📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

54) KPSS / AGS Tarih - Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi - II Dünya Savaşı (1939 - 1945) - 2026

Benim Hocam2:56:43

Transcription

Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi ünitesi olan Dünya Savaşı'ndan hepinize merhabalar diyoruz. Kameramanımız yine Murat kardeşimiz. Murat, sonlara doğru geliyoruz ha. Artık en son seni göstereceğim. Celal'in diyordu ya, "Beni durağa gösterdiler" diye. Aynı seni öğrencilere göstereceğiz. Merve Ahmet Kocaoğlu yine tarih öğretmenimiz. Değerli arkadaşlarım, o da arşiv adında bir kitap yazıyoruz beraber. O da çıkmışız, bütün sınav soruları 2020-2025. Yanlarına da eşdeğer sorusunu yazıyoruz. İnşallah iki tane teker ve arşiviyle beraber sezonu kapatacağız. Ne kadar çok yayın olması, anam ben buna eksik kalıyorum, alayım anlamında değil. Herkesin birbirinden ihtiyaçlarının farklı olduğu için çıkar. Bunu asla unutmayın. Yani ihtiyacınız olmayan asla bir yayın almayın. Her zaman ben bunu söylüyorum, uyarıyorum. Evinizi kitaplıklara ve kütüphanelere çevirmeyin. Kütüphane romanlardan oluşur, akademik yazılardan oluşur, yayınlardan oluşur, sınav kitaplarından oluşmaz. Onlar kullanılır, atılır, amaca ulaşır ve geçer. O yüzden, eee, tabii ki öğrenci arkadaşlarımıza kitap biriktirtme huyu çok fazla. Yani oraya baktığı zaman başlarda mutlu olan, eee, bir şey var, grup var. Ama iki gün sonra o çözemedikleri ona bu sefer dert olmaya başlıyor. O yüzden ne yapalım? Az az alalım. Bir bir alalım. İki iki alalım. Bazı kitapları sona bırakalım, onları tekrar niyetine çözmek için. Lütfen biriktirme yapmayalım. Biriktirme nasıl olur? Çözdüğün, eğer alıp okuyacaksan biriktirin. Mesela benim kütüphanede şu ana kadar 1500 tane kitap vardır. 1000'ini okumuşumdur. Kalan 500'ü de daha yeni almışımdır, okuyacağım anlamında. O yüzden bitire bitire gitmek hayatta daha doğru. Yani bir insanın 1000 tane kitap okuması zaten bir ömür boyunca inanılmaz bir rakamdır. Bunu size söyleyeyim. Bir de benimki hep tarih. Mesela ben hayatta polisiye, aksiyon, gerilim, drama veya bunlarla alakalı herhangi bir kitabım yok. Sadece ve sadece tarih kitabı var bende. Eee, bazılarının baskısı yok. Mesela son baskı bende kalmış. 100 tane basılmış. Bir tanesi bende. Bunlar çok kıymetli. Eee, bazılarını nadir kitaptan falan bulmaya çalışıyoruz, olmuyor. Bazılarının baskısı hiç yok. Ya keşke çok önemli kitaplarımız var Türkiye'de yayınlanmış ama çok zamanın şartlarından. Onu da bulabilmek mümkün değil.

Geçen hafta Balıkesir ve Bursa'daydık. Buradan da ilan etmiştim zaten. Eee, hem Balıkesir'de hem de Bursa'da bizleri ziyaret eden, selam yollayan, efendim imza gününe gelen herkese çok teşekkür ediyoruz. Hem Balıkesir'de hem Bursa'da çok yoğun iki kalabalıkla eee karşılaştık. Zaten Bursa'daki BKM Avrupa'nın en büyük kitapevi. E inanılmaz bir şey yani. Yani bir kitapevi demek, yani resmen bu demek derler yani. Resmen bu. Yani yapandan, emeği geçenden, oradaki çalışanlardan. Eee, ve Bursa için büyük şans. Ben geldiğimde yani işte atıyorum günde hocam 10.000 kişi gidiyor. Yani şimdi 10.000 tane insanın oraya gidip kalemi, oyuncağı, ıvırı zıvırı alması, kitap alması inanılmaz bir olay. Türkiye okumayan bir ülke değil arkadaşlar. Bunu bir baştan bir konuşalım. Türkiye okumayan bir ülke değil. Okutulamayan bir ülke. Sürekli sınav olduğundan dolayı aradaki o geçirilen zamanlarda okunamıyor. Ya mesela ben geçen size söylemiştim. En son hangi kitabı okudunuz diyor? Çocuk diyor ki, "Mahşer okudum." Niye? O zamana kadar ne zaman okudum diyor. Hocam 6 sene oldu diyor. 7 sene oldu diyor. Bizim normalde bunların böyle mi olmamız lazım? Bizim eee liselerde ve ortaokullardan itibaren bu roman okumayı veya işte kitap okumayı, hikaye kitabı ta ilkokudan başlıyor ama zorunlu. Bakın bizde zorunluydu. Bizim zamanımızda neydi? Kitaptan sorumluyduk. Osmanlı da bunu yapıyordu biliyorsun. Osmanlı medresesinde kitaptan sorumlu. Sınıf geçme diye bir şey yok. Kitabı geçme var. Biz ne zaman kitap geçmeyi tekrardan nota dönüştürebilmek haline geçirsek işte Ömer bilmem şeyin şu kitabı, efendim Şermin Yaşar'ın bu kitabı, sallıyorum şunun şu kitabı, bir belirleyip milletin belirlediği bu temel eserlerden muhakkak ki öğrenci liseyi bitirdiği zaman o 100 temel eseri okuyup da bitmesi lazım. Hem dünya görüşünüzü değiştirecek hem bakış açınızı değiştirecek. Kitap okumanın en büyük güzel özelliği budur. Kitap öğlesine okuyoruz, rastgele okuyoruz, uykum gelsin diye. Kitap okuyan var ya evet vallahi diyorum. Bak uykum gelsin diye kitap okuyan var bu ülkede. Çünkü hocam diyor, kitabı okurken diyor gidiyorum ben diyor. Mesela adam uykusuzluğa çareyi böyle buldu. Bir şey demiyorum ama gerçekten kitap okumak isteyen arkadaşlar varsa, eee, Türkiye'de gerçekten kitapevleri git gide kitap kafe konseptine eee dönüşüyor ve bu çok hoşuma gidiyor. İnsanlar orada hem kitabını okuyor hem çayını kahvesini alıp içebiliyor. Sessiz ortamlar, kütüphaneler artık 24 saatlere çıkıyor artık değil mi? 24 saat, işte gece kütüphaneleri var. Bu her şehrimizde olması gereken ama özel sektör tarafından değil de özel sektörün olmadığı yerlerde klasik olarak devletçilik, yani belediyeler, kaymakamlıklar ve valiliklerin öncülüğünde bu tür şeyler yapılsa KPSS öğrencileri hem yalnız kalmaz, evlerinden çıkarlar, kütüphanelere giderler, orada arkadaş edinirler. Her zaman söylüyorum, KPSS yalnızlık sınavıdır. Yalnız kalırsınız arkadaşlar. Bu sınavın en büyük özelliği budur. Çoğunuz yalnız çalışıyorsunuz biliyorum. Evden dışarı çıkamayıp da yalnızlıktan bahsetmiyorum. Üzülecek kimsenin destek olmamasından bahsediyorum. Aslında ebeveynlerimiz YKS sınavına, hani hatırlarsınız belki o zamanlar, işte baba şu kitap lazımdı, baba gidiyordu alıyordu, anne alıyordu falan ama o 4 sene içinde hayat neler getirmiştir insanlara? Kim dede, baba kaybediliyor, anne kaybediliyor, Allah korusun deprem oluyor. Maddi güç zayıflıyor. Böylelikle ne oluyor? KPSS'ye gelene kadar öğrencimiz yalnızlaşıyor. Yalnızlaşmamanız lazım. Tekrar sosyalleşmeniz için kütüphanelere gidin. Şehrinizde, ilinizde, ilçenizde muhakkak bunları dile getirin ki oralara 24 saatlik kütüphaneler açılsın. Bak ben gördüğüm kütüphane, yani inanılacak gibi değil yani bu değeri verirsen değeri alıyorsun kardeşim bu ülkede. Yani iyi bir şey yaptığın zaman bu ülkede gerçekten iyi bir şeye sana rağbet ediliyor. Bunu bilin yani arkadaşlar. Sizler de inşallah ileride aranızda kaymakam olacaklar, vali olacaklar. Lütfen ilçelerinize gittikten sonra bu dediğimi unutmayın. 24 saatlik kütüphanelere açın ki öğrencilerimizden çoğu gece vardiyasına gidenler gündüz çalışabilsin. Gündüz vardiyasına gidenler gece gelip çalışabilsin diye. Doğru mu?

