Transcription
Bugünle karşınızdayız sevgili seyirciler. Dün akşam gündeme gelen konu gerçek oldu. Afyon Karahisar Belediye Başkanı CHP'li Burcu Köksal AK Parti'ye geçiyor. Erdoğan'la ne görüştüler? Herkes bunun peşinde ve o görüşmede neler konuşulduğunu birazdan size aktaracağım. Nasıl geçti? Gerçekten işin perde arkasında yolsuzluk dosyaları, soruşturmalar vesaire mi var? Yoksa başka bir şey mi var? Cumhuriyet Halk Partisi buna nasıl tepki verdi ve CHP'den AK Parti'ye geçen belediye başkanlarının ortak özellikleri neler? Bunlarla ilgili çok ciddi açıklamalar var.
Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklamalara Erdoğan sessiz. Öcalan'ın statüsü, barış koordinatörlüğü meselesi ama iktidara yakın gazeteciden Bahçeli'ye çok sert suçlamalar geldi. Acaba o yazıyı iktidar mı yazdırdı? Şimdi bu tartışılıyor ve Amerika 10 yıllardır saklanan UFO belgelerini açıkladı. Görüntüler falan da var böyle. UFO'lar gidiyor. Hepsinin kayıtları var. Bunları halka açtı. Birazdan hepsini ben de ekrana getireceğim.
Bugün başlıyor. Sıcak gelişme bütün gün bu konuşuldu. AK Parti'ye katılacağı yönünde ikinci kez iddialar çıkan CHP'li Afyon Karahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal AK Parti'ye geçiyor. "Bir şey gelin alın beni. Alnım ak başım dik." Böyle diyordu daha bu ayın başında, Nisan ayının başında. "Gelin beni alın, varsa bir şey diye."
Sevgili seyirciler, bu arada beğenmeyi unutmayın lütfen. Bülteni gerçekten ciddi emek harcıyoruz sizlere aktarmak için ve paylaşın ki daha çok insan gerçekleri görsün. Şimdi ikinci kez ortaya atıldı bu iddia ama bu kez gerçek çıktı ve kendisi de gazeteciler üzerinden bir açıklama yaptı. Erdoğan'la yarım saat görüşmüşler. Burcu saraya gitmiş, Erdoğan'la görüşmüşler. Telefonları kapatmış. CHP'lilerin telefonlarına çıkmamış. Hiç kimse CHP'den ona ulaşamamış. Ve Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin vesaire Kemal Kılıçdaroğlu'nun da dahi, çünkü kendisi Kılıçdaroğlu'na yakın bir isim, kimsenin haberi olmadan Ankara'ya gitti ve Erdoğan'la görüştü.
Sevgili seyirciler, Burcu Köksal. Yarım saatlik görüşme sarayda ne konuşuldu? Erdoğan kendisine destek sözü verdi ve dedi ki: "CHP'den ayrılıp AK Parti'ye geçersen biz senin arkanda duracağız." O da kararını verdi. Erdoğan'a söz verdi. "Ben dedi CHP'den ayrılıyorum ve AK Parti'ye geçiyorum." Saraydaki 30 dakikalık görüşmede işte bunlar yaşandı.
Şimdi ne olacak? Şu anda Burcu Köksal'a kimse ulaşamıyor. CHP'den telefonları kapattı. Cumhuriyet Halk Partililer de Afyon'a gittiler. Belediyenin önünde Afyonlularla birlikte miting yapacaklar, protesto edecekler Burcu Köksal'ı. Nasıl olacak geçiş meselesi? Önümüzdeki salı günü AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında AK Parti'ye katılacak. Çarşamba günü de Erdoğan kendisine grup toplantısında mecliste rozet takacak. Tıpkı daha önce bu Aydın belediye başkanı vesaire vardı ya, onlar gibi aynı şekilde rozet takacak.
Kendisinin anlattığına göre Erdoğan Köksal'a yapılan bazı anketleri göstermiş. Bakın, saraydaki görüşmede Erdoğan Burcu Köksal'a yaptırdıkları bazı anketleri göstermiş. Şehirlerle ilgili ve Afyon Karahisar'la ilgili ve demiş ki: "Sen başarılı bir belediye başkanısın ama parti sana destek vermiyor. Biz sana destek veririz. Eleştiriler de seni etkilemesin. Kafana takma bunları. Biz sana parti olarak her türlü katkıyı sunacağız. Gel katıl." diyor Erdoğan. Saraydaki 30 dakikalık görüşmede kendisi de bu görüşme üzerine ikna oluyor ve orada Erdoğan'a sözü veriyor ve "Ben katılacağım" diyor.
