📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

85 Yaşındaki Türk Profesör Anlattı: Unutkanlığın Gerçek Sebebi Yaşlanmak Değil!

Keşke Demeden Önce25:35

Transcription

Merhaba, hoş geldiniz. Ben Profesör Doktor Safiye. Son aylarda kendinizi daha çabuk yorgun mu hissediyorsunuz? İsimleri unutuyor, hatırlamıyor musunuz? Odaya girdiniz. Ne almaya geldiğinizi unuttunuz mu? Sabah kalktığınızda dinlenmiş değil de yorulmuş gibi mi hissediyorsunuz? Bir cümleyi bitirirken [müzik] kelime aklınıza gelmiyor mu? Bunları okurken içinizden evet dediyseniz lütfen devam edin. Çünkü bugün konuşacaklarım tam da bunun için.

Geçen haftaki videoyu yayınladıktan sonra yorumları tek tek okudum. Her zaman yaptığım gibi. Çünkü yorumlar bana bir sonraki videonun yolunu gösteriyor. Ama bu sefer bir yorum vardı ki telefonu bıraktım düşünmeye başladım. Bir hanımefendi şöyle yazmış: "Hocam ben 68 yaşındayım. [müzik] Eskiden benim gibi kimse yoktu. Torunlarımın doğum günlerini ezbere bilirdim. Alışverişe çıkar, saatlerce dolaşırdım. Şimdi ne oldu bana bilmiyorum. Markete gidiyorum. Ne almaya gittiğimi unutuyorum. Torunum adını söylüyor. Aklımda kalmıyor. Geceleri uyuyamıyorum. Gündüzleri uyuyorum. Tetkikler normal dediler. Ama ben normal değilim hocam. [boğazını temizler] Bu yaşlanmak mı?"

Sonra kliniğime gelen bir hastayı hatırladım. 65 yaşında bir hanımefendiydi. Tetkikleri tertemizdi. Tansiyonu, şekeri normaldi. O da aynı şeyi söylüyordu. "Hocam ben eskiden böyle değildim." Organlara baktım, kana baktım, filmlere baktım. Ama soruyu çok geç anladım. Sorun organlarda değildi. Sorun hücredeydi. Beyin hücresindeydi. Hücrenin ihtiyaç duyduğu ama bir türlü alamadığı birkaç kritik maddedeydi. Bugün size o 7 maddeden bahsedeceğim. Yıllarca bize eksik anlatıldılar.

Önce şunu anlamamız lazım. Beyin neden yaşlanır? Bu soruyu klinikte hiç sormadım. Şimdi düşününce üzülüyorum. Çünkü cevabı her şeyi değiştiriyor. Beyin hücreleri yani nöronlar hassas yapılardır. [müzik] Onları tehdit eden iki büyük düşman vardır. Birincisi iltihap, ikincisi oksidatif stres. Bu iki düşman sessizce [müzik] çalışır. Ağrı vermez, görüntü vermez, tetkiklere yansımaz. Bir gün bakarsınız isim unutuluyor, cümle yarıda kalıyor. Tanıdık bir yüz hatırlanmıyor. İşte o noktada insanlar koşuyor doktora. Ama o [müzik] noktaya gelmeden önce yapılabilecek çok şey vardı. En önemlisi sofrayı doğru kurmaktı.

Birinci madde vitamin D. Ona uzun yıllar boyunca kemik vitamini dedik. Ben de dedim, tıp bize öyle öğretti. Kalsiyum emilimi, kemik yoğunluğu, raşitizm. Bunlar doğru ama bilim aynı yerde durmuyor. Beyin hücrelerinde vitamin D reseptörleri var. Bunu ilk öğrendiğimizde duraksadım. Neden beyinde olsun ki bir kemik vitamini reseptörü? Cevap şu: Vitamin D beyin içinde [müzik] bir düzenleyici. Nöronların etrafını saran koruyucu yapıyı destekliyor. Beyin hücrelerinde iltihaplanmayı baskılıyor. Hücrelerin yaşlanmasını [müzik] yavaşlatıyor. Yani bir anlamda eee sinir sisteminin sigortası gibi çalışıyor. Vitamin D seviyesi yeterli olan kişilerde hafıza sorunları daha az görülüyor. Bilişsel gerileme daha yavaş seyrediyor. Alzheimer ve benzeri nörodejeneratif hastalıkların riski daha düşük çıkıyor araştırmalarda.

