📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Ders 1.3. Kriz Dönemlerindeki Etkisi

RESAID6:47

Transcription

[Müzik] Kriz dönemleri toplumsal belirsizliklerin, korkuların ve bilgi ihtiyacının en yoğun yaşandığı zamanlar. Eee, bu ortamlar bilgi düzensizliklerinin etkilerini artırır ve toplumları daha savunmasız hale getirir. Pandemiler, savaşlar, doğal afetler ve seçim dönemleri gibi kriz anlarında yanlış bilgi, dezenformasyon, eee, ve yabancı bilgi müdahalesi, e, yani İngilizce baş harfleriyle kısaca Fimi çok daha kolay yayılır ve daha yıkıcı sonuçlar doğurur.

Eee, kriz anlarında insanlar hızla bilgi edinmek ister. Resmi bilgi kaynakları yetersiz kaldığında ya da güvenilmez görüldüğünde alternatif bilgi kaynaklarına yönelirler. E bu boşluk yanlış bilginin hızla yayılmasına zemin hazırlar. Covid-19 pandemisi sırasında resmi kurumların yanıt vermekte yavaş kalmaları sebebiyle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış bilgilerin büyük bir etki yaratması da eee tam da bu durumun örneği aslında.

Eee, kaygı, korku ve panik gibi duygular bireyleri manipülatif içeriklere daha açık hale getirir. Özellikle krizlerin ilk anlarında duygusal tepkiler eleştirel düşünme süreçlerinin önüne geçer. Eee, örneğin 2023 Kahramanmaraş depremlerinde sosyal medyada yayılan sahte yardım kampanyaları, eee, paniği artırarak kaynakların yanlış yönlendirilmesine yol açmıştı.

E kriz dönemlerinde doğrulama süreçleri yavaşlayabilir veya etkisizleşebilir. Gazeteciler doğrulama ağları ve bağımsız medya kaynakları baskı altında olabilir ya da bilgi erişiminde zorlanabilir. Eee bu durum yanlış bilgilerin hızla yayılmasına sebep olur.

Eee, yanlış bilgi ve komplo teorileri kamu düzenini bozabilir. Örneğin sahte deprem haberleri veya tsunami uyarıları insanların kitlesel hareketlerde ve panik içinde davranmalarına neden olabilir. eee pandemilerde yayılan yanlış bilgiler, aşı karşıtlığı, sahte tedavi önerileri ve bilimsel verilerin çarpıtılması gibi olgularla eee halk sağlığı tehlikeye atılabilir. Eee, örneğin Covid-19 döneminde yanlış bilgi yüzünden e aşı yaptırmayan ya da yanlış tedavi yöntemlerine başvuran birçok insanın sağlığı e riske girmişti hatırlarsanız.

E kriz anlarında yapılan seçimlerde dezenformasyon seçim sonuçlarının meşruiyetini sorgulatabilir. eee seçim sürecinde yayılan manipülatif içerikler seçmen davranışını etkiler ve kamuoyunun seçim sonuçlarına olan güvenini zedeler. Örneğin 2020 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinde sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler seçim sürecine yönelik ciddi şüpheler yarattı ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdi.

Fimi aktörleri krizleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanır. Dış aktörler, hükümetlere duyulan güveni zayıflatmak, toplumsal kutuplaşmayı artırmak ve dış politikalarını meşrulaştırmak için dezenformasyon kampanyaları düzenler. Eee, örnek vermek gerekirse 2016 Amerika Birleşik Devletleri seçimlerinde Rusya merkezli dezenformasyon kampanyalarının seçim sonuçlarını etkilemeye yönelik olduğu tespit edildi.

Türkiye'de pandemi, seçimler, doğal afetler gibi kriz dönemlerinde eee bilgi düzensizlikleri sık sık karşımıza çıktı. E şimdi bunlardan dört örnek üzerinden gidelim.