Şimdi daha 30 gün önce Burcu Köksal 2 Nisan 2026'da belediye meclis toplantısında yine bu konu gündeme geldiğinde adeta esip gürlemişti. Bir ay geçmeden AK Parti'ye geçti. Bakın o zaman ne demişti? "2 yıl geçti. 2 yıl. Allah ömür versin. Ömrünün sonuna kadar devam edecek herhalde bu hazımsızlığı hazmedecek arkadaş. Hazmedecek. Sandıkta çıkanı herkes hazmedecek. Dolandırıcı dedi, üç kağıtçı dedi, yolsuz dedi, rüşvetçi dedi. Varsa bir şey gelin alın beni. Alnım ak başım dik." Hazımsız dediği kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Yani o şekilde ifade ettikten sonra işte aradan bir ay geçti. 34-35 gün. Burcu Köksal şimdi AK Parti'ye gidiyor.
Bu haber Afyon'da nasıl duyuldu? Duyulur duyulmaz Afyonlular belediyenin önüne toplandılar ve protesto başladı. CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz bakın böyle anlattı, böyle açıkladı halka olayı: "Saat 10'dan itibaren maalesef ne ben il başkanı olarak ne genel başkanımız belediye başkanına ulaşamamıştır. Telefonlarını açmamıştır. Geri dönüş yapmamıştır. Notlara geri dönmemiştir. Maalesef belediye başkanımız baskılara, siyasi baskılara boyun eğmiş, maalesef direnememiştir."
Evet sevgili seyirciler, böyle açıkladı belediyenin önünde toplanan Afyonlulara CHP il başkanı. Şimdi Burcu Köksal'ın aslında ta belediye başkanlığı 2024'teki yerel seçimler sürecinde başlayan bir rahatsızlığı var Cumhuriyet Halk Partisi'nde. 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesi Afyonkarahisar'da çok gündem olan açıklamalar, sözler sarf etmişti. Ne demişti? DEM Partilere yönelik sözleri gündem olmuştu ve bu sözlere CHP dahil herkesten tepki gelmişti. Köksal belediyenin kapılarını DEM Partilere kapatacağını söylemişti. "Seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi'nin kapıları DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak." DEM Parti hariç diğerlerine açık olacak ama DE Parti'ye kapalı olacak.
Bu sözlere ilk tepkiyi o zamanlar tabii ki hapiste değildi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı, Ekrem İmamoğlu vermişti o dönem. İmamoğlu dedi ki Burcu Köksal'a kendisine: "Ya başka iş bulacak ya başka parti bulacak. Ben CHP'liyim ama ben bu partiye, bu partilere değil, bu şehrin her insanına hizmet ediyorum. Her insanına, her siyasi görüşten olan insanına. Öyle öyle yani. Ben belediye başkanı olursam şu partileri belediyeye almam. Şu partililer hariç şunlarla görüşürüm diyen ya kendine başka bir iş bulacak ya da başka parti bulacak. Onu söyleyeyim. Biz insan ayırt etmeyiz kardeşim." O laf ne biliyor musunuz?
Sevgili seyirciler, İmamoğlu'nun bu sözleri Burcu Köksal'la CHP içerisindeki kopuşun başlangıcı oldu. İmamoğlu çok sert konuşmuştu o zaman. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde çok büyük ağırlığı vardı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak. Özgür Özel de o zaman arayı bulmaya çalışmıştı vesaire. Fakat Köksal alttan almamıştı bu meseleyle ilgili.
Peki Erdoğan ne demişti? Bakın bugün Burcu Köksal'ı sarayda yarım saat ağırlayıp görüşüp ikna edip partiye katan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o zaman bu DEM Parti hariç herkese kapılar açık olacak diyen Burcu Köksal için bakın ne demişti: "Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez diyen ırkçı faşist zihniyetten asla olmur." Irkçı faşist zihniyet şimdi AK Parti'ye geçiyor.
Şimdi o kadar çok açıklama var ki şimdi de Burcu Köksal'ın AK Parti'ye daha önce geçen isimlerle ilgili sözleri gelecek. Kimdi mesela? AK Parti milletvekili vardı, Mehmet Ali Çelebi Teymen. O Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliydi, AK Parti'ye geçmişti. Çok tepki çekmişti bu mesele. Ona mecliste neler söylemişti? "Dün Atatürk'ün askeriyim diyordun. Bugün Atatürk'e zerre kadar muhabbeti olan cenazeme gelmesin diyen, 'Keşke Yunan galip gelseydi' diye dua eden Feslit Deli Kadir'in yol arkadaşlarının yolunu seçtin." İşte o ona onu dedi, bu buna bunu dedi. Velhasılı geldiler. Şimdi herkes birbirine söylediğini yaladı, yuttu. Tekrar yeni bir başlangıç yapıldı.