Peki nereden alacağız? Güneşten alacağız. Ama güneş tek başına çoğu zaman yetmiyor. Kışın mümkün değil. Burada besinler devreye giriyor. Bu besinlerden biri karaciğer. Az konuşulan ama çok değerli bir besin. İçinde eee D vitamini var, B12 var, demir [müzik] var. Ama eee karaciğer deyince çoğu insan geri çekiliyor. "Hocam kokusu var sevmiyorum" diyorlar. Anladım. [müzik] Ama ayda iki kez eee küçük bir [müzik] porsiyon, iyi pişirilmiş karaciğer sofranıza girdiğinde vücudunuza verdiğiniz [müzik] şey son derece değerli. Ringa balığı. Bunu söylediğimde insanlar şaşırıyor. Ringa balığı D vitamini açısından son derece zengin bir balıktır. Üstelik ulaşılabilir. Ekonomik [müzik] tuzlu ringan fazla tuzunu atmak için eee suda bekletirsiniz. Sonra zeytinyağı ve limonla servis edersiniz. Basit ama değerli. Güneşte kurutulmuş domates. Bunu çok az insan biliyor. Domates güneşe maruz kaldığında içindeki D vitamini miktarı artıyor. Güneşte kurutulmuş domates [müzik] hem lezzetli hem de sofranıza bu vitamini taşımanın en doğal yollarından biri. [müzik] Salataya koyun, yemeklere katın. Önemli bir not. Bu besinleri düzenli tüketmek çok şeyi değiştirebilir ama hissedilebilir şekilde ciddi bir eksiklik şüpheniz varsa mutlaka bir hekim gözetiminde eee kan değerinize bakın. D vitamini yağda çözünür ve vücutta birikir. Fazlası atılamaz. Bu nedenle bilinçsiz takviye yerine önce sofranızı düzenleyin.

İkinci madde, magnezyum. Magnezyum deyince aklınıza ne geliyor? Kas krampları değil mi? Eee, gece bacak ağrıları. Hatta çoğu insan magnezyumu sadece bunun için biliyor. Ben de yıllarca hastalarıma e çoğunlukla bu yüzden önerdim. Ama magnezyumun asıl hikayesi çok daha derin. Beyin vücuttaki en fazla enerji kullanan organdır ve bu enerjiyi üretmek için magnezyuma ihtiyaç duyar. Magnezyum beyindeki sinir ileticilerin dengeli çalışmasını sağlar. Nöronları aşırı uyarılmadan korur. Beyin hücreleri arasındaki elektrik iletimini düzenler. Eksik olduğunda ne olur? Uyku bozulur. Kaygı artar, sinirlilik gelir. Konsantrasyon dağılır. Küçük şeyler büyük hissettirmeye başlar. Bazı araştırmalar magnezyum eksikliği olan kişilerde takviye yapıldığında duygu durumunun belirgin biçimde iyileştiğini gösteriyor. [müzik] Hatta bu etki bazı çalışmalarda antidepresanlara yakın bulunmuş. Ama eee burada eee çok önemli bir not düşmem lazım. Bu [müzik] etki eksiklik olan kişilerde görülüyor. Magnezyum bir ilaç değil. Eksik olanı tamamlamak ise başka bir şey.

Peki nereden alacağız? Kabak çekirdeği. >> Bunu sofranıza almıyorsanız bugün başlayın. Küçük ama son derece yoğun bir besin. İçinde magnezyum var, çinko var, eee, sağlıklı yağlar var. Yoğurdun üzerine serpin, salataya katın. Günde bir avuç, kaju. Fındık ve bademin gölgesinde kalan ama magnezyum açısından çok zengin bir kuru yemiş. Tuzlanmamış, kavrulmamış olanını tercih edin. Öğleden sonra küçük bir avuç kaju hem tokluk hem de beyin için değerli bir ara öğün. Esmer pirinç. Beyaz pirincin işlenmesi sırasında kaybolan şeylerden biri magnezyum. Esmer pirinç bu işlemden geçmediği için içindeki magnezyum korunuyor. Sofranıza zaman zaman esmer pirinç girmesi bu açıdan çok değerli. Bitter çikolata. Bunu söylediğimde insanlar gülümsüyor. %70 ve üzeri kakao içeren şekeri az sade bitter çikolata 2 [müzik] 3 kare fazlası değil. Bu küçük miktar bile magnezyum açısından oldukça değerli.

