📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

7) KPSS - MEB / AGS Coğrafya - Türkiye'de İklim Bilgisi - Sıcaklık - Bayram Meral - 2026

Benim Hocam1:06:21

Transcription

[Müzik] Evet, geldik Türkiye'de iklim konusuna. Coğrafi formunun devamı niteliğinde iklim konusu. O yüzden hemen iklimi anlatmamın temel sebebi de hazır coğrafi formundan çıkmışken bilgileri tekrar da etmiş olalım. Devam niteliğinde olduğu için de bağlantılı güçlü kılalım. Üç tane temel var demiştim unutmayın. Coğrafi, ekonomi iklim, yer şekilleri. Bu üç önemli temeli. Sağlam attığımız zaman nüfus, tarım, hayvancılık, maden, sanayi bizim için çok rahat konular olacak. Merak etmeyin.

İkinci önemli temel Türkiye'de iklim konusu eee bitki örsü kısmı bizim için çok değerli olduğunu şimdiden söyleyeyim ama bitki örsüne gelmeden önce de olayların sebeplerini öğrenmemiz gerekiyor ki orayı çok fazla ezber bırakmayalım diye. Bakalım iklimle ilgili nelerden bahsedeceğiz.

Türkiye'nin bir matematik konumu, bir de özel konumu. Yani mutlak ve göreceli artık programlar oturmuştur yerine. Türkiye'de iklim konusunu etkiler. Hangisi Türkiye'de iklimi daha fazla etkiler? Sorusunun cevabı sizce matematik mi, özel mi?

Özel. Özel konum. Sanki Türkiye'de iklimi bir tık daha fazla etkiliyor gibi. Tek bakacağız. Merak etmeyin.

İlk önce matematik konum Türkiye'de iklimi nasıl etkiler sorusunun cevabını hem tekrar edelim hem de bir hatırlayalım. Bakalım nelerden bahsedebiliriz. Türkiye'nin kendisi ekvatorun güneyinde miydi kuzeyinde mi? 36 42 kuzey paralelleri arasındaydı. O zaman Türkiye kuzey yarımkürede olduğu için ekvatoran kutuplara güneyden kuzeye doğru gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. Sıcaklık değerleri ne olurdu? Azalıyordu. Denizlerin tuzluluk oranı ne oluyordu? Azalıyordu. O zaman Türkiye'nin matematik konumu Türkiye'de iklimi etkiler diyorum. Nasıl etkiler? Sorusunun cevabı Türkiye'nin kendisi kuzey yarımkürede olduğu için ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülüyor. Yani Türkiye'de güneyden kuzeye doğru gittikçe sıcaklık değerleri azalıyor. O zaman önemli bir cümle. Güneyden kuzeye doğru gittikçe azalan sıcaklığı biz coğrafi konumunda enleme bağlamıştık. Öyle hatırlayın lütfen. Ve sonuçta matematik konum Türkiye'de iklimi etkiler diyoruz. Hatta denizler üzerinde çok önemli bir etkisi var diyoruz. Daha fazla buharlaşma oluyor. Daha sıcak olan Akdeniz'de ve daha tuzlu oluyor. Akdeniz'den Karadeniz'e doğru gittikçe denizlerin tuzluluk oranı ne oluyor? Azalıyor genellemesi var. Unutmayın cümleyi.

Türkiye'nin kuzey yarımkürede olduğunu bir kez daha söylüyorum. Türkiye kuzey yarımkürede ise ekvator burada kaldı. Kutuplar burada. O zaman söyleyin kutuplardan kuzeyden gelen rüzgarlar sizce Türkiye'ye sıcak mı soğuk mu? Soğuk hava getirir. İsimlerini lütfen takılmayın şimdilik. Ekvator üzerinden güneyden gelenler soğuk mu sıcak mı? Sıcak hava getirirler. Şimdi isimlerini bir bakalım. Kulak dolgunluğu yaratmaya çalışıyorum. Rüzgarlar diye ayrı başlık açarak bunu detaylı anlatacağım size. Karayel, yıldız, Poyraz diye rüzgarlar varmış. Kuzeyden geliyormuş soğuk. Ve keşişme ve diğeri Samyeli bu arada kıble ve lodos güneyden geliyormuş sıcak. Bunu kayıp sakal diye kodlayacağız. Karayel'in K'sı, yıldızın Y'si, Poyraz'ın P'si kayıp. Keşişme'nin diğerini de Samyeli dedik. Kıble'nin K'sı, Lodos'un L'si de buradan geldi. Sonuç şunu söyleyin lütfen bana. Kuzeyden soğuk, güneyden sıcak hava geliyor. Yani Türkiye'nin mutlak konumu, matematik konumu Türkiye'de iklimi etkiliyor mu? Evet demeniz yeterli olur.

Hatırlamaya devam edelim mi? Türkiye'nin kendisi dönenceler denilen çizgilerin içinde miydi? Dışında mı? Dışında. O zaman Türkiye güneş ışınları 90 dik açıyla gelmez. Gölge sıfır olmaz. Güneş ışınları Türkiye'ye devamlı nereden gelir? Güneyden. O zaman Türkiye'de yer alan cisimlerin hangi yamaçları daha sıcak olur? Güney. Güney yamaçları daha sıcak olur. O zaman hemen tekrar aynı soruyu soruyorum. Türkiye'nin mutlak matematik konumu iklimi etkiliyor mu? Evet. Güney cepheler kuzey cephelerden daha sıcak oluyor. Hatta bunu evlerimizde de hissediyoruz. Güney cepheli bir eviniz varsa yazın biraz kötü olsa da kışın daha sıcak olduğunu hissedebiliyorsunuz. İnsanlar ev alırken eskiden ilk önce şuna bakıyorlarmış. Güney cepheli mi? Neden güney cepheliyse güneş giriyor? Güneş giren eve doktor girmez diye böyle sözler bile Anadolu'da ortaya çıkmış. Gerçi şimdi doğalgazın katkılarıyla birlikte eşitlik sağlandı ama eee sonuç olarak Türkiye'nin mutlak konumu Türkiye'de iklimi etkiliyor. Güney amaçlar kuzey amaçlardan daha sıcak olarak karşımıza çıkıyor. Bunu da bize anlatan kavramın adını hatırlıyor musunuz acaba? Enlem mi bakı mı? Bakı. Özel bir kavram. Daha detaylı örnek vereceğim. Sadece şimdilik hatırladım. Türkiye'nin mutlak konumu, matematik konumu, iklimi etkiliyor.

Bir örnek daha gelsin mi? Türkiye'nin kendisi ekvatorda mı, kutuplarda mı, orta kuşakta mı? Orta kuşakta. Ortada. Orta kuşakta olduğu için Türkiye'de var mı dört tane mevsim? Evet. Hatırlıyor musunuz? Ekvator'da olsaydık 12 ay yaz koşulları, kutuplarda olsaydık 12 ay kış koşulları olacaktı. Ama orta kuşaklardan bir tanesinde olduğumuz için yaz, kış, ilkbahar, sonbahar dört tane mevsim var. O zaman Türkiye'nin mutlak yani matematik konumu iklimi etkiliyor. Peki hatırlıyor musunuz acaba cephe yağışları var mıydı ülkemizde? O zaman güneyden sıcak, kuzeyden gelen soğuk havanın karşılaşmasıyla cephe yağışı oluyordu. Daha detaylı yağış başlığı altında anlatacağım. Merak etmeyin. Sadece şunu hatırlayın. Türkiye'nin mutlak konumu iklimi etkiler. Cephe yağışı görülür. Türkiye'nin mutlak konumu Türkiye'de iklimi etkiler. Batı rüzgarları etkilidir. Hatırlıyor muyuz? Tekrar söyleyeyim. Ekvator'da esen rüzgar. Unutun demiştim. Unutmuşsunuz. Harika. Alizeler. Yine unutabilirsiniz. Kutuplarda esen rüzgarın adı kutup rüzgarı. Onu da unutun şunu unutmayın. Orta kuşakta esen rüzgarın adı batı rüzgarı. Var mı Türkiye'de? Var. Batı rüzgarları. O zaman Türkiye'nin mutlak konumu Türkiye'de iklimi etkiliyor. En önemli cümle aslında şu. Akdeniz iklimi. Mutlak konumla ilgili en önemli cümle bu diyorum. Sebebini hemen hatırlatayım size. Hatırlıyor musunuz acaba? 30'la 40 derece paralelleri içerisinde Akdeniz iklimi görülüyordu. Var mı Türkiye'nin 30'la 40 derece paralelleri içerisinde toprağı? Bakalım. 30 burada, 40 burada. Bakın şurada yazıyor. Var mı? Var. Var mı Türkiye'de Akdeniz iklimi? Var. O zaman Türkiye'nin mutlak konumu, Türkiye'de iklimi etkiliyor mu? Etkiliyor. Ama cümleyi şöyle şuraya bağlayalım. Sadece iklim konusu mutlak konumdan etkilenseydi şöyle olacaktı. Güneyden kuzeye sıcaklık azalacaktı. 4 mevsim cephe yağışı, batı rüzgarı, Akdeniz iklimi olacaktı. Başka bir şey olmayacaktı. Doğru mu? O zaman sadece iklimi mutlak konum etkilemiyor. Aynı zamanda özel konumun kendisi iklimi etkiliyor. Hem de aslında çok etkiliyor.

