📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Bunu Defalarca İzlemek İsteyeceksin Meleğim @Mehmedyildiz

Hayalhanem17:12

Transcription

Abiler, bizim kaybettiğimiz bir tane özelliğimiz daha var; bu kaybettiğimiz özelliğimiz Turgay abi: şaşırmamız. Bize ülfet olmuş, alışkanlık olmuş, gaflet perdesi inmiş. Cenab-ı Allah'ın mucize eserlerine -Oktay Okan tabii ki- şaşırmamız gerekirken şaşırma özelliğimizi Murat abi, tamamen yitirmişiz, kaybetmişiz. Var mı böyle pikniğe gidince bir ağaçta portakal görünce "Aa portakal!" böyle var mı şaşıran? Armut, "Aa armut!" ağzına attığında hiç bir lezzet vermiyor. Karpuzu ayrı renk, elması yeşil, çileği kırmızı, eriği yeşil… Her biri ayrı renkler. Ağzına attığında kimisi ekşi, kimisi acı, kimisi tatlı ama toprakta bulamadığın lezzetleri toprağın manevi fabrikaları ile örülmüş olan sebze meyvelerde buluyorsun. Şaşırtmıyor mu ya? Odun ya, şunu gerçekten ısırsam portakalın bir tadı gelmez. Böyle bir şeyden Cenab-ı Allah bize portakalı çıkarıyor. Kabuğunu soyduğunda bu beni elma gibi zannedip ısırır diye dilim dilim çıkmış portakal. Şaşırma özelliğimizi yitirmişiz. Şaşırma özelliğimizi yitirmemiz çok ciddi bir sorun.

Bu sorunun Halis en büyük sebebi, kalbimizde hissetmeden Cenab-ı Allah'ı şekilci bir Müslüman hayatı yaşıyoruz abi. Yani meseleleri beyin midemizde sindirip kalpteki iman potasında eritmeden Bektaş, direkt şekilciliğe vurunca bedende bir şeyler gözükse de diri bedenlerin ölü ruhları oluyor işimiz. Baktığımda o zaman her şey gaflet oluyor. Yani etrafa baktığımda Cenab-ı Allah'ı hatırlayabileceğin eserler değil, patronunu, çekini, alacağın evini hatırlayacağın esbapları görmüş oluyorsun. Perdeliğini çok güzel yapıyor yani sebepler. Peygamber aleyhisselamın Nübüvveti, Peygamberliği kaç yaşında gelmişti? 40 yaşında geldi. 40 yaşına kadar ne yapıyordu peki? İnsanlara vasıflarını oturtuyordu değil mi? Az önce konuştuk, Muhammedül-Emin. Ta o 40 yaşından önceki dönemde doğru mu, doğru. Peki İslam'da imandan sonraki en mühim hakikat nedir, namaz. Namazdan önce, abdest. Konu o değil ama Namaz. Namazda kalalım. Peygamber aleyhisselam Nübüvvet makamına geldikten sonra en mühim ibadet olan namaz kaç yıl sonra farz oluyor? Süper. Hangi hadise? Miraç hadisesi. 11 yıl! Mesela ribaya bak faize, taa dört basamakta haram olmuş. En son Veda Hutbesi'nde. İçkiye bak 3-4 ayetle haram kılınıyor. Yani namazı baz alalım mı imandan sonraki? 11 yıl sonra. Yani bir müminin günde beş defa yaptığı namaz 11 yıl sonra. Peki şunu sormak lazım: 40 yaşında Nübüvvet geldi mi abi, geldi. 11 yıl sonra namaz farz oldu mu, oldu. 11 yıl ne yapmışlar? Geldik mi soruya. Resulullah aleyhisselam iman dersi vermiş. 11 yıl.

