Transcription
Nasıl bu hikayenin bu cephesi bana güzel görünüyor ama sana nasıl görünüyor? Zor mu, ağır mı?
Eee, var etmek kendini. Çünkü bu kadar büyük bir kıymetin içinde çok güzel bir eşlikçisin. Çok güzel bir refakat ama aynı zamanda da çok donanımlı ve çok dolusun. Hı hı. Merak ediyorum dünyandaki şimdi tabii Selami Şahin'in oğlu olmak hayata bir nevi de 1-0 önde başlamak gibi. Evet. Ama biz bir yandan da eksiden de başlam. Eksiden de başlıyor ama hiçbir zaman eksi tarafını ne babam tarafından aldım ne çevremden de alıp bunu kabul ettim. Her zaman dik başlı kendi istediğimi, eee, kendi hedeflediğimi yapmak isteyen bir adam oldum.
E, müzikli bir evde doğdum. Evet. Adımı Zeki Müren koydu. Evet. Zaten her şey böyle başlıyor. E işte İzmir fuar dönemlerinde o kuliste bekleyen sepetteki bebektim. İşte bir devamında işte Bülent Ersoy'lar Ajda'lar dönemi lider müzik şirketini kuruyor babam 81 yılında. Hatta bu lider hikayesini de anlatayım isterseniz.
Ay, evet lütfen. Eee, 81 yılında baba Zeki Müren'in eee teşviğiyle bir müzik şirketi kuruyor ve şirketin adı Lider Müzik oluyor. Zeki Paşa diyor ki, "Selami Şahin, yoksun. Ben daha yokum. Ben 85'liyim." Eee, babamın şirket kurması ve prodüktör olarak hayatına aktif olarak devam etmesini tavsiye ediyor ve destekliyor. Bir müzik şirketi kuruyorlar. Şirketinin adı da eee Zeki Müren koyuyor. Lider Müzik koyuyor. Eee, ve o dönem 3-4 albüm Baba Zeki Müren beraber çalışıyorlar. Çok güzel albümler yapılıyor.
Ay, tabii. Lider Müzik şirketi. Şarkı okudu yani. Evet, biliyorum. Hepsi konserleri tam çalıştım ben. 50 şarkınızı okudu. Onların hepsini biliyorum. Ev. Evet. 85 yılında da eee annem bana hamile ve doğum günü sancım geldiği gün annem babayı arıyor, selam ediyor. Hani sancım geldi, hastaneye gitmemiz lazım. Baba da o sırada Zeki Müren'in yeni albümünün yönetmenliğini yapıyor. Okumasını yapıyor. Eyvah, gelemedi. O sıra apar topar tabii ki Zeki Paşa'dan iznini istiyor ve hastaneye geliyor. Hastanede ben doğuyorum. Bir erkek çocuğu olduğunu öğreniyor. Selami Şahin ve Paşa'yı arıyor. "Paşam," diyor, "bir erkek evladım oldu." "Adı ne olsun?" diyor. O da, "Firman gibi lider olsun," diyor. Ve benim adımı Zeki Müren koyuyor. Allah, ama altınlar bayağı bol vakti da. Allah razı olsun. Gönlü gönlü bolmuş rahmetlin. Allah rahmet eylesin. Allah rahmet eylesin.
E, devamında hep tabii müzikli bir ev. Devamlı babam özledi mi gözümün önünde yazdı. Ben Sevdalıyı, sen belalıyı önümde yazdı. Yani çoğu insanın bildiği şarkıların hepsinin gözümün önünde nasıl bestelendiğini, nasıl söz yazarlığı nasıl yapılır hepsini babamdan öğrenmiş oldum bu evde, bu okulda. Evet. E, devamında da ben de teşviklendim tabii ki. Ve sesin de güzel. E, tabii yetişiyorsun yani. Baba da var. Çevrende bir sürü müzisyen var. Kulağın doluyor zaten müzikle. Bir sürü aranjör, müzisyen çevremiz var. Tamam. Orada da doğunca sen de bir şekilde donanımlı büyüyebiliyorsun, öğrenebiliyorsun.
