Transcription
Biraz cehennemden bahsedelim. Yani çok detaylı bir konu da arkadaşlar.
Cehennem nasıl bir yer? Ben size cehennemi Adem İblis kıssası üzerinden dikkat edin. Orada Adem cennette fakat birtım Allah'ın ona yasakladığı şeyleri çiğnediği için ne yapıyor? Kendini cennetten çıkarıyor. Eğer buradaki anlatılmak isteneni doğru anlarsanız aslında cehennemin ne olduğunu da görürsünüz.
Şimdi Allah ne demişti Adem'e? Ey Adem sen ve eşin bahçeye yerleşin. Yani cennete yerleşin diyor. Cennet bahçe demek. Şimdi öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor. Ayette kastedilen Adem bugün biziz. Tamam mı? Biziz. Güncelleyeceğiz. O tarihe hapsetmeyeceğiz. Yani ayet bize diyor ki, "Ey Ademoğulları, cennete yerleşin. Yani alın size cennet gibi bir dünya." Hani diyor ya burada açlık çekmezsin, burada susuzluk çekmezsin. Bu ne demektir? Acıktığınız zaman yiyebileceğiniz, susadığınız zaman içebileceğiniz her şeyi ben size yarattım. Tamam mı? Yani cennet gibi bir dünya. Ey Ademoğulları, ey insanlık. Fakat şecereye yaklaşmayın.
Şimdi buradaki şecere nedir? Dallı budaklı işler, karmaşık işler, ihtilafa neden olan işler, çekişmenin kaynağı olan işler. Tabii Rabbimiz e bu konuyu bize anlatırken bir de iblisin Adem'i kandırdığı mevzuyu söylüyor. Oradan da anlıyoruz. Bu karmaşık işler eee ne amaçla yapıldığını söylüyor. Ne diyor iblis? Allah bu şecereyi sana melik ve huld olmayasın diye yasakladı diyor. Allah Adem'e neyi yasaklıyor? Şecere ihtilafın, çekişmenin, karmaşıklığın, kargaşanın kaynağı olan şeylere yaklaşma. Dallı budaklı işlere yaklaşma.
Adem bu dallı budaklı işlere niye yaklaştı? Melik olmak için. Yani güçlü olmak için. Kimisi orada melek olmak için diye çeviriyorlar. E melek Adem'e secde ediyor. İnsan kendi kendisine secde eden birin birin olmak ister mi? Öyle değil mi? Melek Adem'e secde ediyorsa Adem orada daha üstündür. Yani bu doğru bir yaklaşım değil. Geleneksel yaklaşım kesinlikle mantıksız. Diğer tarafından melek gücü ifade eder. Güç. Güçlü olmayasın ve hud olmayasın. Yani güçlü olmayasın bir de kalıcı bir güce sahip olmayasın. Kalıcı olmayasın. Yani insan kalıcı zaten dünyada olamaz. Dolayısıyla buradaki kalıcılık neyi ifade eder? Kalıcı bir güce sahip olmayı ifade eder.
Adem ne yaptı? Güçlü olmak için, daha güçlü olmak için ve daha kalıcı bir güce sahip olmak için ne yaptı? İhtilafın, çekişmenin kaynağına girdi. Yani dünyaya insanoğlu yerleşti. Yerleştikten sonra ne oldu? Yerleşik hayata geçti. Tarımın keşfiyle birlikte sınırlar çizilmeye başladı. İnsanlar birbirinin sınırlarını ihlal etmeye başladı. Çekişme başladı, kavga başladı ve Ademoğlu ne yaptı? Şecereyi ihlal etti. Şecereyi ihlal edince ne oldu? Ademoğlu kendisini o cennetten çıkardı. İnsan kendi yaşadığı cenneti, cennetten kendisini çıkardı. Birbirinize düşman olarak oradan inin dedi.
Bugün bakın düşmanlık olan, düşmanlığın olduğu, kavganın, çekişmenin olduğu yerde konfor yoktur. Rahatlık yoktur. İnsan çekişmenin kaynağı olan şeylere daldıkça daha güçlü olacağım, daha çok çoğaltacağım diye çekişmenin kaynağı olan şeylere daldıkça kendini o rahattan, o konfan çıkarır. Yani dünya gibi bir cennet varken ne yapar? Onu cehenneme çevirir. Dünyasını cehenneme çevirir. Kendi kendini cennetten çıkarır.
