📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

ACMI Havayolu Sayısı Neden Artıyor? | Airport - 18 Ocak 2026

Habertürk TV36:49

Transcription

Airport'tan merhaba.

Türkiye'nin havacılık ve seyahat programı Airport'tan merhaba. Ayat'a göre 2026 yılında havacılık sektörünü kritik riskler bekliyor. İklim krizinden jeopolitik gerilimlere, siber tehditlerden ekonomik kırılganlıklara kadar uzanan riskleri mercek altına aldık.

Airport'un uçuş rotası, tangosu, evaperonu, güzel havaları, geniş caddeleri, yemyeşil parkları, etle anılan mutfağı ve futbol tutkusuyla Arjantin'in başkenti Buenos Aires. Yapımcımız Güntay Şimşeek'in konuğu Tail Wind Airlines Genel Müdürü Efe Erten. Vatanjet filosunu uzun menzilli GFStream G550 işleti ile güçlendirdi. 5. nesil savaş uçağı F35 en verimli yılını geride bıraktı. Airport başlıyor.

Küresel havacılık sektörü pandemi sonrası toparlanma sürecini büyük ölçüde geride bırakmış olsa da çok boyutlu risklerle karşı karşıya bulunuyor. İklim krizinden jeopolitik gerilimlere, siber tehditlerden ekonomik kırılganlıklara kadar uzanan bu riskler hem hava yolu şirketlerini hem de yolcuları doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.

Küresel havacılık sektörü 2025 yılında artan jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve politika belirsizliklerine rağmen 39,5 milyar dolarlık rekor net kar elde etti. Bu tabloya rağmen hava yolları son derece kırılgan bir zeminde faaliyet göstermeye devam ediyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği verilerine göre son yıllarda şirketler yolcu başına 7,90 dolar kar sınırını henüz aşabilmiş değil. Bu rakam teknoloji devlerinin tek bir aksesuar gelirinden bir cep telefonu kılıfı satışından elde ettiği karın bile gerisinde kalıyor. Uzmanlara göre bu durum sektörün dış şoklara karşı ne kadar savunmasız olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.

İşte Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği Ayata tarafından hazırlanan rapora göre 2026'da havacılığı etkileyecek 5 kritik risk.

Çelişkili politikalar. I. Dünya Savaşı sonrası kurulan çok taraflı uluslararası düzen zayıfladı. Özellikle uluslararası ticaret ve iklim politikalarında yaşanan parçalanma havacılık sektörü için ciddi riskler anlamına geliyor. Önce ben anlayışıyla hayata geçirilen ulusal politikalar küresel tedarik zincirlerini, hava taşımacılığı ağlarını ve rekabet dengesini bozuyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ACO'nun yaklaşık 80 yıldır sürdürdüğü küresel uyumlaştırma sistemi de bu süreçten olumsuz etkileniyor. Özellikle havacılıktan kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının azaltılmasına yönelik farklı ve birbiriyle uyumsuz düzenlemeler sektörde maliyetleri artırırken çevresel faydayı sınırlı tutuyor. Parçalı vergi ve harç uygulamaları hem rekabeti bozuyor hem de bilet fiyatlarını yükseltiyor.

Tedarik zincirinde aksama. Sektörün önündeki en somut operasyonel risklerden biri ise uçak tedarik zincirindeki kronik darboğaz. Küresel ölçekte rekor seviyeye ulaşan uçak sipariş birikiminin 2031-2034 yıllarından önce normalleşmesi bekleniyor. Bu durum hava yollarının kapasite artışını sınırlandırırken uçak doluluk oranlarını tarihi zirvelere taşıyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde filoların yenilenemesi nedeniyle yakıt verimliliği artışının yavaşlaması ve karbonsuzlaşma hedeflerinin sekteye uğraması bulunuyor. Uzmanlara göre bu tablo havacılığın iklim hedefleri ile operasyonel gerçekleri arasındaki gerilimi daha da artıracak.