İlk olarak Covid-19 pandemisi salgın sırasında yanlış bilgi ciddi bir sorun haline geldi. Sosyal medyada özellikle WhatsApp gruplarında ve Twitter'da bilimsel temeli olmayan iddialar hızla yayıldı. Aşılar çip içeriyor ya da virüs laboratuvarda üretildi gibi komplo teorileri geniş kitlelere ulaştı ve aşıya olan güveni zayıflattı. Sağlık Bakanlığı'nın açıklamaları zaman zaman geç geldi veya yeterince detaylı bulunmadı. Bu durum insanların alternatif ve çoğu zaman da güvenilir olmayan kaynaklara yönelmesine yol açtı. E sahte tedavi yöntemleri ve bilim dışı öneriler çokça paylaşıldı. Sonuç olarak panik ve güvensizlik daha da arttı.

İkinci örnek 2021 yazında yaşanan büyük orman yangınları. Yangınlar günlerce sürerken müdahale kapasitesine dair pek çok tartışma oldu. Sosyal medyada yayılan Help Turkey kampanyası bilgi düzensizliklerinin nasıl büyüyebileceğini bize gösterdi. Kampanyaya destek verenler devletin müdahalede yetersiz kaldığını savundu. Buna karşılık bazı resmi açıklamalar bu kampanyaların dış müdahale amacını taşıdığı yönünde yorumlandı. Bu süreçte hem sahadan gelen bilgiler hem de devlet kaynaklı açıklamalar arasında çelişkiler olması bilgiye olan güveni zayıflattı.

3üncü örnek 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri. Depremin hemen ardından özellikle ilk günlerde ciddi bir bilgi boşluğu oluştu. Enkaz altındaki kişilere ve yardım çağrılarına dair paylaşımların hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu anlaşılamadı. Sahadan gelen bilgilerle resmi açıklamalar arasında zaman farklar vardı. Sosyal medya bir yandan yardım çağrılarının duyulmasını sağladı ama aynı zamanda yanlış bilgilere ve paniğe de yol açtı. Hatta bazı bölgelerde yardımların gecikmesinin yanlış yönlendirmelerden kaynaklandığı iddia edildi.

Eee son örnekse 2023 genel seçimler. Seçim öncesinde ve seçim gecesi bilgi düzensizlikleri daha da görünür hale geldi. Sosyal medyada sahte videolar, manipülatif görseller ve yanlış haberler yayıldı. Eee, Kemal Kılıçdaroğlu'nun hedef alındığı ve Rusya destekli aktörlerin devrede olduğu iddiaları gündeme geldi. Muharrem İnce'ye ait olduğu öne sürülen sahte videolar İnce'nin adaylıktan çekilmesine sebep oldu. Bu olay seçim sürecinde bilginin nasıl bir silah haline gelebildiğinin açık bir örneği olarak görülebilir.

Kriz dönemlerinde komplo teorileri kamuoyunu yönlendirmek ve mevcut gerilimleri artırmak amacıyla sıkça kullanılan bir araç haline geldi. Bu tür yanlış bilgiler toplumda kutuplaşmayı derinleştirebilirken karar alma süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Eee kriz dönemlerinde sıkça yayılan yanlış bilgilerden biri de günah keçisi olarak göçmenlere hedef alan asılsız suçlamalar. Suriyeli ve Ukraynalı mültecilere yönelik ayrıcalıklı muamele görüyorlar. Ekonomik kriz onlar yüzünden derinleşti. e veya suç oranları arttı gibi iddialar halk arasında öfke ve nefret söylemini körüklerken toplumsal gerilimin de artmasına yol açabiliyor. Mültecilere yönelik saldırılar ve nefret suçlarının artmasına zemin hazırlayabiliyor.

Kriz dönemlerinde sıkça kullanılan bir diğer söylemse dış güçlerin Türkiye'ye yönelik müdahalede bulunduğu yönündeki iddialar. Türkiye'ye karşı ekonomik savaş yürütülüyor. Dış mihraklar seçimlere müdahale ediyor, darbe hazırlığı yapılıyor gibi söylemler kamuoyu algısını çarpıtabilir. Bu tür söylemler demokratik süreçlerin işleyişini zayıflatabilir. [Müzik]