📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

DUA NASIL YAPILIR, DUALARDAKİ ŞİRK UNSURLARI?

Şinasi Güneş1:50:24

Transcription

Ya Allah'ın selâmı ve rahmeti ve bereketi hidayeti bu üzerinde olsun inşallah. Şu an tahlillerin Rabbi Allah'a Selam seçtiği kullarına ve bu davayı dert edilen o insanlara, ya Allah'ın ayetlerini hatırlatan, de bu yolda emeğini, enerjisini, vaktini harcayan, tek amacı Allah'ın rızası olan ve bütün mümin kardeşlerime selam olsun. Abone ol. Allah bizlere destek verenlere selam olsun. Çıktık olanlara da Allah Kur'an'la tanışmalarını ve doğru yolu göre bilmelerini, yani basireti nasip etsin.

Evet arkadaşlar, bu geçen haftaki derslerimizde Allah'a kulluk konusunu istemiştik. Allah'a kulluk nasıl olması gerektiğini istemiştik. Daha sonra şeytana kulluk ve tavukta kulluk konusunu işlemiş tik. Daha sonra Kur'an'daki ki şeytana ve tavukta kulluk etmeyenlere vurgu yaparken bu muhlis kullar şeytanlara kulluk etmezler, şeytanlar Allah'ın muhlis kullarını saptıramaz. Sen peki muhlis kullar kimler? Bu onu izah etmeye çalıştık. Yani geçen haftaki konumuz ihlası. İhlas konusunda çok kısa bildiğimiz bir mevzu vardı, bu duayı Allah'a Halis kılmak. Bu hafta da ben dua Allah'ın nasıl Halis kılınır, gerçek hakikat ifade eden dua bu nasıl olmalıdır, dualardaki şirk unsurları ve özellikle dersin sonunda Kur'an'daki Nebi ve resul'lerden örnekler vererek izah edeceğim. Ve özellikle bugün toplumdaki toplumda dualardaki Türk unsurlarından bahsedeceğim inşallah.

Şimdi öncelikle dua ne demek, onun kelime anlamına bakalım. Dua çağrı, seslenir ve ayrıca davet ve yakarış, istek var. Bunun yanında full iddiasında bulunmak ve ayrıca iddia yine aynı kökten türeyen kelimeler, yani midea. Şimdi çağrı ve sesleniş anlamına geçen ayetlere baktığımız zaman, mesela Bakara Suresi 23'ü ayette Allah ile aralarının Allah ile aralarına koyduklarını zıbı içinizdeki olur kişileri de çağırın da onda ne dek bir sûre getirin. Bu Bakara Suresi 23 veya Bakara Suresi 100 71. ayetler ki gerçeği yalanlayanlara körlerin durumu çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan, haykıran kimsenin durumu gibidir. Bakara Suresi 171. yani onlara rabbinizden indirilen uyum diyenlere karşı "Biz atalarımızdan gelen e uyarız" diyenleri Rabbimiz süreye benzetiyor ki o süreye ne söylerseniz söyleyin, onları ancak bir gürültü, bir ses, bir çare olarak gelir der. Bu Suresi 63 ayette Resul'ün çağrısını birbirinize yaptığınız çağrıya denk tutmayın. Yani seslenmek, yani birbirinize seslendiğiniz gibi Resul'e seslenmeyin. Yani buradaki anlamı çağır, sesleniş, davet anlamında da kullanılır. Kur'an'dan mesela Fussilet bu Suresi 33 ayet "Allah'a çağıran, Salih amellerde bulunan ve ben kayıtsız şartsız Allah'a teslim olanlardanım. Yani ben Müslümanım diyen daha güzel sözlü kim olabilir?" veya Yunus Suresi 25 inci ayet "Allah sizi selam diyarına çağırılır, çağırır." Yani kurtuluş, esenlik dileğini, yani gerekeni yapanı dosdoğru yoluna bu iletir mi? Ali Ali İmran suresi 23 ayette "Aralarında hükmetmesi için kitaba çağrıldıkları unda bir kısmı ondan yüz çevirir, öylece kala kalırlar." Yani yüz çevirip dururlar. Ve Ali İmran 104 ayette "İkiniz de yani siz hayra çağıran, marufu emreden, yani iyi şeyler emreden, kötü şeylerden de sakındıran bir topluluk olun." Yani iyiliğe çağırın. Yusuf suresinin 8. ayet dek "Misin Muhammed Aleyhisselam'ı burada Allahü Teala konuşturuyor şöyle de diyorum: Say hadi sim900 dans ay Hadi Muhammed Aleyhisselam bunu demiş. Ne demiş? "Benim yolum bir gösterge üzere Allah'a davet etme yoludur ve bana uyanların yolu da bu. Allah'ı tesbih ederim ve ben müşriklerden değilim." Yani buradaki dua kelimesinin karşılığı davet, yakarış anlamında geçen birkaç ayetten örnek vereyim. Mesela Enam Suresi 40 okuduktan sonra 41'i okuduğumuzda "Hayır, yalnızca O'na dua edersiniz." Yani ona yalvarırsınız, ona yalvarırsınız. O da dilerse duanıza, yani yalvarmanıza konu olan sıkıntıyı sizden kaldırır ve siz de orta konuştuklarınızı almazsınız. Bize Araf suresi 29 ayette baktığımız zaman "Düğünü ki bu konumuz zaten dini yalnızca ona Halis kılarak dua edin." Zümer Suresi 8. ayetin "Sana bir sıkıntı dokunduğunuz zaman Rabbine yönelerek bütün benliğiyle ona dua eder." Ama bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbine yönelir, Rabbine yakarır, Rabbine dua eder. İstek anlamında kullanılan ayetlerde var. Mesela Furkan Suresi 13 okuduktan sonra 14'te bakalım "Bugün bir kez değil, defalarca yok olmayı istedi." Veya Fussilet Suresi 31 ayet "Orada canlarının istediği her şey vardır ve istediğiniz her şey emrinizdedir." Yusuf Suresi 33 ayete bakalım "Ey Rabbim, zindan bana bunların istedikleri şeyi yapmaktan daha sevimlidir." Yani bu ayetlerde istek anlamında kullanılıyor.

Şimdi özellikle azap 37 ayeti biliyorsunuz sevgilim dediğimize evlatlığının karısıyla evlendiği itham ederler ya meallerin tamamına yakını evlatlık diye çevirir orada Eda'ya hükümdar bu Eda yakın kelimesinin evlatlık diye seyirler. Evet kelimesi dua kelimesiyle aynı kökten türeyen bir kelimedir. Evet, dua kelimesiyle aynı kökten türeyen bir kelimedir. Eda Yakup. Peki ne demektir? Bir soy iddiasında bulundukları nızı da çocuklarınız yapmadı diyor ya ahşap sürücü dördüncü ayette 37 ayette de aynı anlamda geçiyor. Eğer ayağa kum başka kavmin himayesinde yaşayıp o kavimden mis gibi kabul edilen kişi demek. Yani başka bir kavme mensup, fakat diğer bir kavmin himayesinde yaşayıp da o kavmin o kavimden kabul edilen kişi demek. Bu bir kavmin çağırdığı ve kendim ayetini aldığı kişi demek. Yani himaye de olan Eda'ya ikum kelimesi. Evet, yani orada sevgilinin birimiz evlatlığının karısıyla evlenmedi. Başka bir kavme mensup olup da kendi kavminde kendi himayesinde yaşayan birinin karısıyla evlendik. İzzet sevgilin evimizden 5 yaş küçük olduğunu düşünürsek, sevgiline birimizin yanına geldiğinde ortalama 20 yaşlarında olduğunu düşünürsek, kesinlikle zaten evlatlık olması mümkün değildir. Malesef üzülüyorum ki ne Ellerin tamamına yakını buradaki Eda yakın kelimesini evlatlık diye çevirir. Oysa Eda yakın kelimesi dua kelimesiyle aynı kökten türeyen bir kelime değil ki. Arapça mı silahlık de belli kelimesinden türeyen mm o o o edilmekte beni ve neden kız edilmekte be değil. Çünkü Araplar o dönemde kız çocuklarını diri diri toprağa gömer diler. Yani kimse kız çocuklarınız evlatlık olarak kabul etmezdi. Erkek çocuklarını evlatlık olarak alırlardı ve oğul edilmek anlamında tebliğ kelimesidir. Evlatlık evlatlığın manası. İşin ilginç tarafı Türkiye Diyanet Vakfı İslam ansiklopedisi ne baktım, birçok kaynağa baktım da özellikle o dikkatimi çekti. İslam Ansiklopedisi'nde evlat edinmek kelimesi temenni kelimesidir diyor. Ama Diyanet'in mealine bakıyorsunuz, Eda yakın kelimesini evlatlıklarımız diye çeviriyor. Ya burada bu da bir çelişki. Doğruyu. Bir de iddia dair kök tentürü İddaa kelimesi da var. Yani bir şey kendisine ait olduğu iddia etmek. Mesela Meryem Suresi 91. ayette baktığımız zaman "Rahman'a çocuk iddiasında bulundular." Yani Rahman'ın çocuğu olduğunu iddia ettiler. Nereye Suresi 90 bir ayette de İddaa anlamında kullanılır. Aynı kökten türeyen bir kelimedir.

