📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

KUR'AN SOHBETLERİ 3 (KONULAR: Kur'an nasıl okunmalı - Salat - Şeytan ve Şeytan'dan Allah'a sığınmak)

Şinasi Güneş58:42

Transcription

[Müzik] Aleykümselam Ümü Bey. Ali Abi, aleykümselam. Aleykümselam, aleykümselam. Ali abi, teşekkür ederim. Allah razı olsun, sağ olasun. Aleykümselam.

[Müzik] Mustafa beyle olabilir tabii ki. Mesut kardeşim, teşekkür ediyorum. Vay, Yuvacığa bizden de selam. Serindereyi özledim. Aleykümselam Mehmet kardeşim. Abdest toplanmak için toplu salat yapılacağı zaman. Evet, Serindereye kar yağmış. Arkadaşım orada oturuyor da paylaşmış. Çok güzel manzara. Eee, arkadaşlar, abdest geçmez. Kur'an'dan temizlik ayeti. Yani abdest dediğiniz zaman sadece şey oluyor ya, bedensel temizlik olarak anlaşılıyor. Yani Maide Suresi 6. Sadece bedensel temizlikten bahsetmiyor. Toplumun içine çıkarken, toplu faaliyetlerden eee, eee, bedensel ve zihinsel olarak temiz olmayı ifade ediyor.

[Müzik] [Müzik]

Aleykümselam kardeşim.

[Müzik] Eee, şeyi yanlış anlaşılıyor. Yani Maide 6 sadece bedensel temizlik değil. Eee, cünüplük kavramı var. Cünüplük, cünüplük uzaklık demektir. Cünüplük uzaklık demektir. Dolayısıyla, gündemden uzak olmak demektir. Maide Suresi 6 ayetteki cünüplük, yani, eee, cünüplük orgazm hali değildir. Mesela size ben bir ayet söyleyeyim. Eee, cünüp olarak geçiyor. Kasas Suresi 11 ayete bakın. Mesela, Kasas Suresi 11 ayete bakın. Orada cünüben kelimesi geçiyor. Bakın bakalım hangi anlam. Cünüp uzaklık demektir. Eee, dolayısıyla, Maide Suresi 6 ayet gündemden uzak olmak, aklı başka yerlerde olmak demektir. Yani Maide Suresi 6, sadece bedensel temizliği ifade etmiyor. Yani kaldı ki, Maide Suresi 6 ayet, eğer cünüplüğü siz, orgazm hali olarak alırsanız, ayetin devamında ne diyor? Eşlerinizle birlikte olmuşsanız diyor ya. Bir ayette iki kez mi bahsediyor Allah o halde? Yani şayet cünüplük orgazm hal ise, eşlerinizle birlikte olmuşsanız ifadesi olmaması gerekir. Demek ki öyle değil. Cünüplük gündemden uzak olmak demek. Siz gündemden nasıl uzak olabilirsiniz? Yani gündemden, ödemeleriniz vardır, borcunuz harcınız vardır, salata odaklanamıyorsunuzdur. Ne bileyim, ailevi sorunlarınız vardır, salata odaklanamıyorsunuzdur. Yani ticari sorunlarınız, herhangi bir güncel sorunlarınız vardır, odaklanamıyorsunuzdur. Veya, cinsel arzunuz tavan yapmıştır. Hani çok özür diliyorum izleyenlerden, aklı uçkurunda derler ya, cinsel arzusu tavan yapmıştır, aklı oradadır. Çok özür dilerim. Gündeme odaklanmıyor, odaklanamıyor. Eğer cünüp iseniz, bakın dikkat edin. Eğer cünüp iseniz, guslet demiyor ayet. Eğer cünüp iseniz, fettahu diyor demiyor. Maide 6'da. Eğer bedensel temizlikten bahsediyor olsaydı, o zaman guslet demesi gerekirdi. Çünkü Nisa 43'te diyor ama Maide 6'da demiyor. Ardı ardına temizlenin. Dolayısıyla Maide 6, ardı ardına temizlik, iki kere temizlik demek. Fettahu, eee, birincisi bedensel temizlik, ikincisi de zihinsel temizliktir. Maide Suresi 6 ayetteki temizlik budur.

