📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Rusya İstihbarat Verdi, İran Vurdu: Savaştaki Gizli El... İran Savaşı ABD'nin Zayıf Karnı Oldu

Akademi Laçiner26:28

Transcription

Herkese merhaba. Herkese selamlar. İran savaşı 2. haftasını bugün dolduruyor. 2 hafta geçti. Amerika zorlanıyor görünüyor. Sadece havadan bombalayarak bir savaşı kazanmanız kolay değil. Hesapları Amerika'nın hesabı İran'ı korkutmaktı, yıldırmaktı ve teslim almaktı. Korkutarak teslim almak. Venezuela işlemiş ama İran'da kayaya toslamış bir formül. O yüzden Trump şu an şu anda ciddi bir panik içerisinde İran'a daha fazla saldırarak sonuç almak istiyorlar. İran dişli çıktı. Ne derler? Çetin ceviz çıktı.

Peki Rusya ile Çin bu savaşın neresinde? Üç üst düzey Amerikalı yetkili 6 Mart 7 Mart günlerinde Washington Post gazetesine konuştular ve Rusya'nın İran'a Ortadoğu'da faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri savaş gemilerinin ve uçaklarının önemli kritik tesislerinin kesin konumları da dahil olmak üzere hassas istihbarat sağladığını söyledi. Pentagon'dan üç yetkili isimlerini vermiyorlar ama belli ki bunlar Pentagon'un izniyle bu bilgiler basına sızdırılıyor. Bu da Amerikan devletinin konuşma, kamuoyuna kendini gösterme yöntemlerinden biri. Bu bilgilerden öğreniyoruz ki Rusya ile İran arasındaki işbirliği taktiksel bir ittifaktan çok daha fazlası.

Hayat değişiyor, yaşam değişiyor, teknoloji ilerliyor ve bizi saran sınırlar, duvarlar, çitler hepsi anlamsızlaşıyor. Tabii ki savaş da bu değişimlerden etkileniyor. Yeni tür bir savaş mimarisi ortaya çıkıyor. Belirlenmiş cephelerin olmadığı daha muğlak bir savaş alanı. Dünya Savaşı'ndan Dünya Savaşı'ndan çok farklı bir çatışma doğasıyla karşı karşıyayız. Yeni cepheler artık gökyüzü. Bunları daha önce söylemiştik. Yani Misak-ı Milli diye bir sınır çizecek olur iseniz Mehmetçik'in nöbet beklediği o kara sınırlarıyla yetinemezsiniz. Hani son günlerde, son yıllarda moda oldu ya Mavi Vatan diye. E bunlar artık demode oldular. Yani denizler, kara sadece bunlarla vatanı, ülkeyi tanımlamak en azından 20. yüzyılın, 19. yüzyılın anlayışını yansıtıyor. Artık yeni hudutlar, gökyüzü hatta o semanın daha da ötesi, gökyüzünün ötesi uzay. Sadece fiziki bir gökyüzü ile de sınırlı değiliz. Yeni cephelere gökyüzünün dışında haberleşme hatlarını, dronları, şifrelenmiş kodları, radar sinyallerini, diğer frekansları, pek çok şeyi ekleyebilirsiniz. Bugün Körfezde savaş alanı elektromanyetik spektrum ve her iki tarafta da her şeyden önce diğerini köretmek üzerine bir savaş şeklinde yaşanıyor.

Tabii bunlara bir de hayatın tüm yönleriyle entegre olmasını ve hassaslaşmasını, ekonomilerin savaşta en zayıf halkaya dönüşmesini de ekleyebiliriz. Güvenlik nedir? hayatın olağan şekliyle akmasıdır. Ama yaşamlarımız 21. yüzyılda 2026 dünyasında hayatlarımız içe geçti ve düzenimizi koruyabilmek için o kadar çok şeye muhtacız ki bu da 19. yüzyıldaki veya Roma dönemindeki güvenlik anlayışından çok farklı bir güvenlik anlayışını karşımıza getiriyor. İnternetiniz kesildiği zaman artık fabrikalarınız çalışamaz hale gelebiliyor. Ekonomi durduğu zaman hayatın birçok veçesi durma noktasına gelebiliyor. Yani daha kırılgan bir hayata sahibiz. Bu da o ülkeyi, o ülkede yaşamı korumayı çok zorlaştırıyor. Çok fazla zayıf noktamız var.