Kur'an 4 temel esas bahseder Murat abi: Tevhid -yaratıcının varlığı ve birliği-, Nübüvvet -peygamberlik-, haşir- öldükten sonra yeniden diriliş-, %5'i de adalet ve ibadet. Adalet-ibadet kaçına sığdı? Biz en çok hangisini konuşuyoruz? %5'ini. "Şöyle bir mirasım var onu bölüşsem nasıl olur, geçen bana cin çarptı rüyamda da dedemi gördüm…" Mehmet abi akıllara zarar. Ya şunu duydu şu kulaklar: +Mehmet abi, --Buyur kardeş. +Abi be, rüyama Resulullah girdi -hani o kadar önemli bir insanım ona göre beni dinle-. Mehmet abi rüyama Resulullah aleyhisselam girdi. Rüyamda bana namaz kıl dedi. Ne yapayım? E namaz kıl dediyse yoga yap yani(!) Abi gerçekten çok garip değil mi? Bakın yanlış temelden başlamak; bugün bir çobanlığı ele alsak. O abilerimizin yanına gitsek, desek ki "Abi, çobanlık yapmanın bir sırası var mı?" desek. Var der değil mi? Sallıyorum belki önce ot yedireceksin sonra su içireceksin, -sallıyorum tamamen - kuzu çıktı mı ters çıkaracaksın, onlara otun yanında kekik yedirmezsen etleri sert olur. Vardır değil mi bir sırası. Çobanlık gibi sırası en az olan bir meslekte bile sıra varken İslamiyet'in bir sırası yok mu Ceyhun? Şu mu yani 'Ya ben menkıbe seversem menkıbe, cihat seversem cihat, başka şey seversem… Ben kafama göre gideceğim, beni ellemeyin.' Böyle olabilir mi ya? İslamiyet gibi yemeğe nasıl başlanacağına müdahale eden nasıl uyunması gerektiğine müdahale eden bir din, sıralamasız olur mu ya? 11 yıl ne yapmışlar Ali? 11 yıl Peygamber aleyhisselam, ashaba "la ilahe illallah" dersi vermiş. Sizin bu iman ettiğiniz her biri puttur, bunlar sizin arzularınızı yapmaya muktedir değildir, diyor ya Selam abi. Bu dersi veriyor ya. 11 yıl boyunca ve şuraya dikkat edin Murat abi: bir Zat çıkıyor, elinde bir tane kitap, 'Ben hak Peygamberim, bu da hak kitap!' diyor. Sormazlar mı, hayırdır bir delilin var mı? Sorarlar mı abi? Değil mi abi, mantıklı biri. Çünkü şura önemli Murat abi: bunu dediği anda bu putlardan kazandığınız geliri kazanamazsınız demek. Doğru mu Okan? Yani putların her biri kırılacak demek, bu davadan sonra. Sormazlar mı; delilin nedir peygamberliğe, hak kitap dedin, neden inanalım? Sorarlar değil mi? Peki sizce bunu sorduklarında Peygamber-i Zişan (asm) onlara istedikleri hikmetli cevapları vermiş midir? Vermiştir. Madem istedikleri cevapları vermiştir, iman hakikatlerinin hikmetli delilleri ve cevapları var mıdır? Vardır. Peki siz biliyor musunuz bu cevapları, ben biliyor muyum bu cevapları?

