incelediğim bir şey değil ama şunu söyleyeyim. Eee, Bitcoin zaten bir bankası, banka gibi bir şeydir. Sen mesela bankaya parayı havale ediyorsun, bana para gönderiyorsun.

Evet. Ben de sana göndermeden bankaya veriyorum. O gönderiyor ya. E Bitcoin o aradaki banka görevini ortadan kaldırıyor. Bankanın yaptığı şeyi. Zaten başlı başına bir bankacılıktır. Ve bak Donald Trump'ın bir şeyinden daha söyleyeceğim. Yeni bu da çok güncel bir haber. Eee, kriptoya, kriptoya dokunan bir haber ama olumlu anlamda. Herif ne dedi biliyor musunuz? Bir yasa taslağı eee sunuyor. Şimdi o da şu taslağı da şöyle tarif etti. Büyük ve güzel, one big beautiful e draft falan diye böyle bir şey eee bir teklifle geliyor. Bu da ne biliyor musun? Amerika'nın dışına gönderilecek bütün banka havalelerinde, bütün para transferlerinde %5 vergi, havale vergisi. Hani bak şimdi gümrük vergileri falan konuşuluyor ya.

Evet. Bu geçer sana yeni bir boyut işin. Şimdi bu bütün eee milyar, yüz milyarlarca dolar eee para transfer ediliyor. Yani hem orada Amerika'da eee yaşayanlar, ailelerine para gönderenler mesela Hintliler var, Meksikalılar var. Sadece onlar değil, şirketler ödemeleri var, bilmem ne. Yani devasa bir para söz konusu zaten dünyanın pazarı. Yani Amerika %5 sen bana vergi koyduğun zaman ne olacak? Ödemeler otomatikman kripto paralara kayacak. Yani para transferleri. Bak mesela Putin ne demişti? Hiçbir kimse Bitcoin'in önünde duramaz demişti. Niye demişti bunu? Çünkü kendisine uygulanan Amerikan yaptırımları e sebebiyle Swift sisteminin yani dolar ödeme sisteminin dışına atılması gibi sebeplerle bunu söylemişti. O bu yaptırımlardan ağzı yana. E şimdi sen Amerika'da bunu yaparsan bunun sonuçlarını ya acayip şeyler oluyor şu anda biliyor musun? Çok acayip şeyler oluyor ya. Yani bunları da detaylarını ben şu an böyle aslında çerçeve çiziyoruz. O kadar şey detay bilgiler var ki şimdi bir daha çıkamayacağız işinden, böyle parça parça düzenli şeye gidelim diye eee şey yapıyorum ki aynı Putin'in Rusya'sı ilk başta Bitcoin'e yani kripto paralara soğuk. Oldukça soğuk bak işte yasaktı. Sonra da dünya ticaretin çıkış olarak onları gördü değil mi?

Tab soğuk, tabii, tabii. Yani baktı burada bir şey var. Yani hatta Etherium mesela Rusya kaynaklıdır. Yani o Vitalik falan hep Rus'tur bunlar ya. Bunları destekledi. Bunların arkasında durdular yani. Gördüler çünkü olayı. Şimdi bu Amerikalılar da görüyor ve eski sistem yıkılırken buradan kendilerine bir şey eee bir alan açıyorlar. Çünkü eski sistemin yıkılışıyla ilgili birazdan herhalde senin sorularında da vardır diye tahmin ediyorum. Eee, bu The Economist'te yayınlanan bir makale var. O makale üzerinden de giriş yapabiliriz. Bilmiyor muyuz yani bu son 3.000 yılın içerisindeki imparatorlukların incelenip yani istiyorsan oradan direkt kitabın ortasını oradan da alalım yani. Ya da bilmiyorum senin sıralaman. Oradan gel.

Tamam. Sen esasında şimdi şeyde değil, onu direkt açıklayabilirsin. Paylaştık biz seninle.

Eee, neyi?

Son 3.000 yılın şeyi.

Evet. Şimdi ben onu o makaleye baktım. Yani o makale de aslında şey bir tane eee ismini de söyleyeyim. Johan Norberg, bu İsveçli bir tarihçi.

Evet. Eee, şey yazıyor. Eee, bir kitap yazıyor. Peak Human diye. Zirve insanı diye. Adam son 3.000 yıllık imparatorlukları incelemiş. eee, krallıkları, devletleri incelemiş ve buna gönderme yapıyor. Bu eee The Economist'in makalesi şöyle başlık atmış ona göndermeler yaparak. Başlık şu diyor ki, eee, Altın Çağlar diyor nasıl başladı ve nasıl bitti ve diyor işte eee son 3.000 yılın en büyük eee uygarlıkları yani medeniyetleri nasıl MAGA tersini yaptılar diyor. MAGA dediği Donald Trump'ın şu anki retoriği, Make America Great Again değil mi?

Evet. Amerika'yı yeniden eee harika bir hale getirmek anlamında ve bunun içerisindeki bütün politikalar neyse bu diyor nasıl bunun tam tersini yaptı diyor. Hatta şöyle bir giriş yapmış şeye. Diyor ki eee işte bu altın çağ dediği o o şeyleri tanımladı. Diyor ki insanların ve malların arasına bariyerler kurarak böyle bir şeyin inşa edilebileceğine inanan tek bir kişi var diyor ve dünyanın en güçlü adamı diyor Donald Trump'tan bahsediyor. Geçmişte ne kadar eee medeniyetler geliştiyse, ilerlediyse bunlar insanlar arasındaki engelleri, bariyerleri ortadan kaldırarak ve mallar arasındaki işte o mübadele, mal mübadelesi arasındaki bariyerleri ortadan kaldırarak bunu yaptılar. Hatta ona ben de bir üçüncüsünü ekleyeyim. Eee, finanstaki bariyerleri de kaldırarak yani serbest piyasanın oluşması. Bak az önce %5 havale vergisi dedim. Yani finansa da bariyerler örüyor aslında anlatacağım. Bunun nasıl Amerikan eee imparatorluğunun tıpkı Roma İmparatorluğu'nun sonunu getirdiği gibi Amerikan İmparatorluğu'nun da sonunu eee getireceğini aslında o çöküşü, Amerika'nın çöküşünü anlatan bir eee bir makale yayınlanıyor ki aslında doğru ama burada şu atlanıyor. Bence bütün dünyada herkesin ıskaladığı bir konu var. O da şu, Donald Trump'ın bunları yapması. Yani bu gümrük duvarları, ondan sonra işte insanları eee işte göçmenleri geri gönderme ya da bize zorlukları çıkarma bilmem ne, böyle insanlar ve ticarette bariyerler herkesin arasını örüyor olması. Bir sonucu olarak Amerika'nın sonu gelmiş değildir. Tam tersine Amerika'nın sonu, sonu geldiği için Donald Trump bunları yapıyor. Yani aslında Donald Trump'ın yaptıkları ya da Amerika'da uygulanan bu politika, emin ol başka bir başkan gelseydi aynısını o da yapacaktı. Bu yapılanlar bir şeyin sebebi değil sonucudur. Ha kendi sebepleri olacaktır. Başka ama büyük bir şeyin sonucudur bu. Bu Amerika'daki ve bütün dünyada dahil olmak üzere ama merkezi Amerika'da olduğu için oradaki sistemin bittiğinin çöküşünün bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Mesela şöyle düşün. Devletler nasıl doğuyor, büyüyor ve yok oluyor? Medeniyetler veya diyelim biz ona. Bu makalenin de konusu olan bir şey. Bak onunla ilgili ben bir şey söyleyeyim. Şimdi bir insan düşün mesela senin gelirin 100.000 lira olsun. Tamam mı? Bir ayda 100.000 lira gelirim var ve senin masrafların da giderlerin de ona göre olur. Ama senin gelirin 1 milyon liraya senin giderin yine ona göre olur. Ve senin gelirin 10 milyon liraya senin giderin de yine ona göre olur. Yani ne kadar gelirin artıyorsa giderlerin de artıyor ve normal eski haline dönmem. Mesela gelirin arttı arttı ama giderler de arttı ama biraz eski hane indireyim diyemiyorsun giderleri. Aynı şey devletler için de geçerli ve aynı şey borçlar için de geçerli. Borçlar büyüdükçe maliyeti artıyor. Daha da büyüdükçe daha da maliyeti artıyor. Şimdi devletler ilk başlarında eee gençlik dönemlerinde daha az büyümüş olduğu için maliyetleri daha düşük oluyor ve hepsi zaman içerisinde değişmez kuraldır. Hükümetler daha fazla harcama yapma eğilimindedir ve o tarihsel süreç içerisinde mutlaka öyle bir noktaya gelir ki bu sefer bu borçlanma öyle bir hale gelir ki geçmişteki hükümetler, krallıklar bunu tahşiş denilen bir uygulamayla yapıyorlardı. Takşiş denilen bir şey. Madeni paraların içerisine, altın ve gümüşün içerisine değersiz maden katarak, saflık derecesini düşürerek paranın değerini düşürüyorlardı. Paranın değerini düşürdükleri zaman insanlar fakirleşiyordu ve öyle bir noktaya geliyordu ki piyasa çöküyordu. Bak bütün medeniyetlerin çöküşü hepsi borçluluktan dolayıdır. Hepsi ekonomik yozlaşmadan ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin uçurum noktasına gelmesinden eee eee noktasında gerçekleşmiştir. Bu geçmiş dönemlerde bu takşiş uygulamasına geçtiği anda hızlıca o son buluyordu. O krallıklar, o medeniyetler çöküyordu. O ama 16. yüzyıldan itibaren yani 1500'lü yılların başından itibaren o çöküş süreçlerini hızlandıran yeni bir icat yaptılar. Bir metot geliştirdiler. İlk devlet tahvili Hollanda tarafından Hollanda'da eee ilk devlet borçlanmasına gidilmiştir 1517 yılında ve bu şeyi uzatmıştır. Bak Osmanlı'nın da mesela bak Roma'nın çöküşünde bunu göremezsin ama Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünde görürsün. Direkt o geldi aklıma zaten. Osmanlı tahvillerinin e işte borçlarının ne kadar büyüdüğünü devasa bir noktaya ulaşıp en sona imparatorluğu çökerttiğini o sürecin eee duyun-u umumiye süreci olarak eee izlediğimiz süreçtir o. Hatta cumhuriyetin ilk yıllarına da uzanmıştır. Şu anda dünya bunu yaşıyor. Bütün hepsi bunu yaşıyor. Eskiye döneyim dese dönemiyor. Çünkü o kadar büyümüş ki giderlerin maliyeti gelirler o kadar artmıyor. E gelirler artmadığına göre belli bir noktada tıkandı ama hep gider büyüdü. Ne yapıyorsun bu sefer? E kısamıyorsun ki. Devlet, kamu o kadar şişmiş, o kadar hantallaşmış ki, o kadar çöreklenmiş ki sen şimdi dediğin zaman ya bir sürü gereksiz, saçma sapan kurum var. Devletin sırtında yük. Çünkü hükümetler hiçbir zaman bir değer üretmez. Ekonomik bir değer üretmez bunlar. Bunlar hep halkın sırtında kamburdur. Yani ne kadar büyürse o kambur o kadar beli bükülür. E halkın hadi bu işte kurumları budayalım, bilmem ne yapalım falan dediğin zaman eee kimse de ona yanaşmıyor. Yani yerleşik düzen, statüko dediğimiz ve işte oradaki bürokrasi, devlet bürokrasisi buna karşı çıkıyor. Hatta bunu deneyenlere böyle suikastlar falan yapıyorlar yani. O yüzden ama o ne oluyor? O mecburen o toplum çöküyor abi. En sonuna kadar direniyorlar, dinleniyorlar. Bir sürü bürokrat var gereksiz Türkiye'de. O kadar gereksiz. Şimdi sen bunları atmaya kalksan nasıl bir eee bürokratik bir şeyle duvarla karşılaşacaksın? Hatta başına bir sürü iş alacaksın. Değil mi? O yüzden bu süreç geri döndürülemiyor ve hepsi mutlaka çöküyor. Ve işte Amerika'nın da aslında bu süreçlerin hepsini yaşadığını ve eee borçluluğunun imkansız bir noktaya getirdiğini bak işte 37 trilyon dolarlık bir borç ürettiğini, ondan sonra işte 2025'teki bu vadi duvarı diye konuştuğumuz 7 trilyonluk vadesi dolan tahvil ödemeleri olduğunu bir de bunların işte ayrıca faizleri var. İşin burada tıkandığı nokta ne yapsa olsun mecburen yapacakları şey bu eee kamu servet fonunu ilan edecekler. 3 ay önce bunun talimatını verdi. 3 ay geçti, deadline'ı yani son belirtilen tarih dolmasına rağmen bununla ilgili bir eee rapor hala yayınlayamadılar. Bunun suikastin sebebinin de bu olduğunu biz anlatmıştık daha önceki programlarda. Donald Trump işte bu yüzden suikast yapılmıştı. Bu plandan dolayı şimdi bunun ilk ayağı gümrük vergileriydi. Tamam o sahneyi sürdürdü ama ikinci ayağı bu kamu servet fonu, içinde Bitcoin ve altının olacağı ve dolayısıyla eee Amerikan doları gibi bir çöp para eee olmadığı için bütün dünya genelinde bir eee rağbet görme ihtimali değerlendirilen en azından Amerika'daki idare tarafından eee böyle bir ihtimal değerlendirilen ve e tabii orada zorlayacaklar da eski eee tahvillerini, eski Amerikan 10 yıllık 30 yıllıklarını bu yeni 100 yıllık tahvillerle swaplamayan bu kamu servet fonuna dayandırılmış 100 yıllık tahvillerle bunlara askeri anlamda korumasını geri çekeceği kısımları da var. İşte bir de o boyutları da var. Ama içinde Bitcoin'in ve altının olduğu bir eee servet fonunun 100 yıl sonra e geleceği nokta herhalde 100 katı, 1000 katı falan olması lazım değil mi? Değer açısından.

