Transcription
Merhaba değerli dostlar. 16 Temmuz Perşembe günü yeni bir dosya programıyla karşınızdayım. Şimdi bütün herkese haber vereceksiniz eminim ki eee programımız başladı diye. Herkese duyuracaksınız ki herkes de gelsin bir an önce programımıza başlayalım.
Ama gün geçmiyor ki yeni bir gözaltıyla, yeni bir operasyon haberiyle uyanmayalım. Her sabah acaba bugün ne oldu diye yataktan kalktığımızda ne oldu diye merak içerisindeyiz. Gece çok geç geç saatte yatıyorum zaten. Sabah da çok erken kalkmak zorundayım yayınlar için ve gündem takibi için. Her sabah kalktığımızda mutlaka bir operasyon haberiyle uyanıyoruz. Ünlülere ünlülere uyuşturucu eee operasyonu. Ardından eee bir öğreniyoruz eee sanatçı Levent Üzümcü gözaltına alınmış. Nasuh Mahruki'nin paylaştığı Twitter için resen soruşturma başlatılmış. Sonra gözaltı haberiyle uyanıyoruz. Sonra öğreniyoruz ki Beykoz Belediyesi'ne de ikinci bir operasyon yapılıyor. Orada da gözaltılar var. Bir taraftan Büyükçekmece Belediyesi ile ilgili iddianame çıktı. İddianame ile birlikte de >> iddianameyle birlikte de eee bugün duruşmanın ilk günü vardı. İddianamenin eee duruşmasının ilk günü vardı. O da başladı. Eee, daha öncesinde de hafta içi Gazi Osmanpaşa Belediyesi'nin e davası vardı. O görüldü ve ara karar verildi. Bir kişi tahliye oldu. Diğer kişilerin tutukluğuna devam edildi.
Öyle bir gündem içerisindeyiz ki artık isimleri de unutuyoruz, operasyonları da unutuyoruz. Takip etmekte de çok zorlanıyoruz. Gazeteci meslektaşlarımız, özellikle adliye muhabirleri adliye adliye gezmeye başladı. Çağlayan Silivri, Anadolu Adliyesi ve diğer adliyeler. Bolu davası devam ediyor. Bolu'daki Bolu Belediyesi'nin davası bir şekilde görülmeye devam ediyor. Antalya'da eee ki biliyorsunuz bunlarla ilgili dava görülüyordu. Her tarafta bir eee dava süreci takip ediyor. İnanılmaz bir yoğunluk var davalar anlamında ve ne hikmetse sadece muhalifler yargılanıyor. Yolsuk operasyonlarında elbette ki herkes yolsuzluk söz konusu olduğunda yargılanması gerekiyor. Ama siz lakinsiz adı, sanı, partisi, kişisi, şöhret ne olursa olsun bununla ilgili adil yargılanma yapılmak zorunda. Ama ne yazık ki biz adil yargılanmanın yapılmadığını görüyoruz. Daha doğrusu izlenen yöntemler ve aynı zamanda mevcut iktidarın belediyelerine yapılmayan operasyonlar bu yorumun yapılmasına sebebiyet veriyor.
Aziz İhsan Aktaş'ı biliyorsunuz meşhur Aziz Ihsan Aktaş iş insanıymış. Bu iş insanı ne yapıyor? İhalelere giriyor. Özellikle temizlik ve çevre ve temizlik ihalelerine. İhalelerdeki hak edişlerini alabilmek için de göya rüşvet veriyormuş. O rüşvetler karşılığında da işte ya taşınmaz veriyormuş araba gibi veyahut da seçim dönemlerinde yardım ediyormuş veya almak için para yardımı yapıyormuş. Bu para yardımlarını yaptığında da belediye başkanlarını etki altına alıyormuş. Araştırılması gerekiyor mu? Gerekiyor. Ama bir kişinin bütün belediyelerde işlem yaptığını gördüğünüzde bir belediyeye rüşret verip de diğer belediyeye rüşret vermediği ortam olmaz. Şimdi Gazi Osmanpaşa Belediye Başkanı, Avcılar Belediye Başkanı şu anda Aziz Sanaktaş'ın beyanlarıyla tutuklu. Görevlerinden alındılar ve tutuklular. Bakın Aziz Sanaktaş ne diyor? Seçim döneminde ben araba yardımı yaptım diyor. Araba yardımı yaptım diyor. Bu arama araba yardımıyla ilgili soruşturma başlıyor, tutuklanıyor, yargılama devam ediyor. Doğru. Peki Isparta Isparta Belediye Başkanı ihale verdikten sonra kendisinden araç istemiş. Audi A8 marka bir araç vermiş. 8 milyon civarı filan diyorlar işte. 8 milyon mu? kaç kaç milyonsa daha yüksek bir rakamda hediye ediyor. Canımı bile veririm diyor ona. Sonrasındaysa eee 5 tane mi 10 tane de eee normal binek araba veriyor. Başka arabalar veriyor. Bunları hediye mahiyetinde verdiğini söylüyor. Belediyenin envanterine giriyor. E şimdi bir tarafa ihale aldıktan sonra verilen eee arabalar diğer tarafta seçim için verdiğini iddia ettiği arabalar. Diğer belediye başkanları tutuklu. Isparta'da herhangi bir şey yok. Aynı şekilde Aydın Belediye Başkanıyla ilgili yargılama vardı. Beraat etti. AKP'ye geçince beraat etti. Demek ki burada siyasi bir sahip olduğunu düşünüyoruz.
Mesela Gazi Osmanpaşa davasında değerli dostlar Aziz Ihsan Aksar Rüşvet davasında Erdal Celal Aksoy soruyor. Diyor ki para verdiğini para verdiğinizi iddia ediyorsunuz. Para nerede kime verdiniz diye soruyor Aziz Ihsan Aktaş cevap veriyor. Gürkan Dölekli verdi. Ben vermedim. Parayı siz almadıysanız o zaman Ekrem İmamoğlu'na gitmiştir diye cevap veriyor. Aynen böyle cevap veriyor. Mahkeme Sekbis'le Gürkan Dölekli'ye bağlanıyor. Aziz Sanaktaş'ın orta rüşvet verdiği iddia edilen kişiye ne cevap veriyor biliyor musunuz? Kesinlikle üstüne basarak tekrarlıyorum. Ben kesinlikle kimseye rüşvet vermedim. Ben o tarihlerde İngiltere'ye uçtum. Uçuş bilgileri mahkemeye sundum. Ben asla kimseye para vermedim. Ne 300, ne 200, ne 20. Hiçbir şekilde kimseye para vermedim. Ne Baki Aydöner'e, eee, ne Seza Büyükçuluha'ya ne de Erdal Celal Aksoy'a para vermedim diyor. Hadi buyurun. Hadi buyurun. Bu kişinin ifadeleriyle belediye başkanları tutuklandı ve görevinden alındı. Hadi buyurun.
Dava ne olacak şimdi? Yine gözaltılarla dedik ya. Levent Üzümcü. Hangi tweet'ten alındığını da bilmiyoruz ama eee tweetleri verebilirsek Eren. İki tweet var. Bu iki tweet'ten dolayı Levent Üzümcü gözaltına alındı. Burhaniye'deydi. Gözaltına alındı, getirildi. Eee, burada savcılığa çıktı. Savcılığa çıktıktan sonra ise değerli dostlar ifadesi alındı. Eee, halkı yanıltıcı bilgi vermeydi galiba değil mi? Bununla ilgili ifadesini verdi. Az önce haberler düştü tabii ki. adli kontrolle, evapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Burada yaptığı yorumlar seçim kaybedeceğini bildiği için deliye dönmüş, sosyal medya çomarlarına, yargı figürlarına ve kolluk güçlerine bel bağlamış, faşizmini oturtturduğu rahle haliyle cühalan oluşan bir sistem baskı, şiddet, tehdit ve şantaj yoluna devam etmeye çalışıyor. Aslında olan biten bu. Burada bu yazıyor. Diğerinde bu ülke çok liyakatsiz bir güruh tarafından çok kötü yönetiliyor. Ya bu iş bilmezlerden kurtulacağız ya da soyumuz bizi lanetle anacak. Bu iki tweet nedeniyle gözaltına alındı Levent Üzümcü. Az önce de çok şükür diyeceğiz artık buna da çok şükür diyebileceğimiz noktaya geldik. Çok şükür tutuklanmadan eee kendisi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Diğer gözaltına alınan kişilerden biri ise Nasuh Maruki. Nasuhu Maruki'nin tweetini de verelim. Eee dün 15 Temmuz'du. 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümüydü. 251 yurttaşımızı şehit verdiğimiz bu günde, bu hain hainlik gününde eee öfkemizi, o gün yapılanları tekrar hatırlatabilmek için anıyoruz ve şehitlerimizi de bir kez daha rahmetle, gazilerimizi de minnetle anıyoruz. E Nasu Mariki de 15 Temmuz'da eee bir tweet atıyor. Diyor ki daha önce Sözcü Gazetesi'e yazmış olduğu bir yazıyla alakalı üstüne alıntı yaparak 15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD'dir. Fiili feda etmiştir. Fiili feda etmiş. Veziri almıştır. Erdoğan'ı şah yapmış. Türk milletini mat etmiştir. Şimdi buradaki kastını da mahkemede şöyle dile getiriyor. Eee, ben diyor bunun zaten daha öncesindeki istihbarat raporlarında olduğunu yazdım ve bunu bütün kamuoyu da biliyor ki belgesellerde de ve birçok eee resmi belgelerde de bunlar açıklandı. buraya atıf yapıyorum diyor ve bunu darbenin Amerikan destekli olduğunu Fethullah Gülen denen hain tarafından yapıldığını içerideki eee işbirlikçilerle birlikte bu darbenin düzenlendiğini ima ettim. Kastım budur diyor. O da eee halkı yanıltıcı bilgi verme işte halkı kim ve isyana teşvik. Bunlar çok artık moda şeyler oldu. Eee kimin nereden gözaltına alındığını ne yazık ki bilmiyoruz. O da şu anda gözaltında. İfadesi bitti. Eee, eğer bununla ilgili son dakika haberi gelirse arkadaşlar da baksınlar. Eee, bunlarla ilgili de size bilgiyi e veririm değerli dostlar.
