📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

32) KPSS / AGS Tarih - XX.Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti II - Ramazan YETGİN - 2026

Benim Hocam2:00:31

Transcription

Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Yine kameraman Murat kardeşim ve Nazım kardeşimle Dünya Savaşı'na gireceğiz hep beraber. Tabii ki Trablusgarp, 1. ve 2. Balkan Savaşlarını anlatmıştık Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde. Evet, uzak bir bölgeydi Trablusgarp ama Balkanları kaybettik. Artık Balkanları kaybeden Osmanlı Devleti, Balkanlarda tekrar kaybettiği yerleri geri alabilmek için aynı Bulgaristan gibi bir savaşa girecek. Tarihe 1. Cihan Harbi diye geçer. Aslında biz Dünya Savaşı diyoruz ama eskiden hep eee şeylerde, kitaplarda Cihan Harbi diye geçer. 14'te başlayıp 18'de bitti. 4 yıl. 4 yılın yani 23 yılı belki hatta 1,5 yılı başarı diyeyim ama son 2, 2,5 yılı Osmanlı Devleti, Türkiye gibi yani bizler en az 3 bölge daha kaybettik. Yani Türkiye kadar 3 tane Türkiye kaybettik. Yani bir Dünya Savaşı, yani ne amaçladık, ne bulduk diyeceğimiz bir savaş.

Tabii Dünya Savaşı'na girmeden önce savaşın klasik nedenlerini anlatacağız. Sonra hiç anlatılmayan bir yer var. Orayı da kısa bir değineceğim. Çünkü biz bazen hep Osmanlı tarafına geçiyoruz ama bu işin bir Avrupa tarafı da var. Biraz da oradan da bahsedeceğim. Hazır mıyız?

Nazım: Sevdiğim bir konu mu bu?

Murat: Sever misin bir Dünya Savaşı'nı?

Nazım: Severim.

Murat: Savaş seversiniz tabii siz.

Evet. Şimdi gelelim bir başka olaya. Gelelim savaşın nedenlerine. Bu arada 1. Dünya Savaşı'nın klasik nedenleri bellidir. Şimdi bunlar genel nedenler ve özel nedenler olarak ikiye ayrılır. Genel nedenler dünyayı ilgilendiren şeyler olacak. Örnek, Fransız İhtilali'nden yayılan milliyetçilik akımı dünyayı ilgilendirir. Örnek, eee, dünyadaki tüm ekonomik sorunlar geneli ilgilendirir. Mesela özel farklıdır. Özel bir iki devlet arasında olur. Örnek, mesela Fransa ile Almanya arasındaki bir kömür havzası olan Alsas-Loren bölgesi sorunu. En son 1871 Sedan Savaşı'nda Almanlar burayı aldı. O yüzden mesela bu ikili özel bir sorundur. Anlaştık mı? Rusya ile Avusturya-Macaristan arasındaki Balkanlardaki oraya hakim olma meselesi. Bak bu özeldir. Evet. Bölge biraz geniş olsa da sonuçta bu iki devleti ilgilendiren bir şeydir. Genelle özel ayırt etmeyi öğrendik mi? Genel dünyayı kapsayacak. Özel bir iki devleti ilgilendirecek.

Rusya'nın Panslavizm politikası, Japonya'nın Uzakdoğu'da yeni sömürgeler elde etme isteği, Fransa İhtilali'nden yayılan milliyetçilik akımı, sanayi inkılabından sonra doğan sömürgecilik yarışı ve sömürgecilik yarışıyla beraber pazar arayışı ve bunlara geç katılan İtalya ile Almanya'nın siyasi birliklerini geç tamamladıktan sonra sömürgecilik yarışına girmesi. Bak söylediklerim hepsi savaşın nedenleri yok ama her savaşın bir çıkış hikayesi olduğu gibi bir hikaye de böyle 1914 senesinde Saraybosna gezisini yapan Avusturya-Macaristan Veliahtı Ferdinand eşiyle beraber bir üstü açık, o zamanlar hep üstü açık arabalı zaten tüm suikastlere bakın hep üstü açık arabalarda oluyor. Lincoln da öyle öldürüldü. Kennedy de öyle öldürüldü. Yani hep üstü açık arabalarda. Niye? E çünkü e o zamanlarda bir eee terörizm gidip de birbirini vuracağını falan zannetmiyorlar. E şimdi dünya liderleri görüyorsunuz ki çok eee korunaklı araçlardı. Kurşun geçirmeyen, geçirmeyen, füze atsan bir şey olmayan tank paleti kullanılan yani koruma altına alır. Eskiden öyle de işte üstü açık arabalarda halkı selamlarken bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülüyor. Gabriel Princip. Bu adam öldürdükten sonra değerli arkadaşlarım, tabii ki bu olaydan sonra Avusturya-Macaristan bir Sırplı tarafından öldürülmesinden dolayı olayı Sırbistan'a bağlayacak ve Sırplardan bir ültimatom verecek Sırplara. Ne diye ültimatom? Bir o işte o adamları bana işte Avusturya-Macaristan aleyhinde faaliyette bulunmayacaksınız. Şu şu şu partileri kapatacaksınız. Bize bu kadar tazminat. E arkadaş neredeyse 14-15 madde sundu Avusturya-Macaristan. Sırbistan 14 maddesini kabul etmiştir biliyor musun? Sırf savaş çıkmasın diye. Ama sonundaki bir maddeyi kabul etmeyince orada da kabul etmemesi için arkadaki Rusya zıplara demiştir ki oğlum sen sırtını bana yasla ben sırtını sana yaslarım. Ne yapacağız? Bunlara mı şey yapacağız? Zaten Avusturya-Macaristan'da Balkanlara muhabbeti var. Bunun üzerine son maddeyi Sırbistan kabul etmeyince Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a ilanıyla savaş başladı. Bir gün sana bu sınav sorusu gelecek. Dünya Savaşı'nı hep bu adamın öldürülme hikayesine bağlıyor. Tamam da savaşın başlangıcı ne kardeşim? Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a savaşı ilan etmesi. Mesela Dünya Savaşı'na Almanya'nın Polonya'ya savaşı ilan etmesiyle aynı şeyi anlatıyorlar burası. Tamam mı kardeşim? Avusturya-Macaristan Sırbistan'a savaşı ilan etmesi. Yani ha Sırbistan'a savaşı ilan etmişsin ha Rusya'ya etmişsin. Bunun üzerine Rusya da Avusturya-Macaristan'a ilan etti. Rusya'nın seferberlik planına Almanya tepki gösterdi. Almanya seferberlik ilan etti. Almanya'nın üzerine Fransa, Fransa'nın üzerine İngiltere derken zaten daha evvelden iki tane blok oluşmuştur. Bunlar tarihe İtilaf ve İttifak blokları olarak geçen bloklardır. Bu bloklar arasında değişiklikler de olacaktır ama genellikle bu bloklara eklemeler de olacaktır. Hadi onları bir yazalım. Önce savaşın genel nedenlerini bir yazalım. Hadi bakalım.

Bir: Almanya, İtalya ve Almanya'nın siyasi, siyasi birliklerini geç tamamlayıp evet, sömürgecilik yarışına girmesi. Sömürgecilik yarışına girmesi.

Devam Nazım.

Devletler arası hammadde yarışı. Devletler arası hammadde ve pazar arayışı. Evet, devam.

Balkanlar, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Rusya arasında Balkanlara hakim olma mücadelesi. Balkanlara hakim olma mücadelesi.

Oo, Nazım bugün hızlısın ha. Vallahi yemin ediyorum tak savaşlasın sanki. Dur, daha girmedik. Bekle.

Devletler arasılaşmalı.

Vay Allah'ım ya rabbim. Arası öyle yemeğe iyi çıktı desene şirkette.

Devletler arası neydi?

Bloklaşma ve silahlanma yarışı. Bloklaşma ve silahlanma yarışı. Silahlanma yarışı.

Dikkat. Birçok silah kullanılacak burada. Klor gazından tutun da arkadaşlar. Tank, uçaklar keşif amaçlıdır. Şimdi bomba atar hale gelecek. Bu da tabii ki birçok insanın sivil yerleşim yerlerinde ölmesine sebep olacak. Adam savaş meydanında değil ama ölüyor. Esen hatırlayın savaşlar meydan muharebesiydi. İki ordu meydanda gelirdi. Sivil zararı az olurdu. Şimdi böyle değil. Allah'ın adam atıyor. Nereye attığı belli değil bombayı ki bomba atımı yasak yerler var biliyorsun. Okuldur, Birleşmiş Milletler binasıdır, Kızılay, Kızılay gibi örgütlerdir. Bunlara atılmamasına rağmen yani yasak olmasına rağmen yasağı dinleyen kim? Savaşın hukuku kalmadığı için bugünkü savaşlar insanlar yüzüyor. Yoksa iki ordu delikanlıca kapışır eskisi gibi belli olur. Şimdi öyle değil ki arkadaş. Adam füzeyi buradan sallıyor 3 bin kilometre öteye vuruyor. Böyle savaş mı olur? Allah'ım savaş olmuş. Şey savaş oyunu. Doğru mu kardeşim? Savaş oyunu olmuş. Evet devam et.

Japonya'nın Uzakdoğu'da sömürgeler elde etmek istemesi. Bu arada savaş öncesi de Almanya'nın çok sömürgesi olduğunu da söyleyelim. Uzakdoğu Asya'da elde etmek istemesi diyelim. Evet.

Nazım: Frans ihtilalinden yayılan ulusçuluk akımı hala günümüzde de devam etmektedir. Bitmemiştir.

İhtilalinden yayılan ulusçuluk akımı. Evet.

Rusya'nın sıcak denizlere inme, sıcak denizlere inme ve Panslavizm politikası. Panslavizm slavyanları yani devam.

Almanya ile sağ taraf Almanya ile Fransa arasındaki Alsas-Loren sorunu. Bunu en son kim aldı Nazım?

Bravo Nazım. Birisi aldı dedi. Nazım alkışla oğlum. Nazım tabii ki birisi alacak. En son Almanya aldı. Şu an Fransa bunu tekrardan geri almıyor. Zaten bu hala büyük sorun. Bakma sen yani bu Almanya, Fransa Avrupa'da bir savaş çıkarsa gene bu iki devlet tanın çıkar. Kim ne derse desin. Tarihsel savaşlar var. Anlatacağım. Devam.

Gabriel Gabriel Princip adında bir Sırpın. Evet.

Avusturya-Macaristan İmparatoru Veliahtı. Kimi öldürmesi değerli arkadaşlarım? Ferdinand'ı öldürmesi. Ferdinand'ı öldürmesi. İşte bunların hepsi savaşların genel ve özel nedenleridir. Bu görünüş sebebidir fark ettiyseniz. Zaten bir kıvılcım aranıyordu. O kıvılcım da bu oldu. Üçlü İtilaf yani diğer adıyla Anlaşma. Üçlü İttifak diğer adıyla Bağlaşma veya Bağlaşma derler. Bu İtilaf ve İttifak bloklarını bir yazalım. Önce üçlüydü. Hatta üçlü de demek çok doğru olmaz. İtalya tarafsızdı aslında. Sonradan zaten bu tarafa geçecek ama gene de İttifak bloğunun içinde yazmakta fayda var. İtilaf devletleri başı kim çeker her zamanki gibi? İngiltere. Yanında kim var? Fransa. Dikkat. Çarlık Rusya. Aa hocam niye Rusya yazmıyoruz da Çarlık Rusya yazıyor? Demek ki ileride bir şey olmuş ki normal Rusya'ya dönmüş bu. Sovyet Rusya'ya. O yüzden ne yapıyoruz? Çarlık Rusya diye yazdık. İttifak bloğuna gelelim. İttifak bloğunun başındaki devlet Almanya'dır. Aslında Almanya'nın başında yanında olan İtalya'dır ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğudur. Normalde kuruluş bu şekildedir. Üçlü üçlü ama bu kuruluşa savaş devam ederken muhakkak ki toplananlar ve bu şekilde girenler, o bloğa katılanlar, savaştan sonra pay almak isteyen devletler olacak. Mesela savaşa İtilaf bloğunda katılan şöyle beş tane devlet yaz mesela bunlardan en önemlisi tabii ki Amerika. En önemlilerinden bir tanesi mesela Japonya'dır. Mesela en önemlilerinden bir tanesi mesela Yunanistan'dır. Mesela Romanya'dır. Hani çok yakınlarımızdan olması sebebiyle yazıyor. Başka kim vardır mesela? Evet saf değiştiren İtalya'dır.

Tamam. Ne 32 tane devlet var. Nazım ne Çin'in? Brezilya var, Portekiz var. Savaştan sonra 32 devlet niye var? Niye 32 devlet toplandı? O kazanan blok 32. Biz sadece önemlerini yazıyoruz. Yoksa Brezilya'da var, Portekiz'de var, Çin'de var. Zaten Sırbistan var. Ama biz önemleri ve bizi özellikle ilgilendiren durumları yazıyoruz. İtalya'ya dikkat. Gördünüz mü bikolata erkeklerini? He görüyor musunuz? Bak bak. Koca devlet taraf değiştiriyor kızlar. Anladınız mı durumu?

Devlet taraf değiştiriyor. Bak kişi olsa ne yapar? O yüzden güvenilmez olduklarını bir kere daha görmüş olduk. Bu vesileyle savaşa katılan bizim bloğa bakalım. Bizim blok tabii ki bizim blok dediğimize göre önce bizi bir yazalım. Osmanlı Devleti ve Osmanlı Devleti'nin ardından özellikle Çanakkale Savaşı'ndan sonra katılan bir sınavda geldi. Çanakkale Savaşlarından sonra ittifakına katılan devlet. Hangisi zaten? İttifak bilyonuna iki devlet katıldı arkadaşlar. Çanakkale'yi biz yaptığımıza göre tek katılan ne? Bulgaristan devletleri olacaktır. Demek ki buraya katılım toplamda 5 -1. Çünkü İtalya buraya gitti. 4 burada 32. Lan 4'e 32 çocuğa sorsan oğlum kim kazanır desen 32 kazanır. Baba der de aslında durum hiç öyle düşünüldüğü gibi değil. Bazen sayılar hani şurada iki kişiyiz Nazım 6 kişi gelse karşımıza yani sayı iki kişi olmamız sebebiyle onlar bizi döver ya da biz iki kişi sebebiyle biz kesin dayak yeriz diye bir şey yok kesin yeriz lazım esas söyleyeyim 6 kişi neyse ama bazen bu böyle olmayabilir 1917'ye kadar savaş gerçekten kafa kafaya hatta bazı bölgelerde Alman üstünlüğü çok daha fazla onu da söyleyeyim demek istiyorum ki Amerika savaşa girmese durum ittifak devletlerinin lehine olma ihtimali çok güzel. Ne zaman Amerika savaşa girdi? Ne zaman Avrupa'yı asker çıkarttı? Ondan sonra işin rengi değişti.

Şimdi anlatılmayan bir nokta var. Ben burayı bir anlatayım. Önemli bilgilerden sonra anlatacağım burayı. Bir Avrupa'da savaşı anlatayım. Yani her zaman yıllardan beri duyuyoruz ama ABD bir özelliklerini söyleyelim. Savaşı evet, seyrini değiştiren devlettir veya girmesiyle beraber savaşın süresini kısaltan devletidir. Peki Osmanlı Devleti savaşa 1915 senesine dahil oldu. Neredeyse neredeyse diyorum. Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle beraber savaşın süresi uzamıştır. Çünkü yeni cepheler açılıyor. Doğru mu Nazım?

