Transcription
Evet sevgili seyirciler, 32. Günü'ne hoş geldiniz. Türkiye'de gündem her zaman yoğundur. Ama doğrusunu söyleyeyim, bu son haftalardaki yoğunluk herhalde çok nadir, kırk yılda bir olur. Bir yandan düşünün, AKP'yi kapatma davası. Öte yanda Ergenekon soruşturması, ekonomik kriz beklentisi, Sosyal Güvenlik tasarısı, şehit haberleri... Bir gerçekten de Türkiye'ye geldiğin günler yaşıyor ve adeta sırat köprüsünden geçiyor. Aynı gündem Avrupa ülkelerinde olsa, herhalde ortalık da alıp yürümüştü. Şimdiye kadar bu hafta 32. Günde bu yaşananları ve en önemlisi bu yaşananların Türkiye'nin yakın geleceğini etkilerini konuşacağız. Sis perdesini biraz olsun almaya çalışacağız. Konuklarım Türkiye'nin en önemli isimleri, komple doktorları diyebilirim. Onlar komple, ne olduğunu, nereden nereye gidildiğini, ne yapılabileceğini, farklı görüşler ortaya koyacaklar ve bu uluslararası ilişkilerde nelerin yaşandığına dair en çok kafa yoran isimler. Ben hemen yanından başlayayım. Profesör Yalçın Küçük, yazar, eski öğretim üyesi. Sayın Profesör Mahir Kaynak, Star Gazetesi yazarı, eski istihbaratçı ve Erol Mütercimler, araştırmacı-yazar, programcı. Başka var mı? Her ne bileyim, hocalık devam. Hocalık da var. Hocalığa devam ediyoruz. Emekli subay. Emeklisi var. Olur. En fazla içimizde en fazla şeyi olan, yeteneği olan ve Rıdvan Akar, 32. Gün Genel Yayın Yönetmeni. Hoş geldiniz efendim. Ben, öncelikle sizlere sormak istediğim, herkesin konuştuğu ama bir türlü ne olduğu üzerinde bir hemfikir olamadığı nokta. Neyin kavgası yapılıyor? Yaşananların altında kimlerin parmağı var? Nedir bu? Ama biz bir etiket koyabilmemiz gerekiyor. Neyin? İsterseniz sizden başlıyor. Abi, ben meselenin hukuki yani ile ilgilenmiyorum. Yani kim haklı, kim haksız ve çok fazla ilgilendiriyor. Müdahale etmek istemiyorum. Sadece diyorum ki, kapatma olayı gerçekleşirse siyasi tablo nasıl değişir? Bir defa kapatma ile birlikte Tayyip Erdoğan değildi, değerli ortadan kalkacak. Belki tarafı da birkaç gücüne birlikte. Fakat bu iktidarı değiştirmeyecek. Yani AK Parti başka birisi baskı kuracak ve iktidar olmaya devam edecek. Ama mağazada çok ciddi değişiklik var. O da şu, bakır iddianamenin içerisine Sayın Abdullah Gül de dahil edilmiş. Abdullah Gül Bey'in yasaklı olması konumunu hiçbir biçimde değiştirmeyecek. Yani Cumhurbaşkanlığına devam edecek. Ve Cumhurbaşkanlığı süresi dolduğunda da siyasi hayatı bitmiş olacak. Ama bir şey olacak. E Sayın Abdullah Gül, şey mazlumlar ve mağdurlar listesinde yerini alacak. Yani Parti'nin akıbetini dışında düşünmeyecek. Bu durumda diyorum, önümüzdeki hareketin, yani AK Parti içeride olacak, ciğerci hareketin bari önderliği Abdullah Gül'e geçecekler. O zaman siz Erdoğan'ı elemine etmek için mi bu ödeme yapılıyor? Evet, bunu birçok deliller var. Yani hızından şunu söyleyeyim, mesela bir iştir diyorsunuz. Yani bu buradan kaynaklanan hayır, hava iç değil, dışarıdan yapılan bir operasyon. Tamam, onlardan bir örnek vereyim. Sadece MHP diyor ki, anayasada partinin kapatılmasını zorlaştırmak yerine sadece odak haline getiren kişileri cezalandıracak ve partide devam etsin. Aşağı yukarı beyaz evvel çizdiğim tabloya benzer. Ne var ki, Sayın Erdoğan'ı, Recep Tayyip Erdoğan'ı tasfiye edip gerisi de devam ettirme haberin oyun olarak görüyorsunuz abi. Başından beri zaten MHP'nin manevrası bu. Ve MHP'nin tavrına baktığınız zaman zaten bu tavrı destekleyecek birçok eylemleri var. Abdullah Gül Bey'e büyük bir destek verdi her aşamada. Yani onu destekliyorlar ama kayıp veya karşı olursun bir tavırlar var. Hocam, bir şey sorabilir miyim? Kapatma başlıklı yazınızda aslında bu sürecin biraz uluslararası bir konjonktürün ürünü olduğu halinde bir yaklaşımınız var. Diyorsunuz ki, bizim gibi ülkelerde diyorsunuz, bu ülkelerde yaşayanların sadece kendi tercihleri doğrultusunda yaşaması çok mümkün değil. Başkaları tarafından bu yaşam biçiminin belirlenebileceğini söylüyorsunuz. Ki birazdan onu soracağım. Kim Türkiye'deki yaşam biçimini belirliyor? Daha sonrasında da şu anda karşı karşıya olduğumuz bölgesel sorun, ABD'nin Ortadoğu politikasında ülkemizin nasıl bir rol oynayacağı diyoruz. Dolayısıyla adresiyle gösteriyorsunuz ve devamında başörtüsü ve benzeri konulardaki tavrımı siyasal hedeflerinizi belirlemeli diyorsunuz. Öngördüğümüz politika bu konuya nasıl yaklaşacağız? Yani Ortadoğu'da Türkiye kendine nasıl bir örgü çiçek? Asıl mühim olan konum bu. Dolayısıyla bu dinamiklerle nasıl bir ilişki kuracak? Buna önem vermeliyiz. Türban burada belirleyici etken olmamalı. Dolayısıyla AKP'nin kapatılma sürecinin siz Amerika'nın gerçekleştirdiği bir operasyon olarak mı? Tam tersini düşünüyorum. Şöyle, Ömer, ben dünyadaki çatışmada taraflardan birinin küresel sermaye olduğunu söylüyorum. Diyorum ki, Sayın Abdullah Gül küresel sermayenin önünü açan kişidir. Türkiye'de onu eleştirmiyorum. Üçüncü bu bir politikadır. Avrupa Birliği de zaten İngiltere'nin önde ve küresel sermayenin mekanı halindeydi. Avrupa Birliği'ne en çok yaklaşan da Abdullah Gül Bey. Bu da sonuna kadar salonu. Bu bir politika. Oysa Sayın Recep Tayyip Erdoğan son zamanlarda Avrupa Birliği'nden uzaklaştığı biçiminde eleştiriliyor. O halde diyor, birileri Avrupa Birliği ve küresel sermayeden yana olan bir iktidar oluşturmak istiyorlar. Bu Amerika değildir. Daha doğrusu Amerika'daki Bush yönetimi değildir. Bu Avrupa kaynaklı bir harekettir ve MHP de birtakım tutarsızlıklar görüyorum. Şöyle diyorum ki, MHP ile Abdullah Gül'ün ideolojisi aynıdır. Hayır, birisi milliyetçi, birisi israfa dayanır. Siyasi hedefleri muayene. Milliyetçi küreselci olamaz. İkisi birbirine ters. Yani milliyetçi bir parti küreselciliği savunan Avrupa Birliği ile bütünleşme öngören bir lideri destekliyor. Bu bir tutarsızlık. Bunlar tutarlı bir tutarsız bir operasyon. Dahaki Milliyet ne yaparız? Çok özür dilerim, bir şey daha soracağım. Şimdi ben sıramı bozma belki. Ben sıramı bitireyim, ondan sonra hadi Efe ile ilgili bir soruyu da onun için önemli. Ona geleceğiz. Çünkü ben o sırayı tam şey yapayım. Önce şeyi alayım, ondan sonra tek tek gideceğiz. Hero, birincisi buradaki kavganın ben birinci öncelikli olarak devletin temel kuruluş felsefesi ve ideolojisiyle bir kavga diye görüyorum. Birincisi bu. İçeride ikincisi de Amerika, dış devletlerin bölgesel ve küresel uygulamış olduğu strateji doğrultusunda buraya dönük senaryosunda yeni bir aktör yaratma meselesi olarak görüyorum. Bu aktörün Recep Tayyip Erdoğan olamayan şu ana 2002 seçimlerinden önce de biliyorlardı. 2002 seçimlerinden sonraki süreçte gösterdi. Ben Mahir Hoca'ya yoğun katılıyorum. Baştan beri hep aynı şeyi düşündüm. Buradaki en önemli oyuncu MHP ve MHP'nin Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kurulan bu komplo da çok önemli bir rol biçildiğini düşünmek. Ve MHP için düşündüğüm şey, MHP'nin sans alt milliyetçi bir parti olduğu değil. Ben artık MHP'nin bu son dönemde yerli yerine oturtulmaya çalışılan küresel bu para sermayesi için de önemli bir oyuncu olarak tayin edildiği ve bu nedenden dolayı da son milletvekili seçiminde o listeye bazı isimlerin de dahil ettirildiği şekilde bir düşüncem var. Ama Recep Tayyip Erdoğan'a komple kurulma meselesi konusunda pek bir tereddütüm yok. Birinci hoca, hiçbir Tahir Bey, kağıt görürseniz götürüyorum. Orada bir tereddütüm yok benim. Nitekim Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı olmayı sını istemediği ortaya çıkmıştı. Bizim Tayyip Erdoğan'ın ama bir anda MHP, ama bence sakıncası yok diye verdi. Bağladı türban konusunu hemen önüne attı. Tabi orada Recep Tayyip Erdoğan ve danışmanlarının ne kadar acemi olduğu, dünyada ne kadar habersiz olduğu da bizim için görüldü. Mü onlar onun üzerine attılar. Tabii buradaki bence asıl temel sorunun temel soru şu, gerçekten dışarıdaki küresel oyuncular açısından Türkiye'de söz ettikleri gibi demokrasi talep edilen bir siyasal sistem. Hayır, değil. Neden? Çünkü demokrasinin olması için ne olması lazım? Üç tane temel unsur değil mi? Ulus devlet olacak, laik devlet olacak, hukuk devleti olacak. Fakat bunun üçü de şu anda Türkiye'de istenmiyor. Bakın, Arap dünyası, Müslüman yoğunluklu dünya neyine neler olarak suçlanıyor? Laik olmakla suçlanıyor, seküler olmakla suçlanıyor. Dünyaya bakışları suçlanıyor. 8 Türkiye'de iki devlet ama Türkiye'de ılımlı İslam modeli bir model dayatılıyor ve ulus-devlet meselesinde işte çatır takmak istemiyor. Türk devleti deniyor. Barzani buraya geliyor, Kürdistan'da bu kullanıyor, dikey bunu kullanıyor. Ankara'da da ifade ediyorlar gibi. Onun için ben bu meseleyi öyle bir büyük stratejinin bir parçası olarak a ve p arkasında Avrupa mı, Amerika mı? Ben bu devletlerden aşk. Avrupa dediğiniz zaman burada aynı şeyi düşünüyor. Batı. Avrupa zaten şık ve böyle. Avrupa'yı ben Avrupa demiyorum. Ben de aynı şekilde para sermayesi diyorum. Ama küresel sermayenin ben para sermayesi kısmının etkin olduğunu düşünüyorum. Endüstri sermaye kısmının olmadığını, bu türlü oyunlar için olmadığını kendini değerlendirmekte ve benim gördüğüm meselede şu, Ali Babacan'ın başbakanlığı için pek çok şey yapılıyor diye düşünmekteyim. Yani Abdullah Öğücü başbakanına mı hazırlanıyor? Ben öyle düşünüyorum. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı, Ali Babacan'ın başbakanlığı. Dolayısıyla burada bir başkanlık sistemi otomatikman yürürlüğe girecek, devreye sokulacak diye düşünmekteyim. Tabii bunun için ordu ve yargı üzerinde prestij kaybettirilmesi ki en yoğun çaba bu konuda sanıyorum. Ergenekon da derinden konuşacak ama kendini den bu yana ben meseleyi izlediğim zaman ordunun geleneksel kaybediyor. Ordunun kaybettiriyor. Tabii ordunun geleneksel teğmenle albay yayın nasıl denklemin albay değildi albay dahil o klasik Kemalist yapısı üzerinde çok ciddi bir oyun tezgahlanıyor diye değerlendirmekten. Bu ilk turda yaz bir şey sormak istiyorum. Erol Mütercimler, siz Milliyetçi Hareket Partisi'nin işte küresel sermaye tarafından bir şekilde meşruiyetinin tanındığına vurgu yapıyorsunuz. Ardından da dedikçe neyi Barzani? Yani Türkiye'nin bunun ulus-devlet modelinin bölünmesi konusunda da bu küresel sermayenin bir şey rol olduğunu söylüyorsunuz. Bu biraz çeşidinden MHP Türkiye'nin bölünmesi konusunda böyle bir senaryo içerisinde bu sizce bir aktör olarak olabilir mi? Bakın, bazı bazı meseleler var. Bir, eğer uluslararası ilişkilerde çatışma ortamı yaratılacak olursa ve belirsizliğe bu götürülürse, o belirsizlik içerisinde ortaya çıkacak olan çatışmada aktörler en Erol verileceğini verildiğini çoğu kez aktör onu göremez. Çünkü aktörünün o senaryoyu koymaz, demez ki sen bunu oku diye. Ama şöyle bir şey söyle bana, sen meşruiyetini onaylanmasını istiyorsan, eğer geçen bak seçimde de yoktun. Eğer sen hala bunu sürdürmek istiyorsan, o zaman bu oyunu şöyle bir yerinde olacaksın. Ama bunu örneğin parti başkanı düzeyinde değil, fakat oraya koymuş oldukları isteyen giren bir takım milletvekili isim vermek istemiyorum. Kanallıyla yürütülecek olan politikalar o politikalarda olsa mevcutun kürsü ne yapacak olan çalışmalar, parti programını alınmayan bölümler gibi bir dizi onlar alt alta koyduğun zaman böyle bir fotoğrafın ortaya çıktığını düşünüyorum. Yalçın Küçük, siz katılıyor musunuz? Farklı bir görüyorsunuz efendim? Bir defa çeyizin bir sözü vardır. Bir email liberal, ben dipper almayayım. Zannediyorum Nadir bu edebiyatı yazmıştı. Ben Kemalist değil, ben Atatürkçü değilim. Değil, Atatürkçü değilim. Öyle şimdi iki sevgili arkadaşımın konuşmaları bana son derece maksiz geldi. Hop hasta ekonomiye bağladılar. Süper. Ben de iki arkadaşımla göre maksiz. İstediğim açıklıyor. Söyle. 1.2 nokta. Bu AKP diğerleri bizim İslam'da Osmanlı'da ve sözümüz var. Şeriatın kestiği parmak acımaz ve yasakların testi parmak acımaz. Biraz kişileştirilecek olursak, o hep belki hatırlıyorsunuz. Hiç kimsenin aklında yokken iki senedir hep çıktım televizyonda kendi programlarında da o açılır kapatılır. Üç kişiden de adını verdi. Bu Tayyip Beyefendi, Abdullah Gül Beyefendi, Bülent Bey ve siyasi yasaklı olur. Onlar siyasi mevta dır, ölüdür dedim. Bunları bıçağı çıkıyor mu? Açınca bana göre bu da var, bitmiştir. Ve bu davanın açılması bu hale gelmesiyle bitmiştir. Birincisi, bunu ben söyledim. Ben bir de Refah'ın kapatılmasını tarihten dilekçe vererek, bir de istiyorsanız size bir aile sırrı da vereyim. Alttan sonra güzel kahvaltılarımızdan birinde şu anda AKP'nin baş savunucusu Ergün Öz kurtul. Yalçın, ben Refah'ın kapatılmasını doğru buluyorum ve onu Türkiye'nin avukatı olarak Avrupa'da savunmalı. Ama şimdi Fazilet kapatılıyor. Onu haklı bulmuyorum ve devlete diyeceğim ki, ben sizin avukatlığınızdan çekiliyorum. Ben de Erbul niye buluyorsunuz? Yani para kalmıştı diye bulunuyordu. Bunu yok, hukukçu olarak ben de bulmuyorum. Ergun tebrik ederim. Ergun benim hem üniversite yıllarından arkadaşım hem de bir akrabalık ilişkimiz var. O zaman ve dolayısıyla şu şeyi bir şeydir. Yasalara uygun, ben Refah yaparsanız, anayasadaki ilkelere aykırı bir davranışınız olursa kapatırsınız. Yok, Osmanlı'da sadrazam asılacak, ağa boyu çok uzunmuş, bu asılmış. Öyle hikaye yok. Bunu oynamaya gitmeyeceğiz. Ya da ayrıca benim o konuda fikrimi sorarsanız, o onların da hiçbir değeri yok. 147 ne yok. Eğer bu ülkede bu kadar tarikat daha kimse yok. Onları geliyor. Bir nokta budur. İkinci nokta, hukuk değil, hukuk değil. Ama bu ülkede demokrasi dediğini iki aracı vardır, halk idaresinin. Biri partiler kanalıyla olur, iki meclis kanalıyla olur. Partiler olmadan politika yapamıyorsunuz. Ya dolayısıyla Tayyip Bey bağımsız olur, şu olur, ondan sonra başbakanın gidişi mümkündür. Bana bitmiştir artık. Galip Bey de bitmiştir, yoktur. Tabi, tabi. Hiç kimse hukukun ötesinde bu ülkenin kuruluş yasaları vardır. Verildi. Böyle bir iddianame ile karşı olmak bitmiştir. Sonra benim çok büyük üstadım, sınıf arkadaşım, kapat eşli sesinden Sabih Kanadoğlu da söylüyor. Üstadım da söylüyor, arkadaşım da söylüyor. Hayır, hayır, orası siyasi bir yerdir. O Cumhurbaşkanlığı asil bir yerdir. Bu yasak aldığı zaman aldığım da düşer. Şu noktalara da katılmıyorum. İzmir'de onu da söyleyeyim. Mesela sadece Tayyip değil, oradan uzaklaştırmak için değil. Tayyip Bey'i kimse oradan uzaklaştırmak istemiyor. Ayrıca affınıza sığınarak, eğer uzaklaştırmak istiyorsanız, ben bir kitap yazdım. Bu kitapla uzaklaşır. Bunları da açıkçası söyleyeceğim. Nedir? Epilepsi ile orgazm. Tayyip Bey'in bu Türkiye'de etçilik bile yapamaz. Sağlığı müsait değildir. Bu kitapta bak, Yaşar Paşa gördüklerini rapor edip kafaya götürmek durumundadır. Bu mesele çok basittir. Bunu bir parçası zaniye bu sonuca varıyorsunuz. Öpüyorum. Şu, ben şu kitabını yazdım. Televizyonlarda dedim ki, ben bir kitap yazıyorum. Bu kitabı yazdıktan sonra Tayyip Bey aday olamaz. Olmadı, olamadı. Alıp başka şeyler de olamadım, olamaz, olamaz. Tayyip Erdoğan'ın saral olduğu düşüncesindesiniz. Değilim efendim. Değil. İspat ediyoruz. Bu bunu bilmiyorum. Yok çocuğu da öyledir. Burada bir şey yok. Ama o kadar ki hiçbir şey yapamaz. Bütün söyledikleri diro düşünceler böyle kendi bilincinin dışındaki altıdır. Hiçbir bu Spears aralığının dışında bir insan gidip de Avrupa'da ve asimilasyon bir insanlık suçudur demez. Bu kafada plak plakları bunlardan filan 80'li yıllarda Kürtlerden solculardan kalmıştık. Bu konuyu buraya bitirmek anlamıyorum. Şeyh Efendimiz'in veren ben geç olacak merak ettim de onun için kusura bakmayın şeyinizi kesmek istemiyorum. Siz doktor değilsiniz. Bunu doktor olarak mı yaptınız bu incelemeyi hocam? Yoksa uçak yiyecek yücekök sesi konuşturuyor. Öyle de söyledim. Bu bir kavga kitabı. Bütün doktorlar yazmadığı için tıp çalıştım, tıp yazdım. O benim işim bu. Ben yazılmamış, söylenmemiş söz bırakmak istemiyorum bu memlekette ve bütün doktorlar da var. Hangisi yanlış? Niye yazmadınız? Niye yazmadınız? Nedir bu? Güven Hastanesi'ne gidip sordunuz mu? Bu Yaşar Paşa hazretleri gitti, orada gördü mü? Sen niye söylemiyor? Yaşar Paşa hazretleri Tayyip Bey'den kurtulmak için GATA'ya sevk edersiniz, o da kalır. Onun şakası falan yok. Ama öbür tarafta da bunu da söyledim. Bunları da bu noktaya gitmek istemiyor. Ama arkadaşlarım ona daha sonra girersin. Ama şöyle söyleyeyim, bu dava bitmiştir. Ne demek bitmiştir? Böyle bir iddianameden sonra ne Abdullah Gül orada kalıyor, bir öbürü kalır. Neyi söylüyorsunuz? Bitiriyorum. Bu iki noktadır. Bir, 12 Eylül'den beri bekleyen dinselleşme. İki, bu bölgeyi Osmanlılaştırma, küçük küçük küçük küçük küçük bulutlarda var. Bu noktada her iki arkadaşım da aynı fikirde. İşte bütün meselenin arkasında ekonomi marksizmi bırakırsanız, bütün meselenin arkasında AKP bir küçük bir Türkiye, bu Osmanlı eyaletleri gibi burası bir eyalet, burası biliyor musun? Bunları yapmak istiyor. Bununla ilgili de bir kapatıp bunun bir parçasıdır. Türban zannettiğin kadar da önemli değil. Hocam, bir şey sorabilir miyim? Sizi Türkiye'nin bir ikilemle karşı karşıya olduğu düşüncesindesiniz. Biliyorsunuz ki ya İslam devleti olacaktır ya da devrim olacaktır. Bu AKP'ye yönelik kapatma davasını bu devrim sürecinin bir başlangıcı olarak mı görüyorsunuz ve devrimden kastınız ne? Devrimden. Bakın, ne güzel, iyi ki bu programı görmüştüm. Benim altındaki döküldüğünü ama her zaman buyurun. Bakın, ben her zaman şunu söyledim. 27 Mayıs bir asker devrimci edildi. Hafta gitmedim. O üstadım Erol söyledi. Oldu dedi. Akın ordu şu aşamada ortada bir yüksek komutanlık cumhuriyetin koruyucusu iddialarından geri adım atmış durumdadır. Ama Türkiye'de bir devrimci durum başlamıştır. Bu devlet herkesin zannettiği gibi asker hikayesi değildi. Asker gelir. Ben 27 Mayıs'ı yapan adam, yani başkaları da yapılan oradan ayakta kalıp yaptım diyen adamın kitaplarda buluşuyor. Gelir asker, askeri gelmesi iyidir. Bugün yüksek komutanlık, ülkenin içindeki bu tur konularda bu kadar sessiz kalması. Biz konuştuk bir kere ATM'si her gün konuşuyorsunuz. Komik çekiyor. Paşa, ondan sonra yüksek komutanlık. Bu Türkiye'de ben şuna şu varsa devrimci sürekli başlamıştır. Milli Güvenlik Kurulu'nun toplandığı akşam bu türban bu karar verdim sağlanıyorsa da aynı gül Talabani buraya çağırıyorsa bu süreç başlamıştır. Bu süreçte asker yoktur. Asker gelir. Sonunda yüksek komutanlık gelmiyorsa başkaları gelir. Ben ordu da biz üçümüz de ordu'dan sayılırız. İkisi ordu'da beni uzak tut. Ben savaşçıyım. Doğrudur. Bir güzel laf söyledi. Albaylar üzerinde bir oyundur dedi. Bu olarak üzerinde durmak sizin vereceğim kebap budur. Fazla vakit almak istedim. Ben Rıdvan'ın sorusundan devam etmek istiyorum. Mavi, ben size evet MHP'nin rolü ile ilgili olarak öne bu rolü oynadı. Bu rol oynarken de tabii insan merak ediyor. İdeolojik beraberlik, siyasi e-defter yok. Ne çubuğunu yapıyor? Kaldı ki yaptığı şeyler bir parti kararında aldırmıyor. Sanki lider karar ver. Daha sonra parti onu savunuyor gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bu bakımdan mesela ben bir operasyon olarak bakıyorum. Ya MHP'nin tavrını sesi bir tavır değil, bir operasyon olarak algılıyorum açıkçası. Özel zaten şey diyorsunuz. Milliyetçi Hareket Partisi'nin türban konusundaki tavrına karşın Milliyetçi Hareket Partisi'ne dönüp gülmeyide olmamasını yatırıyorsunuz galiba. Geliyorum. Öncelik ondaydı. Bu türban bir an önce onun mu dava açılması gerekir? Hayır, yani okuyuşu öne aldı. AK Parti bu şekilde tövbe et altında bıraktı. Şey, Türkiye'de İslamlaşma konuşma kısaca ona değmemek verir misiniz efendim? Herkes gördü. Türkiye İslam ulaşıyor ve şeye karşı Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerine karşı. Burada olay farklı. Cumhuriyet'in ilkeleri Türkiye'yi Türkiye'nin sınırları içinde tutar ve bir metre ötede bizi mitoloji anlam ifade etmez. Birileri diyor ki, bölgesel bir ideoloji yaratalım. Bölgeydi. Öylesi İslam'ı sırtını dönemez. İslamcı olmasa bile iki ırk ayrımı yapamaz. Türkiye'deki gelişme bu istikamet olduğunu görmüyormuş. Yani diyoruz ki, kırk ayrı mı olmayacak? Çördük arıyordu küldü kabul ettirdiğimiz birileri biz reddet. Buraya kadar hemfikiriz. Sadece andan sonrasında tartışıp ha evet, bu İslam'ın İslam'a karşı arkamızı dönmeyeceğiz. Herkes çok islamcı oldu. Hayır, haber değil. Böyle İslam'a karşı İslami arkanızı dönecek. Bu bir yeni ve bugüne kadar ideoloji mevcut olan video ile ilgili hasreti anlamına gelir. Ama hemen şunu söyleyeyim. Bu Türkiye'yi küçültmek amacına yönelik değildir. Büyük dökümü amacına yönelik de bu dinamikte büyüme çıkar. Neden tane fikir değil dedim. Hayır, buraya kadar tamam. Nokta söylüyor. Ama bundan sonra sakız burcu. Türkiye büyütürmü, öbür tarafı mı? Orası ayrı. Yoksa şu söylediği doğru. A bu bundan sonra sonra daha öbür noktada. Tabi ben böyle 100.000 kitap yazarsam buraya kitapta getiriyorum. Bu kitap 12 Eylül'den önce çıktı. Evet. Şimdi asıl konulara geliyor. 