Transcription
[Müzik] Coğrafi konumla ilgili detaylar mutlak konumla devam edecek. Hazır mıyız?
>> Evet.
Her ders yeni bir kitabımız geliyor. Şimdi de ne gelmiş?
>> Evet.
Göz bebeğimiz, eee, Haritalar Coğrafya 2026 şu an elimizde. Nasıl? Beğendiniz mi?
>> Evet.
Yani ben sorunca buradan hayır deme şansınız yoksa ama Harita İksir'i olanlar, özellikle içerisindeki posterle birlikte mutlaka edinmeniz gereken bir kitap arkadaşlar. Özellikle yer şekilleri konusundan itibaren kıymetini daha da anlayacağız. Eee, ulaşım, ticaret, turizmde yaptığım özel haritalar var. Geri geldikçe zaten göstereceğim.
Mutlak konum neden var? Özel konumla ilgili detaylar yetmezse, dünya üzerindeki yerini ülkenin mutlak konumun kendisi anlatır. Yani belki eskilerden hatırlarsanız, enlemler ve boylamlardan bahsediyorum aslında. Mutlak konumla ilgili hikaye neden var sorusunun cevabı, dünya üzerindeki yerini anlatmak için var aslında.
Ekvatora ve başlangıç boylamına göre konum nedir? Ekvator diyenler olabilir. Mesela dünyayı iki eş parçaya bölen şu hayali çizgiye ekvator diyoruz. Bakın, şuradan geçiyor. Gördünüz mü? Bunun güneyi ve kuzeyi var. Biz kuzey yarımküredeyiz mesela. Ekvator böyle işimize yarıyor. Ama bir de başlangıç boylamı var. Böyle dikine çizilen çizgi, boyuna çizilen çizgi gibi düşünün. Başlangıç boylamının batısında mı, doğusunda mı? Doğusunda. Buna göre Türkiye'nin yeri koordinatsal olarak değerlendiriliyor. Adı üstünde matematiksel, mutlak konum.
Hani "bana konum geliyoruz" diyoruz ya. Günlük hayat içerisinde çok kullanıyoruz aslında. O "konum at geliyoruz" kısmındaki o konum, mutlak konumun kendisi. Yani koordinatsal bir şeyden bahsediyoruz aslında. Ve ortaokuldan beri şiir gibi ezberlediğiniz bir şey var şu anda karşınızda. "36-42 kuzey paralelleri, 26-45 doğu meridyenleri arasındayız." Çok önemli, biliyor musunuz? Yani bunun mantığını bir algılayarak başlayalım isterseniz.
Nasıl belirleniyor Türkiye'nin mutlak konumu? Ekvator'un kuzeyindeyiz dedik. Ekvator'a paralel çizilen çizgiler çiziyor. 1, 2, 3, 4, 5... Bakın, 36'ya kadar geldim. Sonra devam ediyor 37, 38 diye. Ama 36 paralel benim için çok önemli. Çünkü Türkiye'nin en güneyinden geçiyor. Yani Türkiye'nin köşelerini yakalamak zorundasınız. Bu arada 36. paralele ben güney paraleli mi demeliyim yoksa kuzey mi?
>> Kuzey.
Çünkü ekvatorun kuzeyindeyiz. O yüzden Türkiye'den geçen tüm paraleller kuzey olur. Şöyle karıştırmayın lütfen: Türkiye'nin en güneyinden geçiyor ya, buna 36 güney diyorsunuz mesela. Lütfen unutmayın. Paralellerin güney ya da kuzey olması Türkiye'ye göre değil, ekvatora göre belirleniyor. Ekvator'un kuzeyindeyiz ya. Türkiye'den geçen paralellerin alayı kuzey gibi düşünün. 36, 37... 42'de iş bitiyor. 42 nereden geçiyor? Sinop. Türkiye'nin ikinci önemli uç noktası. En güney, en kuzeyi gibi düşünebilirsiniz.
Ama bakın, 36 ile 42 kuzey paralelleri Türkiye'nin tam yerini gösteremiyor. Şurada herhangi bir yerde olabilir Türkiye. O yüzden başka bir hayali çizgiye ihtiyaç var. O da bir kutup noktasının yerine boyuna bağlayan çizgi: boylam. Türkiye başlangıç boylamının batısında mı, doğusunda mı? Doğu boylamlar arasındayız. Türkiye'den geçen tüm boylamlar doğu oluyor. O yüzden 1, 2, 3, 4, 5, 6... Geldim 26'ya. Nereden geçiyor? Çanakkale. Buna da mesela Çanakkale Türkiye'nin batısı ya, "26 batı" demeyin. Çünkü boylamların batı ya da doğu olması Türkiye'ye göre değil, başlangıç boylamına göre belirleniyor. O yüzden Türkiye'den geçen tüm boylamlar doğu olur. Doğu boylamları 26, 27... 45'te iş bitiyor. 45 nereden geçiyor? Iğdır'dan geçiyor hikayesi var. O yüzden 26-45 doğu boylamları hikayesi de böyle karşımıza çıkıyor.
Biraz daha anlamlı hale geldi mi? Lütfen bakın: 36-42 kuzey. Neden? Ekvator'un kuzeyindeyiz. 26-45 doğu. Niye? Başlangıç boylamının doğusundayız. 36 nereden geçiyor? Hatay'dan. Toprak Tutan Köyü, tam böyle merkezi söylüyorum. 42 nereden geçiyor? Sinop İnceburun hattından geçiyor. Ve 26-45'te 26'nın kendisi Çanakkale Gökçeada Avlaka Burnu'ndan geçiyor. 45'te Iğdır'dan geçiyor. Dil yöresi, Dilucu Sınır Kapısı. Oralardan anımsayabilirsiniz mesela. Oradan geçtiğini söyleyebiliriz. Türkiye'nin uç noktaları. Türkiye'nin ortasından, sağından, solundan geçenleri baz almıyoruz. Sadece bunları baz alıyoruz. Mantığını anladık mı acaba?
O zaman bu soru sizin. 2024 KPSS lisansta gelen soru. Bakalım soruda ne sormuş: "Türkiye'nin coğrafi konumu ifade edilirken kuzey, güney, doğu ve batı yönlerindeki uç noktalara yer verilir. Aşağıdakilerden hangisi bu uç noktalardan biri değildir?" Bunu yakalayacağız. Sinop İnceburun'un kendisi için hangi uç noktadayız?
>> Kuzeyde.
>> Kuzeyde.
Dil yöresi, Dilucu.
>> Çok güzel.
Peki Yayladağı Toprak Tutan Köyü ne?
>> Hatay'dayız.
Gökçeada Avlaka Burnu.
>> Çok güzel.
Gökçeada Çanakkale'deyiz yani. Ve İzmir Karaburun'u için uç noktalardan bir tanesi değil. Sorunun cevabı E seçeneği olarak ön plana çıkıyor. Yani kolaymış gibi görüntüsü de aslında tamamen bilgi içeren zor sorulardan bir tanesi olduğunu söyleyelim.
