Transcription
Abone ol, abone ol.
Yargılama, toplum yaşamında bireyler arasında ya da bireylerle devlet arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların yargılama yöntemleri kullanılarak çözümlenmesidir. Bir kişinin hak ve hürriyetlerden korunmasının başta gelen koşulu, hukuk kurallarına uyulmasının bağımsız mahkemelerce denetlenmesinin sağlanmasıdır. Bu konularla bağlantılı olarak kullanılacak anahtar kavramlar: Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Hakimler ve Savcılar Kurulu ve Uyuşmazlık Mahkemesi'dir.
Bu programı izledikten sonra; yargı yetkisinin kapsamı ve özellikleri nelerdir? Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş ve görevleri nelerdir? Adli ve idari yargı düzeninde uyuşmazlıklar ne şekilde çözümlenir? Sayıştay'ın görevleri nelerdir? Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kuruluş ve görevleri nelerdir? sorularına cevap bulabileceksiniz.
[Müzik]
Bu programı, yargılama kavramının açıklayarak başladık. Ardından, kişi hak ve hürriyetlerinin başta gelen koşulunun hukuk kurallarına uyulmasının bağımsız mahkemelerce denetlenmesinin sağlanması olduğunu belirttik. Demek ki hukuk devletinin temel kurumlarından olan yargı yetkisinin her türlü baskı ve etkiden uzak bir biçimde yürütülmesi gerekiyor.
Anayasa, yargı bağımsızlığını iki ayrı maddede vurgulamıştır. 138. madde mahkemelerin bağımsızlığını düzenlerken, 139. maddede hâkimlik ve savcılık teminatı kuralılaştırmıştır. Anayasa'nın 138. maddesine göre hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Anayasa, hakimlik ve savcılık teminatını da 139. maddede şu şekilde düzenlemektedir: Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Kendileri istemedikçe altmışbeş yaşını bitirinceye kadar emekliye ayrılamaz. Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Özetlersek; yargı anayasada bir yetki olarak düzenlenir. Yargı yetkisi, bireyler arasında ya da bireyler ile devlet arasında çıkan uyuşmazlıkları çözer. Yargı yetkisi, temel hak ve hürriyetlerin korunmasını sağlayan bir yetkidir. Bu nedenle yargının yasama ve yürütme karşısında bağımsız olması gerekir. Nitekim anayasada yargının bağımsız mahkemeler eliyle kullanılacağı düzenlenmiştir.
Anayasada mahkemelerin bağımsızlığını sağlamak üzere hakim ve savcılar için iç ve hâkimlik ve savcılık teminatı öngörülmüştür. Yargının yasama ve yürütme organlarının etkisinde kalmalarının önlenmesi amacıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu oluşturulmuştur. Anayasa'nın 159. maddesine göre Hakimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar. Hakimler ve Savcılar Kurulu 13 üyeden oluşur. 2 daire halinde çalışır. Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
Anayasa'nın 140. maddesine göre mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri yasalarla düzenlenir. Ancak yüksek mahkemelerin kuruluşu anayasayla düzenlenmiştir. Anayasa, yüksek mahkemelere yer vermek suretiyle birden çok yargı düzeni de oluşturmuş olmaktadır.
Eğer birinde yargı çeşidi veya yargı kolu olarak adlandırılan yargı düzeni, hukuki nitelikleri bakımından bir bütün teşkil eden uyuşmazlıkların ayrı bir yargılama usulüne tabi tutulmasını ifade etmektedir. Yargı kolu kavramı, yüksek mahkemelerden hareketle de tanımlanır. Buna göre yargı kolu, kararları aynı yüksek mahkemede temyiz edilen mahkemelerin oluşturduğu düzen olarak tanımlanabilir. Yüksek Mahkeme, alt dereceli mahkemelerin kararlarını denetleyen mahkemedir. Temyiz denilen bu denetim yolu, yargı düzeninde kararlar arasında uyum ve birlik sağlanmasına da yaramaktadır.
