Transcription
50 yaşın üzerindeki çoğu erkek bunu yanlış yapıyor. Yorgun uyanıyorlar, kendilerini iyi hissetmiyorlar, enerjileri yok, keskinlikleri yok, dürtüleri yok. Ve bunun yaşlanmanın nasıl bir his olduğunu düşündüklerini sanıyorlar. Bu değil. Hissettiğiniz şey yaş değil, ihmaldir. Her şeyi önce koymanın, işi, fazla mesaiyi, sorumluluğu yıllarca süren bir durumdur. Ve kendinizi en sona koymak. On yıllarca sıkı koştunuz. Sağladınız, yanınızda oldunuz, yükü taşıdınız. Ama bir noktada, sizi taşıyan tek şeye bakmayı bıraktınız. Vücudunuza. Ve şimdi [boğazını temizler] yakalıyor. Eskisi gibi çabuk iyileşemiyorsunuz. Aynı enerjiye sahip değilsiniz. Eskisi kadar keskin hissetmiyorsunuz, çünkü yaşlı olduğunuz için değil. Çünkü boşta koşuyorsunuz. Ve işte kimsenin yüksek sesle söylemek istemediği kısım. Şimdi düzeltmezseniz, daha iyi olmaz. Daha kötü olur. Daha yavaş, daha ağır, daha yorgun, daha az hareket, daha az güç, daha az yaşam. Ve bir gün aynaya bakarsınız ve size bakan adamı tanıyamazsınız. Yaş yüzünden değil, çünkü buna izin verdiniz. Ama gerçek şu. Onu geri alabilirsiniz. Hepsi bir anda değil, bir gecede değil. Ama parça parça. Basit başlar. Vücudunuzu her gün hareket ettirin. İstediğiniz zaman değil, her gün. Su içmek gerçekten önemliymiş gibi, çünkü öyle. Orada olmayı planlayan bir adam gibi yiyin. Zaten pes etmiş biri gibi değil. Dışarı çıkın, yürüyün, nefes alın, hareket edin. Ve en önemlisi, kendinize bunun sadece şimdiki durum böyle olduğunu söylemeyi bırakın. Bu değil. Bu kaslı olmakla ilgili değil. 25 gibi görünmekle ilgili değil. Bu enerji, güç ve netlik ile ilgili. Bir odaya girip hala kendiniz gibi hissetmekle ilgili. Çünkü şu anda birçok erkek yaşamıyor. Sadece günü geçiriyorlar. Ve siz [boğazını temizler] yapmadınız. Hayatınızın geri kalanını yorgun geçirmek için bu kadar uzağa gelmediniz. Eğer bu sizi etkilediyse, eğer bu sizi etkilediyse, lütfen abone olun, çünkü bu kanal henüz bitmemiş erkekler içindir. Hala keskinliklerini geri isteyen erkekler içindir. Ve size şunu soracağım, dürüst olun. Enerjinizi kaybettiğinizi mi hissediyorsunuz, yoksa hala direniyor musunuz?