Transcription
[Müzik] Karret ekranlarından mutlu akşamlar sevgili izleyenler. Ben İrem Aktaş. Yine her cumartesi akşamı olduğu gibi bugün de Doktor Fatih Dağdelen ile birlikteyiz ve estetiğe dair önemli konuları konuşacağız. Bugünkü konumuz liposuction yani yağ aldırma olacak. Hocamız da stüdyoda bizlerle birlikte. Hoş geldiniz hocam. Hoş bulduk. Nasılsınız? İyiyiz, çok teşekkür ediyorum. Sizler nasılsınız? Teşekkür ederim, sağ olun. Teşekkür ediyoruz vakit ayırdığınız için. O zaman hemen konumuza geçelim isterseniz. Liposuction nedir, niçin yapılır, onları dinleyelim sizden.
Şimdi liposuction gerçekten çok önemli. Plastik cerrahinin birkaç mucizesinden hep bahsederim. Bunlardan birincisi meme proteziyle, implantla göğsü büyütmek. Liposuction da yine bu ikinci mucizesi olarak düşünülebilir. 1980'li yıllarda başladı ilk olarak. Yani aslında tarihçesi çok da eski değil. 90'lı yıllarda yavaş yavaş artık oturmaya başladı. 2000'li yıllarda ise artık ciddi olarak dünyada en sık yapılan cerrahi prosedürlerden birisi haline geldi. Liposuction nedir? Aslında bunun mekanizmasını tam olarak anlamak gerekir. Yani adı üstünde, "lipo" yağ, "sak" emmek. Yani yağları almak, emmek gibi düşünülebilir. Buradaki olay şu: Vücudumuzda belli bölgelerde yağ fazlalıkları vardır. Bu bazı kişiler için bel bölgesi, bazı kişiler için baseni, bazen kolu, bazen de tüm vücutta belli bölgeleri içeren bir yağ fazlalığı söz konusu olabiliyor. Yağ dokusu hiçbir zaman, daha doğrusu yağ hücreleri sayı olarak artmaz, kilo aldıkça şişer. Yani bir balon gibi düşünün. Ve bu bir balon gibi şişiyor, kilo aldıkça büyüyor. Belli bölgelerimizde fazla bir yağ hücresi var ise, siz de biraz kilo aldığınızda otomatik olarak o bölgeler daha fazla şişkin ve o bölgelerde ciddi bir vücut kontür bozukluğuna sebep oluyor. Evet, siz kilo verdiğinizde ise her taraftan iniyor, en son bu bölgelerden iniyor. Yani genetik bir altyapınız var ise, mesela ben 40-45 kilo ya da 50 kiloluk bir hastada bile bazen çok geniş bir basenle karşılaşabiliyorum. Aslında incecik birisi ama basen yapısı çok fazla. Yine bazı insanlarda "simit" dediğimiz bel bölgesinde çok ciddi bir yağlanma oluyor ve o bölgedeki hücre sayısı fazla olduğu için kilo altında vücutta ciddi anlamda orada bir şişkinlik oluyor. Kilo verdiyse orası gitmiyor da en son giden bölge haline geliyor. Liposuction'da biz ne yapıyoruz? Negatif bir basınç ile bir motorumuz var ve bu motora bağlı bir hortumumuz var. O bölgedeki yağları aslında almayı hedefliyoruz. Aslında bir nevi heykeltıraşlık gibi de değerlendirebilirsiniz. Evet, burada bilinmesi gereken en önemli şey şu: Liposuction bir kilo verme yöntemi değildir. Liposuction gerçekte vücut şekillendirme yöntemidir. Yani vücudunuzun belli bölgelerinde fazlalık olan yağ hücrelerini tüm diyete rağmen, tüm spora rağmen veremediğiniz, egzersize rağmen veremediğiniz bölgelerdeki yağlarınızı aldırma yöntemine liposuction diyebiliriz. Ama bunu bir zayıflama yöntemiyle kesinlikle. Evet, peki hangi tekniklerle yapılıyor?
Şimdi şöyle: Normalde bu bahsettiğim bir makine var, bir kanülümüz var ve biz o kanülden bunu negatif basınçla çekiyoruz. Aslında yöntemin temeli bu. Fakat yıllar içerisinde bu ilerledi ve ilk başta kuru bir şekilde yağ çekilirken, aradan zaman geçince buraya özel bir takım sıvılar, bir serum enjekte etmeye başladı. Ki bu enjekte ettiğimiz serumun içerisinde hem ağrıyı kesen, hem damarları büzen, hem o bölgedeki yağ dokularının daha da şişmesine sebep olan bir serum enjekte ettik. Ve böyle yaptığımız zaman oradan yağ çekmek hem daha kolay oldu ve yağ çektiğimizde de kansız bir şekilde çekmeye başladık. Hım, aslında kan olmaması gerekiyor. Kan olmaması gerekiyor. Çünkü siz oradan kanülle çekmeye başlarsanız bir süre sonra kanamaya başlar ve hasta ciddi anlamda bir kan kaybı ile karşılaşır. Kan kaybıyla karşılaşmaması için sıvı, yani bir enjekte edilerek verilen sıvıyla beraber ıslak bir liposuction yapmaya başladık ve bu şekilde kan kaybı olmadı. Ve böylelikle istediğimiz miktarda daha düzgün bir kontüre ulaşmayı, aradaki dokulara zarar vermemeyi, damarsal yapılara hiçbir şekilde zarar vermemeyi hedefleyerek düzgün bir liposuction örnekleri artık oluşmaya başladı. Yani aslında teknik olarak kuru teknik ve ıslak teknik olarak ikiye ayrılıyor. Yapılış olarak burada tabii kullanılan kanüller var. Bu kanüllerin çapları, kanülün üzerindeki delikler, evet, bunlar değişti. Farklı farklı yapılar, farklı farklı geometrik şekillerde o bölgedeki alınan yağların alınabilmesi için özel bir takım kanüller değişti ve bunlar da liposuction'da kullanılan kanülün farklı tekniklerine aslında sebebiyet verdi. Tabii zaman içerisinde birtakım cihazlar geliştirildi ki bu cihazlar sayesinde biz o yağı aldığımız kanülün ucuna bir motor, evet, "assist" dediğimiz yani bir güç uyguladık. Ki bu uygulama esnasında bu kanül titreşime başladı. Hem ileri geri hem çevresinde küçük küçük dönüşler yaparak böylelikle daha homojen, daha düzgün bir kontür elde etmeyi hedefledik. Bunlar bakın hep işin teknik kısımları. Tabii zamanla beraber lazer, VASER gibi ki bunlar ultrasonik ya da lazer enerjisini kullanılarak yapılan liposuction teknikleri, zaman içerisinde yine J-Plasma denilen birtakım plazma enerjileri kullanılarak da çeşitli cihazlar modifiye edilerek liposuction teknolojisinde kullanılmaya başlandı. Fakat ben bütün bu uygulamaların hepsini derleyip topladığımda ortaya çıkan şey aslında yapan kişi, yani onun kullandığı yöntem. Aslında aynen öyle. Yani yapan kişi, yani yapan el konusu. Böyle düşünmek gerek. Bazen bir dönem ben liposuction'ın çok istismar edildiğine inanıyorum. Yani işte "VASER yapıyorum", "lazerle yapıyorum", yok işte "lipomatik'le yapıyorum", "mikro-air'le yapıyorum", işte "şununla yapıyorum, bununla yapıyorum" gibi teknolojik aletlerin sanki yaptığı bir robotik bir cerrahi gibi halkın anlamasına sebebiyet verildi ki bu kesinlikle doğru değildir. Biz cihazları zaman zaman kullanırız. Bunları kullanma sebeplerimiz de açık ve nettir. Fakat buradaki bilinmesi gereken asıl konu işlemi yapan hekim, hekimin tecrübesi, hekimin uygulama esnasında yapmış olduğu başarılı girişimdir diyebiliriz. Yani o yüzden bu tip cihazlara çok takılmaması gerekir. Yoksa işlemi "Doktor Lazer", "Doktor VASER" diye adlandırılıyor o zaman hastalar. Yani hekim burada sadece bir şey, bir el yani gibi düşünülüyor. Oysa öyle değil. Tam tersine liposuction yapan hekim çok önemlidir. Liposuction her şeyden önce şöyle söyleyeyim: Plastik cerrahinin en tehlikeli ameliyatıdır. Evet hocam, yani çok bakın, en tehlikeli. Tehlikeli sonuçlarla da karşılaşılıyor aslında. En tehlikeli ameliyatıdır. Bunu özellikle söyleyeyim ki birazdan o komplikasyon ve dezavantajları kısmında buraya değineceğim. Ama bunun bilinmesini istememin sebebi şu: Yani eline her kanülü alan "hadi ben buradan yağ alayım" denilecek bir işlem değil. Hastaların bu bağlamda, yani hekimi ya da yapanı değil de işte "şu cihazla mı yapıyorsun, bu cihazla mı yapıyorsun" sorguları aslında bizler için çok komik oluyor. Yani konu o değil. Yani aslında soracak olursanız konu yapan hekimin tecrübesi ve bu konudaki bilgisi. Gerçi bilgi artık şu andaki bilgi çağında her şeyi insanlar biliyor. Sokaktaki insan bile liposuction deseniz her şeyin farkında. Fakat bilgiye ulaşım çok kolay. Fakat tecrübe ve yetenek, bunlar bilinmeyen şeyler. Yani bugün bir yapay zekaya sorsanız bu kişi tecrübeli midir değil midir, belki belli kıstasları vardır ama ya da yetenekli midir değil midir, bunu bilemez. Öyle değil mi? Mesela bir sanatçının ne kadar güzel bir beste yapacağını yapay zeka çok da fazla bilemeyebilir. Tabii, tabii ki öyle. Peki şimdi VASER, lazeri konuştuk. Bir de Power Assisted var galiba, değil mi? O yöntem nedir hocam?