Şimdi aslında bu mesele Burcu Köksal'ın eşi üzerinden tehdit edildiği ve bu yüzden CHP'den ayrılarak AK Parti'ye geçeceği iddiaları önce böyle başladı. Bunu bir gazeteci Sinan Burhan açıkladı. Dedi ki: "Artık geçiyor kesin falan dedi." Sonra Cemal Enginyurt CHP milletvekili dedi ki: "Eşiyle tehdit ediliyor." Bakın ne zamandan beri Burcu Köksal'la ilgili bir haber yapılıyor kamuoyunda ve bunlar da iktidara yakın iktidarın gazeteleri. Sabah'ta çıkmıştı sonra Star'da vesaire. "CHP'li belediyede aile boyu skandal 700 milyonluk rüşvet çarkı." Ne zaman? 10 Ekim 2025 tarihinde, geçen senenin sonunda bu haber çıkıyor. Diyor ki: "Afyonkarahisar Belediyesi'nin CHP'li meclis üyesi Mustafa Kadem, müteahhit Mustafa G'den ruhsat karşılığı çanta dolusu para alırken görüntülendi. Paranın Başkan Burcu Köksal'ın eşinin talimatıyla istendiği, Yasin Köksal'ın aldığı rüşvetin 700 milyon lirayı bulduğu iddia edildi." Burcu Köksal bu. Bu da eşi Yasin Köksal. Rüşveti istiyor iddiası. Yani bu haber iktidara yakın gazetede çıkıyor sevgili seyirciler. Şimdi o tarihten itibaren başladı süreç. Yani sonra da işte bugün geçecek, geçmeyecek, geçtiydi geçmediydi falan. Eşi üzerinden tehdit ediliyor geldi mesele.
Şimdi birazdan size anlatacağım. Bu işin perde arkası eşi üzerinden mi tehdit ediliyor? Daha öncekiler mesela Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı, Beykoz belediye başkanı, ilçe belediye başkanları vesaire ne üzerinden tehdit edildiler? Nasıl geldiler? Nasıl geçtiler? Bir bakalım şu CHP'den AK Parti'ye geçen belediye başkanlarına. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'den seçilmiş. Şu ana kadar bu Burcu Köksal'ı saymazsak 10 belediye başkanı var. Kim var en başta? Özlem Çerçioğlu, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı. Mustafa Iberye Arıkan, Aydın Söke Belediye Başkanı. Melik Ercan, Aydın Yenipazar Belediye Başkanı. Umut Yılmaz, Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı. Osman Yıldırımkaya, Aydın Sultanhisar Belediye Başkanı. Bu tarafa dönüyoruz. Yasemin Fazlaca, Yalova Altınova Belediye Başkanı. Kadir Kumbul, Antalya Serik Belediye Başkanı. Muammer Çelikbaş, Niğde Çiftlik, Bozköy Belediye Başkanı. Gökhan Budak, Ardahan Göle Belediye Başkanı. Ve yine çok tartışma olan İstanbul'da belediye başkanı tutuklanınca, CHP'li belediye başkanı tutuklanınca belediye meclisinin seçtiği Özlem Vural Gürzel, İstanbul'un Beykoz ilçesi belediye başkanı. O da CHP'den AK Parti'ye geçti.
Şimdi ne oluyor? Ne oluyor sevgili seyirciler? Bu isimler niye geçiyorlar? 10'du sayı. Burcu Köksal'la birlikte şimdi 11 olacak. Bir Büyükşehir Belediye Başkanı, şimdi de Afyon'la birlikte 2 il belediye başkanı ve 9 tane de ilçe belediye başkanı. Sevgili seyirciler, bakın eşi üzerinden tehdit ediliyor. Özlem Çerçioğlu için dediler ki: "Kendisi hakkında yolsuzluk dosyası var. İhalede bilmem ne. Onun hakkında, bunun hakkında hepsi hakkında bir şey olur." Belediye başkanı bu. Yaptığı ihaleden bir şey bulursunuz, çıkartırsınız ama başka bir şey var. Bu süreci saray yönetiyor. Transferleri yaparken de altyapısını hazırlıyorlar. CHP sadece etkisiz eleman ve seyirci sevgili seyirciler burada. Çünkü süreci CHP'liler yönetemiyorlar. CHP'nin yöneticileri yönetemiyorlar bu süreci.
