Transcription
[Müzik]
İyi akşamlar değerli izleyiciler, Tek Tek'te Tek Tek Özel'de beraberiz. Geçen hafta Semavi Hoca buradaydı, Semavi Ece buradaydı. Epey bir muhabbet ettik, sohbet ettik. Sizin de beğendiğinizi ertesi gün reytinglerden anladık. Bu arada yeni yılın ilk gününde de bizim e Cübbeli Ahmet Hocaa yapmış olduğumuz üçüncü programdı galiba, değil mi Murat? Üçüncü programın tekrar yayını vardı. O da müthiş bir reytinge ulaştı. Eee ve o gün Habertürk bütün kanallar arasında dördüncü olduğu. Bir haber kanalının böyle bir başarı elde etmesi tarihte görülmüş şey değil. Habertürk dışında herhangi bir kanalda Cübbeli Ahmet dışında herhangi bir konumda pek mümkün olmuyor anladığımız kadarıyla. Ama Cübbeli Ahmet'in de hakkını vermek lazım. Hakikaten müthiş. İnternette her yerde rekorlar kırıyor. Dün de Murat Bardakçı bir rekora imza attı. Bayağı iyi gitmiş çünkü program. 30 küsur, 35, 30 küsur olmuş galiba. Evet, 30 küsur olmuş. Fakat enteresan, yani Fatih Sultan Mehmet'in kardeş katline izin verdiğini bilmiyorlarmış, değil mi?
Bu arada konuğumuz oluk, özür diliyorum değerli izleyiciler. Bu akşam konuğumuz değerli Profesör Mehmet Çelik. Mehmet Bey daha önce de Teke Tek'e konuk oldu ama Teke Tek Özel'e değil de normal Teke Tek'e konuk olmuştu. Eee orada bir şanssızlığı vardı Mehmet Bey'in. Kezban Hatemi de konuktu. Haliyle Mehmet Bey'e pek laf kalmadı. Kezban Hatemi'nin konuk olduğu yerde. Biz Hatemi hocayı zaman zaman anıyoruz. O ne yapıyor acaba diye evde. Neyse, bu akşam rahat rahat konuşacağız Profesör Mehmet Çelik hocamızla. Neyi konuşacağız? Patrikhane'yi konuşacağız. Ortodoksluğu konuşacağız. Hem tarihini hem bugününü. Vakit kalırsa Türkiye'deki diğer azınlık dinlerine, özellikle Süryanilik'ten bahsetmek istiyoruz. Vakit kalırsa. Ama önce şu Murat'ın dünkü meseleyi bir ben şey yapalım. Yani şimdi sen dünkü tartışmanın TEB şu galiba anladığım kadarıyla. Böyle yarı uykulu gözlerle izlediğim için. 5.30'da bitti. Manyaksınız ne diyeyim ben size? Yani 3 deli oturmuş. Ben şey o peline acıyorum kardeşim. O peline yazık. O kızın bir gece hayatı var. Bir bu. Bir yerde bir röportajını okudum bir gazetede. Vampirliği alıştım diyor. Alışmış. Evet, ben de okudum. Akşamda mı? Nerede? Bir yerde galiba. Ben internette okudum da galiba. Akşamda sen akşam al. Vampirliği alıştım. İnternette ben internette okudum. Vampirliği alıştım diyor. Murat seni seviyor anladığım kadarıyla. Egzantrik mişim? Egzantrik. Egzantrik ne demek? Çatlak yani. Egzantrik görmemiş, köşeleri farklı olan, açıları farklı açılara sahip olan. Uzun mil. Egzantrik görmemişler. Makul konuşuyorsun. Egzantrik ama senin biraz ekzantrik olduğun da doğru. Yani niye değişiksin ya? İllaki bir kalıba mı gireceksin? Biraz acayipsin yani. Kalıba yani tadan çıkmış gibi olmuyor. Yok, kalıp yerinde maşallah. Dün şeyden çıktı mesela evlat katli. Fatih Kanunnamesi. Evet abi. Adamın kanunnamesi de var ya. Ne demek yani kanunnamesi var bir de yani. Kundaktaki kardeşini boğdurdu bilinen de tarihi bir gerçek. Bay efendim Fatih Hazretleri bunu yapmaz. Yaptı. Kusura bakmasınlar. Yaptı yani. Daha Fatih ilgili başka şeyler var. Onları söylesek demek ki tam yanacağız. İkinci Bayezid diyoruz. Gençliğinde esrar keşfi. Bütün evrak her şeyi var. İçki, esrar. Esrar. Ve babası Fatih bütün çevresindeki yakınlarını idam ettiriyor. Kötü alışkanlıklar yaptığı için. Evlat. Allahtan öyle şey yapmaz. Sonra tövbekar olmuştur. Tam aksine bu sefer de müthiş bir sofu olmuştur. O sofuluğu da o sofuluğu da o tartışılır. Halkın sevmesinin sebebi dindar sofu olması değil değil değil. Fatih evet çok sa. Toplamıyor. Savaşa git, sefere çıkmıyor. Halkı vergilerle sefer masrafları için halkı vergilerle. İniyor. El kondu. Koyduğu vakıfları vakıf i ediyor. Hepsini i ediyor. Yani odur. Devletin soyulmasına izin veriyor. Evet. Odur. Evet. Bazı kesimler aynen odur. Tipik Türkiye'dir yani. Tipik Türk vatandaşıdır. Ama dün anlatamadık. Şimdi şeyi gösteriyoruz. Bayezid'in mektubu. Gedik'i tepedeledi. Cem'in oğlunu boğ diyor. Kendi el yazısı. Evet. Yayınlanmış. Sarayda aslı. Hayır, öyle bir şey yok diyorlar ya. Enteresan. Yani bunlar bizim atalarımız. Büyük adamlar. Fatih Sultan Mehmet'in büyüklüğü hiç tartışılmaz. Bana sorarsan en büyük padişahtır. Kanuni onun pabuçlarını silecek değerde değildir padişahlık açısından. Bana göre. Muhteşem Süleyman falan deseler bile Kanuni o değer değildir bana göre. İki büyük padişah vardır o klasik dönemde. Bir tanesi Fatih, diğeri Yavuz. Gerisi palavradır. Şimdi evlat katlini koymasa o imparatorluğun yürümesi mümkün değil. İmparator 30-40 sene sonra çöker. Anlatamıyorsun ya. Belgeyi gösteriyorsun. İnan ya inanmıyor. Şimdi bana inanmıyorlar. Padişahlar içki içtiğine inanmıyorlar. Padişahların bilmem ne. Hoca Efendim bu kanunnameyi o maddenin sonradan eklendiğini söyledi. Şimdi Erhan anlatıyor. Ya kardeşim 3 nüshası var diyor. O dönemden 3 nüsha. İşte şurada şurada şurada. Ha yok öyle bir şey diyor. Var işte. Neden kabul etmiyorlar? Ne? İşte dinden çıkmıyor ki adam. Yine Müslüman. Ama içiyor. Kime ne? Ama Müslüman çocuğunu öldürüyor. Kardeşini öldürüyor. Kefen için öldürmüyor ki zaten. Bak sonra zaten bu kural sonra uygulanmaz hale gelince import farklı bir boyuta giriyor. Neyse anlayan anlıyor. O yeter. Evet, anlıyor. Anlayan anlıyor da yani beni bu anlamayanlar as bozuyor. Neler neler yazıyorlar. Neler şey söylüyorlar. Bir de telefon açanları var. Geliyoruz kapıya. Gelsinler. Böyle şey nasıl olur? Fatih Hazretleri bir gün hocaları falan alıp şu şeyi konuşmak istiyoruz. İstanbul'un fethi ile ilgili o hadis, o meseleleri. Evliya Çelebi'nin yazdıkları şunlar bunlar. Şey. Hiç bu girmeyelim o konuyu. Ama o konuları konuşsak demek ki tam kıyamet kopacak. Bir mit yaratılıyor bazı isimler etrafında. Ya bu cehaletten Murat. Yani cahiller böyle mitler yaratıyorlar. Sonra o mitlerin etrafına doğu. Kendi yarattıkları mitlere tapmaya başlıyorlar. Biliyorsun Fransızlar Sen Louis'i aziz ilan ettirdiler. Evet. Şimdi sen Louis için neler çıkıyor. Buldukça arşivlere girdikçe ve biz arşivlerde bildiklerimizi gördüklerimizi söylesek herhalde bizi şurada meydanda paralar ve malikane arşivlerinde çıkanları şey yapsalar yapıyorlar. Şimdi neler çıktı adam için. İşte neyse. Hocam neyse. Biz böyle dertliyiz. Zaman zaman kızıyoruz. Kendi kendimize kızıyoruz. Bağırıp çağırıyoruz. Sonra geçiyor. Bir de bizi kızdırmak için özellikle çaba gösterenler de var. Biz de o çaba gösterenlerin çabasına saygıdan kızıyoruz. Sen dün fazla sakindin. Fazla bir şey yapmadın. Yoksa mu o şeyle internetçiler kapıştık. Genel bir kapışma oldu. Var bu şerefsizlerden sağda solda. Neyse. Başka sayfa daha doldu. Şerefsiz dedin ya. Şimdi 5 sayfa daha yazarlar. Şerefsizler nickname yazan şerefsiz. Bunlar biz adımızla sanımızla orta yerde konuşuyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz. Şimdi bugün gelen bazı cevapları okudum. Bir şey söylüyorlar. Yani bizim sizin gibi cevap verme imkanımız yok. Konuşma imkanımız yok. O yüzden burada yazıyoruz. Kardeşim isminle yaz. Ya Fatih mantıklı söyleyene buyur derim ben hakikaten. Ama bir çocuk gençliğinde parlamaya başlıyor. Yere göğe koyamıyor. Biraz parlasın. Başkasına çünkü işlerinden çıkanı bile istemiyorlar. Evet öyledir bu işler. Yok bu internet yasasının ciddi bir şekil. Biz kendimiz de var. İnternette yapmasa internette yapıyor. Bir yerde yapıyor. Sokakta yapıyor. Orada yapıyor. Burada yapıyor. Mahallede yapıyor. Kucağında büyüdü. Kısa pantolon alabilirim falan derler. Öyledir biliyorsunuz. Evet abi. Herkes yani bebekken donuna dolduruyordu. Yani yapacak bir şey yok. Einstein'da donuna dolduruyordu 1 yaşındayken. Atatürk de dolduruyordu. Evliya Çelebi de dolduruyordu. Büyük ihtimalle peygamberler de dolduruyordu herhalde. Yani yapacak bir şey yok. Sonra büyüyorlar. Başka bir şey oluyorlar. Onu kabul etmez ama bilirim canım. Boşuna dememişler kimse kendi köyünde peygamber olamaz diye. Çünkü çocukluğunu bile inanmıyor. Diyor ki yok bizim gözümüzün önünde altına yabancılık olmaz diyor. Kız yeni zengin annesine Anne biz asiliz diyelim demiş. Sus kız bizi bilenler ölsün demiş. Ondan sonra söyleriz. Neyse. Evet hocam hoş geldiniz. Ne var ne yok? Hoş bulduk efendim. Teşekkür ederim sağ olun. Nereden başladın Murat? Süryanice biliyorlarmış. Evet. Ne yapacağ? Dua mı edeceğiz Süryanice? Şimdi a enteresan geldi bana. Süryanice bilen bir hoca. Arapça gibi mi? Arapça gibi. Sami değil. Sami. Semi. Sami hep o var. O harfi o nedir o devamı bir o duyuluyor konuşulurken. Şimdi bu Aramice'nin 22 lehçesi var. Bu eski Babil cedden geliyor. Bu lehçeleri. Doğu Süryanice bir Batı Süryanice var. Doğu Süryanice kelimelerin sonu hep A ile biter. Batı Süryanice O ile biter. Ha. O. Örneğin Aloha. Doğu Süryanice Allah. Aloo. Batı Süryanice. Havai dilinde de ne demek? Kia. Aloh. Al. Al. Aloh. Kitab. Havayi oradan mı geçti? Havayi dilinde acaba? Scien mi geçti acaba? Olabilir mi öyle bir şey? Havai ala. Çok konuş. Merhaba demek. Havai değil. Merhaba galiba evet. Sami dillerden geçmiş. [Kahkaha] Olabiliriz. Neyse samiler. Şu şey bir başlayalım ya. Patrikhane'den başlayalım. Patrikhane'nin şeyi t. Bir Fatih zamanına bir gitsek. Fatih İstanbul'u fethetti. O zaman İstanbul'da Patrik bütün Ortodoks aleminin merkezi İstanbul değil mi o zaman? Evet. Ve Fatih'te İstanbul'daki şeyde Patrik'te o zaman dünyada yaşayan bütün Ortodoksların ruhani lideri mi? Kudüs ayrı mıydı o zaman? Ayrı. Şimdi o zamanki durum ne? 1453'te yani ya da o dönemlerde yeni çağda, orta çağda, ilk çağda, orta çağda ve yeni çağda nasıl bir patrikhane var? Gücü nerede? Nasıl paylaşmış? Buna çok kısaca cevap vereyim. Biraz daha öncesine gitmemiz lazım. Öncelikle bir problem halledelim. Şimdi Fatih döneminde yani Fatih Bizans'ı aldığı zaman o dönemlerde sadece Rum kiliseleri Patrikhanesi. Bir de Bulgar kilisesi oraya bağlı durumda. Ruslar yine bağlı değil. Ruslar bağlı değil. Kudüs bağlı değil. Kudüs bağlı değil. Ermeniler bağlı değil. Antakya bağlı değil. Süryaniler bağlı değiller. Kıptiler bağlı değiller. Şimdi problem şurada. Türkiye'de en fazla tartışılan konulardan birisi bu. Ve aşağı yukarı 1980'den sonra da çok gündeme geldi bu. Bir kısmı patrikhane'nin bu ekümeniklik meselesinin Türkiye'nin çıkarlarına büyük zarar vereceğini ileri sürerek patrikhaneye bu statünün kesinlikle verilmemesi gerektiğini. Bir kısmı ise şunu söylüyorlar. Ya kardeşim bu bizim meselemiz değil. Bu Ortodoksların dini bir meselesidir. Yani biz ne diye karışalım buna? Murat Döre diyor. Evet. Kendi aralarında olan bir hadisedir. Biz ekümen veya değildir desek ne olur? Demesek ne olur? Hatta bütün dünya da bunu böyle kabul ediyor. Şimdi önce bunun dini bir mesele mi, dini bir mesele olmadı mı? Bunu ortaya koyalım. Oradan gelelim. Çünkü onun ekümeniklik meselesi konsiller gelecek. Osmanlı hazır bir patrikhane ile karşı karşıya kalmıştır. Şimdi Roma İmparatorluğu'nu gözümüzün önüne getirdiğimiz zaman birçok din, kültür, ırklardan meydana gelmiş, Akdeniz'i göl haline getirmiş bir imparatorluk. Bu imparatorlukta devletin resmi dininin yanında Suriye'de farklı dinler vardı. Mısır'da farklı dinler vardı. Libya'da farklı dinler vardı. Balkanlarda farklı dinler vardı. Roma bunlara göz yumduğunu da görüyoruz. Roma. Evet. Mesela Filistin bölgesi Roma'nın bir eyaletiydi. Yahudilerde resim haram olduğu için Kudüs ve civarında bastırdığı paralara imparatorların resimlerini vurmuyorlardı. Sırf o Yahudilerin inançlarına saygıdan dolayı Roma garnizonu garnizonu askeri bir harekattan döndükten sonra Kudüs'ün ana kapısından girdiğinde komutanlar atlar inerdi ve Roma bayrağını bizim milli bayramlarımızda okullardan işte yürüyüş yapıyorduk stadyumlarda falan bayrağı taşıyan biri olur. Tam protokolün önünden geçerken bayrağı indirirler. Bu adet Roma'dan o Kudüs'te uyguladığı şeyden geçmiştir bize. Bayrağı da böyle göbek hizasında tutarlardı. Yani Yehova'nın hakimiyetinin dışında bir hakimiyet iddia etmiyoruz bu topraklarda. Bu topraklardaki hakimiyet onundur. Bu yüzden böyle bir şeyi vardı. Ancak bir tek şartı vardı. Siyasal sistemle çatışmayacak bu dinler ve devletin organlarına zarar vermeyecek. Evet. Hristiyanlık da doğduğu zaman Roma İmparatorluğu bunu Yahudiliğin bir mezhebi olarak gördü. Onların içerisinden çıkmış. İsa Mesih zaten Yahudiydi ve kendi hayatı o 3 yıllık misyon döneminde de Yahudi din adamlarıyla mücadele etmişti. Yeni bir dinden hiç bahsetmemiş. Ne kiliseden, ne Hristiyanlıktan, ne şundan, ne bundan. Sadece Yahudi hahamların dini ticari çıkarlarına alet ettiklerini, Musa'nın şeriatını bozduklarını, kendisinin bu şeriatı bozulan atı tekrar yerini oturtmak için görevli olduğunu söylüyordu. Bu incillerde de var halihazırda. Sonra Titus'un ve İsa'nın dünyadan çekilişinden sonra ilk defa bu Hristiyan ismi Antakya'da kullanılmaya başlandı. Yani kendilerine biz Hristiyanı diye bir isim de vermiyorlardı. Orada Grekçe konuşuluyordu. İsa'nın esas orijinal adı Yeşu. Araplar İsa'ya çevirmiş onu. Grekler de Krist diye şey etmişler. Onları tanımlamak için Kristiyan, Kristin taraftarları. Musevi gibi, Muhammedi gibi böyle bir tabir orada kullanmışlardır. Ve bu dine de özgürlük şey etmişlerdi. Fakat daha sonra 1. yüzyılın sonlarına doğru özellikle orduda Hristiyan askerlerin problem çıkardıklarını, devletin askeri yasalarına pek disiplinine uymadıklarını, İsa'nın dediklerini, İncil'in dediklerini daha çok önemsediklerini görmeye başlayınca Neron'dan itibaren Ordu içerisinde önce Hristiyanlar temizlenmeye başlandı. Daha sonra 200 yıl süren zaman zaman büyük kovuşturmalar, zaman zaman katliamlara varan. Mesela Trajan'ın bir Antakya seferi vardır. O dönemde Antakya'ya geldiğinde buradaki Hristiyanlaştırma vatandaş olan herkese Sebus diye bir belge, yani bizim nüfus cüzdanımız gibi bir belge taşıma zorunluluğu geldi. Bu belge nasıl veriliyordu? Devletin resmi tapınağına gideceksiniz, putlara kurban keseceksiniz ve İsa'yı inkar edeceksiniz. Fakat bu baskı ve bu zulümler öyle bir hal aldı ki, Hristiyanlığın heykele, resme de karşı olması dolayısıyla özellikle heykeltıraşlık, resimle, kabartmalarla uğraşan esnaf kesimi de Hristiyanlara düşman olmaya başladı ve Hristiyanlık yeraltına indi. Nihayet Büyük Konstantin, Licinius'la beraber tahta ortak olduğunda ülke çapında bu akan kanı durdurmak için Milano'da bir ferman yayınladı ve Milano Fermanı'yla Hristiyanlığa özgürlük getirdi. Bazı tarihçiler Hristiyanlığın kabul edildiğini zannederler ama böyle değil. Yani Konstantin döneminde devletin resmi dini haline gelmedi Hristiyanlık. Sadece Hristiyanlığa diğer dinler gibi özgürlük tanındı. Annesi onlar sonraki rivayetler Helen, Konstantin'in de işte Eusebius tarafından hasta yatağında son deminde vaftiz edildiğini vesaire. Bunlar Eusebius'un tarihinde var şeyler var. Fakat çok sağlıklı şeyler değil bunlar. Kiliseye büyük imtiyazlar verdi, mali imtiyazlar verdi, askeri imtiyazlar verdi ve piskoposluk mahkemeleri ilk defa onun döneminde kuruldu ki bizdeki üst mahkemeler gibi. Bundan menfaati neydi? Menfaati şuydu. Pagan dininin artık devleti taşıyamadığı, askere heyecan vermediğini, özellikle ahiret hayatının olmayışı o askerlere savaş meydanları, ölenler öldü, kalanlar bizimdir anlayışıyla ordunun maneviyatını yok etti. Yani bir şehadet unsuru koymak lazım. Evet. Yani Hristiyanlık yeni bir şey şey ediyordu. Nihayet Martyr, Martyr. 379 yılında İmparator Theodosius bu dini sistemin içerisine çekmeye başladı. Yani baktı ki etrafta 400 tane İncil var. Bu 400 tane farklı kilise demek. Yani bina anlamında değil de evet kurumsal anlamda farklı kilise demek. Ve birisinin evet dediği diğerine uymuyor. Bunu devlete adapte etmek için 325 yılında bir konsil topladı. Evet. İznik Konsili. Bütün problem bu konsilden kaynaklanıyor. Önce kısaca burayı halledelim. Şimdi bu konsil ilk ekümenik konsil, evrensel konsil. Bu konsilde ne yapılmış? 400 tane farklı öğreti masaya yatırılmış. Ortak bir amentü belirlenmiş. İznik Amentüsü. Bugün bütün kiliseler tarafından, bütün mezhepler tarafından, tarihte yok olup gitmiş mezhepler tarafından da tartışılmayan tek itikat namedir. İkincisi bu 400'ün üzerindeki İnciller, Pavlus Hristiyanlık anlayışı, onun risalelerin ilkeleri esas alınarak Sembol evet. Dört tane kanonik meşru İncil kabul edilmiş. Matta, Markos, Luka, Yuhanna. Onun dışında kiliselerin bu başı boşluğunu da yok etmek için organizasyona gidilmiş ve bu ekümeniklik meselesi işte burada ortaya çıktı. Denildi ki bu kiliseleri de devletin sistemine adapte edelim. Yani bir merkezi kilise olsun, diğerleri bunlara bağlı olsunlar. Bunun için dediler ki bir kriter koydular. Bir kilisenin ekümenik olabilmesi için ne gerekir? Onun tek kriteri şuydu: Apostolik kökenli olması gerekir. Dört azizden. Bu konsilde kabul edildi. Peki apostolik kiliseler kimlerdir? Biri Antakya'yı, birisi Roma'yı. İtalya'nın bugünkü başkenti Roma. Birisi de İskenderiye'yi. Antakya'yı İsa'nın havarilerinden olan Petrus sahir kurmuş. İtalya'daki Roma kilisesini Sen Petrus, Sen Pavlus kurmuşlar. Mısır'daki İskenderiye kilisesini de İncil yazarı Markos kurmuş. Havari değil ama havarilerin öğrencisi. İncil yazarı. Tuttular. Bir de bunların sahalarını, etki sahalarını belirlemişler. Anadolu, Suriye, Irak Antakya kilisesine bağlı. Güney Avrupa, Balkanlar'a kadar Roma'ya bağlı. Afrika'da İskenderiye bağlı. İskender. Şimdi burada bir itikadi mesele çıkmış. Bu İznik Konsili kararları tartışılmasını daha sonra itikadi karar almışlar. İnanç esası bu. Artık amentüye girmiştir. Buna karşı çıkan kafir olur. Problem şuydu. Dünyanın dört bir tarafından Hristiyanlar geldi. Cezayir'den gelen ruhaniler Berberice konuşuyorlar. Yunanistan'dan gelenler Grekçe konuşuyorlardı. Roma'dan gelenler Latince konuşuyorlardı. Mısır'dan gelenler Kıptice konuşuyorlardı. Habeşistan'dan gelenler Habeşçe konuşuyorlardı. Suriye'den gelenler Aramice konuşuyorlardı. Bu insanlar nasıl anlaştılar? Bu iman ilkelerinin nasıl tespit ettiler? Denildi ve bu konsilin başkanı kimdi? Kilise itikat haline getirdiği dogması şudur. Bu konsili Ruhul Kudüs yönetti. Onun başkanı odur. Ruhul Kudüs Tanrı'nın baba olarak, oğul olarak ve Ruhul Kudüs olarak yani üç görüntüsünden biri. Yani daha açıkça halk halkımız anlasın diye Allah. O konsil başkanıydı. O yönetti. Orada diyorlar ki, peki bu insanlar nasıl anlaştılar? Birbirlerini dillerine Ruhul Kudüs'ün inayetiyle herkes Grekçe öğrendi bir anda doğal olarak ve herkes Grekçe konuşuyordu. Konsil bittikten sonra da Grekçe bilmeyenler unuttular Grekçe. Tanrı'nın idare ettiği bir konsilde hata payı var mı? Yok. Var diyenler kafir olur dediler. Ama niye dört tane? Peki Allah bizzat ora bir tane yapsaydı. Kelermiş. İncil mi o? Zaten inciller birbirine yakın oldukları için dördü de aşağı yukarı iskeletleri itibariyle aynılar. Bu yüzden zaten dördü birden kabul edilmiş şey edilmiş. Ama birini de dediğiniz gibi kabul edebilirlerdi. Şimdi bu nedenle bir tek bu konsilin etrafı itikadi bir zırhla çerçevelenmiş. 2000 yıldır hiç kimse bu konsilin kararlarına itiraz etmedi. Bugün de etmiyorlar. Onun dışında 1000'in üzerinde konsil var. 2000'in üzerinde sinot var daha küçükleri. Bunların kimini bazı kiliseler kabul eder, kimini etmezler. Ama bu konsil hakkında hiç kimse bir şey söyleyemez. Dediği anda dinden çıkar. Şimdi üç tane ekümenik patrikhane burada tespit edildi. İskenderiye, Roma, Antakya. Antakya, İstanbul nerede? İstanbul diye bir şehir yok orada. 330 yılında İstanbul kuruluyor. Bu konsilden 5 yıl sonra. Bu yüzden bu konsilde oraya piskopos bile, bırakın patrik, patri Diyanet İşleri Başkanı kabul edersek piskoposlar il müftüleri, il müftüleri olarak kabul edelim. Böyle bir atama dahi oraya yapılmamıştı ve bu konsil herkes tarafından kabul edildi. Fakat 379 yılında İmparator 1. Theodosius tahta çıkınca Hristiyanlık artık o Konstantin'in verdiği imtiyazlarla her tarafa dal budak salmıştı. 379 yılın sonunda 380 başında Hristiyanlığı resmi devlet dini olarak ilan etti. Bütün kilise kim ileden 1. Theodosius 380 yılında İst. Evet, o dönemı yapan buradaki suları sarı yap. Evet. Evet. Ve biz mesela müzelerimizi geziyoruz. İstanbul'da da Ege bölgesinde de o Roma'nın muhteşem heykelleri var. Tanrı heykelleri var. Efendime söyleyeyim imparator, imparator içe heykelleri var. Devlet adamlarının heykel. Dikkat ederseniz o heykellerin hepsi kırıktır. Kimisinin başı kırık, kimisinin kolu kırık, kimisinin bacağı kırık. Özellikle yüzleri yok edilmişlerdir. Bunlar böyle depremde falan kırılmış şeyler değildir. Bu imparator tarafından putperestliğin cenaze marşı diye ismi de budur. Bir ferman yayınlandı ve Hristiyanlar o 200 yıl süren uğradıkları katliamlar, sıkıntılar, şunların intikamını aldılar. Onları yok ettiler. O Roma tapınakları da yani o muhteşem tapınaklar depremlerde falan yıkılmadı. Onlar yıktılar. Bu tapınakları yık. Bunlar. Evet. Theodosius tabii İstanbul başkent. Kendisi imparator ve oraya bir tane piskopos atanmış. Ve baktı bu olmuyor. Devletin yani dini yönetme, dinleri yönetmek ki o çağda çok önemlidir. Bunlar bugün de önemlidir. Orta Çağ'da devletin her şeyine hakim. Gene bugün işte seküler siyasal yapılar vesaire dini biraz. Şimdi bir bir konsil toplama ihtiyacı hissetti. İstanbul'da 381 yılında bir konsil topladı. Antakya, İskenderiye, Roma delegeleri geldiler. Bunlara dedi ki, ya arkadaşlar şimdi bura başkent. Yani buranın en büyük ruhani lideri bir piskopos. Protokolde ta 3. sıralarda falan yer alıyor. Yani buna patriklik statüsü verelim. Bu başkente de bu yakışır. Bu benim başkentim din adamı nihayetinde. Roma delegeleri konsili terk ettiler. Antakya ve İskenderiye delegeleri patrikleri dediler ki, biz imzalamayın bunu. Bu 1. ekümenik konsilin kararlarına aykırıdır. A. Fakat biz patrikler olarak imzalamayın ama ses de çıkarmayalım. Ve bu konsilin 3. maddesi Fener Patrikhanesi'ne, Fener piskoposu, Fener diyorum yani Bizans, Roma, Konstantinopolis piskoposluğu patriklik statüsü verdiler. Protokol zarureti açısından bu verildi. Peki yetki açısından kendisine bağlı bir ruhani saha var mı? Yok. Hayır. İstanbul dışında yok. Kendisi daha önce bugünkü Ereğli, Zonguldak Ereğli'ye bağlı. Orası da Efes metropolitliğine bağlı. Orası da Antakya metropolitliğine bağlıydı. Vatikan bugün bakın üzerinden 1700 sene, 1600 küsur sene geçmiş. 1. İstanbul Konsili hala kabul etmiyor. Antakya ve İskenderiye kiliseleri bu konsili kabul ediyorlar ama o konsile katılan iki patrikleri de kilise tarihlerinde hain olarak yazmışlardır. Fakat imparator bunları da bir noktada diyor ki, ya bunu şey etmeyin. Yani bu sizin yetkileriniz gasp edecek bir şey değil. Aziz kim kondu o zaman patrik yaptılar İstanbul'u. Apostolik olması için kim var? Apostolik olması için şimdi çünkü Fener apostolik bağlıdır. Şimdi şimdi oraya geleceğim. O daha şimdi onun öncesini söylüyor. Peki bu arada şey ne oldu? Şimdi aradan geçen 1600 sene içerisinde İskenderiye patriği ve Antakya patriği ne oldular? Onlar hala duruyorlar öyle mi? Antalya'da patrik. Hiç haberim yok. A çok enteresan. 381 Konsil. İstanbul episkoposu Gregorios Sevel idi. Patrikhaneye dönüşünce Nektari Patrik olarak ilan edildi. Onun takdisi de Antakya ve İskender liseleri yaptılar. İmparator bunları rahatlatmak için daha sonra İstanbul'a atanan patrikleri hep Antakya ile İskenderiye tayin etmiştir. Yani eğer ekümenik bir patrikhane olsaydı kendi içinden kendisi seçerdi. Bunları böyle olmadı. Nitekim biz görüyoruz mesela Antalya patriği ben ekümenim dese tamam diyor. Zaten diyor. İskenderiye derse tamam. O da diyor. Ama İstanbul derse olmuyor. Olmuyor yani dini açıdan bu altyapısı yok. Bakın tarihi süreç olarak da bakalım. Sen niye olsun diyorsun? Bize ne? Diyorsun. Bizi ilgilendirmez ki onların meselesi. Onların meselesi bize ne? Murat Bey'in dediği doğru. Yani şimdi ben sonunda onun dediği noktaya geleceğim. Söylediği yanlış değil. Onun yani hataysa da ondan hatası. Doğruysa ondan doğrusu. Biz biz ilgilen. Şimdi bakın 380 dini mesele siyasi mesele değil. Hiç anlamam bu dini mesele. 381 patri olan 8'de ölünce imparator Arkadius Antakya patriği Flavius'a mektup yazıyor. Patriğimiz öldü diyor. Buraya yeni bir patrik atayın. Ve onun üzerine bu altın ağızlı Yuhanna diye bilinen meşhur Yohanna Chrysostomos ki İstanbul patriklerinin en meşhurlarıdır. Onu Antakya patriği atıyor. Bakın hala yani ekümenik patrik hane olsa kendi piskoposlar seçerler. Antakya bunu şey etmezdi. Mesela 427 Sisin ölünce bu Yuhanna sonra 428'i o zaman imparator Antakya'ya yine şey ediyor. Nestorius denen meşhur bir ruhani Antakya akademisinden mezun. Oradan getirip başkente patrik yapıyor. Fakat problem nerede çıktı? Bu adamın Nestorius'la alakası var mı? Evet. Nestorius kurucusu bu adamlar. Evet. Şimdi problem nereden çıktı? Bu Nestorius. Hocam bir ara verelim mi? Reklamları geciktirmeyin. Sonra Nestorius'a devam edelim.