Bu az önce aslında üstünde durduğum şey. Buradaki liposuction normal bir el kanülü vasıtasıyla değil de yine kanül kullanıyorsunuz fakat kanülün sapında bir cihaz var, bir motor var. Bu motor o kanülün titreşmesini, ileri geri ve kendi etrafına "resiprokal" deriz biz ona, dönmesini sağlıyor. Ama bunlar çok küçük şeyler, hareketler. Yani aslında böyle titreyen bir uç gibi düşünün bunu. Titreyen bir uç böyle çok minik minik hareketleri titriyor. Bu ne yapıyor? O bölgedeki yağ dokusunun çok daha homojen, çok daha düzgün bir kontür sağlıyor. Eskiden mesela liposuction yaptıran kişiler hep şunu sorarlardı: "Vücudumda işte deformite kalacak mı, çukurluklar olacak mı, böyle hatat şeyler oluyormuş gibi." Bütün bunların sebebi aslında oradaki liposuction yapan kişinin hem tecrübesizliği hem de o normal elle yapılan kanülde bazı şeyleri istediğiniz gibi yapamıyorsunuz. O yüzden bu tip cihazların gerçekten liposuction'da yeri var ama enerji bazlı bir cihaz değil. Enerji bazlı demek farklı bir şey. Yani vücuda bir enerji vermiyor orada. Sadece kullandığınız kanüle enerji veriyor. Yani kanül birazcık daha hareketli oluyor, tek şey o. Ama diğer VASER ya da lazer yöntemleri ya da C-Plasma'da orada vücuda bir enerji veriliyor. Bu enerji de orada aslında bir yakmak için kullanılan bir şey. Yani yağ hücrelerini patlatıyor, yağ hücrelerini yakıyor ya da dokulara birtakım zararlar verebilme oranı daha fazla olan işlemler. Peki hangi bölgelerden oluyor genellikle ve ne kadar yağ alınıyor aslında bu yöntemlerle? Evet, bunlar gerçekten çok önemli ve çok güzel sorular. Şimdi şöyle: Liposuction her şeyden önce kişinin hangi bölgesinde yağ fazlalığı var ve bu bölgeden rahatsız ise ve hekim de bunu uygun görüyorsa o bölgelere uygulanabilir. Ben yukarıdan aşağı başlayarak söyleyebilirim. Mesela yanaklar, yüz, gıdı. Ki yüz denince genellikle gıdı anlaşılır, yani gıdıya ihtiyaç olur. Yanaklara çok fazla yapmayız. Yani çok çok nadirdir ama gıdı bölgesi mesela sık yaptığımız bir bölge. Bunun dışında kollar, evet, sırt, koltuk altı, bel, bel bölgesi, karın bölgesi, popo, kalçalar, basen bölgesinden bahsediyorum. İç bacak, bacak ön yüzü, diz içi, hatta alt baldırlar yani dizin altındaki kısımlar. Ki bazı kişiler mesela "kış geldi, çizme giyemiyorum" diyor. Bu kişilerin yapabileceği tek çözüm liposuction, o bölgeyi inceltmek. Ki ben kış aylarında mesela baldır liposuction sayım çok artıyor. Mesela şu anda baldır liposuction yapmadığım gün yok gibi. Sebep ne? Çünkü kış geldi. Yani kış gelince mağazalara nasıl bot satıyorlarsa bize de, sizlerde de buna ihtiyaç doğuyor. Baldır bölgesi için çizme giyemiyor, çizme giyilemediği için inceltmek için başvuruyorlar. Yazın da sütun gibi bacaklar için, çarpık bacaklar için protez koyduğumuz hasta grubu artıyor mesela. Evet, sıklıkla görüyoruz onu da paylaşımlarınızda. Evet, peki bu lipödemin de aslında bunlarla bir ilişkisi var, değil mi hocam? Kesinlikle var. Yani lipödem bir hastalıktır ki toplumda da çok yaygındır. Bazı kişiler genetik altyapıya yatkındır ve kişi zayıf bile olsa mesela özellikle üst bacakta, bazen alt bacakta çok ciddi bir yağ birikintisi olur. Çok ciddi bir estetik bir görüntü olmaya başlar ve kişi sürekli ayaklarının ve bacaklarının şiştiğinden bahseder. Peyderpey bu uzar. Yani kilo almasa bile o bölgelerde bir kalınlaşma. Tabii lipödem hastalığı olduğunda kişinin bununla baş etmesi çok zor. Yani diyet yaparak, spor yaparak bununla baş edemez, mümkün değil. Çok zayıf bir insanda bile olabilen bir hastalık türü. Aynen öyle. Tek bir tedavisi var: Liposuction. Ki bu hastaların bir kısmına liposuction, bir kısmına da tabii beraberinde germe gibi işlemler de yapabiliyoruz. Tabii ki liposuction'da az önce sormuş olduğunuz soru: "Ne kadar miktar alınabilir?" Evet, bu kritik bir soru ve çok önemli bir konu. Şimdi ben bir hatıramı anlatmak istiyorum bu konuda. Bundan 20 yıl önceydi, yani 2003 olabilir, 2002 olabilir, tam emin değilim. Bir plastik cerrahi kongresindeyiz. Yani aslında bu bahsettiğim olaylar çok eski tarihlerde olan şeyler değil, yeni yeni daha. Bakın yani liposuction'daki ilerlemenin ne kadar hızlı olduğunu anlatma bağlamında söylüyorum. O zaman liposuction paneli var ve liposuction anlatılıyor. İşte salona sordular ki, yani tüm plastik cerrahların bulunduğu bir şey, ben en az 500-600 kişi var salonda. İşte "kaç litre yağ alıyorsunuz?" miktar olarak söyle. İşte 1 litre ile 2 litre arasında alan, işte salonun yarısından çoğu elini kaldırıyor. 3 litre üzerinde alan salonda işte ne bileyim 20-30 kişinin kaldırdığı, 5 litre üzerinde alan bir ya da iki kişi. Yani 5 litrenin üzerinde kimseye yağ almıyordu. Ki ben tabii o dönemde daha genç olduğum için ben 5 litre üzerinde alıyordum ama parmak kaldırmaya da çekiniyordum. "Şimdi sen neden 5 litrenin üzerine alıyorsun?" sorularıyla karşılaşabilirim endişesiyle. Evet, ki hakikaten ben 5 litrenin üzerinde o zaman da çok alıyordum. Tabii dünyada mega liposuction örnekleri vardır. Mega liposuction'dan kastım şu: 15-20 litreleri bulan. Yani 10 litrenin üzerine artık biz mega liposuction diyoruz. Ki 13 olabilir, 14 olabilir, 15 olabilir, 16 olabilir, 20 olabilir. Hastanın durumuna göre liposuction örnekleri var ve ben mega liposuction yapıyorum. Yani işte 15 litre aldım, 22 litre aldım, rekorum bile vardır ya. Ki ben bu tabii rekor kırmak için yapmadım ama hastanın ihtiyacı vardı. Buradaki mesele şu: Neden bu yüksek miktarlara çıkılmak gerekiyor? Neden bu kadar miktar almamız gerekiyor ya da neden almamız gerekiyor? Yani bir şeyin sebepleriyle bilmek gerekiyor. Buradaki asıl hedefimiz vücut şekillendirmek. Evet, doğru. Ve liposuction seanslı yapılan bir işlem değildir, tek seferde biten bir işlem. Evet, halkın belki de en çok korktuğu, en çok endişe ettiği konulardan bir tanesi bu: "Liposuction yapılıyor, sonra bir daha kilo alınıyor, bir daha liposuction yapılmak zorunda kalıyor." Hayır efendim, ben bunu kabul etmiyorum. Liposuction yapılan bölgeye ikinci bir liposuction uygulanmamalı, tek seferde zaten. Evet, aynen öyle. Yani liposuction'da mesela bakın siz karın bel bölgesini yaptınız, tamam, o bölgeye bir daha liposuction yapmamalısınız. Bir başka seansta kola yaparsınız, bacağa yaparsınız. Yani liposuction bölüp bölüp, yani üst bedeni ayrı bir seansta, alt bedeni ayrı bir seansta yaparsınız, bundan bahsetmiyorum, bu yapılabilir. Fakat aynı bölgeye liposuction yaptınız: "İşte ben bu sefer 3 litre alabildim. İşte ileride biraz kilo alırsan yine vücutta bozulma olursa gene gel, gene alırız, bir 3 litre daha alırız." Böyle bir şey olamaz, olamaz. Evet, yani tek seferde yaptığınız bölgeyi tek seferde bitirmeniz gerekiyor aslında. Pek çok hastamızın bize sorduğu soru bu. Diyorlar ki: "Hocam, liposuction yaptıktan sonra tekrar kilo alınıyormuş, yine aynı bölgeden çıkıyormuş." Ben tabii bunun direkt matematiğini anlatıyorum. Az önce konuya başlarken anlatmıştım farkındaysanız. Aldığımız yağ hücreleri sayı olarak artmıyor, sadece şekil olarak şişiyor. Şimdi bir bölgede matematik olarak düşünün, 3 tane yağ hücreniz var ama sizin genetik olarak burada 10 tane olduğunu düşünün ve fazlalık 7 tane hücre var. Evet, eğer liposuction yapan hekim bir tanesini, iki tanesini alır ise, oransal olarak söylüyorum, demek ki yetersiz bir sonuçla karşılaşır. O kişinin o bölgesindeki problemi azalmakla beraber devam eder. Bu takdirde bu kişi tekrar liposuction olmak zorunda kalır. Ama siz o 10 tane hücrenin olduğu kısmındaki fazlalık yedisini alırsanız bir daha almak zorunda kalmazsınız. Hepsini almak kötüdür. Neden? Çünkü yağ dokusu aynı zamanda bizim aslında dokumuzun astarıdır, derimizin astarıdır. Yani sıfır yağı olan insanlar çirkin gözükürler. Yani bu bir briket duvara ya da tuğladan bir duvara boya sürmek gibidir. Evet, aslında o deriyi de dümdüz tutan şey yağ hücresi. Yani onun üzerine bakın bir astar konuyor, işte astar yağ dokusudur. O yüzden sıfır yağ yapamazsınız. Orada olması gereken belli bir miktar var ki ben her zaman şunu söyleyeyim: Liposuction'da aldığınız değil, bıraktığınız yağ önemli aslında. Ve tabii günümüzde başka bir boyuta daha taşındık. O da nedir? "High-def" dediğimiz, "high definition", yani belli bölgelerde definisyonlar yaptığımız, belli bölgelerde çukurluklar, belli bölgelerde fazlalıklar bıraktığımız vücut şekillendirme yapıyoruz artık. Yani bu şimdi birazdan belki geliriz, olay level üstü. Bu anlatmaya çalıştığım şey şu ki liposuction'da önemli olan şey tek seferde çözmeniz. Çünkü sekonder liposuction olmaz, olmamalı. Sekondere, yani revizyona kaldığınızda o ilk baştaki travmatize edilmiş olan doku daha da şekilsiz bir hale gelir. İkinci bir liposuction yapmak çok zordur. Hele o bölge kanlı bir şekilde ilerlediyse. Artı liposuction yaptığınız hastanın yağ dokusu da çok önemli. Her insanda yağ aynı şekilde değil. Bazı insanlarda yağ çok gevşek, çok kolaylıkla sanki bir otobanda gidermiş gibi gelirken, bazı insanlarda yağ dokusu o kadar sıkı oluyor ki bunlar resmen böyle bir patika yolda ilerlermişçesine zor bir uygulamayla karşılaşıyorsunuz. Şimdi o zor, tabii ki o zor bir vakayı bir de yetersiz aldınız, ikinci bir defa hayatta yapamazsınız. İçerisi zırh gibi, skar dokusuyla karşılaşır. Ve bu bölgeden artık liposuction olma şansını yitirir hasta. Bu nedenle ne yapacaksanız tek seferde yapacaksınız. Bu burun için de geçerli, meme için de geçerli, bütün işlemler için geçerli. Yani olabilecek maksimum faydayı hastaya sağlamanız gerekiyor. Peki bu işlemin sonuçları kalıcı oluyor mu?