3. madde B12 vitamini. B12 üzerinde özellikle durmam lazım. Çünkü klinikte yıllarca gördüm. B12 eksikliği olan hastalar gelirdi. Ellerde uyuşma başlamış, denge bozulmuş, hafıza zayıflamış. Hatta bunama belirtisi gibi görünen vakalar. Felç şüphesi uyandıran vakalar. Sonra baktık B12 eksikliği. B12 sinir hücrelerinin etrafındaki miyelin kılıfı için şarttır. Bu kılıf bir kablo izolasyonu gibi çalışır. İzolasyon bozulursa sinir iletimi bozulur. Hafıza zayıflar. Denge gider. Yorgunluk gelir ve bu hasar çok sinsi ilerler. Uzun süre fark edilmez. Yaşla birlikte B12 emilimi azalıyor. Bu önemli bir gerçek. Mide asidi azaldıkça B12'yi besinlerden almak güçleşiyor. Bu nedenle yaşlılarda B12 eksikliği çok yaygın.

Peki sofrada nereden alalım? Dana karaciğer. Evet yine karaciğer. Çünkü karaciğer gerçekten olağanüstü bir [müzik] besin. Ayda birkaç kez sofranıza girmesi yeterli. [müzik] Kefir. Kefir bu videoda birden fazla yerde karşınıza çıkacak. Çünkü kefir gerçekten özel bir besin. İçinde B12 var, K2 var, probiyotikler var. Bağırsak sağlığını destekliyor ve bağırsak sağlığı B12 emilimini doğrudan etkiliyor. Sağlıklı bir bağırsak florası B12'yi çok daha verimli kullanıyor. Günde bir bardak kefir ev yapımı olursa daha da değerli.

4. madde eee B6 vitamini. B6 belki de en az konuşulan ama sinir sistemi için en kritik vitaminlerden biri. Beyindeki nörotransmiterlerin yani sinir ileticilerin üretimi için şart. Serotonin bu vitaminle yapılıyor. Dopamin bu vitaminle yapılıyor. Gaba bu vitaminle yapılıyor. Bunlar ne demek? Serotonin ruh halinizi dengeler. Dopamin motivasyonunuzu, odaklanmanızı etkiler. Gaba ise beyni sakinleştirir. Kaygıyı azaltır. Uykuyu destekler. Ruh hali dalgalanıyor. Uyku bozuluyor. Zihin bulanıklaşıyor. İnsanlar gelirdi kliniğe. "Hocam nedensiz hüzün var içimde" diyorlardı. "Hocam geceleri aklım durmuyor" diyorlardı. Bunların bir kısmı eee [müzik] hayat stresiydi. Evet. Ama eee bir kısmı da beslenme eksikliğiydi.

Peki nereden alalım? Antep fıstığı B6 açısından en zengin besinlerden biri ve çok az insan bunu biliyor. Tuzlanmamış çiğ Antep fıstığı. Günde küçük bir avuç. Hem lezzetli hem beyin dostu hindi eti. Tavuğun gölgesinde kalan [müzik] ama B6 açısından çok değerli bir protein kaynağı. Özellikle hindi göğsü. Yağı az, sindirimi kolay, B6 içeriği yüksek. Sofranıza zaman zaman girmeli. Avokado. [ani nefes alır] Eee, bunu söylediğimde bazıları pahalı diyor ama bir avokado yarısı sofranıza girdiğinde hem B6 hem sağlıklı yağ hem de lif alıyorsunuz. Salatanın üzerine dilimliyorsunuz. Limon sıkıyorsunuz. Bu kadar. Tahin ve susam. Türk mutfağının vazgeçilmezi. Ama içindeki hazineyi çok az kişi biliyor. Tahin sadece lezzetli değil. B6, magnezyum, kalsiyum, sağlıklı yağlar, bir kaşık tahin, balın yanında ya da salatanın üzerinde küçük ama değerli.

