📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Aynadaki Yabancı 1. Bölüm @atvturkiye

Aynadaki Yabancı2:16:50

Transcription

Rüya gibi başlayan bir evlilik, bir aşktı bizimkisi. Bir gün hayatımın bir kabusa döneceğini bilemezdim. Bu gece bodrum katında gördüklerimden sonra... ...yaşamak için kızımı alıp bu evden kaçmaktan başka bir çarem kalmadı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olamazdı. İçimde kırılan, dökülen, parçalanan ne varsa bu evde bırakıyorum bu gece. Çünkü artık masal bitmişti benim için. Görünürdeki o büyülü, ışıltılı hayatımı geride bırakıp... ...bilmediğim bir karanlığa doğru kaçıyorum.

Bebeğim. Bebeğim, uyan. Hadi.

Anne, geceleri okul yok ki.

Şşş. Şimdi sessiz olacağız tamam mı? Okula gitmiyoruz. Gökyüzü trenini hatırlıyorsun değil mi? İşte ona bineceğiz.

Anne neden telefonu bebeğin içine koyuyorsun?

Leyla. Ne olursa olsun, bu sadece ikimizin arasında bir sır olarak kalacak. Anlaştık mı bebeğim?

Peki nereye gidiyoruz anne?

Tren bizi Yıldız Krallığı'na götürecek.

Periler ülkesine mi yani?

Evet. Hani bizi davet etmişti ya.

Yaşasın!

Şşş! Sessiz ol.

Açılmayan kapılar, köşeye sıkıştığım duvarlar. Kocam Emirhan'ın karanlık yüzünü sakladığı bodrumdaki o gizli oda.

Babam da gelsin.

Emirhan Bey. Bir şey mi istemiştiniz?

Yok, herkes yattı mı?

Evet, herkes yattı.

Niye ayaktasın bu saatte?

Davette pek bir şey yiyemedim. Bir şeyler atıştıracaktım. Her şey yolunda mı?

Sırlarla dolu bu evden, kızım Leyla'yla... ...bu gece Bodrum'da olanları kaydettiğim telefonu... ...onun en sevdiği bebeğinin içine saklayarak gidiyorum. Ben Azra Karaaslan. Karaaslanların gelini. Bu odada gördüklerimden sonra artık duramazdım. Her kaçış yeniden doğuştur. Bazen sadece gitmek gerekir.

Tamam bebeğim.

Emirhan bey. Ne oluyor?

Karınızla kızınız. Kaçıyorlar. Anahtarları getir çabuk!

Kapıyı aç.

Emirhan Bey'in kesin emri var açamam.

Azra! Azra! Azra! Arabayı getir Sait!

Anne ben korkuyorum babaannem kapı kırdı diye kızar mı?

Hiçbir şey yapamaz kızım merak etme. Hem onun yıldız krallığına girmesi yasak ki. Ee, hadi şarkımızı söyleyelim mi Leyla? Seninle her şeye varım ben. Sen benim uğurlu yolumsun. Yıldızlara yürürüm seninle. Sen iste, canım senin olsun.

Leyla, kızım sarkıtma onu camdan. Hem peri olmadan biz Yıldız Kralı'na gidemeyiz ama değil mi?

Kızım, Leyla! Sarkıtma onu.

Anne bebeğim düştü.

Leyla. Tamam, bir gidip bakalım. Ben şimdi gidip bakacağım. Sen sakın camdan sarkma tamam mı? Bekle beni burada. Bekle geleceğim. Nerde bu ya? Tamam kızım. Tamam, tamam, tamam.

Anne! Beni bırakma! Anne! Bırakma beni! Anne! Anne! Bırakma beni!

Tamam! Tamam. Tamam kızım. Tamam geçecek merak etme. Bin buraya.

Anne beni bırakma!

Tamam, tamam kızım. Tamam, tamam. Dikkat et. Dikkat et. Beni burada bekle tamam mı? Sakın kıpırdama.

Azra! Azra! Artık bu saçmalığa bir son ver. Evimize dönelim. Azra bak Leyla korktu. Sevgilim iyi değilsin. İlaçlarını aksattığın için oluyor bunlar. Bak söz veriyorum. Bu gece olanları unutacağız. Biz bir aileyiz. Tamam mı? Bak biz bir aileyiz. Birlikte yenemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Duyuyor musun? Azra. Nereye gidersen git bulurum seni. Duydun mu? Vazgeçmem senden. Geri geleceğim bebeğim. Seni almaya geleceğim.

Azra! Azra!

Hanımefendi Beni duyabiliyor musunuz? Azra!

Allah kahretsin, kaydetmiş. Gel.

Haber yok mu?

Yok Hanzade Hanım. Siz iyi misiniz? Azra'nın arabası ormanda, hemen alın. Tamam mı? İstanbul'daki bütün otelleri, hastaneleri, her yeri arayacaksınız. Azra yarın sağ salim evde olacak.

Siz hiç merak etmeyin, adamlar zaten aramaya başladılar öyle. Ben arabayla ilgileneyim.

Leyla. Hadi kızım.

İstemiyorum, annem gelmeden inmem.

Kızım. Bak çok üzülüyorum ama. Tamam, anneni getireceğim, söz. Hadi gel, hadi inelim gel.

İstemiyorum.

Tamam. Kendin inebilirsin. İyi tamam bekleriz burada o zaman sabaha kadar. İkimizin de burnu kızarır. Annen geldiğinde de yarın ikimizde de kızar sen bilirsin. Aferin sana. Siz bekleyin.

Leyla. Kızım iyi misin? Elini yüzünü yıkayın ben geleceğim. Azra nerede?

Ormanda buldum onları. Leyla'yı aldım da hanımefendi kaçıp gitti.

Ne demek kaçıp gitti? Nasıl yakalayamazsın? Ne olacak şimdi?

Anne Azra defalarca kaçtı. Her seferinde de elimle koymuş gibi buldum getirdim.

Ne oluyor? Niye paniksin bu kadar? Her şey yolunda mı?

Anne bilmediğim bir şey mi var?

Yok yok bir şey yok. Leyla'yı da alıp kaçıp gidince kafayı iyice yedi dedim ben. Umarım başına bir şey gelmemiştir.

Azra'nın başına hiçbir şey gelmeyecek. Çanta burada, kimliği burada, pasaportu burada. Uzaklaşamaz. Tamam. Ben bir bodruma bakacağım. Ben her şeyi yoluna koydum. Telaşlanma. Sen git Leyla'yla ilgilen. Sonra konuşuruz. Miri.

Abi, bulunur değil mi?

Bulacağım, merak etme. Hadi.

Ay ama yani bu kaçıncı artık? Bari temelli gitmiş olsa bu defa. Ben sana bu akşam Azra'ya göz kulak olacaksın demedim mi?

Baktım. Baktım zaten? Ben baktım da uyuyordu en son anne. Hem alt tarafı kavga ettiler ya. Her kavgada böyle kaçıp gidecek mi yani Azra?

Ben çok merak ediyorum. Emirhan tam olarak ne zaman boşanmayı düşünüyor Azra'dan anne? Onun bu hareketleri çocuğun da psikolojisine zarar veriyor. Sanki bu evde geri kalan herkes çok normal de... ...bir Azra mı suçlu oldu yani?

Nehirciğim bu...

Yeter! Sen başkasının evliliği ile ilgileneceğine... ...kendi evliliğin ile ilgilensen iyi edersin. Melda. Her şeye burnunu sokmasan olmuyor değil mi? He? Sana ne Azra'dan? Sana ne? Sana ne onların evliliklerinden ya? Bir kere şurada sesini kesip oturmayı beceremedin ne olur ya?

Doğru söylüyorsun ya, biliyor musun? Böyle hiçbir şeye sesimi çıkarmadan... ...bir köşede oturmayı öğrenmem lazım senden. Malum, bu konuda kimse eline su dökemez çünkü senin. Değil mi kocacığım?

Sedye getirin! Çabuk sedye getirin! Araç dışı trafik kazası. Bilinci kapalı. Hemen mital bulgularına bakalım. Kafa travması olabilir.

Siz? Ben doktoru Barış Saygıner.

Yok işte yok! Hanzade Hanım ne arıyorsunuz? Azra'yı bizim Emirhan'dan önce bulmamız lazım. Ama siz zaten gitmesini istemiyor muydunuz? Hatta ayrılsınlar diye avukata boşanma protokolü bile hazırlattınız.