Savaşın süresi uzamış. İtalya taraf değiştiren devlet olmuştur. Taraf değiştiren devlet İtalya olacaktır. Peki Japonya'nın özelliği ne? Japonya savaşa giriyor arkadaşlar. Girdikten hemen Alman sömürgelerini topluyor. Savaştan çekiliyor. En karlı çıkanlardan biridir o. Japonya'dır. Ha neymiş? Savaştan ilk çekilen devlet. İlk çekilen devlet olmuştur. Yunanistan'ın özelliği ne? Savaşa son katılan devletlerden biri. Ya da son katılan devlet diyeyim. Hadi çok da net değil de son katılan devlet diyeyim. Peki Yunanistan niye yazıyor? Çünkü bizimle bağlan. Bak son katılıyor. Maşallah yani masaya oturduğu zamana da her şeyi istiyor. Bak bir daha söyleyeyim. Savaşa sonlarda katılıyor ama oturdu bu masaya maşallah her şey önde istiyor. La oğlum burada İtalya'nın hakkının yenisi. İtalya taraf değiştiriyor falan. Ben de şey gibi konuşuyorum ha itilaf bloğundaki değil mi? Allah korusun. Evet. Şimdi gelelim Avrupa'daki savaşa. İtalyan haklarını koruyormuş gibi oldum. Şimdi Avrupa'da savaş şöyle. Eee, Avusturya-Macaristan Sırbistan'a savaşı ilan ettikten sonra savaş Rusya tarafından da Avusturya-Macaristan'a ilanına devam ediyor. Özellikle Almanya Belçika'ya saldırıyor. Demek ki Almanya'nın ilk saldırdığı ülke neresiymiş gene? Belçika. Bak sınır komşularına sonuçta uzanamayacak Japonya'ya gidecek halin yok. Yandaki devletlere. Belçika'dan sonra asıl amaç neyi? Tabii ki Fransa arkadaşlar. Almanya ile Fransa özellikle şu Alsas-Loren meselesi yüzünden Dünya Savaşı'nın içinde çokça kapışmıştır. Yine Almanlar çok hızlı hareket etmiştir. Neredeyse gene Paris'i ele geçirmek üzerelerdi. Hatta Paris başkentini Bordeaux'a taşıdı. Hani biz de nasıl İstanbul'dan Ankara'ya taşıdı milli mücadelede öyle düşünün. Bordo şehrine taşımak istediler. Yani gene Fransa tehlikede. Ya iki tane yani Fransızlar iki hareketli Almanları durdurmasa Almanlar gene bir Dünya Savaşı'ndaki Fransa'yı dümdüz ederlerdi. Marne hareketi. Marne hareketlerinde birincisi ve ikincisi var. İkincisi de Fransızlar Almanları durdurmuştur. Mesela savaş esnasında İtalyanlar biliyorsunuz taraf değiştiriyor. 1915 Londra diye bir gizli sözleşme var. Gizli anlaşmalarda yaşayacağım. Taraf değiştiriyor. Mesela İtalyanlar savaştaki neredeyse 1/3'ünü kaybedecektir yapılan bir savaşta. Mesela İtalyanlar öyle çok savaş gücü olan insanlar değil. Arkadaş Trablusgarp'ta gördünüz. Mesela savaşa Amerika Birleşik Devletleri'nin girmesiyle beraber özellikle Avrupa cephesine inanılmaz derecede Amerikan askeri gelmeye başlıyor. Bir geliyor 250.000, bir geliyor 250.000. E ne olacak? Yenilenmiş ve daha savaşa yeni olan devlette 4 yıldır savaşan asker aynı olmaz. Aynı yorgunluk olmaz. Aynı stres olmaz. Tifosu var, kolerası var, İspanyol gribi var. Birçok hastalık var. O yüzden Amerika'nın savaşa girmesinden sonra Batı Cephesi Almanların her şey aleyhine olacak. Halbuki çok önemli bir gelişme yaşandı bir Dünya Savaşı içinde. 1917 tarihine Bolşevik İhtilali oldu Rusya'da ve Rusya savaştan çekildi. O boşluğu Amerika doldurmuştur. Eğer Amerika savaşa girmese gitti. Öyleyse söyleyeyim. Yani aslında birçok olay var. Çok anlatılmıyor. Masumların katliamı olayı var. Alman gönüllüler gittiler Fransızlara karşı savaştılar. Fransızlar bunlar biçti. İngilizler özür dilerim. Mesela tarihe Masumların Katliamı olarak geçer. Veya efendim işte Caporetto katliamı var. Katliam dediğim zaferi yani şeyler kazanıyor. Almanlar İtalyanları perişan ediyorlar. 300.000 İtalyan diyor ya. 300.000 Mesela şey Almanlarla Fransızlar kapışıyor. Bizdeki Çanakkale var ya Çanakkale. Şimdi Çanakkale'yi anlatırken ne diye anlatacağız? İşte 250.000 bizden şehit. İşte 250.000 onlardan ölü. Doğru mu? Onlarda da aynı bir savaş var. Verdun. Verdun. Verdun muharebeleri. Almanlarla Fransızlar birbirine girdi lan. Bir taraftan 260.000, bir taraftan 250.000 adam öldü. Yani demek istediğim şu anlattığım olayların hepsi 1. Dünya Savaşı içinde yaşananlardır. Özellikle Almanya batıda özellikle Amerika girene kadar o bölgenin neredeyse sahibi oldu diyebiliriz. Yani o kadar önemlidir. Ama Almanya'yı savaş kaybettiren Amerika olacaktır.

Şimdi bu olaydan sonra normalde İtilaf bile ona biz savaş öncesi başvurduk. Bizi bu gruba alın dedik ya. Biz geri zekalı mıyız? Şuraya bak. Şampiyonlar Ligi. Bak bak bak. Burası bir Allah'ın lütfu. Bura Allah'ın cezası. Sen olsan kime girerdin ya? Kime katılmak isterdin? Burayı istedik. Tamam senin orayı istediğin de oğlum adam İngiltere istiyor. Seni Ortadoğu'nu parçalamak. Fransa'dayı. E Rusya'da kar hepsi senin toprağın. İngiltere'ye gittik ya diğer bloktaki üyelere soralım. Fransa'ya gittik diğer bloktaki üyeleri soralım. Rusya'ya gittik. E diğer bloktaki üyelerin o zaman diğer bloktaki üyeler herkes birbirine atarsa tacı biz buradan gol atma şansımız yok. O yüzden bizi kabul etmedi arkadaşlar. Ve 2. Abdülhamit'ten beri özellikle demiryoluyla muhabbet demiryolu muhabbetleri çok önemli. Çünkü Anadolu'daki birçok demiryolu hatları da İngiltere, şey Almanlar yapacaktı. Almanya ile zaten bir yakınlaşma var. Bu arada başlarda Almanya bizi de istemiyor. Bakmayız. Görüşmeler, İttihat Terakkicilerin Alman hayranlığı bilmem bir mesele var. Ve adamlar daha sonraki süreçte bizi istemelerinin nedenleri oldu. Özellikle Avrupa'da birkaç tane harekatta başarısız olunca bizi istediler. Dediler ki Türkiye yani Osmanlı Devleti savaşa girerse Rusya'yı orada oyalar. Rusya Avrupa'ya girmezse biz Fransa'ya karşı daha rahat hareket ederiz. Almanların kafasındaki düşünce bu. O zaman Almanlar ne istiyor? Bir, yeni cephelerin açılmasını sağlayarak kendi savaş yükünü hafifletmek. Demek ki Almanya Osmanlı Devleti'ni niye istiyor? İki, güneşi batmayan ülke olan İngiltere. Hindistan'dan ta İngiltere'ye kadar sömürge var. Bu sömürgelerde yaşayan 300 milyonun üzerine Müslüman var. E Osmanlı'da da cihat var, halife var. Halife cihat ilan eder. Hop halife cihat ilan ettikten sonra ne olur? O İngiltere ve Fransa'nın içinde sömürge altında yaşayan o Müslümanlar ayaklanır. Ayaklanınca İngiltere Fransa'yı zor durumda bırakır. Kafadaki düşünce bu. Almanların kafadaki düşünceyi söylüyorum. Oldu mu? Olmadı. Olmadığını anlatacağım. Niye olmadığını da anlatacağım. Üç, Almanlar bizi niye istiyor? Niye Almanlar bizi bu kadar istiyor ya? Ekonomi desen yok. Ordu desen Balkan Savaşları'ndan yeni çıkmış. Durumumuz belli kardeşim. Ama demografik. Demografik ne demek? Bir savaşta ne kadar etkili olduğunu şöyle anlatayım. Hani bazen haberlerde duyuyorsunuz işte 3 milyon nüfuslu bir ülke 3 milyon nüfuslu bir ülkeyi tehdit edemez arkadaşlar. Evet teknolojik olarak tehdit edebilir ama 3 milyon 100 milyonu karada ele geçiremez. Geçiremez. Geçirebilir mi? Sana sorayım. 3 milyonluk 3 milyonun tümünü Türkiye'nin içine sal. 3 günü var. Evet. 3 günü var. Günü.

Evet. Çıkamazsın buradan. Bu coğrafyadan çık ama coğrafya çok zor. Türkiye coğrafyası çok zor coğrafya. İşte bütün meselelerde demografik gücün de önemi var. Yani nüfus gücü. Neden? E Çanakkale'de asker ölüyor. Yerine adam koymak için tekrardan orada asker temini için o güce ihtiyacı var. Nüfus gücüne. İngiltere bunu çok iyi kullandı. Gitti Hindistan'dan, Avustralya'dan, Yeni Zelanda'dan o adam adam getirdi. Gemi gemi adam getirdi. Dünya Savaşı'na niye Almanya bizi istiyor anladınız mı? Bütün Almanya'nın planları bu. Yoksa Almanya Osmanlı Devleti'nin özellikle ordusunun içindeki durumları, particiliği, efendim Osmanlı Devleti'nin iaşe ve tesisat eksikliğini bilmiyor mu? Hani o da biliyor ama bazı şeylerde Osmanlı Devleti'ne biraz gebe kalmış vaziyette. Avrupa'daki iki tane harekette başarısız olunca. Evet yazalım. Hadi bakalım. Almanya Osmanlı Devleti'ni neden istiyor? Hadi bakalım.

Başlar. Yeni cephelerin açılmasını sağlayarak evet, kendi savaş yükünü hafifletmek. Kendi savaş yükünü hafifletmek. Devam Nazım.

Osmanlı Devleti'nin dini gücünden yararlanmak. Osmanlı Devleti'nin dini gücünden yararlanmak. Yavuz Sultan Selim'den itibaren biz de biliyorsunuz halifelik. Halifelik tüm İslam dünyasının dini lideri ama maalesef ki yararlanamayacağız. Evet.

Osmanlı demografik. Osmanlı Devleti'nin demografik gücünden yararlanmak yani nüfus gücü. Demografik gücünden yani nüfus gücünden yararlanmak.

Osmanlı. Evet. Klasik Osmanlı Devleti'nin boğazlara yakın olması, Süveyş Kanalı'na yakın olması. Efendim Mısır'ı tekrar geri alırsa İngiltere ile Hindistan ve Avustralya arasında bir bağlantıyı kesme durumu. Boğazların olması birçok sebep var. Osmanlı Devleti neyinden yararlanmakmış? Jeopolitik gücünden yararlanmak. Jeopolitik gücünden yararlanmak. Evet. Almanlar bu sebepten istiyor. Tamam. Onlar bizi istiyor. Biz niye Almanları istiyoruz? E çünkü burası seni kabul etmedi ki bizi. Bizi kabul etselerdi var ya 10 numara olacak ama bizi kabul etmediler ki. Adam seni parçalayacak adam. Sen niye yanında kabul etsin? Haksın mı yazın? Güzel. Peki gelelim niye Osmanlı Devleti Almanya'nın yanında savaşa girmek istiyor? Mantık düşünün. Bir, burası seni kabul etmediği için siyasi alanda bir yalnızlığın var. Hatta şöyle söyleyeyim. İttifak bloğu da başta kabul etmedi. Yani böyle kaldık ama bir yerden bir yere patlak verir bu savaş. Ya biz bir yerden bir yere girecektik belliydi. Yani İtilaf devletleri bizim tarafsız kalmamızı çok istiyorlardı. İttifak bloğu ise daha sonra bizlerin girmesini istedi savaşa. Biz niye girdik? Bir, kaybettiğimiz toprakları geri almak özellikle Balkan Savaşları'na. Bu arada üç yeri çok istiyoruz. Çok belli şey olmasa da söyleyeyim. Biri Mısır'ı çok istiyoruz. Biri Batı Trakya'yı çok istiyoruz. Diğeri de Makedonya'yı çok istiyoruz. Yani Balkanlardaki bazı toprakları geri almak istiyoruz. Onu da söyleyeyim. İki, Almanya özellikle 2. Abdülhamit döneminde beraber yakınlaşmayla beraber artı Alman paşaların özellikle bizim ülkemize subay eğitiminde katkıda bulunmasından dolayı ki haberlerde görüyorsunuz işte Türk subayları Sudanlıları eğitiyor. Türk subayları Kosovalıları eğitiyor. Aynı mantık düşünün Alman paşalar da bize gelip bir eğitim verdiler. Özellikle son modern tesisatlar ve tekniklerle beraber Türk ordusuna, Osmanlı ordusuna bir yakınlaşma var. Ama bu yakınlaşmadan en önemli sebeplerinden bir tanesi Almanya hiç Türk ve Müslüman bir sömürgesi yok. Almanya'nın bütün sömürgeleri nerede? Ya Afrika'da ya şeyde Uzakdoğu'da. O yüzden hani şey deriz ya şimdi kamuoyuna da açıklaman lazım. Sen bir savaşa giriyorsun. Düşünebiliyor musun? Almanya'nın yanında giriyorsun ama kamuoyuna ne diyeceksin? Bir şey demen lazım. Yani adam demez mi benim gibi la burada İngiliz varken niye girdiniz buraya? Demez mi? Diyecek ya. Diyecekler kardeşim Almanya'nın bakın hiç Türk ve Müslüman bir sömürgesi yok ya. Ya senin Alman dediğin adam şurada var ya abdest alsa beş vakit namaz kılsa Müslüman ya. O kadar bizimle yakın yani. Her şeyimiz aynı ya. Anladın mı? O yüzden Almanya Türk ve Müslüman bir sömürgeye olmaması da sömürgesinin olmaması da bizler için kamuoyuna çok büyük etki yaratmıştır. Bunu da söyleyelim. Üç, mesela biz niye Almanya'nın yanında istiyoruz? Çünkü Enver, Cemal ve Talat Paşaların bir Alman hayranlığı var. İki, Almanya'nın savaşı kazanacağına inanıyorlar. Üç, o yüzden Almanya'yla gizli bir ittifak anlaşması yapıyorlar savaş öncesinde. Bunları bilin. E bunların hepsi zaten olduktan sonra padişahı ne? Zaten padişah yönetmiyor ki devleti. Padişahımız bu arada 5. Mehmet Reşat'tır. Vahdettin değil artık şunları da bir öğrenelim. Vahdettin savaşın sonuna gelecek. Son 3 ayında gelecek. Yani başımızda kim varmış? Beşinci Mehmet Reşat. Ne varmış Beşinci Mehmet Reşat'ın de? Cihat gücü. Onu da birazdan anlatacağım. Yani biz Almanya'nın yanında niye savaşa giriyoruz kardeşim? Bu sebeplerden dolayı klasiktir. Yani insanoğlu şöyle düşünün. Bir, kaybettiğim toprağı geri alacağım. İki, bir kere Almanya'nın da savaşa girmem. Türk ve Müslüman bir sömürgeye sahip olmamasından dolayı bizleri olumlu yönde etkilemiştir kamuoyunu. Üç, ben bu savaşa girersem, eee, değerli arkadaşlarım, savaşa girmemin sebepleri İttihat Terakki'nin özellikle Alman hayranlığı, savaş Almanların kazanacağına inanması ve Almanlarla yapılan gizli bir anlaşma. Zaten o gizli anlaşmadan sonra Goben ve Breslav gemilerinin gelmesi de hiç normal değil. O bir yine bir Alman operasyonu olacak. Onu da size söyleyeyim. Evet başlayalım kardeşim. Niye Osmanlı Devleti Almanya'nın yanında savaşa girmek istiyor?

Bir, siyasi yalnızlıktan kurtulmak. İki, Almanya ile yapılan gizli, Almanya ile yapılan gizli anlaşma savaşa girilmesine dair. Evet. Kaybedilen toprakları geri alma isteğimiz. Kaybedilen toprakları geri almak. Evet.

Baştaki İttihat ve Terakki liderlerinin. İttihat ve Terakki liderlerinin Alman hayranlığı. Evet.

Almanya'nın Müslüman bir sömürgeye kaybı olmaması. Almanya'nın Türk ve Müslüman bir sömürgeye sahip olmaması. Sahip olmaması. Devam.