Ama gündemi kasıp kavuran ahbap soruşturması, Haluk Levent soruşturması. Günlerdir bunu konuşuyoruz. Günlerdir. Çünkü ifadeler gündeme düştükçe ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bu kadar para nereye gitti? Kim ne yaptı? Nasıl yaptı? Buradaki Haluk Levent'in rolü nedir? Abbaba yapılan yardım paraları kullanıldı mı, kullanılmadı mı? Haluk Levent neden susma hakkını kullandı? Bütün hepsinin ayrıntılarını öğrenmeye çalışıyoruz ve anlamaya çalışıyoruz. Bakın, çok samimi söylüyorum değerli dostlar. Ben hala anlayabilmiş değilim. Bu kadar para nereye gitti? Haluk Levent bu kadar parayı niye aldı? Nereye gitti? Ve bu paralarla ilgili eee nasıl bir bataklık içerisine düştü? Bütün ifadeleri okuyorum. Bütün ifadelerde subut bulan eee somut nesneler var. Ama bu paraların nerede kullanıldığıyla ilgili ve nasıl aklama yapıldığıyla ilgili bir tespiti yok. Bir tespit yok. İfadelerde de soruşturma evraklarında da ilerleyen zamanlarda bunun ayrıntılarını daha net göreceğiz gibi geliyor savcılık makamlarından. Ama savcılık çok iyi bir eee insicam yakalamış. Nasıl yakalamış baştan anlatmamız gerekiyor. Haluk Levent'tin gözaltına mali şube tarafından gözaltına alındığı görüntüleri görüyorsunuz. Eee devam edelim biz. eee nerede başlıyor? Şile Belediyesi'nin düzenlemiş olduğu Şile Bezi Festivalindeki konser organizasyonları soruşturmasıyla başlıyor. Aslında bu konser organizasyonuyile ilgili bir soruşturma başlıyor. Diyorlar ki bu organizasyonu yapanlar, bu organizasyon içerisinde bulunan sanatçılar e çıktılar ama onların aldığı paranın çok daha üstünde paralar alınmış gibi gösterildi. Bu aradaki farkı kapatabilmek için de sahte faturalar kesildi. Bunu yapan aslında ihale alan bir firma var. Eee ama o sadece paravan. O da sur müzik. E bu sadece Paravan. Alttaki koşan adam. O da Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'e ait. Haluk Levent'in soy ismi asıl acil. Haluk Levent e soyismini sonra kullanıyor. Berkant Acil'in sahibi olduğu şirketler var. Bu şirketlerde eee yüksek yüksek tutarlı paralar var. Mesela neler olmuş? hesabına çok yönlü yatır paralar girip çıkmış. 2024 yılın Ağustos ve Eylül aylarında 97 milyon para gelmiş. Yeliz Kaya tarafından da bu hesaplara 1,5 milyon dolar para yatırılıp çekilmiş. Geri gelmiş birbirine göndermişler. Belediye hak edişlerini Berk Ulu, Mert Ulu ve farklı kişi ve şirketler üzerinden tekrar onların hesaplarına döndüğü bir sistem oluşturulmuş. Yani Ana firma ihaleyi alıyor. Sur müzik artta Berkant Acil'in firması var. Asıl işi o yapıyor. Birbirleri arasında faturalarla paralar e dolaşıma giriyor. Eee Berkant Acil'e ait olan şirketler ait olan şirketler HL Sigorta, IMESTA Food Lojistik, Koşan Adam Müzik Yapım menajerlik, eee Koşan Trade Gıda Temizlik, Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon eee Palmak Orman Ürünleri şirketleri bunlar. Eee MASAK raporundaki belirtilen eee şirketler bunlar. Az önceki tabloya geri dönme şansımız var mı? Buradaysa 97 97.3 milyon TL'lik bir para giriş çıkışı var ve 1,5 milyon dolarlık bir para hacminden bahsediliyor.
Savcılık aslında soruşturmaya buradan başlıyor. Bu para transferlerini incelerken Yelis Kaya ismine denk geliyor. Yelis Kaya kimdir diye bakıyorlar. Çünkü hesabında çok büyük para transferleri var. Yelis Kaya normal sigortalı çalışan biri. Hesabındaki para hareketlerini gördüğü zaman eee soruşturmayı yürütenler diyor ki bu Yeliz Kaya kim? Onu incelemeye alıyorlar. Onu incelemeye aldıkları zamansa hemen Yeliz Kaya la birlikte yine çok fazla para transferi olan üç isme daha ulaşıyorlar. Zafer Yay, Emrak Gödeliner, Alper Çelik. Yeliz Kaya'nın hesaplarındaki paraajmine bakar mısınız değerli dostlar? 2024 yılında 5 milyar Türk lirası, 2025 yılında 10 milyar Türk lirası, 2026 yılında operasyon yapılana kadar olan kısımda 4 milyarın üzerinde para hareketliliği var. işlem hacmi var. Devasa para. Ya birçok holding, sanayi kuruluşu, üretici, eee, birçok zengin diye bahsettiğimiz varlıklı şirketler inanın bu para hacimlerine ulaşamıyorlar. Sigortalı çalışan, asgari ücretten biraz daha iki katı maaş alan bir kişinin hesabında dönen paralar bunlar. Ve bu paralar iki tane Devlet Bankası'a dönüyor bu paralar. Devlet Bankası'nın tespiti var mı? Hayır, yok. Savcılık Sile soruşturmasını açmasa Yeliz Kaya diye birinden ve Yeliz Kaya'nın hesaplarındaki bu kadar büyük tutarlı e para hareketlerinden kimsenin haberi olmayacak. Bir şimdi bankaların bu tür işlemlerde eee şüpheli işlem bildirimi yapma zorunluluğu da var. Mesuliyeti var. Ama soruşturma içerisinde eee bu kişilerden herhangi birinin adı geçiyor mu? Hayır.
Devam edelim. Yeliz Kaya ifadesinde diyor ki ben bu hesapları kendim kullanmıyorum. Bu hesapların hepsini Haluk Levent kullanıyor diyor. İlk ilk ifadesinde ilk ifadesinde bunu kullandıktan sonra ne tesadüftür? Başaran Holding diye bir firmada hemen savcılığa gidip suç duyurusunda bulunuyor. Diyor ki benim 60 milyon dolarlık mal varlığım vardı. Ben kızım öldüğünden dolayı onun adına yurt yapılacağı kanısıyla inandım. Haluk Levent'e verdim. Ama Haluk Levent bana hiçbir para ödemeden, taahütlerini yerine getirmeden bunları 3üncü kişilere devretti. Ben bu şirketlerin hepsini Haluk Levent'in talimatıyla Yeliz Kaya'ya devrettim çoğunu. Yeliz Kaya da bunların hepsini eee başka şirketlere devretti. Önder diye Esen Önder diye kişiye devretti. Sonrasındaya Yeliz Kaya'nın tekrar ifadesi alınıyor. Bakın Yeliz Kaya'nın ifadesindeki önemli kısımları anlatmak istiyorum. Ben sigortalı çalışan bir elemanım. Bütün hesaplarımı Haluk Levent'in söylediği işlemleri yaparak kullandım. Berkant Acil ile tek ilişkim yine Haluk Levent'in talimatlarıyla ilerile para göndermekten ibarettir. Muzaffer Köse'yi Haluk Levent'in eski arkadaşı olduğu için tanıyorum. Benim Ahbap'la bir bağlantım yoktur. İç işleyişini bilmiyorum. Ahbap Derneği ile benim hesabım üzerinden yapılan para transferleri tamamen onun talimatıyla yapıldı. Yani Halık Levent'i kastediyor. Halık Bey bana dernek başkanı olduğu için derneğe derneğin borçlanabileceğini söylemişti. Levent Akber isimli firmaya ortak olacağını söyleyerek Güney Köse'ye para göndermişti ama akıbetini bilmiyorum. Benim adıma düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaları Levent benim imzam olarak kendisi atmış. Hatta attığı imza benim imzam bile değil. Yani sahte imza. Zaten bu yüzden çekleri piyasadan topladılar. Ben taşınmazları Levent'in borçlu olduğu Esin Önder Çağyan'a devrettim. Onun söylediği başka kişilere de devrettim. Devrettiğim kişileri tanımıyorum ama onlara borçlu olduğunu söylemişti. Bu taşınmazları müteahitlere borçlanarak alacağını, bunlara da vadeli senetler ödeyerek düze çıkacağını söylüyordu. Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı. Beni kullanmış oldu. Ben çok zor durumdayım. Tutukluyum. Onun yüzünden bankalara borçlandım. Kredi kartlarım tükendi. Haluk Levent beni kendi borçlarından dolayı yakmıştır." diyor. Geliz Kaya'nın ifadesi böyle. eee gerçekten de hesaplarını Haluk Levent kullandığını da ikrar ediyor ifadesinde. Evet diyor, "Ben kullandım o hesapları. O hesaplar bana ait. Hatta" diyor İçişleri Bakanlığınna da bildirdim ben bunları. Diyor. Onun için diyor eee bu hesabın bana ait olduğunu bankadakiler de biliyordu. İçişleri Bakanlığı da biliyordu diyor.