Gelelim Dünya Savaşı'na. Hocam 3 çıkacak, biz hala 2'deyiz. Bir de öyle geliyor. Hocam iyi 3 çıkacak, biz hala 2'deyiz. Evet, tarihte geçmişi anlatacağız. 3. Dünya Savaşı'nın böyle çıkacağını falan zannetmeyin. Dünya Savaşı bölgesel savaşlar olacak. Hala söylüyorum. Bir bölgede işte Hindistan, Pakistan, öbür bölgede Azerbaycan, Ermenistan. Bu bölgede Türkiye, Yunanistan, öbür bölgede Amerika, Meksika. Böyle biz zannediyoruz ki... Dünya Savaşı, şu an Dünya Savaşı var ki var da senin beklediğin gibi değil. Sen istiyorsun ki Çanakkale'deki siperler açılsın, cephelerde birbirine göğüs göğüse çarpsın. Kaldı mı adam? Yaylım ateşi görmeden. Şöyle bakıyorsun, kafana iniyor. Füze... Bir ses var. Düşünebiliyor musun? Bir ses duyuyorsun ama sesin nereden geldiğini bilmiyorsun. Ne olduğunu bilmiyorsun. Gelenin... Savaşın seyri değişmiş. Sen istiyorsun ki siper savaşı göğüs göğüse devam etsin. İnsanlar başkentleri işgal edilince devletler teslim olsun. Devletlerin ekonomisini zaten paramparça etmek teslimiyetin birinci göstergesi olmuş. Havalimanları, hastaneler, okullar. Bunlar vurulduktan sonra devlet zaten devlet olma özelliğini yitiriyor. O yüzden bütün mesele devletlerin başkentlerine veya şehirlerine bomba düşmesini engelleyecek siyasetlerdir. Türkiye bunu becerebilirse son 10 yıl içinde, bundan sonrasındaki 10 yıl içinde büyük kazanımdı. Çünkü bu kadar kazanımın da kaybedilmemesi lazımdır. Her zaman söylüyorum, savaşlar çok kötü. Rabbim vermesin bunu. Çünkü çok acılar çektik biz bu coğrafyada. Bir daha hiç Rabbim hiçbir milletimizin ferdine tekrardan aynı acıları yaşatmasın.

Şimdi geleceğim İkinci Dünya Savaşı'na. Şimdi birden memnuniyetsizlik var ki kaç çıkmıştır? İki. Yani Dünya Savaşı'nın tarafları gene aynı. Hani desem ki arkadaşlar, bu sefer de işte sallıyorum Romanya var, Arnavutluk var. Öbür tarafa bakıyorum işte Norveç var. Bu tarafa geldim işte Vietnam var. Öbür tarafa indim işte Tayland var, Tayvan var desem, la gene aynı arkadaş. Hiç değişen bir şey yok. İtilafın adı müttefik olmuş. İttifakın adı Mihver olmuş. Gene aynı mantık. O zaman bir memnuniyetsizlik var. Ama memnuniyetsizlik nerede çıkar ortaya? İtalya'da çıktı, Almanya'da çıktı. Japonya'nın uzaklığı büyük bir güç gösterisinden dolayı çıktı ve İspanya'da kimsenin beklemediği bir yerde çıktı. Zaten Rusya'nın durumu belli. Şimdi önce şu İtalya'ya bir dönelim. Hatırla bakayım, Birinci Dünya Savaşı'ndaki gizli anlaşmalarda, özellikle önce Londra Anlaşması, daha sonra Saint-Germain-en-Laye anlaşmaları vardı. Özellikle İzmir ve çevresi, Birinci Dünya Savaşı'nda yapılan gizli anlaşmaları İtalya'ya vermişti. Peki İzmir ve çevresinin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Paris Barış Konferansı'na tepki koymuştu ama gene de Kuşadası'na kadar olan bölgeyi, Konya'ya kadar İtalya'ya işgal etmişti. Dikkat. İtalya'daki memnuniyetsizlik şu: Biz Birinci Dünya Savaşı'na girdik mi? Girdik. Taraf değiştirdik mi? Değiştirdik. Ee, ben ne yapayım Antalya'yı? Ne yapayım onlara göre Konya'yı? Çünkü onların tarihsel bir emeli var. Bu tarihsel emel ara ara bazı liderler tarafından tekrar ortaya çıkarılır. Mesela bunlarda bir adam, hepinizin bildiği bir adam, Benito Mussolini. Çok acayip bir adam. Ben bunu size bir yerde daha anlattım. Beni dünyada normalde savaş karşıtı bir adamın nasıl bir makineye dönüştüğünün göstergesidir. Benito Mussolini, değerli arkadaşlarım, eee, 1922'lerde İtalya'da başbakanlığa getirilecek ve bu başbakanlığa getirilme hikayesi ise dünyanın bana göre en ilginç hikayelerinden bir tanesi. İtalya'da gene krallıkla, imparatorlukla... Bunu bilmeyen arkadaşlara için söyleyeyim ama burada bir farklı olay var. Burada, eee, İtalyan işçileri, maddi yetersizlikler, grev hakları, efendim ücretlerdeki adaletsizliklerden yar şey yapıyor. Hükümete bir protesto yürüyüşü yapıyor. Napoli'den Roma'ya yürüyecek. Yeni tabii bu Napoli'den Roma'ya doğru yürüyüş. Bir bakın bakalım Napoli ile Roma arası kaç saatmiş, kaç dakikaymış? Bir bakın bakalım. Bizde de çok acayip yürüyüşler oldu Türkiye'de. Zonguldak'tan Ankara'ya yürüyüş var. Tarihte 1989'da inanılmaz. Yani şimdi bu yürüyüşün bir benzeri de burada oldu. Napoli'den Roma'ya yürüdü. Şimdi her partinin biliyorsunuz ki, Türkiye'de de böyle sempatizanları partinin adını taşımazlar. Milliyetçi Hareket Partisi, ülkücüler denir mesela. Büyük Birlik Partisi, ne derler? Nizam-ı Alemciler mesela bazı isimler vardı. Doğru mu? O isimler vardır. Şimdi bu isimlere baktığınız zaman buraya da bir isim var. Yani bu parti. Partinin adı bu arada faşist parti zaten. Adam ben faşistim diyor. Daha ne desin yani adam? Adam diyor ki, dünyada en büyük ırk İtalyan ırkıdır. Dünyada yaşamaya değer ırk İtalyan ırkıdır. Herkes İtalyan ırkının altında, İtalyan ırkının dediklerini yapmak suretiyle yaşayabilir diye bir amaç var. Bu amacı taşıyan bir adam var. Bunun adamın adı Benito Mussolini. Bu adam özellikle bu Napoli'den Roma'ya doğru yürünen işçi hareketinde kendisine bağlı olan kara gömlekliler diye nitelendirilen sempatizanları var. Demek ki kara gömlekliler diye bir şey var. O zaman bu partinin neyimi oluyor? Bu onun destekçileri, sempatizanı oluyor. Kara gömlekliler ne yaptı? Hükümet altılı koalisyon olursa, altı partinin koalisyonunda