Hmmeze suresi. O ki malı üst üste biriktirir, sayar diyor. Malının kendini ölümsüz kılacağını hesap eder." diyor. Bak Adem'i hul dolmakla kandırmıştı iblis. Öyle değil mi? Biriktirme tutkusu.
Adiyat suresine bakın. Soluk soluğa kaşan atlar. Yani bugünkü savaş uçakları, tanklar, çarparak kıvılcım saçanlar yani bombalar, roketler, füzeler, topluluğun ortasına dalanlar, sabahleyin baskın yapanlar ki baskınlar genelde sabaha karşı olur biliyorsunuz. Bütün bunlar neden bahsediyor? Bugün yeryüzünün insanları sömüren, insanları sömüren yeryüzündeki kapitalist savaş baronları. Başka ülkeleri sömüren bugün güçlü ülkelerin yaptıklarından bahsediyor. Niye? Ey Amerika, senin Asya'da ne işin var? Amerika'daki Amerika'daki o sınırların içerisinde olan yerler, oradaki eee geçim kaynakları sana yetmedi mi? Afrika'da ne işiniz var? Afrika yoksullukla kıvranıyor ama dünyanın en zengin maden yatakları Afrika'da. Fakat Afrika'da yoksulluk var. Niye? Amerikalısı, Avrupalısı doymadığı için var. Daha çok çoğaltmak ve gücünün kalıcı olması için ne yapıyor? Sağa sola saldırıyor.
Tekasür suresine bakalım. Çoğaltma yarışı sizi oyalayıp durdu ta ki kabirlere kadar. Sandığınız gibi değil. Hayır, sandığınız gibi değil ama ileride bileceksiniz. Hayır, hayır. Kesinlikle sandığınız gibi değil. İleride bileceksiniz. Ve devamında ne diyor? Eğer bunu kesinlik kesin olarak biliyor olsaydınız cahim cahimi görürdünüz. Yani dünyayı nasıl cehenneme çevirdiğinizi, dünyayı nasıl yakıp yıktığınızı görürdünüz diyor. Niçin? Çoğaltma yarışından dolayı. Bugün dünyaya bakın. İnsanlar çoğaltma yarışından dolayı dünyaya dünyayı ne yapmış? Cehenneme çevirmiş.
Aslında cehennem nedir? Adem iblis kıssasından yapacağımız çıkarım aslında cehennem cennetin olmadığı yerdir. Huzurun, rahatlığın, konforun olmadığı yerdir. Sıkıntının, azabın olduğu yerdir. Adem çoğaltma yarışından dolayı, biriktirme yarışından dolayı, şecereyi ihlal ettiği için, çekişmenin kaynağı olan şeylere daldığı için kendi kendini cennetten çıkardı. E bugün insanlar da dünyada yaptıklarıyla kendi kendilerini cennetten çıkarıyorlar. Yani kendilerini ne yapıyorlar? Konforsuz bir yaşama, bir mahrumiyete, Allah'ın rahmetinden dışlanmaya kendilerini mahkum ediyorlar. Ki Kur'an'da azap kelimeleri dünya hayatı için kullanılır. Cehim kelimesi dünya hayatı için kullanılır. Az önce de Tekasür suresinde okudum. Ateş kelimesi dünya hayatı için kullanılır.
Cehennem dediğimiz şey aslında Allah'ın dünyada bu dünyayı cehenneme çevirenlere destek olan, o zihniyete sahip olan, onların peşinden giden, onların ideolojisinden olan onlara gerek maddi gerek manevi gerek eee zihinsel, fikirsel veya inanç olarak onlara destek olanların eee Allah'ın rahmetinden dış dışlanacağı yerdir. Yani şöyle düşünün. Tevbe suresi 72. ayete ayeti düşünün. Kavramları birbirinin zıttıyla okuyalım. Kur'an'ın zıttı üzerinden okuyalım. Tevbe suresi 72. ayette Allahu Teala ne diyor? Cennetliklerden bahsederken altlarından nehirler akan yemyeşil bahçeler diyor. Sonra ne diyor? Ama diyor, "Ödülün en büyüğü Allah'ın rızasıdır." Şimdi eğer ödülün en büyüğü Allah'ın rızasıysa azabın en büyüğü de Allah'ın lanetidir. Lanet ne demektir? Allah'ın kulunu rahmetinden, yardımından dışlaması demektir. Dolayısıyla cehennem nedir? Allah'ın ahirette yardımından, rahmetinden dışlayacağı insanların durumudur. Yani şöyle düşünün. Allah'ın rahmet ettikleri nerede olacak? Altından nehirler akan yemyeşil bahçelerde, saraylarda olacak. E lanet ettikleri nerede olacak? Çölde olacak, gecekondularda olacak. Allah'ın rahmet ettikleri açık büfe kahvaltı yapacak. Her türlü rızıkla rızıklandırılacaklar. Fakat Allah'ın lanet ettikleri ne yapacak? Zeytin ekmekle kahvaltı yapacak. Allah'ın rahmet ettiklerine ödül üstüne ödüller verilecek. Onlara yardımcılar verilecek. Bütün nimetlerden faydalanacaklar. Lanet ettikleri ise Allah'ın bu cennetliklere verdiği nimetlerden faydalanamayacaklar. Onların en büyük azabı Allah'ın dışlamasına uğramaları olacak.