Bakın önce kamuoyuna transfer edilecek başkanlarla ilgili demin geldi ekrana yolsuzluk haberleri yaptırılıyor. Eşi, kendisi vesaire, çoluk çocuğu falan. Önce böyle bir altyapı hazırlanıyor. Yani haklarında soruşturma açılacağı, dosya olduğu, bunların kapatılması karşılığında AK Parti'ye geçmekle tehdit edildikleri fikri oluşturuluyor, düşüncesi, algısı toplumda. Ha, bunun doğruluk payı olabilir. Bu ihalelerde yapılmış şeyler olabilir ama toplumun bunu alması önemli. Yani istenen mesaj bu. Toplumun kafasında bu oluşsun. Bunlarda sıkıntı var ve bu sebeple geçiyorlar. Amaç bu. Bir, yolsuzluk yapan insanlar kafalarda böyle oturacak. Yolsuzluk yapıyor. İki, dosyayı önüne koyunca satın alınabilecek insanlar. Üç, dava, parti, her şeyi satabilecek insanlar kendini kurtarmak için. Yani önce toplum nezdinde bir itibarsızlaştırma başlıyor. Sonra sonra süründüre süründüre transfer ediyorlar. Hepsi aynı sevgili seyirciler. Bakın "Herkes hakkında dosya vardı." "Tehditlere boyun eğdi." diyor. Bütün herkes böyle konuşuyor. Hakkında dosya vardı. Tehditlere boyun eğildi. Nasıl oldu? Bakın il başkanı CHP Afyon'un il başkanı diyor ki: "Maalesef diyor dik duramadı. Tehditlere boyun eğdi." Bakın iktidarın aslında istediği şeyi konuşuyorlar. CHP açısından baktığımızda süreci kontrol edemeyen bir yönetim var. Ortada yolsuzluk dosyasından daha önemli bir sorun var Cumhuriyet Halk Partisinde. Aslında bu sorunu AK Parti geçen başkanlar, AK Parti'ye geçen başkanlar bağıra bağıra söylüyorlar. Burcu Köksal da söyledi: "Parti içinde sorun var. Bıktım uğraşmaktan. Mücadele edemiyorum artık." Ama CHP bunu görmezden geliyor. O da bu stratejistik, stratejisizlik yüzünden oluyor. Yani bir stratejisi yok. "Biz nasıl bunları tutarız?" diye. Fakat AK Parti'nin ve sarayın işte ekmeğine yağ sürüyor. Bütün bu CHP'deki stratejisizlik.
Asıl sorun ne biliyor musunuz sevgili seyirciler? CHP'de parti içi sorunlar. Anlaşmazlıklar, kavgalar, baskılar. Kendi içindeki sorunlardan dolayı insanlar bir şekilde gidiyorlar ve bunu görmezden gelip hala giden başkanların dosya sebebiyle gittiğini söyleyip bataklığı kurutmak yerine buna çözüm bulmak yerine gidenler üzerinden bir işte topluma bir "CHP'nin oylarıyla seçildi. CHP'ye oy veren halkın oylarıyla seçildi ama gidiyor." Böyle giderse CHP'den daha çok isim gider AK Parti'ye. Çünkü AK Parti kendisinden ayrılanı da başka partiden kendisine geleni de çok iyi kontrol etmesini biliyor sevgili seyirciler. Böyle yani siyaset bu. Sistemi böyle kurmuşlar.
