Transcription
Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
Elem ve s ve libah meş. Ve benneyna fevkakum seben şiddad ve cec vahha ve enzelna minel musat maen seccac linuhrce bihi haben ve nebaten ve cennatin erfa.
İnne yevmel fasl k mi yevme yünf fetûve ve fet feket ebv ve suyet cibal fek inne cehennemine fabha berden v şer ill ham ve cef innehu la yû hisen vebuin k ve külle şeyin in me ve fiha v kaba ceza rabbike his rabbati vdi veyneh ylikhu illine leh rahman veikel ymmak ve ş rabbihi inna enzme yenzem ve kafir.
Sadakallahil fatiha ala resulina salavat alâ tabibi kulubina Muhammedin salavat ala şefi zabina Muhammed Salavat. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ aliyidina Muhammed tıbb kulubi ve devaihadi ve şifai ve nursi ve alâ alihi ve sahbihi ve sellim.
Riyazü salihin ibn radıyallahu anh ve salatin müttefik aleyh ibn ömer radıyallahu anh resuli muhterem sallallahu aleyhi ve sellem gece namazı ikişer rekattır sabah olmasından korkuyorsan bir rekatla vitir kıl buyurdu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ve mütefek aleyh ibn Ömer radıyallahu anh nebi aleyhisselam gece namazını ikişer ikişer kılardı ve bir rekatta vitir kılardı. Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.
Enes radiyallahu anh k resulullahi sallallahu aleyhi ve sellem ytirşehri hatta enhu ve yesumu hatta nezne ytihu şeyen ve teşahu minyli musalliyen illhu ve naimen illahu revahül buhari. Enes radıyallahu anh'den Resuli Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Ramazan haricinde oruç tutmadığında hiç oruç tutmayacak, oruç tuttuğunda hiç iftar etmeyecek zannederdik. Yine Resulullah'ı geceden bir kısmında senin namaz kılar görmek istemen boşa çıkmaz idi. Muhakkak namaz kılar görürdü. Uyur görmek istemen de boşa çıkmazdı. Muhakkak uyur görürdü. Hadis-i Buhari rivayet etmiştir.
Mehli namaz kitabı. Namazların sünnetleri de vardır. Bu namazların vaciplerini tamamlar. onlardaki noksanlıkları giderir ve fazla sevap kazanmaya sebep olur. Sünnetlere riayet edip devam etmek Allah'ın peygamberine sevgi alametidir. Bununla beraber bu sünnetleri terk etmek namazın bozulmasını ve tekrar kılınmasını gerektirmez. Fakat küçümse Fakat küçümsemeksizin kasten terk edilmesi bir hata ve bir mahrumiyettir. Fakat sünnetin hak görünmemesi, boş ve hikmetten uzak sayılarak küçümsemesi Allah korusun küfürdür. Çünkü sünnet de şeri hükümlerden ve esaslardan biridir. Namazlardan önce veya namazların içinde bahşca sünnetler şunlardır. Bir beş vakit namaz için cuma namazı için ezan okumak ve ikamet etmek sünnettir. Şöyle ki vaktinde cemaatle yerine getirilen her farz namaz için ezan ve ikamet sünnet olduğu gibi kazaya kalıp da cemaatle kılınacak farz namazlar için de sünnettir. Birçok namaz cemaatle kaza edileceği zaman bunlardan yalnız ilk kınacak namaz için ezan okunur. Sonra gerek bu namaz için ve gerek bunun arkasından kılınacak diğer kaza namazları için birer ikametle yetinilir. Kendi evlerinde yalnız başına namaz kılacak erkekler için ezan ve ikamet müstahaptır. Gerek yolcular için gerek cemaatle namaz kılacaklar için ezan ve ikameti terk etmek mekruhtur.
>> Çayımız için. >> Hay dost 5 dakika çay molası fiyatını verelim yani.
Bismillahirrahmanirrahim diyelim. Efendim burada sünnetlerin terki küfre kadar gider diyor. Şu an umum cemaatte efendim mescitlerde, camilerde bazen namaz kılıyoruz. Farzını kılıp giden çok oluyor. Efendim >> o küfür değildir. İnkar maksadıyla terk ederse, hafif görürse yani buna ne gerek vardı? Şimdi farz kılıyoruz. Sünnete ne gerek vardı gibi. Yani inkarı tarafına, tenkidi tarafına gidilirse o zaman küfürdür. Yoksa terk eder. Bir şey olmaz ondan. Sıkıntı yok. Ya sevabını terk etmiş olur. Faziletini terk etmiş olur. Ama buna ne gerek vardı ki gibi bir fikirle tenkit manasında bir fikirle terk ederse o küfürdür. Buyur. Kulağınız ders olsun. Kader bir rekat bütün kılar diye anlamadım. Efendimiz aleyhissalatu vesselam biz şimdi vitir namazını nasıl kılıyoruz? Yasadan sonra iki rekat normal kılıyoruz. Ondan sonra kalıp bir rekat daha kılıyoruz. Değil mi? Konutlu. Aynen onun gibi. Eee, bugün Şafiiler de öyledir. Efendimiz de öyle kılıyordu bazen. Eee, teheccüt namazını kılıyor. Vitri tek bir rekat olarak kılıyor. Ayrıca bir rekat vitir kılıyor. Şimdi Şafiiler de öyle kılıyorlar. Şafiler vitir zannediyorum tek kılarlar. O demektir. Yani vitir namazını, vitir tek rekatı tek kılıyor. Biz Hanefiler öyle kılmıyoruz. Nasıl yapıyoruz? İki rekat kılıyoruz. Arkasına bir rekat daha kılıyoruz. O bir rekat vitirdir işte. Ama biz bitişik kılıyoruz. Efendimiz aleyhissalatu vesselam çoğu zaman tek kılmış onu. Herhalde beraberde kılmış ki İmam-ı Azam Hazretleri bizimkini öyle yapmış. Buyurun.
Mektubat 29. mektup zeyil. Bismillahirrahmanirrahim. Bu küçücük zeylin büyük bir ehemmiyeti var. herkese menfaatlidir. Cenabı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim ac ve fakr ve şefkat ve tefekkür tarikidir. Cenab-ı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim ac ve fakr ve şefkat ve tefekkür tarikidir.