Tekrar hatırlayalım isterseniz. Türkiye'nin en güneyi, en kuzeyi, en doğusu, en batısından geçen hayali çizgilerin kendisi koordinatları ön plana çıkartıyor ve son lisans sınavında gelen önemli sorulardan bir tanesi olduğunu da söyleyeyim. Bu şekilde tekrar çıksa yapar mıyız?
>> Güzel.
Denemelerde benzerleri çıkacaktır karşınıza en azından ya da soru bankalarında rahat rahat çözün diye bunları ön plana çıkardık. Koordinatların kendisi bu açıdan bizim için önemli. Hatta koordinatlarla ilgili başka bir soru kalıbı göstereyim size. Şöyle sorular da var: Bugüne kadar hiç gelmedi mesela. Eee, bu koordinatların kendisi veriliyor. "Hangisi Türkiye'nin tamamını kapsıyor?" tarzında sorular var. Onlardan bir tanesi. Mesela "Yukarıdaki coğrafi koordinatlara verilen taralı alanların hangisinde Türkiye topraklarının tamamı bulunur?"
Şimdi bu soruları çözerken de kolaylık olsun diye özellikle gösteriyorum. Mesela 1 numaraya baktık. İlk önce şunları tespit etmeniz gerekiyor: Ekvator'u bulun. Buldum. Başlangıç boylamını bulun. Sıfırları yakaladım. Mesela ilk önce söyleyeyim bakalım. Ekvator'un Türkiye güneyinde mi, kuzeyinde mi?
>> 36 ile 42 kuzeyde.
Güney ve kuzeyi yakaladık. Uç noktalar. Problem var mı? Başlangıç boylamının neresindeyiz? Batı mı, doğu mu?
>> Doğu.
26... Kaçta bitmiş?
>> O zaman Türkiye'nin tamamı yok. Tamamını istiyordu benden. Eledim.
Mantığı anladık mı?
>> Hemen geldik 2 numaraya.
2 numarada bakalım. Türkiye topraklarının tamamı var mı? Biraz yaklaştıracağım. Burada biraz daha işleri zorlaştırmak için elbette ekvatoru yazmamış. Başlangıç boylamı kendisinde yok. İlk önce başlangıç boylamını bir yere koyacak olsak, bakın 10, 20, 30 diye sağa doğru artış varsa, o zaman mantıken başlangıç boylamı burada. Başlangıç boylamı doğusunda neydi? 26-45 doğu. Kapsıyor mu?
>> Evet.
Problem yok. Ekvator var mı? Yok. Ekvator'u nereye konumlandıracağız, onu yakalamamız gerekiyor ilk önce. Şimdi 30, 40 diye devam eden kuzey olduğunu buradan gördüm. Buraya da güney yazmış. 20 güney. O zaman mantıken hani Ekvator'un kendisi nerede olacak sorusunun cevabı bu arada bir yerde olacak, değil mi? 20, 10'a gelecek. Ondan sonra 0, 10, 20, 30, 40 diye yukarı çıkacak. Sonuç, Ekvator'un güneyinde mi, kuzeyinde miyiz?
>> Kuzeyinde.
36'ya 42. O da burada. 26-45 de burada. O zaman Türkiye topraklarının tamamı 2 numarada tarzında sorular da var. Bunlar soru bankaları soruları oluyor. Hani, eee, koordinatlarla ilgili ya bu şekilde ya da bu gördüğünüz şekilde soru gelebilir. İki formatı da görmüş olun. Mesela 5 numaraya bakar mısınız? Türkiye'nin bulunduğu yerle alakası var mı? Başlangıç boylamında olsun da 26-45 olsa da Ekvator hattında değil mi? Türkiye'nin çok uzağında ekvator çevresini gösteriyor. Taralı alan gibi düşünebilirsiniz. Önemli sorular, benzerleri belki karşınıza çıkabilir.
Biz ilk önce şunları yapacağız sizle birlikte: İlk önce Ekvator'dan kutuplara doğru, Hatay'dan Sinop'a doğru giden paralellerin özelliklerini anlatacağım size. Sonra o boylamlardan bahsedeceğiz. Mutlak konumu netleştireceğiz. Hemen bir ipucuyla başlayayım mı? 26-45 diye devam eden boylamlar var ya, diğerinde meridyen yerel saatle ilgili cümlelerle karşımıza çıkacak. O yüzden "boylamıştır yerel saat" derseniz, geriye kalan tüm mutlak konumu paralellere bırakabilirsiniz arkadaşlar. Bizim için paraleller biraz daha detaylı ve önemli olacak. Aynı zamanda paralelleri anlatırken iklim konusunun temelini de atmış olacağım. Basamak basamak anlaşılır, merak etmeyin. Soru çıkarsa da zorlanacağınız kısımlardan bir tanesi aslında. Biraz böyle havada kalan bilgiler var. Onları netleştirelim.
Bir daha söylüyorum: Ekvator'un Türkiye kuzeyindeydi. Ekvator'a paralel çizilen çizgilere biz paralel diyorduk. 1, 2, 3, 4, 5 diye kuzeye doğru devam ediyor. Türkiye 36 ile 42 kuzey paralelleri arasında. Gördüğünüz gibi burası ilgilendirmiyor. Tamamen müfredat dışı bir alan. O yüzden bahsetmiyorum. Buradan işimize şu yarayabilir belki: Bunlar hayali çizgiler olduğu için birer derecelik açılarla çiziliyorlar mesela gerçek hayatta. O da, eee, 111 kilometrelik mesafeye karşılık geliyor. Kuş uçumu mesafe deriz mesela hani. İşte yer şekilleri baz almadan havadan uçularak gidilen mesafe gibi düşünebilirsiniz.
O zaman buradan hemen bir cümleyle başlayayım ben. Her iki paralel arası 111, 111 ise ki öyle, 42-36 Türkiye'nin güneyi ile kuzeyi arasında kaç tane paralel var? 6 x 111 = 666 kilometrelik Türkiye'nin güneyi ile kuzeyi arasında mesafe var deriz. Bunu kullanırken paralellerden yararlandığımız için Türkiye'nin güneyi ile kuzeyi arası 666 km cümlesi paralel mutlak konuma bağlıdır. Anlaştık mı?
Ekvator'a paralel çizilen çizgi, diğer adı enine çizilen çizgidir. Bakın, aynı şey aslında: paralel ya da enine çizilen çizgi. Arada elbette bir fark var ama sizi ilgilendirmiyor. Şöyle düşünün siz: "Paralel ya da enine çizilen çizgi" diyorum ya. Hangisi daha çok karşınıza çıkacak sorusunun cevabı "enine enlem" kavramı karşınıza çıkacak. Ama enlem dediğim zaman Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe değişen şeyleri anımsamanız lazım. Enlem dediğim zaman Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe değişen şeyleri anımsamanız lazım. Enlem dediğim zaman Türkiye'de güneyden kuzeye doğru gittikçe değişen şeyleri anımsarsanız işiniz çok daha pratik olur. Pratik bilgilerle başladım. Anlaştık mı?