Burcu Köksal'la ilgili de aynısı yapıldı. Bakın zaten işten geçmişti ama akşam, dün akşam, önceki akşam bu haber düştüğünde Cemal Enginyurt CHP milletvekili çıktı. Hemen şöyle bir video çekti. Tam da iktidarın istediği gibi o tezden yürüdü. Dedi ki: "Eşi üzerinden ki tehdit ediliyor." Bunu söylediği anda onun kafasında artık hiçbir tereddüt kalmadı. Direkt gitti ve Erdoğan'la görüşüp partiye katıldı. Yani zaten bir vuruşluk kalmıştı, böyle son bir vuruş. Onu da Cemal Enginyurt yaptı çıkıp kamuoyunun önüne hemen koştur koştur bu açıklamayı yaparak. İşte Cumhuriyet Halk Partisi bunu bilerek mi yapıyor, bilmeden mi yapıyor? Ama sorun şu, akil adam yok. Hani böyle ak sakallı deniyor ya partilerde. Böyle öyle adam yok. Parti yönetenlerde bu rahatsızlıkları emecek, absorbe edecek bir yaklaşım maalesef yok. AK Parti CHP'de sorunu olan başkanları çok iyi tespit ediyor ve onlara sondaj yapıyor. Sürekli sorunu el altından kaşıyıp kronikleştiriyor. Sonra da "Gel biz sana destek oluruz. Sen aslında çok sevilen, başarılı bir başkansın. Gel biz seni rahat ettiririz. Sana destek veririz. Bu saçma sapan çekişmelerle, bu saçma sapan partinin iç işleriyle uğraşma" diyor ve işi bitiriyor. Mesele bu. Yani kusura bakmayın. Mesele bu. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki sorun bu. Ha, bu bir ilke meselesidir. Bu bir ahlak meselesidir. Bu bir etik sorundur. Afyon'da CHP'nin, CHP'ye oy verenlerin seçtiği başkanın gidip AK Parti'ye katılması, Aydın'da başka yerde vesaire. Bu başka bir şey. Ama perde arkasında yürütülen sorun şu. Sadece hakkında dosya var. Kocasının şusu böyle, çocuğunun busu böyle değil. CHP'nin kendi içindeki sorunlara da eğilmesi gerekiyor. Yoksa daha çok başkan gider sevgili seyirciler. Cumhuriyet Halk Partisi'nden AK Parti'ye. Durum böyle. Şimdi daha tartışılır bu iş. Önümüzdeki hafta işte rozet takılacak vesaire. Ne yaptı, ne etti? İşte öbürkü selam budurmuştu, topuk selamı falan. Bunlar konuşulur. Ama çok yapılan açıklama var. Çok konuşma var. Hepsi tek ortaya çıkıyor.
Şimdi bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan günlerdir konuşulan bu SAHA 2024-2026 Savunma Sanayi Fuarı'na gitti. Daha doğrusu fuarı gezmedi de orada gitti konuşma yaptı. Dün de CHP Genel Başkanı Özgür Özel bu fuara gitmişti. Hatta oradaki bu Yıldırım Han 15 metrelik füze var ya, kaportası var daha doğrusu, şu anda içi boş. Onunla fotoğraf falan çektirdi böyle Atatürk'ün imzasının yanında. Erdoğan özele gönderme yaptı: "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler." Burada şu ana kadar, şu ana kadar bu saatten sonra böyle bir görüntü ortaya çıkar mı bilmiyorum ama şu ana kadar Erdoğan'ın bu fuardaki bu savunma sanayi üretimlerini gezdiğine dair mesela bu Yıldırım Han füzesi günlerdir konuşuluyor. Ya İsrail basını, Yunanistan basını bile Türkiye'nin yaptığı füzeyi konuşuyor. Peki Erdoğan mesela dün Özgür Özel gitti, onun yanında elini koydu falan filan fotoğraf çekti. Erdoğan bugünkü konuşmasında tek kelime etmedi. Yıldırım Han füzesi demedi hiç. Tek kelime etmedi. Genel füze, balistik vesaire falan filan. Şu ana kadar diyorum çünkü rezerv koyayım hani bu saatten sonra bir gider görüntü görür vesaire ama gezmedi. Bu füzeye gitmedi. İncelemedi. Nasıl bir şey diye bakmadı. Niye? Niye sevgili seyirciler? Herkes şöyle bunu tanıtıyor: Erdoğan'ın eseri, asıl mimarı o. Yıldırım Han füzesi 15 metre boyunda, 3 ton başlık atabilen, 6.000 km menzili var. Çünkü daha ortada bir kaporta var ve bunun ne zaman bitirileceği belli değil. Şu anda bilinen tek şey sıvı yakıtla çalışacak olması ve sıvı yakıtın bu füzenin motorunda test edilmiş çalışmaya uygun olması. O kadar. Başka bilinen hiçbir şey yok. Dün akşam da anlattım size. Gerçek bu. Ha, yapılsın güzel, başımızın üstünde. Ama Erdoğan şu anda bir maketle, bir kaportayla poz vermek istemedi. Şu an itibariyle diyorum fuara gitti fakat hiçbir görüntü yok ortada. Bilmiyoruz. Bakalım ne olacak. Özgür Özel'e de diyor ki: "Sen balıklar ürtüyor diyordun. Geldin burayı gezdin."
Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili başka meseleler de var. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Uşak eski belediye başkanı Özkan Yalım ve Antalya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Böcek hakkında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediklerini söyledi bu kişilerin. Yani Gökhan Böcek de tutuklu Antalya'daki soruşturmadan. Yani Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında beyanların alındığını biliyorum. O konuda bir beyanda bulundum. Yani bugün de bildiğim kadarıyla Özkan Yalım da etkin pişmanlık kapsamında İstanbul Başsavcılığı tarafından beyanlar alındığını duydum ama ne verdiğini bilmiyoruz. Akınlek Adalet Bakanı tabii kendisi başlatmıştı bu soruşturmaları. İBB soruşturması vesaire. Şimdi Adalet Bakanlığıyla Savcılık arasındaki o şeyi çok kuramıyor sanki gibi geliyor. Biraz böyle çok giriyor dosyanın içine falan. Ya itirafçı çıktıysa adalet bakanı değil. Bunu savcı kamuoyuna, başsavcılık vesaire açıklaması lazım ki evet doğru itirafçı olmuşlar. Hatta anlatıyorlar işte şu kadar parayı getirdik götürdük falan filan diye. Neyse.
Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde sondaj devam ediyor sevgili seyirciler. Bahçeli salı günü konuştu grupta ama AK Parti'den ses yok. Yani onun söylediği konularla ilgili ses yok. Erdoğan bugün işte bu süreç müreç falan dedi. Fakat işte bu Öcalan'a barış koordinatörlüğü payesi verecek verilecek. Resmi olarak verilsin dedi. Sonra Erdoğan şu aralar bu Öcalan meselesi, DEM Parti meselesini kapattı. Kapıyı da kapattı DEM Partilileri sarayda. Bahçeli'nin son çıkışından ciddi bir rahatsızlık var. Öcalan'ın isminin gündeme gelmesi bile AK Parti ve sarayı hiç hoşuna gitmiyor şu aralar. Çünkü niye oy kaybettiriyor? Tam da böyle bir erken seçim falan konuşulmaya başlandı. Bahçeli'nin şu andaki tek destekçisi kaldı DEM Parti. Erdoğan'ın DEM Parti'ye randevu vermediği ve taleplerini de reddettiği belirtiliyor. Son olarak DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan ve DEM Parti milletvekili Adalet Kaya barış anneleri ile birlikte bugün partileri gezdiler. MHP'den başladılar. Bakın bu görüntüler. MHP'yi ziyaret ettiler. Diğer partileri falan gezdiler ama Erdoğan'la görüşmek istiyorlar. Fakat Erdoğan şu ekiple bir araya gelmek istemiyor. Görüntü vermek istemiyor bu aralar. Çünkü zaten Bahçeli Öcalan vesaire dedikçe böyle biraz ifrit oluyorlar. Şimdi de şu ekiple görüntü vermek istemiyor Barış anneleriyle. Ve bu reddedildi. Randevu talepleri hep böyle art arda reddedildi ve bir türlü görüşemiyorlar. Randevu alamıyorlar. Silah bırakma ve Öcalan'la ilgili talepler sebebiyle Erdoğan DEM Parti'ye şu anda kapıları kapattı. Böyle gözüküyor sevgili seyirciler. Bahçeli'nin bu yaptığı açıklamalar saray sessiz. Müşahhas olarak bu mesele ile ilgili sessiz. AK Parti'den kimse topa girmiyor ama bir iktidara yakın gazeteci Bahçeli'nin AK Parti ve sarayı sessizliğe büründüren bu son Öcalan'a barış koordinatörlüğü ile ilgili statü ile ilgili yazı yazdı. Sabah Gazetesi'nden Okan Müderrisoğlu: "Ankara'nın tecrübeli gazetecilerinden bir tanesi, Devlet Bey algoritması" dedi ve en sonunda şu cümleleri kullandı sevgili seyirciler. Bunlar acaba iktidar medya üzerinden, gazeteciler kendiliğine yakın gazeteci üzerinden Bahçeli'ye bir mesaj mı veriyor? Bakın, Devlet Bey istikrarlı çizgisini koruyor. Yani sürekli bu konuyu gündeme getiriyor. Ama bakın terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge ideali için İmralı çözüm denklemine alındığına göre siyasi ve hukuki süreçlerle ve milli hazmetme kapasitesiyle de yüzleşmek gerekiyor. Yani Bahçeli'yi daha dikkatli davranmaya davet ediyor. Daha dikkatli davranması gerekir diyor. Aslında statü konusu da yasal adımlar veya idari formüller konusu da hassas zamanlama eşiğine gelip takılıyor. Hızla sabırlı takip arasında optimal dengeyi bulmak için siyasetin tüm kanatlarına ciddi sorumluluk düşüyor. Yani Devlet Bahçeli'ye sorumsuz davranıyorsun demek istiyor. Bu mesaj iktidarın Bahçeli'ye mesajı. Kendileri söyleyemiyorlar. Hızlı hareket ediyorsun. Hareket etmekle sabırlı olmak arasındaki ayrımı. Sorumsuz davranıyorsun diyor Devlet Bahçeli'ye ve bu süreci yürütürken sabırlı olman gerekir diyor. Böyle yani aklına geldiği gibi çıkıp konuşma demek istiyor iktidar tarafı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye. Bahçeli de MHP ile ilgili erime sürecini gördü, tasfiye sürecini gördüğü için kendi cephesini sağlam tutmak adına sürekli bunu gündeme getirip vazgeçilmez noktaya getirmeye çalışıyor. Yoksa yoksa MHP tasfiye olmakla şu anda karşı karşıya sevgili seyirciler.