Üzerine vazife olmayan işlere karışma Mihri. Onda bana ait olan bir şey var. Senin mahallede bir adam vardı. Ona haber sal. Azra’yı bulsun bana getirsin. Bundan Emirhan'ın asla haberi olmayacak tamam mı?

Emredersiniz Hanzade Hanım. Siz hiç merak etmeyin. Müsaadenizle.

Güzel kızım. Ağlama. Bebeğim söz veriyorum. Uyuyacaksın, uyanacaksın. Annen evde olacak.

Ben annemi istiyorum. Annem sarılmadan, Ben uyuyamam.

Gerçekten mi ya? Vallahi ben de annen sarılmadan uyuyamam biliyor musun? Şöyle yapalım mı? Mesela izin verirsen bu gece baban sarılsın sana. Birlikte uyuyalım.

İstemiyorum. Senin yüzünden annem zaten ormana kaçtı, kayboldu. Bir daha gelmeyecek.

Gelecek. Gelecek güzel kızım, gelecek söz. Annen yarın evde olacak. Tamam.

Hayır? Gece gece rüyanda mı gördün beni? Kes laubaliliği. Şimdi sana bir fotoğraf göndereceğim. Bekle. O fotoğraftaki kadını bulacaksın. He sonra. Sadede gel hadi sen bir an önce. Arkanda iz bırakmadan öldüreceksin onu.

Kızım. İyi misiniz? Hı? İyiyim. İkimiz için de uzun bir gece oldu. Geçmiş olsun. Adınız ne?

Ad... Defne. Defne benim adım.

Bugünün tarihini biliyor musunuz Defne Hanım?

Evet. Ee, iki ağustos.

Peki, herhangi bir yerinizde bir ağrı hissediyor musunuz?

Hayır. Siz doktor musunuz?

Evet. Ama burada çalışmıyorum. Bir anda önüme fırladınız. Frene bastım ama hafif de olsa bir darbe aldınız. Hastane polisine de kazanın bilgisini verdim. Merak etmeyin. Uyanmanızı bekliyorlardır.

Polise gerek yok. Sizin bir suçunuz yok. Hepsi benim hatam.

Onlar yine de tutanak tutmak isterler. Bu arada telefonunuz da yoktu. Ailenize de haber veremedim.

Ne yapıyorsunuz? Yavaş. Yavaş olun. Böyle aniden kalkarsanız olmaz ama uzanın siz. Ben doktora haber vereyim. Gece yarıları ormanına koşmak adetiniz midir?

Arabam bozulmuştu. Sesler duyunca korktum.

Hanımefendinin doktoruna haber verelim. Ve kan sonuçlarını alabilir miyim?

Hanımefendi, nereye gidiyorsunuz? Hanımefendi! Hanımefendi nereye? Hanımefendi!

Bir dakika. Nerede bu bebek? Hadi canım benim, Leylacığım. Güzel kızım, yumurtadan bir lokma. Benim hatırım için. Ah canım benim.

Günaydın.

Günaydın abi.

Günaydın oğlum. Günaydın abi.

Bir haber var mı? Seninki bir şey yemek istemiyor. Leyla. Anneni mi merak ettin sen de benim gibi? Hadi gel bakayım babanın kucağına. Zıpla bakayım. Gel buraya. Bana bak. Hadi anneni bulmamız için yardım et. Mesela annen sana nereye gideceğinden hiç bahsetti mi?

Bahsetti. Ne dedi? Annen beni Gökyüzü Krallığı'na götürecekmiş.

Annen oyun oynamayı ne çok seviyor değil mi kızım? Hadi gel bir oyun oynayalım annene bizde olur mu? Mesela akşam en güzel elbiselerimizi giyelim, davete gidelim. Annen de seni görmeye gelsin.

Gerçekten mi?

Evet, tabii ki gelecek. Kızını yeşil prenses elbisesiyle görmeyecek de ne yapacak?

Ama benim yeşil elbisem yok ki.

Olacak. Kızımla alışverişe çıkacağım bugün. Şirkete gitmeyeceğim. Hamburger de yer miyiz?

Yeriz. Çak. Hafize Hanım hazırlayalım Leyla'yı.

Abi. Bağış gecesine ben yalnız katılsam daha doğru olmaz mı? Şimdi herkes Azra'yı soracak. Ne diyeceğiz?

Bunu konuşmadık. Akşam hep beraber orada olacağız. Tamam. Leyla dahil herkes orada olacak.

Tamam ama bu durumda hep beraber olamaz. Oğlum. Abin gerekeni söyledi. Lafının üzerine laf söylemenin bir manası yok. Ayrıca sen bir şirkete git. Yeni çıkacak olan bizim kozmetik markamızın bir sunumu var. Onunla bir ilgilen. Akşam da... ...hep birlikte olacağız.

İzninizle ben yemek işini Leyla ile halledeceğim. Afiyet olsun.

Siz sormadan söyleyeyim hala bir haber yok. Azra Hanım'ın annesiyle kardeşinin evine gittik. Ama oraya da gitmemiş.

Tamam sakin ol. Çocukların hepsine tembihle. Akşam bağış gecesine gelecekler. Azra orada olacak. Gelir gelmez eve getireceksiniz.

Leyla. Ne olursa olsun. Aslında bir sır olarak kalacak. Leyla'cığım, hangi tokanı takalım? Bunu mu, bunu mu?

Efendim? Hafize? Sen mavi ayakkabılarını giydir, ben hemen geliyorum.

Azra Hanım? Sakın evdekilere çaktırma. Leyla nasıl?

Sormayın Azra Hanım. Geldiğinden beri ağzına bir lokma koymadı. Sürekli ağlıyor, sizi sayıklıyor.

Bebeğim benim. Tamam. Evdekiler bağış gecesi için kaçta çıkacaklar? Gelip Leyla'yı alacağım. Sen de bana yardım et, ne olur.

Fakat Azra Hanım, ben nasıl? Hem Leyla'yı da götüreceklermiş yanlarında. Benim kızım perişan olmuş, onlar hâlâ poz derdinde mi?

Tamam Hafize, sağ ol. Hafize, ne olur kızıma iyi bak.

Azra Hanım, dönseniz. Vallahi perişan oldu yavrucak.

Her annenin, çocuğuyla mutlu olabilmek için ödediği bedeller vardır. Kimisi sessiz kalıp dayanır. Kimisi onun uğruna bir savaş başlatır. Ben de yıllarca korktum. Sustum. Birçok anne gibi. Ama artık korkmuyorum. Ben bir yemin ettim. Her ne pahasına olursa olsun... ...o ailenin gerçek yüzünü ortaya çıkarıp, kızımı onlardan alacağım.

Umuda Dokunuş gecesi için misafirlerimiz yavaş yavaş gelmeye başladı. Emirhan Karaarslanlı ailesi. Şu anda giriş yapmak üzere. Emirhan Bey nerede?

Emirhan Bey. Azra'yı gözünüzden kaçırırsanız, hepinizi mahvederim. Tamam mı?

Emirhan Bey, bir poz alabilir miyiz lütfen?

Çekiyorum.

Hanzade Hanım geldi. Emirhan Bey, bir poz daha alabilir miyiz?

Öyle alalım hanımefendi.

Hanzade Hanım çok şıksınız.

Teşekkür ederim. Azra Hanım'ı göremedik Emirhan Bey.

Arkadaşlar öncelikle ailece burada çok güzel bir amaç için bulunuyoruz. Azra Hanım bu tarz etkinliklere katılmaktan pek hoşlanmasa da... ...eminim ki bu denli kıymetli bir gecede bizimle beraber olmak isterdi. Ama kendisi şu an iş sebebiyle Amerika'da. Ama merak etmeyin, mesajlarıyla her daim yanımda.

Saçını çok yana tarama... ...konuşurken papyonunla oynama ve... ...sakın geç kalma ama an itibariyle üçünü de ihlal etmiş durumdayım galiba. Azra Hanım yok. Ama ailemizin bir diğer yıldızı bizimle beraber Leyla.

Azra Hanım yok ama bir aile pozu alalım mı Emirhan Bey?

Ne demek, tabii ki. Buyurun, buyurun.