12 Eylül'den çık önce çıktı. Beni yakaladılar, sekiz yıl hapse attılar. Ben burada çok açık olarak bir şey söylüyorum. Bir asker gelecek diyorum. 12 Eylül'den önce. Şimdi çok daha kapsamlı bir yeni askeri müdahalenin bunun tersini yapması mümkün. Ters şu, 12 Eylül'ü bilmiyoruz. Ama ben geliyor diyor. 1980'lerin başında tersi şu, Erbakan'ı Türkiye'nin siyaset sahnesinden silinip Erbakan'ın temsil ettiği İslamcı dinsel politikayı daha yoğun bir şekilde uygulamak. Dinsellik 12 Eylül'de baştan altın çağ ortadır. Bunu çok açık söyleyeyim. Artık yüksek komutanların da Kemalist olduğunu düşünelim. Bu kadar açıktır. Bunu ama bunun projedir oluşuyor. Öbür sene daha bunlar daha ileri götürdüler. Bunlar 12 Eylül'ün çocuklarıdırlar. 12 Eylül devam ediyor. Evet. Şimdi bu kavga var. Bu kavgada üste adımında söylediği gibi yüksek komutanlık yok, yok görünüyor. En kibar değiller. Eğer bu ise zannedildiği neden tehlikelidir? Yüksek komutanlık yoktur diye ordunun bu işte ilgilenmemesi ökük değildir. Venus atacağım. Aynı ayrı görüştüm. Şimdi şöyle bir şey var. Şimdi Kemalist dendiği zaman ne anlaşılıyor? Kemalist dendiği zaman iki şey anlaşılıyor. Bir anti-emperyalist olmak, iki tam bağımsızlıkçı olmak. Çünkü bu çerçeve içerisinde baktığınız zaman yani Kemalist nedir ve Kemali subayda kendisi nasıl tanımlar? Çünkü bu çerçeveden baktığınız zaman ama bir gerçekte karşımızda duruyor. O da şu, Türk Silahlı Kuvvetleri bir NATO ordusudur. Hem savunma konsepti hem de eğer söz konusu olursa Türkiye'nin saldırı konsepti bu karargahların dışında belirlenebilir diye birisi düşünürse en hafif deyimiyle çok iyimser davranmış demektir. Yani bunu kabul etmek durumundasınız. Yani ne yaparsanız yapın, bu Kıbrıs işte meselesinde asteğmen olarak bulunduğu yan sunacağım. Meselenin orada görüldü, izin verilmediği sürece kere sınır ötesi harekâtları yapamıyorsunuz. Şu şu bu çerçeveden değerlendirdiğiniz zaman ama şunu da şöyle bir ifade de haksızlık olur. Tabii o da şudur, Türk ordusu kesin kez ulusalcı bir ordudur. Buyur. İki, Türk ordusunun temel felsefesi daha okuldayken dahil olmak üzere Kemalist üzerine kurgulanır. Bunun dışında başka bir şey düşünemez. Fakat daha sonraki süreçte dedim ya NATO ordusu olmaktan kaynaklanan, oradaki eğitimlerden kaynaklanan, işte başka eğitim programlarından kaynaklanan birtakım nedenlerden dolayı ve terfiler alındıkça bir yerlere gelindikçe ve oralara eklemlenmek ve onlarla birlikte bir politika sürdürmek durumundasınız. Ama son tahlilde gelindiği zaman Yalçın Hoca yerden göğe kadar haklı olduğu bir yer var. Son tahlile gelindiğinde ordu daima ve kesin kez içe dönüktür. Bunun çatışma sürüyor. Fakat ve orada özür diliyorum. Ordunun gövdesini iyi görmek lazım. 3D gövdemi gövde. Teğmen ve Albay dahil bu gövdedir. Gövde kısmı bu bacaklarda kollarda baktığımız zaman astsubay askerler. Şimdi de profesyonellik meselesi çıkıyor. Şimdi baş kısım farklı yorumlar. Yani General Amiral kadro meselesi farklı bir yorumdur. Hele korluk dahil olmak üzere oradaki mesele biraz daha başka bir yere gidiyor. Zaten şu an için hani ordunun da analizini yaparken parametrelerinizi doğru yerli yerine oturtulması gerekir. Fakat Ordu şunu öğrendi. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 1800 Watt. Farklı bir şey. Şunu öğrendi. Ne kadar ulusalcı ve Kemalist çıkış yaparsa yapsın önünde ya da sonunda bir şekliyle Amerika işin içine bulaşıyor. İşin yörüngesi değişiyor. Şimdi bu kadar söyleyeyim. Ben Rıdvan bir toparlayabilir miyim? Çünkü şu ana kadar katılımcılar son derece önemli noktalara değiller. Ben onu bir özetleyin ondan sonra devam edin. Çünkü bu ne geliyor? Bu bir yerde bakıyoruz bu farklı görüşler var. Tabii Erdoğan'ı devirmek, Ali Babacan'ın başbakanlığını karıştırmak ama Yalçın Küçük der ki, hayır, bu iş bitti artık. Bu bunu konuşmayı boş yere vakit harcıyorsunuz der. Yeni bir sürece giriliyor. Da yeni bir süreç ye geliyor önümüzde der. Burada en önemli unsur galiba 3 komutan konuş ucunda katıldığı nokta, Ordu eskisi gibi ağırlıklı bir aktör değil. Bu olayda aksine bir daha toplumsal, daha garip başka bir şey yaşanıyor ve burada işin içinde hem Amerika hem de Avrupa ama küresel sermaye rol alıyor. Şu ana kadarki oradaki örnek şey söylenebilir buraya. Yani Ordu çıkmış balkondan seyret. Bu sürecin içinden kendisini çekti aldı. 3 askeri müdahalede yıprandığını gördük. Çünkü şimdi ama DJ şimdi şimdi ürküyorum. Bakın onu söyleyin. Bu nasıl geçmişe nazaran şimdi ben çok daha fazla ürküyorum. Yani bir Ordu halk ondan iner mi demek istiyorsun? Ordunun evet mm takıyorum. Ben bunu bütün televizyonlarda söyle öpüyorum. Ama biz ve gençlik olarak halk olarak hareketimizi yaptığımızda ama bugün de korkuyor. Harb Okulu Mayıs 1960'da yürüyüşe geçtiğinde yüksek komutanlardan isim almadı. Ne oldu iyice bilmek lazım. Önce bilmeyiz. Hiç ucuz aynı noktalarda anlaşıyoruz demek. Yani siz de korkuyor musunuz? Yani ve altta korkuyor musunuz? Değil. Siz de temennim ediyorsunuz. Evet, iner balkondan iner. Hemen niye edilmez? Ama müdahale eder mi diyorsun? Hocam, askerin gelmesi iyidir cümlesini söyledi. Ben hiçbir şeyden korkmam. Hayır, o tarafından nokta. Eğer burası bir İslam devleti olacaksa, hiç kimse olmasa da ben bu işi yapar, bir tek başımıza yaparım derseniz, vallahi bir kimse değil endişesi olmasın. Ya beni ortadan kaldıracaklar ya budur. Biz ne akla dayalı bir toplum. Hocam, ben çok özür dilerim. Sana bir şey sormak istiyorum. Şimdi Erol Mütercimler'in ordu ile ilgili yaptığı tarih ve içerisinde sizin yaklaşımınızda özellikle 3 Genelkurmay Başkanı'nın mevcut amaç Kenan Evren ve Hilmi Özkök'ün bu süreç için aslında bu sürece gelişmesinde çok önemli rol oynadığını söylüyorsunuz. Dolayısıyla komuta kademesine gelen ve en üst noktaya gelen 3 Genelkurmay Başkanı eğer sizin dediğiniz gibi bu sürece gelmesinde önayak oldular sa, Erol Mütercimler'in o komuta kademesi ile ilgili yaptığı tarif nerede kalıyor? Ah, hayır. Ben Erol Mütercimler'in tarifine katıldım. O bir gövdeden bahsetti ama üst taraf dedi, belli olur dedi. Onlar eninde sonunda bir koruma içgüdüsü var. Birinci nokta budur. İkinci nokta, bilgi ve Hüseyin Kıvrıkoğlu Paşa teyit etti. Çok yakında ben dedi, Genelkurmay Başkanlığı'nı Hilmi Paşa'ya bırakmak istemedim. O irticaya gevşek bir adamdır dedi. Ben de bunu söylüyorum. Burada söylediğimde Kenan Evren gelecek, şu yapacak. Feci bir şey söyleyeyim. Burada o zaman Kıvrıkoğlu ile benimle mezara gitmesin. Kıvrıkoğlu Paşa hayatta açıkladığı için o zaman söyleyeceğim. Çok iyi hatırlayacak. Kıvrıkoğlu Paşa bana bu askeri güce de Harbiye'de çok büyük bir toplantı vardı. 1500'ün üzerinde emekli subayın toplandı. Ben de orada konuşmacıyım. Orada baş başa konuşmada bir şey söyledi. Tekrar söylüyorum. Hangi yıllık okuyan bu olarak iyi oluyor. Kıvrıkoğlu Paşa söylediği için tekrar altını çöz söylüyorum. Ve Sayın Genelkurmay Başkanımız'dan hoşgörüyle bu söyleyeceğimi karşılamasında rica ediyorum. Emekli olmuştu. O tabii, tabii, tabii, tabii. Bana dedi ki, bu kontörleri ne yazdın? Bir kısım var dedi ki, her ne kadar sen burası başkasına alıntı yaptıysan da o kısım hatalı. Şimdi ben sana başka bir şey söyleyeyim dedi. Ne söylediği şey şuydu. Kıvrıkoğlu Paşa'nın dedi ki, ben bir şeyle ilgili olarak sahibin Özkök ile ilgili olarak hem Cumhurbaşkanının yani Süleyman Demirel hem de Başbakan Bülent Ecevit'e gittim. Dedim ki, bugüne kadar maalesef ve ne yazık ki önümüze doğru düzgün gelmemiş istihbarat raporları. Fakat şimdi size söylüyorum ki, İlmi Paşa'nın Yener Kurmay Başkanlığı olmasını engelleyecek bir formülü bulun. Onun üzerine de dizi yıl Sayın Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan da dediler ki, hayır, böyle bir şey olmaz. Üstelik böyle bir arayış için artık çok geç. Tamirleri de aykırıdır. Bakın, Sayın Kıvrıkoğlu Paşam hayatta konuştuğumuz yer Askeri Müze ve baş başa konuşup o kitaptaki benim yaptığım yanlışı düzeltmek üzerine söyledi. Ama o zaman bana şunu söylemişti. Bu demişti, sende kalsın var. Ama o zaman bu açıklamaları yapmamışım. Kendisi açıklama yapmış olduğu için tekrar söylüyorum. Bana emaneti konusunda hoşgörüsüne güvenerek o zaman bunu da eklemiş olduğum oraya. Yani bu konuda bir çaba olmuş ama benim bildiğim de öyle çok yumuşak şeye hayır değil, değil, değil, yumuşak bakan bir insan değildi ki. Değil. Hayır, ben de görevi sırasında ben de öyle görmedim. Bak açıkça söyleyeyim. Özgürlük koşuluyla bilmiyorum. Yani özgür açıldığını görmedim. Yani bu söylemiş olduğunuz mesele konusunda da hayır dilimi düşen dönüşen görmedim. Çok kıstım. Ahir zamanın alıyoruz. Çok hızlı vardı. Ben yasalarla çalışıyorum. Bilimsel yasalarla. 1946 devalüasyonu oldu. 50 değişim değişti. 1958 devalüasyonu oldu. 60'da yaşında işte 1970'li gasyon oldu. 71'de rejim değişti. 1980 başında devalüasyon oldu. 24 Ocak kararları Aydın'dan işte 2001'de Develi asyon oldu. Bir kelime Paşa yönetimi AKP'ye verdiği eşit değişti. Ben böyle bakarım. Kapamak sis değilim. Ben onun için Hilmi taşındın. Ama şunu da tuttu. 