Şimdi Maide Suresi 6 ayeti hep bize, bana şunu söylüyorlar. Yani, diyorlar ki, madem salat namaz değildir, o zaman Maide 6 niye var? Halbuki Maide Suresi 6 ayet, başkaları farklı düşünebilir. Yani beni bağlamıyor. Maide Suresi bana göre Kur'an'ın en, en son inen suresidir. Ya bunu da Maide Suresi 3 ayetteki, bugün, dininizi kemale erdirdim, yani mükemmelleştirdim ve size olan nimetimi tamamladım diyor ya. Bana göre Maide Suresi Kur'an'ın en son suresidir. Dolayısıyla siz eğer salata namaz derseniz ve Kur'an'ın ilk inen surelerinde salat kavramı var. Salâtı ikame edin var. Mesela Taha Suresi 14 veya Ankebut Suresi 45 veya Müzemmil Suresi 20. Öyle değil mi? Şimdi salâtı ikame, eğer namazı dos doğru kılın ise değil de öyle kabul edelim. Allah diyor ki, diyelim ki salâtı ikame edin, yani namazı dos doğru kılın. Yani namazı dos doğru kılmamız gerekiyorsa, eee, geleneğe göre abdestsiz namaz olmuyor. Öyle değil mi? Abdestsiz namaz olmuyor. Yani olmazsa olmaz bir şey. Namazı dos doğru kılın diyen Allah, namazın olmazsa olmazı dedikleri abdesti o zaman niye emretmiş? Niye tarif etmemiş? Niye abdest ayeti, abdest dedikleri ayet niye Kur'an'ın en son inen surelerinde, suresinde? O zaman ortaya şöyle bir çelişki çıkıyor. Hem abdestsiz namaz olmuyor, hem de Allah namazı emreden, namazı dos doğru kılın diyen Allah, abdest ayetini Kur'an'ın en son inen suresinde gönderiyor. O zaman ortaya şöyle bir şey daha çıkıyor. Muhammed Aleyhisselam yaklaşık 20 yıl ve arkadaşları yaklaşık 20 yıl ne yapıyor? Abdestsiz namaz kılıyor. Ortaya böyle bir çelişki çıkıyor. Yani salat [Müzik] namazsız içinse, abdest namazın. Maide 6 abdest ise ve namaz içinse, Maide 6. O zaman Allah namazı dos doğru kılın derken abdest ayetini göndermeyi unutmuş. Ve o zaman ne oluyor? 20 yıl Muhammed Aleyhisselam, arkadaş namazı dos doğru kılmış olmuyor, abdestsiz kılmış oluyor. Ortaya böyle saçma sapan bir çelişki çıkıyor. Anlatabiliyor muyum? Maide Suresi 6 ayet, toplu salat için, toplum içine çıkarken, toplum içine çıkarken bedensel ve zihinsel olarak temiz çıkın demektir. Ne demektir? Bir, bu salata temiz çık. Üstü başın temiz olsun. Etrafındaki insanları rahatsız etme. Etrafındaki insanları rahatsız etme. İki, toplantıya odaklan. Güncel sorunlardan kafanı meşgul eden şeylerden aklını arındır ve toplantıya odaklan ki o toplantıya ya bir katkın olsun ya da o toplantının sana bir katkısı olsun. Ya katkı sunacaksın o salata ya da o oradan sana bir katkı sağlanacak. Sen eğer toplantıya odaklanmakta aklın başka yerlerde olursa ne o salata bir katkı sunabilirsin. Cuma namazı değil, cuma salatı da. Eskiden salatın namaz olduğunu zannederken cumaya giderdim ya. Ya bakıyorum imam hutbede, yanımdaki adam esniyor, uykuya dalmış, uyuyor. Veya kimisi telefonu eline almış, telefona bakıyor. İşte cünüplük dediğim budur. Cünüplük dediğim budur. Yani sen cumaya gitmişsin, sadaka namaz demişsin, cuma namazına gidiyorum demişsin ama aklım başka yerlerde. İmam hutbede konuşuyor. Gerçi bugün imamların hutbede konuştuklarını cemaat dinlemese daha iyi. Çünkü hep palavra atıyorlar ya. Palavra, attıkları için dinlemesi daha iyi. Aslında ben mesela benim iş yerim caminin hemen yanındadır. O cuma hutbelerini dinleye dinliyorum, ister istemez duyuyorum. Ya bu, bu haftaki hutbede bir tane girişte bir zorla bir ayet okudu. Onun dışında dört, beş tane hadis okudum. Tamam. Şimdi bu hutbeyi dinleme daha iyi. Anlatabiliyor muyum? Dinleme daha iyi. Ama biz olayın olması gerektiği üzerinden düşündüğümüz zaman, o zaman ortaya çıkıyor. O toplantıya bedensel ve zihinsel olarak temiz katılacaksın. Çevreni rahatsız etmeyeceksin ve toplantıya odaklanacaksın. Ya toplantıya bir şeyler katabilirsin veya toplantı sana bir şeyler katar. Ve o zaman ne olur? Salat hedefine ulaşmış olur. Umarım soruya bir cevap olur. K.