Kesinlikle kalıcıdır. Liposuction kalıcıdır. Yalnız burada şunu bilmek gerekir: Liposuction yapmayı düşündüğünüz bir adayı iyi seçmeniz gerekiyor. Ben bunu hep "ön hazırlık" diyorum, "ön hazırlık" diyorum. Şimdi hasta geliyor mesela, size birkaç örnek anlatayım, ne demek istediğimi anlarsınız. Evet, hasta geliyor, bir "biracı göbeği" diyorum ben buna, kocaman bir göbek. Aslında karın içi büyük. Fakat o kendini yağlı görüyor. Aslında yağ karının içinde olan bir yağ. Biz liposuction'la karın içindeki yağları alamayız. Bu kişi liposuction'dan fayda görmeyecektir. Bu mümkün değil. Yine biz liposuction yapacağımız bir adayı seçerken bu kişinin diyet yapıp yapamayacağını, sporla ilişkisi olup olmadığını bilmek zorundayız. Çünkü her ne kadar biz liposuction'a "kilo verdirme ameliyatı değil" desek dahi, hastalar bunu bu şekilde bilseler bile onlar kilo vermek amaçlı oluyorlar. Bu doğru. Evet, öyle bir algı var. Bu bir gerçek, bu da bir gerçek. Biz kilo verilmediğini söylüyoruz fakat buradaki incelmek size olarak olan bir şeydir. Yani ne demek istiyorum? Siz 80 kilosunuz, ben sizin karın ve bel bölgenizden yağ aldım. Karnınızı ve bel bölgenizi incelttim. Siz kilo olarak belki birkaç kilo verirsiniz, 3 kilo, 4 kilo verebilirsiniz oradan aldığım yağ miktarıyla ilgili olarak. Fakat sizin oluşturmuş olduğumuz incelik belki 55-60 kiloya, belki 65 kiloya geldiğinizde bile o kadar incelmeyeceğiniz bir görüntüden bahsediyorum. Bu da otomatik olarak sizi inanılmaz derecede mutlu ve motive ediyor. Doğru. Ve kişi motive olduğunda, ben bunun üzerine hep altını çiziyorum, motive olduğunda o kişi kilo da veriyor. Yani diyorsun, motivasyonla kilo da verebiliyor, zayıflıyor, hayatına dönüyor. Çünkü aynen, inceldiğini hissediyor ve gayet güzel, "ya" diyor, "bu kadar da işte zahmetli bir işlem yaptık, emek verdik, para ödedik, her şeyi yaptık, nihayetinde sonuç almak istiyor." Kişi inandığı için artık diyet de yapıyor ve o 80 kilo kişi bir bakıyorsunuz ki 4-5 ay içerisinde hayatında hiç kilo veremeyen insanların ben liposuction motivasyonundan sonra kilo verdiğine şahit oluyorum. Çok güzel. Ve yaptığınız adayın mutlaka o belli bir kiloya indikten sonra onu korumasını da tavsiye ediyorum. Yani liposuction işte "homel ıtlak" derler ya, habire yiyen, sürekli ne bileyim yemek yiyen, sürekli spor yapmayan, çok hareketsiz yaşayan bir insan için çok uygun bir ameliyat değil. Bu gerçekten sosyal hayatın içinde olan, spor yapan, aktif olan insanlar için çok daha etkili. Böyle yaptığınız takdirde bu kişi o kilosunu da korur, o olması gereken inceliğe kavuşur, bir daha da kilo almaz. Ama diyelim ki biz mesela bazen hasta mı ediyoruz? Yine hasta 70 kilo da 80 kilo farz etmez, bayağı bir yağ alıyoruz. Hastaya diyorum ki: "Lütfen" diyor, "biraz da siz de gayret gösterin, biraz siz de kilo verin." Aradan 6 ay sonra geliyor. "Ben ameliyat oldum, zaten 80 kiloydu, geliyor 85 kilo." "Hocam" diyor, "ben kilo aldım." O durumda ne oluyor peki? O durumda ne oluyor? Şimdi tabii ki mesela karın ve belden aldıysak karın içindeki yağlanması artmış oluyor. Oraya müdahale edemiyorsunuz. Hayır, benim aldığım yerde bir problem yok. Mesele demek ki bu kişi aslında uygun bir aday değildi demek, gözümüzden kaçtı. Anlatmaya çalıştım: Liposuction yaptırmak isteyen kişiyi gerçekten çok iyi tespit etmeniz gerekir. Hatta mesela özellikle "high-def" dediğimiz yani "six-pack" yaptırmak için ya da "T-pex" dediğimiz kadınlarda bazen görürsünüz plajlarda böyle kadın vardır, karnın ortasında böyle bir hafif bir oluk, yanlarda vardır. Böyle yattığı zaman bir sütun gibi vücuttan bahsediyoruz. Kum saati gibi. Doğru. Evet, bunların bir kısmı liposuction'la yapılmış şeyler aslında. Hepsi için geçerli. Bazen de sporcu insanlardır. Aslında zayıf insanlara daha da uygun değil mi o zaman hocam? Yani vücut şekillendirme sonuçta. Vücut şekillendirme. Tabii ki zayıf insanlarda. Fakat zayıf insanlar ülkemizde daha o bilinçte mi bilmiyorum. Yani ben zayıf insanların kalkıp liposuction yaptırmak için çok başvuruda şahit olmuyorum. Belki basen bölgesi oluyor falan ama mesela yurt dışında sonuç olarak daha güzel. Ama yurt dışında mesela bakıyorum kişi mesela erkek, işte 70 kilo, zayıf birisi aslında ama six-pack yaptırmak için yaptırıyor. Yani vücut şekillendirmek. Şimdi tamamen şey ya da kadınlar aynı şekilde, aynı zihniyetle. Ama Türkiye'de daha ziyade kilo verdirmek ya da vücudundaki fazla yağları aldırmak amaçlı yaptırdıkları için ben burada söylemeye çalıştığım şey hastaların mutlaka işlem sonrası kilolarına, egzersizlerine dikkat etmeleri. Bunu bir yaşam tarzı olduğunu, bakın ben hep söylüyorum: Plastik cerrahide yaptığımız ameliyatlar bir meme büyütme yaparak bir işte güzel bir göğüs oluşturmuyor. Aslında o kişiye yepyeni bir yaşam tarzı, hayat tarzı veriyoruz. Yine liposuction yaptığınız bir kişi o vücuduyla beraber giyim tarzını, tüm yaşam tarzını değiştiriyor. Yani çok daha fit, çok daha sporcu, çok daha enerjik, yani yepyeni bir ben oluyor aslında. Mutlaka bir şey değiştiriyor. Yani kulvar değiştiriyor, bir farklı bir klasa geçiyor. Bilmiyorum anlatabiliyor muyum? Cerrahinin yaptığı en önemli şeylerden bir tanesi bu. Kesinlikle çok doğru hocam. O motivasyonla da hayatına dönüyor ve pozitif anlamda etkiliyor herkesi. Peki bunu hangi yaş grupları yapabilir?