>> Şimdi bu mühendislikte bir şey var. Biz mesela şeyde şebeke yaparken elektrik şebekesi şehirde kazada nivoyla dikiyorsun. Bir de geçiyorsun karşıdan böyle bir bakıyorsun ona. Göz hiç aldanmıyor. Nive aldanabilir ama göz hiç aldanmıyor. Bakıyorsun kalem gibi. Tamam diyorsun. Sonra hesap yapmakta. Hesabı yapar, bitirir. Ondan sonra kalemi bırakır. Mantığa vurur. Bu sefer bu binaya bu demir nasıl gelir? Meşhur bir şey var. Birkaç birkaç defa anlatmışım. Bizim Ali Gücel vardı müteahit. dört katlı bir bina yapıyor şehirde. Onun formen vardı. Hem de eniştesiydi. Çok usta. Çekirdekten inşaatçı. Bu demirleri döşemiş. Beton dökecek. Tam o sırada o eniştesi izinden dönüyor. Gelip bakıyor. Bu nasıl demir ya? diyor. Nasıl demir diyor? Kaç kat yapacaksınız? 4 kat. Bu 10 kat, 12 katın demiridir diyor ya. Buraya mil atmışsınız. Demir atmışsınız atmamışsınız. Tekrar hesap ettir diyor. Bunu bunun bu demir 10luk olur diyor. 15'lik 20'lik olmaz. Demir falan götürüyor. Hesap ettiyorlar. Hakikaten mühendis tekrar aynı adam bakıyor ki çok büyük hata yapmış. Yani o ne yapmış ya? Tecrübesiz bilmiyor veya tecrübeliyse kalemi bırak düşünmemiş. Bir böyle durup düşünür. Reset derler ona da. O bütün hesapları bırakır. Böyle bir düşünür. yakındır yani işte 4 kata 10luk demir falan yani. Neyse şimdi bu Risale-i Nur'un bazı yerleri var ki oralara reset atmak lazım geliyor. Yani evvelini silmek lazım geliyor. Yeni okumak lazım geliyor. Yeni hiç okumamış gibi. Mesela bir vatandaş Risale-i Nur'u hiç okumamış. Ama kültürlü şöyle okur yazar bir insan şu ibareyi dinlerse ne anlar? Tekrar oku bakayım. Şimdi öyle dinleyelim yani. Ha şimdi öyle vatandaş olarak dinleyelim. Şimdi bu ibareyi oku bakalım. Cenabı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim ac ve fak ve şefkat ve tefekkür tarikidir.
>> Evet. Şimdi demek ki Kur'an-ı Kerim'den çok tarikler alınmış. bir vatandaş olarak şimdi bunu dinlerken bir vatandaş eski malumatımız yok. Epey birçok tarikatlar var. Nakşi kadiri halveti celveti ilir yani 12 hak tarikat var daha başkaları da var. Eee hepsi Kur'an'dan alınmış. Bunu yazan adam da diyor ki ben de kasır fehmülünde Kur'an'dan bir tarik aldım. Az faşı şifkat tefekkür. Dört katı bir tarik aldım diyor. Böyle anlaşılmaz mı? Başka nasıl anlaşılır? Yani Nakşi neyse benimki de odur. Ben dört tara 10 katta benimki 4 kat. Gadiri 7 katta benimki 4 kat. Ceşazeli şu benimki bu. Hanbeli bu benimki ilet. Hayır böyle anlaşılmıyor. Nasıl anlaşılıyor? Öbürleri tarikat bizimki yol. Bizimki yol. Türkiye'de tarikat deyince hiç kimse yol anlamaz. Mana saptırması diye buna deriliyor. Mana tahrifi. Mana tahrifi buna derler. Kelimeye dokunuyor ama manayı takrif ediyor. Bu Fethon'un en büyük mahareti buydu. manayı takrif ediyor. İşte Mesih'i kendisine tatbik ediyor. Mehdi'yi kendisine tatbik ediyor. Halbuki ciddi bir nazarla, dikkatli bir nazarla okundu tutmadığı bellidir. Yani açıktır o. E şimdi burada da demek ki muhtelif tarikatlar varmış. Birçok tarikatlar Kur'an'dan alınmıştır. Hepsi Kur'an'dan alınmıştır. Ben de aynen o tarikler gibi bir tarikat kurdum. Adına da arzı fakı şefkat tefekkür tariki dedim. Doğru mudur? Doğrudur. Öyle anlaşılıyor. Yani şimdi bu kafasına yüklenmiş bir şekil, bir tarz asla onun dışına çıkmıyor. Bizim Konyalılara bidon satışını anlatamadığı gibi Ali Ali Poladı bidon alacaklar gitmiyor. Beytullah'ta demiş. Bu bidonlar satlık mı? Satlık. Satlık demiş. Türkçe konuşuyor böyle. Dönmüş arkadaşlarına demiş ki satlık değilmiş bunlar. Ya sattık kardeşim demiş. Ben ben Türkçe konuşuyorum. Adamlar sırtını döndü gitti. O kadar kar Allah'tan kimse Türkçe konuşumu anlayamadı diyor. Kimse Türkçe konuşumu anlayamadı. Başından geçen adam anlatıyor ona. Ali Polat. Aynen bugün Risale-i Nur'da böyle yerler var ki bir türlü bidon olduğunu anlatamıyorsun. Türkçe konuştuğunu da anlatamıyorsun. Anlamıyor adam yani. Anlamıyor. Şartlanmış. Şimdi orada öyle şartlanmış ki burada herkes Arapça konuşur. Burada herkes Arapça konuşur. Bidonlar satılık mı diyor? Satılık. E döndü cemaatine. Dedi ki satmıyormuş. Türkçe konuşuyorum satırım. Satmıyormuş. Ve dedim ki ya nasıl satmıyorum işte satıyorum da ben Türkçe konuşuyorum Arapça değil. çekti gittiler diyor. O kadar adamın içine birisi demedi ki ya bu adam Türkçe konuşuyor. Daha bu videomuzu sadılıkmış. Risale-i Nur'un bazılarının gerek kasıtlı, gerek tedbir, gerek ne dersen de ama yanlış olarak şartlı dinlemeleri ve anlatmaları var. Risale-i Nur tarikat değildir. E üstat ben kurdum. Tarikat kurdum diyor burada. Şimdi Risale-i Nur üstattan fazla mı? Y biz Risale-i Nur'u anlamaya çalışıyoruz. Yani biz yeni bir hüküm koymuyoruz. Burada diyor ki kasır feminile Kur'an'dan istifade ettiğim şu tariktir. İster kalemle yaz, ister tahvini bak, ister ne derseniz bu böyledir yani.