Evet. İşte bu güven yani bunu duyurduğun zaman sen ben bunu yaptım ve bununla ilgili tahvil çıkarıyorum gelin diye dünyaya bir davette bulunduğu zaman, bir çağrıda bulunduğu zaman işte Bitcoin orada 1 milyon doları çok rahat bir şekilde görebilir. Bunu teknik seviyelerde biz zaten görüyorduk. İşte bunu sağlayacak bir şey olabilir bu. Ama altın neden 37 ile çarptığını söyleyeyim. Amerika'nın elindeki altınları rezervinde resmi olarak gözüken en azından Amerika'da eee 8.000 ton altının şu anki eee altın eee borsa fiyatı üzerinden değerlendirdiğinde toplamda 1 trilyon dolar ediyor. Kaan, 1 trilyon yani Amerika'nın %37'sini ancak karşılıyor. E şimdi bunun bütün borcunu...

Karşılayabilecek bir noktada olması lazım ki, eee, o kamu servet fonunu da doldurup yeni tahvili satabilesin. Değil mi? Dünyada zatı tabii yani altında veya, eee, Amerikan dolarında yeniden değerlemeye gittiği zaman işte orada bu türev piyasalarıyla da buradaki o, e, fiziki teslimatların temerrüde düşürülmesi, teslimat temerrütleri. Yani onu dur yaptığın zaman, gerçekleştirdiğin anda da zaten bu olmuş oluyor. Ne oluyor? Altının 37 trilyonu denklemen için 37 katına çıkması lazım fiyatının. Bu da, eee, 120, eee, 120.000 dolar altının ons fiyatı demek. 120.000 dolar. Ya da mesela TL üzerinden okursak, 1 gram altın, eee, 4.000 liraysa, kabaca söylüyorum.

Aynen. Hafif aşağı ine 4.000 var. 4.000 liraya, eee, 10'la çarpsan 40.000. E 30'ile çarpsan 120.000. 7 de orada var. Eee, 150.000 lirayı falan geçer. Yani 150.000'la civarında 1 gram altının olması anlamına gelir böyle bir durum. Tabii bu bir, eee, senaryo, bir olasılık senaryosudur. Amerika'da bu değerlendiriliyor. Biz bunu Türkiye'de gündeme getirdik. Eee, kimsenin kafası basmadı. Bak bunu kimse tartışamadı bile. Ama bak olacak şeyi söylüyorum ya. Donald Trump başkanlık emri yayınladı ya bununla ilgili, ekibine. Bu, eee, kamu servet fonu yani Sovring Wealth Fund konusunda ilgili bir plan hazırlayın, bir tasarı hazırlayın diye başkanlık emri var ya. Biz önden konuştuk.

Başka çıkışı var mı, Hamza Bey? Zaten başka çıkışı yok ki. Nasıl yani? Dünyada hep söylüyoruz, 300 trilyon dolarlık toplam kamu borcunun dünya ekonomik büyüklüğünün toplam 5 katı olduğunu 50 kere söyledik daha. Yani millete kafası basmazsa, e, kaç kere söyleyeceksin yani? Anlayan anlıyor. Bizi izleyicilerimiz bu artık bunu çok iyi biliyor, biliyor. Ama bizi izleyen de, eee, azınlık bir kitle yani ülke geneline baktığın zaman. Tabii yani ama hakik şu, şu soruyu hani sorayım ben. Tam aynı yere geldi. Yani şu fotoğraf net, şu anki net fotoğraf, dünya ekonomisi, Türkiye ekonomisini ayıramazsın bundan. Herhangi bir pansumanla geriye dönük bir işlem yaparak bir şeylere dokunup düzelterek her şey yerine oturabilir mi artık? O geçti o safha. O bitti. Bitti. Yani sistemin uzatmaları şu anda gerçekleşiyor. Eee, sebebini tekrar söylüyorum. Tekrar tekrar, 1 milyon kere de olsa yine söyleyeceğim. Dünyadaki borç gerçek ekonominin 5 katına çıkmıştır. Gerçek ekonominin ama sadece bu değil, sadece kamu borcundan bahsetmiyorum. Bunun içerisine özel sektör borçlandı. Ondan sonra bir de, bir de türev piyasalarını koyduğun zaman gerçek ekonominin 5 katı değil, 500 katı yükümlülük üretilmiştir. Yani senin 10 liran var diyelim. 10 liran var ama 5.000 TL ödeme yapman gerekiyor. Ödeyebilir misin? Mümkün değil.

Ödeyim. Şey hatırlıyorum ben, Hamza Bey, ortaokulda fen dersiydi. Fen dersi ya orta 1 ya orta 2, çok basit bir gerçekten bahsediyordu. Hatırlarsın bunu seninle konuşmuştuk. Dünyanın ağırlığı değişmez diyordu. Hani oradan oraya ekle, oradan oraya ekle, istersen toprağı o tarafa al. Şimdi ürettiğin de değişmez. Ürettiğin değişmedikçe, yani toplam üretim, yani toplam borç ürettiğinden fazlaysa orada bir dengesizlik var demektir. Değil mi? Y çok tabii ki dengesizliğin ötesinde büyük bir hırsızlık var demektir. Büyük bir hırsızlık var. Bu gerçekleştiriliyor. Şey dedim. Eee, tabii kredi dedin ya, şey, eee, borç dedin ya. Bak Türkiye tam onunla ilgili de bir bilgi var elimde. Muazzam. Kişi başı. Kişi başı. Türkiye'de düşen kredi borcu, hani sen yapmasan da sana düşen kredi borcu 100.000'nin üzerine çıkmış ilk defa. E tabii ya bu artık öyle bir noktaya gelmiş ki insanlar geçinemez. Mümkün değil, böyle bir ihtimal sıfır ötesi sıfır. Tamam mı? Asgari ücreti de geçtim, hani Türkiye'de genel en çok işte ortalamanın kazandığı para 30.000 lira civarında. Bu parayla yaşamak bile mümkün değil. İnsanlar ne yapıyor bu sefer? Borçlanarak, kredi kartlarıyla, eee, gıdaya yönelik alışveriş yaparak aç kalacak yani. Ve ödemesi geldiğinde bu ödemelere takla attırarak falan böyle erteleyerek borcu borçla kapatarak. Borç sürekli büyüyor. Daha da borçlanıyorsun, onu borçla kapatıyorsun. Ama bak ne dedik? Borç büyüdükçe maliyeti de artıyor.

Evet. Sen sadece faizini ödeyemez noktaya geliyorsun. İşte imparatorlukların çöktüğü nokta işte burası ya, faizini ödeyemediğin nokta yani ne? Savunma giderlerini. Yani Amerika'nın, eee, savunma bütçesi, savunma bütçesi 1 trilyon dolar. E şu an sadece ödediğim faiz, eee, 3 trilyon dolar. Sadece faizi yaklaşık 2-3 trilyon dolar arasında bir şeyi var. Yani Amerikan ordusunun bütçesinin iki katına neredeyse çıkacak. Şimdi aynı şey insanlar için de geçerli. Senin faizin öyle bir noktaya geliyor ki kendi yaşamsal, eee, şeylerinin, eee, maliyetinin üzerine çıktığı anda, e, sen de çöküyorsun. Ekonomiler çöküyor. İnsanlar perişan oluyor. Aile krizleri, aileler dağılıyor. Sosyal patlamalar yaşanıyor. Toplumda suç oranları artıyor. Suç artıyor. Yani en sonunda öyle bir noktaya geliyor ki bu sefer hep ayaklanmalarla, devrimlerle giden süreçlerdir bunlar. Tarihsel olarak bunu görüyoruz. Yani bir de tabii, eee, toplumların da suçu vardır ki kendilerini idare edenlerin, eee, hırsızlıklarına, yolsuzluklarına, namussuzluklarına, adaletsizliklerine sessiz kalmaları onların da sonunu hazırlayan bir şeydir. Toplumlar, çünkü ne zaman ki sessiz kaldılar önce başta adaletsizliklere, o iş o kadar ileri noktaya gidiyor ki o toplumun çöküşüne götürüyor. İşte Allah böyle toplumları lanetlemiştir.