Şimdi geldik en önemli cümleye. Söyleyin bana ilkbahar, yaz, sonbahar, kış dörtlüsünden şu anda hangisini yaşıyoruz? Yaz. Çok güzel. Yazı yaşadığımız bugün Ankara'nın yazı ile sizce Antalya'nın yazı aynı mı? Aynı. Erzurum'un yazı aynı mı? Hakkari'nin, Edirne'nin, Muğla'nın değil. Çünkü Türkiye'de kısa mesafede denizden uzaklık, yükselti değerleri değişiyor. Yani bakın buraya aynı anda farklı iklimler bir arada görülüyor. Bunun sebebi özel konum. Şimdi bu cümlenin açıklamasını yapacağız. Çok önemli bir yere geldik. Yıl içerisinde 4 mevsim var. Mutlak konum demiştim. Hatırlıyor musunuz? Aynı anda farklı iklimler özel konum demiştim. Hatırlıyor musunuz? Neden aynı anda farklı iklimler bir arada görülüyor sorusunun birinci cevabı bu. Türkiye'nin etrafındaki denizler 2, kara parçaları 3, basınç merkezleri 4, yer şekilleridir. O zaman yer şekillerinin, basınç merkezlerinin, kara parçalarının, denizlerin Türkiye'de iklim üzerine etkisini anlattığım an niye aynı anda farklı iklimler görülüyor? Bunun mantığını anlayacaksınız. Ben burada kitapsal ifadelerden uzaklaşalım diyorum. Elinizdeki kalem, defteri bırakın arkanıza yaslanın. Özellikle izleyici, videonun karşısında olanlar bakalım. Olayın mantığını size nasıl anlatacağım? Şöyle yapıyoruz olayı. Güneş yıllar Anadolu'ya doğru geliyor. Daha doğrusu dünyaya doğru geliyor. Karşısında Anadolu'da iki şey çıkabilir. Güneşin karşısına ya deniz ya da kara. Sizce güneşin karşısına deniz çıkarsa ısınma buharlaşma sonucunda havanın içerisine nem meydana gelir mi? Nemin olduğu yerler. O zaman genelde daha büyük su kütleleri olduğu için söylüyorum. Denizlerin olduğu yerler olur mu o zaman? Denizellik diye bir kavram ortaya çıkar mı? Bakın çok önemli bir kavramdan bahsettim size. Unutmayın bunu. Denizellik diye bir kavram var. Uzaklaşalım bakalım. O zaman Türkiye'de denizellik kavramı için bakmam gereken yer Türkiye'de iç kesimler mi, kıyılar mı? Kıyılar. Yani suların daha yoğun olduğu yerler. Daha büyük bir su parçası varsa işte kıyısında küçük de olsa denizellik var genellemesini yapabilirsiniz ama hani buradaki denizler dururken oraya çok gitmeyin derim ben. Anlaştık mı? Denizellik nerede? Kıyılarda karşımıza çıkıyor.

Burada bir de güneş ışınlarının karşısına su kütlesi değil kara parçası çıkarsa ne olur? Geldik yine başkentimize. Ankara'dayız. Neredeyiz? Ankara'nın en önemli şehirlerinden bir tanesi, ilçelerinden bir tanesi. Sincan'dayız. Güneş geldi. Karşısına su kütlesi var mı? Yok. Isınma buharlaşma sonucunda nem var mı? Yok. O zaman burası denizel mi karasal mı? Karasal. Karasallık kavramı neresi için geçerli? sorusunun cevabı denizden uzak olan iç kesimler için geçerli. Bakın iki önemli kavram. Denizellik, karasallık. Bunu özel konuma bağladım ısrarla. Hatırlıyor musunuz? Coğrafi konumla ilgili soru çözerken denizellik, karasallık, yer şekilleri varsa özel konumda. Şimdi daha net mantığını anlatmaya çalışacağım size. Şimdi denizlik, karasallık iklim için çok önemli iki kavram. Bunun mantığını net anlamanız lazım. İklimin temeli aslında burada gibi görünüyor. Peki size ben Trabzon'la ilgili örnekler vermeye başlasam? Özellikle hep Trabzon örneğini veriyorum çünkü üniversite dahil 15 yıl yaşadım. Gerçekten benim için çok önemli şehirlerden bir tanesi. Trabzon'la ilgili örnekler vermeye başlasam karasallığı mı anlatırım size? Denizliği mi? Denizliği. Çok güzel. Trabzon'dayız ve Trabzon'u bu açıdan gördünüz mü bilmiyorum ama bu açıdan da görün istiyorum. Güneş ışınları geliyor. Trabzon'da etkili. Denizi gördü. Güneş ısındı, buharlaştı. Buharlaşma sonucunda Trabzon üzerine bir nem tabakası ortaya çıktı. Bir yerde nem varsa o şehri korur. Neden korur biliyor musunuz? Aşırı soğuk havadan, aşırı sıcak havadan korur. Trabzon'a giden var mı bilmiyorum ama gittiniz mi hiç? Evet. Evet. Çok güzel. Bir yaz günü mü, kış günü mü gittiniz? Yaz. Yaz günü gittiniz. Peki Trabzon'da sizce bir yaz günü olur mu? Urfa 50'si Urfa 50'si diyorum. Yani çok sıcak hava olmaz. Nem olduğu için dengeli bir sıcaklık vardır. Genelde 25 30'lar civarında vardır sıcaklık diyelim. O da maksimumlar. Peki bir kış günü sizce Trabzon'da -30 olur mu? Olmaz. -15 olmaz. -5 olmaz. Genelde en düşük sıcaklık böyle sıfırlar ve bir tık üstündedir. Artılardadır yani. Ya ne oluyor biliyor musunuz? Aşırı sıcak, aşırı soğuk olmuyor. Yani yıllık ve günlük sıcaklık farkı fazla mı? Az mı? Az. Çünkü burası karasal mı, denizel mi? Denizel. O zaman soru kalıbı oluştu. Nerede yıllık ve günlük sıcaklık farkı az diye sorarlarsa denizel olan yere bakın. Hemen çok önemli bir soru kalıbı yaptım sizin için. Verecekler böyle bir Türkiye haritası. 5 tane işaret gösterecekler size. Nerede yıllık ve günlük sıcaklık farkı? Daha az, en az, az diye sorarlarsa kıyılara bakın. Anlaştık mı? Hangi kıyıya daha çok gitmemiz gerekiyor? Onu da değerlendireceğiz size. Problem var mı? Denizlik bunu anlatıyor.

Peki, biraz önce söyledim. Denize olan yerde nem olur. Nem varsa bulut vardır. Bulut varsa yağış vardır. O zaman Türkiye'nin daha fazla yağış alan yerler için gitmem gereken yer karasal mı, denizel mi? Denizel olan yere bakın. Trabzon'da ya da Karadeniz'de haftada iki kere yağış olur mesela. çok fazla olmaz. Biri 4 gün diğeri 3 gün sürer. Sonuç olarak denizel nem varsa bol yağış vardır. Türkiye'nin bol yağış alan yerleri karasal mı, denizel mi? Denizel. Bu yüzden Türkiye'nin kıyıları daha fazla yağış alan yerlerdir. Anlaştık mı? Denizellik böyle bir şey.

Peki bir de karasallığı sizle birlikte değerlendirelim. Uzaklaşıyoruz Trabzon'dan karasal olan bir yere gitmek istiyoruz sizle birlikte. Türkiye'de içeride herhangi bir yere gidebiliriz aslında. Biraz önce örneğini verdik. Yine başkentimizden çekimleri yaptığımız yerden örnek verelim. Geldik nereye? Yine Ankara'nın en elit mekanına geldik. Bu kez yine Sincan'a. Peki güneş ışınları geldi. Karşısına su yok. Isındı buharlaşma sonucunda nem az karasal. Doğru mu Ankara'da? Söyleyin bakalım Ankaralılar. Ankara'da kışın -10 var mı? Var. -15 var. -20 doğalgaz parasını ödemediysem var. Peki Ankara'da -15'te bıraktım. Tamam paraları ödedik diye düşünüyorum. Yazın var mı? + 20 var. 25 var. 30 var. Ben bu sene gördüm yani 30'u. Şu anda dışarıda var mesela. Bakın ne oldu. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı az mı fazla mı? Fazla. Denizel mi karasal mı? Karasal. Karasal olan yer çok soğuk, çok sıcak oluyor demek ki. Anlaştık mı? O zaman yıllık ve günlük sıcaklık farkı az mı fazla mı? Hemen bir soru kalıbı daha yaptım sizin için. Vereceklerse böyle bir Türkiye haritası nerede yıllık ve günlük sıcaklık farkı fazla diye sorarlarsa bakmanız gereken yer kıyı mı, iç kesimler mi? İç kesimler. Bakın içeriden kastım. İç Anadolu'da içerisi, Ergene dediğim yer içerisi, Akdeniz'in, Karadeniz'in, Ege'nin içerisi, Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu içerisi. Buralarda problem yok değil mi? Tek tek yerlerini gösteriyorum. Peki karasallık kavramını sanki biraz anlamaya başladım. Biraz daha net örnek vereceğim ama söyler misiniz? Karasalsa Ankara, nem azsa yağışın olma ihtimali fazla mı, az mı? Az. O zaman Türkiye'nin az yağış alan yerleri denizel mi, karasal mı? Karasal. Karasallık böyle bir şey. Karasallık kavramını daha net örneklerle netleştirelim isterseniz. Aynı zamanda çok önemli bilgiler veriyorum size. Türkiye'nin yazının en sıcak yeri neresi diye sorarlarsa Güneydoğu Anadolu bölgesi. Mardin'den bir tık daha sıcak olan Urfa'ya selam. Güneydoğu Anadolu bölgesinde + 50 var. Peki Türkiye'nin her zaman en soğuk yeri neresi diye sorarlarsa Erzurum, Kars. Buralar görüyor musunuz? Haritadaki yerlerini bakın. Biz buraya Erzurum, Kars'ında şunları da söyleyebiliriz bu arada. Kuzey, Doğu, Anadolu. Bakın kuzey, güney, doğu batı, kuzey doğu Anadolu şurası oluyor. Problem var mı? Doğu burası, kuzey kesişim noktası burası oluyor. Problem var mı? Peki bana söyler misiniz? Türkiye'nin az yağış alan yerlerinden bir tanesi neresi diye sorsam? İç Anadolu'da tam yerini gösteriyorum. Tuz Gölü çevresi olur mesela. Bir tanesi burası. Yoksa bunun dışında Iğdır, Malatya vesaire oralarda var. Iğdır'ın özelliği. Ona dikkat edeceğiz. Şurada mesela yine karasal olan yerlerden bir tanesi. Anlaştık mı? Şimdi bana söyleyin. Yazın Türkiye'nin en sıcak yeri neresiymiş? Karasal. Türkiye'nin her zaman en soğuk yeri neresi? Erzurum, Kars, Kuzeydoğu Anadolu karasal. Türkiye'nin az yağış alan yerlerinden bir tanesi. Tuz Gölü çevresi. Denizel mi? Karasal mı? Karasal. O zaman neymiş karasallık? Çok sıcak hava. Neymiş karasallık? Çok soğuk hava. Neymiş karasallık? Yağış azlığı demekmiş. Neymiş denizellik? Yıllık ve günlük sıcaklık farkının azlığı, yağışın fazlalığı demekmiş. Anlaştık mı? Bakın, iklim konusunun temeli bu cümlelerde gizli. Bunu biraz daha geniş çerçevede anlatayım size. Bakın dünyanın genel kültür bilgisi bu. En sıcak yeri neresi sorusunun cevabı ekvator olmalı. Güneş ışınlarının en büyük açıyla aldığı yer ekvator çevresi. Doğru mu? Ama dünyanın en sıcak yeri ekvator çevresi olamıyor. Neden? Nem var. Nem dengeyi sağlıyor. Yine ekvator gibi güneş ışınlarını büyük açıyla alıyor. Ama biraz daha karasal olduğu için dünyanın en sıcak yerlerinden bir tanesi oluyor. Çöller. Görüyor musunuz? Bakın gerçek görüntüler bunlar. Bu arada yeşil tonlar ormanları gösterir. Sarı tonlar varsa yer şekilleri vardır. Çöl vardır. İnanılmaz sarı bir ton var. Çöl. Dünyanın en büyük çölü burası. Büyük Sahra burası. Şurası da Sahil bölgesi dediğimiz unutun. Sahil bölgesi dediğimiz dünyanın en kurak yeri olarak değerlendirdiğimiz yer. Tesadüf mü burada olması? Hayır. Hem güneşinden büyük açı alıyor hem de karasal. Bir tane daha çöl göstereyim size. Arabistan'ın çölü. Burada da çöl var. İran hattında Tar çölü falan var. Dünyanın sıcak noktası olarak ölçüldü mesela. Genel kültür sormayacaklar. Sizin için sınav sorusu değil bunlar. Ama şöyle bir bakar mısınız? Şu hatta dünyanın en sıcak noktaları bizim komşumuz. Anadolu'da burada. Niye Urfa Mardin'den bir tık daha sıcak? Sebebini anlamaya başladım sanki.

