📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

İCRA VE İFLAS HUKUKU - Ünite 3 - Konu Anlatımı 1

Açıköğretim Sistemi - Anadolu Üniversitesi8:26

Transcription

[Müzik] Merhaba. Bu programa İcra ve İflas Hukuku ders kitabının 3. ünitesinde yer alan haciz, hacze iştirak, hacizde istihkak davaları ve borcun taksitle ödenmesi bölümüyle başlayacağız. Programda haczin yapılışı, haczin konusu, hacze iştirak, hacizde istihkak davaları, borcun taksitle ödenmesi başlıklarına değineceğiz.

Haciz, alacaklının talebi üzerine bir para alacağının elde edilebilmesi için borçlunun mallarına, hak ve alacaklarına, takibe konu alacağı karşılamaya yetecek miktar ve değerde olmak üzere icra dairesi tarafından hukuken el konulmasını ve bu malların boşluğunun tasarruf alanından çıkarılmasını ifade eder.

Alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinin borçluya tebliğinin ardından borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş olması veya itiraz sürelerini kaçırması ya da itirazı alacaklı tarafından başvurulan yollar üzerine bertaraf edilmesi sonucunda takibin kesinleşmesiyle doğar. Alacaklının haciz isteme hakkını İcra ve İflas Kanunu madde 78'e 2'de düzenlenen bir yıllık süre içerisinde kullanması ve haciz talep etmesi gerekir. Alacaklının talebi olmadan icra memuru kendiliğinden veya borçlunun talebiyle hacze başlayamaz ve bu kuralın istisnası da yoktur. İcra memuru alacaklının talebinden itibaren 3 gün içinde haczi gerçekleştirmek zorundadır. Aksi takdirde bu hususu alacaklı bir işlemin ihmali sebebiyle şikayet konusu yapabilir. Her icra memuru kendi yetki çevresi içinde haciz işlemlerini yapabilir. Yetki çevresi dışında haciz işlemi yapamaz. İstinabi yoluyla yetkili icra dairesinden talepte bulunması gerekir.

Alacaklının haciz isteyebilmesi için takibin kesinleşmesi gerekmektedir. Takibin kesinleşmesinden sonra icra dairesi haczi kendiliğinden gerçekleştiremez. Öncelikle alacaklının yazılı veya tutanağı geçirmek şartıyla sözlü olarak icra dairesinden haciz talebinde bulunması gerekir. Talepte bulunmak için borçlunun mal beyanında bulunmuş olması şart değildir.

Haczin konusunu borçluya ait mal varlığı değerleri oluşturur. Söz konusu mal varlığı değerlerinin ekonomik değerlerinin bulunması ve satılarak paraya çevrilebilecek nitelikte olması gerekir. Alacaklı borçlunun mallarının satışı sonucu elde edilen para ile tatmin edilecektir. Bu nedenle borçlunun ekonomik değeri olmayan şeyleri haczedilemez. Ancak borçlunun ekonomik değeri olan mal varlığına dahil her şeyin haczi de mümkündür. Haciz yapılırken alacaklı ve borçlunun menfaatleri göz önünde tutularak borçluya en az zarar verecek ve haczi saklanması, satışı en kolay olacak olan mallara öncelik tanınır. Bu çerçevede icra memuru haciz işlemini gerçekleştirirken hacizli tertip ilkesine uymak zorundadır. Bu ilkeye göre icra memuru borçlunun mal varlığına çekişmeli ve çekişmesiz mallar olarak ikiye ayıracaktır. Bu ayrım sonucunda ilk olarak hakkında herhangi bir itirazda bulunulmamış, malın malikinin kim olduğu belli olan çekişmesiz mallar haciz edilecektir. Eğer borçlunun çekişmesiz malları alacağı karşılamaya yetmiyorsa, bu durumda icra memuru çekişmeli malların haczine geçecektir.

İcra memurunun uyması gereken sırayı belirleyen hususlardan bir diğeri de malın taşınır veya taşınmaz niteliğiyle ilgilidir. Buna göre icra memuru haczi borçlunun taşınır mal varlığından başlamak zorundadır. Buna göre icra memurunun haciz işlemini yaparken uyması gereken sıra şöyledir: çekişmesiz taşınır mallar, çekişmesiz taşınmaz mallar, çekişmeli taşınır mallar, çekişmeli taşınmaz mallar.