>> Evet. >> Cenabı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim ac ve fakr ve şefkat ve tefekkür tarikidir.
>> Evet. Bu tabirden de anlaşılan olur ki kısa ve selamet bir tarik kurmuş. Bu ifade bunu gösteriyor. Tarikatların baı bazısından daha kısa, daha selametli oluyor. Ben de kasır fehimle bu tarikatı kurdum. O şeyin, o ifadenin üzerine bunun bina edilmesi bu tarikatın kısa ve emniyetli olduğunu gösterir. Evet. Kısa ve emniyetli bir tar kurmuş. Cenabı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim acz, vefak ve şefkat ve tefekkür tarikidir. E şimdi onlar bu bidon satmıyor. Gidelim başka yere bakalım demekle. Bunun elindeki bidonlar yok mu oldu? Bidon değil de çöp mü oldu? Adam bidonlarını koymuş oraya satıyor. Sen almasan barış başka askerler yani bu o hakikat değişmez ki. Bu adam bidon satıyor. Yani burada üstat tarikat kurdun diyor. Sen anlamak istemiyorsun. Bu hakikat değişir mi? Değişmez. Sen anlamazsan kendin zarar edersin ve etrafındaki bir sürü insanın da zararına sebebiyet verirsin. Şimdi aynen bu tarikat meselesi gibi mehdi meselesi. Üstat Mehdi yani sen şimdi sen şimdi şu kısa bodur boyundan basit çürük kafandan bana üstadın eee muhabbetini mi telkin etmek istiyorsun? Yani yani ben üstadı çok seviyorum. Üstat Mehdid'ir. Onun istiyorsun ya çocuk üstat yerde ben değilim diyor. Bunlar bu mübarek zatlar vazifeli insanlar ne tevazu yapabilirler ne tekebbür yapabilirler. Ne bir fazla kelam söyleyebilirler ne eksik söyleyebilirler. Bunlar vazifeli insanlar. ümmetin önüne düşmüş kıyam kıyamete kadar ümmete rehberlik eden insanlar. Bu başka evde de söylüyor zaten. Bir adam ben eee hafız hafız değilim. Hafız olduğu hafız değilim dese olmaz. Aynen onun gibi. Üstat hazretler korkan bir insan değil. Yani korku diye bir şey yok üstatta. çekinen bir insan değil. Yani bir menfaati yok ki o kelimesini geri çeksin. Bu kelimeyi ileri ver. Kimseden bir şey almayan bir insan böyle bir insanın sözünü efendim muhaze eder gibi. Yani acaba doğru mudur, yanılmış mıdır? eee bizi şey yapmak, tevazu göstermek için böyle demiştir. Eee yanlış. Evvela üstadı tanı o zaman. Hazreti üstadı tanı. Bir iki Risale-i Nur'un gücünü anla. Risale-i Nur nedir? Onu anla. Risale-i Nur vahiy değil. vahyin vfesini yapıyor. Risale-i Nur üzerine yemin edilecek kadar mukaddes bir dava. Üstat Risale-i Nur'un üzerine yemin ediyor. Risale-i Nur'u şefaatçi gösteriyor ve kendisi Risale-i Nur'un talebesi oluyor. Ben Risale-i Nur talebesiyim diyor. Yazdığı eserin talebesi. Risale-i Nur böyle bir şey. Öyle bunu anla yani. Öyle bunu teslim et. Ondan sonra da ben bidonun satıyorum diyen adamı arkanını dönüp de bu bidon satmıyormuş. Mantıksızlığı, akılsızlığı, gülünç vaziyetini gösterme. Bu adam bidon satıyor. Üstat diyor, "Ben tarikat kurdum. Risale-i Nur tarikat değildir. Ya Risale-i Nur köylü Mehmet Ağan'ın çoban bilmem Hüseyin Efendi'nin sözü değil ki. Ne söylediyse Rab hemen anlaşılabilsin. Kur'an Kelullah'tır. Bak 1500 senedir Kur'an'dan manalar çıkıyor. Hala mana çıkıyor Kur'an'dan. Çünkü Kelamullah'tır. Risale-i Nur da kıyamete kadar ümmetin vfesini, inşat vazifesini görecek bir eser. Hemen işte budur. Bu mana. Bundan başka manası yok. Bu haddi tecavüzdür. Bu işi bilmemektir. Bu işi bilmemektir. Görsün veya görmesin. En azından bilgisayara girsin baksın Mehmet Feyzi Efendi neymiş. Tamam. En azından o kadar rahmet etsin baksın. O zat bana söyledi. İkinci ilave etmiyor. İkinci nakıl yapmıyorum. Yani dedi ki, "Risale-i Nur'un manaları çok yüksektir. Biz hepsini anlayamıyoruz. Anladığımızla iktifa edeceğiz." Gördün mü? Feyze Efendiy'i bilmeyen öğrensin. Birçok meselelerde eee Tayyar Altıkulaç Diyanet reisi iken birçok meselelere de fetva danışmak için yanına giden gidilen insandır. 6 sene gece gündüz Hazreti Bediüzzaman'ın hizmetinde bulunmuş. 4ün şua, 3ünc şua ve 7. şuvanın telifinin bizzat muhatabıdır. Kastamonu'da yazılmış. 3 şua, 4. Şua, 7. Şua Kastamonu'da yazılmıştır. Ayetül Kübra. Yani ayetül kübra. Ya bu zat diyor ki, "Risale-i Nur'un meseleleri çok yüksektir. Biz hepsini anlayamıyoruz. Hiç olmazsa bu kadar söyle." De ki, "Vallahi burasını biz anlayamıyoruz. Biz burasını anlayamıyoruz. Ben 10 notayı Sultan Hazretine sormak istedim. Daha ağzımdayken anladığın sana yeter dedi. Anladım sana yeter." Heh, bitti. Fazla kurcalama. Senin boyun buraya yetişmez. Ne kadar anlıyorsun o kadar yeter sana. Manası bu. Hulusi Bey 11. sözde 11. söze her geldiğimizde ama her sırayla okuyoruz tabii. 