altı parti bu işçiye destek verir mi sizce? Vermez. Peki normalde seçimlerde parlamento dışı kalan faşist parti atıyorum %1 almış. %1 alan partinin sempatizanları gidip oraya destek verirse ne olur? Zaten maddi sorunlar var. Zaten İtalya Birinci Dünya Savaşı'nı alamamış. Ne oldu biliyor musun? Hükümet görevi bıraktı. Görevi kaçtı. Napolyon Roma'ya yürümek ne demek lan? Roma'ya gittikten sonra hükümet dağıldı gitti. E kim kaldı biliyor musun? Faşist parti. %1 almış. %1,5 almış. Sallıyorum. Adam ülkenin başbakanlığına getirildi. Arkadaşlar, günümüzde parlamentoda temsil edilen partiler vardır. Bir de parlamentoda temsil edilmeyen tabela partileri vardır. Görürsünüz. Vallahi bizim Kızılay'a gidiyorum, 50 tane parti var ya la. İlk defa duyuyorum, bilmem ne partisi. İlk defa ya bu partiler seçime girmiyorlar. Tabela partisi. Bugün parti kurabilir miyim ben? Sen kurabilir misin? E kurar. Murat, sen kurabilir misin kardeşim? Kurarız kardeşim. Benim partim BP, doğru mu? Ne yapacağım bu kuruyorum ama amacım ne? Maksat kendini tanıtmak. Maksat %3 falan bir gün alırsa hazine yardımından yardım almak. %3, %7 dünyada değişiyor. E ben bunlar için kuruyorum. Ankara'da genel merkez olmak zorunda. İşte bir tane yer tutuyor, dershanenin üstü. Ha ben sana Meşrutiyet'e gittim, gittim Ankara'ya bir gün gezdim. Ulan bu nasıl parti ya? İlk defa duyuyorum dersin. Heh. O partilerden biridir. Faşist parti gelememiş ki iktidara. Bir de parlamento dışı. Yani parlamento içinde de değil. Mesela Adolf Hitler'in durumu öyle olmayacak. Adolf Hitler parlamentoya girecek seçimlerde, sonra yükselecek. Öyle bunun durumu öyle değil. Tabela partisinden adam lideri başbakan oldu bu ülkeye ya. Kral atamak zorunda kaldı. Çünkü ne oldu? O Roma yürüyüşü o kadar etkili oldu ki parti, yani koalisyonu oluşturan altı tane partinin altısı da zaten dedi ki, "Kardeşim, biz buna destek verirsek dağılırız." E destek vermeyip bunlar verince de Mussolini başa geçti. Başbakan oldu. Ne oldu başbakan olunca? O altı tane parti tamamen lavetti. Kapattı. Kapattı. Ve adam dedi ki, "Kardeşim, biz İtalyan değil miyiz? İtalyanız. Bizim partinin adı ne? Barış Partisi mi? Y bizim partinin adı ne? Yumurcak parti mi? Yook kardeşim. Bizim partinin adı ne? Faşist." O zaman bu partiye giren adamların ne amaçla girdiği, ne amaçla desteklediği belli. Ve bu adamlar Benito Mussolini başa geçtikten sonra diğerlerini tasfiye etti. Dikkat buraya dikkat. Ve bir politika belirledi. Politika şu: Hal senin ithal edildiğin devlet eski Roma'nın başkenti Roma İmparatorluğu. Adam diyor ki, "Ben Roma İmparatorluğu'na son vereceğim." Daha son vereceğim derken Roma İmparatorluğu'na son verilmiş toprakları geri alacağım. Yani o ne demek? Akdeniz'i bizim deniz yapacağım. İtalya'nın temel hedefi ne? Akdeniz'in tümünü ele geçirmek. Bizim deniz. Dikkat et bu politikaya, direkt sınavda çıkar. Mare Nostrum. Okunuşu da yazışı da aynı. Allah'tan dedim ya, bizim öğrencimiz onu okuduğu gibi okuduğu için hiç sorun yaşamıyoruz vallahi. Doğru mu? Şeyde sınavda. Mare Nostrum ne demekmiş? Bizim deniz. Bizim denizden kastettiği yer neresi? Akdeniz. Akdeniz'i lütfen sadece bizim kıyılar düşünmeyin ya. Bir de bu sıkıntıyı çekiyoruz Akdeniz'le ilgili. Akdeniz öğrencilerin aklı Antalya, Muğla, Mersin geliyor. La oğlum Akdeniz ora mı? Senin o bugün Ege dediğin denizin de adı Akdeniz. Mustafa Kemal, "Ordular ilk edebiz ileri" deyince bizim orada niye inmedi Antalya Konyaaltı'na? L bir dikkatli düşünün ya. Senin Akdeniz dediğin yer Mısır, Akdeniz ülkesi değil mi? Trablusgarp, Cezayir, Fas, Tunus Akdeniz ülkesi değil mi? Akdeniz nere? Dünya haritasından bir haber yaşıyoruz. Lütfen şu dünya haritasını artık önümüze açalım. Bir bakalım ne nerede? Adam Habeşistan diyorum, Etiyopya yerini bilmiyor. Bilmeyince olayı anlayamıyor. O zaman dünya haritasını bir kere artık bileceğiz. Akdeniz neresi kardeşim? Pasifik nere? Akdeniz'deki o Akdeniz dediğin yer günümüzdeki Ege Denizi denilen yeri de kapsayan yerdir. Bir şey söyleyeceğim. Doğru Akdenizse o zaman bizim kıyılarda tehdit altında mı İtalyan? E İtalya'nın, Almanya'nın bu tehditleri yüzünden biz Balkan Paktı'nı, Sadabat'ı kurmadık mı? Akdeniz Paktı'nı kurmadık mı? E anladınız mı meseleyi? Adam diyor ki, "Bura bizim deniz." Adam hedef koyarsa ne olur? Hedefe ulaşmak için her şeyi yapar. Her şeyi yapar. Laskala diye bir şehirler vardı. Oradaki ünlü Skala nutkunu verdi. Kendisinin lakabı lider, başkan anlamında Duçe'dir. İşte Benito Mussolini'nin hikayesi bu. Ama onun ünlü bir lafı var. Bakın bu laf evet pratikte dış politikaya yansıtıyor ama günümüzde de bence doğru ya şu anlamda doğru. Sürekli barış ne mümkün ne faydalıdır. İnsanın enerjisini, gerilimini yüksek tutan şey ise savaştır. Şimdi dikkatlice düşün bu laf. Evet, o tarafı, yani o kişi tarafından söylendiği için tabii ki büyük algısal anlamda "Aha savaş geliyor" demektir. Doğru mu? Adam diyor ki, "Sürekli barış ne mümkün ne faydalı." Ne demek o? O zaman sürekli barış olamaz. Yani bu ne demek? Savaş olacak. E bunu söyleyen de Mussolini. E bunu söyleyen Mussolini, o zaman savaş çıkacağı belli. O yüzden adam dış politikasını zaten bunun üzerine kurmuş. İtalya'daki durumlar bu. Peki İtalya ne yapıyor? Bazı şeyleri adım adım adım alıyor. He, o zaman savaşın tarihi kaç? 39. 