Bakalım bir enlemden diğerine, Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe neler değişiyormuş. Yani dünyayı da sormayacaklar ya. O yüzden Hatay, Sinop diye örnek veriyorum. Hatay ve Sinop aslında Ekvator ve kutupları temsil ediyor gibi de düşünebilirsiniz. Var problem? Ekran karşısındakiler söyleyeni duyuyorum: Yok. İlerliyoruz o zaman.
Bakalım bir enlemden diğerine gittikçe neler değişiyormuş. Madde madde bakıyorum: Güneş ışınlarının geliş açısı küçülüyor. Sıcaklık değerleri azalıyormuş. Bir enlemden diğerine gittikçe... Hocam, ben bunu net anlamak istiyorum. Hemen dünyamızın kendisini görelim. Hayali çizgileri çekelim. Dünyanın tam ortasında kim var dedik? Ekvator. Dünyanın kendisi yuvarlak görüyorum. Türkiye'miz nerede? Kuzey yarımkürede. Onu da gördüm. Bakın, güneş ışınlarının kendisi dünyaya doğru geliyor. Buradan geldiğini düşünün. Güneş ışınları dünyanın tam orta kısmı ve çevresine, yani Ekvator çevresine gelebileceği en büyük açıyla gelir. 90 derece diyoruz mesela. Dünyanın köşeleri yok. Köşeleri olsaydı her yere 90 derecelik açıyla eğilecekti. O zaman sıcaklık farkı olmayacaktı. Her şey eşit olacaktı sıcaklık konusunda. O zaman ne olacak? Dünyanın yuvarlak şekli varsa, güneş ışınları buraya 90 açıyla geliyorsa, Ekvator'dan kutuplara doğru giderken güneş ışınının geliş açısı küçülür. Açı küçülür, güneşin uzay boşluğu içerisine aldığı yol uzar. Açı küçülür, yol uzar. Etkisini kaybetmeye başlar. Öyle düşünün. Açı küçülür, yol uzarsa kutuplar içerisine güneş ışınları daha küçük açıyla gelir. Tutulma oranı da artar. Hani yol uzuyor ya, tutulma oranı artar. O zaman sıcaklık değerleri azalır. Sonuç, kutuplar çevresi sıcak mı, soğuk mu?
>> Soğuk.
Mantığı buradan geliyor. Aslında bunun sebebi dünyanın şekli ama size böyle sormayacaklar. Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür, sıcaklık değerleri azalır. Sebebi nedir? Enlem diyeceksiniz. Şimdi bana söyleyin. Ekvator, kutupları unutsun. Benim için önemli olan Türkiye. Türkiye'miz Ekvator'un kuzeyindeydi. Ekvator'dan kutuplara doğru gitmek demek Türkiye'de Hatay'dan Sinop'a gitmek demek mi?
>> Evet.
O zaman Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe, bir enlemden diğerine gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür, sıcaklık değerleri azalıyorsa sebebi enlemle ilgilidir. Yani mutlak konumla ilgilidir. Mantığı anladık mı?
>> Problem var mı acaba?
Hocam, güzel de bunu bana nasıl sorabilirler? Şöyle şundan yararlanalım: Böyle bir Türkiye haritası olsa, bu haritada gösterilen iller olsa mesela Mersin, Niğde ve Çorum var mesela. Hangisi güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır?
>> Mersin.
Hangisi güneş ışınlarını daha küçük açıyla alır?
>> Çorum.
Hangisi daha sıcak?
>> Mersin.
Daha soğuk?
>> Çorum.
Diye sorulur. Enlem özel mi, matematik mi?
>> Matematik.
Yani mutlak konum diye çıkar karşınıza. Anlaştık mı? Aynı zamanda bu bahsettiğim şey iklim konusunun temelidir. Unutmayın, önemli bir cümle öğrendiniz. Var mı probleminiz? Güzel.
Çizgisel hız diye bir kavram var. Daha önce duydunuz mu acaba? Yani hiç duymamış olanlar olabilir diye biraz detaylı açıklamak istiyorum burayı. Dünyanın kendisini gördüm. Biraz önce bahsetmiştim. Ekvator'dan paralel çizilen çizgi, paralel, diğer adıyla enlemden bahsettim. Şimdi dünyanın kendisi yuvarlak olduğu için en büyük çapa sahip olan paralel Ekvator'da oluyor. Dünya yuvarlak olduğu için kutuplara doğru gidince paralellerin çapları küçülüyor. Tam daire çünkü bunlar. Küçülür, küçülür, küçülür, küçülür. Nokta şekline kadar gelir diyorum kutuplarda. Kanıtını da şöyle gösteriyorum: Bakın, kutuplardan beraber bakalım. Görüyor musunuz? Bakın, tam kutup noktası burada. En büyük çapa sahip olan paralel Ekvator. Küçüldü, küçüldü, küçüldü, küçüldü. Nokta şekline kadar geldi diyorum. Görebiliyoruz. Mantığını anladık mı?
Şimdi bu özellik burada dursun. Şunu yorumlayalım birlikte sizle birlikte. Dünyanın kendi ekseni etrafında bir hareketi var. Buna biz günlük hareket diyoruz. İşimize yarayan kısmını baz alalım. Şimdi dünyanın günlük hareketi başladığı zaman Ekvator'u düşünün. Bir de kutup noktası ve çevresini düşünün. İki tane koşucu, ikisi de yarışa aynı anda başlıyor, aynı anda bitiriyor. Dünya kendi ekseni etrafında dönerken burada da hareket aynı anda başlıyor, burada da hareket aynı anda başlıyor. Burası da, burası da aynı anda oturup bitiriyor mantıken. Doğru mu? Ama bir tanesinin yolu çok uzun: Ekvator. Diğerinin yolu çok kısa: kutuplar. O zaman ikisi de yarışa aynı anda başlayıp aynı anda bitirmesi gerekiyorsa, hangisi daha hızlı hareket etsin ki diğerine yetişsin? Ekvator çevresindeki. O zaman dünya kendi ekseni etrafında dönerken yaşanan salınım hareketi, yani çizgisel hız en fazla nerede olur?
>> Ekvator'da.
Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe çizgisel hız... Mantığı buradan geliyor. Ekvator, kutupları unutun ama Türkiye'yi soracaklar size. Ekvator'dan kutuplara gitmek demek Türkiye'de Hatay'dan Sinop'a gitmek demek mi? Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe çizgisel hız azalır. Enlem özel mi, matematik mi?
>> Matematik.