[Müzik] Kur'an her türlü halde [Müzik] okunur. Kur'an her türlü halde okunur. Kur'an okumak için yapmanız gereken bir tek şey var. Kur'an okumanızın tek bir şartı var. Aklınıza abdest aldırmak. Bakın, bedeninize elinize demiyorum. Aklınıza abdest aldırmak gerekir. Kur'an'ı okumak için. Ne demektir akla abdest aldırmak? Hani, Vakıa Suresi 79 ayet var ya. Eee, Vakıa Suresi 79 ayette Rabbimiz ne buyuruyor? La yelmesühü illal mutahharun. Diyor. Ne demek? Ona, ardı ardına temizlenmiş olanlardan başkası temas edemez. Öyleyse ne demek? Ardı ardına temizlenenlerden başkası Kur'an'la iletişime geçemez, onunla temas kuramaz. Öyleyse siz Kur'an'la temas kurmanız gerekiyor. Okumanın amacı nedir? Okuyup anlamaktır. Peki siz okuyup anlamanız için ne gerekiyor? Aklınıza abdest aldırmanın gerekiyor. Bu nasıl olur? Akla Kur'an okumak için aklı abdest aldırmak şöyle olur. Bir, Kur'an'ı anlamaya çalışırken Kur'an dışında bu zamana kadar aklınıza oturmuş bütün bilgilerin hepsini kenara koyacaksınız. Kur'an dışı herhangi bir veriyi Kur'an'a dayatmaya, Kur'an'daki ayetleri anlamaya çalışırken Kur'an dışındaki verilerle anlamaya çalışmayacaksınız. Mesela tevatür hadisler, sünnet, nüzul sebepleri, o ayetler hakkındaki alimlerin görüşleri, bilmem neler. Bunların hepsini kenara koyacağız. Kur'an'ı Kur'an'la anlamaya çalışacaksınız. Diyelim ki bir ayet okudunuz, o ayette Rabbimizin ne buyurduğunu anlamadınız, ne buyurduğunu anlamadınız. Rabbim burada ne demek istiyor? Onu anlamaya çalışacaksın. Nasıl olacak bu? O konuyla ilgili Kur'an'da mutlaka başka bir ayette vurgu vardır. Mutlaka Kur'an'da bir ayet size soru sorduruyor. Onun cevabı başka bir ayette mutlaka vardır. O sorunun aklınızdaki sorunun cevabını yine Kur'an'ın içerisinde arayacaksınız, dışarıda aramayacaksınız. İki, okuduğunuz ayet anlamaya çalışırken [Müzik] ayetteki kelimeler anlamakta zorlanıyorsunuz diyelim. Ayetteki kelimelere bakacak. Ayetteki o kelimeler diğer ayetlerdeki kullanımına bakacaksınız. Şimdi salatı konuştuk ya, salat üzerinden gidelim. Ya Kur'an'da salat diyor, yaklaşık, eee, 101 yerde geçiyor ya. Ya bu salata namaz diyorlar, başka bir yerde destek diyorlar, başka bir yerde dua diyorlar, başka bir yerde din diyorlar, başka bir yerde rahmet diyorlar, başka bir yerde mağfiret diyorlar, başka bir yerde istek ve arzu diyorlar, başka bir yerde salavat çekmek diyorlar. Ya bu salat nedir ya merak ediyorsunuz ya. Ne yapacaksınız? Salat kelimesinin Kur'an'da geçtiği bütün ayetlere bir bakacaksınız. Şimdi Allah diyor ki, mesela ben size şimdi sistemi anlatmaya çalışıyorum. Kur'an salatı tanımlıyor. Mesela nasıl tanımlıyor? Bir, birbirinin zıttıyla tanımlar. İlk sistem bu. Birbirinin zıttı Kur'an kavramları birbirinin zıttıyla tanımlar. Salatın zıttı nedir? Tevella. Tevella ne demektir? Tevella, velli, vell adan türeyen bir kelimedir. Tevella, vella, veli ne demek? Veli yakınlık demek. Kısaca konumuz veli değil, çok açmayacağım konu daha olmasın diye. Yakınlık. İki şey arasında kendi türünden başka bir şeyin olmaması. Tamam mı? Peki tevella ne demek? Tevella uzaklaşmak demek. Uzaklaşmak. Peki kıyamet 31, 32'de sallanın tersi olarak ifade ediliyor. Tevella ne demektir? Salla. Tevella vahye uzaklaşmak, vahiyden uzak durmak, sorumluluk almamak, köstek olmak. Bunun tersi nedir? Vahiy ile bağ kurmak, vahiy ile iletişimde olmak, sorumluluk almak, destek olmak. Salatın anlamını böyle verdi mi Kur'an? Verdi. Peki başka salatı Kur'an nasıl tanımlıyor? Nasıl tanımlıyor? Örnek aklıma geldikçe notlar önümde olmadığı için aklıma geldikçe izah edeyim ki bu izahat da yeterli olacağını düşünüyorum anlayana. Alak Suresinde ne diyor? Diyor ki, sen o salât eden kulu engelleyene hiç dikkat ettin mi? Ya o doğru yoldaysa ve takvayı buyuruyorsa. Bakın, salât eden ne yapıyormuş? Takvayı buyuruyormuş. Takva ne demek? Takva, vahyin sınırlarına uymak demek. Yani bir insanı vahyin sınırlarına uymaya davet etmek salâtır. Alak Suresi. Gelelim Müddessir. Sizi sekara sürükleyen nedir? Müddessir 43. Biz musallim değildik. Ne yapmazdık? Miskin doyurmazdık. Bakın, tersiyle okuyun. Miskin doyurmak salât. Devamında