Devam edelim arkadaşlar. Burada Haluk Levet neden gözaltına alındı? Bu Köse denilen eee şirket ortakları pirmden kaçtıkları tespit edilmiş. Savcılığın iddiasına göre Haluk Levent'in de yurt dışı yasağı olmasına rağmen İzmir'den eee ilk başta Almanya'ya gitmeye çalıştığı, sonrasında karayoluyla Bursa üzerinden İzmir'e gideceği eee telefonunu kapattığı eee ve şüphe şüphe uyandırdığı gerekçesiyle operasyon yapıldığını bildiriyor. Şimdi az önce de bahsettim. Yeliz Kaya ile bağlantılı olan üç isim var. Bu isimlerde çok büyük para transferleri var. Emrak Gödeliner, Zaferyay ve Alper Çelik. Bakın değerli dostlar, Emre Emrah Gödelner'in işlem hacmi para transfer orada yanlış olmuş herhalde. Para transferleri diye yazmış. Yazım hatası var. 3.4 milyar TL giriş, 7 milyar TL çıkış olmuş. Kimden? Emrah Gödeliner'den. MASAK raporuna göre idari ve mali işler sorumlusu Ahbab'ın Emrak Gödeliner'in hesabındaki eee işlem hacmi bu. Aşağıda da görülüyor zaten hesabın. Devam edelim. Alper Çelikin eee hesabında rapora göre eee hırsızlıktan takipsizlik, dolandırıcılıktan dava açma, bedel senet kullanımında üç ayrı dava filan var. İşlem hacmi 2000-2024 yılları arasında 780 milyon giriş, 670 milyon da çıkış var. 2023'te aylık maaşı 9.000 L değerli dostlar. Yani zaten bu tür para hareketlerinin kendi adına olmadığı eee ya da normal yollarla kazanabileceği, kazanamayacağı eee çok açık. Devam edelim değerli dostlar. Zafer Yay en çok eee para transferlerinin gerçekleştiği kişilerden biri. Zafer Yay'ın eee burada para hareketinde önemli kişiler var. Yine Emrah Gödenilere gönderiyor 238 milyon. Bir de bir yatırım firmasına gönderiyor değerli dostlar. Maxa yatırım. Maxa yatırım borsa, kripto, forex gibi piyasalarda işlem yapan bir yatırım kuruluşu. Maxa yatırıma para yatırıyor ki Haluk Levent de eee ben uslanmaz bir borsa yatırımcısıyım diyor. Eee ve orada borsada oynadığını çok para kaybettiğini beyan ediyor. Maxa yatırımdan hem para gönderiyor hem para alıyor. Diğer isimlerde de Nurdan Eriş'ten 23 milyon. Bu isimleri anlatacağız. Ece Güner'den 21 milyon gelmiş. Alper Çelik'i az önce anlattık. Müge Sözen 48 milyon lira gelmiş ki Haluk Levent'in menajeri kendisi. Mehmet Ulu 82414.000 buile Şile'deki konser organizasyondaki şirket sahiplerinden biri. Aynı zamanda gönderiyorlar. Maxa yatırım menkere 439 milyon lira para çıkışı oluyor. 439 milyon lira borsada oynanmak için gönderiliyor. Eee yine burada Nurdan Eriş'e 41 milyon lira para çıkışı oluyor ve liste böyle uzayıp gidiyor. Devam edelim. Burada eee borç açıklamaları dikkat edin. Eee bunu yan tarafa da verelim. Ece Güner'in gönderdiği parada borç veriyorum 400.000 ABD doları karşılığı diye bahsediyor. Yanında da elden teslim aldığım hurda altın bedeli diye yazıyor. Borç verdim. Borç ödeme, borç iade, ahbap borç, borç, haluk acil adına bütün yaptıkları para transferlerini borç olarak yazıyorlar. Borç ödeme olarak yazıyorlar. Ve bu da bir sistem aslında. Bu da bir sistem. Devam edelim. Burada bir geçmede. Şurada ikinci sırada bir para transferi var. Görüyor musunuz değerli dostlar? Bunu unutmayın. Eytaş Kuyumculuk. Eytaş Kuyumculuk. Bu isimleri biz nedense hep aynı yerlerde görüyoruz. Aynı isimlerde, aynı kişilerde görüyoruz. Eytaş Kuyumculuk'tan para girişi olmuş. Altın vermiş. 9 milyon lira para girişi olmuş. Oradan devam edelim arkadaşlar. Eee, bu da 1,5 milyar TL'lik para işlem hacmi. Devam edelim. Bunu da geçelim. Bunu vermiştik. Alper Çelik. Şimdi Alper Çelik'le ilgili de eee, Abbap'la ilgili herhangi bir bağım yok diyor ama yönetim kurulunda yer almış. Alper Çelik. eee, Masak raporunda yazıyor. Ahbap gibi o dönemde bütün herkesin güvendiği, bağışların geldiği, eee, insanların koşulsuz, şartsız, amasız, lakinsiz, eee, yaşanan bütün güvensizliklere rağmen güvenmek istediği bir kanal bulduğunda, eee, orada hizmet veren kişilerden bir tanesi. Şimdi bu kişilerin, eee, toplumda birçok eee, özelliklerinin çok farklı olmasını beklersiniz. Alper Çelin ne yazık ki elde veya üste taşınan eşeği özel beceriyle almak suretiyle hırsızlık, dolandırıcılık, bedelsiz seneti kullanmaktan üç tane eee adli sicil kaydı var. Yani dolandırıcılık, hırsızlık ve aynı zamanda bedelsiz senet kullanma gibi adli sicil kayıtları var. Bunlardan birisi takipçilikle sonuçlanmış, diğerleri kapanmış ama yargı dosya açılarak yargılamaları yapılmış. Devam edelim. Zafer Yay eee yine eee ahbabın içerisinde Haluk Levent'in yanında bulunan kişilerden bir tanesi. Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, kullanmak için uyuşturucu bulunmak, bulundurmak, resmi bezgede sahtecilik, basit yaralama, dolandırıcılık, uyuşturucu, kasten yaralama, resmi belgede sahtecilik. Ya onlarca suç kaydı var. Devam edelim. Emrak Gödeliler de yine aynı ki ahbab'ın idari ve mali işler sorumlusu olarak geçiyor. Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri, banka ve kredi kartı kurumlarına araç kullanarak dolandırıcılık, vergi usul kanununa muhalefet, güveni kötüye kullanma, suç istemek amacıyla örgüt kurma. Bu suçlamalarla yargılanmış, takipçik kararı almış. İki tanesinde dosya açılmış, yargılaması yapılmış. Devam edelim değerli dostlar. Ya sicil böyle bak. Üç kişinin sicili böyle. Yeliz Kayaile birlikte eee faaliyet çok yüksek tutarlı para transferlerinin olduğu üç kişi listesi böyle. >> Bu tespitler yapıldıktan sonra biz bir gün öğreniyoruz işte Haluk Levent'in telefonlarını kapatmasından sonra eee ahbaba operasyon haberi pazar günü tüm Türkiye'de buna kilitlendi. Ne oluyor? Kesin ilk başta şu karar geldi. Kesin bu da siyasi bir operasyon. Ahbaba çöktüler. Ahbaba şöyle oldu filan gibi. Birçok kişi aynı görüşe sahipti. Ta ki evraklar çıkana kadar. Haluk Levent gözaltına alındıktan sonra emniyette ifade verdi. İfadesinde eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ismini geçirdiği zaman ifade metnine yazılmadığı için susma hakkımı kullanıyorum. Benim burada ifade vermem engelleniyor." diye soruları cevapsız bıraktı. Sonrasında savcılığa gönderildi. Savcılıktan sonra tutuklandı. Mahkemeye çıktı ve mahkemeden tutuklandı. Az önceki görüntülerde, şu anda izlediğiniz görüntülerde Haluk Levent'in tutuklandıktan sonra eee Çor'ya gönderilirken son görüntüsü. Orada bir şey söylüyor ama ne söylediğini duyamıyorum. Sesi ben. E ses yok. Bir şey söylüyor ama ses yok orada. Çorlu'da şu anda kuyu tipi dediğimiz e cezaevinde. En son hatırlarsanız yine eee standup gösterisiyle eee gözaltına alınan kardeşimiz, tutuklanan kardeşimiz de oraya gitmişti. Devam edelim biz. Şimdi soruşturmanın içerisinde gözaltılar oldu ve aynı zamanda tutuklamalar oldu. 14 kişi tutuklandı değerli dostlar. Haluk Levent, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştu, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödenler, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya, Zafer Yay, Ece Güner, Zafer Yeliz Kaya zaten tutukluydu. Eee, Recep Sancak serbest bırakıldı. Goncpınar serbest bırakıldı. Müge Sözen Küçük serbest bırakıldı. Ali Barış Kaya serbest bırakıldı. Adli kontrolle serbest bırakıldılar. Diğerleri diğer 14 kişi tutuklandı. Eee, Alper vardı bir de. Alper Çelik Firari. Eee, Köseler, eee, Ferrari. Birkaç kişi daha var Ferrari. Onlar, eee, operasyondan önce Ferrariler. Eee, bu arada Nasu Mariki yarın saat 9.30'da ifadesi alınacakmış. Bakırköy adliyesinde ifadesi alınacakmış. Devam edelim. Dosyamıza geçelim. Eee, arkadaşlar tabii ahbap'la ilgili ifadelerin içerisinde çok önemli ayrıntılar var değerli dostlar. Bunları görmeden zaten yorum yapmak yanlış olur. Ortada bir kaynağı belirsiz para var. Onu açıkça söyleyeyim. Ahbabın hesaplarından giden, ahbap'tan çıkan bir para var mı? Bu tespit yapılamamış. Ahbab'tan bir 20 küsur milyon lira gibi Yeliz Kayıya giden bir para var. Bir de ahbaba gönderilmek üzere gelen paralar var. Onlar ahbaba girdi mi girmedi mi bilmiyoruz. Ama İçişleri Bakanlığı denetlediğine göre ve İçişleri Bakanlığı'na sunulan evraklarda eee neler var bilmiyoruz. Çünkü yurt dışından gelen bir de paralar var. O paralar eee net şekilde belirtilmediği bahsediliyor raporda. Kişilerden gelen paralar var ve ahbap adına alınan açıktan alınan paralar var. Bir de Haluk Levent'in kendi şahsi borçlandığı paralar var ama karşılığında ne vermiş biliyor musunuz? Zaten sorun burada. Eğer şahsi borçlanmalarına kendi adına işlemler yapmış olsa kimsenin diyeceği bir şey yok. Belki orada başka konular konuşuruz. Ama ne yazık ki Haluk Levent borçlanmalarının karşısına ahbabı kefil göstermiş.