Konum mantığıyla birlikte karşınıza çıkar. Verseler böyle bir Türkiye haritası, hangisinde çizgisel hız fazla?
>> Hatay.
Az?
>> Sinop.
Başka bir şekilde çıkmaz karşınıza. Problem var mı acaba?
Şu kavramdan da bahsedeyim ama: Açısal hız. Yeni duyanlar not alabilir. Açısal hız. Çizgisel hız, açısal hız aynı şey değil. Açısal hız dediğim şey, bir cismin 24 saat içerisinde dünyayla yaptığı hareketin adıdır. Açısal hız. Mesela biz, siz şu anda masa, sandalye, sıra, bu bina dünyayla birlikte hareket ediyoruz ve 24 saat içerisinde o hareketi tamamlıyoruz. Buna açısal hız deniyor ve tüm cisimler, siz, biz aynı anda harekete başlayıp bitirdiğimiz için dünyanın her yerinde açısal hız aynı oluyor. Testte karşınıza çıkarsa "Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe açısal hız azalır." yanlış diyeceksiniz. Açısal hız dünyanın her yerinde aynıdır. Lütfen not alın. Açısal hız dünyanın her yerinde aynıdır. Çizgisel hız Ekvator'dan kutuplara, Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe azalıyor. Lütfen karıştırmayın. Anlaştık mı acaba? Süper.
Evet. Önemli kavramları tek tek net hale getirmek istiyorum. Basamak basamak ilerlemek istiyorum. Diğer önemli kavram karşımda: Yer çekimi. Yer çekiminin kendisinin elbette nerede fazla, az olduğunu tahmin edersiniz ama detaylı açıklamak istiyorum yine burayı. Eskiden, çok eskiden büyük bir göktaşı gelmiş, bizim güneşe çarpmış. Bu arada hocam, dünyayı görüyoruz, güneşi göremiyoruz diyenler için şuralarda bir yerde güneş var. Gerçi ben de varım ama şununla idare edelim. Büyük bir göktaşı geliyor, güneşe çarpıyor. Güneşte büyük bir patlama meydana geliyor. Patlama sonucunda güneşin içerisinde bulunan gazlar etrafa doğru savruluyor. Tam uzay boşluğu içerisinde yok olacak iken bu gaz kütleleri güneşin etrafında hareket etmeye başlıyorlar. Çekim kuvveti sayesinde gaz kütlelerinin kendisi hem güneşin etrafında hem de kendi ekseni etrafında bu şekilde bir hareket yaptıkça yaptıkça yaptıkça yaptıkça yuvarlak şekilleriyle ön plana çıkıyorlar. Dünya ve gezegenlerin oluşuna dair en net kabul gören teorilerden bir tanesi Big Bang. Büyük patlama geçmişi böyle anlatıyor. Üçgen, kare bir gezegen görmediğimiz için de "evet, olabilir" diyoruz mesela biz. Ama dünyamızın yaklaşık tahminen 4.6 milyar yıldır bu hareketi yaptığını düşünüyoruz. Yani ömrü ortalama diyoruz işte, daha fazlası var. 4.6 milyar yıl hareket yapan bir dünyanın döndükçe döndükçe normal olarak Ekvator içerisinden etrafa savrulup kutuplardan basık hale gelmesi normal. Yani dünyanın tam yuvarlak bir şekli yok. Kutuplardan basık, Ekvator'dan şişkin bir şekli var. Belki işinize çok yaramayacak ama biz buna geoit şekil diyoruz. Duydunuz mu acaba?
Dünyanın kutuplardan basık, Ekvator'dan şişkin geoit şeklini kanıtlayan sayısal değerler gösteriyorum size. Dünya tam yuvarlak olsaydı Ekvator çapı da kutuplar çapı da aynı olurdu. 40.076... Çişmiş, 40.009 daha dar. Daha farklı bir örnek vereyim. Dünyayı eş parçaya böldüm. Yarıçap olarak düşünün. Dünyanın merkezi olarak düşünün. Dünya tam yuvarlak olsaydı dünyanın tam merkezi yarıçap olarak kutuplara da Ekvator'a eşit mesafede olurdu. Ama kutuplardan basık olduğu için dünyanın merkezine kutuplar daha yakın. Sayıları unutun. Ekvator daha uzak. Sayılara bakın. Anlaştık mı? Sonuç olarak dünyanın merkezine yarıçap olarak kim daha yakın?
>> Kutuplar.
O zaman yer çekiminin kaynağı dünyanın merkezinde olduğu düşünülüyorsa, yer çekiminin kaynağına yakın olan kim?
>> Kutuplar.
Kutuplarda yer çekimi daha fazla, Ekvator'da az. Mantığı buradan geliyor. Belki çıkmayacak karşınıza ama unutmayın, Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe yer çekimi artar demelisiniz. Ekvator'dan kutuplara doğru gitmek demek Türkiye'de söyleyin bana, Hatay'dan Sinop'a gitmek demek mi? Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe yer çekimi...
>> Artar.
Hangisinde yer çekimi daha fazla?
>> Sinop.
Yani bunu şöyle sorarlar: Bir Türkiye haritası verilir. 5 tane il gösterilir. İllerle ilgili yorum isterler sizden. Derler ki "En güneyde gösterilen ilde güneş ışınları en büyük açıyla geliyor." Doğru deyin. "Daha güneyde gösterilen kent merkezinde çizgisel hız fazla." diyor. Doğru deyin. "Daha kuzeydekine yer çekimi fazla." diyorsa doğru deyin diye anlatıyorum. Anlaştık mı? Problem var mı? Güzel.
Paralellerle ilgili size anlatacağım en önemli cümle gelsin mi? Aslında bu dersin en önemli cümlesi. Bak, bu dersin en önemli cümlesi. Hatta şu ana kadar bahsettiğim kavramlar içerisindeki en önemli kavramı anlatıyorum size. Neymiş o sorusunun cevabı? Gece gündüz arasındaki süre farkı. Bakın, bu cümleyi aslında birçok konuyu ilgilendiren bir cümle ama işimize yarayan haliyle anlatacağım size. Anlaştık mı?