ne diyor? Musallim olmayanlar batıl inançlara dalardık diyor. Öyleyse batıl inanca dalmak musallim olmamak saa, Kur'an'ın içine dalmak musallim olmaktır. Tersiyle anlamaya çalışır. Yani miskin doyurmak salât. Kur'an'la bağ kurmak salât. Benzer vurgu nerede var? Benzer vurgu Mearic Suresinde var. Mearic Suresi 17'den 34'e kadar musallim olanlarla musallim olmayanlar anlatılıyor. Bu pasajı okursanız musallim olanlar üzerinden salatın ne olduğunu görürsünüz. Devamında Maun Suresine bakalım. Maun Suresi o dini yalanlayanı gördün mü? Yetim odur. Yetimi itip kakan. Bakın, gii itip kalkıyor. Miskin çaresizi doyurmaya yedirmeye teşvik etmiyor. Musallim. Vay o salât edenin haline. Şimdi eleştirilen bir salât var. Eğer Maun Suresinde salât eleştiriliyorsa, ortaya eleştirilmeyi doğru olan salât çıkar. Peki biz Maun Suresini zıttıyla okuyalım. Zıttıyla okuyalım. Maun Suresini yetimi itip kalkmayan, yetimi saygın konuma getiren. Saygın konuma getiren ne demek? Eee, hani hangi sured deydi hatırlayamadım. Fecir Suresi olabilir. Siz yetime ikram etmiyorsunuz diyor. Bakın, yetime ikram etmiyorsunuz. Şeyde ne diyordu Maun Suresinde eleştirilen salât? Öyleyse düzü nedir bunun? Yetime ikram etme. Peki ikram ne demektir? Biz ikramı şöyle anlıyoruz. Yi, Arapçadaki bazı kelimeler Türkçeye geçerken eli geçiyor ya, tam mota mot anlamıyla geçmiyor ya arkadaşlar. Kerim ne demektir? Kerim saygınlık demektir. Saygınlık. Yetime ikram etmek, yetime yemek ısmarlamak değildir. Yetimi hayat standartları normal olan, saygın bir konuma getirmek demektir. Öyleyse yetime ikram etmek salâtır. Maun Suresinin eleştirilen salâtını doğru okuduğunuz zaman, devam devamında ne diyor? Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyeni. Ya tersini okuyun. Miskin çaresizi doyurmaya teşvik etmek salât. Onlar gösteriş yaparlar diyor. Gösterişi kim yapar? Tövbe Suresi 54 ayette var. Nisa Suresinde de var yine 142, 143. Yine Maide Suresi 55, 56, 57, 58, 59. O ayetler gösteriş yaparlar. Ne yapacaksın? Yaptığın salâtı gösterişe dönüştürmeyeceksin. Veya, onlar gösteriş yaparlar. Sen gösteriş yapmayacaksın. Ve azıcık bir yardıma bile engel olurlar. Ne yapacaksın? Yardıma engel olmayacaksın. Bilakis yardımı ne yapacaksın? Sen yapacaksın. O zaman ne oldu? İşte Maun Suresini tersinden okuduğunuz zaman, işte size salât. Gelelim Araf Suresi 170 ayete. Araf Suresi 7 ne diyor? Kitaba sımsıkı sarılıp salâtı ikame edenlere gelince, biz başkalarını düzeltmek için gayret gösterenlerin emeklerini zayi etmeyiz. Demek ki salât etmek için önce ne yapmak lazım? Kitaba sımsıkı sarılmak lazım. Kaba sımsıkı sarılıp salât öyle ikame ediliyormuş Araf 170'e göre. Ve bu kitaba sımsıkı sarılıp salâtı ikame ettiğimiz zaman ortaya ne çıkıyormuş? Islah edici, yani düzeltici bir eylem ortaya çıkıyor. Demek ki sizin yaptığınız salât düzeltici bir eylem ortaya çıkarmak zorunda. Yine benzer vurgu Hud Suresi 114 ve 115. Salat'ı ikame et, çünkü iyilikler kötü giderir. Biz iyilik yapanların iyiliğini zayi etmeyiz diyor. Demek ki salâtı ikame ettiğin zaman ortaya bir iyilik hareketi çıkması lazım. Çıkmıyorsa sıkıntı çıkması lazım. Yani salât sebep, iyilik sonuç. Salat sebep, ıslah sonuç. Anlatabiliyor muyum? Salat sebep, yetimin saygın konuma getirilmesi sonuç. Salat sebep, miskinin ol ması sonuç. Anlatabiliyor muyum? Salat sebep, takva sonuç. Mesela az önce dedim ya Alak Suresindeki takvaya davet etmek salât diye. Bunun yanına Taha Suresi 132 ayeti koyun. Salat yakınlarına salât'ı emret, sen de üzerinde sabırlı ol. Sonuç, takva içindir. Derak, sonuç takva içindir. Yani salât sebep, takva sonuç. Ankebut 45'e gelelim. Sana vahyedileni tilavet et. Tilavet ne demek? İnsanları aydınlat. İnsanları aydınlat. Tilavet, insanları aydınlatmak için bir metni okumak demek. O metinden önce siz aydınlanıyordunuz, yansıtıyorsunuz. Tilavet budur. Şems Suresinin başında ay güneşi tilavet ediyor. Bakın, Kur'an'ın sistemi. Hani Kur'an'ı nasıl okumanız gerektiğini şey yapıyorum ya. Ay güneşi tilavet ediyor. Ne yapıyor? Güneşi takip ediyor. Güneşin aydınlığını alıp bize yansıtıyor. Siz Kur'an'ı tilavet nasıl edersiniz? Kur'an'ı