Transcription
Dostlar, vücut geliştirme camiasında bir problemimiz var. Hepimizin gözünün önünde rahat rahat konuşamıyoruz. Çok zararlı, çok ortamı bozuyor. Bu videoda ben bu problemin hem görünen yüzünü hem size anlatılmayan yüzünü samimi bir şekilde ifade edeceğim.
10 yıldan fazla yayıncıyım. Bu sektörde her alanda çalıştım. Her şeyi gördüm. Milli takım antrenörü oldum. Defalarca sporcularla beraber doping testlerine girdim. Odadaki fili daha iyi anlayabilmek için, ya bir kür yapsam bir şey olur mu sorusunu daha iyi yorumlayabilmeniz için sizlere tarafsız bir video hazırladım.
Vücut geliştirme [müzik] camiası dışarıdan bakıldığı zaman tek tip insanlardan oluşuyor olabilir. Tavuk pilav yer, dumble indirir, kaldırır. Tek amacı daha fazla şişmektir. Ama baktığında içeride 50 farklı fraksiyon var. Kimisi hiçbir şeyden habersiz. protein tozu alırsam vücudum böyle olur diye bakıp spora başlıyor. Kimisi giriyor, güzel güzel antrenmanını yapıyor. Daha sonrasında daha fazla sonuç almak için steroid yoluna giriyor. Kimisi hiçbir zaman steroidle ilgilenmiyor. Tamamen kendi performansına, kendi sağlığına, sporcu hayat tarzına odaklanıyor. Kimisi steroid kullanıyor, steroid kullanmayanları sporcu bile addetmiyor. Baktığımız zaman çok fazla fikir var. Bunların böyle önemli bir konuda daha da rasyonalize edilip doğru tartışılması lazım. Ben de yıllarca bu tiplemelerin her birini çok yakından tanıdım. Tabii ki benim de belli başlı fikirlere ve önyargılara sahip olduğumu düşünebilirsiniz ama sizi temin ederim değilim. Size objektif kaliteli bir sunum yapmaya çalışıyorum.
James Bond da ağırlık kaldırıyor. Ronnie Colman da ağırlık kaldırıyor. Benim annem de ağırlık kaldırıyor. E ben de bütün bu fraksiyonlarla çok yakından çalıştım. Steroidler enjeksiyonla, iğneyle ya da hap olarak ilaç şeklinde alınır. Vitamin, mineral, protein tozu falan bunlar kesinlikle steroid değildir. Bilimsel istatistiklere göre biz bir spor salonundan içeri girdiğimizde gördüğümüz her 20 kişiden biri ya da ikisi steroid kullanıyor. Muhtemelen bu kullananlar da spor salonuna daha yaygın, daha sık giden insanlar olduğu için aslında uzun zaman bu sağlıklı fitness alışkanlığını hayatınıza dahil ettiğinizde steroid konusunu iyi anlamanız lazım. Peki bu insanlar bu ilaçları niye kullanıyorlar? Şöyle faydalarını, zararlarını bir analiz edelim.
Net ve bariz olan faydasıyla başlayalım. Steroidler ya da diğer doping türleri vücudumuza çok hızlı ve çok yüksek miktarda kas kütlesi ekliyor. Bu hormonlar birkaç farklı mekanizmayla beraber doğrudan kaslarımızın büyümesine sebep oluyor. Birçok kişinin dışarıdan bakıp ya bu affedersiniz aptal kişi nasıl böyle bir vücut yapabildi dediği insanlar belki antrenman yapmayı bile bilmeyen, doğru düzgün bir bench pres yapamayan insanlar çok büyük kütlelere sahip olabiliyorlar. Affedersiniz yine başka bir tabir var. Eşeğe bassam büyür dedikleri şey steroidler. Yani bu bir gerçek. Sosyal medyada falan hepimizin gözüne çalınıyor bazen. İşte bedel ödendi, ben çok işte emek verdim falan diyen sporcular. Açıkçası hiç öyle edebiyat yapmaya gerek yok. Bunlar vücut geliştirme camiasında çok düşük doz olarak kabul edilebilen dozları alsalar dahi düzenli ciddi spor yapan insanlardan daha fazla kas kütlesi koyabiliyorlar. Hem de hiç antrenman yapmadan. Tıp dünyasında bu ilaçlar kanser gibi ağır hastalar için üretiliyor ve onların kas yıkımını önlemek için aslında bu sporcuların, vücut geliştirmecilerin kullandığından çok daha düşük dozlarda