Liposuction her şeyden önce yani 18-20 yaşını doldurmuş, yani erişkin çağına gelmiş kişiler için yapılabilir. Yani ben 14-15 yaşında liposuction yapmıyorum. Yani genel anlamda 18 yaşının üstünde olması gerekir. Yaş grubu olarak çok ileri yaşlarda hastalarla da karşılaşıyorum. Geçenlerde bir hastam vardı, 75 yaşında yaptırmak istedi. Ben aslında "çok gerekli değil" dememe rağmen "istiyorum" dedi. Yani "benim vücudum, benim hayatım, yaptırmak istiyorum" dedi ve yaptım. Hakikaten mutlu da oldu gerçekten ve lokal anestezi altında da yaptırdı bir de. Yaptık gerçekten güzel bir şeydi. O yüzden yaş olarak 18 yaşının üstündeki gerekli olan her hastaya yapılabilir. Süper. Yani erkekler, hamileler bu grupta yapabilir mi? Hamile olan kişi yaptıramaz tabii ki. Hamilelik, doğum bittikten sonra, doğumun üzerinden en az 6 ay geçmiş olması gerekir. O zaman yaptırabilir. Erkekler zaten çok fazla yaptırıyor. Çünkü erkeklerdeki vücut tipi elma tipidir. Genelde erkeklere biz jinekomasti amaçlı, yani göğüslerdeki büyüklük sebebiyle ya da bel bölgesinde simit oluşması. Bu simit neden oluşuyor? Düşük bel pantolon giyen ve sıkı bir kemer takan kişinin zaten ister istemez bel kısmı genişliyor, simit oluyor. Tabii ki eskiler, bakın 1950'li, 60'lı yılların filmlerine bakın, oradaki kadınların hepsi böyle ince korseler giyerlermiş, böyle iplerle sık sık sık, onların böyle incecik belleri varmış. Eskiden kimse böyle belli falan insanlar değildi ama günümüzde eşofman kültürü ile beraber dar pantolon ve düşük bel pantolonlar aslında pek çok kişinin o bel simitlerinin sebeplerinden bir tanesini diyebilirim. Giyim tarzı bile ne kadar etkiliyor, değil mi? Tabii ki sıkıyorsunuz. Sonuçta o sıktığınız bölge ister istemez yukarıda yağların birikmesine ve kalmasına sebep oluyor. Evet, çok doğru. Peki obezite tedavisinde de bu yöntemler yine kullanılıyor mu? Şimdi obezite hastalarında şimdi bunun belli bir takım indeksleri var. Yani "Body Mass Index" dediğimiz, yani vücut kitle indeksi. Zaten belli bir vücut kitle indeksinin üzerindeki hastaya mutlaka tüp mide öneririz, mide küçültme ameliyatları öneririz. Evet, böyle hastalar bu ameliyattan korktukları için plastik cerrahiye başvururlar ve bizden bu bölgeden yağ almamızı isterler ki çoğu hasta, %80-90 hastadan bir şey yapamazsınız. Çünkü biz burada kilo vermek amacıyla yapmıyoruz. Hasta "ne olur hocam, birazcık şuradan al, buradan al, bu bana yeter, ben istemiyorum, sadece biraz şekillen" der. Ama bu yapsanız bile o hastayı mutlu edemezsiniz çünkü onun bir sonrakini bu sefer isteyecektir. Yani insanlarda sınır yok. Yani gözün görebildiği her şeyi benim olsun istiyor insanlar vücutlarıyla ilgili olarak da. Yani en güzel işlemi yapsanız "ben neden Angelina Jolie olmadım" diyorlar. Evet, beklenti çok yüksek, değil mi? Bu tabii kadınlar için değil, erkekler için de geçerli. Sakın sadece kadınlar için söylediğimi düşünmeyin. Yani ben bir televizyon programını izlemiştim. Programda bir çocuğun burnunu yapıyorlar Amerika'da. Çocuk işte burnunu yaptırıyor. Hakikaten çocuk da yapılı ve derisi kalın bir burun ve ameliyattan bir hafta, 10 gün sonra zaten derisi kalın, kocaman bir şiş bir burun var. Yani hakikaten güzel de olmamıştı sonuçta bence. Sonra arkasından arkadaşlarına çıkartıyorlar. Herkes "vov, ne kadar güzel" filan. Çocuğa diyorlar ki işte "ne olmak istiyorsun?" "Brad Pitt gibi olmak istiyorum. Şimdi daha yakışıklıyım" diyor. Halbuki burun kocaman. Yani Brad Pitt'le ilgisi yok ama insanın kafasındaki şey. Yani "ben bu şiş olduğunu biliyorum, inecek" diyor. Ama inse bile hiçbir zaman Brad Pitt olamayacak. O sözün kısası insanlardaki beklentinin sınırı yok yani. Evet, ama burada şunu anlatmaya çalışıyorum: Yani obez olan kişilerde, obezite problemi olan kişilerde estetik cerrahi uygulamaları yapılabilir mi? Evet, yapılabilir. Seçilmiş hastalar için evet, uygun hastalar için evet. Ama biz doğrusunu söyleriz. Bakın, birinci tercih tüp mide. Öncelikle tüp mide, o kilo verilir. Evet, bunu olamıyorsan plastik cerrahideki yapacağımız işlem seni mutlu edecek mi, bunu konuşuruz, tartışırız. Yapabileceğimiz şeyler varsa yapabiliyoruz. Bazen mesela karın germeleri oluyor, beraberinde başka işlemler oluyor. Obez hastalığa yönelik olarak da birtakım germe işlemleri söz konusu olabiliyor. Tabii risklidir, çok tecrübe gerektirir. Tecrübeli hekimlere gitmesi gerekir. Bu tip hastalara da birtakım şeyler yapılabilir ama bu "böyle hastaları yapıyorum" diyerek bütün bu tip hastaların hepsinin bana gelmesi de benim istemediğim bir şey. Neden? Çünkü bunlar risk grubu hastalar. Zaten bu kadar kilosu olan bir kişinin yaşı büyük oluyor, şekeri oluyor, tansiyonu oluyor, sigara içiyor. Çok ciddi bir sedanter bir yaşamı var, hiç hareket etmemiş bir insan. Tansiyonu, kalp problemi, her şey. Ve siz bunun bütün yüküyle almış oluyorsunuz. Buradaki mesele o hastayı mutlu edelim, daha hayatın içerisinde olsun derken daha zarar verebilirsiniz. O yüzden bu tip hastaların çok dikkatli olması gerekir. Ve bu hastalarla her şeyi konuştuktan sonra çok iyi bir planlama gerekiyor. Aynen öyle, aynen öyle efendim. Peki hazırlık süreçlerinizde neler yapıyorsunuz? Mesela hastalar neye dikkat etsin, hangi testleri yaptırsınlar ya da beslenme düzeni ne olsun?