İklim krizi ve göç baskısı. Aşırı hava olayları, MTIA fiyatlarındaki sert dalgalanmalar ve iklim kaynaklı altyapı sorunları tarımdan küresel ticarete kadar pek çok alanı etkiliyor. Havaollarının 2050 net 0 emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için istikrarlı politikalar ve uzun vadeli finansman hayati önem taşıyor. Ancak iklim politikalarında küresel işbirliğinin zayıflaması bu dönüşümü yavaşlatıyor. Bunun yanında artan gıda ve su güvensizliği yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Dünyada göçe karşı artan siyasi direnç ise sınır politikalarını sertleştirerek uluslararası yolcu trafiğini baskılayabilir.

Siber tehditler ve yapay zeka. Dijitalleşme ile birlikte siber güvenlik havacılık sektörünün en kritik başlıklarından biri haline geldi. Yapay zekanın saldırganların kapasitesini artırması, jeopolitik gerilimler ve dijital bağımlılığın artması küresel hava taşımacılığı ağını daha savunmasız kılıyor. Yanlış bilgi üretimi, veri gizliliği ihlalleri ve güven kaybı gibi risklerin yanı sıra yapay zekanın istihdam üzerindeki etkileri ve ekonomik eşitsizlikleri artırma potansiyeli de tartışma konusu. Yapay zekanın kısa vadede yüksek verimlilik ve kar artışı sağlayacağına dair somut kanıtlar henüz sınırlı.

İş gücü ve maliyet baskısı. Birçok ülkede işsizlik oranları düşük seyretse de nitelikli havacılık personeli bulmak giderek zorlaşıyor. Pilot, teknisyen ve hava trafik kontrolörü açığı maaşlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor ve operasyonel maliyetleri artırıyor. Boeing'in yayımladığı rapora göre dünya genelinde ticari havacılıkta önümüzdeki 20 yıl boyunca yaklaşık 2,4 milyon yeni havacılık personeline ihtiyaç duyulacak. Bunlardan 670.000'i pilot, 730.000'i bakım teknisyeni ve 1 milyonu kabin personeli olacak.

Güzel havası, evaperonu, tangosu, futbol tutkusu, geniş caddeleri, yemyeşil parkları, etle anılan mutfağı. Airport bu hafta sizi Arjantin'in başkenti Boynos Aires'e götürüyor. Buenos Aires yolculuğumuz İstanbul Havalimanı'ndan Türk Hava Yolları ile başlıyor. Sa Paulo aktarmalı olarak gerçekleşen seyahatimiz yaklaşık 18,5 saat sonra Buenos Aires Ministro Pistarini Havalimanı'a sona eriyor.

Arjantin'in başkenti Buenos Aires İspanyolcada güzel havalar anlamına geliyor. Gerçekten de havası yılın büyük bölümü güneşli geçen şehir 16. yüzyılda kurulmuş. Özerk hükümetle yönetilen şehir Rio de la Plata nehrinin kenarında yer alıyor. Güney Amerika'nın Parisi olarak adlandırılan Buenos Aires'teki binalar Avrupai mimariye sahip. Şehir tarihinden ve kültüründen kaynaklanan renklilik ve canlılık sayesinde son yıllarda oldukça yoğun turist çekiyor. Adeta 24 saat yaşayan Buenos Aires'te keşfetmenizi önereceğimiz 12 noktayı sizin için gezdik, inceledik ve ekrana getiriyoruz.

Plaza de Mayo yani Mayıs Meydanı Arjantin'in en önemli meydanı konumunda. Ülkenin bağımsızlığının ilan edildiği meydan aynı zamanda Buenos Aires'inde kalbinin attığı yer. Burada başkanlık sarayı Kazza Rozada'da bulunuyor. Biz çekimleri yaparken başkanlığı koruyan askerlerin nöbet değişimine şahitlik ediyoruz.

Arjantin'in başkenti Boynes Aires'teyiz. Bulunduğumuz nokta Boynes Aires'in kalbi sayılacak bir yer. Arkada gördüğünüz pembe bina ise Devlet Başkanlığı Sarayı yani Kasa Rozaada.