Emrak Göeneler'in ifadesine geçelim değerli dostlar. Bakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın şu soruşturma sayılı dosyası kapsamında mahkeme kararına isteneden Emrah Gödenli'nin Beşiktaş'taki evinde yapılan aramada belgeler ele geçiriliyor. Emrah Gödelilere soruyorlar. Diyorlar ki neden bu belgeler sende? Ben diyor her şeyi kayıt altında tutarım. Atmam. Mutlaka geleceği günü bilirim diyor. Şimdi gözaltına alınanlardan bir tanesi de eee Ergün Kalkandı hatırlarsanız. Şimdi ahbap kağıdına, ahbap antli kağıdına aynen şu şekilde yazılmış. Ekranda da görüyorsunuz. Ahbap faaliyetlerinde kullanılmak üzere Ergün Kalkan'dan 200.000 borç aldım. Emrah Gödelilerin hesabına gelen 200.000'den 000'den en geç 27 Eylül 2021 tarihine kadar aynı hesaba iade edilecektir. Eee, bununla ilgili nedir bu içerik diye sorulduğundaya cevabı bütün bunların hesabı Devlet Denetlemesinde Ergün Kalkan isimli şahıstan soruldu. Borç olarak gönderdiğini ve borcunu geri aldığını müfettişlere bildirdi. Bu paranın aslında Ababa değil, Haluk Levent ismini şahsa gönderdiğini beyan etmiştir diyor. Devam edelim. Yine Abbab'ın Antepli kağıdına basılmış borç alma ki bu da eee Recep Sancak. Recep Sancak ismini nereden bileceksiniz değerli dostlar? Recep Sancak ismi daha öncesinde Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen iş insanı diye tırnak içerisinde söylüyorum. İşte BMC'nin ihalesini de alıp yapacağız diye bekletilen eee Etem Sancak'tan eee biliyoruz. Etem Sencanak yeğeni oluyor kendisi. Savunma sanayinde iş yapıyormuş. Savunma onun da ifadesini anlatacağız. Recep Sancak'tan borç almış. Diyor ki, "Abap faaliyetlerinde kullanılmak üzere Recep Sancak'tan 100.000 dolar borç aldım. Emrak Gönlener hesabına gelen 100.000 dolar en geç 27 Eylül 2021 tarihine kadar aynı hesaba iade edilecektir." Şimdi burada Abbap adına alındığını bahsediyor. Yani Abbab'ın adına borçlandığını yine Abbap kağıdıyla belirtiyor Haluk Levent. E ikinci bir yine borçlanmada da burada da 200.000 borç aldığını söylüyor ve şu tarihte ödeyeceğim diyor. Eee ödemiş bunları da. Hatta fazlasıyla ödemiş. Şey de öğreneceğiz. Devam edelim. Yine eee Recep Sancak'tan 200.000 borç aldığına dair eee bir dekont. Altına da cevabını vermiş. Bütün bunların hesabı Devlet Denetlemesinde Recep Sancak isimli şe soruldu. borç olarak gönderdiğini müfettişlere bildirdi. Bu paranın aslında ahbaba değil Haluk Levent isimli şahsa gönderildiğini beyan etmiştir diyor ama imzalamış olduğu kağıtta ahbap faaliyetlerinde kullanılmak üzere ki o dönemde deprem dönemi değil değerli dostlar. 2023'te olan 6 Şubat depremlerinden 2 yıl önce 21 2021 yılında Eylül 2021 yılında eee yapılan borç alışverişi bu. Devam edelim. Burada yine eee borçlanmaları görüyorsunuz. Şurada bir eee şey var. Ahbap faaliyetlerinde kullanılmak üzere eee Volkan Ber'den 200.000 dolar borç aldım. Bu borcu e bu gelen borcu 200.000 doları 30 Eylül 2021 tarihine kadar aynı hesaba iade edilecektir diye Haluk Levent imzalı yine borç yine aynı şekilde cevap veriyor. Devlet denetledi bunları sordu. Herhangi bir ifade yok diyor. Ama hepsinde Ahbap Antli kağıdına kefalet eee ve borcu kabullenme yazısı yazmış. Ahbab'ın kaşesiyle kaşelemiş ve borç tarafına bunları vermiş. Yani ahbab'ı borçlandırmış değerli dostlar. İşin açıkçası. Çünkü bu borcu Halık Levent ödememiş olsaydı ahbap borçlanmış olacaktı. Devam edelim. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki sorgusunda tekrar şu soruyor. Bakın değerli dostlar. Bu da Sevda Kurt'un eee ifadesinden Sevda Kurt Amerika'da yaşayan bir iş insanı. Amerika'da yaşarken eee bir kampanya var. 30 küsur bin liralık. >> Öyle mi? >> Evet. >> Ha. Evet. Özür dilerim. Sevda Kurt'u da anlatacağım ama Sevda Kurt Amerika'da yaşayan beş insanı. Eee ve ahbaba destek olmak istiyor. Sonrasındaysa Haluk Levent'le tanışıyor. Haluk Levent'le birlikte de eee samimiyeti ilerletiyor. Hani gönül ilişkisine dönüyor bu ilişki. Eee ve Haluk Levent çok fazla para alıyor. Sonra almakta zorlanıyor. Onun hikayesini anlatacağız. Burada da Sevda Kurt'un göndermiş olduğu de, İş Bankası dekontları bunlar. Resmi belgeleri ve altta soruyor. Bakın Sevda Kurt'un gönderdiği paralara bakın değerli dostlar. Göndericisi Sevda Kurt, alıcısı Emrah Gödeliner olan Türkiye İş Bankası'na ait işlem dekonun incelenmesinde Allah aşkına ya vallahi kafayı yiyeceğim ya. Biz harbi faz fakirmişiz. Fakirlik var bir de. Fas fakirlik var. Biz harbiden faz fakiriz ya. 29.03.202 2020 22 tarihli 1.600.000 Amerikan doları gönderilen para 30.03.2022 tarihli 600.000 dolar 22.03.2022 tarihli 1.179.200.000 28.02.2022 tarihli 8.232.000 23.02.2022 tarihinde 5.500 17.02.2022 2022 tarihinde ise 1.85 T para transferleri arkadaş paralara bakın ya. Abi hani şu 1.600.000 doları geçtim. 1.85.000'e yaklaşabiliriz biz eve alırken şu 5.500.000'i gördünüz mü gençler? Ya böyle paralar inanılmaz paralar bunlar. İnanılmaz paralar. Hani ne için aldığını da bir anlayabilsek çözsek zaten olayın düğümünü çözeceğiz. Devasa paralar bunlar. Bunlar Sevda Kurt tarafından Haluk Levent'e gönderilmiş. Dekontlarını saklamış bu Emrah'ta. Orada bulmuşlar. Mahkemeye de sunmuş bunları. Devam edelim. Zafer Yay var. Yine en çok para transferleri yapılanlardan bir kişi. Eee, bütün hemen hemen her soruya aynı cevabı vermiş. Demiş ki, "Benim kendi adıma kayıtlı banka hesaplarım vardır. Bu hesapları ben kullanırım. Ben Haluk Levent'in yanında çalışmaya başladığımdan bu zamana kadar hesaplarım Haluk Levent konserlerinden ya da kazançlarından gelen paralar olmaktadır. Ben bu paraları Haluk Levent'in söylemiş olduğu yerlere aktarırım. Bunu yaparken herhangi bir menfaat doğrultusunda para almam. Haluk Levent'in borçları olduğundan hesaplarındaki paralar çekilmesin diye bu şekilde bir para transferi olmaktaydı. Zafer Yay şoförü ve diyor ki benim para hesabımı kullanıyordu diyor. Zaten Aluk Levet de bunları söylüyor. Devam edelim. Emrah Gönderiler eile arasında para transferleri var. Bakın değerli dostlar 681 işlemde 238 milyon lira göndermiş. 307 işlemde de 136 milyon geri göndermiş Emra. Eee, evet geri göndermiş. Cevabını söylüyoruz. Ben Haluk Levent isimli şahsın yanında uzun süredir çalışmaktayım. Çalışmaya başladığım ilk zamanlardan bu zamana kadar Haluk Levent'in kazanmış olduğu meblağlardan bazıları benim hesabıma yatardı. Bunun sebebini kendisine sorduğumda bankalarıyla borçlu olması sebebiyle sıkıntıların olduğunu, bu sebeple benim hesabıma paralın geleceğini sonrasında kendisinin söylediği yerlere para transferlerini yapacağını söylemişti diye belirtiyor. Devam edelim. Yani eee bütün herkesin ortak beyanı Haluk Levent bizim hesaplarımızı kullandı. Biz kullmadık. Oradan herhangi bir menfaat elde etmedik. eee şey kullandı diyor. Haluk Levent kullandı diyor. Eee Yeliz Kaya'dan gelen hesap paraları soruyor. Kaynağı nedir diye. Aynısı şeyleri tekrar ediyorum. Haluk Levent kullandı diyor. Mehmet Ulu'dan para gelmiş. 82 milyon lira para gelmiş. O da Mehmet Ulu'ya 63 milyon lira geri para göndermiş. Aynı şekilde Lahluk Levent kullandı bunları. Ben yapmadım diyor. Devam edelim. Eee Müge Sezen'den gelen paraları sormuş. Alper Çelik'ten gelen ya Müge Sezen'den 48 milyon gelmiş. Hadi bu telif parası olabilir. Bunu anlayabiliyoruz. Erhan Dökmeci diye bir isimden 37 milyon gelmiş. O da geri 44 milyon lira göndermiş. Ece Güner'den kendisine 21 milyon lira gelmiş. Eee onu sormuşlar. Üç işlemde gelmiş. Devam edelim. Neye geçiyoruz dostlar? Heh. Max'a yatırım. Bak eee Emrah'ta var. Şeyde vardı. Emrah'ta vardı. Eee bir de burada da var. Burada da Maxa Yatırım isimli firmayla aranızdaki para sebebi nedir diyor. Bak şimdi değerli dostlar. 2011 defa para gönder eee para gönder girişi olmuş. 228 milyon lira MEA'dan para çekmiş. 1312 defa da para göndermiş. Toplamda 439 milyon lira. Daha önceki hesapta da 400 küsür milyon lira para gönderilmişti Emrah'ın hesabında. 