13 Kasım'da oyunu verdi. Amerika'ya gitti. Abune demeyiz. Türkiye devletinde bunları kabul etmeyiz. Bizim de şeylerimiz var. Bu kadar. O zaman Kıvrıkoğlu'nun haklı bezenin başka şeyler de bu Erdoğan'ın son geldiğinde başlayacak söylüyorum. Sallayacağım şimdi ve herkes söylemediniz yapıyor. Kim ne söyledi diye? Ben söylem analizi yapmak, eylem adedi yapmak. Bakınız, bir dosya sen öncesi Türkiye'de sol bir hareket vardı. Sayın Demirel'in şapkanı başına birime o kovboy şapkası üzerine dolar işareti koyarlardı ve onu Amerikancılık mi tam ederlerdi. Oysa o tarihte dünyanın en pansies ülkesi Türkiye. 74 buçuk milyar dolar ithalatı, iki buçuk milyar dolar ihracat vardı. Aradaki fark ise gözleriyle kapanıyordu. Dünyadan tamamen tecrit edilmiş durumdaydı. Ekonomik olarak iki Sovyetler Birliği'nin yardım verdiği iki ülkedir. Birinci bu Hindistan'da ki ülkemiz zirve. Türkiye'de solcular Sayın Demirel'i Amerikan uçakları ile tam ettiler. Sonunda 1980'de besi geldi. Sayın Turgut Özal ağabey türlü tuzak. Türkiye dünyayı aşçı ve bugünkü süreci bak kat. Ben şunu söylüyor. İnsanları söylediğine bakmayın, yaptığına bak. Bugün de ordusunu söyle Ahmet, bunu hiç umrumda değil. Yaptığı şeysin neticesinde olacaktır sorusunu cevaplandırmak lazım. Hemen kısaca geçiyorum. 1960'lar bizi muhteşem bir talep ediyor. O zaman şu soruya cevap veriniz. 1960'da devrilen iktidarın başında simge olarak gel arabaya verdiği ceza Berra Ahmet Atatürk'ün son başbakanıydı. İki şeyden biri kabul edin. Atatürk kendi ülkelerine ihanet edecek bir adamı önceden kestiremedim. Öngörüsü bu kadar zayıf var. Ya da şunu söyleyin. Aslında İnönü C'ler Atatürkçülere karşı darbe yaptı. Hangisini istiyorsanız kabul et. Müthiş bir kompresör Erdoğan. Hayır, bir mantık. Hangisini istiyorsanız. Tabii ki cansız. Hangisini? Kapı açık nokta. Hep ben mi? Evet, ben bütün mu analizlerde ne oluyor da İsrail bu kadar ihmal ediyoruz? Ne oluyor da İsrail bu kadar hadi kaderimiz o kadar içecek? Ama ben buna bakarak da dış politika söylesene gelmedi. Hafta sonra girmedi ki daha gelmedi. Hayır, oraya geleceğim. Sürüşlerde çok daha güçlü. Yanlış. Şurada bir küçük bir iki nokta. Mavi Hoca'nın şeyin. Şimdi şu iki noktaya dikkat etmek gerekiyor galiba. 27 Mayıs 1960'a müdahalesi olmadan önce Adnan Menderes Amerikan yardımların kesilmesi üzerine Sovyetler Birliği'ne gitmek ve orada ekonomik anlaşmalar yapmak için izin istedi. Bunlar da izin verdi mi? Temmuz ayının ilk haftası gidecekti. Biliyorsunuz 27 Mayısta buna yüz yüze kaldı. 12 Eylül'den öncelikle Mahir Hoca da altını çizdiği ne Sovyetler Birliği. 12 Mart'tan önce 12 Eylül'den önce de bütün ekonomik bir takım ilişkiler kurma çabası var. Hiç kuşkusuz. Onun için söylüyorum. Bir asker Türk askeri tekrar söylüyorum. Harp okulundan hatta liseden itibaren Kemalisttir ve yurtsever duygularla yetiştirilir. Bunun dışında hiçbir şey düşünmez, düşünemez bile zaten. Ama önünde sonunda ABD gelir, şunu girer. Yine 12 Eylül'le ilgili bir şey söyleyeyim. Teğmen olarak çok söylemedim ki bunları konuşmaktan da çok hoşlanmıyor. Şimdiye kadar hiç öyle de o yönde çalınan fazla zaten. Ama şu bilinmeli. Şimdi o zaman Türk kamuoyunda sanıyorum bazılarının analizinde kolaylıkla olun. 12 Eylül'den sonra çok tasfiyeler oldu. Sivilce oluyor. Bakın, o tasfiyelerin sonucunda herkes geri geldi bir şekilde. Fakat bir grup var ki, o hiçbir zaman geri gelemedi. Hiçbir hakkında verilmedi. Kimdir biliyor musunuz? 78'li Subaylar. Türk Silahlı Kuvvetleri 78'i subayların neredeyse tamamını ordudan ihraç etmiştir. 12 Eylül'den iki gün sonra Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri için Muhammet'in farkına vardı ki ama onlar yerden sonra durdurmuştur. Ama Jandarma ve Kara benim bildiğim hatırladığım kadarıyla beş ya da altı kişinin dışında tamamını ihraç etmiştir. Yoktur. Ordu bu düz Teğmen Üsteğmen ellerini buna çok dikkat etmek. Bir kısmı da benim öğren tam da iyi dikkat etmek gerekiyor. Bu nedir diye yine bir küçük not. Ne idi de f8lmi özelliğin sebebi şuydu. Yedi bu dönem Kenan Evren eğitim Komutanlığı'nın başındaydı ve bu grup subay ilk defa üniversite eğitim öğretim sisteminden geçilmiş. Yani dört yıllık. Yani bir sans ve bunlar hem mühendislik ve işletme yedi başka türlü bir eğitim kaldırılmıştı. Fakat şu görüldü. Bu teğmen çocuklar kıtalara gittiği zaman eski sistemdeki eğitim öğretimden gelen Allah la komutanlarla çok çalışabilir durumda değil. Bir de çok fazla tabii de tırnak için söylüyorum. Çok fazla ideolojik çerçeve içerisine yerleşmişlerdi. Sol görüşlü Güler sol ve sağ 2019'un onları çok uzun öyküleri var. Orada isterseniz şeyi böyle ona bak kapatıp Ergenekon'a geçelim. Yani bunun uygulamamız kapatalım. Tamam. Burada şimdi bunu kapatırken o zaman son olarak olduğu için bir şey söyle. Bak ben daha önce söylediğim iki kere. Bir kere de şu komşu programında söylüyorum. Diyorum ki, herkes aklını başına devşirsin. Türk ordu sesli ordu değil. Bu ordu eğer birileri yanıltır da bu ordu bir daha müdahaleyi düşünürse Sayın Bir an 25 yıl gitmez. Bak 24 demiyorum, 26 demiyorum, 25 yıl gitmez. Herkes aklını başına yapışırsın. Bu konu üzerine konuşmaya ha ha ha. Bir garip açık ve bu ordu gelir mi gelmez mi o ayrı bir şey. Ama ne gelirse 25 Yıldız ne kalır mı kalmaz odayı. Ama şu anda Cumhuriyet'teki tahribatları telafi etmek, eski haline getirmek için 25 21 yıldır Barbie. Benim şimdi darbeyi yapanlar iktidara geleceklerdir. Darbe bir süreçtir. Onlarda iktidar bu iktidar türlü konu için nasıl idare edecek? Bu şekle bürünmüş bir ekonominin sorumluluğu üzerine kim alacak sorusuna da cevap almamız lazım. Ona şey söylemek istiyorum. Dışarıdan bazı bir hareket yapmak imkansız haline. Ona gelelim. O zaman sizden başlayayım da hemen. Siz bunun arkasında biraz daha görüşünüzü bize anlatın. Kimi görüyorsunuz? Neyi görüyorsunuz? Türkiye'yi kim itiyor? Nereye etmeye çalışıyor? Öyle mi? Şimdi başlangıçta Türkiye'de eki AK Parti iktidarının politikalarını Sayın Gül Abdullah Gül hazırlamıştı. Yani Tayyip Bey dışarıdaydı. O hem küresel dili hem Avrupa Birliği bu olarak gösterdi bir güç. Tayyip Bey meclise soktuk ve bu Cumhuriyet Halk verdi ve biraz da zorlama olduğu belli. Orada şu soruyu sormak lazım. Neden bu kadar hoş bir başbakanın önünü kim kesiyor? Yabancı dil bir yok, akademik ünvanı var ve Tayyip ve dışarıda. Neden onun önünü kesti birileri? Burada bir ayrılık, bir farklı görmek gerekirdi. Şimdi ayrı ayrı ve farklı devam ediyor. Diyoruz ki, bakınız Tayyip Bey bertaraf edenler, Tayyip Bey Avrupa Birliği'ne yavaş yavaş sırtını dönüyor, küreselcilikten uzlaşık mı çalışıyor? O bakımdan küreselci sermaye ve Avrupa Birliği politikalar o bertaraf edecekler. Tekrar eski siyasi gücü en Abdullah Gül Bey'in etrafında oluşan siyasi gücü idare getirecekler. Burada hiçbir tarafı eleştirmiyorum. Abdullah Gül Bey politikası yanlış da demiyorum. Sadece bir tespitten ibarettir. Benimki operasyon budur. Bu bunun arkasında da şöyle küresel sermaye var. Eshot ihtimali Avrupa Birliği var. Avrupa Birliği çünkü küresel sermayenin Amerika'ya karşı olduğu için küresel sermaye yapısı da Rusya ve Amerika ve Avrupa'da yerleşiyor. Orada bir mercek bulunur. Evet. Şimdi Avrupa dil Avrupa diyorsun. Avrupa bu kadar güçlü ise 300 bile bile değiştirmedi. Üç senedir tepelik duruyor. 300 bin hiç kimse yüzden benim koyuyorlar. Şimdi Avrupa dediğiniz zaman tabii operasyonları Avrupa'nın çünkü bir araya gelip yapmaz. Orada esas operasyoncu bir tek ülke vardır. İngiltere'dir. Herkes için de böyle. 323 yüzü bir gibi mesele yoktur. Türkiye'de istikametine gidecek bir de bakarsınız Türkiye'de ondan egemendir. Başımıza çarşafını örter gezeriz pi yani altı Amerikan çarşaflı bir Türkiye hiç ziraat etmez. Avrupa'da Abdullah Gül'le ilgili senaryo üzerinden soruyorum. Operasyon başlıklı yazınızda diyorsunuz ki, bir de bu sorunun cevabını okula bırakıyorum diyorsunuz. Bıraktığınız.
Yani soruda şu, Sayın Cumhurbaşkanı Gül'e neden Gülen cemaatine yakınlık göstermesi gerekçesiyle yasak istenmekte ve geçmişteki birçok sözü gündeme getirilmektedir. Bu sözler, biri tam bir merak.
"Mı diyorsunuz? Genellikle yazarlar bu sorunun cevabını bilirler. Hava saklı. Cevabını verirsin. Evet, yapıyorsun. Ben size yönetmek istiyorum. Hadi Fethullah Gülen üzerinden aynı Abdullah Gül Bey'in geçmişte dinle ilgili bir sürü beyanatı vardır, yazılmıştır. Çeşitli için ama daha nağmeden ediyor. Gülene yakın diyor. Bu Gülen'le yakınlaştırmak, yakın olduğunu ifade etmek değil. Gülen cemaatinin ona desteğini sağlamaktır. Yani ikiniz yan yanasınız demek. Yani Savcı ikisini yakınlaştırır, yan yana koyuyor. Hadi başka şeyler söyledim. Yardımcı olmaya çalışıyor. Evet, diyor ki böyle bu görüşünde Gülen cemaatinin ne yapacaksın? Çok getirilebiliyor. Kayıpların arkasında mı dur? Gülen'le etme ama hiç güldaniye. Eğer bu kapatma davasına çağlar açısından Gülen Cemaati meşruiyeti temsil etmiyor ki hocam? Yani dolayısıyla Gülen cemaatine yakınlaşması belki stratejik olarak ben 13 meşru hale getir demiyorum ki kompo doğru çıkıyoruz ki o bir güç. Gülen Cemaati diye birisi var. Bu cemaat diyor hakla kırbey ile aynı kaderi paylasın. Birileri desteklesin de ayrışmasında kendi Savcı bu yaklaşıma geldiler. Aynı konuda defa konuk. Ben meseleyi Abdullah Gül Beyefendi ile Tayyip Beyefendi arasında görmüyorum. Bir nokta ancak bak annem babam beni böyle yarattılar. Doğru söyle dediler. Mahir dostumun Abdullah Gül Bey'in yabancı dil biliyor sözü doğru ya. Abdullah Gül Bey İngilizce bilmiyor. Ben duydum ama konuşurken ona anlıyorsunuz. Senin anladığın kadar. Hayır efendim. Hayır, hayır efendim. Ben size bunu söylüyorum. Baktınız az Birleşmiş Milletler'de Dışişleri Bakanı olarak konuştu. Bütün delegeler tercüme öyle dinledi. En son alın Paris'teki konuşmayı eline verilen kağıtların hiçbirini okuma okuyor. Konuşamaz bilmez. Ben bunu söylüyorum. Her söylediği doğru çıkmış bir ya tam olarak. İkincisi akademik değil. Her şeyde söyle. A orada insanlarla bir sınav yapsınlar. Abdullah Gül İngilizce bilmez ve İngilizce bilir taklidi yapması da o hiç hoş değil. Buna çok açık alırsanız Paris'teki son konuşmasını buraya bakmadan hiç konuşmuyor. CNN İnternetin de valiz sayıda yaptırdığı götürdü bir sorudan sonra bıraktı. Belki boş konuşma. İkincisi bir akademik derecesi olduğunu zannetmiyorum. Üçüncüsü ah abone ol.