Şimdi liposuction olacaksa hastanın tabii ki öncelikle hekime gelip ya da resimleriyle başvuruyor. Mesela bana bütün hastalar İstanbul'da yaşamıyor. Anadolu'nun herhangi bir şehrinden ya da uzak bir ülkeden, farklı bir ülkeden de insanlar başvuruyor. Türk olsun, yabancı olsun, herkes başvurabiliyor. Bu hastaların resimlerini istiyorum, beklentilerini öğrenmeye çalışıyorum. Ondan sonra eğer ameliyat olacaksa ameliyattan bir hafta, 10 gün öncesi itibarıyla dikkat etmesi gereken her şeyi onlara söylüyorum. Mesela ameliyat yaptığımız gün mesela hastanın adetli olmaması gerekir eğer kadınsa, yani periyodu ya da regl kanaması olmaması gerekir. Çünkü o dönemde kadın zaten şişer. Siz ödemli bir insana yaparsınız, bu çok doğru bir şey değil. Hem hasta olduğundan hem de kendini de rahat hissetmez. Bundan dolayı onu mesela istemiyorum. Yine kan sulandırıcı herhangi bir ilaç, vitamin, yeşil çay içmemesi gerekir. Yani hastanın nasıl beslenmesi gerektiğini ameliyat öncesi bunları çok düzgün bir şekilde planlıyorum. Böyle olunca da riskleri, komplikasyonlarımızı minimize ediyoruz, sıfırlayamıyoruz. Diyelim ki 5 litre ya da 10 litre alınması gereken bir hastadan 3 litre, 4 litre alırsanız bu hasta mutsuz olur, memnun kalmaz ve siz buna şunu diyebilirsiniz: "İşte daha fazlasını alamazdım, bu senin hayatını işte zorlaştıracak ya da riske girecek." O zaman "yapmasaydın" der hasta size. Yani sadece bir bölge mi yapsaydın, diğer bölgeye girmeseydin. Yani amaç burada işte bu kadar alındı, bu kadar sonuç almayacağımız bir işlemi neden yapalım? Yazık değil mi? Kesinlikle çok doğru. Yani insanlar hayalleriyle geliyorlar. İnsanlar bunun için bir bütçe ayırıyor, ciddi anlamda kendilerini ona göre hazırlayıp geliyorlar. O yüzden yani hastanın hazırlanması sadece ameliyattaki problemleri, fiziksel problemleri ya da vücutla ilgili problemleri engellemek bağlamında değil, aynı zamanda o hastanın beklentisini de ön hazırlık aşamasında belirlemeniz gerekir. Yani ne kadar alacağınızı da bilebilirsiniz, söylersiniz hastaya. Hangi bölgelerini yapacağınızı da söylersiniz. Yani hazırlanmak sadece hastanın ilaçları, beslenmesi, testleri değil, beklentilerini de hazırlamanız gerekiyor. Yani size "bu olur, bu olmaz, bu kısımdan şu kadar yağ alabilirim, sizi şu kadar inceltebilirim" örneklerini gösterirsiniz. Bütün bunlar o hastalar için gerçekten bir done oluşturur. Diğer şekilde hasta "ameliyatı kaça yapıyorsun" kelimesiyle, evet, sizi rahatsız ederler. Yani işte hekimi arayıp "işte liposuction hocam kaça yapıyorsun?" Ben şunu diyorum: "Yani İstanbul'dan ev alacağız, kaç, kaç lira İstanbul'da ev?" Şimdi ben New York'u bilmiyorum. "New York'tan ev alacağım, kaç, kaça?" New York'ta ama hangi bölgede? Apartman mı, ev mi, daire mi, bir "house" mu, yani bir villa mı? Nasıl? Ne demek istediğimi anladın mı? Yani çok doğru. Ve hatta aynı bina içerisinde bile fiyatlar farklı olabiliyor. Hatta iki birbiriyle benzer sitenin içerisinde birisi çok daha kaliteli bir iç dizaynlı, bir dış dizayn arasındaki fark bile fiyatı belirleyen bir şey. Aslında o çok ucuz olan ya da o kadar dikkat çekici fiyatlar bizi biraz da korkutmalı yani günümüzde, değil mi? Aynen öyle. Ben daha dün, dün değil önceki gün pardon, bir hastam geldi, hem de avukat bir hasta. "Hocam" diyor, "bir hastaneye gittik" diyor, "nasıl kaçtığımı bir Allah bir ben biliyor." "Ya ne durum hastaneden kaçıp" diyor ki "gördüm" diyor, "ben" diyor, "nasıl böyle bir hata yaptım?" "Bir" diyor, "işte influencerlara falan inanmayın lütfen" diyor, "onlara vasıtasıyla gittim" diyor, "bir acentayla karşılaştım" diyor, "yapacak doktoru bilmiyorum" diyor ve "ben" diyor, "paramı hazırlanmış bir ameliyata gidiyorum" diyor. "Ben ne yapıyorum" dedim diyor. "Ya benim gibi birisi buna düşüyorsa, avukat, düşünün yani herkes düşebilir." O yüzden siz siz olun, lütfen sosyal medyaya da güvenmemek lazım bence. Hiçbir şeye güvenmemeniz gerekir. Çok doğru, çok iyi bir araştırma gerekiyor. Aynen öyle. Evet, aynen. Peki özellikle şu da önemli: Bu işlem ne kadar sürede yapılıyor ve lokal anestezi de isteyenler oluyor dediniz az önce, hatta yaşlı bir hasta. Ne tür anestezi daha uygun?