800 milyona 1 milyara yakın para. Çok büyük paralar borsa için. Bunu soruyorlar. O da diyor ki, "Mexa unvanlı firma Haluk Levent'in yatırım yaptığı bir borsa firmasıdır. Bu sebeple para transferim olmuştur. Bu transferler Haluk Levent'in yatırım amaçlı yaptığı bir paradır." ya. 1 milyarı faize koysa ne kadar para alıyor? Borsadan daha değil mi? Çok para alır. Berkay böyle yapıyor. Geçelim. Akıl almaz paralar arkadaş. Çıldıracağım ya. Vallahi billahi. Şimdi bak, Zafer Yay isimli şahsın ifadesindeki toplam para miktarları ya değerli dostlar vallahi dişimiz sıkarırarak böyle hani ağzımızda cam kırıkları olarak anlatmaya çalışıyoruz. Hani cümleleri de seçerek anlatmaya çalışıyorum. Gerçekten aklım almıyor bu paraları. Şimdi Emrah Yayın Zafer Yayın para hareketleri inceleniyor. Yanda görüyorsunuz Allah aşkına bakın şuradaki para transferlerine bakın. 286 işlemde toplam 355 milyon lira nakit yatırma işlemi gerçekleşmiş. 7073 işlemde toplam 1 milyar 1113 milyon havale EFT transferleri almış. Eee 1 milyar471 milyon da para göndermiş hesabından eee Switler göndermiş döviz cinsinden 6.116.881 dolar para girişi ve 1.689.000 dolar para çıkışı olmuş. 3.963.000 euro para girişi, 1.279.000 euro para çıkışı olmuş. Ya Emrah Yayın mevcut çalışma düzenine, geçmiş çalışma düzenine baktığında, çalışma kayıtlarına baktıklarında asgari ücretin biraz daha üstünde maaş alan bir kişi bu tür paraların nereden geldiği, kimden geldiği ve ne amaçla geldiği zaten sorgulanan da bu. Bu paralar Allah aşkına normal bir şekilde gelir mi? Hani bir kaşın, gözün üstünde kaş var diye kimse bu paraları yatırır mı? İşte kimlerden geldiğini ifadelerde öğreniyoruz biz sonrasında. Eee, soruyorlar. İlgili işlemlerin mali profilinizin çok üzerinde olduğu açıklamalarıyla hesaplarınıza para geldiği görülmüştür. Yukarıda tarafınıza okunan transfer işlemleriyle neler yapılmıştır? Parasal işlemlerin kaynağı nedir? Bu paralar nerede? Nasıl kullanılmış ve kimlere aktarılmıştır? O da diyor ki, "Yukarıdaki açıklanan eee paralar hesabıma girmiş. Ben para çekimi de yapıyordum" diyor. Bu paraları Haluk Levent'in söylemiş olduğu şahıslara da teslim etmişliğim vardır. Para teslim ettiğim kişileri hatırlamıyorum. Genel olarak tanımadığım kişilere para teslim ettim. Bunun dışında diğer hesap hareketleri hakkında yukarıda açıkça belirttiğim beyanlarımı tekrar edelim. Bu para transferleri ve hesap hareketlerinin hepsinden Haluk Levent'in bilgisi vardır. Geçelim diğer dosyaya, diğer görsele değerli dostlar. Haluk Levent'in bir diğer şoförü daha var. E Umut Çelikti galiba. Umuttu. O da verdiği ifadede Ankara'da belli adreslere gidip çantayla para aldığını söylüyor ve belirtilen adresleri de götürüp bırakıyordum. Ben diyor şoförüm emir kuluyorum diyor. Şimdi Sevda Kurt. Sevda Kurt Amerika'da yaşıyor. Kendi şirketi var ve aile şirketi de var. Eee, Haluk Levent bir gün kampanyayı yaptığında ameliyat olacak bir kişiyle ilgili çağrı yapıyor. İşte şu kadar meblağ lazım diyor. Sevda Kurt yazıyor Twitter'da. Eee, hemen kendisine ulaşıyorlar Abbap'tan. Bu kampanya bitti. İsterseniz yeni kampanyalarla size haber verebiliriz." diyor. Tamam diyorlar. Sevda Kurt tamam diyor. Sonrasında Haluk Levent kendisini davet ediyor. Telefonlar ilk başta. Sonra da ofise davet ediyor. Ofiste tanışıyorlar. Sonra kendisini devamlı konsere ve yemeklere çağırıyor ve aralarında bir samimiyet eee oluşuyor. 10.000 gibi bir şey e başlıyor. Benden ABD ülkesinde yeni geldiğimi, LSEV gibi kurumlara eee yardımlar yaptığımı anlattım." diyor. Haluk Levent benim ekonomik durumu görünce iyi olduğunu anlayınca yaklaşık bir hafta sonra benden borç para istedi. İsviçre ülkesinde yatırımlarımın olduğunu, finansal olarak sıkıştığını, Türkiye'nin en güvenilir insanı seçildiğini, tüm ülkenin güvendiğini, insanın aldığı borcu ödemek zorunda olduğunu anlattı. Haluk Levent isimli şahsın baskılarına dayanamayarak miktarını hatırlayamadığım bir parayı 2022 yıl içerisinde kendi hesabımdan Emre Göveniler isimli şahsın hesabına üç parça halinde gönderdim. Geri ödemelerde çok büyük sorunlar yaşadım. Aramızda bir protokol yaptık. Bu protokole rağmen 160.000 Amerikan doları alacağım kaldı. Sürekli kendisine ulaşmaya çalıştım. Ulaştığım zamanlarda da beni sürekli borcunu ödeyeceği yönünde manipüle etti. Bu şekilde yaklaşık 2 yıl uğraştım. 2025 yılı Mart ayında bana ulaşarak borçlarını borçlarının olduğunu, 80 milyon TL paraya ihtiyacı olduğunu, bu parayı önceki 160.000 dolar borcu ile birlikte 10 gün içerisinde kapatacağını söyledi. Önceki alacağımı kurtarabilmek adına Yeliz Kaya isimli şahsa 70 milyon TL para gönderdim. bana 92 milyon TL tutarında senet verdi. Paralara bakın. Devam edelim. 92 milyonlar, 180 milyonlar, 1.600.000 dolarlar. Bana senet verdi diyor. Bu senet benim tüm alacaklarımın altında olsa da kabul ettim. Senedi ikametimin altında bulunan Sara isimli kafede bana teslim etti. Ödeme zamanı geçmesine rağmen benimle iletişime geçmedi. Kendisine ulaşmaya çalıştığım dönemde Aluk Levent isimli Çağız 2025 günü sabah 5 sularında aradı. benden 19.500 daha para istedi. Savcılığın hakkında yakalama kararı çıkardığını, bu parayla ilgili mahkeme veznesine yatırması gerektiğini, yoksa tutuklanacağını, tutuklanması durumunda bana olan borcunu ödeyemeyeceğini söyledi. Ben de alacağımı tahsil edemeyeceğimden korkarak Haluk Levent isimli şahsın talimatıyla denkleştirebildiğim 9 milyon400 milyon daha parayı Yeliz Kaya isimli şahsın hesabına attım. Bu parayı gönderdikten sonra uzun süre kendisine ulaşamadım. Maluk Levent isimli şahıs tarafından dolandırıldım ve çok büyük maddi kayıp içerisindeyim. Evet. Yani söylenecek çok söz var ama bu parayı kurtarma amacıyla değil ki burada zaten doğruyu anlatmıyor. Tutuklama eee kısmına geçtiği zaman orada gönül ilişkisi olduğunu, Haluk Levent'in daha öncesinde evli olduğunu bilmediğini, nezarette öğrendiğini eee kendisini evlenme vaadiyle kandırdığını ve bir güven telkin ettiğini, bu paraları da onun için gönderdiğini beyan ediyor. Çok büyük paralar. Devam edelim. Bu kimin çocuklar? Sevda Kurt. Heh. Sevda Kurt'un e az önceki eee şeyi devam edelim. Bunu anlattık. Bu da eee Sevda Kurt'un yazışmasında yani daha doğrusu dosyasındaki WhatsApp yazışmaları. WhatsApp yazışmalarında ne var? İşte Yelize 149.000 1000 dolar yelize havale yapıldı filan diye. Sonrasında eee biraz daha tehdit variatının vasıtasıyla tehditvari eee mesajlar atıyor. Söz verilen 500.000 dolarlık ödeme ve ödeme planı 10 Nisan 2025 tarihi itibariyle elime ulaşmamıştır. Kendini akıllı çakal sanan sizler benim ve benim gibilerin sabriyle dalga geçiyorsunuz. Haftaya icra takibi, suç duyurusu, basına açıklama, Yeliskaya adına icra takibi ve suç duyurusu, Halk Levent adına icra takibi ve nitelikli dolandırıcıan suç duyurusu, koyun dolandırıcılığı, zirve müzik icra ve sahtekarlıktan suç duyurusunda bulunuyoruz. Ödeme bugün gelmezse işlemlere başlayabileceğim iznini vermiştiniz bana. Hodri meydan diyor avukatı. Kara paraklama, uyuşturucu temin etmek ve kullanmak, saadet zinciri kurmak, Amerika Birleşik Devletleri'nde HLK isimli şirket adına suç ihbarında bulunma. Orada şirket varmış. eee, Amerika vatandaşı oldum ve Amerika'da dava açma hakkımın olduğunu unutmasın. Ahbaptaki hesapların Haluk Levent'in özel hesabı gibi kullanmasının araştırılması, deprem sırasında gelen koyun yardımlarının ahbab'ın hesabına aktarılmadan Haluk Levent'in borçlarının bu coinlerden elde edilen parayla ödenmesi, APAP'ta yapılan denetlemelerde sahte evrakların kullanılmasının araştırılması, APAP Amerika'nın Haruk Levent'in borçlarının ödenmesi için kullanılması kampanyasının araştırılması. Bunlar WhatsApp yazışmaları. Sevda Kurt devam edelim. Eee, bunları sormuşlar tabii ki. Eee, ekran al işte bu mesajlar bana ait diyor. Dolandırıldığımı anlayınca kendilerine ulaşarak paramı
kurtarmaya çalıştım. Kara para aklama, uyuşturucu ve dolandırıcılık iddialarımı somut bir delilim yoktur. Kendim dolandırıldığım için bunların olabileceğini öngördüm. Bir kısmı da açık kaynaklarda karşılaştığım bilgilerdi. Bu mesajları Ahbap derneğine ait bildiğim telefonlara attım, diyor.