[Müzik]
Evet değerli izleyiciler devam edeceğiz. Bu arada ben de sizden gelen mailleri şöyle bir gözden geçiriyorum. Bir hanımefendi, Mehbare Kasapoğlu hanfendi. Yanlış ben size hemen söyleyeyim. Doğru bilmiyorsunuz. Daha fazlasını söylemeyeyim. Burada konuşulan doğru. Ne ise enteresan bir soru daha var. Ona da geliriz sonra. Nerede kalmıştık? Nestorius İstanbul patri oluşunda problem bu zatla başladı. Bu zat çok iyi bir dini tahsil almıştı. İyi bir hatip. Tabii başkent patriği olunca diğerlerini küçümsedi. Bu Roma'nın da canını sıkmaya başladı. İskenderiye'nin de, Antakya'nın da canını sıkmaya başladı. Şimdi imparatorluğun patriği o oldu. Şu anda ve bunun üzerinde aralarında kristolojik münakaşalar. Bu kavgayı da hep böyle konjonktür ne gerektiriyorsa onun üzerinden yapıyorlar. Hocam affedersiniz. O sırada itikatta fark yok. İtikatta fark yok. O güne kadar aynı. Hepsi aynı. Yani Ortodoks yok, Katolik yok. Y hepsi yok yok. Hepsi bir. He evet. İsa'nın tabiatları yavaş yavaş ortaya atılmaya başlandı. İsa bu bizim gibi yiyen, içen, oturan, gezen İsa beden olarak da tanrı mıdır? Yoksa sadece içindeki ruh mu tanrıdır? Yani çift tabiatlı mıdır, tek tabiatlı mıdır? O yavaş yavaş başlamıştı. O tarihe kadar Meryem Hristiyan ilahiyatında yok. Yok. Kiliselerde yok. Mesela incillerde baktığınız zaman İsa Mesih'in Sayda da bir düğüne geldiğinde orada ev sahibi geliyor diyor ki senin annen ve kardeşlerin geldi seni görmek istiyorlar. İsa sinirleniyor buna. Kimmiş benim annem ve kardeşlerim? Benim annem ve kardeşlerim sizlersiniz. Ve çıkıp annesiyle görüşmüyor. Bu tavır kilisenin resmi tavrı olmuştur ve Meryem'i 5. yüzyıla kadar görmezden gelmiş. Sonra niye görmüşler? 5. yüzyıldan itibaren bu mesele de ortaya çıktı. Şimdi bu tanrı tecessüm eden, cisimlenen bu Meryem'in doğurduğu bir insan mı? Yoksa tanrı mı? Yani Kristotokos mu? Sefat insan doğuran Kris doğuran mıdır Meryem? Yoksa Teotokos mu? Tanrı'yı mı doğurmuştur? Tanrı doğurmuştur. Bu kavgayı başlattılar kendi aralarında. Fakat aslında İstanbul patriğinin tutum ve davranışları canlarını sıkıyordu. İskenderiye patriği Kirilos bunun önderliğini yaptı ve imparatoru da sıkıştırdı. 2. Theodosius Efes'te bir ekümenik konsil daha topladı. İkinci ekümenik konsil bu 431. 1. Efes Konsili. Geldiler buraya. Bu konsil Meryem Hanım'ın evine. Evet. Yani Meryem'in de oranın seçilmesinin de bir özelliği var. O tarihte Meryem şeye gidiyor. Bütün Anadolu ve Ortadoğu'da bir Kibele kültü var. Bu sır dinlerinden Kibele, Artemis kültü. Efes de onun kült merkezi. Orada Meryem'in o Kibele'nin başındaki haleyi nur alındı Meryem'in başına oturdu ve kucağındaki çocuğa da İsa dendi. Meryem'in şöhret bulması ve kiliseye kabul edilmesi burada oldu. Ve Kirilos orada. Aslında yine bir pagan kültürü, pagan geleneği içine sokuldu. Aynen öyle oldu. 12 maddelik Meryem'le ilgili bir itikat hazırladı Kirilos. O itikat var benim kitaplarımda da var. On elde mevcut. O ve Meryem kiliseye dahil oldu. Burada ekümeniklik açısından konuya bakalım. Bu tarafı bırakalım. Şimdi Kirilos imparatorun patriği burada aforoz etti, kiliseden attırdı ve yerine de evet yani başkentin patriği bu. Fakat ben ekümenim, o değil diyor. Onu imparatora hissettirmek istiyor. Kiliseden attırdı. Yerine de yani orayı doldur. O kadar piskopos var etrafında. Hayır, kendi katibini tuttu Maksimos oraya patrik yaptı. Bunun kanunen yürürlüğe girebilmesi için imparatorun bunu onaylaması ve fermanla yayınlaması lazım. İmparator da bunu onayladı ve fermanla yayınladı. Kirilos bütün dünyaya hem Papa'ya hem Antakya patriğine İstanbul'un patrikhanesinin ekümenik olmadığını göstermek için bunu yaptı. Daha sonra Flavius, o Nestorius gittikten sonra Maksimos da bir müddet sonra o da işi bozgunculuğa verdi. Yani o başkentin verdiği güç, askerin, devletin verdiği güçle o da başladı gene böyle ekümenik patrik gibi hareket etmeye. Ülke tekrar karıştı. 449'da gene aynı imparator döneminde gene Efes'te 2. Efes Konsili toplandı. Kirilos ölmüştü. Onun yerine Dioskoros geçmişti. Bu sefer konsilin başkanlığını ekümenik patrik olarak Dioskoros yaptı ve imparatorun patriği bir mücrim gibi orada yargıladı, kiliseden attı. Attı gene attı. Aforoz etti ve kendi atadıkları atıyorlar. Evet. Kendi katibini tekrar oraya atadı. Bütün katipler İstanbul'a gidiyor ve imparatorlara da bunu onaylattı. Bu şunu gösteriyor. Yani Fener Patrikhanesi'ne biz H de olsa patrikhane statüsü verdi. Şu anda İskenderiye patriğinin bir katibi yok mu? Şu anda gücü yok. Atasından kurtul. Şimdi bu tabii başkentteki bürokrasiyi, bürokrasinin canını çok sıktı. Başkent kiliselerin canını çok sıktı ve birdenbire 450 yılında İmparator Theodosius bir av sırasında 2. Theodosius attan düştü ve öldü. Erkek çocuğu yok. Eyvah eyvah. Kardeşi yok. Yani tahta geçecek meşru bir kimse yok. Şimdi Bizans yani Doğu Roma Hristiyan olduktan sonra şöyle bir yöntem takip ettiler. İmparatorlar kendi kardeşleri, erkek kardeşleri ve kız kardeşleri taht üzerinde bir hak iddiasında bulunmasın diye onları rahip olmaya, rahibe olmaya mecbur bırakıyorlardı. İmparator 2. Theodosius da kız kardeşi Pulcheria'yı evlenmesin. Yarın tahta birisi çıkar onlardan hak iddia eder diye Pulcheria'yı rahibe yapmıştı. Şimdi imparatorun bir tek kız kardeşi var ve o da rahibe. İstanbul kilisesinin ruhanileri toplandılar. Bürokrasisi toplandı. Bu Antakya ile İskenderiye'ye haddini bildirecek bir imparator. Fakat bunu nasıl yapacağız? Ordu komutanlarından Marcianus bu son derece ihtiraslıydı ve o iki şehre de mesafeli bir tavrı vardı. O şeye bunu imparator yapmaya kalktılar fakat bir meşruiyeti yoktu. Gittiler Pulcheria, sen bununla evlen dediler. Evet. Yani kilisenin sana ihtiyacı var. Gel Marcianus'la evlen. Marcianus da dedi beni imparator yaparsanız ben bu iki kilisenin boynunu koparırım. Şimdi Pulcheria dedi ki ama yani ruhani gelenek, Kitab-ı Mukaddes, rahibe ve rahiplerin evlenemeyeceğini, dünya şeyiyle. Şimdi Ortodoks dünyasında ruhban sınıfında olanlar, rahip, papazlar değil. Üzerlerinde hiçbir dünyevi mal bulamazlar. Olmaz, yasak. Yani bir bilgisayar alsa faturayı kendi adına kestiremiyor. Bir ev sahibi olamaz. Bir araba alıp da faturayı kendi üzerine kestiremez. Evet. Hatta Doğu Hristiyanlığın ruhbanları siyah elbise giyerler. Bunun sebebi yani o vücuda zevk vermesin, dünyayı karanlık görürler. Böyle şey ederler. Rahim buna yanaşmadı. Pulcheria dedi ki yani öbür tarafta ben İsa Mesih'in yüzüne nasıl bakarım? Siz böyle böyle bunları öğrettiniz bize. Onlar dedi, yok daha kolayı var. Konuştuk dedi. Ha konuştuk. Tamam dediler. Kilise için senin bunu yapmanı istiyor Allah istiyor. Evet. Günah ne olacak dediler? Biz dediler hemen bir sinot toplarız. Tüm Hristiyan dünyasında şeyimize göre bir iman buluruz diyorlar. Yani tam süper hikaye. Evet. Üç gün bütün Hristiyan dünyasındaki müminler sizin için kefaret orucu tutacaklar ve bir pazar günü tüm Hristiyan dünyasında sizin bu işlediğiniz günahın affı için ayinler düzenlenecek. Ve Pulcheria buna razı oldu. Önce Müslüman şey. Evet. Marcianus da yakışıklı bir askerdi yani. Evlendiler. Kilisede nikahları kılındı. Bu 450 yılında oldu ve hemen birkaç ay sonra konuştuk, konuştuk. 451 yılına gelince Kadıköy'de işte Keldon Konsili. Kadıköy Konsili 451'de orada toplandı ve imparator tüm ruhanilerin buraya katılmasını mecbur tuttu. Bir tek Roma Papası Leo. O sırada biraz sağlık durumu vardı. Peki o zaman mesela Papa var mı? Var tabii. Papa yine lider mi? En büyük Papa mı? O bir bölgenin. Avrupa'nın. Avrupa'nın yani Anadolu'nun ve Suriye'nin, Irak'ın Antakya. Yani Papa Antakya'nın üstünde değil. Değil. Bunlar üçü birler. Batıda Papa deniyor, doğuda Patrik deniyor. Statüleri aynı. Bir tek o katılmadı ama delegasyon gönderdi. İskenderiye patriği Dioskoros ve şey patriği Antakya patriği gelip katıldılar. Tabii biz Antakya patriği derken delegeleriyle beraber Nesturiler katılıyorlar, Keldaniler katılıyorlar, Ermeniler katılıyorlar, Kıptiler katılıyorlar, Habeş katılıyorlar. Ama bu arada mezhep hala yok. Hala yok. Hala yok. Hepsi bir. Evet. Geldiler 451 yıl Kadıköy Konsili. Konsili imparator Marcianus elinde kılıçla açtı. Konsil henüz itikadi meseleleri görüşmeden Dioskoros bir mücrim gibi bu imparatorun 49'da Efes'te patriği aforoz eden İskenderiye patriği bir mücrim gibi yargılandı, aforoz edildi ve kiliseden atıldı. Silah soruydu. Silah zor. Kılıç. Evet. Ve orada 28 madde diye bilinen madde. Bunu işte patrikhane de zaman zaman söylüyor. Kezban Hanım da bunu söylüyor. Hani birinci eşitler içerisinde birinci dedikleri şey o. 28 madde metni de var burada bende. O 28 madde ekümen kelimesini kullanmadan akıl yürütme suretiyle diyorlar ki Roma'ya bu sıfat niye verildi? Çünkü başkentti. Dün nasıl eski Roma'ya bu sıfat verildiyse, onun kız kardeşi olan Konstantinopolis de bugün başkenttir. Bu sıfat buna verilmelidir. Ve ilk defa Trakya bölgesini de kendi hakimiyet alanı yaptılar. O güne kadar patrik hane ama mesela diyelim ki Edirne bir ruhani atamıyordu. An atıyordu. Bulgaristan'ı atayamıyordu. Bir hademe dahi atamıyordu. İlk defa ona bir bölge çizdiler. O da Trakya bölgesi. Anadolu gene Antakya'da kaldı. Bu 540 yılında oluyor. 451 yılında tabii bu nasıl gündeme geldi? Roma delegasyonu terk etti salonu, çekip gittiler. İskenderiye patriği aforoz edildi. Antakya patriği de sesini çıkarmadı. Yoksa kelle gidiyor. Evet. Bu konsilde bir de patrikhane sayısını 5'e çıkardılar. Dediler ki ana kilise olan Kudüs hala piskoposluk. Ayıp oluyor. Buna da onursal patrik hane şey verelim. İsa'dan dolayı Juvenal oranın piskoposuydu. Patrik olarak oradan ayrıldı. Antakya delegasyonu ve İskenderiye delegasyonu günlerce imparatora yalvardılar. Bizi memleket, biz bunu imzalarsak memleketimize sokmazlar bizi. Bizi öldürürler. Yapmayın etmeyin. Ne ettilerse imparator son derece sıkı durdu ve bunlara silah zoruyla bunları imzalattı. Ve bunlar tabii yeni patrik atadı. İskenderiye Dioskoros patriği olarak atadı. Juvenal Kudüs'e patrik olarak döndü. Rius İskenderiye askeri birlikler nezde de geldi. Bir hafta bir iç savaş çıktı İskenderiye'de 24.000 kişi öldü. Bu hadise üzerine Antakya'da bir şey olmadı. Efes'te katliamlar yaşandı. Ve Papa Leo, Hristiyan dünyasının yani bizde mesela Şeyhülislamlıkta Ebu Suud Efendi neyse Katolik kilisesinde Papa Leo bu konsil dönemindeki 1. Leo odur. Ve Papa Toms diye bir eser yazdı bu konsil için. Bu Katolik kilisesinin itikatnamesidir. Evet. Kuruluşu. Evet. Kitab-ı Mukaddes'e dayanarak ben burada o kitab-ı Mukaddes'in şeylerini de vereyim. Kullandığı kaynaklar açısından şuralara dayandırdı. Matta İncili'nin 2. 3 babının 28. cümlesine, Yuhanna İncili'nin 16'nın 13'ü, 14, 26'sında, Resullerin İşleri adlı şeyinde 11 babının 28 şeyine dayandırarak Toms isimli bir eser yayınladı ki Katolik kilisesinin anayasasıdır bu. Bugün de geçerlidir bu. Bu anayasaya göre Toms'a göre bir Katolik bu nedenden dolayı Ortodoks kilisesinin eşiğinden adımını içeri attığı anda, velev ki gezmek için olsun, dinden çıkar. Kiliseden çıkar. Bu Antakya kilisesi için de geçerli. İskenderiye kilisesi için de geçerli. Peki o zaman Ortodoksluk diye bir şey var mı? Mezhep yok. Mezhep yok. Ne diyor oranın kilisesi? Oranın kilisesi diyor. Burada o gün itibariyle Roma'ya bağlı olmayan bir kiliseydi herhalde. Diofizit ve Monofizit tabirleri kullanılmaya başlandı. Yani İsa'da tek tabiat olduğunu savunan kiliseler, çift tabiat olduğunu savunan kiliseler. Rum Ortodoks Kilisesi İsa Mesih'te iki tabiat olduğunu söyler. Katolik kilisesi de nispeten bunu kabul etmiştir. İsa diyorlar ki o yiyip içen, gezen, anasından doğan, uyuyan beden olarak beşerdir. Beşeri özellikleri olan ama içindeki ruhu tanrısaldır. O ilahi. Evet. Şeye haça gerildiği zaman bedeni gerildi, ruhu çıktı kendisinden. Fakat Ermeniler, Kıptiler, Süryaniler, Habeş Kilisesi ve Hindistan'daki Malabar Kilisesi Monofizit. Batılıların dedikleri kendilerinin tek tabiat taraftarı tabirini kendileri tercih ediyorlar. Dedikleri ise hayır diyorlar. O sadece bir sanal görüntüdür. Bedenen de tanrıdır. Hristiyan ilahiyatçılar yazdıkları birçok eserlerde Süryanilerin, Kıptilerin İslam anlayışına daha yakın olduğunu hep yazarlar. Halbuki tam bunun tersidir. Tam tersidir. Bunun üzerinde olaylar başladı. O kadar korkunç katliamlar oldu ki size şu kadarını söyleyeyim. Tek devlet, tek kanun ve tek kilise. İmparatorluk bunu oturtmak için katliamlara başladı. Mesela o dönemde Antakya'da yapılan bir katliamda erkeklerin tümü öldürüldü. Erkek çocuklar Ermenistan steplerine gönderildi. Kadınlarının tümü alınıp İstanbul'a getirildi. Antakya'da Hristiyan dünyasında o güne kadar kadın manastırları yoktur. Erkek manastırıdır ama bir bölümünde de 3-5 tane rahibe vardır. Fakat başlı başına kadın manastırları yoktur.
Dünyada en fazla kadın manastırı İstanbul surları dışında meydana gelen kadın manastırları hep kadın isimleriyle de anılmalı. Bu sebepledir. O Antakyalı kadınlardır, getirmişlerdir buralara. Onlar da ruhani hayata intisap etmişlerdir. Katliamlar o şekilde başladı ki, mesela o dönemde İstanbul patriği olan Akakaki, Halep'in 60 km yanında ki Beyt Şems 115.000 Suriyeli Hristiyanı Antakya'ya bağlı kilisedeki Hristiyanları bir araya topladılar. Emri veren de İstanbul patriği. Kendi kilise tarihinde bunu yazıyor. İfade kendisine aittir. Diyor ki: "Koyun, boğazlar gibi kadın, çoluk çocuk demeden hepsini boğazladılar ve ben vicdanen rahatsız oldum." İstifa ediyor görevinden. Yani, "Bu kadar da ileri gitmeyin" diyor.
Şu Kapadokya'daki yeraltı şehirleri var ya, öldürmemek için öyle kaçmışlar. Bizans orduları buradan çıktığında, bu tarihten itibaren o yöredeki bütün köylerde, şehirlerde yaşayanlar o yeraltı şehirlerine girerlerdi. Ordu gelir geçerdi, ondan sonra gittikten sonra çıkarlardı oradan. Yani, eee, şeye gelse de o Kapadokya dile gelse de bunları anlatsa. Bu anıların kilise tarihlerinde bu konuyla ilgili çok müthiş detaylar vardır. Özellikle papanın yürüttüğü, yani Leon'un yürüttüğü bu şey o kadar aşırı bir şeye döndü ki, eee, nihayet 453 yılında Pulcher vefat etti. Vefat edince Doğu Hristiyan dünyası ayağa kalktı. Nümayiş başladı, şunlar başladı. Yani, "Kadıköy'ün mimarlarından birisi öldü, nasıl olsa" diye tekrar katliamlar başladı. 457 yılında Marcianus ölünce bu sefer iyice birbirine girdiler. Mesela MS 49'da evlendi, şeyde öldü mü? Adam 57'de öldü, 53'te öldü. Pulcher genç mi ölmüş yoksa yaşlı mı evlenmiş? Gençti, gençti, gençti. Fak, o şeyde öldü, o da genç ölmüş.
Mısır'da mesela Marcianus atadığı Patrik Proter ölür ölmez, Marcianus Mısır kiliseleri toplandılar. Timetus isminde birisini Patrik seçtiler. Bunun üzerine tekrar kavgalar başladı ve Proter bir Patrik, parça parça edildi. Sokaklarda cesedi günlerce dolaştırıldı. Kan öyle bir şekilde, yani Efes'te olsun, Antakya'da olsun, Kudüs olsun, Hristiyanlar birbirini kesiyor. Aşağı yukarı 100.000'in üzerinde o dönemde Hristiyanlar birbirini kesiyor. Birbirini kesmez mezhep farkından dolayı birbirlerine "kafir" diyorlar. İşte o İsa'da tek tabiat, çok tabiat ama aslında o işin bahanesi. Halk arasında o, fakat din adamları yetki yüzünden birbirleriyle kavga ediyorlar. Geldi 475 yılı. Peki anlamadığım bir şey var. Şimdi Roma'nın burada, yani Roma'daki patriğin burada bir etkisi var mı? Peki bunlar niye birini kesiyorlar? Hayır, İstanbul patriği Antakya ile İskenderiye'yi yaptırıyor. Yani bu kiliseleri yok etmek için.
Nihayet 475 yılında Basiliskos İmparator oldu. Baktı ki ülke elden gidiyor. Pers tehlikesi tabanı almış götürmüş, halk Roma'dan, Bizans'tan soğumuş durumda. Basiliskos o sırada bakıyor ki doğuda, yani raporlar hazırlatıyor. Doğuda milliyetçilik duyguları Süryaniler arasında, Mısır'da Kıptiler arasında milliyetçilik doğmaya başladı. Dini ve siyasi istikrar yok, Pers tehlikesi var. Bunun üzerine tuttu İskenderiye patriği Timos, Antakya patriği Petrus Kassara, bunlar İstanbul'a karşı olan aforoz edilmiş patrikler. Aforoz varını kaldırttı, makamlarına iade etti ve ondan sonra 476 yılında bir Mısır ziyareti yaptı. Döndü İstanbul'da bir konsil topladı 476 yılında. Bu konsil Kadıköy'ün bütün kararlarını lağv etti. Yani o ekümenik statü verilen 451'deki o 28 maddeyi kaldırttı.
Ha, ondan önce bir şey söyleyeyim. Burası biraz gırgır vari de olacak. Şimdi 451 yılında bu 28 madde hazırlandı ve zorla imzalattı. Ökümenik lafı kullanılmıyor ama birileri itiraz etti. Dediler ki: "Efendim, Tanrı'nın yönettiği 1. konsilde, İznik konsilinde bir kriter koydu. Tanrı apostolik kökenli olacak. Yani bir havari tarafından kurulmuş olacak. E biz bunu imzalayalım ama yani hangi havari kurdu buraya? Bu ne olacak? Tanrı mı yanıldı? Bunu bu önceden hazırlanmıştı." İmparator hemen patriğe dedi ki: "Anatolios." "Evet" dedi. "Çok yerinde ve haklı bir soru." dedi. "Buyur gel cevabını ver." dedi. "Sen bu iddiada bulunuyorsun." Dedikleri doğru. Bu arkadaşların Anatolios kürsüye geldi, dedi ki: "Arkadaşlar, çok yerinde bir soru. Size teşekkür ediyorum. Ben geçen hafta dedi, bir rüya gördüm. Bu rüyada dedi, Havari Andreas rüyama girdi, dedi ki: 'Evladım, çok sıkıntı içerisindeyim. Lütfen beni kurtar.' Ben dedi, kan ter içerisinde rüyadan uyandım. Allah Allah dedim, hayırdır inşallah. Birkaç saat aklım başıma gelmedi. Havari Andreas nerede, nasıl bir sıkıntı içerisinde olabilir? Havari Andreas öleli 400-450 sene geçmiş aradan. Bu nasıl olur dedim. 2 saat sonra tekrar uyudum, tekrar rüyama girdi. Bana dedi ki: 'Sana evladım.' Bak dedim ki: 'Böyle böyle, niye gelip beni rahata kavuşturmuş?' Ben dedim ki: 'Neredesin?' Bir çöplük gösterdi bana. 'Bak üzerimi çöplük yapmışlar, bilmem ne etmişler. Ben buradayım' dedi. Ben de dedi, hemen o gece kalktım, işte Piskopos Grigorios'u çağırdım. O da evet, hemen ayağa kalktı. İşte Episkopos Yuhanna'yı aldım yanıma gittik o çöplüğe. Çöplük yıllardan beri çocukluğumuzdan beri kullanılan bir çöplük. Burası. Orayı eşmeyazı, o mezarı açtık. Aa, bir baktık cesedi çürümemiş. Bizzat burada yatıyor. Kollarını böyle kavuşturmuş. Kolların arasında bir İncil, bir de bir asa. Bunlar ruhanilerde hakimiyet unsuru olan şeylerdir. İncili aldım, İncil de getirmiş beraber. İlk İncil o, şu, bu Havari Andreas'ın İncili. Ondan aldım. Bu asa da onun asasıdır.' Öyle deyince salonda bazı kilise tarihçileri diyor ki, bıyık altından gülmeye başladılar. Eee, fakat İmparator orada celallı bir şekilde de duruyor ve sesleri çıkmadı."
"Şimdi Andreas'ı niye getirmiş? Andreas'ın özelliği şu. Hristiyan ilahiyatında Petrus bizdeki Ebubekir gibidir. Evet, en önde odur. Fakat Andreas, Petrus'un ağabeyidir ve İsa'ya Petrus'u götüren Andreas, ilk iman etmiş olan Andreas'tır. Yani demek istiyor ki, İstanbul patriği, ey Antakya patrikliği, ey işte bilmem Roma patrikliği, İskenderiye patrikliği, sizi kuranların abisi bizim kilisemizi kurmuş, güve gelmiş orada böyle bir gezmiş, vaazlar etmiş, bir tane de kilise kurmuş. O arada Salamis el kaldırıyor, sessiz. Salonda o da şey piskoposu, Kıbrıs piskoposu. İmparator, o da otel kurmuş zaten kilise. Yani diyor ki, bu işi bozacak mı, ne edecek? Hayır, hayır, lehinde bir şey söyleyeceğim diyor. Geliyor kürsüye. Vallahi geçen hafta diyor, ben de öyle bir rüya gördüm. Bir mezar da diyor, gel beni kurtar. Aynı gene çöplük möplük. Ayakları gittim diyor, Barnabas. Aa, bir baktım Barnabas diyor. Yani bize de patrikhane verin." İmparator ondan sonra onu oturttu. Yani işi bozma, şuraya verelim, ondan sonra cınını çıkarma.
Şimdi 476 yılında Kadıköy konsilinin aldığı bu kararı, bu ekümenik statü kararını ki kilise kanunlarına göre gayri meşrudur. Bunun meşru olabilmesi için 1. konsilin, İznik konsilinin kararlarının lağv edilmesi lazım. Tanrı'nın başkanlık yaptığı bir konsili kimse lağv edemeyeceğine göre bu böyle kaldı. 476 yılında bu bitti. Bu bitince konsil üyeleri ne yaptılar? Lağv edildikten sonra konsilin diğer toplantısını dediler ki: "Kıbrıs'ta yapalım." Kalktılar Kıbrıs'a geldiler. O zaman uçak yok, bir şey yok. Bunlar ne yapıyorlar? Orada gemiyle geliyorlar, gemiyle geliyorlar ve patriği beraber getiriyorlar. İmparatorun patriği Akakius. Onun da adı Akaki. Orada bir daha aforoz ediyorlar. Şu mesajı veriyorlar: "Diyorlar ki, sen imparatorun patriğisin, bak seni aforoz ettik. Sen nasıl ekümenik olabilirsin?" Efes'e getirmelerinin sebebi de tahkir için. Yani sen önceden bir piskoposluğu bir müftülüğe bağlıydı ama getirip onun eliyle seni burada aforoz ediyoruz. Öyle patrikhanede falan da etmiyoruz. Böylece İstanbul'un bu rüyası orada bitti.