Şimdi sıcak noktaları soğuk noktaya bağlayayım. Ondan sonra bunu başka bir yere bağlayacağız. Dünyanın en soğuk yerlerinden bir tanesi şurası olmalı kutup noktası. Ama olamıyor yani. Gene soğuk da en soğuk yer olamıyor. Maksimum sıcaklık, ekstrem soğukluk diyelim ya da sıcaklık aynı şey zaten. Sonuç olarak burası gibi güneş ışınları küçük açıyla alır denizden uzak karasalansa Sibirya dünyanın en soğuk noktalarından bir tanesi olarak karşımıza çıkabilir. Sonuç olarak bir de bakar mısınız? Bakın kuzey kutup noktası güney kutup noktasına bakın. Burada daha çok kara olduğu için mesela güney kutup noktası daha soğuktur. Mesela karasallık bu kadar etkiliyor yani olayı. Şimdi geldim ben Türkiye için hikaye. Dünyanın en soğuk noktalarından bir tanesi de buradaymış. Dünyanın en sıcak noktaları da buradaymış. Acaba Türkiye'nin etrafındaki kara parçaları, iklimi etkiler mi diye düşünmüyorum ben. Bana söyleyin. Yazın Türkiye'nin en sıcak yeri Akdeniz mi, Güneydoğu Anadolu mu? Güneydoğu. Çok sıcak olduğunu anlatan kavram denizel mi, karasal mı? Karasal. Güneydoğu Anadolu bölgesinin yazın en sıcak yeri olmasını sağlayan etkenlerden bir tanesi etrafındaki kara parçaları olabilir mi acaba? Türkiye'nin en soğuk yerlerinden bir tanesi Güneydoğu Anadolu mu? Kuzeydoğu Anadolu mu? Kuzeydoğu. Kuzeydoğu Anadolu Denizel mi? Karasal mı? Karasal. Karasallığına karasallık katan acaba Sibirya'nın etkisi olabilir mi acaba? Evet. Türkiye'nin etrafındaki denizlerden sonra karalar Türkiye'de iklimi bu kadar etkiliyor. Net bir şekilde etkiliyor. Tabii bu biraz hikaye kısmı. Bunu size nasıl soracaklar sorusunun cevabı böyle. Yani oradan gelen sıcak ve soğuk havanın kendisi sonuçta basınç merkezleri ile birlikte bu mantıkta karşımıza çıkacak diyebiliriz. Aslında isimlerine takılmayın sadece. Bakın dört tane basınç merkezi var. Sibirya, İzlanda burada Basra burada Asor var. Söyler misiniz bana sizce kuzeyden gelen basınç merkezleri sıcak mı soğuk mu? Soğuk. Yazın mı etkili? Kışın mı? Kışın. Özellikle bu. Problem var mı? Güneyden gelen basınç merkezleri soğuk mu, sıcak mı? Sıcak. Çok güzel. Kışın mı etkili, yazın mı? Özellikle buraya dikkat edeceğiz. Problem var mı acaba? İsimlerine yüksek alçak takılmayın. Ayrı başlık haline anlatacağım onları. Ama Türkiye'nin etrafındaki denizler, Türkiye'nin etrafındaki kara parçaları ve basınç merkezleri Türkiye'de iklimi etkiliyor mu? Evet, etkiliyor.

Şimdi söyleyin. Türkiye'nin yazı en sıcak yer Akdeniz mi? Güneydoğu Anadolu mu? Güneydoğu. Güneydoğu Anadolu Denizel mi? Karasal mı? Karasal. Karasal. Karasallığı getiren kim? Basra diyeceksiniz. Karasallık seçenekte yoksa Basra diyeceksiniz. İkisinden bir tanesi olacak zaten. Anlaştık mı? Türkiye'nin en soğuk yeri Güneydoğu Anadolu mu? Kuzeydoğu Anadolu mu? Kuzeydoğu. Kuzeydoğu Anadolu Denizel mi? Karasal mı? Karasal. Karasallığı getiren kim? Şu ikisine dikkat edin. Biri kışın, biri yazın, biri çok sıcak, biri çok soğuk hava ülkemize getiren çok önemli basınç merkezleri. Bunlar biraz yardımcı kuvvetler ama buraya iyi odaklanın. Anlaştık mı acaba?

Peki son olarak özel konum Türkiye'de iklimi etkiler mi cümlesini tamamlayan bir cümleyle olayı netleştirelim. Acaba bunların dışında bizim yer şekilleri ve yükselti değerleri de iklim üzerine etkili mi? Çok etkili. Şimdi bakın. Şöyle bakar mısınız acaba? Anadolu'nun kendisi bir ada. Yarımada. Aslında biz adada yarımada yaşıyoruz. Seminerlere gittiğim zaman mesela Urfa'da, Diyarbakır'da, Sivas'ta, Erzurum'da arkadaşlar siz adada yaşıyorsunuz dediğim zaman böyle sadece bakıyorlar. Tepki bile vermiyorlar yani. Ama Mersin'de, Antalya'da, İzmir'de, Muğla'da yaptığım seminerlerde adada yaşıyorsunuz dediğim zaman ya da Trabzon'da normal karşılanıyor. Çünkü ada olma özelliğini buralarda yaşarsınız. Denizlik var ama buralarda yaşayamazsınız. Sebebini gerçek görüntüler bize anlatsın. Yaklaşıyorum. Bakar mısınız Türkiye haritasına? Bunlar gerçek görüntü. Görüyor musunuz? Şuradaki yeşilliği sıra halinde. Gördünüz mü? Peki bu yeşillik içeri çok girebilmiş mi? Hayır, daha kahverengi tonlar var. Gördünüz mü? Bunun bir sebebi var. Mesela Akdeniz'de bakın yeşillik burada. Gördünüz mü? Bu sıra halinde uzanıyor yeşillik. Bir anda kesilmiş, içerisi sararmış. Gördünüz mü? Bunun sebebi nedir? Sorusunun cevabı yer şekilleri. Yani dağlar. Kuzey Anadolu dağları diye anlatacağım. Şöyle uzanıyor. Birinci engel. Bakın denizin dibinde kocaman bir engel var. Toroslar diye anlatacağım. Buradan başladı. E İran'a doğru devam ediyor. Şöyle şurada nemli hava burada kaldı. Dolayısıyla yeşil tonların şuralarda sınırlı kalması sebebi dağların uzanışıdır. Dağlar nemli havayı şurada tutuyor kıyıda. Burada tutuyor kıyıda. İçeri giremiyor. O zaman ne oluyor? Anadolu'nun geneli denizel mi karasal mı? Karasal oluyor. Coğrafyanın iklim üzerine etkisine dair tarihten bir örnek vereyim size. Orta Asya'da yaşayan Türkler Anadolu'ya göç etmeye karar verince Tuğrul ve Çağrıbeyler gelmişler. Bodrum Marmaris'e mi yerleşmiş? Orta Asya Anadolu'nun ortasına mı? Anadolu'nun ortasına. Neden? Çünkü aynı iklim koşullarında hayvancılık yapacaklar ki ortası. Bu kadar karasal yani. Anlaştık mı? Sonuçta ülkenin genel neden karasal sorusunun cevabı yer şekilleri yani dağların kendisidir. Bir de şunu eklemiyorum hiç. Batıdan doğuya doğru gittikçe yükselti hem karasal hem de yüksek. Daha da soğuk. Yani o zaman Erzurum'un niye soğuk olduğunu daha iyi anlayabiliyorum ben.

Şimdi anladınız mı neden Türkiye'de aynı anda farklı iklimler görülüyor? Bir daha soruyorum. İlkbahar, yaz, sonbahar, kış dörtlüsünden hangisini yaşıyoruz şu anda? Yaz. Yazı yaşadığımız bugün Ankara'nın yazı ile Erzurum'un yazı aynı mı? Daha soğuk değil mi? Bizden daha yüksek çünkü. Antalya'nın yazı aynı mı? Daha güneyde ve nemli çünkü. Trabzon'un yazı aynı mı? Denizel. Çünkü o zaman Türkiye'de aynı anda farklı iklimlerin bir arada görünmesi. Denizellik, karasallık, yer şekilleri, yükselti. Matematik mi özel mi? Özel. Mutlak mı, göreceli mi? Göreceli olarak karşımıza çıkar. Yani bu şartlar altında Erzurum'lar ne yapsın ki? Hem yüksek hem karasal bir de Sibirya'da olmalarına gerek yok. Kışın oradan soğuk hava geliyor. Sibirya'da olsa o kadar soğuk olur. Ondan sonra damdan dama atlayan kedi niye dondu diye düşünüyoruz. Her zaman aynı örneği veriyorum. Yine vereceğim. Çok güzel olaylardan bir tanesi çünkü Türkiye'de yaşanmış. Bir gün kar yağışı oluyor bir kış günü. Hiç unutmam benim yaşadığım ve gördüğüm bir olay. Yani kar yağışı olunca Ege'de çok nadir olaylardan bir tanesi. Denizel çünkü çok fazla kar yağışıyla karşı karşıya kalmazsınız. Mersin'de mesela ben mesela 19 yaşıma kadar kar yağışını hiç görmedim. Mesela Trabzon'a gittim. Trabzon'a kar falan kuzeyden gelen soğuk havayla biraz denizel olsa da kar düşüyor yani. Herkes böyle kantinde oturuyor üniversitede. Biz Mersin Antalya'dan gelenler dışarıda gökyüzüne bakıyoruz. Zaten üniversiteye gittiğiniz zaman kampüse bakın. Kar yağdığı zaman dışarıda olan bir öğrenci varsa Ege Akdenizli'dir. İçeridekiler Doğu Anadolu'dan İç Anadolu'dan kar yağışını her zaman gören insanlardır mesela. Çok sosyolojik bir tespittir. Yani bu kar yağışı oluyor Ege'de. İzmir, Manisa, Aydın Valiliği anında okulları tatil yapıyor. Normal oluyor çünkü karla mücadele çok zor orada. Yani ekipman yok ki. Sonra Erzurumlu bir amca hemen tweet atıyor. Diyor ki İzmir'de Aydın'da havada karı gördünüz. Okulları tatil yaptınızda bizim oğlan kutup ayısı mı da ekside okula gidiyor diyor. O yüzden ne diyoruz? Coğrafya kaderdir. Kaderdir. Aynen. Hikaye böyle netleşiyor. Aslında biraz hikayesel anlattım ama bu hikayenin temelinde aslında iklim konusunun her şeyi vardı. Yani biraz önce siz çaktırmadan benden iklim konusunu öğrenmiş oldunuz. Ama tabii bunu soru kalıplarıyla pekiştireceğiz sizle birlikte. Beş tane iklim elemanımız var. Gördüğünüz gibi sıcaklık, basınç, rüzgar, nem ve yağış. Bunları merak etmeyin. Size tek tek anlatacağım. Hemen bu dersimize sıcaklığı netleştireceğiz. Sonra diğer dersimizde basınç rüzgar hikayesine. Sonra nem ve yağışa bakacağız. En sona iklim çeşitleri ve çok önemli soruların geldiği bitki örtüsü ile birlikte olayı daha da çözeceğiz. Ama bitki örtüsüne gelmeden burayı iyi anlamanız lazım. Çünkü bunun sonucudur bitki örtüsü. İklimin sonucudur bitki örtüsü. Bunu anladığınız zaman bitki örtüsü ezber olmaktan çıkar. Anlaştık mı?