CHP ile ilgili mutlak butlam ve kayyım tartışmaları yapılırken kaçtı aradan geçen sene bir dava açılmıştı. Saadet Partisi ile ilgili de aynı şekilde bir kayyım durumu söz konusu. Mahmut Arıka'nın genel başkan seçildiği 24 Kasım 2024 tarihindeki Saadet Partisi 9. Olağan Kongresi usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla parti yönetimine kişilik kayyım atanması talep edilen dava pazartesi günü 11 Mayıs'ta görülecek. Kongrede, bu kongrede oy kullanan 1026 delegeden 789'unun delegeliğinin düştüğü iddiası var. Eğer bu kongre geçersiz sayılırsa aynı CHP'ninki gibi Saadet Partisi'ne kayyım atanıp kongre geçersiz sayılacak ve Saadet Partisi de aynı CHP'nin durumuyla karşı karşıya.
Sevgili seyirciler, dünyanın gözünün, kulağının kilitlendiği Amerika İran savaşı yeniden patlak verdi. Biraz önce gelen son haber iki tarafın yeni baştan savaşmaya başladıkları. Dün akşam ne olmuştu? Amerika ile İran arasında bakın şu küçük harita. Bu Bender Abbas, tam Hürmüz Boğazı'nın bir İran tarafındaki köşesi. Korgan da yine Hürmüz Boğazı'nın köşeleri. Bu Keşm Adası da bu İran'ın kendine böyle sınır olarak gemilerin gelip geçmesiyle ilgili sınır olarak koyduğu bir yer. Amerikan destroyerleri dün akşam bu üç yeri vurdular. İran'dan da Amerikan destroyerlerine ateş açıldı bu şekilde. Ama o ateşte pek bir zarar olmadı. Yani kimse vurulmadı, destroyerler vurulmadı ama burada bir gerginlik başladı. İlerleyen dakikalarda da bakın havada tekrar uzun zamandır görülmeyen bu işte füzeler vesaire görülmeye başlandı. Sent.com açıklama yaptı. ABD güçlerine yönelik saldırıdan sorumlu olduğunu belirtti İran'ın ve bu sorumlu olduğunu iddia ettiği askeri hedefleri vurduk diye. İşte bu görüntüler dün akşam yaşandı. Bender Abbas'ta şu haritada görmüş olduğunuz şu arkadaki tam Hürmüz Boğazı'nın o döndüğü noktanın olduğu yer sevgili seyirciler ve komuta kontrol merkezleri, istihbarat gözetleme ve keşif noktalarının vurduğunu ifade etti Amerika.