Arjantin Başkanı Huloroka 1882 yılında Mimar Enrike Abergi eskiden burada bulunan başkanlık binasının yerine hemen yakınındaki postaneye benzeyen bir yapı tasarlaması için görevlendirmiş. Daha sonra mimar Francesco Tamburini tarafından iki bina arasına ekler yapılarak bugünkü haline getirilmiş. Başkanlık sarayı önündeki meydandaysa Arjantin'in atalarından General Manuel Belgrano'nun at üzerinde bir heykeli bulunuyor. Heykelin biraz ilerisinde ise devasa Arjantin bayrağı dalgalanıyor. Bayrağın yanında meydanın en önemli simgesi olan piramide de Mayo yani mayıs piramidi yer alıyor. 18,76 metre boyundaki piramit Fransız heykelraj Joseph de Bordio tarafından yapılmış. Piramit 25 Mayıs 1810'da başlayan mayıs devrimini temsil ediyor.

Recoletta mezarlığı dünyada örneği çok az olan bir alan. Mezarlığın girişinde ise her zaman bir turist kalabalığı göze çarpıyor. Arjantin'in en çok turist aldığı dönem bizim de ziyaretimizi planladığımız Ocak, Şubat ayları olduğu için mezarlıktaki yoğunluk daha fazla ve bu dikkatimizi çekiyor.

Boynes Airesin en popüler bilinen mekanlarından birisi bu bölge. Burada Rekol mezarlığı yer alıyor. Mezarlıkta devlet adamları, sanatçılar, iş dünyası ve ülkenin önde gelen simalarının kabirleri burada yer alıyor.

Mezarlıkta gezerken Türkiye'de yaşamış ve 1981 yılında vefat etmiş bir dönem Maraş Ermeni Derneği başkanlığını da yapan Kebork Akmarya'nın mezarı dikkatimizi çekiyor. Rekoleta mezarlığında en çok Arjantin'in dünyaca ünlü efsanevi first lady'si Eva Per'nun kabri ilgi görüyor. Zaten rehberler de mezarlıkta ilk görülmesi gereken nokta olarak Eva Peron'nun mezarını öneriyor. Diktatör Juan Domingo Per'nun eşi olan Eva 1947'de kadınların oy verme hakkını elde etmesini sağlamış. Arjantin'de fakir ve yoksul halkın ihtiyaçlarını karşılamış ve destek olmuş. Bu sebepten herkes tarafından çok sevilen bir isim.

Mezarlıkta dolaşırken ilginç bir durum dikkatimizden kaçmıyor. Bazı mezarlarda hummalı bir temizlik yapılırken bazılarının kapılarının kilitli olduğunu ve örümcek ağı bağladığını gözlemliyoruz. Bunun sebebini sorduğumuzda vergisini ödeyenlerin mezarlarına bakım yapıldığını, ödemeyenlerin ise kilitli tutulduğunu öğreniyoruz.

Rekoleta mezarlığından çıktığımızda ise bizi bir sürpriz karşılıyor. Dört kişiden oluşan sokak tango grubu bize adeta özel bir gösteri sunuyor.

Obelisk anıtı şehrin simgelerinden biri. Obelisco deires olarak da adlandırılan anıt 67,5 metre yükseklikte. Anıt şehrin kuruluşunun 400. yılı anısına inşa edilmiş. Obelisk'in hemen yanında ise Buenos Aires'in bir başka simgesi yer alıyor. Şehrin baş harflerini taşıyan çimden yapılmış BA yazısı 5 metre boyutunda. Turistlerin fotoğraf çektirmek için kullandığı alan dünyanın en büyük caddesi olan 9 Temmuz'un tam ortasında yer alıyor. Obeliskin hemen karşısındaysa Buenos Aires'in en işlek caddesi Florida yer alıyor. İstanbul'daki İstiklal Caddesi'ne benzeyen Florida'da çok sayıda mağaza var. Sadece yayaların girebildiği caddede değişik ses tonlarıyla kambiyo, kamban köşe başlarını tutmuş kadın ve erkekler dikkatimizi çekiyor. Kişilerin turistlerin dövizlerini Arjantin Pesosuna resmi kura oranla biraz daha iyi rakamlarla kara borsada çevirenler, arabuluculuktan para kazananlar olduğunu öğrenmemiz fazla zaman almıyor.