Şimdi gelelim konumuza, yani dua. Şimdi Kur'an önce gerçek dua nasıl olmalıdır, onu bildiren ayetler var. Bu Allah buyuruyor, Rabbimiz ne Selamlar Suresi 14 ayet "Gerçek olan dua ancak ona yapılandır. Onların onunla aralarına kurup istekte bulunduklarını varlıklar hiçbir şekilde onlara karşılık veremezler. Onlar elleri suya ulaşmadığı halde ağızlarına su kendiliğinden gelsin diye iki avucunu aç anlar gibidir. Gerçeği yalanlayanlara körlerin duası sakıncalıdır." Yani Allah ile aranıza koyupta, yani dua ederken araya kimi koyduysanız, o aranıza koyduğunuzda ettiğiniz dua ancak, yani elinizde açıyorsunuz, su kendiliğinden gelsin diye bekliyorsunuz. Fakat o size kendiliğinden gelmez. Yani karşılıksız boş bir dua olduğunu söyle. Rabbimiz hangi kişi mevki, gül, otorite olursa olsun, Allah'tan başka bir varlık tank, var bunun evliler de olsa araya koymak, yetiş, resulullah demek, mesela resulullah'tan şefaat beklemek veya "Ya Rabbi, Resulullah'ın hürmetine bu duamı kabul et" demek bir insanın şirkete götürür. Bunları ısrar etmek zaten insanı müşrik yapar. Rad Suresi 16 ayete bakalım. Rad Suresi 16 ayetteki yine sahih hadis okuyorum, "Sevgiline bildiğimiz Neyimize hitab emdesk gidiyor. Rabbimiz'in evimizde konuşuyorsa hadis göklerin ve yerin Rabbi kimdir de ki Allah'tır. Onunla aranıza koyup kendileri için yarar da zarar da sağlayamayan, güç yetiremeyenler mi veliler edindiğini?" Yani insanlar bugün özellikle toplumda veli, evliya, Allah dostu diye aralarına koyuyorlar ya ve onlara vurgu. O dönemde de aynı şeyler vardır. Mesela Hıristiyanlarda Aziz Demir deliği, bizim Veli dediğimizde Hıristiyanlar azizler. Onlarda azizlerine Allah ile aralarına koyuyorlar. De ki "Hiç görenle görmeyen bir olur mu? Ya da karanlıkta karanlık ve aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a O'nun yaratması gibi yaratması olan ortaklar buldular da bu yaratma kendilerince birbirine mi benzetti, birbiriyle mi benzetti? Peki Allah her şeyin yaratıcısıdır. O eşsiz ve benzersiz ve bir olandır. Varlığın üstünde mutlak ve egemendir." Evet, Rabbimiz veli, evliya, Allah dostu diye bu dualarımızda aracı edinmemizi, dead edinmemizi kesinlikle ve reddediyor. Allah kuluna kendi nefsinden yakındır. O işiten ve dualara cevap veren dir. Tabii ki bu cevap verme olayı duaları kabul etme anlamında değil. Allahü Teala dualara cevap veririm buyuruyor. Fakat bu cevap veririm kısmını insanlar yanlış anlıyor. Cevap veririm demek ile dualarınızı kabul edeceğim anlamına gelmez. Özellikle bunu belirtmek istiyorum. Kul üstüne düşeni yapmazsa Allah duaya olumsuz cevap da verebilir. İnsan bazen bir de şu mevzu var. İnsan bazen hayır zannettiği şeyi ister, fakat onun için hayırsızdır. Yani sevdir, fakat insan bunu bilemez. Fakat Allah her şeyi bilir. Benim de başıma gelmiştir mesela. Yani bu isim çok istediğin bir şeyin duasını çok ettiğim bir şeyin kabul edilmediğini gördüm. Fakat zaman içerisinde bunun benim için hayırsız bir dua olduğunu fark fark ettim ve Rabbime şükrettim, hamd ettim. Mesela Kaf Suresi 16 ayet. Şimdi Allah'la kul arasında ara mı var ki araya aracılar koyuyoruz? Ne buyuruyor Rabbimiz? Kapsül 16 ayette "Anadolusun ki insanı biz yarattık, nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona haberi verdikten daha yakınız." Ah damarı diye çevrilir harfliler it. Aslında bu deyim ve bu bir deyimdir ve kastedilen şeyin sana canlılık veren, onun yaşamasını sağlayan özüdür. Yani buradaki havlu yürüt bir mecazi anlatımdır. Ya değilse Allah için o zaten söz konusu değildir. Yani bu anlatılmaya çalışılıyor. Allah ile kul arasında mesafe söz konusu değildir. Allah'ın insana insanın kendisinden daha yakın olduğu vurgusu yapılmaktadır. Refah Suresi 24'e bakalım. "Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer." Yani Allah insana kendisinden bile yakındır. Hud suresi 61 "O'ndan bağışlanma dileyin, ona tövbe edeyim." Yani yönelin. "Rabbim çok yakındır, isteklere cevap veren bir." Bakın, cevap verebilir. Her isteğini kabul edecek demek değildir. Burada mesela tövbe istiğfar geçer. İki farklı şeylerdir. Birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte farklı şeylerdir. İstiğfar Allah'ım q var mı ört demektir. Bir hata yaptığı zaman insan "Allah'ım kusurlarımı ört" istiğfar bu. Tevbe ise o yaptığı hatayı bir de bir daha tekrarlamamak üzere Allah'a yönelmektir. Pembe ve istiğfar bağışlanma dilemek, tevbede o hatayı bir daha tekrarlamamak üzere Allah'a yönelmektir. Ve Allahu Teala Nisa Suresi 17 ayette ise "Allah katında kabul edilen tevbenin cahillikle bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenin tevbesini kabul ederim" diye buyurur Rabbimiz. "Allah ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder." Nisa Suresi 17. Bakara Suresi 186 ayete bakalım. "Bu kullarım sana beni sorarlarsa, bakın burada dek yok sevgilin dediğimizi de araya koymuyor Rabbimiz de ki: Yok burada. Bu kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara yakalım. Bana dua edenin duasına cevap veririm, karşılık verelim. O halde onlar da beni çağırma uyusunlar ve bana gerçek anlamda iman etsinler ki doğru yola kavuşmuş olsunlar." Yani Allah'a ulaşmak için başka bir vardı, aracı varlığı aracı edinmemiz, hatta resmi da alıyoruz diyorlar, videolar vesile kavramını da tarif ediyorlar. Yani gerek yok, gerekmez. Allah duaları işitendir, dualara cevap veren bir ve benzeri ayetler Ali İmran 38, İbrahim Suresi 39 ayeti de bakılabilir. Hadi suresi dördüncü ayete bakalım. Hadi suresi dördüncü ayet "Nerede olursanız olun, o sizinle beraberdir." Şu an Rabbimiz bizimle beraber. Her an Allah Allah yaptıklarınızı en iyi görendir. Hadi 4. Mücadele suresi 7 ayet "Allah'ın gökte ve yerde olan her şeyi bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüleri kesinlikle odur. Beş kişinin ve o 60 mi? Evet, bundan az veya daha çok olsunlar. Bu ve nerede olurlarsa olsunlar, o kesinlikle onlarla beraberdir." Yani Rabbimiz bizimle her zaman beraber. Bu Mücadele Suresi 47 ve adet suresi dördüncü ayetler. Mümin Suresi 60 ayeti bakalım "Sen bana dua edin ki size karşılık vereyim, cevap vereyim." Bakın, kabul etmek yok, cevap vermek var. "Bana dua edin ki size cevap vereyim, karşılık vereyim. Bana kulluk etmeye büyük Yenenler horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir."