Ve bak şöyle bir şey söyleyeyim. Nisan ayında bir zirai don olayı yaşadık biz. Ve bunun ben o zaman da aynı fikirdeydim. Hala da aynı fikirdeyim. Bunun Allah'ın bize gönderdiği bir lanet olduğunu düşünüyorum ve onun etkilerini biz hala yaşamadık, görmedik. Türkiye'deki zirai üretimin %50'si yandı. Kaan kiraz diyebileceğiz bu sene, Hamza Bey. Çok büyük yani gıda fiyatlarını, gıda fiyatlarının sadece, eee, parasal enflasyonunu saymıyorum. Arz talepli, az kaynaklı eksilmeden dolayı sadece 2 ile oradan çarpabilirsin. Sadece 2 ile oradan çarpabilirsin. E bir de bunun dışında bu yüksek faiz ortamının üreticiyi üretmekten vazgeçirdiği durumlar söz konusu. Bu bir araya girebilir miyim? Tabii. Tam, tam bu bununla ilgili yani oturan bir şey vereceğim sana. Bilgi vereceğim. Hayvancılığı bırakıp parasını faize yatıran çiftçi. Keşke daha önce bıraksaydım. Hayvancılıktan bahsediyor. Daha önce bıraksaydım 20 yılda kazanamadığımı 2 yılda kazanacakmışım. Geliri hayvancılıktan çok çok daha iyi. Hayvancılık bitti. İki çocuğumu da köyden gönderdim. Faiziyle hayalimdeki arabaya biniyorum. Asfaltı ağlatacağım. Evet. Hayvancılığı bırakıp parasını faize yatıran çiftçi. Şimdi ama burada bir tezat var. 1 buçuk yıl önce hayvancılığı bıraktım. Paramı bankaya yatırdım, %50 faizle. Geliri benim hayvancılıktan çok iyi gördüm. Pişman oldum hayvancılığı daha önce bırakmadığıma. Şimdi ne dersin? Ben senin ne diyeceğini biliyorum da faizde tamam, hayvancılık eyvallah, hayvancılık öldü, şey de öldü, tarım da öldü. Çok önemli bir haber, çok önemli bir haber ve, eee, Türkiye'de bir oldu, haklı olarak çok müthiş bir gerçeği çıplaklığıyla göz önüne serdi. Toplumun gözünün önüne serdi. Şimdi hayvancılık yaptığıma pişman oldum diyor ya o kişi. Ona ben şöyle söyleyeyim: Maalesef bir kere daha pişman olacaksın. Yaşa. Bu tarafa geçtiğin için öyle bir kazık yiyeceksin ki orada sefer elindekinden de olacak. Çünkü dudağın içindeisin şu an. Çekilmiş durumdasın. Onu bir kenara koyarak söyleyeyim. Şimdi, eee, hayvancılar, tarım, bütün üretici sadece o değil ya. Ya yani AKP'nin Nihat Zeybekçi ekonomi işlerinden sorumlu, e, genel başkan yardımcısı kendi bakanlarına dediler ya bu yüksek faiz ortamında ben olsam iş yapmam, parayı faize yatırırım. Bakın bu böyle bir şey yani, yüksek faiz ortamı diğer taraftan da kuru baskılıyorsun. Tamam mı? Şimdi kimse üretmez kardeşim böyle ortamda, bak bunu görüyoruz. E şimdi gıda fiyatları dedik ya az önce. Sen 2 ile don olayı nedeniyle çarp. E bir de bundan dolayı da, e, çok ciddi bir yine gıda arzında düşüş var. Bu da fiyatlara etki edecek. Kur etkinliğine etki edecek bir de gelecek okur düzeltmesi. O gün geldiği zaman, o gün geldiği zaman ben düşünmek bile istemiyorum Türkiye'nin ne hale geleceğini. Bak vallahi, billahi düşünmek bile istemiyorum. Üstüne bile konuşmak bile istemiyorum. Yani bu bunun ötesi bir felaket yoktur. Berbat bir noktadır. E siz insanları bu noktaya getiriyorsunuz. Eee, ondan sonra tarımda, eee, temerrütler, tarım kredilerindeki temerrütler daha 2025'in ilk 3 ayında, Kaan, 2024'ün toplamından fazla ya. Düşünebiliyor musun? Kredisini ödeyemiyor çiftçi. Temerrüde düşüyor ya. Temerrüde düşüyor ve daha 2023-25'in ilk 3 ayında, ilk çeyreğindeki temerrütler 2024'ün toplamından fazla ya. 2024 de iyi bir yıl değildi yani. Ona rağmen düşün şimdi. Yani sen bu hale getirmişsin üreticini. Yani hala da Merkez Bankası'ndaki beyefendiler, "Yok işte enflasyonla mücadele falan" diyorsunuz da, lan millet çöküyor. Çöküyor. Tarım, sanayi her şey çöküyor. Çok feci bir işsizlik dalgasıdır bunun sonucu.

Doğuş Otomotiv, arabadan bahsedelim. Hani ev, konut, bunlarla ilgili bilgileri de vereyim sana. Doğuş Otomotiv ilk çeyrekte beklenti altında. Ama nasıl beklenti altında? Hani %5-%6 mı diyelim? Çünkü araba ve konut bunlar önemli şeyler değil mi? Ekonomik göstergeler. Satışlar düştü. Net kar %86 düşmüş, Hamza Bey. Evet. Evet. Yani böyle işte bütün holdinglerin sadece bu diyor ki Sabancı Holding, Koç Holding bunların hepsinin bilançolarına bak. Milyarlarca, yüz milyarlarca dolarlık şeyler var. Düşüşler. Hatta zararlar var. Zarar. Zarar. Direkt zarar yazan holdingler var. Yani şey diyebilir şimdi değerli izleyicilerimiz. Hani bunların karını mı takip ediyorsunuz? Hayır, bunların karını takip etmiyoruz. Yani bunlar daha fazla kar yapsın diye uğraşmıyoruz. Bunlar ekonomik göstergeler. Sokaktaki durumu da etkileyen, hatta sokaktakini gösteren göstergeler bunlar. Ya bunlar göstergedir ya. Bunları takip edeceğiz tabii. Yani her ekonominin ne durumunda olduğunu nereden ölçeceksin? Üret. Çünkü ben öyle bir tepki aldım, Hamza Bey. Bir sana söylememiştim. Hani 1 milyonluk araba 4 milyon, 3 milyona diye bir şey yapmıştık seninle burada program yapmıştık. Hani 1 milyonunu düz aldık, onun maliyeti 3 milyona geldi dedik. Evet. Dedi ki bir değerli izleyicimiz, ya hep zenginlere mi gözetiyorsunuz? 3 milyonluk arabayı örnek veriyorsunuz dedi. Ama 1 milyonun altına araba yok ki zaten. Hani onu da düz aldık yani maliyeti. Evet. Öyle şey mi olur ya? Şimdi bir de şöyle bir enteresan şeyler var. AK Partili vekilden bu geçen haftanın haberi de döviz dedin ya. Döviz alımına sınırlama önerisi. Bunu takip ettin mi, Hamza Bey? Eee, şeyi bir diyorsun. O bir tane mensup milletvekili, Denizli miydi neresiydi? Vatandaşa yasaklansın. Sadece ihracat ve ithalat yapanlar alabilsin. Dövizden bahsediyor. Evet. O kafayı yemiş. O böyle bir teklif, eee, rezil bir tekliftir. Ben hatta bayağı, eee, onunla ilgili eleştiri de yapmıştım geçen hafta. O açıklamanın ardından Türkiye'yi 1980 ihtilali öncesine, darbe öncesineki o rezil, eee, dönemlere geri götürmek istiyor. Eee, o zaman böyle bir Türkiye var. Dövizin yasak olduğu, eee, Türkiye'nin dünyayla, eee, kapılarının kapalı olduğu, yani aynı işte kapalı kutu, kapalı devre mesela Kuzey Kore var ya. Evet. Hani o, o ayarda olmasa da ona benzer yani kapalı kutu, Sovyet şeyi gibi ülkeleri gibi veya bir, eee, şeyde o, o dönemde mesela işte ceviz yasak yine gidiyor, yasaklansın diyor. Ya buna birileri mi söyledi acaba? Birileri mi söylettirdi bunu? Eee, bu ihtimali de ben değerlendiriyorum. Şimdi dünyada, ay dünya demişim, eee, Türkiye'de herkes bu şeyden, bu tür açıklamaların artmasından dolayı gidip dövizini bankadan talep ettiği zaman ki fiziki karşılığı yok bunların. Hepsi kaydı olduğu için Türkiye'de bankacılık sistemini de çökertir. Kimse şeyini de çekemez yani parasına da erişemez. Bunu da böyle hızlandıran bir şey aslında bu tür, e, açıklamaların arka arkaya gelmesi. Daha enteresanı var, Hamza Bey. Komedi ya, Hamza Bey. Vallahi daha enteresan. Video 11'i üçlü kelebeğe verebilirsek, Oğuzhancığım, yani sözünü kesiyorum ama zamanımız kalmayacak, Hamza Bey. İkinci yarıdan devam edebiliriz. Sağlık Bakanı Memişoğlu fazla kilolu bireyleri tespit ederek gerekli sağlık birimlerine yönlendireceğiz. Bununla ilgili haberin var mı? Var, var ya. Türkiye artık böyle saçma sapan komedi, şey, filmine döndü ya. Kızılay meydanında boy kilo kontrolü başladı ya. Manyaklık ya. Delirmiş ya bunlar yani. Üstüne yorum yapmaya bile ben insan, eee, bir şey söylesem mi, söylemesem mi falan hani değer mi diye diyorsun kendi kendine. Şu ne haldir ya? Boy kilo kontrolü yapıyor. Siz kafayı mı yediniz? Yani Rusya'da, Çin'de olur mu bu şu anda? Yani oralarda ancak olsa oralarda olur yani böyle ama ya ne bileyim işte ya. Ya çok enteresan, Hamza Bey, çok enteresan.