11 söze geldik mi okuyun diyordu okuyun ama dersimiz daha buraya çıkmadı. Çıkmayan ne? Hangi ders? Biz okuyoruz Arslan gibi hepsini biliyoruz onu. Ama Hisi Bey diyor ki bizim daha dersimiz buraya çıkmadı. Yani Risale-i Nur bu. Efendim işte anlaşılmayacak nesi var? Anlaşılmayacak çok taraf var. Kıyamete kadar ümmetin uleması, silahası zahidi, alimi, velisi bu eserden istifade edecek. Ve onların payı var burada. Burada payı var. Tarikat zamanı değil. Doğru söylüyorsun da ne manayla söylenmiş? Ne maksatla söylemiş? Sözün kıymeti nedir? Mütekellim, mukhatap, zaman. Bunların hepsi sözün kıymetini teşkil eder. Söz kime, kim söylemiş, kime söylemiş, ne için söylemiş, ne zaman söylemiş? Dört şey. Sözün kıymeti buna bağlı. söyleyen Risale-i Nur burada da açıkça beyan ediyor, ifade ediyor. Anlamadıysan hiç olmazsa anlamadım de. Yok öbürleri tarikat. Nakşib bendi de işte y şey dört şey terk etmek lazım. Azzimendi de şu o tarikat bizimki yol. Niye şey yapıyorsun ya? Sen babanın malı mı bu? Neresi sana dokunuyor ya? Bilmiyorum ki yani. Sana dokunan neresi var bunun? Sana ne ya dokunan neresi var? Sen anlaşılan anladığın şeyi anlatmakla mükellefsin. Bunun vebali çok büyük. Bunun vebali çok büyük. Evet. Tekrar >> Cenabı Hak'a vasıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur'an'dan alınmıştır. Fakat tarikatların bazısı bazısından daha kısa, daha selametli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde kasır fehmimle Kur'an'dan istifade ettiğim ac ve fakr ve şefkat ve tefekkür tarikidir. Evet. Acc dahi aşk gibi belki daha eslem bir tariktir ki ubudiyet tarikiyle mahbubiyete kadar gider. Evet. Acz dahi aşk gibi belki daha eslem bir tariktir ki ubudiyet tarikiyle mahbubiyete kadar gider. Fakrı dahi Rahman ismine isal eder. Hem şefkat dahi aşk gibi belki daha keskin ve daha geniş bir tariktir ki rahim ismine ihsal eder. Hem tefekkür dahi aşk gibi belki daha zengin ve daha parlak bir tariktir ki hakim ismine isar eder.
>> Aşk nedir? Aşkın dehası olan Fuzuli diyor ki aşk bir bela şeydir. Aşk bir bela şeydir. De muhabbetin inkişafıdır diyor. Muhabbetten sonra aşk gelir. Şimdi aşkın ne olduğunu bilmiyoruz ki. Ona kıyasları bilelim. Yani derdine düşmek nedir? Aşk nedir? Aşk nedir? Bu gibi meselelerin üzerinde durmak lazım gelirken ha gayret örtmeye çalışıyoruz. Yanlış, yanlış. Çok yanlış. ve mesuliyeti çok büyük ve ümmeti Muhammed'e büyük zarara dokundu ve devam ediyor. Ümmeti Muhammed'e büyük zarar verdi ve halen devam ediyor. Yani Risale-i Nur'da şimdi ac ubiyet tarihiyle mahbubiyete kadar gider. Demek ki bir insan Risale-i Nur'da, Risale-i Nur'un yolunda, tarikatında muvaffak olmuş da birinci hateden hatve nasıl anlaşılır? Yani bu adam yoluna girmiş mi girmemiş mi? bir ibadeti artar, ibadeti ciddileşir. İbadete ehemmiyet verir. İbadete ehemmiyet verir. E şimdi 10 sene, 20 sene, 30 sene risale talebesi teheccüt nedir bilmiyor. Anlamamış bu işi. Yani hatvenin birincisine dahi girmemiş. Çünkü ubudiyet tarikiyle mahbudiyete kadar gider. Ubudiyeti artar, ciddileşir. Ubudiyette ciddileşir. İbadetini ciddi yapmaya başlar. muamelatını düzeltir, ahlakını düzeltir. Şimdi bize bazı şikayetler geliyor. Bazı şikayetler geliyor. Öyle çok seyrek değil yani. Sık geliyor. Kadın evde, kocasın bana daimi küfrediyor diyor. Kadın bize şikayet ediyor. Bana daimi küfrediyor. Ağır küfrediyor. Anama babama bana küfrediyor diyor. Ve bu adam Risale-i Nur talebesiyim diyor. Tabii Risale-i Nur talebeliğinin kütüğü bizde değil ama emareleri var. Eareleri var. Bir nur talebesi ne yapabilir, ne yapamaz? Bunlar var. Bunlar yazılı. Yani birine artık mecbur kaldım. Bizzat söyledim ya. Sen dedim küfrettiğin bir kadının nasıl koynunu ağlıyorsun ya? Utanmıyor musun sen? Hiç mi haysiyetin şerefin yok sen? Yaramaz bir şeyse bırak gitsin. Ama sen ona nasıl küfrediyorsun? İkinci günde onunla beraber oluyorsun. Bu nasıl anlamadır? Bu nasıl haysiyettir? Bu nasıl şereftir? Bunlar seyrek seyrek olan şeyler değil ha bizim dairede. Artık kadın tıkanıyor düşün yani bitiyor tükeniyor. Son çare bize bir şekilde ulaşıyor. Birinci hatbeden başlamış mı? Yani bu adam Risale-i Nur'a girmiş mi? Birinci hadve neymiş? Ubudiyet tarikiyle mahbubiyete kadar gider. Demek ki başlangıç nedir? İbadette ciddiyet. Evvela ibadette ciddiyet başlarında ahlakını düzeltir. Ahlakını düzeltir. Yani kazara ağzından bir küfür çıksa, bir şey çıksa aylarca, günlerce onun istikbarını çeker. Ben nasıl ağzımı böyle kirlettim diye. E şimdi bu vaziyette ben diyor yani biz diyor yani Risale-i Nur talebesi