Şimdi Allah'a büyüklenmek ne demek? Duada Allah'a büyüklenmek. Şimdi dersin devamında zaten yanlış dua savrulan anlattığımız zaman bu şekilde dua eden insanlar Allah'a büyüklenirler. Dua konusunda yanlış tasavvur ve davranışlarda bulunmak ve böylece Allah'a ortak koşmak ve böylece küfre düşmek. Allah'a büyüklenmek. Bugün geleneksel anlayışta uzak ve herkesin duasını kabul etmeyen, veya cevap vermeyen diyelim, araya hatırlı kişiler koruyucu, onların hatırına duaları kabul eden bir Allah tasavvubu yanıyor, inanıyorlar. Bugün toplumda birçok insan bu yüzden insanlar dualarda ve kullukta Allah ile aralarına aracılar edilmekte ve sirke düşmektedirler. Bu tasavvurun gerçeklikle alakası yoktur. Bilakis Nebi Resuller Allah ile kul arasındaki aracıları ortadan kaldırmak ve insanların Allah'ı aracısız kulluk etmesi için gönderilmiştir. Yani bütün n1r sular kullukta Allah ile kul arasına arasındaki aracıları ortadan kaldırmak için gönderilmiştir. Bütünle bir Resuller bu Araf Suresi 55 "Rabbimiz için o Rabbimize için için yalvararak gizlice dua edin. O aşırılık yapanları sevmez." Yani duada aşırılık yapanlar, dualar asif bulaştıranlar, dualarında Rabbine karşı büyüklenen leri sevmez. Rabbimize yalvararak gizli gizli dua edin. Araba 56 ayet "Ona endişe ve Ümit ile dua edin. Kuşkusuz Allah'ın rahmeti Muhsin olanlara yakındır." Yani kendini düzeltenlere. Ebu bu ayetlerle benzeşen ayetlere de belirttiğim Araf Suresi 105, Enam suresi 63, Secde Suresi 16, Enbiya suresi 90 ayet. Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek doğamızda Allah'ın yüceliği karşısında küçülmeliyiz. Basitliğin ve muhtaçlığım bilincinde olmalıyız. Yani biz her ama Allah'a muhtacım, muhtaç olan biziz. Evet, bu birisi olmak ve her zaman rabbimize karşı Alp niyetimizi dile getirmek, tevazuyla dua etmek ve tevazu göstererek istekte bulunmak gerçek duada olması gerekenler. Yani Dua Allah'a boyun eğerek acziyetini dile getirmektir. Kendi kendine yetmediğinin ifadesidir dua ki Alak suresinde Nadir "İnsan kendi kendini kendi kendine gittiğini zannettiğin zaman azar ver." İnsan Alak suresinde elinden geleni yapmaya gayret ederken Allah'tan yardım istemektir dua. Yani Allah'ın siparişler yağdırmak demek değildir. Elimizden geleni yapmak. "Ya Rabbi, elimden bu kadar geliyor. Bu elimden bu kadar geliyor, gerisi elimden gelmiyor. Elinden gelmeyen için senden yardım istiyorum" demektir dua. Dua budur. Öyle oturup boş beklemek değildir. Zaten yine dersin devamında söyleyeceğiz. Öyle oturup da boş beklenen, bekleyip de edilen duaları Rabbimiz kabul etmeyebilir. Etmez demiyorum, o zaman Allah adına konuşmuş olurum ama etmeyebilir.