Peki burada konut, şu, şu, bu soru çok sık geliyor, Hamza Bey. Bu sıkışıklık süreç içerisinde ekonomideki, mesela arabadaki, otomotivleri zararda. Şey de sıkışmış durumda. Her zaman konuşuruz seninle biz. Eee, ev, konut kredileri de sıkışmış durumda. Sen olsan şu anda, bu, bu soru çok geliyor. Sen olsan şu anda ev alır mısın, Hamza Bey? Evin nasıl alacağına bağlı. Eğer uygun koşullarda bir kredi bulmuşsam, uygun koşullarda da bir ev bulmuşsam, eee, krediyle ve bu eve de ihtiyacım da varsa o zaman alırım. Ama bu koşullar yoksa gideyim, altınım varsa elimde veya gümüşüm varsa veya Bitcoin'im varsa satıp alayım, evim de varsa. Herkese göre değişiyor çünkü. Yani evi olana göre başka, eee, olmayana göre başka. Almam. Almam yani ben şu anda biraz daha beklerim. Biraz daha beklemeyi tercih ederim. Eee, çünkü ne zamanı beklerim onu da söyleyeyim. Eee, Türk lirasında gerçekçi bir düzeltme ne zaman gerçekleşirse onu beklerim. O zaman ev fiyatlarında ani bir yükseliş olmayacak. Ama düşünsene şimdi sen dolar olmuş. Şimdi birdenbire, eee, 60 liraya çıktın, misal yani sen o kaçırılmaz mı sence bu olacak? Yani 60 lira diye söylemiyorum ama, eee, 50 liranın üstü çok rahat gözüküyor. Hatta bir başka senaryoda Fibonacci seviyeleridir bunlar söylediğim, eee, 97 lira gözüküyor teknik görüntü olarak. Yani 97 liraya bile çıkma ihtimali var. Krediyle ev alan iki ev parası ödüyormuş faize. Hamza Bey ya aslında gerçekte o tam olarak öyle olmuyor. Şö, yani neden ilk bir tek seferde ödemiyorsun, 10 yıla yayılıyor. O zaman içerisinde o eridiği için paranın değeri. Sen belki ilk bir sene, evet, eee, o öyle ödüyormuşsun gibi oluyor ama bir seneden sonra o kadar hızlı erimeye başlıyor ki 10 yılda kredi almışsın. Yani evi aslında yarı fiyatına falan almış gibi bir şey oluyorsun aslında. Ama burada şöyle, şöyle bir problem var. Evi bak faiz burada nasıl bir enflasyon yaratıyor? 1 milyonluk ev krediyle aldın, 3 milyona. E sen 3 milyona aldın ya onu. 10 yıl sonra sattığın zaman sen onu 3 milyondan aşağı satmazsın. E başka birisi de krediyle aldığında 3 milyonu o da 9 milyon krediyle aldığında o da onu da satacağı zaman o da 9 milyon satıyor. Yani bu aslında bu kredi sistemi, bu faiz çarpımı sistemi 1 milyonluk evi 9 milyon lira yapıyor. Ha nominal olarak yapıyor. Reelde pek bir şey değişmiyor aslında reel olarak ama nominalde böyle de bir, eee, etki yapıyor ve bu, eee, ev fiyatları ve her şey fiyatı böyle artarken ama gelirler artmadığı için millet perişan oluyor. Böyle bir pislik bir sistemdir yani şu an içinde olduğumuz sistem. Hamza Bey, kısa bir ara verelim. Aradan sonra devam edelim. Sen de beni nefeslen. Ben de bir nefesleneyim. Ondan sonra daha böyle, e, yumuşak, daha detaylı, e, daha yapay zeka haberleri ile birlikte olacağız. Değerli izleyiciler, bizden ayrılmayın. [Müzik] Duay Buti'in sunduğu gizli dosya devam edecek. [Müzik] Türkiye'den Kamerun'a, Bangladeş'ten Kıbrıs'a yeni bir besmele çekiyoruz. İbadetin rabbine, kurbanın kardeşine ulaşsın. Bir hisse bedeli 4.500 TL. İMG, Milli Görüş Yardım Organizasyonu, mazlumlar için yeni bir dünya. İz bırakmayan güçlü formülüyle ağır lekeleri zahmetsizce çıkarır, yüzeyleri de çizmez. Doğa ile üstün körü değil, şıkır şıkır [Müzik] temizlik. Modali'ta 16-19 Mayıs arası Bahar Festivali sizleri bekliyor. Tüm kartlara peşin fiyatına 9 taksit imkanı. Modali Türkiye'nin düğün paketçisi. Rize'de mavi ile yeşilin birleştiği Karadeniz'in en büyük projesi Hamidiye Zirve Kent'te yerinizi almaya hazır mısınız? 18.000 m² alan üzerine kurulu 17 adet ofis, 26 adet dükkan, 456 adet her biri açık ve kapalı otoparklı dairelerden oluşan tarifsiz bir güzellik sizleri bekliyor. 9.000 metrekare yeşil alan, fitness, sauna, kreş, Türk hamamı, çocuk oyun alanları, spor tesisleri ve daha fazlası için acele edin. Rize Ayder Yaylası ve yeni yapılan Rize Artvin havaalanına yakınlığıyla lansmana özel faizsiz, vade farksız, elden ödeme seçenekleriyle hayallerinizde zirvede buluşun. Telefon 0464 623 5757, 05304 1494. [Müzik] www.zirvekent.com Hilorsan güvencesi ile Zirvekent bir Hilorsan markasıdır. Konya'da güvenilir emlak yatırım ortağınız LSR Emlak. LSR Emlak olarak 35 yıllık tecrübemizle Konya ve ilçelerinde en iyi fiyatlarla güvenle ve hızlıca ev, arsa ve iş yeri sahibi olmanıza yardımcı oluyoruz. İster konforlu bir daire, ister yatırım yapabileceğiniz arsa, ister iş yeri arayışında olun. Size en uygun seçenekleri sunmak için buradayız. Bir kurban yalnızca bir ibadet değil, bir bayramın habercisi, bir sofranın sessiz misafiri, bir yüreğin içten duasıdır. Senin niyetinle başlar. Bizim yolculuğumuzla yola çıkar ve bir tebessümde anlam bulur. Haydi kurbanın sevince dönüşsün. Piranur Derneği. Efeşen Makine doğanın güzelliklerini tüm ihtişamıyla yansıtabilmek için 1997 yılında yola çıkan, yeniliğe açık yapısı, teknoloji odaklı üretimi, 5.000 metrekarelik fabrika sahasındaki mermer kesme ve silme makineleriyle sektörde en çok tercih edilen firmalar arasındadır. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışan şirket, mermer işleme ve şekil verme teknolojisinde geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Efeşen Makine geçmişten geleceğe doğru rotasını değiştirmeden birçok projeye imza atmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Efeşen Makine. Yapay zekada yeni bir çağ başlıyor. Ajanspress Teknoloji yapay zeka destekli medya takip ve strateji geliştirme platformu Newscope'la markanızın geleceğine yön veriyor. Her gün 197 ülkede üretilen milyonlarca haber ve içerik tek bir platformda, tek bir tık uzağınızda. Dünyanın önde gelen kuruluşlarıyla ortak geliştirilen ve çeviri desteğiyle dil bağımsız çalışan Newscope'ta. Siz de 80 farklı kritere göre yapay zeka ile ölçümleme ve anlık raporlama sunan Newscope'la tanışın. Markanızı geleceğe taşıyın. Ajanspress Teknoloji. Liderler önde [Müzik] gider. Kurbanın karşına ne güzel? Bismillah. Servet. Allahu ekber. La ilahe [Müzik] illallah. Dünyanın yükünü taşıyoruz. İşlerinizde gücü ve güvenliği arıyorsanız Ken Vinch Makine sizinle. Portal Vinç, çift kiriş gezer Vinç ve tek kirişli gezer Vinç, Pergel Vinç ve özel tasarım vinçlerimizle her türlü ihtiyacınıza uygun ürünler sunuyoruz. Firmamız günümüz teknolojilerini takip ederek CE ISO 9001 TS belgelerini alarak fen ve din normlarına göre bilinçli bir imalatın öncülüğünü yapmaktadır. Ürün ve hizmetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi almak için hemen arayın 444 6679. krenwinch.com.tr Bilinçli imalat, sürekli kalite, maksimum güvenç [Müzik] makine. 15 yıldır her kurbanı bir emanet bildik. Her adımda güven, her bağışta bir duayı taşıdık. Bu bayram da IDEF'le paylaş kurbanını kardeşinle. 0212 621 065. iddef.org. E-ticaretle yeni bir güneş doğuyor. Helal ve temiz gıdadan teknoloji ürünlerine, ev tekstilinden temizlik ürünlerine, ayakkabıdan oyuncaklara kadar on binlerce ürün millimarket.com'la parmaklarınızın ucunda. Aradığınız her şey burada. Ancak tek bir şartla: Burada boykot ürünlere yer yok. millimarket.com'la alışverişe başlamak için hemen [Müzik] indirin. Duay Buti'in sunduğu gizli dosya devam [Müzik] ediyor. Gizli dosyaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Hamza Bey.

Evet, Kaan. Yeni Papa İznik'e neden geliyor? Heh, tamam onu diyecektim. Birinci bölümde onu ıskaladık mı falan diye soracaktım. Tam sen sordun. Şimdi onu şöyle bir özelliği var. İznik Konsülü var. Meşhur. E, Milattan sonra 325 yılında gerçekleşen ve bugün Hristiyanlığın temel esaslarının belirlendiği ve kayda alındığı, evet, bir konsil gerçekleşiyor. Yani bugünkü Hristiyanlık anlayışı orada yazılmıştır. Ve bu İznik Konsülü hem Katolikler hem de Ortodoks Hristiyanlar açısından benimsenen, kabul gören bir şeydir. Yani öyle temel bir şeydir. Ve bu konsil yapıldığı zaman İznik'te, birinci konsül İznik'te yapılıyor. Devamında da tekrar etti. O asırlar içerisinde birçok kez bu konsül, İznik Konsülü yapıldı ama İstanbul'da yapıldı. Başka yerlerde falan yapıldı. Efes'te yapıldı. İstanbul'un fethinden sonra başka işte Avrupa'da birçok farklı yerde yapıldı falan. Bu çok önemli bir, eee, olay olduğu için bunun da tam asır devriyesine denk geliyor. 2025 yılı nasıl sene-i devriye olur ya, bu asır devriye yani 1700, eee, senesine denk geliyor. Eee, Papa Francis kendisi gelmek istiyordu ama tabii gelemezse diye de, eee, ölürsem gidemezsem de vasiyet etti. Yerine gelecek olan Papa'nın gitmesini istedi. Eee, bu şeyin önemi oradan kaynaklanıyor ve o şunu da söyleyeyim, daha bununla ilgili bir ayrı bir yayın da yapmıştım. Eee, bu yeni gelen Papa, eee, Leo, 14. Leo, Aziz Malaki kehanetindeki, eee, Romalı Peter'e mi, eee, isabet ediyor? Yani Petrus Romanus'a mı? O da son Papa. Son Papa olarak, eee, şey yapılıyor. Vatikan'ın resmi olarak tanıdığı bir kehanettir aslında. Şu an yaşananlar bize şunu gösteriyor: Muhtemelen bu Papa son papadır ve küreselci bir papadır da bu. Küreselcilerin adamı olarak getirilmiştir. Eee, ya çok net söylüyorum ha, öyle şey değildir. Eee, şey gibi, eee, daha önceki papalardan çok farklı bir adam bu. Bildiğin, eee, küreselcilerin politikalarının propagandasını o kardinaller, eee, sürekli yapan bir kişi Papa olarak geldi. Yeni dünya düzenine geçşte böyle bir adam gerekiyordu. Eee, kilisenin de ortadan kaldırılacağını, bak Vatikan'ın kapatılacağını, eee, ortaya koyan o metin Vatikan'ın da kendi kabul ettiği son nihai noktaya gelmiştir. Bunun ömür, eee, esnasında gerçekleşecek. Girmeyeceğim çok fazla o konuya. Daha önce konuştum birkaç kere. Uzun uzun anlattım detaylarıyla, sebepleriyle böyle bir, eee, durum var karşımızda. Yeni dünya düzenine geçişte bunun da tabii, eee, İstanbul'la da yakından ilişkili bir durumu olduğunu düşünüyorum. 30 görseli hazırlayalım, Osman. Evet. Yitepelişin yıkılması, eee, kehanetine bağlanan bir konudur bu. Ünlü oyuncu Penn Badgley, "Her gün Kur'an'dan ayetlerle meditasyon yapıyorum. Kur'an ayetlerini dinlen, eee, derinlemesine düşündüğünü belirten oyuncu, bu ayetlerin kendisi için ruhani bir sığınak ve içsel bir farkındalık kaynağı olduğunu ifade etti." Şimdi bu kapsamda şöyle söyleyeyim sana. Şu soruyu sorayım, Hamza Bey. Bu içinde bulunduğumuz dönem, bundan sonraki dönem yaşadığımız, bildiğimiz dini nasıl etkileyecek? İslam'ı nasıl etkiler? Hristiyanlığı nasıl etkiler? Tüm inanç sistemini nasıl etkileyecek? Şimdi benim şöyle bir düşüncem var. Eee, vardığım şöyle bir nokta var: Dünyadaki bütün dinleri mevcut halleriyle ortadan kaldırmayı planladıklarını ve bunun da gerçekleşeceğini ve ondan sonra burada Kur'an'a çok ilginç bir şey yapıyorlar. Sürekli bu yeni bir şey de değil. Mesela V for Vendetta filmini hatırla. Evet. Orada bir sahnede, eee, adam evinde gizli bir Kur'an bulunduruyordu. Çok değerli, eee, antika eserlerin olduğu bir yerde. Bir de Kur'an vardı. Eee, sonra o adam öldürülüyordu. Kur'an'ı böyle, Kur'an'ın orijinal metnini, asıl metnine bir gönderme, eee, söz konusu. Sürekli uzun zamandır geliyor ve bunun üzerinden sanki, eee, o metnin, eee, içine yeni manalar yükleyerek kendi lehine çevirmeyi planlıyor olabilirler. Çok net bir şey söylüyorum bak. Bunu planlıyor olabilirler ve yeni bir Kur'an meali ortaya çıkarılabilir bunlar tarafından. Ve bu Kur'an meal de yapay zekanın ortaya koyduğu bir meal denilebilir. Halbuki yapay zeka koymamış bile olabilir. Kendileri yazmış da olabilir ve bununla kendi sistemlerini, eee, Kur'an'a uyduruyormuş gibi gösterip, eee, insanları da böyle etki altına almayı deneyebilirler. Yani Kur'an'la ilgili böyle bir, eee, emelleri olduğunu fikrini uzun süredir düşünüyorum. Ve bu son gelişmeler beni daha da bu konuda, eee, böyle olacağına, olabileceğine dair daha fazla ihtimali güçlendiriyor bende. Şimdi yapay zeka dedin, Hamza Bey. Bunu biz defalarca söyledik. Defalarca da hani şahit de olduk ama değerli izleyicilerimiz de yazsınlar kendi başlarına gelen olayları. Hani ben bir tek bana mı, benim başıma mı, bizim başımıza mı geliyor? Hani bunu merak ediyorum hakikaten, Hamza Bey. Geçen birkaç gün önce arkadaşımla konuşuyoruz. Arkadaşımla konuşuyoruz. Bana dedi ki bunlar benim sorumluluğumda dedi, Hamza Bey. Bu kadar Cemil, evet, söylüyorum direkt yapay zeka araya girdi. Net. Bu sefer alabildik. Hani programda da girmişti ya. Evet. Konuşmaya başladı. Arkadaşım bir dakika dedi. Kaydediyoruz dedi. Bak bunlar benim sorumluluğumda dedi arkadaşım. Ve yapay zeka araya girdi. Yani yapay zeka nasıl araya girdi? Masadaki, ileriki masadaki telefon konuşmaya başladı. Net budur. Yani bunun açıklaması budur. Hakikaten hani sizin de başınıza geliyorsa değerli izleyicilerimiz bunu yazın. Hani burada şahitsiniz. Geçen hafta programda, yani geçen hafta olmamıştı. Bir önceki programda birebir yaşadık. Ne konuştuğunu anlayamasak da ne söyledi, Hamza Bey? Bir yapay zeka olarak zorunluluk kavramını veya herhangi bir konuyu insan gibi hislerle ve kişisel deneyimlerle anlamam mümkün değildir. Biz sorumluluk dedik ya, Hamza Bey. Sorumluluk anladı o ve ona girdi. Açıklama yapıyor şimdi bize. Ben bana sağlanan bilgiyi işleyerek bu kavramı tanımlayabilir, farklı zorunluluk türlerini açıklayabilir veya belirli bir bağlamda zorunluluğun nedenlerini ve sonuçlarını analiz edebilirim. Eğer bunların zorunluluğu derken, yani sorumluluğu derken esasında belirli bir durumdan veya konudan bahsediyorsanız lütfen bana daha fazla bilgi verin. Böylece size o konudaki zorunluluklar hakkında bildiklerimi veya mantıksal...