Almanya'nın savaşı kazanacağı. Almanya'nın savaşı kazanacağı düşüncesi. Kazanacağı düşüncesi. Evet bunlar etkili. Bu arada savaş başladı gidiyor. Almanlar baskı yapıyor bize. Ne oldu Osmanlı diyor hani neden savaşa girecektin? İttifak imzaladın ya bizde diyor. Bu arada Murat kamera açısı yanlış kardeşim. Şu an bu tarafa doğru gelmesi gerekmiyor. Ben ikinci süsüne geçtim. Böyle mi dursun? Öyle mi diyorsun? Peki şimdi bizler tabii eee bu hep klasik olarak liselerde bir anlatım yapılır ama şimdi bu anlatıma biraz eklemeler yaparak başlayayım arkadaşlar. Sürekli olarak eee Almanya'dan artık baskı gelecek. Savaşa gir, savaşa gir, savaşa gir. Osmanlı Devleti de özellikle tesisat konusunda destek isteyecek. Hatta ne isteyecek? Önce para isteyecek. Para. Para, para, para yok. Parasız olur mu kardeşim? Öyle sıkıntılar çektik ki parasızlıktan, iaşe sıkıntısından işte cephelerde. O yüzden şu para işini halletmeye başlıyoruz. Almanya'dan borç alıyoruz. Onu alıyoruz, bunu alıyoruz derken iki tane Alman gemisi, hemen bir anlatayım ismi Goben ve Breslav. Bunun yıllarca hikayesini duydunuz. Hatırla Goben ve Breslav Çanakkale Boğazı'na geliyorlar. Çanakkale'yi geçiyorlar. İstanbul'da bize sığınıyorlar. Biz tarafsız kaldığımızdan dolayı, şu an bir şeyimiz yok. Biz girmedik savaşa. Dünyayı tarafsızlığımızı ilan ediyoruz. Hatta tarafsız kalan bir ülkenin o Goben ve Breslav iki tane Alman gemisine el koyması, mürettebatına el koyması ve savaş sonunda Almanya'yı geri iade etmesi lazım. Biz ne yapıyoruz? Hadi bakalım düşünün. Tarafsız bir ülke bunları yapmak isterken tarafsız bir ülke ne yapar? Bir gemileri satın aldığımızı açıklıyoruz. Bak bak bak. Satın aldığımızı. Niye? Aslında son ana kadar da aslında savaşa girmeme gibi bir durum var ya. Devletin içinde birer birileri de bu savaşa girmeyelim diyor. O yüzden şimdilik gene bir oyalama politikası. Ne yapmışız? Gemileri biz satın aldık. Şimdi niye biz satın aldık diye bir açıklama yapıyoruz ki. Yani çık delikanlıca gibi kardeşim biz bunları Osmanlı filosuna dahil ettik. Satın altını almadık. Ne satını diyemiyoruz. Hala içeride birileri bu derin devlet dediğin bu savaşa girilmemesini söylüyor. İttihat Terakki ise girilmesini söylüyor. Beşinci Mehmet Reşat'ın hiçbir şeyden haberi yok. Anlatayım anla ya. Goben hatta bir güverteye şey yazdı. Yazı yazdı. İngiltere tarafından aldatılmış Osmanlı Devleti Almanya'nın hediyesidir yazdırmış. Her yerden gözüküyor yani. Oturduğun zaman şöyle bak o yazıyı görüyorsunuz arkadaşlar. Bak bir daha söyleyeyim. İngiltere tarafından aldatılmış Osmanlı'ya Almanya'nın hediyesi. L hediye etse o zaman para vermememiz lazım. Öyle miymiş? Alakası yok. Peki niye öyle bir laf ettiler? Niye güvertiye kocaman İngiltere tarafından aldatılmış dediler? Çünkü biz 1911'lerde İngiltere'ye üç tane gemi siparişi verdik. Hatta iki büyük gemi, bir tane dreadnought. İki büyük gemi siparişi verdik. İsimleri bile belli değil ya. Halk belirledi zaten. Biri Sultan Osman gemisi, diğeri ise Reşadiye gibisi. İyi dinleyin. Reşadiye Beşinci Mehmet Reşat'tan dolayı. E arkadaşlar bu iki tane gemiyi İngiltere savaş başlayınca kendi filosuna kattı. Bize vermedi. Parasını ödediğimiz halde. Bugün Türkiye'nin yaşadığı bazı sorunları görüyorsunuz. F35 programına para ödüyor. Bak parasını ödediğimiz halde geri alamıyoruz. Halbuki donanma cemiyeti biliyorsunuz önemli bir cemiyet vardı. Bu parayı toplayana kadar canı çıkmıştı. Bu gemi siparişlerini verebilmek için toplanacak paraya halk inanılmaz dedi. Piyango bileti alarak işte yetim yurtlarında gösteriler yaparak birçok tiyatro etkinlik yaparak halktan toplandı. Halktan aslında bu halkın işte o iki tane gemiye isim vermesinin sebebi de toplanan yani o gemileri satın alacak şey halk. O iki gemiyi alamadık ya biz. Almanlar da bize dostluk gibi mesajı verecekler ya. O yüzden yazmışlar. İngiltere tarafından aldatılmış Osmanlı Devleti'ne Almanya'nın hediyesidir. Hiç hediye miydi. Biz bildiğiniz parayla satın aldık. Alman ve Osmanlı bayrakları taktık. Başındaki Amiral Souchon'u aldık. Değerli arkadaşlarım bir de oranın kumandanı yaptık. Döndük bu adama paşalık verdik. Döndük bu adama dedik ki sen geceleyin bir açıl. Rus limanlarını bulma. Bu arada bu anlattıkları Mehmet Beşir Mehmet Reşat'ın hiçbir ilgisi yok. Hepsi İttihat Terakki'dir. İttihat Terakki söz verdiğini yapabilmek amacıyla bu Amiral Souchon komutasında Yavuz ve Midilli isimlerini değiştirdik ya. Yavuz ve Midilli isimleriyle değiştirdiğimiz bu gemileri Rusya'nın liman liman liman diyorum limanlarını bombalamaya başladı. Odessa'yı değil mi? Evet. Sivastopol'un Novorossiysk diye bir yer var yukarıda gene. E kardeşim sen bu adamların bu limanlarını bombalarsan bu adamlar ne yapar mantıken? Sabah neyin sana savaş ilan eder. Şimdi Beşinci Mehmet Reşat'ın uykuda olan bir şey olduğu için Mehmet Reşat bir kalktı ki ana ülke dünya karışmış. Nota verdik. Nota Rusya'ya dedik kardeşim bir yanlışlık var. Bu bizimkiler olamaz. Bizimkiler olsa bile sen sakın öyle hemen bir şey yapma. Biz senden özür diliyoruz. Vurulan limanlarındaki kaç gemi varsa parasını biz ödeyeceğiz. Beşinci Mehmet Reşat nota veriyor. Çünkü istemiyor savaşa girmeyi. Rusya. Ama bu olaydan sonra kendi kamuoyunu nasıl yatıştıracak? O yüzden savaşa girmiştir arkadaşlarım ve Osmanlı Devleti'nin özür notasını kabul etmemiştir. İngiltere Fransa'nın yanında Çarlık Rusya artık bizimle beraber savaşı. Demek ki biz hangi ülkeye saldırarak savaşa girdik? Bir gün bu sınav da gelecek hep limanlardan dolayı. Ya da şöyle soruyor. İşte dersine öğrencilerine derste işte Yavuz, Midilli, Odessa gibi kelimeleri kullanan bir öğretmen hangi konuyu anlatmaktadır? Osmanlı Devleti'nin Dünya Savaşı'na girişini. Ama Osmanlı Devleti'nin bir gün Osmanlı Devleti Dünya Savaşı'nda hangi devlete savaşı ilan ederek katılmıştır? Cevap ne? Rusya. Tamam. Anlaşıldı mı? O limanları bombalamasıyla. Peki mantık düşünelim. Biz savaşa girersek ne olur? Biz şimdi savaşa gireceğiz arkadaşlarım. Biz savaşa girer girmez tabii ki zaten daha evvelden de seferberliği ilan ettiğimizden dolayı seferberliği ilan etmiştik. Onun devamı iki kapitülasyonları kaldırdığımız açıkta dikkat. Kapitülasyon ne ya? Kapitülasyon neredeki? İtilaf ve İttifak bloğunun içindeki. Bak şurada kapitülasyon vermediğimiz herhangi bir devlet yok. Doğru mu?

Peki mantıken ben savaşa girersem İngiltere, Fransa ve Rusya'ya verilen kapitülasyonlar kaldırmam kadar doğal bir şey yoktur. Bunlar çünkü benim düşmanımdır. Ama ben kendi içindeki bu iki devlete de kaldırıyorum. O zaman mantık İtalya'yı sayma. En çok kapitülasyonların karşı şey kaldırılmasına Almanya tepki verecektir. Bak bir daha söylüyorum. En çok kapitülasyonların kaldırılmasına tepki veren ülke İngiltere olabilir mi? Lan zaten adamsın. Bir de adama bir de kapitülasyon mu vere bu esnada? Senin düşmanına sen kapitülasyon verir misin ya? Fırsat mı fırsat dedik zaten. Kapitülasyonları kaldıralım. Ama en çok tepkiyi kim verdi? Almanya niye ulan dedi zaten biz yan yana müttefik değil miyiz bizden niye kaldırıyorsun dedi ama tarihi bir fırsat olarak gördüğümüz bir daha yapamayız boğazları tüm savaş gemilerine kapattık kendi ittifak bloğumuzun haricindekilere kapattık bak bizim yaptığımız hazırlıklara bak mesela hemen Tekalif-i Harbiye diye bir vergi çıkarttık bu Tekalif-i Milliye benzer ordunun güçlendirilmesi amacıyla haktan toplanan erzak silah bilah onları alıyoruz bakın bunun ileride aynısını Mustafa Kemal Kütahya-Eskişehir muharebelerinden sonra yapacak. Tamam. Kendisi başkomutan olduktan sonra bunun adı Tekalif-i Harbiye, savaş vergisi. Yani mesela memurların maaşları yarı yarıya düşmeye başlayacak. Savaş geldi. Öyle yok. Efendim birçok yeni vergi konulacak ve asıl mesele Şeyhülislam Hayri Efendi bir fetva hazırlayacak. Bu fetvayı 5. Mehmet Reşat ilan edecek. Ne ilan edildi ya? Cihat ilanı. Cihat. Cihat ne demek? Dünyadaki tüm Müslümanları İngiltere, Fransa ve Rusya bloğuna karşı ayaklandırmak için. Kimler için? Üç tane dilde basılıyor bu arada. Türkçe, Arapça, Farsça. İran'da da Müslümanlar var. Amacımız ne? Arap dünyasını, Fars dünyasını ve Türk dünyasını Müslümanlara karşı yani Müslümanların hepsini İtilaf bloğuna karşı inanılmaz derecede harekete geçirmek. Ama maalesef ki ve maalesef ki İngiltere bizden daha iyi bir politika güttüğünden dolayı biz yapamadık. Şimdi diyeceksin hocam cihat ilanını duyan bir Arap, cihat ilanını duyan bir Fars İranlı neden gidip Osmanlı Devleti'ne değil de sallıyorum Şerif Hüseyin'e bağlı bir Arap oraya dedi? Çünkü ne diyor biliyor musun? Ey dünyadaki Müslümanlar, sizin padişahınız var ya padişahınız İttihat Terakki'nin elinde oyuncak. Halife oyuncak olmuş. Biz halifeyi kurtarmaya gidiyoruz. Hindistan'daki Müslümana bunu diyorlar ya. Hindistan'daki Müslümanlar kimi kurtarmaya gidiyorum zannediyor? Halifeyi. Kimin elinden? İttihat Terakki'den. E araba ne diyeceksin ha? Hindistan bu Araplar. Yıllardır vergi almıyoruz. O bölgeler imtiyazlı. Arabada diyoruz ki Araplar bu halifelik normalde Kureyş kabilesinin hakkıdır. Kureyş. Kureyş. Eee Osmanlı'yı Osmanoğulları'na geçirmiş. Lan siz bundan hiçbir rahatsızlık duymuyorsunuz diyorlar. Özellikle Lawrence gibi Arabistan'da dolaşıp Arapları kışkırtan ajanlar gibi. O yüzden istediğimiz desteği cihat ilanından alamadık ki Almanya'nın beklentisi de o. Üç dilde yayınladık. Hemen Enver Paşa Harbiye Bakanı biliyorsunuz başkomutan vekili. Hemen o da arkadaşlarıma diye Mehmet Reşat orduma ve donanmama diye herkes bir yere vurgu yaparak beyannameler yayınlıyor. Amaç ne? Osmanlı Devleti'ni savaşa hazırlamak. Ama Osmanlı Devleti savaşa gerçekten çok hazırlıksız girmiştir. Bazı cephelerde bozguna uğramasının temel sebebi yaşı ve tesisat eksikliğidir. Artı zamanlamanın yanlış yapılması. Bugün Enver Paşa'ya gel şurada desem ki ya Enver Paşam sen Sarıkamış Harekatı'nın aralıkta evet kendine göre bir şeyi vardır muhakkak. E aralık ayında başlatmanın bir sebebi vardır. Evet. Ama bugün başlatır mısın desen başlatmaz. Tarihi biz bugün bugünü yargıladığımızdan dolayı dünü yargılıyoruz. Bakın bugün olduğumuz için Enver Paşa'ya göre o gün doğruydu ama bugün bize göre o savaş kaybedildiği için zamansal ve stratejik açıdan yanlış buluyoruz. Ama burada Osmanlı'nın savaşa girmesinin sonuçları toparlayarak başlayalım. Bir, yeni cepheler açıldı. Böylelikle Almanya'nın savaşı hafifledi. İki, yeni cephelerin açılmasıyla beraber savaşın süresi uzadı. Üç, kutsal cihat ilan edildi. Cihatı ilan eden padişahımız 5. Mehmet Reşat'tır. Şu Vahdettin'i aklınızdan bir silin. Vahdettin yok. Vahdettin ömrünün son 3 yani savaşın son 3 ayı gelmiş. Dört, biz yeni cepheler açtık. Savaşın süresini uzattık. Biz savaşa girince ne olur değerli arkadaşlarım? Tabii ki ve tabii ki savaşın süresi uzar. İşte bunlar Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesinin önemli sonuçlarıdır. Bunları da yeri gelmişken yazalım başkan. Hadi bakalım. Şimdi önce o hikayeyi bir yazalım. Lazım. Goben'in hikayesini söyle karşım.

Evet. İki Alman gemisi. Goben ve Breslav. Osmanlı'ya sığındı. Evet. Kısa kısa yazalım. Bunlar isimleri ne olarak değiştirdi? Biri Yavuz diğeri ne? Midilli olarak değiştirdi. Evet. Başında kim vardı? Amiral Souchon. Rusya limanlarını bombaladı. Bombaladı. Osmanlı Devleti bu olay sonrası savaşa girdi. Bu olay sonrası Dünya Savaşı'na girdi. Evet.

Savaşın sonuçlarını Nazım başla.

Yeni cepheler açılmıştır. Evet. Almanların savaş yükü hafifledi. Açıldı ve Almanların savaş yükü hafifledi. Almanya'nın savaş yükü hafifledi.

Osmanlı tek taraflı kaldırdı. Osmanlı Devleti kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdı. Osmanlı Devleti kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdı. Tek taraflı olarak kaldırdı. Bir yazalım Nazım. Bir saniye. Evet.

Savaşın süresi uzadı. Savaşın süresi uzadı. Evet.

5. Mehmet Reşat. Babayın oğlu mu lan? Niye öyle? 5. Mehmet Reşat. Kaç tane Mehmet varmış? Say bakayım şu Mehmetleri bana.

Mehmet. Çelebi Mehmet. Mehmet Fatih Sultan Mehmet. 3. Mehmet Sancak Sistemini kaldıran. 4. Mehmet Avcı. 5. Mehmet. 6. Mehmet. Var mı? Var. 6. Mehmet Vahdettin. Evet. Bravo. 6 tane Mehmet var.

Derin. Sen de derinsin.

5. Mehmet Reşat cihat ilan etti. Boğazlar savaş gemilerine kapatıldı. Boğazlar savaş gemilerine kapatıldı.

Şimdi şöyle biliyorsun birçok cephe açılacak ama cephelere kimin gözünden bakacaksınız? Osmanlı'nın gözünden. Yani Osmanlı'nın saldırdığı taarruz ne demek? Saldırı. Osmanlı'nın savunma yaptığı, Osmanlı'nın yardım ettiği üçü. Nazım telefonla oynama.

Özel mi? Hepsi özelin bitmiyor. Maşallah. Evet. Neyse hadi. Evet. Bir kere daha söyleyeyim. Buraya kimin gözünden bakacaksınız? Bir kere daha söylüyorum. Osmanlı'nın gözünden bakılacak. Kime göre? Yani taarruz. Kime göre savunma? Kime göre yardım? Bize göre taarruz. Söyle bakalım. İki tane taarruz. İkisi de K harfleriyle başlıyor. Kelimeleriyle Kafkas, Kanal. Savunma. Onlar saldırdı. Ben kendimi Çanakkale'de savundum. Ben kendimi Irak'ta savundum. Ben kendimi Suriye-Filistin'de savundum. Ben kendimi Hicaz'da, Yemen'de savundum. Hatta ben Avrupa'da yardım cephelerine yani onlara müttefiklerime Galiçya'da, Romanya'da ve Makedonya'da yardım ettim. Bunlar da benim yardım cephelerim olarak geçenlerdir. Anlaşıldı mı? Şimdi biz ilk cephemiz yani biz burada klasik bir anlatım yapmayacağız. İlk açılan cephe Kafkasya ile başlayacağız değerli arkadaşlar. Kafkasya cephesini anlatacağız ama eee açının değişmesi lazım harita çizeceğimden dolayı. 5 dakika aramız var. 5 dakika sonra devam ediyoruz. Şimdi eee tabii cephelerden özellikle Kafkas Cephesi hepimizin bildiği yıllarca duyduğumuz Sarıkamış Harekatı. Tabii onun bir öncesi var. Bunun bir açılma nedeni var. Onları söyleyeceğiz. Ama genel manada açılmanın temel sebebi eee bizim oradaki kaybettiğimiz Elviye-i Selase. Hatırla 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra önce Ayastefanos sonra Berlin Antlaşmasıyla kesinleşen Elviye-i Selase yani Kars, Ardahan, Batum'u geri alacağız. İki orada Bakü petrolleri var. Özellikle Almanlar bunu çok kullanmak istiyorlar. Bakü petrollerine ulaşacağız. E benim

Ulaştığım yerlerde kimler var? Azerbaycan Türkleri, Kazak Türkleri, Kırgız Türkleri. Orta Asya'daki Türk birliğini de sağlamak istiyorum. Bütün açılma sebebim yani pantürkizm. Biraz da ne var? Enver Paşa'da Turancılık da var. Ancak tabii ki ondan önce olayları bir anlatmak lazım.

Şimdi şöyle bir harita çizelim. Yani Kafkas cephesini anlamak için önce cepheyi bir anlayalım. Cephe nasıl bir yer? Niye biz o saatte çıktık? Bunun komutanı kim? Başla! Harekat merkez yerimizi bir yazalım. Harekat merkez yerimiz ne demiş Lazım? Evet. Erzincan'dır. Normalde burada eee Erzincan'da tabii Hasan İzzet Paşa var. Tabii burada Erzincan'dan biz harekatımızı şu bölgeleri kurtarmak için yapacağız. Bu bölgeler nereler? Elviye-i Selase. Yani Kars, Ardahan ve Batum diye şöyle rastgele yazalım. Amacımız burayı kurtaracağız. E tamam da kardeşim senin amacın burayı kurtarmak. Bu bölgedeki kimlerle birleşmek? Türk milletiyle birleşmek ve Turancılık yapmak ve Bakü'de petrole ulaşmak.

Şimdi bu sebepten dolayı eee Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa özellikle buraya çok önem veriyor ve buranın hızlıca hareket edilmesini istiyor. Aslında geldi kendisi de gördü. Seferberlik ilanında neredeyse buraya 120.000 ile 150.000 arasında bir askerimiz geldi. Seferberlik sonucu. Ama 120.000 asker arasında bir adamı ben Mersin'den getirmişim. Hatay'dan getirmişim. Antalya'dan getirmişim. Suriye'den getirmişim. E tamam da bu adamların bir kıyafetleri buna uygun değil. İaşe çok büyük sıkıntı. Tesisat sen eski. Yani böyle şartlarda çıkıyoruz. Bir de bunun üzerine kış mevsiminde çıkıyoruz. Yani Aralık ayında, Ocak ayında çıkıyoruz. E şimdi bu zamanlarda Erzincan'ı, Erzurum'u anlatmaya gerek var mı? Aramızda? Kars o ben Sivas'tan Erzincan'a giderken şu Sakal Tutan mevkinden geçtim de buzun üzerinde gittim. Bugünün şartları 2025'lerde buzun üzerinde. E bir de öyle düşünün. Günümüze siz yolu normal bir kara yolu olarak takip ediyorsunuz. Orada aynı yoldan gitmiyor ki. Orada 100 sene önce o yollar mı vardı? Dağ yolları, patikalar, hayvan aşıyor, aşamıyor. E bir yerde duruyorsun. -20'leri görmüşsün.