Dolayısıyla cehennem nedir? Cehennem cennetin olmadığı yerdir. Allah'ın rahmetinin olmadığı, Allah'ın rahmetinin olmadığı yani Allah'ın rahmet etmediklerinin bulunduğu konumdur cehennem. Ben eee cehennemi insanların içerisine atılıp da cayır cayır yandığı somut ateş olarak almıyorum. Zaten Kur'an eee cennetle cehennem anlatılarını bir misali olduğunu söyler. Yani benzetme yoluyla anlatmaktadır bize. Malumdur ki eee kıyamet günü Allah o gün yeni bir yaratılışla biin cedid yani her şeyi yeni bir yaratılışla yaratacağını söyler. Yeni bir yaratılış. Fakat dünya hayatının benzeri olduğunu söyler. Yani bugün dünya için örnek verecek olursak ki az önce de ayetlerde bahsettik. İnsanın dünyayı nasıl cehenneme çevirdiğini anlatan ayetleri. Bugün dünyaya baktığımız zaman cenneti yaşayan insanlar var. Cehennemi yaşayan insanlar var. Yani bizim yaşadığımız topluluklarda bile ben küçük bir ilçede yaşıyorum diyelim. Bu küçük ilçede bile cenneti yaşayanlar var. Cehennemi yaşayanlar var. Cehennem Allah'ın rahmet etmediklerinin yaşayacağı mahrumiyettir. Allah'ın rızasından uzak kalmanın eee vereceği bir mahcubiyet, pişmanlık da cehennemdir. Keşke dünya hayatında iyi şeyler yapsaydım. İşte cennetliklere verilen ödüllere bakıyorsunuz. Onları gördükçe pişmanlık duyuyorsunuz. Keşke ben de iyi şeyler yapsaydım da ben de bu ödüllere nail olsaydım diyorsunuz. Rabbinize karşı mahcup olmuşsunuz. Yani eee başınız eğilmiş ve bu bir de şöyle bir durum var. Burada bir süreklilik de var. Artık geri dönüşü de yok. İnsanlara bakıyorsunuz. Allah'ın rahmetine nail olanlara verilen ödüllere bakıyorsunuz. Siz bunlardan mahrum mahrum kalıyorsunuz. Yani fiziki azap, psikolojik azap, pişmanlık eee her türlü sıkıntılı bir eee hayattır cehennem. Yani orası bir yaşam alanıdır. Yani oradakiler acıkıyor, oradakiler eee yiyor, oradakiler dolaşıyor, oradakiler cennette, cennetliklerle konuşuyor. Diyor ki, "Yediklerinizden biraz da bize verin." diyor mesela. Yani burada bir yaşam alanı olduğunu görüyoruz biz cehennemde. Kur'an'da birçok örneği var. Eee, nasıl ki insan dünyada, eee, Adem'e yasaklanan şecereyi ihlal ettiği için cennet gibi dünyayı cehenneme çeviriyorsa bugün cennet gibi dünyayı cehenneme çevirenler ve onların peşlerinden gidenler, buna sebep olanlar ahirette de ne yapacaklardır? Dünyayı cehenneme çevirdikleri dünyanın benzeri bir cehennemde yaşayacaklardır. Dünyadaki kurulu düzeninin devamı için çalışanlar, dünyanın cennet kalması için eee çalışanlar yani salih amel işleyenler de ne yapacaklardır? Eee, dünyanın cennet olması için çalışanlar da ahirette de cennette olacaklardır. Eee, benim cehennem hakkında kısaca söyleyeceğim budur.