Evet, bu Dua Allah'a talimat vermek değildir. Yani hiçbir şey yapmadan "Rabbim bana şunu ver, şunu ve onu yap, bunu yap" gibi Dualar Allah'a talimat vermek gibi olur ki bunlar hakikat ifade eden dualar değildir. Şimdi yanlış çeviriyor bir ayeti daha gelmek istiyorum. Bakara Suresi 45 ayet ki rabbimiz'in hangi duaları kabul edeceğini işaret eden bir ayet bir aslında, fakat yanlış çeviriyor. Ya neden yanlış türlü? Kur'an'daki halat ayetlerini hepsini namaz dediğimiz zaman birçok ayet yanlış anlaşılıyor. Cuma günü salata çağrıldığınız zaman salata çağrıldığınızda diyen Cuma Suresi 9 10. ayetteki Salat namaz değildir, dayanışmadır. Yok cuma suresi 9 10. ayette belirtilen halat dayanışmadır. Çünkü 10. ayette "salat-ı kaza ettiğinizde" der, "salat-ı gerçekleştirdiğinizde" demez, "salâtı ikame ettiğinizde" demez. Kaza edilen, gerçekleştirilen Salat dayanışmadır. Bakara Suresi 45 ve Bakara Suresi 153'de bakalım. Ama oradaki salata dayanışmadır. Bakın, duaların kabul edilmesindeki gerçek hakikat ifade eden duaların kabul edilmesinde üç unsur bildirilir. Burada bir direnmek, mücadele etmek. İki dayanışmak, dayanışma göstermek. Bir sıkıntı, bir zorlukla dayanışma göstermek. Üç de Allah'tan yardım istemek. Köç unsur. Ne diyor Bakara Suresi 45 ve 153. ayetler? "Güçlüklere karşı direnerek ve dayanışma göstererek Allah'tan yardım isteyin. Elbette bu Allah'ın sevgisinden dolayı ülkelerin dışındakilere ağır gelir." Bu Bakara Suresi 45. Şimdi bu da nasıl çeviriyorlar? "Sabır ve namazla yardım isteyin." Ya tabii ki biz namazda oturup dua ederken Allah'tan yardım istiyoruz da. Buz buradaki Salat namaz değil, buradaki Salat dayanışmadır. "Sabır ve namazla yardım isteyin" demiyor. Sabırla, yani direnerek mücadele, sabır dinlenmek, mücadele etmek. Pek sabır ve dayanışmayla, yani direnerek mücadele ederek, bir de birbirimizle dayanışma içerisinde birbirimize yardım ederek, birbirinize destek olarak Allah'tan yardım isteyin diyor Rabbimiz. Bakara 0553. Yani müminlerin zorluklara karşı en büyük gücü sabırdır, salaktır, yani dayanışmadır ve duadır. Ne yazık ki özellikle tasavvuf ekolünün etkisiyle dinlenip mücadele etmek olan sabır kavramı uyuşukluğa razı olmuştu, oturup beklemeye evrilmiş. Destek, dayanışma anlamında ve sanat kavramı sadece namaza indirgenmiş. Haliyle yumruk anlamına gelen cuma bu Ömer hala Tüh sadece namazı hutbe sabitlenmiş. Bu Velhasıl aktif olması gereken Müslümanlar taksitle sharrac Mehdi beklemenin Allah'ın yardımını dilemenin uyuşukluğuyla bugünkü her yönden geri kalan hazin, mazlum, ezilen halklar haline gelmiştir. Neden? İşte sabrı uyuşukluk. Başına bir sıkıntı geldiği zaman otur, bekle. Sağ yani bekle. Allah sana bir sıkıntı verdiyse, Allah seni seviyor, günahları affedecek derdiniz, sıkıntılara eğer razı gelirsen. Halbuki sabır bu değil. Sabır dayanışmak, direnmek, mücadele etmek. Tıpkı Ali İmran suresi 146 ayette olduğu gibi. Bu Araf Suresi 183 ayet e bakalım. "En iyi simler, yani en iyi çelikler Allah'ındır. Ona o isimlerle esmalarla yalvarırım. Allah'ın Esmaları nitelikleri konusunda sınırları aşanları bırakın. Onlar ettiklerin cezasını bulacaklardır." O Allah'ın Esmaları konusunda aşırılığa gidenler, sınırları aşanlar. Örnek verelim. Allah neler her şifa bu tümüyle bana aittir buyurdu Rabbimiz. Ne yaptılar? İnsanlar şefaatçiler ediliyorlar. Vekil olarak Allah yeter diyor Rabbimiz. Vekiller, avukatlar, kendilerini savunacak olanlar, kurtarıcılar edindiler. İnsanlar başka vekiller edindiler. Allah müminlerin velisiyim buyurdu. Allah ile aralarına veliler edindiler, evliya dediler, veli dediler, Allah dostu dediler. Allah yol göstermek bana aittir dedi. Allah'a gidiyor diye kullanın gösterdiği yolları, kitapları yol ve rehber edindiler. Ne oldu burada? Allah'a ait nitelikleri başkalarına isnad ettiler, onları yücelttiler. Allah'ın Esmaları konusunda aşırılığa, yani şirke düştüler. İsra suresi 110 ayette bakalım. "De ki: İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye dua edin. Ben ona hangisinde dua ederseniz edin. Ama unutmayın ki en iyi nitelikler, yani en iyi isimler yalnızca O'na mahsustur." Dua ederken sesini ne aşırı yükseltmede, aşırı kız. İkisi arasında bir yol tut. Bu da dua ederken ki ses tonumuzu bize belirtiyor. İsra suresi 100 onun 110. ayet ki bu ayet hem dua ederken hem de namaz kılarken ki ses tonumuzu da bize ve söyler. Çünkü namaz David duaya karıştır. O tır suresi 23 ve 24 te güzel bir vurgu var ki bugün insanlara baktığımız zaman ne diyorlar? "Ne yarışını yapacağım, öbür gün bunu yapacağım, bir ay sonra tatile gideceğiz." Muhammed kardeşimiz böyle pilav yapıyoruz ama Rabbimiz ne buyuruyor? Kehf Suresi 23 ve 24 te "Hiçbir şey için ben yarın bunu kesinlikle yapacağım deme. Ancak Allah'ın dilemesiyle, Allah izin verirse yapacağım de ve unuttuğun zaman Rabbini al ve Umur ki Rabbim beni en doğru olanı yapmaya yöneltir de." Güzel bir ayet Kehf suresi 23 ve 24 ayet. Özellikle nasıl dua etmemiz gerektiğini vurgulayan ayetlerden. Beni daha Fatih Suresi 10 ayet "Etkim izzet arıyorsa istiyorsa bilirsin ki izle tamamen Allah'a ait güzel temiz sözler ona yükselir." Bakın, Rabbimiz de yükselen sözler, temiz sözler ona yükselir. Yani ettiğimiz dualardaki temiz sözler, Halis isteklerde diyebiliriz. Bu ederken düzgün iş onu yükseltir. Yani biz dua ederken yaptığımız düzgün eylemler onu yükseltir. Rabbimize ettiğimiz dualarda önce yaptığımız düzgün eylemler ve o eylemler karşı karşısında rabbimize ettiğimiz düzgün sözler Allah'a yükselir. Kötülük planı yapanlar için şiddetli bir pazarlık vardır. Kurdukları düzenler boşa gidecektir. Evet, nasıl dua etmemiz gerektiğini işaret eden ve bu dua etmeden önce de dua ederken de ne yapmamız gerektiğini işaret eden ayetlerden biri Fatih suresi 10. ayet. Yani bu ayı duaların kabul şartının samimiyet ve istenen şey uğrunda öncelikle fedakarlık gerçekleştirmek olduğunu ortaya koyar. Yani önce direnmek, mücadele etmek, emek sarf etmek ve daha sonra dayanışma, birbiriyle dayanışma içerisinde olmak bu ve ve daha sonra da o Rabbimizden yardım istemek, dua etmek pek. Evet, bu ayetler ışığında şunları diyebiliriz. Fatır Suresi oyuncu ayetten sonra ama yani bir sıkıntımız olduğu zaman bir ayet okuyup üflemek, yani hocalara giderler, bana bir okul derler ya, sonra hoca okul üstler, okul üfler, boynuna muska atmak, bağlamak, nazar, bereket gibi dua metinleri taşımak, nazardan korunmak için nazar duası, te bereket için bereket duası taşımak veya duvarlara asmak. Bu duaları bâtıldır ve hiçbir faydası yoktur. Yani ben nazara inanmıyorum da cimri insanların şerrinden korunmak için öncelikle Allah'a inanıp güvenmemek ve Allah'a sığınmak gerekir. Ben Allah'a inanıp güveniyorum ve ona sığınıyorum. Kebir alıyorum, icabında yapacağım şeyleri ve almaya çalışıyorum ve Rabbime sığınıyorum. Yani öyle yok nazar duası müzik Barak bu açılmış, ben onlara inanmıyorum. Ben Rabbime sığınıyorum, Rabbimden beni korumasını istiyorum. Felekten Felak ve Nas sureleri özellikle bize bunu öğretir. Yani Rabbimize sığınmamızı öğretir. Bereket için ne yapmamız gerekir? Yani işyerlerine hastalığı ya bereket duaları. Bir iş yerinde bereketin artması istiyorsanız, öncelikle ikimizin hakkını vererek çalışmanız gerekir, gayret etmeniz gerekir. Daha sonra helalinden kazanmanız gerekir ve kazandıktan sonra da da kazandıklarınız da gücünüz yettiğince ve infak etmeniz gerekir. Evet, gücünüz hepinizi fark etmeniz gerekir ki işyerinizde Bereket ancak bu şekilde artar. Öyle bereket duaları asmakla Bereket falan bu artmaz.