Benim elimde hep toplantıda gösterdiğim bir kasete kubbeli var. Abdullah Gül Bey Ali bebeğe Canbebe canı hariciyeciler adı görmüşler. Bundan sonra Mehmet Şimşek Hürriyet gazetesinde Erdal daha Türkçe öğrenemedi diyor. Ama bunlar bir ülkede oluyorsa o ülkesi ömür getir. Neden nöbet adı Türkiyede şu kadar çalışması yoktur. Büyük ettin Türkiye'de çalışmamıştır. Seni alıyorsun böyle getiriyorsun. Bakalım öbürünün bir tek bir yok. Amerika'ya tercümanlıktan başka peşmergelere Abdullah kız değil. Bir tek gün Türkiye'de çalışmada iki sene yaptığı ortada. Böyle insanlar Cumhurbaşkanı olamazsa bir. İkincisi bakın anayasayı değiştirdiler. Bu hap şeker diyor. Halk seçmeyen insan orada kalamaz. Ben zaten ikisine de onu söylüyorum. Nasıl öyle görmüyorum. Vaktinizi almamak için arkadaşlarımın kendi programı olunca oradan geçiyorum. Yalnız biz komutanıma bir şey söyleyeyim. Ben orada daha doğrusu fazla orada hastasın kıvrıkoğlu Paşa demeyin. Bizim geleneklerimizde Hüseyin Paşa dar doğru söylüyorsun da Kemalpaşa doğrudan ölürsen Yaşar Paşa kıvrıkoğlu doğru söylüyor. Sana doğru soldaki şekilde tamamlayalım ki Ergenekon'a geçeceğim. Bunun arkasında bu eğer bir onun arkasındaki güç olarak İsrail dediniz. Biz İsrail'i görüyorum dediniz. Onu biraz açar mısın? Ben ben şunu söylüyorum. Benim Türkiye getirdim nokta da şudur ve İsrail zannettiğiniz den fazla önemli Türkiye'de birçok değişiklikler devall oynuyor. Bütün mesela arkadaşlarımın bu çizdiklerimde tuşudur. İsrail'i yaşatmak için büyük Ortadoğu şarttır. Büyük Orta Doğu'yu kurmak için bizi parçalayacak sınız zevk onu konuda buradan almak lazım. Oraya da geleceğiz. Orada tutuklu olanların bir kısmının davranışı iki 1980'den beri Osmanlı eyalet sistemi dediler. Ben Gebze sizinde hapishanesinin deydim bağırdım kırıntın geliyor. Ne diyorsun Osmanlı çalışıyorum dedi. Bizler de aşağılık kompleksi var ya hemen sevindik. Osmanlı'ya bu çok kötüdür. Çok kötüdür. Benim söylediğim budur. Bu birazcık İsrail'e de bakın. Bu iş akçayazı İsrail'e yarar. Bu vaktim olsa belgeler göster çok güzel dedi mutlu İsrail söyledi söylediğim bu durum.
İran'ı İran'ı da görmek gerekiyor. Nükleer silahlanmış bir İran Türkiye açısından kabul edilebilir bir sınırdaş ülke olur mu? Çünkü Türkiye'nin kendisi nükleer silahlanma dan sınırdaş olan ülkelerin yükleyen silahlanmış olması tabii ki kendisi açısından kendi ulusal güvenliği açısından kabul edilebilir bir mesele değildir. Fakat burada kritik bir nokta var. O kritik noktada şu galiba onu da görmek gerekiyor diye düşünüyorum. İran'dan arkadaşlar iter arasında bir problem olur ise İran ne yapacak? Körfezi kapatacak mı? Körfezi kapatacak. Körfezi kapatırsa eğer başta Suudi Arabistan olmak üzere oradaki Birleşik Arap Emirlikleri ve işte unvanlı nereden çıkacaklar? Bunlar oradaki Amerikan donanması acaba ne duruma düşecek? Bir de bunlara bakmak lazım diye düşünüyorum. Eğer İran konusunda Türkiye'den bir talepte bulunuyorsa Amerika Birleşik Devletleri gideceğin bulunduğunu bu dedikçe yeni buraya PKK meselesi için zerre kadar bir kelime bile PKK sözcüğünü ağzından çıkmadığında düşünüyorum ben. Eğer bu bunlar konuşulmadı ysa o zaman harikaydı ciddiye almamız artık hiç ciddiye almam. Bunlar konuşulmamış var ya ve dolayısıyla şu bakın Suudi Arabistan, İran, İsrail ve hatta Suriye. Şu dört aktör konuşulmadan uzun Türk-Amerikan ilişkilerinde dış politika ile ilgili açılımlar dış politika ile ilgili senaryolar bence yalnızca ve yalnızca romantizm düzeyinde kalır diye değerlendirme yapıyorum. Çünkü dış politikalarında hiçbir zaman için duygusallığa yer yok. Dış politika dediğiniz şey sen gece gerçekçilik üzerine oturtulur ve onun parametrelerde bellidir. Neyine bakacaksınız ve birçok ellerine bakacaksınız ya başka biliyorsunuz gölgeler vardır onlar bakacaksınız. Ama şu anda Türkiye için önemli olan mesele Talep edilen nedir? Afganistan'a tat Balkanlardaki var. Afganistan'da asker göndermesi müdahale midir? Türk Silahlı Kuvvetleri başkumandanı ne dedi? Bu dedi Türk Silahlı kuvvetlerle ilgili bir mesele değil. Bu dedi doğrudan doğruya devlet politikası, devletle ilgili bir meseledir. Yani bunu tek ve öteki anlamı şu bu hükümet de değildir diye ama burada dikkatinizi çekerim video devletle ilgili bir iştir diyor. Devletin ulusal çıkarları devletin yüksek stratejisi ki şimdi o ülke strateji kavramı da değişmeye başladı artık günümüzde etki odaklı Harekat ya yeni bir konsept var. Onun o çerçevede artık işler yürüyor ve dedi ki devletine karar verirse bu olur. O zaman devletin ulusal çıkarları gerektiriyorsa bu bu yönde karar veriyorsun. O zaman İran'a da Türk ordusu Amerikalılarla birlikte ya da Amerikalıların gününde bir müdahale gibi bence bütün aktörlere böyle bakmak gerekiyor. Yani aması gözünden bunun uzaklaştırıldınız Filistin'e bakmazsanız olmaz. Ama şunu söyleyeyim ekleme olarak ben her zaman şunu savundum. Türkiye'nin İsrail'e ihtiyacı yok ama bu coğrafyada yaşayabilmesi için İsrail'in Türkiye'ye ihtiyacı var. Onun için Türkiye'deki ben o zaman Ergenekon'a geçelim mi? Ergenekon'da hemen size başlayayım isterseniz. Bu İsrail'in işimidir? Ergenekon daha benim söylediğim şudur. Daha önce de ilk olduğunda velipaşa diğerlerinin özelliği öz itibariyle MHP tandanslı insanlardır. Ancak ve MHP ile sorunları oldu. Ne sorunu onlar Türkiye'nin birazcık da benim yazdıklarımın etkisiyle olabilir bölündüğüne inanıyor. İki Kürt devleti kurulmakta olduğuna inanıyor ve bununla İsrail'e Amerika'yı sorumlu tutuyorlar. Bu bizim yorumlama mız dolayısıyla İsrail'le Amerika'ya karşı bir tutun aldılar. Tutuklanmaları bu zamanda geldi. Benim söylediğim budur. Bu daha fazla ilerletmek istemem. Hepsini Ant İsrail ve bu suda bir Yahudi Kürt devleti kurulacak diyenlerden oluşuyor duruyorsunuz. Ocağı hep gözaltına devam ediyor. İçinde geldi şimdi tutuklananlar evet yani bu Sadık olanlar ve devam etti. Doğu yani bir de bunu şöyle bir tarafı var ATP ile ilgili olarak onları da yapamıyoruz. Evvela o bizim Emin Gürses. Hayır, hangi Emin Gürses? Tabi her gün o konuda da çok zor savcının durumu çünkü orduyla ilgili sizdirmak ister bir tek muvazzaf subay yok. Emekli Subaylar biz de aynı subaylarda aynıdır. Orada onu ve yapmaz. Emin arkasından benim program arkasından İlhan Selçuk arkasından aydınlık ve ulusal kanal. Bu da aşağı yukarı belli bir muhalefeti özellikle AKP ye en fazla marifet edenlere bir silah silah edilmesi gibi ortaya çıkıyor çıkarmakta bu ama çok zor durum bu durumda burada çünkü ortada daha bir tek ciddi iddia ipler çektiğiniz Orhan Pamuk'un öldürecekler düştü. Ben de onu söylüyorum. Orhan Pamuk'un Niye öldürsünler? Ben kitaplarında öldürdüm zaten Türkiye'de değil. Ben Türkiye'de bu bir yeter oldu dolayısıyla Ergenokon öyle bir yaratıldı. Birtakım insanları tutukluya biliyoruz. Ne getirecek ne götürecek bunu bilemeyiz. Çok kıdemli bir papis çiti tutuklu olarak biliyorum ama 8 ayda bir iddianame yok. Bu bu kabul edilebilir bir nokta değil de gemiler zamanında bile iki ayda iddia ne oluyor? Dolayısıyla benim İsrail'le ilgili olarak söyledim da Mahir dostum sık sık kime yarar abi? Bütün bu işlerde bu Diyarbakır'ın bölgesinin çok yürekler bir şekilde Türkiye'yi de yaptığı bir Türk kafa tutar hale gelmesi İsmail yarar. En uç açıktır geçeceğim yani gayet açık olarak da söylüyoruz ısrarla da söylüyoruz. Amerika eğer yaparsa bir değil iki Kürtçe ve siyasal organizmasına gidiyor. Söylediğimiz budur. Bütün mesele burada bu sırada işte bu kapatma davası hepsi bunun içine giriyor. Ergenekon kapatma davasının rakibi kimdir? Şimdi Paşalar şundadır bunda Iğdır hangi Paşalar? Bu Murat Yetkin'in o Fikret bila'nın ayrı ayrı kitapları var. Yüzbin defa televizyonlara getirdi. Bu Hilmi Özkök Paşa 4 Paşa ile beraber bu Bülent Ecevit'i düşünmeyi kaptı yakalayacaksınız. Hilmi Özkök'e yakalayın. Kitaplar ortada beni de şahit olarak alın. Hatta bunu da söyledik. Bu sabettin Özkan'la Murat Yetkin plak Bey'e Başbakan meşhur Başbakan Bülent Bey'e gittiğinde Bülent Bey Bir Sigara içip getirdi. Yaşar Paşa var mı dedi içinde ondan şöyle diyordu. Ben düzelttim. Yaşar Paşa yoktur. İstiyorsanız o paşalara eğer bir cunta arıyorsanız Bülent Ecevit'in meşru başbakanı devirmek isteyen başında zamanın genel kurmak pardon Kara Kuvvetleri Komutanı Hilmi Özkök'ün bulunduğu için tam vardı. Savcı Bey bulundursun. Biz bunu orduya karşı çekmemiz açık mı? 340 kişiyi stil bizim 1455 oynamıyoruz. Onun için bir dava birtakım insanı selam Sevgili hem şuna dayanamam buradan İstanbul Üniversitesi'nde konferansa gidiyorum. Kemal Bey benim tipimde bir adam değil. Öğrencinin de benim yanımdaydı Alemdaroğlu ama Türkiye'nin en eski en büyük Üniversitesi'nin rektörü. Ne o bir yanın var bu ülke belli yaralar yaralar mı alacaksın polise gideceğim hep söyleyecek çok ama çok olacaklar abi sadece bir şeyi bir noktaya dikkat et çekmek istiyorum. Şimdi bu Erol mütercimler'in vurguladığı üzere bölgede Türkiye'den İsrail'e ihtiyacı yok ama İsrail Türkiye'ye ihtiyacı var. İki Diyarbakır'da bir Kürt devletinin kurulması ve Türkiye'nin destabilize olmasın İsrail'in ihtiyaç duyduğu Türkiye'nin neden çıkarın olabilir sizce? Hayır bu Beat laf ettik Osmanlı aşma Emlak geliştirme daha önceden ipsi şimdi 1910lar da 14'te içip güya bu suyu ya bizimde ama bizim değildi. Hı çok açık şekerin devlet kurmak diye bir fikirleri yok ama bizim o bizim boru musun öpmediği Bir Diyarbakır bakiye çıkıyor. Önemli olan budur ve böyle Türkiye stratejik pişirilmemiş adamlar şu anda Ukrayna ya ve Gürcistan'ı bu batonu getirmek için zamana ihtiyacı yok. Ben küçük küçük küçük buçuk olacağım biraz üç parçaya öbür 3 parça Irak 3 parça ben 3 parça evet bu da burada kurulacak United State of Ottoman Empire bu Osmanlı birleşik eyaletler bu video olan budur. Türkiye'deki Kalkan otu üst adımla anlaştığımız nokta o büyütür diyor. Bu tabloya baktığımız zaman küçültüyoruz. Ben de zaten büyü yere Beş senedir diyorum ki bu Ey Türkiye büyüme sen küçülürsün küçültüyoruz. Kaynana dönmek istiyorum Ergenekon konusundaki He Ergenekon konusunda evet açılış en kuzeyinde Kürt devleti ile ben Kayseri'de yazdım. Türkiye'nin bütününü değişmeyecek ama Kuzey Irak'ın Türk devleti kurulacak Türkiye buraya katacağım muamelesi yapacağım. Türkiye'de herhangi bir şekilde Federatif bir yapıya geçmesine kesinlikle karşı. Onu söyledikten sonra evleri bana gelen Kalbin ne kadar güzel ne kadar iyi kalplisin öyle yapacağız söylemek istiyorum. Şimdi Türkiye'de bir sistem vardır. Ey siyasal sistem ben buna mani böyle sistemi