Daha sonra ben eee 2000 eee 4 yılında liseyi bitirdim. Eee, Kadir Has Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünü kazandım. 6 senede okulumu bitirdim. Eee, çünkü resim kabiliyetim de vardı benim. Çok iyi bir ressamım ayrıyetten. Ne güzel. Evet. Kara kalem yeteneğim vardı ve bu yeteneğimin doğrultusunda biraz daha güzel sanatlara evrildim. O dönemde biraz aslında konservatuvarı da hayal ediyordum ama babama sorduğumda babam hep şunu söylüyordu. "Zaten müziğin içinde doğdun, burada öğreniyorsun. Bence ikinci mesleğine, ikinci yeteneğine yani resim yeteneğine yönelmelisin," deyince zaten daha konservatuvar mı olur? Saydığın isimlere bak. Evet. Daha sonra Güzel Sanatlar Fakültesi'ni bitirdim. Bitirdiğim sene 2010 yılıydı ve e Lider Müzik'in şirketin şirketinde de artık prodüktör ve müzik direktörlük görevine getirildim. Babam dedi ki, "Müzik şirketini artık sizler eee yönetmeniz gerekiyor," dedi.
Ablan dahil oldu mu kardeşlerim? Evet. İki üç kardeşiz biz. Meryem İrem var 96'lı. Bir de 87'li Emirhan Şahin var kardeşim. Y ben en büyükleriyim biliyorum ama kız kardeşin ya da erkek kardeşin de meseleye dahil oldu mu yoksa sadece sen mi? Biz bir aile şirketiyiz Lider Müzik olarak. Emirhan da Meryem de zaten beraber prodüktörlük görevimizi yapıyoruz. Birliktesiniz orada. Aynen. Sadece Emirhan'la Meryem şu anda kamera önünde değiller. Biz daha kamera önündeyiz. Anladım. Ama onlar hala sizinle çalışıyor. Aslına bir arada aile şirket göz gözeyiz. Ne güzel. Şükür.
2010 yılında eee Lider Müzik'e prodüktör olarak genç bir yaşta geliyorum ve eee Selami Şahin'in de menajerliğini alıyorum aynı anda. Oo, aynı anda okulu bitirmişim. Bir yandan kendi sahnelerimi de yapıyorum. Çeşitli İstanbul sahnelerinde kulüplerinde çok iyi bir orkestrayla. Bir yandan da Selami Şahin'in menajeriyim, vokaliyim ve bir baktım bir entertainment bir hayatın içindeyim. Evet. İlk menajerlik, prodüktörlük işimi aldığımda kendimi ispatlamalıydım. Babaya hem de müzikal olarak ispatlamam gerekiyordu. Eee, ilk prodüktörlük işim ben bir tek kadın sevdim düeti oldu. Burcu Güneş'le Selami Şahin düeti. Çok güzeldi. Benim projemdir o. Ç gerçekten çok güzeldi. Baba ilk önce böyle pek istemedi, yanaşmadı. "Ya bu şarkıydı, emin miyiz?" dese de ben biraz daha tabii direktör olarak, "Hayır, bak bana güven, çok güzel geçecek bu şarkı. Diskografisinde çok önemli bir yer alacak," dedim.