Fakat daha sonra Zenon İmparator olunca bu kavgalar tekrar başladı. Zenon bir Henotikon yayınladı. Buna İttihad Fermanı deniyor. İki tarafı da memnun edecek, ülkedeki o birlik beraberliği şey edecek. Şeyi yaptı. Eee, Zenon'un ölümü üzerine Doğu durmuyor hala. Bu intikamı iyice almak istiyor. İmparator Anastasius dönemi, 495. Bir konsil topluyor İstanbul'da ve İstanbul'da İstanbul patriği Afanmios, o dönemde İskenderiye patriği konsil başkanlığı yapıyor. İstanbul'un göbeğinde, kilisesinde patriği aforoz edip kiliseden atıyor. Yerine de Munus, gene kendi katibini tut oraya atıyor. Ben o yüzden diyorum, şu İskender katibi varsa sorun çözecek. 495 sonra Munus gene o imparatorluğun... İşte hocam, bunların kavgası bitmeyecek. Sona geliyor. Peki birası vereceğim, sonra sonuna geliyorum artık uzatmayayım bunu. Makdos da bir müddet sonra imparatordan destek falan alınca en son 58 yılında bir konsil daha toplanıyorlar ve orada 5 imparatorluğun 5 patriği aforoz ediyorlar. Gene bir katibi u atıyorlar ve ondan sonra benim anladığım şu. O zaman şimdi bu işi bugün çözmek çok basit. Konsil toplayacaksın. Hayır, Tayyip Erdoğan diyecek ki: "Ben ya da Türkiye'nin başında kim varsa olsun, ben diyecek bu adamı kardeşim ekümenik Patrik olarak atadım." Diyecek, hemen bu kendiliğinden buz ederler, kurtuluruz. Biz tartışma biter. Roma, İskender kilise yok. Peki tamam deriz, siz yok diyorsunuz, yok. Bu tarihi süreci çok uzattık. Ara verelim. Ben arkasını bağlayayım ondan sonra başka. Ben sorunu siyasi olarak çözmeye. Yarın Tayyip Erdoğan diyecek ki: "Ben kardeşim sayın Bart'ı siyaseten nasıl çözüleceğini de konuşalım. Ben Bart'ı atadım diyecek. Bu artık ekümenik Patrik diyecek. Hristiyanlar, vay sen kim olsun? Zaten hükümet tasdikle geldi, bastırsın tasdik değil, ben bunu atıyorum, bunu istiyorum diyecek. En babanız budur diyecek. Papadan da üstünü falan diyecek. Kıyamet kopar. Papa kim falan diyecek. Kim lan o diyecek. Anasını da alsın gitsin de bir kısa ara verelim."
[Müzik]
Of, bu din meselesi var ya, ne karışık meseledir kardeşim ya. Vallahi ben şaşırdım artık. Peki hocam, şimdi bu kadar detay beni baydı. Zannediyorum dinleyenler de baymış ki sonra da bu kadar detaydan çıkmışlar. Şimdi bu Hristiyan bir sürü mezhep var. Şimdi ben bildiklerimi sayayım, belki de daha fazladır. Bir, Katolikler var değil mi? Evet. İki, Ortodokslar var. Gregoryen var, yani Ortodoks Ermeniler. Süryaniler var. Evet, onlar da Ortodoksi. Onlar hangi ırk? Ortodoks Arap ırkından. Arap ırkından. Başka hangi mezhepler var? Kıptiler var. Onlar da Ortodoks. Ortodoks. Habeşliler var. Onlar da Ortodoks. Malabar Kilisesi, Hindistan. Onlar da Ortodoks. Sırplar, Yunanlılar, Ruslar. Bunlar da Ortodoks. En yaygın inanç hangisi? Katolikler. Malabar kime bağlı şu anda? Malabar bir kısmı Nuri'lere bağlı, bir kısmı Süryani'lere, Antakya Kilisesi'ne bağlı. Şimdi bunlar da kim nereye bağlı? Mesela Ortodoks. Şimdi öyle bir zannediyoruz ki biz, bu işlere yabancı olanlar, bütün Ortodoks İstanbul'a bağlı. Yok. Bir tek Yunanlılar İstanbul'u tanımıyorlar. Onlar da, pardon, Yunanlılar diyorum, Ruslar İstanbul'u tanımıyorlar. Ona da ayıp ediyorlar. Ortodoks kiliseleri otosefal nasıldır? Bu nasıl? Peki bu ne zaman ayrılmış? Bu mezhepler niye ayrılmışlar?
Tamam, şimdi bir iki cümleyle o sonucunu toplayayım, cevabınıza şey edeyim. Şimdi İmparator Justinianus tahta geçince, 6. asır, kendisi Latin kökenli. Ve Bizans Kilisesi'ni, benim bildiğim Bizans'ta Latince konuşuyor zaten. Yunanca konuşulmuyor. Yunanca konuşuyorlardı ama Justinianus Latince konuşuyor. Ha, ondan önce de Latince konuşulmuyor mu? İlk kuruluş aşamasında. Meraklı döneminden itibaren resmi dil artık şey oldu, Grekçe oluyor, eski Grekçe oluyor. Justinianus Papa ile anlaştı ve Roma'yı 1. kilise kabul etti. Bizans Kilisesi'ni milli Rum Kilisesi olarak atadı. Buna en son olarak 607'de İmparator Phocas, Papa I. Boniface'a bir ferman gönderdi. 28 maddeyi kökten çıkardığını, yok ettiğini, konsil kararlarında yaktığını bildirdi. 1054 bu yana da son 40 yıla kadar iki kilise konuşmuyordu. İki ruhanisi bir araya gelmemişler. O Thomson ilkelerini Katolik Kilisesi uyguluyordu. Bu iş böylece bitti. Yani o dönemden sonra artık bir milli kilise haline geldi. Ben bunu zaman zaman birçok televizyon programında da söyledim. Yani, şimdi şöyle bir anlayış çıkabilir bizi izleyenler arasında. Ben Fener Patrikhanesi'nin ekümeniklik şeyine karşı bir adam değilim. Verilebilir. Ben bir bilim adamı olarak bunun ne olduğunu ortaya koymaya çalışıyorum. Yoksa beni ilgilendiren bir meselede değil. Yani aslında ekümenik, ekümenik değil burası. Yani din, dinen böyle bir şeyi yok, altyapısı yok. Ama ona da biz karışamayız. Onlar beraber. Evet, ona da biz karışamayız. Onların meselesi. Ona da biz karışamayız. Bizim değil. Ha, şimdi bugün ekümenik de yapabilir. O zaman anladığım kadarıyla burası bir Grek, Yunan. Evet, yani Rum. Grek de değil, Rum. Yani Bizans Kilisesi, imparatorluk kilisesi. Yunanlılar niye buraya bağlı ve buraya geliyor sürekli? Şimdi yani Greklerle artık, yani bir de şu var. Bizans İmparatorluğu mesela Osmanlı gibi böyle tek hanedanlık falan değil. Bir, bir Yunanlıların imparatorluğu değil. Yani, izavralı hanedan var, Arap hanedan var, Ermeni hanedan var, Latin hanedan var. İki tane de Grek hanedan var ama Grekçe resmi dil oldu. Hıı. Ve ondan sonra Grek kültürü Bizans'ın hakim kültürü haline geldi. Yani Vehhabi değiliz ama Kabe'ye gidiyoruz. Tabii herkes. Bizans'ın merkezi. Şimdi bu iş nasıl bitti? Justinianus'tan sonra Heraklius dönemi geldi. Onun arkasından bir baktık ki güneyden İslam orduları gelmeye başladı. Yermük Savaşı'nda bir tek savaşla bütün Suriye bölgesi Müslümanların eline geçti. Amr ibn el-As'ın bir tek Mısır'daki 15.000 kişiyle bir savaşla Roma bütün Mısır'ı terk etti. Şimdi İslam tarihçilerin burada düştüğü bir yanılgı var. Mesela bu fetihlerin çok kolay oluşunu, yani koca bir Suriye dediğimiz zaman bugünkü Ürdün toprakları, Filistin, Lübnan toprakları da Biladüşşam, bir savaşla nasıl olur? Bizans ordusunun artık tabanı kalmamıştı orada. İslam ordularını o bölge halkları kurtarıcı olarak karşıladılar. Yani İslam tarihçilerin dediği gibi evet, yeni bir dinin getirdiği heyecan var, bu mutlaka var ama fakat öyle yani iman kuvvetiyle de falan hepsi böyle olmadı. Yapı da buna çok şeydi. Mesela burada bir şey anlatayım, dinleyicilerin de çok dikkatini çeker. Hz. Ömer'in bir lakabı var, Faruk lakabı. Hatta Anadolu'da da çocuklarına isim korurken Ömer Faruk diye beraber korlar. Ömer, işte Ebubekir'in bir lakabı var, Sıddık. Osman'ın bir lakabı var, Zinnureyn. Ali'nin bir lakabı var, işte Kerremallahu veçh gibi. Şimdi bu sıfatları bu sahabeler nasıl aldılar? Bizim kitap, klasik kaynaklarımızda anlatılırken Ebubekir için derler ki, işte bir gün Peygamber'in yanına geliyordu, Miraç hadisesinin olduğu dönemdi. Kureyşliler durdurdular, dediler ki: "Gel ya seninki iyice kafayı yedi. Ne oldu? İşte göğe çıkmış, miraca çıkmış, Tanrı ile konuşmuş, işte aynı gecede gelmiş." Ebubekir cevap olarak onlara diyor ki: "Bunu o mu söylüyor?" "Evet" deyince, "O söylüyorsa doğrudur." Bu hadiseyi diyorlar, Peygamber'e işte ettiklerinde söylediklerinde Peygamber ona dedi ki: "Ebubekir Sıddık'ı çok tasdik eden, inancı çok kuvvetli şeydir." Hz. Ömer'in lakabı için ise bizim klasik kaynaklarımızda şöyle bir iftira var. Yani bunu Müslümanlar kendileri yapmışlar, kendi peygamberlerine, kendi şeylerine iftira etmişler. Anlatılanlara göre bir Yahudi ile bir Müslüman bir mesele hususunda davalı olmuşlar, Peygamber'e gitmişler. Peygamber de dinlemiş ikisini ve Müslümanın lehine karar vermiş. Bunun üzerine Yahudi demiş ki: "Sen Müslümansın diye Peygamber'in seni tuttu. Ben bu davayı kabul etmiyorum. Bu neticeyi, ne yapalım? Ömer'e gidelim. O çok adaletli biridir." Ömer'e gidiyorlar. Yahudi Ömer'i anlatıyor, diyor ki: "Biz Muhammed'e gittik, durumu söyledik. Fakat o bu Müslümanı kayırdı. Ben onun verdiği hükme uymadım. Sen adil bir insansın, bunun için sana geldik." Öyle deyince diyor, Hazreti Ömer kılıcını çekti ve "Ulan işte neyse, sen nasıl Peygamber'in verdiği hükmü beğenmezsin?" diye Yahudi'nin kafasını uçurdu orada. Bunun üzerine diyorlar ki, bu hadiseyi Peygamber'e anlattığında Peygamber ona dedi ki: "Ömer Faruk'tur." Yani hak ile batılı ayırt eden anlamında bu lakabı ve sıfatı Peygamber verdi. Şimdi bu Müslümanların kendi peygamberlerine yaptığı bir iftiradır. Bu akıl bunu almaz. Yani bir Yahudi ne günahı var bu adamın? Şimdi evrensel rahmet Peygamberi gelecek, günahsız bir insan bilmem ne edecek, gidip orada hakkını savunurken birisi kılıcı çekip kafasını vuracak ve bu Peygamber de bunu onaylayacak. Bu mümkün değil. Bu Hz. Ömer'in lakabı Suriye Hristiyanları vermişlerdir Hazreti Ömer'e Kudüs'ün fethi sırasında. Ebu Ubeyde şehri teslim etmiyorlar. Diyorlar ki: "Halife gelsin, ona teslim edelim." Hazreti Ömer'e de haber gönderiliyor. O gelince şehrin surlarının dışında toplanan Kudüs halkı nümayiş yapıyorlar. "Fuko, fuko" diye bağırıyorlar. Ne demek o? Fuko Süryanice de kurtarıcıdır demektir. Faruk lakabı budur. Çünkü Arapçada da siz bilirsiniz, Faruk diye bir bab yoktur. Farik olması lazımdır. Yani katip gibi, Fatih gibi onun da Farik olması lazım. Faul diye bir bab yok Arapçada. O yüzden bu kelime Arapçada değil zaten. Yani Süryanilerin, Kudüs Hristiyanlarının Hz. Ömer'e verdiği bir sıfattır, kurtarıcı demektir Faruk. Evet, yani bu Müslümanlar için övünülecek bir şeydir. Peygamberlerine iftira edeceklerine doğru dürüst şeyin nereden geldiğini araştırsalar. Bir şey var, mail var, onu size bir okuyayım mı? Eee, yazan kim? Tuna Çelik. Allah Allah. Firma adı gibi. Ne mi? Öyle bir şey var. Avrupa Süryaniler Birliği Yürütme Kurulu üyesiymiş. Programımızın konuğu Sayın Mehmet Çelik. Tek yanlı ve sabit fikirleri nedeniyle Süryaniler tarafından pek sevilmez, dikkate de alınmaz. Ancak ben konuyu ilgiyle izliyorum. Şimdiye kadar ortaya çıkan yanlışlıklara dikkatinizi çekmek isterim. 1. 400 İncil hikayesi yalandır. 2. Konsül de konuşulan dil konusunda söylenenler batıldır ve kimse böyle düşünmemektedir. 3. 381 yılında yapılan ve kutsal sayılan İstanbul konsilinde İstanbul patriklik düzeyine çıkarılır ve protokolda Roma'dan sonra sırayı alır. 4. Antakya Süryani Patrikliği hiçbir zaman Fener'e bağlı olmamıştır. 5. Meryem konusunda iddia edilenlerde yanlıştır. İznik Amentüsü de konumu net olarak ortaya konmuştur. Şimdi ben o arkadaşın dediğine şunu söyleyeyim. Evet, Süryanilerin içerisinde özellikle İsveç'te, sa Center merkez toplanan bir avuç Süryani beni sevmiyorlar. Fakat Süryanilerin %99'u olan o büyük kitle beni severler, takdir ederler. Ben o arkadaşa sadece şunu söyleyeyim. Mor Afram Köhnü adlı meşhur eserinde, Mor Filikos de Mabsünnü Halona, Mor Ignatios Afram 1, Dino de Tito, Mor Ignatios Afram 1, Dürer en Nefise fi Muhtasar Taril Kenise meşhur eseri Lülü Mensur, daha sonra İkinci Afram el-Mebahis Celiyye, Mor Ignatios Antonios 2'nin Kobo Dexo. Bu söylediklerimin hepsi patrika, Mor Ignatios Bar Vehbi, Mor Ignatios Lozor Bar Susun, Mor Ignatios 3 Yakub'un Mahid ek Antakiye, Mor Ignatius Zek Ayvas, şu andaki Patrik. Ben onların eserlerinden aldım. Bunlar, bu yazdıklarımı kendisi bilmiyor bu işi. Yani saydığım eserlerin yazarları patriklik yapmışlar. Öyle sıradan şeyler değiller. Süryani Patrik, Süryani Patrikler. Yani şey, yani Süryani en büyük. Tabii, tabii, en büyük bilim adamları. Onların yazdığı kaynaklarda bu söylediklerim yazıyor. Yani kendi kaynaklarından haberleri yok bunların.
Şimdi, buralar İslam hakimiyetine geçtikten sonra tabanları da bu iki kilisenin patrikliği gittikçe güç kaybetti. Hristiyanlık dünyasındaki bu kavga da bitti. Daha sonra işte İstanbul'un demek ki arkasındaki, arkasındaki siyasi güç olmayan dini güç yaşayamıyor. Evet, evet. Yani tabanlarını kaybettiler ve ondan sonra Bizans Kilisesi de 1453 yılına kadar bakın, 1453 yılına kadar o tarihten bana Bizans resmi kilisesinin dışında Ortodoks Ermeni kiliselerini, Ortodoks Süryani kiliselerini, Ortodoks Kıpti kiliselerini, Ortodoks Rus kiliselerini, Ortodoks Sırp kiliselerine bir tane hademe atadıkları dair bir belge bana göstersinler, ben bütün bu iddialarından vazgeçeyim. Yani milli bir kilisedir. Kendi kiliselerine atama yapmışlar ya. Yunan kiliselerine. Evet, yani Rum kiliseleri. Ondan sonra da Yunan kiliseleri. Tarihte sadece Bulgar Kilisesi bir dönem bunların üzerinden başkentle işlerini öyle götürmüşlerdir. O da bir bağlılık değil, yani atama şeklinde onların emrinde olan bir bağlılık değil, sadece bir vekalet meselesi. Süryanilerin Ermenilere verdikleri vekalet gibi. Peki ne zaman çıktı bu şeyler ortaya? Şimdi Osmanlı dönemine gelindiğinden sonra. Yok, şeyi soruyorum ben, bu ne zaman tam net olarak belli oldu? Hristiyanlık mezhepleri. 451 Kadıköy konsilinden sonra bu kavgalar bir yandan milliyetçiliği geliştirdi, bir yandan da dini bir anlayış meydana getirdi. Öyle oldu ki, gelen imparator bir katliam yapıyor, her şey bitti diyor, 20 sene sonra bir bakıyorsunuz ki tekrar aynı fikirler düşmeye başladı. Mesela İmparator Marcianus bunun için piskopos Hosius'a diyor ki: "Ya bu fikirler nereden geliyor? Bu batıl fikirler, bu sapkın fikirler, heretik fikirler." Bir rapor hazırlatıyor. Altı hangi fikri kastediyor? Yani İsa'da tek tabiat olduğunu savunanlar. Ha, monofizitler vesaire kastediyor. Bu da bütün doğuyu geziyor bir heyetle. Bir buçuk yıl içerisinde bir rapor hazırlıyor, diyor ki: "Bu kütüphanelerden kaynaklanıyor. Siz o adamları kesiyorsunuz ama efendime söyleyeyim, haneleri duruyor, köyleri ve kitaplar da yakıyorlar."
Şimdi bakın, bir problem var. Şimdi İslam dünyasında en, orta çağ dünyasında en büyük kütüphane İskenderiye Kütüphanesi. İskenderiye'nin yanında büyük kütüphaneler var. Efes var, Berg var, işte şu var, bu var. Şimdi bu batılıların bu tür halkları olduğu için bize de diyorlar ki: "Burası Hazreti Ömer yaktı, yaktırdı." Rivayete göre bu rivayeti Baro, 12. yüzyıl. Ondan sonra ben onunla ilgili bir makale de yazdım. İbn Kıfti, bu da 13. yüzyılda yaşamış. Rivayete göre Amr ibn el-As burayı alınca, Hz. Ömer'e bir mektup yazıyor. Şimdi İslam savaş hukukuna göre savaşta ele geçirilen ganimetler, ister para olsun, ister kumaş olsun, ister başka bir şey olsun, bunların beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de hazineye gönderilir. İlk defa burada kitaplarla karşılaşıyorlar ve Amr ibn el-As, Hz. Ömer'e bir mektup yazıyor, diyor ki: "Burada kitaplar var, böyle böyle böyle. Ben bunları ne yapayım? Bunları da askere dağıtayım mı? Üçer beşer ve bunlar bizim dilimizde değil," diyor, "Grekçe, Latince falan yazılmış kitaplar, Kıptice." Güya Hz. Ömer de diyor ki: "Ya diyor, bak o kütüphaneye. Eğer onlarda yazanlar Kur'an'a tersse onları imha et. Yok ters değil ama Kur'an'da da varsa gene imha et." Yani iki şekilde de imha et diyor. Ve bunun üzerine diyorlar ki, Amr ibn el-As büyük İskenderiye Kütüphanesi'ni yaktırdı. Şimdi bu rivayeti yapanlar, Amr ibn el-As'ın yaptığı şey 7. yüzyılda. Fakat bu rivayeti yapan İbn Kıfti 13. yüzyılda yaşamış, Baro 13. yüzyılda yaşamış. Arada 600 sene var ve bunların hiçbirisi de kaynak göstermiyor. Yani bunu şuradan aldık, bu iddiayı bir şey demiyorlar. Bu Müslüman yazarlar da tuttular bunu aynen aldılar. Mesela Katip Çelebi'de var bu. Katip Çelebi diyor ki: "Ya tamam, Hazreti Ömer burayı yaktırmış ama fakat öyle batılıların da işte iddia ettikleri gibi çok kitap yoktu. Yani o eski ihtişamlı dönemi yoktu. Burası depremlerde tahrip olmuştu, birkaç sefer yangın geçirmişti de 152.000 kitap ancak vardı." Az mı yahu? El yazması. Yani 300 bin, 400 bin kitaptan bahsediliyor. O onu azaltmış, oraya getirmiş. Katip Çelebi'den bu yana gerek Mısır'da gerek Irak'ta bu İslam Kültür tarihi üzerinde eser yazanlar reddetmiyorlar ama şey ediyorlar, yani küçültüyorlar, ralyorlar. Bu Zeki Megamiz'in tercüme ettiği yazarın adı neydi? O da Kıpti. O onu yazan Medislamiye. Evet, o kitap biraz sonra adı ismimize gelir. Georg Zaydan. Zaydan. Uzun uzun uzun uzun anlatır, adeta böyle öfke çıkarır gibi şey eder gibi. Bunu da kabul edelim diyor. Ben bu Süryaniler üzerine çalışırken bu Kadıköy konsilinden sonra o Marcianus döneminde Mor Michel Rabo'nun kroniği, bu kütüphane İmparator Marcianus emriyle yakıldığını, orada fermanı veriyor. Daha sonra da Berlin Devlet Kütüphanesi'nde orijinalinde fermanın orijinali. Evet ve batılılar, batılılar bunu bildikleri halde bugüne kadar şey etmediler. Hazreti Ömer'le hiç alakası yok. 400 Bizans yaktırmış. Evet, evet. İmparator Marcianus, Temel Kadıköy konsilinden sonra. Ben onunla ilgili o belgeleri koyduğum bir makalede de yayınladım. Fırat Üniversitesi'nin şeyinde. 200 sene önce, 200 sene önce, 200 sene önce. Evet. Bizans yaktırıyor ama Müslümanların üzerine şey ediliyor. Evet, evet. Ferman da duruyor. Süryani kaynaklarında da fermanın, ferman. Peki Almanya nereden gitmiş yani oradaki? Bilmiyorum. Orada Devlet Kütüphanesi'nde var. Ben oradan bir mikrofilmini aldırdım. Fakat Süryani kroniklerinde fermanın şeyi var, yani metni var. Metni var. Mesela Mor Michel Rabo'da da var. Onun zannediyorum şu anda demek, demek bugün Mor demişim. Ben de işte Mor Fatih, Mor Alay Boz, Nasturiler Mar diyorlar. O a, o şeyi oradan geliyor. Şimdi şey ettim şu anda e Pola Aydemir diye bir Süryani öğretim üyesi, Kıbrıs Amerikan Üniversitesi'nde. Belki de bizi dinliyordu. Şeyde, bu Otun Fransızcaya çevirdiği o Mor El Rabo'nun yani Süryani Mikel diye bizim bildiğimiz o Veknameyi mi diyorsunuz? Evet, o Veknameyi. Şu anda o Fransızcası çeviriyor. Birinci cildini de bitirmiş durumda. Zannediyorum İstanbul Süryani Metropolitliği bastıracak onu. Fakat yıllar önce onun Türk Tarih Kurumu'nda siz biliyorsunuz, onun bir Anderson tarafından bir çevirisi var. Fakat o çevirinin Türkçesi güzel değil. Yeniden onu birkaç tane profesöre... Bu kadar adı nasıl aklınızda tutuyorsunuz? Vallahi ben akşam yediğimi unutuyorum ama tarihle ilgili şeyleri unutmuyorum. Bu da bir Allah vergisi. O. Evet, yani tarihçinin ortak özelliği isim hatırlamak. Süleyman Demirel'de mesela sıkı tarihçi olabilir mi? Zaten o. Yani kendi adımı zor hatırlıyorum. Kızımın adını işte hatırlıyorum, eşimin adı hatırlıyorum. Hatırlamaya ama yani bu kadar isim hatırlamak biraz acayip bir iş. Bu işi son bir cümleyle bağlayalım dinleyicilerimiz de buna şey. O Haçlı şeylerinde de çok kaynaktır o Mihail T. Şimdi Müslüman orduları Anadolu'ya geldikten sonra Süryaniler, Kıptiler, Anadolu Hristiyanlığı yok olmaktan kurtuldu. Mor Mihail Rabo'nun kroniği, Kılıçarslan vefat ettiği zaman 40 gün Süryani kiliselerinde yas ilan ediliyor. 40 gün. Eğer Türkler olmasaydı, bunu bir bilim adamı olarak söylüyorum, Türk ve Müslüman olduğum için değil, o kimliğimi bir kenara bırakıyorum. Önce Araplar, arkasından da Selçuklular, Müslüman Türkler olmasaydı, yeryüzünde bugün bir tek Ermeni hayatta olmazdı. Bir tane Süryani hayatta olmazdı. Bir tane kilise ayakta kalmazdı. Bizans, bunlar hepsini yok edeceklerdi. O Kayser, o Prizm devlet anlayışı, yani tek devlet, tek kilise ve tek kanun. Onunla bütün bunları yok edeceklerdi zaten. En büyük Ermeni şeyine, soykırım falan, soykırım yapan Bizans biliniyor. Bu nedenle mesela biz, yani Ermenilerin meselesini bir tarafa bırakalım, milli mücadeleye biz başladığımızda Süryanileri çok ayırmak istediler. Fransızlar, size devlet kurdur alım, şöyle edelim, böyle edelim. Daha milli mücadelenin başlangıcında, henüz tünelin ucunda ışık görünmezken Ankara Garı'nda Mustafa Kemal'i karşılayanlar arasında Süryani patriği İlyas Şakir de vardır. Fotoğrafları da var. Mor Gabriel de, Zeferan'da manastırlarda, burada İstanbul'daki bu Tarlabaşı'ndaki kiliselerinde de fotoğrafları vardır. Cemaat kaç kişi var şu anda? Cemaat şu anda Türkiye'de 17-18.000. 15.000 kadarı İstanbul'da yaşıyor. Mardin ve Midyat civarında 2.500 civarında. Suriye'de yani kalmış. Suriye'de daha fazla. 1980'lerde bizde 45.000'di. Bizde 45.000. Fakat o göçlerle falan işte Avrupa'ya, bu ekonomik şey, İSAV giden çok şey de var. Aşağı yukarı bugün Avrupa'da 200.000 civarında. O bayağı. Almanya'da 70.000 var mesela. İsveç'te evet, 40.000 var. Hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Bunlar benim en son, şurada rakamları da var. Bu dergide de yazdım ben. Onların şeyleri. Ben geçen gün Suriye'ye giderken Patrik kılıklı biriyle beraber gittim. Süryani patriği gibi bir adamla beraber gittim. Patrik değil herhalde de o piskopos falan. Baba. Tabii. İşte onlar makam şapkalar, makam kalabalıklarında hava alanında böyle bir sürü siyah kıyafet adam karşıladı seslerle falan. Baktım dedim ki: "Bu din adamları her yerde." Nereye giderken? Suriye'ye gidiyordum. Suriye'ye giderken Şam'a gidiyordum. Şimdi onların kıyafetleri tabii aynı zamanda bir itikadi şeyi de içinde barındırıyor. Onlar İsa'nın yeryüzündeki temsilcileri. Piskoposlar vefat ettikleri zaman normal müminler gibi onlar defnedilmezler. Fatih Bey, tören elbiseleri en iyileri giydirilir. Böyle bir koltuğa da oturtulur, asası elinde, haçı göğsünde ve o koltuğuyla o makam, metropolitlik yaptığı yani müftülük, il müftü gibi yaptığı şeyle beraber bu şekilde gömülür. Mezarına dik oturur. Enteresan. He. Eski dergilerde vardır. Eski Türkçe dergilerde bu patri, metropolitler ölür, koyarlar ziyarete giderler. Fotoğrafları çıkmıştır. Adamın elinde sopası, asası duruyor böyle. O gömüyorlar öylece gömüyorlar. Yani onun sebebi şu. İsa gelecek ya, onların inancına göre ahirete yakın, kıyamete yakın geldiği zaman bunlar onun askeri hemen tören kıyafeti, ayağa kalkacak, karşılayacak, hemen olay yerine intikal edecek, şey edecek. Yatınca kalkamıyor mu? Yani kalkıp giyinecek, edecek, şu edecek. Uzamasın tabii. O zaman oturm, ayakta gömsünler bari. Oturunca da kalkmak zor. Elbise vurur. O kadar zaman oturunca o manastırların iç avlularında altta duvarlara gömüyorlar zaten. Betonla kapatıyorlar. Beton nasıl sıcak? O kolay onlar için. Beton mu? Tabii. Üfler giderler. Ne bileyim. Şimdi adam çıksın istiyorsa kolay. Cam koysalar hemen çıkar. Bir de çeki yanına. O camda İtalya'da var. Onlar biliyorsun. Evet, İtalya'da var. Adam böyle 1000 senelik. Çok fena. Ben ötün patlıyor, ötün patlıyor. Yerin altında bakıyorsun camın altında adam var karşında. Adam duruyor. Çok fena. Çok korkuyorum bu din işlerinden. Vallahi iyi ki Katolik, Matola çocuğu olarak doğmamış. Onlarınki çok sıkı. Hocam, bunların hepsi sıkı ya. Katolikle Ortodoks'un tam farkı nedir? Nedir farkı? Şimdi ve Protestan da diyelim. Protestan gene evet. Şimdi Katolik Kilisesi, İsa'nın yeryüzündeki ana kilisesi, benim, benim diyor. Sen Petrus'un kurduğu kilise. Ne zaman kurdu? Gitmiş sen Petrus Roma'ya. Şimdi tabii bu gidişler falan işin yani, bunlar ne diyelim dini menkibe diyelim. Bunlar Brown'a göre aşağıda zaten. Ben Brown'a göre şeyin altında Vatikan'ın altında. Yani Petrus la Pavlus oraya gitmişler ve orada idam edilmişler. İkisi orada kilise kurmuşlar, şey etmişler. Ama bunun belgesi vardır derseniz, yoktur. Belgesi bilemiyoruz. Ama mesela Türkiye'den Vatikan'da var. Öyle bu Urfa'daki Abgar Krallığı son kralı çocuklarıyla beraber hanımıyla beraber orayı bir eyalet haline getiriyor. İyans eyaleti krallığa son veriyor. Şehir krallığı Roma'ya götürüyor. Onların mezarları mesela bir Urfalı ailenin mezarı Vatikan'da biliyorum. Evet, Urfa'dan Vatikan'a. Urfa'dan. [Kahkaha] Korkulur. İlk kebapçıda. Yani itikat farkı temelde nedir? İtikat farkı falan temelde yok. Yani İsa husus. Sadece bu aradaki şey meselesi, yetki meselesi. Peki mesela Ortodoks rahipler evlenebiliyor mu? Evlenemiyor. Onlar da değil mi? Şimdi Ortodokslarda, yani biz bu din adamı sınıfını hem Katoliklerde hem Ortodokslarda şöyle ayırıyoruz. Subay ve as subay sınıfı gibi. As subay sınıfı papazlardan meydana geliyor. Onlar yükselemiyor. En fazla baş papaz olabiliyorlar. Onlar evlenebilirler, ticaret yapabilirler, çoluk çocuk sahibi olabilirler. Ama bir sefer evlenebilir. Yani ikinci sefer evlenemiyor. Her şey serbest. Yiyecek içeceklerinde de bir problem yok. Sizin yediğiniz içtiğiniz her şeyi onlar da yiyip içiyorlar. Rahip sınıfında olanlar ve bunlar yükselemiyor. En fazla hani kıdemli baş çavuş neyse o da kıdemli papaz oluyor. Rahip sınıfında olanlar, bunlar teğmen sınıfında. Bunlar general oluyorlar. Bunlardan Genelkurmay Başkanı çıkıyor. Bunlar evlenemezler. Bunlar vücuda haz veren dünyevi hiçbir şeye yanaşmıyorlar. Hayvani gıdalar yemiyorlar mesela. Et yemiyorlar. O vücuda haz veriyor. E tabii balık yiyorlar. Onu da killerde falan şarap içiyor. Şarap içiyorlar. Tabii o ay gelmiyor mu şarap? Eee, şöyle, onlar yani alışıla gelen kanaatin şeyine göre böyle alkoliklik gibi içmiyor. O din adamları böyle bir tören sırasında biraz şey diyorlar. Aslında takva sahibi din adamları içkiye karşılar. Pavlus'un risalelerinde var çünkü fazla içip öyle sarhoş olanlara ağır laflar ediyor, şey ediyor. Bunlar evlenemezler. Bunlar mal mülk sahibi olamazlar. O zaman domuz eti de yemiyorlar. Eee, diyet et yemiyorlar. Onlar et yemiyorsa domuz eti et yemiyorlar. Ve kıyafet olarak da vücutlarına rahatlık vermesin diye soft dediğimiz bu sofi kelimesi de sonradan oradan geliyor. Keçi kılından şey edilmiş ama altına da hiçbir şey giyiyorlar. Ondan yiyorlar. Ortodokslar o yüzden kıyafet olarak da siyahı seçmişlerdir. Dünyayı karartmak anlayışını elbiseleriyle şey ediyorlar. Katolikler öyle değil. Onlar beyaz giyiyorlar hem rahibeleri hem. Ama Ortodoksların da mesela beyaz tören elbiseleri var. O son zamanlarda oldu. Sadece Patrik giyiyor. Bir de şeyler giyiyorlar yani Rum Ortodoks Kilisesi, Ruslar falan giyiyor. Ermeniler giymiyor mesela. Sakallarını da mesela hiç kesmiyorlar. Bartel sakalı uzundur. Mesrop Mutaf'ın sakalı. O biraz kesmiş, şey etmiş. Bu 60-70 sene öncesine kadar vardı. Bugün hala İran'da Nasturiler arasında var. Malabar var. Bir ailenin beş çocuğu olursa bir tanesini manastıra vakfederdi. Peki mesela papaz, yani başçavuşlar nasıl başlıyor? Teğmenden nasıl başlıyor? Neye farklı? Şimdi ben aykı mu diyorlar erkeklerine, kızlarına da benatı aykı mu? Okulda öğrenci, manastırda öğrenci. Ailenin beş çocuğu varsa birini zekat olarak manastıra veriyor. Çocuğu veriyor. Mesela Mor Gabriel Manastırı'nda bir Abona Thomas var. Ben 82-87 arası oradayken o zamanlar böyle 40'lı yaşlardayız. Aynı bizim namazımız gibi namazları da var. Sadece onlar için çıkardı dünya kelamı şey etmezdi. Bana o zaman yaşında dediler ve dediler: "Hocam, 5 yaşındayken ailesi verdi bu Abona Thomas'ı buraya. 44 yıl içerisinde üç sefer manastırdan dışarı çıkmış." O da hastalanmış, Midyat'a hastaneye götürmüşler. Yani böyle sosyal hayattan da kendilerini tecrit ediyorlar. Fakat artık aileler çocuklarını vermiyor. Eee, rahibe şeyi mesela hanım dul kalıyor diyelim, çocukları da işte Avrupa'da falan. Bir tek evin altında ne yapacak, bakanı da yok, şeyi de yok. O geliyor manastıra, rahibe oluyorlar. Huzur evi gibi ama manastırın yemek, çamaşır, hayvanlara bakım, bilmem ne işler. Çocuk vermiyorsa ne olacak o manastır ileride? Şimdi şöyle oluyor. Şu anda eğitim gören ilahiyat eğitimi gören çocuklar kendi istekleriyle rahip oluyorlar. Yani Süryanilerin böyle bir. Peki papaz kim oluyor? Din adamı şeyi yok. Sıra niye rahip sınıfı niye? Yani papa sınıfı sonradan. Eee, şeyde okumamış, askeri lisede, harp okulunda okumamış, dışarıdan gelmiş sonradan intisap etmiş. Yani öğretmen subay gibi, şey gibi. Onlar gibi. Mektepli, alaylı. Alaylı, alaylılar papaz. Mektepliler rahip. Rahip gibi. Ve rahipler yükseliyor. Evet, öyle. Temel şeyde Katolik, Ortodoks, İsa'nın haz İsa'nın o monofizit şeyinden mi geliyor? Diofizit, diofizit, diofizit. O. Yani bir bir şey var. Nasturilerin anladığı şekilde de anlamıyorlar. Fakat baktığın zaman da aralarında bir fark. Şimdi Katolik ne diyor? Ortodoks ne diyor? Katolik'te Rum, Rus, Bulgar ve Sırp Ortodokslar, İsa Mesih'te iki tabiat vardır. Biri ilahi tabiattır, biri beşeri tabiattır. Bunu söylüyorlar. Ortodoksların Kıptileri. Ha, hocam, şimdi bunu söyleyen Ortodoks, Katolik fark ne? Evet, hiçbir fark yok. Niye burada fark yok? Hep siyasi güçten mi? Eskiden kalma. Evet. Kimlerle fark var? Ortodoks Mısır, İskenderiye Kilisesi ile fark var. Evet. Antakya Kilisesi ile, Süryani Kilisesi ile fark var. O beden de Allah'tandır diyorlar. Hatta onun şeyini mesela. Peki niye o zaman buradaki Ortodokslar var? Bu Ortodokslar şeyle hemen hemen aynı demek ki Vatikan'la aynı inanç. Ne fark var aralarında? Bir şey fark yok. Gitsinler Vatikan'a bağlansın. Bir şey ama şey farklı. Seremoni farklı. Bir şey söyleyeyim de o anlaşılsın. Hiç lafı uzatmaya lüzum yok. Mesela beş duyumuzu ele alalım. Bir insanın bakıyorsun gözleri yok, hafızası çok güçlü oluyor. Bir duyu eksiliyor, bir duyu artıyor, bir duyu şey ediyor. Şimdi ben bu ruhban sınıfında şunu gördüm. Fatih Bey, evlenmeyeceksin, mal sahibi olmayacaksın, bir şey sahibi olmayacaksın. Hakimiyet duygusu öyle güçlü hale geliyor ki, diyor ki: "Ben bu işe ömrümü verdim kardeşim." Bakın biraz önce Kilos'tan bahsettik. İskenderiye patriği, o Mısır çöllerinde binlerce militan keşiş yetiştiriyordu. Eli sopalı keşişler.