Bildiğiniz üzere Karaaslan Holding'in ev sahipliğinde gerçekleşen bu bağış gecesinde... ...doğuştan anomali sahibi veya sonradan kaza, yanık ve benzeri sebeplerle... ...yüzlerinde ciddi yaralar oluşmuş kişiler için bağış topluyoruz. Bugün bu sosyal sorumluluk projesinde... ...bize eşlik edecek cerrahımız da aramızda. Genç yaşına rağmen kendi geliştirdiği cerrahi yöntemlerle... ...Amerika'da onlarca ödüle layık görünüyor. Birçok ünlü hastanenin ve üniversitenin peşinde koştuğu... ...o mucize ellerin sahibini alkışlarla sahneye davet ediyorum. Doçent doktor Barış Saygıner.

Hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle... ...bu anlamlı projede yer almaktan ötürü... ...çok mutlu olduğumu belirtmek isterim. Şimdi bir iyileşme hikayesi anlatmak istiyorum. Mihri. Bu hastamızın yüzünde... ...daha altı yaşındayken geçirdiği trafik kazasından kalma... ...ciddi yanıklar vardı. Yüzü bu hale gelince... ...ailesi onu terk etmiş. Akran zorbalığına uğramış. Gittikçe işine kapanmış. Bize geldiğinde... ...artık yaşamak istemeyeceğini söyleyecek kadar umutsuzdu. Her zaman bir umut vardır. Yepyeni bir hayat mümkün. Hastamızın yüzüyle beraber hayatı olan inancı da tazelendi. Çünkü bazen en iyi makyaj... ...küçücük de olsa bir umuttur.

Teşekkür ederim.

Tebrik ederim hocam. Nehir Karahaslan ben. Memnun oldum. Bu gördüklerimiz çok zor ameliyatlar. Harikalar yaratmışsınız.

Teşekkür ederim.

Barış Bey. Merhabalar Barış Bey, tebrik ederim. Derneğimize hoş geldiniz.

Emirhan Karaaslan. Memnun oldum Emirhan Bey.

Leyla. Bebeğim. Benim.

Anne. Anneciğim. Yok yok yok. Kimseye belli etme. Kimseye belli etme bak. Bak şimdi bak. Şurada bir tuvalet var. Orada, ortadaki kabinde seni bekleyeceğim. Gel tamam mı? Aferin kızıma. Aferin.

Biraz dikkatli olabilir miyiz? İyi misin?

Baba bak annemin tırnağına yıldız yaptım.

Çok güzel olmuş kızım.

Azra. Mihri, Leyla'ya göz kulak ol çabuk.

Anne! Anne! Anne! Annemi istiyorum.

Ne oluyor beyefendi? Sen kimsin?

Ben mi kimin? Uzun zamandır seni arıyorum be minik kuş. Ben senin celladınım. Bak beni iyi dinle. Şimdi buradan çıkacağız. Eğer birine bir şey belli edersen... ...yemin ediyorum bu kulüp senin mezarın olur.

Bırak beni! Kim taktı seni benim peşime? Onlar değil mi? Senin suyun ısındı artık. Senin suyun ısındı. Yandım. Gözüm gözüm gözüm. Gözüm.

Azra ne yapıyorsun? Nereye gideceksin? O aileden defalarca kaçtım. Ama gidemedim bu şehirden. Nasıl giderim? İnsan evladından nasıl uzak yaşar?

Anne, neden gökyüzü bu kadar renkli?

Sen neden uyandın bebeğim? Çok kötü bir rüya gördüm. Gel bakalım şöyle. Bak, gökyüzü renkli. Çünkü güneş doğuyor. En karanlık gecelerin ardından bile güneş doğar bebeğim. Bize umudu hatırlatır.

Umut ne demek anne?

Hım. Güzel şeylerin olmasını istemek demek. O zaman söyle bakalım. Senin umudun ne?

Benim umudum... Hep senin kucağında olmak. Büyüyünce de mi? Sonsuza kadar. Hep ve hep. Seni seviyorum Leyla'm.

Ben de seni seviyorum anne. Sonsuza kadar beraber olacağız bebeğim. Gelip seni alacağım. Kendimden vazgeçme pahasına olsa bile. Bugünden sonra yüzümü sen bile tanıyamayacaksın belki ama... ...annen sözünü tutacak Leyla. Hiç ayrılmayacağız.

Günaydın Barış Hocam.

Günaydın. Bir hanımefendi geldi, sizinle görüşmek istiyordu ama randevusu yokmuş. Biraz kötü gözüküyordu, çok ısrar edince ben de odanıza aldım.

Tamam. Merhabalar.

Merhaba, ben Doktor Barış. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Sen? Ne arıyorsun burada? Nasıl buldun beni? Seni bulmak pek de zor olmadı aslında. İnsanlara yeni bir hayat vadeden o mucize ellerin sahibi. Barış Saygıner.

Ne bu şimdi? Önce hastaneden tek kelime etmeden kaçıp gittin. Arkana bile bakmadın. Şimdi de beni mi takip ediyorsun? Ne istiyorsun benden?

Bana da yeni bir hayat vermeni istiyorum. Beni ameliyat etmeni istiyorum. Yüzümü tamamen değiştir. Kimse beni tanıyamasın.

Ne? Delirdin mi sen? Ne dediğinin farkında mısın? Bak ben daha fazla bu yüzle yaşayamam. Ne olur bana yardım et.

Şimdi anladım senin derdini. Sen de onlardan birisin değil mi? Hani şu estetikle baştan yaratılma furyasına kapılanlardansın. Çünkü bu kadar güzel olmak yetmiyor size. İlle de kusursuz olacaksınız değil mi?

Hayır, hayır yanlış anlıyorsun beni. Öyle değil. Ben mi yanlış anlıyorum? Bir bak aynaya. Senin yerinde olmak için bıçak altına yatan yüzlerce kadın var.

Aynaya bakmıyorum mu sanıyorsun? Bakıyorum aynaya. Bak, bu yüz var ya... ...ben bu yüzle daha fazla yaşayamam, anlamıyorsun.

Hanımefendi, yüzünüzü değiştirmekten bahsediyoruz. Basit bir estetik operasyon değil ki bu. Ben rekonstrüktif cerrahi işlemler yapıyorum. Yani... ...hayati bir durumunuz olması gerekiyor. Öyle keyfek eder, kimseye ameliyat edemem.

Tamam, tamam. Benim derdim de güzellik falan değil ki. Benim de çok hayati bir sebebim var.

Hayati bir sebebiniz var, öyle mi? Peki. Neymiş sebebiniz? Dinliyorum.

Bak anlatamam. Anlatamam ama bana güvenmelisin. Ne olur bana yardım et. Lütfen, yalvarırım.

Bir sürü işim gücüm var benim. Sen bence bir psikiyatriste görün. Çünkü bu ruh haliyle seni hiçbir hekim ameliyat etmez. Odama gelir misin? Hanımefendiye çıkışa kadar eşlik edelim. Lütfen bir daha buraya gelmeyin. Yeter artık ya.

Ne bu? Her gün seni burada görmekten bıktım. Ne yapmaya çalışıyorsun sen? Ne istediğim belli. Asla. Duydun mu beni? Seni asla ameliyat etmeyeceğim. Eğer seni bir daha burada görürsem polise şikayet edeceğim.

Minik kuş. Sessiz. Bin çabuk şu arabaya. Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Hayır Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Bırak! Yardım edin! Yardım edin! Yardım edin! Ne olur, ne olur bırak beni gideyim yalvarırım.

Kes! Kes dedim sana! Uzun zamandır seni arıyorum minik kuş. Hiç boşuna nefesini tüketme. Senin o kellen var ya o kellen. Senin o kellenin öyle bir değeri var ki... ...bir ömür hayatıma yetecek kadar hem de.

Ya ne yani beni öldürecek misin? Hiç mi vicdanın yok senin? Hiç merak etme işimin ehliyimdir. Hiç canın acımayacak. Tek seferde. Yardım edin.

Sinyal ver. Sinyal ver ben dedim. Sen sarhoş musun? Abi sen bu arabanın masrafı... Birader bir yol açsak diyorum hadi be! Ne oluyor lan orada? Birader şu arabayı bir al da, hadi bir geçelim be! Lan! Açıl!

Ah! Ah! Senin suyun ısındı! Yok, yok. Bittin sen kızım! Peşindeki adamı görünce endişelendim senin için. Neyse ki güvenlikler adamı fark etti. Merak etme. Güvendesin şimdi.