Mesela meleği ele alalım. Meleklere iman değil mi Emrah. İkinci sıraydı değil mi abi imanın. Peki imanda şöyle bir şey yapabilir miyim ben: 5 tane imanı çok sevdim de bir tanesini çok sevmedim o kalsın. Ne oluyor kâfir. Bitti. Bakın abiler iman ne kadar önemli biliyor musun Murat abi, burada bir adam bin adam öldürse, insanlığa kıysa yani ahirete gittiğinde samimi bir tövbesi kalbe çarpar bir şey olur, Allah bir amelinden razı olur affedebilir mi? Bir ihtimal var yani değil mi abi. Ahirette bir açık kapısı var bunun. Cenab-ı Allah affeder affetmez, bilemiyorsun bunu ama imansız gittin mi kesin biliyorsun. Kesin Cehennem. Hem de ne kadar süre? Sonsuz! Bir milyar yıl kalıyorsun, bir trilyon yıl daha, 11111111 daha hiç bitmiyor. İman bu kadar önemli işte. Tevhid bu kadar önemli işte. Tevhid deyince: "Ya bu elmayı da Allah yarattı armutu da." Bunu mu diyorsun sadece? Şimdi Murat abi gelsek seninle kapışsak burada, başımıza bir iş gelse. Şunu diyor musun: "Mehmet'i yaratan Allah, Murat'ı da yarattı mı? Peki şu an ki olayı da O yarattı mı? Mehmet'i, Murat'ı ve şu an ki olayı yaratmışsa bütün hadiselerden haberi var mı? Madem haberi var, hikmetle yaratmış mıdır? O zaman sen kime darılıyorsun, 'la ilahe illallah' deyip Allah'tan geldi diye biliyor musun? Nerede? Trafikte adamı korna manyağı yapıyorsun. Orada hatırlayamıyorsun Allah'ı burada nasıl hatırlayacaksın. İman ne kadar önemli anlıyor musun? Hadisin birinde diyor ki zerre kadar imanı olan -ama tam olacak, tam ve zerre. O altıyı bozamazsın. - "Zerre kadar imanı olan elbet Cennet'e gidecek diyor. Bu kadar önemli! Bana bu kadar önemli bir şey daha söylesenize, yok değil mi? Peki biz meleklere imanı ele alalım. Meleklere iman ediyorsun değil mi abi? İsim neydi abi? Ahmet abi çok mahsun bakıyorsun, bana bulaşma der gibi ya. Sabri'ye bulaşayım be abi. Sadece babaannen dedi diye mi iman ediyorsun? Sen Allah bilir öldükten sonra dirileceğine de inanıyorsundur Sabri abi. Şimdi şuralar sıkıntılı: Sabri abiye sataşıyorum, o da sataştığımı bildiği için cevap vermiyor. Yoksa Risale-i Nur'u 7 kere hatmetmiştir kendileri. Elhamdülillah hocam. Şimdi biz bunların delillerini bilmemiz lazım. Bakın ta Peygamber aleyhisselamdan örnek verdim. Başka bir derste anlatmıştım -şimdi ayrıntıya girmiyorum-: 3 tane mezhep imamı dinine delil aramayana "asi" hükmünü veriyor. Yani 'ben babaannemden duydum' diye inanıyorsan ateist de babaannesinde duydu diye inanabilir, - Ahmet abi bulaşmayacağım, rahat ol.- Çocuğun biriyle oturuyorlar Ahmet abi. Çocuk maşallah böyle sarık, takke, cübbe, tadil-i erkan ile namaz kılan bir çocuk abi. Milimetrik. Muhabbet ediyorlar namazdan sonra. Allah'ın varlığı, Peygamber varlığı haşa ne diyorsun falan. Arada muhabbet muhabbeti açıyor, meleklere konu geliyor. Çocuk diyor ki: "Melekler meselesi bana İslam'da saçma geliyor." diyor. Şu an bu arkadaş namaz kılan bir kâfir. Akıbeti neydi? Sonsuz Cehennem! İman rükûnları ne kadar önemli görüyor musun? Bakın abi ben bir lisede öğretmenim. Öbür bir tanesi gelmiş 'mezhep yok' diyor. Ben bu çocuklarla uğraşıyorum abi. Yani imanla ilgili bir rükûnsa mesela o kaderle ilgili rükûnda boyun büktün ya akıbeti çok sıkıntı. Anlatabiliyor muyum demek istediğimi? Biz bugün şu melek meselesini bir bitirelim abi. Dikkatler bende mi? Kardeşinize bir on dakika verin, üç saatte bitireyim. Tamam mı? Bendesiniz değil mi? Yok mu abi üç saatiniz ya. Kurban olayım, böyle yapacaksanız İbrahim gelsin, Halil gelsin.