Enver Paşa'nın amacı da şu. Ruslar bu bölgeye daha fazla yığınak yapmadan çünkü Ruslar artık savaştayız. Buraya hızlıca gidelim. Şu bölgeleri alalım. Ulaşalım. Ama öyle olmadı. Hasan İzzet Paşa'nın özellikle büyük itirazları vardı bu konuya. Dedi ki yani bu olmaz bu ay da olmaz. Baharı bekleyelim dedi. Enver Paşa ise baharı beklemeyi tercih etmedi. Bunun üzerine Hasan İzzet Paşa'yı da görevden aldı. Kendisi komutayı kendi üzerine aldı. Zaten kendisi Harbiye Nazırı.

Peki bunun üzerine Erzincan'dan başladı hareketimiz. Harekat merkezimiz Erzincan. Ama ilk savaşlarımızın olduğu mevkiyi söyleyeyim size arkadaşlar. Burada bir savaş yapıyoruz. Bunları iki defa yapıyoruz. Köprüky savaşları. Erzurum'da belki de şu an bizi Köprüköy'den izleyen arkadaşlar var. Köprüky savaşlarını yapıyoruz. Bu Köprüköy savaşlarını biz eee birincisi ve ikincisinde yani ne çok şey ne derler ona? Galibiyet ne çok mağlubiyet ama Köprüköy savaşlarından sonra mevcudumuz azalmaya başlıyor. Bir de bu tarafa doğru şimdi amacımız Sarıkamış'a doğru gidebilmek. Bu harekat başladıktan sonra buradaki bir dağ silsilesini açacağız. Bu dağların adı Allahu Ekber dağları. Şimdi Allahu Ekber dağlarını açacağım. Bir tarafta Şenaya, bir tarafta Sarıkamış'a doğru gidiyorsun. E çünkü amacımız ne? Hızlıca Rus birlikleri. Evet.

Sarıkamış'a geldik arkadaşlar. Şimdi Kafkasya cephesini anlamayanlar için söyleyeyim. Biz Sarıkamış'a geldik. Geldik ama e buradaki 90.000 100.000 askerden atıyorum harekete katılan 60.000 askerden 3000 5.000 kişiyle gelebilir. E ne oldu diğerlerine? Bir Köprükey savaşlarında bu bir. İki Allahu Ekber dağlarının olduğu yerde e nerede bu cesetler? Nerede bu şehit nağaçlarımız? Hepsi buzdan sonra yani bahar ayı gelince anca çözüldü. E Rus arşivlerine giriyorsun işte videoya kameraya almışlar. Dağların eteklerinde karlar eredikten sonra yatan askerlerimiz var ve öylece kas katı kalmışlar. -20 derece kolay mı kardeşim? Ve dağın güney yani sıcak tarafını Ruslar kuzey ve şey soğuk tarafını bizler almışız tahkim olarak. Büyük bir stratejik hata. O kadar vatan evladı kış şartlarında bir Ruslar gibi değiliz arkadaşlar. O coğrafyada onlar ona alışmış olabilir ki onlar ona alıştığından dolayı soğuğun kendilerine karşı bir intikam aracı olacağını bildikleri için zaten tesisatı çok iyi giymiş gelmişler. Şimdi adam her gün giydiği şeyi ona artık şey yapmaz. Ama sen Mersin'den, Antalya'dan, Muğla'dan, sıcak yerlerden adamı getirirsen oraya adam zaten kendi kıyafetine gelmiş. Birine vermişsin palaska diğerine verememişsin. Birine kıyafet vermişsin diğerine verememişsin. Çok ince kıyafetler var ya. Subayların üzerlerinde bile subay kıyafetleri neredeyse subayın. subayın. E ne olacak öyle? Bu Sarıkamış harekatı hep bizim bildiği gibi büyük bir facia. Bazı kaynaklar 60.000, bazı kaynaklar 90.000, bazı kaynaklar 32.000 ki Rus kaynakları kendi açısından 32.000 kayıp verdiklerini söylüyor. Bak Ruslar bir şey söyleyeceğim. Rus'un 32.000 kayıp verdiği yerde sizce bizim kaç kaybımız olma ihtimali yüksek? En kötü bunun iki katıdır. Allahu Ekber dağlarında baharayında karlar gittikten sonra temizledikten sonra Rus komutan geldi dedi ya. Biz dedi Türk müfrezesini ele geçiremedik ki. Onlar çoktan Allahu Ekber dağlarında tanrılarına kavuşmuştu dedi. Yani adam diyor ki biz diyor Türklerle karşılamadık. Karşılaşıp da onlara bir türlü hani bir silahlı çatışma çok az oldu zaten. Bizden önce onların tanrıları aldı onu diyor. Hangi dağda? Allahu Ekber dağlarında.

Enver Paşa ne yaptı? Enver Paşa harekatın baktı ki sonuna doğru gidiyor. Buradan tekrardan Erzincan'a doğru geri çekilme var. Enver Paşa İstanbul'a geri döndü görevine. E şimdi ne olacak peki? Bölgede iki taraflı bir sıkıntı var. Önünde Rus var, arkanda Ermeni var. Hadi bakalım. Aa hocam nasıl yani? Güzel kardeşim senin ülkende seferberlik ilan edilmiş ya. Sen seferberlik ilan edince ne olur sen bilir misin? 18 yaşından 45 yaşına kadar bütün eli silah tutan erkekler askere alınır. Askere e Van'dan Muş'tan, Bitlis'ten, Diyarbakır'dan Erzincan, Erzurum, Artvin ne fark ediyor? Türkiye'nin dört bir tarafında silah tutan herkes bölgelere özellikle bu bölgede 1915'te başlayacak. Çanakkale'ye, Kanal Cephesine, Suriye Filistin'e, Irak'a çok anlatılmıyor. İran'a e askerler dağıtılıyor. E bunun üzerine Ruslar yanları da Ermenileri de alarak başladı mı faaliyetlere? Ne faaliyetleri? Artık bizim taarruz ettiğimiz cephe döndü bize. Ne oldu? Biz savunma yapmaya başladık. Niye? Çünkü Ruslar Osmanlı Devleti'nin bu bölgedeki gücünün kırıldığına inandıktan sonra bölgeye akın etmeye başladılar. Şeyi ver bana. şey yap. Ne der onu? Sildiğimiz silgi yok mu? Nazım bak buraya. Şu bölgede bizim hareketimiz ne oldu Nazım? Gitti mi? Biz taarruz edecektik. Oldu mu şimdi bize savunma cephesi? Güya taarruz diyu açtık. Şimdi bize kim saldırıyor arkadaşlar? Bize Ruslar saldırıyor. Peki Ruslar bu saldırıların sonucunda işte bölgede bir dönem Artvin'de geri aldık ama Artvin şu bölgede devam ettik. Mesela Trabzon bu bölgede devam ettik aşağı doğru Gümüşhane işte atıyorum Bayburt bu tarafa aşağı indik değerli arkadaşlarım şu bölgede diyelim ki Erzurum şu bölgedeki diyelim ki Van. Bak gidiyor bizim şeyler bu bölgeye devam ediyoruz. Hatta Hakkari'ye gelip Hakkari'de Ruslar işgal etmişti. Çok anlatılmaz. Hakkari'yi Rus Ruslar işgal etmiştir. Ruslar çok anlatılmıyor bunlar. Döndü bu tarafta Sivas. Ana oğlum komple Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi neredeyse gitmiş. Zaten Doğu Anadolu tamamen gitmiş de Erzurum, Erzincan her taraf gitmiş. Van e bu bölgelerde bundan sonra ne olacak?

Bölgedeki Ruslarla Ermeniler işbirliği yapmış. Ruslarla Ermenilerin işbirliği sonucunda bölgedeki erkeklerin de seferberlik ilanıyla gitmesiyle beraber bölge Ermenileri şımarmış. Ne de olsa evde erkek yok diye bölgelerde terör estirmeye başladılar. Vanzeb'de yaptığı katliam. Erzurum'un yaptığı katliam. Şenkaya'da, Köprüky'de dönüyorsun aşağıya. Efendim Erzurum Pasinler'de döndük Van'ın diğer ilçelerinde Başkale'de Hakkari merkeze doğru gelirken yaptığı katliamlar. Ermeniler bölgede özellikle yapmış olduğu faaliyetler o kadar yoğunlaştı ki Van'da devlet kurduklarını açıkladılar 1915'te. Neyden? Otorite boşluğundan. Evde erkek yok. Orayı koruyacak asker yok. Halk, çoluk, çocuk, nene, teyze ve kadınlardan oluşma. Bu insanlar zaten masum insanlar ve ellerinde silah yok. Mevcut olanlarda bak mevcut olanlarda yaşlılar ellerine silah alsalar dahi arkadaşlarım yani hem silahlar çok eski hem Ermeni çeteleri Hünçar, Taşnak, Sütyol onlar inanılmaz etkililer ve bunların sonucunda Van'da bu adamlar 1915 tarihinde bir devlet kurduklarını açıklıyorlar. Hangi devletmiş? Merkezi Ağrı Dağı olan Ararat. Yani onlara göre Ermeni devlet kurdu ne yapacaktı Osmanlı ya? Ne yapacaktı Osmanlı? Senin içinde yıllarca millet-i sadı yani sadık millet diye nitelendirdiğin bir ırk alacak senin düşmanınla işbirliği yapacak Ruslarla. Hatta yayınladıkları ilk beyannamede önce komşunu öldür diyordu. Sorması ayıptır da Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde Ermeninin komşusu Kürt Türk'ten ziyade ne? Kürt. He Ermeniler önce Kürtleri öldürelim dedi de sonradan niye vazgeçtiler? Vazgeçmediler zaten. Öldürdükten sonra vazgeçtiler de aman ileride o bölgelerde biz oraya hakim olduğumuz zaman Ermeni sayısı az, Kürt sayısı fazla. O bölgelerde aman bizim kalabilmemiz için o insanlarla dostluk yapalım dediler. Yani Anadolu'daki Kürtlerimizle. E sen Kürtü öldürdün. E buradaki Kürtler, buradaki insanlar Ermeni sağlığı sonucunda inanılmaz zor günler geçirdiler. Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir, Kazım Karabekir'in anılarını anlatırken, Bayburt'tan, Gümüşhane'den eee Erzurum'a doğru geçerken Erzincan'da e köylerde kaza dikilmiş insanların acıdan gülümsemelerini, uzaktan bir gülümseme zannedip de yanlarına gidince hepsinin kaza tutturulduğunu gördüler. Neyi anlatak ya sana 1915'te? Ee buradaki düşen esirlerimiz ne olacak? Sarıkamış harekat sonra esir düşmedi mi? Birçok esir düştü. Daha 100 bine yakın esir var ya. Bunlar mesela Azerbaycan Türkleri de var. Bölgede Ruslara karşı ayaklanan. E bizim Anadolu Türkleri var, Kürtler var. Ne fark ediyor? Hepsini topladılar Sibirya'ya, en uzak bölgeye ya da Bakü sınırındaki Hazar Denizi'nin ortasındaki Nargin Adası'na gönderdiler. Nargin Adası. Şimdi büyük ada diyor Azer Azerbaycan Türkleri. E ne yaptılar o? O Nargin adasının diğer adası cehennem adası. 10 b000e şey 100 bine yakın Türk bazı kaynakların anlatıcına göre kısım kısım kısım kısım 1914'ten 15'ten Ruslar yakaladıklarını o adaya götürmüş. Adanın adı Yılan Adası ya. Askerlerimize orada orada uyusa bak esir zaten. Açlık var. Yemek vermiyorlar. Verilen yemek zaten seni ne doyuruyor, ne ediyor ondan sonra ölüyorsun. Kardeşim her zaman söyle düşmana esir düşeceğine öl daha iyi. Bak bizim millete esir düşeceğini demiyorum. Başka milletlere esir düşeceğine hemen öldü. Ay niye biliyor musun arkadaşlar? Büyük işkenceler var. Bir de bölgedeki Nargin adasına Ermeniler de geliyor. E Ermeniler ikide bir tercüme aracılığıyla Ruslara bir şeyler anlatırken sürekli yanlış çeviriyor bilerek. bilerek. Niye? İşkence görsün diye. İşkence gör. Besin alama, ilaç alama, tifolera o zamanın hastalıkları. Dön. Ondan sonra gece uyu. Nereye uyuyorsun ya? Adada binlerce yılan var. Herkes yılan sokmaz sanıyor. E yılan soktuktan sonra panzehir lazım. Panzehir var mı? Yok. Panzehir olmayınca sallana sallana sabahları o insanlar eee kolları, ayakları, parmakları hepsi kangreneler olarak ölmüştür. Nargin adası cehennem. He bu milletin bu bütün dünyadaki aynı Guantanamo gibi kamplarda bizleri öldürmüşlerdir kardeşim. Ama sen onu anlatma. Onu anlatma, bunu anlatma. Sanki Türk milleti hiç millet acı çekmemiş. E Kürt'ün Ermeni diyor. Kürt'te kardeş olursun. Tabii niye kardeş oluyorsun lan? İlk onu keseceksin lan. Fırsatını bulsa ilk sen onu keseceksin. Bugün yine şey yapıyorlar ya Nazım. Halkların kardeşliği. Vay vay vay vay. Kimmiş halkların kardeşliği? Ermeni Kürt nasıl halkların kardeşliği olur ya? Nasıl olabilirmiş? Bana bir anlatsın biri bakayım. Halkların kardeşliği. Öyle mi? İki tane halkın kardeşliği olur bu coğrafyada. Yani mantık açısından Kürt ve Türk. Kaderleri aynı, yazgıları aynı, yaşayışlar aynı. Bak o bölgede insanlarımız felaketlere maruz bıraktılar. E sen şimdi tutuyorsun, tutuyorsun adam Ermeni e Kürtlere diyor burada şey yapalım, gaz verelim. Aman Türkiye'den ayrılmasını sağlayalım. Bunları yapalım, şunları la oğlum ikisini öldürecektin. Beyannameyi ortaya çıktığı zaman niye konuşmadınız? İlk önce komşunu öldür. Komşun kim? Komşun kim ya? Sen önce Kürt'ü öldürecektin. Bırak onu işte sen. Ne halkların kardeşi ya? Bir Kürt bir Ermeniyle halkların kardeşi olamaz kardeşim. Kürt milleti de akıllanacak. Akıllı olacak. Kendisini daha evvelden öldürmeye geleni bilmediğinden dolayı bu sıkıntıları yaşıyoruz. Bu tarih hepimizin tarihi. Bak birini ayırt ederek ders işlemiyorum ben. Ama Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi hala büyük bir çekim ve cazibe merkezi. Birçok yolun başlangıç yeri. O yüzden Nazım herkes aklını bu coğrafyada alacak. Bugün Ermeni 2 milyon 3 milyon yerine 30 milyon olsaydı biz her sene savaşımız vardı. Azerbaycan yaptılar biliyorsun Karabağ Savaşı'nı. 3 gün sonra görelim Ermeniler biraz daha güçlensin. Gene savaş var. O savaş bitecek mi zannediliyor ya? O savaş bitecek. Paşaya kendi söylüyor ya. Bir 3 sene 5 seneye ihtiyacımız var daha güçlenmemiz için. E seni bu coğrafyada güçsüz şekilde bulamazlar kardeşim. Güçlü olmak zorundasın. Kürt'üyle, Türk'üyle, Arabıyla bu fark etmez. Bu coğrafya bizim güçlü olmak zorunda. Askeri sistemlerimiz iyi olmak zorunda. Vallahi yok ederler. Vallahi en çok kardeşim dediğin yok edersin. Hani onlar için söylüyorum. Yani Ermeni kardeşim diyor ya, Gürcü kardeşim diyor ya. Sallıyorum ırkları. O yüzden akıllı olacağız.