Santelmo Buenos Aires'in turistik bölgelerinden biri. Ferio de Santelmo yani Santelmo antikacılar pazarı olarak da adlandırılan bölgede her aradığınızı bulmanız mümkün. 1970 yılından bu yana her pazar günü kurulan antikacılar pazarını kuş cıvıltılarının eşliğinde geziyoruz. Bohem yapısıyla öne çıkan pazarda Arjantin'e ait yöresel eşyaların yanı sıra satıcıların evlerinden getirdikleri tarihi eşyalara ulaşmak da mümkün. Bir satıcının ailesine ait beş eski fotoğrafı 100 pesoya satması ilgimizi çekiyor. Antikacılar pazarı Güney Amerika'da olduğunuzu hissettiren yapısı. Etrafındaki kafeleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve birbirinden ilginç sokak satıcılarıyla görülmeye değer.

La Boka yani Boka Mahallesi dünyanın en önemli futbol kulüplerinden kabul edilen Boka Juniors'a ve efsanevi La Bombonera stadına ev sahipliği yapıyor. İtalyan göçmenler tarafından kurulan laboka İspanyolca ağız anlamına geliyor. adını isa Matan Saria Chuelo nehrinin ağzında oluşmuş doğal limandan alıyor. Bölge göçmenlerin Arjantin'e geldiği ilk nokta olarak biliniyor. Laboka Buenos Aires'in en çok turist çeken yeri. Rengarenk evleri, sokak tangocuları ve Boka Juniors futbol kulübü ile özdeşleşen bölgenin en popüler noktaları La Bombonero Stadı ve sokak sanatçılarının sokağı Elaminito.

Arjantin'in sarı mavi renkleriyle ünlü Boka Juniors Futbol Kulübü maçlarını La Bombonera stadında oynuyor. Dünyanın en önemli futbolcuları bu kulüpte yetişmiş ve dünya futboluna damga vurmuş. Bunların başında da Diego Armando Maradona geliyor. Kulüp ayrıca Palermo, Tevez, Relme gibi birçok yıldızı dünya futboluna kazandırmış. Aynı zamanda müze olarak kullanılan stadın girişinde ünlü futbolcuların heykelleri ve Boka Juniors takımının kuruluşunu anlatan büyük bir duvar resmi yer alıyor. Tabloda takımın renklerini bir İsveç gemisinin bayrağından aldığı resmediliyor.

La Bombonera Stadı adeta turist akınına uğruyor. Müzede bugüne kadar kullanılan formalar ön planda. Boca Juniors'ın şimdiye kadar kullanmış olduğu tüm formalar duvarda sergileniyor. Bir vitrinin içinde Maradona ile ilgili çıkmış haberler bulunuyor. Bir başka alanda isa Boca Juniors'ın en önemli maçları 30 ayrı ekranda yayınlanıyor. Boka'nın tribünleri de dünyaca ünlü taraftar gruplarına ev sahipliği yapıyor. Biz de tribünlere çıkıp en ateşli taraftarların bulunduğu kale arkasına geçiyoruz. Bu tribünlerin altında rakip takımın soyunma odaları bulunuyormuş. Maçtan önce bu ateşli taraftarların ayak sesleriyle rakip takıma korku salınıyormuş.

La Bombonera stadındaki turumuza soyunma odaları ile devam ediyoruz. Buka Juniors'ın maçlarını yaptığı stadın odalarında formalar asılı duruyor. Futbolcular gibi çıkış tünelini takip ederek sahaya çıkıyoruz. Ancak stadı gezen turist sayısının fazla olması nedeniyle korumaya alınan çimlere ayağımızı basamıyoruz.

Boka Juniors'ın Laombenera stadındayız. Burası Boyn ailesi de Boka mahallesi. Dolayısıyla dünyada çok popüler olan karşılaşmaların yakınen takip edilen müsabakaların yaşandığı stat burası. Maradona da burada bu statta yetişmiş. Arkamda gördüğünüz çimler de koşmuş. Önemli bir stat ve Boca Juniors'ın merkezi veyahut da yuvası da diyebiliriz.