Şimdi başladım. Kimle yapabilir bu şarkıyı? Onu düşünüyorum. Olur mu? Olmaz. Bunu düşünüyorum. Olmaz. Bir gün bir alışveriş merkezinde babayla yürüyoruz. Karşıdan Burcu Güneş bize doğru yürüyor. Ben de bir anda şimşekler çaktı ya. Dedim ki, "Bu şarkının düeti Burcu Güneş olmalı." Geldik Burcu'yla konuşuyoruz. "Selam abi, nasılsın? Liderciğim, nasılsın?" Sohbet sohbeti açıyor. Benim de aklımda böyle sordum soracağım. En sonunda böyle cesaretimi topladım, sordum. "Burcu," dedim, "bir şarkı var elimizde. Babayla düet yapmak istiyoruz. Beraber düet yapar mısın?" Burcu da düet sıcak karşıladı. Hemen şarkıyı yolladım. Şarkıyı da çok beğendi. Dedi, "Ben bu düeti yapmak istiyorum." Peki bu işin kim aranjörü olmalı? Mustafa Ceceli'ye gittim. Dedim, "Mustafa, bir şarkı var. Burcuyla babayı bir araya getiriyorum. Benim de ilk prodüktörlük işim. Çok önemsiyorum. Bu aranjmanı çok sesli, biraz Onno Tunç düzenlemelerine benzeyen çok sesli, çok çağdaş bir aranjman hayal ediyorum." Mustafa Ceceli de çok güzel bir aranjman yaptı bize ve bugün tüm dijitallerde toplam dinlemesi 100 milyonu geçen bir şarkı ve Selami Şahin diskografisinde birinci sıraya yerleşen bir şarkı oldu. Bunun onurunu, gururunu şimdi yeni yaşıyorum ve anlıyorum. Yani ne kadar güzel bir iş yapmışız. Ne kadar ilk işimde önemli bir iş yapmışım. O yüzden babama da buradan çok teşekkür ediyorum. Bu konuda beni destekledi. Hem prodüktör olarak hem menajer olarak her zaman arkamda durdu ve beraber bir şeyleri başardık bu yıllar içerisinde.
2010'dan bugüne bir sürü proje yaptık. İşte 50 yılları yaptık. Evet. Şimdi hepsini konuşmamız lazım. Çünkü benim babacığımla da siz sahneye çıktınız. Şahane bir evet. müzikal yaptınız ve babam eee sizinle birlikte sahne aldı. Eee, uzun zaman sonra tiyatro sahnesine çıktı. Gittiniz. Onun galiba en mutlu olduğu zamanlardan biriydi. Sonra Küçük Çiftlik Park'ta da ben izlemeye gelmiştim. Galamız yıllar nasıl geçiyor değil mi? Çok hızlı geçiyor. Biraz Abba Queen müzikalini feyz alarak başlattığımız bir şeydi. Türkiye'de bir ilki taşıyordu. Eee, Damla Cercisoğlu yönetmenimizdi. Tiyatro Kedi ortaklığında yaptık. E Hakan Altıner, İsmail abi, Suna Keskin gibi çok önemli oyuncularla bir arada e oldum ya. Benim de ilk oyunumdu. Evet. Benim aklım hiç başrol de yoktu. Benim aklıma Hakan hocayla Damla girdi. "Ya sen niye yapmıyorsun müzikali? Evet. Dans var. Oyunculuk vermen lazım. E bir yandan şarkı okuyorsun. Bu üç kombinasyonu çalıştırdığın bir ortam." Biraz gözü korktu ilk etapta ama sonra prova sırasında İsmail abiler, Suna ablalar o kadar beni rahatlattılar ki. Öyledirler ya. Hep böyle işte bir şey yaptığımda gelir, kenara çeker, "Ya şöyle oynasan, böyle yapsan, böyle hissetsen zariftir." Bir onlardan acayip şeyler öğrendim. Hele İsmail abiyi hiç unutmuyorum. Babanızın prova ilk prova okuma günüydü. Prodüktördü İsmail abi. Prodüktörü oynuyordu. Karakteri aldı, tekstini aldı, oradan çıktı. Unkapanı'na gitti. Gider. Unkapanı'nda bir sürü plakçı çarşılarını geziyor. Tek tek yapımcılarla çay içmeye içeri gidiyor. "Çay içeceğim," diyor. "Sohbet edeceğim," diyor. "Seni tanımak istiyorum," diyor. Ve hep Unkapanı'na gidip orada karakterleri görürdü ve oradan esinlenip oyununa öyle devam ederdi. Ben acayip böyle şok olmuştum. O kadar saygı duymuştum ki İsmail abinin bu yaşında buna her gün gidip prova dışında da bunu ziyaret edip bunu yapması o kadar hoşuma gitmişti ki.