E ne oldu Van'da? Sen devlet kurup Aklamanar adası. İnsanlar buralara gelinlerimiz, kızlarımızı hapsedip tecavüz etmek istiyorlardı. Oradan bir kızımız kiliseden kırdı da tavanı. Tavandan kendini atladı. Yolda geçerken zaten tecavüze uğramamak isteyenler kadınlarımız kendilerini göle atıp boğuldu. Ya hangi kiliseymiş bu? Akdamar. Niye gidiyoruz Akdamar kilisesine biz? E ziyaret edelim hocam. Hasik niye sebep ya böyle bir şey olur mu ya? Sonra uydun ahtamara ahtamara varmıştı oradan gelmişti ismi. Kimi kandırıyorsunuz siz ya? Bu memleketin çocukları bilinçlendikçe o adalara gitmeyi başta Yunanistan olmak üzere kendi içimizdeki bazı yerlere gitmemeyi öğrenecek. Orası senin benim soykırıma uğradığım yer ya. Sen nasıl gidersin oraya? Ha gidip yad etmek için, gidip küfür etmek için gidiyorsan git. O ayrı konu. Ama bir şeyin ziyaretine sana anlatılanların doğruluğunu önce bil, ondan sonra git. Bak yıllarca akla kesesi kapalıydı. Şimdi bazı sebepler var. E sen sonra onu turizm için, ziyaret için açıyorsun. Ya açma ya. İlla açmak zorunda mıyız ya? İlla açmak zorunda değiliz arkadaşlar. Evet. İşimizde beni ben şu an beni dinleyen Hristiyan arkadaşlarımız var. Siz her Müslüman yerini açıyor musunuz kardeşim ülkeniz? Yok. Bizim niye bir açma zorunluluğumuz var gibi davranı. Akamar kilisesi gerçekten adası ya. Bir ada varsa bak nargin adası muhabbet de aynı şekilde da binlerce askerimiz yılan sokmuşsun öldürülmüş. Binlerce askerimiz eziyet görmüş öldürülmüş. E kardeşim e ben niye bunları tekrardan tekrardan ha bir şey yapılacak soykırım anıtı dikelim lazım. Van soykırım anıtı dik zaten dikilenler var Ermeni soykırımlarından dolayı. Zeve zev gibi kaç kır var? Gücün yettiğinde düşman, gücün yetmediğinde şey kardeş ne güzelmiş sizin dünya siyasetiniz ya. Gücün yettiğinde çoluk çocuğa kıyameti yaşat, mahşeri yaşat. Gücün yetmediğinde ya biz sizle kardeşiz ya biz böyle yapmak istemedik de şöyle oldu da böyle oldu da biz siz kardeş falan değiliz. Halkların kardeşi ded de masaldan ibarettir. Her devletin kendine ait çıkarları tabii ki kimse durup dururken gitsin şurada bir Ermeni'yi öldürsün, bir Arap öldürsün, bir Türk'ü öldürsün, bir Kürt öldürsün değil. Ama devletlerarası politikalarda bazı sınırlarımız, bazı şey çizgilerimiz var. Bu çizgilerin bir tanesi aşılmaya başlandı mı gerçekten çok farklı şeylerle sürekli bir istek var bu topraklarda. Sürekli hiç istek de bitmiyor. Ha la onu açıyorsun, insanlık ediyorsun, öbürküsünü de açıyorsun. Ayasofya'yı açıyorsun. E öbür tarafta diyor şey var. Trabzon Sümela'e da ayin yapalım. Sümela'yı açıyorsun. İznik'te konsul toplayalım. Oğlum bunun sonu nereye gidecek ki ya? >> Papa gelecek efendim. Niye geliyormuş Papa? Papa niye niye geliyormuş? Herkes bir araştırsın.

O yüzden Kafkasya cephesi niye anlamak lazım? Ermeni tescilinden bahsediyorum. Kanunun gerçekte adı Sek ve İskan Kanunu'dur. Sekunu nedir? O bölgedeki Ermenileri savaşsız bölgelere yani şu bölgelere götürelimdir. Neresi? Hatay'dır. Neresidir? Suriye'dir. Halep'tir. İşte Lübnan'dır. Beyrut'tur. Buralara götürelim. Elbet buraya giderken ölüm olmuştur. Elbet ki buraya giderken efendim trenler kalabalık olmuştur. Efendim buraya yayan giderken saldırılar uğramıştır. Ne yapacaktı Kürt ya? Sen öldürdün onu. Öldürmeyecek mi zannettin seni? Yoldan giderken bir köye baskınından dolayı insanları öldürdükten sonra oradaki Kürt aşiretleri seni öldürmeyecek mi zannettin? Ya da Türk aşiretleri seni öldürmeyecek mi zannettin? Yoldan geçerken sen yaptıklarından sonra hiç zulme uğramayacağım falan mı zannettin? Sallıyorum bu kadar zulmü yaptıktan sonra. Elbette ki saldırılar oldu. Trene de saldırılar oldu. Ermeniler sonuçta kuyumcu millet olduğu için yanlarına altın götürdükleri için bunu almak isteyen eşkalar Dünya Savaşı'nın atmosferini düşün. Her cephede insan var. Nerede karşına çıkacak artık belli değil. Çeteler var. O var bu var. Ben insan ölmedi demiyorum ama bunun da soykırım değil. Soykırım sizin yaptıklarınız. Çoluk çocuk demeden insanları öldürmemiz. Gidelim Bayburt'a. Çok sonradan il olan il olduğu için çok anlatılmıyor. Bayburt'a gidelim bir Bayburt'a beraber. Bayburt'taki Ermeni mezalimine beraber bakalım. Tecavüze uğramamak isteyen kadınlarımızın kendilerine kuyularını atıp 1 yaşındaki çocuğunu aman benden sonra attığında ben ölüsünü görmeyeyim diye kendini kuyuya attığına git de gör bakayım. Bu zalim değil mi? Neymiş soykırım ya? Soykırım ne demek? Bir milletin, bir ırkın üremesini engellemek. Üreme iki kişi kardeşim. Bir tanesi zaten yok. Diğerini de sen öldürüyorsun. E nasıl olacak bu? Çoluğa çocuğa öldürüyorsunuz. Paralar atıyorsunuz. Hamile kadınlarımıza paralar atıyordunuz siz. He paralar ne parası bu? Hamile kadınınızın karnını deşecekler. Karnını deştikten sonra erkek mi kız mı olduğuna paralar atıyordunuz siz. He. Hatırladınız değil mi o günler Ermeniler? Türkiye nüfus gücüyle de, askeri güçle de, stratejik güçle de her zaman güçlü olmak zorunda. Bakın değerli arkadaşlar o gün Ermeniler gene sayıca bizden azı fırsat dediler. Onlar için fırsattı. Niye? Evde erkek yok. Herkes gitmiş. Yaşlı var, çoluk var, çocuk var. İstedikleri yerleri biliyor musunuz? Vilayet-i Sitte. Kaç il? >> 6 il. Bitti, Erzurum, Sivas, Van, Elazığ, Diyarbakır. Ancak burada büyük bir aldatmaca olduğunu bir daha söyleyeyim. Her biri birbirinden 6 tane şeyde şehir değil ki. Birleşik şehir değil ki. Şöyle yani Ankara'nın 6 tane sınır ilçesini sayayım ben sana. Eskişehir bu tarafa gidiyorsun. Bolu bu tarafa gidiyorsun. Çankırı bu tarafa gidiyorsun. Konya bu tarafa gidiyorsun. Aksaray işte Eskişehir böyle sıralanıyor değil mi? 6 tane insan. Şimdi öyle değil. Bitlis, Erzurum, Sivas, Van, Elazığ, Diyarbakır ya ne 6 ile? Günümüze kaç ile tekabül ediyor biliyor musun? 171 ile tekabül ediyor. Çünkü ben Van'a ulaşabilmek için, Diyarbakır'a ulaşabilmek için sallıyorum. Mardin'i, Batman'ı, Siirt'i de alacağım. Ben atıyorum Bayburt'u şunu bunu da alacağım ki orada anca alabilirim. Kimse uçarak zeplin gelmiyor kardeşim oraya. O bölgedeki 6 il büyük kandırmacıdır. Yani buranın tamamıdır. Sen kim kandırıyorsun? Ama Allah fırsat vermedi. Sonradan özellikle bölgeye 1916'da Çanakkale'den apartalar kumandanı olan Mustafa Kemal geldi. Tu general olduktan sonra bölgede Rusların özellikle almış olduğu iki ili geri aldı. Muş Bitlis'i aldı. Bölgede 1917 tarihinde Bolşevik devriminin çıkmasıyla beraber dünya durumlarının dengeleri değişik itiraf devletlerinde Rusya bazıları yeni gelen yönetim savaşa devam etme kararı alsa da daha sonra Ekim devriminden sonra yeni gelen Sovyet yönetimi kabul etmeyecek ve 3 Mart 1918 tarihinde ittifak yani bizim blokla bir anlaşma imzalayacak. Anlaşma ne? Anlaşma savaştan Rusya'nın çekilmesi. Bu arada bir şey söyleyeceğim. Biz de bu atmosferden yararlandık. Sadece Musa, Bitlis'i değil. Şu bölgelerin zaten hemen hemen hepsini almaya başladık. Ama Ruslarla yapılan bir anlaşma göre yani şeyle demek istiyorum. Brest-Litovsk anlaşmasına göre Kars, Ardahan, Batum da bize verildi. Yani buralarda bizim artık ne toprağı oldu tekrardan? Osmanlı toprağı oldu. Osmanlı toprağı oldu. E Osmanlı toprağı olursa mantıken bakalım. Savaşın başında buralar bizim miydi? Değildi. Ama savaşın sonunda biz aldık mı? Aldık. O zaman ne demek istiyorum? Biz başarısız olunan bir cephede, bu kadar şehit verilen bir cephede yine de toprak kazanmayı öyle ya da böyle bir şekilde denk geldi yaptık. O zaman Dünya Savaşı sırasında ilk açmış olduğumuz cephe Kafkas cephesidir. Sarıkamış harekatı bu cephede olmuştur. Bu cephenin ilk komutanı Hasan İzzet'tir. Sonra Sarıkamış harekatını Enver Paşa yapmıştır. Sonra Enver Paşa İstanbul'a döndükten sonra bölgede Ermenilerin yoğun faaliyetlerinden dolayı 1915 senesinde zaten Sek ve İskan Kanunu yani hepinizin bildiği adıyla Tehcir Kanunu'nu yaptık. Yaklaşık 1 milyona yakın veya 1 milyonun biraz üstünde Ermeni savaş dışı bölgelere gönderdik ki çünkü burada sadık Ermeniler de var. Onları da Ermeniler öldürüyor. Yani adam Osmanlıcı diyor ki kardeşim bak ben bu adamdan bir zarar görmedim. Bu insanlarla yıllarca dostluk, ticaret alışverişi yaptık. Ben nasıl komşumu öldürün diyor? Onu da öldürmü. Ermenilerin yaptıkları mezalim artık Ruslar, Rus generaller kulaklarını kapatıp gözlerini kapatıp arkalarını dönüyorlardı. Hatta bazı Ruslar milleti alıyordu ya Ermenileri şeyden alıyordu. Ceset çıkartıyorlar çünkü mezarı deşiyorlar. Ceset çıkarıyorlar. Çocukları süngüye takıp havaya atıyorlar. O kadar mezalim var ki. Hangi birini anlatalım? Lan döndü yaptıkları mezalim. Şimdi diyorlar ki siz bize soykırım yaptınız. Soykırım gününe de dikkat. 24 Nisan 1915. Neymiş mi soykırım günleri? Taşnak ve Süt yin gibi, Hınçak gibi cemiyetlerin Türkiye'deki faaliyetlerinin yasaklanması ve onların ele başlarının yakalama kararının çıkarıldığı gün. Hani şimdi soykırım günü derken nasıl bir şey olabilir? Şöyle bir şey olabilir değil mi Nazım? Mesela biz ordumuz Van'a girmiştir. Van'daki tüm Ermenileri yakalamıştır. Hepsini imha etmiştir. Yıllar sonra Ermeniler der ki, "Kardeşim, Van'da şu şu tarihte siz bize soykırım yaptınız. Niye? Şunları öldürdünüz. Hepimizi yaktınız. Camilere tıktınız. Kiliselere, ahırlara tıktınız. Siz bizi öldürdünüz. Tamam derim. Lütfen soykırımın onlar için sözde soykırımın tarihini bakın. 24 Nisan 1915. Neymiş o? Bu ele başlarını yakalama kararının devlet tarafından çıkarıldığı tarih. Niye sen başka bir zaman soykırım tarihi veremiyorsam? Veremezsin ki. Yok ki. Ben adam ölmedi demiyorum. Bak bu arada şu yanlış anlaşılmaz. Elbette ki acı acıdır. Onlar için acıdır. Onlar için de çok masum insanlar gitmiştir. Yıllarca beraberdik sonuçta. Ama buna soykırım demek doğru değil. Bizim milletimiz de buna alışamayınca, bizim milletimizde son zamanlarda bazı kendini bilmez akademisyenler, bazı kendini bilmez sanatçılar olayların boyutunu bilmezken belki de birtım müzik ödülleri, bilmem ne yazarlıklarından ödül alabilmek için bazı ucuz yollara girdiyse de tarihi gerçekler değişmiyor. Türk Tarih Kurumu bütün arşivleri açıktır. Gelin bakalım dedi Ermeniler. Hadi bütün arşivlerimiz açık. Bakan Savaş'tan anlattım. Ağaç kabuğu yiyen eee askerlerimizi yıllarca Ermeniler ne diye kullandı? Bunlar bizimkiler dedi. Halbuki onlar bizimkiler. Tarih öyle bir ters dönüyor ki arkadaşlar bugün birçok ruhi çenet gibi insan çocuklarımız falan hep şeye gidiyorlar gençler Ermenistan'a falan gidiyorlar. Bakın Türküm dedi bakın ne oluyor bugün Ermeni Türküm desin. Bizim sorun yok. Ermeni tek yersin hocam ben dersin demek istiyorum. Buyur kardeşim derim. Savaş zamanı. Barış zamanı kim kime ne yapacak ya? var ama savaş zamanı yani bambaşka bir hali ruyete bulunuyorlar. E amaç yani anlatmak istediğim bu. O yüzden coğrafyanın hakları olarak bizlerin dikkat etmesi lazım. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Vallahi hepimiz yok ederler. Sen ayırt edeceklerini falan mı diyeceksin? Aa bu Türk bunu öldürelim. Bu Kürt bununla yaşayalım falan mı diyeceklerini zannediyorsun veya tam tersi. Lan yok oğlum öyle bir şey ya. O yüzden Allah bunlara bir daha fırsat vermesin. Bak bir harekat başarısızdı. Arkadaki Ermeni, önde Ruslar bizi perişan ettiler. Bir daha vermesin bu coğrafyaya. Çok büyük acılar. Onu da size söyleyeyim. Bu olaylardan sonra 1918'de cephenin kapanış hikayesi de bu. Kafkas cephesiyle anlatmak istediklerimiz bunlar arkadaşlar. İsterseniz 1915 itibariyle ondan önce de bir açılma nedenleriyle yazalım. Anladık mı? Nazım. >> Evet. Evet. Başlayalım bakalım. Açılma nedenleri. Bir >> Karan >> Kars, Ardahan ve Batum'u geri alabilmek. Yani bu Elviyeyi Selase'yi geri almak. İki, >> Turancılığı gerçekleştirmek, >> gerçekleştirmek ve Bakü petrollerine ulaşmak. İkisi aynı mı, ayrışık mı? >> Bakü petrollerine ulaşmak. Evet. İran üzerinden Hindistan'a inerek kafamızda bu var. Bu arada İran tarafsız da olsa İngiliz egoması altınadır savaş sırasında haberiniz olsun. İran üzerinden Hindistan'a inerek İngiltere'yi ekonomik ve askeri gücü üzerinde askeri gücünü kısıtlamak. Çünkü inanılmaz Hindistan'dan adam getiriyorlar. Dünya Savaşı'nda milyonlarca Hindu, Hindu'nun içinde bir de Müslümanları da var. Ha Müslümanları ne diye kandırıyorlardı? Padişahı Terakkine. Hadi padişahı kurtarmayın. Ne anlar Hintli? Ne anlar Senegalli. Senegal'den adam gelmiş. Çanakkale'de adamlarla savaşıyoruz. Dünyayla savaştık. Çanakkale'de dünyayla, dünya milletleriyle savaştık. Herkes var. Karşısında Arap da var. Bizde de Arap var. Karşıda Çerkez var bizde de var. Karşıda Hintli var bizde de var. Çok ilginç bir savaş yani Çanakkale Çanakkale cephesine anlatacağım. Şurayı şu gelişmeleri hep beraber yazalım. Önce 1915'te başlıyoruz. Başverşa 190.000 yakın. >> Enver Paşa 190.000'e yakın. Bu çok teyit edilmiş bir bilgi değil. Evet. >> Sarıkamış harekatı başlattı. >> Sarıkamış harekatını başlattı. Harekatını başlattı. Evet. lazım. >> Ruslar ilerleyerek >> Ruslar daha sonra ilerleyerek Evet. >> Muşit >> Muş, Bitlis, Bayburt, >> Van, Erzurum, Erzincan. Bak, aldıkları yerlere dikkat edelim. Evet. Trabzonu işgal ettiler. >> Ve Trabzon'u işgal ettiler. Hakkari'ye kadar geldiler. Söyledim. Evet. >> Ruslar devamında. >> Evet. Devamı mı bu? >> Ruslar Ermenilerle ne yapmışlardı? >> Ermenilerle ortak hareket ettiler. Ortak hareket ettiler. Özellikle Ermeni komitacılarıyla birlikte. Evet. Geldik 1915'e tekrardan. Ermenler Van'da katliam yapı. >> Ermeniler Van'da katliam yapıp de Van özellikle söylüyorum katliam yapıp >> Van merkezli >> Van merkezli Ermeni devleti kurduklarını açıkladılar. Ermeni devleti kurduklarını açıkladılar. Evet. >> Bunun üzerine sevk ve iskan kanun. Orijinal ismi budur lazım. Ne? >> Sek idare ve iskan. >> Sek ve iskan kanun. Sek ve idare ve iskan. İdare nereden çıkar? İdare de olabilir. Önemli değil. Sek ve iskan kanunudur. Yani mantıken oraya gönderilme. İskan ne demek? Yerleştirme çıkarıldı. Peki bu çıkarılmayla beraber ne oldu? Bölgedeki Ermeniler özellikle masumları da var tabii ki bunların içinde zarar görmesin diye çıkarılıyor. Ama bütün bölge Ermenileri de bakın bir de bu yanlış var. Türkiye'deki tüm Ermenileri kapsamamıştır arkadaşlar. Mesela eee Kütahya'da çinicilik yapan Ermeniler kime ne zararı var adam? Adamı zaten Kürtler kendi göndermemiştir ya bu adam yıllardır bizim yanımızda İstanbul'dakiler gönderilmemiştir. Yani buradaki coğrafya çok sıkıntı. Evet söyle kardeşim. >> Ermeniler Suriye Lübnan ve Hatay gönder. >> Devamı mı? Ermeniler nereye gönderilmiş? Suriye, Lübnan >> Suriye, Lübnan ve Hatay'a gönderildi. Hatay'a gönderildi. Hatay'da zaten hala Ermeni köyleri var. Özellikle Samandağ'dayız, Süveydiye'de. 16'da ne oldu? >> Bölgeyi Mustafa Kemal aldı. >> Tamam devam et. >> Ruslar bitti. Ruslar >> Mustafa Kemal Nazım konuşsan neler anlatacağım lan. Mustafa Kemal Ruslardan Muş ve Bitlis'i geri almıştır. Nazım uzatmana ne gerek var? Bitlis'i geri almıştır. Evet. >> Mustafa Kemal tabii ki burada hangi rütbeye ulaşıyor? Bu arada dikkat. Mustafa Kemal şu an Çanakkale'den geldi. Mustafa Kemal ilk görev yeri Çanakkale'dir. 1915 16 buraya geliyor. 17'de Suriye'ye gidiyor. Yani eee biz Çanakkale'yi önce işlemediğimizden dolayı Kafkas cephesine devam ettiğimiz için böyle. Normalde Mustafa Kemal Çanakkale'den nereye gelmiştir? Kafkas'a gelmiştir. Evet. 17. >> Rusya'daki kim devirmeye çalmıştır? >> Rusya'da Bolşevik ihtilali çıkmış. İhtilali çıktı. Çarlık Rusya yerine ne kurulacak? Çarlık Rusya yerine Sovyet Rusya kurulacaktır. Evet. Doğru mu? Nazım. Evet. 18. >> Evet. Rusya savaştan >> Rusya ile İttifak Devletleri arasında arkadaşlar iki sınavda soru oldu. Bir Brest-Litovsk bu cepheyi kapatan anlaşmayı soracaklar size. Bir Brest-Litovsk antlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile bu antlaşma ile Ruslar işgal ettikleri yerlerden çekilirken, işgal ettikleri yerlerden çekilirken dikkat Elviye-i Selase yani Kars Ardahan Batum Osmanlı Devleti'ne geri verilmiştir. Osmanlı Devleti'ne geri verilmiştir. Evet. Not 3 tane iki not bir dikkatimize. Söyle kardeşim. Osmanlı Devleti bu anlaşmayla başarısız olduğu bir cephede >> Osmanlı Devleti başarısız olduğu bir cephede olduğu bir cephede toprak kazanmıştır. Toprak kazanmıştır. Şimdi buradan sonrasını beni bir dikkat edin. Kimse bu cephenin devamını bilmiyor. Asıl bütün meselemiz de bu. Hemen ben bir anlatayım arkadaşlar. Bu coğrafyada Evet. Bizler bu bölgelerde ısrarla bakın dikkat edin. Mart günleri diye bir olay yaşanmıştır. Binlerce Ermeni binlerce yaklaşık 10 12.000 civarında Azerbaycan Türkünü 3 gün içinde öldürmüştür. Bak bir daha söylüyorum. 3 gün içinde Ermeniler silahsız 12.000'e 'e yakın Azerbaycan Türkünü şehit etmişlerdir. O dönemde yeni kurulan Azerbaycan devletiin kurucusu olan Mehmet Emin Resulzade Azerbaycan Cumhurbaşkanıdır. Bu arada Sovyet üm kurulmadan önce üç devlet müstakil olmuştur. Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan. Azerbaycan devlet başkanı olan Mehmet Emin Resulzade bizden yardım isteyince Enver Paşa kardeşi Nuri Paşa'yı ki ileride göreceksiniz Nuri Killigilir. Nuri Paşa'yı Kafkas İslam Ordusu adıyla bölgeye gönderecektir. Tekrardan ordumuz harekete geçecek ve Bakü'ye kadar ulaşacak. Bakü'e geliyoruz. Bakın dikkat. Nuri Paşa Kafkas İslam Ordusu'nun başında Bakü'ye giriyor. Bak bakayım bugün YouTube'da Bakü'ye giren Türk askerlerinin sevinci var. İşte oyun oynuyorlar falan. Hep onları görürsünüz. Yıllarca Azerbaycanlılar binlerce Kafkas İslam ordusunda fes giyerek geldiklerinden dolayı gelincik tarlasına benzetmişlerdir. Lale onların deyişiyle. O yüzden bugün laleler diye dünyaca ünlü, dünyaca ünlü diyorum sadece bizim milletçiz değil. Dünyaca ünlü ve Türk dünyasında da çok tanınan bir ezgi vardır. Laleler türküsü. Açın Laleler Türküsü'nü öğrenin. Bir bakın bakayım o neymiş. Laleler Türkü bir acı üzerine yazılmıştır. Bak adamlar oyun havası yapıyor mu onu? Bak Laleler yıllardan beri türküdür ve acıklı bir türküdür. O yüzden Azerbaycan Türkleriyle bu kadar kardeş olmamızın, bu kadar kader birliği yapmamızın sebeplerinden bir tanesi Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'yü ele geçirmesidir. Nuri Paşa kendisine Bakü Fatihi denir. Enver Paşa'nın kardeşidir. Türkiye'de ilk tabanca üretimlerini yapan adamdır. Nuri Killigil. Zamanında anlatacağım soğuk savaş döneminde inşallah. Ya bu cephe böyle kapanmıyor. Sarıkamış anlatılıyor bitiyor. Ya kardeşim bunun devamı nerede ya? Bunun devamı nerede? Niye Nuri Kiligil'den bahsedilmiyor? Niye Kafkas İslam ordusundan bahsedilmiyor? Adam akıllı çok basit şekillerde MEB devlet kitaplarına çok basit şekillerde anlatım yapılabilir. Ve bunlardan özellikle değerli arkadaşlarım biz burada Azerbaycan Türklerini soykırımdan kurtardık. Zaten onlar katliam dediklerine bakma. Soykırım kabul ediyor. Azerbaycan hükümeti Mart günlerini. Olay bu. Var mı kardeşim sıkıntı? Bunları da bilelim. Evet. Bir not, bir dikkatimiz var. Söyle kardeşim. Osmanlı önce savaşmış tarihler >> Osmanlı Devleti >> savaş bittikten sonra dur şimdi bölgeden gönderilen Ermeniler için bölgeden gönderilen Ermeniler için geri dönüş kararnamesi çıkarmıştı. geri dönüş kararnamesi çıkarmıştır. Yani bölgeye geri gelebilirsiniz diye. Tamam. Geri gelen Ermeniler olmuş mu? Elbette olmuştur. Ama çoğunluk o bölgelerde kalmaya devam edin. Var mı bunun devamı? Buraya gel kardeşim. >> 31 Mart >> 31 Mart 1918'de. Evet. >> Nazım bir sessiz söyle. Çok sessiz söylüyorsun. Bir günde 12.000 Azerbaycan Türk Ermeniler tarafından >> Bir günde 12.000 Azerbaycan Türkü Ermeniler tarafından şehit edilmiştir. Ermeniler tarafından şehit edilmiştir. >> Bunun üzerine Kafkas İslam Ordusu >> Nuri Paşa önderliğinde Evet. kadar gitmiş. >> Bakü'ye kadar gitmiştir ama maalesef ki Mondros'tan sonra ordumuz oradan tekrardan Erzurum'a gönderecek. Erzurum'daki 15. kolordu diyoruz ya ileride. >> Kazım Karabekir. Onlar ney biliyor musun? O Bakü'den gelenler. Bakü'ye kadar gidilmiştir. >> Bu başarısından dolayı Nuri Paşa'ya ne verilmiş? >> Bakü Fatihi unvanı verilmiştir. Bakü Fatihi verilmiştir. Evet. Kafkas cephesi bu. Her 6 yılda net bir soru. Artık onu sınav günü hep beraber göreceğiz. Şimdi bu tarafa doğru çekelim. Şöyle sıkıntı var mı? Şey Murat >> şöyle mi kardeşim? İyi mi? Şöyle. Ha tamam. Şimdi iki tane cephemiz var. Nazım sen iyi misin? >> İyiyim. >> İyisin değil mi? >> Kısaltarak söylüyorum. >> Kısaltarak hiç söylemiyorsun oğlum. Hepsini uzun uzun yazıyoruz lan. Nerede kısaltmışsın? Nazım üzüldün değil mi? Ama arkadaşlar >> Kafkas Cephesinde anlatacak çok şey var ama şunu bilin. Soykırım yapan bir millet geri dönüş kararnamesi yayınlamaz. Aklınızda bulunsun. Ha Ermenileri kötü muameleler var olanlar olmuş. Hatta bundan sonra Osmanlı Devleti 1918'de Mondros imzalandıktan kısa bir süre sonra maalesef ki maalesef ki İttihat Terakkicileri yakalayacağım diye zamanında bu kararlara imza atan herkesleri yakalamış. Özellikle Türk milletinin Ermenilere soykırım yapmasın yaptığının resmi kanıtları aranmaya başlanmış. Maalesef ki Osmanlı idarecileri de bu zokayı yutmuştur. Tam Mondros'tan ta İzmir'in işgaline kadar geçen 6 ay 7 ay Osmanlı Devleti sadece İttihat Terakkicileri yakalamak, İttihat Terakkicileri Ermenilere yapılan zulüm varsa itiraf ettirmek, kimsenin görmediği şeylere imza atanlara yapmak. Boğazın kaymakamı Kemal Bey başta olmak üzere insanları suçsuz günahsız insanları hapse atmak ve öldürmekle uğraşmıştır. O yüzden zaten 6 ay boyunca birlik beraberlik sağlanamayınca adamlar Anadolu'nun dört bir tarafını işgal edeceklerdi. Bir tür mesele budur.