39'a gelmeden önce ne yapmış İtalya? Bazı yerleri almış. Mesela Arnavutluk'un üzerine müthiş bir nüfuz elde etmiş. Peki Arnavutluk dikkat edelim, İtalya'nın baskısı yüzünden Balkan Paktı'na katılamadı. Hatırla, Bulgaristan zaten amacı İtalyan gibi olmaktı, yani faşist. O yüzden hatırlayın, Bulgaristan'la Arnavutluk'un Balkan Paktı'na niye katılmadığını anlatmış olduk. Heh. O yüzden bunlar bazı yerler alıyor. Ne demek istiyorum? 39'dan önce, yani 23 ile 39 arası, yani Mussolini'yi geçtikten sonra nereleri almış? Bir İtalyan diplomatı, Yunanistan'ın Korfu adasını, öldürül diye Korfu adasını aldı. İtalya gitti, bak Korfu adasını alıyor. Lütfen yerine bakın. Korfu Adası neredeymiş? Adam demedi mi "bizim deniz" diye? He, bak bir ada alıyor bak. Dikkatli bakacaksın. İki, bana göre en büyük işgalleri Habeşistan, Etiyopya. Etiyopya'nın yerine bir bak. O Etiyopya'nın yeri kimi rahatsız ediyor? Bir bak. Mısır'a kim hakim? Bir bak. Mısır'a İngilizler hakim. Adam İngiliz'in altına yerleşmiş. İki gün sonra ne demek? "Ben Mısır'ı, Mısır'dan İngiliz çıkaracağım. Senin yerine oradaki Akdeniz'deki Mısır'ı alacağım." İtalya Trablus'u almadı mı? Hatırla Osmanlı Devleti 19... E adamın amacını anladınız mı? Adamın amacı Akdeniz'de büyük bir Roma İmparatorluğu tekrardan kurmaktır. Peki bunlar için nereleri aldı? En önemlisi, en çok sorulan Habeşistan'dır. Bunu bilin. Günümüz adıyla Etiyopya'dır. Korfu Adası'nı almıştır. Arnavutluk'u nüfuzu altına almıştır. Başka nereleri aldı? Merve. Füme'yi aldı. Serbest bir şehirdir orası. Füme'yi aldı. Başka bir yer daha var. Korfu'yu söyledik. Hangi Lokarno Anlaşması'ndan? Oku bakayım Lokarno'yu. Ne yazıyor? İtalya'nın sanatıyla Almanya Lokarno Antlaşması'nı fethetmiştir. Avrupa'daki mevcut durumun budur. Hah. Demek ki orayı işgal etmesi de neye sebep olmuş? Almanya'nın da Lokarno. Lokarno neydi? Aman savaş yapma Almanya. Sen gel uluslararası işbirliğine dahil edelim. Seni Milletler Cemiyeti üyesi yapalım. Aman gözünü seveyim, sen bize hiç kimseye saldırma demesine rağmen Almanya ne demişti? Hatırlayın. Herkesin sınırını garanti veririm de Polonya'ya vermem demişti. Dikkat edin. Dünya Savaşı neyle başlayacak? Polonya'nın işgali. Hadi bir yazalım mı bakalım? Önce İtalya'da faşizme başlayalım. Çok madde var video ders notunda biliyorum ama biz bu maddeleri kısa kısa yazacağız. Bu maddelerden sizler de bulup oraları yuvarlak içine alacaksınız ki çok gereksiz şeylere ulaşmanız istemiyoruz. Başla bakalım. İşçi grevine destek veren. Evet. Kara gömlekliler. Kara gömlekliler. Evet. Napoli. Bu çok önemli bir laftır. Kara gömlekler bir sınavda geldi bu arada. Ya hangi sınavda? KPSS'de. Kara gömlekler nereden nereye yürüdü? Napoli'den. Napoli'den nereye yürüyüşle destek verdi? İşçilere destek verdi Roma'ya. Devam. Ünlü Skala nutku. Ünlü Skala nutkunu okudu. Skala nutkunu okudu. Yani burada bireye değil devlete. Tamam. Birey önemsiz dedi, devlet önemli dedi. Evet. Roma İmparatorluğu yeniden. 3. madde değil mi? Evet. Roma İmparatorluğu yeniden kuruluşu. Yeniden kuruluşu. Bir daha söyle. Yeniden kuruluşu. Milli bir ideal haline getirdi. Milli bir ideal haline getirdi. Dikkat dikkat dikkat. Burada bir kelimeyi hepinizin bilmesi lazım. Mare Nostrum. Ne yapıyormuşuz? Bizim deniz. İtalya'ya gittin. Bir peştemal ver bakalım. Paran kalmadı. Napoli'de yürüyorsun. Napoli de çok tehlikeli bir yer bu arada. Napoli'de yürü. Sadece Maradona'yı soymadılar. Ondan önce herkesi soymuşlar. Ne diyorsun? Mare Nostrum. Bayılırlar. Bizim deniz diyor ya onlara. Oo gel kardeşim bir pizzasını yiyeyim derler herhalde. Eğer çok bir faşist karşıtı bir adam bulmazsa. He. Niye canım? Belli olur. Denedin mi? Çalar. Hayır. Denedin mi yani? Evet. Şimdi beş tane olayı var. O olayları bir yazalım. Söyle bakalım nereleri aldı? Fiume. Evet. Korfu Adası. Korfu Adası. Bunu Yunanlılardan aldı. Evet. Arnavutluk. Arnavutluk. Evet. Habeşistan. Habeşistan. Bak bunu bilmezseniz sınavda yapamazsınız. Nasıl geleceğini göstereceğim sorunun. Evet. Bir de Lokarno. Lokarno çıktı. Doğru mu? Evet. Çıkış. Bunu kime yaradı? Tabii ki şeye. Ne derler ona? Almanya'ya. Şimdi buraya dikkat. Size şöyle sorular gelebilir. 1. İtalya karşısına Habeşistan yazar. 2. Almanya karşısına değerli arkadaşlar Ren yazar. 3. Japonya karşısına Korfu Adası yazar. Yukarıda verilenlerden hangileri Dünya Savaşı öncesi devlet işgal yerleri eşleştirmelerinden hangisi doğrudur der. Sen neyi bilmek zorundasın? Kesinlikle ve kesinlikle İtalya'nın Habeşistan'ı işgal ettiğini bileceksin. Almanya'nın Ren'i işgal ettiğini bileceksin. Hani ünlü geyikler yok mu? Ren geyikleri diyoruz ya. He, o Ren'in işgal ettiğini bilmek zorundasın. O yüzden bak Japonya Korfu Adası yazayım. Bu memleketin %90'ı düşer. Niye? Japonya'nın bir ada devleti olduğunu bildiğinden dolayı kesinlikle bir adayı işgal etti zannediyor. Halbuki Korfu Adası'nı işgal eden devlet İtalya. Çünkü Korfu Adası'nın yerini bilmiyor öğrenci. Ha her adanın yerini bilmek zorunda mı? Tabii ki hayır. Ama bizim tarihimizle ilgili veya anlatım yaparken bazılarını bileceğiz. Hemen ne dedim size Korfu Adası yazıyorsunuz. Görsellerden yerine bakıyorsunuz. Anlayacaksın olayı. Mesela olayı anlamak. Burası bu. Not yazalım. Ne diyordu Mussolini? Sürekli barış ne mümkün? Sürekli barış ne mümkün ne faydalıdır. Sadece savaş. Sadece savaş. Evet. İnsan enerjisini en yüksek gerilimde tutar. İnsan enerjisini en yüksek gerilimde tutar. Lafa bak ya. Gerilimde tutar. Kim demiş bunu? Evet. Parantez içinde Benito Mussolini, çağımızın gördüğü 20-21. yüzyıl gördüğü en büyük canilerden bir tanesidir. Tabii kendisinin ölümü de kendisine yakışır şekilde olmuştur. Anlatacağım. Tamam. Son halinde görmek isteyenleri de zaten Google'a görsellere göndereceğim. Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi, kısaltma adı Nazi. Adamın başında bunun başına olan insanların başkanı, lideri Führer. Kimmiş bu adam? Hepimiz bildiği Adolf Hitler. Şimdi Almanya'nın durumu İtalya gibi değil. Neden? İtalya kazanan gruptaydı, İtilaf'ta. Bu kaybeden grupta. E kaybedenin ne olduğunu kendimiz gördük. İşte Almanya'ya 33 milyar dolar savaş tazminatı, ülkesinden 5 tane ülke gitti. Özellikle Polonya'nın gitmesi onların en çok canını acıttı. E bazı bölgeleri Fransa'nın eline geçti. Bazı bölgeleri Çekoslovakya'nın eline geçti. Doğru mu? Ve ne oldu? Özellikle bu özellikle Alman milliyetçiliğini çok yükseltti. Çünkü Versay Anlaşması çok kötü bir anlaşma. Bizim Sevr gibi. Bak dikkat edin. Biz Sevr'i kabul etmedik. En sona biz başarılı olduk. Almanya Versay'ı uygulamaya koydu. Ama ne zaman? Adolf Hitler denen adam önce seçimlerde atıyorum 3. parti oldu. Sonraki seçimlerde ikinci oldu. Sonrakinde birinci oldu. Adolf Hitler başa geçti. İlk yaptığı şey kameraların önünde Versay Anlaşması'nı yırtmak oldu. Bu ne demek? Ben bunu tanımıyorum. Çünkü o kadar çok askeri madde vardı ki. Neydi o maddeler? Savaş uçağı üretemeyeceksin. O da gitti yerin dibinde üretti. Denizaltı yapamayacak. Hepsini yaptı. Şu kadar bunu yapamayacağım. Bu kadar tank yapamayacağım. Ordunun sayısı olacak. Sevr'deki maddeleri hatırla. Aynısı neredeyse. E adam hepsini yaptı. Adolf Hitler denen adamın yapmış olduğu en büyük sıkıntı kendi memleketin içinde sonuçta faşizmden hiçbir farkı yok. İki tane totaliter rejim. Ne yaptı? Çingeneler, bak çok büyük zulme uğradı. Hep Yahudiler. Yahudiler. Ne oldu oğlum bu? Çingeneleri anlatan yok. Adam neler yaptı çingenelere ya? Komünistler, kendisi gibi düşünmeyenler, kendisinden hariç olan Yahudiler. Bak bunların hepsini özellikle değerli arkadaşlar, Almanya çünkü Almanlara göre Almanya en büyük ırk. Almanlar en büyük ırk. Neler yaptı adam ya? Alman ırkını tarif etti. Sarışın olacak, renkli gözlü olacak, boyu şu olacak, kilosu bu olacak. Böyle tarife uymayanlar toplumdan dış. He. Piyanist diye film izliyorsun. Piyanistin başına izlemeyen yok lan. Piyanistin başında Gestapo denilen bir polis örgütü var. Bu örgüt aynen bizdeki polis örgütleri gibi düşünmeyin. Hem istihbarat var hem de derhal müdahale var. Bunlardaki en büyük özellik bu. Ne oldu? Lütfen piyanistin başına bir geri gidelim. Bir tane binaya giriyor Gestapo. Bir ihbar almış. İhbar ne? Engelli bir Alman vatandaşının saklandığı sahne. Heh. Ne yaptılar? Yukarı çıktılar. Adamı 10 kattan, 11. kattan filmde kaç, kaçıncı kat varsa oradan aşağı atıp öldürdü. Çünkü bir Alman'a göre asla engelli doğamaz. Asla engelli doğamaz. Bir Alman'sa diyor, saf ırksa diyor, engelli olamaz diyor. Hadi bakalım. Budur. Sen şimdi bunu neresiyle mücadele edeceksin bu adam? Şu kitap okunur, bu kitap okunmaz. Bu kitap yakılır, bu kitap yakılmaz. Radyolar, onlar için radyo çok önemliydi. Bütün propagandalarını oradan yaptılar. Radyo sürekli Alman ırkını öven, Almanya'nın geçmişiyle alakalı olan şeyleri öven. Sürekli sürekli sürekli sürekli pompalanıyor. Versay Anlaşması'ndan kurtulmanın yolu. Evet. Adamları Lokarno'yu imzalattılar da bir Lokarno 1925. Adolf Hitler'in başa geçsin 1932. Kim ne yapar? Lokarno adam umrunda oldu mu Allah'ını seversen? Peki Almanlar ne diyor? Almanlar şunu diyor: Bir, ben Versay Anlaşması'ndan kurtulacağım kardeşim. Bana göre böyle bir anlaşma yok. Adolf Hitler. İki, ben bana 1. Dünya Savaşı'ndan sonra topraklarım benim yağma edildi. Kimisi Polonya'ya, kimisi Çekoslovakya'ya, kimisi Fransa tarafından el konuldu. O topraklarımı geri istiyorum. Neden? Çünkü o topraklarda Almanlar yaşıyor. Almanlar yaşıyorsa ben nerede Alman yaşıyorsa orayı alırım diyor. Yani kendi toprağıma katarım, ilhak ederim. Biz günümüzde ilhak dediğimiz şeye Almanlar hayat sahası diyor. Ne demek hayat sahası? Ben nerede Alman var? Fransa'nın Ren'i kaç atıyor? 500 kişi önemli değil. Var mı? Var. Orayı işgal edeceğim. Orayı geri alacak. Sudetler, Çekoslovakya, 3,5 milyon Alman yaşıyorlar. O zaman tekrardan geri alıyor. Demek ki... İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kendisinden ayrılanları tekrardan toplama durumudur. Hitler'inki. Buna da ne isim vermiş? Hayat sahası. Nerede Alman var? Alman bize gelmeyecek. Biz Alman'a gideceğiz. E senin Alman'a gitmen için ne yapman lazım? O bölgenin tamamını işgal etmen lazım. Ancak bu işgal edilenler zaten Almanya'dan koparılanlardı. Unutma, Almanya bir imparatorluktu. Aynı Osmanlı gibi. Onların da sonu bizimki gibi oldu. Kaç tane ülke kuruldu Almanya bittikten sonra? O yüzden Almanya'nın durumu biraz İtalya'dan farklı. İtalya'da hoşnutsuzluk var. Almanya'da Versay var. İtalya galip gelen