Şimdi bak abi, bir cümle üzerinden gideceğiz. Bir cümle, tek bir cümle - seni seviyorum Sabri-. Tek bir cümle üzerinde gideceğiz. "Hakikat", ne dedi? "Hakikat, kat'iyen iktiza eder(gerektirir)", ne dedi abi? "Hakikat". "ve hikmet" ne dedi, "himet". Hakikat Hak isminde, hikmet Hakim. Söylemenizi rica ediyorum: 1.Hak ismi, Hakim ismi. Bir daha tekrarlayalım abi, tekrarat sabit kılar: 1.isim Hak, 2. isim Hakim. Unutmayacağız, Mehmet abi. Bugün asla, hanımının adını unut bunu unutma. "Hakikat -yani Hak ismi- kat'iyen iktiza eder -gerektirir- ve hikmet yakînen ister ki zemin gibi semavatın dahi -gezegenler, yıldızlar- sekeneleri bulunsun -yani nasıl sen evinde oturuyorsun, orda da bir sakinleri otursun. Apartman sakini diyorlar ya Kenan abi. Uzayın sekineleri -sakinleri- ve zişuur sekeneleri olsun -şuur sahibi zi- ve o sekeneler -o sakinler- o semavata münasip bulunsun - uygun bir şekilde orada yaşam konforları bulunsun-. Bir daha okuyacağım cümleyi, çok önemli. İki isim vardı, söyler misiniz? Hak, Hakim. Bir daha tekrarlayalım, tam otursun: Hak, Hakim. Bunu unutmayacağız, ders bu ikisi. Cümleyi bir daha okumam lazım: "Hakikat kat'iyen iktiza eder ve hikmet yakînen ister ki zemin gibi semavatın dahi sekeneleri bulunsun. Ve zişuur sakinleri olsun. Ve o sakinler o semavata münasip, uygun bulunsun." İki isim vardı bir daha rica edeceğim: Hak, Hakim. Çok önemli! Kabir için önemli bunlar! Şimdi bak, Rezzak ne yapar abi? Rızık verir. Şafii ne verir? Şifa verir. Hak ne verir? Süper! Hak ismi bir şeyin hakkını verme gibi düşünün, tam yapmak demek. Mesela burun verdi mi; lale, sümbül, menekşe? Hakkını verdi mi o zaman, verdi. Kulak verdi mi, bülbül sesi, kuş sesi, Kur'an sesi verdi mi? O zaman Mehmet abi hakkını vermiş oluyor mu, oluyor. Hak isminde problem var mı? Ne demekti Fatih Hak? Hakkını verme. Yani tas tamam yapma. İkinci isim neydi? Hakim. Faydaları gözeterek iş yapmak demek Hakim, Utku. Tamam mı? Birinci isim neydi? Hak; hakkını verme, tam yapma. İki: Hakim. Ne demek? Faydaları gözeterek hikmetli şekilde iş yapmak demek. Şimdi Cenab-ı Allah her şeyi hikmetli yaratıyor, doğru mu? Her şey hikmetli. Şimdi kendimizden örnek verelim. Tantuniye gidiyorum ketçap sıkıyorum, oldu mu? Yedirmezler adama. Değil mi, salonumun itibarını zedeliyorsun, adamı kovarlar. Haklılar da. Doğru mu abi? Hikmetli bir iş oldu mu? Olmadı, uygun olmadı. İçinizde bebeği olan var mı, bebeği? Yeni, taze bebeği? Var mı hocam bebeğin? Kaç aylık? (6.5 aylık) 6 aylık diyelim mi? İsmi neydi? (Elif Lamra) Yani huruf-u mukatta öyle mi? Maşallah hocam, çok mübareksiniz. Şimdi bak bebeğin böyle tatlı mı hocam, altı aylık. Böyle yanakları al al, tombik tombik. Geliyorsun oynuyorsun böyle, cıvıl cıvıl gülümsüyor sana. 6 aylık bir bebek, doğru mu? Eyvallah, 16 ay önce kime çizdirdin? Haa nasıl yaptınız? Ben de düşünüyorum da onun için. Nasıl yaptınız, 16 ay önce? Çünkü bu kadar güzel bir şekil verilmek zorunda. Doğru mu? Demek ki bir şekil verici Musavvir'in iradesi buna girmek zorunda mı, zorunda. Çünkü neden? Bebeğin hakkı verilmiş. İnga diye mekanizma var, altını doldurma boşaltım sistemi var, değil mi? Ağızlarını nasıl kullanılacağını biliyor. İşine yarayacak tüm reflexler var. Yani bebeğin beden elbisesine göre hakkı verilmiş mi, verilmiş. Peki hikmetli bir şekilde yaratılmış mı? Küçüklükten yırtılmadan, değiştirilme ihtiyacı olmadan büyüyen bir beden elbisesi. Hak ve hikmeti anladık mı? Hak ve Hakim isimleri. Problem var mı? Tekrar gireceğim. Cenab-ı Allah'ın Hak olduğuna iman ediyor musunuz? Her şeyin hakkını verir. Cenab-ı Allah'ın Hakim olduğuna, her şeyi hikmetli yarattığına iman ediyor musunuz?