kullanılıyor. Fakat doping söz konusu olduğu zaman biz buna steroid kullanımı demiyoruz. Çünkü steroidi size doktorunuzda yazabilir. Hatta çok basit hastalıklarda bile bazen çok düşük dozlarda yazılabilir. Vücut geliştirmede biz buna steroid abuse yani steroide abartma, steroide yüklenme, kötüye kullanma olarak değerlendiriyoruz. Bu kötüye kullanmada yıllar içerisinde öyle bir hale geldi ki örneğin dopingin ilk keşfedildiği veya ilk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda burada görebileceğiniz gibi çok güzel böyle tadında böyle biraz fazla kastı ama yakışıklı vücutlar yapılıyordu. Burada kullanılan dozların çok daha fazlaları şimdi modern çağda kullanılmaya başlandı. Yani daha mutant tipi vücut geliştirmeciler türedi. Eskiden bunlar çok tercih edilmiyordu. Tabii bu modalar zaman olarak geliyor gidiyor. Vücut geliştirme yarışmalarında da böyle farklı klasmanlar var. baktığımızda birçok insan bu soldaki böyle fazlaca kaslı ama yine hala doğala yakın görüntüye sahip vücudu arzulayarak spora başlıyor. Ama tabii ki bilinmesi lazım ki bu vücut da ilaç kullanarak yapılıyor. Bu yüzden bu dopinglerin ne kadar vücut yaptığını idrak edebilmemiz için steroidin hiç olmadığı dönemdeki en iyi vücutlara biraz bakalım. Burada Steve Reeves gibi, R Park gibi vücutlara baktığımız zaman bunların aslında çok daha genel halka daha estetik gelen belki aksiyon filmlerindeki aktörlerin hala steroid kullanmasını gerektiren çünkü aksiyon filminde oynayan aktörler işte o Avengers'lar falan bu insanlar vücut geliştirmeci sporcu değil. R Park bir sporcu. Sabah akşam sporla yatıp sporla kalkıyor. Ama bizim Hollywood'da izlediğimiz bir aktör muhtemelen setten sete koşturduğu için o insanlar yine bunu steroidle yapıyorlar. Ama bu örnekteki isimlerin steroid hiç olmadan gelinebilecek çok iyi noktalar olduğunu söyleyebiliriz.
Ne kadar kas eklediğini şöyle biraz da matematiksel olarak değerlendirelim. Burada birçok farklı çalışmadan derleme var. Yani bu tek bir çalışma değil. Birçok farklı çalışmadan elde edilen bulgulara göre mesela 10 haftalık kullanım sonucunda 2 ilile 5 kilo arasında bir kütle artışı yakalanmış. Biz normalde 10 hafta çalışsak spora yeni başlasak bile yani 2 kilo kası falan anca ekleriz. Bir de bunun üstüne düşünün 2 kilo 5 kilo arasında daha bir kas. Burada kullanılan dozlar genelde merdiven altında milletin birbirine sattığı dozlardan daha düşüktür. Onu da söyleyeyim. Daha uzun süreli çalışmaya baktığımız zaman 2 senelik bir periyotta ortalama 12.7 kilo kas eklenmiş. Yani biz boş çerçeveye koysak bayağı plaj vücudu diyebileceğimiz kadar bir miktar. Tabii bu kişi ağırlıkta çalışıyorsa belki bunun da üstüne çıkılabilir. Burada şunu da vurgulamakta yarar var. Dopingin eklediği kas miktarıyla ağırlık çalışarak normal eklediğimiz kas miktarı da farklı yolaklar. Yani vücudumuzun bunları yorumlama biçimi de farklı. Bu yüzden zaten kişi hiç ağırlık kaldırmasa bile doping ona doğrudan kas kütlesi ekleyebiliyor. Ek olarak bu dopingin eklediği kas kütlesinde bölgesel olarak da bir yaklaşım var. Genelde erkek vücudunda bu üst kısımda bu kas daha fazla ekleniyor. Yani doping aldığımız zaman atıyorum bacaklarımızda, deltoidlerimizde olduğu kadar bir ekleme olmuyor. Bu yüzden genelde vücut geliştirme camiasında bu üç boyutlu böyle tank gibi mutant omuzlara steroid omuzlara deniyor. Doğal vücut geliştiren kişilerde de çok ciddi omuz yapsalar bile o aynı efekt olmuyor. Biraz daha böyle vitaminsiz furkan vücudu gibi bir düşük omuz oluyor.