Şimdi arkanıza yaslanın, sadece beni dinleyin diyorum. Elinizi, çayınızı, kahvenizi alın. Dünyamız, dünyamızın güneşin karşısında bir konumu var dedim. Güneşimizi tekrar bulalım. Güneşimiz burada. Şimdi bakar mısınız? Dünya ve güneşin uzay boşluğu içerisinde karşılıklı pozisyonuna bağlı olarak bir şeyler oluyor. Ne oluyor, biliyor musunuz? Güneş ışınlarının geldiği dünyanın diğer tarafı aydınlık, gündüzü yaşıyor. Ve bu taraf, güneşin görmediği, bizim gördüğümüz taraf karanlık, gece yaşıyor. Yani dünyada genel kültür bilgisi bu. Gündüz ve gecenin oluşması sebebi dünyanın yuvarlak şekli. Ama işler burada başlıyor aslında. Tam bizim dünya bir de kendi ekseni etrafında hareket etmeye karar veriyor. Dünyanın günlük hareketi dediğimiz şey başlayacak. İlk önce güneşimizi bir sabitleyelim. Güneş burada olsun. Türkiye'mizi bulalım. Daha Nisan'da en önemli olan ülkemiz. Türkiye'miz de burada. Dünya, Güneş'in karşılıklı pozisyonuna bağlı olarak dün gece sizi saat 3'e götürüyorum. Dün gece saat 3. Dünya, güneşin karşılıklı pozisyonuna bağlı olarak gündüz ve gece oluşmuş. Türkiye'nin bulunduğu yer gece yaşıyor. Bizim dünya kendi ekseni etrafında hareket edecek. Çok önemli bir şey söylüyorum: Dünyamızın kendi ekseni etrafındaki hareket yönü batıdan doğuya. Batıdan doğuya, batıdan doğuya bu şekilde oluyor. Batıdan doğuya böyle bir hareket varsa, o zaman güneşi ilk önce kim görür? Doğu. Doğunun saati ileri hikayesi burada başlıyor. İşte anladık mı mantığını?
Biraz hızlandıracağım hikayeyi. Batıdan doğuya hareketle birlikte doğunun saati ileri, batının saati geri olur diyorum ve dünyayı hareket ettirmiyorum, hareket ediyormuş gibi düşünün. Aydınlanma çizgisinin yerini değiştireceğim sizin için. Bakın, sabah oldu Türkiye'de, öğlen olacak. Tabii Türkiye'de öğlen olurken işte Amerika tarafına doğru henüz sabah olacak. Hikaye böyle devam ediyor. Sonra güneş batacak. Bir başladı, bitti. İki başladı, bitti. Üç başladı, bitti. Gece ile gündüzün yer değiştirme olayı aynen bu şekilde karşımıza çıkıyor. Ama dünyanın her yeri gece ve gündüzün yer değiştirme olayını aynı anda, aynı sürede yaşamıyor. Normal olarak Ekvator'a bakar mısınız? Burada Ekvator'da sabah oldu. Takip edin. Akşam oldu, sabah oldu. Akşam oldu, sabah oldu, akşam oldu. Kaç saatte bir, biliyor musunuz? 12 saat. 12 saat gece, 12 saat gündüz yaşıyor. Ekvator sabit, değişmiyor. Ama bakar mısınız? Ekvator'da 12 saatte bir gece gündüz yer değiştirirken kutup noktasında neler oluyor? Bir de buraya dikkat edin lütfen. Ekvator'da 1 başladı, bitti, aydınlık. 2 başladı, bitti, aydınlık. Kararmıyor. 3, 4, 5 hala kararmıyor. 6, 7, 8... Burası ne zaman karanlık hale gelecek, biliyor musunuz? Bu hareket 6 ay devam ettikçe. Bunun sebebi eksen eğikliği diye bir konu. İşinize yarayan kısmını anlatıyorum. Ama buradan şu sonuca varıyorum ben: Ekvator'da 12 saatte bir gece gündüz olur. Kutup noktalarında 6 ayda bir gece gündüz olur. Minimum ve maksimum sınırı bu. O zaman değişim şöyle olur: 12 saatte bir, 13, 14, 15 saat gece gündüz süresinden bahsediyorum. 16, 17, 24 saat gündüz bakın burada. Sonra 1 ay, 2 ay, 3 ay, 4 ay, 5 ay, 6 ay diye değişir. Yani Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe gece ile gündüz arasındaki süre farkı artar. Ekvator, kutupları unutun ama Türkiye'yi unutmayın. Ekvator'dan kutuplara gitmek demek Türkiye'de Hatay'dan Sinop'a gitmek demek mi? O zaman Türkiye'de Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe gece ile gündüz arasındaki süre farkı artar. Mantığı buradan geliyor. Anlaştık mı?
Vereceklerse bir Türkiye haritası, diyecekler ki "Çorum'da gece ile gündüz arasındaki süre farkı verilen diğer illere göre daha fazla." Diyeceksiniz. Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe gece ile gündüz arasındaki süre farkı artıyor, yakalayacaksınız bunu. Anlaştık mı? Mersin'de gece ile gündüz arasındaki süre farkı diğer illere göre, bunlara göre daha az. Doğru mu, yanlış mı?
>> Doğru.
Diyeceksiniz. İşinize yarar. Anlaştık mı?
Şimdi biraz böyle kitapsal ifadelerden uzaklaştırarak bunu anlattım ama gönlüm el vermiyor. Bunun mantığını size şuradan göstermek istiyorum bir de. Bakın. Eee, dünyanın yörüngesi "elips" diye başlık var ama anlatmak istediğim şey o değil. Başka bir şey anlatacağım size. Şimdi şu ana kadar nelerden bahsettim, bir toparlayayım. Dünya ve güneşin karşılıklı pozisyonu var dedim. Doğru mu? Güneş bu, dünya bu olsun. Güneş ışınları geliyor. Dünyanın bir tarafını aydınlık hale getiriyor. Gündüz oluyor. Diğer tarafına gece oluyor dedim. Doğru mu? Gündüz gece bu şekilde oluşuyor. Ondan sonra bizim dünya kendi ekseni etrafında hareket ediyor batıdan doğuya. O yüzden doğunun saati ileri, batının saati geri oluyor dedim. Ama ondan sonra dedim ki Ekvator'da 12, kutuplarda 6 ayda bir gece gündüz yer değiştiriyor dedim. Bunun ortaya çıkmasının asıl sebebi şu: Bizim dünya güneşe karşı eğik bakıyor. Eksen eğikliğidir yani sebebi. Eğik baktığı için 6 ay boyunca güneşi gören yer, görmeyen yer oluyor. Bir de yıllık harekete başlıyor. Eksen eğikliği, yıllık hareket, 6 ay gece gündüz hikayesi yer değiştiriyor. Kanıt bu masanın burada olmasına bir türlü alışamadım ben.
Burada dünya güneşin karşılıklı pozisyonu. Lütfen bakın, tarihi 21 Haziran. Gördünüz mü? Hatta biraz daha yakından görelim. Buradan anlatayım ben. 21 Haziran tarihinde dünya güneşin karşılıklı pozisyonu bu şekilde ise, bizim eğik dünya burada. Türkiye'nin bulunduğu, ki benim için önemli olan Türkiye, Türkiye'nin bulunduğu kuzey yarımkürede dünya güneşin karşılıklı pozisyonu bu şekilde olduğu için kış mı olur, yaz mı?
>> Yaz.
Soğuk mudur, sıcak mı?
>> Sıcak.
Geceler mi uzun, gündüzler mi?
>> Gündüzler.