Geldik Kanal Cephesine. Hocam hangi kanal? Kanal derken kastettiğimiz Süveç Kanalı. Şimdi önce şu Süveç kanalı meselesine bir bakalım. 1869. >> [alkış] >> Aslında Fransa açtı da İngiltere daha sonra hissedeni sahibi olunca İngiltere'ye geldi. 1869'dan sonra Kızıldeniz ile Akdeniz birleştirilerek çok kısa bir yoldan Akdeniz'e çıkma fırsatı elde edildi. Ve Mısır 1882 yılında sizler de biliyorsunuz İngilizler tarafından işgal edildi. Tabii İngiltere tarafından hani bu resmi bir işgal olmuyor. Tabii 1914 savaş başladığında Mısır'ı kendisine kattığını söyleyecek. O zaman amacımız ne? Bu Kanal Cephesinin Cemal Paşa'nın o bölgeye göre yönlendirilip açmasının temel sebebi Mısır'ı geri almak. Bu bir. İki, ya bu cepheyi bizden Almanlar istiyor ya. Almanlar diyor ki bu cephe açılırsa şu olur diyor. Bakalım ne oluyor ona bakalım. Şimdi şu harita alanımız şurle olsun. Ufak bir Türkiye haritamız değil mi kardeşim? Ölçeksiz tabii ki. Asla ölçekli olamaz. Zaten şu da yanlış. Dur şurayı şöyle bir düzenleyelim. Tamam mı kardeşim? Şu bölge, şu bölge diyelim. Amaç ne? Şurada lazım. Şu bölgede iki tane şey var. Amaç. Hatta şöyle yapsak daha mantıklı olur. Pardon. Şu bölgede şöyle devam eden bir kanal var. Amaç ama ney? Amaca bakmak lazım. Amaç şu. Şimdi bu kanal cephesi bizim ikinci taarruz cephemiz. Meselemiz ne? Bir Kanal Cephesinden şu İskenderun çok yakın. Doğru mu? Ve nereye gidebilirler? Çanakkale'ye. O yüzden amacımız şu. İleride İngilizler büyük bir ihtimal İskender Limanı ve Çanakkale'ye bir harekat yapabilir. Şimdiden Mısır alarak bunu önlemek. 2. Burada bir ülke var. Nere kardeşim? Kimin elinde? İngiltere'in. Şurada da bir ada var. Ada dediğim kıta. Yani Avustralya. Şimdi olayı bilmeyenler için anlatayım. Bir Dünya Savaşı'nda Avustralya'da iki tane devlet var. Avustralya ve Yeni Zelanda. Bu iki ülkenin askerleri nereye taşınıyor? Hindistan'a. Hindistan'dan da nereye taşınıyor? Kanala. Yani Mısır'a. Mısır'dan da nerelere dağıtım yapılıyormuş başkan? Çanakkale'ye. Avrupa cephelerine de. Demek ki ben Mısır'ı alırsam ne yaparım? Bir bu bölgeyi tekrardan alabilirsem eğer şu bağlantıyı keserim. Peki bunlar kim? İngiltere'nin sömürgeleri. İngiltere'nin insan depoları. O zaman şunlar istedikleri kadar birbirlerine vapur seferi yapabilirler. Sorun yok. Çünkü oradan bu hattın ikmalini kesiyorum. Amacım ne? Süveç kanalında İngiltere'nin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek. İki, kaybettiğim Mısır'ı tekrardan geri almak. Bölgedeki Araplara da güveniyorum bu arada. Çünkü cihat ilan etmişim. 3. Zamanında şu bölgede özellikle Çanakkale ve İskender limanına herhangi bir itirafileri saldırısını engellemek. Aslında bu sebeplerden dolayı açtım arkadaşlar. Şimdi dikkatçe dinleyin. Burada bir çöl var. Yani aslında yarımadanın adı Sina. Sina'nın önünde bir çöl. Çölün adı ney kardeşim? Tih çölü. Cemal Paşa askerleriyle beraber bölgeye gidiyor. Bölgeye gittikten sonra bu bölgede özellikle askerlerimiz kanalın sağ tarafına yani bize göre şuraya doğru geliyorlar. Burada şimdi hangi askerler var? Bizim askerlerimiz var. Amaç ne? Kanalın karşısına geçebilmek. Tamam da e kanalın karşısında kimler bekliyor? İngilizler bekliyor. Biz tombaz adı verilen bazı böyle altları düz kayıklar vardır. Bu kayıklara biniyor.

600 tane askerimiz kayıklara biniyor da oradan mitralyöz ateşi, oradan tank atışı, oradan top atışı derken kanalın içinde askerlerimiz boğularak şehit oluyor ve 762 tanesi de kayboluyor. Nerede kayboluyor ya? İzine ulaşamıyorsun ki. Nin nehrine gitti. O yüzden birinci kanal seferi başarısızlıkla sonuçlandı.

Almanlar diyor ki, "Muhakkak burayı almanız lazım. Çünkü bu cephe Almanların isteği üzerine açıldı." Bunu bir yazmamız lazım. Kimin isteği üzerine açılmış? Almanların isteği üzerine açıldı. Burada esen Zeki Paşa vardı. Sonra Cemal Paşa geldi. Tabii Cemal Paşa ikinci defa taarruz edecek. Bu taarruz gene mantıken aynı yerden yapılacak arkadaşlar. Aynı yerin özellikle dip taraflarında Romani diye bir yer var ve orada Katya diye bir yer var. Özellikle iki tane muharebe yaptık ardı ardına ve ikisinde de maalesef ki çok kötü bir sonuçla ayrıldık. Özellikle Romani muharebeleri ikinci Sarıkamış faciası diye adlandırılır. Binlerce askerimiz koleradan, tifüstan ve özellikle sıcaklıklardan, susuzluktan şehit olmuştur. Aslında tarihe ikinci Sarıkamış faciası bu Kanal Cephesi'nin olduğu yerde geçti. Artı Mısır Araplarından da yeteri kadar destek alamadığımızı da bilin arkadaşlar. Böylelikle Kanal Cephesi bizim için bitti.

Şimdi bu bizim iki tane taarruz ettiğimiz cepheydi ya. Şimdi gelelim asıl mevzuya. Şimdi arkadaşlar biz kanala taarruz ettik. Aynı Kafkasya'daki gibi düşünün. Sarıkamışı. Sonra ne olmuştu? Ruslar toparlanıp bize taarruz etmişti. İşte bu yaşanacak. Ne yaşanacak biliyor musunuz? Tarihte Filistin Suriye cephesi açılacak. Biz buna Suriye Filistin diyoruz ama başlangıç itibariyle kanaldan devam eden İngilizler baktı ki Osmanlı Devleti askerleri Elariş diye bölgeye çekiliyor. O bölgeye doğru başlayacaklar. O zaman Kanal Cephesi'nin devamı nere? Suriye, Filistin. Buraya dikkatli bak.