Anayasada anayasa yargısı, adli yargı, idari yargı başlıca 3 yargı düzeni bulunmaktadır. Adli ve idari yargı mercileri arasında görev ve hüküm uyuşmazlıkları çıktığında, bu uyuşmazlıkları çözümlemek için Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur.
Kanunların yasaya uygunluğunu denetlemekle görevli anayasa yargısında bu görevi Anayasa Mahkemesi yerine getirir. Anayasa Mahkemesi on beş üyeden kurulur. Üç üyeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi, kalan 12 üyeyi ise Cumhurbaşkanı seçer. Üyeleri 12 yıl için seçilen Anayasa Mahkemesi'nin görevleri kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemekle sınırlı değildir. Örneğin, Anayasa Mahkemesi iptal davası yoluyla kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler.
Anayasa Mahkemesi'nin bir başka görevi de şudur: Görülmekte olan bir davada mahkeme uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararname hükmünü Anayasaya aykırı bulursa ya da taraflardan birinin anayasaya aykırılık itirazının ciddi olduğu kanısına varırsa, kendisine yapılan itiraz üzerine bu incelemeyi yapar. Bunlardan başka Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla yargılama yetkisine sahiptir. Anayasa Mahkemesi ayrıca milletvekilliğinin düşmesine ve yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi kararlarına karşı yapılan itirazları inceler, siyasal partilerin kapatılmasına ilişkin davaları görür ve siyasal partilerin mali denetimlerini yapar. Son olarak Anayasa Mahkemesi'ne 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile bireysel başvuruları inceleme yetkisi verilmiştir.
Adli yargı, ceza davalarının ve kişiler arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği genel yargı düzenidir. Bu yargı düzeninin yüksek mahkemesi Yargıtay'dır. Anayasa'nın 154. maddesine göre Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca Yargıtay, kanununda gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Adli yargı düzeni içindeki mahkemeler hukuk ve ceza mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Hukuk mahkemeleri sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan asliye ticaret mahkemeleri, iş mahkemeleri, kadastro mahkemeleri gibi diğer mahkemelerden oluşur. Ceza mahkemeleri ise sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleridir. Adli yargı düzeninde Yargıtay'ın iş yükünü hafifletmek üzere Bölge Adliye Mahkemeleri de kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemeleri'nin esas görevi, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamaktır.
Yürütme ve idarenin hukuka ve işlemleri iptal etmek, idari işlem ve eylemlerden zarar görenlerin zararlarının tazminini sağlamakla görevli yargı düzeni idari yargıdır. İdare ve vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri idari yargı mercileridir. İdari yargı düzeninin yüksek mahkemesi ise Danıştay'dır. Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunda gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Sayıştay aslında bir yargı mercii değildir. Ancak gördüğü hizmetin niteliği ve çalışma usulünün yargısal usule yakınlığı nedeniyle yargı bölümü içerisinde düzenlenmiştir. Kanunda da Sayıştay, hesap mahkemesi olarak nitelendirilmektedir. Anayasa'nın 160. maddesine göre Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareleri ile Sosyal Güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştay'ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Ancak bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz. Sayıştay'ın sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlanması, yargılamaya esas rapor hazırlanması, yargılama ve temyiz olmak üzere üç aşamada gerçekleşir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, vergi benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasında çıkan uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. Bu, görgü kollarının görevlerini düzenleyen yasalar mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıkmasını önlemektedir. Birden fazla yargı düzeninin varlığının kaçınılmaz sonucu olan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının çözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur. Anayasa'nın 158. maddesine göre Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Programı, yargı bağımsızlığıyla ilgili açıklamalarla başladık. Ardından mahkemelerinin kurulması ve yargı düzenlerinde özellik. Anayasada anayasa yargısı, adli yargı, idari yargı olmak üzere başlıca üç yargı düzeni bulunmaktaydı. Bu yargı düzenleri ile ilgili kısa açıklamalarda programı tamamladık. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve idari yargı ders kitabının 2. ünitesinde yer almaktadır.