Sıcaklığa bakalım. Nasıl sorular gelecek? Çok merak ediyorum. Ve sıcaklıkla ilgili sorular gelmeden önce şunu söyleyeyim. İki tane merkez vereceğim size. O merkezler arasında değişen sıcaklığın sebeplerini siz söyleyeceksiniz bana. O merkezler arasında değişen sıcaklık enleme, yükseltiye, denizellik, karasallık ve bakıya bağlı olacak. Anlaştık mı? Bunu sizden isteyebilirler. Direkt bir soru kalıbı olarak da çıkabilir karşınıza. Enlem, denizellik, karasallık, yükselti bakalım sıcaklığı nasıl değiştiriyor dedim ve bu haritamı kullanarak illeri de kullanarak örneklerimi hemen başlatıyorum. Bakar mısınız? Antalya mı Samsun mu Ekvator'a yakın? Antalya. Hangisi güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır? Antalya. Hangisi daha sıcak? Antalya'nın Samsun'dan daha sıcak olmasının sebebi enlem. İlk önce enleme bakacaksınız. Niye denizellik olmadı biliyor musun? İkisi de denizel. Fark bulmamız gerekiyor. Fark enlem olur. Ve bir kural olsun sizin için. Bir merkez güneyde diğeri kuzeyde ise güneydeki kuzeydekinden daha sıcaksa enlem deyin. İlk önce bir daha söylüyorum. Biri güneyde diğeri kuzeyde ise güneydeki kuzeyden daha sıcaksa enlem deyin. İlk önce temel faktör güneşin geliş açısıyla başlamamız lazım hikayeye. Anlaştık mı? Örnekleri çoğaltalım. İzmir mi Samsun mu Ekvator'a yakın? İzmir. Hangisi daha sıcak? İzmir. Sebebi enlem. Antalya mı? Erzurum mu? Ekvator'a yakın. Antalya. Hangisi daha sıcak? Antalya. Sebebi enlem. Anlaştık mı? Böyle çoğaltmanız gerekiyor hikayeyi. Problem var mı? Yani cümleyi şöyle bağlayalım. Türkiye'de güneyden kuzeye doğru gittikçe azalan sıcaklık enlem diye başlayan hikaye. Bakın çok önemli bir cümleyle başladık. Problem var mı?

İkinci önemli cümleye geliyoruz. Şimdi Türkiye'de İzmir'den Elazığ'a doğru gidiyorum. İzmir'den Elazığ'a doğru gittikçe sıcaklık değerlerinin 15'ten ortalama 3'e düştüğünü görüyorum. Sebebi enlem mi, yükselti mi? Yükselti. Harika. O zaman Türkiye'de batıdan doğuya doğru gittikçe yükselti, sıcaklık azalır mantığından buna da yükselti diyorsunuz. Anlaştık mı? Bakın güneş ışınları dünyaya doğru geliyor. Yere çarpıyor. Büyük patlama meydana geliyor. Yerden yansıyan ışınlarla dünya ısınıyor. Yani güneş bizi bir soba gibi ısıtmıyor. Eğer öyle ısıtsaydı en yüksek olan yer dağın zirvesi. Sobaya daha yakın ya. Güneşe daha yakın ya daha az çok olması gerekiyordu. Böyle değil. Isınma denilen şey güneşten gelen ışınların kendisi yeryüzüne çarpar. Patlama meydana gelir ve yerden yansıyan ışınlarla ısındığı için kural da vardı. Hatırlar mısınız? Bilmiyorum ama her 200 metrede 1 derece sıcaklık azalır. Mesela işte bu yüzden yükseldikçe sıcaklık değerleri azalır. Ben genelleme yaptım bu arada ama yükselti hikayesini şuraya bağlarsınız değil mi? Hani batıdan doğuya gittikçe Türkiye'de sıcaklık azalır yükselti dedim de şunu açıklamama gerek var mı? Örneğin Ağrı Dağına geldim. Ağrı Dağında yamaç boyunca yükseldikçe sıcaklık azalır. Bunu da yükseltiye bağlarsınız diye düşünüyorum. Problem var mı? 200 metrede 1 derece sıcaklık azalıyormuş. Problem var mı? Hikaye bu. Önemli dedim, değerli dedim ve Türkiye'de birincisi güneyden kuzeye azalan sıcaklığı neye bağladım? Batıdan doğuya bir yamaç boyunca yükseldikçe azalan sıcaklığı yükseltiye bağladım. Problem midir? Güzel.

Denizellik, karasallık kavramlarını aslında netleştirmiştik ama örneğimizi hemen çeşitlendirmeye devam edelim. Bakalım ne söyleyeceğim size. Şimdi bakarak söyleyeyim. Elazığ mı, Samsun mu Ekvator'a yakın? Elazığ. Hangisi güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır? Elazığ. Enleme göre hangisi daha sıcak olmalı? Elazığ. Hangisi daha sıcak? Samsun. Durun. Biraz önce dedim ki güneyden kuzeye azalan sıcaklık enlem dedim. Doğru mu? O zaman şunu söyleyebilir miyiz sizle birlikte? Güneyden kuzeye sıcaklık azalmıyorsa enleme ters. Böyle özel bir soru olabilir bu arada. Aşağıda verilen hangi iki il arasında değişen sıcaklık enleme ters diye sordum. Enleme tersse güneyden kuzeye sıcaklık azalmıyordur. Cümlesinden geldim buldum örneği. Cümlesinden geldim buldum örneği. Bakın güneyden kuzeye sıcaklık azalmıyor. Enleme ters. Gördünüz mü? Genelde İç Anadolu ve Karadeniz'e baktığınız zaman olayı hep görürsün zaten. Şimdi bunun sebebini soracaklar bize. Enleme ters de böyle. Şimdi söyleyin bana. Elazığ Samsun ikilisinden hangisi ekvatora yakındı? Hangisi daha sıcak? Samsun. Samsun. Bu durum enleme ters. Samsun neden sıcak? Denizel. Bakın bunun denizel olma şansı yok. Karada karasal çünkü. Elazığ neden daha soğuk? Karasallık kavramı da böyle kullanacaksınız. Anlaştık mı? Ayriyeten bir yerin denizde kıyısı varsa 0 metredir. Tamam mı? Burası da içeride olduğu için Türkiye için söylüyorum tabii. İçeride olan illaki buradan daha yüksektir. Ya burada Elazığ için karasallığın yanında yükselti kavramını da kullanabilirsiniz. Daha yüksek buraya göre bir tık daha soğuk genellemesi yapılabilir. Anlaştık mı? Enleme ters olayını anladınız mı? Güneyden kuzeye sıcaklık azalmıyorsa enleme ters. Problem var mı?

Hatırlıyor musunuz? Enlem denilen çizgi enlem paralel. Çiziyorum bakın. Geldim geldim. Geldim. Bu bir enlem. Doğru mu? Şimdi söyleyin bana. Aynı enlem üzerinde bulunan noktalar güneş ışınlarını aynı açıyla alır mı? Sıcaklıklar aynı olması gerekir mi? Sizce İzmir Elazığ hemen hemen aynı enlem üzerinde desem sıcakta aynı olması gerekir mi? Evet. Aynı mı? Bu da enleme ters. Enleme ters. İki durum var yani. Bir, güneyden kuzeye sıcaklık azalmıyorsa enleme ters. Gerekirse not alın yeni duyanlar. Güneyden kuzeye gittikçe sıcaklık azalmıyorsa enleme ters. 1 2 aynı enlem üzerinde sıcaklık aynı değilse enleme ters. Ekran başındakiler size. Aynı enlem üzerinde sıcaklık aynı değilse enleme ters. Ki Türkiye'de bu durum çok gözlemlenir. Aynı enlem üzerine genelde sıcaklık aynı olması çok zor. Çünkü Türkiye'miz oldukça hem yüksek hem dağlık hem denizellik karasallık bol bol olan bir ülke. Düz bir ülke olsaydık hiç denizimiz olmasaydı o zaman problemimiz yoktu zaten. Anlaştık mı? Bakın aynı enlem üzerinde. Görüyor musunuz? Antalya, Şanlıurfa, Gaziantep hattını aynı enlemde. Bunların sıcaklığının aynı olmadığını birazdan özel haritalarda göstereceğim size. Enleme ters çok durum var Türkiye'de. Sebebi denizel, karasal, yer şekilleri yükselti. Anlaştık mı? Çok önemli bir cümle öğrendiniz. Var mı probleminiz?