Arjantin mutfağında et önemli bir yer tutuyor. Biz de bu eşsiz lezzetin tadına bakmak için bir restorana gidiyoruz. Ana yemeğimizin öncesinde masamıza domates salatası ve patates kızartması ile birlikte Arjantin mutfağının olmazsa olmazı Empanada servis ediliyor. Ülkemizde lokum olarak bilinen lomo ve kaburgo olarak bildiğimiz Asado de Tira sipariş ediyoruz. Kriolla ve çimiçuri adı verilen soslarla birlikte güzel bir yemek anısını hafızamıza işliyoruz. Arjantin'de ayrıca İtalya'dan gelen pizza kültürü de oldukça yaygın ama farklı bir tatlı olduğunu ve damakta da kesinlikle kalıcı iz bıraktığını hatırlatmamız gerekiyor.

Buenos Aires'teki keşif turumuzun ilk bölümünün sonuna geldik. İkinci bölümde şehrin Palermo ve Belgrano bölgelerini keşfedip Bokaca Juniors'ın özeli rakibi Riverplate'in tesislerini gezeceğiz. Tigre'de tekne turuna çıkıp Arjantin'den dünyaya yayılan tangonun büyüsüne kapılacağız.

Airport'tan merhaba sevgili izleyenler ve değerli dinleyenler. Havacılık sektöründe geleneksel hava yolları, düşük maliyetli hava yolları, tatil hava yolları, bir de çartır hava yolları, çartı şirketleri var. Biz bugün çartı şirketlerinin durumunu, günümüzdeki konumunu konuşacağız. Değerli bir konuğum var. Tvları Genel Müdürü Efe Erten. Efe Bey hoş geldiniz.

Hoş bulduk Güntay Bey. Çok teşekkür ederim davet ettiğiniz için. Sessiz, sedasız baktım bir sürü yere uçuyorsunuz. Avrupa'da, Ortadoğu'da yani farklı yerlere uçuyorsunuz. Suudi Arabistan'a işte bir hac veya umre bağlantılı şeyleriniz var, organizasyon. Sizden dinleyelim. Tailwind havaolları ne yapıyor?

eee Tayyvind Hava Yolları 20 yıllık macerasında eee tabii sessiz bir macera olabilir Türkiye için ama eee Türkiye'nin aslında ilk özel yabancı sermayeli hava yollarından biri ve eee bu Kadri Muhidtin Bey'in özellikle havacılıktaki bilgisi ve grubun teknik donanımını arkasına alan bir charter hava yolu olarak operasyonlarını 20 yıldır güvenle eee söylediğiniz gibi eee bu sene özellikle eee Doğu Avrupa ve Ortadoğu bölgesini sürdürmeye devam ediyor. Sadece Charter Hava Yolu olarak değil biliyorsunuz eee yeni bir eee havaolu tipi daha mevcut.

Konsepti var.

Evet. Bu da ACMI dediğimiz yani eee aslında

son yılların popüler

son yılların popüler eee biraz da belki eee tabirde yanlışlık olmasın yani eee alt yükleniciliğe benzer bir iş yapan eee bir hava yolu modeli. Yani diğer hava yollarına

uçak personel temin ediyor mu diyelim? Nasıl tanım?

Ayn öyle. Yani wetle dediğimiz konsept aslında Türkçesiyle kullanımıyla biz karşılığını bulmaya çalıştık. ekipajlı kiralama e denilebilir.

Yani e pilotumuzla, kabin memurumuzla bütün uçağımızı kapasite nedeniyle ve uçak sıkıntısı nedeniyle uçak ihtiyacı olan eee yine şirketlerimize, hava yollarımıza

eee veriyoruz ve onlar için yine onların eee yolcuları için güvenli uçuşlar yapmaya devam ediyoruz. Tabii bu model son zamanlarda tahmin edersiniz ki yükseldi. Çünkü Boeing ve Airbus'ın eee özellikle üretim sıkıntıları ve

teslimat sorunları

tabii özellikle Charter Hava Yolları için eee Türk turizmi de tabii sezon her ne kadar artsa genişlese de sezonluk bir iş olduğu için bu tip operasyonlar işte bütün yumurtaları aynı sepete koymama anlamı taşıdığı için yazı charter operasyonu kışı wetle operasyon olarak değerlendirip finansal gücümüzü ve finansal stabiliteyi artırmaya çalışıyoruz ve sezonluk değil ama bütün sene operasyon yapan bir hava yolu olarak müşterilerimize uygun düzgün hizmeti vermeye çalışıyoruz. Önceden çartı hava yolları yani bu pazarda yazın varsa kışın yaz yaşayan bir pazarı araştırıp oraya yönelirlerdi.