olarak bir şey şöyle olmuyor böyle olmuyor. E güzel de sen Risale-i Nur talebesi değilsin ki güzelim. Başlamamışsın bu işe. Yani başlamamışsın bu işe. Başlamamışsın. Senin ahlakının neresini değiştirdi? Risale-i Nur, sen Risale-i Nur'un cezbesine girdikten sonra küfrü bıraktın mı? Malayaneti bıraktın mı? Gıybeti, iftirayı, efendim tarafkirliği, hasedi, gıybeti, bilmem enaniyeti bıraktın mı? Bunlar bütün hastalıklar yani Risalei Nur bunları bıraktırmaya gelmiş. Sohbet eden insan bunun ağırlığını bilfiil çekiyor. Bil şey yani aynen trafik polisi gibi bir söz söyleyeceğin zaman şuna dokunacak, buna dokunacak öbürünü bilmem ne edecek. Sözünü ayarlayıp ayarlayıp ortadan bir söz söylüyorsun. Yani ener böyle duruyorsun. dimdik en böyle duruyor. Anlaşılmıyor mu zannediyorsun? Yani görünmüyor mu zannediyorsun? Sohbetlerde söz vasat gider. Tam yerini bulmaz. Yani o sohbeti dinleyenlerin ortalama vektör dedikleri şey var ya o nasıldı? Matematikçi bir vektör var ya. >> Bileşik. >> He bileşik. >> He. Bileşik kuvvet. Bileşik kuvvet. H yani 100 metre 100 kilo bu yani 300 kilo bu yani 400 kilo bu yani şey yaparsın bileşik 200 kilo 200 kiloya göre konuşur. E biraz kendimize gelmemiz lazım yani. Biraz kendimize gelmemiz lazım ya. Ne zamana kadar faniatı faniyat-ı zahileye ihtimam bakiyet-i daimeden tegafül edeceksin. Ey insan, ey nurcu, ey Müslüman. Ne zamana kadar zailat-ı faniyeye ihtimam bakiyat-ı daimeden tegafül edeceksin. Tavşan uykusu. İmam Rabbani hazret tavşan uykusu bilmediğinden değil. Gözü açık uyuyor. Tavşanda gözü açık uyuyor. Tavşan okusu. E görüyorsun niye gözünüyorsun yani. Tabii tarikat dese birçok arkasından enfüsi dairede mükellefiyetler meydana gelecek. tarikatın bilfiil en danışkasını, en dikalasını yapıyor. Adına tarikat koymuyor. Mesela filanca zatın Risale-i Nur da halkasının bir yeni gireni yahut içindeki bir talebesi onun başındaki adam nasıl görüyor? şeyhten çok daha fazla ziyade ona tabi oluyor. Ne dese o. Hatta burada akla erdiği halde, mantığı kabul etmediği halde o tarikat değildir diyor. O da öyle diyor. Yani o derece bir bağlılıktır. E niye bunu edebiyle, terbiyesiyle, söylendiği şekliyle kabul etsek, yapsak ne olur yani? Kim ne zarar eder bundan? Kimle zarar eder bilmiyorum ki. Kimle zarar eder? Evet. Demek ki Risale-i Nur dairesine girmiş misin? Ölçü hazır. Sünnet-i seniyeye ne kadar uyuyorsun? Ağzını ne kadar düzelttin? Gözünü ne kadar düzelttin? Kulağını ne kadar düzelttin? kalbini ne kadar o çok gayet basit. Ubudiyet bunların hepsiyle alakalı. Yalnız namaz değil. Yani ubudiyet bunların hepsiyle alakalı. 24 zatta yaptığın şeylerin hepsi ubudiyete dahildir. Bunların kaçını düzelttin? E bilhassa ailevi hayatta insanın ya insanı utandıracak şeyler konuşuluyor ya. bana küfrediyor diyor. Y adam bana küfrediyor. Anama babama küfrediyor. Çinker beçere korkusundan titreyerek de aman ha aman efendim sakın ha duymasın başka türlü şey olur diyor. Bu adam buraya geliyor yahut da neyse olduğu yerde derslere gidiyor. Nur talebesi ya burada Risale-i Nur yalancı ya sen yalancı ve sahtakersin. Risale-i Nur yalancı değil. Risale-i Nur bir tecrübe yüz binlerce insanın ahlakını düzeltmiş bir eserdir. İslam'ın aslı ahlaktır. Yani ikinci üçüncü sakışlarla olan muameledir. İkinci üçüncü sakışlarla muamelesi sıfır. Ne ülfet ünsiyet edebiliyor, ne adam bir konuşabiliyor, ne beraber yolculuk edebiliyor. Bu neyin nurculuğudur bilmiyorum ki. Neyin nurculuğudur. Mehmet Akif'in bir şiiri var biliyorsunuz. Çok sıcak bir çöl sıcağı olan bir yerde bir harp oluyor. Mute harbi olması lazım. birisi çok biraz ayakta duracak kadar bir şey. Hemen bir su kaba alıyor. Su su su diye inleyen bir yaralıya koşuyor. Tam oraya koşarken ona vereceği sırada birisi daha orada su diyor. Adam almıyor. Ona götür diyor. Konuşacak vaziyeti bile yok. O der o der cabır bir yarı kardeşime götür diyor. İkinciye koşuyor. Üçüncü bir ah su bir ses duyuyor. Hemen ona koşuyor. O da almıyor. Ona götür diyor. Ona gidiyor ki ruhunu teslim etmiş. Bari öbürüne geleyim diyor. Geliyor. İkinci de ruhunu teslim etmiş. Geliyor. Birinci de ruhunu teslim etmiş. İslam böyle yapıyor insanı. Ya bu insan İslam insanı böyle yapıyor yani. İslam insanı böyle yapıyor. Tenperverlik nedir? Terverlik, tembellik, tperverlik. Yani şimdi ben kimseyi imale, imale etmek için söylemiyorum. E geliyor mesela çiftliğe geliyor. Orası bizim neyimiz? Sahilii selamet. Öyle mi? Sahili selamet. Orada oturuyor. Y dışarıda iş var. Bahçede iş var. Orada yeşillik namına ne