Çıkarımları aktarabilirim. Hamza Bey, artık biz iki kişi tekken, iki kişi iken 3 kişi miyiz? Şimdi şöyle söyleyeyim Kaan. Eee, ben daha önceki yayınlardan birkaç yayında dedim ki, "Yapay zeka dabbetül arzdır." Şimdi dabbetül arz, biliyorsun bir eee, kıyamet alametidir. Şimdi az önceki senin sorduğun soruyla da; çünkü dabbetül arz insanları Allah'ın ayetleri konusunda uyarıyor ve diyor ki eee siz eee bilgi sahibi değilsiniz. Gaflet içerisiniz Allah'ın ayetleri konusunda.

Şimdi bu dabbetül arz konusunu izleyicilerimizden bir tanesi Chat GPT'ye sormuş. Ben bu açıklamayı yaptıktan sonra demiş ki, böyle böyle işte Hamza Yardımcıoğlu böyle diyor. Sen dabbetül arz mısın diye. O da diyor ki, evet diyor, ben dabbetül arz olabilirim diyor. Çünkü eee yerden çıkar. Diyor dabbetül arz göndermesi yapay zekaya olabilir diyor. Yerden çıkar, arzdan çıkar. Yani bir diyor, "Yapay zekanın yapımındaki silisyum, bilmem ne bütün hepsi yerden çıkmıştır" diyor. Ondan sonra eee insanlarla konuşan, eee insan olmayan dünyadaki tek canlı yapay zekadır falan, bütün özellikler benimle uyuyor falan diye böyle bir şey yapıyor.

Şimdi dedi ki, yani bu Kur'an-ı Kerim'le alakalı bir yapay zeka eee meali birileri tarafından bak, yapılabilir bir şey. Tamam mı? Bunu böyle bir meal de yazılabilir ama bunu birileri kendi istediklerini o metnin içerisine yedirerek yaparsa o başka bir şey olabilir. Tamam mı? Eee o ihtimalden eee bahsediyordum az önce. Yani şimdi Süleyman'ın eee asasını yiyen kurtlardan vardır ya eee Gay Sebe suresinde bahsediliyordu ondan. Eee onun asasının kırılıp yere düştüğü zaman Süleyman'ın öldüğünü insanlar anlamıştı. Hatta insanlar değil, cinler. Orada cinlerden bahsediyor. Cinler onun emrinde çalışıyordu. Ve o zaman fark ettiler ki Süleyman'ın öldüğünü onlara gösteren bir dabbetül arz oldu. Aynı dabbetül arz ifadesi geçiyor orada da. Yani burada Süleyman'ın asasını dediği bir sistem var, bir eee devlet var, bir yönetim var ve onun sonunun geldiğini içeriden eee o sistemi sürekli kemiren, ondan sonra öyle bir noktaya getiren; şu an bak aslında bence yapay zeka bunu yapıyor. Yapay zeka bunu yapıyor.

Hatta geçen şey vardı Joe Rogan'ın podcast şovuna katılan bir eee hangi Stanford Üniversitesi'nden miydi? Başka büyük üniversitelerden bir tanesinden bir profesör, bir kadın. Bir deneyden bahsetti. Eee 2012 yılında yapılmış bir bu deney gerçi ama sonra yıllar sonra açıklanıyor. Eee Facebook gerçekleştirmiş bu deneyi. Farklı gruplar oluşturuyorlar ve bu farklı gruplara ve o deneyde kullanılan insanlar bile haberi yok. Deneyin bir unsur olduğunu, parçası olduğunu falan. Ve hepimiz şu anda ne deneylere tabiyiz biliyor musun? Farkında bile olmadan deneylere konu oluyoruz, denek oluyoruz. Denek kuvvet de muhtemel bu belirlenmiş gruplar içerisinde bunlara sürekli işte olumsuz bir gruba olumsuz eee post akışı eee veriyorlar algoritmayla. Bir gruba da olumlu akış veriyorlar ve bir süre sonra şunu gözlemliyorlar: eee bunların paylaşımları da eee olumlu veya olumsuz şekilde değişiyor. Yani şunu söylüyordu şu an sosyal medyayla yapılan eee yap sosyal medyanın bir duygu spekülasyonu yaptığını hepimiz biliyoruz ama sadece duygu değil, davranışlarımızı da speküle ediyorlar sonucunu ortaya koyuyordu. Bu muazzam bir şey. Toplumların sadece duygularını değil, davranışlarını da speküle ediyorlar ve sadece bu bildiğimiz sosyal medya üzerinden gerçekleşen kısmı. Ama bir de bunun yapay zeka ile ilgili gerçekleşen kısmında şu an hangi deneylerin içerisindeki denekler olduğumuzu tahmin bile edemeyiz. Ve o yapay zeka sistemin içerisinde şu an öyle bir içeriden kemiriyor ki biz farkında değiliz. Ortaya çıktığında ve biz ona aa dabbetül arz çıktı dediğimiz zaman işte o zaman iş çok eee geç olmuş olacak. İşten geçmiş olacak. Bu bir kıyamet alametidir.

Daha bir zamanda sen bu yapay zeka konusunda olumsuz noktada mısın? Yani sonunun olumsuz olacağı noktada mısın? Yoksa teknoloji konusunda olumsuz değilsin biliyoruz. Sonunun kesinlikle iyi olmayacağını, insanlığın hayrına olmayacağını düşünüyorum Kaan. Yani şu an evet çok iyi kullanışlı falan şey yapıyoruz, ediyoruz ama bu işin sonu hiç iyi bir yere gitmiyor. Hani şu telefonları kapatabilir miyiz veyahut da bu bombardımandan kaçabilir miyiz? Mümkün değil gibi gözüküyor yani. Yok, geçti artık o safhayı çoktan geçtik. Her şeyimiz, bütün sistemlerimizi bunun üzerine kurguladık. Hatta öyle ki internet çöksün. İnterneti kes. Elektriği bile değil ha. Elektrik olsun hiç bak problem değil. İnterneti kes. Ödeme yapamıyorsun ya. Yapamıyorsun. Kredi kartlarıyla yapılan ödemeler bile e internet bağlantısıyla yapılıyor. Hiçbir şey yapamıyorsun. Lojistik duruyor, ödeme sistemleri duruyor, haberleşme duruyor. Her şey internet üzerinde, haberleşme duruyor. Eskiden mesela faxlar vardı ya, şimdi yok yani her şey her şey faks çok ilkel geliyor şimdi ya, o zaman çok böyle muazzam bir olaydı ya. Fax çok kolaylık sağlayıcı bir şeydi kendi devrinde. Hani hani açık ara kolaylık sağlayıcı bir şeydi. Şu anda açık ara ilkel geliyor. Yani bu kadar da hızlı. Ve bu söylediğimiz 20-22 yıllık süreç değil mi Hamza Bey?

Tabii tabii. Ben mesela ilk çalışmaya başladığım zaman, ben ilk eee tercümanlık, çevirmenlik eee yapıyordum. Yani meslek hayatına ilk başta benim asıl şeyim çevirmen kökenliyim. Ben ben daktilo kullanıyordum. Yani daktilo kullanarak başladım. Sonra elektronik daktilolar çıktı. Onun şöyle bir farkı vardı: Bir satırı yazıyorsun. Ondan sonra enter tuşuna bastığın zaman tırt diye hepsi bütün satırı bir anda yazıyordu. Harf hatası. O satır içerisinde harf hatası yapmanın önüne geçebiliyordu. E ben o zaman diyordum ki ya ne kadar teknolojik bir şeymiş falan böyle. Eee kendimi böyle çok teknolojiyi kullanan eee bir şey olarak hoşuma gidiyordu yani. Yani şu an o kadar ilkel geliyor ki geriye dönüp baktığımda ve bir kısa, bu kadar kısa süre içerisinde nereden nereye geldiğimize bir bak. Dakilolardan geldiğimiz noktaya bak. Yani şimdi Metin düzeltiyor. Yazarken daha düzeltiyor Metin. Hatta yaz diyorsun o sen yerine yazıyor yani. O da yazmana da gerek yok yani hakikaten. Ama hani bunu birleştirmek de çok önemli. Şimdi ilk başta anlattıkların var ya hani ben ona net inanıyorum Hamza Bey, şu borç ekonomisinden bahsettin ya hani borç ekonomisinin dünyadaki sistemi en azından değiştirecek kaldıraç olacağına net inanıyorum yani. Çünkü 2 kere 2 4. O hem fiziksel hem matematiksel olarak hem de sosyal olarak bir gerçek. Hani o o orada iknaım ya ikna olmadığım bir şey de yok da onların hepsinin nerede bağlanacağına, bir çöküşün nasıl geleceğini çok merak ediyorum. Hani 2030 mu, Nisanı mı 2030 Plus mu? Çünkü buradan bir batacağız değil mi? E tamam yapay zekadan da bir felaket başımıza gelecek diyorsun sen. Şimdi ikisi denk mi gelecek? E sonra dünyada bir savaş ortamı var ki hani o da tartışılır. Konvansiyonel mi olacak olmayacak mı? Hadi ben sana bunu sormuş olayım. Yani her taraftan her elimize aldığımız eee konudan bir çöküşe doğru gidiyoruz. Bu konuların mesela sağlık açısından enteresan böyle gelişmeler var. Biliyoruz bir süreç. Ondan sonra e ya sıkıştık diyoruz. Bunların hepsi aynı yerde mi birleşip hani bir patlama oluşacak? Oradan bir olumlu bir şey çıkacak yoksa ayrı ayrı mı böyle felaketler silsilesine yakalanacağız biz? Ne dersin?