taraf. Almanya mağlup olan taraf. Mağlup olanlarda bu kadar uç şeylerin yükselmesi öyle ya da böyle beklenir. Lan adamlar bir Kristal Gece yaşadılar. İnanamazsınız ya. Bütün Yahudilerin evleri, dükkanları, hepsi değerli arkadaşlar camları, çerçeveleri indirildi. Bizdeki 6-7 Eylül 1955 olaylarına benziyor. İki günde bir yanlış ihbar yüzünden kaç bin tane Rum evi, Rum iş yeri yakıldı. Rumlar sürüldü. Bu da Türkiye'nin bir ayıbıdır. Ha onu da söyleyeyim. Geri gelince anlatacağım. Bu böyle basit anlatılan bir şey değil. Ülkemizdeki güvenlik kuvvetlerinin ve güçlerinin ihmalkarlığı. Ama durum Almanya'da böyle değil. Almanlar kendi istiyor bunu. Hükümet de istiyor. Bak hükümet o Yahudileri bir şekilde bir yerden göndermek istiyor. Ne yapacak o zaman? Kristal Gece yaşattılar Yahudilere. Yazın Kristal Gece. Niye hocam? Niye kristal? Ne kadar da güzel ismi var. Hani kristal kötü bir şeyi ifade etmez. Sabah olduğunda binlerce Yahudinin camları kırıldığı için sabahın ilk ışıklarıyla, biliyorsunuz güneş ışığı cama vurduğu zaman öyle bir elmas gibi, yakut gibi ileriden parlar. Aynısı olur. O yüzden tarihe Kristal Gece diye geçti. Almanya hayat sahası için ne yapacak şimdi? Almanya ne yapıyor? Bir, Türkleri Lokarno'dan çıktı. İki, silahsızlanma konferansını reddetti. Üç, "Ben Milletler Cemiyeti'nden çekiliyorum" dedi. Zaten adam ne diyor? "Ben bunlardan çıkmazsam zaten savaşamam. Benim savaşmam için ne lazım? Hayat sahası için. O yüzden benim bunlardan çıkmam lazım." Hepsini feshetti Hitler. Silah üretimine büyük ağırlık verdi. Sanayiye büyük ağırlık verdi. O sanayisi Dünya Savaşı'nı kaybetse dahi iki gün sonra ne yapmasını sağladı? Tekrardan Almanya'nın toparlanmasını sağladı. Sonuçta Almanya sanayi devrimini gerçekleştirmiş bir ülkedir arkadaşlar. O yüzden bu tür devletleri insan algısı almıyor. Diyorsunuz ki, "E hocam nasıl oluyor? Yani iki tane Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya nasıl oluyor da dünyanın yine süper gücü oluyor?" Sebebi 1800'lerdeki, 1700'lerdeki yani 18. yüzyıldaki hem aydınlanma çağını yaşamaları hem de sanayi devrimini yaşamaları. O yüzden adamlardaki bütün mantık kaybetse dahi kafa hep üretimde. Mesela Almanya'da okutulan ilkokul fişleriyle bizimkinde okutulan ilkokul fişleri aynı değil kardeşim. İnsan beynine ne kodlarsan öyle gidiyor. Hani anlatayım anlayın diye. Bizde ne vardı? "Işık ılık süt iç." Doğru mu? Cemil bilmem ne. Hatırla. Ali Topat. Almanya'da "Üret." Bak hep böyle çocuğun beynine o beşli yaşlarda, altılı yaşlarda hep bir komut var. Komut. O yüzden bugün Almanlar çok disiplinli. Vallahi Türk milleti daha çalışkan. Bak burayı karıştırıyoruz biz. Bizim milletimiz daha çalışkan ama bizim milletimiz daha disiplinli değil. Bu adamlar daha disiplinli. İşe zamanında girer, işte zamanında çıkar. İş harici bir şey yaptıramazsın asla. Asla. Sosyal hayatları daha yoğundur sen sana göre. Bak sen daha çok çalışırsın. Aramızda esnaf olan arkadaşlarımız var. Kimin 24 saat açık dükkanları var ya? Ya 24 saat bir yer açık olabilir mi? Bir düşünün bakayım. 12 saatle 16 saat arasında Türkiye'de çalışma var ya. Buna hangi vücut, hangi beyin dayanır? Hangi, nerede sosyallik olur? Adam o disiplini tekrar sağlamasına bakın. Dünya Savaşı'na Berlin'e kadar gelinecek. Hitler biliyorsun intihar edecek falan filan bir ton mesele var. Adamlar tekrardan ne olacak? Gene dünyanın süper gücü olacak. Sanayi devrimini eğer Osmanlı Devleti yapabilmiş olsaydı, doğru mu? Ki matbaayı bile 300 sene sonra getirdik. O devrimi Osmanlı yaşasaydı vallahi Osmanlı yıkılmazdı. İsterse 5 tane Dünya Savaşı'ndan yeni çıksın. Neden? Demiri sökerdi, pencereden atıyorum oradan bir şeyi sökerdi, gene eritirdi, gene yapardı aynısını. Çünkü adam yapım becerisi var sanayi inkılabından beri. Adam neyi üreteceğini biliyor. Bir de neyi üreteceğini bilmeyen soruyor. Bugün Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıldan sonra, bana göre 17 değil 18. yüzyıldan sonra gerilemesinin temel sebebi endüstri devriminde Türkiye'nin hammadde veren, dışarıdan da işlenmiş mamul olan bir duruma düşmesidir. Onu Osmanlı gerçekleştirmiş olsaydı bırak Allah'ını seversen ne Dünya Savaşı'ndan sonra yıkılacaktı, İstanbul'a kadar adam gelecekti. Ya olmazdı arkadaşlar, biz yapamadık, beceremedik bunu. Bilimseli, petrokimyayı, sanayide özellikle şeye ne derler ona, silah sanayine yapamadık. Eğer bir silah sanayinde güçlü olabilmeyi becerseydik, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra ne adamlar İstanbul'a kadar gelebilirlerdi, ne Anadolu'nun güney tarafları, vilayetler, aşağı taraflar hiçbir işgale uğramayacaktı. Böyle ne olacaktı? Bizi tekrardan süper bir güç olarak kabul etmek zorunda kalacaktı. Osmanlı Devleti yıkılacaktı. Bana göre Osmanlı Devleti'nin en büyük yıkılması çağın gerisinde kalmasıdır. Ve üretimi, özellikle millet silahlı sanayiye yatırım yaparken bizim yapamamamızdır. Evet. Bireysel girişimler vardır Osmanlı Devleti'nde yoktur değil ama her gelen padişah Fatih Sultan Mehmet'le Kanuni Sultan Süleyman seviyesinde olacak ki ondan sonra sen bu devletin yıkılmasını konuşabilelim. O zaman yıkılır mıydı? Çünkü şahsa bağlı olan devletlerde ne olur? Şahıs iyiyse devlet iyi olur. Doğru mu? Bu da sıkıntı. Ya iyi değilse, ya 50 sene şeyde ne derler ona, kafes hayatında yaşamışsa, hep öldürülme korkusuyla yaşamışsa nasıl olacak? Şahıs değil, devlet geleceği vardır. O yüzden Almanya'ya hani nasıl oluyor da iki tane dünya savaşı geçirmelerine rağmen hocam, yeni çıkmalarına rağmen tekrardan bugün gene süper güç Almanya. Sebepleri bunlar. Evet. Almanya'yı anladık mı? Adam hayat sahasını genişletecek. Ne yapacak o zaman? Bakın dikkat. Çok önemli bir bölgeyi alıyor. Bakın bunu bilmezseniz olmaz. Ren. O 1936 var ya, iki tane hep yazdım size. Türkiye Boğazlar sorununu anlatırken Montrö'yü ne dedim? 