Suikastleri yaptırdı. Rüşvet veriyor, tehditleri yapıyor, bilmem ne yapıyor. Yani dinle, hiç uyuşmaya şey o duygu. Öyle bir hale geliyor ki, bugün modern dünyada bile ben, isim vermeden söyleyeyim, bazı kiliselerdeki mesela metropolitlik seçimi için ben cemaatlerin ne kadar birbirlerine girdiklerini, el altından ne rüşvetler döndüğünü, ben bunlara şahit oldum. Vardı, Vatikan'la ilgili de böyle bir sürü eski hikaye vardı. Yani öldürülen papalar, şeyler çok fazla. Papa ö... Çok fazla öldürülmüş ve bu nedenlerle öldürülmüş. Şeyi budur. Bir ara vereyim, son bir reklam arası vereyim, sonra devam edelim.
[Müzik]
Evet, garip garip konular. Şu Faruk meselesine millet takımı adı Faruk olan 5000 kişiden mail geldi bir anda. Diyorlar ki, "Faruk ne demek? Uyduruyorsunuz, bizi kandırmayın. Bizim adımız Arapça." Hocam, eee, Noel günleri niye değişik? Bir, 24 Aralık, bir, 6 Ocak. Dur. Biz bir şey diyorduk. Sen bir şeye girdin. Bu Faruk meselesini bir açıklığa kavuşturalım, sonra gelim oraya. Faruk'a çok itiraz var. Biz diyorlar ki, "Bizim adımız Süryanice değil, Arapçadan geliyor." Diyorlar. Kök olarak Arapçayla Süryanice zaten şeydir, kardeş dildir. D... Şimdi bizim mesela o elifba'larda biz ilk okumaya başladığımızda, Ebcet, Hevvez, Hut, Kem, Ses, Kar... Bu bütün Süryanice'de aynı mı? Onun Süryanice zaten bunlar. Süryani harfleri. Mana var mı? Süryani harflerini bir dizi haline getirmişler ki öğrenci rahat öğrensin. Bak, Ebcet, Elif, B, C, D... Hevvez, Z, H, T, Y... Bu, Arami, Süryani harflerinin diziliş sırasıdır. Bu alfabe sırası bu mu? Tabii, alfabe sırası bu. Yani, eee, bir 15-20 gün sonra inşallah Süryanice gramer kitabımız çıkıyor. Siz o yazıyı okuyorsunuz. Tabii, o Artuklu Üniversitesi'nde bölümde açılacak. Bir 15 gün, 20 gün sonra matbaadan çıkacak. Süryanice gramer. Onu alayım hocam. Şeyi sorayım. Şimdi Ebcet Hevvez derken sıralama o mu? O sıralama o. Çünkü şimdi Arapçada Elif, B, C, D... Tamam. Aynı sırayla Süryanice'de o. Yani Arap harflerinin yeri değişmiş. Fakat Süryanice senin... Yani o Araplara ait değil ya. Ama şeye yakın. İbranicede de öyle gidiyor. Çünkü tabii, Vav diye şey, bunlar şeyler. Şimdi Arapçayla Süryanice'nin aynı kelime ortaklığı, Arapçayla Süryanice'de %30, %35 civarında. İbranice ile Süryanice'de yazılar farklı, kelime şey... % Evet. Kökten mi geliyor gene? Evet. Yani aynı. Yani Faruk Süryanice niye Arapça? Tabii, tabii. Arapçaya geçmiş. Kur'an-ı Kerim'de çok Süryanice kelimeler var. Şimdi Faruk fike bölemezsiniz. Kafasını bulandırmak mı? Bulandıralım. Salat kelimesi namaz, savm kelimesi oruç. Bunlar da Süryanice. Bunlar Arapçaya sonradan geçmiş. İlahiyat fakültelerinde Süryanice'de Kur'an-ı Kerim'de bulunan Süryanice kelimeler üzerine doktora tezleri yapıldı. Yani vatandaşlar tabii bunu bilmiyor. Bir mahuru yok, şey yok. Mesela, eee, da bak enteresan bir şey söyleyeyim. Gül, ros, ros, rz mu oluyor? Evet, rz. Her dilde rozo. Ermeni, erme... Vay. Enteresan bir şey söyleyeyim size. Ne gibi? Aynı kelime. Aynı. Arapçada mı? Rz. Vert. Arapçada vert mi? Çünkü nereden biliyorsun? V... Şeyde Ermenicede V... Wart. Evet. Hadi V fiili şeyi vardır. Fakat Salat, savm, oruç. Şimdi son çalışmalara göre, Behlavi, ehlevi, şey üzerinden Süryanice üzerinden Arapçaya geçtiği söyleniyor. Çünkü şimdi savm kelimesi, o harf değişmeleri var. Savm oruç oluyor. Listler bunu böyle açıklıyorlar. O hale geliyor. Eee, oruç nece? Farsça değil mi? Efendim? Oruç ehlevi. Oruç kelimesi Beyle mi? Pehlevice. Daha enteresan. Behice. Fakat Şinasi Bey yayınlamıştı o onu şeyde, İştikakçının Köşesi diye bir kitabı vardı. Çok güzel. Şinasi Tekin'in Gönül Hocanın eşi, rahmetli. Orada o harf değişmelerini anlatır. Oruç sav haline geliyor. V Pehlevice var olarak kalıyor. V Batı dillerinde rz olarak geçiyor. Ts değiş ama rz. O da o şekilde geçmiş. Arapça vert. Vert. Daha enteresan bir şey söyleyeyim. Bakın, Kur'an-ı Kerim'de bir ayet var. Pehlevi, pehlevi diyor ki. Peki, o da namaz teden geliyor olabilir mi? Ben onu çok düşündüm biliyor musun? Çünkü çok şeyine girmeyelim ama benzer şeyleri var. Şekiller çok benziyor. Dikkat et, hatırlarsın. Evet, evet. Şeydeki ibadet, Kabe'ye gittiğimizde benziyor. Namaz de namaz. Sanki bütün dinler aynı kaynaktan gibi. E tabii, Sümer kaynaklı gibi. Hepsi. Yok, Adem'den de şey edebilirsiniz. Yani dinlerin kökeni beşeri midir, ilahi midir? Bunun tartışmaları 1940'lardan beri. Burada kim gerçek fikir söy... Öyle bir soru sordun ki. Yani yok. Bak söyleyeyim. Bu Amerika'da Ök Kült Bilgiler Enstitüsü 1975 yılında bir kitap yayınladı. Bu kitap bir projeydi. 35 yılı aşkın bir süre medeniyetle tanışmamış 170 küsur kabile üzerinde dini araştırma yaptılar. Dinler tarihçileri. Yani Afrika'nın ortasında, Güney Amerika'nın bilmem neresinde. Bu yapılan araştırmaların sonucunda şu çıktı. Bütün bu pagan dinlerde, kabile dinlerinde bir çok tanrılı tanrılar panteonu var. Meclisi. Fakat onların üzerinde bir baş tanrı var. Bu baş tanrının özelliği yaratıcı, kudret sahibi olmuş. Diğerleri ise vazifeli birisi. Yağmur yağdırmakla vazifeli birisi, ziraatle vazifeli birisi, savaşla vazifeli biri, bilmem neyle vazifeli biri. Bu şeyin yani diğerlerinin yaratıcı özelliği yok. Buradan hareketle bu Ök Kült Bilgiler Enstitüsü'nün yayınladığı bu raporda diyor ki, bu bu pagan dinlerin bu tanrılar panteonu İslam'daki Allah'ın sıfatlarına benziyor. Aynen. İşte Rezzak sıfatı, rızık veren. Ama eski Roma'da bu rızık tanrısı olmuş. Ev. Bunun gibi diyorlar ki, dinlerin temeli ilahi kökenlidir. Sonradan put, böyle çok tanrılı hale gelmişlerdir. Yani evrim burada tersine olmuştur. O y... Dediğiniz şey, öz inanç geni diyorlar ya. Yalnız o hocanın söylediği şeyi kastediyorsunuz. Esma-i Hüsna'nın. Evet. Aslında bir varlık, her birinin birer ayrı varlık olduğu. Onu da sordum ya ben. Onlar öyle algılıyorlar. O, o batıni ilahide çok olan bir şeydir. Evet. Ama hepsi ona kafir inan edil... Çünkü şey şudur. Tabii. Hayır, hoca öyle demiyor. Hoca diyor ki, o Allah'ın sıfatları. Amerikalı bunun iş... mi söylüyorlar? Ama o bize 7-800 sene önce ot ATM y... Bir şey değil. O ot ATM atılmış da küfre girersin. O şeyı o zaman. Eee, yani rabdir Allah. K... Ben bunu kime sordum? Konuklardan birine sordum. Ben bunu Yaşar Nuri'ye mi sordum? Birine sormuştum. Bu kabul edilmez. İslamiyet sonuçta öyle değil. Böyle. Allah'ın sıfatları ol, sıfatlarıdır. Şimdi burada enteresan bir şey söyleyeyim. Bir önceki konuyla bağlantılı. Bu Süryanice kelimelerle Kur'an-ı Kerim'de bir ayet var. Zenginin cennete girmesi, devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur. Çok laf yalansız, çok para günahsız olmaz da ondan herhalde. Şimdi atasözlerine baktığımızda, edebiyatta, sanatlara baktığımızda, biri biriyle ilgili olan şeylerle o sanat yapılır ve o atasözü oluşturulur. Yani iğneyle iplik, düğmeyle işte ilik, ilik, sapla saman, işte bilmem ne. Bu deve ile iğne. Yani neden deve? Araplar ne anlar? İşte deve var, büyüklüğü gösteren. O ar... Hep öyle algıladık, öyle algıladık. Ben Süryani kaynaklarında deve kelimesi, Cemel. Yani bu Süryanice'de ip mi demekmiş? Gamel, geml. Yani Cebrail, Gabriel gibi. G harfi Arap cim olmuş. Bu kelimenin esas anlamı halat demek. Gemi halatı. Fakat Arapçaya bu sadece deve olarak geçmiş ve ayet böyle şey edilmiş. Halbuki estetik ve sanat açısından baktığınız zaman, iğneyle uygunu olan halatın geçmesidir iğne deliğinden. Allah Allah! Yani Kur'an'da, Kur'an'ın bu ayeti yanlış mı? 1400 yıldır yanlış tercüme ediliyor. Yani Kur'an'da Süryanice bir bölüm var. Süryanice kelimeler Arapçaya geçmiş, yanlış anlamla geçmiş. Yani o anlamla geçmiş, oradan bir mana alınmıyor. Başka manası alınıyor. O deve manası alınmış oradan şey edilmiş. Halbuki o kelimenin bir de halat manası var. İğneyle uygun olan. Yani Cenabı Hak bir şey yapacaksa, Kur'an mucizevi bir şeydir. Ona uygun olanı yapar. Kul bile atasözü, sanat yaparken birbiriyle uygun. Hazreti İsa'nın bu İslami metinlerde de geçer. Hı hı. Tam ifadesiyle göğe ağarken, çıkarken iğne götürmesin sebebi nedir? Yanında iğne var. Yanında. O hep tartışıldı. Benim o konuda bir... Bir dikiş hesi vardır hocanın. Hazreti İsa'nın mı? Yani ben on metinlerde geçer. Ne ile çıkar? Bizim metinlerde geçebilir. Yani ben Süryani kaynaklarında ben ilk defa duyuyorum. Adı inle çıkar. Hatta şid... Aleyhisselam pirleridir, terzilerin, şeylerin. İdris şeyi falan. Neyse, İsrailiyat diyelim. Sonradan iş. Peki bir şey soracağım. Şimdi sizin başta söylediniz, bir şeye ben takıldım. Dediniz ya başta, İsa Yahudi. Evet. Peki İncil ne? İsa hakikaten bir kitap getirmiş mi? İsa'nın bir tebliği var mı? Kitap olarak? Evet. Şimdi var. Onu kurcalama mı diyorsun? Şok. Hayır. Hayır. Yani ben cahil cüretiyle her şeyi kurcalıyorum. Bak. Dediğiniz doğru. Şimdi zaten kitabı olan, kitabı olan bir dini yeniden düzeltmek için geldiyse, demek ki başka bir kitap gel... Gerek yok. İncil diye bir kitap yok mu? Yoksa şimdi Müslümanların bir iddiası var. Diyorlar ki, bu İncil tahrif edilmiştir. Aslı bu değil. Çıkarmışsın. Peki tahrif edilmiş Tevrat olabilir mi? Tevrat için de aynı şeyi söylüyorlar. Hayır, hayır. İncil tahrif edilmiş Tevrat olabilir mi? Hayır. Yok. O ayrı bir kitap. Yani Kur'an da bunu söylüyor. Hayır. Y... İncil diye bir şey. Belki de yok. Ya bilmiyoruz ki. Hayır. Var. Var mı? İncil diye bir şey var. Nereden var? Şimdi Müslümanlar Hristiyanlara diyorlar ki, sizin kitabınız tahrif edilmiş, bozuk. Bu kitap nereden? V... Hristiyanlar da diyorlar ki, ya siz bunu nereden çıkarıyorsunuz? Niye tahrif edilsin? İki taraf da haklı. Bu Nasrettin Hoca'nın şeyi benzedi. Nasıl? İki taraf haklı. Müslümanların kastettiği İncil, Allah'ın İsa'ya vahyettiği İncil. Hristiyanların kafasında böyle bir vahiy şeyi yok. Yoktur. Onların kastettikleri inciller, Matta'nın, Markos'un, Luka'nın, Yuhanna'nın İsa hakkında yazdıkları biyografi kitaplarıdır. Biyografi. İncil bir şeriat kitabı değil. Sözleri vardır içinde. Var. Söz var. Onun vahiy kaynaklı şeriat kısmı. İsa'nın meşhur o Zeytin Dağı'ndaki hitabesi. Bir orada 10 emir, emir-i aşere dediğimiz 10 emri orada şey ediyor ki, bu Tevrat'ın da aslıdır, Kur'an'ın da aslıdır. Yani Müslümanlarla Hristiyanların İncil'den kastı varı farklıdır. O yüzden aralarında şey çıkıyor, fark. Yani vahiy gelmiş İsa'ya tabii. Yani Kur'an onu söylüyor ama yeni bir din kurucusu olarak görmüyor kendini. Şimdi incillerin yeni bir şeriat getirmemiş. Musa şeriatın reformatörüdür. Eski Ahit, Yeni Ahit. Yani Es... İsa'nın Musa'nın getirdiği şeriatın eksik kısımlarını tamamlamak, bozulan kısımlarını. Musa kırdığı tabletleri getirmiş. Yani kırılan diyelim veya Yahudilerin sonradan işte Tevrat'a sokuşturmak tanesini. K... Öyle diyorlar. Gelenek öyle söyle. Evet, öyle derler. Ne görsün? Fakat o İsa'nın Zeytin Dağı vaazı muhteşemdir. Yani çok güzeldir. İsa enteresan bir adam zaten. İyi bir adama benziyor yani tarz olarak falan. Şimdi Yahudi... İslamiyet'e göre peygamberdir. Hayır. Şey olarak kötü derken şunu k... Yani yumuşak, böyle iyi, iyilik yaymaya çalışan falan. Enteresan bir adam yani. Evet. Yani mesela Musa'ya baktığın zaman çok sert. Çünkü Musa yani Musa bayağı ceberut, yani döken, emreden falan. İsa öyle değil. Çok daha farklı, değişik bir adam. İsa niye babasız doğmuş hocam? O aslında İsa'nın annesinin bir kocası var. Sonradan evleniyor. Sonradan evleniyor. O geçen gün burada şey de... Hocam, o Yahya, Zekeriya, biraz karışık o işler. Yusuf yok mu ya? Yusuf kim? Var var. Kocasıdır yani. İsa'ki. Ama o şimdi geçen hafta o hocaya sordunuz, o yok mok dedi. Hayır. Meryem evleniyor. Evleniyor ve çocukları oluyor. Yakup da İsa'dan sonra Kudüs Kilisesi'nin başına geçiyor. Yani cemaati o yönetiyor, o şey ediyor. Şeyde de Resullerin İşleri adlı kitapta da Yakup'tan o kadar şeyle bahsediliyor ki. Bu cemaatin farkı şu. Bu bunu da şey edelim. Şimdi de bu Yahudi asıllı Hristiyanlar. Yani Hz. İsa Yahudilere gelmiş bir Yahudi peygamberidir. Şeyle yok. İsa'nın söylediği şudur. Bütün dört incilde de aynı şey eder. Biri bozulan şeriatı yerine oturtmak. Bir diğeri de ilahi melekûtun geleceğini haber vermek. Yani ahir zaman peygamberidir. Müslümanlar diyorlar ki, Hz. Muhammed'e haber vermek için böyle yorumluyorlar. Şimdi bu İsa'nın cemaati, İsa'dan sonra ne oldu? Yakup bu cemaatin başına geçti. Bu cemaat 70 yılına kadar. Bunlar Pavlus düşmanıdırlar. Yani Yahudilerle. Sonra Hristiyanlık ikiye bölünüyor. Yahudi kökenli Hristiyanlar, batılılar, ebiyonit diyorlar bunlara. Putperest kökenli Hristiyanlar. Putperest kökenli Hristiyanlar, Pavlus bağlı. İsa şeriatı kaldırdı diyorlar. Yahudi Hristiyan kökenli Hristiyanlar ise havraya gidiyorlar, Tevrat okuyorlar, Şabat gününe, cumartesine riayet ediyorlar. Titus 70 yılında Kudüs'ü tahrip edince bu Yahudi asıllı Hristiyanlar, İsa'nın akrabası olan Mor Şemun başkanlığında bugünkü Pella, Ürdün'de o Şeria Nehri'nin, Ürdün Nehri'nin kenarına gelip yerleşiyorlar. 400 yıla kadar bu cemaat orada yaşıyor. Bu cemaat İsa'ya Tanrı demiyor. İsa'ya peygamber diyorsunuz. Yok. Esenler Yahudiliğin bir cemaati. Buna ebiyonit diyorlar. Hristiyanlar, batılı Hristiyanlar. Bu cemaat orada yaşıyor. Bu cemaat namaz kılıyor, oruç tutuyor. Yani Doğu Ortodoks kiliselerinde namaz var. Aynı bizim namazımız gibi. Başka bir programda ben burada göstereyim de. Aynı beş vakit, rüku, secde olan namazları var. Bu cemaat 7. yüzyıla kadar burada yaşıyor. Bu cemaatin içerisinden birisi. Bunlar bir ahir zaman peygamberi bekliyorlar. Meşhur Selman-ı Farisi. Bu cemaatin içerisinde. Evet. Ha hocam diyorsunuz siz. Evet. Bu Medine'de bir peygamberin geldiğini duyunca zaten bekliyorlar. Kalkıp Medine'ye geliyor ve Müslüman oluyor. Ahir zaman peygamberi sensin diyor. Bakara suresinin 62. ayeti var. Süleyman Ateş bununla ilgili bir makale yazdı. Türkiye birbirine girdi ilahiyatçılar birbirine girdi. O Bakara suresinin 62. ayetinde diyor ki, o ayet nasıl gelmiş? Selman bir gün peygambere diyor ki, "Ya Resulallah, şimdi benim içinden geldiğim cemaat İsa'ya peygamber olarak inanıyordu, namaz kılıyorlardı, oruç tutuyorlardı. Fakat gelip sana iman etmediler. Bunların durumu ne olacak?" Peygamber de, "Bizim tefsir kitaplarımızda yazıyor, nüzul sebebi ayetin şeyinde, bunlarda yazıyor, bütün tefsirlerde de var." Peygamber diyor ki, "Müslüman olmadıktan sonra cehenneme giderler." Selman buna çok üzülüyor. Diyor ki, "Benim o içinde bulunduğum cemaat çok iyi insanlardı, yalan söylemezler, hırsızlık yapmazlar, ibadet ederler, şey ederler. Yani sırf gelip seni görmediler diye bunlar nasıl cehenneme giderler?" Bir müddet sonra bu sorusunu tekrar ediyor. Gene peygamber aynı cevabı veriyor. Birkaç ay sonra tekrar uykuları kaçıyor. Artık tekrar söyleyince bu ayet iniyor. Bu ayet şudur: Bakara suresinin 62. ayeti. "İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar, Sabiiler..." Gerisini saymıyor. Bu nokta nokta demektir. "Bunlardan her kim Allah'a inanırsa ve ahiret gününe iman ederse, Salih amel de işlerse, onlar için bir korku, bir endişe, bir mahzunluk yoktur." Müslüman müfessirler bu ayeti tefsir ederken diyorlar ki, "Hristiyan olup da Müslüman olan, Yahudi olup da Hristiyan olan..." Fakat Süleyman Bey dedi ki, "Hayır, burada olsaydı ayet açıkça derdi." Bu o Selman'ın sorusu üzerine geldi. Yani Allah'ın bir olduğuna iman ettikten sonra, ahiret gününe de iman ettikten sonra, Salih amel de işlerse, dünyada bu adamın adı ister Müslüman olsun, ister bilmem şu olsun, ister bu olsun, bu insanlar cennete giderler." Yalnız işte öbür tarafta küfürdür der. Türk ilahiyatçılarının önemli bir kısmı ayağa kalktı. Süleyman Ateş için dediler ki, "Anası Ermeni de, anasını cennete sokmaya çalışıyor diye ayeti böyle te..." Yalnız bu ayet, bu sadece Süleyman Hoca'nın değil, daha önce de bu şekilde, sonradan da bu şekilde tefsir edenler oldu. O dinler diyaloğu, bilmem ne, şu bu. O da kullanıldı. Bunlar Cübbeli Ahmet Hoca da söyledi. Ağır bir şekilde orada eleştirdi onu. Yani öyle bir şey varsa İslamiyet niye geldi? Bir de o var. Yani ben inanmıyorum. O TS buu. Ben ben onun söylediğini söyledim. Burada on... Hocam, Antalya'daki Patrick niye Şam'da oturuyor? Şimdi efendim, dedik ki, Patrik İlyas Şakir Mardin'de oturuyordu. Şey patri... Hayır, Ortodoks patriği nerede şu anda? Antakya'daki Şam'da oturuyor. Niye? Şimdi Süryani değil, Ortodoks. Süryani Ortodoks. Mardin'deydi. İlyas Şakir 1932'de Malabar Kilisesi'ni ziyaret etmek için Hindistan'a gitti. 32 dediğiniz 1932. Yani Atatürk'ün sevdiği, kendisine gönderdiği şeyler var. Karşılayan... Ankara'da karşılayan İlyas Şakir. Ve Lozan'a da temsilci göndermediler. Yani bu azınlıklar şeyi falan görüşülürken, "Biz azınlık falan değiliz, biz bu ülkenin bir sınıf vatandaşıyız." dediler. Azınlık da göndermediler. Bu jesti dolayı Atatürk de çok severdi İlyas Şakir'i. 1932'de Hindistan'a, oradaki Malabar Kilisesi'ni ziyaret etmeye gitti. Orada hastalandı ve vefat etti. O sırada Suriye Fransızların işgali altında. Ev. Fransızlar bunu fırsat bildiler ve kendileriyle iyi dirsek teması olan Mor Barsa, Holos Metropolitiydi. Humus yani. Evet. Onu organize ettiler, Patrik seçtiler. Kim seçti? Sinot var mı? Onlar orada mıydı? Sinot orada mıydı? Evet. Sinodu Fransızlar Suriye'de topladılar ve ona destek verdiler. Onu seçtirdiler. Bu Mor Barsa, o Milli Mücadele öncesinde de Fransa'ya falan gitmiş gelmişti. O daha farklı düşünüyordu. Patrik Türkiye ile de pek arası soğuktu. Kendisi Patrik seçilince Mardin'e gelmedi. Patrikhaneyi Holos'a taşıdı. Sonra birkaç sene sonra da oradan Şam'a taşıdı. Ve o nedenle o günden bugüne Türk pasaportu taşıyan metropolitler, bir Patrik çıkmadı. Suriyelilerden çıkıyor ve Şam'da, B'toma denilen mevkide patrikhaneleri orada. Şu anda Zekeriya Ayvaz, işte 80 küsur yaşında, 85 yaşında, rahatsız da epey rahatsız da orada oturuyorlar. Peki bunlar bildiri verirken, yayınlarken, fetva verirken nerenin ismi? Resmi isimleri Antakya. Antakya olarak. Ama Şam'da veriyorlar. Tabii Şam'da veriyorlar. Son zamanlarda Türkiye'de bu dile getirildi. Yani özellikle Fener Patrikhanesi'ne bir denge olması açısından bu Patrikhanenin tekrar Mardin'e getirilmesi hususunda. Bunu mesela generallerden de... Yine bir ara vereyim arkadaşlar. Uyarıyorlar, şey ettiler. Bu arada siz çok detaya giriyorsunuz. Bazen ben uzaklaşıyorum konudan. Ben uzaklaşan bir iki okur da izleyici de uzaklaşıyor. Çok detay girdi. Bilmiyorum bana mı geliyor acaba? Süryaniler burada. Hı hı. Vatikan, Şam'da. Şam'da. Evet. Onu... [Müzik] Soruyor. Bu arada şeyler var. Ekümenik iddiası için ikide birde "Bizi endişelendirme" diyemezsiniz. Sana mı soracağız ne diyeceğimizi? Deriz. Hadi ne yapacaksın? Allah Allah! Şimdi böyle mailler geliyor. "Diyemezsiniz" dedim. Şimdi bizi ilgilendirmez diyorlar. Ben demedim zaten. Dini bir mesele, dini bir meseledir. Siyasi bir mesele de değil. Bu da bir görüştür. Bunu da üzle bilenler söylüyor. Sizin gibi dangıl dungul herhangi bir şey bilmeden böyle abuk sabuk konuşanlar değil. Diyemezsiniz demiş. Sana mı soracağız? Bunu diyenlere diyorum tabii. Vatandaşlara değil. Diyemezsiniz. Hani demeyin, tartışalım diyemezsiniz. Dedim. Hadi ne yapıyorsun? Tövbe estağfurullah. Ne hasta ruhlu adamlar var dünyada ya! Diyemezsiniz. Ara verelim dedik. Ara veriyoruz. [Müzik] Dangalaklar! Hocam, şimdi diyorsunuz ki, bu ikisi aynı. Yani Katoliklik de, Protestanlık baktığınız zaman özünde... Pardon, Ortodoksluk. Ortodoksluk özünde aynı diyorsunuz. Peki Noel günleri niye farklı? Biri 24'ünde kutluyor, biri hocanın başında 6'sında. 6'sında. Şimdi şöyle, yılbaşıyla esas Noel farklı şeyler. 26'sında birisi, birisi işte biri yılbaşı. Yılbaşı normal bir kutlama değil. Şeyle Hristiyanlık yok. Ortodoksların farklı bir günü vardı. Yok, şeyi yok. Şimdi Christmas dediğimiz Noel. He. Noeli Şerif. 24 Aralık. Vatikan'da. Hı hı hı hı. Ortodokslar niye 6'sında? Başka bir şey yapıyorlar. Şimdi bu zaman zaman, eee, takvim şeysi mi farkı? Takvim şeyinde onlarda farklılık var. Bu özellikle bizim kameri aylar, Samilerin şeyleri. Mesela bir Hazreti Peygamber'in de hep 63 yaşında olarak biz onun vefat ettiğini şey diyoruz. Miladi şeye göre 30 yılda bir evet, bir yılını atarsanız aslında 61 yaşında vefat etmiş oluyor. Şimdi zaten İsa Mesih'in doğum tarihi hususunda da sıfır olarak eee şey ediliyor. O da bir yanlış hesaplamadan gelme. Milattan 4 yıl önce doğ... Milattan 4 yıl önce de yani şimdi aslında 2014 yılına mı girdik? Eee, yani öyle hesap ederseniz öyle olur. Öyle olur. Bu bir piskoposun yanlış hesaplamaları neticesinde böyle edildi ama ondan sonra da öyle kabul edildi. Bu Christmas, İsa'nın kaça gerildikten sonra o mezardan diriliş şeyi olarak şey ediyorlar. Ama bu tarih ne zaman şeye geldi? Biz Mitra'ya baktığımız zaman, Mitra'nın doğuş günü o gündür. 