Transcription
Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Atatürk'ün hayatı konusunda KPS ve AGS videolarımız devam ediyor. Bu arada yine kameramanımız Murat kardeşimizle beraber Merve Ahmet Kocaoğlu'yla devam ediyorsun. Murat, ne yapıyorsun bakalım? Muharebeleri atlattın. Rahatsın, doğru mu? Daha basit konulardır. Yani şurada işleyeceğimiz, özellikle Atatürk'ün hayatı, iş politika çok daha rahat konulardır. Diğerlerine göre aslında zor olan, inkılabın zor kısımları dediğimiz kısım bitmiştir. Sadece Atatürk inkılapları denilen kısım var. Orayı da işleyeceğiz. Ama önce ne işliyoruz? Önce bir Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün hayatıyla başlayalım.
Hepinizin bildiği şeyler aslında ama zaman içinde, değerli arkadaşlarım, unutuluyor. Eee, doğum tarihi ve ölüm tarihi kalıyor. Halbuki Atatürk'ün hayatından soru gelmiyor zannetteniz de geliyor, değerli arkadaşlar. Özellikle AGS değil ama belki KPSS'de üç sınavdan birini Atatürk'ün hayatıyla alakalı, ki zaten inkılap tarihi onunla alakalı, ama bir de özel bilgilerle alakalı sorulanlar var. Örnek, geçen sene gelen, bizim de üzerine işaretleme yaptığımız nutukun sonunda okuduğu konuşmanın adını sordular. Gençliğe hitap edi mesela. E, çok rahat. Bilene çok rahat ama bilmeyene adam "Ne okudu ki la?" der. E, sen şimdi öyle dersen ne olur? Soru bazın. Birazcık daha hepinizin bildiği şeyler. Efendim, keyfinize, yani şu keyifle dinleyeceğiniz bir eee videodur bu video. O yüzden rahat olun. Şöyle arkanıza yaslanın. Merve, sen bunların hepsini biliyorsundur diye ümit ediyorum. Biraz soru sormayayım diyorsun. Bu, evet, hepinizin bildiği gibi Mustafa Kemal Atatürk 1881 tarihinde Selanik'te doğdu.
Değerli arkadaşlarım, annesi Zübeyde Hanım, ki babası da Ali Rıza Efendi'dir. Eee, Konya Karaman Yörükleri'ndendir. Onu baştan söyleyim. Kocacık Yörükleri diye geçer bunlar. Zamanda Balkanlara yerleştirilmiş bir ailedir. Küçük yaşta babasını kaybetmiştir. Sizler de biliyorsunuz, Mustafa Kemal. Annesi Zübeyde Hanım ise onun, e, o zamanlar için gene bu zamanlar gibi düşünebilirsiniz. Memurluk çok kıymetli hale geliyor. Memur ve asker olabilme ve günümüzde de sanki öyle. Osmanlı Devletin'in son dönemlerini anlatıyoruz. Yani Mustafa Kemal doğduğu 1881 tarihinde, düşünün, eee, iktiramit devrinde doğmuştur ve düğün Umumiye idaresi'in kurulduğu yıldır. Yani Osmanlı Devleti' ekonomik anlamda iflas ettiğini çoktan görebiliyoruz.
Arkadaşlar, şimdi eee, sizler de biliyorsunuz ki küçüklük yaşlarında işte dayısının çiftliğinde biraz vakit geçirirdi yazları. Eee, meraklı bir yapısı olduğundan dolayı da Mustafa Kemal'in istediği aslında direk olarak memuriyet falan değil aslında. Kendisi her çocuk gibi mahalle mektebine gitmiştir. Biliyorsunuz, mahalle mektepleri, sizler de biliyorsunuz ki camilerde, camilerin alt katında, imamların genelde veya hafızların eee, A B C dedim, Elifba, Elifbağ dediğimiz alfabeyi öğretmek için kurulmuştur. Ancak mahalle mektebi, bir kere herkesin gitme zorunluluğunun eee olduğu, yani öyle zorunluluk hissediyor. Çünkü ilk anaokul gibi düşünebilirsiniz. Tam ilkokul da kapsamıyor. Çünkü Osmanlı eittinde ilkokullar artık iptidai ismini alacaktır. Tabii, mahalle mektebindeki eğitimini tamamladıktan sonra Mustafa Kemal Şemsi Efendi iptidaisi'ne, ne demek istiyoruz, yani ilkokuluna gidecek. Eee, Selanik'te modern tekniklerle yapılan bir ilkokuldur burası. Ve Mustafa Kemal burada eğitimini tamamlayacak.
Şimdi ortaokuldan sonra eskiden meslekler ne zaman seçiliyormuş? Demek ki ortaokul. Yani bu çocuk mülkiye mektebine yazdırdı annesi Sübeyde Hanım. E, mülkiye mektebinden ne çıkarsın? Onun lisesini okursun, memur çıkarsın. Bütün mesele bu. Ancak onun bir yakın komisi var. Ahmet isimli bir şey çocuk Selanik askeri rüşliyesine gidiyor. Ya, bu çocuk ileride ne olacak? Askeri rüşliye. Askeri ortaokul demek. Asker olacak. E, Mustafa Kemal de asker olmak istiyor hani. Bizim zamanımızda da öyleydi arkadaşlar. Yani 1982 doğumluyum ben. Böyle, e, 93'lü, 93-2000 arasında mesela mahallemizde bir askeri araç geçtiği zaman hemen selam verirdik. Efendim, o işte camı açar, bize selam verirse albay, yarbaydık ve milli güvenlik derslerimiz vardı bizim. Milli güvenlik derslerimize kim girerdi? E, subaylar girerdi: Albay, yarbay. Biz kapıda selam verirdik, tek alırdık ya. İlginç, ilginç. Askeriye gibiydi yani. Ama güzel tarafı vardı orada. Taş dersi ve asker çok soru sorardık: "Ama böyle mi yapıyorsunuz? O var mı? Bu var mı? İşte askerlikte mantık aranır mı?" 50.000 tane adamları, adam da geleceğini pişman ediyor, haftada bir saatti. Neyse, eee, Mustafa Kemal asker olmak istiyor ama asker olabilmesi için Selanik asker işesinin sınavlarına girmek zorunda. E, annesi de istemiyor. E, o da isteyince kendisi gizlice giriyor ve sınavı kazanıyor, arkadaşlar. Sınavı kazandıktan sonra da annesine gelip duruma açıklıyor ve Mülkiye mektebinde kısa süreli bir eğitim aldıktan sonra askeri rüşdiriyeyi kazanıyor. Bundan sonra Mustafa Kemal artık ne olması beklenir? Asker olması beklenir.
Bunun için de, değerli arkadaşlar, liseye gidecek. Dikkat edelim. Bundan sonraki lisenin adı Manastır Askeri İdadisi. Manastır neresi? Makedonya. Bir sınavda geldi: "Lise eğitimini nerede gördü?" diye sordu. Manastır'da. Arkadaşlar, hepinizi lise eğitimine geri döndürüyor. Liseli yıllarınıza bir geri dönün bakayım. Bütün arkadaşlıklar, ilk aşklar, doğru mu? Aşk düşmüş 8. sınıf LGS'ye, kurban olduğum, ekmeğe aku diyordum ben. Neyse, var hala, yemin edim, ilkokulda gelip "Bu benim sevgilim, ben bununla evleneceğim." diyen çocuklar var. Görüyorsunuzdur böyle. Evet. Normalde ne zamanmış aşkın yaşı? Lise yılları. Musta Kemal asıl askeri oku. Full erkek. Yani ben şu anlamda anlatmak istiyorum: İlk aşklar, efendim, ilk böyle hayal kırıklıkları, ilk böyle devlet meselelerine kafa yorma yaşlarıdır o yaşlar. E, Fatih'in İstanbul'u 20'ye 21 yaşına aldığınızı düşündüğünüz zaman, 15-16 yaşındaki bir çocuğun da artık devlete ve ik abdünhamit devrinde askeri ve eğitim faaliyetleri çok fazladır. Eee, çünkü birçok savaşa girilecek. 1897'de Dömek yapılacak mesela Mustafa Kemal okurken.
Peki lise hayatı insanların birçok etkilendiği hayattır. Mesela ben sigaraya maalesef ki bir arkadaşım yüzünden başladım, lisede. İçmeyen tek sınıfta bendim. Zorla yatırıp içirirlerdi, V açı söylüyorum. Sonra bizim arkadaşın babası bizim arkadaşı gördü, dövdü. Yıllar sonra Kızılay'da karşılaştık. Dedim ki: "Ne yaptın oğlum?" Dedim: "Lan, sigara içiyor musun sen, bana alıştırın?" "Yok," dedi, "lan babam dövdükten sonra bıraktım." dedi. Ulan, biz bırakamadık, kaldık. 30 yıldır içiyor. Vasıl anlayacağın, beni o gün o şeye bulaştıran, içittirmeye bulaştıran mermi herkes bırakmış bir kalmış. Allah bana da bıraktırmayı nasip gerçekten. Dua edin arkadaşlar, hiç iyi bir şey değil yani.
Peki o zaman lise çağları insanların böyle deli dolu olduğu çağlar ve askeri eğitimden geçiyorsun. Kolay değil. Eee, ne kadar gülümsensen de bir askeri ciddiyet vardır. Ya, benim baya sür alem asker olduğu için bilmiyorum. Amcam gülerdi askerlik üünü formasının içinde. Güler mi, gülmez mi? Yani verdiği tepki acaba şey mi? Ciddi mi, değil mi? Lan, bir şey söylüyorum yani. Bir aradayız yani. Sürekli bir tedirgin haldeyiz yani. Eee, bugün babası, annesi veya işte akrabaları asker olan arkadaşlar daha net anlayacak beni.
Tabii Mustafa Kemal orada Ömer Naci ile tanışacak. Manastır askeri iki tane kazanım vardır. Hatta üç kazanım söyleyim size. Hatta 4 kazanım söyleyim. 4. Kazanım derken şu: Ömer Naci onu edebiyat ve şiire, biliyorsunuz değerli arkadaşlar, eee, teşvik etti. Hatta Mustafa Kemal orada işte yine harpok şey Manastır askeri idaresie dergiler, broşürler, makaleler hep Ömer Nacı sayesindedir ki Ömer Nacı onun Trablus Karp'ta bile gönüllü olarak gelmiştir. 1916'da Tifüsten ölecek. Mustafa Kemal çok üzülecek. Çünkü çok sevdiği bir arkadaşı Ömer Naci. Demek ki edebiyata, şiire kimmiş? Ömer Naci. Sınavda gelirse bir gün şaşırdım. Bu bir. İki, o günkü zamanında tarih dersine çok ilgili. O tarih dersine ilgili olan da mantıken yine bir öğretmen etkili olacak ki o tarih dersini sevecek. Günümüzdeki gibi düşünebilirsiniz. Bugün sizlerin tarih dersine nefretmesinin birinci ana sebebi öğretmendir. İkinci sebebi müfredattır. Müfredata öğretmen uyarsa zaten dadından yemez. Kimse bir şey öğrenmiyor zaten.
Evet, Merve. Kimdi bu adam? Mehmet Tevfik Bilge. Bir sınavda geldi. Hangi sınavda? KPSS'de geldi arkadaşlar. Bu anlattıklarım hepsi sınavda. Mehmet Tevfik Bilge geldiğine göre Ömer Naci gelmedi. Ömer Naci'ye dikkat ettireceğim. Dikkat! Bir başka Alif Fuat Cebesoy. Hepimizin bildiği Alif Fuat Cebesoy, ileriki yıllarda Mustafa Kemal'le beraber milli mücadelede 20. kol ordu Ankara ve Eskişehir arasında mekik dokuyacaktır. Hatta eee, Kazım Karabekir istifa ettikten sonra "Paşam, ben emrindeyim." demişti ya. Onu ilk söyleyen Ali Fuat Cebesoydur. Yani o istifa etmediği zaman, tabii şimdi istifa etmeden önce "Paşam, senin emrindeyim." demek ve istifa ettikten sonra demek aynı şey değil yani. O yüzden ama Ali Fatih Cebesoy'un eee şeyini okudum. Sını arkadaşım Atatürkü okuduğum için biliyorum. Kendisi Musay Kemal'in yakın arkadaşlarından bir tanesi de 1924 Terakkipperver kurulana kadar da çok yakın olacak. 24'te Terakkipperver de eee Kazım Karabekir'in yanında yer alacaktır. Şunu anlatacağım: Manastır Askeri idaresinde Tevfik Bilge, Mehmet Tevfik Bilge. Dönüyoruz. Ömer Naci dönüyoruz. E, Ali Fuat Cebeso. Peki Ali Fuat Cebeso'nun tanıştırdığı bir kişi daha var: Kazım Karabekir. Tamam ya, bu dört kişi düşünebiliyor musunuz, arkada ileriki devlet kadrolarının ve siyasi yaşamın önemli parçalarından olan insanlar aslında neredeki arkadaşlıklarmış? Lisedeki arkadaşlar. Manastır Makedonya'dadır. Bunu asla unutmayın.
Peki artık Harp Okulu zamanı ve Harp okulu nerede? İstanbul'dadır. Mustafa Kemal İstanbul'a gelecek ve İstanbul'da da, değerli arkadaşlarım, harp okulunu tamamladıktan sonra Harp Akademisi girecek. Bak, onun da üstü ve Harp Akademisi'e bitirdikten sonra kurma yüzbaşı olarak ilk stajına gönderecek. Aslında staj mı, sürgün mü? O da tartışılır da, çünkü Mustafa Kemal, e, Harp Okulu ve Harp Akademisinde de rahat durmamıştır. Özellikle Abdülhamit döneminde eee, önemli siyasi olaylar ve İttihat terakkici olabilme durumları. Mustafa Kemal eski bir İttihatçıdır sonuçta. Bunu unutmamak lazım. Eee, ama 1912 Kongresi'nde ordunun nereden ayrılmasını söyledi? Hatta 1912 değil ya, 1909'da söyledi. İttihat Terakki'nin kongresinde "Asker ordudan ayrılmalıdır. Ne yaparsa siyaset yapacaksa..." "O zaman siyaset yapacaksa siyasetçi olsun. Yoksa asker siyaset yapmasın." Niye? 3 sene sonra gördük işte Balkan Savaşları halimizi. O yüzden Mustafa Kemal 1999'daki Selanik'teki kongrede konuştu. Konuştuktan sonra İttihat Terakkiyile arası bozuldu. Çünkü ittihatçıların yarısından çoğu ne? Asker.