Güvende miyim? Merak etmeyeyim öyle mi? ...bugün değilse yarın öldürecekler zaten beni. Bu yüz... ...bu yüzle kaçamam, saklanamam. Bu yüz benim mezarım anladın mı? Bu yüz bende oldukça. Ne yaparsam yapayım... ...nereye gidersem gideyim bulacaklar. Öldürecekler beni. Tek çarem sendin.

Yeter! Dur dur dur! Ne yapıyorsun? Dur! Sakın! Sakın yapma! Yaklaşma! Yaklaşma! Tamam! Tamam! Tamam sakin ol! Artık yolun sonuna geldim ben! Bak, kim seni öldürmek istiyor? Ne oluyor? Anlat. Her zaman bir çıkış yolu bulunur. Birlikte bir çözüm buluruz. Polise gideriz, ben şahitlik ederim sana.

Polis olmaz. Olmaz, anlamıyorsun. Polis olmaz.

Neden? Suçlu musun sen? Birine mi bir şey yaptın? Ben kimseye bir şey yapmadım. Ben kimseye bir şey yapmadım. Benim bir suçum yok. Benim hayatımı cehenneme çeviren onlar. Kim onlar?

Defne hadi gel. İn oradan aşağıya. Anlat bana konuşalım hadi.

İnemem. İnemem bitti. Tek çarem ameliyat olmaktı. Ama artık çarem kalmadı. Bitti. Yolun sonuna geldim artık, bitti.

Ya bu kadar kolay mı? Gencecik bir insansın. Hiç mi hayatı dair bir ümidin yok? Kaybedecek hiçbir şeyin kalmadı mı? Sevdiğin arkandan ağlayacak kimse mi yok? Annecim. Senin hiç canından can kopardılar mı? Sen beni anlayamazsın. Beni kimse anlayamaz. Siz benim hayatımın nasıl bir kabus olduğunu bilemezsiniz. Bitecek artık bu kabus. Bitecek. Artık kaçmak yok. Saklanmak yok, savaşmak yok. Artık her şey bitti.

Yapamadım. Yapamıyorum. Tamam seni ameliyat edeceğim. Tamam. Hadi in oradan. Gidelim buradan konuşalım. Hadi.

Gerçekten mi?

Evet. Söz ver bana.

Söz. Söz veriyorum seni ameliyat edeceğim. Madem bu kadar çaresizsin... ...hadi. Yeter ki... ...in oradan. Hadi. Yanalım. Al iç biraz iyi gelir. Şu başındaki yaraya bir bakalım. Derin değil gibi duruyor. Ama yine de bir pansuman yapalım buraya. Bak.

Ne olur bana bir şey sorma. Hiç gücüm yok.

Peki, emin misin? İyi düşündün mü? Bu yüz estetiği, ses değiştirme... ...bunlar geri dönüş olmayan ameliyatlar. Çok fazla riski var. Eğer bir şeyler ters giderse...

Her şeyi göze aldım, yeter ki... ...yeter ki beni bu cehennemden kurtar. Bak ne olur, ne olur bana söz verdin.

Tamam. Söz verdiğim gibi hiçbir şey kayda geçmeyecek. Ne dosyan ne de fotoğrafların. Senden geriye hiçbir iz kalmayacak.

Alo. Hafize. Hafize benim, Azra.

Azra Hanım. Hafize dinle. Çok fazla vaktim yok. Kızımla konuşmam gerek. Ne olur telefonu Leyla'ya ver.

Yapmayın Azra Hanım. Beni zor durumda bırakırsınız.

Annem mi o? Şşş. Tamam kızım, sus. Kızım, sessiz ol. Leyla. Leyla'm.

Anne. Leyla. Neredesin anne? Hani beni bırakmayacaktın?

Ben seni hiç bırakır mıyım güzel kızım? Seni asla bırakmayacağım. Leyla sana söz veriyorum, seni gelip alacağım. Seni çok seviyorum anne.

Ben de seni çok seviyorum güzel kızım. Annen bütün bunları senin için yapıyor. Bunu sakın unutma tamam mı? Leyla.

Annenle biraz ben konuşabilir miyim?

Emirhan Bey... Sonra konuşacağız. Leyla'yı odasına götür. Gel kızım. Bırak beni istemiyorum bırak! Bırak beni istemiyorum bırak! Bırak beni! Anne! Annemi istiyorum! Annemi istiyorum!

Azra neredesin sen? Güzel sevgilim neden bize bunu yapıyorsun anlamıyorum. Neden kaçıyorsun sürekli? Hayır nereye gideceksin? Tamam beni geçtim! Leyla! Hiç mi düşünmüyorsun ya kızını? Üzgün! Azra, yeter artık bak. Dön, konuşalım. Her şeyi atlatalım, yeniden başlayalım. Hadi sevgilim.

Hı? Ne diyorsun sen Mihri? Bu kadın ortalıkta fellik fellik dolanıyor. Canı istediği zaman evi arıyor. Ama biz ona ulaşamıyoruz öyle mi? Bir işi beceremediniz? Bak Azra hiç olmadığı kadar tehlikeli. Elinde ailemi paramparça yapacak bir şey var. Söyledim sana. Nerede senin şu adamın Davut muydu, neydi? Yok mu bir haber? Ara, öğren, sor.

Hemen arıyorum.

Hayrola yavrum? Sesimi mi özledin? Boş konuşmayı bırak da, bana ne yaptığını söyle. Ne oldu o iş? Ya bu senin minik kuş. Bayağı bir çetin ceviz çıktı ha. Yakaladım, bir anda kaçtı elimden. Ama merak etme. Her taşın altına bakıyorum ben.

Tamam uzatma. Sen aramaya devam et. Allah kahretsin.

Selim. Abla neredesin sen günlerdir ya? Ödüm koptu başına bir şey geldi zannettim. Apar topar çağırdın, telefonda da bir şey söylemiyorsun. Ne bu halin? Yoluna mı her şey?

Selim ben bir karar verdim. Ameliyat olacağım. Ne ameliyatı ya? Yüzümü değiştireceğim. Ama sen ne diyorsun? Sen ne dediğinin farkında mısın? Sen kafayı mı yedin? Tek çarem bu. Kaçabileceğim hiçbir yer yok. Bak her seferinde buluyorlar beni. Leyla'sız yaşayamam ben Selim. Ameliyattan sonra o eve geri döneceğim. O ailenin bütün foyasını ortaya çıkarıp... ...kızımı onlardan geri alacağım.

Ne demek bu ya? Ne yapıyorlar? Abla sana o evde anlat bana. Selim ne olduğunu sorup durma lütfen. Ama öyle şeyler oldu ki ben artık o evde asla duramam. Abla. Selim ne olur. Bak ben her şeyi düşündüm. Ameliyatı Amerika'dan gelen bir cerrah gizli yapacak. Bu ameliyat olduğunu kimse bilmeyecek. Sakın anneme de bir şey söyleme. Sen de beni arayıp sorma. Bir telefon. Yeni bir hat alacağım. İyileşince seninle temasla geçeceğim. Ama ameliyattan sonra benim sahte bir kimliğe ihtiyacım olacak. Seni tanıdığın birileri var mı?

Var. Var birileri. Ben o kısmı hallederim.

Olmaz. Olmaz. Senin de başın belaya girmesin. Abla bir şey olursa... Elin hep Leyla'nın üstünde olsun olur mu?

Alo. Temera, temizlik şirketi mi? Ben Defne Ceyhan. Bir iş başvurusunda bulunmak istiyorum.

Anne, senin saçı ben çok seviyorum. Benimki de senin gibi uzun olacak mı?

Olacak bebeğim. Seninki daha güzel olacak.

Kanama başladı. Sponge. Ne oluyor? Kan basıncı doksana altmış. Nabız taşıkardi. Oksijen düşüyor. Kahretsin. Muhtemelen beynine ya da akciğerine pıhtı attı. Hastanın kalbi durdu. Hastayı kaybediyoruz hocam. Kalp masajına başlıyorum. Bir miligram adrenalin. Hadi Defne. Şimdi olmaz. Hadi. Dayan. Dayan Defne. Hadi geri gel. Geri gel. Lütfen geri gel. Geri gel.

Ne olur anneciğim, beni böyle bırakma. Bana söz vermiştin. Hani birlikte olacaktık? Ben sensiz yaşayamam. Yalvarırım, gitme. Beni bırakma anneciğim.

