📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Vurun Kahpeye Kitap Özeti

Salim Aktaş6:38

Transcription

Vurun Halide Edip Adıvar küçük yaşta annesini ve Darül muallimde okurken de cepheden cepheye dolaşan babasını kaybeden Ali'ye Anadolu'da bir kasabaya öğretmen olarak atanır. Öğretmenin kalacak bir lojmanı olmadığından kasaba eşrafından Ömer Efendi ve Gülsüm Hanımın evlerine yerleşir.

Bu yaşlı aile erken yaşta kaybettikleri kızları Emine yerine koyarlar Ali'yi. O da annesi ve babası gibi kabullenir bu insanları.

Kasabanın zenginlerinden olan hacıların Hüseyin Aliye'nin yüzüne peçete takmadan dolaşmasından, yoksul zengin ayrımı yapmadan tüm öğrencilerine eşit muamele etmesinden de rahatsız olurlar. Kantarcıların Hüseyin'in oğlu Sabri'yi yoksul bir çocuk olan durmuşu döverken gören Ali'ye Sabriye dersten atar. Daha önce kasaba eşrafını çocuklarının her türlü şımarıklıklarına ses çıkar öğretmenlere alışılmış olduğundan Sabri'nin ağabeyi uzun Hüseyin okula baskın yapıp ders esnasında sınıfa dalarak öğretmenden hesap sormak ister. Aliye aynı kararlılıkla uzun Hüseyin'i de sınıftan atarsın. Neye uğradığına şaşırır ancak Aliye'nin güzelliğini de yakından görünce ona vurulur ve elde etmek için her fırsatı denemeyi kafasına koyar. Zira aliyeden önce öğretmenlik yapan yalnız kadınları da alana düşürmek gibi kötü bir unvanı vardır Hüseyin'in.

Bu arada ülkede önemli gelişmeler olmaktadır. Yunan Ordusu İzmir'i işgal etmiş ve Mustafa Kemal'in önderlik ettiği Kuvayi Milliye güçleri ile çatışmaya başlamıştır. Aliye'nin görev yaptığı kasaba da ateş hattına çok yakındır.

Aliye okulundaki öğrencilerin milli duygularını yükseltmek için yürüyüş düzenler ve marşlar söyletir. Kasabada gösteri yapan bu çocuklara halkın bir bölümü de sempati ile yaklaşırken, Hacı Fettah ve kantarcıların Hüseyin efendi gibi eşraf bu yürüyüş esnasında Aliye'nin karşısına çıkarlar. Çeşitli söylemlerde Aliye'nin üzerine yürümeye hazırlanırlarken 40-50 kişilik Kuvayi Milliye Birliği kasabaya girer. Kasabaya bir örgütlenme ve mali destek için gelen birliğin başındaki Tosun Bey geceyi geçirmek için Ömer Efendi'nin evini seçer ve kısa süre sonra Aliye ile tanışırlar.

Tosun Bey kuvaya destek olmak üzere zenginlerden başta Hacı Fettah ve kantarcı olmak üzere para toplamaya karar verir. Yoksullardansa bir şey istemez. Bu arada Hacı tüm kasabaya Tosun Bey'in zengin fakir ayrımı yapmadan herkesten para istediği yalanını yayarak halkı Kuvayi Milliye aleyhine çevirir. Ali'ye Tosun Bey ile görüşerek bu paranın istenmemesini sağlamaya çalışır. Tosun Bey ilk gördüğü andan itibaren aşık olduğu Aliye'nin ricasını kıramaz, yalnız aşkını da ilan etmekten çekinmez. Savaş bittikten sonra evlenmek sözüyle tüm kasabanın huzurunda Aliye ile Tosun Bey nişanlanırlar. Kuvayi milliyeciler kasabadan ayrılırlar.

Hacı Fettah yakındaki Yunan birliğine giderek kasabayı bir an önce işgal etmelerini, kasabada yalnızca Ömer Efendi ve onun evinde kalan öğretmen Aliye'nin kuvacı olduğunu ayrıca komutan tosunun da nişanlısı olduğunu bildirir. Yunan birlikleri kasabayı işgal ederler ve Ömer Efendi'yi tutuklarlar. Babası yerine koyduğu Ömer Efendi'nin tutuklanması üzerine işgal komutanını bilgi almak için giden aliyeye Yunan komutan Danyanos'ta aşık olur. Ali'nin ricasını kıramaz ve Ömer Efendi serbest bırakır, yalnız Ali'ye aşkını ilan etmekten de çekinmez. Ali'ye nişanlı olduğunu söyler. Damyanos'ta Tosun Bey'in Aliye bir gün görmeye geleceğini düşünerek gözlem altında tutarlar.

Ömer Efendi'nin evini bir süre sonra damyanus aşkına karşılık görmediği için Ömer Efendi'yi tekrar tutuklatır ve birkaç güne asacağını duyurur. Aliye bunu duyunca damyanusun huzuruna tekrar çıkar ve damyanus eğer onunla olmazsa Ömer Efendi asacağını bildirir. Fakat Ali'yi eğer böyle bir şey yaparsa kendini öldüreceğini bildirince de Ömer Efendi Atina'ya sürgün eder. Ali'yi de evine gönderir.

Aliye evindeyken bir gün Tosun Bey gizlice onunla buluşur ve bir iki gün içerisinde taarruz edeceklerini ve kasabayı kurtaracaklarını anlatır. İki sevgili birlikte olurlar ancak Tosun beyin etrafı kuşatılır ve çıkışta ele geçirileceğini anlar. Birliğine geri dönmezse çok büyük bir fırsatın kaçırılacağına ve bu hatasının bedelini vatanın ödeyeceğini aliyeye hissettirir. Aliye hemen yanına gider ve evinin çevresindeki kuşatmanın kaldırılması şartıyla kendisiyle evleneceğini söyler. Kuşatma kaldırılır ve Tosun Bey kaçar.

O gece Türk ordusu büyük bir taarruz ile kasabaya doğru ilerler. Kargaşada çekilen Yunan birliklerinin komutanı damyanus aliye'yi falan düşünecek bir fırsat bulamaz ve kaçarlar. Kasabanın yurtseverleri gelen orduyu karşılamaya giderken işbirlikçi Hacı Hüseyin efendi bir kalabalık toplayarak aliye'yi düşman komutanı ile zina yaptı gerekçesiyle linç ederler ve kafasını keserler.

Kasabaya giren birliklerin başındaki Binbaşı ilk iş olarak Aliye Hanım'ı sorar kasabalılara. Tosun Bey kendisi ağır yaralanmış vücudunun yarısını kaybetmiş ve nişanlısını bulma görevini Binbaşı Ali Bey'e vermiştir. Bu seferden bir ay sonra gelen İstiklal Mahkemesi aliye'yi katledenleri idam eder.