Şimdi şöyle: Genel anestezi altında yaptığımız hastalar var, lokal anestezi altında yaptığımız var. Eğer ki belli bölgeler, sadece kol liposuction lokal yapılabilir. Sadece bir basen, sadece bir bel yapılabilir. Ama geniş bölgeler yapıyorsanız genel anestezi daha uygun hasta için aslında. O yüzden yani burada anestezi konusunda korkmayın. Yani işlemin bazen lokal anestezi genel anesteziden daha riskli olabiliyor. Çünkü genel anestezi esnasında hastanın tansiyonunu, psikolojik problemlerini hepsini aslında tamamen stabil tutabiliyor. Ama lokal anestezi biraz daha hastayı geriyor, tansiyonu yükseliyor. Bu sefer ben tansiyonu düşürmek için uğraşıyorum. Bu tabii ki o zaman yapacağınız işlemin kanlı olmasını sağlıyor. Düşük tansiyonda kan akmazsa hastayı. Liposuction başarılı olabilmesinin en önemli kuralı kansız bir liposuction yapmanız gerekiyor. Evet, çok doğru. Travmatik olmamanız gerekiyor. Yani o kanülü böyle bir şey gibi değil, böyle kaymalı. Düzgün bir şekilde yapılma tekniği çok önemli. Yani bunun tabii ne demek istediğimi bu işi yaptıranlar belki anlayabilir, önemli ya da beni çok dikkatli dinleyenler anlayabilir. Aslında çok ince ipuçları veriyorum burada nasıl karar vermeniz gerektiğiyle ilgili olarak. Çok doğru. Bir de en çok merak edilen elbette bu işlem ağrılı mı oluyor, sonrasında o ağrı nasıl ilerliyor? Şimdi işlem ağrılı mı? Değil, zaten uyuyor hasta. Süresi, az önce o konuyu atladım. Süre konusunda hastadan hastaya ve hastanın bölgesine göre değişken bir şey. Yani kol, işte sırt, bel, karın, bacak yapıyorsanız, çok bölgesi çok da daha uzun sürüyor. Ama biz burada süreye takılmıyoruz aslında. Bizim için önemli olan şey burada düzgün olması. Yani düzgün olduktan sonra süre çok önemli değil ama saatler de sürmemeli. Yani hızlı bir şekilde, düzgün bir şekilde yapmalısınız. Yani bu bir saat ile 3 saat, 4 saat arasında süren bir uygulama. İşlem sonrası hastaya bir korse giydiririz. Ağrılı değildir, şiddetli bir ağrısı olmaz ama hastaların bazen bel bölgesinde, bazen karın bölgesinde ufak tefek ağrılı şikayetleriyle karşılaşabiliyoruz. Ama bunlar dayanılmayacak işte bir ağrı değil. Süper. Peki bu cihazların öneminden bahsettiniz. Bir de bir yandan bu ilk başlarken konuştuğumuz komplikasyonlara aslında geçelim istiyorum. Nedir o komplikasyonlar?
Evet, şimdi liposuction dedim ya, plastik cerrahinin en tehlikeli ameliyatıdır. Bunu net olarak söyleyebilirim. Doğru. Evet, eğer siz bunu "ben liposuction hocam kaça yapıyorsunuz?" şeklinde başvurursanız, siz bütün bu komplikasyonlara açıksınız. Artık siz açıksınız çünkü siz hakikaten ne yaptığınızı bilmiyorsunuz diyebilirim. Doğru hocam. O yüzden şimdi nedir bu komplikasyonlar? Her şeyden önce bir kan kaybı ile karşılaşabilirsiniz. Emboli ile karşılaşabilirsiniz, yani bir pıhtı atmasıyla karşılaşabilirsiniz. Yağ embolisi ile karşılaşabilirsiniz. Bunlar tabii istenmeyecek çok kötü komplikasyonlarıdır. Bunlar tabii ki hastanın iyi hazırlanmasıyla, hasta seçimindeki dikkat edilmemesiyle, hastanın bu işlemi yaptırırken doğru merkezlerde olmamasıyla, yani liposuction bir tıp merkezinde yapılamaz, liposuction bir klinikte yapılamaz. Hastane ortamı olması gerekir. Liposuction mutlaka bir hastane ortamında yapılması gerekir. Liposuction yapılacak hastanın bütün testleri mutlaka yapılması gerekir. Doktoruyla çok iyi bir şekilde planlamış bir şekilde devam etmesi gerekir ve riskli bir hasta grubu ise bu hastayı yapmamak gerekiyor. Bu komplikasyonlar aslında ön hazırlığı düzgün bir şekilde yapılmamış hastalar için geçerli. Yine liposuction pek çok ameliyata kombine edildiği için aslında bu takım sorunlar oluyor, riskli oluyor, riskli oluyor. Bütün bunlar önemli. Mesela doğum kontrol hapı kullanan ya da içen bir kişide bile liposuction risklerini artırmış oluyorsunuz. Elbette yani bazı şeyleri çok iyi irdelemek gerekiyor. O yüzden düzgün yapılırsa hiçbir problem olmaz. Ben liposuction'dan dolayı hiçbir hastayla bir sorun yaşamadım şimdiye kadar, şükürler olsun diyorum. Evet, onu da belirteyim yani. Ve en çok yaptığım ameliyattı. Ben tabii çok burun yaptım, çok meme yaptım ama bütün ameliyatlara kombine ettiğimiz için liposuction aslında her zaman söylüyorum, birinci sıra. O yüzden liposuction konusunda ve gerçekten tekrar liposuction'ı revize ettiğimi hatırlamıyorum. Çok önemli. Evet, bakın belki bir 20.000-30.000 hasta ameliyat etmişimdir, liposuction yapmışımdır, hiç abartmıyorum. Tekrar revize etmeme sebebimi de anlatıyorum aslında. Doğru zamanda, doğru planlama ile, doğru zamanlama ile, doğru hasta hazırlığı ile ve gerçekten düzgün bir teknikle yaparsanız son derece kolay, son derece konforlu, problemsiz bir işlem. Diğer şekilde çok ciddi sıkıntılara gebe bir operasyon. Hele de tecrübesiz ellerde çok çok daha ciddi riskli, riskli. Evet, ödem konusu nasıl peki? Şimdi her ameliyat sonrası o ödem oluyor biliyoruz ama burada ne kadar sürede bir iyileşme oluyor?