Dönelim İran Savaşı'na. Neden bahsediyorduk? Rusya'nın İran'a verdiği istihbarat desteğinden bahsediyorduk. Biraz önce anlattıklarımızı bu örnekle biraz açmaya çalışacağız. Rusya bu iddiaları reddediyor. Yani İran'a istihbarat sağladıkları iddialarını kabul etmiyor. Fakat kimse de hani Ruslardan kabul etmesini beklemiyor. Rusya çıkıp da evet İran'a biz şu istihbaratı sağladık, Amerikan üssü bizim sayemizde vuruldu demez. Bu tür şeyler gizli kapaklı ortamlarda yapılır. Diğer taraftan şunu biliyoruz. İran daha Ukrayna Savaşı'nın başından beri Rusya'ya insansız hava araçları ve mühimmat sağladı. Hala da sağlamaya devam ediyor. Yani aralarında stratejik bir işbirliği var. İran ile Rusya arasında savaştaki dostluk hiçbir şeye benzemez. Rusya'nın da İran Savaşı'nda İran'a destek vermesi bu nedenle garip olmaz. Ukrayna Savaşı'nda İran Rusya'ya destek verdi. Şimdi de İran'ın Amerika'ile İsrail'le savaşında Rusya'nın İran'a destek vermesi kimseyi şaşırtmaz. Sorun şu ki Putin İran'a verdiği desteğin bilinmesini istemiyor. Çünkü bu Amerika'nın, Arapların ve İsrail'in gazabını Rusya'nın üzerine çekebilir, kızdırabilir. Rusların Araplarla da çok yakın bir işbirliği ilişkisi var. Bunu hepimiz zaten biliyoruz. Ayrıca Amerika'yla Trump yönetimiyle de Putin iyi geçinmek istiyor. Çünkü Trump Ukrayna Savaşı'nda Rusya'nın kazanmasına katkı veriyor. Bunlardan dolayı bu sebeplerle Putin ikili oynamak istiyor. Elini açık etmiyor. Diğer taraftan zaten Amerika'nın kendisi de ikili oynuyor. Trump bir yandan Putin'e yaklaşıyor. Onunla ilişkilerini iyi tutmaya çalışıyor. Ama öte yandan Ukrayna'nın pek çok dron ve füze saldırısını Amerikan istihbaratı yardımıyla yaptığını da Moskova biliyor. Putin uluslararası ilişkilere güç dengesi olarak bakıyor. Amerika Birleşik Devletleri Ukrayna'ya hassas istihbarat sağlıyorsa Rusya da Amerika'nın düşmanlarına bunu sağlamalı. Putin'in anlayışı böyle sağlamalı ki Amerika Rusya'nın çok güçlü bir ülke olduğunu görsün ve ona saygı duysun.

Evet. Ne demiştik? Modern savaşlarda istihbarat şekil değiştiriyor ve elektroniğe, frekanslara, dijitale kayıyor. Artık düşmanınızla savaşmanız için onun yanına gitmenize gerek yok. Aslına bakarsanız başından beri bu böyleydi. Yani savaş dediğiniz şey düşmanınızdan uzak durmak ama istediğiniz zaman ona vurabilir olmak. Savaşta avantaj budur. Mesela elinizde ne var? Bir sopa var diyelim. Elinizde sopa varsa eliniz daha uzun olur. İlk çağ insanlarını düşünün. O zamanlarda elinde sopa olan, sopa olmayana üstündü. Sonra bu kılıç haline geldi. Elinizde keskin ve uzun bir cisim varsa düşmanınızı yenebilir hale geldiniz. Top düşmanınızdan sizi uzaklaştırdı. Daha uzakta, daha güvenli bir yerde durabiliyorsunuz artık. Ama o top sayesinde düşmanınızı istediğiniz gibi öldürebilirsiniz. Ona vurabilirsiniz. Fakat top da yine az çok göz önünde bir silahtı. Artık uzun menzilli füzeler var. Uzun menzil deyince böyle 1000 km uzaktan vurabiliyorsun düşmanı. 2.000 km hatta 5.000 10.000 km uzaktan vurabiliyorsun. Düşünsenize bir füzeyi kaldırıyorsunuz 2000 km öteye gönderiyorsunuz. Adamın tepesine düşerken eğer çok gelişmiş bir ülke değilse ya o füzenin nereden geldiğini bile anlamıyor. Tepesinde o silah patlıyor. Tabii böyle bir sistemin çalışabilmesi için sadece füzenizin olması yetmiyor. Düşmanınız nerede? Bunun koordinatlarını tam olarak bilmeniz lazım. Yani silahın bir kısmı o patlayıcıyı üretmek, o füzeyi yapmak ve o füzenin doğru bir şekilde hedefe gitmesi. Fakat en nihayetinde de düşmanınızın yerini bilmeniz lazım ki nereye vuracağınızı bilebilesiniz. İşte o noktada İran'ın imdadına kim yetişiyor? Rusya yetişiyor. Bilgi füzenin kendisi kadar kıymetli. İran füzesinde eğer siz Rus bilgisini ekleyebilirseniz işte o zaman o füze çok etkili hale geliyor. Amerikan istihbaratına göre Rusya İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail varlıklarını Tahran'ın tek başına başaramayacağı bir hassasiyetle tespit etmesine olanak sağlıyor.