O zaman ben enlem, denizellik, karasallık, yükselti ile ilgili önemli cümleleri öğrendim. Bir tane daha önemli kavramımız var. Temelini atmıştık. Neydi o sorusunun cevabı? Söyleyin bana. Bakı hatırlıyor musunuz? Dönencenin dışındayız. Hatırladık mı? Güneş ışınları devam nereden gelir? Güneyden. Cismin hangi yamacı daha çok alır Türkiye'de? Güney. Hangi yamacı daha sıcak? Güneyse bunu ne anlatır? Bakı. Kanıt. Türkiye'de yeryüzünde alınan cismin güney yamacının kuzeyden daha sıcak olduğunun kanıtı bu. Kar yağmış aynı anda yağıyor. Erimiş, erimemiş, sıcak soğuk bakı. Ama bakı denilen şeyde lütfen karıştırmayın. Enlem değil bakı. Yükselti değil bakı. Denizellik, karasallık değil bakı. Bakı özel bir şey. Bakı bir cismin bir yamacının diğer yamacından sıcak olan atıf. Tek cisim olacak ama iki tane yan yana cisim var. Bakı olmaz. Tek cisim güney kuzeyinden sıcak. Bakın bu. Anlaştık mı? Bakın daha net görmenizi istiyorum. Ağrı Dağı'nın kendisinin enlemini bir çizeyim. Çizdim. Bakın şu bir enlem paralel ya da görüyor musunuz? Tam şuradan geçiyor. Gördünüz mü? Şimdi aynı enlem üzerinde bir cisim bir tarafı diğerinden daha sıcak. Çok enteresan. Şimdi bu cismin güneyinin kuzeyinden sıcak olması enlemi anlatabilir mi? Hayır. Bir enlemden öbürüne gideceğim. Güneyden kuzeye gideceğim. 111 km geçeceğim. Sıcaklık azalır. Sen len bunu anlatır. Yükselti anlatabilirim bu durumu. Aynı yükseltiye sahip sıcak soğuk denizellik diye bir şey yok burada. Karasal ikisi de karasallıkta bir fark değil. Doğru mu? O zaman yeni bir kavram ortaya çıkıyor. İşte bir cismin bir yamacının diğer yamacından sıcak olduğunu anlatan kavram bakı böyle devreye giriyor. Bakı sadece bu. Anlaştık mı?

Peki bana söyler misiniz acaba? Şu soru üzerinden ilerleyelim. Antalya mı, Erzurum mu? Daha sıcak. Antalya. Sebebine enlem diyebilir miyim? Problem var mı? Güneyde, kuzeydekinden sıcak enlem. Problem var mı? Antalya mı, Erzurum mu daha soğuk? Erzurum. Sebebi yüksek diyebilir miyim? Karasal diyebilir miyim? Süper. Antalya Erzurum arasında değişen sıcaklığı bakıyla açıklayabilir miyim? Hayır. Bu hataya düşmeyin. Bakıda bir cisim olacak. Antalya'daki Beydağı'nın güneyi kuzeyinden sıcak derse bakı değil. Erzurum'daki Palan döken Dağı'nın güneyi kuzeyinden sıcak derse bakı diyebilirsiniz ama Antalya Erzurum arasında dağlar var. Gerçekten dağlar var. O zaman bakı olmaz. Bakı şu olur. Güney kuzeyden sıcaksa bakı bu olur. Anlaştık mı? Anlaştık mı? Problem var mı acaba? Güzel. Bakı kavramı önemli kavramlardan bir tanesiydi. E bunu da netleştirmiş oluyoruz sizle birlikte.

Bu arada uzun yıllardır coğrafya anlatıyorum. Dünyanın en güzel mesleğine sahibim diye düşünüyorum. Öğretmenlik mesleği. İnşallah siz de hayallerinize kısa zaman içerisinde ulaşırsınız. Nerede hayal ediyorsanız orada mesleğinizi yerine getirirsiniz. Ama öğretmenlik mesleğinde top 10'da birçok olay yaşadım. Yani sizlerle, öğrencilerimle. Bu da öğretmenlik mesleğini bence en güzel yapan şeylerden bir tanesi bu. Eee, her zaman anlatırım söyleşilerde. Bir öğretmen sınıfa girdiği zaman öğrencilerin gözüne bakınca anlattığı şeyin anlaşılır olup olmadığını anlar. Dolayısıyla anladınız mı diye sormadan gönlü rahat bir şekilde o dersi bitirir. Evine gidince akşam uyur. Gerçek öğretmenlik mesleğinin temelinde bu vardır. Zaten ben video çekimlerini özellikle sizlerle bir de yapmamın temel sebebi aslında bu. Hani sizler oradaki işte milyonların temsilcisisiniz. Size anlattığım zaman net karşıya geçiyorsa gönül rahatlığıyla birlikte bu videoları yayınlıyoruz gibi oluyor. Eee tabii ki çok uzun yıllardır sahada da öğretmenlik yaptım. Son birkaç yıldır da sadece video çekimleri yapıyoruz. Onun eksikliğini hissediyorum açıkçası ben. Yani eee kadrajla ders anlatmakla sizlere bakarak ders anlatmak arasında çok önemli bir duygu farkı var. Ama o eksikliği de mesela hiç hayatımda görmesem de arkadaşlar bana şöyle hissettirmiyorlar. Bir gün mesela ben atıyorum Erzurum'a, Van'a, Diyarbakır'a, Hakkari'ye ya da Mersin'e, e, İzmir'e gidiyorum. Yolda karşılaşıyoruz mesela. Sanki yıllardır aynı sınıfta karşılıklı ders anlatıyormuşum, o da dinliyormuş gibi o sıcaklıkla öyle bana yaklaşıyor ki gözlerinden anlayabiliyorum mesela bizim onunla aynı sınıfta olup böyle bilgi alışverişinde olduğumuzu. Bu gerçekten öğretmenlik mesleğinin en güzel duygularından bir tanesi. Şimdi bir gün dersteyim. Ders bitti. Arkadaşlardan bir tanesi yanıma geldi. Dedi ki hocam bu efsane bir programmış. Dedi. Bu programı sizden alabilir miyim? dedi. Dedim olur ama dedim ben veremem sana. Google yazıyorsun internete indiriyorsun dedim. Peki hocam hangi tuşları kullanarak böyle yaklaşıyorsunuz etrafında dönüyorsunuz vesaire. Bunları bana gösterir misiniz dedi. Gösterdim. Sonra gitti arkadaş ertesi gün geldi. Gerçek yaşanmış bir olay bu. Ortalama bir 8 senesi falan var yani. Dedim hocam Google Earth'ü indirdin mi? İndirdim hocam dedi. Yaklaştın dedim Ağrı Dağı'na dedi. Yaklaştım hocam ama ben Ağrı Dağı'na yaklaşmadım dedi. Nereye yaklaştın dedim? Kabe'ye dedim. Ne yaptın dedim. Kabe'ye yaklaşıp Kabe'nin etrafında tavaf ettim hocam dedi. Pandemi yaşanmamış. Sanal hacılık olayı yok. O gün dedim ki hocam sen ancak böyle yaparsan sanal hacı olursun dedim. Böyle gülüp geçmiştik. Yani yıllar sonra pandemi yaşanıyor. Kimse sokağa çıkamıyor ve insanlar da hacca gidemiyor. Ve gerçekten bu olay ondan sonra gerçekleşti. Sanal hacılık diye bir şey oldu. Biliyorsunuz değil mi? olayı gerçekten benim hayatımda yaşadığım en güzel anlardan bir tanesiydi. Ve şunu da bağlarım genelde arkadaş o sene atandı mesela. O yüzden diyorum ki o sene bu sene atanmak için her şeyi yapacağız bilginin dışında. Bu da bizim için çok önemli. O yüzden akşam ders çalışmayı bitirdikten sonra lütfen Google'ı indiriyoruz. Bir tur atıp öyle dualarla birlikte yatıyoruz. Çünkü bu sene o sene bu işi başaracağız. Anlaştık mı? Ağrı Dağı'nın hikayesini de buna bağladık diyelim. İnşallah sizler de kendi mesleğinizle ilgili daha güzel anılar biriktirirsiniz. Böyle bir duayla bağlıyım. Bu da önemli noktalardan bir tanesiydi.

Şimdi sıcaklık hikayesini birazcık daha detaylı anlatmak istiyorum ben size. Türkiye'de sıcaklık değerleri enlem, denizellik, karasallığa göre değişir ve ortaya ortalama sıcaklıklar diye bir şey çıkar. Önemli haritalardan bir tanesi var şu anda karşınızda. Elinizden

olan kitapta da görüyorsunuz şu anda. Eee, Türkiye ortalama sıcaklık haritasında ne var? Bakın biraz daha yakından gördüğümüz için kırmızı tonlar ortalama 18'de 20 ortalama tabii ki bu. Hani yılın ve ayın ortalaması alınarak böyle bir şey ortaya çıkıyor. Kırmızı sonların olduğu yer eee Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu bölgesi ağırlıklı Türkiye'nin sıcak yerlerini gösteriyor. Mavi daha koyu mavilerde Türkiye'nin ekstrem daha soğuk noktalarını gösteriyor. Yani biraz önceki cümleleri tamamlayan bir cümle oluyor. Türkiye'nin sıcak yerleri için Karadeniz'de miyiz, Akdeniz'de mi?

>> Akdeniz.

>> Sebebi yükselti mi, enlem mi?

>> Enlem.

>> Enlem. Yani Karadeniz'den Akdeniz'den, Akdeniz'in Karadeniz'den daha sıcak olması sebebi enlem. Problem var mı? Türkiye'nin soğuk yerleri için Güneydoğu Anadolu mu, Doğu Anadolu mu?

>> Kuzeydoğu Anadolu dediğim yer bakın burası. Bunun sebebi nedir diye sorarlarsa yüksek artı karasallık diyoruz. Doğru mu? Bunlar da bunu tamamlamış oluyor. Ortalama gerçek sıcaklıklar haritasında da bunu görebiliyorum.

Peki söyler misiniz bana? Eee Karadeniz mi, İç Anadolu mu daha soğuk?

>> İç Anadolu bölgesinin daha soğuk olduğunu görüyorum Karadeniz'e göre. Ya da Karadeniz mi, Doğu Anadolu mu daha soğuk?

>> Doğu Anadolu. Bu durum enleme ters mi?

>> Ters. Neden Doğu Anadolu daha soğuk sorusunun cevabı karasal. Karadeniz'in daha sıcak kalması sebebi denizellik kavramına bağlayabiliyoruz. Problem var mı acaba? O zaman denizellik, karasallık, yer şekilleri, yükselti. Bakın Türkiye'de sıcaklık değildini etkiliyormuş. Böyle haritalar çıkıyormuş. Ama bir detay bilgi vermek zorundayım size. Haritanın başına indirgenmiş kelimesi geliyorsa bir şey değişiyor. Yükselti kavramı ortadan kalkıyor. İndirgenmiş haritalar neden var? Hani Anadolu'da yüksek yükselti olmasaydı ne olurdu? Yani yükselti olmayınca otomatik olarak yer şekilleri de olmamış oluyor. Bu arada yükseltisiz sıcaklıklar nasıl etkilenir sorusunun cevabında tabii ki enlem, denizellik, karasallık kavramları kalır diye genelleme yapıyoruz. Mesela yıllık indirgenmiş haritaya baktığımız zaman yine Türkiye'nin en sıcak yerleri Güneydoğu Anadolu, Akdeniz olarak karşımıza çıkar. Yine Türkiye'nin soğuk yeri için Kuzeydoğu Anadolu'ya gideriz. Ama Kuzeydoğu Anadolu'nun soğuk olmasını bu kez bir şeye bağlarız. Sadece karasalla yükseltiye bağlamamanız gerekiyor. Yani indirgenmiş haritalarda ne yok?