Şimdi iyileşmesi aslında kolay. Liposuction'ın en büyük avantajı izsiz olmasıdır. Bakın, iz yok. Önemli. Evet. İkincisi tabii yaptığınız bölgede mutlaka şişlikler olabiliyor. Biz bunun için korseler kullandırıyoruz. O korseyi hasta 4 ila 6 hafta kullanması gerekiyor. O dönem için zaten ödemler peyderpey yavaş yavaş kendiliğinden gidiyor. O yüzden herhangi bir sıkıntıyla karşılaşılmaz diyebilirim. Yani büyük bir ödem olmaz ama o bölgede biraz sertlik olur, birazcık hafif uyuşukluklar olur. Bunlar hep geçici şeylerdir. 4 ila 6 ay içerisinde hafif böyle sızılar olabilir. Bunlar son derece normal ama hastanın hayata dönüşü çok hızlıdır. Mesela liposuction yaptığınız sadece bir basen bölgesi, ertesi gün işine başlayabilir, spor yapabilir. Spor da yapabilir ama böyle ciddi çok güç gerektiren sporlar yapacaksa buna 6 hafta filan diyorum. Ama nihayetinde liposuction iyileşmesi çok kolay bir şey. Yani yaptınız, siz birkaç gün sonra işinize gücünüze dönebilirsiniz. İyi ama bütün bunları söylerken de unutmayın ki yapılan bölge miktarı, aldığınız yağ miktarı, bütün bunlar bunu belirleyici faktör. Şimdi bir kişiden 1 litre yağ aldınız, bu kişiye hiçbir zarar vermeden gayet rahat bir şekilde hayatına devam eder. Ama bir kişiden 10 litre aldıysanız bambaşka bir şeyden bahsediyoruz. 20 litre aldıysanız bambaşka bir şeyden bahsediyoruz. Mesela ben çok kilolu hastalarla karşılaşıyorum. Bazen 100 kilo, 110 kilo bir hastaya liposuction yaptırmak istiyor ve gerçekten de ona da uygun bir hasta. 15 litre yağ diyorum. Şimdi bu hastanın iyileşme döngüsüyle 1-2 litre ya da 3-5 litre aldığınız bir hasta aynı şekilde değerlendiremezsiniz. Bir de konuya o gözle bakmak önemli. Evet, peki bu sonuçlar ne zaman görülüyor ve vücut şekli hemen oturuyor mu?
Vücut şekli aslında biz ameliyattan çıkar çıkmaz ben bunun resmini çekiyorum, görüyorum yani sonucu. Fakat hemen arkasından orası biraz ödemli oluyor. Bir de sıvı da verdiğimiz için bir serum enjekte ediyoruz dedim ya, o da zaten belli bir ödem yapıyor hastada. Biraz da bunun etkisi, bunların tabii emilmesi, tam toparlaması. Yani hasta aslında 1,5 ay içerisinde %70 sonucuna ulaşır. Tam sonuca ulaşması ise 4 ila 6 ay olur. Ve bu dönem içerisinde hasta dediğim gibi 6 hafta korse kullanmalı. Korse ile beraber mesela liposuction masajları vardır, özel sıvazlama şekli. Bilmiyordum. Onu mesela hastalara öğretiriz. Bazen hastaların eşine öğretiriz, bazen yakınlarına öğretiyoruz ya da yaptırmak isteyebileceği bir yer varsa orada yaptırmasını söyleyebiliyoruz. Peki o bölgede tekrar yağlanma oluyor mu hocam? Olmaz. Bakın, az önce bunu çok detaylı anlattım. Tekrar söylüyorum: Liposuction tek seferde düzgün bir şekilde yaparsanız bir daha asla olmaz, olmaması gerekir. O yüzden ben bakın ne dedim, çok fazla liposuction yapmama rağmen hiç revizyon yapmadığımdan bahsettim. Bakın, ben hatırlamıyorum, belki birkaç tane olmuş mudur ama hiç yani liposuction yapıp da tekrardan liposuction yapmak zorunda kalmadım. Mesela burun ameliyatı yaparsınız, %3'tür burun dünya ortalaması, bir revize edebilirsiniz, yani 2-3 hastayı revize edebilirsiniz. Ama liposuction hatırlamıyorum. Gerçekten hatırlamıyorum. Çok iyi, çok önemli, çok kıymetli. Evet, peki şimdi selülitler de var elbette hastalarda. Onların tedavisinde de yine liposuction kullanılıyor mu? Hayır, selülit tedavisi yok. Kesinlikle liposuction bunun için bir tedavi yöntemi değil. Selülitlerin sadece ilerlemesini engellemek için liposuction yapılabilir. Yani liposuction'ı bir selülit tedavi yöntemi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Tabii halkın selülitten anladığı şey de önemli. Yani selülit nedir? Yani bunun da iyi tanımı aslında tam yapılmış değil. Aslında selülit bu portakal kabuğu şeklinde dediğimiz bir görüntü, değil mi hocam? Evet, şimdi selülitin tıptaki ismi aslında derinin iltihabı anlamına gelir. Bir ikincisi, derideki böyle portakal kabuğu gibi ya da belli bölgelerde düzensizlikler ve çukurluklar olması diye tabir edilebilir. Evet, selülitin tedavisi çatlak gibi tedavisi olmayan bir şeydir. Sadece kişi kilo aldıkça selülit daha da ilerler, daha da fazlalaşır. O yüzden liposuction yaptığınızda bunu en azından ilerlemesini engellemiş olursunuz ama selüliti tedavi eden bir o görüntü gitmiyor yani. Kesinlikle gitmez, hayır. Peki bölgesel yağlanma konusunda ama oldukça başarılı zaten liposuction'a ihtiyaç var. Amacı o zaten. Yani liposuction'ı biz bölgesel yağlanmayı azaltmak artı germe yaptığımız bir hastada da vücudu daha şekilli bir hale sokmak için yapıyoruz. Evet, bir de çok önemli bir konu daha var: O aldığınız yağları tekrar kullanıyorsunuz, değil mi? Evet, işte bakın, plastik cerrahinin mucizesi dediğim şey aslında biraz da bu. Liposuction: Bakın, sizin gideremediğiniz yağ fazlalığını çok kolay bir şekilde, izsiz bir şekilde oradan çekerek vücut şekillendirebiliyor musunuz? Artı o aldığınız yağı bu defa gerekli olan bölgeye verebiliyorsunuz. Popoya veriyorsunuz, yüze veriyorsunuz, bacağa veriyorsunuz, vücuttaki belli çukur olan kısımlara veriyorsunuz. Bu da işte bakın, plastik cerrahinin gerçekten mucizesi. Çünkü otolog, kendi vücudunuzdan alınan bir şeyi veriyorsunuz. Dışarıdan bir dolgu malzemesi değil, yabancı bir cisim değil. Artı içerisinde binlerce, on binlerce ya da milyonlarca "stem cells", kök hücre barındırıyor. Yağımız ne kadar kıymetli olduğunu da unutmayın. Bu yağ gerçekten kemik iliğinden bile daha fazla kök hücre içeren bir şey. Yüze enjekte ettiğimizde mesela yüz pırıl pırıl oluyor. Mesela popoyu da olgunlaştırıyor, memeyi de olgunlaştırıyor, bacağı da olgunlaştırıyor, vücutta belli bölgeleri. Ki günümüzde artık erkeklere mesela gladyatör gibi kaslar, tabii kas yapabiliyorsunuz o yağı kullanarak. Kası içerisine veriyorsunuz, kası böyle