İkinci faydası tabii ki performans artışı noktasında farklı branşlardan örnekler verilebilir ama en net olarak ağırlık kaldırmada, powerlifting'de, halterde örnek verebiliriz. Aynı sikletteki insanlar için düşündüğümüzde bunu neden aynı siklette diyoruz? Çünkü dopingin etkisini daha iyi kıyaslayabilelim diye. Yıllar boyu aynı sporu yapmış, biri doping kullanan, biri doğal bir şekilde bunu yapmış kişiler arasında %10 kadar bir performans farkı oluyor. Örneklendirelim kişi 300 kilo squat, 300 kilo deadlift, 300 kilo bench yapıyorsun. Totali 900. Steroid kullanan kişi aynı siklette totali 990 kilo olabiliyor. Bu fark da gerçekten hani 10 yıllık bir kariyerde artık kapanacak bir fark değil. Tabii şunu da vurgulamak lazım. Doping kullanan kişiler genelde siklette çıkıyorlar. Yani mesela ben kendimden örnek vereyim. Ben 74 kiloda yarışıyorum yıllardır. Ben doping kullandığım zaman tekrar 74 kiloda yarışmam çok zor olacak. Muhtemelen bir üst siklet olan 83 kiloya o beni atacak. Dolayısıyla bu %10 artışı aynı siklet için düşünmemiz çok önemli.
Üçüncü olarak da tabii ki doping'in ciddi bir libido artışı var arkadaşlar. böyle düz duvara tırmanmalı. O konulara çok girmeyelim ama bunu YouTube'da birçok doping kullanıcısı mesela kendisi açıktan da anlatıyor. Hakikaten bundan problem yaşayan insanlar da var. Yani sadece ilişkisinin bozulmasından bahsetmiyorum. Memnun olmuyor kişi artık Allah belasını versin şunu keseyim atayım da böyle olmasın diyen insanlarda gördüm. Son olarak dopinglerde türden türe göre değişmekle beraber yağ yakma etkisi de var. Bunun bir kısmı tabii ki kas kütlesini eklediği için yağ oranının düşmesi durumu söz konusu oluyor. Başka ilaçlarda doğrudan yağ kaybettirebiliyor. Yağ kaybettiren ilaçlarda genelde daha zararlı olarak addediliyor.
Peki niye insanlar amele gibi ağırlık kaldırıyorlar? Herkes otursun, oturduğu yerden 5 kilo, 10 kilo kasını eklesin. Hayatları biraz daha güzelleşsin veya insanlar böyle hayvan gibi, mutant gibi olsunlar, goril gibi olsunlar. Bunun zararı nedir? Yani şimdi buraya kadar anlattıklarım doping'e övgü gibi değerlendirilebilir. Tabii ki amacım bu değil. Ama madem bu kadar faydası varsa oturduğun yerden kas ekle. Çok daha fazla kas ekle tabii doza bağlı olarak. Yağ yak, düz duvar olsun. E o zaman niye bunu topluma dağıtmıyoruz ki kardeşim? Herkese bunu dağıtalım. İnsanların hayatları daha güzel olsun. Yani düşük doz olsa insanlar bunu niye yapmıyorlar diye sorabilirsiniz. İşte burada işin zararları geliyor.
Zararlara da şöyle hızlı bir şekilde bakacak olursak ilki ve en barizi doping varsa sen varsın. Doping yoksa sen yoksun. Ve her zaman daha fazla doz alman gerekiyor. Bu böyle bir lanet gibi bir şey arkadaşlar. tabiri caizse şeytanla anlaşma gibi bir şey. Dopping'i alıyorsun, o sana bir katkıda bulunuyor ama onu tamam diyorsun artık bırakayım. Pırt hemen geri dönüyorsun ve sürekli daha fazlasına, daha fazlasına daha fazlasına ihtiyacım var. Bu dopingin doğasında var. Siz antrenman yaptığınız zaman ağırlıklarınızı artırdığınız zaman daha fazla kas kütlesine sahip oluyorsunuz. Ama dopingde o o kadar kolay işlemiyor. Kişide psikolojik olarak da bir tatminsizlik baş gösterdiği için sürekli daha fazlasına genelde meyil ediliyor ya da daha fazla bir ilerleme söz konusu olmuyor.