takip edersiniz. Kur'an'ın aydınlığı ile aydınlanır. Ondan sonra da o aydınlığı başkalarına ne yaparsınız? Yansıtırsınız. Evet, Ankebut 45 ne diyordu? Sana vahyedileni tilavet et, yani vahiyle insanları aydınlat ve salâtı ikame et. İşte bu ikame ettiğin salât insanları aşırılıktan ve çirkinlikten [Müzik] alıkoyar. Demek ki salât sebep, sonuç neymiş? Aşırılıktan ve çirkinlikten alıkoymak. Toplumu, bireyi sebep, sonuç. Hud Suresi 87. Şuayb'ın salâtı ne diyor? Atalara kulluk etmekten ve malını istediğin gibi harcamaktan men eden Şuayb salâtı. Şimdi, eee, Şuayb'ın salâtını iyi anlamamız için ne yapmamız lazım? Bir sonraki ayeti okumamız yeterli. Şuayb salâtı neymiş? Çayb salât ettiği zaman ortaya ne çıkıyormuş? Bakın, Hud 87'nin gibi harcamaktan bizi, seni, senin salâtın mı men ediyor diyor ya. Onun cevabı bir sonraki ayette ne diyor? Şu ayet ne cevap veriyor onlara? Diyor ki, ey halkım, bana söyleyin ya ben Rabbimden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem, kendimden bana iyi bir rızık vermişse, vazgeçmeniz istediğim şeyleri kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla sizi düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Ben yalnız ona güvenip dayandım ve yalnız ona yöneldim. Yani Şuayb salâtı neymiş? İçinde yaşadığı toplumu düzeltmeye çalışmaz. Onları atalarına kulluk etmekten men etmesi. Ondan sonra sosyal sorumluluk almaları, toplumdaki işte bu sosyal sorumluluk [Müzik] sayesinde yoksulluğu ortadan kaldırması, cehaleti ortadan kaldırmaya çalışması. Bunların hepsi nedir? Salat'tır. Yani bu konu uzar gider. Ne demek istiyorum ben? Kur'an'ı anlamaya çalışırken ne yapacaksınız? Kur'an, Kur'an'ı kendi anladığı şekilde tarif ettiği şekilde anlamaya çalışmanız. Yani birileri salata namaz diyebilir. Bakacaksınız Kur'an'a. Kur'an salata namaz diyor mu? Öyle yani o kelime Kur'an'da hangi anlamlarda kullanılıyor? Ona bakacaksın. Kur'an'ı anlamaya çalışırken konuları Kur'an'ın bütünlüğünde anlamaya çalışacaksınız. Yani bir kitap, Allah katında o kitapta çelişki olmaması lazım. Bu ön yargıyla okumanız gerekir. Çelişki varsa, yani size göre, öyle anlayışınıza göre bir ayet başka bir şey, başka bir ayet başka bir şey söylüyorsa, birbiriyle çelişiyorsa, orada mutlaka bir yerleri siz yanlış anlıyorsunuz. Kur'an'da çelişki olmaz. Konuları bütüncü ele almanız gerekir. Sonra Kur'an'ı aklınıza, fıtratınıza, vicdanınıza soracaksınız. Kur'an insan aklıyla çelişmez. Israrla aklını kullan diyen bir kitap, akılla çelişmez. Sana fıtratındaki dine dön diyen bir kitap, fıtratla vicdanla çelişmez. Sana tabiat ayetlerine yönlendiren bir kitap, tabiat ayetleriyle çelişmez. Dolayısıyla ne yapacaksınız? Aklınıza, fıtratınızı, tabiata, evrene soracaksınız. Gelişmeye, Allah bir emri, bir şey emrederken veya yasaklarken amacının ne olduğuna odaklanacak. Amacı ne? Allah bir şey emrediyorsa, bunun amacını mutlaka bize bildirir. Mutlaka bildirir. Az önce salattan bahsettim. Salatın amaçlarından bahsettim. Mesela sıyam için ne diyor? Takva diyor. Sıyamı doğru anlamanız için takvanın ne olduğunu öğrenmeniz lazım. Yani anlatabiliyor muyum? Yani Allah bunu neden emretmiş veya bunu neden yasaklamış ama odaklanacak. Amaca. Bir de bu kitap size inmiş gibi okuyacaksınız. Muhatap sizsiniz. Artık Muhammed Aleyhisselam yok. Bu kitap size inmiş şekilde okuyacaksınız. Muhatap sizsiniz. Ayetleri [Müzik] güncelleyeceğiz. Ayetleri tarihe hapsetmeyeceksiniz. Şunu yapacaksınız. Bakın, Kur'an'ın değil, toplumun özelliklerini göz önüne alacaksınız. Doğru anlamak için. Nasıl bir topluma inmiş? Coğrafyanın şekilleri, iklimi bile bunu göz önüne alacaksınız. Ancak ayetleri güncelleyeceğiz. Ayetleri tarihe hapsetmeyeceksiniz. Yani bugün Kur'an'da Nebi'ye özgü olduğunu düşündüğünüz ayetleri bile güncelleyebilirsiniz. Kime salât edeceğiz? Nebi ölüye salât olmaz. Belki bugün o imkana sahip değiliz ama bugün o ayet bize ne diyor? Sizden olan iş sahiplerine destek olacaksınız. Bugün sizden olan iş sahiplerine destek olacak. Yani o ayeti bugüne güncelleyebilirsiniz. Mesela Muhammed Aleyhisselam'a özgü olan salât vakitleri var. İşte İsra 78, Hud 114. Bunlar Muhammed Aleyhisselam'a özgü salât vakitleri. Ne yapacağız şimdi? Bu vakitler Muhammed Aleyhisselam'a özgü, beni ilgilendirmiyor mu diyeceğiz? Hayır, öyle demeyeceğiz. Ne diyeceğiz? Diyeceğiz ki, o, o günün şartlarında Muhammed Aleyhisselam'ın, Muhammed Aleyhisselam'a en uygun salât vakitleri o vakitlerdir. Sana göre, senin şartlarına göre en uygun vakitler hangi vakitler perse, kendine de belli vakitler belirleyeceksin. Onu kendine ne yapacaksın? Güncelleyeceksin. Ayetleri tarihe hapsetmeyeceksin. Dolayısıyla tabii bu konu daha detaylı da anlatılabilir. İşte Kur'an okumanın şartı nedir? Bunlardır. En kestirme olarak şöyle de diyebilirim. Kur'an'ı okurken, dinin sıfırdan, yeni baştan öğreniyor gibi okuyacaksın. Dini yeni öğreniyor gibi. Şayet sen sana önceden öğretilen verilerle, Kur'an dışı verilerle sen Kur'an'ı anlamaya çalışırsan, Kuran, Kur'an'la sen iletişime geçemezsin. Kur'an seninle konuşmaz. Sen Kur'an'a temas edemezsin. Aklını Kur'an dışındaki bütün verilerden temizleyerek, doğru bir bakış açısıyla okuyarak, Kur'an'a güvenerek, Kur'an'ı tek kılavuz kabul ederek, Kur'an'ın yeterli olduğuna iman ederek okursanız, o, bu doğru okumadır. İşte Kur'an okumanın şartı da budur. Ne diyorlar? Euzü billahi mineşşeytanirracim diyorlar ya. Neymiş efendim? Kur'an okuyacağın zaman euzu besmele çek. Arkadaşlar, o Nuh Suresi 98 miydi, 99 muydu? O ayette billahi diyor ya. Ve aslında ayet ne diyor biliyor musunuz? Kur'an okuyun, Allah'a sığın diyor. Kur'an okuyunca, racete Arapça bilenler bilir, arate ne demektir? Okuyunca demektir. Ama bize nasıl öğrettiler? Kur'an okuyacağın zaman euzu besmele çek dediler. Hayır, gerçeği gizlediler. Kur'an okuyunca, racim olan şeytandan Allah'a sığın. Peki racim olan şeytan ne? O şeytan kim? O racim olan şeytan kim? Racim olan şeytan kim biliyor musun? Hani size etrafınızda atıp tutan şeytanlar var ya, sen Kur'an'ı okuma, sen ne anlarsın Kur'an'dan, yanlış anlarsın, sapıtır, den çıkarsın, Kur'an tek başına yetmez, Kur'an'ı hadisler açıklar, hadisler olmadan olmaz, sen alimlerden iyi mi biliyorsun, işte senin okuduğun ayet onu demek istemiyor, başka şey demek istiyor, işte sen nüzul sebepleri olmadan, hadisler olmadan, sünnet olmadan Kur'an'ı doğru anlayamazsın diye sallayan şeytanlar var ya, sallayan, he, o işte arkadaşlar, Kur'an okuyunca o racim olan şeytandan Allah'a sığın. Ayetindeki o şeytan işte etrafınızda sizi Kur'an'dan alıkoymaya çalışan, Kur'an hakkında yalan yanlış dalga dümen şeyleri sallayan şeytanlar işte insanlar. Allah diyor ki, Kur'an okuyunca Allah'a sığın. Hani ben bugün Kasas Suresinin çevirisini çalışıyordum. Orada aynen şöyle bir ifade var, 87 ayet olması lazım. Sakın seni bu Kur'an'dan alıkoymasınlar diyor Allah Nebi Aleyhisselam'a. Sakın seni Kur'an'dan alıkoymasınlar. Kur'an okudunuz ya, sakın sizi o atıp tutan, sallayan şeytanlar seni bu Kur'an'dan alı koymasınlar demektir bu. Yani o sallayan şeytanlardan. Peki biz o şeytandan Allah'a nasıl sığınacağız? Etrafımızda o sallayan şeytanlar bizimle muhatap olduğu zaman biz ne yapacağız? Yine kitaba sarılacağız. Allah'a sığınmak Kur'an'a sığınmaktır. Etrafımızda o sallayan şeytanlar, onlarla karşılaştığımız zaman biz yine kitaba sarılacağız. Anlatabiliyor muyum? Yani o şeytanlar bizi kitaptan koparamayan, ayıramayacak, saptıramaz. Tavsiye ederim. Araf Suresi 200'den 2016'ya kadar o şeytanlar var ya, sizi nasıl saptırdığını orada da bir örnekleri var. Bakın, ben açayım. Orada da örneği var. Yani orada da şeytanlardan Allah'a sığınmanın örneği var. Bakın, o şeytanlar, Muhammed Aleyhisselam'a da musallat olmuş zamanında. Nasıl mı musallat olmuş? Bakın, az önce o atıp tutan şeytanı ben size tarif ettim ya. Şimdi Araf 200 ve şeytandan bir dürtü gelip seni dürttü de hemen Allah'a sığın. Şüphesiz o işiten ve bilendir. Allah'a sığınmak ne demek? Etrafınızdaki şeytanlar size dürtüyor ya, bir şeyler dürtüyor ya. Etrafınızda siz ne yapıyorsunuz? Hemen Allah'a sığınıyorsunuz. Şeytan size bir konuda, etrafınızdaki insanlar sizi saptırmaya çalışıyor. Siz ne yapıyorsunuz? Hemen Allah'a sığınıyorsunuz. Ne demektir bu? Allah'a sığınmak kitaba sığınmaktır. 