Evet. Rusya böyle bir rol oynuyor İran Savaşı'nda bilhassa savaşın ilk gününde bunu gördük. Yani İran'ın arkasında sanki bilinmeyen bir el, gizli bir destekçi var gibiydi. İran'ın aynı başarıyı aynı şekilde tekrar edememesi de bunun bir başka kanıtıydı. Rusya İran'la istihbarat paylaşımını belli ki tasarruflu yapıyor, sınırlı yapıyor. İran'ın istihbarat altyapısı çok kuvvetli değil. Sınırlı, daha çok insan kaynaklarına dayanıyor. Bu tür istihbarat ihtiyacını ise İran çok az sayıdaki askeri keşif uydusu kullanarak yapıyor. Fakat İran'ın uydularını incelediğimizde, radarlarını incelediğimizde açık denizde hızlı hareket eden Amerikan deniz varlıklarını takip etmek için bunların yetersiz kaldığını görüyoruz. Üstelik Amerika Birleşik Devletleri İran uydularına ve iletişim hatlarına sabotaj düzenlerse İran altyapısı tamamen kör kalabilir. Rusya ise öyle değil. Uydular ve uzay Rusya'nın en iyi olduğu alanlar arasında. Rusya'nın gelişmiş genel gözetleme ağı Ortadoğu bölgesinde 24 saat optik ve radar görüntüleri sağlayabiliyor. Bunların bir kısmını bile İran'a verseler İran çok büyük bir avantaj yakalar. Yani Amerika Birleşik Devletleri uçakları, gemileri ve diğer askeri varlıklarının Rusya'nın gözünden kaçması mümkün değil. Rusya bu bilgileri paylaştığı zaman İran'a silah vermiş gibi oluyor aslına bakarsak. Çünkü düşmanın koordinatlarını vermek silahlara göz sağlıyor, kulak sağlıyor. İran füzeleri artık görebiliyor, duyabiliyor.

İran, Amerika Birleşik Devletleri'ne en büyük zararı ne zaman verdi? Biraz önce söyledik. İlk gün verdi. Savaşın ilk günü. 28 Şubat günü ve hemen arkasından 1 Mart günü. İran Amerikan üstlerine ciddi zarar verebildi. Kuveyt'te bir askeri tesise çarpan dronlar, İran dronları 6 Amerikan askerinin ölümüne neden oldu. Çok sayıda Amerikalı yaralandı ve üstte çok ciddi maddi hasarlar meydana geldi. Yine İran'ın Kuveyt'e saldırısında, Kuveyt'teki askeri üstlere saldırısı esnasında Kuveyt Hava Kuvvetleri Amerika'nın üç askeri jetini yanlışlıkla düşürdü. Bu da aslına bakarsanız İran'ın başarısı sayılmalı. Çünkü İran saldırıları nedeniyle bu panik ortaya çıktı. Uzmanlar diyor ki savaşın 1ci ve ikinci günündeki bu başarılar bir tesadüf değildi. İran orada Rusya'dan yardım aldı veya bilmediğimiz başka yerlerden de istihbarat yardımı aldı. İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanlığı yetkilileri, İran'ın son dönemdeki saldırılarından bazılarında benzeri görülmemiş bir tuhaflık sezdiklerini söylüyorlar. Sanki diyorlar bu İran saldırılarında gizemli bir el oralarda dolaşıyor. Amerikalılar diyor ki yani bizim o bölgede Basra Körfezi ve çevresinde öyle tesislerimiz var ki bunların koordinatlarını İran bulamaz. Bu tesisler, bu bölgeler, bu bilgiler haritalarda yok. Bunlar çok gizli kodlanmış yerler ve buraları ileri teknolojiyle koruyoruz. Bunları dışarıdan İran'ın sıradan bir dronu işte askerleri tespit edemez, vuramaz. Bunları bulamazlar. Oysa İran füze ve İHA'ları ilk günlerde bunları eliyle koymuş gibi orada buldu ve İran burayı vurdu. Çok ciddi hasarlara da neden olduk. İran'ın Amerikan üstlerine verdiği zararın 2,5 milyar doları aştığı söyleniyor. Pentagon'a göre buradaki gizli el, gizli destekçi Rusya'dan başkası değil. Deniyor ki eğer Rusya aynı bilgileri İsrail içine verseydi, şu anda İsrail'deki ölü sayısı ve hasar miktarı çok ama çok daha fazla olabilirdi.