İkincisi ya bu illegal birçok sporda zaten yasak. Serbest olduğu sporlar da zaten ekstrem sporlar. Böyle strongman gibi veya vücut geliştirmenin bazı branşları. Örneğin bizim powerlifting'de falan çok sıkı kontrol ediliyor. Ben defalarca doping testine girdim. Bir sporcu yılda 4 kere beş kere randomize teste giriyor. İnsanlar genelde bunu çok hafife alıyorlar. Ya doping testi tabii ki geçiliyor canım. İnsanlar orada o hileleri yapıyorlar falan diyorlar ama ya ben bu doping testlerine defalarca yılda belki 5 kere giren sporcuları tanıyorum, görüyorum. Bunu da çok iyi araştırdım. Buradan öyle gerçekten yırtma diye bir şey yok. Federasyon bu işi sıkı tutuyorsa sen o doping testini yanıltamazsın. Ama şöyle hikayeleri de büyüklerimizden duyduk. İşte doping testine giriyormuşsun da senin yerine başkası işiyormuş da falan. Ya öyle bir şey yok arkadaşlar. Böyle bayağı çırıl çıplak oluyorsun ve gözünün önünde işiyorsun o gözetmenin ve o gözetmeni de hiç tanımıyorsun. Sabah bir mesaj alıyorsun, öğlen adam senin evine gelip bu testi yapmak zorunda. >> Şu gün şu saatte geleceğiz diye haber vermiyorlar mı? >> Yani haber veriyorlar ama sen o haberi erteleyemiyorsun. Yani o geldiği zaman o teste girmek zorundasın. Testten kaçtın bir şekilde mümkün olmadı. O zaman ihlale giriyor. Bir kere daha yaparsan falan zaten dopingli gibi kabul ediliyorsun. İnsanlar dışarıdan bunu anlamıyor kardeşim. Yani insanlar hep bu vitrinde, bu ekranın ötesinde her şeyin iyi tarafını görüyorlar. E ben birçok kişinin kariyerinin bittiğini aslında çok rezil durumlar içerisine girdiğini falan biliyorum. İnsanlar da bunu açıktan söylemiyor tabii ki. Yani ben dopingden şurada patladım da başıma bunlar geldi falan da demiyor. Siz birçok insanın mesela cezası var belki hükümlü bunları biliyor musunuz? Yook. Dolayısıyla sürekli böyle bir hokkabaz yaşam tarzıyla baş başa kalıyorsun sporcuysan. Tabii sporcu olmayanlar için bu büyük bir endişe olmayabilir. Sporcu olmayanlar için esas endişe o libido yükseldiği gibi bir de iniyor kardeşim. Yani onun düşüşü çok fena oluyor. Erkekliğini bile kaybedebiliyorsun. Bilimsel olarak bu işin detaylarını da araştırmak isteyen arkadaşlar için intelicorpus.com Türkçe doktor tarafından hazırlanan bilimsel raporları sunuyor. Hani burada gidip istediğiniz bir konuda bilimsel raporları inceleyebilirsiniz. Ben size genel olarak şunu söyleyeyim. O libidonun artışı tabii ki devam etmiyor ve sen de illaki birazdan bahsedeceğim sebeplerden dolayı dopingi azaltmak ya da çıkmak zorunda kalıyorsun. Orada böyle erkeklik, kadınlık hormonların falan altüst olabiliyor. En önemli problem aslında doping'e bağımlılık. Çünkü hem karakterini onunla ilişkilendiriyorsun hem de vücudun sürekli onu istemeye başlıyor. Bu aslında bir uyuşturucu bağımlılığı gibi değerlendirilebilir. Maalesef doping'e bulaşan insanların %30'u buna bağımlı oluyor. Bu insanların belki %99'u ya bir kür yapıp çıkarız diye bu işe giriyorlar. Zaten böyle ben hayatım boyunca doping'e gireceğim diye giren insanlar çok çok düşük. Psikolojik problemler, duygu durumu değişiklikleri, karakter problemleri, bütün bunlar aslında seni toplumdan da izole etmeye başlıyor. Ya insanlar fark etmiyor ama şu ekran önünde bazen böyle kahraman gibi hissedebiliyorsun kendini. Ama aslında kimse seni umursamıyor. İnsanlar seni kaydırıp geçecek. Hayat da böyle. Herkes kendi derdinde. Kendi çoluğunun, çocuğunun, işinin, kendi vücudunun derdinde. Dışarıdan bakıp sana vay hocam ne kadar sağlamsın diyebilirler. Ama bu da pek bir şey ifade etmiyor. Dolayısıyla bu psikolojik problemler o kişinin ben kahraman olurum diye girdiği yolda daha sonrasında hiç işin öyle olmadığını fark etmesiyle gerçekleşiyor. Biz bunlara istatistik ya da bilimsel çalışmada anlatılan bir şeyler diye bakabiliriz ama bu gerçekten yaşayanın hayatını çok ciddi vuruyor. Ben tabii burada özel ilişkilerimi paylaşmak istemiyorum ama hakikaten bazı şeyleri gördükten sonra tiroide kesinlikle ve kesinlikle bulaşmazdım dediğim çok an oldu. Öte yandan tabiri caizse karı kız içinde bu işe girenler çok mutlu olmuyorlar. Çünkü bilimsel çalışmalara göre aslında kadınların da ilgisini çeken vücut öyle çok steroidlü vücutlar değil. Hatta steroidlü vücutları şişman vücutlardan daha az tercih ediyorlar. Meşhur filozof Ege Fitness'ın söylediği bir şey vardı hocam. Ne diyordu >> hocam? Kadınların etkilendiği bu kadar. Bundan sonrasıyla, bundan daha büyüyle artık erkekler ilgileniyor. >> Çok doğru bir söz arkadaşlar. Gerçekten bilimsel çalışmalarda bunu gösteriyor. Yani sen psikolojik olarak böyle daha iyi hissetmek için bir alana giriyorsun ama o nihayetinde sana o faydayı da vermiyor.
Yine çok ciddi noktalardan bir tanesi çoğu zaman sahte mal alıyorsun. Torbacın seni ayakta düdüklüyor. Arkadaşlar bu illegal bir şey olduğu için yani bunu gidip böyle doktora reçete ettirip alamıyorsun. Çalışmalara göre insanların aldığı malların sadece %27'si doğru düzgün bir malmış. Yani üstünde yazan malmış. Geri kalan %30'luk bir kısım yanlış mal. Onun da geri kalanı zaten doğrudan zararlı. Toksik. tamamen alakasız yani sana zarar verebilecek, seni hasta edebilecek mallar. Dolayısıyla yani eczaneden de gidip almadığın bir şeye girmek ekstra ekstra riskler ekliyor.
Burada sektörün perde arkasından bir şeyler söylemem gerekiyor arkadaşlar. Bakın biz bazen vücutlardan etkileniyoruz. Bir şey böyle bizi çok çekiyor mesela. Değil mi? Bada diyoruz ki ya bu adam bu işi biliyordur ve bu da çok samimi görünüyor. Böyle bir iki espri mespri yapıyor ya da sana daha böyle yakın hissettiriyor. Diyorsun ki ya bu harbiden adamdır ya. Sosyal medya hokkabaz dolu. Zaten doğru düzgün mesleğini icra eden erbap insanlar sosyal medyada çok öne çıkamıyorlar. Çünkü daha sesi gür çıkanlar, daha böyle patlamalı, çatlamalı, daha böyle ekstrem vücutlu insanlar oluyor ve sana daha hızlı bir şeyler vadediyor. Ya bu insan kendi vücuduna doğru düzgün dikkat etmiyor belki. Sana niye internet üzerinden satılıyor? Bir de bunların %60'ı 70'i internet üzerinden satılıyor istatistiksel olarak. Bu adam sana niye böyle eczane malı yollasın ya? Hani bunu düşünmek birazcık da saflık arkadaşlar. İnternetten satılmayan ilaçlar da genelde spor salonunda böyle daha yeni tanıdığınız veya birkaç ders aldığınız personal trainer'dan falan geliyor. Adam sana önce böyle ders satıyor, matıyor ama sen diyorsun ki ya hocam bu rezil antrenmanları yaptım. Hiç de bir şey hissetmiyorum. Beni doğru düzgün yönlendirmiyor. Çünkü adam uzman değil yani. Daha sonrasında ya Mehmet Bey kardeşim bu iş böyle ilaçsız olmaz. Gel sana şunu vereyim diye. Bu işler böyle devam ediyor. Biz her gün bu mailleri alıyoruz. Bizden koşluk alanlarda bile bu hikayeleri çok sık duyuyoruz. Daha önce falanca program aldım. bana birkaç hafta sonra ilaç önerdi ya da bana satmaya çalıştı diye söyleyip duruyor. Bunun çok fazla bir denetimi de yok arkadaşlar. E zaten kalp, para, ciğer bilmem ne bunlar çok kötü gidiyor. Bunu çok anlatmayacağım. Çünkü insanlar böyle gençken özellikle kalp sağlığını falan çok düşünmüyor. 34 kat daha fazla kalp krizi riski, ölüm riski bulunuyor doping kullanan insanlarda ortalamada. Yani doping'i abartan insanlarda bu oran çok daha artabiliyor. Bunun bilimsel çalışmalarını yine dediğim gibi interlü corpus'ta daha detaylı olarak öğrenebilirsiniz.