sanki daha şişkin gibi gösteriyorsunuz. Yani vücut şekillendirmenin işleminde sadece liposuction değil, bazen "lipofilling" dediğimiz doldurma işlemi de işin içerisine giriyor. Evet, peki bu küçültme işlemlerinde kullanılabiliyor mu? Mesela meme küçültmek isteyen bir hasta liposuction'la kurtulur mu? Liposuction meme küçültmek için uygun bir yöntem değildir. Daha sonra meme küçültmek için liposuction tercih edilmez. Çünkü neden tercih edilmez? Hastalar bunu çok sorarlar bana. Şimdi memesi büyük olan kişinin memesinin sadece büyüklüğü değil, sarkıklığı da önemlidir. Yani siz o memeyi, yağını aldığınız, tamamen küçülttüğünüzde sarkık bir meme, bu güzel bir görüntü değil. O yüzden meme küçültmenin yani içinde liposuction yok ama biz meme küçültürken bazı hastalarda liposuction'ı kombine ediyoruz. Neden? Mesela memeyi yapıyoruz ama yanlarda fazlalık var, koltuk altında. Orayı da inceltiyoruz. O şekilde alıyorsunuz yani. Anladım. Peki bir asimetri söz konusu olabiliyor mu yine komplikasyonlara baktığımızda? Yani asimetriler tabii ki olabilir. O kişinin önceki asimetrileri olabilir ya da sizin miktarı yaparken, alırken eğer düzgün bir miktarda almıyorsanız, mesela sağdan alıyorsunuz 500, soldan da 500 alın ya da orada biraz fazlalık varsa bir 15, 20 ya da 50 cc daha fazla. Doktorun dikkati çok önemli yani. Evet, yani liposuction dedim ya, böyle matematiktir. Yani ben gerçekten işte sıvı verdiğim yeri, oraya ne kadar sıvı veriyorum, verdiğim sıvı çünkü ödem yapıyor orada, onu bile gözetiyorum. Yani buraya 500 versem buraya da 500 veriyorum. Alırken buradan 1 litre alıyorsam buradan da 1 litre alıyorum. Hep böyle simetrik yapmaya çalışıyorsunuz. O yüzden sorun olmuyor. Yani "liposuction yaptık, işte şurada biraz kalmış" yani çok çok nadirdir. Yani çok nadir dedim ya, bakın tekrar revize etmek zorunda kalmadığım hastalar. Yani çoğunda eğer ki çok bariz bir fark oluşturursanız o hasta durmaz, sizi mutlaka yaptırır bunu. O yüzden bu da benim ne kadar titiz ve dikkatli olduğumu gösteriyor. Eğer ben yapıyorsam, ben kendi pratiğim için söylüyorum tabii, herkes için söylemiyorum. Evet, peki genellikle hangi mevsimlerde yapsın hastalar bunu? Aslında liposuction'ın yazı kışı yok. Tabii yaza doğru insanlar daha fazla istekli olurlar. Çünkü yazın artık daha böyle kıyafetlerle kapatılamayan, mayo giyiliyor, bikini giyiliyor, tatile gidiliyor ya da dar streç bir takım kıyafetler giyiliyor. O yüzden yaza doğru daha fazla olur. Yazın da çok yapılır. Yani liposuction dönemi olan mevsimsel bir ameliyat değil, her dönemde yapıyoruz. Çok iyi. Peki psikolojik etkilerine biraz da bakalım. Geçen hafta da biraz bahsetmiştik isterseniz liposuction'dan da söz edelim. Nasıl bir etkisi oluyor? Yani insanın hayatı bayağı değişiyor, güzelleşiyor, onu biliyoruz. Bununla ilgili ama hastalarınızın dönüşleri de önemli. Tipik bir örnek anlatayım. Benim bir hastam vardı, belki başka örneklerde anlatmışımdır, başka zamanda anlatmışımdır. Bu hastam Dubai'de yaşıyordu ve annesini ameliyat etmiştim 20 yıl önce. O zaman küçücük bir kızdı. Daha sonra annesi geldi bana dedi ki: "Bak Doktor Bey" dedi, "benim kızım" dedi, "hiç kilo veremiyor. Sürekli" dedi, "diyete gidiyor, jim'e gidiyor, fitness'a gidiyor ama hiç yani 18 yaşından beri bu kız" dedi, "sürekli şey, diyet halinde." Kız geldiğinde 95 kiloydu ve ben bu kıza liposuction yaptım. Liposuction yaparken tabii beraberinde memesini de yaptım. Hem meme küçültme hem liposuction. Sadece bakın karın germe falan bahsetmiyorum. Annesine de şunu söylemiştim ameliyattan önce: "Siz" dedim, "endişe etmeyin, bu sonucu görünce o motivasyonla verecek" demiştim. Annesi "ben inanmıyorum" demişti ama ben gerçekten bunun olduğunu gördüm. Ama ameliyattan önce hastamıza da söyledim: "Bak" dedim, "bunu yapacağız ama sen de dikkat edeceksin. Söz mü?" "Söz." El sıkıştık böyle hani "sattım, satıyor." Evet. Nihayetinde karar verdik ve yaptık. Ameliyattan 3 ay sonra bana resmini attı, 69 kiloya inmişti. Ve inanılmaz bir farktır, inanılmaz. Öyle bir motivasyon sağlıyor, müthiş bir motivasyon ve inanılmaz güzel bir sonuç. Aradan 3 yıl geçti. 3 yıl sonra annesine başka bir ameliyat yapacağım. Annesiyle beraber geldi, 59 kiloya inmişti. Evet, ve hiçbir vücudunda deformasyon yok, hiçbir problem yok. Bakın, bu aslında şunu anlatmaya çalışıyorum: Psikolojik etkisi. Ben orada yaptığım işlem onda bir kanıt ortaya koyduğu için o inandı ve inandığı için de devam etti. Daha önce inanamıyordu. Göğsünün büyük olması da tabii buradaki sebeplerden bir tanesi. Estetik ameliyatların bir kişiye verdiği en önemli şey şu: Yeni bir yaşam tarzı. Evet, önceden böyle kaba şeyler giyinen, dışarı çıkmak istemeyen, işte ne bileyim partilere katılmak istemeyen ya da düğünlere gitmek istemeyen, ne bileyim mayo giymek istemeyen bir kişi bu tip işlemleri yaptıktan sonra kendine olan özgüveni geliştiği için artık "bambaşka bir ben oldum" diyor. Yani aslına soracak olursanız ameliyat değil sadece yepyeni bir yaşam tarzı vermiş oluyorsunuz. Onu bu çevresine de yansıyor, sosyal hayatına yansıyor, iş ilişkilerine yansıyor, özel ilişkilerine yansıyor, her şeye yansıyor. Karşı tarafa göre daha cezbedici ve daha istenilen bir kişi olmak, bunu kendi kafasında çözdüğü için bambaşka bir yola çıkıyor aslında. Çok güzel hocam, çok teşekkür ediyoruz yine bugün de bizleri aydınlattığınız bilgilerinizle ve 32 yıllık tecrübenizle diyelim. Tekrar teşekkürler. Sevgili izleyenler, bugünkü programımızın da sonuna geldik. Önümüzdeki hafta çok önemli bir konuyla yine karşınızda olacağız. İz olmadan, yani endoskopik teknolojik şeylerle yüz germeyi konuşacağız. Yine Doktor Fatih Dağdelen de stüdyomuzda bizlerle olacak. Bizleri izlemeyi unutmayın. Hoşça kalın, iyi hafta sonları. Başarıya ilham veren isimler.