1936'da iki tane gelişme var ki Türkiye'nin boğazları geri almasını sağladı. Biri Fransa'nın Ren bölgesini Almanlara kaptırması. İki, İtalya'nın Habeşistan işgali. Bu ikisinin yaşanmasından dolayı boğazlardaki Fransız ve İngiliz birlikleri geri çekilmişti. Türkiye'de şartlar değişti diyerek gidip Montrö'yü imzalamıştı. Montrö'de boğazlar bize geçti savunmasıyla beraber. Şimdi dikkat. Almanya nereleri aldı? Bir, Ren diye bir bölgeyi aldı. Doğru mu? Başka nereye aldı? Hadi bakalım Merve. Saar bölgesi. Saar diye bir bölge aldı gene Fransa'dan. Devam. Avusturya. Avusturya'yı ilhak etti. İlhak ne demek o? O ilhak bir kelime manası var. İlhak neymiş? Var mı Alman akraban? Alman diyorum yani. Almanya'ya giden Türk akraban var mı? Sor bakayım. Avusturya'ya birleşmelere ne isim veriyorlarmış? Geliyorlar mı sene de? Hep böyle geliyor da sene oldu. İki sene oldu gider ya. Öğrenmişlerdir onlar. Tamam. Evet. Devam et bakalım. Çekoslovakya. Ancak oraya varmadan önce değerli arkadaşlar bir olay anlatacağım. Şimdi önce Almanya'nın işgal edilmek yerine kadar, yani şu beşli yere kadar önce bir yazalım. Sonra o beşli yer çok kıymetli. Çünkü Almanya'yı çok fazla soruyorlar. Devam başla bakalım. Nazi partisi sempatizanlarına. Nazi partisi sempatizanlarına dikkat. Buraya dikkat. Şimdi arkadaşlar burada kara gömlekliler vardı ya, dikkat edelim. Adolf Hitler'in Dünya Savaşı öncesi giydiği tüm kıyafetler kahverengi. O yüzden de bunların sempatizanlarına da kahverengi gömlekliler denmiş. Ancak ÖSYM neyi sordu? Kara gömleklileri. Evet. Sempatizanlarına ne denilmiş? Kahverengi gömlekliler adı verilmiştir. Devam et. Hayat sahasını genişletmek demişlerdi. Amaç ne? Hayat sahasını genişletmek. Bu kavram çok kıymetli. Evet. Demek ki burada neye bakmamız lazım? Kavramlara bakmamız çok çok kıymetli. Evet. Gestapo adı verilen. Gestapo adı verilen bir polis teşkilatı kurulmuştur. Bir polis teşkilatı ya da istihbarat yani kastettiğimiz kurulmuştur. Bu ne yapıyordu? Kim çingene, kim komünist, kim Yahudi tek tespit ediyordu. Ülkenin dışına çıkarıyordu veya öldürüyordu veya kamplara gönderiyordu. Çok sıkıntılı. Şimdi biz şimdi düşünüyoruz. İtalya'nın başkanı Mussolini'nin lafını gördük. Savaş diyordu. İnsan enerjisini en gerilimde tutan şeydi. Şimdi bakalım. Adolf Hitler'in bir ünlü sözü var. O da diyor ki, "Bugünkü nasyonal sosyalist hareket" yani kastettiği Nazi partisi, "onu bugünkü dar yurdundan çıkaracak" diyor. He, yani diyor ki, "Bizi hapsettiniz Almanya'dan biz çıkacağız, böyle kabak çayı gibi açacağız" diyor. Ne demek o? Hayat sahası işte. Ben diyor, "Hayatımı Almanların yaşayacağı hayatımın sahasını genişleteceğim" diyor. Anlaşıldı mı mesele? O yüzden Avusturya ilhak etti. Bakın ilhak işgal demiyorum. İlhak etti. Kendisine kattığını duyurdu. Yani o yüzden çok kıymetlidir burada Adolf Hitler'in lafına dikkat. "Onu bugünkü dar sahasından çıkartmak" hangi politika diye sorarlar. Cevap ne? Hayat sahası yazar oraya adam. Hayat sahası, Mare Nostrum, bizim deniz, işte Asya Asyalılarındır yazar aşağıya. Ne derler işte, güçlü ordusu olan zengin bir ülke hedefin adını sorarlarsa. Ne diyeceğiniz cevap? Hayat sahası. Söyle bakalım. Almanya'da 10-3 Kasım. Almanya'da 10-13 Kasım. 1938'de yaşanan. 1938 savaşa bir yıl kala yaşanan Kristal Geceyle. Kristal Gece. Ankara'da sorsam pavyon. Evet, Kristal Gecede. Evet. Yahudi karşıtı. Yahudi karşıtı. Farklı bir boyut. Farklı bir boyut. Farklı bir boyut. Bak bak bilenler nasıl da gülüyor. Bak Muradıma, Muradıma nasıl da gülüyor. Evet, şurayı da yazalım. Ondan sonra o şeyli beşliğe sonra bakacağız. Şu aradaki notu yazalım. Şimdi notun bir üstünü. Notun bir üstünü. İngiltere'nin önerisi üzerine Almanya, Hı hı. Fransa, İtalya ve İngiltere arasında 19 Eylül'de Münih Konferansı toplanmıştır. Tamam. İngiltere'nin önerisiyle dikkat. Münih Konferansı toplandı. Şimdi oraya geleceğim ben. Münih Konferansı toplandı. Şimdi değerli arkadaşlar dikkat çizin. Hitler 32'de başa geçtikten sonra 39'a kadar hayat sahasını zaten ilk şeylerini verdi ki yavaş yavaş orayı aldı. Ren'i aldı, döndü. Avusturya'yı ilhak etti, döndü. Südetler, Çekoslovakya'nın 3,5 milyon Alman'ın yaşadığı Südetler bölgesini işgal etti. Burada bir şey dikkat edeceğim. Dikkat la, Almanya bunları yapıyor da Almanya her yere saldırmaya başladı. Resmen adamlar Dünya Savaşı'nı çıkarmak istiyor. Bunun üzerine İngiltere Başbakanı var. Eee, Alexander Chamberlain. İnşallah Alexander salladım gibi geliyor. Dur bak Chamberlain bir baksana. Alexander Chamberlain miymiş? Aklıma Beşiktaş futbolcusu da gelmiş olabilir. Hemen eski vardı ya. Bir baksana İngiltere Başbakanı Alexander Chamberlain. Beşiktaş'ın futbolcusu da aklım...