Şimdi bu gözle baktığımız zaman şunu söyleyebiliriz: En önemli zaman açısından bana sorarsan ne zamandı? Manastır askeri dai. En çok soru da nereden gelmiş? Oradan gelmiş. Bir sınav sorusu da şöyle geldi. Yazmışlar: "Mahalle mektebi, Selanik Mülkiye Rüşriyesi, Selanik Askeri Rüşriyesi, Manastır Askeri İdaresi, Harp Okulu" sırala demişler. Şimdi insana ne kadar basit geliyor, değil mi arkadaşlar? Sana, bana basit geliyor. Çünkü ben ta ilkokuldan bir yana ilk eğitim sistemimizde Mustafa Kemal Atatürk'ün kronolojik sırasını ezberlemediğin zaman mümkün değildir. O dersi geçemezsin. Kronolojik sıra. O yüzden biz o kronik sırayı bildiğimiz için ta ilkokuldan beri biliyorum, bak. O yüzden siz zannetmeyin ki bu sınavlar, sorular çok basit. Sırala değil. Sıralayamaz. İptidai, rüşdiye, idadi. Hangisi? İptidai ilkokul, rüşdiye ortaokul, idadi lise. Zaten bir tane üniversite var. O da, onlar siviller gidiyor. Asker olursan nereye gideceksin? Harp okulu ve Harp Akademisine.
Mustafa Kemal özellikle Manastır'da idealide okurken önemli bir savaş yaşanıyor. Türk Yunan savaşı. Hepimizin bildiği adıyla Dömek Meydan Muharebesi. Mustafa Kemal bu savaş için idadi kaçıyor. Kaçtıktan sonra yakalanıp tekrar okula iade ediyor. Dikkat, arkadaşlarla beraber bu kaçma girişiminin temel sebebi orada Yunan'a karşı savaşmaktadır. Ancak burada bir şey oldu. Yıllar sonra Mustafa Kemal'e sordular. Dediler ki: "Siz böyle böyle bir şey yaşamışsınız. Doğru mu?" "Doğru," dedi. "Arkadaşlarımızla beraber yakalandık hatta tren istasyonundan." Eee, şu asiz yazanlar var ya, askeri heiz. "Adınız asiz mi?" deden kişiler? Mustafa Kemal'i yakaladı ve tekrar okula iade etti. Mustafa Kemal yıllar sonra "Gençliğimin en heyecan verici günleriydi. Bu savaşa katılmayı çok isterdim." dedi. "Savaşa katılmayı çok isterdim." diyen bir adam savaşa katılmış mıdır, katılmamış mıdır? Eee, adam oraya Çanakkale yapıyor. Lan, onu Çanakkale olur mu? Mustafa Kemal'in katılmadığı bir şey olacak. Çanakkale'de Mustafa Kemal var. Trablus Karp'ta var. Kafkas cephesi'e var. Suriye Filistin'e var. Efendim, Sakarya Meydan Muharebesi'e var. Büyük taarruzda var. Yani katılmayan bir şey olacak arkadaşlar. "İsterdim" ne demek? Yapamamak demek. Yani Mustafa Kemal Şam'a gidecek ve Şam'la beraber artık askerlik hayatına başlayacak. Önce şurayı, sonra askerlik hayatını ayrı anlatacağım. Tek tek bakalım. Ayırarak başlayalım. Hadi bakalım.
Merve Ahmet Kocaoğlu. Değişecek mi soyismin, Merve?
>> İnşallah.
Sanki çok az kaldı gibi. Hadi bakalım. Evet, başla bakalım. Selanikat eee mahalle mektebinden başlayalım. İlk eğitimi aldığı okuldur.
>> İlk eğitimi aldığı okuldur.
Burada bir sert hocası vardı ya, kaymak hafızı herhalde. O bayağı bir sert davrandı. Ondan sonra burayı bıraktı. Bazen öyle oluyor ya. Telaffuzlar eee şey ne derler ona? Kur'an-ı Kerim'i şey okumaya ne derler?
>> Tecitte.
Ha, tecitte bir harfi mi ne çıkaramamıştı. Ondan sonra kaymak hafızı dövdü onu. Mustafa Kemal dö Mustafa Kemal okuldan so zaten bugün okuldan soğuyan insanlara dikkat edin ya öğretmen de övmüştür. Dinden soğuyanlara bakın, Kur'an kursuna kesin dayak yemiştir. Bizim Kur'an kursundaki hocamızın kızılcık şeyi vardı sopası. Uzun uzun erik dalı gevrekli diyorsun ya. O sopanın 2 metre olduğunu düşün. E, biz de önüne yuvarlak yapıyorsun ya. E, kim okumadı mı vuruyordun. E, sen şimdi eğitimi böyle vermeye kalktığın zaman, ilkokulçu, sen yarın koşa koşa gelir misin camiye? Size soralım. Ama öyle hocalara denk geldik biz. Hepsi çok iyiydi. Ha, telaffuz hatası yapıyorduk işte da çıkaramıyorduk, sahayı çıkaramıyorduk. Orada adam o kadar iyi niyetliydi. Şimdi çocuklara bakıyorum, 46 yaş Kur'an kurslarına gidiyorlar camilerde. Her gün bir veli bir çikolata alıyor. Yazları olduğu için dondurma alıyor. Hep bir teşvik. Sırp bebe dondurma yiyeceğim diye Kur'an'a gidiyor mesela. Yani evet, teşvik var. O zaman bizlerin de ilkokullara, ortaokullara ve özellikle ergenlik çağındaki liselere teşvik etmemiz lazım. Ne anlamda? Okuyacak olan öğrenci. Onu zaten tespiti yapılabiliyor. Yoksa Mustafa Kemal buradan ayrılmasının temel sebeplerinden bir tanesi zaten bitecek. Yani sonuçta çok uzun süreli bir şey değil.
Selanik Şemsiye Efendi İptida oku bakalım.
>> Eğitim başladıktan sonra...
Hı hı.
>> Ayrılmak zorunda kalmıştır.
Buradan mı?
>> Evet.
Hayır. Cems Efendi'den niye ayrılsın? Mahalle mektebinden ayrılıyor. Ver onu bana. Sen şey ver bana. Silgiyi ver. Hayır, hayır Merve. Onu demek istemiyorum sana. Onu yazmana gerek yok. O zaman "ilkokulu okuduğu okudur" yazacağız. Bu kadar bir şey yok. "İlkokulu okudu okudur." Devam et. Selanik müşteri süresi.
>> Ema çıktığından sonra eğitime başladığı yerdir.
Eğitime bir dönem ara vermiştir. Eğitime tekrar başladı. Evet. Kısa bir süre sonra ayrıldı.
>> Kısa bir süre sonra ayrıldı. Kısa bir süre sonra ayrıldı. Evet. Sonra nereye geçiyor? Selanik askeri rüştesi. Ortaokula başla bakalım.
>> Askerlik ve...
Hı hı.
>> Siyasi hayatındaki...
Evet.
>> Düzen ve disiplinin...
Düzen ve disiplinin. Evet.
>> İlk temelleri atılmıştır.
İlk temelleri atıldı. Evet.
>> A atılmıştı. Ondan sonra bir şey söyleyeceğim. Not da söyle.
>> Matematik öğretmeni.
Şimdi gelelim buraya. Hepinizin bildiği bir hikaye aslında. Biliyorsun, matematik öğretmeninin adı da Mustafa'dır. Doğru mu, Merve? Ve Mustafa olan şey bu matematik öğretmeni. Sınıftaki diğer Mustafa olan küçük Mustafa yani Selanikli Mustafa dedi Mustafa Kemal'in. "Oğlum, seninle benim adım karışıyor." Eskiden zaten biliyorsun ya, herkesin adı Mehmet ya Mustafa. Dededen alıyor. E, ben dedemin adıyım. Sen Merve...
>> Babaannen annenin falan değil mi?
Murat, sen kimin adısın?
>> Nasıl yani? Dede falan hiç ismi Murat yok mu?
>> Murat erdirmişlerdir.
O yüzden yani ona şey yapmışlardır. Mesela ben dedemin adı ki aramızda dedesinin ve babaannesinin, anneannesinin ismini çok taşıyanlar. E, herkesin adı Ramazan. Sınıfa gidin yenin Ramazan bir şey koyacak. O yüzden iki kişi de olunca "Senin adın," dedi, "Mustafa, sen olgun bir çocuksun." "En önde oturuyorsun, derslerinde de başarırsın." dedi ve Mustafa Kemal'e, yani Mustafa'ya, Kemal olgunluk anlamında bu ismi vermiştir. O yüzden o günden bu yana Mustafa Kemal olmuştur. Peki hep bu soruyu sorarız. Bir de soralım mı?
>> Mustafa Kemal'e Mustafa ismini kim vermiştir? Hadi bakalım yorumlara yazın. Hadi bakalım.
Evet, başla bakım. Matematik öğretmenim...
>> Yüzbaşı Mustafa Efendi.
Yüzbaşı Mustafa Efendi. Evet. Kendisine bilgi ve erdem bakımından...
>> Kendisine bilgi ve erdem bakımından. Evet.
>> Olgunluk ve eksiksizlik.
Olgunluk ve eksiksizlik. Evet.
>> Adını veren Kemal adını vermiştir.
Adını veren Kemal adını vermiştir. Kemal adını vermiştir. Evet. Bu nerede alıyor? Selanik askeriş.
Gelelim manastır askeri dersi. Başla bakalım.
>> Öğretmenlerinden etkilenerek...
Öğretmenlerinden etkilenerek. Evet.
>> Tarih ve edebiyata ağırlık vermiştir.
Tarih ve edebiyata ağırlık vermiştir. Edebiyata ağırlık vermiştir. Bu arada şunu da söyleyeyim. Eee, yazları Mustafa Kemal Selanik'te, eee, Fer diye bir okul var. Orada Fransızca eğitim almış. Mustafa Kemal ileride bize Frans Fransızcası vardır arkadaşlar. Bunu bilin. Hani eee, yabancı da Mustafa Kemal'in gerçekten Fransızcası çok iyidir. Yani konuşuyor, anlayabiliyor ve yazabiliyor. Haberiniz olsun.
>> Tarih öğretmeni.
İkinci şey mi? Bilge.
>> Tarih öğretmeni.
Mehmet Tevfik Bilge.
>> Mehmet Tevfik Bilge bu sınavda geldi.
>> Mustafa Kemal'in...
>> Tarih bilincine...
Mustafa Kemal'in tarih bilinci için ya da tarih bilincine, evet...
>> Erişmesini sağlamıştır.
Erişmesini sağlamıştır. O not onunla mı alakalı? Şimdi arkadaşlar, Mustafa Kemal bu kişi için, yani tarih öğretmeni için, "Ona minnet borcum var. O bende yeni ufuklar aç." demişti. Yani bakış açısı. O yüzden tarih dersinden etkilendiği kişi Tevfik Bilgedir. Değerli arkadaşlar, bunu da söyleim.
Başla bakalım.
>> Mustafa Kemal...
Hı hı.
>> Tarih öğretmeni.
Tarih öğretmeni. Evet.
>> Mehmet Tevfik Bilge için.
Mehmet Tevfik Bilge için. Evet.
>> Millnet borcum var. Ona minnet borcum var.
>> Bana yeni ufuk açtı.
Borcum var. Bana yeni ufuk açtı demiştir ya da bana yeni ufuklar açtı demiştir. Açtı demiştir. Evet. Birincisi bu. Merve, Ömer Naci. Söyle bakalım. Yazdır sen. Yazdır bana.
>> Ben mi yazdım?
Evet.
>> Eee, edebiyat ve tarihe.
Tarih yok. Tarih burada.
>> Tamam. Edebiyat...
>> Ve şiire.
Şiire. Heh.
>> Hadi kız. Sen yazdırıyorsun Atatürk'ün hayatını. Şiire ilgi duymasını.
>> Ömer sağlam.
Ömer Naci sağlamıştır. Ömer Naci sağlamıştır. Doğru mu? Notun devamında da kimlerle arkadaş oldu burada? Kazım Karabekir Ali Fuat Cebesoy'la da arkadaş olursun. Cebesoyla da arka arkadaş olurs Kazım Karıbekir onun sınıfında değil. Ali Fuat Cebe söylemekte harp okulu söyle bakalım.
>> Teymen rütbesiyle mezun oldu.
Teymen rütbesiyle mezun olmuştur. Ne yazıyor başka devamında?
>> Bu okulda siyasi düşünceleri şekillenmiştir.
Önemli değil. Temmen rütbesiyle mezun olmuştur. Devam edelim. İstanbul Harp Akademisi.
>> Kurman Yüzbaşıyle mezun olmuştur. Kur yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.
>> İlk görev yeri Şam'a atanmıştır.
Mezun oldu. İlk görev yeri Şam'dır. İlk görev yeri Şam'dır. Buradan sonrası zaten şu askerlik hayatına girecek. İlk görev yeri Şam 5. Ordudur. Şimdi burayı anlatırken dikkat. Şimdi buradan şimdiye kadar gelen sınav soruları bir kronolojik sınav sorusu gelmiş. Okuduğu okullar. 2. Eee Mehmet Tevfik gelmiş. Ona minnet borcum var. 3. Ömer Nac'ın gelme ihtimali her zaman var. 4. Hangi rütbeyle mezun oldu diye sordular. Harp Akademisyen kurmay yüzbaşı arkadaşlar. Bu da geldi. Demek ki şu sütundan şu zamana kadar farklı sınavlarda kaç soru gelmiş? 4 soru gelmiş. Hatta bir tane daha geldi de o biraz daha LGS'ye kaçtığı için ona gerek yok. Selani'in özelliklerini verdi efendim. Nereye? İyi mi? Tamam.