5. madde Omega 3 ve DHA. Şimdi size çok önemli bir şey söyleyeceğim. Beyninizin yaklaşık %60'ı yağdan oluşuyor ve e bu yağ büyük bir kısmı eee DHA yani beyin için özel üretilmiş bir omega 3 çeşidi. Bunu söylediğimizde insanlar şaşırıyor. "Beyin yağı mı hocam?" diyorlar. Evet. Ve bu yağ kalitesi doğrudan beyin performansını etkiliyor. Beyin hücre zarlarının yapı taşı. Bu zarlar ne kadar sağlıklıysa hücreler arası iletişim o kadar güçlü, hafıza o kadar keskin, öğrenme o kadar hızlı. Ayrıca Omega 3 kronik iltihabı baskılıyor. Beyindeki sessiz iltihapla savaşıyor. Bu iltihap nedir? Vücudun içten içe yanan ama sizi fark ettirmeyen bir ateşi. Ve bu iltihap hem yorgunluğun hem de bilişsel gerilemenin en önemli ama en az bilinen nedenlerinden biri.

Nereden alalım? Hamsi. Türkiye'nin en ulaşılabilir, en ekonomik balığı ve omega 3 açısından son derece zengin. Küçük ama güçlü, ızgara ya da fırında. Haftada birkaç kez sofranıza girmeli. Sardalye konservesi bile değerli. Yağlı balıkların omega 3 açısından en zenginlerinden biri. Ekmek arası değil. Yanında bol yeşillik, limon. Zeytinyağı ile pratik ekonomik [müzik] beyin dostu keten tohumu. Bunu az insan sofrasına alıyor. Öğütülmüş keten tohumu hem omega 3 hem de lif açısından son derece değerli. Sabah yoğurdun içine bir yemek kaşığı, çorbanın üzerine, salataya sindirimi için öğütülmüş olması şart. Bütün halde sindirilemez.

6. madde [müzik] K2 vitamini. Bu vitaminden çok az konuşuluyor çünkü K2 son derece özel bir vitamin. Çoğu insan K vitamini deyince kan pıhtılaşmasını düşünüyor ama K2 farklı. [müzik] K2'nin görevi çok daha spesifik. Kalsiyumun doğru yere gitmesini sağlıyor. Damarlardan uzak tutup kemiklere ve dişlere yönlendiriyor. Damar sertliğini önlüyor. Beyne giden kan dolaşımını korumaya yardım ediyor. Beyin için kan dolaşımı neden bu kadar önemli? Çünkü [müzik] beyin saniyede milyonlarca işlem yapıyor. Bu işlemler için sürekli oksijen ve besin istiyor. Damarlar sertleşirse bu akış yavaşlar. Beyin beslenmez, hücreler zayıflar, bilişsel gerileme başlar. K2 bu zinciri kıran bir vitamin.

Peki nereden alalım? Kefir. İşte yine kefir karşımıza çıkıyor. Kefir hem B12 hem de K2 açısından değerli. Bu nedenle kefiri sofranıza almanın önemi çok büyük. Günde bir bardak. Tercihen ev yapımı. Ev yapımı tuzsuz suyla hazırlanmış sirke eklenmemiş fermente turşu probiyotik açısından değerli olduğu gibi eee K2 içeriği de var. Marketten aldığınız sirke turşusu değil. Ev yapımı doğal fermente turşu. Yumurta sarısı. Daha önce de söyledim. D vitamini var. Bütün yumurta yiyin sarısıyla birlikte.

7. Madde çinko. Çinko bağışıklık vitamini diye biliniyor. Bu doğru ama eksik. Çinko'nun beyindeki rolü çok daha kritik. Beyin hücreleri arasındaki sinyal iletiminde çinko şart. Özellikle hafıza ve öğrenme ile bağlantılı hipokampüs bölgesinde çinko yoğun biçimde bulunuyor. Çinko eksikliğinde bu bölgenin [müzik] çalışması bozuluyor. Kısa süreli hafıza zayıflıyor. Dikkat [müzik] dağılıyor, öğrenme güçleşiyor. Ayrıca çinko beyin iltihabını baskılayan antioksidan sistemlerin bir parçası. Yani hem yapı taşı hem de e koruyucu.