24 Ocak. Bizim Aralık. Biz Kibele, Adis'e baktığımız zaman evet, aynı tarihtir. Biz İsis, Osiris'e baktığımız zaman aynı tarihtir. Biz Domuzu İnan tarihtir. Temmuz muye baktığımız zaman aynı tarihtir. Yani Hristiyanlık putperest kökenli. Hristiyanlık aslında bu sır dinleri dediğimiz dinlerin. Yani komünyon ayini mesela Hristiyanların pazar günleri yaptıkları o şaraplı ekmek. "İsa'nın bu benim etidir, iyiniz bu kanımdır, içiniz içiniz." İsa böyle bir şey söylememiş. Böyle bir şey söylememiş. Mesela bu Kibele, Attis şeyinde aynen şey şudur. Diğerleri için de geçerli. Kibele beşeri bir annedir. Meryem gibi. İlahi bir babayla şeyi neticesinde Attis doğmuş. Buradan o da İsa gibi büyümüş, düşmanları tarafından öldürülmüş. Öldükten 3 gün sonra dirilmiş, babanın yanına çekilmiş. Ona inanan müminler onun o diriliş şeyiyle onun et ve kanını kendi vücut almak için pazar günleri mabetlerde bu komünyon ibadetini yaparlardı. Pavlus bunu aldı. Aynı hadis. Bu peki? Yani bütün bunlar aslında pagan kültüründen gelen. Pagan kültüründen geliyor. Evet. O Aralık, Ocak farkı takvim farkı değil mi? Takvim farkı. Takvim farkı. Hristiyanlar, Hristiyanın her şeyi pagan. Onların bazıları. Müslümanlar da geçmiş. Hristiyanlar arasında Tevhit, Teslis meselesi 4. yüzyıla kadar çok şiddetli devam etmiştir. Mesela bir Antakya Patriği, Samsatlı Pavlus vardır. Ben onun 2005'te bu Antakya'daki medeniyetler buluşmasında onun Tevhit anlayışını bir bildiri haline getirmiştim, orada sundum. Vatikan'dan katılan 8 kişilik bir heyet vardı. 3. derecede bir kardinal vardı başlarında. Benim o tebliğin metnini aynen aldı, hem CD'sini aldı, hem benden bir kopyalarını aldılar. İsa'yı aynen Müslümanların tarif ettiği gibi tarif ediyor. Sonradan kiliseden atıldı o zaten. Yani ama 360'la 76 arasında, 2. 60 ile 76 arasında 16 yıl patriklik yaptı. Bu insan 2002 yılına kadar komedis dönemine kadar sünnet oluyorlardı Hristiyanlar. Roma İmparatoru yasakladı. Bundan vazgeçtiler. Yani bu dinlerin ibadet ve itikat şeyleri birbiriyle aynı. Yahudilikle, Hristiyanlıkla, Müslümanlığın ayrı. Hristiyanlık sonra bu işi şeriat ortadan kalktı. Pavlus İsa'yı şöyle izah ediyor. Diyor ki, Adem'le Havva bir günah işlediler. Tanrı da onları kovdu. Fakat acıdı. Bu asli günahtan dolayı peygamberler gönderdi, kitaplar gönderdi. Fakat bir türlü bu insanlarla baş edemedi. En son bundan vazgeçti, oğlunu gönderdi, onu haça gerdirerek insanlığın günahlarına kefaret yaptı. Onu. Bu yüzden Pavlus İsa'nın hahamlarla mücadelesini şeriatla mücadele gibi anladı, öyle izah etti ve dedi ki, şeriat kaldırılmıştır. Pavlus kendi risalelerinde çok enteresan da bir örnek veriyor. Diyor ki, günahın bizatihi kaynağı şeriatın kendisidir diyor. Örnek olarak da dediği şu an... Paulus, Paulus. Sizin aklınıza çok yatar. Örneği de şöyle veriyor. Eğer nikah denen bir şey olmasaydı, onu şeriat getirdi, zina da olmayacaktı diyor. Nasıl olmazdı? O fazla keşiş hayatı yaşamış galiba. Şimdi söylediği mantık doğru. Yok mu? Zinayı haram kılan şey nikah dindir. Yani o olmasa denen bir şey olmayacaktı. Böyle bir gün yani kanun olmasa, kanunsuzluk diye bir şey olmayacak. Biraz ekstrem bir düşünce tarzı ama şey mi mantığı var? Kanunun gidip memnunun avdet etmesine geliyor. Yani ne o? Biraz ona geliyor. Yani Türk Ceza Kanunu olmasa kimse suçlu değil gibi düşün. Memnun zail oldu, mani avdet etti hikayesi olur. O zaman Pavlus biraz saçma sapan bir adam şu anım kadarıyla bu konudaki. Yani şöyle diyelim. Öyle de demeyelim. Çünkü milyonlarca insan. Ben sizin kadar cesaretli değilim. Milyonlarca insanın aziz kabul ettiği dinin temel kurucusu da o. Hristiyanlığın. Bir de hemşehrimiz yani Tarsuslu. Tarsus biraz da orada. Burası ne diyor? Onun için Ortodokslar. Onlar da Pavlus artık bugün tartışmasız, tartışmasız, tartışmasızdır. Evet. Yani Hristiyanlığın bütün ilkelerini onun mektupları. Bir e... Sen Andre haçı vardır. Evet. Bu Andreas'tan mı geliyor? Tabii, tabii. O, o onu nasıl şey? Şimdi mesela at devamlı evet. Haftaya da yapılacak. Gı çıkartıyorlar ya soğuktan. Evet. İlk şimdi 40 küsur sene, aralık aradan sonra ilk defa bu sene yapılacakmış. Şeyde Çengelköy galiba, Boğaz'da. Niye hep her sene yapılır ya? Boğaz'da yapılmasaydı yapılır. Hariçte yapılırdı. Hariçte yapılırdı. Yok, Kumkapı tarafında yapılırdı. O sadece Rum Kilisesi. O Samatya'da yapılırdı. İlk defa Boğaz'a atılacakmış. Geçen gün mesaj geldi. Rum Kilisesi'ne ait bir gelenektir. Diğer Ortodoks kiliselerde yok. Yok, sadece oraya. Çünkü deniz kenarında bu var. Yani şimdi mesela Süryani nereye atsın onu? Şeyde, Antakya'da atsın. Orada da deniz kenarı. Onlar haket olur da şeyde nasıl olacak? Şam'da nereye atacak? Onlar İskenderiye'de atabilir. Şimdi atamaz da. Cam gider deniz kenarına. Öyle bir şey. Ama bu sadece Rumlara ait bir gelenek. Diğerlerinde yok. Şeyi soralım hocam. Şu Barnaba İncili. Onu soracağın. Şimdi Barnaba İncili nedir? Şimdi iki tane incirden bahsediliyor. Çok ekstrem. Bunlar birisi Barnaba. Barnaba çok ekstrem değil de mesela bu hepimizin hain diye bildiği, İsa'yı satan adam diye bildiği Yahuda. Evet. Şimdi onun aslında İsa'yı satan adam olmadığı, diğerlerinden birilerinin sattığı, İsa'yı Yahuda'nın ise İsa'ya çok bağlı olduğu ve Mısır'da da Yahuda İncili diye bir İncil bulunduğu yolda rivayetler var. Almanlar da geldiler, araştırdılar, marştırdılar, karbon testi yaptılar. Zaman tutan tuttu. Şimdi kilise bu dört incilin dışındaki incilleri apokrif damgasını vurdu. Yani sonradan uydurulmuş sapkın inciller. Ama şimdi karbon sonucu o Mısır'da bulunan incilin hepsinden daha eski ve İsa'nın doğum tarihine yakın olduğunu olabilir ama kilisenin bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir... Bir
Ee, bir ay olmadı henüz. 202 gün önce, yalnız. Eee, Londra'da, eee, Hz. Osman döneminden kalma, karbon testi yapılmış bir Kur'an sayfası satılmış. Bir sayfa, tek sayfa. Korkunç bir... Beyler, kınını söyleyeyim size. Niye? Eee, hadi söylemeyim adını. Neyse. Bir vatandaş, zannediyorum herhalde gayrimüslim. Hristiyan değil. Hristiyan olma ihtimali var herhalde. Bilmiyorum. Eee, Sayın Fatih Bey ve Sayın diğer konuklar, sizce bir Hristiyan inancını tartışmak, Müslüman bir ilahiyatçının işi mi? Neden Hristiyan bir teolog yok? Bu biraz tuhaf değil mi? Tartışma tarihini, T süreci konuşuyoruz. Tartışık mes... Japon tarihini anlatmak için bir Japon bulacağız mesela. Yani biz teslisin mantıklı mı, mantıksız mı, doğru mu, yanlış mı olduğunu söylemedik. Biz tarihi süreci konuşuyorduk. Yani şey ediyorduk. Bizde teolo... Uzaydan bahsetmek için de uzaylı bulmak gerekir mi bir tane? Bizde teoloji ile tarihi hep karıştırıyorlar.
Evet, doğru. Evet, maalesef. Yani biz burada akideyi tartışmadır yok. Tabii canım, tartışmaz. Saygıda duyarız. Yani kim nasıl istiyorsa öyle inanır. İsteyen istediğine inanır, isteyen istemediğine inanmaz. Yani. Aynen öyle. Allah Allah! Yani, ya bunlar ne biçim işler? Bu ne alınganlık budur kardeşim. Yani hiçbir şey tartışamıyorum. Yani anlat anlatıyorum. Şey de tartışmıyoruz ki. Tövbe tövbe. Murat, sana da biraz dik oturmanı tavsiye ediyorlar. Beli ağrır, beli ağrır diyorlar. Eğer öyle dik oturuyorum o kadar. Ya koltuğu indiriyorum rahat dik oturayım diye. Alçak kalıyorsun diyorlar. Kaldırıyorum. Rahatsız oluyoruz. Yani şu zengin cennete gitmez. Gitmesi zor. Halatın iğneden geçmesi gibi. Kur'an'da var mı hakikaten böyle bir şey? Hadis mi bu? Şey mi? Sure AET canım. AET, hı nerede diye soruyorlar. Çok da... Onan. Hı hı. Kaçtadır o? Onu bilmiyorum. Yerine ama ayet yani. Hatta en son, eee, bir meal hazırlandı. İzmir ilahiyatta. Benim bu dediğim şekilde o ayeti bu sefer öyle yazdılar. Cemal Sofyalız hocam. O şimdi bir meal hazırlama modası çıktı. Bu devamlı Diyanet yeni meal yaptırıyor. Bilmem ne üniversitesi yeni meal yapıyor. Bunlar acaba diyorum, hiç paranoyak düşünmem ama, eee, Kur'an meallerini uyum yasalarını uyarlamak için mi? Yani Ömer Nasu hocanın var, şunun var, bunun var. Bir dakika, bir bırak. Bir haberleri var. Bir haberleri var. Hemen haberlere gitmek zorundaymış arkadaşlar. Uyarıyor değerli. Bir haberleri için haber merkezine varıyoruz. Bakalım ne haber var.
[Müzik]
Evet, spikerimiz ceketinin rengi çok güzeldi. Kar başlamış Murat. Dışarıda. Biz girdiğimizde yazdı. Ben galiba eve gidemeyeceğim artık. Sabaha kadar buradayız. Hocam, kusura bakmayın. Otel şurada. Otel şurada. Odalarda güzel koltuklar var. Otelde de kalmam. Buradaki koltuklar çok. Ben 5'e kadar program yaparız. Sonra yatarım. 9'a kadar. Arada uyuyorum ben. Arada kanepede çok rahat uyuyorum. Odalardaki... Sen zaten sen burayı eve çevirdin yani. Hocam, şimdi bir mail var. Onu bir sorayım. Bir profesörden geliyor. Profesör Doktor Atadan Tunacı. Doğru mudur? İsim bilmiyorum. Sayın hoca, herhalde bu sizsiniz. Bana demiyordu hoca diye. Sana yani. Yemen'de bulunan ve Alman dil bilimciler çözülen Kur'an için ne düşünüyor? Süryanice, Arapça benzerliği. Madem bu keleri o zaman sana yazıtlarının inkar edilmesi pek de doğru değil. Sana yazıtları mı? Bilmiyorum ben konudan haberim yok. Suhufu mu diyorlar? Yazıtları mı diyorlar? Anlaşılmadı. San ne bulunmuş ki? Hadiseyi biliyorum ben. Ne hadise, ne şey de bahsetmişti burada. Eee, şu şimdi Yemen'de evlerde eski Kur'an nüshaları var. Ha, evet. Geçen gün bahsetmişti. Doğru. Eski Kur'an nüshaları var. Fakat onlar Süryanice falan değil, Arapça. Alman, Almanlar incelemeye başladılar. Yani arkeologlar. Evvela değil, bunlar toprak altında falan çıkmadı. Evlerden çıktı. Ve o bölgelerde çok dışarıyla bağlantısı olmayan bölgelerde kıta Arabistan'a çok eski devadan kalma, suhuf denilen, yani Kur'an sahifeleri çıkıyor. Fakat yapılan o son araştırmalar şunu gösterdi. Bir, tahrifat yok. Yani en eski metinle en son metin arasında hiçbir fark yok. Hiçbir fark yok. Hiçbir değişiklik yok. Onlar tam tersine sağlam olduğunu gösterir Kur'an'ın. Orada. Tabii. Yani onlar Arapça. Peki İran'da ve Libya'da farklı Kur'anlar olduğu yolundaki iddialar doğru mudur? Onu bir uyduruyor. O arkadaşların anlamadığı nokta şu. Aynıdır. Olur mu öyle şey? Bugünkü Arap yazısı bundan 1000 sene önce böyle değildi. Evet. Süryani yazısıyla zaten aynı yazı. Yani bu Arap yazısı daha estetik hale getirilmiş. İlk dönemlere baktığımız zaman. Harek de zaten yazılarda. Daha sonra peygamber döneminde hareke yoktu. Hz. Peygamber'in mektupları var mesela. Muhammed Hamidullah Hoca onları yayınladı. Türkçede basıldı. Onlar mesela o yazıya baktığınız zaman Süryani yazısıyla çok yakın. Daha sonra Ar... Himyeri. Himyeri harfleri aslında. Evet. Yani Himyeri harfleri. Çünkü İslam'dan önce, İslamiyet'ten önce 3 medeniyet. Main, Seba, Himyeri. Himyeri yazısı. Sonra Himyeri Kufi halini alır. Evet. Kufi yazıya döner. Ve o dönem tabii Kufi'nin de çok çeşitleri var. Kufi de bana nedense Gotik gibi geliyor. Böyle benzer. Öyle ama köşeli köşeli köşeli. Evet. Kufi, sonra Yakut sonrası, Yakut Mutasi sonrası daha estetik hale gelen yazı. Ama metinde bir farklılık yoktur. Yani muharref değildir. Değildir. Evet. O Yemen'de bulunanlar da onlar yazıt değil, suhuf denilen sayfalar. Şimdi bu arada hocanın bahsettiği şey El-Araf, Araf Suresi 40. Ayet. Zenginler meselesi. Hocam, bir şey daha soracağım merak ettiğim şey. Yazısı şu. Yani bizim o Kufi yazısına benzeyen de onlar da başlıklarda kullanıyor. Evet. Sağdan sola aynı harfler. Yazı şey. Bir şey merak ediyorum. Şimdi yine aklıma geldi. Abuk sabuk şey benim aklıma geliyor. Nedense aklım kötüye çalışıyor ama yok, o kadar kötü değil. Kudüs kutsal. Evet. Niye kutsal? Şimdi yok, şey. Ha mesela üç din için de kutsal. Evet. Tek şehir dünyadaki. Yani üç dinin. Müslümanlar için niye kutsal? Hz. Peygamber oradan miraca çıkmış. Bizim anlayışımıza, inancımıza göre. Yani Hz. Peygamber Kudüs'e gelmiş mi hak? Yani o Miraç hadisesine işte Kudüs'ten gelip şeye çıkmış. Yani geleneksel kitaplarımızdaki şey böyle manada derler. Ha o böyle bir seyahati var mı Hz. Muhammed'in? Manada. Manada ha. Vücut olarak gelmemiş. Yani işte o tartışmalı şeyde. Yalnız kervan zamanı o zamanlar gitti mi o tarafa? Bu sıraya kadar gelmiş. Nereye? Bu sıraya kadar. Gelmiş. Yukarı çıkmamış. Oradan o tarafa şey etmemiş. Ve bizim ilk kıblemiz zaten biz Kur'an ne zamana kadar kıble? Kudüs. Hicretten hemen sonra. Vallahi hicretin kaçıncı yılıydı? Bir ikindi namazı sırasında peygamber namaz sırasında Cebrail ona dön, Kabe'ye doğru diyor. Namaz sırasında dönüyorlar. Ondan sonra Kabe. Önce Kudüs. Kur'an zaten Yahudi peygamberlerini hak peygamber kabul ediyor. Yani Kudüs Beytül Makdis diye hem Kur'an'da hem bizim literatürümüzde. Osmanlılar da Kuds-i Şerif, Kuds-i Şerif kutsal şey edilmiş, kutsal demek. Aynı K... Şeyden takdis edilmiş, kutsanmış şehir. Şimdi şeyde Kudüs'te bir takım kiliseler var. Bunlardan bir tanesi İsa'nın doğduğu yer mi? Çarmığa gerildiği yer mi? Orada ayrı. Ha, iki tane. Biri doğduğu yerde bir kilise var. Kamame Kilisesi. Bir de çarmığa gerildiği yerde bir kilise var. Çarmığa gerildiği söylenen yerde bir kilise var. Meryem Ana Kilisesi var. Ne var şimdi? Buralardaki mezhep? Nedim? Bunlar Katolik midir? Ortodoks mudur? Hepsi Ortodoks. Ortodoks. Yalnız Katoliklerin de var orada kiliseleri. Bizim onunla ilgili şeyimiz şöyle olmuştur. Hz. Ömer döneminde orası fethedildi. Osmanlılar Yavuz'la orayı alınca biz oranın, hani Kanuni döneminde o Fransızlarla imtiyazlar, kapitülasyonlar falan var. Oradaki o Kamame Kilisesi, bizim televizyonlarda da Kıyamet Kilisesi falan diye geçiyor. Evet. Kıyam, ayağa kalkmak demek. Yani İsa'nın o gömüldüğü mağaranın üzerine inşa edilmiş Kamame Kilisesi demek o. Ve bizim televizyon Kıyamet şeklinde şey diyorlar. Kıyamet değil. Biz oranın yönetimini Fransız Katoliklere verdik. Kanuni döneminde. Zaman zaman diyelim ki Fransızlarla canımız sıkıldığı zaman alıp Ortodokslarda birisine veriyorduk. Zaman zaman. İtilere verdi. Osmanlı dönemi. Zaman zaman şeye verdi. Bizim tarihimizde bir makamat-ı mukaddese meselesi var. Evet. Bu makamat-ı mukaddese meselesi bu kilise yüzünden çıktı. Evet. Şimdi bizim o dönemde Ortodokslarda aldık. 1853. Yani o Tanzimat falan edilmiş ve azınlıkların hamileri olarak Ruslar Ortodoksların hamiliğini almışlar. Biz Katoliklere verince Prens Mençikof, Baltık donanmaları başkomutanı ve Çarın yeğeni kalktı İstanbul'a geldi. Dedi ki, bu Katolikler işte buraya iyi bakmazlar, şey etmezler. Bunu bize verin, tekrar Ortodokslara verin. Devlet bunu vermek istemedi. Dedi ki, bunlara, ya kardeşim, derdiniz eğer bu kilisenin açık tutulması. İsa... Biz görevliler buraya tahsis edeceğiz. 24 saat kiliseyi açık tutacağız. Eğer güvenlik meselesiyle buraya bir bölük asker koyacağız. 24 saat güvenliği sağlanacak. Eğer temizlik meselesi, biz buraya temizlikçiler koyacağız. 24 saat temizlik yapılacak. Yani ne istiyorsunuz? Tabii biz ayak çekiyoruz. Ruslar ayak çekiyor. Prens Mençikof bir ultimatum verdi. Elçiliği kapattı ve ondan sonra döndü Rusya'ya gitti. Gider gitmez Çar bize bu kilise yüzünden savaş ilan etti. Rus orduları Kırım... Bu yüzden elimizden çıktı. Yeşilköy havaalanına o meşhur Ayastefanos Anlaşması oraya kadar geldi. Hatta padişah başkenti Bursa'ya nakletmeye çalışıyor da Ruslar, şeyler, İngilizler araya girdiler, gitme dediler, biz bunları durdururuz burada. Onun üzerine o Ayastefanos Anlaşması yapıldı. Biraz ağırdı. Bütün tartışma kiliseden mi çıktı? Yani evet. Yani o bahaneyle çıktı. Bahane o. Bahane o. Kırım değil de Tuna vilayeti gitti. Tuna vilayeti de gitti. Tabii. Zaten Kat'da gitmişti. Da ondan sonra yarı bağımsız hale geldi. Şey etti. Onlar hep elimizde. O şeyden çıktılar. Allah Allah! Ha yani şimdi hala onlar içinde. Yani kutsal Kudüs aslında Ortodoks. Ortodoks. Tabii. Yani Doğu Hristiyanı Ortodoks. Zaten ama Katolikler de. Katolikler de kutsala. Onların da kiliselerin içeris yerleri var. Ama son mesela Kıyam'da, Kamame'de mihrapları ayrı. V... Kullanıyorlar. Hepsi de birbirinin gözüne. Peki bu Efes'le Meryem'in evinin Hz. Meryem'in evinin olduğu doğru mu? Şimdi biraz önce gerçi işi bozmayalım. Turist mist durumu var. Yani doğru söylemeyin. 431. Efes zaten... Gasla adam mendesin anlaşması. Orası 431 konsili. Orada zaten Meryem için toplandı. Bir şey de konulması gerekti. Zavallı kad olsun dediler. Kaldırdılar. Ta Kudüs'ten nasıl gelecek? Kudüs hangi tarihte gelmiş belli değil. Yuhanna diye bir havari. 4 İncil veya Patmos'lu Yuhanna aldı oraya getirdi falan diyor. Yol çizerler Meryem'e şeyden çıkar. Kudüs'ten çıkar. Böyle bir gelir. İşte ya. Yalandan kim ölmüş? Ama güzel bir şey. Meryem Oru olsun. Bizim turist açısından, şey açısından son derece şey. Hakikaten Türkiye. Yani bu değerlerini dışarıya pazar. Bu kültür turizmi şey. Ama şimdi bakın o şeyde geçen Resullerin İşlerinde geçen yedi kutsal kilise mesela bizim topraklarımızda. Yani esas Hristiyanlığın mekanı Anadolu ve Suriye. Suriye. Ha. Biz bunu bir türlü şey edemedik. Yani o güneş, kum, deniz. Vatikan'dan daha kutsal şeylere sahibiz aslında bak. Ay turizm şeyini bu kültür turizmine getiremedik. Mama hocam din mi pazarlayacak? Hayır. Şimdi dinden ziyade şu. Ya mesela Kapadokya bölgesi. Orada bakın kültür bakanlığının o şeylerine bakarsınız. Bizim ilkokul kitaplarımızda da vardı. Şimdi var mı bilmiyorum. Peri bacaları mesela. Bu peri bacalarını... Kil... Kilise var ya. Bu peri bacalarını işte rüzgar, yağmur, kar oradaki toprağı o hale getirmiş diyorlar. Hayır, bu böyle değil. A kilise tarihlerinde oranın resmi adı Keşişler Vadisi. Hristiyan mistisizmi 5. yüzyılda doğuda başladı. Batı bu mistisizmi daha sonradan aldı. Yani onlar bilmiyorlar. Ve bunu ilk başlatan Mar Şemun Antaki'dir. Yani Simon Stylites dedikleri batılıların. O zat inzivaya çekilme. Önce tuttu kendisine ağaçtan böyle bir direk yaptı. Üzerine de leylek yuvası gibi bir yer yaptı. Çıktı oranın üzerinde inziva hayatına başladı. Sonra bu taklit edildi. Bugün Kuzey Suriye'de 8 tane yer tespit ettim ben. Öyle direk tepesi duruyor. Bir şeyden yapılmış, taştan yapılmış şeyler. 10 metre, 20 metre yüksekliğinde. Adam oraya çıkıyor, hayatını orada geçiriyor. Bir sepetle öğrencilerinden şey alıyor. Geçen hafta bahsettik ondan. Özellikle o sabah güneş doğarken yapılan ibadet ve batarken yapılan ibadeti bu mistikler Kapadokya'ya taşıdılar. O peri bacalarına siz baktığınız zaman böyle minare şerefesi gibi bir şerefesi var üstü. Evet. Üstü de içi o şerefesi'nin içerisinde de bir kişinin içeri girecek, yatabilecek yeri var. Yani bunlar özellikle o mistikler. Yani tasavvuf demeyelim, münzeviler tarafından. Bunlara Abdal diyorlar. Süryaniler. Ve o Afrahat koyduğu ilkelere göre yaşıyorlar. Bunlar binlerce keşiş orada o güneşin doğuşu ve batışında o peri bacalarının üzerinde ibadet yapıyorlardı. Hocam, peri bacaları ama kendiliğinden olmuş onlar değil mi? Hayır, bu ruhaniler tarafından yapılmış onlar. Yani o üstü oyulmuş. Kendilerinden. Ama zamanla kardır, topraktır, rüzgardır o hale getirmiş. Onlar yapmayın Allah'ın. Dünyanın bakın Türkiye bunu turizm açısından bunu satabilir. Dünyada ikinci bir örneği olmayan bir yerdir. Şey, kapı... Tepesi taşlar nasıl duruyor peki? Tepesinde? Efendim? Tepesindeki taşlar nasıl duruyor? Yekpare. O onlar yekpare. Erirler. Yekpare. O ya yapmayın. Bir kere gittim Kapadokya'ya. Ya ayrı değil ki o. Hayır, hayır. Nasıl ayır değil? Ya ekmek değil mi onlar? Fatih Bey, Süryani kaynaklarında yüzlerce sayfa bilgi var o kronikler. Hayır. Şimdi bunların içerisinde kendilerine yuvalar yaptıkları doğru da. Bunlar tamamı. Ben de onu söylüyorum. Erzurum dağının püskürmesiyle oluşan o ayrı mesele tabii. Yani bunlar gidip bir yerden Tabii tabii. Yani getirip bir taş koyup duvar yaparak bilmem minare gibi inşa etmediler. Onlar içine delmişler zaten. Yumuşak toprak. Delip içine girişler. Evet. İşte. Yani tabii olduğu için onlar delmişler ama onları o amaçla kullanmışlar. Şimdi bir sürü kilise var orada. Şimdi binin üzerinde kilise var irili ufaklı. Şimdi düşünün mesela. Müthiş ama. Yani İslam şeyin Hristiyanlığın ilk dönemleri müthiş kiliseler var. İçindeki tasvirler, masir. Hiçbir yerde olmayan şeyler var. Evet. Şimdi siz düşünün orayı bir turizme açın ve bunu dünyaya tanıtın. Hep bir turist geliyor ama yüzlerce. Çok enteresan. Hristiyan olmayan Japonlar geliyor. En çok onlar geliyor. Yüzlerce rahibin orada sabah ayini yaptığını bir düşünün. Ne kadar turist çeker o? Hocam yani ben ona karşıyım. Yani din pazarlaması niye yapalım? Gel turist pazarlaması yapıyor. O kadar paraya ihtiyacımız yok ki. Balonla geziyorlar. Çok bir para. Balonla geziyorlar ama ge... Hayır, hayır. O kadar şeye de ihtiyacımız yok. Paraya ihtiyacımız yok diye. O da a... Yap zaten para mutluluk getirmez. Muratcığım, boş ver. Bir de çok parası olan cennete de gidiyormuş. Anladığımız kadarıyla. Araf Suresi 40. 40. Araf Suresi 40. Söylediğimiz doğruymuş. Evet. Şimdi çıkınca paraları dağıtacağız etrafa. Otomobiller. 3 be kuruş dağıtamaz. Kimse yoktu. Kar yağıyormuş. Otomobilleri dağıtamaz. Kar yağıyormuş. Kar mı var dışarıda? Ha yağıyormuş. Evet, evet. Nerede kaldık? O ekümenik şey diyordu hoca. Evet. Şu ekümeniklik meselesi ya. Şimdi bugün bir şey ifade eder mi? Şimdi diyorlar ki Lozan delinir, orada ayrı bir devlet kurulur, Vatikan gibi olur, zart olur, zurt olur falan gibi şeyler söylüyor. Ne olur? Şimdi biz ekümenikliğin dini yönünü konuştuk. Siyasi yönü var bir. Evet. Şimdi Osmanlı döneminde o yıkılış sürecine kadar bizim Patrikhaneyle devletin en ufak bir problemi olmamıştır. Fakat o imparatorluğun yıkılış döneminde işte 1. Mahmut dönemi, bir patrik'in asılması, Mora İsyanı, Rus Çarı'na yazılan mektuplar vesaire. Patrikhaneyle devleti karşı karşıya getirdi. Daha sonra biz bir imparatorluk kaybedince bizim şuur altımız bu konuda çok hassaslaştı. Yani yüzyıllarca bir arada yaşadığımız, beslediğimiz, gözümüz gibi baktığımız azınlıklar düşmanlarla işbirliği yaptılar diye. Hepsi yapmadılar ama şuur altımız böyle gelişti bizim. Beslediğimiz. Hocam, biraz şey geliyor bana. Onlar buradaydı. Elbette. Yani ben bizim şuur altımızı söylüyorum. Yoksa kendi ifadesi, sokaktaki vatandaşın kafası. Diyor ki, biz bunları... Şöyle yanlış bir düşünce. Elbette burak. Onların da memleketi, onların da şeyi. Ve iş geldi Lozan'a dayandı. Lozan'da Atatürk'ün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin şeyi, Patrikhanenin de sınırlarımızın dışına çıkarılmasıyla. Biz bunda çok da ısrarcı olduk. Ama Fransızlarla İngilizlerin niye çıkarıyorsunuz? Tarihi yerinde kalsın. Biz dedik ki, siyasete çok bulaştı. Onlar da dediler ki, bize güvence verdiler. Dediler ki, bundan sonra siyasetle uğraşmayacak. Sadece Rum, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Rumların dini ritüellerine bakacak. Yani çocuğu doğduğunda onu vaftiz edecek, çocuğu evlendiğinde nikahını kıyacak, cenazesi olduğunda da cenaze merasimini düzenleyecek. Bizim o şuur altımızda. Tamam. Bizim isteğimiz dışında patrikhane Türkiye'de kaldı. Ve sonra ama şeyi isterseniz söyleyelim. Bizde hep o yaygın yanlış bilgidir. Lozan'a girmedi. Patrikhanenin. Patrikhane girmedi. Tabii. Tabii. O azınlıklar alt komisyonda genel şeyler var. Y. Patrikhanenin adı şu, vesaire yoktur. Evet. Anlaşma metninde yoktur. Onlar ve Atatürk döneminde mesela Atatürk'ün dönemindeki izahlı o şuur altı gene var. Ya ya çektiği telgraflarda falan bir tanesi hariç. Fener'deki Rum papazı ifadesini kullanır. 1930'da yalnız çektiği bir telgrafta o Venezilos'la o zaman böyle bir şey falan oldu. Onun üzerine o zaman Patrik ifadesini kullandı. Ama Patrikhaneyle herhangi bir problem olmadı. Sene geldi 19. Sadece patriği sınır dışı ettik. Evet. Mübadelede. Evet. İstanbul'daki Patrik gönderildi. 1948 yılına geldiğinde Truman bizim o zamanki Patrik'imiz Maksimos, İsmet İnönü'den bu patriğin görevden alınmasını talep etti. Truman. Evet. Niçin? Yani dışarıda dillendirilen şey, komünist oldu. Yani bir Patrik, lağz komünist olur. Yani nasıl şey olur? O da vallahi bütün dinler komünisttir aslında baktığınız zaman. Ve onun yerine değil mi? Öyle midir? Dinler komünisttir. İşte al. Siz okudunuz ya. Ben, ben kaçtı? 42 miydi? 40. Araf Suresi 42. Araf Suresi 40. Bu komünizm değil mi? Sosyal adalet diyelim. Tamam. Peki sosyalist. Bütün dinler sosyalist. Ha sosyal adalet. Bütün dinler sosyal demokrat. Tabii ki sosyal adaleti savunacak. Ben fakir ölsün, zengin yaşasın demez hiçbir din. Yani o Türkiye'nin dini. O Türkiye'nin dini. 1948'de Truman'ın bu isteği üzerine 26 Ocak 1949'da Başkan Truman kendi özel uçağını tahsis etti ve Athenagoras isimli Amerikan vatandaşı bir piskoposu Patrik yapılmak üzere Türkiye'ye gönderdi. Yabancı Patrik o değil mi? Şimdi yabancı Patrik ama şimdi o zaman işte o genelgeler, şunlar, bunlarla Türk vatandaşı olması lazım denildi. Buna da bir sahte belge düzenledik. Biz dedik ki, bu yan doğumludur. Evet. Amerikan vatandaşı ama yan doğumlu. Ama yan Yunanistan. E ama işte Osmanlı döneminde işte o zaman doğmuş. Bu nedenle bu şey olabilir denebilir. Buna bir nüfus cüzdanı da ayarladık ve götürdük. Aten. Mübadeleyle Türkiye'ye gelen. Evet. Geldi. Oraya Patrik. Tersine mübadele olmuş. Ama olsun. Bu Athenagoras'ın buraya gelmesi şeyiyle o dönemde işte Ruhban Okulu da artık Amerika'nın o şeyiyle milliyetçi söylemler, şunlar, bunlar. Fakat Vatikan bundan rahatsız oldu. Yani Amerika karıştı yine işi. Evet. 1964 yılına kadar. 64 yılına kadar Fener Patrikhanesi ile Vatikan'ın Papası bir araya gelmediler. 1964 yılında ancak barıştılar, bir araya geldiler. Şimdi geldi buraya ondan sonra. Fakat Varşova Paktı ve Ortodoks kiliselerin Rusya'da şey olması. Athenagoras herhangi bir yani ekümeniklik, şu, bu böyle bir iddia falan meydana gelmedi. Bu hadiseler ne zaman? Çünkü zaten Doğu blokunda din yoktu. Y. Yoktu. Sonra 1992'de Sovyetler dağılınca bu konu gündeme getirildi. Burada şöyle bir problem vardı. 1917 Bolşevik İhtilali'nde Rusya'dan kaçan Ruslar, ihtilalden kaçanlar dünyanın dört bir tarafına gittikleri şehirlerde mahalleler kurdular ve oralarda kiliseler yaptılar. Rusya'da yasak edilen bu kiliseler Avrupa'da ve Amerika'da yaşamaya başladı. Rusya'da kilise kalmadı. Ama hocam Stalin zamanında meşhur Moskova Patriği Alexi vardı. Patri açık. Bir tane bırakıyorlar açık. Tabii tabii. Bir tane bırakıyorlardı ama kiliseleri falan yani dini hayat yoktu. Bir tane Patrik olarak bırakmışlardı. Bu Rus kiliseleri dışarıda. Bunlar teşkilatlandılar. Kaçan din adamları da bu kiliselerin başlarına geldiler. Bu kiliselere Rogor kiliseleri deniyor. Şimdi Amerika Birleşik Devletleri 1992'ye kadar Fener Patrikhanesi'nin herhangi bir şeyi yokken hatırlarsınız bir Bosna katliamı çıktı Sırbistan'da ve bir türlü Avrupa buna müdahale etmiyordu. Müslümanlar katlediliyorlardı. Türkiye'de de herkes, ben iyi hatırlıyorum o dönemde, ya şu Amerika bari niye müdahale etmiyor? NATO niye müdahale etmiyor derken bir baktık Fener Patriği ortaya çıktı ve İstanbul'da bir sempozyum düzenledi. Dünya Barışına Katkı Sempozyumu. Bu sempozyuma dünyanın dört bir tarafından önemli insanlar geldiler. Bizden de o dönemde şey vardı, Mehmet Nuri Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanı olarak da bu sempozyuma katıldı ve sempozyum sonunda bir bildiri yayınlandı. Bu bildirinin İngilizce metninde ilk defa olarak Konstantinopolis Ekümenik Patriği. Ama zaten Patrikhanenin ambleminde hep vardı o. O güne kadar onu hiç kullanmadılar. Hocam yok daha önceki yazışmalarında ki ben gördüm. Patri'nin Ekumenik Kon yazar. Bak kendi aralarındaki yazışmalar için demiyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi bir görevlisinin de imza koyduğu bir belgede o güne kadar böyle bir şey şey edilmedi. Belki Türkiye Cumhuriyeti görevlisinin imza koyduğu Türkçe bir belge olmadı. Türkçe. Türkçesinde o sıfatı yazmadılar. İngilizcesinde yazdılar. Mehmet Nuri Yılmaz da İngilizce bilmiyordu. İmzaladı. Bu basında epey o zaman şey de aldı. Bil... Hatırlarsınız 50'li yıllarda Churchill İstanbul'a geldi. Evet. Onassis'in yatıyla. O Christina yatıyla. Hı hı. Onassis. Karısı. Evet. Pardon. Ona sis. Maria Caras. Car'ın kocası. Evet. Winston Churchill ve Lady Churchill yatla geldiler. O zaman gelmişler. Evet, evet. Ve hepsi birden patriğe gidiyorlar. Evet. Şeyin orada demeci vardır. Aen Goras. Hayır, Churchill'in. Ha, Churchill'in. Ecumenical Patriarch diye şey. Onlar kullanıyorlar zaten dışarıda. Bir de sonra Athenagoras tekneye gitmişti yata. Orada işte olmayacak şey yapmıştı. Çünkü Onassis de evli, şey de evli. Bunları takdis etti. Hı hı. Hatta sonra o epey kitaplara falan da düştü. Evet. Buna Ortodokslukta da bu zinadır. Evet. Nasıl takdis, kutsadı falan diye. Ama o da Çin şeyinde falan vardır. Evet. Şeyler Profesör Doktor Hüseyin Dirik tanır mısınız? Yabancı gelmiyor ama. Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı egemenliğine girmesinden daha kolaydır ifadesi İncil'de de geçmektedir. Matta 19, 16-30. Luka 18, 18-30 ve Markos 10 de mi? Aynen İncil'de de varmış. Şimdi diyoruz dinler. İncil'in tabletlerde de vardı. O kadar onu söyleyeyim. O zaman Sümer. Onun için sordum. Sümer tabletlerde mi var hocam? İdris Aleyhisselam'ın Süryani var mı? Herhalde Aramice konuşuyorlardı. Yani aynı dil. Evet. Yani aynı. Bir şey soracağım ya. Şimdi Pardon Murat, özür dilerim. Hayır, hayır. Şimdi Urfa, İdris kısmını şey yapsınlar. Ne yapsınlar? Enteresan yani. İdris Aleyhisselam, Hz. İsa'nın göğe çıkması. İğneyle. Hı hı. O çok eski gelenektir. İfade ediyor. Vardır. Pardon, Urfa diyordun. Ermes kimin tanrısıdır? Nasıl aklıma geldi? Hermes neydi? Hermes bir dakika. Öteki ismi ne? Tüccarların tanrısı bir galiba. Bir de hırsızların mı? Hırsızların. Soygun. Onu mu soruyorsun? Yok, on laf olsun. Aka gel. Mısır'dır aslı. Mısır'dır. Hermes. Urfa, Diyarbakır buraların peygamberler şehri. Mesela hangisi? Peygamberler şehri Urfa mı? Diyarbakır mı? De hakikaten. Bu arada bütün peygamberler doğmuş mu oralarda? Şöyle diyeyim. O bölgede epey peygamber makamı var. Epey peygamber makamı var. Şimdi Urfa hususunda 1994 ile 2001 yılı arasında, yani 7 yıl, Kudüs ve Hibru Üniversitelerinde 10 tane doktora tezi yapıldı. Urfa, Urfa üzerinde. Bu doktora tezlerin özetlerini ben okudum. İşte size bahsettiğimiz o çalışmayı biraz da onun üzerine yaptık. Ben size göndereceğim iki cilt. Edessa, Urfa'ya şehrin kuruluşundan Osmanlı hakimiyetine kadar. Atılım Üniversitesi. Urfa'nın Ur şehri olduğu falan da söyleniyor. Evet. Şimdi orada, o 10 tane tezin özeti şu. Yani bilim adamlarına, siyaset adamlarına şunu şey ediyorlar. Bu Müslümanlar ne kadardır Urfa'da? 1400 yıl. Türkler ne kadar zamandır Urfa'da? 1000 yıl. Peki bu İbrahim kim? Bu İshak kim? Bu Yakup kim? Bu Harun kim? Bunlar İsrailoğullarının peygamberleri ve 3000 yıldır biz buradayız. Bu arz-ı mevud teolojiden o kadar karışmış ki, vaat edilen toprakların oralar olduğu da söylenir. Tabii. Yani, yani Urfa, Ur'un içerisinde mesela Kur'an-ı Kerim'de Hz. İbrahim'in, işte bu Tevrat'ta da uzun uzun geçer, Nemrut tarafından ateşe atılması ve o Urfa Kalesi'nde iki tane sütun var. O sütunlara Urfa halkı yüzyıllardır Mancınık der ve klasik ortaçağ İslam tarihlerinde de geçer. Nemrut o mancınıklarla bugün o göllerin bulunduğu yere atmış İbrahim'i. İşte o su oluşmuş, balıklar çıkmış. O odunlar yanan odunlar balık olmuş. O yüzden siyah renktedirler ve şey de kurtulmuş. Balıklı Göl meşhur. He. Karşısında yaptığım çalışmada, yaptığım çalışmada o sütunlardan sağdakinin üzerinde bir kitabe var. Kitabe de yapıştırma değil, orijinal taşına kazınarak şey edilmiş. Kazın diyor ki: "Ben komutan Auha, bu sarayı Kral Manu'nun kızı sevgili eşim Kraliçe Şam için yaptırdım." Kitabe de orada duruyor. Yani mancınıkla falan alakası yok. Yok. Onlar sarayın giriş kapısının ana kapının sütunları. Şimdi bu Ur kelimesinin Urfa oluşu bu nereye dayandırıyor? 6. yüzyılda Mor Dios diye bir Süryani rahibinin kroniğinde de geçer. Orada diyor ki, işte Ur diyor, Urhay'dır diyor. Yapılan modern araştırmalarda o Ur'un İbrahim'in olduğu şehrin bu Urhay, Urfa olduğu değil de Musul'a yakın bir yerdeki Ur şehri olduğu hususunda daha geçerli, daha kabul edilebilir şey. İbrahim'in doğum yeri belli oldu mu? Yani Mezopotamyalı. Ama işte Halep Mezopotamya sayılmaz. Yani bu artık bir menba olmuş. Babil sonrası Uruk, Ur. Hocalar da öyle söylüyorlar zaten. Onu çok uzun tahlil ettim ben kitapları. İkinize de göndereyim. Orada uzun uzun onun tahlilleri var. Yani değil mi? Urfa. Ama artık şöhreti şöyle bulmuştur. Artık biz ona bir şey demiyoruz. Bu dini menkıbelerle bu değişmez. Yani İbrahim'in doğum yeri kız. Orada. Oradadır. Şimdi o gölde senin çok hoşuna gidecek tezlerini destekleyen tanrıça Tarata, Süryanilerin Tarata dedikleri bir tanrıça var. Bu tanrıçanın kültünün özelliği şu. Mabedi en eski o gölün üzerindeki mabet. Bir tane paranın üzerine şey edilmiş, çizilmiş. O para da British Museum'da. Ben o paranın resmini çektim, kitabın kapağına vurdum. O e tanrıça Tarata'nın kült merkezi orası ve onun kült merkezinin önünde bir göl olur. İçinde bulunan balıklar da kutsal hayvanlarıdır o tanrıçanın. Müminler ibadet günü o göle girerler, orada temizlenirler hem manevi hem maddi şeylerden. Bu Tarata'nın Kuzey Suriye'de ve Mezopotamya'da 8 tane kült merkezi var. Böyle. Yani o balıklar da evet. Havuzlu balıklar da Tarata'dan kalma. Aynı. Yalnız şu anda gönül halini gördünüz bilmiyorum. Göle girerseniz almazsınız. Olursunuz ayrı mesele. Belki yemin. Sen aynı göllerden bir tanesi şeyde de var. Arzan bölgesinde de var. Hemen Batman'ın yakınında. Ben bir ay kadar önce gittim. O gölü de gördüm. Orada da bir kült merkezi var. Tarata Mabedi. Evet. Orada da bir kült merkezi var. Her şey dönüyor, dolanıyor, gidiyor ama bunları da fazla kurcalamak lazım. Şimdi şey yarım kaldı. Sonunda geleceğiz şu Kur'an'daki o harflere. Murat açma bahsi aylardır hala mesaj gel. Hoca söylemedi. Sen söyle. Biliyorsun galiba diye. Bunlar bilmiyorum. Hiçbir şey söyleyeyim. Ne cahilsin ya. Tabii cehaletimizi ifade ederiz. İfade ederiz. Hazretleri çok cahilsiniz. Yani hocam, eee, şey ekümenik kavramı Amerika mı şey yaptı? Diyor. Amerika'nın kışkırtması yok. Durun. Şimdi gelelim oraya. Hemen bir şeyle kimseyi de damgalamaya. Patri bütün dünyada tanındı bir anda ve hakikaten çok iyi duygular beslendi. Ben yani yaşlı Müslüman hakikaten çok şeker bir adam. Y. Duydum, duydum. Dediler ki, Allah razı olsun ya. Bakın bir Hristiyan din adamı işte Bosna'daki şeye dikkat çekti vesaire. Böyle olumlu tepkiler de aldı. Bat Romeo kaçta seçilmişti? Vallahi 94'ten önce galiba. 94, 92 hatırlıyorum. Ondan önce. Bundan hemen sonra 1995'te Patmos'ta bir sempozyum yapıldı. Patmos. Evet. Çevre ve Vahiy. Çevre ve Vahiy Sempozyumu. Mesela o sempozyuma kimler katıldı? Çok önemli olanlardan kocası falan Clinton'ın çevre sorumlusu yardımcısı katıldı. İngiliz Prens Philip. Çok fazla siyasetçiyle katıldı. Bu sempozyumu düzenleyenlerin şeyin içerisinde kimler vardı? Rahmi Koç vardı. Bir vardı. Profesör Kripton CY vardı. Bir de Profesör Orhan Uslu vardı düzenleme kurulunda. O şeyle de gene bir bildiri yayınladı ve gene o bildirinin sonunda gene Patriği Ekumenik sıfatını kullandı. Onun arkasından 97. Hocam ben o Hayal meal hatırlıyorum. Ben kaçtı sene? 95. Ben oraya gitmiştim. O sempozyumu dinlemeye. Yani o da dini tarafı yoktu onun. Yoktu. Çevre ve Vahiy sempozyumun adı buydu. Yani özellikle Allah size temiz bir dünya emretmiş. Özellikle de zaten seçilen konular yani böyle insanlığın hoş karşılayacağı, muhtaç olduğu konulardır. Yani bir şey yoktu orada. Çünkü Prens Philip'le falan konuşmuştu orada. Yani hiç öyle bir şey yoktu. Evet, evet. Onun arkasından 97'de Din, Bilim ve Çevre Sempozyumu. Yine çevre var. Onu hatırlarsınız. Trabzon'da olaylar. Evet. O dönemde mesela gönderilen şeylerde Trabzon limanında hatta o geminin ev gemi Yunanistan'dan geldi. Patri Bartholomeos gemiyle seyahat edemeyeceğini söyledi. Rahmi Koç'un özel uçağıyla oraya gidildi. Süleyman Demirel de o zaman liman parası almadı. 100 milyar civarında bir para tutuyordu. Onu almadı. Orada problemler çıktı. İşte birilerini tahrik ettiler. Kavga gürültü. Gemide şeye çıkamadı. Gemidekiler sahile. Oradan Odessa'ya gittiler. Oradan ekümeniklik ne şeyi var? Hayır, sadece bu bir tanıtım şeyleriyle gazeteciler katılıyordu, siyasetçiler katılıyordu vesaire. Burada herhangi bir şey yoktu. Yani sadece tanıtım amaçlıydı bunlar. Nitekim 98'de ondan bir sene sonra da Çevre, Adalet ve Eğitim Sempozyumu diye bir sempozyum şey ettiler. Ruhban Okulu da orada gündeme geldi. Bunlar dünyanın gündemini belirlemeye başladılar. Şimdi daha sonra biz patriğin mesela dışarıdaki faaliyetlerine falan bakıyoruz. Mesela 20 Nisan 1994'te Strasbourg'da Avrupa Parlamentosu'nda orada devlet başkanı protokolüyle karşılandı ve Ekumenik Konstantinopolis Patriği diye anons edildi. Orada bir konuşma yaptı ve kıyamet koptu. Kıyamet koptu. Evet. Ondan sonra bu Selanik sempozyumu sırasında Selanik'e gelirken gemilerine iki savaş gemisi eşlik etti. Cumhurbaşkanı Costis Stefanopoulos orada bir açılış konuşması yaptı. Birleşik bir Ortodoks dünyasından bahsetti. Son derece önemli bir metindir. Daha sonra mesela 96'da Amerika Birleşik Devletleri'ne bir seyahati var. Orada işte Amerika'ya hep gittiğinde de Saint Andrew Havaalanı'na iner. Uçak başka havaalanına inmez. Tabii. O Andrew kendi kurucuları diye kabul ediyorlar ya. Yani devlet başkanı da gitti oraya indiriyor. Orada mesela Clinton başkandı. İşte Al Gore Başkan yardımcısıydı. Madeleine Albright dış işleri şeydi. Onlarla ilgili görüşmelerde net. Yor s adını verdiler adamın ya. Şimdi haklısınız da bakın. Yani ben ilk muhabirlik yıllarından itibaren bir merakım vardı benim. H. Şimdiki Pederden önce mesela Dimitrios V. Evet. Böyle çok açık birisi değildi zaten. Yaşlıydı. Hı hı hı hı. Ama Batı'nın seçilmesinden önce biz bir şeyi unutuyoruz. Amerika'da Kuzey ve Güney Amerika Metropoliti Yakob vardı. Evet, evet. Yakob. Çok ciddi saygı duyulan bir ruhani vardı falan. Öldü yani. Hayır, o makam yok oldu anlamında. Hayır, şu. Çünkü niye? Bizdeki Patrikhanesi pasif. Evet. Şimdi bu Patrik çıkınca orası şey oldu. Evet. Aktif bir Patrik seçildi. Şimdi ama o sanki siyasi. Rusya'daki Ortodokslara karşı oluşturmuş bir şeydi. Sonra Rusya da önce gerek kalmadı falan gibi bir hava var orada. Ayıp. İstanbul Patriği. Fener Patriği yerine al. O zaman yeni bina da yoktu. Küçük bir bina vardı orada şeyde. Şimdi 80'li yıllarda Yobas bu Kıbrıs olayları sırasında 50'ler, 50'ler Türkiye'den dışlanmış. Evet. Ya vatandaşlıktan çıkarılmış. 80'li yıllarda Turgut Özal'ın yılını. Özal orada Amerika'ya geldi. Orada hatta bir röportajım vardı benim. Hı hı. Sonra biz Gökçeada mı, Bozcaada mı, bir yere gittik beraber. Yıllar geçmiş 25 sene unuttum şeyi. Ve çok dramatik sözler söylemişti. Burası vatanım falan diye. Fakat o zaman Patrikhanesi Dimitrios zamanında zaten içe kapalıydı. Evet. Fakat o dışarıdaki fonksiyonları Yakob zaten yeterince yapıyordu. Ama siyasi miydi, değil miydi o ayrı bir şey. Ama dini bir makamı. Bütün Amerika ona bağlıydı. Şimdi Metropol Dimitrios'un Dimitrios'un vefat edip Batı'nın seçilmesinden sonra Patrikhaneye bakın. Benim kanaatim de bu. Athenagoras sonrasında ilk defa aktif bir Patrik. Ben de aynı kanaat. Dolayısıyla Amerika'daki şuradaki, buradaki şeyler artık buradaki var. Çünkü asıl baştaki adam var. Evet. Fakat ben hala işte Amerikalılar şunu yaptı, bunu yaptı düşüncesinde değilim. Amerika destekledi falan. Çünkü zaten daha önce vardı Yakob o işi fazlasıyla yapıyordu. Hı hı hı hı. Ama şunu anlayamıyorum. Mesela siz buyurdunuz. İşte o peri bacalarının olduğu yerde a... Yaptıralım. Ya Katolik yaptırıyoruz. Ortodoks niye yaptırıyoruz? Ortodoks. Ortodoks a... Yapıyor ki. Şimdi bak ben şöyle bakıyorum meseleye. Hocamın ki bilgi. Senin ki başka bir tür bilgi. Benimki ise başka bir tür bilgi. Bunlar eğer bunu istiyorlarsa, Türkiye'deki Ortodoks'tan bahsetmiyorum. Eğer bu Amerikalılar, Amerikalıları bu dünyadaki bu milletler burada bir ekümenik bir halt istiyorlarsa, bunun arkasında mutlaka bir melanet vardır diye bakıyorum ben. Kon. Haybeden. Sokağa adını veriyorlar. Adam acayip karşılar. Şimdi Ortodoksluk da Amerikalının ne alakası var? Muhakkak arkasında melun bir düşünceyle bakalım. Ben bu memleketin başına gelen her haltı bildiğim için bugüne kadar. Y. Bir türlü bir türlü arkasına mer çıkar. Ben söyleyeyim sana. Sana katılıyorum. İzah edeyim bunu. Ben Halil Hoca, Halil de karşı. Niye karşı? Nesil öyledir. Ben de o nesilim. O zaman 95 yaşındayım. Ben de 50 sene koyu olsun, fark etmez. Ben bir melanet vardır. Murat, kesin vardır. Buna hayır bir şey istemezler. Ekümeniklik ne alakası var? Fatih zaten ya görmüyor musun? Bütün dünya siyaseti yıllardan beri dinin üstüne şekillenmiş. Murat. Bütün siyaset dinin üstüne şekillenmiş ya. Tamam. Bartel ekümenik olsun da başka bir şey. Bartel son şeker. Ton ton bir adam. O. Ay biz bize ne? Bir milyonluk vardır. Ben s mesele o. Bir. Yok yok. Arkasından bir şey çıkar. Kesin bir şey çıkar. Dünyada ya 1000 yıl, 2000 yıldır Bada kavga var. Millet birbirini gırtlaklıyor. Aynı din. Aynı din. Bir dakika. O zaman şey farkı yok daha ya. Şimdi varı her şey din üstüne oluyor. Allah aşkına. Şimdi şimdi dur dur. Bakın ben bunu izah edeyim size. Yani bu şey değil. Şimdi 1997'de pazarlama şeyini söylüyorum. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşturuldu ve oradaki sıfatı da Yeni Roma Patriği'ydi. Ama o eskiden beri onunla eskiden beri var. Bir şey demiyorum. Vardı yani o kullanıldı eskiden beri. Ve Birleşmiş Milletler'in bir altın madalya ödülü var. Tarih boyunca 5 kişiye verilmiştir bu Golden Medal. Birisi George Washington'a verilmiş. Biri Edison'un manevi şahsına verilmiş. Biri Churchill'in Dünya Savaşı'ndaki barışa katkısından dolayı verildi. Bir Rahibe Teresa verildi. Bir de bu patriğe verildi. Bunun nesi kötü? Kötü değil. Ben kötü değil o anlamda söylemiyorum. Bütün dünyaya bu tanıtıldı. Şimdi benim yaptığım bir. Hocam diyor ki, Pederi bir gazlama operasyonu var diyor. Ben öyle düşünmüyorum. İlk defa yani ben Peder.