>> Yükselti.

>> Yükselti yok genellemesini yapmanız gerekiyor. Bu da bizim için önemli olacak. Bunu daha net anlamanızı istiyorum. Hatta sorunun nasıl geleceğini size bir tık daha net göstermek istiyorum. İndirgenmiş haritalarla ilgili şöyle bir soru karşımıza çıkabilir. Hatta buraya gelmeden önce bir örnek daha vereyim. Netleşelim, ilerleyelim. Lütfen bakın Ocak ayına. Ocak ayında Türkiye'nin sıcak yerine bakar mısınız? Yani kışın Türkiye'nin sıcak yeri neresiymiş?

>> Akdeniz.

>> Akdeniz. Söyleyin bana. Karadeniz'in Akdeniz'in Karadeniz'den daha sıcak olmasını açıklayan kavram denizellik mi? Enlem mi?

>> Enlem.

Bakın denizel ikisi de denizel. Bir fark değil fark arıyorum ben ve enlemi buldum. Türkiye'nin daha soğuk yeri için Akdeniz mi, Doğu Anadolu mu?

>> Doğu Anadolu'nun soğuk olmasının iki sebebini söyleyin bana.

>> Karasal artı yükselti. Bu gerçek harita olduğu için bunu söyleyebilirim ama Ocak ayı indirgenmiş haritada eee Doğu Anadolu'nile Karadeniz'in daha soğuk olduğunu görüyorum. Çünkü yükselti kavramı ortadan kalkmış oluyor. Ya da Doğu Anadolu'nun soğuk olması yine baktığımız zaman sadece karasallığa bağlı olarak karşımıza çıkmış oluyor. Anlaştık mı? İndirgenmiş haritalarda ne yok?

>> Yükselti.

>> Yükselti yok hocam. Soru nasıl gelir? Böyle gelir. Aşağıdaki haritada Türkiye Ocak ayı indirgenmiş. Harita indirgenmiş. Bunu görmeyen soruyu çözemez. Peki indirgen yenmiş harita hangisine ulaşılamaz bakalım. Akdeniz kıyılarında sıcaklıklar Karadeniz kıyılarından daha yüksek. 16. Doğru mu yanlış mı?

>> Doğru. Problem var mı? En düşük sıcaklıklar karasallık ve yükseltinin etkisiyle Kuzeydoğu Anadolu'da. Bakalım doğru mu yanlış mı?

>> Yanlış. Çünkü...

Evet. Kuzey Anadolu'da da sebebi yükselti...

>> Olmaz. Çünkü bu...

>> İndirgenmiş harita. Ne demesi gerekiyordu? Kuzeydoğ Anadolu soğuk sebebi karasal. Çok detay ama böyle bir soru kalıbı var. Geldi mi? Gelmedi bugüne kadar bu detayda, bu cevapla ama yine de testler, denemelerde karşınıza çıkarsa problem yaşamayın mantığıyla birlikte anlatıyorum. Önemli kavramlardan bir tanesi. Ha bu haritaları destekleyen şu e cümleleri de karşınıza çıkarabilirler. Mesela Van Gölünü görüyor musunuz? Henüz göller konusunu öğrenmedik ama şu Van Gölünün sıcaklığını merak ediyorum ben. Bu haritadan görebiliriz aslında. Ortalama Van Gölünün sıcaklığı ortalama 0ın üstüne diyorum ben. Doğru mu yanlış mı sıç?

>> Şimdi Van Gölü bu. Üstündeki çizgiye bakalım. 0 izoterm e sıcaklık eğrileri bu. Bu gördüğünüz eğrilerin adı 0mış. Burası güneyindeki kaç? Bakın...

>> 2.

O zaman Van yönü sıcaklığı 0 la 2 >> arasında mantığıyla birlikte karşımıza çıkar. O zaman 0ın üzerinde hani bu tür sorular soruyorlar. Diyorlar ki Van yönlü sıcaklığı 0 derecenin altında. Doğru mu yanlış mı?

>> Yanlış oluyor.

Bakıyorum burası 0 burası 2 ise 0 la 2 arasında diyeceğiz. Anlaştık mı? İzoter merilerin mantığı şudur. Sıcaklığın nerede kaç derece olduğunu gösterir. Bu çizgi üzerinde sıcaklık 6ıymış mesela. Bakın bu çizgi üzerinde sıcaklık 4'müş. Bu çizgi üzerind sıcaklık 2ymiş. O zaman tuz yönlünü gördünüz mü? Tuz yönlüünün sıcaklığı ikisinin arasında olduğu için 2 ile 4 arasında 3 derece gibi olur. Sig² derece. Anlaştık mı? Mesela Akdeniz'in sıcaklığı. Bizim köy Mersin'in sıcaklığını merak ediyorum. Bu kaç?

>> Şu kaçmış?

>> 8.

Bu kaç?

>> Bakın şöyle bir artış var. 6 8 10 diye bir artış var. Aksini iddia etmesini gereken bir çizgi de yok. Yazmasına da gerek yok. Şu yorumu yapabilirim ben. 6 8 10 diye artıyor ya. O zaman burası 10un üzerinde derim. Anlaştık mı? 10 derecenin üzerinde oluyor. Sağlamasını yapalım. Ordudayız. Ordu'nun sıcaklığını merak ediyorum. Bu kaç?

>> 6.

>> Şu kaç bakalım?

>> Bu...

>> 2.

>> 2 4 6'nın >> gibi yorum yapacağız. Anlaştık mı? Ha artıyorsa arttırıyorum. Azalıyorsa da azaltmanız gerekiyor. Ama örnek verebilir miyiz? Veririz. 4 2 0 azalıyor. Bakın -2 -4 şurayı sorsa mesela -4'ün altında diyeceğim.

>> -6 -8 -10.

Ne derse değin -4'ün altında deyin yeterli. Anlaştık mı? Tabii matematik dersinden tam sayılar mıydı onlar? Eksi artı olanlar. Onları öğrenmeniz lazım. Ben de emin olamadım yani. Tam mıyı onlar?

>> Değil mi?

Aynen. Sorum var >> hocam. O zaman sıcaklığı en az etkileyen etken sadece diyebilir miyim?

>> Türkiye'de mi?

>> Yok. Yani öyle bir genelleme yapamayız.

>> Genellem.

>> Sıcaklığı en az etkileyen etken için bir örnek vermemiz lazım. Mesela hani denize kıyısı olan iki tane mekan buldum. Çukurava Bafra Ovası. Bunların yükseltileri 0 olduğu için ikisi arasında sıcaklığı en az etkileyen etken yükselti derim ben buna. Çünkü yükselti yok burada. Ne var? Enlem var derim. Ama örneğe göre cevap vermem lazım. Mesela Ocak ayından Temmuz ayına geldim. Şimdi ama şunu bir daha tekrar edin benim için. Ocak ayında Türkiye'nin en sıcak yeri neresiymiş?

>> Süpersiniz.

Temmuz ayında en sıcak yer >> Urfa'dan bir tık sıcak. Mahma'dan bir tık sıcak olan Urfa. Urfa'dan bir tit sıcak olan mı? Bakın o kadar sıcak ki yani kavramlar yerine net oturuyor yani. Güneydoğu Anadolu bölgesinin çok sıcak olması sebebi denizel mi karasal mı?

>> Karasal.

>> Karasallığı yetiren Sibirya mı Basra mı?

>> Basra.

>> Harikasınız. Hikaye böyle netleşiyor. İndirgenmiş haritada ne yok?

>> Yükselt.

>> Yükselti yok. Genellemesi de benim için önemli değerli oluyor diyorum ben. Anlaştık mı?

>> Problem var mı?

>> Anlaşılmayan bir durum var mıdır?

>> Güzel. Temmuz ayı indirgenmiş haritada ne yoktu?

>> Çok güzel. Şimdi ben diyorum ki yıllık sıcaklık farkı diye bir hikaye var. Bakın biraz önce öğrendiniz. Sadece netleştirmek istiyorum. Biraz e son yılların ÖSYM formatına çevirmek istiyorum aslında bu cümleyi söyler misiniz bana? Yıllık sıcaklık farkının Türkiye'de az olduğu yeri sorsam >> gitmem gereken yer iç kesimler mi? Kıyılar mı?

>> Kıyılar.

>> Karasal mı? Denizel mi?

>> Denizel.

>> Bakın son 4 yıl içerisinde coğrafya soruları neden zorlaştı sorusunun cevabını veriyorum aslında size. Yıllık sıcaklık farkı soruluyordu 4 yıl önce. Dör tane içeride mekan, bir tane kıyıda mekan. Nerede yıllık sıcaklık farkı az diyordu. Kıyıdakini buluyordum. İşi bitiriyordum. Ama format şöyle değişti. Nerede yıllık ve günlük sıcaklık farkı az diye yine soruyorum. İçeride iki tane nokta var. Diğer üçü kıyıda. O zaman birinci kıyı, ikinci kıyı, 3üncü kıyı. Nerede daha da az?

>> Sebebini bağl nemle, nem veya konusunda anlatacağım. Şöyle düşünebilirsiniz. Hani bizim Akdeniz güneyden böyle sıcak havaları alıyor ya. Yazın sıcaklığı bir 3540'ı buluyor. Kışın sıfırda kalsa da fark o yüzden açılıyor Akdeniz'de kıyıda olmasına rağmen. Ama Karadeniz'in öyle bir durumu yok. Karadeniz'in kuzeyden zaten yazın soğuk hava geldiği için sıcaklık çok açılmıyor. Yani kışın sıfır yazın 40lar bulmaz. 20 25 30'larda maksimum kalır nemin, denizelliğin ve bağl nemine katkılarıyla. O yüzden hangi kıyıda yıllık ve günlük sıcaklık farkı daha sorusunun cevabı için buraya gelin. Karadeniz'e gelin. İşte son yılların sorularını bir tık zor hale getiren bu. Yani tam ters mantığı soruyorlar ama bunu yakalayacaksınız. Eee, bunu bu şekilde rahatlıkla çözeceğiz diye inanıyorum. Anlaştık mı? Peki bana söyler misiniz? Yıllık sıcaklık farkı Türkiye'de daha fazla. Kıyıda mı, içeride mi?