Babalarımızla gurur duyuyoruz değil mi? Evet, duyuyoruz. Şükür, iyi ki varlar. Çok böyle her eee gelen babamla da bir bağ olan konuk geldiğinde ve böyle babamla ilgili bir şey anlattığında ben gene böyle gurur duyuyorum. Ama kalbi yüreği çok güzel. Çok öyledir gerçekten. Yani çok değişik. Benim babam böyle kadınlar günü mü oldu bizim sitede koşu yolunda bakarsın babam kocaman çuval dolusu gül almış, kadınlara sokakta tek gül dağıtır. Diziye başlar, set. Hava soğuktur. Gider Eminönü'ne örgü çetikler alır. Bir çuval sete götürür. Hepsinin ayağına ayakkabısının içine giysin diye çetik dağıtır. Vay be. Yani gerçekten çok hepiniz bence öylesiniz. Bu jenerasyon çok duygusallık bu. Çok provalarda da öyleydi. Böyle poşet poşet börekler gelir. Hep eli dolu gelir. Tatlılar. İnanılmaz bir adam. Onu tanıdığım için çok mutluyum ben. Teşekkür ederim. O da sizi tanıdığı için çok mutlu biliyorum.
Çok konuşuyoruz. Hala da hep o müzikal dönemini anlatır. Çok heyecanlı bir nerede yaşıyor? İstanbul'da mı yaşıyor? İstanbul'dalar. Evet. İstanbul. Selam söyle. Buradan selamlar üstüne. Evet. Buradan selamlar. Eee, "Turneye gidiyoruz," derdi. Böyle arardı. "Turneye gidiyoruz." Ceyda çok heyecanlanıyordu turne olduğu zaman. Eee, ne güzel bu anılar ve bizler güzel anılar kalıyor. Evet, güzel anılar kalıyor. Bana şahane bir plak geldi. İmzalı bir plak. Evimin baş köşesinde duruyor.
Lütfen son albüm serisinden de bahsedelim mi zamanımız varken? Şimdi biz hep babamızla hayalimizdi bir saygı albümü yapmak. Bugün yaparız, yarın yaparız derken 2023'te artık meşaleyi yaktım. Evet. Gene sen başlattın hikayeyi değil. Meşale kardeşim Emirhan'la beraber. Yine Meryem de öyle. Kız kardeşim. Üçümüz, "Hadi yapıyoruz artık," dedik ve şarkı dağılımlarına başladık. Bayağı zor bir şey bu. Evet. Eee, şarkı dağılım yani insanın hayatını kolaylaştıramadınız mı? Üç çocuk bu şarkılar hangi birini seçip hangi albüme koysun? Üç tane albüme yetmez. Bir elin sesi yok ama. Tabii tabii tabii. Bize handikap şu handikap bekliyordu. Selami Şahin'in bugüne kadar 1000'e yakın yaptığı eseri var. İşte ne yapacağız? Ve 1000 eserin içindeki 300 şarkı hit. Evet. Biz de projede bunu 50'ye indirgeyerek 5 volüme böldük. Her her albüm 10 şarkı oluyor. Ha, daha iki albüm daha gelecek. İki albüm daha geliyor. Şimdi Atiye, Derya Bedavacı, Sakiler, Birsen Tezer, Sıla, Teoman, Rubato, Elif Sanchez, Kenan Doğulu grip'in ilk albümdeki sanatçılar. O yüzden diyorum müzik aplikasyonunu da hemen açıp dinleyin. Gökhan Türkmen, Canan, Ceylan Ertem, Köfn, Göksel, Serkan Kaya, Linet, Ümit Yaşar, Koray Avcı, Elif Buse Doğan. İkinci albüm. Şimdi üçüncü albümde Emircan İğrek, Soft Analog, Emre Fel, Mabel Matiz, Yıldız Tilbe, Hakan Altun geldi. 13 Şubat'ta Nüket Duru'yu dinledik. Şimdi neler olacak? Kapanışı ben yapıyorum bu albümün. Üçüncü albümün. Üç albümün 10 şarkısı. Nesi? Mest Oldu'yu okuyorum ben. Rahmetli Güllü'nün ve Müslüm Gürses'in okuduğu Mest Oldu şarkısını. "Hadi dalgın dalgın bakıyorken yollara tararam. Önümden bir afet geçti oldum. Böyle güzel nasip olmaz her kulağa. Yürüyüşü edasına. Mest oldum. Mest oldum. Mest oldum. Aman." Söyledi. Evet. Febyo Taşel yaptı düzenlemesini. Süper. Sonra yüzümüzü artık volüm 4 ve volüm 5'e dönüyoruz. Okumayan kalmadı. Kime dövsek hemen memnuniyetle diyorlar. Onlara hepsine buradan sonsuz teşekkürlerimiz. Çok teşekkür ederiz. Yorumcu ve aranjör arkadaşlarımıza da.