varsa hizmetindir. Orada başka bir şey yok. Yani evler ayrı. Yeşillik hizmetidir. Ya çıkıp da bir yerin bir ucundan kenarından tutmuyor. Yani bu adamın himmeti bu kadar. Gözden kaçıyor mu zannediyorsun? Gözden kaçmasın. Himmeti bu kadar. Dava anlayışı bu kadar. Hizmet anlayışı bu kadar. Bunların hepsi ubudiyettir. Ubudiyet. ubudiyete dahildir. Orada attığın her bir kürek toprağın ahirette sana ne getireceğini idrakinde değil. Orada tuttuğu her bir hortumun ahirette kendisine ne getireceğinin idrakinde değil. Bu zannediyor nurculuk işte gelip burada oturup kasa ders dinlemek. Ondan sonra he ha he kardeşy çay getir, çiğköfte getir. Haydumun beni tut. Aydın beni tut. Ahlakını değiştirmemiş. Ubudiyet yoluyla mahbubiyete kadar gider. Ubudiyetin en mühimi yani aslı esası ahlaktır. Ahlak İslam'da kelime-i şehadetten sonrası ahlaktır. Ahlak yani yedi yabancı olsa hiçle alakası olmasa bile bir yere gidin baktın ki millet çalışıyor. Böyle oturuyorsun sende vicdan yok be kardeşim ya. Yani ya temelde vicdan yok sende. Yoksa temelde vicdan yok. Gidersin yapabildiğin kadar bir köşesinden de sen tutarsın. Hamiyet, himmet bunu gerektirir. Fazilet, kemalat bunu gerektirir. Hulasa ahlak işin aslıdır. İslamiyette kelime-i şehadetten sonrası ahlaktır. Eğer Risale-i Nur kendisine intisap eden insanda böyle bir reform yaptıramıyorsa o Risale-i Nur Risale-i Nur değildir. Ya o giden yalancıdır ya Risale-i Nur yalancıdır. Yüz binlerce insan şahittir ki Risale-i Nur yalancı değil. Ben sonradan duydum. Hayret ettim. Yani bir bizim kitabımızda, defterimizde yoktu. Namaz kaçırma. Sen adam da iğilsin ya. İnsan da iyisin be kardeşim. Ne nurcusun, ne bir şeysin ya. Müslüman değilsin sen. Yani duydun mu? Ay beyan oldum yani. Ayın beyin oldum. İki cigara selara içiyor. Allah Allah. Risale-i Nur ne yapıyor bilmiyorum ki. Yani Risale-i Nur intihar etmiş öyleyse Risale-i Nur intihar etmiş. Bırakamıyorum. Kendini ipe çek. ipeçek 40 senelik, 50 senelik, 60 senelik tüiler isaller okuduğu gün bu iş bitmiştir. Bizim bildiğimiz nurculuk böyleydi. Nurcuların içinde cigara içen yoktu. Neyi yani? Ne neyin peşindeyiz bilmiyorum ki biz ya. Neyin peşindeyiz bilmiyorum. Ubudiyet 24 saati içine alır. Ahlaktır. Ahlak. Ahlak ubudiyet tarikliyle mahbubiyete kadar gider. Ben Risale-i Nur'a başlamış mıyım? El cevap al kalim eline yaz bakalım başına geleni. Öyle bir kafiye var. Bir ağasın düzeldi mi? 2. kulağın düzeldi mi? 3. Gözün düzeldi mi? 4. İbadetlerin düzeldi mi? 5. Cıan bilmem neyin bilmem neyin gibi safsatan şeyler senden uzaklaştırıyor. Yaz böyle alt alta yaz. Notunu kendin ver. Nurcumuz seniz değil. Ubudiyet tarikiyle mahbubiyete kadar gider. Allah'ın sevgilisini olmak istiyorsan ubudiyeti ciddi yapacaksın. Ubudiyet yalnız namaz değil. Yalnız oruç değil. Ahlaktır. Ahlak. Ahlak-ı peygamberi. Ahlak-ı peygamberi. Birileri gelmiş Sultan Feyzi Hazretlerine. Efendim cigara içmenin bir zararı var mı? Yani çok büyük bir zararı var mı? Sen hazretleri siz aracılık yaptınız mı demiş. Demek arıcılarmış. Kerameti daima zahirdir. Evet efendim biz arıcıyız. Arıdan balı toplamak için ne yapıyorsunuz demiş. Duman veriyoruz. Arılar gidiyor. Biz de balı alıyoruz. Duman işte duman öyle yapıyor işte. Duman öyle yapıyor işte. Evet. Sual var mı? Emir hocam risale il mesleği ve meşrebe 12 tarikatı cem etmiş manasıyla Bediüzzaman Hazretleri ve abiler ne demek? demek istemişler. Abiler bir şey demek istememiş. Bediüzaman da bir şey demek istememiş. Risale-i Nur öyle yazıyor. Açıklarsanız teşekkürler. Şimdi 12 hak tarikatın hulasası ve tariklerin en geniş dairesi olan Risale-i Nur dairesi içerisine her bir tarikat ehli kendi tarikatı dairesi gibi görüp girmek zaman gösterdi ezzemdir. Sel geç. Şimdi bütün tarikatların maksadı vasıl ilallah etmektir ve hakariki-i imaniin inkişafıdır. Hakiki imaniyiin mesela namaz kılıyor. Namazın aslına vasıl olmaktır. Oruç tutuyor. Orucun vaslı aslına vasıl olmaktır. Tarikat bunu yapmak istiyor. Yani nasıl bir namaz? Ben namaza durayım. Bacağımdaki oku çekin, çıkarın. Namaz o. Namaz dünyayla akayı keser. Mertebe var. Bizimki de namaz, o da namaz. Ama maksat o namaza kavuşmaktır. Yerine yetişmektir. Yani şimdi tarikatlarda tarikatlarda maksat budur. Risale-i Nur ise bunu zamanımıza göre seri ü seyr olan bu zamanın evladına diyor. zeyri olan bu zaman evladına kısa ve ahsen tariki ihsan etmek rahmet-i hakimenin şanındandır. Cenabı Hak bu zaman insanına lütfen, keremen, ihsanen ne yapmış? Bunların zamanı dar. Ha işte dolmuşa koşuyor, trene