Devam edelim. Eee, Eren, burada da Ahbap Derneği'nin yine, eee, borç aldığında tutanak tutuyorlar ve karşılığında Sevda Kurt'a senet veriyorlar. O vermiş olduğu senetten bahsediyor. 92 milyon dolarlık senet, 1.750.000 dolar karşılığında. 1 milyon 750.000 dolar çok para ya. Kaç lira yapıyor? 70, 80, kaç para yapıyor? 45, 45, 90 milyon filan işte. Vay be abi. Az önceki faizde 30 milyon. Aylık faiz. Aylık faiz. 30 milyon 1 milyona. Oo, çok para. 1 milyara 30 milyon faiz geliyormuş. 30 milyon mu? 1 milyar az ya. Aylık. Aylık. Aylık. 1 milyar çok büyük para olduğu için. Devam edelim. 1 milyar eski. 1 katrilyon ya. 1 katrilyon. Vay anasını be. Bu şeyi anlatıyor. İşte başka şeyiniz var mı? Dolandırıcılıktan suç durusunda bulunuyor. Eee, Haluk Levent hakkında bir ifadesi daha var çünkü. E, o da şöyle, eee, bu verdiği ifade emniyet ifadesi. Bir de savcılık ifadesi var. Savcılık ve mahkeme ifadesi. Bakın, mahkeme ifadesinde aslında az önce anlattıklarımı anlatıyor. Diyor ki, "Çok üzgünüm. 22 yaşında Amerika'ya gittim. Orada yaklaşık 20 sene kaldım. Sonrasında Türkiye'ye dönmeye karar verdim. Orada 4,5 milyon gelirim oldu. Haluk Bey ile yaşlı bir aileye yardım etmek için APAPA'a yazdığı bir yazı sonucunda tanıştım. Haluk Bey ile bir toplantı yaptık. Orada bir sürü soru sordu. Benim varlıklı olduğumu anlayınca da her gün aramaya başladı. Haluk bunun kokusunu alıyor. Birkaç tane daha kadına aynı şekilde davranmış. Onlardan da para almış. Hatta Ece Güner, avukat Ece Güner'e de, eee, yine yardım yaptıktan sonra, eee, ulaşmış. Eee, zengin olduğunu anlayınca ondan borç paralar istemiş. Hep aynı taktik. Ama burada işin içerisine başka bir şey daha girmiş. Haluk Bey bana evleneceğiz, çocuk yapacağız, dedi. Evli olduğunu bilmiyordum. 2 gün önce nezarette öğrendim. Kendisine inandım. Borçlar ödersem evleneceğiz dedi. Ben de Amerika'daki paralarımı buraya aldım. Onun isteği üzerine tanımadığım kişilere havale ettim. O anda çok baskı altındaydım. Paraları dolar olarak kendisine verdim. Parayı verdikten sonra kendisi kayboluyordu. Zor şartlarda kendisinden aldım. En son 2025 Mart ayında para verdim. Bu sefer annem ve babamla tanıştılar. Onlar da kendisine inandı. Bana yine evleneceğiz dedi. Benim evlilik hayallerim çalındı. Bana borçları var ve ödemediler. Mağdur durumdayım. Biz icra takibine başlayacaktık. O dönem bir hastalık çıktı ve yapamadık. Sürekli beni bekletti. Bana bir senet vermişti güvence olarak. Benim APAP ile bir ilişkim yoktur. Hiç kimseyi tanımam. Görev falan almadım. Aileme bakmakla yükümlüyüm," diyor. Sevda Kurt'un ifadesi böyle. Evlene diye kandırdım diyor. Kandırıldım diyor Haluk Levent tarafından.
Devam edelim. Nurdan Eriş'in ifadesi var. Nurdan Eriş de yine, eee, mağdur diye kendini bahsediyor. Nurdan Eriş de gözaltına alınanlardan biri. O da diyor ki, "Bu beyefendiyle 2016 yılında İsviçre'de tanıştım. Benim orada kurulu işim vardı. Bu adam bana çok duygu sömürüsü yaptı. Haluk Levent ile İsviçre'de evliliğimiz vardır. Benim çocuklarım babasız büyüdüğü için ona bağlandılar. Beni kandırdı. 2018 yılında orada evlendik. 2018 yılında ben şirketimi sattım. Ondan önce de ona para göndermiştim. Amerika'daki şirketimden. Beni kullandı. Kendi şirketimi 2018 yılında sattım. 30 milyon franga yakın para aldım. Çoğu zaman borcum var, ödemem lazım, tefeciler var peşimde, mafya var diyordu. Bir kere de pandemi zamanıydı. Ahbap diye bir proje yapmışlar. Ona para gönderdim. Ben yurt dışında yaşadığım için beni sap bulmuştur. O paraları da direkt ona göndermedim. Belirttiği üzere ilk önce Emrah Bey'e, Zafer Yay'a gönderdim. Yeliz'e. O dönem ben hiç para gönderdiğimi hatırlamıyorum. Geçen hafta en son benden 15.000 L istedi. Ben de bir şeyim kalmadı dedim. Ne yapacağını sordum. Çek davasından dolayı oraya para lazım dedi. Ben de kalkacak mı dedim. Evet dedi. Toparlayacak mısın dedim bana. Evet dedi. Konserlerim devam edebilir dedi. Şu an kendimi salak olarak hissediyorum. Çocuklarım ufak. Küçük kızım kendine zarar vermeye başladı. Ben de bu paraları istedim. İlk zamanlar Emrah'tan sonra, Zafer'den sonra Yeliz'den gönderdi. Benim hiçbir şeyim kalmadı. Arada en son Yeliz'e gönderdim. Kaç sene önce Türkiye'ye gelmemi istedi. Geldim. Ev kiraladık. Çocuklarımı okula gönderdim. Okul parasını, geçinme parasını da gönderdi. Şimdi eski şirketime geri girdim. Oradan bir gelirim vardır. Ben artık senden para istemiyorum dedim. Benim borçlarımı kapat dedim. Sadece 4,5 senedir eve hiç gelmiyordu. Arada bir geliyordu. Ben zaten boşanma kararı aldım. Burada yanlış bir şey olduğunu anladım ama geç anladım. İnanmak istemedim. Çünkü tüm Türkiye güveniyordu. Mağdur kızları kurtarıyordu." Nurdan Eriş, Haluk Levent'in eşiymiş efendim. 2018 yılında evlenmişler. 8 yıllık evlilikleri var. O sırada Haluk Levent, Sevda Kurt'u da evlenme vaadiyle, eee, ikna etmiş. Ondan da paralar almış. Nurdan Eriş'ten de ciddi paralar almış. Eee, artık yandı yaşadığına mı yansın, parasına mı yansın Nurdan Eriş? Çocuklarını mı düşünsün? Eee, inanılmaz kötü bir durumda kalmış yani.
Devam edelim. Ethem Sancak'ın kuzeni gözaltına alınmıştı. Onun ifadesi var. Diyor ki, "Önceki savunmalarım aynen tekrar ederim. Haluk Bey ile tanışmamız bir gün evde otururken Haluk Levent lösemeli bir çocuk için para topladığını eşim gördü ve biz karşılayalım mı dedi. Biz de kendisiyle irtibata geçtik ve yardım ettik. Belli bir süre sonra bu yardımlardan dolayı dostluklar geliştirdik. Haluk Bey kendisinden borç talep etti. Kendisine para verdim ve daha sonra ödüyordu bunu. Bu parayı kendi hesabına değil yanında çalışan kişinin hesabına istiyordu. 10 daire ve bir arsanın taşınmazlarını devri de bu borçların bir kısmı olarak alınmıştır. Borçların tamamını kapattıktan sonra 2004 yılının ortasında tekrardan borç istedi. Ben de kendisine yine borç verdim. Sonrasında bir daha istedi. Bu borç 1 milyon doları aşmıştı. Kendisine vermesini söyledim. Kendisi bana bunu karşılayamayacağını söyledi. Mahkemeye vereceğimi söyledim. Bana mülk vereyim dedi. Ben de kabul ettim. Sonrasında bana getirdiği daireleri verdiğim borçtan fazlaydı. Onun karşılığında 700.000 dolar gönderdim kendisine. Sonrasında bana iki tane daha kendi çekini verdi. Eee, bankada karşılığı olmadığı için şikayet edeceğimi söyledim. 10 Mart'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç durusunda bulundum. Benim APAP ile bir ilişkim olmadı. Haluk Levent ile bir yardımdan dolayı tanıştık. Ben uzun süredir savunma sanayi işleriyle ilgileniyorum. Yıllık ciroları yüksek olan birkaç şirket kurduğum için savcılıkta tarafıma sorulan paraların meblağlarının yüksek olması, nasıl verdiğimin merak edilmesi, yıllık gelirimin 45 milyon dolara yaklaştığıyla ilişkilidir." 45 milyon dolar yıllık geliri varmış. Bu da, eee, Recep Sancak savunma sanayindeymiş. Nerede? Savunma sanayinde.
Devam edelim. Ne savunma sanayiymiş arkadaş ya? Savunma sanayi. Notumuzu alalım. Sancak ailesi. Haluk Levent'in eski şoförü İlker Çetin'in ifadesi. İşte bunu da anlatmıştım ben. Ankara'da gidip işlemler yaptığını, elden paralar aldığını ve teslim ettiğini söylemiştim. Bunu geçeceğiz gençler. Burada Ece Güner'in ifadesi var. Ece Güner şöyle diyor: "Savunmalarını aynen tekrar ediyorum," diyor. "Haluk Levent dışında hiçbir APAP yöneticisini tanımam. Hiçbir alakam yoktur. Benim, eee, ifadelerde adım dahi geçmemektedir. Ben Haluk Levent Bey, Ahbap'ın avukatı değilim. Hiçbir muhatabım olmadı. Burada kişileri tanımam, bir örgüt üyesi olamaz. Ben Ahbap'tan herhangi bir görevim yok. En ufak bir bağım yok. Uzun yıllar boyunca ben birçok kişiye, derneğe yardım ettim. En son Ahbap'a yüklü bir bağış yaptım. Her bağışımdan sonra Haluk Levent beni ziyaret etmek istiyordu. Her seferinde reddettim. Sonra depremden sonra ısrarla ofisime geldi. Hemen o gün borç isteme meseleleri başladı. O dönem bir halk kahramanı olarak görüyorduk. Türkiye'nin en güvenilir adamı olarak görüyorduk. Benden kişisel borç istedi. Benim zor dönemimdi. Meme kanseriydim. O dönem üç ameliyat geçirmiştim. Aynı zamanda boşanma aşamasındaydım. Erdoğan Toprak ile evliydi." O boşanmadan bahsediyor. "Kırılgan bir dönemdeydim. Çok güvenilir bir insan borç istediğinde ben de bunu kabul ettim. 2020 ile 2024 yılları arasında 25 milyon dolar gelirim olmuş. Bunlar yasaldır. Gece gündüz çalıştım ve kazandım. Hepsi yasal kazancımdır. Yasal gelirimden bir borç verdim. İster aptalca olsun ister enik olsun ama milyonlarca Türk insanı gibi ben de güvendim." Açıklamasını yazarak borç gönderdim. İstediği kişilere gönderdim. Sonrasında o kişiler para iade edildi. Bir bir, eee, ne diyor? Edildi. Sonrasında borcunu ödemedi. Hukuki yollara başvuracağımızı söyledikten sonra borcunu ödedi. Bana bir yıl boyunca kan ağlattı. Ben mağdurum. Bütün hayatım boyunca dürüst şekilde yaşadım. Etrafımdaki herkese yardım ettim. Vergilerimi düzenli olarak ödedim. Korkunç bir dolandırıcıdır bu kişi," Haluk Levent için söylüyor. "Borca neden ihtiyaç olduğunu bir tane hikaye anlatıyordu. 1000 tane hikaye anlatıyordu. Bu kişi sadece beni değil, milyonlarca Türk vatandaşını kandırdı. Ben o paraya ev alacaktım. Onu anladı. Ben de para olduğunu. Benim zor bir zamanımdı. Bu yaşıma kadar hiç böyle bir şey yaşamadım. Dimdik olarak yaşadım. Saygın bir insanım. Yardımsever bir insanım. İyiliksever bir insanım. Bu durumun suistimal edildi. Halen kanser tedavisi görüyorum. Her türlü adli kontrol talebine razıyım. Serbest bırakılmamı talep ederim," dedi ama tutuklandı. Eee, Ece Güner şimdi 3. kadın oldu değil mi? 3. kadın oldu. Yine aynı şekilde görüşme. Yani birisi Ahbap'a yardım yaptığında yardım yapanın profilini inceliyor anladığım kadarıyla Haluk Levent. Sonra o kişiyle sohbet ediyor. Bir güvene, güven telkin ediyor. O kişinin varlıklı olmasından sonra kişisel borçlarından bahsediyor ve bununla ilgili bahaneler uyduruyor. O kişiyle kişisel borçlanma muhabbetine giriyor. Sancak'la da aynı muhabbete girmiş. Ece Güner'le de iki kadınla da ki hani birisiyle de evlenmiş. Sevda Kurt'la evlenme vaadinde bulunmuş. Diğeriyle evlenmiş.