Şimdi gelelim askerlik hayatına. Değerli arkadaşlar, burası dikkat. Buranın başından sonuna kadar soru gelebilir. Şimdi ilk görev yeri Şam değil mi bu adamın? Bu adamı derken ya şey Mustafa Kemal'imizin yani. Evet. Mustafa Kemal gitti, Şam'da 5. orduya atandı. Ancak bu bir sürgün yeridir. Yani Mustafa Kemal İstanbul'daki biraz da uzaklaştırmak isteyen tayfa Şam'a sürgüne gönderdiğini düşünüyor. Ancak 5. Orduda giden Mustafa Kemal özellikle burada Arapları ve Arapların özellikle isyan eee fikri açısından düşüncelerini gördü. Orada birçok Arab isyanı da bastırmıştır ama 1905'te bir cemiyet kuruyor. Bu cemiyeti defalarca sordular. Adı Vatan ve Hürriyet Cemiyetidir. Dikkat, Şam'da kurdu. Daha sonra Alifat Çebesoy'ya Beyrut'ta ve Selanik'te şubelerini açtırdı. O yüzden Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurduğunu bilelim.
Hatırlayın, 1909 senesine gelince Osmanlı Devlet'te çok önemli bir olay yaşandı. 31 Mart vakası yaşandı. Mustafa Kemal Selanik'ten İstanbul'a gönderilen hareket ordusu ki Mahmut Şevket Paşa kontrol ediyordu. Onun içinde geldi. Hareket Bildirgesinin yazdı yazısını hareket ordusu ismini veren de Mustafa Kemal'dir. Bildirgeyi veya halka beyannameyi de kendisi yazmıştır. O yüzden Mustafa Kemal'in tarih sahnesine çıktığı, hepimizin bildiği ilk olay, hareket ordusunun içinde Selanik'ten İstanbul'a gelip 31 Mart vakasının bastırmasıla görev almasıdır. Bunu bilelim.
1910'lu yıllarda Picardi manevraları yazıyorum doğru mu onla sırayla gidiyorum ya. Picardi manevralarına katılacak. Mustafa Kemal'in Picardi manevraları çok ilginçtir. Orada bizim askerlerimiz fesle atış yapıyorlar, biliyorsunuz. Her fes atışında öyle bizim şimdiki gibi nerede makinanı tüfekler bilmem ne bir atıyorsun 2 metre geriye gidiyorsun. Her atışta fes düşüyor veya fesin püskül denen kısmı sallanıyor. Picardi manevralarına Fransız yüzbaşı birbirine girilir. Fransız yüzbaşı dedi ki: "Gel buraya, hani benimle beni dalga geçmeme kızıyorsun ya." "Gel bakayım buraya," dedim. "Bak, bu karşıda her atışı yaptığında o fesin düştüğünü veya fesin püsküğünün askerin gözünün önüne geldiğini görünce sence bu görüntü güzel mi?" diye soruyor. Yani burada Mustafa Kemal ileride, hani diyoruz ya, bir anda inkılapları yaptı. Mesela bunlardan en çok tartışma yaratanlardan bir tanesler de biliyorsunuz. Şapka inkılabıdır. Buna karar verdiği yer neymiş? 1910. Kastamonya'ya giderken karar vermedi. Ta 1910'da "İleride bir şey olsam bu gülüş durumundan, yani kastetti fes, fesi kaldıracağım." dedi. Fesi kaldıktan sonra neyi getirmiştir? Şapkayı getirdi.
11 Mustafa Kemal için ilk defa gönüllü olarak İstanbul'dan gazeteci Mustafa Şerif Bey adıyla Trablus Garp'a gidecek ve Trablus Karp Savaşı'nda sizler de biliyorsunuz ki dernede eee derne komutanlığı ve Toburg Savaşı'nı yapacak. Önemlidir ki Mustafa Kemal'in fiilen katıldığı ilk savaş olması sebebiyle önemdir ve gizli bir kimlikle gitmesi de önemlidir. Orada da minba başı oldu. 1912'de ne oldu, Merve?
>> Devam.
13'te ne oldu? İşte asıl bütün mevzu bu. Dikkat, arkadaşlar. Dünya Savaşı 19141'dir. Mantıken Mustafa Kemal 1913'te bir yere atanmış. Bu bir yere atandığında savaş çıkıyor. Savaş çıktığından dolayı da sürekli arkadaşlarına mektup yolluyor. Salih Boza'a işte atıyorum Naciye öbür taraftan Refet Beli'ye sallıyor. 50 kişiye mektup Enver Paşa'ya. Niye mektup yolluyor Mustafa Kemal? "Benim arkadaşlarım savaş cephesinde savaşırken cephede ben burada duramam." dedi. Biliyor musuz mu? "Ben burada duramam." Sürekli yazıyor ama, sürekli yazıyor. Kendisinin görevi neydi ki durmak istemediği bu kadar? Sofya'da askeri ateşe milite yani askeri ateşemizdir. Değerli arkadaşlarım, bu görev başladığında da Dünya Savaşı başladı. O zaman sana sınavda "Dünya Savaşı başladığında Mustafa Kemal'in görevi neydi?" Daha başladığında, bak, daha kendisine görev verilmedi. Nerede görev yapıyordu? Sofya'da askeri ateşe militer. Üç defa sınav sorusu olmuş. Üç defa. Sofya'nun hayatını etkileyen beş şehirden biridir. Orada birçok askeri erkanla liderlerle görüştü. Bulgar bilmem kralıyla görüştü. Şehzadeler onların prensleriyle görüştü. Birçok Balkan ülkesinin neyini anladı? Osmanlı'ya karşı bakış açısını anladı. Artı, mesela orada bir balo vardır. Hepiniz bilirsiniz. Mustafa Kemal o baloya yeniçeri kıyafetiyle katılmıştır. İnanılmaz bir olay. İsteyen arkadaşlar "Mustafa Kemal yeniçeri kıyafetiyle" yazsın. O baloya öyle katılmak yani inanılmaz bir olay. Ve tabii ki şunu da söylemek lazım: 1913 sorusu defalarca geldi.
Peki hatırlayalım. Mustafa Kemal Dünya Savaşı başladı. İlk olarak atandığı cephe. İlk açılan cephe Kafkasça olabilir ama o ilk defa nerede görev almıştır? Çanakkale'de. Çanakkale'de görev aldıktan sonra 1916 senesinde ise nereye geçecektir? Kafkas cephesne. Muş ve Bitlis'i düşman işgalinden Ruslardan kurtaracak ve orada tu general olacaktır. Devamında akabinde ise 8. Ordunun ve ileriki zamanlarda da Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı ve 7. Ordu görevlilerinde Suriye Filistin cephesinde olacaktır. Değerli arkadaşlar, sizler de biliyorsunuz, İstanbul'a geri dönecek. Mondros müakeresinden sonra İstanbul'a geri döndükten sonra kendisine 6 ay görev verilmeyecek. 6 ay sonunda ise 9. Ordu müfettişli ileriki ismiyle 3. Ordu müfettişi göreviyle Samsun'a gönderilecek. Amasya genelgesinden hemen sonra Erzurum Kongresi'nden önce askerlik mesleğinden istifa edecek. Ne zaman askerlik mesleğine geri dönecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kendisine 3 aylık verdiği yetki olan başkomutanlık kanunuyla Kütahya Eseheri muharebelerinden sonra, Sakarya Meydan Muharebesi'den önce gelecek. Sakarya ve büyük taarruzu yönetecek. Sakarya'dan sonra gazilik unvanıyla maraşallik rütbesi alacak ki Maraşal biliyorsunuz en büyük askeri rütbedir. Türkiye'de iki tanedir. Bir tanesi büyük taarruzdan sonra Feri Çakmağa vermiştir. Mustafa Kemal demek ki Selanik asker üşüyesinden başlamış olduğu askerlik hayatını mareşallikle tamamlamıştır. Tamam. Halbuki kendisi askerlikten istifa etmesine de rağmen... Anlaşıldı mı bütün mesele? Mustafa Kemal'in askerlik hayatı budur. Hadi başlayalım. 1905. Zaten genel tekrar yaparken hangilerin önemli olduklarını ve hangilerin soru gelme ihtimali olduklarını söyleyeceğim. Başla.
>> Kurmay yüzbaşı müzesiyle...
Kurmay yüzbaşı olarak. Evet.
>> Hadisinden ne oldu?
Tamam, devam edelim. Yüzbaşı olarak Şama'a 5. Orduya atandı.
>> Şam'dayken.
Şam'dayken de neyi kuracaktır? Vatan ve Hürriyet Cemiyeti mi? Şam'dayken vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurmuştur. Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Bir kere daha söyleyelim. Bu cemiyet daha sonra İttihat Terakki'ye katılacak diyecek bazıları. Bu cemiyetin Selanik ve Beyrut diye de yerlerde şubeleri açılmıştır. İki defa sınavs.
1909.
>> 3ün oldu.
Hı hı.
>> Selanik.
Evet. Kurmay başkanlığına getirilmiştir.
>> Kurmay başkanı oldu. Evet.
>> 151.
He.
>> Hareket ordusu ile beraber.
Hareket ordusu ile beraber.
>> Selanik'ten İstanbul'a hareket.
Selanik'ten İstanbul'a hareket ederek 31 Mart vakasının bastırılmasında görev aldı. Bastırılmasında görev aldı. Dikkat. Bu onun tarih...
>> İstanbul'a hareket ederek 31 Mart vakasının bastırılmasında görev aldı. Bastırılmasında görev aldı. Dikkat. Bu onun tarih sahnesine ilk çıkıştır. Bu onun tarih sahnesine ilk çıkışıdır. İlk çıkışıdır.
Murat. Burası çok sıcak. Murat beyefendi, aşağı şu bir yerden ısmayı bir kapat önce.
>> Nasıl altıda ya?
Oğlum, bu ne?
>> Buraya 2 bu5 saat.
Of, vallahi Murat, yemin ediyorum. Ver susun kalem ver o zaman desene. Murat, sen de iyicik zayıfla da [kahkaha] değil mi? Nasıl zayıflayayal Murat? Dün Gaziantep'teydik. Nasıl zayıflayacaksın? Hadi anlat bana, bak bakalım. Diyarbakır'daydık bir hafta önce. Mardin'deydik. He.
>> Oraya atanan tüm öğretmenler kilo alır. Mümkün değil. Almama şansın yok ya.
>> Çünkü sen yemeğe bu sefer şey için değil lezzet için yemeye başlıyorsun. En iyilerini bulmaya çalışıyorsun. Az oraya gittik diye. Ben Mardin'ye, Diyarbakır'a, Adana'ya, Gaziantep'e gidip de kilo almayan bir öğretmen, memur görmedim. Herkes alır. Bu kesin. Sen o zaman alma mı? Şurada bir ay seni bıraksak.
>> Bir ay seni bıraksak adam seni almaz. O kadar söyleyeyim. O kadar kilo alırsın.
Evet. 1910. Başla. Eylül ayında orduyu temsilen...
>> Eylül ayında orduyu temsilen.
>> Picardi'de yapılacak.
Temsilen Picardi manevralarına katılmıştır. Picardi manevralarına katılmıştır. Ya günümüzde eski harp oyunlarına benziyor bu arkadaşlar. Yani eskiden mesela bizde eee Ordu Milli Takımı diye de takım vardı. Askerlikteki eee o şeye giden çocuklar Ordu milli takımı vardı. Sen bilir misin?
>> Ordu'nun milli takımı vardı. Diğer Ordu'nun milli takımlarla maç yapar.
Burada ise yarışmalardır bu. Tamam. Picardi manevralarına katılmıştır. Başka bir şey var mı?
>> Devam et. 1911.
>> 15 Ekim Turus Karba.
Gönüllü bitmek üzere arkadaşlarıyla beraber İstanbul'dan ayrılmıştır.
>> Devam et.
>> 27 Kasım'da binbaşı termiştir.
Tamam. 1911'de ilk defa fiili olarak bir savaşa katılmıştır. Bir savaşa katılmıştır. Trablus Garp Savaşı'na Trablus Garp Savaşı'na neymiş? Gazeteci Mustafa Şerif Bey adıyla katılmıştır. Gazeteci Mustafa Şerif Bey adıyla katılmıştır. Adıyla katıldı ve burada binbaşı oldu. Ne olmuş?
>> Binbaşı olmuş kardeşim.
Diğer eee şeyi Murat bunu doldur hemen öbürküsünü kardeşim. Öbürküsünü doldurun. Doldurdu mu?
>> Ha var mı? Şunu al. Çok ciz yapıyor ya bu. Sevmedim ben bunu. Evet. Şunu da al. Evet. 12 Merve Hızı.
>> Derne komutanlığına getirilmiştir.
Evet.
>> O zaman Mustafa Kemal 1911 ile 12'de nerede?
>> Trablus Karp'ta. Dikkat. Bir gün tarih vererek soracaklar bunu. 11 12 nerede? Trablus Kp'ta. Bak, ben uyarayım. Tarihte tarih önemli değil ama bazen önemli değil. Şimdi bunlar önemli artık. Söyle bakalım. 1913.
>> Sofya Ateşe Militerliğini atan.
Sofya Askeri Ateşe Militerliği ateşe militerliğine atandı. Dikkat, onun Dünya Savaşı öncesi son görevidir. Bu onun Dünya Savaşı öncesi neymiş? Son görevidir. Zaten şunu soruyorlar zaten: "Mustafa Kemal Dünya Savaşı başladığında hangi şehirdedir?" Cevap: Sofya. "Mustafa Kemal Dünya Savaşı başladığında hangi görevdeydi?" Sofya askeri yetişe mi liderli? O yüzden sürekli gelen sorulardır. Dikkat, dikkat, dikkat!