Şimdi Trump'ın da açıklamasını vereyim. Trump da dedi ki: "Dün gece yaşanan bu çatışmayla ilgili İran'ı tehdit etti ve biz de onları darmadağan ettik dedi. Eğer ateşkes olmazsa İran'dan yükselen devasa bir ışıltı göreceksiniz. Hızlıca anlaşmayı imzalasalar iyi olur diye de tehditte bulundu." Şimdi biraz önce, biraz önce yeni baştan İran'a karşı bir bombardımanın başladığı haberleri geliyor sevgili seyirciler bölgeden. Orada bir sıcak gelişme var. Eee, bu sıcak gelişme ile ilgili Hürmüz'de şu anda ABD ile İran'ın çatıştığı bilgileri var. Aslında bunu bir son gelişme ya da sıcak gelişme olarak girebiliriz. Bana da biraz bilgi verirseniz hemen kulağıma bunları da aktarmış olayım. Çünkü şu anda gelişen bir sıcak durum söz konusu. ABD tankerleri şu anda Hürmüz'de hedefleri vuruyor. İran'ın hedeflerini vuruyor sevgili seyirciler. Bu da dün akşam Trump'ın yaptığı son açıklamalardı. Hürmüz'de sıcak, hızcak bir şeyler var. Bir şeyler oluyor yeni baştan. Trump son olarak bir hamleyle İran'ın artık masaya oturması ve anlaşma yapması için son gücüyle birlikte şu anda İran'a karşı yeni bir operasyona başladı. Amerika Hürmüz'de tansiyon yeniden yükseldi. Biraz petrol fiyatları falan böyle dinginleşmeye başlamıştı. Ama bu olaydan sonra ne olacak? Onu da göreceğiz önümüzdeki saatlerde. Hemen direkt olarak ilk etkilenen şey ve hemen ibreyi gördüğünüz yer petrol fiyatları. Şu andaki sıcak gelişme bu. Hürmüz'de Amerika ve İran yeni baştan sıcak çatışmaya başladı sevgili seyirciler. Bütün bunların önümüzdeki günlerde daha ileri mi gidecek yoksa geri adım atılacak? Geri adım atılması öncesi bir güç gösterisi mi? olduğuna bakacağız.
Ve şöyle bir haber var. Hark adasında, o haritayı arkaya verebilirsek şu anda bu sıcak gelişme sevgili seyirciler. Amerika'nın Hark, Amerika'nın İran'a yönelik, biraz önceki haritayı verelim. Amerika'nın İran'a yönelik bu saldırıları sırasında Hark adası neresi? Şu İran'ın üst tarafında kalıyor orası. Bu Hark adası petrol rafinerinin olduğu yer. Yani İran'ın bütün dünyaya petrol ihracatını yaptığı yer. Hark adasında petrol sızıntılarının başladığı ifadesi var. Demek ki vurulan yerlerden bir tanesi. Sıcak gelişme orası.
Sevgili seyirciler, Türkiye ekonomisine dönelim. Çok önemli bir dünya devi bir marka. Otomotiv güvenlik sistemleri üreticisi Autoliv Türkiye'den çekiliyor. Türkiye'deki üretim faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. 2200 çalışanı var bu Autoliv'in ve 2028 yılına kadar kademeli olarak tamamlanacak bu çekilme. Ne üretiyorlar? Direksiyon simidi, emniyet kemeri, hava yastığı vesaire. E otomobil güvenlik malzemeleri üretiyorlar ve bütün bu tesislerini Avrupa'ya kaydıracak. 1993'ten beri Türkiye'de, 33 yıldır Türkiye'de üretim yapıyor ve 2023'teki ihracatı ne kadar biliyor musunuz? 146 milyon dolar. Yani Türkiye ekonomisi için de çok ciddi bir rakam, çok ciddi bir şirket Türkiye'den çıkıyor. Yabancı sermaye işte kaçıyor. Niye çıksın Türkiye'den? Rahat olsa, yerinde olsa çalışması, üretimi niye çıksın Türkiye'den? Maalesef bu.
Şimdi Amerika bir belgeler açıklamaya başladı. Trump yönetimi, yıllardır böyle tartışılan, 10 yıllardır tartışılan UFO'lar, bunlara dair gizli dosya ve belgeleri, videoları halka açtı. Bakın bu görüntüler 10 yıllardır Amerikan işte NASA'nın havacılık sistemlerinin, uzaya giden astronotların, uzay mekiklerinin falan böyle işte farklı yerlerde kaydettiği UFO görüntüleri olduğu ifade ediliyor. Apollo görevindeki gizemli cisimleri ve FBI kayıtlarını içeren belgeleri şeffaflık hedefiyle açtı. Amerikan yönetimi vatandaşlarla paylaştı. Bunlar işte UFO görüntüleri sevgili seyirciler. UFO'ların görüntüleri bunlar. Böyle işte bakın gidiyorlar falan. Bu yuvarlak içerisinde olan şeyler farklı farklı şekillerde. Burada da var mesela gidiyorlar falan. İşte bakalım bunlardan ne çıkacak. Dünya dışı fenomenler konusunda yeni bir süreç başlayacak mı, başlamayacak mı? Neymiş bunlar? Aslında bakın bunlar hepsi UFO olduğu ifade ediliyor. Böyle bunları Amerikan yönetimi belgeleriyle halka açtı.
Sevgili seyirciler, sonuna geldik. Bugünün beğenmenizi rica ediyoruz. Beğenilerinizi bekliyoruz ve paylaşın bu bülteni. Güzel bir hafta sonu diliyorum. Pazartesi günü tekrar görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın.