📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Fotoğraf Makinesi Görüntüyü Nasıl Fotoğrafa Dönüştürüyor ? | 2 Dakika Bilim

Mehmet Emin NARÇİN3:54

Transcription

Ama bazı şeyleri açık veya belirgin olarak görmeye çok alışırız. Çünkü bir şeyin nasıl veya neden o şekilde olduğunu anladığımız konusunda kendi kendimizi kandırmayı başarabilirsek, merakımızı da dizginlenmiş oluruz. Halbuki bilimin temel varsayımlarından birisi, evrende hiçbir şeyin açık ve belirgin olmadığı yönündedir. Bir fotoğraf makinelerinin günümüzde binbir çeşidi var desek yalan olmaz. İşte bu makinelerin elektronik parçalarını çıkardığımız zaman geriye kalan, ışık geçirmez bir kutudur. Fotoğraf makinesinin ön kısmında ışığın içeri girdiği ve bu açıklığın bir düzenekle ayarlanabildiği, yani diyaframı olan objektif; arkasında dış görüntünün kaydını yapan ışığa duyarlı bir film vardır. En gelişmiş fotoğraf makinesinden en basit fotoğraf makinesine kadar bütün fotoğraf makinelerinin 4 temel parçası vardır. Konumuza geçmeden önce bu elemanları biraz tanıyalım.

Objektif, objeden gelen ışığı toplar. Diyafram, objektiften geçen ışığı arttırıp azaltmak için kurulmuş, iris biçiminde kanatlardan oluşan parçadır. Göz bebeğine benzetebilirsiniz; ne kadar açılırsa o kadar fazla ışık, ne kadar az açılırsa o kadar az ışık geçirir. Ev sayısı ile ifade edilir. Örtücü veya perde; dışarıdaki objeden gelen ışık önce objektifte toplanır ve odaklandıktan sonra diyaframdan geçer. O şekilde diyaframdan geçen ışık sensöre veya filme düşmeden önce örtücü, yani perde dediğimiz kısma gelir. Burada perde açılıp kapanarak ışığı filme yansıtır; hızlı açılıp kapanırsa az ışık, yavaş açılıp kapanırsa filme daha fazla ışık düşer. Örtünün açılıp kapanma hızına enstantane adı verilir ve saniyenin kısımları ile ifade edilir.

Vizör; vizör, makinemizi obje yönetmenizi sağlayan bir bakış aracıdır. Burada şurada açıklamak değer görüyorum. Bu sadece vizör yerine hem zor hem de makinelere yerleştirilen ekranlardan makine obje yönetilmektedir. Kompakt makinelerde vizör yerine bu el LCD ekranlar tercih edilir. Bununla birlikte, artık günümüzde film kullanımı yok denecek kadar azdır. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte elektronik sensör sistemi filmlerin yerini almıştır. Filme düşen ışık, verilen kimyasal işlemlerden sonra görmemiz mümkünken; elektronik sensörlerin hayatımıza girmesiyle görüntüler direkt sayısal ortama aktarılır. Gerek makinenin üzerinde bulunan ekranlardan, gerekse çeşitli bilgisayar, tablet, cep telefonlarından bu görüntüleri görebilmemiz mümkündür.

Şimdi gelelim görüntünün nasıl oluştuğuna. Güneşten gelen ışık nesneye, yani kuşa çarptıktan sonra objektife gelir. Objektifte toplanan ışık, diyafram yardımıyla miktarı ayarlandıktan sonra fotoğraf makinesi gövdesine gönderilir. Aynaya çarpan ışık demetleri pentaprizmaya ulaşır. Bildiğiniz gibi, görüntü aynadan geçerken ters döner. Ters dönen görüntüyü bizim düz görebilmemiz için pentaprizma bunu düzleştirir. Biz de bu şekilde kuşu vizörden bakarak düz bir şekilde görmüş oluruz. Tekrar basmamızla birlikte ayna yukarı kalkar. Örtücü açılıp kapanarak ışığın süresini ayarlar ve ışık, yani görüntü sensöre ya da film üzerine düşer. Örtünün açılıp kapanmasıyla görüntü sensörü üzerinde oluşmuş olur. Bu sürece pozlama adı verilir. Görüntü sensörü ya da film üzerinde ters oluşur; ancak işlenirken bu görüntü düz bir hale getirilir. Bu şekilde fotoğraf elde etmiş oluyoruz.

Sevgili arkadaşlar, eğer siz de en az benim kadar bu konuları meraklıysanız, kanalımızda “İki Dakika Bilim” adı altında bir oynatma listesi oluşturduk. Bu oynatma listesine her hafta perşembe günleri bir video yüklenecektir. Bu videolar sadece teknoloji ve bilim anlamlandırma konularında olacaktır. Sevgilerimle.