Geçen hafta İhlas konusunu istemiştik. İhlas konusunda dini Allah'a Halis kılmak demiştik. Bir de duayı Allah'ın Halis kılmak konusu var. Onu da değilim. Yani dualarımızı nasıl Allah'a Halis kılabiliriz? Yani duayı Allah Halis kılmak demek, duayı bütün sil unsurlarından arındırarak, aradaki bütün aracıları arındırarak sadece Rabbimiz de birebir arada, hiç kimse olmadan Rabbimize dua etmek demektir. Duayı Allah'a Halis kılmak atılmışsa, bütün şirk unsurlarından alınmış, araya konan bütün aracı lardan alınmış, temizlenmiş dua. Duaya Allah Halis kılmak. Mesela Araf Suresi 29 ayetler ki "De ki: Benim rabbim sadece doğru olanı yapılmasını emretmiştir. O halde siz Allah'a sadakatimiz i ıspat için gibisiniz. Her eylemde bütün varlığınızla O'na yönelin ve dini yalnızca O'na has kılarak de dua edin. Başlangıçta siz o yarattığı gibi sonunda da yine ona döneceksiniz." Yani duayı Halis kıl, duayı Allah'a Halis kur. Mümin Suresi 14 ayet "Öyle ise gerçeği yalanlayanlara köyler hoşlanmasa da dini yalnızca kendisine Halis kılarak Allah'a dua edin." Mümin suresi 65 ayet "O diridir, O'ndan başka ilah yoktur. O halde dini yalnızca ona Halis kılarak ona dua edin. Bütün övgüler alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur." Evet, dediğim gibi duayı Allah'a Halis kılmak demek, dua hakkında Kur'an'da belirtilen doğru tasavvurlara sahip olmak, Allah'a inanıp güvenerek onun bize çok yakın olduğunu, duaları siktiğimi ve cevap verdiğini, duaları yalnız onun kabul eder her şeyini. Bu yüzden dua ederken araya aracılar edilmemek gerektiğini, araya koyduğumuz aracıları Allah'ın yanı sıra ilahlar edinmek anlamına geldiğini bilerek ve doğru duayı eylemim izle gerçekleştirerek dua etmek demektir. Duayı Allah'a Halis kılmak. Mesela İbrahim Aleyhisselam'ın duası ile Nebi ve resullerin duasını anlatacağım da nereye 48 ayetteki "Sizden mi Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinizden uzak durup yalnızca Rabbime dua edeceğim." Bakın, onların Allah ile aralarına koydukların hepsini reddediyor ve yalnız "Ya Rabbi ne yakacağım, yalvaracağım." İbrahim Aleyhisselam Rabbine "Rabbim ettiğin duaları sayesinde mu olur ki bat bat olmam ki birazdan geleceğim." Bu duayı babası için o edeceğini vurgu yapar Meryem 47 ile birlikte okunduğunda ki bu konuyu birazdan isteyeceğim. Evet, yani duada araya konulan bütün ilahlaştırılması varlıkları reddederek yalnızca Allah'tan istemek duayı Allah'a Halis kılmak. Rabbimiz Muhammed Aleyhisselam buyurdu ki "Yani onlara ona dedi ki: Allah, Allah ile arana koyup sana fayda da zarar da vermeyecek olanlara yalvarma." Yani Allah, hadi ara ara ya koyduğun şeyler ki nebimiz Allah ile arasında kimse koymamıştır zaten de burada bir mesaj var. "Allah ile arena koyup sana fayda da zarar da vermeyecek olanlara yalvarma, dua etme. Böyle yaparsan yanlış yapanlardan olursun, yani zalimlerden olursun." Muhammed Resulüne cevap veriyor bu ve "Ben yalnızca Rabbime dua ederim, hiçbir şey ona ortak koşmam." Az önceki Yunus Suresi 106. "Sevgiyle Muhammed Resulün cevabı olan: Ben yalnız Rabbime dua ederim, dua da hiçbir şeyi O'na ortak koşmam." Cin suresi 20 ayet "Kullukta Allah'tan başkasının adını anılması, yani Allah ile kulluğumuz da bu ibadetlerimiz olur, lütfen ibadetlerimiz olur, yani hayatımızın tamamını Allah oh bile olan iletişimimiz de dualarda dahil başkalarını araya koymak, başkasından destek ve yardım istemek kesinlikle şirktir. Kendisinden bir şeyi istenilen kimse ve bir Muhammed de olsa dersin başında dediğim gibi bu Allah'ın yanı sıra başkasına çağrıda bulunmak olur ki bu dediğim gibi açıkça Allah'a şirk koşmaktır. Bugün toplumda özellikle şefaat Ya Resulallah inancı, yani Muhammed Aleyhisselam lan şefaat beklentisi bu şirkin en tipik örneğidir. İsim daha da feci yönü şefaat Resul şef bu gece umuduyla sünnet namazlar ikame edilmesidir ki özellikle önceleri mesela sünnet namazı kılmazsan Muhammed Aleyhisselam sana Sefa etmez inancıyla Sünnet namazları kılan insanlar var. Bu siltir büyük bir namaz sadece Allah için kılınır. Bir namaz ya farzdır ya nafiledir. Sünnet diye bir namaz yoktur. Muhammed Aleyhisselam İsrail 79a bakarsanız "Nafile olarak kılmıştır." Farz haricindeki namazları biz de onu örnek alıyorsak ve kalacaksak hazzın dışında kıldığımız bütün namazlar gece namazı olur, Şükür namazı olur, bayram namazı olur, hepsi Nafile namazdır. Farz namazı haricindeki bütün namazlar Nafile namazlardır. Brevet falancanın hürmetine dua mı kabul ettiği dua etmek dahi duanın ihlası mı? Evet, bu da bir nevi duayı aracı edilmektir. Aynı zamanda Allah'ın Merhametine de güvenmektir. Allah'ın Merhametine güvenen dua hakkında doğru tasavvuruna sahip olan hatırlı olsa hatırlı da olsa araya aracı koymaz. Çünkü kul kullukta Allah ile arasına kimseyi koyma malıdır, hiç kimseyi koymalıdır. Yani "Ya Rabbi, Muhammed Aleyhisselam senin seçtiğinde bir resuldür, onun hatırına duanı kabul et" demek Muhammed Aleyhisselam'ı araya koymaktır. Allah'ın Merhametine güvenmektir. Bir insan Allah'ın Merhametine güvenen bir insan ve rabbimiz'in "Dualarınızda mı aranızda aracı koymayın" emrine dururken Allah ile arasına aracı koymaz. Maze.