>> İçeride.

>> Evet. Biraz zorlaştıralım. Şimdi içeriden üç tane mekan söylüyorum size. Bakalım yıllık sıcaklık farkının en fazla olduğu yeri yakalayabilecek misiniz? 1 2 3 >> Şimdi üçü de sıcaklık farkının fazla olduğu yer. Burada daha ekstrem sıcak ve soğukluğu kim yakaladıysa oraya giderim ben mesela. Tamam. İç Anadolu'yu eler miyiz? Elimizde iki tane yer kaldı. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu. Şimdi Güneydoğu Anadolu bölgesinin kışın sıcaklığı acaba çok sıfırın altına düşüyor mu? Ortalamada düşmüyor. Yazın 50'yi görüyor mu?

>> Maksimum o da görmüyor da 50 desek mesela olağanüstüle ilan edilmesi lazım. Yani resmi olarak 40 45 fark 40 gibi görünüyor. Doğru mu? Erzurum'a gelin. Erzurum'da kışın var mı? Erzurum'da okuyan, gezen, gören -30 var mı?

>> -40.

>> Var mı?

>> Var. Var. Hatta bunu bir arkadaş bir gün ders yapıyoruz mesela eee Trabzon'dayım. Erzurum'dan da çok Atatürk Üniversitesi' okuyan çok Trabzonlu arkadaş oluyordu. Bir gün böyle aynı dersi yaparken dedim ki Erzurum'da okuyan var mı? Var dedi birisi. Hocam en çok eksi kaçı gördünüz? Dedim hocam -46 dedi. Dedim hocam inşallah içeriden görmüşsünüzdür yani ki içeriden görmüş ki hala biz de onu görebiliyoruz. Yani dışarıda olsa sıkıntı olur. -40 yazın Erzurum'un 20'si olur mu >> fark? O yüzden farkın en fazla olduğu yer burada kaldı. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı en fazla için Kuzeydoğu Anadolu'ya gidin. Anlaştık mı? Ha yoksa gel Güneydoğu Anadolu bölgesine. Ama çok zorlamış bir soru oluruz yani orada. Problem var mı acaba? İki önemli cümle. Yeni formatı da anlatmış oluyorum aslında size. Bir örnek daha vereceğim bununla ilgili. Çok önemli. Artık bağlayacağız cümleleri. Don olayını duymuşsunuzdur muhtemelen. Sıcaklığın 0 Cin 0 derecenin altına düşmesi olayı. Doğru mu?

>> Söyleyin bana. Don olayı o zaman yazın mı olur kışın mı?

>> Kışın.

>> Önemli bir cümleyle başladık. Don olayı Türkiye'de en fazla nerede? Kışın en soğuk yer.

>> Düşünmenize gerek yok. Burada kalın. -46 diyorum. Peki şimdi asıl soru geliyor. Don olayı Türkiye'de en az nerede?

>> Bana şunu söyleyin. Karasal mı, denizel mi aradığınız yer?

>> Denizel.

>> Peki. Sınav sorusu yapıyorum. Donolayı en az dedim. Kıyıdan 4 tane işaret verdim size. 1 2 3 4.

>> Çünkü kışın en sıcak yer burası. Bu kez Karadeniz'in dezavantajı kuzeyden gelen soğuk havayla sıcaklık gene 0ı -1'i ortalamada olmasa da gün içerisinde görebiliyor. Trabzon'da kar gördüm demiştim mesela ben ama Mersin'de yok mesela. Trabzon'da kar yağışı olabiliyor. Kuzeyden gelen soğuk hava bir şekilde getiriyor yani onu. Anlaştık mı? O yüzden don olayı en az burada. İşte bu son yılların ÖSYM soruları oluyor. Daha önce şöyleydi. Don olayı en az nerede? 3 d tane içeride bir kıyıda işi bitiriyordum. Ha şunu söyleyin bana. Don olayı en az dedi. Akdeniz yok seçeneklerde.

>> Bravo.

Ege. Ege yok. İlk önce >> süper. Sonra >> bu sırayı da unutmayın. Bu da var. Sınav formatında gelirse problem olur mu? Ekran karşısındakiler olmaz diyorsunuz. Tamam hocam. Eyvallah hocam dediler. Duydum ben. Peki don olayı azsa kışın basit bir naylonla kapatsam tarlanın üstünü >> olur mu Sera? Olur. Görüyor musunuz? Örtü altı.

>> Çok güzel.

Yani sera bakar mısın? Denizde sıfır bir şenzonk var. Bir de ser. İnsanların tarlanın üstünü bu kadar kapatması sebebi birinci faktör ne biliyor musunuz? Kış sıcaklık ortalaması. 50 dönüm arazim var. Basit bir naylonla kapatıyorum tarlanın üstünü. Sıcaklığı sıfırın üstüne tutuyorum. Kışın herkesin ihtiyacı olan sebze yetiştiririm ve onu da herkes ihtiyacı olan sebze kış hiçbir yerde yok ya. Doğu Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu Karadeniz'de yok. Bir bende var. O zaman daha fazla para kazanırım. O yüzden bu kadar kıymetli. Seracılığın kendisi. Hocam ben bilmem. Uzun zamandır video gelmemiş değil mi? Görmedin. İnanmam videolar artık başlasın. Ben sera'yı hayatımda görmedim diyenler için olay yerineyiz. Ama seracılıkla ilgili videoyu göstermeden önce hemen bir kez daha söyleyeyim. Bu videoları eee ilk çektiğim zaman küçüktüm, küçücükt [Müzik] yoğunum. Şaka bir yana birçok yere gidemiyorum ben. Eee o yüzden amcaoğlu gidiyor birçok yere. Eee amcaoğlu gelecek. Bakalım benziyor muyuz amcaoğluyla? Saracılık faaliyeti kış yılıkının olduğu ve daha önemlisi güneşli gün sayısının fazla olduğu alanlarda yapılan tarımsal faaliyetlerdir.

>> Hocam bu videoları niye yenilemiyorsunuz diyenler için ibret alem olsun. Bir coğrafya öğretmeninin duruşu bile bakıyı anlatması lazım. Güney yamaç aydınlık, Kuzey Yamaç karanlık. 2007 yılı o zaman Yusuf Miroğlu var. Bu gömlek moda Aydar İnarinla diye geziyoruz mesela. O yüzden mesela eee sonuç olarak bakı da buradan netleşmiştir herhalde.

>> Hocam Amcaoğluna sevgiler, saygılar diyorlar arkadaşlar. Daha yakından seraları görmek isteyenler için çok zor şartlarda içeri girdi.