Çok doğru söylüyorsunuz. O tarz yaklaşımınızda var zannediyorum.

Tabii bu sene için özellikle mesela şu anda eee bir ekibimiz, bir uçağımız eee Bağdat'ta konuşlandırılmış durumda ve eee şu anda Bağdat'tan yine bir yeni kurulan eee hava yolu olan bir Iraklı hava yolu için Wedleyiz operasyonumuzu devam ediyoruz. Uçaklarımız her gün Bağdat Medine seferlerini layıkıyla güvenli bir şekilde yapıyorlar

ve bu operasyon herhalde işte sezona kadar sürecek. Ondan sonra da sezonda yine Türk turizmine katkı için uçaklarımız burada faaliyetlerine devam edecek.

Türk turizmi derken çartı şirketleri daha çok tur operatörleriyle çalışıyorlar. Önceden

önce tur operatörü kurulurdu. Belirli bir kapasiteye kavuşunca da çartır şirketi kurarlardı.

Evet.

Böyle bir gelenek de vardı.

Doğru.

Şu an bu gelenek nasıl gidiyor? Çartır şirketleriyle tur operatörleri arasındaki iletişim diyalog ne durumda? Bir de sezon uzuyor. Yani bunun size bir katkısı olmuyor mu?

Sezonun uzamasının tabii ki katkısı oluyor. Özellikle eee mali planlamalar açısından çok önemli oluyor. Çünkü dediğiniz gibi eee sezonun kısa olduğu dönemlerde yazın çalışan, kışın bekleyen duran aslında çok da operasyonel verimliliği olmayan bir model vardı çarış şirketleri için ve kışın da tabii eee işte dediğiniz gibi daha sıcak bölgelerde arayışa başlıyordunuz ama eee Türkiye'deki sezonun uzaması çok önemli. Türkiye'deki sezonun uzamasıyla charter faaliyeti neredeyse kasımlara kadar uzamaya başladı. Aynı dolulukta olmasa da Eylül, Ekim aylarında da Ekim sonunda eee güzel uçuşlarımız oluyor. Eee bizim eee charter eee odağımız özellikle 2024'ten bu yana Doğu Avrupa ülkelerine, Balkanlar bölgesi. Burada tabii ucuz hava yollarına, ucuz chartera talep büyük.

Şirket olarak çok sayıda turu operatörüyle mi çalışıyorsunuz? Eee, uzun vadeli anlaşmalar mı yapıyorsunuz? Nasıl oluyor yani bu sözleşme, anlaşma, uçuş operasyonları?

Tailwind olarak eee küçük bir hava yolu olduğumuz için bu eee yani filomuzun yapısı belirli olduğu için doğal

çok küçük sayılmazsınız. Filo sayısını da verin de bari uçak Boeinglerden oluşuyor.

Evet. Şu anda eee filomuz eee 737 400'lerden ve 737800'lerden oluşan eee 5 uçaktan müteşekkil bir filomuz var.

eee bu seneki planımız ve gelecek senelerdeki filo planlamamızda eee 738'lerimizi eee arttırmak ve 737 400'lerimizi de

filodan çıkarmak

ve e 737 800'lerle ki bu dar gövde uçaklar özellikle charter ve wetle için çok uygun ve biz de tek tip eee uçak tipiyle eee bir eee filoyu yönettiğimizde teknik kapasitemiz çok yükseliyor. Eee ve böylece istediğimiz operasyonel verimliliğe ulaşmış oluyoruz. ve eee her sene birer adet koyarak inşallah 2027 sonuna veya 2027'yi aşan dönemde 7 737 800'den müteşekkil bir filo kurmayı hedefliyoruz. Bu filoyla operasyon yapmayı hedefliyoruz. Filo kapasitemiz kısıtlı olduğu için eee ve sezonluk bir iş yaptığımız için bir charter hava yolu olarak tabii ki e mümkün mertebe riski dağıtmamız gerekiyor. Biz risk dağıtılmasını işte sorunuza tam cevap olarak farklı tur operatörleriyle çalışarak çünkü iptallerin önüne geçmek