Devam edelim. Bu, bu şeye de geçelim. Yine savunma sanayinde olan, ismini ilk defa duyduğumuz Sancak'lardan sonraki savunma sanayinde olan kişilerden bir tanesi değerli dostlar, Esin Önder Çağlayan. İsmini duydunuz mu hiç bilmiyorum. Ben ilk defa duyuyorum. İlk defa duyuyorum. Bu kişi yine Haluk Levent tarafından mağdur edilen kişilerden biri olduğu belirtiliyor. O da şöyle, eee, eski eşi ayrıldıktan sonra diyor, "Adreslerini filan veriyor. Sonrasında ise üzerime kayıtlı Türkiye genelinde farklı illerde 40 tane gayrimenkul bulunmakta. Bunun dışında yetkilisi olduğum Globus, Globus adlı bir firma varmış. Bu firmanın üzerine de yaklaşık 100 tane araç bulunmaktadır. Eee, bazı menkul ya da gayrimenkullerim da olabilir. Bilmiyorum," diyor. "Başka firmayla ilgili sahiplikleriniz var mı?" diyor. "Kanal Savunma Sanayi Turizm Limited Şirketi" unvanlı firma 2003 yılında aile şirketi olarak kuruldu. Kanal Savunma unvanlı firmanın ana faaliyet alanı turizm sektörü üzerinedir. Ayrıca savunma sanayi alanında da faaliyet göstermektedir. 2013 ile 2019 yılları arasında firmanın ortağı konumunda bulunuyorum. Fakat 2019 yılından itibaren firmanın tek yetkilisi ve sahibi konumundayım. Bunun dışında Globus AŞ unvanlı firma yine 2013 yılında aile şirketi olarak kuruldu. Eee, faaliyet alanı tamamen savunma sanayi üzerinedir. 2019 yılından itibaren yine bu firmanın tek yetkilisi ve sahibi konumundayım," diyor. Firmasını anlatıyor. Eee, hisse faaliyetlerimizden gelirini soruyor savcılık. "Hisse faaliyetlerimiz, faaliyetlerimden geçtiğimiz yıl yaklaşık 1 milyar TL tutarında kazanç elde ettim. Bu firmanın yetkilisi olarak bu kazanç tutarının tamamını tekrardan yeni yatırımlar ve şirket içi ödemeler konusunda kullandım. Firma yetkilisi olarak elde etmiş olduğum kar tutarının tamamı banka üzerinden ve kayıtlı bir şekilde gerçekleştirilmiştir," diyor.
Devam edelim. Yeliz Kaya'yı nereden tanıyorsunuz? Buna para gönderdiği için, "Yeliz Kaya'yı nereden tanıyorsunuz?" diyor. "Yeliz Kaya isimli şahsı 15 yıldır tanıyorum ben," diyor. "Şey, 15 yıldır arkadaşım olan Haluk Levent vasıtasıyla tanıyorum," diyor. Yani 15 yıllık bir tanışıklıktan bahsediyor. Tabii ben diyor, eee, asistanı ve muhasebecisi olarak biliyorum diyor. Bütün borçları da bu kişiye gönderdim diyor. 2025 yılının Ekim, Kasım ayında diyor, eee, bu şeyleri gönderdim diyor. Eee, bunların ödeyemeyeceğini öğrendikten sonra diyor, "Yeliz Kaya Gebze'de, Kocaeli Gebze'de bulunan bir gayrimenkulü benim üzerime devredilmesi için muvafakatname imzaladık onunla birlikte," diyor. Anlatıyor süreci.
Devam edelim. Biraz hızlanmak istiyorum çünkü burada asıl şey var değerli dostlar. Asıl para burada. Eee, Haluk Levent diyor, "15 yıllık arkadaşlığımıza istinaden" diyor, "2020 yılına kadar Haluk'a gönderdiğim bütün borçlu paraları bana geri ödedi," diyor. "Ödemedi değil, ödedi hepsini," diyor. "2025 yılında Haziran ayında menajeri Müge Sözen Küçük ve Hüseyin Küçük ile birlikte benim ve ailemin yanına geldi. Kemapı Kem Yapım unvanlı firmadan reklam ve benzeri anlaşmalardan dolayı 10 milyon dolar tutarında bir sözleşmesinin olduğunu, alacaklarını 2025 yılının Eylül, Ekim aylar içerisinde alabileceğini ancak yardım faaliyetleri nedeniyle şahsi taahhütlerde bulunduğunu, bu taahhütleri yerine getiremezse çok sayıda insanın mağdur olacağını, borcunun kendisini alacaklarını tahsil ettiği zaman geri ödeyeceğini söyleyerek bizden parça parça toplamda 8 milyon dolar tutarında para istedi. Ben Haluk Levent ile aramızdaki arkadaşlık ve güven ilişkisine dayalı 8 milyon doları vermiş," değerli dostlar. Eee, daha sonra Haluk bu borç parayı da bana geri ödemedi. İlerleyen günlerde Haluk tekrardan Ankara'ya benim yanıma geldi. Yaptığımız görüşmede bir kripto para platformu kuracağını, bu platformu dünya geneline yayacağını, hatta Avrupa Birliği ülkelerinde ödeme yöntemi olarak kullanacak bir kripto para olacağını söyledi. Ayrıca bu projenin bir yardım projesi olacağını söyledi. Fakat ben bu projeye inanmadım. Ama yine de projenin bir sosyal yardım platformu olacağını düşünerek yine Yeliz K'nın banka hesabına yaklaşık 6 milyon dolar daha para gönderdim. Ettim ise 14 milyon dolar. İlerleyen süreçte bu parayı da geri alamadım. İlerleyen dönemlerde Haluk beni sürekli oyalamaya başladı. Benden almış olduğu borç paraları geri ödemedi. Daha sonra borç paralarının karşılığında bana müteahhitlerden birçok gayrimenkul alacağını olduğunu, benim borçlarıma karşılık olarak bu gayrimenkullerin devirlerini benim üzerime yapacağını söyledi. Ben de uzun bir süredir Haluk'a borç olarak gönderdiğim için bu paraları geri alamadığım teklifi kabul ettim. Bu gayrimenkullerin Haluk tarafından nasıl ve ne şekilde elde edildiğini bilmiyorum. Eee, bunun üzerine Yeliz Kaya tarafından ilerleyen süreçte 6263 adet gayrimenkul devri gerçekleştirildi. Bunun dışında yine Haluk Levent'in yanında çalıştığını bildiğim Zafer Bey isimli şahıstan da 5-6 adet gayrimenkul aldım ki bunlar ifadede geçiyor. Eee, taşınmazların sahibi olduğunu söylediği müteahhitlerle hesap kapatırken belli miktarlarda açığı kaldığını, bu açıkların kapatılması için taşınmaz devirlerinden sonra belli oranlarda kendisine para göndermem gerektiğini söyledi. Ben bu şekilde Haluk'a parça parça toplamda 70 milyon dolar civarında para gönderdim. 70 milyon dolar. Abi çok büyük para değil mi ya? 70 milyon dolar. Hayır, bu nasıl para yani? 18.000 dolar üstte var. 70 milyon dolar da altta var. Toplamda 80, 88 milyon dolar. Vay arkadaş ya. 88 milyon dolar.