Şimdi abi bir seyehata çıkacağız. Lütfen dikkatleri bana verin. Olur mu? Bir seyehata çıkacağız. Bende kalın. Ceyhun benimle misin? Burayı iyi dinle. Ceyhun seninle bir seyehate çıkacağım, tamam mı? Attım seni arabaya. Mersin'in taa arkadaki kenar mahallerine seninle gidiyoruz kardeş. Orada ki insanların gönlü nasıldır, boldur. Gidiyoruz bizi evlerinde ağırladılar mı Ceyhun, ağırladılar. Çayımızı, çorbamızı, ikramlarını sundular mı bize? Sundular. Yani orada yaşayan birileri var mı, var. Evleri var mı, var. Işıkları yanıyor, suları kaynıyor. Elektrikleri var mı, var. Herbiri bizi evine aldı, gezdirdi, etti abi gece bir bakıyoruz Mustafa Başkan, saat gecenin 3'ü olmuş. Diyoruz ki, hadi Ceyhun biz geri dönelim. Atlıyorum arabaya. Şehir merkezine geldik Mersin'e. Kimleyim, Ceyhun'la. Neredeyim, (araba). Önce nereye gittim, kenar mahalleye. Şimdi nereye geçiyorum, şehir merkezi. Orada bizi ağırladılar, doğru mu? Doğru. Şehir merkezinde 52 katlıya gidiyorum, diğer yerleri görüyorum. Ceyhun hepsinin ışığı yanıyor ama bir tane insan görmüyoruz. Orada yaşam alanı var mı, var. Yaşam alanı varsa insanları görmememe rağmen 'orada yaşayanlar vardır' der miyim, derim. Çünkü hikmetli bir insan ev yapmışsa içine de birilerini oturtur. Var mı hikayemizde sorun? Koparıyoruz şimdi. Ahmet abi sıkıntı yok, değil mi. Arabayla gezdik birileri evine aldı bizi kenar mahallede. Sonra merkeze geldik, merkezde ışıklar yanıyor evleri gördük ama insan Murat abi, görmedik. Peki insan görmedim diye yok mu demek bu, hayır. Şimdi soruyorum: Okunmasın diye kitap yazılır mı, yazılmaz. Bakılmasın diye resim çizilir mi, kimse dinlemesin diye böyle ders yapılır mı? Peki Cenab-ı Allah Dünya'nın nokta kadar koyduğu bunca büyük uzayı kimse oturmasın diye yapsa, Hak ve Hakim ismine uygun olur mu? Kopma sakın. Dünya'da ve uzayda bizim hiç görmediğimiz çok güzel köşeler var mıdır? Amazon Ormanlarında hiçbir insanın görmediği ama efsane çiçek açan bölgeler var mıdır? Okyanusun dibinde hiçbir insanın görmediği ama efsane dizayn edilmiş yerler var mıdır? Uzayın filankes köşesinde Andromega gezegeninde hiçbir insan gözünün görmediği ama efsanevi bir şekilde sanatlar var mıdır? Eğer Allah Haksa -iman ettiniz-, Allah Hakimse -iman ettiniz- Cenab-ı Allah abes iş yapmaz ise buraları yaratmışsa buralara uygun sakinler yaratmak zorundadır işte biz oraları dolduran o sakinlere "melek" diyoruz. Oldu mu? Nasıl sen buradakilerle Allah'ı tanıyacak yol buluyorsun onlar da biz gibi olmayan farklı bir şekilde o bölgeleri temaşâ ediyorlar ve "subhanallah" diyorlar. "Elhamdülillah" diyorlar. "Allahuekber" diyorlar. Var