Devam. 1915.
>> 3. Keşfedilerek 19. Tümen komutanlığın.
19. Tümen komutanlığına atandı. Evet.
>> Bu tümen Nisan 1915.
Nisan 1915'te, evet. Çanakkale Cephesi' bağlı.
>> Çanakkale Cephesi' bağlı.
>> Bigalı'ya gönderilmiştir.
Biga'ya gönderildi. Evet.
>> Eee, Mustafa Kemal Çanakkale Cepesinde Albayı.
Çanakkale'de ki başarılarından dolayı ne olmuştur? Albay olmuştur. Evet. Var mı başka? Ayrıca kendisine Anafartalar kahramanı unvanı verilmiştir. Anafartalar kahramanı unvanı verilmiştir. Evet.
16. Merve.
>> Edirne'de bulunan 16 komutanlığına atanmış ve 1 Nisan'da generall yükseltilmiştir.
1 Nisan'da ne olmuş? 1 Nisan'da tu general olmuştur. Devam.
>> 1917.
Evet.
>> Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına bağlı 7. Ordu komutanlığına atanmıştır.
Ama 1916'da şey var, Merve. Orayı atlamayalım. Kafkasya cephesi. Cephesine nereyi alıyor? Muş ve Bitlis'i alıyor Ruslardan. Kimlerden almış? Ruslardan. Tamam.
Devam edelim. 17.
>> Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına bağlı.
Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına bağlı. Evet.
>> 7. Ordu komutanlığına atanmıştır.
7. Orduya atandı. Evet.
>> 15 Ekim'de Halep'ten İstanbul'a dönmüş.
15 Ekim'de Halep'ten İstanbul'a döndü. Evet. 15 Aralık Veliat Vahidettin Efendiyle Alman üzere kız Veliat Vahidettin kim? Vahdettin işte.
>> Evet.
Evet arkadaşlar, o zamanlar Vahdettin Veliatı Alman gezisine katıldı. Dikkat, o zamanlar bir kere daha söylüyorum. Daha şu an tahta kim yok? Vahdettin yok. Veliat Vahdettin ile nereye katılmıştır?
>> Alman gezisine katıldı. Yaveri biliyorsunuz gezisine katıldı.
Devam. 4 Ocak 1918'de İstanbul'a dönmüş.
>> 4 Ocak 1918'de İstanbul'a döndü. Ondan sonra bir görev daha var.
>> Nereye gitti bu sefer de? Suriye cephesi Filistin'e.
Evet. 18.
>> 7 Ağustos'ta.
Önemli değil tarihler.
>> Tamam, geçiyorum. Suriye Filistin cephesinde mücadele vermiştir.
Suriye Filistin cephesinde mücadele verdi. Evet. Mondros imzalanması sonrası.
>> Mondros sonrası.
Evet.
>> İstanbul'a gelmiş.
Hayır. Yine Mondros sonrası bir yere atanacak ama.
>> Hayır, hayır. Oraya gelmeden önce Yıldırım Orduları Grup Komutanı olacaktır. Kimin yerine? Liman Von Sanders'in yerine.
Peki Limon von Sanders. Bir Çanakkale'de vardı, bir de Suriye'de. E, adam kaymakamda sormadım bunu. Sordu. He, anlatıyordum. "Bu limandan size soru gelir bir gün." diye kaymakamla denk geldi.
19 Merve.
>> Mustafa Kemal 9 T 1919'da.
He.
>> Askerlik açmış.
Evet. Mustafa Kemal 9. Ordu müfettişliği göreviyle, değil mi? Önce Samsun'a gönderildi. Samsun'a gönderildi. Daha sonra sizler de biliyorsunuz ki 9 Temmuz 1919'da Erzurum'da, değil mi? Askerlikten istifa etti. Askerlikten istifa etti. Ondan sonra ne oluyordu? Kütahya Esşehir muharebelerinden sonra Sakarya Meydan Muharebesinden önce askerlik mesleğine geri dönüyordu. 5 dakika aramız. 5 dakika aradan sonra devam ediyoruz.
Evet, geldik nereye? Mustafa Kemal Atatürk'ün kişisel özelliklerine. Basit konular bunlar. Nasıl yapıyoruz peki kişisel özelliklerini? Sende olmayan, bende olmayan ne oluyor onun? Kişisel özelliği oluyor. Örnek: gerçekçilik, önder oluşu, idealistlik, vatanseverlik. Evet. Bazı şeyler bizde de var olsa da mesela ileriyi görme görüş açısından inanılmaz. Bir de inkılapçılık özel çok fazla. Mesela Picardi Manevralarında ileride ben fesi kaldıracımı şapkayı getireceğim demesi. Hatırlayın Masar Müfut Kansu, ben size anlattım onu. Eee, Atatürk'le beraber diye kitabı var. Herkesin de okuması lazım. Tercümesi çok zayıf yapıldığı için eee, Arapça kelimeler çok fazla ama biliyorsunuz ki o eee Erzurum Kongresi öncesinde çalışmasını yaparken Masar Müfit Kansuyla cumhuriyetin ilan edileceğini yani vakti geldiğinde hükümet şekli cumhuriyettir olacak dedi. Hazar Müfit Gans çok acayip bir adam. "Bıraktım," diyor, "kalemi," diyor, "paşam sen şaka mı yapıyorsun?" dedim, diyor. Çünkü onu orada dile getirebilmek öyle kolay bir şey de Cumhuriyet ilanı Atatürk inkılaplarındayken anlatacağım öyle bir günlük oluverdi gibi gözükse de aslında geride birikimin özeti. Yani bizim aslında Atatürk inkılaplarının en çok eleştiriler yönü nedir? Eee, iki yönlüdür: Bir, Mustafa Kemal düşüncesinde olanlar hemen yapılmıştır. İki, tartışma ortamına fırsat verilmemiştir. Eee, fark ettiyseniz bütün inkılaplar yapıldıktan sonra tartışmalar çıkıyor. Yani normalde inkılaplar nasıl yapılır? Önce tartışılır, sonra uygulama yapılır. Bizde yukarıdan aşağı doğru yapılmıştır.
Hadi bakalım, Mustafa Kemal'in kişisel özelliklerle başlayalım. Merve.
>> Vatan ve milletvekisi.
Evet. Mantıklı ve gerçekçi oluşu.
>> Mantıklı ve ne oluşu? Gerçekçi oluşu. Tövbe, bizde yok.
Evet.
>> Yaratıcı düşünmesi.
Yaratıcı düşünme. Evet.
>> Idealistliği.
Idealistlik. Evet. Eskiden çok çıkıyordu da artık çıkmıyor. Evet. İleri görüşü geliyor.
>> İleri görüşü bu geliyor. Şöyle geliyor tabii. Mesela e Mustafa Kemal İsmet'in önüne trende giderken ileride bir büyük harp olacaktı kastetti. Dünya Savaşı. Bu harpte bizim şunu yapmamız, bunu yapmamız lazım. Neyi kastediyor mesela? Dünya Savaşı'nı kastediyor. Bu mesela veriyor metni. Mustafa Kemal hangi kişisel özelliği olduğunu gösterir. Burada tabii ki en çok sorulan ileri görüşler olmuştur.
Evet.
>> A oluşumu.
Evet.
>> İnkılapçılığı.
İnkılapçılık. Evet. Hı hı. Birleştirme, birleştirme ve bütünleştirme gücü.
>> Birleştirme ve bütünleştirme gücü.
Evet, bunlar Mustafa Kemal'in kişisel özellikleri arasında söyleyebileceğimiz belli başlarıdır. Haberiniz olsun.
Peki bir insanın hayatını ne etkiliyor? Beşehir. Söyle bakalım bana. Hayatını etkileyen Beşehir.
Merve, doğduğu...
>> Çankırı. [kahkaha]
Başladık. 1, 2, Ankara. Güzel. Üniversiteyi nerede okudun?
>> Bandırma.
Bandırma. Etkiledi mi senin hayatın? Etkil. Şehir insan etkiler mi? Vallahi etkiler. Şehirde denizin olup olmaması, şehrin karasal veya ılıman iklimi olması, şehirde Akdeniz iklimi olması, her şey o kadar etkiliyor ki insan hayatını, değerli arkadaşlar. O yüzden eee böyle bizim Mersin, Antalya işte eee Muğla taraflarından insanın daha rahat olduğunu görürsün. Zaten D vitamini full depo. Bizim gibi burada ilaç almıyorlar. Arkadaşlarım, orada mesela deniz gören memleketin çocuğuyla olmayan aynı değil, kardeşim. Bir bir daha iki, evet, insanın doğduğu yer, yaşam yeri, eğitim gördüğü yer, iş hayatının atıldığı yer. Her şey birbirini etkiler. Benim için mesela benim hayatımda beş şehir diye sayarsam, Merve: Bir, doğduğum şehir Silifke. Eee, iki, mesela üniversiteyi okuduğum yer Kütahya. 3. askerlik hayatımı yaptığım yer Tokat. Mesela yaşadığım şehir Ankara. Başka ne diyebilirim? Dört şehir, 5. şehir var mı? Hayatımda böyle derin etkiler bırakacak var mı diye sorarsan şöyle bir bakıyorum. Yok. Dört tane şehir var çünkü hayatımızda. Başka, hani Murat, senin için neresi?
>> Hocam? Ankara.
Ankara var.
>> İkinci Sivas.
Sivas var. Evet. Doğduğun yer nere?
>> Ankara'da.
Ha, sen Ankara'da doğdun ama Kökler Sivaslı, değil mi? Evet, doğru. Başka etkileyen şehir var mı?
>> Kırıkkale Çanakkale.
He, Kırıkkale zaten yol üstü. Oradan bir etkilenmişsindir. Sivas, Ankara. [kahkaha] Başka? Çanakkale mi? Evet. Ama şöyle, hayatını etkileyen değil, etkilenen şehirleri sormuyoruz. Yani ben de gidip Çanakkale'den etkilenmişimdir. Ben de gidip işte atıyorum Afyon'dan etkilenmişimdir. Onu demiyorum. Senin hayatını etkileyecek şehrin yapısı kozmopolitliği efendim belki...
Milliyetçi duruşu, belki vatansever duyguları. Mesela Mustafa Kemal'in hayatını etkileyen beş şehre bakalım. Her bulunduğu şehir yok. Örnek, doğduğu şehir Selanik ve lise eğitimini gördüğü yer Manastır.
Sofya'da askeri ateşe militerlik yaptı Sofya. Dördüncüsü, değerli arkadaşlar, Harp Okulu, Harp Akademisi ve belli bir süre kaldı İstanbul. Beşincisi, ilk görev yeri Şam.
Bak, Mustafa Kemal hayatında en büyük askeri mücadelesini belki de Çanakkale'de verdi, milli mücadele haricinde ama Çanakkale var mı? Yok. Kısa süreli kaldı. 6 ay sadece savaştı. Şehrin ona bir katkısı oldu mu? Şehrin bu tarafında değildi ki Mustafa Kemal. Öbür tarafı tarih yarımadasındaydı. Evet. Şehir ona bir şey katabildi mi? Bütün mesele bu. Evet.
Şimdi yazalım o zaman. Hayatını etkileyen beş şehir. 1. Selanik değerli arkadaşlarım. 2. Manastır. 3. İstanbul. 4. Sofya. Sofya ve 5. Neymiş? Şam. Evet. Şam da etkiliyor. Orada özellikle Arap dünyasının kendi içindeki bölünmüşlüğünü ve mezhepsel farkların nasıl savaşa sebep olduğunu görmüştür. O yüzden Şam da önemlidir değerli arkadaşlar. Birçok isyanda orada bastırmasında özellikle Ali Fuat Cebesoy'la beraber bayağı etkin oldular. O Beyrut'a gitti, o Şam'da kaldı, bir ara buluştular falan. O yüzden beş şehir eskiden kaç işleniyordu bu? 4. Ama biz onu ne yaptık? Değerli biz yapmadık tabii ki. Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitapları ve kendi anekdot noktalarından 5 olduğu anlaşılıyor.
Peki, her insan hayatını etkileyen fikir akımları, hayatını etkileyen yazarlar ve şairler olabilir. Şimdi size bir soru sorayım. Yıllardır belki de KPSS eğitimi alıyorsunuz. KPSS eğitimi ve yıllardan beri şundan çok uzaksınız arkadaşlar. Evet. Aranızda muhakkak ki kitap okuyan arkadaşlarımız var. En son ne zaman kitap okudunuz? Böyle sessizce, sakince o kitabı böyle gerçekten isteyerek, alarak okuduğunuz hangi kitap? Yani soru bankaları ve konu anlatımları. Çıkıyoruz arkadaşlar. Evet Merve, en son okuduğun kitap. Uyg. Hayır, o dersle alakalı olmaz. Roman. Neyi okudun mesela? Murat, en son okuduğun roman. Cin. Cin Ali mi? Suç ve Ceza. Suç ve Ceza'yı okudun Dostoyevski'den. Evet. Rus tarihine meraklı mısındır? Yazarlar en azından 100 temel eserden biri diyorsun ya da dünya klasikleri. Evet. Zülfüneli Balıkçı ve Oğlu. Zülfi Livaneli Balıkçı ve Oğlunu okudun. Çok güzel. Bravo. Yani böylelikle aslında bunları bile zor hatırlıyorsak demek ki yakın bir zamanda kafayı şöyle açıp da ne bileyim bir bahçemizde, ne bileyim bir deniz kenarında şöyle bir açıp okuyakalmadık. Yani esen ben mesela Silifke'de Suzanoğlu'na gittiğim zaman çoğu insanın elinde plajda şey vardır. Kitap vardır. Kitap okuyorlardı. Şimdi o da kalmamış. Hanım yok. Tamam, o telefonda var ama yani genelde o kitabın dokunması, etmesi çok daha farklı. Her şey dijital olmuyor. Her şey dijital olur mu? Olmaz. O yüzden kitap bambaşka.