Peki nereden alalım? Kabak çekirdeği yine karşımıza çıkıyor. Çünkü gerçekten olağanüstü bir besin. Eee, magnezyum için de söyledim. Çinko için de söylüyorum. Bu küçük tohum beyin için çok büyük. Günde bir avuç. Tahin ve susam. E B6 için de söyledim, çinko için de söylüyorum. Tahin, Türk mutfağının en değerli ama [müzik] en az takdir edilen besini. Bir kaşık tahin. Size hem B6 hem çinko hem sağlıklı yağ veriyor. Kefir 3üncü kez karşınızda artık görüyorsunuz. Kefir tek başına B12, K2 ve çinkoyu aynı anda destekliyor. Günde bir bardak kefir üç farklı beyin vitaminine kapı açıyor.

Şimdi genel bir değerlendirme yapalım. Bu 7 maddeyi saydım. Vitamin D, magnezyum, B12, B6, Omega 3, K2, çinko. Bunların hepsinin ardında tek bir şey var. Beyin hücresini beslemek, içeriden korumak, yaşlanmayı yavaşlatmak. Ama şunu çok net söylemeliyim. Bu maddeler hap kutusuyla gelmiyor. Sofranızda olması gerekiyor. Düzenli, dengeli, doğru besinlerle ve bu besinlerin büyük çoğunluğu birbirine bağlı. Baktınız mı? Kefir üç vitamini birden taşıyor. Kabak çekirdeği hem magnezyum hem çinko. Yumurta sarısı hem D vitamini hem K2 hem omega 3. Karaciğer hem D vitamini hem B12. Tahin hem B6 hem çinko. Sofranızı bir düzenleyin. Abartmanıza gerek yok. Karmaşıklaştırmanıza gerek yok. Birkaç doğru besin düzenli şekilde sofranıza girdiğinde vücudunuz ihtiyaç duyduğu hammaddeyi bulur ve o hammaddeyi bulduğunda fabrika çalışmaya başlar.

Son olarak şunu söyleyeyim. Takviye meselesi. Bu vitaminlerin hepsini hap olarak alabilirsiniz ama ben bunu önermiyorum. En azından ilk adım olarak önermiyorum. Çünkü vücut besinlerden aldığı vitaminleri çok daha verimli kullanıyor. Besinler tek bir vitamin taşımıyor. Onlarca başka maddeyle birlikte geliyor. Bu beraberlik emimi artırıyor, etkileşimi güçlendiriyor. Ayrıca şunu da söyleyeyim. D vitamini yağda çözünür ve vücutta birikir. Fazlası atılamaz ve toksik olabilir. Bilinçsizce alınmamalı. Magnezyum böbrek hastalarında risk taşıyabilir. B12 genellikle güvenlidir ama yine de gereksiz yere yüksek doz almak anlamsız. Önce sofranızı düzenleyin. Kan değerlerinize bakın. Sonra hekim gözetiminde gerekirse takviye düşünün. Beyin büyük iştir. Gelişi güzel yaklaşılamaz. Bilimle, dengeyle ve akılla hareket edilir. Ben 85 yıl yaşadım. Pek çok şeyi doğru öğrendim. Pek çok şeyi eee zamanında öğrendim. Ama eee şunu çok erken öğrendim. Vücut doğru hammaddeyi bulduğunda kendi kendini onarır. Sofranızı düzenleyin. Vücudunuza doğru hammaddeyi verin ve sisteme güvenin. Çünkü vücut doğru beslendiğinde kendi doktorudur.

O yorumu yazan hanımefendiye sesleniyorum. Anneniz için geç değil. Doğru soruyu sordunuz. Şimdi doğru adımları atın. Sofrasına bakın. Vücut karşılığını verir. Her zaman verir. Bu videoyu faydalı bulduysanız beğenerek ve kanala katılarak destek olabilirsiniz. Çevrenizde hafızası zayıflayan, yorgunluğu geçmeyen, nedensiz hüzün içinde olan biri varsa bu videoyu onlarla paylaşın. Belki hayatlarını değiştirir. >> Yorumlarınızı bekliyorum. Merak ettiğiniz her şeyi, aklınıza takılan her soruyu buraya yazın. Her yorumu okuyorum ve hepsinden bir sonraki video doğuyor. Bir sonraki videoda görüşmek üzere. Allah'a emanet olun. Sağlıklı günler diliyorum. M.