Hukukumuzda hacze iştirak takiple yani adi ve takipsiz imtiyazlı iştirak olarak ikiye ayrılır. Hacze iştirak halinde herhangi bir yer alacaklının hacze katılması mümkündür. Ancak bunun için kanunun aradığı şartları yerine getirmiş olması gereklidir. Bu şartlar İcra ve İflas Kanunu'nun 100. maddesinde düzenlenmiş olup hacze iştirak etmek isteyen alacaklılar bakımından aranır. Hacze iştirak özel bir durumdur. Hukuki ve fiili engellerinden dolayı borçluya karşı talepte bulunamayan bazı alacaklıların takip şartı aranmaksızın hacze iştirakidir. Bazı kişiler alacaklı olmalarına rağmen hukuki ve fiili engeller nedeniyle borçluya karşı haciz yapamazlar. İcra ve İflas Kanunu borçluya karşı icra takibi yapamayan bu kişiler için imtiyazlı iştirak usulünü düzenlemiştir. Bu düzenlemeyle kanununda sayılan sınırlı sayıdaki alacakların borçluya karşı takip başlatması zorunluluğu olmadan hacze iştirak de bulunabilmesi mümkün kılınmıştır.

İcra takibinin amacı borçlunun haczi kabil mal ve haklarının satışı sonucu elde edilen parayla alacaklılarının tatmin edilmesidir. İcra dairesi haciz sırasında borçluya ait malları doğrudan borcu yetecek kadarını arz eder. Ancak bazı durumlarda zillet olmayan malikin malları üçüncü bir kişinin elinde olabilir. Bu durumda üçüncü kişi ya da istinaen borçlu hacz edilen mal üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek malın hacz edilmesine ve satışını önlemeye çalışabilir. Buna istihkak iddiası denir ve haciz işlemine sırasında tutanağa geçirmek suretiyle borçlu, üçüncü kişi veya alacakları tarafından ileri sürülebilir.

Hacze istihkak iddiası, hacz edilen bir mal üzerinde üçüncü kişilerin alacaklarının alacağına nazaran daha üstün bir hakka sahip oldukları iddiasına dayanır. Haciz konusunda belirttiğimiz üzere çekişmeli malların haczi mümkündür. Hacizde tertip ilkesine uyumak kaydıyla kime ait olduğu ya da üzerinde kimin daha üstün bir hakka sahip olduğu belli olmayan çekişmeli mallar haczedilebilir. Bir mal borçlunun elinde bulunduğu bir sırada hacz edilmiş olup borçlu veya üçüncü kişi tarafından bu mal üzerinde bir hak sahibi olduğu ileri sürülebilir. Bir malın üçüncü kişinin elinde bulunmakta iken borçlu veya alacaklı tarafından borçluya ait olduğu iddia ederek haciz sırasında üçüncü kişi o mal üzerinde bir hakkı olduğunu iddia edebilir. Bu şekillerde ortaya çıkan uyuşmazlıklar icra mahkemesinde görülen istihkak davası ile çözümlenir. İstihkak davasının amacı malın gerçek malikinin tespiti değildir. Malın iddia edildiği gibi üçüncü kişiye ait olup olmadığının tespiti yapılır. Alacaklının haciz hakkında tekaddüm eden, hukuken ondan önce gelen ve talep konusu olabilecek ayni haklar, kuvvetlendirilmiş şahsiyetler ve her türlü talep hakkı istihkak davasına konu teşkil edebilir.

Hakkında icra takibi başlatılan borçlu borcunu ödemek isteyebilir. Borçlu borcunu tamamen öderse takip son bulur. Ancak borçlunun her zaman borcun tamamını tek seferde ödemesi mümkün olmayabilir. Bu durumda borcun taksitle ödenmesi gündeme gelecektir. Borçlu gerek hacizden önce gerek hacizden sonra borcunu taksitle ödeyebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun şartlarının varlığı halinde alacaklının rızasını aramaksızın borçlunun borcunu taksitle ödeyebilmesine mümkün kılmıştır. Bu düzenlemeyle hacizden sonra borçlu borcunu taksitle ödeyebilir. Hacizden önceki taksitle ödeme ise kanununda düzenlenmemiş olup borçlu ile alacaklılarının anlaşmasıyla kanundaki şartlar aranmadan borcunu taksitle ödenmesi mümkün olabilir.

Bu programda İcra ve İflas Hukuku ders kitabının 3. ünitesinde yer alan hacze iştirak, hacizde istihkak davaları ve borcun taksitle ödenmesi bölümüne ele aldık. Bölümde yer alan haczin yapılışı, hacim konusu, hacze iştirak, hacizde istihkak davaları, borcun taksitle ödenmesi başlıklarına değindik. Bir başka programda tekrar görüşmek dileğiyle hoşça kalın.

[Müzik]