diyor. Bunu verelim Bir de halk verdiği canı Ordu vardı o hale getirilmiştir. Birden bire bazen bakarsınız Türkiye tehlikeye girer Ordu kurtarır. Bunu bir zaferdir arkasında siyasi ile demokrasi Kuran'ı O da bir saf bu Türkiye hep Zafer kazanır hiç yenildi uğramaz. Onu söyle bir asker değil mi bu manüel Other Buradan öyle kurmuşlardır. Şimdi birileri yeni bir operasyon yapıyor. Bu operasyonu bu sefer askerleri kullanmayacaklar. Askerleri kullanacak yardım ağrıyor birtakım şeyler görüyorsun operasyon yapıldı içinde şey yok. Ordu yok. Her zaman dediler ki Vatan tehlikeye girdiğinde askerler veya Orada bir takım milli vatanı severdi bu Savcı dediğimiz adamlar E biz de bu işi dahil olalım. Onun için onları Hacı bize ediyorlar. Görürler ki bakın böyle bir size lazım olduğunuz ama sizi çağırıyor zaten nöbete hiç bunu dokusudur ettik mi? Ne zaman her ne zaman darbe var? Sen hep sizi çağırdı ama bu sefer bu operasyon başka türlü yapıyoruz. Siz biraz kenarı otur. Çünkü ne çıkacaktır? Bu Ergenekon davasından şey çıkacak Susurluk davası çıkacak. Yani bu Koskoca satılık tehlikesi cenaze hapse girdi diğerleri de ayrıldı. Bu operasyon bir kişinin böyle sembolik olarak mahkum edilmesi diğerlerini ise bastırılması bu dönemde Türkiye'de büyük değişiklikler olurken onlara sıra sizde değil. Biz operatör başka türlü yapıyoruz mesajıdır bu varır. Peki Erol Erol mütercimler sen diyorsun ki Ergenekon derin devlet falan değil bir çetedir diyorsun. Bu yenisini evet hadi çünkü iki Ergenekon var değil mi? Gel bir kere bunu çekti olarak söyle dench etmeyeceğim. Ondan önceki söyleyeyim efendim. Bakın şimdi bu Ergenekon meselesiyle Ben artık hiç ilgilenmiyorum ve beni hiç ilgilendirmiyor. Niye biliyor musunuz? Öyle birbirine benzemez insanları biraraya getirdiler ki o insanlara baktığımız zaman kimlerle bir şey görüyorum. Hiçbirisi birbirine benzemez. Neyse dava Ben hiçbirinizde son ne yapmak istemiyorum. O nedenle benim gördüğüm mesela şu burası gerçekten çabuk çabuk çabuk çabuk bir şey bu çeteleşme. Bakın bu çeteleşme bunu ne derin devletle ilgisi var ne devletin refleksiyle ilgisi var. Fakat ben şunu görüyorum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde kutsal olarak bilinen Lig hangi ince ve simgeler varsa onları paramparça ettiler. Bu son Ergenekon meselesi örneğin Ergenekon sözcüğünün kendisiyle kavramın kendisiyle yani o işte Orta Asya'dan çıkan Türkler için belirtilmiş olan öyküdeki Ergenekon'u kutsallığı ile bir iki daha önce işte ifade ettiğimiz 1950'lerin ortasında devletin refleksi olarak kurulmuş olduğu ifade edilen Ergenekon'un bütün o kutsal değerini mahvetti yok ettiler. Bu iki üç burada bir çetecilik meselesi var. Bakın o kadar güzel. Ben size söyleyeyim burada daha büyük ustalar var. İki Büyük Usta atmıştı. Ben size şunu söyleyeyim bu Türk Silahlı Kuvvetleri'nde şu anda muvazzaf olarak görev yapan General ve amiralin içinde yer almadığı hiçbir kuruluşun adına cumpa diyemez. Silahlı Kuvvetleri birisi üniformasını çıkardığı andan itibaren onun orduyla ilgisi yoktur. Bu kamuoyunda yanlış bilim tabi kilo Yusuf böyle Doğrudur böyle bir şey yoktur. Onun etkinliği de Olmaz olamaz. Ama ha tutuklanmaları duyulacak tepkine askerin içinden olmaz da bu asker desteği ile yapıldığı ileri sürülüyor olamaz mı? Sayılır en pense bir şey söyleyeyim Türk ordusunun geneline baktığınız zaman Türk ordusunun geleneği özellikle cumhuriyetten sonraki ordunun genelinde çetecilik yoktur. Yani ittihatçı düşünce yapısını getiremezsiniz. Gerçi 12 Mart'ta Mahir Hoca çok farklı bir şey bir çerçeve yaşadığı her şeyde açıklandı ortaya geldi ama bunları birbirine içine sokmamak gerekiyor. 80s iyi geceler çok başka bir yere geldi. Hani Ordu şimdi baktığımız zaman üst kademe niye dışarıda değil mi? Ben onu söylemem bir nedeni vardı 25 yıl gitmezdi ne biliyor musunuz ordunun artık yüzlerce profesörü var yüzlerce doçenti var Doktora da benim karşıma gelen öğrenci sayısı yüzleri ha kaç yüzler oldu gelen gidenler. Onun için şu başka bir teklif ve yanıma artık Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teknik adamdan söz ediyorum. Şu buna baktığınız zaman işte bu ordunun saygınlığını da yok etmeye dönüp de mi söylemiş olduğum o kutsal değer değerlendirmeleri de bu yok ediyor söylüyorum işte birbirine benzemesi söz konusu olmayanlar bir araya getirilmiş bir çete. Eğer bu ifade edilen kompozisyon niye ilgilenmiyorum dedim. İşte bunun için ilgilenmiyorum. Ben bu kompozisyonun içinde yer aldığı lan kişiler. Bu ülkede eğer gerçekten darbe yapabilecek s Bu ülkenin gerçekten rayından çıkacaksa arkadaş bu ülke 1923'te yıkılmış olsun ve yıkılmış ol ve bugünkü bu kadar ucuz mu ya? Yani şey diyorsunuz ki olsa ya bir müdahalede bulunabilirler. Evet çok üzülüyorum ama şimdi çok üzüldüm şimdi şeye daha tabii ki Sayın Grande olabilir mi? Bu kadar ciddi bir devlet bu kadar düşük bir devlet bu gelenekleri olan bir dedi ve laik Cumhuriyet konusunda bu kadar titiz olan bir Ordu yani başkumandan Gazi Mustafa Kemal bu orduya Vasiyet bırakmış ya Vasiyet Vasiyet bu hasreti çiğneyebilirmi ordunun mensubu olabilir mi böyle birşey böyle birşey şimdi bakıyorum her yanına dışı karalanıyor diyor. Bu bilinçli bir şey çünkü ben doğrusu Türkiye'nin üst Afiyet olsun ideolojisi artık Ulus Devleti de ölçü değil. Evet çok kültürlü ve çok kültürlü yeni arkasını Dönmeyen bir yapı çokkültürlü de doğru anlatıyorlar ve Hocam bir de bir de onu da yalnız şunu şöyle Ergenekon başka bir şey simgesi. Evet şu anda pergele kongre simgeler tavsiye edilecektir. Çokkültürlü simgeler yani Osmanlı simgeler ön plana çıkacaktır. Ben bunun olumsuz olduğunu düşünüyorum açık söyleyeyim. Ben olumsuz olduğunu diş olabilir. Ben çünkü oğlu olabilir. Ben çünkü bugünkü sınırlarımızı bilimum sınırlarını sen ekliyorum. Minimum bu genişleteceğiz anlamına gelmez. Etki alanınızın genişlemesi anlamına gelir. Bu konuda benim kızım işte Deniz Ülke Arıboğan dedi ki Türkiye'nin emperyal bir vizyon olmalıdır. Audi ama dedi ki Deniz Hanım aynı zamanda Türkiye'de devlet çöküyor dedi. Katılıyor musun şu anda böyle bir şey var. Bu bir ikazdır. Devleti çöker ki devletin ayakları köy ettiğinizden hayatı tutamazsınız. Yalnız o zaman bir küçük nokta bakın stratejide anlatırken biz öğrencilerimize şey Söyleriz deriz. Evet Vizyon Tabii ki önemli önce Vizyon olacakları misyon anlayacaksınız strateji ama şunu söyleriz biz ya de gerçekleştirilebilir uygulanabilir ve herkes tarafından kabul edilebilir olacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti söz konusuysa Sayın Birand da ben ve Rıdvan da sizler de kameraman arkadaşlarım hepimizin kabul edeceği bir vizyonu olan emperyal olmaktan neyi kastettiğiniz önemli. Emperyal olmaktan şunu kast ediyorsak eğer Türkiye'nin bir uçak gemisi olsun vs bu Gerçekçi görünüyorsa evet bu projesi değil düşüncesi olsun düşünce öğret ama bakın demokrasi şöyle tanımlıyor sa kayar. O deminki noktadan yüz süreyim meseleyi demokrasi şöyle tanımlarsak çoğulculuğun ve katılımcılığın sağlandığı farklılığın kabulü içe sindirildiği ve yönet ile bildiği temsiliyeti adaletin sağlandığı bir sistem diye düşünüyorsak Türkiye bu tanımın neresinde duruyor diye sormamız gerekiyor kızı ama demokrasi şöyle düşünüyorsak demokrasi halkın yönetimidir diye düşünüyorsa herkes beni bağışlasın altın başlarına çal iyi o zaman demokrasiye böyle baktığınız zaman ve Demokrasiyi sayısal rejin Sayısal çoklukların ifadesi diye bakarız bir noktayım tamamen bırakayım artık susuyorum zaten eğer şu olsaydı sığar itmatic çokluklar zaferi kazanmak için Garanti olmuş olsaydı Gazi Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı'nı yapamazdı. Aritmetik çokluklar zaferi kazanmak için Garanti olsaydı ABD Vietnam bataklığında çürümez di Rusya Afganistan'da çürümez di eğer sayısal çokluk Garanti olsaydı zaferin garantisi ABD Irak'taki başarısızlığı yaşanmazdı. Onun için mesela içindeki çoklu tek mesele matematik akıllı her döner berjeri Bu demokrasi veya şey Milli irade çok şey ön plana çıkardı verdi sorgulamıyor sunuz bir basit örnek Vereceğim bir takıcıda bitiyor o birkaç ay wurde der ki Amerika da kim başkan olacak coşmuş herhalde itibarsız hale geldi çok kötü işler yaptı herhalde demokrata Ben de şunu söyledim tane Amerikan halkının oy vermesini tayininden kendileri değil ki iki tane Hayır bir tane ay kınadan çıkarırlar aday haberi Kalkın vermez gene cumhuriyetçiler kazanırdı ne getiriyorsun Obama'yı çıkarıyorsunuz ve babası Hristiyan kendisi z**** Amerikan aldım Şimdi bu Amerikan halkının iradesi midir yoksa makineni seçtirmek için oradaki güç odaklarını zaferimdir. Onun için bu Demokraside iki şehirde takip etmek alt oy verdi kim verdi sorusu önemli cumhuriyetiyle halkoyu veriyor Demokrasiyi göstermiyor ki ben de kendimi Onun için yırtıyorum halkın oy vermiş olması demokrasi göstermez ki ayrıca da Türkiye Büyük Millet Meclisi her şeyin üstündedir diye de böyle bir kural olamaz ki Gazi Mustafa Kemal'in söylemiş olduğu Egemenlik kayıtsız şartsız halkındır ifadesi başka bir şey Meclisi Bunun yerine koymak başka bir şey onun Yarınların iyi ayırt etmek lazım. Evet ben bir defa bir de komutanımın bu Ergenekon meselesi Zaten bugünlük zar Bugün hoca tatlı komutanlık üzerinde çıkarsa çıkacak dizisi başlayacak mı daha? Hayır bu savaşmak halay Sonay komutanım Allah bacağım ki bu bir savaş diyor. Buradaki diyoruz üçümüz olduğu için diyor enerjik olduğunuz bir defa Ergo da konuyla ilgili hassasiyeti doğru bir kavim nasıl biter belli bittiği zaman biter tamam büyüteceksin ömür gideceksin ama sen nesin o çok güzel işaret etti orada onun sonunda Niza bu Ergenekon adını burada kullanmak galiba AKP ye ve genel olarak İslam isme yapılan eleştirileri bir şekilde haklı döndü. Sizin milli Deniz yok hani çocuklara ne öğreteceksin bir ilkokulda evde oturmak o da açtılar gittiler geçtiler ve orada yaralılar öldü. O zaman çocuk diyecek Bırakacağım bırakacağım onlar hapishanede tabi bunlar açarlar buçuk doğru biliyor. Burada bunlara Katılıyor öbür taraftan da hiç kimse utanmıyor musun? Ve bu Paris'te Expo diye bir şey de Vatan Bey dostum neyi temsil ettik? Biz göbekle bunun türklükle alakası var göbek dansına bu a**** Suriyeli dansı ne alakası var? The witcher kimseye beni böyle söyletmesinler cinsel ilişki simüle ediyorsunuz. Bunun Neresinde alsın oraya gidiyorsun ondan sonra da kazanacaksın buradaki bütün papazları eline geçtikçe öldüreceksin sonra expo'yu alacaksın bu iktidar zamanda dolayısıyla ben çok iyimser da Mahir üstadından daha çok bu kısımdan