Şimdi Sina çölünden çıktılar. Doğru mu Nazım? Burada hangi bölgeye geldiler? Elariş. İlerlediler. Dikkat. Bakın hangi bölgeye geliyorlar. Şu an dünya gündeminin en ön sıralarından biri olan Gazze'ye geliyorlar. Şimdi amaçları Gazze'yi almak. Gazze kıyı şehrinde biliyorsun bu arada hep kıyıdan gidecekler. Ara ara içeri gelecek İtilaf devletleri. Bizim başımızda Alman bir paşa var. Von Kres. Von Kres Paşa'dan sonra belli bir zamandan sonra General Falkenheine gelecek. Daha sonra ise değerli arkadaşlar Liman von Sanders gelecek. O zaman Suriye Filistin cephesi aslında üç komutan var. Başlayalım hangilerinin isimlerini yazmaya. Von Kres Paşa. Sonra General Falkenheine. Bunlar fark ettiyseniz Alman arkadaşlar. Ve en sonda da Liman von Sanders gelecek. Bizleri yönetenler bunlar. Bölgeyi de çok iyi tanıyorlar ya. Ama Mustafa Kemal yapmayak diyor. İnadına yapıyorlar. Buradan geri çekilelim diyor. Bak bu adamlar bizi perişan edecek. Yok. Eğer Mustafa Kemal'in dedikleri gerçek yani daha evvelden dikkate alınmış olsaydı birçok askerimiz burada özellikle 8. ordu dağılmamış olacaktı ve 8. ordu 7. ordu dağılmamış olup çok daha. Evet mantıken hiç kimse Kudüs'ün düşmesini, Gazze'nin düşmesini istemez ama arkadaşlar durum öyle değil. Neden biliyor musunuz? Çünkü burada Enver Paşalar özellikle kararsız kalmışlardır. Çünkü 1. ve 2. Gazze muharebelerini biz kazandık arkadaşlar. 1. ve 2. Gazze muharebelerini kazandık. 3. Gazze muharebesini kaybettik. O zaman 1. ve 2. Gazze muharebeleri doğru mu? Biz kazandık. Orada ne varmış? 1. ve 2. Gazze muharebeleri var. Bunu kim kazanıyor? Osmanlı Devleti kazanmıştır. Buraya kadar her şey güzel mi?

Şimdi bunun üzerine Enver Paşa diyor ki, "Biz Bağdat üzerine gidelim." Komutanlar da diyor ki, "Ya kardeşim şey yapmayalım." Yani bazı komutanlar Bağdat'a gidelim. Bazı komutanlar biz saldırıya geçelim. Bak iki tane yaptık. İkiden sonrasını ne yapalım? Saldıralım. Enver Paşa ilk başta bu düşüncedeydi. Daha sonra düşüncesini değiştirdi. Sonra Cemal Paşa önce farklı bir düşüncede yani kafalar o kadar karışık ki bir de Alman paşaların da çok etkisi var. Burada inanılmaz derecede bir sıkıntı var. Burada iki tane ordu çok önemli. 7. orduyla kaçıncı ordu? 8. Ordu. Şimdi dikkat. Ancak 3. Gazze muharebesini kim kazanmıştır? Çünkü ikisinde General Murray diye bir adam vardı. General Murray kaybetti. Bunun üzerine İngilizler için kayıplara bak. Biz de kaybet kaybet. Adam orada kaldı. Öyle olur mu? Adamlar ilk iki Gazze muharebesini kaybeden General Murray'yi görevden alacaklar. Onların ünlü bir adamı General Allenby'yi getirecekler. Artık Allenby İngilizlerin başındadır ve Allenby 3. Gazze muharebesini kazanacak. Elimizden neresi gidecek kardeşim? Sonra 9 Aralık'ta Allenby bakın nereye alacak? Kudüs. Değil mi? Üç semavinin önemli merkezi Kudüs'ü alacak ve Kudüs'ü aldıktan sonra bu dediklerim olayların hepsi 1917'de olacak. Tamam. Yani Kudüs de 1917'ye gitti. Gazze de 1917'ye gitti. Artık Filistin bölgesi gitgide gidiyor. Peki Filistin bölgesi 1917 tarihinde bir olay yaşandı. Bu olay neydi? Hatırla bakalım. Bir olay. Bu ünlü Yahudi aileleri, Rothschild aileleri falan sürekli olarak Siyonizmin peşinde olanlar, özellikle Yahudilere yurt arayanlar en sonunda İngiltere'ye başvuru yapacaklar. İngiltere'den özellikle Dışişleri Bakanı Arthur Balfour bir deklarasyon aslında deklarasyon değildir. Bu Rus dairesine gönderen mektubun adıdır. O mektupta deklarasyonda şunu söyleyecek. Ey dünya Yahudileri, sizin için Filistin bölgesine bundan sonra göç etmeniz diyecek. Göç edebilirsiniz diyecek. E bundan sonra hangi sorun başlayacak? İşte Filistin sorunu, Osmanlı Devleti'nin bölgeden çıkmasıyla beraber bölgede Filistin sorunu ortaya çıkacak. Çünkü yüz binlerce Yahudi bu bölgelere göç etmeye başlayacaktır. Yani Kudüs'ün düşüşü inanılmazdır. General Allenby hatta Selahaddin Eyyubi gibi atın üzerine girecektir. Ne diyor? "Ne yapıyorsun sen?" dediler ya. Burası Hristiyanlığın, Yahudiliğin, Müslümanlığın neyse atından indi öyle bir girdi. Normalde bütün hedefleri onlar at üzerinde hep bizi taklit etmişlerdir. Hep Fatih Sultan Mehmet'i, hep Yavuz Sultan Selim'i takdir etmiş. Bakın Milli Mücadele dönemi olacak. Milli Mücadele döneminde Fransız Mareşal Döspere gelecek Beyoğlu'ndan çıkış yapacak atıyla bir Allah'ın kulu buna ilgi göstermeyecek. İkincisi de diyecek ki, "Ben bir daha geliyorum." diyecek. Tekrar ata binip tekrar gelecek. Karşılaşma, karşılamayı beğenmemiş beyefendi. Anladınız mı? Hep bir at üzerinde girme hevesi vardır. Bugün yapılan yapay zekayla alakalı bütün videolarda da işte ne bileyim Kudüs'te bizim askerimizi gösterirken, devlet başkanlarımızı göster atın üzerinde gösterir. Bu bir semboldür sanki. O yüzden Kudüs düştüğünde de General Allenby bu hareketi yapmak isteyince uyardılar. Çünkü Kudüs'ün Hristiyanlar yönünden de önemi var. Şu an kalmadı. Burası Yahudilerin gibi hareket ediliyor da normalde Hristiyanlar için de çok önemli bir yerdir. Beytül Makdis de denilen ki neresidir değerli arkadaşlar? Kudüs. Ya Kudüs'te Zeytin Dağı diye bir bölge var. Bakın arkadaşlar Yahudiliği anlamak istemeyen ya da anlamak istemeyen değilim de anlayamayan veya bu insanların ne olduğunu bilmeyen insanlar için söylüyorum. Yahudilere göre kıyamet bu Zeytin Dağı'nın üstünde kopacak. Bir savaş yaşanacak. Büyük savaş. Bu kıyamet savaşı. Ondan sonra bunlar işte batılar Armageddon diyor, bilmem ne diyor. İşte bizler büyük kıyamet falan filan. Bir ton mesele var. Ama şunu söyleyeyim. Bunlara göre Zeytin Dağı ile Mescid-i Aksa arasında onların Siyon tepesind o bölgenin adı cehennem çukurudur. Zeytin Dağı Sırat köprüsünün kurulacağı yerdir. Yani Zeytin Dağı'ndan hadi diyelim ki günümüzdeki Mescid-i Aksa diyeyim. O bölgeye Sırat köprüsü kurulacak. Onların inancına göre söyleyeyim. Yahudi inancına göre. Ve Yahudiler o Zeytin Dağı denilen yerde ki Falih Rıfkı Atay'ın kitabı da var biliyorsunuz. Zeytindağı bu cepheyi anlattı. O Zeytindağı'a binlerce Türk şehit olmuştur bu olaylarda. Zeytindağı'ndaki bütün mesele şudur. Sırat köprüsü Yahudilere göre orada kurulacaktır. Ve orada Allah ilk Yahudileri yani onların seçilmiş kullarını güya ilk orada yargılayıp hepsini cennete atacaktır. Nasıl atacakmış Allahu Teala cennete? Saçlarından ve sakallarından tutup. Bugün gördüğünüz Yahudileri görüyorsunuzdur. Saç ve sakalları acayip farklı, örülmüş şekildedir. Bunun sebebi Allah'ın onları saç ve sakalından tutup cennete atmalarıdır. Yani inanışı budur. İnanışı. E bu inanışa bak bakalım sen. Bu inanışa göre tanrının seçilmiş kulları diyen adam diğer kullarını ne yapar sence ya? İnsan yerine koyar mı adam? Ondan sonra Twitter'da paylaşıyor, bilmem nerede paylaşıyor. Tamam tamam tamam. Ama bu paylaşımlar yeterli olsaydı bu adamlar durdurabilir mi ya? Aa Nazım Instagram'dan Gazze'de soykırım var diye paylaşım yaptı. Arkadaşlar toplanalım. Netanyahu kabineyi toplayalım da a Nazım hoca efendim İspanya devlet başkanı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı herkes bize karşı durduralım mı derler mi ya adamı seni ikinci sınıf vatandaş görmüyor bir kere insan görmüyor seni. Seni insan görmüyor Yahudi. O yüzden Yahudi için çocuk katletmek, tecavüz etmek bunlar dünyanın en basit ve onlara göre en normal şeyleri. >> Anladın mı? O Zeytindağı kurulacak onlara göre Sırat. O yüzden o tepeler onlar için çok kıymetli. Bugün Yahudilerin birçoğu mezar mezar yerlerini Zeytindağı'ndan almalarının sebepleri var. Niye? Orada ilk kurulan mezar olunca ilk çıkıp ilk yargılanıp hemen ilk cennete gitmek için. Göreceğiz bakalım. Herkesin inancı kendine. Bir şey demiyorum. Herkesin inancı kendine. Bakacağız. Ama bu olayları anlayın ki Suriye Filistin olayları gerçekten biraz Alman Genelkurmay Başkanlığının, Alman bizim ordumuzu yöneten Alman paşaların bir kararsızlıkları, iki Enver Paşa'nın büyük kararsızlığı Bağdat'a mı gidelim? Buraya mı gidelim? Oraya mı gidelim? Bütün sıkıntı efendim birçok olay var ama en sonunda İngilizler Kudüs'te durmayacak.