201, vahiyle korunanlar, şeytandan bir tayfa, taife, esinti onlara temas ettiğinde bilgilerini kullanırlar, zikrederler. Ne demek zikretmek? Vahiy bilgisini kullanmak. Vahyin bilgisine müracaat etmek. Araf 201 ayetteki o, vahiyle korunanlar zikretmesi. Şeytanlar salladı size karşı bir şeyler söyledi, sizi Kur'an'dan alıkoymak istedi. Siz ne yaptınız? Hemen zikrettiniz. Ne yaptınız? Zikretmekten kasıt ne? Hemen Allah'ın mesajlarına sarıldınız. Allah'ın kitabına sarıldınız. Allah'ın mesajıyla bilgilen, kendinizi korumaya aldınız. Tamam mı? Ve ne diyor orada? Zikrederler ve basiret gösterirler. Yani doğru olanı, gerçek olanı görürler. Ne ile görürler? Allah'ın mesajıyla görürler. [Müzik] Ve onların kardeşleri, kimin kardeşleri? Yani şeytanın yandaşları, etrafınızdaki o şeytanlar var ya, onların etrafındakiler onları aşırı sapkınlığın içine çekerler, sonra da yanlarından ayrılmazlar diyor. Şimdi Araf 203 ayette bu şeytanların Muhammed Aleyhisselam'a da musallat olduğunu görüyoruz. Evet, Muhammed Aleyhisselam'a da musallat olduğunu görüyoruz. Biz Araf 203 ayette ne buyuruyor? Orada onlara bir ayet getirmediğiniz. Onlara bir ayet getirmediğiniz. Şimdi şeyi hatırlayın, Taha Suresi 114 ayeti hatırlayın. Ne diyordu orada Allahu Teala Muhammed Aleyhisselam'a? Bir konuda da ayetlerin tamamı inmeden acele karar verme. Arkadaşımızın biri, biraz galiba. Evet, arkadaşımızın bir, bir [Müzik] Ben yorumlara pek bakamıyorum konuşurken de. Evet, evet. Ne demiştik? Araf 2013'te o şeytanlar Muhammed Aleyhisselam'a, eee, nasıl musallat olmuşlar? Bakın, Taha 114'e ne diyordu Allahu Teala? Bir konuyla ilgili bütün ayetler inmeden o konuda acele etme diyordu. Tamamının inmesini bekle. Şimdi bu ayeti Araf 2013'ün yanına koyalım. Muhammed Aleyhisselam'a soru soruyorlar ve o konudaki ayetlerin tamamı inmemiş ve Muhammed Aleyhisselam'ın on oradan bir yorum yapmasını istiyorlar. Tamam mı? Onlara bir ayet getirmediğiniz. Ne diyor o şeytanlar? Sen derleyip toparlan ya, bir şeyler. Yani bir konuda demek ki ayetlerin tamamı inmemiş, sen bir şeyler toparla diyorlar ya. O şeytanlar. Rabbimiz ne buyuruyor? Onlara de ki, şüphesiz ben ancak Rabbimden bana ne vahy edildiyse ona uyarım. Bu Rabbinizden gözünüzü açacak göstergeler ve inanıp güvenen bir halk için yol gösterici ve rahmet. Evet, ne yapıyor o şeytanlar? Muhammed Aleyhisselam'a Kur'an dışında söz söylemesini istiyorlar, telkin ediyorlar. Tamam mı? Yani Kur'an'dan onu uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Benzer vurgu Yunus Suresi 15 ayette var. Ey Muhammed, ya bu Kur'an'ın sözlerini değiştir ya da bize başka bir şeyler söyle diyorlar, değil mi? Muhammed Aleyhisselam'ın verdiği cevap aynı. Yine benzer Kalem Suresinde var. Ne diyor? Onlar isterler ki sen onlara yağcılık yap, onlar da sana yağcılık yapsınlar. Ne demek? Ya şu ayetlerin hükümlerini biraz yumuşat, çok sert gidiyorsun diyorlar. Tamam mı? Veya İsra Suresi 73, 74, 75. Ne yapıyorlar? Az kalsın Muhammed Aleyhisselam'ı kendisi ine vahy edilenin dışına çıkmasına sebep olacaklardı. Eğer Allah Muhammed Aleyhisselam'ı sağlamlaştırmıştır, Muhammed Aleyhisselam da az kalsın onlara meyl edecek. İşte şeytanlar bunu yapar arkadaşlar. Muhammed Aleyhisselam'a bunu yapmışlar ve Allah diyor ki, ayet, yani İsra 73, 74, 75, az kalsın onlara meyl edecek. Durum ne kadar ciddi olduğunu biz doğru anlamamız lazım. Yani kendimizi sağlama almamız, kitaba sımsıkı sarılmamız lazım ki o etrafımızdaki bizi vahiyden ayırmaya çalışan o şeytanlar var ya, şeytanlar, ha, onların oyununa gelmeyelim. Onlar bizi kitaptan alıkoymasın. Evet, ondan alı koymasınlar. Araf 200, 201, 202, 203 ayetler, ayetler işte bu şeytanlara vurgu yapar. Ben bu konuda size bir de Zuhruf Suresi 43, Zuhruf Suresi, eee, 36, 37, 38 ayetlere de bakmanızı tavsiye ederim. Orada kim Rahman'ın mesajlarına sorunlu bakarsa, sorumlu yaklaşırsa, bulanık bakarsa, ona bir şeytan musallat olur diyor. Ona bir şeytan musallat olur. Hangi şeytan musallat olur arkadaşlar? Az önce anlattığım şeytanlar var ya. Siz vahye sorumlu yaklaşırsanız, mutlaka bir şeytan size musallat olur ve o şeytanın