Rus etkisini Amerika Savaş Bakanlığına sordular. Heet'e de sordular. Heet dedi ki, "İzliyoruz ve planlarımıza dahil ediyoruz bu bilgileri planlarımıza dahil ediyoruz" diyerek iddiaları bir anlamda kabul etti. Fakat çok da fark yaratmıyor diyerek küçümsedi. Yani Rusya İran'a destek veriyormuş. İstihbarat ve diğer destekler veriyormuş. Ama Amerika savaş bakanı diyor ki bunlar savaşta çok da etki yapmıyor, çok da fark yaratmıyor. Demek ki savaş bakanının önüne de bazı raporlar, dosyalar gidiyor. Rusya'nın İran'a destek verdiğini gösterir. Bazı bilgiler onun önüne de geliyor. İstihbarat paylaşımı dışında Rusya'nın İran'a bazı silah ve ekipmanlar verdiğini de biliyoruz. Rusya'nın Krasuka-e elektronik harp yani radar karıştırma sistemleri İran'ın elinde var ve bunlar şu anda savaş esnasında operasyonel durumda. İran bu sayede işte radar karıştırıcılarla Amerika'nın, İsrail'in işini zorlaştırmaya çalışıyor. Fakat bu silahların İran hava savunmasını güçlendirmede çok fazla etki yapmadığı iddia ediliyor. Daha önce İran Rusya'dan S300 hava savunma sistemleri temin etmişti. Bazı ekipmanları almıştı. Ama İsrail hem geçen yılki saldırılarda hem de bu yılki saldırılarda bu hava savunma sistemlerini büyük oranda etkisiz hale getirdi. Bunlara ek olarak İran Rusya'yla savaştan hemen önce işte Memppets'ler gibi veya savaş uçakları gibi çok sayıda silah, mühimmat, araç, gereç alımı için bir anlaşma sağlamak üzereydi. Fakat savaş erken patlak verdi. Yani savaş yazın mesela çıksaydı, sonbaharda çıksaydı, büyük ihtimalle İran kendi savunmasını Rusya'dan aldığı silahlarla büyük oranda takviye etmiş olacaktı. Ama bu silahların yetişmediği söyleniyor. Savaş devam ederken Rusya'dan bazı sevkiyatlar olur mu? Bunu bilemiyoruz. Rusya Amerika'yı bu kadar çok kızdırma pahasına bunları gönderir mi? Onu kestirmek kolay değil. Düşünsenize Hazar Denizi üzerinden İran'a bir silah gittiğini düşünelim. Bununla da üç tane Amerikan uçağının düşürüldüğünü hayal edelim. E doğrudan Amerika Rusya'yı o zaman suçlayabilir.

Rusya'nın İran'a verdiği destek konusunda bir başka iddia ise Rusya'nın bu drone kullanımı konusunda İran'a bilgi aktardığı şeklinde. Ukrayna Savaşı'nda Rusya dronelar konusunda çok şeyler öğrendi. Evet. Dronları, İHA'ları İran yapıyor. Bu konuda belki Rusya'dan öğrenecekleri az ama bunların kullanımı da ayrı bir uzmanlık, üstatlık gerektiriyor. Rusya'da, Ukrayna'da drone kullanımında, sahada, savaşta pratik bilgilerini çok geliştirdiler. İşte diyorlar ki Rusya İran'a bu bilgileri aktarıyor.