Şimdi gelelim Eylül ayına. Hangi Eylül biliyor musun? 1918 Eylül. Aradan geçmiş bir yıl. La bir yıl sonra ne oldu? Adamlar bir yıl boyunca kendilerini güçlendiler, güçlendiler, güçlendirdiler ve bir yıl sonra harekete geçirdiler. 38 günde 550 km yol yaptılar. 38 günde. Bak Nazım lan 550 km yukarı doğru geliyorlar. Yukarıda nereler var? Bak bakayım buraya bir. Şu tarafın ileri tarafında mesela şu tarafta diyelim. Şu ileride Beyrut var mesela. Doğru mu? Nazım burada mesela Amman var. Doğru mu? Amman neresi? Ürdün, Beyrut nere? Lübnan. Devam ediyorlar. Burada ne var mesela? Şam. Biliyorsun değil mi burayı? Ordumuzun dağılıp nereye doğru çekiliyoruz? Halep'e. Halep'ten sonra da Mustafa Kemal şurada ne hat kuruyor? Kilis Hatay arası. He. Bir hat kuruyor. Hatta burada da mücadele var. Katma Muharebesi var. Burada durduruyoruz zaten. Durdurduk da 30 Ekim oldu zaten yani. Mondros imzalandı. Adamlar burada gördüğünüz her şeyi alarak geldiler. Şam'ı kaybettik. Nablus Muharebesi. Araplar Megiddo der buna. Bu muharebeyi kaybet zaten. Bu Nablus'u kaybettikten sonra geri dönüş olmadı. Adamlar yukarı çıktı çıktı çıktı çıktı gitti. Birçok kaynak 8. Ordu ve 7. Ordu. 7. Ordunun başında bu arada Mustafa Kemal var. 8. Ordu biraz karışık. İçinde kolordular var falan var. Ali Fuat Cebesoy bu arada Ali Fuat Cebesoy burada İsmet İnönü burada. Hani o milli mücadelenin önemli gördüğünüz adamları da buradadır ha onu da size söyleyeyim. Önemli Feyzi Çakmaklar falan hep burada. Kaybediliyor arkadaşlar. Top topluca bir kaybetme var. Bugün adam diyor ki Mustafa Kemal diyor yenildi diyor. Evet yenildi. Geriye doğru çekmeseydi daha çok yenilecekti. Hepsi esir düşecekti ki 8. Ordunun çoğunluğu esir düştü zaten. Çok esir düşenimiz oldu. E daha da geri çekme daha da çok esir düşeceksin. Çünkü kuvvetlerimiz çok az burada. Çok az. Bir de Suriye Arapları sana eskisi gibi bakmıyor ki kardeşim. Hicazlı adama ayaklanmış. Şerif Hüseyin. Her bölge artık etkileniyor. Evet. Mustafa Kemal'in mesela çekilsen çekilme açısından taktiksel hataları olmuş olabilir mi? Olabilir. İsmet İnönü olmuş olabilir mi? Olabilir. Ali Fuat Cebesoy ama bütün suç kimde biliyor musunuz? A bunlar da bunlar. Ha şunlar var ya şunlar özellikle General Falkenheine öyle anlatayım size. 8. Ordunun bozulmasıyla olmuştur bütün olay. 7. ordu da bozulmuştur. 8. 7. bozulduğu zaman zaten içindeki kolordular da zaten yeniliyorlar. Nablus muharebeleri burada çok etkilidir. Demek ki burada bir de hangi muharebelerden bahsetmek lazımmış ismiyle 1. ve 2. Gazze muharebesi. 3. Gazze muharebesi var ya bir de ne muharebesi varmış Nazım? Nablus muharebesi. Aslında çok muharebe var da ben en önemlilerini yazıyorum size. Bu muharebenin kaybedilmesiyle Suriye düşmüştür. Öyle anlatayım. Anlayın. Evet. Burası anladık mı? Kanalın devamı nere? Bura. Yani şu haritadan bakarsak şu haritayı söyleyeyim size. Şu haritadan bakalım. Yani bir Sara Çölü muhabbeti vardı ya şu bölgeden şöyle gitsin yani. Şöyle deniz kıyısı olsun. Şura şu bölgeyi anlatıyorum size kanalın devamını. Bak şuralar var ya bak gidiyor. Adamlar nereye kadar gelmiş? >> He Anadolu'ya kadar gelmiş. İşte benim bu anlattığım Kanal Cephesiyle savunma cephesi olan Suriye Filistin neden birlikte işlenir ya da devamı işlenir? Çünkü devamı olduğu için yani aslında birbirine ardına şey yapmaz. Peki 1986'ya kadar ders kitaplarımızda bu iki cephe ayrı ayrı anlatılmaz. Bu bir. İki, bu cephenin ortak bir adı vardır. Sina cephesi. Eskiden çıkmış sınav sorularına bakın. Sina yazıyor. Şimdi Suriye, Filistin ayrıldı kanal manal diye. Normalde Sina cephesi ikiye ayrılır. Kanal ve Suriye Filistin. Anlaştık mı? Hatta Kanal, Filistin, Suriye üçe ayrılırdı. Ortak cephenin adı neymiş? Sina. Bir gün Sina diye bir cephe sorusu gelirse anlaki Ramazan Hoca ne diyor? Kanalla Suriye Filistin'i kastediyor. Anlaşıldı mı mesele? Güzel. Hadi bir yazalım bakalım. Açılma nedenleri lazım. Söyle. >> İngiltere tarafından >> Kanal Cephesi >> Söyle. Mısırı geri al. Mısırı geri almak. >> Bravo Nazım. Mısır'ı geri almak. Devam. >> İngiltere'nin sömürge yollarıyla bağlantı. >> İngiltere'nin sömürge yolları ile bağlantısını kesmek. Sömürge yolları ile bağlantısını kesmek. Ben bir tane de ekleme yapayım. Lazım. İngilizlerin İskenderun ve Çanakkale Boğazlarına, Çanakkale'ye saldırısını engellemek. Ya böyle bir duyum var. Bu duyum nereden olacak? Mısır cephesinden olacak. Yani Mısır'dan şimdiden ne yapalım? Burayı alarak engelleyelim. Olayları biliyoruz. Kanal Cephesi'nde yaşanan gelişmeler. Şuraya da şurayı sileyim. Evet. >> Söyle kardeşim. Cemal >> Cemal Paşa komutasındaki >> Osmanlı Ordusu. Evet. >> Ocak. >> Hı. >> Tane >> İki defa kanal hareketi yapmışlardır. >> Kanal harekatı yaptılar. İkisi de başarısız olmuştur. >> Devam et lazım. >> Bu cephe Alman üzerinden >> Bu cephe bir kere daha söylüyorum çıkan iki defa sınav sorusudur. Almanya'nın isteği üzerine açılmıştır. Almanya'nın isteği üzerine açılmıştır. Evet. >> 236 >> Bu cephede tarih vermen gerek yok lazım. Katya >> ve Rom >> ve Romani muharebeleri yaşanmıştır. Romani muharebeleri. Bu ikinci dediğimiz var ya ikincisi oluyor. İkinci Kanal harekatına >> muharebeleri yaşanmıştır. Devam et Nazım. Romani muharebeleri ikinci Sarıkamış faciasıdır. İkinci Sarıkamış faciasıdır. Bu böyle nitelendirilir tarihte. Çünkü Sarıkamış'ta soğuktan burada da sıcaktan. Tam tersi oluyor. Evet. Savunma cephelerine geldik. Lazım Suriye Filistin'i zaten buradan verdim. Sadece burada birkaç tane not söyle. Yeterli. Cephenin devamıdır. >> Evet. Bir kere şunu söyleyelim. Kanal cephesinin devamıdır. Evet. Anadolu'ya girmek. >> Evet. Devam et. >> Suriye petrol >> Suriye petrollerini ele geçirmek. Kudüs'ü almak. Kudüs'ü almak ve Anadolu'ya güneyden girmektir. Anadolu'ya Anadolu'ya güneyden girmeyi amaçlamışlardır. A amaçlamış zaten. Amacına da neyden sonra 32'den sonra ulaşacaklar. Evet. İki tane notumuz var. Mustafa >> Mustafa Kemal'in son savaştığı cephedir. Bir Dünya Savaşı içinde. Peki Mustafa Kemal şimdiye kadar üç cephede savaşmıştır. Birincisi Çanakkale, ikincisi Kafkas, sonuncusu Suriye'dir. ÇKS diye kodlanır. İkinci notumuz >> Falih Rıfkı Atay. Filistin cephesi yaşananları. Suriye Filistin cephesinde yaşananları herkesin alıp okuması lazım. Zeytindağı bir sınav sorusu oldu KPS'de. Zeytindağı adındaki kitabında kitabında anlatmıştır. Evet. Var mı sıkıntımız? Lazım efendim. >> Evet. Güzel. Burayı da anlatmış olduk. Böylelikle üç cephe birden işledik bugün. Kafkas, Kanal. Kanalın devamı Suriye. Bundan sonraki mesela videomuzda neyle başlayacağız? Savunma cephelerine devam edeceğiz. Çanakkale, Irak, Hicaz, Yemen, Gizli Anlaşmalar Dünya Savaşı'nın sonuyla 3. Dünya Savaşı'nı bitireceğiz. Şimdi ne zamanı? Ne zamanıymış kardeşim? Rızık zamanı değil. Evet. Ne zamanı? >> İşaretleme zamanı. Hadi bakalım. Lan insan buralarda espri de yapamıyor ya. O kadar sıkıntılı konular ki arkadaşlar. Anlatamam size. Yani hani insanın hani burada yaşananları gördükçe ki bildiğimin binde birini anlattığımızı söyleyeyim. Çünkü bazı şeyleri anlatamıyoruz. Özellikle kadın arkadaşlarımız çok etkilendiğinden dolayı hocam daha ne anlatacaksın diyor. O daha ne anlatacağım üzerine ben neler anlatayım var ya memlekette şey olarak bu memleketin yaşayan bir evladı olarak vallahi yedi düvele düşman olursunuz. Bir Allah'ın kulunu sevmez hale gelirsiniz. O yüzden ben çok anlatmıyorum ama şöyle anlatayım. Bu ortak mücadelelerimiz sonunda yani o kadar mücadelenin sonunda Mondros'la beraber Anadolu'nun işgal edilmesi gerçekten çok büyük bir kayıp olmuştur bizim için. Onu da Mondros'tan sonraki dönemde işlerken özellikle İzmir'in işgali, Hatay'ın, Antep'in, Urfa'nın ve Maraş'ın işgallerini izlerken, dinlerken sizler değerli arkadaşlar ister istemez hüzünleneceksiniz. O bölgede yaşayan arkadaşlarımız daha çok üzülecek. Fark etmez. Vatanın her köşesinde vatana olan bir şeyde senin üzüntü duyman zaten vatansever olduğunu gösterir. Bugün Iğdır'da da yaşansa Ankara'dakini üzmeli. Ankara'da yaşanan Edirne'dekini üzmeli ki tarih işte zaten bu vatanseverlik oluyor veya sevinmeli. Aynı şeye aynı şeye üzülüp aynı şeye sevinirsek o zaman toplum olabiliriz. Birinin sevindiğine diğeri üzül, diğerinin üzüldüğüne diğeri sevinirse o sıkıntılı işte. Onu tekrardan birliktelik olarak sağlamamız lazım. Bir Dünya Savaşı'nın genel ve özel nedenleri var. Basittir. Çok rahatlıkla yaparsınız. Bir sınavda itilaf bile onu sordular. Üç tane devlet verdiler. Üçü de zaten İngiltere, Fransa, Çarlık Rusya'ydı. Yaparsınız. Buralara geçiyorum. Dikkat. Savaşta taraf değiştiren devleti bilmeniz lazım. İtalya bakın oradan nereye gelmiştir? Buraya da yazdım. İtalya özellikle hangi anlaşmaydı? Gizli anlaşmalar içinde anlatacağım. Londra diye bir anlaşma imzalanacak ve kendisine Dalmaçya kıyıları İtalya'ya özellikle Antalya limanı falan verilince İtalya taraf değiştirecektir. Dikkat savaşta bizim yanımızda Çanakkale Savaşı'ndan sonra giren devlet Bulgaristan. Bulgaristan Çanakkale Cephesi'nden sonraki durumunu anlatacağım. Bunlar sadece ön bilgilerdir. Özellikle savaşın seyrini değiştiren devlet ABD olacak. Zamana gelince anlatacağım. Taraf değiştiren söyle. Savaştan çekilen ilk devlet bir sınavda geldi. Japonya'dır. Bunu da böyle bilelim. Peki Almanlar bizi niye istiyor? Çok mu sever bizi Almanlar? Çok mu seviyorlar? Peki biz niye Almanları bu kadar seviyoruz? Herkesin sonuçta ittifakta bir amacı vardır. Bunu bilelim. Peki Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesinin sonuçları her zaman çıkar. Özellikle iki tane gemimizin isimlerini bilmeniz lazım. Goeben'in Yavuz ve Midilli olarak değiştirildiğini ama şu iki gemiyi de bilin. İngiltere'ye sipariş verdiğimiz halde alamadığımız Reşadiye ve Genç Osman gemilerimizde bilmenizde fayda var. Bu iki gemi yerine bu iki gemiyi aldık diyerek şey yapıyorduk. Efendim o Rusya limanlarını bombaladı. O limanları sormuyorlar ama bilin işte Sivas Topal limanı, Odessa limanı gibi. Peki biz savaşa girince ne oldu? Çok basittir. Bir ülke savaşa girince yanındaki arkadaşının yükünü alır. Yani Almanya'nın savaş gider. Yeni cepheler açılır. Savaşın süresi uzar. Bakın bunlar savaşa girmemizin önemi. Ancak burada bir şey var ki artık herkesin buraya dikkat etmesi lazım. Bu soru eğer bir gün sorulduğunda yani Dünya Savaşı'na giderken Osmanlı padişahlarından hangisi tarafından cihat ilan edilmiş sorusuna Adana seçeneğine Vahdettin koyalım. Koyalım. Bu memleketin yarısından çoğu Vahdettin yapar ya. Yav değil değil. Vahdettin savaşın bitimine sonuç aykala gelecek. Kimmiş? 5. Mehmet Reşat. Soruya dikkat edelim. Tamam. Bak hissediyorsun. >> Yıldız >> koydum. Beşir Mehmet Reşat Cihat ilan ettiğini bileceğiz. Geldim. Bu arada bir sınavda geldi ama KPS'de gelmedi. Her an gelebilir. Cepheler iki taarruz cephemizi bilmeniz lazım. İkisi de K hecesi ile başlıyor. Kafkas ve Kanal. Zaten buradan çözersiniz. Biz kendimizi dört yerde ama dikkat Suriye Filistin cephesinin diğer ortak alan cephesinin adı neymiş? Sina. Neyle beraber? Tabii ki Kanalla beraber. Güzel. Üç yerde yardım ettik. Bunun sonunda anlatacağım. Onlarla da kimlerin savaştığını söyleyeceğim. Bir Kafkasya cephesi açılma nedenleri. Özellikle Elviye-i Selase'yi geri almak. Neydi bunlar sayın kardeşim? Çankırı, Çorum, Yozgat. Doğru mu? >> Ne? >> Kars, Ardahan, Batum. Bravo sana. Üçlü gelince insanın aklına ilk ora geliyor ama değil. Güzel. Peki Kafkasya Cephesi'e hatırla biz buraya saldırdık. Sarıkamış faciasını yaşadık. Geri geldik. Geri gelince bu sefer Ruslar ilerledi. Bak bu kadar bölgeyi aldı. Hakkari'ye kadar gelmişlerdi. Öyle söyleyeyim. Bölgedeki Ermeniler ayaklandı. Van'da devlet kurdu. Van'da devlet kurması üzerine Osmanlı Devleti tarihi bir karar aldı. 24 Nisan 1915'te bütün Ermeni cemiyetlerinin, cemaatlerinin ve zararlı cemiyetlerin tüm başkanlarını tutuklama kararı ve onları kapatma kararı aldı. Bu olaya sözde soykırım günü diyorlar. Buradan sonra devam ettik. Bölgedeki sevk ve iskan kanunu. Hepinizin bildiği adıyla Zorunlu Göç Kanunu. Tehcir Kanunu. Bölge devam etti. Mustafa Kemal geldi. Mustafa Kemal özellikle Muş ve Bitlis'i Ruslardan geri aldı. Zamanla ilerledikçe biz ilerledik. Zaten bu bölgelerin yarısından çoğunu almıştık. Bu cepheyi kapatan anlaşmayı bileceğin. Bu cepheyi kapatan anlaşma Brest-Litovsk. Direkt sınavda gelir. Kafkas cephesi'ni bitiren anlaşma hemen zıplama orada ileride Gümrü diye yazarlar. O Gümrü ne zaman? Daha milli mücadele döneminde. O yüzden şimdiden uyarıyorum. Dünya Savaşı'nda 1914'te açılan ilk cephe olan ya da 1915'te açılan ilk cephe olan Kafkas cephesi'ni bitiren anlaşma aşağıdakiler hemen Adana'ya Gümrü'yü yazarlar. Bizim öğrenciler ne kadar kek la böyle de sorulmaz ki ya. Bizim öğrenci çok garip. Ben sınavda kendisiyle konuşanı gördüm. Evet. Evet. Gülüyor adam. Niye gülüyor? Tabii ki hani soru şey gelmiştir ona. Basit gelmiştir ama bazen hayatta öyle olmuyor. Eğitim sınavları var, eğitimleri vardı ya kesin doğru o. Sonra bir gidiyor 80 soru, 30 doğru, 50 yanlış. >> Bana göre, >> Sana göre bir sınıf yönetimi yokmuş demek ki. Yani ben sınavda soruları görmek için girdiğim için oradaki öğrencileri tahlil edebiliyorum. Oradaki öğrenciler ister istemez güleni görüyorum. Çok böyle sıkıntılı çekeni görüyorum. Bir anda öksürük krizlerine giren insanları görüyorum. Bir anda Allah korusun lavabo ihtiyacı gelenleri görüyor. Yani görülüyor. Hepsi belli oluyor arkadaşlar. Şöyle bir sayfayı çevirişinden öbür taraftaki öğrencinin ruh halini anlayabiliyorum. Anlatabiliyor muyum? Biz bunun içindeyiz arkadaşlar. Biz KPS içindeyiz. Sağımız, solumuz, çevremiz, akrabamız hep KPS ile atanan. Bu sürecin artık o kadar içinden geliyorsun. Nerede hata yaparsınız? Nerede yapmazsınız? Adana seçeneğine neyi koyarlar? Ona kadar biliyorsun. Gümrü'yü koyarlar. Öğrenci de bilir. Ana ne kadar basitmiş. Ondan sonra sınavdan sonra bir çıkıyor. Ana diyor ben onu görmedim diyor. Görmek çünkü yukarıya okuyacak vakit Türkçe matematikten azalarak geliyorsun tarihe. Tarih sorusunu doğru okuyan biri üstteki soruyu kesinlikle doğru yapar. Eğer bizi dinlemiş dediklerimi yapmışsa. Tamam. Bunları lütfen bilelim. Evet. Şöyle bakalım. Devam ediyoruz. Bu devam ettik. Devam ettik. Devam. Evet. Nuri Paşa. Nuri Kılligil. Bir yerde daha değineceğim ama onun Bakü Fatihi. Tamam. Geldik buraya. Kanal Cephesi kimin üzerine açıldı? Kimin isteği üzerine? Almanların, Almanya'nın. Peki amacımız özellikle ne? Mısır'ı geri almak ve İngiltere'nin sömürge yollarıyla bağlantısını kesmek. İki defa taarruz ettik. İki başarısızlık. Katya ve özellikle Romani muharebelerine. Romani muharebeleri ikinci Sarıkamış faciası. Orada da sıcaklar. Şehit olduk. İndik. Bu kanalın devamı ne oldu? Suriye. Geldiler. Önce Elariş'i aldılar. Döndüler. Gazze'yi iki defa kuşattılar. Yendik. Üçüncüsünde komutan değişikliğine gittiler. Onlar Allenby'yi getirdiler. Biz Falkenheine'ı getirdik. Allenby Falkenheine Gazze Savaşı'na yendi. Yendikten sonra bir yıl beklediler. Tahkimlerini güçlendiler. Sırayla başladılar. Beyrut'u aldılar yani Ürdün'ün şey Lübnan'ın başkenti Amman'ı aldılar. Ürdün'ün başkenti hep çevresi. Bak o haritayı bilmeyen arkadaşlar şöyle bir İsrail haritası diye bir yazsın. Yani gönül ister Filistin haritası da diye yazabilirsin. Fark etmez. O bölgeye şöyle bir bakın. Ne? Nerede? Lübnan nerede? Beyrut nerede? Amman nerede? Kudüs nerede? Arkadaşlar çok uzak coğrafya zannediyoruz. Dibimiz buralar ya. Çok dibimiz hem de. Buradan devam ettiler. Gazze'yi aldılar. Sonra nereye aldılar? Nablus Muharebesi. Kudüs'ü aldılar. Devam ettiler. Zamanla nereye aldılar? Amman'ı, Beyrut'u. Nablus muharebesiyle Suriye'yi kaybettik. Orada işte 8. Ordu 7. Ordu dağıldı. Yukarı doğru Mustafa Kemal Kilis tarafına doğru Hatay Kilis eksenine, payesine çekti. Orada da hatta bir mücadele var. Orada da mücadele var. İngilizler oraya geldi. Orada bir mücadeleyi biz kazandık. Kazandık ama zaten 32 1918 geldi zaten. Ekim ayı geldi. Mondros'tan sonra adamlar zaten 7. maddeye uyarınca zaten ondan sonrasının devamını anlaşmayla hukuki yollarla girdiler. Bütün mesele bu. O zaman kanalın devamı Suriye Filistin cephesi. Bunu asla unutma. Falih Rıfkı Atay bir sınavda geldi. Hangi sınavda? KPSS'de geldi. Suriye cephesindeki olayların hangisini anlatmıştı? Zeytindağı. Demek ki Zeytindağı orada önemli bir şey mi? Yahudiler için? Çok kıymetli. Bizim için de çok kıymetli. Onlar için de çok kıymetli bir yer. Onun sebebini anlattım. Yahudilik inancına göre Mustafa Kemal üç cephede savaşmıştır. Önce Çanakkale, oradan Kafkas, oradan en son cephesi Suriye'dir. Bunu da böyle bilelim değerli arkadaşlarım. Var mı herhangi burada söyleyeceğimiz? Kardeşim eklemek istedin. >> Nazım hocamız diyor ki, "Hocam lütfen burayı işaretleyelim." diyor. Evet, işaretleyelim. Evet. Bir de tabii ki anlattığımız aralardaki hikayeler var. Özellikle Nargin Adası çok acayip bir hikaye orası. Yani oranın Türkiye için girişimler var aslında. Azerbaycan'da işte Mart günleri var. İşte gene Azerbaycanlıların bir günde bazı kaynaklar 3 günde 12.000 Azerbaycanlı şey bir de o zamanlar rakam da sayılmıyor arkadaşlar. Bir de onu da söyleyeyim. Yani biz 12.000 diyoruz aslında bu 15.000 de olabilir 10.000 de olabilir. Tamam. Ya böyle tek tek sayılma katliamlar da çok zor. >> Takriben diyoruz. Yani Gaziantep'te de mesela 6317 şehit diyoruz ama 6317'den fazla ama biz sayabildiğimizi anca şey yapamıyoruz. Tamam ya bu tür rakamları bilmek çok. O yüzden Sarıkamış'tan sonra hala kaç askerimizin olup olmadıkları hani verilen iaşe emeklerinden alıp almadıklarından falan oradan belli edilmeye çalışıyor. O yüzden rakamlar çok değişik. 60.000 diyen var, 90.000 diyen var, 70.000 diyen var, 25.000 diyen var. O yüzden işte Enver Paşa'yı daha çok kötülemek isteyenler 90.000 diyor. Öbür tarafa geliyor. Hayır diyor 60.000. Ya ne fark ediyor ya? Ne fark ediyor kardeşim? Şehidin sayısı mı önemli burada? Yani orada senin yenilmen önemli. Orada sayıya takılıyor bütün millet. Bütün memleketin olayı ne? Sayı büyükçe sanki şey biz gururlanacakmışız ya. Böyle bir şey yok. İnsan ölümünden gururlanılmaz arkadaşlar. Bakın burada nasıl anlatayım size? Şehit ya bir şehit de 100 şehit de aynı kardeşim ya. Ama bunun sayısı yükselince bir bir şey olmasın yani size. Aynı şey fark eden bir şey yok. Ha o yüzden bu tür yerlerde 90.000 rakamlarına kadar daha sonraki zamanlarda çıkması Rus istihbaratına göre değil, Alman istihbaratına göre değil. Sadece bizim içerimizdeki bazı kişilerin Enver'i yani İttihat Terakki'yi özellikle daha sonraki zamanlarda kötülemek maksadıyla gitti de 90.000 öldü. Ya 90.000 de olabilirdi, 100.000 000 de olabilir. Elin adamı Verdun Muharebesinde 240.000 adamını kaybediyor. 250. E Çanakkale'ye kimse laf ediyor. Çünkü Çanakkale'de 250.000'i verdik geçirmedik. Ama buradaki sıkıntı ne? Sarıkamış'la gittik. O kadar şehit vermemize rağmen bir de gittik Rus işgaline uğradık. İşte o sıkıntı oluyor. Şehit verebilirsin. Sayısı da büyük olabilir ama sonrasında ne olur? Bir başarı olur. Başarı da olmayınca insanlar tabii ki yükleniyorlar. Bu da olağandır tarihin içinde. Evet. Şimdi Dünya Savaşı'nın girişi tane cephe birbirinin devamı. Böylelikle Çanakkale'ye geldik. Çanakkale'de görüşürüz. >> [müzik]