yakını olursunuz. Nasıl oluyor? Siz Kur'an'a sorumlu yaklaştınız. Nasıl sorumlu yaklaştınız? Mesela Kur'an yeterli görmüyorsunuz. Kur'an yetmez diyorsunuz. Kur'an'da her şey yazmaz. Kur'an'ı hadisler açıklar diyorsun. Veya, ayetleri anlamak için nüzul sebeplerine ihtiyaç var diyor. İ, Kur'an'ı alimler açıklamış, bakmış, alimlerin görüşlerine bakmamız lazım, bilmem ne diyorsun. Kur'an size yetmiyor. Kur'an'a tam teslim olmamışsınız. Tamam mı? Kur'an'a sorumlu yaklaşıyorsun. Az önce bahsettiğim konu vardı ya, Vakıa Suresi, Vakıa Suresi 7, 7, 78, 79. Yani aklınızı temizlememişsiniz. Tertemiz bir akılla Kur'an'a yaklaşmıyorsa, şıyar şeytanla arkadaş olursunuz ve o şeytanla yakın arkadaş olursunuz ve o şeytan sizi o kitaptan ayırmaya başlar. Ama siz kendinizi doğru yolda zannedersiniz. Kendinizi doğru yolda zannedersiniz. Hesap günü gelir, o zaman ne dersiniz biliyor musunuz? Keşke seninle benim aramda iki Doğu kadar mesafe olsaydı dersiniz. Keşke seninle benim aramda iki Doğu kadar mesafe olsaydı. Kim? Arkadaşlar, kim olduğunu daha iyi anlamanız açısından bu ayetlerin yanına Furkan 27, 28, 29, 30, 31 ayetleri koyun. Bakın, Furkan 27, 28, 29, 30 ve 1 ayetleri. Bu ayetlerin yanına koy. O gün Kur'an'a sorumlu yaklaşıp da şeytanın arkadaşı olan kişi, Furkan'da ne diyecek? Ya bu şeytan Kur'an benim yanı başıma kadar gelmişken, beni yan alı kurt, hesap günü bana yardım edecekti. Bugün bana yardım da etmedi, beni böyle bugün yüzüstü de bıraktı. Ev, elçi, elçi bana şefaat edecekti. Elçi de dedi ki, ya Rabbi, benim toplumum Kur'an'dan hicret etmiş, uzaklaşmış, uzak tutmuş kendisini. Bu kitaptan evet, uzak tutmuş diyecek. Ev, seni kurtaracak olan gitti. Peygamberin şefaati de gitti. 31 ayeti niye söyledim? Oraya da bakın diye söylememin sebebi şuydu arkadaşlar. Furkan 31 ne diyor? Yol gösterici olarak sana Allah yeter. Yol gösterici olarak sana Allah yeter. Şimdi sen Kur'an, Kur'an sana yetmiyorsa, eğer Furkan Suresi 31 ayeti inkar ediyorsun. Niye? Furkan Suresi 31 diyor ki, yol gösterici olarak sana Allah yeter diyor. Sen Kur'an yetmez diyorsan, Allah'a kusura bakma ama yol gösterici olarak sen bana yetmezsin diyorsun Allah'a. Eee, peki hesap günü ne cevap vermeyi düşün? Evet, hesap günü ne cevap ver? Eğer yol gösterici olan olarak sana Allah yetmiyor. Evet, demek istediğim, eee, bu arkadaşlar. Yani Kur'an'ı doğru anlamaya çalışmak, Kur'an'ı şeytanların esaretinden, yani okurken şeytanların etkilerinden, dürtülerinden etkilenmeden okumak. Öyle okumaya çalışmak. Hani demiştik ya, Kur'an okuyunca o atıp tutan şeytanlardan Allah'a sığınmak. Böyle bir doğru okumayla, temiz akılla Kur'an'ı okumamız gerekir. İşte böyle Kur'an okumanın şartı işte budur arkadaşlar. Şeytanların etkisiyle değil. Yani Kur'an ne diyor? Diyor ki, Kur'an ben bir ilme dayalı olarak indirildi. Araf 52, Hûd 14, Âl-i İmrân 7, Zümer 23. Ben bir ilme dayalı olarak indirildim. Kur'an bu ilme göre okuyacaksınız. Bunu anlatabiliyor muyum? Bu ilim, az önce dersimizde kısaca anlatmaya çalıştığım buydu. İşte Kur'an kelimeleri hangi anlamlarda kullanıyorsa, bir konuya, bir konuda aklınıza soru geliyorsa, cevabını başka ayetlerde arayarak, kavramları Kur'an'ın iç bütünlüğünde kullanarak, konuları yine Kur'an'ın iç bütünlüğüne göre okuyarak, temiz akılla Kur'an'ı okursak, okudukça Kur'an kendisini bize açacak, bizimle konuşacak, bizimle muhatap olacak ve bize kılavuzluk edecektir. Evet, o zaman Kur'an bize kılavuz olur. Kur'an bizimle konuşur, bize yol gösterir. Bunun haricinde şeytanların istediği gibi okursak, Kur'an bize kılavuzluk etmez. Bizim kılavuzumuz şeytanlar olur. Şeytanlar da ne yapar? Bizi ateşe götürür. Evet, şu an biz salât etmiş oluyoruz arkadaşlar. Bu akşamlık, eee, bu kadar. Hafiften bir başarısı tut. Bundan sonra inşallah yayınları daha sık sık yaparız. Ortalama bir saat yaparız. Eee, hem ben de çok yorulmamış olurum. Tamam mı? İnşallah yarın öbür gün yine tekrar yayın açarız, yine birlikte oluruz. Allah'ın izniyle. [Müzik] Hepinize hayırlı geceler diliyorum. Sizi kendisinden başka olmayan Allah'a emanet ediyorum. Hoşça kalın. Çok teşekkür ediyorum. [Müzik]