Evet, müşriklerin dualarına örnek vardır Kur'an'da da. Mesela Ankebut suresi 65 inci ayet "Bu gemiye bindikleri zaman dini yalnızca O'na Has kılarak dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman hemen sil koşarlar." Yani başımız, insanın başı bir dara düştüğü zaman ne yapar? İnsanların çoğu duayı Allah Halis kılarak Allah'tan yardım ister. Fakat rahata kavuşunca yeniden Allah'a ortak koşmaya başlar. Bu özellikle müşriklerin özelliklerindendir. Lokman Suresi 32 ayette baktığımız zaman yine benzer vurgu var. "Karanlık Gölgeler ver dalgalar Karanlık Gölgeler gibi onları sardığı zaman, yani gemideyken dini yalnızca O'na Has kılarak Allah'a yalvarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtardıktan zaman onlardan bir kısmı orta bir yol tutar ve bizim âyetlerimizi ancak tam hain ve nankör olanlardan başkası bile bile inkâr etmez veya ilgisiz kalmaz." Ne yapıyorlar? Ve yine karaya Çıktıkları zaman Allah'a ortak koşuyorlar. Bir ne yapıyorlar? Allah'ı unutuyorlar. İsra 67 de benzer vurgu var. "Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman ondan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür." Benzeri ayetler Yunus 22-23, en 63-64. Yani izlediğim bir videoyu anlatmak istiyorum. Bir video izlemiştim yaklaşık bir yıl önce de uçak sarsılıyor, türbülansa yakalanıyor uçakla yolcular korkuyor, panik diyor. "Allah'ım ne olur bizi kurtar, Allah'ım ne olur bizi kurtar" diyor. Bu uçak pisti indiği zaman söylenen şu: "Helal olsun Kaptan, helal olsun Kaptan." Yani uçak sarsılırken Allah'ın bizi kurtardık duayı Allah'a emanet kılıyorsunuz. Fakat uçak pisti indiği zaman ne yaptınız? "Helal olsun Kaptan" dediğiniz ne yaptınız? Yine Allah'a ortak koştuğunuz, rabbinizi unuttunuz. İşte bu mevzuda o gün gemiydi, bugün uçak veya herhangi bir başka mevzu. Başımızda düştü, ince düştüğü zaman Allah'a duaları Halis kılıyoruz. Fakat Allah başımızdan sıkıntıya girdiği zaman rabbimizi unutuyoruz. Önemli bir vurgu daha şu. Şu dua ederken Allah ile dua ederken en Allah ile aramızda koyduğumuz aracılar, daha ederken Allah ile aramıza koyduğumuz aracıları ilah edinmiş oluyoruz. Mesela Furkan suresi 3. ayete bakalım. "Onun aralarına koyup kendileri yaratılmakta olup hiçbir şey yaratamayan, ayrıca kendilerine zarar ve yarar da sağlama imkânına sahip olmayan, ölümü hayata ve ölüleri diriltmeye hiçbir güçleri yetmeyen çeşitli varlıkları ilahlar edindiler." Yani kendileri yaratılmış, fakat yaratmaya hiçbir güçleri olmayan, hiçbir şey yaratamayan varlıkları Allah ile aralarına koyup onlardan yardım isteyip onları ilahlaştıran, ilah edindiler. Mümin suresi 117 ayette bakalım. "Her kim hakkında hiçbir kanıt, delil, belge olmadan Allah ile birlikte bakın Allah ile birlikte diyor, başka bir ilah Tan istekte bulunursa, bilsin ki onun hesabı yalnızca Rabbine aittir. Kuşku yok ki gerçeği yalanlayanlara nankörler ve kurtuluşa eremezler." Yani Rabbimiz onlara kafir diyor. Şuara Suresi 113 ayette de benzer vurgu var. "O halde Allah ile birlikte başka bir ilah çağırma, yoksa azap edilenlerden olursun." Bakın, Allah ile araya koyup çağrılan varlıkları ilahlaştırma iş oluyoruz. Ara 213. Kasas Suresi 88 ayette de benzer vurgular. "Allah ile birlikte başka bir ilah Tan istekte bulunma. Ondan başka ilah yoktur. Ondan başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz." Evet, demin Suresi 62 ayet. "Yoksa darda kalanın çağrısına karşılık veren, kötülüğü gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri yapan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah? Öyle mi? Ne kadar da az Bilgilerinizi kullanıyorsunuz, ders alıyorsunuz. Size verilenler yaptığınızda tutuyorsunuz. Ne kadar da az." Evet, yani dua ederken Allah ile aramızda koyduğumuz aracıları ilahlaştırma iş ve Allah'a ortak koşmuş oluyoruz. Furkan suresi 68 ayet "Onlar, yani Rahman'ın kulları, Allah ile birlikte başka bir ilah hayal varmazlar. Allah ile birlikte başka bir İlaha dua etmezler. Allah'ın haram kıldığı canı geçerli bir neden olmadıkça öldürmezler, zina yapmazlar. Kim bunları yaparsa dün Aha batmış olur." Evet, bu var. Yani Allah ile aramızda aracılar edilmek, dualarımızda dualarımızı Allah'a Halis kılmak. Bak, araya koyduğumuz varlıklar ilahlaştırmak demektir ki Allah katında büyük bir kuştur. Allah bu yalnız kendisine Has kurmamızı buyurmuştur. Allah'a has olan bir şeyi başkasına isnad etmek onu ilahlaştırmaktır. Özellikle yanlış anlaşılan Bir ayetten örnek vermek istiyorum. Furkan suresi 77 ayet. O ayet şöyle çevrilir: "Dualarınız olmasa bin size ne yapsın?" Yani siz bana dua etmeseniz Rabbim sizi ne yapsın? Yani sanki biz Allah'a dua ettiğimiz zaman değerli oluyor muşuz gibi abi. Elbette bizi rabbimiz'in dualarımızı Rabbimize Has kılarsak, elbette ki diğerini olursa. Bu ayet onu söylemiyor. Bu ayetin söylediği: "Bakın, eğer böyle çevirirsek, yani mi dualarınız olmasa Rabbim Rabbim sizi ne yapsın diye çevirirsiniz. Devamıyla çelişki oluşturur. Çünkü devamı kâfirlerden bahsediyor. Oysaki siz ya anladınız, bunun karşılığını yakında göreceksiniz." Yani burada muhatap doğru duadan bahsetmiyor. Kafirlerin duasından bahsediyor. Yani Allah ile araya konan aracılar komuta edilen dualar dan bahsediyor. Furkan suresi 77. Yani "Duanız olmasa rabbiniz sizi ne yapsın" diye çeviremezsiniz. Bu ancak doğru çeviri budur şudur: "Başkalarına, yani Allah ile aralarını aranıza aracılar koyup başkalarına yalvarmamız olmasa, Rabbim sizi ne yapsın? Yani size rabbiniz ne diye azap etsin?" Devamını yapıyor ve sildiğimiz zaman uyum sağlıyor. Oysaki siz ya anladınız, yani mi duada bana Allah'a bu konuştuğumuz ve bunun karşılığını yakında göreceksiniz. Evet, bugünkü toplumda özellikle en büyük yanlışlardan biri türbeleri, türbeleri aracı etmek, Allah ile arasına, yani türbeleri Allah ile arasını aracı edilmekte, ölüleri aracı etmek. Bak, ölülerden yardım istemek. Bugün "Selam olsun yetiş ya Ali demek, selam olsun Muhammed Aleyhisselam yetiş ya Muhammed demek veya yetiş ya geylani demek, yetiş yağ falanca demek." Ölüleri çağırmak veya türbelere gidip ölülerden yardım istemek. Hakka suresi dört köşe bakalım. "De ki: Ki Allah'ın yanı sıra, yani Allah ile aranıza koyup yakaladıklarınıza bir bakın. Onların yeryüzünde yarattıkları bir şey varsa bana gösterin. Yoksa onların göklerde bir ortakları mı var?" Yani onların Allah'la bir ortaklıkları var. Eğer ne söylüyorsanız bana daha önce gelmiş bir kitap ya da bilgi Kırıntısı, bir eser getirin. Muhammed aleyhisselâma de onlara böyle de diyor Allah'ın yanı sıra, yani Allah ile aranıza koyup kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek ve edilen dualardan haberi olmayan a yönelen kimseden daha sapı kim olabilir? Yani bugün az önce bahsettiğim ölülerden lazım isteyenler, ödülleri çağıranlar, türbeleri Allah ile arasına koyup da türbelerde dua edenleri Rabbimiz bunlardan daha sapı kim olabilir buyuruyor. Yine benzer bulgu Araf suresi 194 195 ayet. "Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarını sizin gibi kullardır dediklerini işinize yatıyorsa onlara seslenir, size cevap versinler. Cevap verebilirler mi? Ayırt. Çünkü onlar bizi işitmezler." Fatih suresi 22 ayet "Ne dersen ölülere işittiremezsin. Onlar o mezar ki evet ayaklarımı var ki yürüsünler, ellerimi var ki tutsunlar, gözlerini var ki görsünler, kulaklarımız var ki dinlesinler de ki: Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun ve hiç bana göz açtırmayın." Evet, bu arada aynı zamanda Mekke müşriklerinin Allah ile arasına koyduğu yujin leri, yani lat, menat, uzza, birazdan değineceğim o konuya, meleklerin dinleri aralarına koyup onların heykellerini kutladığını yapmalarına da vurgu yapıyor. Yani o putlar neydi? Lat, menat, uzza Mekke müşriklerinin Allah ile aralarına koydukları Cinler dibi. Cinleri Mekke müşrikleri Allah ile aralarına koymuşlardı ki birazdan değineceğim. Arap 197 "Ali Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız size yardım etmek şöyle dursun, üzerine daha Yardım edemezler." Nas suresi 20 21 22 ayetleri bakalım. "Allah yararınıza koyup yalvardılar hiçbir şey, yani aralarına koyup yalvardıkları hiçbir şey onlar hiçbir şey yaratamaz. Onlar kendileri yaratılmışlardır ve yayın veya yaratılmaktadır, yaratılmaktadır." Dakika sık şudur: Mekke müşrikleri kutladı, kendileri yapıyorlar ya. Evet, Allah ile aralarına koydukları Cinler dir. Bunlar bize Allah'a yaklaştırır, bunlar bize şefaat edecek. Sümer 3, Yunus 18 dedikleri o putlar kendilerini hem onları siz yaratıyorsunuz hem de onlardan yardım istiyorsunuz. Buna vurgu yapıyor. Daha Suresi 20 ayet "Ölüler dirileri bir değildir. Değil ne zaman dil sileceklerini dahi bilmezler. Ölüler, yani yardım istediğimiz ölüler ne zaman diriltilecekleri dahi bilmezler. İlahınız bir silahtır." Bakın, avea koyduğunuz aracılar ilahlaştırma oluyorsunuz. İlahınız tek bir ilahtır. Ahirete doğru tasavvurları inanmayanlar, yani ahiret hakkında yanlış tasavvurlara sahip olanlar, ahireti kendi diledikleri sekli boyalar, ya onların kalpleri inkârcı dır, kendileri de kirlenen kişilerdir. Gidersin başında demiştim, Rabbimize.