Devam edelim. 70 milyon dolar tarafı. Bu borç paraların karşılığında ekspertiz değeri toplam 35 milyon dolar değerinde 68 adet taşınmaz aldım. Bu taşınmazlar halen benim üzerime kayıtlı olup herhangi bir üçüncü kişiye devir işlemi yapılmamıştır. Bu para transferlerinin içerir banka dekontları, çek teslim, tesellüm tutanakları ile taşınmazların ekspertiz değerlerini belirten bütün belgeleri kendi rızamla ek olarak veriyoruz," diyor. Bitti mi? Bak şimdi kaç lira diyor ekspertiz değeri? 35 milyon dolar değil mi? 35 milyon dolar ekspertiz yapıyor. 70, 88 milyon dolar para gönderiyor şeye Haluk Levent'e. Bununla ilgili de Haluk Levent'in imzaladığı bir belge var. Onu bulabilirseniz görürsünüz. 2 milyar TL kandırdım diyor. Haluk Levent bir belge imzalıyor. 2 milyar TL. Bu belgeyi de şeye sunuyor. Savcılığa sunuyor. Yeliz şey, eee, Önder Çağlayan tabii ki ev hapsiyle serbest bırakıldı. 35 milyon dolar diyor. Bu Başaran Holding'in sahibi diyor, yalan söylüyor diyor. Doğruyu söylemiyor diyor. Para göndermediğimi de söylüyor diyor. Ben onu tanımam, bilmem diyor. Ben borçlarıma karşılık buradaki daireleri üstüme aldım diyor. Bunlarla ilgili kredi de kullandım diyor. Eee, ve 60 milyon dolarlık bir mal varlığından bahsediyor bu evlerin değeri. Hayır diyor. Ekspertiz 35 milyon dolar diyor. Yani diyor ki, "Başaran Holding Haluk Levent'e vermiş olduğu bu daireler ve taşınmazlarla ilgili 60 milyon dolar diyor ama hayır, bunlar 35 milyon dolar, 25 milyon dolar fazla söylüyor," diyor. İşte bunlar da ne oluyor biliyor musunuz? Acaba Haluk Levent tefeciye mi düştü? Çünkü niye derseniz, Başaran Holding, iddialara göre tefeci olduğu, sahibinin tefeci olduğu, Arap ülkelerinde, Bahreyn'de bankaları dolandırdığı, bu kişi hakkında çok fazla sayıda bu şekilde dosya olduğunu, adli işlemlerin olduğu, belirtiliyor ve bu kişinin Türkiye'deki en büyük tefecilerden biri olduğu iddia ediliyor. Bu tabii ki bir iddia. Bu iddialara istinaden de Haluk Levent bu kişinin eline düşmüş. Oradaki borcu kapatabilmek için de herkesten borç para toplamış diyor ama bu da oturmuyor. Çünkü 2018 yılından itibaren paralar aldığını görüyoruz biz. Eee, acaba işte hem kumar borcu hem işte bu coin, coin'i sahiplendi. Bir coin reklamını yapmıştı. Sonra bu para 100 dolardan her coin 100 dolar çıktı. Sonra 1 dolara düştü. Ona güvenip alan herkes isyan etti. Ben dedi, bütün zararınızı karşılayacağım dedi. Oradaki açığı kapatmak için de buralardaki paraları çevirmek üzere mi bunları yaptı, bilinmiyor. Ne zaman ki Haluk Levent bunların hepsini ayrıntılı şekilde anlatır, biz ancak bunu öğreneceğiz. Araştıracağız tabii ki. Eee, araştırıp bunları göreceğiz ama aklımıza yatmıyor. Bu paralar bizim hafızamıza alacağı paralar değil. Bizim yedi ceddimizin çalışıp gece gündüz çalışıp kazanma ihtimali olan paralar da değil. Yani bir kişinin istemesiyle arkadaş, 2 milyar borç diye bir şey duyulur mu ya? Hani firmadan firmaya, ne bileyim büyük holdingler, büyük ihracatçılar, sanayi kuruluşları arkadaşına yardım etmek için batmaması için 2 milyar TL para veriyorsun abi. 2 milyar. 2 milyarla neler yapılmaz ya? İnanılmaz büyük para. İnanılmaz büyük para. Yani fabrikalar, yeniden fabrikalar kurulur. Yeniden üretimler yapılır. Kaç tane ev yapılır? 2 milyar TL'ye devasa paralar. Tabii buraya sonuca geldiğimizde başka iddialar da var değerli dostlar. Mesela bugün öğrendiğim bir bilgilerden biri ki üzerine gidiyorum. Denetlemeler yapılır ya derneklerde. Belirli aylarda İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası gelir denetleme yapar ve firmaların nereye ne harcamalar yaptığını aynı zamanda başka derneklere, vakıflara yardım yapıp yapmadığını da öğrenir. İddia o ki Haluk Levent 2020'li yıllardan itibaren bizim kamuoyunda çokça yer alan eleştirdiğimiz bazı vakıflara ciddi bağışlar yapmış Ahbap'tan. Ahbap derneğinden Dernekler Masası'na bilgi edinme kapsamında başvurdum. Cevabı gelirse size aktaracağım. Bu bilgiyi de, eee, kayda geçsin diye veriyorum. Eee, bununla ilgili ayrıntılarını anlatmaya devam edeceğiz. Haluk Levent ile ilgili Hafsa'da bir de bir, eee, iddia var. Hafsa'da yapılan Ahbap'la ilgili bir okul yapılmış. Bu okulla ilgili de orayı yapan kişiler, bir tanesi, eee, sosyal medyada paylaşımlar yapıyor. Gördüm bunu. Onu araştırıyorum. Eee, bir okulun 10 milyon gibi bir, 10-12 milyon gibi bir maliyetle yapıldığını ama çok üzerinin iki katı kadar, eee, bir bedel gösterildiği, Hafsa'daki siyasilerle birlikte sahte faturalar kesildiği bu işlemler yapılırken ve oradaki birçok, eee, resmi dairenin ve yetkilinin bu işlemleri bildiğini gösteriyor. Ben o sosyal medya paylaşımlarını aldım. Bugün vermeyeceğim. İddia olarak dursun. Eee, bu dosyayı daha çok taşıyacağız çünkü daha çok konuşacağız gibi geliyor ne yazık ki. Eee, burada önemli olan şey de şu. Türk milletinin ve biz yurttaşların ne yazık ki yine umuduyla oynandı. Geleceğimizi değiştireceğimizi düşünerek siyasetçilere inanıyoruz. Siyasetçiler bizim umudumuzu çalıyorlar. Ahbap'a güveniyoruz ve Haluk'a güveniyoruz. Haluk bizim umudumuzu çalıyor. Bu Türk milleti kime umut bağladıysa umudu ne yazık ki çalınıyor. Asıl kızdığımız, kendimize kızıyoruz biz. Bu yapılanlara değil. Her seferinde yine aldanıyoruz. İnsanız çünkü umut etmek istiyoruz. İnanmak istiyoruz. İşte orada para kaptıranlar da aynı umutta. Ama biz hiç akıllanmıyoruz. Akıllanmayacağız da belki. Çünkü bir şeylere inanmak, sığınmak istiyoruz. Devlet kurumlarının ne yazık ki siyasi bir arka bahçeye dönüştürüldüğü, liyakat esasının terk edildiği, sadece ahbap-çavuş ilişkisine geçildiği, sadece siyasi lidere veyahut da partilerin içerisindeki kliklere hizmet eden insanların "Emredersiniz efendim, bahş edersiniz efendim" sözlerine istinaden görevlere atandığı, tecrübe, okuma veyahut da o kişilerin yetenek hiçe sayıldığı, sınavlara giren insanların 1., 2., 3. ya da ilk 100'e girmesine rağmen mülakatta elendiği, kurumların içinin yozlaştığı, en çok yardıma muhtaç olduğumuz dönemde yardım etmesi gereken kurumların sadece parayı öncelediği dönemlerde biz sadece sığınabileceğimiz liman ararken bizi dolandırdılar, kandırdılar, umudumuzu çaldılar. Umudumuzu bir daha çaldırmamak üzere bunların hepsini ayrıntılı şekilde anlatıp var olanları tüm çıplaklığıyla ortaya koyup bunlarla birlikte geleceğimizi yeniden şekillendirmemiz gerekiyor. Umut etmekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü umut bizi ayakta tutan yegane olgulardan bir tanesi. Direneceğiz. Umutla yaşayacağız ve bir dahaki hafta tekrar görüşmek dileğiyle. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Lütfen yayını beğenin, paylaşın. İmkanı olanlar abone olsun. Eee, eğer bununla ilgili bütçeniz varsa katıl butonuna tıklarsanız seviniriz. Ama yayını beğenip paylaşmanız, üye değilseniz üye olmanız ki merak etmeyin kimse görmüyor olduğunuzu. Hani üye olmakta herhangi bir suç unsuru yok. Bundan korkmayın. Eee, birçok devlet memuru, birçok akademisyen, birçok izleyicimiz, eee, çekindiğini belirtiyor. Çekinmeyin, korkmayın. Bu tür şeylerde herhangi bir aksi bir durum yok. Değerli dostlar gördüğünüz gibi kamu yararına çalışmaya çalışıyoruz. Bizler gazeteciyiz. Gerçeği aktarmaya çalışıyoruz. Kimsenin tarafı değiliz. Halkın tarafıyız. Halkın alın teriyle oluşturulmuş kamu kaynaklarının nereye, nasıl, kimler tarafından harcandığını araştırmaya çalışıyoruz. Birileri siyasi angajmanla birilerine linç etmeye çalışabilir. Birileri birilerinin tarafı da olabilir. Biz hiç kimsenin tarafı değiliz. Biz halkın tarafıyız. Bizim patronumuz yok. Patronumuz sizsiniz. Sizinle birlikte yapıyoruz bu yayınları. Siz bize destek verdiğiniz müddetçe biz daha çok imkanlarla daha fazla şey araştırmaya gayret ediyoruz. Burada ekip arkadaşlarım var. Arkada 4 tane pırlanta gibi genç kardeşim var. Deniz, iki denizimiz var. Eee, Eren'imiz var, Berkay'ımız var. Timur içeride hazırlanıyor. Programı var onun da. E, içeride hazırlanıyor. Burada herkes bir şekilde omuz omuza vererek, eee, programlarını yapmaya çalışıyor. Sizlere bilgilendirmeye çalışıyoruz. En net, en gerçek ve belgeli haberleri size ulaştırmaya çalışıyoruz. Dosya programı devam edecek. Daha çok vites arttıracağız. Daha çok belgeyle uğraşacağız. Daha fazla dosya anlatacağız. Bir dosya üstünde, iki dosya üstünde çalışırım aslında. Biri Türkiye'yi sallayacak. Bir tanesi var olan bir iddianame ki 1600 sayfalık bir iddianame. Oku oku bitmiyor. Her ne kadar şu anda bizleri yöneten bazı siyasi parti başkanları 4.000 sayfalık iddianameyi 15 günde okumuş olsa da 1600 sayfayı ben 22 gündür daha bitiremedim tek incelemekten. Eee, bitirince bunu da dosya ayrıntılı şekilde anlatacağım. Umudunuzu kaybetmeyin, inancınızı kaybetmeyin. Aydınlık yarınları olan inancınızla birlikte iyi akşamlar değerli dostlar. Kabul etmeyen 5 kişi bu masada siz kabul etmeyenlere anlatmaya devam edecek.