Gündüzler uzun olmak zorunda. Başka bir şey olma şansı yok ki teknik olarak. Doğru mu? Ekvator'da yılın her günü 12 saat gece gündüz olur. Sabit, değişmez. Ama kutup noktalarında işler farklıdır. Kuzey kutup noktasında 21 Haziran tarihinde dünya güneşin karşılıklı pozisyonu bu şekildeyse ki öyle, sizce 6 ay gece mi yaşanıyordur, gündüz mü?
>> Gündüz.
Böyle olmak zorunda. O zaman dünyanın neresinde olursanız olun, 21 Haziran tarihinde kuzeye doğru gittikçe 6 ay gündüze gidersiniz. Gündüzler uzar mantığı buradan geliyor. Tam tersini söylememe gerek var mı? Tam tersinde 6 ay geceye gidersiniz. Geceler uzar. Anlaştık mı? Böyle bağlayın. Bakın, eksen eğikliği hep var. Yıllık hareket başladı. Geldik 21 Aralık'tayız. Gördünüz mü? 21 Aralık tarihinde dünya güneşin karşılıklı pozisyonu bu. Türkiye'nin bulunduğu kuzey yarımkürede 21 Aralık tarihinde dünya güneşin karşılıklı pozisyonu bu şekildeyse kış mı olur, yaz mı?
>> Kış.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Soğuk.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Geceler.
Kuzey kutup noktasında bu kez 6 ay gündüz mü olur, gece mi?
>> Gece.
Dünyanın neresinde olursanız olun, 21 Aralık tarihinde kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Geceler.
Bakın, bırakın dünyayı. Yaşadığınız şehri düşünün. Nerede yaşıyorsunuz? Ankara'da. Sincan. Sincan'a sevgiler. Siz Batıkent burada oturuyorsunuz. Siz...
>> Yeni Mahalle.
Güzel. Şimdi ben diyorum ki hepimiz Ankara'dayız. 21 Haziran'da Ankara'da ne var?
>> Yaz.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Sıcak.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Gündüzler.
Kuzeye doğru uzar. 21 Aralık'ta Batman'da, Hakkari'de, Trabzon'da, Edirne'de, Hatay'da ne var? Kış. Ne uzun? Geceler. Kuzeye doğru geceler uzar. Ne yaşarsak o uzuyor. Bu kadar. Anlaştık mı?
Şuna dikkat edin ama: 21 Mart, 23 Eylül sadece bu iki gün, başka hiçbir gün değil. Dünya ve Güneş'in karşılıklı pozisyonuna bağlı olarak aynı anda tam kutup noktalarından geçiyor. Duyduk mu? Ekinoks. Gece gündüz eşit. Bahar başlangıçları bizim için 21 Mart ilkbahar, 23 Eylül sonbahar başlangıcı oluyor mesela. Buna dikkat etmeniz yeterli olur. Anlaştık mı?
Bunu biraz garanti altına almak istiyorum. Soruda buradan gelme ihtimali çok yüksek çünkü. Bakın lütfen, elinizde bulunan kitaplarda da aynı görsel var. 21 Haziran tarihinde Türkiye'de ne var? Yaz. Ne uzun? Gündüzler. Kuzeye doğru gittikçe ne uzar? Gündüzler. Şunu söylememe gerek var mı? Kuzeye doğru gittikçe gündüz uzuyorsa ne kısalır?
>> Geceler.
Anlaştık mı acaba? 21 Aralık tarihinde Türkiye'de ne var? Kış. Ne uzun? Geceler. Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Geceler.
Hikaye bu. Var problem? Sadece lütfen bakın 21 Mart, 23 Eylül tarihindeki şekle. Aydınlanma tam kutup noktasından geçiyor. Bakın, 21 Aralık Haziran'da geçmiyor. Kutup dairesinden geçti. Gördünüz mü? Burada kutup noktasından geçiyor. Gördünüz mü? Eşit. Gece gündüz eşit. 12 saat gece, 12 saat gündüz dünyanın her yerinde, kutup noktası da dahil. Anlaştık mı? Var mı problem?
>> Yok.
O zaman hikaye netleşti ama bir şeye bakmanız lazım. Soru buradan gelecek çünkü. Böyle bir şekil verirsem size, bu şeklin 21 Haziran olduğunu anlamanız için yazmayacak. 21 Haziran olduğu ve dünya güneşin konumu verilecek ve bu konuma bağlı dünyada hangi tarih yaşanıyor anlamanız istenecek. Anlamanız için bakmanız gereken yer şurası: Kuzey kutup dairesine bakın. Aydınlıksa 21 Haziran. Kuzey kutup dairesine bakın. Karanlıksa...
>> 21 Aralık.
Kuzey kutup noktasına ve dairesine yine bakın. Tam noktadan geçiyorsa 21 Mart, 23 Eylül demelisiniz. Der misiniz? Anlaştık mı, hocam? Güzel de soru nasıl gelir? Soru böyle gelir. Soru sizin. Hadi bakalım.
>> Stüdyo Sinop'ta birleşti.
Bakalım neymiş. İlk önce tabii güneş ışınının geliş açısına bağlı olarak buranın aydınlık, buranın karanlık olduğunu algıladım. Kuzey kutup dairesi karanlıksa 21...
>> Aralık.
Dedim. 21 Aralık Türkiye'de yaz mı var, kış mı?
>> Kış.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Soğuk.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Geceler.
Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Geceler.
Diyor ki "Dünya ve güneşin şekilde konumun olduğu bir günde, yani 21 Aralık'ı buldum, aşağıdaki şehirlerin hangisinde gece süresi en uzun?" Kuzeye doğru gittikçe geceler uzarsa, en kuzeyde kim var? Sinop. Çok zor bir soru. Niye, biliyor musunuz? Bir, bu şeklin neyi anlattığını bileceğim. İki, kuzeye doğru gittikçe o tarihte gecelerin uzadığını bileceğim. Üç, illerin yerini bileceğim. İşte ÖSYM son yıllarda bunu soruyor. Üç önemli bilgiyi birleştiriyor, bir tane soru çıkartıyor. Biz buna bilgi basamağından kavrama, analiz, sentez basamağında soru kalıpları diyoruz ve hazır olacağız bunlara. Anlaştık mı?
Gelmedi. Gelebilir böyle bir soru kalıbı. O yüzden bunu gösteriyorum. Siz de, eee, bu soru çıkarsa kolaylıkla yapın istiyorum. Yoksa klasik soru bu. Bakın, bir okuyun. Daha önceki yıllarda gelmiş bir sınav sorusu. Ankara, Iğdır, Başkale'nin coğrafi koordinatları verilmiş. Ankara, Iğdır, Başkale. Haritadaki yerlerini ilk önce yakalayın. Böyle başlayalım olaya. Şimdi hangisine ulaşılamaz? Tek tek gidelim. Söyleyin bana. 21 Haziran'da Türkiye'de ne var?
>> Yaz.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Sıcak.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Gündüzler.
Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Gündüzler.