>> Seracılık faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yer Antalya çevresi demiştik. Antalya çevresindeyiz ve bir sera öndeyiz. Domates yetiştiricinin yapıldığı bir sera öndeyiz ve birazdan içeri gireceğiz. Seracılığı daha yakından görme şansı bulacağız. Seracılık tarım alanlarının üzerinin naylonlarla kapatılıp içeride uygun sıcaklık değerlerinin oluşturulmasıyla içeride önemli tarım ürünlerin yetiştirilmesi faaliyetidir ve bir sera içerisindeyiz. Domates yetiştiriciliğini görüyorsunuz şu anda. Domates için uygun sıcaklık değerleri içeride oluşturulmuş ve Akdeniz'in zaten kışılıklı olduğu için de içeride uygun sıcaklık değerlerini rahatça oluşturabiliyorsunuz ve seracılık faaliyetini yapıyorsunuz. Gördüğünüz gibi domatesi yeç >> domatesi bulamadım ben o ara. Yani bakın şöyle hayal edin. Şimdi çok bence de komik geliyor ya da o zaman mesela 2007 yılında dedim ki bu coğrafya dersi böyle anlatılmaması lazım dedim. Bu ilk çıkış hikayesi mesela ilk videonun atılma hikayesi. Bu videolar mesela beni bugünkü noktaya getiren durum aslında. Eee Trabzon Baçka'dayım. Üniversiteden mezun oldum. Mezun olduktan sonra da hemen staj yaptığım için 2 yıl gittim dershanede staj yaptım. Yeter ki bana işte önlüğü verin giyeyim de hemen işe başlayayım diye staj yaptım. Dediler ki Trabzon'da hocam Maçka'da çalışır mısınız? Maçka'da biraz Sümele Manastırına giderseniz biraz içeride böyle kırsalı. Şimdi Katü'de okumuşsun böyle arkadaşlarına bildiği çok güzel ortamın var. Tüm arkadaşların gidecek. Sen Mersin'den gelmişsin Trabzon tamam çok güzel bir yer kalacaksın. Bir de Maçka'ya gidip görev yapacaksın. Çok zor bir şey aslında benim için ama kabul ettim. Eee, benim hiçbir zaman mesela, e, işte KPS ile ilgili ya da o zaman da KPS'ydi hedefim olmadı. Mesela ben özel sektöre çalışacağım, kendimi geliştireceğim. Bambaşka hedefler vardı. Çok şükür o hedefler doğrultusunda da ilerliyorum. Gittim kabul ettim mesela. Bir gittim sınıfa bir gün girdim heyecanlı bir şekilde. 30 kişi var mesela YKS grubu. Ve biliyorsunuz ki en arka sıralarda her zaman böyle dersten biraz uzak olan ikiü arkadaş olur. Ben de çok olmuşumdur o sıralarda mesela. Ve öğretmenlik mesleği böyle ben tavanya böyle herkesi dikkatini çekmem lazım. Her şeyi herkese anlatmam lazım mantığıyla birlikte sınıfa girdim. Birinci hafta anlatıyorum. Herkes bende ü kişi kopuk kendi aralarında konuşuyorlar. Alamıyorum. İkinci hafta öyle 3ünc hafta öyle. 3ünc haftanın sonunda 4 haftaydı. Bir ay sona geldik artık arkadan biri el kaldırdı. Soru soracak bana. Şimdi soru sorması çok kıymetli bir öğretmen için. Neden? soru sorduğu zaman yani seninle bir iletişim kurmuş ama çaktırmıyor. Yani biraz dersi ısınmaya başlamış ama o kendinde uzak göstermeye çalışıyor. Sor dedim. Bir akar konusunu anlatıyorum. O zaman böyle slaytlar vesaire yok tabii ki. Tahtaya yazıyoruz. Eski usul. Sonra bir tane de böyle Türk haritamız var. Klasik ve her zaman yırtık olan böyle sallana sallana yenen burada duruyor. Bana şu soruyu sordu. Dedi ki hocam şöyle düşünün mesela haritayı. Kızılırmak dedi, Sivas'tan doğuyor, Karadeniz'e dökülüyor diye anlatıyorsunuz ya dedi. Evet dedim. Bu Kızılmak dedi niye Akdeniz'e dökülmüyor dedi. Şöyle duruyor ya tahtada. Yani yer çekimi de var. Normalde bunun buraya dökülmesi lazım diye düşünmüş. Şimdi o an çok önemli bir alan öğretmenlik mesleğinde. Gülsem sınıf kopacak. Tabii sınıftakiler de çok garip bir soru olduğunu biliyor. Gülsem herkes gülecek. çocuğu a tamamen ömrü billah kaybedeceğiz yani daha da derse çekme şansımız yok. Çok mantıklı bir şekilde açıklamaya çalıştım. Yer şekilleri var. O yüzden biliyor. Karadeniz'e dökülüyor dedim ama o cevapla birlikte onu aldım ben. Ondan sonra coğrafya derslerine çok ilgi duymaya başladı ve o sene üniversiteyi de kazanmıştı mesela. Ama sonra eve gittim düşündüm haklı dedim yani. Evet gülüyoruz. Herkes gülebilir buna ama çocuk haklı. Niye biliyor musun? Öğretmen olarak sınıfa girmişsin. Kızılarımı anlatıyorsun. Bir tane harita mı var? Doğdu denize döküldü diyip geçiyorsun. Ve bunu anlamasını bekliyorsun ama kafasına oturtamıyor. Niye oturtamıyor? Çünkü tek boyutta anlatıyorsun aslında. Ben dedim ki bunu daha çok şekillendirmemiz lazım. Haritalarla coğrafyanın ilk ortaya çıkış anlarından bir tanesi. Eve gittim böyle tek tek haritalar çizdim. Ertesi gün fotografi çektiriyorum mesela o haritayı öğrenciye dağıtıyorum. Üzerinde çizmesini sağlıyorum mesela. Aklına girmeye başlıyor. Bir şey daha eksik dedim. Tam böyle eee tatil zamanı Ramazan ayıydı. Böyle 10 günlük tatilimiz vardı mesela. Arkadaşımı aldım. Ben arkadaşım amcamın oğlu. Çıktık bir de elimizde kamera var. Böyle büyük düğün kameralarından çıktık her şeyi yerinde çektik. Tek hedefim var. Gideceğim projeksiyon cihazları falan yeni çıkmış yansıtacağım. Göstereceğim yani aklında görecek, duyacak bir de videosunu görecek. Aklında kalmasını sağlamak. Yani hedefim bu. Ve işte o amcaoğlu videolarının ilk çıkış noktası diyorum ya ibret aem olsun diye. Aslında çok önemli noktada başladım. 2007'den itibaren tüm Türkiye'ye dolaştım. Videoları çektim. onları. Ondan sonra sınıfta sonra eee işte YouTube'un gelmesi 2012'de geldi. Çok sonra geldi YouTube'a yüklemeyle birlikte daha fazla insana ulaştım. Ama benim hiçbir zaman hayalim böyle tüm Türkiye'deki tüm öğrencilere o videoyu ilk çektiğim zaman tabii ki bunu anlatayım hayalim yoktu. Tek hedefim vardı. Sınıftaki arkadaşlara yararlı olayım. Kartopu yetkisi oluyor işte o. O sınıftaki yararlı oluyorsun. Sonra Trabzon'da diğer derse girdiğim arkadaşlara yararlı oldu. KPS grupları vesaire vardı o zaman. Sonra da onu eee 2007, 2009, 2010'lu yıllarda eee dershanenin altında böyle stüdyo yaptık. Onları videoya çektik. CD ile birlikte öğrenciye verdik ki izlesinler diye. O CD'ler Türkiye dağıldı ve ondan sonra da bir şekilde Ankara'da daha önceki yayınevimde mesela kitap yazmaya başladım. Ondan sonra da benim hocama katıldı mesela 5 yıl önce. Bakın, kartopu etkisi. Buraya gelme diye hayal etmiyorsunuz yaptığınız şeyi ama o yaptığınız öğrenci için, bir öğrenci için yaptığınız o iyi şey tüm öğrencilere yani sizlere ulaşan güzel bir şey haline gelmiş oluyor. Eee, ve hiçbir başarı bakın hiçbir başarı tesadüf değildir. Siz de mesela şimdi çalışıyorsunuz önünüzü göremiyorsunuz ya arkadaşlar evet çok haklısınız ama kendiniz için bir kişi için o da siz tabii ki iyi bir şey yapın. O iyi şeyi mutlaka sizi güzel bir yere götürür. Bir kardeşiniz, bir abiniz olarak yani bir örnek var karşınızda. Sıfırdan, eksiden gelen, sıfırdan gelen ve buralara gelen bir insan olarak söylüyorum. Çok şükür şu anda mesela bir tane yat, eee, uçak şaka ama inşallah olur. Sonuç olarak bunlar hepsini yapabilmenin temel noktasında o bir öğrenciye dokunmak var. İşte kendiniz için de iyi bir şey yapmak var mesela diyebiliriz. Eee, yeri gelmişken hocalarımızı bir gösterelim. Seçil hocam mesela aramıza katıldı. Ankara'ya atandı. Kendisi endüstri mühendisi ve bize videonun çekildiğini görmüş. Teşekkür etmeye gelmiş. Çok emek verdiğini ben biliyorum. Çünkü çok seminerimize katıldı Bursa'da. Ama çok şükür Ankara'ya atandı. Çok da zor olarak yani 90'lı 90 küsur puanlarla birlikte atandı. Allah hepinize bugünü göstersin diyelim. Hocam sizi de tebrik edelim. Eee, bu sayede inşallah eee, ekranın başındaki arkadaşlar sizler de bu güzel hedeflere hep beraber ulaşmış olursunuz diyelim. İnşallah hocam.

>> Şimdi bir soru kalıbıyla bağlayacağım. O sorunun kendisini gösteriyorum. Burayı bitireceğiz sizle birlikte o soruyu hemen beraber çözelim. Buyurun. Görebiliyor musunuz? Şimdi serecılık Türkiye'de nerede yapılıyor sorusunun cevabını biraz önce gördük. Ege Akdeniz'de değil mi? Önceden böyle soruluyordu. İç Anadolu'dan 4 yer. Bir tane Ege Akdeniz'den yer. Sorunun cevabı Çat diye ortaya çıkıyordu. Ama son yıllarda ÖSYM bunu biraz zorlaştırayım mantığıyla hepsinde seracılık var. daha az yapıldığı yeri soruyor. Burada harita bilgisi devreye giriyor. İşte serocılıkta kışılıklığı gerekiyor. Bu şehirlerin bir tanesi diğer dördüne göre bir tık daha içeride serocolğın daha az yapıldığı yer oluyor. Acaba hangisi?

>> Denizli'nin kendisi tabii ki sorunun cevabını ortaya çıkarıyor. O yüzden haritaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyorum size. Mersin'imiz kıyıda, Antalya'mız kıyıda, İzmir kıyıda, Denizli içeride. Bir tık karasal, bir tık daha soğuk. seracılık daha az sorunun cevabı. Bu yüzden Denizli olarak ön planda tam tersi en fazla olabilir mi?

>> Antalya seracılığın en fazla olduğu yer. Antalya diyeceğiz. Niye Adana değil Antalya diye sorarsanız da Adana'da daha çok sanayi bitkileri var. Mısır gibi. Pamuk çok fazla yok ama Mısır'a bağlayalım mesela. Antalya'da turizmin de katkılarıyla çok geniş tarım alanları yok. Bu arada daha çok bu karstsikolarda eee seracılık faaliyetini burada gördüğünüz gibi Antalya Demre eee Kumluca tarafı görüyor musunuz? Bakın tarlaların üstü hepsi kapatılmış. Mesela burada seracılık faaliyetleri burada yoğun bir şekilde yapılıyor. Antalya en fazla olduğu yer ama genelde artık ters mantıklar soruluyor. Eee ters köşe olmayın. Daha az yapılı yer için bir tık daha karası olan yeri içeride bir noktayı Denizli'yi bu şekilde bağlamamız gerekiyordu. Anlaştık mı?

>> Var mı problem? O zaman buranın kısa bir tekrarıyla birlikte bitireceğiz. Ondan sonra arkadaşlar basınç rüzgarlar diye dersimize devam edeceğiz. Ama tekrar yapmadan bırakmıyoruz. Söyler misiniz bana? Antalya'dan İstanbul'a doğru gidiyorum. Sıcaklık değerleri azalıyor. Sevi yükseltti mi? Enlem mi?

>> Enlem.

>> Harikasınız. İzmir'den Muş'a doğru gidiyorum. Sıcaklık değerleri azalıyor. Sevi yükselti mi enlem mi?

>> Yükselti.

>> Yükselti diyorsunuz. Çok güzel. Peki Erzincan mı Giresun mu Ekvatora yakın?

>> Erzincan.

>> Hangisi güneş ışınlarını daha büyük aşıyla alır?

>> Erzincan.

>> Hangisi enleme göre daha sıcak olmalı?

>> Erzincan.

>> Ama hangisi daha sıcak?

>> Giresun.

>> Bulurum enleme.

>> Giresun neden sıcak?

>> Denizel.

Çok güzel. Erzincan neden daha soğuk?

>> Karas.

>> Karasal artı >> yükselti. İndirgenmiş haritalarda ne yok?

>> Yükselti.

>> Yükselti yok. Bakarak söyleyin. Türkiye'nin yazın en sıcak yeri neresi?

>> Güneydoğu.

>> Güneydoğu Anadolu bölgesi. Türkiye'nin kışın en sıcak yeri neresi?

>> Akdeniz.

>> Akdeniz. Türkiye'nin her zaman en soğuk yeri neresi?

>> Doğu Anadolu Kuzey Doğu Anadolu'da diyebilir miyim? Hakkarat da var tabii ki. Sonuç olarak don olayı Türkiye'den fazla nerede? Konya mı, Erzurum mu mesela?

>> Erzurum.

>> Don olayı Türkiye daha az nerede diye sorsam Sinop mu, Antalya mı?

>> Antalya.

>> Harikasınız. Seracılık en fazla >> Antalya.

>> Antalya'da. Sebebi yaz sıcaklığı mı, kışlıklı mı? ve güneşli gün sayısının katkılarıyla birlikte Antalya ve Mersin'imiz bu konuda ön planda olan şehirler olarak ön plana çıkar. Anlaştık mı?

>> Evet.

>> Problem var mı?

>> Anlaşılmayan bir nokta var mı?

>> Sıcaklık hikayesini net hale getirdik bununla ilgili hemen soruları çözmek için soru bankısına gidiyorsunuz. Özel sorularım var çünkü. Ev ödevi. Soruları çözdükten sonra bir sonraki videoda basınç ve rüzgarlar diye devam edeceğiz. Görüşmek üzere. [Müzik]