Kibirli olmak, yani ona dua ederken şirk koşmak, ortak koşmak. Peki, bu çağırdıklarımız var ya, türbelerden medet umuyoruz, ölüleri çağırıyoruz. Bu çağırdıklarımız hesap günü ne olacak? Hesap günü de bunun bir karşılığı var. Mesela, Fatiha Suresi 14. ayete bakalım: "Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler." Yani, ölülerden yardım istiyorlar ya, türbelerden veya "Yetiş ey kulum, yetiş ya Muhammed" veya başka başka ünlülerden Allah ile araya koyup dua ediyorlar ya, "Ben ona kararınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler." Kıyamet günü kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana her şeyden haberdar olan, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez. Yani, hesap günü onları araya koyup da "Rabbimiz, ortak koşmamız reddederler."

Örnek verelim. Mesela, biz Muhammed aleyhisselamı "Yetiş ya Muhammed" diye, şefaatine binerek Allah ile aramıza koyduk. Hesap günü ne olacak? Sevgili Muhammed aleyhisselam, kendisine ortak koşulmasını reddedecek. "Ben seni tenzih ediyorum" diyecek. Yani, Rabbim, Muhammed aleyhisselam'ın bu konuda bir bilgisi olmadığını, hesap günü bunu reddedeceğini söylüyor. Muhammed aleyhisselam bir örnek. Ölülerden yardım istemekten bahsediyor.

Nas Suresi 86. ayete bakalım: "Ortak koşanlar, ortak koştuklarını gördüğünde, 'Rabbimiz! İşte bunlar, bizim aramızda olup istekte bulunduğumuz, yalvardığımız ortaklarımız!' diyecekler. Ortak koşulanlar da, 'Siz kesinlikle yalan söyleyenlersiniz!' diyerek onları reddedecekler."

Yine Fatiha Suresi 14. ayetle birlikte benzeyen bir ayet. Yani, bugün türbelerden medet bekleyenler, "Yetiş Geylani, Ali, Muhammed, Şeyh, Gavs, Kutup" vesaire diyenler, hesap günü büyük hayal kırıklığına uğrayacaklar. Özellikle kendisine yardım istendiğinde habersiz ölüler, hesap günü Allah'a ortak koşmalarını da reddedecekler.

Evet, yani bugün insanlar türbelerden yardım istiyor. "Bu Allah dostu" diyerek yücelttikleri, kimisi işlerinde Allah'ın veli kulları da olabilir, kimisi olmayadabilir. Bunu Allah karar verir. Kimin Allah dostu olduğunu Allah karar verecektir. Ve hesap günü onlar, "Ya dualarımızı aracı edinmemizi ve dönecekler" ya da "Ben onların şirkini reddediyorum" diyecektir. Yani, türbelerden medet ummamalıyız. Dualarımız Allah'a halis kılmalıyız.

Hac Suresi son iki ayet: "Allah ile araya, kendisine zarar veremeyecek veya bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. Kişi işte bu, derin bir sapıklıktır."

Peki, Hac Suresi'nden madem, 12. ayet, 62. ayete bakalım: "İşte Allah hakikatin ta kendisidir. Yani Allah hakikati söyler. Onunla aralarına koyup yardıma çağırdıkları ise bâtıldır." Evet, bâtıldır. Allah yücedir ve büyüktür.

Hac Suresi 62. yani benzeyen ayetler Lokman 30, Mümin Suresi 20. ayette bu ayete benzer. "Onlar, Allah'tan başka çağırdıkları, oysa onlar sizden bir sıkıntı yok etme veya onu değiştirmeye güç getiremezler." Yani, Allah ile aranızda çağırdıklarınız, aracı bildikleriniz.

Özellikle Hac Suresi 73. ayet bu önemli vurgudur. "İnsanlar, verilen örneği dikkatlice dinleyin. Bakın, verilen örneği dikkatlice dinleyin. Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de, kendisinden istenen de ne kadar acizdir. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet günü kendilerine yapıştırdığınız şirki reddederler."

Evet, Fatır Suresi ile birlikte okuduğumuz zaman, yine Fatiha Suresi 14. ayet. Yani, o Allah ile aranızda aracı koyduğunuz, dualarda aracı edindiklerini ne yapar? Yani, onlar bir sinek bile yaratamazlar. Zaten ölü durumdalar ve hesap günü de onlar sizin onlara şirk koşmanızı reddederler. Evet, yani Allah ile aramıza koyduğumuz aracılara, Rabbimiz, "Onlar bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey koparsa, bunu bile engelleyemezler" bu vurgusuyla yine duayı sadece kendisine has kılmamızı buyurmaktadır.

Fatiha Suresi 40. ayete bakalım: "De ki: Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz ortak koştuklarınızdan hiç baktınız mı? Gösterin bana yeryüzünde neyi yaratmışlar? Ya da onlar için göklerde bir ortaklık mı var? Ya da onlara bir kitap verdik de ondan bir bir yine üzere midirler? Yani ellerinde bir delil mi var? Hayır, zalimlerin birbirine verdikleri sözler aldatmacadan başka bir şey değildir."

Yani, ne derler? Mesela bugün toplumda, "Falanca ya, falanca hocaya git, okusun geçer, muska yazsın, boynuna as, onu hiç çıkarma, geçer. Sınavdan önce türbeye git, dua et, sınavın iyi geçsin. Bizim şehri düşün, resmini önüne getir, duanı onunla aramda aracı yap, sıkıntını ona gönder, rabıta yap, sıkıntını gidersin" gibi.

Şirk kusurlarını içine biliyor musunuz? Bugün bazı mezarlıkların girişinde aynen şu yazıyor: "Sevgilin hepimiz buyurmuş." Bu ya! Bir de bunu hadis diye, "Birinizin evimize iftira atıyorlar. Ne diyor? Başınızda düşünce kabul edin de yardım isteyin." Bugün Türkiye'deki, özellikle İstanbul'daki meşhur mezarlıkların, özellikle ikisinin girişinde yazar bu. Bu facia bir durumdur.

Evet, Kur'an'dan habersiz toplumu şeytanlar aldatmakta ve Allah'ın yolundan saptırmaktadır. Kur'an'a dönmediği sürece düzelmeyecek ve akıbetinde son pişmanlık da fayda vermeyecektir.