Gelelim Çin etkisine. Çin sahne gerisinde durmayı çok seviyor. Uluslararası ilişkilerde biliyorsunuz daha çok ticari konularla, ekonomik konularla gündemde kalmak istiyor. Siyasi ve askeri konulara Çin fazlaca girmek istemiyor. Eğer Çin'in İran'a bir yardımı varsa da bunu olabildiğince gizliyorlar. Şu anda çok somut bir belirti, çok somut bir kanıt yok. Fakat şunu da biliyoruz. İran ve Çin iki dost ülke. Birlikte askeri tatbikat yapacak kadar da birbirlerine yakınlar. İran petrol ihracatının %80'den fazlası Çin'e gidiyor. Savaş başladıktan sonra bile Çin İran'dan oldukça yüklü miktarda bir petrol alımı yaptı. Yani İran'da rejimin en önemli gelir kaynağı Çin. Çin ve İran elektronik savaş konusunda yıllardır birlikte çalışıyor. Bu bir işbirliği alanı. İran ordusu Amerika menşei GPS sistemlerini tamamen bıraktı ve Çin'in şifreli Beydoğu 3 isimli sistemlerine geçti. Sistemine geçti. İran. İran bazı konularda Çin'in Jilin-1 uydularından da yararlanıyor, faydalanıyor. Bölgedeki Çin istihbarat gemilerinin de İran'a yardım ettiği iddialar arasında. Çin'in İran'a yardımları henüz açık değil. Savaş öncesinde Çin ve İran gemi ve uçak karşıtı, insansız hava araçları, kamikaze, dronel ve füzeler üzerinde görüşmeler yapıyorlardı. Ne var ki o anlaşmalar savaş başladığında henüz sonuçlanmamıştı. Savaş başladıktan sonra Çin bu silahları İran'a vermekte acele etmeyecektir. Önce bir Amerika'ya bakacaktır. Ama İran eğer aylarca dayanabilirse, bu savaşı aylarca sürdürebilirse, mesela 2026'nın tamamında savaş uzarsa ve Amerika ile Çin arasındaki ilişkiler de bozulursa işte o zaman denge değişebilir ve Çin İran'a daha çok yardım yapabilir.

Nisan ayında Trump Çin'e gidecek ve ticaret anlaşmasını görüşecekler. Çin ile Amerika arasındaki ticar ticaret anlaşması çok önemli. Bir tanesi dünyanın en büyük ekonomisi Amerika. Diğeri de dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve Çin dünyanın en büyük tüccarı diyebiliriz. Muazzam bir ihracatları var ve ihracatta müthiş rekabetçiler. İşte Nisan ayında Amerika Çin'le görüşecek ticaret anlaşmasını imzalamak istiyor Trump. İran meselesi bu konuyu nasıl etkileyecek bunu göreceğiz. Trump bu konuda, bu görüşmelerde eğer Çin'i tatmin edemez ise Pekin başka pazarlık araçlarını devreye sokabilir. Pekin'in elinde Amerika'ya karşı bazı kartlar var. Mesela nadir elementler. Bunların üretilmesinde, işlenmesinde Çin neredeyse tekel kurmuş durumda. Çin'in başka avantajları da var. Tabii Trump'ın da eli boş değil. Onun da elinde bazı kartlar var. Ne var ki İran savaşı Çin'in eline bir kart daha verdi.

Sonuç olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'da açtığı savaş her geçen gün büyüyor, genişleme emareleri gösteriyor. Eğer Amerika bu savaşı kısa sürede kazanamazsa Amerika'nın zayıf noktaları artacak. Rusya şimdiden kazanmaya başladı bile. Savaş nedeniyle petrol fiyatları 100 dolara aşınca Trump yönetimi Rus petrollerine uyguladığı sınırlandırmaları, yaptırımları gevşetmeye başladı. Petrolde fiyat baskısı artmaya devam ederse Rusya adım adım petrol piyasalarına eskisi gibi geri dönebilir. Normal bir aktör gibi dönebilir. Elbette Putin bu durumdan memnun. Milyarlarca dolar kasasına akıyor ve Rusya'nın izolasyonu azalıyor, küçülüyor. Belki sona erecek.