"21 Haziran tarihinde Ankara, Başkale'den daha uzun gündüzü yaşar." cümlesinin doğru olması için Ankara, Başkale'nin kuzeyinde olmalı.
>> Bu kadar.
Anlaştık mı? 21 Aralık'ta Türkiye'de kış var. Geceler uzun. Kuzeye doğru gittikçe geceler daha da...
>> Uzar.
"21 Aralık tarihinde Iğdır, Başkale'den daha uzun gece yaşar." cümlesinin doğru olması için Iğdır, Başkale'nin kuzeyinde olmalı. Anlaştık mı? Bak, hep aynı şeyi soracaklarsa unutma: "Yaz" de, "kuzeye doğru gündüzler uzar" de. "Kış var" de, "kuzeye doğru geceler uzar" de. Hikayeyi çözsün. İllerin yeri değişecek o kadar. Ama yorum bu. 21 Mart'ta gece gündüz...
>> Eşit.
23 Eylül'de olduğu gibi. O zaman 21 Mart tarihinde Iğdır'da güneş doğduktan 12 saat sonra batar. Evet. Dünyanın her yerinde güneş doğduktan 12 saat sonra batar. 21 Mart, 23 Eylül ama sırayla olur. Doğdu, doğdu, doğdu, doğdu, doğdu. 12 saat sonra battı, battı, battı, battı. Ama doğu ve batma süresi arasında mutlaka 12 saat olur. Zamanları farklıdır ama o süre mutlaka 12 saattir. Mantığı anladık mı? Verilen kentler içerisinde gece gündüz süre farkı en fazla. Söyleyin bana. Gece gündüz süre farkının en fazla olduğu yer 12 saatlik Ekvator mu, 6 aylık kutuplar mı?
>> Kutuplar.
Verilen kentler içerisinde gece gündüz süre farkı en fazla Başkale'de mi? Ankara ya da Iğdır daha kuzey. Yanlış olan değil. Sınav sorusu. Bir 78 yılı var ama sadece mantığını görün diye gösterdim. E seçeneği "Iğdır, Başkale arası 220 km." Nereden bulduk? 40 - 38 x 111 ile çarptım.
>> 2 paralel arası 111 km.
İsimlerini karıştırabilirsiniz. Önemli değil. Anlaştık mı? Hikaye bu arkadaşlar. En zor soru da bu şekilde ama bence bu olayı anladınız. Son bir kez üzerinden geçmek istiyorum. Lütfen benimle birlikte tekrar edin. 21 Haziran'da Türkiye'de yaz mı var, kış mı?
>> Yaz.
>> Yaz.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Sıcak.
Geceler mi uzun, gündüzler mi?
>> Gündüzler.
Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Gündüzler.
21 Aralık tarihinde Türkiye'de yaz mı var, kış mı?
>> Kış.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Soğuk.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Geceler.
Kuzeye doğru gittikçe...
>> Geceler uzar.
Zalim geceler. 21 Mart, 23 Eylül tarihinde gece gündüz...
>> Eşit.
Güneş doğduktan 12 saat sonra ne olur?
>> Batar.
Ekinoks batar hikayesi de buradan geliyor. Peki Ekvator'a en yakın deniz Türkiye'de Karadeniz mi, Akdeniz mi?
>> Akdeniz.
Hangisi güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır?
>> Akdeniz.
Hangisi daha sıcak?
>> Akdeniz.
Hangisi daha fazla buharlaşır?
>> Akdeniz.
Hangisi daha tuzlu?
>> Akdeniz.
Akdeniz'de tuzluluk diğer denizlerden fazladır. Çünkü güneyden kuzeye doğru gittikçe sıcaklık azalır, buharlaşma azalır, tuzluluk azalır. Denize girdim hocam. Antalya, Mersin'de denizden çıktım, bir ağırlaştım. Tuz tabakasıyla çıkarsınız. Duş almak zorunda kalırsınız. Eee, sağlığa çok faydalı olduğu söyleniyor bu arada. Belli bir saat üstünde tuz taşıyabilirsin ama gölgede kalın bence. Yoksa hem güneşte hem tuzlu hem ilk kez gitmişsiniz. Benim gibi beyaz giderse. Mersinli olmama rağmen Ankara'da yaşadığım için rengim açıldı bu arada. Ondan önce de bir 15 yıl Trabzon geçmişim olduğum için renk şu anda tamamen beyaza döndük yani biz. Sonuç olarak yanarsınız ama gelin girin Marmara'da, Karadeniz'de denize. Havuza girmiş gibi hissedersiniz. Akdeniz'den sonra tabii böyle hissedersiniz. Tuzluluk inanılmaz etkilediğini söyleyebilirim. Böyle de bir hikaye varmış ama ben bunu enleme, mutlak konuma bağlıyorum. Anlaştık mı, hocam? Deniz var, deniz suyu var, balıkçılık var. Özel konumlu ya bu mutlak konumla ilgili. Çünkü güneyden kuzeye sıcaklığı değiştiren enlem. Problem var mı? Harika.
Enlemlerle ilgili son detay gelsin o zaman. O da grup ve tan süresi. Güneşin doğuş batış anını izlemeyi seviyor musunuz?
>> Evet.
A süper. Peki Ankara'da nerede izliyorsunuz güneşin doğuş batış anını?
>> Evde.
Evde mi? Evde. Balkonda diyorsun ki, eee, Sincan'da...
>> Arkada dağ var, hocam.
Evet. Sivas'ta Kardeşler Tepesi'nde. Çok andık ama bir gün Urfa'da seminerdeyim. Urfa'dakiler de sevgiler, saygılar. Dedim ki, "Güneşin doğuş batışını izliyor musunuz?" dedim. "Evet hocam," dediler. "Nerede?" dedi. "Damda." Onların en yüksek noktası düz olduğu için. Tamam. Coğrafya kaderdir yani. Yapacak bir şey yok.
Ben güneşin doğuş batışını izlemeyenler için gittim sizin için ve olay yerinden bir görüntüyle... Güneşin doğuş batış anı, grup ve tan süresi arkamızdaki doğal güzellik alanı. Yani güneş doğar ve batar iken ufuk çizgisi üzerini ortaya çıkardı. Kızıllık muhteşem bir görüntüyü ortaya... Duralım. Ufuk çizgisinin kendisi bu. Güneşimiz burada, karıştırmayalım. Ufuk çizgisinden söylemiştim, aynı espriyi yapacağım. Ufuk çizgisinden güneşin doğduğu an tan vakti. "Tan ağırdı, kalkın tarlaya gidelim," derlerdi eskiden. Çünkü sıcakta o işleri yapamazsınız. Yani güneş batarken de grup süresi denen olay meydana geliyor. Yani şu manzara oluyor. Muhteşem manzara değil mi? Çok seviyorum ben güneşin doğuşunu. Bir de böyle tam böyle denizin üstüne batıyorsa Çanakkale'den bu arada Gökçeada hattında inanılmaz izleniyor, söyleyeyim yani. Oralara da sevgiler. Muhteşem bir görüntü. Ben bunu uzun uzun izlemek istiyorum. Doğru yer sizce Ekvator mu, kutuplar mı? Daha uzun izlemek için bakalım. Ekvator'a geldim. Söyleyin bana. Güneş doğduktan sonra kaç saat gökyüzünde kalıyor Ekvator'da?