Hocam döndü. Hasta geri döndü.

İyi misin? Bir şey mi oldu? Biliyorum, biraz korkutucu görünüyor yüzündeki sargılar. Ama merak etme, zamanla yüzün oturacak. Daha iyi olacak.

Ne yaptın? Ne yaptın yüzüme? Niye bütün yüzümü sargılar?

Nasıl yani? Ameliyat oldun ya.

Ne? Aa! Ne ameliyatı? Neresi burası? Sen kimsin?

Sen ciddi misin? Hiçbir şey hatırlamıyor musun? Hadi gel bir muayene edelim seni.

Yaklaşma bana. Uzak dur benden. Bir şey yaptın bana. Bir şey yaptın. Sen yaptın. Sen yaptın. Mahvettin yüzümü.

Bağırma. Bak sesin, kanaman olabilir. Adım Barış. Doktorum ben. İzin ver ne olduğunu anlamaya çalışayım.

Git buradan. Bağırma. Uzak dur benden! Yaklaşma! Sakin. Uzak dur! Tamam, hayır. Yapma. Bırak! Bırak beni! Sakın yapma. Bırak! Bırak beni!

Barış? Ne oldu? İmdat! İmdat! Bırak! Sakın. Bırak beni! Bağırma. Bırak beni! Bırak! Bırak, uzak dur benden. Bırak! Sakin ol, sakin. Geçti. Tamam, tamam. Tamam.

Kardeşim sen manyak mısın? Akıl tutulması falan mı yaşadın ya? Sen nasıl gidip tanımadığın bir kadını ameliyat ediyorsun ya? Hem de gizli gizli.

Erkin tamam, yeter. Bir de sen başlama. Kardeşim sen durumun ciddiyetinin farkında değilsin ha. Yakacaksın kendini, haberin yok. Kimliğini bilmiyorsun, geçmişini bilmiyorsun. Ya katilse kadın?

Katil falan değil. E polise gitseydi o zaman. Allah Allah. Ya sen nasıl bu kadar emin olabiliyorsun oğlum? Gidemem dedi. Peşindeki adamı görmedin sen. Onun çatıdaki o çaresizliğini, gözlerindeki o korkuyu da görmedin. Görseydin anlardın beni.

Tamam da kardeşim benim, kız hiçbir şey hatırlamıyor. Dosyada açmamışsın, geçmişini de bilmiyoruz. Ne olacak şimdi?

Bilmiyorum. Bilmiyorum. Kendisiyle ilgili hiçbir şey anlatmadı.

Oğlum bu kızın çantası, telefonu, hiçbir şey yok mu?

Abi çantada işe yarar bir tek telefon var. Ama bu da bir şeydir. Bakalım kimsin sen? Bak işte. Yüz tanıma koymuş olmasın? Ver bakayım. Burada, burada bir şey yok. Ya bu telefonda hiçbir şey yok ya. Rehberde de senin numarandan başka bir şey yok.

Bak oğlum bu böyle olmaz ha. Barış, biz polise gidelim. Ha? Oldu. Gidip ne diyeceğim adamlara? Ben tanımadığım bir kadını gizlice ameliyat ettim. O da hafızasını kaybetti mi? Sen çık, ben bir konuşmayı deneyeceğim.

Maalesef bana başka bir çare bırakmadın. O yüzden sakinleştirici yapmak zorunda kaldım.

Neden hiçbir şey hatırlamıyorum? Ne oldu bana? Burası benim kliniğim. Ciddi bir yüz ameliyatı geçirdin. İşlem sırasında bir komplikasyon gelişti ve... ...muhtemelen hafızanı etkiledi.

Ne kadar sürecek bu? Şu an net bir şey söyleyemem. Ama sana söz veriyorum, hatırlaman için elimden gelen her şeyi Ama sana söz veriyorum, hatırlaman için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Eşyalarım, eşyalarım nerede? Çantam, kimliğim?

Çantana baktık. Kimlik falan yok. Birkaç kıyafetin, bir de telefon. Ama onun da içinde bir şey yok.

Nasıl ya? Bu fotoğrafı Fotoğraf peki? Ameliyat öncesinden fotoğrafım yok mu sende?

Ameliyatı kayıt dışı yaptım. Seni de kendimi de koruyabilmek için... ...sana ait eski fotoğrafları silmek zorundaydım.

Saçmalık. Saçmalık. Kim olduğuma dair bir şey olmalı. Kim durduk yere yüzünü değiştirir ki?

Hiçbir fikrim yok. Ama birilerinden kaçıyordum.

Birilerinden mi kaçıyordum? İyi de kimden?

Dedim ya bilmiyorum. Sana defalarca sordum. Söyleyemem dedin. Güvenmiyorum sana. Yalan söylüyorsun. Polise gideceğim, her şeyi anlatacağım. Şikayet edeceğim seni. Kesin bir şey yaptın bana. Söyle.

Sana ne yapmış olabilirim ben ya? Senin yüzünü değiştirmek benim ne işime yarayabilir? Ya da durduk yere hafızanı nasıl silebilirim? Sen kendini öldürmeye kalktın. Ben seni bu ameliyatı yapacağım sözünü vererek zar zor indirdim o çatıdan. Ben... Ben aklımı kaçıracağım. Hiçbir şey. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Hiçbir şey.

Bir şey daha. Bir de bu mendil vardı çantanda.

Yalnız kalmak ister misin? Kimsin sen?

Ne? Kötü mü? Çok mu kötü? Çok güzel. İşinde gerçekten iyisin doktor. Yani önceden neye benziyordum hiçbir fikrim yok ama... ...bence şimdi hiç de fena görünmüyorum. Teşekkür ederim.

Ne güzel bir düğündü. Herkes çok yakıştığınızı söylemişti. Senin dışında. Evet. Başında... ...istememiştim. Çünkü... ...o senin gibi değildi oğlum. Yani başka topraklarda yetişmiş, büyümüş bir kadında... ...kök salamayacağını düşündüm. Ama yanılmışım. Bak ne güzel bir kızınız oldu oğlum. Emirhan, oğlum ayağa kalkmak zorundasın. Kızın için. Ona hem anne hem baba olacaksın. Azra eve dönecek. Ve çocuğuna annelik yapacak.

Oğlum, iki ay oldu. Yani Azra'nın Leyla'yı bu kadar zaman görmemesi normal mi? Bak elimizden gelen her şeyi yaptık. Herkes seferber oldu. Bir izine bile rastlayamadık. Emirhan. Oğlum. Belki de... ...her ihtimale hazırlaman gerekecek kendini.

Sakın. Sakın. Bir daha bana bu ihtimalden bahsetme. Azra yoksa ben de yokum. Bunu aklına sok.

Hala bir değişiklik yok mu hafızanda? Aklına gelen bir şey, bir görüntü.

Ameliyattan çıktığımdan beri kendime sormadığım tek bir an olmadı. Kimim ben? Neden başka bir yüzün arkasına saklanmak istedim? Bir suçlu muydum yoksa? O yüzden mi kaçıyordum birilerinden?

Peşinde polis yoktu ki. Başında bir bela vardı, orası kesin. Ama bir suçlu değildin. Ya peki, hiç mi kimsem yok benim? Koskoca bir ameliyat geçirdim. Neredeyse iki ay geçti aradan. Ne arayanım var, ne soranım. Geçmişimden bana bir tek bu kaldı. Bu üstündeki kan mı, kimin bu? Kim bu E.K.? Ben kimim peki? Kimliğim yok. İnternette adımı aratıyoruz, hiçbir iz yok. Adım gerçekten Defne mi, onu bile bilmiyorum. Tek bir anım, eşim, dostum, hayatımın bir tanığı yok. Yüzüm bile bana ait değil. Her şey gidince geriye ne kalır ki doktor?

Sen. Gözlerinin ardında sen hala aynı insansın. O zaman bakalım İstanbul'da bu insana dair bir şey bulabilecek miyim? Sargılarım da açıldığına göre artık taburcu olabilirim.

Nereye gideceksin? Bulurum herhalde bir yer. Yani önce bir etrafta gezinirim. Madem bu şehirde yaşıyorum... ...belki yardımcı olur bu şehir, hafızamı geri getirmeye.

İyi o zaman. İşlerimi halledeyim, birazdan çıkarız.