Tıbbi konular bir tarafa biz insanlar bize baksın iyi hissedelim. Şöyle tişörtü çıkarttığımız zaman da özgüvenli olalım istiyoruz. Steroid kullanımında bu yüzden en önemli problemler de ciltte kistik sivilceler. Cildin bir defa formunun çok bozulması, çok yaşlanması. 22 yaşında gençler 42 gibi görünüyor ve maalesef erkeklerde erkek tipi saç dökülmesi çok hızlanıyor. Saçlar giderken maalesef vücudun değişik bölgelerinde de kıllanmalar artıyor. Bu saydığım yan etkiler herkeste her zaman olacak diye bir kaide yok. Ama bunlardan birkaçı siz başlarsanız kesinlikle sizde olacak.
Şimdi bu zararları herkes konuşuyor. Bir de bunlar konuşula konuşula artık sıradanlaşıyor. Aynı sigaranın zararları gibi. İnsanlar diyor ki ya sigara zararlı tamam deyip devam ediyorlar. Eskiden paketlerin üstünde doğrudan markalar vardı. Sonra paketlere sigaranın zararlarını böyle çirkin çirkin fotoğraflar eklediler. Hiçbir faydası olmadı. Hala herkes tüttürmeye devam ediyor. Ama biraz daha şöyle akılcı düşündüğümüz zaman insanları buraya yönlendiren faktörlerden bir tanesi ya ben bir kür yapayım çıkayım kendimi bir orada göreyim. Bir kür yapıp çıksam bile oradan cebime belki birkaç kilo kas kalır ben oradan yürürüm gibi fikirler hepimiz düşündük. İnanın ben bile düşündüm yani. Çünkü uzun süre spor yapan herkes bununla bir şekilde dirsek temasına giriyor. Burada bilimsel çalışmaları doğru anlamak bu soruya yanıt vermek için çok önemli. Mesela bu çalışmada 6 ay geçtikten sonra kazanımlar neredeyse tamamen gitmiş. Yani böyle bariz dışarıdan görünen bir şey ortada kalmamış. Bence bu 6 aydan çok daha kısa süre içerisinde gitmiştir ama hani oradaki timeline 6 ay. Uzun yıllar spor yapan insanlar çevresinde doping kullanan insanların böyle hızlı bir şekilde yükseldiğini ve bıraktıkları zaman hızlı bir şekilde düştüğünü de görmüştü. Hatta çoğu zaman insanlar maalesef bağımlı oldukları için bırakamıyorlar da. Bıraktım diyenler bile hani hayvanat gibi dozdan yüksek doza düşen kişi bile böyle bir anda puf diye erimeye başlıyor. Ama daha detaylı baktığımızda bilimsel çalışmalarda uzun yıllar doping kullanan insanların doping kullanmayı bıraktıktan sonra da bazı faydaların kaldığını tartışıyorlar. Tabii bu çok yüksek miktarda değil. Örneğin uzun yıllar doping kullanan kişilerin doping cezası bittikten sonra tekrar spora dönüp dönmemeleri üzerine bir tartışma yapılıyor. Aradaki farklar marjinal. öyle bariz büyük farklar değil ama bu kişilerin hiç doping kullanmamış kişilerle yarışmasının adil olup olmadığı tartışılabiliyor. Yani şöyle bir özetleme yapacak olursak biz bir kür yapıp çıktığımızda gerçekten cebimize ciddi manada bir şey kalmayacak. Peki zararları maalesef zararlar bizimle beraber kalabilir. Bu zararların bir kısmı bizim genetik yatkınlıklarımızı tetikleyebilir veya başka ilaçlar kullanmamızı gerektirebilir. Daha sonrasında tedavi olabilir veya maalesef olmayabilir. Başka ve daha yaygın zararı da artık spordan eski tadı alamayabiliriz. Çünkü daha kolay kazanım elde ettiğimiz bir hayatı gördükten sonra dönüp de böyle ağır sağlam sporu yapmak çok da tat vermeyebilir. En büyük problemlerden bir tanesi de bu arkadaşlar. Genelde dopingi bırakan insanlar sporu da bırakıyorlar. Dolayısıyla sağlıklı yaşam tarzından da uzaklaşıyorlar. E bunun da kişiye negatif bir etkisi oluyor. Bizim zaten sağlıklı bir yaşam tarzımızın iyi bir antrenman disiplinimizin olması gerekiyor ki biz sağlıklı yaşayalım. Doping'i bunun üzerine ekleyip eklememek bile daha başka bir konu oluyor.