Zümer Suresi 38. ayet: "Onlara gökleri ve yeri kim yarattı diye sorsan, elbette 'Allah' derler." Yani, Mekke müşrikleri Allah'a inanıyor. Evet, bunu belirten ayetlerden biridir. "Elbette Allah derler." De ki: "O halde Allah ile aranıza koyduğunuz ilahlar, eğer Allah bana bir sıkıntı vermek istese, o sıkıntı engel olabilirler mi? Veya Allah bana bir rahmet bir ise, buna engel olabilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter. De ki: Sığınırım, güvenmek isteyenler yalnızca ona sığınıp güvensinler." Yani, yalnız Allah'a tevekkül etsinler, dualarını yalnız Allah'a has kılsınlar, yalnız Allah'a kırılsınlar. Allah ile aralarına aracı edinmesinler. "Allah bana yeter" desinler. Dualarında Allah ile arasına bir şey koyanlar, Allah'la yetinmeyenlerdir. "Allah bana yeter" demeyenlerdir. Ama onlara sorsanız, "Allah bana yeter" derler. Onların "Allah bana yeter" demesi sadece boş laftan ibaret. İşte bu tip çağrılar şeytana yapılan çağrılardır.

Nisa Suresi 110-117. ayet: "Şeytanı çağırmaktır aslında. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları varlıklar, onlar mesela Mekke müşrikleri cinleri çağırıyorlardı. Allah ile aralarına onları şefaat ediyorlardı. Onlar, 'Biz Allah'a yaklaştırır' diyorlardı. Onların çağırdığı aslında şeytandır diyor Rabbimiz." Nisa 117'de.

Evet, Necm Suresi, Mekke müşrikleri çağırmış, Mekke müşriklerinin cinleri Allah ile aralarına koyup çağırdıklarını söylüyordu. Evet, bu Necm Suresi 27. ayette bakarsanız, "Allah ile aralarına koy, bunlar bizi Allah'a yaklaştırıyor" diyordu. Zümer Suresi 3. ayetteki vurgu, "Bunlar bizim şefaatçilerimizdir" diyorlardı. Yunus Suresi 18. ayet, putunu yapıp bir takım isimler verip kutladıkları varlıklardı o putlar, yani cinleri kutluyorlardı. Onlara bir takım isimler veriyorlardı ve onlara kulluk ediyorlar. Özellikle Casiye Suresi 20 ve 28. ayetler arasında okursanız, Mekke müşriklerinin orada kastedilen Lat, Menat, Uzza putlarının ne olduğunu çok iyi anlarsınız. Allah ile arasına koyup aracılar koyup dua etmek sadece zamana uymaktır. Yunus Suresi 66. ayet buna vurgu yapar. Necim 28 buna vurgu yapar. İsra 56. ayet buna vurgu yapar.

Mesela Araf Suresi 189. ayetleri okuyalım. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyenler ve bunun için dua edenler önemli bir mesaj var burada. "O sizi tek bir nefisten yarattı. Yani tek bir canlı hücreden yarattı ve kendisiyle sükûnet bulsun diye ondan eşini yarattı. Eşiyle hafif bir yüklendi, yani esirgeme kaldı. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: 'Eğer bize salih bir evlat verirsen, elbette sana şükredenlerden olacağız.' Fakat onlara salih bir evlat verilince, kendileriyle kendilerine verilen leoni ortak koşmaya başladılar. Allah onların ortak koştukları şeylerden yücedir."

Özellikle İsra Suresi 11. ayette yine benzer, insanın şu karşı nankör olduğuna vurgu yapar. Ne dersin maçlarında da söylediğimiz gibi, başı dara düştüğünde Allah'a ortak koşmasına vurgu yapan Rum Suresi 33, Zümer Suresi 8 ve 49. ayetler, özellikle Fussilet Suresi 51. ayetler, bir insanın Rabbine ortak koşmadan nasıl bir nankörlük içerisinde olduğunu.

Mesela Allah'ın mescitlerini, Allah'tan başkasına seslenmek. Cin Suresi 18. ayet: "Ve mescitler Allah içindir. O halde Allah'ın yanı sıra başka bir kimseyi çağrıda bulunmayın." Camilerden, yani mescitler Allah'tan başkasına çağırmayın. Peki, bugün mescitler ve Allah'tan başkası çağırıyor mu, çağırmıyor mu bakalım. Okunan selamet mi? Allah'tan başkasına bir çağrıdır. Baştan sona şirktir, Allah'a iftiradır. Baştan sona Muhammed aleyhisselam övünüp Allah'a ait nitelikleri isnat etmekte ve sevgili Muhammed aleyhisselam ilahlaştırılmaktadır. Sonunda ise "Bütün övgüler Allah'a mahsustur" diye bitirmektedir. Yani, selanın sonuna kadar "Allah yok, Allah ait nitelikte Muhammed aleyhisselam'a isnat ediliyor." Fakat sonunda ne diyor? "Bütün övgüler Allah'a mahsustur." Elhamdülillahi Rabbil alemin. Baştan sona normal bu adam ücret siliyor, sonunda da "Bütün övgüler Allah'a mahsustur" diyor ki bu Rabbimizle alay etmektir.

Peki, bu okunan selalar ne zaman icat edilmiş? Sevgili Nebi'mizin vefatından yaklaşık 500 küsür yıl sonra. Ne zaman? Hicri 700, Miladi 1300 yılında Memlük Sultanı, o kız Muhammed bin Kalavun'un iradesiyle Cuma ezanından önce bu ve 791 yılında yani Hicri 791, Miladi 1389 yılında yine Memlük Sultanı Salih Bin Eşref adında o zaman ki Sultan, artık kimse ezan dışında bütün ezanların ardından, akşam ezanı dışında bütün ezanların ardından bu selaları okutmuştur. Yani, selalar Memlükler zamanında okunmaya başlanmıştır. Bugün bir çok İslam ülkesi, kendisinin Müslüman olduğunu iddia eden toplumlarda, "Seda" okunmaktadır.

Camiilerde "Şefaat ya Resulallah" mahyaları açılmaktadır. Bu da mescitlerden, Cin Suresi 18. ayetle çelişmektedir. "Şefaat ya Resulallah" demek, mescitte de Allah'tan başkalarını çağırmaktır, Allah'a ortak koşmaktır. Camilerde Allah ile Muhammed isimleri yan yana yazılmaktadır. Bunun yanına sabah namaza kalkarken özellikle "Salli ala Resulina Muhammed" diye kalkılması, "Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina ve nebiyyina Muhammed" diyerek namazda kalkışa komut verilmesi Allah'a ortak koşmaktır. İnsanlara şunu sorun: "Muhammed aleyhisselam'la namazın ne alakası var? Neden namaza kalkarken Muhammed aleyhisselamı çağırıyorsun?" Bu düpedüz Allah'a ortak koşmak ve mescitlerde Allah'tan başkalarına çağrı yapmaktır, Allah'a ortak koşmaktır.

Evet, gelelim Nebi resullerin örnekliğinde dua dersinin son kısmına geliyorum. Yine uzattım dersimi, farkındayım. Şimdi nebi resullerin örnekliğinde dualara bakalım. Şirk unsurlarını anlattık. Duaya, duayı Allah'a halis kılın. Ne yaptık? Bir de hani Ahzab 21'de "Resul sizin için örnektir" diyor ya, veya Mümtehine 4 ve 6. ayetlerde "İbrahim'le ona uyanlar da sizin için örneklik vardır" diyor ya, bu örneklik ne diyor? "Diyorlarsa Kur'an resmi sizin için örnek gir." Bu örnek nerede? Hadislerde, sünnet? Hayır, bu örnek yine Allah kitabındadır. Allah'ın kitabındadır. Bir örnektir. Nasıl mı? Size şimdi bir sürü ve sorun veya resullerin örneklerini göstereceğim. Bakın bakalım.

Ahzab 21: "Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir."

Mümtehine 4 ve 6: "Andolsun ki, İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebediyen düşmanlık ve nefret vardır.' Ancak İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için mağfiret dileyeceğim, ama Allah'tan sana hiçbir şey engelleyemem.' sözü bundan başka idi. Ve onunla beraber olanlar da kavimlerine şöyle demişlerdi: 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a iman edince