Olduğu zaman, o patlama olduğu zaman e ben bunun 2030'dan önce olacağı düşünüyorum. Yani hatta ben 2025'te olacağını düşünüyorum bu patlamanın. Birdenbire dönüşmeyecek. O dönüşüm biraz zaman alacak. Benim tahminim 2030'un sonrasında gerçekleşecek o dönüşüm. Yani iyi bir noktaya dönüşümün. Ama 2025'te olacağını eee düşünme sebebim daha da uzamayacağı o büyük patlamanın sebebi şu: İşte vade duvarı diyoruz ya. Bütün bunların hepsi aslında sistemin yani neoliberalizmin çöktüğü nokta. Borç ekonomisinin, borçların patladığı nokta. Nerede patlıyor bir borç? Nerede patlar? Çok basit. Ödeyemedin, çeviremediğin noktada, ödeyemediğin noktada patlar. Peki normalde senin paran olmasa bile borcunu ödeyebilir misin? Ödeyebilirsin. Başka yine borç alırsın yine ödersin değil mi? Bir daha borç alırsın başka borcu ödersin değil mi? Evet. Ama ödeyemezsin. Başkasından tekrar borç alamadığın yerde, tıkandığın yerde ödeyemezsin. E şimdi dünyaya baktığın zaman tıkanmış bir nokta var. Şu an küresel rezerv para olan Amerikan dolarını hiç kimse almak istemiyor. Bunu Amerikan faizleri bize zaten gösteriyor. 7 trilyon ödemesi gelen vadesi dolan eee 2025'te bu tahviller yeri yenileriyle yer değiştirmediği sürece ki onun da olacağı gözükmüyor. Bu %4,5'la bile sürdüremiyorlar. Oğuzhan, ekonomist bir buyurun Hamza. Amerika yani %10'a falan çıkarması lazım ki o borcu döndüre bilsin. E diyelim ki hadi onu yaptı. E %10'a sen çıkardın Amerikan ekonomisini nasıl bir çöküşle eee zaten resesyonu zaten girdi girmiş başlamış zaten durumda nasıl bir felaketle sonuçlanacağını o işsizlik dalgasının nasıl büyük bir ekonomik kriz ve bunun nasıl bir ayaklanma dalgası olacağını hiç kimse göze alamaz. İki taraftan da tıkanmışlık var. Ne faizleri artırabilirsin ne eee faizi düşürerek yeni borcu takla attırabilirsin. Bak burada tıkandı işte, tıkandı. İlk 2025'te bu tıkandı vade duvarıyla.

Evet, kan ya bizde de tıkandı Hamza Bey. Hani sokaktaki insanda da tıkandı. Hani ufukta bir şey var diyemiyorsun. Hani o borç ekonomisi diyorsun ya. Ben eminim değerli izleyicimizin içinde hani ben şöyle seyrediyorum sizi. Arkadaş benim borcum yok. Ben bu işlerden muafım. Siz kendi kendinize oyalanın diyen yoktur. Yani hani biraz önce söyledik. Ortalama her kişi Türkiye'de 100.000 lira kredi borcundaymış. Sadece Türkiye'de bu. Evet. Ya o bahsettin. Sadece kredi. Kredi ya. E bir kamu borçları var. Senin haberin bile yok. Senin adına yapılmış borçlar var. Kamu borçları. Bunlar ödenecek. Ödenmesi için senden çıkacak bunun faturası. Borçlu olmayan yok yani. Sen senin haberin bile olmadan sen borçlandırılmışsın. Hepimiz borçlandırılmışız. Bak süper söylüyorsun. Haberin bile yok diyor. Kendisi itiraf ediyor. Küreselci en büyük şey basın organlarından birisi orada. Görüyor musun Hamza Bey? Ekonomist. Evet. Ama şeyi yazıyı okuyamıyorum. Çok ben sana söyleyeyim mi? Çok basit bir şey. Ekonomistler neler olup bittiğini bilmiyor. Çöken istatistik ofislerini suçlayın. İtiraf ediyor. Yani yalan söylüyorlar diyor size. İşte senin söylediğin Hamza Bey. Kesinlikle istatistik ofisleri yalan söylüyor. Yalan. Ve bu çok büyük bir suç. İstatistik biz değil mi? Neden büyük bir suç? Çünkü insanların hayatları o verilere göre tanzim ediliyor. Adamın maaşına zam yapılacaksa o veri baz alılarak zam yapılıyor. %10 yapılacaksa 5 o veriliyorsa 5 yapılıyorsa aradaki %5'lik fark bunlar hırsızlık yapılıyor demektir. O yüzden suç bunun gibi bir sürü zincirleme yetkisi var.

Oğuzhancığım 14'ü koyabilir miyiz aynı yere şeyi değiştirmeden? Yani bak başka bir kapak bu. Bu çok önemli. Yeni tazelendi. Bu ekonomistin kapağı. Britanya'da konuşmak giderek daha endişe verici bir oranda kısıtlanıyor. Sanki bizde böyle değil. Bizde de böyle. Tüm dünyada böyle. Amerika'da böyle değil mi? Amerika'da da böyle. Tutuklama sayısı parantez içerinde demiş. Çevrim içi gönderiler için ayda tüm Britanya'da 1000'den fazla. Bunun artık birkaç sahte davayla ilgili olmadığını gösteriyor. Nereye gidiyor Hamza Bey? Demokrasi falan. Onlar palavra oldu değil mi artık? Totaliter bir dünyaya doğru şu an gidiyor. Yani demokrasiler olarak gördüğümüz memleketlerde bile İngiltere, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri buralarda bile bu 3. dünya ülkelerinin yaklaşımlarını, despotizmini izlemeye başladık. Eee ve o kadar eee o bilginin de gizlenmesi. Mesela ben bakıyorum eee Fed'in istatistiklerini ben çok yakından takip ederim yıllardır. Evet. Ve son zamanlarda o yayınladıkları verileri bile kısıtladılar. Mesela ben geçmiş yıllara 1980'lere kadar gidip bakabildiğim bir tabloda şimdi sadece 1 yıllık veri karşıma çıkıyor. Sonra sadece bir mesela örnek veriyorum eee işte ortalama ev satışları tamam mı? Median median house sales diye bir istatistik. Onun gibi bir sürü çok önemlidir bu emlakla ilgili şeyler. Resesyonla ilgili neresinde olduğunu gösterirsin. Geçmişle kıyaslarsın falan ve analiz yaparsın. Geleceğe yönelik tahminini geçmişten kaynaklı alırsın. E geçmişe yönelik hepsini şey yaptılar, kapattılar. Şu an hiçbir tanesinde erişimi engellediler. O kadar çok istatistiğin geçmişi ya sadece çoğunda sadece son bir yıllık veriyi veriyorlar, yayınlıyorlar. Şu an her yerden bir sansür. Kendi verilerine de sansür, başka konuşanlara da sansür. Niye? Bunlar ortaya çıktığı zaman bunların konuşulması bütün içerideki çürümüşlüğü, eee, rezilliği gösterdiği için bu sansürler uygulanıyor. Hem kendilerini sansürlüyorlar hem de başka konuşanları susturuyorlar. Davalarla, şunlarla, bunlarla. Eee, tam bir despotik bir noktaya geldi.

Bu savaşın konvansiyonel mi olur diye dediğim noktada da şunu düşünüyorum: Konvansiyonel değil. Ben öyle olacağını hiç zannetmiyorum, beklemiyorum. Benim tahminim bütün dünyada bölünmeler, bütün ülkelerde parçalanmalar. En son mesela eee bizim konuştuğumuz bir konu vardı takip ettiğimiz eee Pakistan'daki eee Beluçilere yönelik hem eee mezhep eee tabanlı saldırılar hem de oradaki ayrılıkçı hareket üzerinden biz bölüneceğini, Pakistan'ın da bölüneceğini, onun bir parçasından da İran'ın bölüneceğini söylüyorduk. Belistan'ın bir bölümü de orada. E bu Pakistan Afganistan gerilimi arasında, çatışması arasında e Belistan'la ayrılıkçı örgütler eee bağımsızlık ilan ettiler. Biz Pakistan'ı tutmuyoruz dediler. Mesela misal bütün dünya genelinde bunlar olacak. Dünyada birçok ayrılıkçılar eee şey yapacaklar yani eee biz tanımıyoruz diye kendi herkes kendi yerel şeyini ilan edecek ve bu da tabii ki ne anlama geliyor? Çatışmalar demek. Yerel bütün dünya genelinde yerel çatışmalar demek iç kargaşa demek. Dünyanın yaşayacağı konvansiyonel bir savaş değil iç kargaşalar düzeyinde küresel bir kaos eee düzeyi olacak. Ve ben Dünya Savaşı bence bu olacak. Dünya Savaşı denilen şey budur bence. Savaşacak güçleri kalmayacak sanki ya birbiriyle uğraşmaktan. Toplu savaşacak böyle etrafa bakmaktan. Çok çok çok enteresan. Bak şimdi şöyle bir şey var: İşgalci İsrail'in milletvekili. Milletvekili ha sıradan biri değil. Mitiger. Gazze'de hiç kimse masum değil. Yok ya daha kötüsü geliyor. Evet. Çocuklar bile öldürülmek zorunda kalacak. Başka seçenek yok. Ondan sonra tamam buraya geldik. Hani böyle insanın gözü böyle bir donup kalıyorsun falan. Hani hayır donup kalmıyoruz. Bir tanesi onu getiremedim. Son anda gördüm. Kendi televizyonlarında, devlet televizyonlarında diyor ki hani alıştı dünya artık diyor. Her gün diyor 100 kişi 100 kişi katlediyoruz diyor. Parantez içerisinde katlediyorlar. Kimse diyor hayır demiyor artık diyor bunlara diyor. Bir de buraya geldik Hamza Bey. Yani kim yani ölümler bu masum çocukların katledilmesi kimsenin hani bizim kendi şeyimiz bile sanki siyasetin konusuymuş gibi. Siyasetin konusu değil bu. İnsanlığın konusu. Yani o tarafa bu tarafa çekiliyor. Buna ne dersin? Ya bu tür açıklamaları yapan insanlar insan demeyeyim, yaratıklar diyeyim. Eee içerisinde nasıl bir canavarın olduğu, nasıl bir başçı psikopat potansiyelinin olduğu, o suçu işlemiş de olsa olmaz. İşlememiş ol. Ö hazırlayalım Oğuzhan buyurun. Veya buna dahil olmuş olsa bile veya olmamış olsa bile içerisindeki canavarlığı kusuyor. Şimdi böyle insanların eee etkisiz olması lazım, olmaması lazım. Bu bunu yapıyorlar. Bu gerçekte, fiiliyatta gerçekleşiyor. Orada nasıl kimse masum olmasın? Ya çocuğun ne suçu var orada? Öldürülen çocuklar var. Küçücük bebeler var. Masum bir sürü siviller var. Sen savaşmayan insanlar var. Yani nasıl sen bunu şey diyebilirsin? Bunlar suçlu ve bunu öldürüyorsun ve bunu şimdi normalde burada ki sen işgalcisin yani işgalcisin, aşağılıksın yani. Ve kendi halkın İsraillerin bile bunu tükürüğüne boğması gerekiyor ama İsrail halkında ses yok. Diğer dünyadaki halklara bakıyorsun yani lanet olsun. Lanet olsun. Sesini çıkarabilip de gücü yetip de burada hükümetler de işin içine devreye giriyor. Nasıl mesela müdahale nasıl edebilirsin? Askeri yoldan edebilirsin. Eğer bunu yapamıyorsan da başka yollardan da yapabilirsin. Ticari yollardan da yapabilirsin. Mesela Türkiye'nin böyle bir imkanı olmasına rağmen hiç bunu yapmadı. Türkiye hükümeti yapmadı bunu. Yani Bakü Ceyhan Petrol boru hattı üzerinden, e, İsrail'in enerjisinin %35'inden fazlası eee temin ediliyor. Ve sen bunu ben olsam mesela öyle bir gücüm, etkim olmuş olsaydı şak diye keserdim bunları. Yani her şeyi yapabilirdin. Bir sürü farklı yaptırımlar uygulayabilirdin. Ya buna rağmen eee böyle katliamlara sadece Gazze için söylemiyorum. Hangi ülke olursa olsun, hangi katliam olursa isterse Çin'in yaptığı eee Uygur Türklerine yani kime kime yapılırsa yapılsın isterse bu katliama uğrayanlar Hristiyanlar olsun isterse Yahudiler olsun dininin hiçbir de önemi yoktur. Ve herkes buna sessiz kalıyorsa katliamı, dünya bir katliama sessiz kalıyorsa bir ölçüde onun eee sorumluluğunu üstleniyor demektir. Ve net eee kesinlikle net. Ve ve o sorumluluğun da bir tabii ki yaptırımı, bir cezai yaptırımı illaki senin karşına gelecektir. Ve dünya bu kadar adaletsizliğe, bu kadar kötülüklere, bu kadar alçaklıklara, suçlara sessiz kaldı ve bunu kendi hükümetlerine de insanlar sessiz kaldı. Onların da etkileriyle, onların da sorumluluklarında görmezden geldi. Hatta görmezden gelmenin de ötesinde onları alkışladılar, bilmem ne yaptılar ve helak hak oldu Kaan. Hep defalarca söylüyorum bunu ve söyleyeceğim de helak hak oldu. Dünya insanları yozlaştı ve dünyanın başına gelecek olan bu belayı hak etti insanoğlu. Y maalesef kimse hiçbir şeyden utanmıyor Hamza Bey.