Bilimsel raporları, dataları bir tarafa bırakalım. Gelin tartışalım. Sonuç olarak farklı farklı sebeplerle doping kullanılabilir arkadaşlar. Sporcu olup böyle doping kullanımının da serbest olduğu yarışmalarda daha iyi bir kariyer için doping kullananları da tanıdım. Onları da anlıyorum açıkçası. Çünkü adamın bir hedefi var. O hedefi gerçekleştirebilmek, insan vücudunun sınırlarını zorlayabilmek istiyor ve bunun için doping kullanımı bir bakış açısından anlaşılabiliyor. Başka bir bakış açısından bakıyoruz. Sadece ve sadece daha fazla koçluk satabilmek için ya da spor salonunda personal training yaparken insanları daha fazla etkileyebilmek için doping kullanan insanlar var. Bu bazen başarılı oluyor. Adam ekmeğini kazanıyor ve diyor ki ya hocam işte ben de diyor sizi takdir ediyorum. Bakıyorum siz hani iyi bir çizgidesiniz ama hani ben yoksa burada işte personal training satamam diye düşünüyor. Ben katılmıyorum ona ama bazı ortamlar gerçekten bunu dikte edebiliyor. Kimisi gerçekten bu doping'i tamamen yaza işte tatil döneminde akarken şöyle sağlam bir vücut yapalım diye meraktan bile girebiliyorlar. İnsanlar bunun ağırlığını tam olarak anlayamayabiliyorlar. Az önce bahsettiğim şeyler aslında çok ciddi. Yani sen doping aldığını düşünürken aslında vücuduna çok saçma sapan şeyler enjekte ediyor bile olabilirsin. Bunlar çoğu zaman sizi öldürmeyebilir. O yüzden eşten dosttan duymuyor olabilirsiniz. Ya da belki de bunlar duyuluyordur ama kreatin adamı öldürdü diye rapor ediliyor bile olabilir. Ne zaman biz protein tozu üzerine falan bir video yapsak böyle bazen doktorlar ya ben dahiliye doktoruyum da bizim oraya işte bir sporcu çocuk geldi de işte kan değerleri şöyle olmuştu böyle olmuştu da falan diye bize bazen böyle sitemeden mesajlar mailler atabiliyorlar. Yani onlar bile fark etmiyorlar protein tozunu. Doktor bilmiyor mesela protein tozu mu, steroid mi anlamıyor. Oraya gelen kişi de zaten ben steroid kullanıyordum demiyor çoğu zaman. Yani bunun bilinmezliği bile zaten bu yola girip girmeme konusunda ciddi bir soru işareti. Benim de zaten doping kullanmama sebeplerimin başlıcası bu. Bir de zaten ben sporun kendisini seviyorum. Ben indirip kaldırmayı seviyorum. Ben 100 kilo bench presimi 102,5 kilo yaptığım zaman zaten tatmin oluyorsam bunu 120 yaptığımda bir hafta içerisinde daha sonrasında onu da 140 yapmak için tekrar doz artırmanın bir mantığını göremiyorum şahsen. Ama bu çok kişisel bir şey. Ben dışarıdan bakıp da birisinin niye şöyle niye böyle demesini de çok mantıklı bulmuyorum. İnsanların farklı farklı dertleri var. İnsanlar mesela sigara içiyorlar. Sigaranın zararlı olduğunu da biliyorlar. Hatta kurtulmak da istiyorlar. Ama belki o cesareti bulamıyorlar veya o alışkanlık işte arkadaşlarıyla iş yerinde molaya çıktıkları zaman mecburen sigara içiyorlar ve daha böyle sosyal bir hale de geliyor. Hayatı değiştirmek bu yüzden çok kolay olmayabiliyor. Ama bu yola girmediyseniz veya bu yoldan çıkmak istiyorsanız bu noktalarda da bilincinizi artırmanız çok önemli arkadaşlar. Benim burada en çok önem verdiğim şey bilinçsiz gençlerin TikTok'ta Miktok'ta ünlü olacağım diye kolay yoldan belki işte internetten falan para kazanacağım diye bu işin içine girmeleri. Şöyle samimi bir şekilde söyleyeyim. Birincisi fitness sektöründe para kazanmanın yolu şişman insanları zayıflatmaktır. Kimse böyle yani zaten ağırlık kaldıran insanlar böyle yarışmaya hazırlan kaç kişi yarışmaya hazırlanıyor kardeşim? Yani böyle bir pazar, böyle bir piyasa tüm dünyada zaten çok kısıtlı. Fitness piyasasının esas hitap ettiği insanlar ilk 10 kilo kasını eklemek isteyen insanlar. Dahası genç arkadaşlarımın sosyal medyadan para kazanıldığını düşünmeleri de beni çok şaşırtıyor. Tabii ki her yerden para kazanabilirsin. Çıkarsın