Peki, kitaplar insanı etkiler elbette ki. Okuduğunuz herhangi bir kitabı. Bu arada kitabın şöyle bir etkisi vardı. 20 yaşında okuduğunuzda anladınız. 30 yaşında okuduğunuzda anladınız. 40 yaşında. Çünkü bilgi birikiminiz ve hayat tecrübeniz artıyor. O kitaptaki anlatılanları da anlamanız lazım. Yani şunu demek istiyorum. 40 yaşındaki ben. Bu arada roman alırken muhakkak ki romancının yaşına bakarım. Bak, çoğu insanın kaçırdığı nokta burası. Biliyor musun? Hiç baktın mı? Bir romancının yaşına bak. Atıyorum 30 diyelim. Senin yaşında buna müsait 25. Çünkü 30'a kadar gördüğünü yazabilir. Hayal gücü evet, topiktir, olabilir ama insanın, romancının yaşı da etkilidir. Yani 70 yaşından sonra Halil Nalcık yazmıştır bize tarih kitaplarını. 70'ten sonraki yazdıklarına bakalım. Halil Nalcı bir de 25 yaşındayken yazdırıp aynı şeyleri yazabiliyorlar mı? Bizim bir önceki videolarımızdan bile biz ekstra üzerine binlerce şey katıp anlattığımıza göre 43 yaşındayım. 50 yaşında yaşarsam, o günleri görürsem daha fazla sağlıklı olursam daha fazla bilgi birikimli görürüm. O yüzden kitaplar insanları etkiler. Ama size bir tavsiye. 20'li yaşlarda okuduğumuz kitap bir daha 30'lu yaşlarda bir daha okuyalım. 40'lı bir daha okuyalım bakalım. Bir de 50'de inşallah o günleri görün bambaşka şeyler olduğunu göreceksiniz. Aslında neleri kaçırdığını veya o yazarın anlatmak istediği şeylerin aynısını belli bir zaman sonra yaşadığınızı göreceksiniz. O yüzden işte son zamanlarda mümin segmanlar falan filan kişisel gelişim kitapları falan ama kişisel gelişim direkt herkese aynı olmaz. Mümkün değil. Herkes bambaşka şeylerle yaratılmıştır. Bambaşka duygularla. O yüzden güzel gelişim kitapları var. Yazıyor. Zengin olmanın formülü. La oğlum, o formül Amerika'da doğmuş beyefendi yazmış kitabı. Gel bakayım, Türkiye'de zengin olma formülü tutuyor mu? Adam asgari ücret alıyor, her gün diyor, her ay diyor, şu kenara para koymayı öğren. E kolaydı bu işler. Öyle öyle denildiği gibi olmuyor. Bir Kanada'dan bir final eğitim sisteminden getiren çocukla bizimki bir olabilir mi? Mümkün değil. Yaratılış, yaşayış. Evet. Coğrafi şartlar, zenginlik, fakirlik, yoksulluk, yoksunluk. Paran varsa gene eğitim alamazsın. Yani bunlar olmuyor mu da? Ha, o yüzden insanların kitaplar en ulaşılabilir şeyler ve kitaplar çok önemli.
Mustafa Kemal mesela Ziya Gökalp, biliyorsunuz ki işte fikirlerimin babası diye tabir ettiği Ziya Gökalp'tir. Kendisi Diyarbakırlıdır ve Ziya Gökalp'ten milliyetçilik. Yine Mehmet Emin Yurdakul, milliyetçilik mesela. Doğru mu? Namık Kemal'den mesela vatanseverlik almıştır. Bak mesela bunlar bizle alakalılardır. Tevfik Fikret'ten mesela inkılapçılık yönü. Ama şuradaki üç kişi onun özellikle Fransızca yazarlar fark ettiyseniz. Fransızca okuması için bugün bile yabancı dillerden bakıyorsunuz, adam Korece öğrenmek istiyor. Kore dizilerini izliyor mesela. Doğru mu kızlarımız? Çok izliyor canım Kore dizilerini. He. Hiç izlemedim. Hiç izlemedin mi? Anlamadığın için izlemiyorum. Bir şey söyleyeyim mi? Dünyanın en iyi korku filmlerini kim yapıyor diye sor. Gerilim ve korku. Koreliler mi? Gelişmiş filmler? Ana battani altına giren vallahi. Bizdeki Dabbe mapbe cin değil yani. Kurban olduğum, hep aynı seri lan. Bir filmin sekizincisinin mantık ve konusu aynı olup da ya ne bana fark ettirecek Allah'ın. Ama gerilim öyle değil. Bak Kore, Kore dizileri veya Kore filmleri izleyen arkadaşlar bir de Kore de bizim yakın şeylerimiz de var. Ekimiz de Orta Asyalıyız. O yüzden belli bir şey çekiyor yani. Açlar hep aynı. Hep korlerinde daha duygusal. Evet. Korece öğreniyor. İnsanlar ne yapıyor? Kore filmlerini izliyor mesela. Orada dilini geliştiriyor. E burada da Mustafa Kemal'in özellikle Fransız yazarları okuması temel mesele Fransızcayı okuyup yazması ve Ferrari okulunda ona ödev olarak verilmesidir. Hadi bir yazalım bakalım. Ziya Gökalp. Bir an söyleyemeyeceğim zannettim. Merve, korkutma adamı. Devam. Tamam, onları söylemeye gerek yok. Namık Kemal. Vatansever. He. Evet. Yurtseverlik. Evet. Yurttaşlık bilinci. Yurttaşlık bilinci. Evet. Cumhuriyetçilik. Montesquieu. Ne? Cumhuriyetçilik. Evet. Voltaire. Bilimsellik, akılcılık. Bilimsellik ve akılcılık. Bu ileride zaten laikliğin de neyi olacaktır? Ana teması olacaktır.
Şimdi Mustafa Kemal bazı şairler için bazı övücü sözler kullanmış. Bir sınavda geldi. Dikkat, önü açılmışsa gelmeye devam eder. Mesela Mehmet Emin Yurdakul'un "Cenge Giderken" diye bir şeyi var. Lütfen bakın şu "Cenge Giderken" şiirine bir bakın. Neymiş bu? O "Cenge Giderken" şiirini çok beğenmiştir. Yani "Cenge Giderken" ne diyor peki Mustafa Kemal Mehmet Emin Yurdakul için? Dizelerde ulusal ben. Bu dizelerde ulusal benliğimin ilk anlatımını buldum. Yani burada ne demek istiyor? Benim ulusal benliğimin, milliyetçiliğimin, Türk olmasının neyse işte bunların hepsinin ilk anlatımını ben bu dizelerde buldum diyor. Bu birinci. Mesela Namık Kemal, Türk milletini yüzyıllardan beri beklediği ses olarak nitelenmiştir. Mesela Tevfik Fikret. Onun birçok şiiri var biliyorsun. Ferda, Sis, Rücu. Böyle inkılapçı şairler hani onu överken inkılapçılığıyla övmüştür. Değerli arkadaşlar, ne demişti? Hangi Türk şairi? Böyle inkılapçı şiirler yazmıştı. Hadi üçünü bir yazalım bakalım. Başla. Bir. Atatürk. Evet. Mehmet Emin Yurdakul. Mehmet Emin Yurdakulu. Bir sınavda geldi bu. Dikkat. Giderken. Giderken şiiri için. Bu dizelerde ulusal benliğimin. Ulusal benliğimin evet. Gururunu tattıran. Gururunu tattıran. İlk anlatımı buldum. Tattıran ilk anlatımı buldum demiştir. İlk anlatımı buldum demiştir. Sınavda gelmesi sebebiyle dikkat. Devam. Tevfik Fikret'in. Tevfik Fikret'in hangi? Hangi şiirlerini beğeniyordu? Siz. Ferda. Ferda. Ve Rücu. Ve Rücu. Şiirlerini çok beğenerek. Şiirlerini çok beğenerek. Evet. Hangi Türk şairi? Hangi Türk şairi? Evet. Böyle inkılaplı şiirler yazmıştır. Böyle inkılapçı şiirler yazmıştır ve Evet. Ben inkılap ruhunu ondan aldım. Demiştir. Ve ben inkılap ruhunu ondan aldım. İnkılap ruhunu ondan aldım demiştir. Ondan aldım demiştir. Üçüncü ve son şair ise Namık Kemal hakkında konuşuyor. Söyle bakalım. Vatan ve Hürriyet şairi. Namık Kemal için. Vatan ve Hürriyet şairi. Bir sınavda geldi. Vatan ve Hürriyet şairi kimdir diye soruldu. Kimmiş? Namık Kemal. Evet. Namık Kemal için de ne diyordu? Türk milletinin yüzyıllardan beri beklediği ses. Türk milletinin yüzyıllardan beri beklediği ses demiştir. Beri beklediği ses. Anlaşıldı mı değerli arkadaşlar? Şimdi üç kişiden bir kişi gelmiş. O zaman diğer iki kişi de ya son zamanlarda ÖSYM zaten şiir bir meraklı bir meraklı bir sorma yani. Dur bakalım gene hangi şiir soracak? Belki de dediğimiz gibi Pasinlerle ilgili ya da Malazgirt'le ilgili bir şiir soracak gibi duruyor. Sanki bir sınavda bir şiir dizesi gelebilir. O şiir dizesinden neyi anlatmak istediğini sizlere sorabilir.
Arkadaşlar, Mustafa Kemal tarihinde birçok kitap okumuştur. Birçok kitabı da tercüme etmiştir. Birçok kitabı da kendi yazmıştır. Şimdi bunlar arasında hep bizim bildiğimiz evet Nutuk'tur. Ama Nutuk gelmeden önce bir sınavda, yani KPSS'de gelen sınav sorusudur. Mustafa Kemal'in Afet İnan ile birlikte ders kitabı olarak kitabı sormuşlardır. Bu KPSS'de gelmiştir. Vatandaş İçin Medeni Bilgiler. Bazı kaynakları vatandaş için yazmazlar, direkt Medeni Bilgiler yazarlar. Bu arada Merve, sen yanlış oturuyorsun. Şu tarafa doğru gelmen lazım. Sandalyeyi koymuş oturmuşsun oraya. Kız gelsene şu tarafa doğru. Yamuk duruyorsun şu an. He, otur. Evet. Atatürk'ün yapmış oldukları arasında Nutuk. Evet, kabul ediyoruz. Ancak direkt sınavda size şöyle gelir: "Aşağıdakilerden hangisi Mustafa Kemal Atatürk'ün tercüme ettiği veya yazdığı eserlerden biri değildir?" diye gelebilir. Dikkat. O yüzden az çok olsa mesela "Cuma Ordu yağı zabitile kumandan aspal" ya da "Subay ile Konuşmalar" diye gelir. Efendim, Nutuk. Geometri kitabı. Bugün üçgen, beşgen, yamuk diyoruz ya. Hep Mustafa Kemal'in şeyidir bunlar. Ne derler ona? Çevirmesiyle olmuştur o lafları. O yüzden kullandığımız geometrik kavramları bile Mustafa Kemal çevirmiştir. Hadi bir yazalım bakalım. Başla. Geometri. Evet. Orta öğretim kitabı olarak okutuldu. Ders kitabı olarak okutuldu. Evet. Devam et. İçin tarih notları. Liseler için tarih notları. Ben bunu okudum. Yani bunu hangi acaba lise çocuğuna versek yapamaz dersin yani. Mümkün değil. Çok zor. Yani bunlar için tabii çok ağır. Bir de o zamanlar harf inkılabı da yok. E şimdi eğitim sistemimizde harf inkılabında Osmanlıca veya Arapça olmadığı için imam hatip lisesi bitiren arkadaşlar haricindeki diğer fen lisesi ve anadolu lisesi yapamaz. Mümkün değil. Onların hepsinin yanında senin Osmanlıca sözlükle gezmen lazım. Bir de her sözcüğün anlamında doğru bulman lazım. Bir de o tarafı var. Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, kurtaracak bahtı kara maderini. Bak, mader, madır kelimesi yazmış parantez içinde anasını. Allah'ım ya rabbim. Lan oğlum, o anlama mı geliyor orada? Anasını olur mu? Bir yayında gördüm de o yüzden. Ne anasının ya? Ana vatandan kastediyordu. Anasın diye çevirme olur mu? Ne? Sana gü Allah'tan adama dedim, uyardım da sildirdim ya. Arkadaşlar, her Arap, bir Arap, bak Arapça o kadar zengin bir dil ki bir devenin yürüyüşünü 100 şekilde anlatabiliyorsun. O kadar zengin. E o zaman da ne oluyor? Doğru cümleyi doğru yerde kurmak birinci kişinin görevi oluyor. İki okuyanın da doğru cümlenin içinde onu kullanması gerekiyor. Yani çok anlam taşıyabilir ve çok anlam kayması var. Yani Arapçayı bilmezsen eğer Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi gibi. Anlatabiliyor muyum? Yani beyni ateşten yakan bir zehir. Çünkü Arapçanın inanılmaz. Bugün Kur'an-ı Kerim üzerinde bile tefsirlerde şey yapılabil tefsiri mealde. O ayrı yazıyor, o ayrı yazıyor, öğüt diyor biri diye başka bir şey. Demek ki burada ne var? İyi Arapça bilgisel sahibi olmak var. Yoksa bu kitapları anlamak mümkün değildir arkadaşlar. Devam. Vatandaş İçin Medeni Bilgiler. Vatandaş İçin Medeni Bilgiler. Evet. Afet. Evet. Bu sınav sorusu oldu. Dikkat. Bir daha olabilir. Kiminle beraber hazırladı? Manevi kızı. Profesör Doktor Afet İnan'la. Devam. Bölüğün Muharebe Eğitimi. Bölüğün Muharebe Eğitimi. Muharebe Eğitimi. Bunu ne yapmıştır Mustafa Kemal? Tercüme etmiştir. Evet. Devam. Cumalı Ordugahı. Cumalı Ordugahı. Cumalı Ordugahı. Bunların sadece isimlerini bilelim arkadaşlar. Sadece Mustafa Kemal tarafından yazıldığını veya tercüme edildiğini. Devam edin. Zabit ve Kumandan. Zabit kız. Zabit ve Kumandan ile Haspiyal. Bizim mahallede Kasım amca vardır. Şimdi adam karşıdan geliyor. Adama geliyorum diyorum. Kasım diyorum. Yani şey Kasım derken Kasım. Ulan diyor, bu sefer demeyeceğim diyorum. Herife Kasım diyeceğim diyorum. Yani şapkalı bir türlü olmuyor. Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama şapka konulmadığı zaman hemen şey yapıyor. Zabit ve Kumandan. Devam. Taktik ve. Evet. Tatbikatı. Taktik ve Tatbikat Gizi. Bunlar Mustafa Kemal'in özellikle ya bastırdığı ya tercüme ettiği eserlerdir. Ama Mustafa Kemal deyince aklımıza Nutuk gelir. Dikkat, en son 2 sene önce gelen sınav sorusu. Nutuk 2 sene lisansa sorulup 4 sene önce ön lisans, pardon 4, 6 sene önce ön lisansa geldiğine göre ön lisans ve ortaöğretim ve KPSS'ciler daha dikkatinecek. Nutuk. Nutuk diğer adı söyle. Bir sınavda geldi, Nutuk'un diğer adını sordu. Söyle. 2. Mustafa Kemal bunu 6 gün okudu. 6 gün okuduğundan dolayı tarihe 6 günlük konuşma diye geçer veya maraton konuşma. Kim oturup 6 gün boyunca tek tek okusun arkadaşlar, kolay bir şey değil. Neyi okudu peki? 1919'da Samsun'a çıktığıyla başladı ve 1927'ye kadar getirdi. Bak şimdi dikkat. 1927 arası. Ne demek istiyorum peki? Ben 19' ile 27 arası anlatıyorsam eğer mantıken 18'deki bir gelişmeyi veya 28'deki olamayan, bilemediğim bir gelişmeyi yazma şansım yok. O zaman Samsun'a çıktıktan sonraki durumu anlattığı için 27'den sonraki 28, 29, 30, 31'e kadar yaşamının sonuna kadar hiçbir olayda Nutuk'un içinde yer alması beklenemez. Aşağıdakilerden hangisi Nutuk'un içinde yer alması beklenemez? O yüzden senin bir hemen kafaya çalışan Ramazan Hoca nedir? Samsun çıkış. Samsun çıkış tarihi ne? 19. Bunu ne zaman yaptı? 27. Dikkat 19-27 arası. Hep beraber bakalım. Mesela Menemen İsyanı'ndan bastırma ya daha bahsetme imkanı var mı? Yok. 30'da oldu. Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulması 30'da oldu. Bahsedemez. Şapka İnkılabı bahseder. 25. Takrir-i Sükun Kanunu 25 bahseder. 24. Tevhid-i Tedrisat bahseder. 26. Kendisi suikast girişimi bahseder. Mondros Mütarekesi bahsedemez. Siz Mustafa Kemal Nutuk'la Mondros Mütarekesi'nin tek tek maddelerini incelediğini gördü ama Mondros Mütarekesi 1918'dedir. 30 Ekim'dir. Ya da Çanakkale Savaşları en mantıklı onun katıldığı bir normalde hemen neyle başlaması lazım? Arafalar kahramanı benim şu. Hayır. 19-27 arası o zaman Çanakkale yok, Trablusgarp yok. Manastır Askeri İdadisi, Selanik Askeri İdadisi 3'teyse işte Kaymak Hafız beni dövdüydü. Ben de anneme gittim şikayet ettim. Bunlar yazar mı ya? 1927 millete hesap vermek için yazmıştır ve çok önemlidir. Değerliler, herkesin Nutuk okuması lazım. Ancak Nutuk ilk basıldığında harf inkılabı yoktu da. Mantıken neyle basılmıştır? Arap harfleriyle basılmıştır. Yani klasik bizim bildiğimiz Osmanlıca Nutuk'un ilk harflerini dağıttılar zaten. İlk baskısını çoğaltıp geçen bundan 2 sene önce meclisteki tüm milletvekillerine dağıtıldı. Herkes şöyle bir açtığını okuyacağım diye bir baktı ki Arapça, herkes geri kapattı. Ne olduğunu hiç kimse bilmiyor. Ondan sonra kapatıldı. Halbuki Nutuk orijinali neymiş? Orijinali bu şekildedir. 28'den sonra harf inkılabı geldi. Nutuk çevrildi. Ancak Nutuk mesela şeye gittiniz. Bir kitapçıya gittiniz. Nutuk alacaksınız. Arkadaşlar, bir kere Nutuk'un sadeleştirilmişini almanız lazım. Bir anlayamazsınız. İki, gençler için Nutuk almanızı daha çok öneririm. Gençler için Nutuk yazar. Nutuk inkılap tarihinde. Hani bana soruyorsunuz hocam hangi kitabı okusam bana fayda? Nutuk'u okuman faydalı olur. Çünkü Nutuk'un içinde birçok şey var. Yani inkılap tarihi için çok okunacak tabii. Lordos Atatürk'ün var. Şerafettin Turan'ın var. Efendim Türk Devrim Tarihi 5 kitap var. Efendim bakıyorsun işte şey neydi onun ismi? Atatürk Kaynakçası var. Utku Kocatürk'ün. O kadar çok kitap okuyoruz ki arkadaşlar biz o seriyle alakalı Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatıyla. Ancak Nutuk önemli bir yere sahiptir. Her zaman Nutuk'la ilgili soru gelir. Tamam. En son gelen sınav sorusu. Avusturya basanında Türk modernizasyonunun organizasyonu şeklinde anlattığı olayı sordu. Nutuktu. Nutuk'u bilmeniz lazım. Gelir. Türk Hava Kurumu'na bağışlanmıştır bu arada. Ve Nutuk'un sonunda da gençliğe neyle bitiyor? Hitabe ile bitiyor. Bu da geçen sene gelen sınav sorusu. Demek ki Nutuk geliyor muymuş? Geliyor. Gel. Aa, şunlar yazmıyor hiçbir yerde. Bak bunlar dikkat. Bir gün sonra tarihe 6 günlük konuşma olarak geçen nedir diye sorarlar. İşte 15 ile 21 arasında 6 günlük konuşma deyince aklınıza ne gelecek? Mustafa Kemal Atatürk gelecek. Anlaşıldı mı? Hadi başlayalım bakalım. 1919-1927 yılları anlatmıştır. 1927 yıllarını anlatmıştır. Evet. Devam. CHP'nin 2. Kongresi'nde. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ikinci kongresinde. 6 saat olarak. Evet. 6 saatten. 6 günde okudu. Evet. 15-21 Ekim. 15-21 Ekim 1927. Devam. Çıktın. Samsun'a çıktım ifadesiyle başlar. Gençliğe Hitabe ile biter. Geçen senenin sınav sorusu işte. Gençliğe Hitabe ile. Gençliğe Hitabe mi? Hitabe kız. Ana Hitabe ile sona erer. Evet. Devam. İlk orijinal baskısı. Evet, ilk orijinal baskısı arkadaşlar. Dur, ben bunu niye yazıyorum bu arada? Dikkat. Bunu yazmamın birinci temel sebebi şudur: Aşağıdakilerden hangisi Nutuk'un içinde ya da Nutuk'un içindeki konulardan biri değildir? Ya da Nutuk'ta geçmesi beklenemez. Harf inkılabı olmaz. Harf inkılabı 1928. O zaman Nutuk 27'de basıldığına göre Nutuk eski harflerle basılmıştır. Onu anlatmaya çalışıyorum. Devam. İlk orijinal baskısı Arap harfleridir. Yani Osmanlıcadır. Evet. Geliri kime bırakılmıştır arkadaşlar? Geliri Türk Hava Kurumu'na bırakılmıştır. Geliri Türk Hava Kurumu'na bırakılmıştır. Var mı sıkıntı? Merve, tamam. Güzel.
Yıllar geçiyor. Özellikle 1936'dan sonra Hatay meselesi birinci dış politika amacımız olmuştu. Zaman zaman bizler de biliyorsunuz Kıbrıs meselesi de Türkiye'nin birinci dış politika meselesi oluyor. Mustafa Kemal zamanında 1936 senesinde Almanya'nın özellikle Ren'e saldırmasıyla beraber İtalyan Habeşistan'a saldırması sonucunda artık 1936 senesi dünyanın kırılma anı. Çünkü 3 sene sonra 2. Dünya Savaşı çıkacak. Biz de Fransa'nın özellikle Hatay bölgesinin Suriye'ye bırakmasıyla beraber ortam iyice gerilecek. 36-39 arasında bu sorun Fransa'yla yaşanacak. Dikkat, Fransa'da yaşanan bu sorun sırasında Mustafa Kemal sürekli olarak Hatay'a en yakın yerleri olan Adana'ya, Mersin'e defalarca gelmiştir. Tabii ki Yalova'ya ilk gittiği zamanda da hastalığının ilk tesisi yapılmış. İlk tesisinden sonra kendi doktorlar ilk tedavisine başlamış. Normalde bu hastalıkla alakalı şunu söylemek lazım. Dinlenmeye, istirahate ihtiyaç var. Ancak siz de günümüzdeki devlet başkanlarının temposunu görüyorsunuz. Bizim devlet başkanımız Trump. Efendim, bakıyorsun İran, Venezuela, Kolombiya. Bir de kimin çok fazla şeyi varsa o daha çok kendi ülkesini tanıtmak ve ticari anlaşmalar yapmak için dünyanın dört bir tarafına gidiyor. Fark etmiyor arkadaşlar. Yaşları 70'in üzerinde herkes neredeyse ve çok büyük bir tempoyla mesela ben bir siyasetçinin yaptığı tempoyu bu yaşlarda yapabilirim ancak 70 yaşından sonra yapamıyor. Gerçekten büyük iş ya. Uçaktan in, uçağa bin, jet lag ol. Bir uçuyorsun Brezilya'ya 20 saat, geliyorsun 20 saat. Kardeşim, inanılacak gibi değil yani. İnsanlar o devlet başkanlarının çoğu değerli arkadaşlar uçaklarda uyuyor. Yolda giderken yani zor yani bu işte. Gece 3'te Allah muhafaza deprem oluyor, hemen uyandırılıyorsun. Gece 3'te Allah korusun uçak kazası oluyor. Yani önemli doğal afetler de ve beşeri faaliyetlerde birçok olay yaşandı. Şimdi Türkiye'de senin gecen gündüzün yok. Bak şu dünyada yapılmayacak tek söyle ne? Siyaset. Tabii kesinlikle dünyanın en zor işi. Sövenin var, beddua edenin var. Dua edenin olduğu kadar var. Zor iş yani. Anlatabiliyor muyum? Zor iş. O yüzden Mustafa Kemal büyük bir tempo içine girmişti. O tempo işte onu zaten bayağı bir yıprattı. Şöyle düşünün. Biz bugün Ankara'dan Adana'ya bir trene binsek veya şu an Ankara-Niğde otobanı kullansak 4 saat sonra Adana'dayız. E tamam da kardeşim, bir binliyor trene 15 saat, 16 saat, 16 saat kardeşim. Ben Kütahya'dan bir kere ömrümde şeye bindim. Mavi bilmem ne trenine. Mavi tren mi? Şeye Adana'ya giden. Mersin'e gideceğim. Mersin çünkü şey bulamadım. Bilet bulamadım dedim. Bir bileyim arkadaşım gidiyor gidiyor tren uyuyorum, gözümü açıyorum hala karanlık. Gidiyor gidiyor gidiyor gelmiyor. O yenice tren istasyonuna vardık artık beni dedim atın ya. Atın beni buradan ya. O kadar zor yani. Tüm dönemin şartlarını düşünüyorum. Şöyle yapılan tempoyu görüyorum. Aman Allah'ım. Aman Allah. Ne? Nasıl bir mücadele? Buna hangi vücut dayanır arkadaşlar? E bir de biliyorsun Mustafa Kemal'in içkisi de var. Ne kadar şey deseler de doktorlar uyarsa da bu zıkkım aynı sigara gibi ne? Bağımlılık yapıyor. Bağımlılık. Bunun sonucunda sizler de biliyorsunuz hepiniz siroz hastalığı tesisi korunuyor. İşte zaman zaten daha evvel de böbrekle alakalı sorunu vardı. Hatta 1918'lerde Viyana'da şey Almanya'dan sonra CBS'a geçti. Viyana'da orada bir kaplıca tedavisi görüyor. Mesela Nidye Çiftliği'ne gitmiştir. Niğde çiftliği kaplıca tedavisi görmüştür. O aralarda hep kaplıca tedavisi görüyor. Mesela Mustafa Kemal Havza'dan daha doğusu Samsun'dan Havza'ya geçerken de ben kaplıca tedavisi göreceğim dediği için geçmiştir. Yani hani bahanesi de bu olmuştur. Havza'dan şey Samsun'dan Havza'ya geçerken. Anlaşıldı mı?