>> 12 saat.
Battı. Doğdu. Battı, doğdu, battı. Bir de çizgisel hız fazla Ekvator'da. Olay hızlı gerçekleşiyor. Güneşin doğuşundan tan vaktiyle grup olayını uzun uzun izleyemem. Olay hızlı gerçekleşir. O yüzden grup ve tan süresi kısa izlenir Ekvator'da. Ben bunu uzun uzun izlemek istiyorum. Güneş gökyüzünde fazla kalsın. Güneş doğduktan sonra 6 ay gökyüzünde kalıyordu kutuplar içerisinde. Doğru mu? Yani kutup noktasında ve sonuç olarak 6 ay kalıyorsa ortalama tabii bire yakın güneşi bu pozisyonda görebilirim. Grup ve tan süresinin daha uzun izlendiği kutuplara yakın noktalardır. Yerleşimin de olduğu tabii ki oraya gidip izleyebilmeniz için. O zaman Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe grup ve tan süresi...
>> Artar.
Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe grup ve tan süresi...
>> Artar.
Hatay'da mı, Sinop'ta mı grup ve tan süresi uzun?
>> Sinop.
Sinop İnceburun gerçekten, eee, grup ve tan süresinin en güzel izlendiği noktalardan bir tanesidir. Ordu Giresun hattında Yosun Burnu var mesela. Trabzon'da mesela Paros hattından güneşin doğuş batışını, batışını özel değilim. Muhteşem bir şekilde izleyebilirsiniz. Gökçeada yine çok güzel görüntülerle birlikte karşımıza çıkar. Peki bunu anlatan nedir? Enlem. Özel mi, matematik mi hikayesi de buradan geliyor. Anlaştık mı?
Yani ben size şunu anlatmaya çalışıyorum: Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe, bir enlemden diğerine gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. Sıcaklık değerleri azalır. Çizgisel hız azalır. Yer çekimi artar. Gece gündüz süre farkı...
>> Artar.
Gündüz süreleri, gece gündüz süre farkı artar. Gündüz süreleri de değişir. Doğru mu? Enlem hikayesi böyle karşımıza çıkar. Aynı enlem üzerinde bulunan noktalarda güneş ışınları, çizgisel hız, yer çekimi gibi kavramlar ki yer çekimini de ayırt edebiliriz aslında. Çizgisel hız ve güneşin geliş açısı aynı olmasına rağmen sıcaklık aynı olmayabilir. Aynı enlemin üzerinde orada özel konum devreye girer. Bakın, iklim konusunu anlatacağım. Şimdiden bir altyapı kurmak istedim. Aynı enlem üzerinde bir tane şöyle bir hat çektim. Görüyor musunuz? Muğla. Hemen hemen Isparta, Burdur. Adana diyelim. Biraz kuzey ama, eee, Diyarbakır hattı, Şırnak, Hakkari hepsi aynı enlem üzerinde. Şimdi söyleyin bana, bunların sizce hepsinin sıcaklığı aynı mı?
>> Hayır.
E güneşler aynı açıyla geliyor. Niye aynı değil? Yer şekilleri, yükselti enlemin bu özelliğini bozabilir. Özellikle sıcaklık hikayesinde. Bunu da iklim konusunda mantığıyla birlikte anlatacağım size. Ama aynı enlem üzerinde gece gündüz süresi, çizgisel hız gibi kavramlar aynı olarak karşımıza çıkar. Yer şekilleri, yükselti onları değiştiremiyor. Yani anlaştık mı? Problem var mı? Anlaşılmayan bir durum var mı?
O zaman problem yoksa benim için tekrar eder misiniz acaba? Türkiye Ekvator'un güneyinde mi, kuzeyinde mi?
>> Kuzeyde.
Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. Sıcaklık değerleri ne olur?
>> Azalır.
Çok güzel. Peki Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe çizgisel hız...
>> Azalır.
Çizgisel hız en fazla Ekvator'da. Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe çizgisel hız...
>> Azalır.
Yer çekimi en fazla kutuplarda. Ekvator'dan kutuplara, Hatay'dan Sinop'a doğru gittikçe yer çekimi...
>> Artar.
Bakarak söyleyin. 21 Haziran'da Türkiye'de yaz mı var, kış mı?
>> Yaz.
>> Yaz.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Sıcak.
Geceler mi uzun, gündüzler mi?
>> Gündüzler.
Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Gündüzler.
21 Aralık tarihinde Türkiye'de yaz mı var, kış mı?
>> Kış.
Sıcak mı, soğuk mu?
>> Soğuk.
Gündüzler mi uzun, geceler mi?
>> Geceler.
Kuzeye doğru gittikçe ne uzar?
>> Geceler.
Zalim geceler. 21 Mart, 23 Eylül tarihinde gece gündüz...
>> Eşit.
Güneş doğduktan 12 saat sonra ne olur?
>> Batar.
Ekinoks batar hikayesi de buradan geliyor. Peki Ekvator'a en yakın deniz Türkiye'de Karadeniz mi, Akdeniz mi?
>> Akdeniz.
Hangisi güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır?
>> Akdeniz.
Hangisi daha sıcak?
>> Akdeniz.
Hangisi daha fazla buharlaşır?
>> Akdeniz.
Hangisi daha tuzlu?
>> Akdeniz.
Akdeniz'den Karadeniz'e doğru gittikçe denizlerin tuzluluk oranı...
>> Azalır.
Peki grup ve tan süresinin daha uzun izlendiği yer Hatay mı, Sinop mu?
>> Sinop.
Enlem. Özel mi, matematik mi?
>> Matematik.
Harika. Özel konumla ilgili cümleleri mutlak konumda enlemin özelliklerini ayırt edeceğiz. Yapmanız gereken şey bu olacak aslında ki jeopolitik enlemin özelliği ayırt edilebilir gibi görünüyor. Şimdi ben bu dersi burada bitireceğim. Siz enlemlerle ilgili varsa soru, onları çözeceksiniz. Ama bir de boylamlara bakacağız. Mesela enlem ve boylamı birbirine bağlayıp mutlak konum diyeceğiz. Özel konumdan ayırt edeceğiz. İşi bitirmiş olacağız. Var mı problem? Şu ana kadar sormak istediğiniz bir şey var mı? Önemli bir konu öğrendiniz ama merak etmeyin. Tekrarları gelmeye devam edecek. Bir sonraki derste görüşmek üzere. [Müzik]