tabii birine bağlarsanız o bir sorun yaşadığı zaman

aynen öyle. Eee, yine daha önce söylediğim gibi bütün yumurtaları aynı sepete koymadan, eee, bir kısmını filomuzun gerektiği zaman wetle operasyonları için, bir kısmını turizm operasyonları, charter operasyonları için kullanılarak dönem dönem farklı dönemlerde yine farklı bölgeleri eee, farklı bölgelere odaklanan bir operasyon yaparak mümkün mertebe daha fazla tur operatörüyle ama uzun ilişkilere dayanan işbirlikleri kurarak çalışmayı tercih ed.

Şu an pazara baktığımızda dediniz ya bir farklı hava yolu modeli daha çıktı. Yani vetliz yapan. Bu durumda çarış şirketlerinin pozisyonu nedir? Giderek etkin mi olacaklar? Ya bir defa böyle bir şirkete her zaman ihtiyaç olduğu için sizden dinleyelim. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu çok çok doğru bir soru aslında. Bu soru tabii siz sektörü çok iyi bildiğiniz için bizim de her zaman kendi kendimize soru sor

sorduğumuz ve her gün tartıştığımız soru. Eee low cost carrier modeli artık eee tüketicisi tarafından da benimsenmiş bir model. Siz de seyahat ediyorsunuz. Ben de seyahat ediyorum. alışılmış eee meal on board modelinden eee retail on board modeline kayan e veya işte en ucuz seyahati yapmaya yönelmiş eee ve bundan hoşlanan ve bunu tercih eden bir yolcu profilinin olduğu bir dünyada daha eee aktif ve dinamik eee ulaşımı tercih eden bir yolcu profilinin olduğu dünyada o Hub and Spoke modelinin artık farklılaştığı bir dünyada charter hava yollarının nerede olduklarını tartışmaları gerekiyor. Charter Hava Yollarının kısa vadede kendilerini eee low cost carrierlara eee alanından eee uzaklaştırıp bir şekilde farklı bir model üretmeleri gerektiğini düşünüyorum. eee toplu turizm yani MAS turizm işte tur operatörlerinin çalışmalarının devam ettiği bir dünyada charter hava yollarının

her zaman olacak

her zaman var olacağını düşünüyorum.

Evet.

Doğru. Yani ben de onu soracaktım. Bu eee şeye bakmak lazım. dijitalleşme yani rahatlıkla kendi biletini, otelini, arabanı kiralama işlemini yani her işlemini bir app üzerinden, bir uygulama üzerinden yapmanın bu MAS turizmi veyahut da tur operatörleri tarafını ne kadar etkilediğine bakmak lazım galiba. Oradan da charter şirketlerinin geleceğini görmek gerekiyor. Yani duyuyor muyum bilemiyorum. Çok doğru söylüyorsunuz. Ama Charter Hava Yollarının da bence çok güzel bir model olan eee işte ülkemizde Pegasus'un şimdi AJT'in başlattığı Spress'in de belki bir yönüyle eee her ne kadar bir tatil hava yolumu da eee aynı grupta olduğu eee bu ucuz hava yolu yani aslında low cost carrier yani ucuz maliyetli hava yolu modelini iyi etüt etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü havacılıkta edersiniz ki en önemli şey maliyetleri kontrol altına alabilmek. bu kadar komplikasyona açık, bu kadar riske açık, eee, ve dünya için bu kadar önemli olan, insan hayatı için bu kadar önemli olan ulaşımın, eee, elbette ki e bu kadar az, eee, kar marjlarıyla çalıştığı bir dünyada Charter Hava Yolları da bu modeli önemsemeli ve dediğiniz gibi yani sadece eee, fiziksel işçilik değil, aynı zamanda dijital işçilik artık yani yeni bir konsept olan işte agentik kavramıyla ortaya çıkan digital labor da bir şekilde kendilerinin eee organizasyonlarının içine sokup kendilerini geliştirmeleri ve yeni dünya modelinde kendilerine yer bulmaları gerektiği görüşündeyim.