yanayım var. Burada kendi için çok üşüdü yaşıyoruz. Benim de bundan sonraki çıkartacağım kitabın adı zaten çok üşüdü Eyvallah kitapta mı geliyor? Her ay gelecek ulaşamıyorum. Dolayısıyla bu ben bir şey söyleyebilir cümle şimdi bitirmeyi bulacağım haberim şimdi ergenekon'da Ortaya çıkarırsanız p etmeniz gerekir. Oysa biz diyoruz ki çevreyi fethetmeye gitmeyin ortak bir yaşam tarzı Tarif edin diyoruz bölgesel heryere konuda yanlış olur gitmek tabi de ben bir ekleme yapayım da o zaman sen toparlayın oluşu. Ben neden Benim 13 tüm bir nokta var. O noktada şu korkuyor korkumda şu evet bir değerler inceler simgeler her şeyler mahvediyor ya şimdi Ordu ve yardımı en kutsal ki kurum olması gereken özellikle yargı şimdi aynı şey onun üzerinde oyunlar var. Eğer Ergenekon davasının savcısı da Şemdinli davasının savcısı Ferhat bu kayanın durumuna düşürülürse bu peki az toparlayacak da bu işi teşekkür. Şimdi tabi Ergenekon sözcüğü üzerinden yapılan bu tartış aslında ilk etapta Bu programda demokrasiden çok orduyu konuştuk. İlk defa demokrasi telaffuz edildi. Bu benim açımdan Sevindirici ama şimdi Ergenekon sözcüğü üzerinden yapılan tartışmada Ben yanlış bilmiyorsam ki hocam burada Ergenekon daha çok otuzların kırkların Türkçü hareketine özgü bir a Turkey ve onlar tarafından romantik milliyetçilik içerisinde oluşturulan bir şey. Şimdi bunu hep beraber sahiplendiğini görüyorum. Bu benim benim açımdan ilginç bir Saptama. Ben Erol mütercimler özellikle size dönmek istiyorum. Şimdi iki tane Ergenekon olduğunu söylediniz. Bir tanesi sizin erkek örgünün gerçek Ergenekon biterse şu anda çeteleşme diğer görüyorum. Gerçek ergenekon'u tanımlarken de işte 1950'de Ve ergenekon'u kutsal de Ellerdeki Ergenekon'un yani gerçek ergenekon'u kutsal diğerine zafiyete uğratıldığı söylediğiniz biz sizinle yapılan bir röportajda bu gerçek Ergenekon'un siyah ve Pentagon tarafından kurulduğunu ifade ediyorsunuz doğal dua Dolayısıyla bu kutsal değeri olan ergenekon'u siyahi kurdurmuş Memduh Ünlütürk Paşa'nın da size bu gerçek Ergenekon'la ilgili birçok Sırrı anlattığını söylüyorsunuz kulak tanıdığımız var. Tıpkı biraz önce Hüseyin Paşa'nın ile ilgili kulak tanıdığımız gibi Neden bize gerçek Ergenekon'u anlatıyorsunuz? Benimle mezara gidecek söyleyeyim. Şundan dolayı ahlak ve etik meselesinden dolayı ben onun kulak tanıyım o zaman şimdiye kadar şimdi bu ve sen hiç konuşma kararında dikeninde yazmadım ama ben bir şey söyleyeyim. Bir de bunu nerede dinlediğimi de söyleyeyim mi? O balonu da herkes öğrensin. Yarın öbür gün Türkiye'nin sosyal siyasal ne yapacak olanlara da Dipnot olsun. Bunu dinlediğim yer Ankara'daki Gazi Orduevi. Ben o zaman bizim Deniz takımının bol tarafından söyledim şampiyonluk maçına gitti son maçımızda şampiyonluk maçı çıktım işte akşam gideceğim bir kısa boylu Tıknaz Cabir Beyefendi siz hatırlarsanız ünlü Türk Paşa'yı galeride üstüne mavi bir takım elbisesi var. Burada bir tane bir evrak çantası gelirken merdiveni Ziverbey Komutanlığı yardımıyla analım tarihte yazıyorsa İlhan Serçe İskender'e yapan zirvelerin komutanıdır. Merhaba iman. Şimdi buradan buradan çıktık. Ben de çıktım lokanta kısmını başkada antrenör arkadaşlarım var. Sabah çocukları böyle bir küçük çocuk vardı. Bu bir Tıp Doktor demiş kız onun çocuğunu Sevda benim toruna veririm. Fakat merdivenden inerken zorlandığını gördüm. Yardım edebilir miyim size dedim. Sevinirim dedi. Kulaklık koluma girdi. Ben Sırrı üniformalar. Biz merdivenden aşağı inerken artık yavaş yavaş konuşuyoruz. Adın ne senin dedi? Dedim. Benim adım devam sende de Erol birbirini tanır mısın? Çok iyi tanırım dedim. Çok bizim büyüğümüz ve ağabeyimiz çok zeki ya da andır dedi ama kendilerini ziyan ettiler. Onlar dedi eğer biz olmasa dedi Onlar muvaffak olacaklardı. Ben de sözcüğü bu bench üzerine gitmedim konuşma sarkabilir. Bu fakat halen kiminle konuştuğumu bilmiyorum ama ben bilmiyorum konuşmasını sürdürmesi istiyorum. Sana Geldik dedi ki bana kahve içecek vaktin var mı? Ben dedim Efendim sizin adınız ne acaba? Memduh Ünlütürk deyince varsa bitti. Asansörün karşılıklı ünlü Türk'ü şeyi de Allah kes seyircilerimiz and oyunu Türk Paşa'nın Mehmed Paşa'nın korkumuzdan Bir verip benim geldin gelen eklemen isimleri nasıl ifade ediyor? Şimdi büyüklerimin güzel kardeşim tariflerimiz e bağlı oldukça etkili. Peki ben militanı taş olmaz belki mevcut Paşa'nın özelliği şu bu İsmail Hoca'nın yanında onu tarif ettim. İzninizle tarif edeyim özelliği şu o Türk Ordusu'nun bir kısım mensuplarıyla bazı gazeteciler öğretim üyeleri sivil kesin bir araya gelmişti bir cunta oluşturmuştu bir sol müdahale bir sol devrime uyum ve 1971 fakat 9 Martta 9 Martta daha önce işte sevgili hocamın ortaya çıkardığı bir Komplo açığa çıkartılarak belirtilerek 9 Martta bu sefer sağ amerikancı faşist cunta tepelerine bindi. Solsun tanımı işte şey Memduh Ünlütürk Demek ki Tümgeneral Memduh Ünlütürk üreme Kylie Orgeneral şimdi Işıklar içinde yatsın da Faik türün Emir komutası altında bunlar hareket ettiler. İşte mevzu Paşa'nın kısaca özeti bu benim tutamaç bunların başında hem de bu konuda bir cümle söylemek hakkına sahibim zannediyor ziyadesiyle hocam kadar bir şey diyorlar ki 97 provoke ediyorum. Sonra söylersiniz diye dokuz Balıkçıların sol Ben bunu tepesine Bir 12mart Amerikan ucunda geldi de ezdi. Hayır öyle olmadı dokuz martılarla 12 martla anlaştılar ve kurulan iktidar bu ikisinin ortak iktidarıdır. Bu makaleyi ilk tasvir ettikleri Fuat Paşa oldu. Hem rahat doğru Fato Paşa oldu. Ondan sonra kurulan kabirlerini şimdi Sadi Koçaş vardı tamamen dokuz balıkçılardan 11'ler vardı aldrich tarif ettiler. Anlaştılar efendim ve ve komuta kademesi için söylüyorsunuz aşağısı için söylemiyorsun. Evet yukarı Yıldızlar girmeyelim. Çünkü çok daha Yukarısı yani bakın hareket hareket üst kademede dokuz Bahçalarda 12 martla almış itirazımız Yok ben buna şunu söyledim İngiltere'de Amerika'da anlaştılar ve bizi de tavsiye edilen işte ondan sonra bir konuşulurken dedi ki böyle verecek ergenekon'u anlatın. Evet şimdi dedim ki başından etme geçti zaman geçmiş olabilir dedi ki ben de Erol birlikte de çok zeki bir insan. Ben dedi hani seni dedi Böyle görüyorum dedi. Çok dedi sıcak bir çocuk olarak gördüm dedi. Ben sana anlattım o günlerle ilgili de sen anlat. Aynen böyle aynen böyle. Peki dedim Dedi biz konuştuk çok şeyi anlattım işte benim takım notları aldım. Hatta çıkma gece otelde odamda da notlar aldım. Ertesi sabah gideceğim maça takım beni bekliyor. Kapının karşısında beni bekler buldu. Yarım kalan bazı şeyler vardı onları da sana söyleyeyim yeniden oturduk hemen karşısındaki koltuğa oturduk. Asansörün yine bir şeyler konusu yine bir şeyler söyle. Ben yine küçük notlarımı aldım. Şimdi sevgili Dur lan hani niye söylemiyor diyorsun şunu içmek bu bir ahlak ve etik sorunu. Neden ben bir kulak tanıyım mendil Paşa'nın ne kadarını doğru söylediği konusunda emin değilim. Orada o kadar çok insanın adı geçiyor ve o insanların neredeyse tamamı öldü öldürüldü. Söyleyeceğim her şeyi geride kalan insanları yaralar yok eder. Onun için bir anlamı yok ama ben 10 konuşurken kendileriyle bunun ne kadarını ben kullanabilirim ya da söz edebilirim dediğinde Bana söz ne dediği kısmından zaten söz etti güzel işte onun için konuşmuyorum tekrar söylüyorum o benim için bir ahlak ve etik meselesi benimle birlikte mezara gider. Bir tane yanlışı var düzeltin şu programda vesile olsun. Basınca şöyle bir şey var. Ben şöyle bir ifade kullanmışım. Benim elimde 3 tane belge var. O belgelendi mezara gidecek. Bu yanlış yalan çocuk orada hatalı yazmış. Öyle demedim. Ben dedim ki ben o günkü konuşmaları üç nüsha olarak çoğalttım ikisini birine verdim. Birisi de işte yine bir yere koydum. Dedim ki arkadaş Ben öldükten sonra hala bu ülkede bir şey önemli olursa o zaman çıkar dersiniz ki ya bu tarife böyle bir şey olmuş. Bak dinleyen adam da öldü. O zaman ben bunu dict.com varmı sorun varsa çünkü reklama gidiyoruz yavaş yavaş defa şu sağlığını diye bu kutsal bakın Demin de konuşmanın en başında bir yerde söyledim. Dedim ki bu Kaos başlatılır. Kaos başladığı noktadan sonra müdahale nerede birer onu bilemez. Şimdi mesela niye Kıbrıs'ta başladı hatırlarız 1931 yılında Rumlar ilk İngilizlere başkaldırı başladı. 1950'lerin ortalarına geldiğinde Türklere döndü. Ya Türkler bir refleks geliştirmeye başladılar. İşte o gelişe refleks içindeki var Alparslan Türkeş de var zaten onunla bu Türk ordusu daha sonra Yıldız aşacak bütün subayları var orada ama Erol mütercimler şimdi Ergenekon diye bir laf ettiğimiz şey ya da aynı zamanda özel abim kurucusu Memduh Ünlütürk ve Türkiye'de birçok yok demokrasiye dönük yasadışı operasyon özür diliyorum. Memduh Ünlütürk en önce önde orlar var mıydı? Ya o da o da onlardan biri için dolayısıyla Türkiye'de demokrasiye dönük birçok operasyonda yer aldığı iddia edilen bir mekanizmadan bahsediyoruz. Siz kendinizi Aydınlar biraz anarsist olmalı diye tanımlıyor. Kesinlikle şimdi bu Türkiye'nin demokrasisine şeffaflaşması na dönük ay diyetiniz mi önemli yoksa sizin Biraz önce çizdiğiniz tablo içerisinde bu etik duruşunuzu bir kere meyve suyu önemseriz söyledikleriniz eğer Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı sağlayacak save birçok gerçekten illegal operasyonu Aydınlara ya da işte ne bileyim bu ülkede çalışanları dönük ortaya çıkacaksa bu tanıdığınızı önemseriz size öldükten sonra ise o biraz antika değeri taşıyor. Ama söylüyorum bu bir ahlak ve etik göstereyim sana burada bir iki bakalım vakit var yanındayım bölüm Mahir üstü altında 1.9 martılarla 12 maçların birleştiğinde katılma mümkündür üst kademede dava orlar Messi olmaz zaten bu bir gün bu ayrı bir meseledir bilibil birlik dokusuna çıtır Ve sonuna kadar orada kal öyle kaybettikleri gün o gün ben Doğan Avcıoğlu gördüm kaybettik dedi bu ve 9 Martta Kaybedenler hepsi hapse girdi evet şu anda Ergenekon'un en zayıf noktası o orada dokuz Mart'tan sonra işkence gören İlhan Selçuk'un sağlık olmasıdır. Fiat Doğan Avcıoğlu öbür tarafta da Hasan Cemal'in olmasıdır. Doğanın yardımcısıydı. Doğan hapse girer girmez ben aldım Keşke almasaydım Önder bir nokta budur yani o konulara girmek istemiyorum evet hocam para acı vardı değil hayır hayır hayır var beni söyleme sadece belki ona karşılığı Doğan Avcı olmalı ama şu Nokta doğru Doğan Avcıoğlu çok dikkatli geldi ama ona rağmen tam noktaya gelince zaman Faruk Gürler hatta Muhsin Batur gelecek olandan koptular yaptılar onları da fazla ceza vermede gittiler Ergenekon şu anda çok