Atatürk'ü tanımıyorum. Gördüm sadece. Evet. Ama ilk defa aktif bir Patrik geldi Bartalemus. Bunu şimdi 1992 Sovyetler dağıldıktan sonra dünyadaki 280 milyon Ortodoksun 220 milyonu Rus. Yeni Rusya iki temel üzerine bina ediliyordu. Birisi Slav milliyetçiliği, biri Ortodoksluk. Birisi Ortodoksluk. Amerika Birleşik Devletleri bu Rusya'nın tabanı üzerinde etkili olabilmek için bu Rus kiliselerini dünyanın her tarafında vardı. Bunları Fener Patrikhanesi'nin şemsiyesi altında toplamak istiyordu. Yani bu doğal bir şey hocam. Ama siz, ne bileyim, Moskova'daki Rusya'nın öbür ucundaki bir Ortodoksun kendi patriği bırakıp İstanbul'a bağ olacağını düşünebiliyor musunuz? Söylüyorum, Rusya'yı söylemiyorum. Bakın, Rus kiliselerini söylüyor. Ama önemli bir şey göz ardı ediyoruz. Ortodoks dünyasında kiliseler otosefal, bağımsızdır. Bağımsızdır, bağsız. Yani Katolik yapısı gibi bir yapı yok orada. Öyle bir yapı yoktur. Şimdi belki Amerika öyle bir yapı mı kurmak istiyor acaba? Olur mu öyle şey canım? Yani dinin akidesini mi değiştirecek? Değiştirilir ise değiştirirler kardeşim. Roma İmparatorluğu doğrama almış demiş ki burasıdır merkez demiş. Merkez olmuş, devlet kurmuş. Ama başka kimse yok. Her şey Amerika'da. Yarı hocam şunu kabul. O Patrikhanenin ortaya attığı bir tezdir. Hangisi? Bu Ortodoks kiliseler Vatikan anlayışı yoktur vesaire, bilmem ne yoktur. Hayır, kilise devletsiz devlet kilisesi olmaz hocam. Geçen seneye kadar, geçen seneye kadar Moskova ile birbirinin gözünü oyuyordu. Uyuyorlardı. Niye? İşte bakın, onu sebebini söyleyeyim. Son bir iki cümle bana müsaade edin. Ben bu konuyu bağlamak istiyorum. Amerika bakın, 1912'de kurulmuş bir dünya kiliseler birliği vardır. Bunlar Ortodoks kiliseler birliğidir. Bunları kuranlar da bizim İttihatçılardan. Patrikhanesi de bunların kurucuları arasındadır. Ortodoks şeyler, Katolikler yoktur. O kilise kanunundan sonra başka bir sebepten. Ama şimdi bakın, yanlış bir karardı. Balkanlar'ın içinde bu Rus kiliselerini Fener Patrikhanesi'ne Amerika bağlamak istiyordu. 2003 yılında Putin Amerika'ya gittiğinde bu Rus kiliseleri baş metropoliti Laurus bir ay resmi görüşme yaptı. Bunu Amerikalılar çok da önemsemedi. Gayriresmi bir görüşmeydi. Fakat Rusya bunu 4 yıl boyunca devam ettirdi. 17 Mayıs 2007 yılında 600 tane Rus kilisesi ruhani Rusya'da Patrik 2. Alexi ile bir araya geldiler ve burada Kurtarıcı Mesih Kilisesi'nde bir ayin düzenlediler. Bu Kurtarıcı Mesih Kilisesi'nin anlamı neydi? 1912'de bu inşa edilmiş bir kiliseydi. Stalin 1930 yılında burayı dinamitle yıktırdı. Hani bir dilimizde bir tabir vardır, yiğit düştüğü yerden kalkar diye. Bunun üzerine 97'de orada yeni bir kilise inşa edildi ve muhteşem bir kilise. Bakın şimdi ayini orada düzenlediler ve iki kilise 2007 yılında birleşti. 600 tane Rus kilisesi Fener Patrikhanesi'nin altından bu zemini aldılar. Amerika buna çok sert bir demeçle karşılık verdi ve aynı gün Papa Benedictus bir konsil topladı Vatikan'da. Fener Patrikhanesi'nin ekümenik olduğunu ve yeni Roma olduğunu ilan etti. Yani o kızgınlıkla söylenen bir şeydi. Bugün Fener Patrikhanesi'nin alt tabanı kalmadı. Rum kiliselerinin dışında ama saygısı vardır, ayrı mesele. Fakat bakın şimdi, şimdi hocam mesele benim demek istediğim şu. Bu adamlar Türkiye'de kalmış 2000 tane, 2000 kişi. Ben hiçbir şey söylemiyorum. Müsaade, müsaade. Buyurun. 2000 kişi kalmış. Yani Amerika şunu yapıyor. Cemaat şunu yapıyor. Ruslar şöyle yapmak istiyor. Bizi kullanıyor. Altımızı dinamitleyecekler. Oyuncaklar. Vatikan. Bu korkular, bu paranoyalar yakışmaz bize. Murat Bey, benim söylediğim o değil. Diyelim ki bütün Ortodoksların diyelim ruhani lideri oldu. Cemaat kilisesi bilmem nesi ne istediyse yaptı ya. Bize ne bundan? Şimdi bakın, Fener Patrikhanesi'nin ben bu korkulardan hiçbir şey anlamıyorum. Yani yapılan toplantıları bir manaya çekme. O onu yaptı, şu şunu yaptı. Bakın yani Fener Patrikhanesi. Hayır, hayır. Fener Patrikhanesi. Hocam, asıl mesele nedir biliyor musunuz? Açık söyleyeyim. Şunu Türkiye'de bir kesim Patrikhaneye bir fesat yuvası, şer ocağı, bilmem ne merkezi görür ve bu gittikçe artmaktadır. Çünkü bütün hepsinin temelinde yıllardan bu yana Patrikhanenin yani Rum vakıflarının gayrimenkulleri vardır. Evet. Bunu ne Türk tarafı söylüyor, ne Patrik tarafı söylüyor. Evet, bunlar gayet güzel paylaşılmıştır. Evet, gayet güzel paylaşılmıştır. Hiç kimse söylemedi. Evet, şahane. Efendim, şahane. Ha kimler paylaştı? Ama biz paylaştık. Ha biz, biz 64 kanal abiciğim. Şimdi hepsi iade ediliyor. Yap, yapamıyorsun, iade ediyorlar. Hepsini yavaş yavaş ediyor. Trilyonlarca liralık mal var, milyarlarca dolarlık mal var. Ya mal olunsa üstüne otursa vereceksin. İşte veriyorlar işte. Şimdi geri. Ama Bey, ondaki evler, şunlar, kilise vakıflar, şunlar, bunlar papazların hatası oldu mu? Bu da oldu. Çengelköy'de bazı yerleri gayet güzel kendi aralarında vakfı çöktü. Cemaat şeyleri oldu. Sat. Papaz değil, cemaat. Rum cemaati. Şimdi bu gayrimenkullerden dolayı geri verme ihtimali veyahut yenilerini alamama, üstüne oturamama ihtimalinden dolayı böyle endişe duyan çevreler, Patrik'i bir kere kışkırtır. Yani Patrik şer ocağıdır, şer yuvasıdır, bilmem nedir falan diye. Yani Amerika şunu yapacak, bunu yapacak. Yapılan bir toplantılarda bilmem nelerle Türkiye bir batacak. Allah aşkına bu kadar zayıf mıyız, zavallı mıyız? Üstadım, bakın benim söylediğim hiç yakıştıramıyorum ben Türkiye'ye böyle düşünmeyi. Ama Patrikhanesi meselesinin temelinde hocam, Çengelköy sahili olduğu gibi kilise vakfıyla hukukuna göre gayrimüslimin malı aynı mesabede. Bu bizim tarihimize yakışmıyor. Yani biz gayrimüslimin malına şu veya bu şekilde el koymak bizim ne tarihimize, ne şuyum, ne bu. Ama 64 kararnamesi sonrasında birçok şeyin üstüne biz oturduk. Evet, ben o malların tümünün iade edilmesi taraftarıyım. Yani onlar bir liste çıkarıldı. 162 tane dükkan, bilmem işte kaç tane daire, bilmem ne falan. Biz gazetede verdik listeyi. Ağır Haber Gazete verdi listeyi. Yani bunların iade edilmesinde veya paraların verilmesinde hiçbir şey söylemiyorum. Yani şimdi papazın çayırı, Fenerbahçe stadını nasıl yıkacaksınız? Ama verin parasını. Eğer bu şeyse, buna hiçbir diyeceğim yok. Türkiye Cumhuriyeti devletine de bu yakışır bence. Yani bunlar bizim vatandaşlarımızdan. Hocam, şurada şu toplantı yapıldı, işte orada Papa geldiler, ayrı bir şey. A bilmesi geldi. Bu tehlike demek. Ama şimdi arazilerin, vakıfların Murat ne alakası var şeyle? Şimdi bakın, ekümeniklik, Fatihciğim, ekümeniklik bizi ilgilendirmez. Şey, ekümenik olurlarsa şey. Hayır, Patrik ekümenik olacak, bilmem ne. Devamlı tepede bir baskı tutar. Çünkü daha paylaşılacak mallar var. Bir de o var işin içinde. Yok, iade ediliyor. Avrupa Birliği'ne uyum, şey. İade ediliyor. Bir sürü kaybedilen davalar var. Oradaki binlerce ev var, verilecek. Hepsi listesi var. Yayınladık gazetede görmüşsündür. Binlerce ev var. Yok, yok, yok, yok. Bu arada Araf Suresi ile ilgili yanıltıcı bilgi verdiğini söyleniyor. Araf Suresi şöyle diyormuş: "Muhakkak ki ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara kibirlenenler, onlara kenler vardır. Onlara gök kapıları açılmaz. Ruhlarını hayattayken Allah'a ulaştıramaz. Deve iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. Mücrimler işte böyle cezalandırırız biz." Orada işte. Yani deveyi söyledik canım. Yani biz meal şey etmedik. Zenginler demiş. Yani o yüzden diyorlar ki, paranızı dağıtmayın Fatih Bey diyorlar. Hemen tefsir yaptık. Yok, yok, öyle demişler. Ben dağıtacağım abiciğim paraları. Cübbeli fazla para yok. Varsa varsa şimdi Fener Patrikhanesi'nin ekümeniklik iddiası. Ya bırakalım bu ekümenik. Hayır, birkaç cümleyle, birkaç cümleyle. Hayır, hayır. Murat, Ortodoks düşün. Sıkıldın. 2. Bir geç uyuyacağım gidip. Kaç saattir şunu söylüyorum. Dinen böyle bir şey yok. Bilim adamı olarak ben. Bize bir şey değil. Fakat şu, bu hadise siyasi bir meseledir. Türkiye, Türkiye. Bakın, Patrikhanenin ekümenikliği çok güçlü bir silahtır. Güçlü bir Türkiye Patrikhanenin ekümenik yapmalıdır. Güçsüz bir Türkiye bu silahtan zarar görür. Ben bunu bilim. Ne zaman sırası geldi? Aynı kanaatteyim. Biz karar vermeliyiz. Hocam, bize ne? Adamın dininde ekümenikliği ne zaman yapılması gerekiyorsa ona biz karar vermeliyiz. Hocam, yapmayın Allah aşkına. Bakın, ekümenik bir Patrikhanenin Türkiye kanunlarının vesayetinden kurtulur. Ekümenik. Hayır, efendim, kurtulmaz. Ekümenik. Ekümenik nedir? Dünyayı saran. Evet. Sembolü. Evet. Küre üzerinde adam evet. Evet. Bir şey demiyorum ben ona. Allah aşkına, eğer Türkiye'nin Patrikhanenin ekümenik olup olmadığına karar verme yetkisi varsa, o zaman biz Brahman hainini de tayin ederiz. Bu bizim ülkemizde. Bu bizim kurumumuz. Osmanlı'dan gelen bizim kurumumuz. Bu bizim kurumumuz. Bu tabii laik devlet karar veremez. Veremez. Devlet nasıl karar verir Allah aşkına? Bu şeye benzer, namazın rekat sayısını devlet değiştirir demeye. Şimdi vermemeyi kim yapıyor? Şimdi ayak direten de laik devlet değil mi? Hocam zaten kullanıyor zaten kullanıyor. Zaten verilen verilmeyen bir şey yok. Alan almış, kullanan kullanmış. Ha bundan sonrası kullanması hiçbir şey ifade etmez. Ya buraya ekümenik diyor. Bizim resmi yazı. Hayır desin de ben bundan sonra o Rus kiliseleri gitti ya. Bitti. Yani hocam, Osmanlı fehamet du. Patrik Efendi diyorsa saygıda. Hayır, hayır. Biz de onu deriz. Biz de onu deriz. Yani bizi ilgilendirmez. Devlet karar demeyin Allah aşkına. Yapmayın. Ben bu konuda bir, yani ben bu konunun, yani bunun zamanını bizim devletimiz tayin etmeli. Kendisini güçlü gördüğü anda dininden Ortodoks kullansın. Kendisi kullansın. Hayır, kullansın. Ona bir şey demiyorum. Bize bir şey değil. O bizimle alakası yok. Kullansın kendisi. Fakat bu Türkiye'de eğer bir devlet politikası haline gelecekse, bu devlet karar versin. Gelir. Biz teopolitik ayağı. Türkiye'nin eksik ne ayağı? Teopolitik ayağı. Yani dinler ayağı eksik. Laiklik ne oldu? Vallahi şimdi laikliği, laikliği eğer dinlerle hiç ilgilenmemek diyorsanız, bu laiklik Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmiyor. Bütün dünya dinleri kullanıyor, dinleri şey ediyor, yönetiyor. Kişi Türkiye'nin mutlaka bir dinleri yönetme politikası olmalı. Yani keşke Türkiye güçlü bir ülke olsa. Bir yandan Süryani Patrikliği olsun, bir yandan Ermeni Patrikliği olsun, bir yandan Rum Patrikliği olsun. Bunları dünya kamuoyunda siyaseten, ekonomik olarak kullanabilir. Bunlar Türkiye'ye güç katar hocam. Dini kukla mı yapacaktır? Hayır, kukla anlamında söylemiyorum. Kukla tarih boyunca bütün devletler dini kukla yapmış. Türkiye Cumhuriyeti mi yapmayacak? Allah. Herkes yapmış ya. Dini makam yapmasaydı ya Allah aşkına. Patrikhaneden zaten adam kullanıyor. He, ekümenikliği bize ne? Devlet niye karar versin? Hangi sıfatı verecek devlet? Yani bakanlar kurulu kararı olur. Patriğin altına tamam mı? Bir Mercedes makam arabası çeker. Sekreter yasını kurar. Türk pasaportuyla, Türk uçağıyla dünyanın her tarafına uçar. Bu az bir şey midir? Tabii. Türk Hava Yolları uçağı. Patriğin uçağı. Zaman üstüne patinin logosunu basar. Çok havalı olur. Ne oldu? Ne gidiyorsun? Ama logoda havalı. Çift başlı kartal. Tabii. Çift başlı kartal kimin sembolüydü? Selçukluların sembolü. Bizans'ın sembolü. Selçukluların sembolü. Bizans sembolü. Pek çok devletin sembolü. Almanların da sembolü. Amerikanın sembolü. Çift başlı kartal. Herkesin hoşuna giden bir sembol. Adam ben de kendime sembol demiyoruz zaten. Kötü nesi ki? Biz onu Osmanlı müessesesi yaptık. Bizim müessesemiz artık oradan devraldık. Evet. Efendim. Yani devlet karar versin efendim. Ekümenik. Ekümenik olamaz. Ekümenik zaman zaman. Zaman açısından yakışmıyor. Bizi Türkiye bu işlerle uğraşmalı artık. Bunları açmamız lazım. Bakın, 400 milyar dolar dış borcu olan, ekonomisi kötü, siyasi istikrarı kötü bir ülkede bir ülke böyle bir Patrikhaneyi yönetemez. Yani bu bir silaha benziyor. Çocuğunun elinde vurursanız. Devlet niye yönetsin? Bir ikincisi, öbür tarafta aptaldı ki niye yönetti? Bir dakika, size bir şey söyleyeyim. Size bir şey söyleyeyim. Yani benim söylemek istemediğim şeyler. Hayır, hayır, hayır. Yakışmıyor. Biz sizin Almanya'da dini ateşiniz var mı? Var. Var. Fransa'da var. Niye minareye izin vermiyor? Murat, Fatih Bey, bir dakika. Fransa'da var mı dini ateşiniz? Var. Niye bu dini ateşleri atıyorsunuz? Orada bir miktar vatandaşın var. Müslüman. Alda ne kadar Müslüman var? Yani 10 milyon Türk var ya. Almanya'yı bırak. Milyon. Hocam, tamam, tamam. Yani Fransa'da ne kadar var? 40, 50.000. Dünyanın her tarafında Ortodoks kiliselerin yani ekümenik Patrikhanesi olsa, Kanada'da da Ortodoks'lar var. Arjantin'de de var. Bilmem nerede de var. Bunlar İstanbul'da birer dini ateşelik açtıkları zaman ne olacak? Anlamadım. Ne olacak? Şey anlamadım. Yani 150 tane dini ateşelik açılsın bakalım İstanbul'da. Sen o Patrikhaneye artık laf geçirebilir misin? Bugünkü gün hocam, otosefal kilise niye tanısın burayı? Ne demek niye tanısın? Ekümenik dediğin zaman Kanada'daki Ortodoks'un papazını bu atayacak. Hayır, hocam şunu anlamadım. Özür dilerim. Buradaki Patrikhaneye biz laf geçireceğiz. Mesela ne lafı geçireceğiz? Buradaki Patrikhaneye. Hayır, yani bizim bir laf geçirmemize bir şey lüzum yok. Yani akiliği bilmem ne toplanı oku mu diyeceğiz? Şimdi hayır, hayır. Ekümeniklik sadece sadece bir sıfatı kullanmak değil. Kanada'daki Ortodoks kiliseye sen ruhani atayacak, onu görevden alacaksın. Bu bize ne zararı var? Hayır, keşke olsa 150 ülkede. Ha faydası olur. Ben de güçlü bir Türkiye için faydası olur. Otosefal. Bunlar şimdi bakın, 150 ülke veya 100 ülke veya 50 ülke deyin. 50 ülkede Ortodoks kiliselerine ruhani Fener Patriği'nin onayıyla atandı. Olmaz ki, olmaz ki öyle bir şey. Neden olmasın hocam? Ermenisi, sen önce ayrılmış. Ermenisi 1000 sene önce ayrılmış. Bilmem nesi kaç sene önce ayrılmış. Bulgarı gitmiş. Kiev kopmuş, şey yapmış. Onlar hiçbir zaman zaten beraber değillerdi. E beraber değildi. Beraber olmasına imkan yok. Patrik ekümenik olmasın. Ruhban okulu hususunda yabancı öğrenciyi niye diretiyor? Cemaat yok. Ha yabancı öğrenciyi niye dayat? Cemaat yok. Çünkü kanunen papaz veya papaz olması için Türk vatandaşı olması lazım. Cemaat yok. Peki. Ha şimdi Kanada'dan öğrenci aldın, Arjantin'den öğrenci aldın, bilmem neden. Bu öğrenciler mezun oldular, ruhani takdis edildiler. Bunlar nereye atanacaklar? Kanada'daki kiliseye atanacak. Arjantin'de kiliseye atacak. Bakın, oradaki cemaatlere atama yetkisi oldu mu? O devlet. Ben siyasi bir şey söyleyeyim. Bak, bu bizi yendiren bir konu değil. Onu söyle. Hayır, farklı biçimde. Bizi yendiren konu değil. Şu anlamda bu Amerika ile Rusya arasında bir sidik savaşı. Evet. Amerika, Rusya'nın zaten güçlü bir rakip olarak birkaç dönem içerisinde karşısına çıkacağını biliyor. Yeni Rus patriği bak görüştü ve elinden elinden kozlarından bir tanesi din de bir koz olduğu için bölgesel eski Varşova Paktı'na bakarsan hepsi Ortodoks. Bunların büyük bölümü Ortodoks. O kozu almak için Türkiye üzerinden bir tez. İşte hadis. Kesin öyle. Kesin öyle. Murat, Allah aşkına daha önce ekümeniklik değildi de kimin neresine ne battı da şimdi ekümenik, ekümenik niye? Ulan niye New York'da sokağa adını veriyor adamın ya? Adamın adını New York'da sokağa niye veriyor? Bana bunu anlat. Niye? Niye? Ya bir 50.000 tane Patrik var. Bugüne kadar gelmiş geçmiş kaç 100 tane var? Sen söylüyorsun ya pasif de aktif. Ben anlamam ondan. Ya şey pasif ol, şeyin pasifi ol. Niye? Niye adamın adını verdiler? Şimdi niye böyle bir hengame çıkıyor? Bu işi kullanmak istiyor kardeşim. Amerika büyük şeytandır ya. Hakikaten şeytandır. Bu konularda siyasi şeytandır. Biliyor bu işleri. Başkanın uçağıyla geldi Türkiye'ye. İşte o günden beri bir tezgah zaten bu diyoruz. Hangi Japon? Başkanın uçağıyla mı geldi? Kimin uçağıyla geldi demiyorsun. Ne yapacaksın? Hayır, kimin uçağıyla geldi? Mak zamanı. E abiciğim Allah aşkına. Başkan uçağı geldi de mi? Amerika başkanı, Japon başkanı, Çin başkanı değil ki ya. Şunu söylüyor. Bize ne? Bize ne? Boş ver. Net. Gazla gitsin. Niye bu dinlerin hepsi şeyden çıkmış? Ortadoğu'dan çıkmış. Ortadoğu'dan çıkmış. Yani niye Roma'da bir din çıkmamış mesela? Veya niye Çin'de bir din çıkmamış? Niye bunların hepsi böyle dar bir bölge içerisinden çıkıyor? Şimdi hep var. Her tarafta din var. Biz Ortadoğu dünyasını bildiğimiz için zannediyoruz ki sadece orayla alakalı. Ama hiçb T. Almanya'da peygamber yok mesela. Almanya'da yok mesela. Alman'da yok. Çin'de de yok. Var mı? Bir dakika. Şimdi biz mesela tarih bölümünde tarih okutuyoruz. Gelen bütün kitaplar bu bölgeye gelmiş. Hiçin tarih okutmuyor. Semavi kitapları mı? Semavi. Nerede? Yani dört kitap. Evet, onlar biz onları sayıyoruz. Ya dur izah edeyim Fatih Bey. Mesela tarih bölümünde biz tarih okutuyoruz. Hint tarihi okutmuyor. Çin tarihi okutmuyor. Bizim öğrenci de zannediyor ki bütün tarih Roma, Selçuklu ve Bizans. Bizim din anlayışımız da bu bölgeyle sınırlı olduğu için Kur'an da halka hitap edeceği için Sami peygamberleri sadece lokal olarak örnek verdi. Ya semaviler mi kastediyorsunuz? Evet. Yani Kur'an'da şu ayet açıktır. Yeryüzünde hiçbir kavim yoktur ki biz ona peygamber göndermemiş olalım. O zaman onlar niye bir din getirmiş? Neden göndermemiş? Nasıl göndermemiş? Getirmemiş. Şimdi bak, sana bir ayet okuyayım. Bu dünyada kaç din var bildiğimiz? Yani şu anda yaşayan 20'nin üzerinde büyük din var. Ama tarih içerisinde tek tanrılı. Hepsi tek tanrılı artık. Yani mesela Kur'an-ı Kerim'de "Ve zeytin ve zeytuni ve tur-i sinine ve hazal-beledil-emin." Bir ayet. Bunu şimdi bu alternatif tıpçılar Arapçada bilmezler. Bunlar "tin" incir derler. Zeytin işte zeytin derler. Allah niye Kur'an'da bunlardan bahsediyor? Bunlar cennet meyveleridir. Şöyle şifalıdır, böyle şifalıdır. Bunlar yenmeli, bilmem şu edilmeli, bu edilmeli. Hurma da var mı? Onlardan hurma yok. Bak hurma yok. Şimdi bu ayette bakın çok ince. Bakalım buraya. Allah yemin ediyor. "Ve tin ve zeytun ve tur-i sinine ve hazal-beledil-emin." Tur-i Sina dediği Musa'nın vahiy aldığı dağ. Dağ. Orada vahiy inmiş. Orada vahiye Allah şey ediyor, yemin ediyor. Ve hazal-beledil-eminen. Maksat Mekke'dir. Orada da Hira'da inen vahye yemin ediyor. Peki bu zeytinle bu incir ne oluyor? Hazreti İsa'ya vahiy zeytin dağında geldi. Allah sanat yapıyor. Orada zeytinden o vahyi kaydırıyor. Peki incir nedir? Buda incir ağacının altında vahiy almıştır. Buda. Evet. Buda'nın peygamber olmadığını kim söyleyebilir kesin olarak? Mesela Epiktetos diye bir Romalı kilise var. 1942'de onun "Mutluluk Felsefesi" diye bir kitabı şey edilmiş. Türkçeye de çevrilmiş. Bizim klasiklerimizden. Epiktetos o kitabında baştan sona putperestlikle mücadele ediyor ve tek tanrı inancını savunuyor. Yani biz brahmanizm, biz budizmin, taoizmin, şintoizmin daha sonra bozulmuş birer din olmadığını, bunların da peygamber olmadığını kesin olarak söyleyemeyiz. Ben birçok büyük filozofun, birçok büyük şeyin muhtemelen peygamber olduğu kanaatindeyim. Hadislerde de 240.000, 220.000 peygamberden bahsediliyor. Hocam, o dediğiniz "Tîn Suresi"nde Falih Rıfkı'nın Çankaya. Onunla ilgili bir bahis vardır. Bir yerde 30'lu yıllarda tefsir yapılıyor. Bu Paşa Kazım var o zamanın işte zeytin, turine ne demek? Tefsir et, şey yap demişler. Şu incirin iyi seyin iyisi. Tur-i sinine. Şehri belediye reisi Emin Bey'in evinde. [Kahkaha] Buz Çankaya'da mı var? Hiç hatırlamıyorum onu. Bak çok enteresan. Şehri belediye reisi Emin Bey'in evinde bulunur. Paşa Kazım'ın tefsir şeyidir. Meal diye yazar. Çankaya'da. Peki hocam, şimdi yine bu Hristiyanlığa ben bir döneyim. Sizin bu tanışmanız beni baydı. Süden bahsedelim. Onu da başka bir gün bahsedelim. Patrik rüşvetler bahsedelim. Bir. Şimdi bu Patrikleri biz niye astık? 3 kere değil mi? Patrik mi asık? As. Niye astık? Bu siyaset onu gerektirmiş. Yani cevap bu kadar basit. Biri siyasi değil aslında. İlk biri galiba hırsızlık, mırsızlık gibi bir şey değil mi? Öyle bir şey. Kalvinist. Kalvinist meselesi var. Kalvinist mi olmuş Patrik? Ya 4. Murat zamanında Hollanda ile e Fransa ve Av... yani Fransa, Avusturya bir tarafta, Hollanda bir tarafta. Buradaki orada mezhep kavgası var. Burada da elçiler arasında kavga var. Patrik Kalvinist ol falan diyorlar. 