mı sıkıntı? Hangi isimden gittik, bir daha tekrarlayalım: Hak, Hakim. Cümleyi bir daha okumak istiyorum, bakın bir cümle: "Hakikat kat'iyen iktiza eder ve hikmet yakînen ister ki zemin gibi -bizim oturduğumuz yerler- semavatın dahi sakinleri bulunsun. Ve zişuur sakinleri olsun ve o sakinler, o semavatın koşullarına uygun ve münasip olsun." Şey yaptın böyle yumuşak yumuşak, bir şey demesin diye söyledin. Dedi ki: 'İyi de ne yaptınız orada?' Ya ne anladın dersten? İşte melekleri konuştuk falan fıstık. Öyle değil işte usta, öyle değil mesele. Mesele çok mühim. Şimdi bir örnek vereceğim. Arslangilay, dinliyor musun beni? Şimdi alsam seni bıçaklasam öldürsem mahkemeye götürürler mi beni? Götürürler değil mi Sabri abi. Ardından hakim tutsa bana dese ki:" "Bıçakladığın adam öldü, sana 30 yıl ceza." Ben hakime desem ki: "Ya hakim bey ben hukukta adam öldürmenin suç olduğunu bilmiyordum." desem Hukuk da bana ne diyor biliyor musun: "Hukukta bilmemeye cevaz yoktur." diyor. İslam'da da cehalete cevaz yoktur. Bir hadis hatırlatacağım: "Her çocuk Müslüman fıtratı üzerine doğar." Her çocuk Müslüman fıtratı, bu ne demek biliyor musun? Ruh algoritması, yazılımı hesap makineninkisi toplama çıkarma ya çocuğunki de 15 yaşları ergenlik civarına geldi mi "Buralara bir yaratıcı olması lazım, ben onu bulup ibadet etmem lazım." demesi lazım. Eğer bozulmamışsa fıtratı. Peki bozulmayı Allah mı bozuyor, kendi mi bozuyor? Kendi bozuyor. İçinizde İslam'ı geç tanımışlar varsa -ki ben de onlardanım-, içinizde 'ay ne olacak 40 yaşında öğrendim' diyenler varsa 15 yaşından sonra ruhunuzun algoritmasının bozulduğu ve Allah'a uzak kaldığınız her sahneden dolayı siz mesul olduğunuzdan artık şu amellerinize güvenmeyin ya! Hac'ca gittim, Umre'ye gittim ahiretim kurtuldu diye güvenmeyin şu amellerinize. Ucba girmeyin ya! Mesulsün ya, aldığın nefesten mesulsün. Bu kadar hakikati duyup bu kadar bahislerin sonsuz hayatını etkileyeceğini bilip hâla şunları okumadan nasıl durabiliyorsun sen ya! Nasıl duvarda asılı duran ilaç seni iyi edemez, manasını bilmediğin Kur'an iyi eder mi seni? Tefsirini bilmediğin, gayesini bilmediğin, ne için bu kâinata geldiğin Kur'an'ı evde okuduğunda sadece yeterli olacak mı sana? Yürü artık ya! Güvenme şu ameline, ucbuna. 15 yaşından sonra mesulsün diyorum bak. İslam'da cehalete cevaz yok! Bu kadar hakikati duyduktan sonra hâla Cenab-ı Allah'ın davasının yoluna başka şeyleri koyabiliyorsan gün gelir onlar da seni kapının önüne koyar. Diyeceğim budur. Allah ayağınıza taş, gözünüze yaş değdirmesin. Lillahi teala el fatiha men salavat.