karışık bir noktadır Anlaşılan başında sadece memleket amcası bu kadar şey almıyorsunuz yani onlarla ben onu da insanlar çabuk çetedir gibi görmüyorsun Hanım Ordu yoktur bunda buradan ortaya götüremezsiniz ha işte cesaretiniz varsa o zaman Çilek diyorsun onun şey sizde çıktı çok güzel bir yerde abuk sabuk biçeceksin efendim ben davanın konusunda ve Oradaki insanlara hapisteki insanlara abi çabuk demiyorum ama bu başka bir şey bu bir Öcü Öcü işlerinde kaba başka insanlarla Siz Veli Paşa'yı hakkında en fazla iddaalar olduğu zaman ve ordunun içinde olduğu zaman okuyacaksınız. Şimdi emekli bir takım bunlarla bunlar kabul etmeme ama sonunda şunu duydular ki sadece muhabbet ham danslı ve ülkenin bölünmesini düşünen MHP ile olanları bu da olmuyor. Sonunda kattılar bu Türkçeyle ve bana göre de kötü yaptılar. Çünkü Doğu Perinçek çok avukatlarıyla bu davayı didik didik eder onlara üzülür. Bana göre Ergen akan üstadımın da Komutanım da söylediği gibi hiçbir şey doğurma ihtimali olan nokta var ancak öbür tarafta bir ufak nokta daha söyleyeyim. Ben başından beri şunu söylüyorum sizi ilgilendiren Ordu bu takip ediyordum ben Oy Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1'inci Ordu da oradan da genelkurmay'ın bir olduğundan gelmesine 20 senedir itiraz eden bir tek Bunun ilk günü vardı Faruk görülen Konya'dan geldi ve oda 12 Martı şey 9 Martı bastırdı. Faruk Paşa neden çok basit ya katmana getir bugün birinci olduğunun hiçbir önemi yok ki neden önemi yok bir ortada zamandı çünkü soğuk savaşlarında Bulgaristan üstünden gelecekte Yunanistan'dan burada bir Ordu'daki Subaylar astsubaylar çok çalışırlardı. Şimdi tecrübe bu Erzurum ortasında Malatya ordusunda Onlar gelecek. Orada gelmeyecek buradaki insanlar çok büyük zenginlerle fazla işte dış da oluyorlar komutanlar ve Kemal isimler uzaklaşıyorlar. O yukarıya gelenler yıkama bizimle hiçbir ilgisi yok sadece kokteyl biliyorlar. O kokteyl kokteyl ben 30 senedir resepsiyonları çağırırım. Bu kadar fazla Genelkurmay başka bir kadar kolayda resepsiyonlarda genelkurmay başkanları görmez bunları eleştiriyor. Bu ordunun geleneklerine bağlı bir insan olarak eleştiriyorum. Bu açıkça Yaşar Paşalı eleştiriyorum. Tabii ki devam bu kokteyllere gidiyor oralarda açıkça geliştiriyorum. Bunlar çok açım genelkurmay başkanları koklayıp resepsiyonlarda öpüşmez ler la la söylüyorsun iki komutan sizin yapmanız lazım. Ben sonradan benim ama bugün dersi dünya değişti Genelkurmay başkanlarının da kendilerini göstermeleri gerekiyor. Ben bir kısa reklam paramız var reklam arasından sonra son noktaları koymak için görüşlerinizi rica edeceğim sizlerden bu Önümüzdeki ileriye doğru bakışı Eğer getirirse bize Yine aynı şekilde fantastik bir Komplo dünyasından çıktık ve bunu noktalamasız gerekiyor programı Sonuna Geldik noktaları koyalım şöyle hem de seni söyleyebilirim ben söylemedim son tüm beğendim çok ev telgraf telgraf olarak yani İtalyan usulü bir defa Burda önemli noktalarını arkasında şunu unutmamamız lazım 2007 yılının nisan nakosan ayında Türk ordusu yeni bir yok dibini ifade etti rusul dağılarak dedi bu tarz abi en büyük tehlike dedi. Hatta geçen Sonbaharda iftar Paşa hazretleri eğer orada o devlet olursa Diyarbakır'a çaresine oldu. Şimdi bütün bunların arkasında Eğer glokom bilmem ne bilmem ne Türk ordusu bu doktorun Ben tekrar vazgeçiyor mu 1.2 nokta sağ üst adımda söylediği 2002'de
AKP'yi getirmek bir devlet politikasıyla ordusuyla şundan böyle ama bana göre Tayyip bir deniz ney ve bahçeye aynı işaretleri alıyor aynı hareketler yapıyordu son 15 günde biraz ayrıldılar mı? Soru budur.
Bahçeli'den üçüncüsü üstadımın söylediği çok doğrudur. En büyük bir kıyım geçtik, in tabletle adamlarımızı kırdık 70'li 80'li yıllarda. Şu anda Türkiye kabiliyeti sizlerin elinde bunu kabul edelim. Birikim sizlerin elinde bunu kimseye bir şey söylemiyorum. Dördüncüsü eğer ilk defa Anayasa Mahkemesi bir parti kapat, bir Türkiye işçi Partisi'ni kapattı. Türkiye'de Kürt vardır dediği için kapattı. Şimdi herkes söylüyor da kapattı. Şeriatın kestiği parmak var ve başka bir şekilde oldu. Dolayısıyla size ve o birliği bu anda kurmak istediğinize katılmıyorum. Söyleyeceklerim bu.
Önemli doktorun değişikliğin içinde bu kavgalar mı var? Evet. Hop, ne dediniz? Koptu buradadır. Merhaba. Son sözlerini söylüyorum. Öperim. Ben mücadelenin kimin kazanacağını Türkiye bakarak söyleme dünyaya bakarım. Bunun aylarca hatta yıllarca ben söyledim. Küresel sermaye kaybedecek, ulus devlet yapıları kazanacak. Rusya'da ulus devlet kazandı, Amerika'da bir adım kaldı, Avrupa'da Birlik dağılıyor, her ulus devletler oluşur. Türkiye'de böyle olacaktır.
İkincisi Türkiye birçok kültürün olacaktır. İkisi yine sırtını dönecektir. Orada Silahlı Kuvvetleri şunu söylemek lazım. Zil yaşantısı laitinen kimse bir şey söylemiyor. İdeolojiniz E bir şey söylemiyoruz ama Türkiye için bir politikacı yeni zaman kendi eğilimlerimizi açmanız lazım. Türkiye için lazım olan nedir? Penis şeyleri ben bunu yapmam lazım söyle. Kendi eğilimlerinizi lütfen devlete teşekkür etmelisin olur. Ben Erol'a en son Yalçın Küçük'e vereceğim. Tekrar söyleyeyim şey şudur:
Bir, her zaman ifade ettim. Ben ölmeden önce bu ülkede demokrasinin kurulmuş olmasını görmek ve ölmek istiyorum.
İki, Türk ordusunu kaslı görevini yapacak şekilde kışlarında tutmanın formülünü bulmak lazım. O formülün adıda siyasette bulunanların Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş felsefe ve ideolojisine olan sadakatlerini sürmesidir.
Üç, ulus-devletlerin yıkılmayacağım avende inanıyorum ve ulus ulus devletler gittikçe muhkem hale gelecek ama büyük projeler büyük başka senaryoları tabii ki her zaman için parçaların içinde bulunacak.
Dördüncüsü artık geçmişte adına yüksek strateji denilen devletlerin ulusal şu kart stratejilerini belirlendiği o konsept değişmiş. Yeni bir doktrin var. Yeni bulunan doktoruna da etki odaklı Harekat etti odaklı Harekat ne demek? Yetiyor bu şu demek. Yok yok sermayedarların ızla sivil toplum örgütlerini izle derneklerinin de siyasi partilerimiz ve vakıfların ızla yapacağınız eylemlerden alacağınız sonuç bir askeri güçle yaptığınızda alacağınız sonucu eşit olmalıdır. Şimdi bunu bizimde görmemiz lazım. Türkiye olarak bizde görmemiz lazım. Eğer bütün bunları biz görürsek o zaman daha cumhuriyetin başından beri tabii ki hani o dönem demokrasi vardır öyle bir şey söylemiyorum. Hayır öyle bir şey ifade etmiyorum ama bizim laik cumhuriyetimiz sekülerleşmenin önünü açan Cumhuriyetle V olarak da bunu söyleyeyim ve nokta alıyım. Bizim laikleşmenin sekülerleşmenin önünü açan bir laikleşme dir ve son tahlilde Gazi Mustafa Kemal'i ısrar evi sürekli ifade etmiştir ki bu demokrasi denilen meselenin çözülmesi lazım ama demokrasi dediğin şey öne sonu batıda 55-56 yıllık bir tarihi var. Bunda çok abartmaya gerek yok batıdaki tarihi açısından ama bunun parametreleri belli.
Çok kötülük konusunda katılıyorum. Evet, çok kötülük yalnızca bizle ilgili bir şey değil. 21. yüzyılın ideolojisidir. Çokkültürlü ama tanımı Türkiye'de bir takım bilim adamlarının yaptığı gibi değil. Onun tanımı çok kültürlülüğün tanımı yalın tanımı yapılan yer Avustralya. Çünkü Avustralya mantık alçıpan değişimden üretildi ve bütün dünyada onun başkanı gitti. Anlat işte ben de doktora tezim bunun üzerine ve Avustralya'da bulundum ben kendim gittim röportaj yaptım bu adamlarla kardeşim söyledikleri şey son derece basit yolu bir şey söylüyor diyor ki çok kültürlülük farklılığın yönetimidir başka bir şey değildir. İşte bunun gerçekleştirir seker bütün bu tartışmaların hiçbirisi olmayacaktır diye düşünüyorum ve herkes de çok özledi çok istediği demokrasi nedir onunla bu topraklarda tanışacağız diğere düşüncemi belirttim.
Yalçın Küçük, ondan sonra Rıdvan bir bir toparlama yapacağız. Neyi nasıl gördüğümüzü kalıcı ama yalçın hemen Türk bu ayrımında bana göre bu dava açılmıştır ve iştir. Dolayısıyla ben davanın anayasa mahkemesinden reddedilmesine da beklemiyorum. Daha doğrusu çocuğu söylemek istiyorum. Artık bundan sonra ne ister reddedilir ister reddedilmez Tayyip beyi kaldığı yerde Abdullah Gül beyin oturduğu yerde kalması Türkiye'ye çok daha sert mücadelelerin kavgaları içine gider. Bu çekilmelerine lazımdır. Bu ikisi de bulunması kumaşı değiller bu yeter. Yaptıkları az önce birlikte olabilir mi? Bir garip açık olarak söylüyorum. Tayyip bir bu Türkiye'de Türkiye'yi yönetecek bir tahsil eğitim birikimden yoksun dur. Ben Abdu da köpeğin Türkiye'de bir tek künkün çalışması yoktur. Kendilerini vazgeçilmez sayılmamalıdır. Eğer yerlerde kalmakta ısrar ederlerse o çok sert ve mücadeleler olur. Herkes de söyledi bu bu karşı tavrım dediği Payne 3 savaş dedim ve Süleyman Demirel beyefendi bu çok ağır sözler söyledi. Biz bunları da dikkate almalıdır.
İkinci olarak bir qriste de yüksek Komutanlığı uzakta durmasını da ya o kadar kötü saymıyorum ve Türkiye bu işten çıkar ya çıkar ya çıkmaz. Çok teşekkür ederim. Öz sevgilisizler çok şey konuşuldu. Ben noktalamadan önce izbanında görüşlerini alacağım fakat et inşallah Türk Silahlı Kuvvetleri bu işin içine girmez. Demokrasi yine bir uzlaşıdır. Tanıtır sizin için şarttır ne olursa olsun çünkü her darbede darbenin nelere mal olduğunu en iyi asker bilmektedir. En fazla asker yıpranmak tadır. Ben yine de ben demokrasi diyorum. Aman bir mi bırakın biz bu sefer Silahsız kuvvetler olarak biz bunu ve halledelim. Bunun başka çıkar yolu yoktur diyorum. Biliyorum Yalçın Küçük inanmıyor buna hafif bir tezi olarak bakıyor. Geçmiş çocuk böyle şeyler söylüyor söyler. Nasıl olsa zarar yok olan olacaktır sonunda ama ben yine demokrasi demokrasi de Harbiye kitabının siz yazdınız Mehmet Ali Bey biz okuyoruz onları iyi oluyoruz. İşte ben de onun için diyorum hala bir ocakbaşı değil Emre sevmez komutanından sonra özellikle kal demokrasi diye temizliyorum. Kurban.
Evet AKP veya gene com süreçlerini konuştuk. Ergenekon'un AKP'nin kapatılmasının bir vahşi olmadığı farklı bir süreç olduğu ulusal ve uluslararası konjonktür lerin bu sürece etkili olduğu vurgusu yapıldı ama program içerisinde aslında demokrasiden çok Ordu ve asker sözcükleri telaffuz edildi. Belki de bu konjonktürün önemli aktörlerinden belki de perde arkasındaki aktörlerinden biri olmasının rolü vardı ama benim için baş döndürücü bir deyim fırtınasıydı. Çok çok teşekkürler gel hoş geldiniz. Bir daha sefere yine bulacağız. Benim çok hoşuma gitti kuru bu Şeyh Efendi kolay kolay bulamıyorum. 9 Mart 39 var tıkla arttıracağız seni seyirler iyi geceler.