Atatürk tabii ki vefat ettiği gün ülkemizin cumhurbaşkanı olarak vefat etti. Bu bir. İki, ülkemizin başbakanlık görevi ise Celal Bayar'dı. Hemen aklınıza İsmet İnönü geliyor. Yanlış. Aman. Bak bu konuda çok uyarıyorum sizi. Hemen aklına kim geliyor? 2. Cumhurbaşkanı seçildiği için İsmet İnönü. Halbuki 1936'da İsmet İnönü ile arası bozulmuştur. O yüzden dikkat edelim. Celal Bayar. Celal Bayar da dikkat edin. İsmet İnönü'den sonra cumhurbaşkanı seçilmesi. Çok ilginç. Normalde o gün başbakansa onun aslında normal cumhurbaşkanı seçilmesi lazım ama Cumhuriyet Halk Partisi tek parti. Genel başkan da İsmet İnönü olduğu için evet değişmez genel başkan Mustafa Kemal ama milli şeflerinden tabii ki bir şey var. O da İsmet İnönü. O yüzden bir kere daha söyleyelim. Mustafa Kemal vefat ettiğinde ülkemizin başbakanı Celal Bayar'dır. Üç defa sınav sorusu olmuştur. 2. Ülkemizin meclis başkanı da Abdülhalik Renda'dır. 3. Mustafa Kemal Atatürk'ümüz vefat ettiğinde ülkemizin Genelkurmay Başkanı kimdir? Hadi bakalım. Ülkemizin Genelkurmay Başkanı kim? Dikkat, düşün. Kendisi mantıken mareşal değil mi Mustafa Kemal? E mareşallik yerine cumhurbaşkanlığı tercih etti. Askerlik, cumhurbaşkanlığı aynı olamadığı için o cumhurbaşkanı oldu. Mareşal onda en son asgari rütbe olarak kaldı ama kullanmıyor. Peki mareşal rütbesi mantıken ülkemizin Genelkurmay Başkanı olur mu? Sen tuğgenerali mi Genelkurmay Başkanı yaparsın? Mareşali mi? E mareşal kim? Fevzi Çakmak. O zaman Fevzi Çakmak ölene kadar hatta ölene kadar demeyeyim ama 1944'e kadar bu ülkenin Genelkurmay Başkanı. 1924'ten 1944'e kadar 20 yıl. Daha uzun süreli yapan var mı? Sizi hiç gördünüz mü? Yok. Türkiye'nin en uzun süreli Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak'tır. Mustafa Kemal o zaman vefatinde kim varmış? Fevzi Çakmak. Cumhuriyetin ilanından sonra ilk Genelkurmay Başkanımız. Bak, cumhuriyetin ilanından sonra yani 23'ten sonra ilk Genelkurmay Başkanımız kim? Fevzi Çakmak. Evet. Güzel. Hadi bakalım yazalım. Atatürk'ün vefatı. Vefat etmeden önce okuduğu. Vefat et. Dur orada bir duralım. Vefat etmeden önce okuduğu son eser bir sınavda geldi. Son eser. Dur şimdi arkadaşlar, Türk Tarih Kurumu'nu kurduktan sonra Mustafa Kemal 1931 senesinde daha sonra bir eser, yani daha sonra bir süreli yayın çıkarıyor. Süresiz çıkarıyor. Bu yayın günümüzde de var. Belleten. Yani inanılmaz bir ismi var. İsimden ziyade her hafta bir konu, bir konu en değerli tarihçilerle, edebiyatçılarla işleniyor. Belleten'den biz çok yararlanırız tarihçiler olarak. Belleten olmazsa olmaz. Belleten ismini koyan Mustafa Kemal'dir. Son sayısına Afet Hanım'la beraber baktılar. O yüzden ondan sonra gözlerini hani kapamaya, koma haline girdi. O yüzden Mustafa Kemal'in okuduğu son eser Belleten'dir. Dikkat. 1. Adını Mustafa Kemal koymuştur. 2. Türk Tarih Tıp Kurumu tarafından çıkarılıyor. 3. Tamam. Son eser hangi dergiymiş? Belleten dergisidir. Evet. Hatta Latin harfleriyle basılan ilk dergisidir. Devam. Maaşı önce. Biliyorsunuz Mustafa Kemal vefatinde önce Etnografya, değil mi değerli arkadaşlar? Müzesinde bir o yani orada 1953 senesine kadar kaldı. Çünkü 1947'lerde Anıtkabir inşası başladı. 6 yıl sürdü. 1953 Adnan Menderes zamanında ise Anıtkabir açıldı. Anıtkabir açıldı. Yani yapımı tamamlanıp Mustafa Kemal oraya taşındı arkadaşlarım. O yüzden Mustafa Kemal ilk defa önce Etnografya'ya, daha sonra değerli arkadaşlar, sizler de biliyorsunuz ki şeye Anıtkabir'e nakli yapılmıştır 1953 senesinde. Şöyle söyleyeyim, Atatürk'ün vefat ettiğindeki şu Belleten ve Celal Bayar ve Genelkurmay Başkanına dikkat etmenizi öneriyorum zaten. Tekrar yaparken de söyleyeceğim. Nasıl önce Etnografya, Etnografya Müzesi. Daha sonra ise daha sonra ise neymiş? Anıtkabir'e nakledilmiştir. Anıtkabir'e nakledilmiştir. Evet. Notumuzu yazalım. Atatürk vefat ettiğinde. Vefat ettiğinde. Evet. Meclis Başkanı. Meclis başkanı bakalım kimmiş? Abdülhalik Renda. Abdülhalik Renda'dır. Başbakan ise Celal Bayar'dır. Celal Bayar'dır. Evet. Bunu söyleyelim. Gelelim ikinci olaya. Söyle bakalım. Atatürk mirasını. Evet, Atatürk mirasını bıraktı arkadaşlar. Kimlere bırakmış, nerelere bırakmış? Bursa ve Ankara belediyelerine bir kısmını. Ankara belediyelerine başka. Türk Tarih Kurumu. Türk Tarih Kurumu. Evet. Türk Dil Kurumu. Türk Dil Kurumu. Onun kendisinin çabasıyla kuruldu. Evet. İsmet İnönü'nün çocuklarının öğren. İsmet İnönü'nün çocuklarının neyi? Eğitimi. Başka var mı? Makbu Atadan ve. Makbu Atadan kız kardeştir diğer arkadaşlar. Ve manevi kızlar. Ve manevi kızlarına bırakmıştır. Manevi kızlarına bırakmıştır. Bu arada çok ilginçtir. Bizim en çok mücadele ettiğimiz milli mücadele döneminde kim vardır? Yunanistan. Yunanistan'ın o zamanki cumhurbaşkanı olacak herhalde. Elefterios Venizelos, hepinizin bildiği bir adam. Özellikle 1930'daki Ahali Anlaşması, nüfus mübadelesi 1930'da tamamlanıyor. Dikkat. Bu adam 1923'ten 30'a kadar sorun çıkartmıştır Türkiye. 30'da Almanlar, yani Adolf Hitler bir konuşmasında Yunanistan'ı tehdit edince, yani şimdi bu tehdidi Cibuti Cumhurbaşkanı yapmıyor. Almanya'nın lideri yapıyor. Adolf Hitler. Şimdi ne kadar ciddi anlaşılacağını anlayın. Peki sen oradan gelen bir süpürme hareketi sonuçta batı, onun da batısında Almanya oradan kaçacak Yunanlılar ya adalara gelecekler, adalardan da ilk gelecekleri ülke Türkiye'dir. O yüzden 3930'da apar topar geldi, hemen hemen geldi, hemen bir Ahali Anlaşması yapıldı. Mustafa Kemal'imizi yağlamalar, ballamalar bir göreceksin yani işte konjonktür çok farklı. Bugün söylediğin ol, bugün kardeşim dediğinde yarın düşman olabiliyorsun. Siyasetin bir günü bir günü tutmaz. Şimdi ben de diyorum ki o gün şartlarında özellikle Balkan Antantı'nın kurulmasıyla beraber Türkiye'nin 1932'de Milletler Cemiyeti, sonra 34'te Balkan Antantı, dünya barış çabalarına ve dünya savaşının çıkmasını engelleme yönündeki adımlardır. Buna ve bu adımlara girdikten sonra Elefterios Venizelos ülkemizin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermiştir. Peki soru şu. Mustafa Kemal Nobel Barış Ödülü'nü aldı mı? Aldı mı? Söyle. Barış Ödülü Mustafa Kemal almadı tabii ki. Şimdi dünyada dünyanın dört bir tarafında Nobel Barış Ödülü'ne aday göz mesela Trump bile gösteriliyor. Yani Trump yani yani bu kadar saçma bir ödül olamaz yani. Trump güya her konuşmasa 8 tane savaş bitirdim. Yok 7 tane savaş. Nerede savaş bitirmiş ya? Rusya-Ukrayna devam ediyor. Sudan savaşı devam ediyor. Oturup konuşuyor. Bazı devletlerin ikili aralarındaki sorunlarını Türkiye'de hallediyor. Sudan'la Nijerya arasında sorun var. Türkiye hallediyor. Hindistan'la kardeşim Trump'ın bile aday gösterildi yani. Bir Amerikan devlet başkanı barış ödülüne nasıl aday gösterilir ya? La dünyanın bütün meselesi onlarda zaten. O ödülün saçmalığını anlayın. Bugünlerdeki o zamanlar gerçekten barışa katkıda bulunanlar ve en son Mandela'lar şunlar bunlar almadı mı? Peki 1934'te Mustafa Kemal Nobel Barış Ödülü'nü almamıştı. Ama kim almıştı? Bu da size soru. Hadi bakalım. Ama kim gösterdi bize aday? Normalde biliyorsunuz kendimiz kendimiz aday göstermemiz lazım. Yunanistan tarafından aday gösterildi. Söyle bakalım çıkan bir sınav sorusudur bu arada. 1934'te. Venizelos tarafından. Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmiştir. Aday gösterilmiştir. Doğru mu? Evet. Almış mıdır? Hayır. Ama kim aldı? Benim için önemli olan o. Al bakalım Merve. Atatürk'ün hayatı kısaca bu. Bir ömür işte bir tahtaya sığıyor. Bize ne yazacak? Aşkadır. Başladı okurlar bitti. Hadi hayırlı uğurlu olsun. Murat ne düşünüyorsun? Biz satırı bulur muyuz? Geçer mi diyor? Vay Muradım, çok şeyler yaşıyor demek ki oğlum. Yani şöyle baksana. Bir insan hayatındaki doluluğa bak. Yani bu tabii anlattığımız onun 100'de biri yani öylesine ama şu hayata bakar mısın başkan? Ne kadar zor koşullar düşünsene. Osmanlı Devleti yükselme döneminde de doğabilirdik. Fatih döneminde de Mustafa Kemal atıyorum bir asker olabilirdi. Zaman onu ta işte 1. Dünya Savaşı, Trablusgarp, Osmanlı Devleti yıkılıyor, bilmem ne. Acayip bir şey. Ne dem zor bir dönem yani. Çok zor bir dönem. Hatta yani Balkanlar gitmiş, kendi doğduğu, düşünsenize arkadaşlar, kendi doğduğunuz memleketin elinizden çıkmadı, şu düşünün şöyle Artvin'ler Gürcistan'ın Artvin'i Gürcistan'ın aldığını düşün, Kars'lar Ermeniler Kars'ı Allah korusun aldığını düşünün. Aşağı bölgelerimizin Suriye ve Irak'a tamamen katıldığını düşünün. Trakya'mızın Yunanistan'a ve Bulgaristan'a katıldığını düşün. İnsanın kendi doğduğu yerin işgal edilmesi kadar ne kadar kötü bir şey olabilir yani. O yüzden ne kadar teşekkür etsek biz her zaman söylüyoruz. Yani bu ettiğimiz dualar hani bazı arkadaşlara hocam Mustafa Kemal Atatürk ateisti, dini yoktu, şunu bunu dese de insan içindekini bir Allah biliyor. Biz bilmiyoruz arkadaşlar. Kimin bugün gördüğü nice insanlar diğer zamanlar nice insanlara dönüşebiliyor. Ben milli mücadele döneminde bütün herkese Kazım Karabekir, Ali Fatih Cebesoy, Refet Bele hiç ayırt etmem biliyorum. Ata ayırt etme diye bizde bir şey yok. Tarih ayrılmaz. Hepsine Allah rahmet eylesin başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere mekanları cennet olsun inşallah. Vatan için mücadele eden mücahitlerdir. Bunlar benim gözümde bir tarihçi olarak da anlatmaktan her zaman gurur ve onur duyduğum bizim tarihimiz açısından söylüyorum. Hepsiyle de gurur duyuyoruz. Yanlışı vardır, hatası vardır, o olmuştur, bu evet o ayrı bir şey. Saygı ve gurur duymak ise bambaşkadır. Değerliler, bir de ben her zaman söyleyeyim. Dünyada yapılan anketlerde özellikle İngiliz kamuoyunda veya işte Yunan kamuoyunda birinci çıkmıştır hep Mustafa Kemal. Ne ile alakalı söylüyorum? İngiltere'de mesela ikinci çıkar. Sevilmeyen liderler arasında. İngiltere'nin sevmediğini benim sevmemem gibi durum söz konusu daha iyi olamaz. Yunan'ın sevmediği benim başımın tacıdır. Anlaşıldı mı mesela? Evet, başlıyoruz. Mustafa Kemal'in kronolojik sıralaması gelebilir. Her zaman söylüyoruz. O yüzden şu mahalle mektebinden de başlatabilirler. Onu bilmiyoruz. Mahalle mektebi, Şemsi Efendi İptidai, Selanik Mülkiyesi. Dikkat, burayı bitirmedi. Bak, bitirdiği okullar derse ayrı. Bitirdiği yer neresi peki? Aşk üstüne askeri iddia nerede? Manastır. Peki Manastır hangi ülkenin sınırları içinde? Dikkat, dikkat, dikkat. Sınavda geldi. Makedonya. Harp Okulu ve Harp Akademisi hangi şehirdedir? Bu da bir sınavda geldi. İstanbul'dadır. Dikkat. Mustafa Kemal hangi rütbeyle mezun oldu? Kurmay yüzbaşı. İlk görev yeri nere? Şam, 5. Ordu. Şam, 5. Ordu'da kurduğu cemiyetin adı ne? Selanik'te. Beyrut'ta, Şam'da. Onu kime kurdurdu da? Ali Fuat Cebesoy'u kurdurdu. Vatan ve Hürriyet. Her zaman sınavda gelir. Daha evvelden de geldi zaten. İniyoruz. Mustafa Kemal'in tarih sahnesine ilk çıkışı Selanik'ten gönderilen Hareket Ordusu'nun içinde kurmay yüzbaşı olarak gelmesi, Hareket Ordusu'nda İstanbul'daki isyanı bastırırken halka düzenlenen beyannameyi vermesi ve oradan oraya hareket ettiğin ordunun adını da Hareket Ordusu koyan kişidir Mustafa Kemal. Picardi Manevraları. Mustafa Kemal özellikle şapka inkılabını yapacağı ilk o 1910'da. Mustafa Kemal şapka inkılabını ne zaman yapmış? 