Geçen yılı nasıl geçirdiniz? 2025'i 2000

Siz verimlilik hesaplarını neye göre yapıyorsunuz?

Biz 2025'i yeniden yapılandırma yılı olarak geçirdik. eee daha önce söylediğim gibi Telvin'in 20 kuruluşunun, şirketimizin kuruluşunun 20. yılıydı. Yönetim kurulu başkanımız Kadri Muhidin'in de her zaman ilkesi olan yalın yönetim anlayışımız var. Yani flat management, kapıların açık olduğu, hiyerarşinin çok az olduğu, herkesin birbirine en alttan en üste herhangi bir hiyerarşik yapıda olmadan ulaşabildiği bir çevik organizasyon sistemimiz var. Ve biz bunu her daim kullanıyoruz ve şirketimize öncelikle bunu getirdik. Bu bize çeviklik kattı. Eee, çeviklik kattı ve eee, organizasyon yapımızı sağlamlaştırdı. Organizasyonumuzu gençleştirdik. Bizim için verimlilik öncelikle dediğim gibi charter hava yolunda maliyetleri en aza düşürmek, optimum ekiple çalışabilmek

ve aynı zamanda

işimizi ve operasyonlarımızı sürekli ve sürdürülebilir kılmak. Bir de uçakları daha çok havada tutmak gerekiyor.

Evet.

Mesela geçen bir uçağınız ortalama

ne kadar havada kalmıştır mesela? Günde 12 saat uçmuş mudur?

Bir uçağımızın günde o kadar uçtuğu ve uçmadığı zamanlar olabiliyor

ortalamasında. Yani utilizasyonlara baktığımızda

yani verimlilik olabilmesi 12 saati yakalamanız lazım en azından.

Çok doğru söylüyorsunuz. Biz o verimliliğe bu sene ulaşmayı hedefliyoruz. O yüzden bu seneki hedefimizi eee Türkiye'ye getirdiğimiz turist sayısını veya taşıdığımız yolcu sayısını iki katına çıkarmak olarak belirledik.

Başarılar diliyorum Efe Bey.

Çok teşekkür ederim. hem çatı şirketlerine, tatil hava yollarına, işte ne diyelim düşük maliyetlilere, özellikle premium veyahut da network uçuşağı olan Türk Hava gibi bütün şirketlere, bütün havacılık sektörüne ve sizlere başarılar diliyorum. Katıldığınız için de teşekkür ediyorum.

Çok teşekkür ediyorum. Sizinle konuşmak, sizinle sohbet etmek her zaman keyif. Ben de çağırdığınız için çok teşekkür ederim.

Türkiye'nin hava taksi sektöründeki önemli markalarından Vatarjet filosunu yeni işletiyle güçlendiriyor. Şirket GST G550 model işletiini filosuna katmaya hazırlanıyor. 12.500 1500 km menzile sahip iş yetinin Şubat ayı itibariyla operasyonlara başlaması planlanıyor. 13 yolcu kapasitesine ve yenilenmiş execüve kabin konfigürasyonuna sahip G550 ABD'nin Savana kentindeki Gaststream tesislerinde genel bakım ve teknik kontrolden geçiriliyor. Vatanjet G550 ile birlikte uzun menzilli rotalara hizmet verebilecek. Şirket halihazırda bir adet GavStream G450 işletiği ile operasyon yapıyor. 14 koltuk kapasiteli G450 km menzile sahip.

Lucky Mart'in 2025 yılının F35 programı için kayıtlardaki en verimli yıl olduğunu açıkladı. Küresel üretim birimi geçen yıl 191 uçağı başarıyla teslim etti. F-35 programı için 2025 yılında rekor sayıda teslimatın ötesinde bir dizide önemli kilometre taşı vardı. Finlandiya ilk uçağını teslim alırken Belçika'nın ilk F35'i Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ülkedeki yeni yuvasına indi. Norveç sipariş birikimini tamamlayarak son uçağını teslim aldı. İtalya bu yıl toplam siparişini 25 adet artırırken Danimarka'da filosuna 16 uçak daha ekledi. 12 ülkedeki 1300 uçağı kapsayan küresel F35 filosu geçtiğimiz yıl toplam 1 milyon uçuş saatine ulaştı.