Sen nereye? Geçmişine dair tek bir anısı olmayan hastamı... ...sokakta tek başına bırakmayacağım herhalde.

Ne dediğinizin farkında mısınız Vedat Bey? Tam iki ay. İki ay oldu karımdan haber alamıyorum. İki ay oldu karımdan haber alamıyorum. Nerede, ne yapıyor bilmiyorum. Bana ihtiyacı var mı bilmiyorum. Bakın Vedat Bey, karşıma geçmişsiniz. Azra'nın ölme ihtimalinden bahsediyorsunuz. Azra yaşıyor. Ve siz onu bana bulacaksınız Vedat Bey.

Teşekkür ederim. Beni emretmişsiniz. Emniyetten bir gelişme yok. İyi durumdayız. Adamlar şehrin altının üstüne getirdi ama oradan da bir gelişme yok. Böyle bir yere varamayacağız. Artık gizlilik yok. Açık oynayacağız. Yarın basın toplantısı düzenleyip, Azra'nın kaybolduğunu duyuracağız. Tamam mı? Gidebilirsin.

Nasıl isterseniz. Ay Serhan. Abini görmen lazım. Oturmuş koskoca adam, sabahtan akşama kadar düğün videolarını izliyor. Yazık ya. Bence kafayı yedi o, biliyor musun? Yani benden söylemesi. Serhan bak, sen de gözünü aç artık. Emirhan'ın kafası darmaduman. Adam resmen dipte, görüyorsun sen de. Böyle zamanlarda güçlü olan kazanır. Sen şimdi ipleri eline aldın aldın. Alamazsan bir daha hiçbir zaman oturamazsın o koltuğa.

Melda, ben senin taht oyunlarına uğraşmayacağım. Çekil git başımdan. Gel.

Ne oldu? Emirhan Bey konuşurken duydum. Azra Hanım'ın kaybolduğunu basına açıklayacakmış.

Ne? Oğlum o ne ya? Az önce gördüm yemin ediyorum tanıyamadım. Meğer senin Defneymiş. Oğlum kız afet-i devran olmuş. Sen nereye kardeşim? Öğleden sonraki hastaları da bana kilitlemişsin.

Defne ile dışarı çıkıyoruz. Biraz dolanalım bakalım. Belki bir şeyler hatırlar.

Defne ile dışarı çıkıyorsunuz. Kardeşim sen fazla mı kaptırdın bu kıza kendini? Dışarı çıkmalar, gezmeler, tozmalar falanlar filanlar ha?

Ne alakası var Erkin? Kızın benden başka kimsesi yok. Hatırlamıyor da hiçbir şey. Onu bu durumda nasıl yalnız bırakayım? Ben senin kaç yıllık kardeşinim. Hiçbir kadını bu kadar sahipleniyorken görmedim. Yoksa sen bu kadını...

Ben bu konuşmanın nereye gideceğini çok iyi biliyorum Erkin. Ama sen hiç meraklanma. Ben o işleri bırakalı çok oldu. Hadi ben kaçtım. Göreceğiz.

Teşekkür ederim. Rica ederim, çok güzel oldunuz. Teşekkürler.

Oo, makyajlar yapılmış. Birazcık morluklarımı kapatayım dedim. Çıkalım mı?

Çıkalım. İyi misin? Bir şey gördüm. Yine böyle yağmurlu bir günde birinden kaçıyordum. Peşimde bir adam vardı. Ama yüzünü göremedim. Sence ben kimden kaçıyordum? Yani hayatımdan vazgeçecek kadar kim beni köşeye sıkıştırmış olabilir? Haberlerde, dizilerde töreden kaçan bir sürü kadın gördüm. Belki ben de onlardan biriydim.

Sanmıyorum. Sana peşinde kim olduğunu defalarca sordum. Ama söyleyemem dedin. Böyle bir şey olsa neden söylemeyesin ki? Aslında benim aklımda başka bir şey var sabahtan beri. Bağış gecesinin olduğu kulübe gidelim mi? Hani ee, şu bahsettiğim senin sunumunu dinlediğim yer mi? Sonuçta o gece orada olmanın bir sebebi olmalı. Belki bağışçılardan biriydim. Belki orada çalışan bir garson. Bunu öğrenmenin bir tek yolu var. Orası lüks bir yer dememiş miydin? Böyle alacaklar mı beni?

Emirhan Bey. Bu zarf size geldi. Teşekkür ederim, gidebilirsin.

Yaşıyorsun. Benden boşanacaksın ha? Basına bildirecekmiş de ne demek? Olacak şey değil bu. Al şunu. Bu da Azra'nın imzası. Bunu taklit ederek bu boşanma dilekçesini imzala.

Boşanma dilekçesi mi? İyi de Hanzade Hanım, biz niye böyle bir şey yapıyoruz?

Emirhan, Azra'nın kaybolduğunu basına açıklarsa yer yerinden oynar. Emirhan'ın durumunu da iyi görmüyorum zaten, iyice dağılır gider. Azra'nın ne olduğu ortaya çıkıncaya kadar da bu dilekçi onu oyalar.

İyi de Hanzade Hanım, Azra hanım ya gerçekten bir yerde ölüp kaldıysa... ...bu ortaya çıkarsa Emirhan Bey bu boşanma dilekçesinin sizin oyunuz olduğunu anlamaz mı? Azra gerçekten öldüyse... ...Emirhan'ı da bizi de... ...çok zor günler bekliyor. Hadi imzala şunu.

Emredersiniz.

Mihri Hanım! Mihri Hanım! Mihri Hanım! Ne oluyor? Hı? Ne oluyor? Sen niye avazın çıktığı kadar bağırıyorsun ha? Ben size demedim mi? Bu evin kapısından girdiğinizde o mahallevari tavırlarınızı dışarıda bırakacaksınız diye? Bunun nesini anlamıyorsun?

Özür dilerim Mihri Hanım. Ama Oya bodrum katında yakalanmış. Hafize abla git Mihri hanıma haber ver dedi.

Sen bu eve girmeden önce sözleşme imzalamadın mı? Bodrum katına inmenin yasak olduğunu bilmiyor musun? Yüzüme bak! Sana bir soru soruldu.

Biliyorum ama ben... ...ben yemin ederim hiçbir şey görmedim.

O zaman bunun cezasının ne olduğunu da biliyorsun değil mi? Şimdi bir ömür boyu... ...tazminat ödemek için uğraşacaksın. Yapmayın Mihri Hanım. Garibanın biri. Belli merakına yenilmiş. Yalvarırım Mihri Hanım, nasıl öderim ben onca parayı?

Onu geleceğini yakmadan önce düşünecektin aptal. Hafize, bunun eşyalarını topla koy kapının önüne. Herkes de kendine çeki düzen versin. Kimse kendini nimetten saymasın. Yoksa hepinizin sonu bunun gibi olacak. Yalvarırım Mihri Hanım. Lütfen. Lütfen hiçbir şey görmedim. Yalvarırım nasıl öderim onca parayı lütfen. Hiçbir şey görmedim.

Hafize al bunu. Gel kızım.

Alo Yakup Bey. Son gönderdiğiniz kızı işten çıkarttık. Yeni bir kıza ihtiyacımız var. Ön koşullarımızı da biliyorsunuz. Ama lütfen bu sefer doğru düzgün birini gönderin. Yoksa sizi de değiştirmek zorunda kalacağız.

Yok Mihri Hanım, merak etmeyin. Ben size uygun birini bulup hemen göndereceğim. Tamam. Teşekkürler.

Bu Karaaslan Malikanesi'ne yine bir hizmetçi lazımmış. Ben bu işten bir şey anladıysam ne olayım? Kaçıncı yahu? Elimizde insan kalmadı Yakup abi. Kimse onlarla çalışmak istemiyor. Bu özgeçmiş de neden fotoğraf yok?

Nereye gidiyoruz Emirhan Bey?

Kulübe. Bu arada yarınki basın açıklaması iptal. Azra Hanım'dan bir haber mi var yoksa?

Boşanma protokolü yollamış. E siz kızgın değilsiniz.

Değilim. Çünkü karım hayatta. Ve çok yakında karşılaşacağız.

Hoş geldiniz. İyi akşamlar.

Seni bu hâle görmeye alışık değilim.