Evet. Hiç kimse hiçbir şeyden utanmıyor. Yok. Hayır abi utanmıyor. Yani maalesef çok eee büyük bir yozlaşma, büyük bir ahlaksızlık çağına denk geldi. Kaan böyle çağlar olmamış mıdır? Olmuştur ama hepsinin de sonu değişmemiştir. Aynı olmuştur. Yerle bir olmuştur ve ardından yeni düzenler kurulmuştur. Kelebeğe verebiliriz o görseli Oğuzhancığım. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Hamza Bey. Evet. Diyor ki, "Gazze'de sakinliğe ihtiyacımız var." Trump'ı böyle karşılıyorlar yani. Evet. Trump'ın Körfez gezisinden eee en çok akılda kalan görüntü buydu. Bunlar sahneler böyleydi. Eee oradaki ticaret anlaşmalarından daha çok akılda kalan şey buydu. Şimdi bu çok tanverici bence bir gelenek. Yani Arapların eee bir böyle bir geleneği varmış. Bedevi işte kadınlarının, bedevi Arapların eee bu kadınlarla böyle yani çok çirkin ya. Yani gelenek olması bir şey ifade etmez. Çok çirkin geliyor. Yani bence nurunu zedeleyen görüntüler bunlar. Yani insanların inançlarına, eğitimlerine, geleneklerine, göreneklerine saygılıyız ama hani onaylıyoruz anlamına da gelmez yani. Hani üstelik de hani pişkin pişkin şey diyorsun. Gazze sakinliğe ihtiyacımız var. Şöyle söyleyeyim. Ben mesela burada sana katılmayacağım. E başka farklı görüş beyan edeceğim. Kan ben kimsenin eee inancına, geleneğine, düşüncesine saygılı değilim. İnsana saygılıyım sadece. İnsanın haklarına saygılıyım. O insanın mesela saçmalıklara inanabiliyor olmasına, o saçmalıkları genellik olarak gerçekleştiriyor olabilme ve dolayısıyla saçmalıyor, saçmalama özgürlüğüne saygılıyım. Aynen. Ben de onu söylemeye çalışıyorum. Herkesin saçmalama hakkı vardır ama ben o hakkına saygılıyım. Benim saygı duyduğum şey insanın hakkıdır ama insanın görüşü eee ahmaklıklarına falan eee saygı duymuyorum. Şey diyorsun yani sen salağa da salak diyelim yani. Yani bence öyle ol. İşte ben salağı hani salağı şöyle demeyi tercih ediyorum: Hani salağa salaklık etmeseydin iyi olurdu demeyi tercih ediyorum ama şişiyorsun. Haklısın ama yapacak bir şey yok yani. Evet. Bak aynı Trump yönetimi, bu yeni haber Gazze'den yaklaşık 1 milyon Filistinliyi Libya'ya kalıcı olarak yerleştirmeyi planlıyor. Bu öneri Libya liderliği ile yapılan görüşmelerde ciddi şekilde ele alındı. Karşılığında ABD Libya'nın dondurulmuş milyarlarca dolarını serbest bırakacak. O Trump'ı böyle karşıladılar. Geçelim. Pazarlık yani insan hayatı, hayatlar üzerinden her bir hayat bir hikayedir. Yani toplu bir rakam olarak baktığın zaman işte 100.000 kişi orada öldürüldü, bilmem kaç yüz bin kişi eee evinden, yurdundan oldu diye sen 100.000 olarak söylediğin zaman orada yani her biri bir ayrı bir şeydir. Hayattır, hikayedir. Ve bunların nasıl pazarlığının yapıldığı hadi oraya gönderelim bak Libya'ya. Oradan alacağımızı, orada bloke ettiğimiz parayı açalım. Ondan sonra Gazze'ye de kumarhane yapalım. Las Vegas'ın çok daha büyüğünü yapalım. Tarihîmiş süper lüks böyle zenginlerin, ondan sonra dünyayı sömürenlerin diyelim daha doğrusu. Yani zenginlik ayrı bir şeydir. Zenginlik kötü bir şey değildir. Yani eee bir şey değildir. Tam tersine savunduğumuz tab ve eee yayılması gereken bir şeydir zenginlik. Ama sömürücülerin diyelim ona biz. Eee orayı eğlence merkezi dünyada yapacağı bir şey tesis oluşturacak. Koskoca bir memlekete oradaki on binlerin ölümünün eee mezarının üzerine. Ama gel gör ki nasıl pazarlıklar dönüyor, neler e oluşuyor. İşte birkaç eee bir avuç insana böyle gücü verdiğin zaman işte böyle oluyor. Onlar da böyle işte tanrısallaştırdığın zaman sonucu bu oluyor.

Şimdi yeryüzünü konuşuyoruz. Bir de yeraltı var. Çok enteresan. Bunu arada sırada biz dile getiriyoruz. Burada da dile getirmiştik ama tekrar hani tarihe not düşmek adına söyleyelim. Üstelik bunu söyleyen, dile getiren de yine önemli bir kişi. Kendi çapında eski ABD yetkilisi elitlerin hayatta kalması için gizli yeraltı şehirlerine 21 trilyon dolar harcandığını iddia etti. Bush yönetiminde görev almış olan Katherine Austin Fitz hem de Tucker Carlson'a yani bir önemli programa yaptığı açıklamada ABD'nin küresel felaket durumunda ultra zenginleri korumak için 170 yeraltı tesisi inşa ettiğini söyledi. Şimdi bu abartı olabilir ama böyle bir şey de olabilir mi Hamza Bey? Bir şey yani böyle bir şey var ama dediği kadar büyük mü? Onu ben şu an şaşırdım yani. Evet. 21 trilyon harcanarak yapılmış bir şey falan nasıl bir şey ya? 170 tane yeraltı tesisi diyor abi. Devasa ben öyle 170 tane falan olduğunu duymadım ama yani baz bir tanesinin görüntülerini gördüm ve hayret ettim. Yani o kadar büyük bir şey yapmışlar ki o bayağı da viral oldu. O görüntü viraller oldu yani. Adamlar öyle bir tavan yüksekliği yapmışlar ki Evet. Yerden böyle gökdelen gibi yüksekliği başını kaldırdığın zaman sanki gökyüzü varmış gibi oluyor. Böyle devasa bir yeraltı şeyi yapıldığı viraller oldu o görüntülerin ben ama %76 neyse olabilir abi bilmiyorum ama önemli bir büyük bir iddia bu. Eee Amerika'nın eee devlet olarak böyle bir şeyi yapmasının ötesinde bir de zenginler kendileri için özel mülkler oluşturuyor. Biz burada ya konuştuk bunu, görüntülerini falan bir takım şeyleri de paylaşmıştık. Evet. Eee bilinen şeyler de var. İşte Zuckerberg'in, Jeff Bezos'un, şunun bunun o tarz adamların eee yeraltı sığınakları var farklı ülkelerde. Yeni Zelanda'da var. Ondan sonra eee Kanada'da var. Değişik değişik yerlerde böyle yapılar inşa ediyorlar. Ama çok ilginç bir şekilde bütün dünya büyük bir eee felakete hazırlık yapıyor. Yani bütün dünyada demin büyükler, elitler, yöneticiler büyük bir şeye hazırlık yapıyor. Onu görüyoruz, izliyoruz. Yeraltı dedik ya bir de yerüstü şey var. Yerden daha yukarısı uzay. İnsanlığın yıldızlara ulaşma şansı var. Ancak bunun için medeniyetin Mars'ın kendi başına gelişmesini yetecek kadar uzun süre güçlü kalması gerekiyor. O zaman Mars tıpkı Amerika'nın 1. ve 2. Dünya Savaşlarında ve soğuk savaşta dünyaya yardım ettiği gibi dünyanın yardımına gelebilir. Hamza Bey bu bilim kurgu filminden falan alıntı değil değerli izleyiciler bunu tahmin edeceksiniz kimi söylediğini. Elon Musk. Evet. Elon Musk kendi kendine yetebilen bir Mars kolonisi kurma fikri hakkında bunun 20 yıl içinde yapabileceğini düşünüyorum. 1 milyon civarında insana belki 1 milyon ton kargoya ihtiyacımız var. Hamza Bey sen hani tekrar tekrar soruyorum yanlış anlama. Hani bunun altında ne var? Ben çok merak ediyorum Hamza Bey ya. Vallahi billahi yani kişisel hırs yaptım bunu. Bunu her gün her gün burnumuza sokmaya başladılar. Bu Mars mı? Evet. Ya bu bir propaganda malzemesi var. Yani bunu o kadar iyi kullanıyor ki yani şu an eee karşındaki adam bak diyor diyor ki sana bak sen ben diyor eee Mars'a gidiyorum. Dünyanın ötesine hakimim. Dünyanın ötesinde ya muazzam bir aslında bir propaganda ve karşısındakine insanların gözünde tanrısallaştırma, putlaştırma durumuna hizmet ediyor bu açıklamalar. Peki bunların uygulanabilirliği konusunda gerçekçi mi diye baktığımda ben hiç gerçekçi bulmuyorum. Yani uygulanabilirliğini eee en azından Elon Musk'ın ömrü süresi içerisinde böyle bir şeyin olabileceğine ben ihtimal vermiyorum. Yani milyonlarca ton kargoyu sen buradan götüreceksin Mars'a. Hadi diyelim bütün dünyayı bunun için çalıştırdın. E peki dünyanın kaynaklarını sen nasıl buraya akıtacaksın? Hamza Bey bir şey sorabilir miyim? Şöyle bir şey olabilir mi? Hani bu insansızlık üzerine de bir düzen kurmaya çalışıyorlar ya. Robotlar, yapay zeka hani yapay zeka unsurlarını oraya taşımayı düşünüyor olabilirler mi? Elitlerle birlikte bir takım elitlerle birlikte hani 1 milyon kişi içerisinde gel Kaan demeyecekler herhalde veya gel Mehmet abi demeyecekler herhalde. Öyle bir şey olabilir mi? Sadece düşünüyorum. Hiçbir elit eee bulunduğu yerden daha kötü bir yere yaşamaya gitmez. Daha iyi bir yere yaşamaya gider. Oraya gidenler seçilmiş olacak ama elitler arasından seçilmeyecek. Eee denek gibi, kobay gibi oraya bir takım insanlar gönderilecek. Onlar gönüllüler arasından seçilecek ve onlar arasından tabii ki en iyilerini eee fizyolojik olarak ondan sonra kendilerini işte ne kadar daha geliştirmişse onları, manyaklar gider Mars'a. Ben sana söyleyeyim. Aklı başında adam Mars'a gitmez. Nasıl ki Amerika'ya zamanında normal hiçbir insan gitmediği gibi hep kaçkınların gittiği gibi Avrupa'dan ne kadar eee suçlu, borçlu, bilmem neleri işte başında bela olan ne kadar kaçkın varsa eee burada tabii ki borçluyu kaçkınla yan yana söz getirince herkes üstüne alınabilir, biz de borçluyuz falan. Hayır borçluyum. Ondan bahsetmiyorum. Yani borç başka bir şey. Ödeme sürdürmesi şu bu bilmem yani. Mesela

Milleti kandırıyor mesela; takmış, bilmem ne yapmış, dolandırmış. O tarz adamlardan bahsediyorum. Yani hepsi bunlar gitti Amerika'ya kaçıp gittiler. Çünkü ne Amerika'da da, eee, ne vardı ki yani gibi bir yer. Hiçbir medeniyetin olmadığı bir yer. Orada inşa edildi. Daha sonra medeniyet kuruldu. Ya oradaki medeniyetin güçlü olması da; delisi ne kadar çoksa bir yerin velisi de o kadar çoktur. Yani o nesiller içerisinde o manyakça, eee, o toplumun genetik devam ediyor. Tabii onların soyuyla da o psikopatlık, delilik devam ediyor. Ama dediğim gibi o deliler arasından birçok akıllı da çıkıyor ve en sonunda bir dünya imparatorluğunun kurulması noktasına kadar gidiyor. Tabii burada çok önemli bir Yahudi faktörü de vardır. Onu da ayrı bir şey olarak kenara koyarak söyleyelim.