Çin'e baktığımızda ise Basra Körfezinden petrol sevkiyatındaki azalma elbette Çin'i zorluyor. Bundan çok memnun değiller. Buna rağmen Çin savaş boyunca İran petrollerini ithal etmeye devam etti. Ayrıca Çin'in enerjide başka alternatifleri de var. Çin'in İran petrollerine bağımlılığı %10'la 15 arasında. 2025 verilerine göre Hürmüz Boğazından geçen toplam petrole Çin'in bağımlılığı ise %45 civarında. Bu konuda Çin'in bazı avantajları var demiştik. Alternatif de oluşturabilir demiştik. Bu avantajlardan bir tanesi Çin'in ulusal stratejik petrol rezervleri oldukça yüksek seviyelerdi. İşte Çin zor günlerde bunu kullanabilir. Yine Rusya ile arasının iyi olması. Bu da Çin'in avantajına, Çin petrol ihtiyacını, açığı buradan da karşılayabilir.

Amerika ise bu krizden çok ağır hasarlarla çıkabilir. Amerika'nın İran savaşı'nda büyüyen masrafları da Amerika'yı dünya dengelerinde zayıflatabilir. En kötüsü eğer savaş uzarsa İran ve Ortadoğu Amerika'nın yeni bataklığına dönüşebilir. Bu da Çin'in ve Rusya'nın işine gelir. Rusya'da Çin'de el altından İran'a destek verirler ve bu savaşı ne İran'ın ne de Amerika'nın kazanamayacağı bir bataklığa, bir yıpratma savaşına dönüştürebilirler. Rusya'nın ve Çin'in İran savaşı'na dönük tutumu önümüzdeki günlerde daha net bir hale gelecektir. Her iki devlet de Amerika'nın ve İsrail'in İran'a saldırısını kınadılar. Bunu hukuki olmayan haksız bir saldırı olarak değerlendirdiler. Ama aynı zamanda hem Rusya hem de Çin İran için çok da fazla fedakarlık yapmazlar. Eğer işlerine gelirse bir anda bir bakmışsınız karşı cenaha geçivermişler. Hem Rusya hem de Çin olaya pragmatik hatta fırsatçı bakıyorlar diyebiliriz. Eğer Amerika Rusya'nın ve Çin'in ihtiyaçlarını karşılayamazsa, onların gönlünü hoş edemezse ve İran savaşı sürerse, uzarsa bu durumda Rusya ve Çin Amerika'yı ikna etmek için çok özel bir araca sahip olmuş olacaklar.

Uzun süre Ukrayna Savaşı'nı konuştuk ve şimdi İran savaşı çıktı. Günlerdir İran savaşıı konuşuyoruz. Savaşın daha başlarındayız. Savaş hem boyut kazanıyor, başka boyutlarda bir derinleşmeye doğru gidiyor hem de yayılma işaretleri veriyor. Savaşta ikinci haftayı doldurmak üzereyiz. Bugün 14. gün ve hep söylediğimiz gibi savaş sona erme belirtileri vermek yerine daha da harlanıyor, daha da karmaşık bir hale geliyor. Bugün Rusya ve Çin'in İran Savaşı'ndaki rolünü değerlendirmeye çalıştık. Konuyla ilgili sizlerin de görüşleri varsa bunları paylaşırsanız sevinirim. Yorumların arasında bazen gerçekten çok kıymetli, çok böyle nasıl diyelim? Niş böyle ihtiyaç duyulan bilgileri de görebiliyorum. Okur yorumları genelde böyle olmaz ama bizim izleyicilerimiz içerisinde gerçekten tahlil gücü yüksek ve orijinal fikirlere sahip insanların olduğunu görebiliyorum. Bunlardan istifade ediyorum. Eminim ki diğer izleyicilerimiz de bunlardan istifade ediyorlardır. Şu anda Akademi Laçiner kanalındasınız. Yani ikinci kanalımızdasınız. Her zaman söylediğimiz gibi iki kanala da abone olursanız videolarımız sizin önünüze çok daha kolay bir şekilde düşecektir. Abone olmayı bu nedenle unutmayın lütfen. İzlediğiniz için teşekkür ediyorum. Hepinize iyi bir hafta sonu diliyorum ve elbette savaşsız, çatışmasız bir dünya diliyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.