4. Murat zamanında onun için asılıyor. Biri malum, şeyden sonuncu, K... Yunan isyanı. Yunan isyanı meselesinden. Biri de o bir isyan vardır, Eflak veya Boğdan. Oraya da isyancı, oranın beyine yazdığı mektup. Ama şey diyor, mektupta adam, "Devletin gücü tükendi. İnşallah İsa'nın saltanatını kuracağız." Evet. Hatta mahkemeye çıkartıyorlar. Niye yazdın diyorlar? O diyor, "Oradaki adamlarına imani güç versin diye yazdım." diyor. Yasıyoruz. İnkar etmiyor. Peki bu şimdi şeyler var, çeşitli, özellikle bu Da Vinci Şifresi'yle beraber moda olan hikayeler var. Bunları hepimiz 3 aşağı 5 yukarı geçmişten beri bilirdik. Böyle bir takım tarikatlar, gizli tarikatlar, Siyon tarikatları falan filan. Bunların Hristiyanlıkta hakikaten yeri var mıdır, nedir? Bunlar Hristiyanlıkta çok fazla. Bu işte şeyler nedir o, Şövalyeler. Özellikle bunların hepsi şeyden çıkma. Ortadoğu'dan. İşte Kıbrıs, Malta, Rodos gidiyorlar falan. Orada bir dönem Fransa, Fransa'da bir iş, katliamlar oluyor. Onlar hep bilinen gerçekler. Evet. Şimdi mesela bizim İslam tasavvuf tarihinde bu tekke şeyhlerinin falan işte yazdıkları kitaplar var. Hep kerametler bahsedilir. Şu şunu, şu. Hangi şeyhin hayatı anlatılırsa anlatılsın, onlarca kerametinden bahsedilir. Bu bizimkiler son derece makuldür. Hristiyanlıktaki çok aşırı, özellikle o günlükleri var ruhanilerin. İşte bu tür hikayelerle şeylerle öyle şeyler anlatılır ki, yani akılla, mantıkla, şuyuyla hiç izahı olmayan. Bizimkilerin gene bir keramet çerçevesi içerisinde inanılır şeyler oluyor. Onlarda çok fazla. Bu kitaplar Süryanilerde mesela çok fazla. Ben biliyorum onlarda. Peki o tarikatler, Templar ki biz de hep mesela Fatih karıştırırlar, karıştırır. Templar ile Hospitalier karıştırırlar. Bambaşka şeyler, zıt. Şu anda onların şeyi nedir, gücü, mevcudiyeti? O konuda bir bilgim yok. Şu andaki şeyler. Peki bu gerçek mi? İsrail yolundan gidip atların Katolikliği ve kiliseye karşı oldukları doğru mudur? Bazı şeyler var. Onlar Amerika'da var, şeyde var. Teknoloji kullanmayan, işte kadınların başlarını ört, işte bilmem ne. Ha böyle bu tür şeyler var ama bunlar küçük gruplar. Yani o kadar büyük şeyler. Opus Dei. Opus Dei değil. H. Onun rolü nedir? O çok büyük. Kuranı Aziz ilan etti Vatikan. Ya onlar, kurucusunun yaptı. Kuran deyince Kuran anlayabilirler ondan. D. Kuran'ı kurucusunu. Ya kurucusunu. E kilisenin bu tür şeylerini işin doğrusu politik görüyorum. Hep dini görmüyorum. Konjonktür gereği öyle şeyler yapıyorlar. Dün başka söylediklerine bugün başka söylüyorlar. Bu oluyor. Peki hocam, Patrik seçiminde biz de Osmanlı döneminde H. Rüşvet çalışmış mıdır? Yani değişik Patrik ardı ya. Şimdi tabii isim vermeyelim. Cemaatler hususunda. Rüşveti Müslüman da alıp veriyordu, bunlar da alıp veriyordu. Son 100 yıl, son 300 yılda bizdeki Patrik seçimleri şöyle olurdu. Patrik öldü. Aynı siyasi parti gibi. Hepsinin grupları var. Bunların diyelim ki, 3 tane Patrik adayı çıkıyor. Bir birisini bir grup, birisini bir grup, birisini bir grup destekliyor. Fakat atama devlet katında nihayet atama yapılacak. Şimdi bunun için Galata bankerleri külliyatı miktarda para alırlardı. Bunlar borç para alırlardı. Artık o padişahı etkileyecek, sadrazamı etkileyecek, üst düzey bürokratlara bu paraları verirlerdi. Bunlar büyük paralardı. Diyelim ki birisi atandı. Şimdi bu Galata bankerlerin olan borcunu nasıl ödeyecek? Borç. Patrikhane'nin diyelim 20 tane metropolitliği var. Bu metropolitlikleri el altından satışa çıkarılırdı. O tabii il müftülükleri gibi. İşte 1000 altın, 2000 altın, 3000 altın, neyse o günün para şeyiyle. Patrik böylece borcunu buradan toplardı, şeye öderdi. Metropolit adan çıkarıyor. Şimdi metropolit de cemaatten alıyor. Cemaatten. Cemaatten alıyor. Bu, bu her yerde aynı. Bu yüzden bir milletin asli unsuru neyse, azınlığı da aynıdır. Yok yani bu şey de değişmiyor yani. Ruhban sınıf her yerde aynı. Orada da böyle, burada da böyle falan böyle bir acayip. Her şey dünyevi aslında. Bak her şey beşeri. Dünyevi. Şimdi bu cemaatten para toplama meselesi bizde neyi doğurdu? Bizim mesela ilahiyatçılar, dinler tarihçileri hep şöyle bir iddiada bulunurlar. Bu misyonerler Osmanlı Devleti'ne geldikten sonra şey ediyorlar. İşte Ermenilerin arasından bir grubu ayartıyor, Protestan Ermeni Kilisesi kuruyor. Rumların arasından bir grubu ayartıyor, bilmem ne ediyor. Bu Robert College kurucusu olan Doktor Hamlin, 50 yıl Türkiye'de diye bir hatıratı var. Biz onu tercüme ettiler zannediyorum. Baskıda şu anda. Mesela orada bunu anlatıyor. Ermeni kilisesini örnek veriyor. Diyor ki, kilisede işte falan Patrik oldu. Cemaatten para toplanıyor. Cemaatin bir kısmı vermeyince afaroz ediliyorlar. Bunlar bir de karşı rakip adayları destekleyenler de afaroz ediliyorlar. Bu afaroz sadece kiliseden atılmak değildir. Afaroz. Biz zannediyoruz ki kiliseden atıldı, cehenneme gideceksin. Hayır. Dünyevi cezası var. Dünyevi cezası şu. Senin evine el konuyor, dükkanına, evine el konuyor. Tabii malına el konuyor. Sen artık bir kâfırsın. Bu malı çoluk çocuğuna da bırakamaz. Kim el koyuyor? Kilise. Kilise el koyuyor. Kilise el koyuyor. Süper dümen kurmuşlar. Süper dümen kurmuşlar. E borcu varsa esnafspor'un daha süresi gelmemişse bile anında ödemek gerekiyor. Ama kendisinin alacağı varsa, o alacaklar da artık ödemiyorlar. Ve ondan sonra evinden çıkarılınca linç için sokağa bırakılıyor. O cemaat bunu linç etmek üzere toplanıyorlar. Bu insanlar da bir tek kurtuluş yolu buluyorlar. Gidip Müslüman oluyorlar. Ve mesela bu Adapazarı'ndaki hoca şeye, affedersiniz, devlet ne diyor? Böyle malına mülküne el koymaya. Kilisenin kendi işi diyor. İşi işi diyor. Mesela Adapazarı'ndaki bir olayı anlatıyor. Diyor ki, dört tane afaroz edeni tam Müslüman mahallesinin yanında. Onlar Müslüman mahallelerine kaçtılar. Kadınlar diyor, fasulye çubukları, Müslüman kadınlar fasulye çubukları alarak bu gayrimüslim Ermenileri kovaladılar diyorlar ki, bunlar da bizim gibi haça ve puta tapmıyor. O yüzden bunları afaroz ediyorlar. Şimdi bu insanlar Müslüman olmaya başladılar. Fakat gerçekte Müslüman olmuyorlardı. Sonra bu Doktor Hamlin, onlar bunlarla ilgilenmeye bakınca, şimdi bunları şeyden kurtarıyorlar. Yani linç edilmekten kurtarıyorlar. Sarayla da devamlı görüşüyorlar. En son çare diyorlar ki, bunlara kurumsal bir kimlik verelim ki bunlar linç edilmekten kurtulsun. Ama mal mülk gidiyor. Mal mülk gidiyor. Protestan Ermeni Kilisesi bu düşünceyle devlet. Yani bu insanların hayat şeylerini korumak için kurunca bu sefer daha önce Müslüman olmuş Ermeniler de tekrar Ermeni'ye döndü. O çok uzun uzun anlatır. Yani kilisede tefessüh etmiş bir kurum haline gelmişti. O Osmanlı'nın son dönemindeki hastalık, bürokratik bütün kurumlara nasıl sirayet etmişse, kilise de o şeye gitmişti. Bunlarda esas çok önemli müesseselerden biri o kilise. Bugün de ayakta tutan o günah çıkarma kurumudur. Yani Hristiyan ilahiyatına göre mesela iki tane adam düşünelim. Ben manastırda da çok kaldığım için bununla ilgili pratik şeylerim de var. İki insan düşünelim. Birisi hayatı boyunca bir şer makinesi olmuş. 100 tane adam öldürmüş, 500 kişiyi çarpmış, 100 tane kadın ırzına geçmiş, 1000 kişiye iftira etmiş, bilmem ne. Şimdi buna cübeli Ahmet diyor, tövbe ederse bitti iş. Ak şey geldi. Papası geldi aklıma. Şimdi bu adam gider papaza bunları söylerse, bu adam cennete gider. E şeyden aynı şey söylüyor. Cübeli Ahmet aynı şey söylüyor. Dur şimdi ikinci adamı ele alalım. Bu da bir melek olsun, siz olun. Ömrünüzü insanlığa şey etmişsiniz. 24 saat ibadet ediyorsunuz. Allah secde kalkmıyor. 24 saat oruç tutuyorsunuz. Fakat bu akşam program yapıyoruz ya. Ya bu Mehmet Hoca'nın bu kravatı da hiç almamış be. İçinden geçirdim. Vallah geçirmedim. Olmuş. Diyelim ki, diyelim ki bunu geçirdim. Kilise diyor ki, bu da küçük de olsa bir günahtır. Eğer bunu itiraf etmeden ölürse, o zaman ben hemen günen cehennemde kalır. Ben hemen itiraf ediyorum günah. Bu ekümeniklik konusunda Murat'ın çok saf olduğunu düşündüm. O dedim, kendi kendime itiraf ediyorum. Cehenneme cehenneme itiraf ettim. K. Şimdi o şer makinesini. Ben de dedim ki, her şey Amerika'da paranoyaya girmiş dedim. Sen de itiraf et. O çizgiye girmiş, o şeye katılmış dedim. O itiraf eden şer makinesini kilise cennete sokuyor. Bu küçücük bir günahı olan adam ebediyen cehennemde kaldı. Peki hocam, şeyde para var mı? Bak şimdi bir gün bir köye gittim. Yerini söylemeyeyim. Ara sıra oranın papazıyla da görüşüyorduk. Gidip sohbet ediyorduk. Çok güzel bir adam. Bir gün gittim, papaz yok orada. Ben orada oturdum. Hristiyan köyü. Nerede? Yerini söylemeyeyim. Cemaat anlaşıyor. Türkiye'deki Yahudi. Papazın aleyhine bir verdiler, veriştirdi. Yani o köylü dünyada en fazla ondan nefret ediyor. Kendi papası. Başka kimseden nefret etmiyor. Fakat papazın yanına da geldiklerinde ellerini öpüyorlar, hürmet ediyor ediyorlar, bilmem ne ediyorlar. Bu coğrafyanın geneli böyle zaten. Papazla konuştum. Sahtekarlık üstü. Bir gün papazla konuştuk. Dedim ki, ya cemaatle aran falan nasıl? Sana hürmetli görünüyorlar ama dedim, ah hoca dedi, onlar benim kanımı içseler doymazlar. E niye sana hürmet ediyorlar? Mecburlar. Bir konuşursam dedi, kim kimin keçisini çalmış? Kim kimin neyini ne etmiş? Kim kimin karısıyla? Oyş hepsini biliyorum. Köy birbirine mecburlar bana şey etmeye. Tabii o günah çıkarma papaza müthiş bir güç veriyor abi. Bütün dedikoduya hakim. Bütün dedikodu. Bütün dünyada kilise hala bugün etkinse tek nedeni budur. Günah çıkarma abi. Süpermiş. Çünkü başka türlü gidemiyorsun. Bir nevi medya. Medya gücü kullanıyorlar. Her türlü hakimler her şeyi biliyorlar. Tehdit de var. Tabii. Vay vay vay be. Bazı medya patronuna papaz [Kahkaha] diyorlar. İsmi lazım değil. Bazı kaçak esnaf kimsi medya patronlarına yalnız gel de cübbeliye şey yapmış. Şimdi tövbe ediyor. Tövbeyi kendi kendine ediyorsun. Halbuki şahane. Bak İslamiyet'in bir üstün tarafı bu. Bunu şimdi iyiymiş. Şimdi bu tövbe de doğru değil. Bak biz de bunu Hristiyanlığa benzetmiş far. Niye kendi kendine tövbe? En azından ben şimdi bak şimdi hadise şu. Mesela bizde de deniyor ki, şimdi Hristiyanlara gülüyoruz. Mesela Yahudiler nasıl yapıyorlar? Yahudiler de bizdeki gibi haçları var. Hacda ihramdan çıkıyorsun, saçını tıraş ediyorsun, bir kurban kesiyorsun. Bizde de kurban var. Onlar da keçi. Bu akşam üzeri ihramdan çıkıyorsun. Keçinin bir kulağından mümin tutuyor, bir kulağından haham tutuyor. O mümin olan kişi bütün günahlarını itiraf ediyor. Haham da onları keçiye yüklüyor ve akşam karanlığında çöle salıyor. Günah kesi tabiri oradan geliyor. O canavar o kesiyi yerse, o günahları da yemiş oluyor. Şimdi Müslümanlıkta da mesela deniyor ki, ya işte hacca gidenler için, işte hacca gidip geldin mi anadan doğmuş gibi olursun veya bilmem şöyle tövbe ettin mi işte bilmem ne tövbe edersin. Şimdi kardeşim mesela ben bir kulum. Siz bana bir kötülük yapmışsınız. Benim kul hakkımı gasp etmişsiniz, rencide etmişsiniz. O yok. Ama o kul hakkını ş yok. Siz 50 seferde hacca gidip gelseniz, yani benim o hakkımı siz iade edebiliyor musunuz? Zaten tövbede kul hakkı geç silmez ki. Ve bu da nasıl olmalı? Bak bizim insanımız da şunu yapmış. Mesela bir adamın ayağını kaydırmış. Mesleğinde adamın işi bozuldu. 2 sene sonra hanımı boşandı. Bundan. O nedenle 2 sene sonra kızı başka bir yola düştü. Ondan sonra oğlu cinayet işledi, bilmem ne etti. Gitti yattı. Şimdi bütün bu işlerin sebebi o adamın o işini kaybetmesi. Ve o adam bir gün mesela hastalanıyor. O ayağını kaydıran kalkıyor gidiyor ona, işte geçmiş olsun, şu bu. Ya Ahmet Efendi, iyi kötü kırgınlık oldu ama hakkını bize helal et. O da diyor ki, helal hoş olsun. Şimdi bu adam dönüp diyor ki, ben helallik aldım ondan. Hayır, arkadaş, Allah'la burada oyun oynuyorsun. Son tezgah bu. Böyle olmaz. Sen o adama, o kızının başına gelenden de sorumlu olan sensin. Karısının başına gelenden de sorumlu olan sensin. Hala helallik alıyorsan ve o adamlar bakalım o hakları sadece o adamın helal etmesiyle de kalmayacak. Bir de onlar şey edecek. O gitti gider. Bu kul hakkı açısından. O nedenle bizim fakihlerimiz mesela kamu malını yiyenlerin cenaze namazı kılınmaz diye fetva vermişlerdir. Bitti. O zaman bütün siyasetçileri cenaze namazsız gömeceğiz. E vallahi öyle. Yani gerçekten cenaze namazı kılsan ne olur ki? Yani kabul etmeyen etmez. Yani ondan mı kurtulacak? Etmeyen etmez. Şeyi de çok beğenmiş izleyiciler benim demin bu, bu toprakların dini bu demem. Hangisi? Zenginleri. Ha bu çok hoşlarına gitmiş. Efendim, biz de zaman zaman hoşa giden laflar edebiliyoruz ama kızdıran laflar ediyoruz. Peki bu Protestanlar ve Evanjelistler nedir? Şimdi Protestanlar adı üzerinde protesto ediyorlar. Protesto ediyorlar. Bu işte meşhur Luther'in papanın ve kilisenin Katolik kilisesinin o yetkilerine isyan etmesi. Kilisenin yetkileri neydi? Şimdi biz zannediyoruz kilise bugünkü kilise gibiydi. Mesela 1850 yılında daha çok değil 150 sene önce, 150 sene önce yani ulus devletler kurulmuş, seküler yapılar oluşmuş olduğu dönemde Fransa'da bir şey kongresi yapıldı. Jeoloji Kongresi. Tevrat dünyanın 6.000 yıllık olduğunu söylüyor ya. Jeologlar yok şu taş 3.000 yıl, şu 50.000 yıl, bu bilmem. O tartışılacak diye bir konsil topladı ve o kongreyi yaptırmadı. Jeolojik. 1850, 1852 yılında. Ben bir tıp tarihinde okudum. Avusturya'da doğum kliniklerinde çok fazla ölüm var, şey var. Bir klinikte bu çok az. Soruyorlar o kliniğin direktörüne. O diyor, tabip ve hemşirelere el yıkattırma sebebi tarih içerisinde o kutsal. Viyana kilisesinin şeyiyle tabipleri odası bu adamı görevden attı. 1850'li yıllar. Suyu gitti. Buna niye bu el yıkama, niye işte bunu zor tutuyorsun, bilmem ne diyorsun? Yani kilisenin bu etkinliği son yıllarda kırıldı. Ondan önce bu etkinliği çok fazlaydı. Ben Batı dünyası için şunu söylerim. İnsanlık için yapılan devrimlerin en hayırlısı laiklik olmuştur. Batı dünyası. Yani kilise insanı hayatından bezdirmiş. Orta Çağa gelindiğinde Avrupa topraklarının %70, %80 kilisenin olmalıydı. İçindeki hizmetçileri de adam. Şimdi geliyor ölecek. Bir tane cennet belgesi neyim var? Üç tarla, beş şey şunları kiliseye şey et. İçindeki işçileriyle, yani köleleriyle beraber kiliseye bırakıyordu. Şey ediyordu. Yani hem dünyasına hem ahiretine şey olmuştu. O nedenle yani kilisenin bugünkü şeyi çok güzel. 8 Hristiyanın o kiliseleri şey mezhebi değiştirmesi kadın meselesi falan değil. Mallara el koydu. Tabii tabii ya şeye el koydu. Ya şu Cermen İmparatorunu bir kış gününde ayaklarına kadar getirip üç gün kapıda bekletip ayaklarını öptürmedi mi? Bu kadar bir güçtü. Bu evet evet. Nihayet cennet o tarafta ve bu bu şeyler Konstantin döneminde verilmeye başlandı kiliseye. Evet, kiliseye mesela piskoposluk mahkemesi var. Devletin seküler mahkemelerinden bir karar aldırıyorsunuz. Hoşunuza gitmiyor. Git oraya itiraz et. Oraya itiraz ediyorsunuz. Oraya üst mahkeme. Ama oranın verdiği kararı hiçbir seküler mahkeme bozamıyor. Bu kadar güç çekmişti. Papazlara devlet bürokrasisinde hiçbirisi en ufak bir şekilde bir şey diyemiyordu. Yani ister general ol, ister müsteşar ol, ister bilmem ne ol. Çünkü hemen siz şikayette bulundu mu? Mesela gitti piskoposluk mahkemesine şikayet etti. Siz davayı seküler mahkemeye alamıyordu. Orada yargılanıyordu. Bu yüzden kilisenin böyle bir baskısı insanlık tarihine. Hristiyanlar size kızdılar. Mailler geliyor bana zaten. Bütün dinler kızıyor. Enizisyonun başında Amerikalı var şu anda. İsmi değişti. Engizisyonu bir Amerikalı kardinali getirdin. Bu kardinaller nedir peki? Şehir müftüsü. Bizimki metropolitler, şeyleri. Evet. Yani generaller bunlar. Metropolit. Batıdaki yani patriğin karşılığı papay. İsa kardinallerin de metropolitler. Peki papalık seçimine kaç tane katılıyor? Bütün metropolitler katılıyor. Katolik metropolit kardinaller. Evet, kardinaller tabii on şey ediyorlar. Vallah şu andaki sayılarını bilmiyorum yani ama epey sayıları var. Fakat bu seçimler Fatih Bey şeydir. Yani siyasi partilerin liderleri nasıl seçiliyor, kongreler nasıl yapılıyorsa bunlar da odur. Yani aynı şeydir. Zaten Roma kardinali şey Papa. He. Öyle midir? Roma kardinali Papa diyorlar. Papa diyorlar. Baba. Biz Mısır'dayken John Paul'ü şey, Papa John Paul'ün Arapçası nedir? Mısırcı, daha doğrusu nedir? P diyemezler. B'de biliyorsun C'de G derler. El Baba Gon Bol. El Baba Papa demek. El Baba Gon Bol. Ondan önceki neydi? Ondan önceki neydi? Ah şey bir tane öldü ya. Kısa. Çok kısa vardı. Bir tane. Çok kısa vardı. Oydu. Koca papal ad unuttuk vallahi. Bir önce John'u galiba. O da evet. O ikinci oldu. Ondan önce Pol. Siz 6. Pol'ü. 6. Pol'ü. Evet. Pol'ü. Paulus. Paulus. Acayip işler. Saat 02:37. Bir de buradan giden var ya. Roni. Evet. Papa oldu meşhur. D'dei. Hangi yıllar o? Şey sonrası. Dünya Savaşı dönemi. O da küçücük bir şapeli vardır. Orada seran var. Ev ama şeyin içindeydi. D'dei. Bir şapel var orada. Kendi odası. Şey çok şıktır ama o şapel. Evet. Güzeli can şeyde. 238. Bitirelim mi? Bayağı geciktik hocam. Sizin yarın herhalde mesai var. E yok, ben yarın tabii yola gideceğim. Yani mesaimiz var. Evet. Manisa'dan geldiler bili. Ben yarın çalışacağım. Sen iki gün üst. Vallah iyi dayanıyorsun ha. Günü. He. Gündüz uyuyorum. Sen şimdi eve gidebilecek misin? Dışarıyı bilmiyoruz. K varı bil. Şimdi yer altındayız. Haberimiz yok. Haberimiz yok dünyadan. O bittiğinden. Vallah ben misafir edeyim. Benim yerim yakın. Aklık gidemiyoruz. Şurada kıvrı yatarız di. Evet. Herkese iyi geceler dileyelim bari. Hala meler geliyor. Bu arada lavaboya gidemiyoruz. Bir reklam arası diyenler de artık lavaboya rahat rahat gidebilirler. Başka bir şey kalmadı. Evet. Bu da oldu. Birisi kira yardımı istedi bizden. Aslında bir gün şu şeyi de yapsak ya. Sü. Yani Gökçü Hoca yine geli. Sani soykırımı iddiaları. Onlar birkaç hafta bir ara verelim. Onu konuşalım. Süryani. Sırf Süryani meselesiyle ilgili konuşalım. Ben size bu kitaplardan vermiştim. İki takım vermiştim. Hatta birini de Murat Bey'e dedim herhalde şey olmuştu. Ben almadım. Gülay de olabilir. Bunu da alım. Bir gösterelim. Teşekkürler. Bu var bende zaten. Bu çok güzel kitaptır. Bu da var. Onun inşallah yeni baş iadem var. İade bulsun. Bulunsun. Göster. O Süryani kitabı. Fener Patrikhanesi'nin ekümeniklik iddiasının tarihi seyri. 325-1453. Süryani Kilisesi. Ben Aziz Bey'in Aziz neydi? Güner. Onun kitabını okumuşum. O vardır. Ben bunun cild zaman çıkacak? Efendim bu inşallah bu sene çıkacaklar. Üç cilt halinde tamamını basacağız. Evet. Üç cilt halinde basacağız. Olacak. Efendim. Herkese iyi geceler diliyoruz. Kitapları da gösterdik. Merak ediyorsanız programda konuşulmayanlar dışında bir şey var mı diye. Kitapları da tavsiye ediyoruz size. Görüşmek üzere haftaya. Tabii Salı günü teke tek var. Orada da bekleriz ama ona gelmezsiniz. Eee pazar akşamı teke tek özelde Sayın Bardakçı üstad-ı azam Sayın Bardakçı ile beraber kim var? Haftaya bulur şey yapmadık. Vallahi unuttuk. Ayarladık galiba. Dah buluruz. Buluruz birini. İnanıyoruz ama çok zorlanıyoruz hakikaten. Üstat kalmadı. Y buraya gelecek. Ayağı da çok az var. Çıkıyor, çıkıyor. Bakarsın bir genç men çıkar bir ara. Bu ben bir sim. Bu program sayesinde 50 sene sonra belki daha fazla olacak. Bir de iyi tarafı yani Türkiye'de böyle çok enteresan konular. O konularda üstat olanlar televizyon. Zaten başka televizyonlarda yok. Böyle hiçbir yerde böyle bir şey yok. Evet. Ç Bu da biliyorsunuz bizim. Biz odada Murat'la böyle geyikler yapıyoruz bu konuları. Misafirlerimiz geliyor, konuşuyoruz. Kakara kikir. Bunlar an dedik. Televizyonda yapsanız. Dedik. Ya bunu kimseyle der dedik. Biz kendi aramızda yaptığımız geyik bu. Ağır ağır konuşuyoruz. Böyle odada gırgır yapıyoruz. Akşamüstleri gazete bitti. Odaya çekiliyoruz. Gırgır yapıyoruz. Bende kültürel sohbetlerimiz var. Görüyorsun. Ondan sonra işte şiirler okunuyor, bilmem ne yapılıyor falan filan. Edebiyat, medeniyet. Murat ağırlıklı tabii. Veya mizah ağırlıklı. O şiir bur okuyamıyor. Ondan sonra patron dedi ki, ya bunu televizyonda yapsanıza dedi. He. Biz dedik ki, ya bunu kimseyle der dedi. Biz kendi aramızda yaptığımız geyik bu. Ağır ağır konuşuyoruz. Böyle odada gırgır yapıyoruz. Akşamüstleri gazete bitti. Odaya çekiliyoruz. Gırgır yapıyoruz. Bende kültürel sohbetlerimiz var. Görüyorsun. Ondan sonra işte şiirler okunuyor, bilmem ne yapılıyor falan filan. Edebiyat, medeniyet. Murat ağırlıklı tabii. Veya mizah ağırlıklı. O şiir bur okuyamıyor. Ondan sonra patron dedi ki, ya bunu televizyonda yapın. Bunlar televizyonda serilmez dedi ki, ya televizyon benim seyred de benim sorunum. Seyred sizin. İsterseniz ben buraya bir kamera yollayayım. Kim çeksin sizi? Yayınlasın. İstersen aşağıda yapın. Öyle başladık. Hatta bir tane deneme yapalım dedik. Bir tane yaptık. İnanılmaz bir ilgi oldu. Evet. Ondan sonra iyi de oluyor. Bak memlekete hayrı var diye düşünüyorum. Ekol mü oldu? Ekol oldu. Bir şey söyleyeyim mi? Yani yaşlı kesim değil, çok genç. Vahşi. Çok genç. Evet. Ve bu konuların olduğunu çok kişi biliyordu ama bilmeyen bir kesim de vardı. Evet. Evet. Böyle bir konular olduğunu. Hı hı. Tarihte kültürü, dinler tarihiydi, şu bu. Onun için güzel bir iş. Y mesela geçen hafta semavi Hoca ne kadar sevdirmiş ya Rabbim. İnan ya. Ayasofya'yı anlatıyor. Evinin salonunu anlatır gibi. Tabii Ayasofya'nın içine alıyor. Sanki bizim evde koltuk şuradır, televizyon şuradır gibi. Vallahi benim evi ondan Ayasofya kadar bilmiyorum ben. Öyle anlatıyor. Sofya. Evet. Hafızası da çok iyi maşallah. O yaşına rağmen 87 yaşında. 1922 doğumlu hoca. Evet. Ama kimse fark etmemiş. Hocanın gözleri görmüyor. Kimse fark etmemiş. Programda isim hatırlıyoruz. İşte o hoca 87 yaşında. O şeyde zaten. Eee 15 yaşındaydım. Şuraya gidiyordum. 12 Ocak günüydü. Evet, evet. Çok enteresan. Bu evet. Mektebi Sultan talebeyken. Bu Mektebi Sultaniler de böyle şey oluyor. Çatla. Ondan Mektebi Sultani. He. Ondan Mektebi Sultani. Şimdi ne oldu? Galatasaray Lisesi. O da Galatasaray mezunu. Onun zamanı. Mektebi Sultaniler. 1945. Galatasaray mezunu. Hoca 1945. Pardon. 43. Ha. Hoca 43 mezunu. Doğru ya. 43 mezunu. Hoca o zaman Galatasaray Lisesiydi. Çatla patla. Fatih sordu. Hocam kaç mezunusunuz dedi. 43 dedi. Sonra hoca sen kaç mezunusun dedi. Fatih bir utandı. Cevap utandım. Vallahi cevap vermeye utandım. Bir cevap. Yani birdenbire hocanın yanında çok çıtır kaldım. Söyleyemedim. Şimdi öyle insan 50 falan deseydim inanır mıydı acaba? İnsan nasıl oluyor? Mesela 1943. I. Dünya Savaşı. Avrupa ateş içerisinde. Hanginiz çocuğunuzu gönderdiniz ve hangimiz giderdik? Bir de gidip o da üniversite arıyor. Ama çantayı bırakıyor şeyde, bavulu bırakıyor orada. Yolun ortasında. Üstüne adıyla 4 sene sonra geliyor mektup. Bina bombalanmış. Bina yok. Bakanlık yok. Post atıyor. Geliyor cevap. Hem de şeyin adını vererek üniversitenin rektörünün adını vererek gidiyor. Rektör de onu bekliyor orada. Neyse efendim, iyi akşamlar artık uyuyabilirsiniz. Biz belki biraz daha kendi edeceğiz. Sonra gideceğiz. Hoş kalın. Gidemiyor. [Müzik] [Müzik]