1925'te. Peki Mustafa Kemal oralarda size bir devlet başkanı olabileceğini tahayyül edebilmiş midir? Y ileride geleceğim fesi kaldırıp şapkayı getireceğim ve düşünsem aklıma gelmez yani. Ama bu olay onu etkilemişti. Onu söyleyeyim. Mustafa Kemal'in Trablusgarp'ta sizler de biliyorsunuz ki gazeteci Mustafa Şerif Bey 1913'teki yani Dünya Savaşı'nın öncesi son görevi dikkat, çok geliyor. Neresidir? Sofya'daki askeri ateşe militer. 15'te Mustafa Kemal albay oldu Çanakkale'de ve kendisine Anafartalar kahramanı unvanı verildi. Mustafa Kemal 16'da tuğgeneral oldu. Çünkü Kafkasya cephesinde Muş ve Bitlis'i kurtardı. Daha önce oldu zaten de ondan sonra tuğgeneral olarak kurtardı. Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na bağlı 7. Orduda görev yaptı. Şeyden sonra Mondros imzalandı. Liman von Sanders çıktı gitti. On üzerine de kendisi ne olmuştur değerli arkadaşlarım? Kendisi Suriye-Filistin Cephesi'nden sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanı oldu. Bu da lağvedilecek. Lağvedilince İstanbul'a gelecek biliyorsunuz. Daha sonra Samsun'a gönderiliyor. Ne olarak? 9. Ordu Müfettişi olarak. 9 Temmuz gecesi Erzurum'da Erzurum Kongresi öncesi askerlik mesleğinden istifa etti. Eskişehir-Kütahya Muharebeleri veya Kütahya-Eskişehir Muharebelerinden sonra Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce ne olmuştur? Askerlik mesleğine başkomutan olarak dönmüştür. Mustafa Kemal'e dikkat, iki savaşta başkomutan. Bir gün sorarlar bak Kütahya Asker Muharebeleri, Sakarya Meydan Muharebesi, başkomutan ya da başkomutanlık demez. Büyük Taarruzlar ya da Dumlupınar Meydan Muharebesi veya Rumeli. Üçlü öncül verir. Hangilerini başkomutan olarak yaptığı soruş? Sakarya ve Büyük Taarruz. Anlaştık mı? Geldik Mustafa Kemal'in hayatını etkileyen şehirler. Doğduğu şehir Selanik. Liseyi geçirdiği şehir Manastır. Harp Okulu, Harp Akademisi vefat ettiği şehir İstanbul. Bu arada biz mülakat sınav sorusuna Mustafa Kemal nerede vefat etti, hangi ilde vefat etti diye sordular. Bu memleketin yarısı sorunun cevap verdiği şeyi söyleyeyim mi? Ankara. Nerede vefat etti? Mer Dolmabahçe. Dolmabahçe nerede? İstanbul'da. Arkadaşlar, biz niye böyle olduk? Mustafa Kemal Ankara'da Anıtkabir'de bugün orada olduğu için naşı Ankara'da vefat etmedi ki. İstanbul'dan biliyorsunuz ki şeyle getirildi buraya trenle getirildi. Yol üzerine karşılamaları, ağlayan insanları görmediniz mi? Oradan buraya getirilmiştir. Yani bu soruya bile artık cevap veremez hale gelmişiz yani memlekette. Neyse, bundan sonrası kolay. Sofya ve Şam. Sofya'da biliyorsunuz asker ataşemliği. Şam'da ilk görev verilir. Özellikle Ziya Gökalp'ten milliyetçilik ve Mehmet Emin Yurdakul'dan milliyetçiliği var. Çünkü Mehmet Emin Yurdakul'un "Cenge Giderken" diye bir neyi vardır değerli arkadaşlar? Şiiri. Devam edelim. Namık Kemal dikkat, Türk milletinin yüzyıllardan beri beklediği sestir. Vatan şairi diye geçer. Tevfik Fikret'in şiirlerini beğenir. Çünkü onun inkılapçılık yönünü beğenir. Onu size söyleyeyim. Yani şunları bir bilmemiz lazım. 1. Mehmet Emin Yurdakul'un "Bu dizelerde ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı buldum" der. Dikkat, bu önemli. [alkış] İki, özellikle Namık Kemal'in Türk milletinin yüzyıllardan beri beklediği ses olarak kendisi ne yapmasıdır? Vatan şairini, vatansever şairini betimlemesidir. Bu önemli. Tevfik Fikret'i biliyorsunuz inkılapçı bir inkılap ruhunu da ondan aldım diyor. Önemlidir. Üç tanesi hakkında bir konuşması var. Dikkat. Geldik buraya baktık bir şu sınav sorusu olarak geldi mi kiminle beraber hazırladı? Afet İnan'la. Bugün.
Üçgen, beşgen diyebiliyorsak onun yazdığı geometrik tabladadır. Geldim özel şu zabit ve kumandan aspal yazıyor ya, subay da yazabilir yani illa zabit yazmasına gerek yok. Şimdi burası önemli.
Nutuğun ilk bilinen diğer adı söylev. Diğer adı Maraton Konuşma. Diğer adı 6 Günlük Konuşma. Zaten sorularımda da yer verdim buna. Özellikle farklı farklı bunları bir bilin. Bir gazete haber dedi, 6 günlük konuşma dedi. Hadi bakalım buyur. Genç şey abi olabilir. 10 Yıl Marşı olabilir. Yani yazmak istesem ben çok şey yazarım ve çok da düşünürüm yani. Ama neymiş cevap? Nutuk.
Nutuk hangi yıllar arasını anlatır Merve? >> 1927. O zaman 1919'da Samsun çıkma ifadesiyle başlar. Ne ile sona erer? Gençliğe Hitabe ile Gençliğe Hitabe. Geçen senenin sınav sorusudur değer arkadaşlar. Bunu bilelim.
Peki Latin alfabesi var mı o zamanlar 1927'de? Yok. 28'de geldi. O zaman ilk baskısı Arap harfleridir. Peki Latin alfabesi yoksa 1927 olan bir şey, 28 olan bir şey 27'de kitaba girmesi imkanı yok. O zaman 1927'den sonraki hiçbir olay Nutuk'ta yazması beklenemez. Örnek Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulması, örnek Menemen olayı, örnek Soyadı Kanunu. Soyadı Kanunu var mı? 34'te nasıl olacak o zaman? Öncesi de yok ama örnek 1914'te . Dünya Savaşı'nın başlamasının nedeni yok. 1915'te Çanakkale, Kafkasya ve Suriye'de yaşadıkları yok. Anlaşıldı mıydı? Bir kısım aralığı yapılmıştır. Bunu da böyle bilelim.
Şimdi geldik, geldik, geldik. Samsun'a çıktım diye başlıyor ve Gençliğe Hitabı ile sona eriyor. Atatürk'ün vefatı, vefat etmeden önce okuduğu sor her zaman sınavda soru olarak gelir. İlla böyle soracak diye bir şey yok. TP Tarih Kurumu tarafından çıkarılan ve adını Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği derginin adı nedir? Cevap: Belleten. Soruyu değiştirdim. Latin harfleriyle basan ilk dergi. Yine Belleten. Evet. Dikkat.
Geldik buraya. Kendisi biliyorsun önce Etnografya Müzesi'e daha sonra Anıt Kabir'e Adnan Menderes zamanında taşımıştı. Bir şeyi de daha bu arada yeri gelmişken kendisi söyleyeyim. Eee, biliyorsunuz ki Atatürk'ü Koruma Kanunu var. 5816. Ama bu kanun değerli arkadaşlar Atatürk'ün kendi zamanında Atatürk'ün çıkarttığı bir kanun değildir. Bak burayı lütfen bir artık anlayalım. Şimdi bir şey anlayalım. Ondan sonra hani ben televizyonlarda çok kaldırın bu yasayı da konuşalım artık hani var ya konuşalım diye bildiği iki tane şey var. Kaldırın yasayı da arkadaşlar yasayı adam kendi sağlığında kendini korumak için çıkarmamıştır. Bu yasa Adnan Menderes tarafından çıkarılmıştır. Atatürk'ü Koruma Kanunu. Tamam. Bugün Atatürk'e hakaretten biliyorsunuz yargılanıyorsunuz. Bu yargılamanın sebebini oluşturan kanun Adnan Menderes'tir. Sakın CHP ve DSP'nin ön zamanı zannetmeyin veya Atatürk'ün kendi sağlığında kendisini koruyacak şekilde bir şey değil.
Mustafa Kemal vefat ettiğinde ülkemizin başbakanı Celal Bayar, ülkemizin Genelkurmay Başkanı Merve >> Fevzi Çakmak. Tak diye cevap vereceksin kız. O ne öyle duruyorsun? Fevzi Çakmak. Vallahi askere gönderirim seni. Bak geldik buraya. Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasını bıraktığı bir sınavda geldi. İsmet İnönü'nün çocuklarının öğrenimi. Burası çok ilginçtir. Doğru mu? İsmet arası bozuk. Hatta belki de bazı kişiler bazı tarihlerde iddia ettiği gibi İsmet'in öldüğü söylenmiştir ona. O da çocukların işte Erdal İnönü falan ona bıraktığı söylenir. Tabii bilinmiyor tabii. Ben hani böyle söylüyorum ama niye zaten İsmet'i bırakması abes olur hoca del. Ama burada çocukların öğrenimine biçim bırakması sanki bir şey babasız kalıp da ben ona bakıyorum anlamında kullanılıyor. İlginçtir burası.
34'te kim aday gösterdi? Venizelos. Venizelos kim? Yunan. Yunan bizi neye aday göstermiş? Nobel Barış Ödülü'ne. Allah Allah. Bayram değil, seyran değil. Enişten beni niye öptü? Niye öpmüş enişten? He >> 1919 öpmeye geldiydiniz bizi. 22'de biz öptük sizi de. Şimdi tekrar niye geldiniz? Çünkü seni kim tehdit etti? Adolf Hitler tehdit etti. Yunan dedi, "Seni adalarınla beraber alacağım" dedi. Aman oğlan bunu bir dese var ya Adolf Hitler şu an dese ben korkarım. Çünkü adam yapacağını söylüyor ve yapıyor. Şimdi yapacağını söyleyip yapamamak var. Yapacağını söyleyip de dünyanın kamuoyunda yapmak var. Adam bunu başarmış. E bunu başarı o zaman sen korkmam mı? Vereceğiz ilk uçaklar geldi lan. Korkudan hangi meseleyi çözdü? Ahali yani nüfus mübadelesini çözdü. Hemen işte Balkan Antı. Hemen oradan dedi ki Mustafa Kemal'de aday gösterelim. Mustafa Kemal Nobel Barış Ödülü'nü almamıştır. Dikkat et. Ama Nobel Barış Ödülü'nü biri almıştır. O gün kimdir?
Bir de bir şey daha söyleyeceğim. Mustafa Kemal'in doğum tarihi kaç? >> Peki Mustafa Kemal 100. doğum tarihi kaç olur? >> Bravo. Bravo. Bravo. 1981. Peki mantıken dünyada önemli yüzyıllarda bir kuruluş muhakkak ki o yılı ilan ediyor. Örnek Kaşkar'la Mahmut Yılı, Ahmet Yesevi Ahmet Yesevi yılı, Hacı Bektaşi Veli yılı, Hacı Bayram Veli. Tamam bizde de var bir tane. Mustafa Kemal Atatürk. Dikkat Time dergisine ilk kapak olan Türktür. Bu bir. 2. Dikkat dikkat. Bak buraya yazmadım. Bilerek sona bıraktım. UNESCO tarafından 1981 tarihinde ne olmuştur? Vefatının 100. yılı anılmıştır demesi. Hangi kuruluşmuş bunu? UNESCO. Vefatının 100. yılında Atatürk yılını ilan eden kuruluş. Bir sınavda geldi. Tamam. Bir kere daha söyleyeyim. Mustafa Kemal Atatürk'ü 1981'de hangi kuruluş dünya gündeminde hangi yılı ilan etmiştir? Atatürk yılı ilan etti. Hangi kuruluş >> peki? UNESCO hangi kuruluşa bağlıdır? UNESCO nereye bağlıdır? Ana kısalttım ya. Merve Bolu Meclisi. >> Birleşmiş Milletler var mı sıkıntı? Evet. UNESCO'yu da söylemiş olduk.
Geldik şöyle. Efendim Atatürk'ün hayatı ünitemiz bu kadar. Gelebilecek herhangi bir sınav sorusu. Genelde Atatürk'ün lafları sözleri üzerine olabilir. Kişisel özellikleri olabilir. Şam özellikle çok çok önemli. Beş şehrin arasına son eklendiği için genelde dört şehir olarak biliniyor. Son lise mezunları yani şöyle lise mezunları 2015'te mezun olan ya da 2016 liseden mezun olan o zamanlara kadar ne öğreniyordu? Dört şehir öğreniyordu ama beş şehir olduğunu unutmayalım. Atatürk'ün hayatından herhangi bir soru gelirse kaçıracağınıza dair herhangi bir şey endişem yoktur. Nereye gidiyoruz şimdi? Atatürk dönemi iç politikaya. >> [Müzik]