koşuyor, bilmem ne diyor. Bu kadar hengame içerisinde bunlara kısa bana yetişecek bir yol nasip edeyim emretmiş ve az, fak, şefkatka tarikini dikte ettirmiş. Yani Risale-i Nur'un yolu bu. Diğer tarihlerde uzun zamanda elde edilebilen, elde edilebilen neticeleri gayet kısa zamanda mesela 10 sene, 20 sene, 30 sene medrese tahsilinden eli şeyleri Risale-i Nur ilmi bir haftada, 10 günde, bazısına bir günde netice veriyor. Manası bu. 12 hak tarikatın hulasası ve tarikatlarının en geniş dairesi. Onların hepsinin varmak istediği noktayı en kısa şekilde bugünün insanına ihsan eden, lütfeden bir tarikattır. Malkum X. Selamünaleyküm. Aleykümesselam. Muhterem efendim Kemal zulmün tavan yaptığı azmendi tarikinin kurulduğunun ilan edilmesini o dönemdeki abirler fark etmemiş ve bidun meselesindeki gibi şartlanmış olabilirler. Lakin o dönemin ehli tarik alim meşeyhleri de fark etmemiş. Mana ve madde aleminde de fark ettirilmemiş. Madde aleminde doğru mana öyle değil. O dağdalı dönemde bir hikmede de Hacı Medendi'nin zuhrunun vakti vardı denebilir mi? Diğer tarikler de görmemiş. Ne buyurursunuz? Diğer tarikler çok talib bir dikkat. Aziz Mendi çıkıncaya kadar söyledikleri şey buydu. Bir mürşit olmazsa olmaz. Mürşit olmayanın mürşidi şeytandır. Bir eser bunu temin edemez. Risale-i Nur mürşit olamaz. Yani insanlar terbiye edemez. E tamam. Hadi çıktı. Hadi çıktı. Bir tekinin ağzında var mı azendi? Yok. Ondan evvel tarikat olması lazım diyorlardı. Hadi çıktı. Ve çok gariptir. Bazı arkadaşlarımız bazı tarikatlardan yakasını kurtarmak için gece eşyasını toplamış, kaçmıştır oradan. Öldürülmemek için Kur'an hadis. Maalesef ehli tarik. Çok özür diliyorum yani. Çok özür diliyorum. Meclisimizden bu nezahete yakışmaz. Çocuklar attırma yarışı yaparlar. Böyle sıraya girerler. Kim daha fazla attırıyor? Bugünün vaziyeti bu. Fazla attırma yarışı. Umay. Selamünaleyküm. Hizmet-i Kur'aniye yerinde ihvanlar arasında kargaşa çıkarana ne yapmalı? Hizmet kuraniye yerinde ihvanlar çarşafa laf söyleyenlere kötü söz kullanılara ne yapmalı? Allah'a etmeli. Allah onların hakkından gelsin. Bunlar meydanı boş mu zannediyor? Allah'ı yok mu zannediyorlar? Davayı sahipsiz mi zannediyorlar? Vallahi tepe üstü giderler. Hepsi Allah'a havale edin. Fitnenin çaresini duymadım, görmedim bilmiyorum. Fitneyi başka türlü durdurmanın çaresi yoktur. Bir zaman bir şey hadise oldu. Ben telefon açtım o adama. Dedim, "Sen böyle dedin mi?" dedi. Dedim, "Anen böyle olanı söylüyorum." E dedim iftira değil mi? Bunu biliyorsun ki öyle değil. Evet. diyor. İftira ama yaptım diyor. Evet iftiramı yaptım. Allah havale et. Allah havale et. Emir üstat köküne kadar Mehdi azamdır. Biz abilerden bu dersi aldık. Tevazu değil. Büyük bir enaniyet ve gurur ile söylüyorum ki üstat hazretin Mehmeti Azamdır. Emir rahmetli Sungur abi bütün sempozyumlarda üstadım aynı zamandaki büyük Mehdi azamdır deyin vekil ve varis abilerimiz bize tasdiktir, imzadır ve imandır. Elhamdülillah. Allah onlardan razı olsun. Allah senden de razı olsun. Bu adamı engelle. Bu adam fitnekar bir adam. Laf dinleyecek bir adam değil yani. Kim olursa olsun hemen geliraz ediyorsun ama. Niye itiraz ediyorsun? >> Ya bu adam bidon bidonu anlatamıyoruz buna. Yani bu adam >> efendim 3 senedir aynı şeyi hiç aralıksız kesmeden söylüyorum. >> Tamam. engle yani bizden ona fayda yok ondan bize fayda yok mana bu boş kelam oluyor yani biz ona faydalı olamıyoruz yanlış biliyoruz bizim yanlış bildiğimiz o da bize faydalı olamıyor. O halde mülakatı kesmek lazım bunu adamı engelley sevdiğiniz risale-i nur eseri hangisi? Hazreti Kur'an'ın hizmet-ti Kur'ani ihvanlara küssek bunun imanımıza zararı olur mu? Ben okuduğum hiçbir risale-i Nuru'u anlamıyorum. Külliyatı bitirmeme 34 risale kaldı ama sesli de sesli de okusam anlamıyorum. Okuduğum yeri hemen unutuyorum. Evet. Sende yalnız akıl yok. Sen yalnız akıldan ibaret değilsin. Senin bir kalbin var. Senin bir ruhun var. Senin bir hissin var. Senin bir hissin var. Sen yalnız aklın anlamadı diye, aklım anlamadı diye yani sıcağı bana tarif et bakayım. İçeriye girdin. Gayet sıcak. Aklım görmüyor bu sıcağı. Öyle deyip de paltoyla oturabilir misin? Yani aklın neyi görüyor ki bu? Yani akıl anlamıyorum. Neyi anlamışsın ki onu anlayasın? Neyi anlamışsın ki onu anlayasın? Sen ekmek yiyorsun tırnağın uzanıyor. Bunu anlamış mısın? Yani sen ekmek yiyorsun k uzanıyor, saçın uzanıyor, sakalın uzanıyor. Bunu çok mu anladın ki başka şey anlamıyor? Ya o kadar akıllı bir şeysin. Risale-i Nur yalnız akla hitap etmiyor. Kalbe, ruha, insanın diğer azalarına hitap ediyor. Onlara faydası var. Bunu her zaman söylüyorum. Mesela 15 günde bir ihlas emrediliyor. 