Sen bir de beni düşün. Her şeyi düşünen, detaylara önem veren, centilmen bir doktor. Parfüm sana yakıştı. Çiçeksi kokuları seviyorsun. Bunu da notlara ekleyelim. Önce bergamot merhaba diyor insana. Sonra Yasemin'in masumiyeti. Ve en son sümbülteber. Yoğun ve akılda kalıcı. Acaba botanikçi falan mıydın? Ceketimi vestiyere bırakayım ben.

Tamam. Doktor Barış. Nasılsınız?

İyiyim, sağ olun. Siz nasılsınız? Çok teşekkür ederim. Telefonu ceketin içinde unutmuşum da. Ne zamandır aklımdaydınız, aramadım. Bağış gecesinden beri görüşmek istiyordum aslında.

Ameliyatlar nasıl gidiyor?

İlk ameliyatımız yarın. Araba kazasında yüzü deforme olan bir hastamızı... ...yeni hayatına kavuşturacağız.

Bu harika. Gerçekten emekleriniz takdire şayan. Bu ülkenin sizin gibi doktorlara ihtiyacı var.

Teşekkür ederim.

Emirhan Bey. Emirhan Bey. Merhaba. İyi akşamlar.

İyi akşamlar. Telefonumu aldım. İki aydır çalmayan telefonun çalacağı tutar şimdi. Oyuncu falan mı bu adam?

Hayır, iş adamı. Etrafındaki magazin ordusuna bakılacak olursa, sosyetik bir iş adamı. Böyle geçebilirsiniz. Yarın bir basın açıklaması yapacağınız konuşuluyor. Neyle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Azra Hanım yine yok.

Mu Emirhan Bey? Azra Hanım'la ayrılacağınız söylentileri doğru mu efendim? Yoksa basın açıklaması bununla mı alakalı?

Öncelikle arkadaşlar, Azra Hanım'la evliliğimiz boyunca hakkımızda asılsız birçok dedikodu çıktı biliyorsunuz. Ama artık bu kötü niyetli insanların amaçlarını lütfen ortaya çıkartın ve itibar etmeyin. Çünkü Azra Hanım'la biz aşk evliliği yaptık ve hiçbir zaman birbirimize olan aşkımızdan vazgeçmedik. Anlatabiliyor muyum? Dolayısıyla boşanma diye bir şey söz konusu değil. Ne ben ne de Azra Leyla'sız yapamayız. Bu mutlu aileyi dağıtacak kadar akılsız insanlar değiliz.

Ama uzun süredir de yanınıza göremiyoruz kendisini efendim. Ailece kendi içimizde halletmek istediğimiz, dillendirmeden halletmek istediğimiz bir konuydu ama başka çıkarımlarda bulunduğunuz için maalesef açıklama yapacağım. Azra bir operasyon geçirdi. Şu an Amerika'da. Ben de yanındaydım tabii ki. Ama işim ve kızımızdan ötürü geri dönmek zorunda kaldım. Azra gayet iyi ve müşahede altında.

Öyle mi? Bilmiyorduk. Geçmiş olsun efendim. Ne operasyonu efendim? Gereken bilgi verilecek. Bilmeniz gereken şu. Azra iyi durumda. Ayrılık yok. Tamam?

Sana tanıdık gelen bir şeyler var mı? Artık ciddi ciddi polise gitmeyi düşünüyorum. Ben böyle devam edemem. Buna hemen karar vermek zorunda değilsin. Kendine zaman ver biraz. Nasıl zaman vereyim doktor? Yani klinikte yaşamaya devam edemem. Gidecek bir yerim de yok. İşim yok, param yok. Kimsem yok. Bende kalırsın. Yalnız yaşıyorum zaten. Evim de müsait. Benim için o kadar çok şey yaptın ki zaten. Ama bunu da kabul edemem. Boşuna ısrar edip kendini yorma. Ne dersen de benim kararım değişmeyecek. Bu şartlar altında da en makulü bu. Hem nörolog arkadaşlarımın tavsiyelerini de birlikte uygulamaya devam ederiz. Ama benden bir an önce kurtulmak istiyorsan hemen işe koyulsak iyi olur.

Sipariş verelim mi? Olur. Et sever misin? Pardon. Ne zamandır notlarına bakmadık. Biraz beyin cimnastiğinden zarar gelmez. Evet. Başlayalım o zaman. Ben kimim? Her sabah yedi on beşte uyanıyorum. Beden hafızası. Saçlarınla da çok oynuyorsun. Tik gibi. Belki gergin biriydim. Dağınıklıktan rahatsız oluyorum. Belki asker bir babanın kızısın. Veya hayatım o kadar dağılmıştı ki bari eşyalarımı toplu olsun istiyorum.

Yakışıklı adam değil mi? Nehir, Bağış Gecesi'ndeki doktoru stalklıyor Serhan. Eğlence çıktı sana da. Ama sabahtan beri kaçıncı bu? Yeter artık, başımız şişti ya. Ay evet ya. Ne bu alarm taktırmalar falan? Yani sanırsın ki dünya yöneten yedi aileden biriyiz. Hayır ya, ne var ki o bodrumda? Aa, abim röportaj vermiş basına. Ne röportajı? Azra bir operasyon geçirdi şu an Amerika'da. Ben de yanındaydım tabii ki. Ama işim ve kızımızdan ötürü geri dönmek zorunda kaldım. Azra gayet iyi ve müşahede altında.

Ne yapmaya çalışıyor abim? Nasıl böyle bir yalan söyleyebiliyor anne? Emirhan, ailemizin itibarını korumak için ne gerekiyorsa onu yapıyor oğlum. İyi de bu kadar zaman geçti anne. Yani Emirhan, Azra'nın hâlâ yaşadığına nasıl inanıyor? Pes! Ya şöyle şeyler söyleme Melda. Ya aksi bir haber almadığımıza göre ben inanıyorum, Azra yaşıyor. Elbet çıkacak bir yerden.

Bu arada, topuklularla da aran iyi. Manikürüm de geliyor. Zengin bir ailem olabilir mi? Belki de... eşin. Evli olduğunu hiç düşünmedim. Neden? Olamaz mısın? Parmağımda yüzük izi yok. Her evli oğlan alyans takmıyor sonuçta. Bilmem. Ben takardım herhalde. Yani insanın sadakatini göstermesinin nesi kötü? Hele ki seviyorsa. Hiç birini sevdim mi acaba?

İyi akşamlar beyler. İyi akşamlar. Efendim. Nehir. Leyla mı? Tamam sakin ol geliyorum. Peki sen doktor? Sen hiç birini sevdin mi? Ondan mı kaçtın Amerika'ya? Bildim değil mi? Birini çok sevdin, sonra onu unutabilmek için ta uzağa gittin. Ailenle anlaşamıyordun o zaman. Kalkalım mı artık? İleri gittim değil mi? Ya maksadım seni kırmak değildi, tutamadım kendimi özür dilerim.

Biraz daha dursak, olmaz mı? Hoş geldiniz efendim. Leyla nerede? Çok ağladı ama merak etmeyin, Mihri Hanım uyuttu. Herkes yattı mı? Başka bir isteğiniz var mı Emirhan Bey? Var. Gün doğmak üzere. Dolaşacak mıyız hâlâ? Dışarıda olmak iyi geldi. İki aydır hastane odasındayım. Sence ben dans etmeye biliyor muyumdur doktor? Bilmem. Bir gün deneriz. Olmaz şimdi deneyelim. Nasıl yani? Bence ben sabırsız biriyim. Arabada mı yapacağız dansı? Hayır tabii. Çek kenara. Hadi çek. Hadi çek kenara lütfen. Tamam. Şu ileride bir yer biliyorum, oraya çekeceğim. Tamam. Ya ne güzel görünüyor. Hadi gelsene. Ne duruyorsun? Ben pek beceremem. Bak başım dönüyor. Düşersem elimi tutarsın hem. Düşsen de bir şey olmaz. Doktor var burada. Ya deliymişim gibi bakma bana. Biraz öylesin sanki. Bak doktor bir şey hatırladım. Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanırmış. Evin güzelmiş doktor. Bayılacağım şimdi uykusuzluktan. Başım dönüyor. Gel, biz en iyisi seni odana götürelim. İçmek bana yaramıyor. Bunu da notlara yazalım doktor. Tamam, yazarız gel. Bir dakika, bir dakika, ayakkabı. Sen dur, sen dur ben halledeyim bari. Teşekkür ederim.