Kaldı mı aklınızda bir şey? Allah'a çok şükür. Sana yapılmasını istemediğin şeyi karşıdaki insana yapmayacaksın. Evet. Kimse yanlışı olmadığı için yani bana yanlış yapan biri olsa da şiddetle değil, "Yanlış anladınız, böyle olmaz, özür dilerim," filan diyorum. Bakıyorsun, bir tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. Barışıyoruz. Aklımda şunu yapmadık, bunu yapmadık kalmadı. Allah'a çok şükür ne hissettiysem, ne yaptıysam ödülünü gördüm. Yani onun için çok mutluyum. Her tür beste yapıyorum. Kimse inanmıyor, "Bu da mı sizin?" "İnanamıyoruz." Okuyorum ben gazinoda bir gün. "Bu da benim," dedim. Bir kadın holding sahibi en önde kağıt yazdı. "Sayın Selami Şahin, Coşku Sabah'ın bestesi ne zamandan beri sizin?" O okudu çünkü. Ben de dedim, "Albümü alın, üzerine söz müzik Selami Şahin." "Ayrılmayalım, ayrılmayalım. Ayrılık rüzgarlarıyla savrulmayalım." Bana çiçek gönderdi. Kartı da saklıyorum. "Sayın Selami Şahin, bundan sonra adınız Selami Şahin değil, Selami, bu da mı senin?" Çok iyi. Selami, bu da mı senin? Gerçekten bu doğru ama benim kızım da, "Bu da mı Selami Şahin'im? Bu da mı?" Hakikaten sizin kod adınız bu olabilir. Allah'a çok şükür ben kimseyi benden küçük, benden büyük görmem ama benim kadar beste tutturan olmadı. Zor. Yok. Bence de yok. Yok. Yok. Neden oldu? Annemi babama taptığım için Allah'ın bana bu ödülleri oldu. Efendimi üç defa rüyamda gördüm. Muazzam abacı okudu şarkıyı. "İki elim kanda da olsa gelirim. Yeter ki sen çağır beni efendim." Efendime yazdım. Evet. Hani benim için sen her şeyden kutsalsın. Sesim bir lursun. Sen bir lursun efendim. Dualarım sana varmak içindir. Erişilmez bir yerdesin efendim.
En sevdiğiniz şarkınız hangisi? Özledim. Çok önemli benim için. "Sen beni sen unutmuş gibisin. Ben hala deliyim, hala sevdalı." Çok var. "Dün akşam yine benim yollarıma bakma." Saysam bitiremem.
Yayının sonuna gelirken bundan daha güzel bir bayram olur mu? Alın mikrofonları elinize. Vallahi içinizden ne geliyorsa şöyle bir dakika söyleyin. "İstiyorsan durma hemen git. Ardından bakarsan namerdim olayım. Her şey bitti artık bitti diyorsan adını anarsam namerdim olayım." Bu da benim. Başka başka. Hanım zaten bir gün dedi, "Ben gidiyorum," dedi, "senin kahrını çekemiyorum." Gazinolar o zaman bir ay, iki ay sürüyor. Bu çocuklarla ben alıp gidip anneme Kartal'a gidiyorum, annem babama gidiyorum. Ben de gitmek istiyorsan durma hemen git. Ardından bakarsam namerdim olayım." Dedim şarkısı öyle çıktı. Yalan yalan. Sonra git başka bir şey söylemiş olmazsınız. Hemen evet. Sonra "Özledim ten kokusunu" diyerek tabii yapar ama kadın daha hızlı. Şimdi bir bakıyorsun Yıldıray'ın mesela Yunus'umun sevdasından Köroğlu'nun arasından yani eskilerden Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Neşecan, Neşecan okumayan eserleri kalmadı hiç kimse. Tak.