15 günde bir insan okumaz. Yani bir parçayı okumaz. O okuma değil. O şuanın altına girmek ihtiyacı var bedene mesela beden eee kaç günde bir güneşi görmezse gözleri kör olur? Y ilmi bir şey konuşuyorum. Karanlıkta, daimi karanlıkta 2 ay, 3 ay, 5 ay çıktığı zaman gözü patlar bunun. Göz ışığı patlar, göremez. Demek ki haftada bir, 10 günde bir, neyse tıbbi ölçünü bilmiyorum. O kadar da bir gözün güneş görmesi lazım. Bunu biz Zonguldak'ta biliyoruz. Bile bile konuşuyorum. Yani hayvanları indiriyorlar aşağı gençken. Katırları orada çarşı gibi, meydan gibi orası kullanıyorlar. Hayvan 3 sene, 5 sene, 10 sene o karanlıkta kananlık gibi ışıklarda çalışıyor. Hayvan ihtiyarlayınca yukarı çıkarıyorlar asansörden. Nasıl ki güneşe çıktı gözü patlıyor, kör oluyor hayvan. Şimdi senin bütün mevcudiyetin akıl olsa vah v bak vah anlamamış. Öyle değil ki. Öyle değil. Yani şua şua tedavisi yapıyorlar. Sen nerenin ne giriyor da çıkıyor da şua dedikleri şey nedir? Yani Selei Nur öyledir. Selei Nur okumaya devam et. Hasan'a Hüseyin'e bakma. Umay ihlaslı olmak için ne yapmalıdır? Samimi. Samimi. Samimi. İhlas samimiyettir. İhlas samimiyettir. Kılı kışı çıkar aradan. Öyle demiş, böyle demiş. Gelmiş gitmiş. Bunların hiçbir senle alakadar. İşine baksın. Umay. Risale-i Nur'u abdestle okumamız şart mı? Nur külliyetini kaç defa bitirmeliyiz? Keşke küçük sözlere bir defa bitebilsen var ya senin yedi sülalene yeter. Yeter ki hatta birinci sözü bir defa bitirebilsen. Ben onu söylüyorum. Her zaman söylüyorum. Bu emniyet denilen mantıksız hareket eden güçler neyi şey yapacaklarını yani gizli sır arıyorlar. Sale-i Nur'un bütün sırrı ihlas suresinde ve birinci sözdedir. Mahkum edeceksin. Bu ikisiyle edeceksin. Esas ana, temel esas Risale-i Nur'un her şeyi birinci sözde ve ihlas risalesindedir. 20 lemadadır. Anlamak lazım. Bir defa 10 defa, 5 defa falan meselesi değil. Sala ilu okuyarak anlamaya çalışmak lazım. Anlayarak okumaya çalışmak lazım. Anlayarak. Umay şimdi her asrın üstünden 60 sene geçiyorsa 1986'nın üstüne 60 2046 olur. Bu demek ki Mehdi bu tarihten mi çıkacak? Bilmiyorum ya. Bu Mehdi meselesinden hiçbir şey anlamıyorum. Bir daha Mehdi meselesi sormayın. Yusuf, kıymetli hocam, sosyal medyada İslam dinine hakaret edenlerin profiline bakıyorum Kemalist çıkıyor. Bunun sebebi nedir? Kemalistler din düşmanı. Mübarek bu kadar anlayışın yok mu yani senin? Kemalizm din düşmanı yetiştiriyor. Sebebi bu. Onun kuruluşu o zaten. Risale-i Nur Kemalizmin kuruluşu İslam dinini ortadan kaldırmak için yapı kurulmuş bir teşkilattır. İngiliz teşkilatıdır. Yani 100 bilmem kaç senedir 102 sene oldu. 1924 10 senedir biz İngiliz teşkilatının kurduğu çemberin içerisinde hizmet ediyoruz. Hangi dinden, hangi ırktan, hangi meşrepten olursan ol biz Kemalizme hizmet ediyoruz. Kemalizm öyle bir beladır. Yusuf Evet. Mikail Kızılçan Müslüm Gündüz Efendi Nur talebesi mi bilmiyorum. Allah bilir ama Risale-i Nur'u okuyup bir şeyler anlamaya çalışıyoruz. Evet dua taleplerine geçiyoruz. Ümmü Şehriyar dua istiyor. Tamer Acımaz Reha Necat Rah Necat isterim dua istiyor. Vadik bacı Hasan Eymen, Sait Mehmet Üveyi. Kader dua istiyor. Güzelhan Lübbetül Ayin. İlhan Dağ Han dua istiyor. Yusuf Yıldız Han Necdet Özdemir Sümeyye Ümmü Talha dua istiyor. Siyac-i Nur Ümmü Ayşe Aziz Nisan Ümmü Hasen Mehmet Çolak Ümmü Ubeydullah dua istiyor. Binti Ahmet Sivacıoğlu Ubeydiz dua istiyor. Bizler de cemaat olarak dua istiyoruz. Bize kalp muhabbetiyle alakadar olan bütün kardeşlerimiz de bu duaya dahildir.
Sübhaneke la ilme innek vehamdülillahi rabbilemin.
>> Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ım bizi masiyetten alıkoyacak kadar haşetinden bize hisse ver. Bize cennetini ulaştıracak kadar taat nasip et. Dünya musibetlerini kolay gösterecek kadar kuvvetli iman ver. Bize hayatta bıraktığın müddet göz ve kulak nimetinden mahrum etme ve onları ölümümüze kadar devam ettir. Bize zulmedenlerden intikamımızı sen al ya Rabbi. Bize zulmedenlerden intikamımızı sen al ya Rabbi. Bize zulmedenlerden intikamımızı sen al ya Rabbi. Düşmanlık edenlere karşı bize yardım et. Ya Rab bizi dinde musibete uğratma. Ya Rab bizi dinde musibete uğratma. Ya Rab bizi dinde musibete uğratma. Dünyayı en büyük düşüncemiz ve ilmimizin nihayeti kılma. Bize acımayanları bize musallat etme ya Rabbi.
>> Amin. Amin. Amin. Lillahil fatiha.