Aslında sen böyle soğuk, mesafeli, kibirli falan bir tipsin ya. Öyle miyim? Evet. Robot gibi bir şeysin sen. Sağ ol be. Ama aslında pamuk gibi bir kalbin var. İncinmişsin sen. Sonra da kendine böyle görünmez bir duvar örmüşsün. Duygularını göstermekten korkuyorsun. Galiba sana dair kendimden daha çok şey biliyorum. Ha doktor? Peki... nereden biliyorsun bütün bunları? Gözler... gözler asla yalan söylemez. Kalp, kalbi görür doktor. Başım döndü. Gel. Biz en iyisi seni buraya yatıralım. Otur böyle. Ceketini çıkartalım.

Keşke bir mucize olsa, uyandığımda geçmişte neler yaşadığımı, kim olduğumu hatırlasam. Keşke. Azra. Döneceksin, biliyorum. Bir sabah daha sensiz uyanmak istemiyorum. Sen benimsin. Ben de senin. Sadece biz. Sadece sen. Ve ben. Neredesin bilmiyorum. Kimlesin bilmiyorum. Biri seni benden koparmaya kalkarsa... bütün dünyayı yakarım.

Defne. Defne iyi misin? Ne oldu Defne? Tamam. Tamam. Tamam Defne. Geçti. Kâbus mu gördün? Hadi sen bir git yüzünü yıka gel. Ben de bir şeyler hazırlayayım. Dünyanın dört bin yanından gelen çocuklar, İstanbul'da düzenlenen çocuk festivali... Ben balkonun kapısını açayım, evin içi havalansın biraz. Defne, iyi misin? Haber sana bir şey mi hatırlattı? Şarkı... Bu şarkı...

Servisi getirelim. Ağacı da süsleyelim. Mihri, temizlik şirketinden elemanlar hâlâ gelmemiş. Doğum günü var, bir sürü misafir gelecek. Ha bize hiçbir şey yetişemiyor. Bugün mutlaka birine göndereceklerini söylediler Hanzade Hanım. Bir an önce gelsinler, hızlandırın. Saat kaç oldu canım? Hâlâ gelmediler. Leyloşum. Gel canım. Bak sen bu şarkıyı çok seviyordun. Kapatın şu şarkıyı. Ama sen bu şarkıyı annenle çok sevdiğin için açmıştım ben. Hayır istemiyorum, istemiyorum. Tamam kapatın şu şarkıyı. Bir daha da bu evde çalmayacak.

Günaydın. Günaydın oğlum. Günaydın oğlum. Fıstığım. Günaydın prensesime. Hazır mısın doğum gününe? Nehir biliyor musun? Leyla'nın pastasının üstünde kendi minyatür heykeli olacak. Öyle mi? Yoksa üstünde de prenses kıyafeti mi var? Aa! Aa! Prenses kıyafeti de mi var yoksa? O zaman biz gidelim hemen giyinelim. Hemen süslenelim. Bir prenses olup geri gelelim. Hadi bakalım.

Emrettiğiniz gibi adamları tembihledim. Eğer Azra Hanım gelecek olursa korkutmadan sakince içeri alacaklar. Güzel. Başka bir isteğiniz var mı? Yok. Teşekkür ederim. Ama hiç iştahım yok. İçimde öyle bir his var ki bugün... kalbimin derinliklerinde bir yer sızlıyor sanki. Böyle bir yakınımı kaybetmişim gibi. Sanki aklım unutmuş ama kalbim onun yasını tutuyor. Ne manasız şeyler söylüyorum değil mi? Sanki bir şey hatırlıyorum da. Ben biraz yürüyeyim. Belki iyi gelir dışarıda hava almak. Ben de geleyim seninle. Bir yarım saat daha vaktim var. Biraz yalnız kalsam iyi gelecek sanırım. Bana ihtiyacın olursa ameliyatta olacağım bütün gün. Telefonum da kapalı olur. Kliniği bulabilirsin değil mi? İki aydır yaşadığım yeri mi? O kadar da değil. Görüşürüz.

Öncelikle arkadaşlar, Azra Hanım'la evliliğimiz boyunca hakkımızda asılsız birçok dedikodu çıktı biliyorsunuz. Ama artık bu kötü niyetli insanların... Ay. Vallahi damadım diye demiyorum. Kırk bin kere maşallah. Bak nasıl sahip çıkıyor karısına, evliliğine. Ne var? Yalan mı? Benim akılsız kızım da evlerden kaçıp kaçıp durur. Anne vallahi inanmıyorum sana ya. Ablam ortada yok. Herif çıkmış tek ayak üstünde kırk tane yalan söylüyor ne diyorsun ya? Hiç mi aklına gelmiyor ablam nerede diye? Ya başına bir şey geldiyse kızın? Çocuğum, bu hayatta garibin gurabanın başına iş gelir. Öyle koskoca Emirhan Karaslan gibi birinin karısıysan... sana yılan bile dokunmaz. Ee, ben boşuna evlendirmedim onları tabii.

Belki de hatanın en büyüğünü orada yaptın zaten anne. Baksana, Leyla'yı bile göremiyoruz. Kaç kere aradım biliyor musun? Her seferinde bir bahane uyduruyorlar. Sırf bizi onlardan uzak tutmak için. Akılsız bu kız ya. Şu damada yapılır mı bu? Bir an önce dönüp gelse bari. Fazla naz da âşık usandırır? Hele o anası başındayken damadımı yiyip bitirmese bari. Ayrıl da ayrıl, ayrıl da ayrıl diye.

Alo. Temera, temizlik şirketinden arıyorum ben. Karaaslan Malikanesi'ne temizlikçi aranıyor. Yanlış aradınız. Siz Defne Ceyhan değil misiniz? Evet, evet benim. Siz iki ay önce bir iş başvurusunda bulunmuşsunuz. Tek tercihinizin de Karaaslan Malikanesi olduğunu söylemişsiniz. Ben... Hanımefendi, işi istemiyorsan söyle. Beni oyalama. Acil birine ihtiyaçları var. Yok, yok, yok. İstemiyor değilim. Tamam, işe talipsen o zaman bir gel görüşelim. Ee CV'inde resmin de yok zaten. Tamam siz bana adresi söyleyin ben hemen geliyorum. Tamam söylüyorum.

Buyurun hanımefendi. Merhaba Defne ben, Defne Ceyhan. Telefonda sizinle konuşmuştuk sanırım. Karaaslan konağına biri lazımmış. Geç buyur, otur. Bak kızım, bunlar çok talepkar. Hatta aramızda kalsın biraz takıntılı bir aile. Her girene bir sözleşme imzalatıyorlar. Evin kurallarını çiğnersen, yüklü bir tazminat ödüyorsun onlara. Nasıl bir ev ki bu böyle? Kim bu aile? Koskoca Karaaslanlar. İstanbul'un en köklü, en zengin ailelerinden biri. Sen bu aileyi tanımıyor musun? E madem tanımıyorsun, neden tek tercihin bu aile senin? Ee, bir arkadaşım bahsetmişti de iyi maaş veriyorlar diye.

Ben bir özgeçmişime bakabilir miyim? Ee, güncelledim de acaba sizde eski hali mi kaldı? Bir kontrol etsem iyi olur. Hadi kızım, hadi oyalama bizi. Git üstüne başına doğru düzgün bir şeyler giy. Sakın görüşmeye bu kıyafetle gitme. Ha unutmadan, sen fotoğraf getirdin mi? Bir onu söyle. Osman, Defne Hanım'ın bir iki fotoğrafını çeker misin? Tabii.

Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor. Keşke hemen arasaydım seni Barış ya. Buyurun. Merhaba, ben bir iş görüşmesi için gelmiştim ama... Merdivenden aşağı inebilirsiniz. Merhaba, Defne ben. Bir yardımcı arayışınız varmış sanırım. Yakup Bey gönderdi beni. Biz yardımcı değil, hizmetçi arıyoruz. Adından gocunduğun bir iş yapabilecek misin? Yok, ben şey... Geç içeri. Ne bekliyorsun öyle? Gel peşimden. Emirhan Bey ile ön görüşmen olacak. İşe alınıp alınmayacağına da o karar verecek. Efendim? Nasıl? Sen bekle burada.

Buyurun. Ablamı görmek istiyorum. Ablanız? Ablamı gizlice ameliyat edip yüzünü değiştirdiğinizi biliyorum. Kimsin sen? Sana sordum kimsin sen?