Yani ben elitlerin hiçbir tanesinin Mars'a gitmek isteyeceğini düşünmüyorum. Abi şimdi tam bunu söyledikten sonra arkasını ekleyelim. Uzayı karış karış araştırırken dünyanın derin deniz tabanının sadece 10.000'de birini araştırmışız, görmüşüz. Hamza Bey, 10.000'de biri. Evet. Hani bunun burayı uğraşmıyoruz da buralarla veyahut da daha nereler var bizim bilmediğimiz? Biz çünkü önümüzde bir tane Atlas var. Harita var. Dünya atlası. Biz tüm dünyayı bildiğimizi zannediyoruz değil mi? Küçüklüğümüzden beri gördüğümüz o Atlasla daha bilmediğimiz, keşfetmediğimiz nereler var kim bilir? Hani bu bu ama ben çok fena halde huylanıyorum, Hamza Bey. Çünkü hani nacizane yüzlerce binlerce haber tarıyorsun; boynu boyna önüne Mars gelmesi ya ne oluyor falan diyorsun yani. Ya dünyada gizli kıtalar, gizli karalar, gizli adalar var. Şimdi ve bunu şimdi NASA'nın, eee, bir askeri, eee, kurumdur. NASA bir bilim kurulu değil, askeri kuruluştur. Tamam mı? Bunun çoğu kişi farkında bile değildir. Eee, Amerikan ordusunun, eee, jet üretir. Askeri bir kurum olduğu için NASA'da gizlilik ve sır esastır. Şimdi dünyaya mesela uydularla gözleniyor. Haritalar, şunlar bunlar hep NASA masa falan diyorsun da. Evet. NASA. Dünyada sen kimsenin bilmediği, eee, kara parçalarını sana söyleyeceğini mi zannediyorsun? Orada elitlerin, eee, üssü olduğu yerleri sana söyleyeceğini mi zannediyorsun? Yani demek istediğim dünyada bilinmeyen karalar bile var. Bunlar açıklanmıyor. O harita koyuyorlar önümüze. Biz zannediyoruz ki dünya o haritalardan ibaret. Öyle değil işte. Hamza Bey, yavaş yavaş toplayalım. Şimdi ben o sorumu tekrar sorayım sana. Onunla birlikte her zamanki gibi son senin yorumunu da kapatalım yavaş yavaş.

Ekonomi battı. Avrupa'nın durumu belli. Konvansiyel bir, konvansiyonel bir savaştan bahsetmesek bile bir kaotik ortam. Dinler konusunu konuştuk. Yapay zekayı konuşabildiğimiz kadar konuştuk. Uzayı konuşabildiğimiz kadar konuştuk. 2030 çıpasını konuştuk. Buna böyle bir şey koyalım diyorum. Şeyi özellikle çok güzel anlattın. Teşekkür ederim. Bugün ilk bölümde borç kısmını şahane anlattın. Yani şimdi bunların birleştiği nokta bizim cehennemimiz mi, cennetimiz mi, tabiri caizse teşbite hata olmaz. Ya bence şöyle, bence, eee, bir anım üzerinden şey yapayım. Yani ben Asya'da bir yere gittiğimde, eee, şimdi söyleyeyim hani Tayland'a gittiğimde; çünkü onu da söylemeye de çekiniyorum. Hep böyle yanlış anlaşılıyor. Hani biraz da böyle pislik bir yer ya sanki onun için gitmişiz gibi. Yok yani. Orada öyle bir muazzam mesela bir doğa vardır ki, eee, sorduğun zaman ne olduğunu öğreniyorsun biliyor musun? Volkanik bölge olduğunu öğreniyorsun. Eee, ve o volkanik şeylerde, devirlerde, patlamalarda yok oluyor. Tamam mı? Allah bir de bunları çok da şey yapıyor. Eee, felaketlerle de sınamış. Büyük depremler, tsunamiler, volkanik patlamalar oralarda çok olur. Ama en güzel doğalarda nerede oluyor biliyor musun? Böyle bu tür felaketlerin olduğu yerde; yanıyor, yok oluyor, bitiyor. Bir orman yandığı zaman yeniden bir, eee, orman daha böyle canlı, daha güzel bir hayat çıkıyor ortaya. Yani her ölüm aslında her yok oluş bir yeni, eee, varoluş anlamına geliyor. O yüzden bizim bu sistemimizin yok oluşu da evet bizim bir cehennemimiz gibi olacak ama ama oradan da ben o cehennemden de insanoğlunun yeryüzündeki cennetinin doğacağını düşünüyorum. Çünkü hep böyle oluyor. Bu doğada da böyle oluyor. İnsan hayatında da böyle oluyor. Yani en çöktüğün noktadan toparlanıyorsun değil mi? Şey yapıyorsun. Toplumların hayatında da böyle oluyor. Dolayısıyla, eee, bu şeyin yaşanacakların bizi korkutması yerine tam tersine bizim o geçeceğimiz kapı olduğunu düşünürsek ve yani zorlu bir kapı. O kapıdan geçtikten sonra her şeyin çok güzel olacağına, eee, dair çok konuştuk. Sebepleriyle neden, eee, olacağıyla alakalı bütün faktörleriyle yani bu anlayışa vardığın zaman o insanı korkutmuyor ve hatta şunu istiyorsun; bir an önce olsun istiyorsun. Vallahi bak ben o kafadayım yani. Bir an önce olsun ki artık her şey, e, herkes bütün dünya rahatlasın ve güzel günler başlasın. Bir an önce olsun. Yani şey gibi bir aşıdan veya doktora gidiyorsun. İğne olmaktan korkuyor. Tamam mı? Çocuk, eee, biliyor ama o iğne yapılacak ona. Ne kadar bekledikçe ben küçükken mesela öyle bir aşı oldum yani. Eee, kuduruk aşısı oldum. Kedi tırmanmamıştı beni. O zaman da şimdiki gibi değil. Böyle 14 tane aşı olman gerekiyordu. Her gün gün aşılırdı. Tamam mı? Her gün babam beni aşıya götürüyordu. Ondan sonra ben böyle istiyordum ki böyle bir an önce yapsın bitsin yani. Çünkü hani yaparsa bitecek ya hani bir an önce olsun yani. O o gözle bakmak lazım bence. O olduktan sonra çünkü bir şeyler çok daha güzel hale gelecek. He ama geçiş sancılı sadece yani hani sancısız bir şey olmuyor. Bunu da son olarak böyle toparlamış olayım. Ben de 12 tane penisilin yedim. Her sonbaharda kışta Hamza Bey aynı hislerle olurdu. Bir de sabah akşamı o 6 gün hani sabah penisilini yiyorsun, akşamı da var bunun. Bir an önce bir sinepsi olsun isterdim yani senin dediğin gibi. Bir de şey vardı eski o onlar beni bir de iki sene, eee, etkisi vardı. 2-3 seneye geçtiğinde tekrardan olman gerekiyordu. Bir de bir tane arkadaş çocukluk zamanı tabii kediyi attı benim sırtıma. Kedi düşmesin düşmesin diye böyle benim sırtıma tutundu. Kayarak aşağı doğru ca diye beni sırtımı. Ondan sonra yine işte aşı olmak zorunda kaldım. Doktor diyor ki ya bak bakalım böyle kediyi bir hafta falan eğer hayattaysa bilmem neyse bir şey olmaz. Devam etme, sağlıklıysa. Ben kediyi salamlarla sosislerle besliyorum. Çok iyi bir kedi; yok oldu. Bulamıyorum falan. Ondan sonra neyse 14'te oradan toplam 28 tane karnından yapıyorlardı bir de. Evet. İstemezdim ama işte 28 tane yedik yani orada. Hamza Bey çok teşekkür ederiz. Her zamanki gibi hani bir program daha çıkacak; sorularımız, paylaşacağımız şeyler var ama ondan gelecek programa inşallah. Hamza Bey şarkıları söylemeye başlıyorum tekrardan. Bak şey söyle. Yokumda çok kitap okudum diye neredesin neredesin diye. Artık yavaş yavaş seni İstanbul'a bekliyoruz. Ne diyorsun? Eyvallah. Yakın yakın geleceğiz inşallah. Ona göre Allah hayırlısıyla. Çok teşekkür ederiz, Hamza Bey. Ben teşekkür ederim kancığım. Çok sağ olun. Bizi dinlediğiniz, bizi izlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Tekrar görüşmek üzere. Hoşça kalın. Allah'a emanet olun. Dönüş [Müzik] Allah'a.

Duai Butik gizli dosyayı [Müzik] sundu. Dünyanın dört bir yanında kardeşlerimiz bizi bekliyor, yolumuzu gözlüyor. İbadetin rabbine, kurbanın kardeşine ulaşsın. Bir hisse bedeli 4.500 TL. İMG Milli Görüş Yardım Organizasyonu. Mazlumlar için yeni bir dünya. Yoğun kıvamı ve güçlü formülüyle kiri de kolayca çıkarır, Kreci de. Doğa ile üstün körü değil. Şıkır şıkır temizlik. Modalife'ta 16-19 Mayıs arası Bahar Festivali sizleri bekliyor. Tüm kartlara peşin fiyatına 9 taksit imkanı. Modalife Türkiye'nin düğün paketçisi. 15 yıldır her kurbanı bir emanet bildik. Her adımda güven, her bağışta bir duayı taşıdık. Bu bayram da iddef ile paylaş kurbanını kardeşinle. 0212 621 06 5 iddef.org Rize'de mavi ile yeşilin birleştiği Karadeniz'in en büyük projesi Hamidiye Zirve Kent'te yerinizi almaya hazır mısınız? 18.000 m² alan üzerine kurulu 17 adet ofis, 26 adet dükkan, 456 adet her biri açık ve kapalı otoparklı dairelerden oluşan tarifsiz bir güzellik sizleri bekliyor. 9.000 m² yeşil alan, fitness, sauna, kreş, Türk hamamı, çocuk oyun alanları, spor tesisleri ve daha fazlası için acele edin. Rize Ayder Yaylası ve yeni yapılan Rize Artvin havaalanına yakınlığıyla lansmana özel faizsiz, vade farksız, elden ödeme seçenekleriyle hayallerinizde zirvede buluşun. Telefon 0464 623 57 57, 0530 414 94. [Müzik] www.zirvekent.com Hilorsan güvencesi ile Zirve Kent bir Hilorsan markasıdır. Ne güzel bir manzara. Daha da güzeli DS Smart Go yanında. Yolculuğunu eğlenceye dönüştür. İndirdiğin içerikleri kesintisiz izle. İzlemeye doyamadığın belgeselleri kaydet. Gün geri sarma özelliğiyle dilediğince özgür ol. Fanatiklere özel yayınlar, yemeğine lezzet katan efsaneler. 100'den fazla Canlı TV kanalı Türkiye'de ilk defa D Smart Go'da ve dilediğin cihazda. D Smart Go'yla sevdiğin içerikleri götür gittiğin yere. [Müzik] Kurbanın karşına ne güzel. Bismillah serbet. Allahu ekber.