herhangi bir yerde sokakta bir şeyler satarsın orada da para kazanabilirsin. Para kazanılabilecek medyumlar çok fazla. Hatta istatistiksel olarak internet çok kötü para kazanılacak bir ortam ama maalesef herkes iyi birkaç tane örneğe bakıyor ve o iyi birkaç örneğin de birkaç senesini ele alıyor. Yanlış anlaşılmak istemem ama ağır sağlam 12 yıllık bir firma. Bizim kaç tane elemanımız var dünyanın dört bir tarafında. Çıkıp böyle şarlatan gibi şov yapmadığımız için insanlar mesela bizi anlamıyor. Belki birçok genç diyor ki ya bu geri zekalı da böyle bir tane ilaç kullanmayı bile becerememiş, vücut yapmayı bile becerememiş bilmem ne diye düşünüyor olabilir. Hatta görüyorum yani. Ama gençlere nasıl ulaşabilirim onu da bilmiyorum. Ya geçenlerde bir doktor arkadaşım İstanbul'da çok saygın bir devlet hastanesinde de şu an asistan bana şunu dedi ya iyi de bir sporcu bu arada bu spor yolculuğunda devam edeyim işte internetten çok iyi para kazanılıyormuş o zaman hayal ettiğim evi alabilirim arabayı alabilirim. Arkadaşlar bakın devirler gelir geçer. İnsanlar bazen bir şeylerin moda olduğunu düşündüğü için bunu düşünen insanlara da kızmıyorum ama hayat 3 seneden, 5 seneden ya da 15 seneden ibaret değil. Hayat 8090 sene. Bizim daha böyle sağlam bir strateji yapmamız lazım. Gençliğimizde girdiğimiz bir yolculuk daha sonrasındaki kapıları bizim için de kapatabilir. Yani bu dövme yaptırmak gibi. Daha sonrasında pişman olacağınız bir dövme yaptırmayın. Maalesef bazı bilinçler de çok sonra geliyor. Ya geçenlerde beni bir milletvekilinin kalemi aradı. Böyle doping üzerine bir araştırma yapacaklarmış. Birisi de benim numaramı vermiş işte bilir kişi diye belki fikir alacak. E beni aradı. Ben de anlatmaya başladım. İşte spor salonlarında bu işte satılabiliyor. İnsanlar internetten de satıyorlar. Genelde insanlar bunu dışarıdan bilmediği için protein tozuyla falan karıştırıyorlar. Dolayısıyla doping satıcıları, torbacılar falan yolunu buluyor falan. Böyle anlatmaya başladım. Sonra beni bir yerde böyle kesti telefondla konuşan kişi Ankara'dan. Ya dedi ben dedi de biliyorum ya onlar işte kışın söyle kullanacaksın, yazın böyle kullan. Bana böyle doping'i anlatmaya başladı. Yani ya çevresindeki birilerinden görmüş spor salonunda ya da belki de kendini kullanmış. Bana bunları anlatıyor ve benden doping hakkında bilgi alacak. Hani sektörün durumu falan farklı fikirleri alacak. Onun üzerine belki bir soru önergesi sunacak. Bir araştırma yapacak. Ya ben karşımdaki kişiden öyle ciddiyetsiz bir yaklaşım gördüm ki böyle kendi içimden dedim ya bu insanlar bu dopingi falan önleyemezler. Yani bizim hani böyle bu işi devlete bırakma gibi bir gevşekliğimiz olamaz. Ha belki devlet daha sonrasında bunu toparlar eder falan ama onların bu işe el atma süresi gelene kadar belki birçok genç burada hayatını yanlış yönlere sürükleyebilir. Ben mühendis olduğum halde fitness sektöründe çalışan birisi olarak size söylüyorum ki ben mühendislikten para kazanıyorum. İyi bir mesleğinizin olması, kariyerinizi daha uzun süreli 50 senelik yapmanız bence çok daha iyi bir strateji olacaktır. Bu işler için zaten hayat okudu diye ikinci bir kanalımız vardı. Uzun zamandır yeni video atmasak da. Onu da genç kardeşlerime özellikle tavsiye ederim. Uzun lafın kısası bilinçsizce bu işe girmenin bir anlamı yok. Ama tabii ki profesyonel sporcu olacaksanız belki bu ayrı bir değerlendirmenin konusu olabilir. Orada bile baktığımızda mesela bizim Yüksel'in defalarca beraber doping testine girdim. Bu adam doğal ve adam 420 430 kilo deadlift yapabiliyor. Ya baktığımızda hakikaten gerçekten doping'e ihtiyacınız var mı? Bunu da sorgulamanın zamanıdır diyorum. Eğer doping kullandıysanız tecrübelerinizi lütfen aşağıda paylaşın. Kendinize çok iyi bakın. görüşmek üzere.