Oraya gitmiş de olabilir. Es Şemberin diye futbolcusu var diye. Neyse bu adam dedi ki he >> Nevil Çemberli. >> He Nevil Çemberli ya ne alakası var Alexander Çemberli? Beşiktaşlar diyor, "Hocam faydalanamadık o topçudan." Evet. Növel Çamirlin diyor ki Almanya'ya ya diyor ki bak siz her yere saldırıyorsunuz. Anladık. Hayat sahanız var. Anladım. Bir Dünya Savaşı'ndan sonra böyle bir yıkıntınız var. Gelin konuşalım. İkinci kez bir Dünya Savaşı çıkmasın diyor. Bak adam iyi niyetli mi? İngilizin en iyi niyetlisi bu. Geldi dedi ki tamam dediler. Münih'te bir konferans yapıldı. Münich konferansında her şey çok güzel. Dediler ki Almanya'yı sen nere istiyorsun? Südetleri. Tamam dediler. Verdik. Almanya dedi ki biz aldık zaten. Senin verecek bir durumun yok. Burada söz dalaş çok önemli. Ne? Camil diyor ki tamam diyor sen nereyi istedin? Sle biz verdik diyor. Şimdi Hitler de diyor ki oğlum sen kimin malını kime veriyorsun? Sen vermedin. Biz zaten aldık diyor. Bak o aradaki o lafın verdikle aldık arasındaki laf çok kıymetlidir. Bu birinin birine üstünlük kurma çabasıdır. Sen almadın diyor çemberli. Biz verdik. O da diyor ki, "Hayırdır la?" diyor. İt biz zaten burayı aldık. Diyor. Sen niye geldin buraya? Demek ki aslında toplanış amacı bakımından yatıştırmak istiyorlar Almanya'ya. Yani saldırmana gerek yok. Siz, sen benden bir yer istiyor musun? Biz o devletle oturur konuşuruz sana orayı veririz ama sen ikinci kez bir Dünya Savaşı'na sebep ol. Yatıştırma politikasındaki bu Setler bölgesini zaten Almanlar aldıktan sonra bu toplantı yapıldı. Sonra ne oldu biliyor musun? Sen adama biz aldık biz verdik muhabbetine girersen adam gitti sacı süzet dedi diye çekosovak tümünü işgal etti savaş öncesi böylelikle yatıştırma politikası gitti sınava girdim 1938'de toplanan Münich konferansı aşağıda verilen hangi devletin hangi devletin ikinci kez bir dünya savaşı çıkarmasını engellemek amacıyla toplanmıştırı cevap Almanya. Soru değiştiriyorum. Neville Chamberlin ile özdeşleşen politikanın adını sorarlar. Cevap neymiş o politikanın adı? Yatıştırma. Anlaşıldı mı? Bak bunlar hep çıkan sınav sorularıdır veya çıkacak sorulardır. Benle'nin politikasını bilmem lazım. Peki Çemberli'nin süzetleri verme olayından sonra herif gitti bir de Çekosak tamamını işgal etti. E sen şimdi ne yapacaksın? Şimdi savaş bazen kaçınılmaz oluyor. Çünkü olayın asları bu. Var mı sıkıntımız? Şu beş bölgeye bir yazdır bakayım bana. Hadi >> hocam. Saar. >> Saar. Evet. >> Ren. >> Ren. >> Bunlar Fransa'ya ait. Evet. >> Avusturya. >> İlhak. Neydi Avusturya'ya ilhak ettiğimiz kelimenin adı? >> Anklus. Aksu değil. Tamam mı? Genelde Aksu derler. Evet. Devam et. >> Südet. >> Südetler ya da Südet. Evet. >> Çapakya. Bunlar da daha bir Dünya Savaşı çıkmadan önce aldıklarıdır. Ama neyi bilmem lazım? Ren hangi ülk ilha ettiğini bilmem lazım. Avusturya bir şey söyleyeyim mi? Bir sınavda ne sordular biliyor musun? Sizler bu sınavları görmediniz çağdaşım. Sınavda Almanca adını sordular. Avusturya'ya ilhak etmenin Almanca adını sordular. Neymiş? Anglosus. Evet. Ben boş yere anlatmıyorum bazı şeyleri. Adam onu Almanca sordu ya. La nasıl yapacak? Kim bilir onu? Hangi devleti ilha ettiğini sor. Avusturya onu yapsın öğrenci. Ama sen adamın onun birleşmenin adı nedir diye sorarsan o dünyanın en zor sorusu olur. Doğru mu? Hadi bakalım. Münü konferans toplandı. Bu politikanın adı neydi? Yatıştırma politikası. Bu politikayı güden adam kimdi? Nö. Chamberlin şuna bak ya. Olsun gene yazmış olalım ne olacak. Evet notlara başlayalım. Yatışma dedim yazdığımı. >> Hı. Yatıştırma politikası dikkat. Hangi devlet tarafından uygulanmıştır? İngiltere tarafından uygulanmıştır. Yıştırma politikası kime aitmiş? İngiltere. İkinci not. >> E Hitler'in Nasyonal Sosyalist Akıl. >> Hitler'in ünlü sözü. Nasyonal Sosyalist Akım. Evet. >> Onu bugünkü dar yurdundan çıkarıp >> Onu bugünkü dar yurdundan çıkarıp inşallah bir gün de bizi çıkartacak. Bugünkü dar yurdundan çıkarıp bize sığmıyoruz. Evet. >> Yeni topraklara doğru >> yeni topraklara doğru >> yürütmek cesaretini >> yürütmek cesaretini Evet. göstermek zorundadır. >> Cesaretini göstermek zorundadır. Evet. O zaman ikisi de savunma pozisyonundan hangi pozisyona geçmiş? Hem Almanya hem Tal taarruz pozisyonuna geçmiş. Tamam. Saldırı pozisyonuna geçmiş. İspanya garibim. O da Almanya'nın dibinde ya. O da etkilendi. O da çok etkilendi. Neden etkilendi? Onlarda da milliyetçilerle cumhuriyetçiler kapıştı. General Franco adındaki bir asker neyi kazanmıştır? Bu Cumhuriyetçiler Milliyetçiler Savaşı'a milliyetçiler olarak kazanmıştır ve devlet başkanı olmuştur. İspanya'da sizler de biliyorsunuz ki bazı mahalleler, bazı iller, bazı ne bileyim yöreler eee tabii ki cumhuriyetçi, bazıları da milliyetçiydi. Bu cumhuriyetçilerden bir tanesi de Guvernika kasabasıydı. O yüzden İspanya'ya destek veren Alman Hava Kuvvetleri hatırlayın. Bu Güvernika kasabasını bombaladığından dolayı Kübizmin önemli temsilcilerinden olan Pablo Picasso ne yapmıştı? Guvernika tablosunu yaptı. Bir gün ya resmi gelecek onun ya adamı gelecek yağı tablonun adı gelecek ya da o Almanlarla konuştuğu muhabbet gelecek. O tabloyu siz mi yaptınız yok siz yaptığınız muhabbet var ya o şu Guvernika'ya bir dikkat edelim. Tamam. Evet. İspanya'da Franco dönemi başla bakalım. İspanya'da 1923'te. >> İspanya'da 1923'te. Evet. >> Askeri darbe yapılarak. >> Askeri darbe yapılarak Evet. >> yönetim ele geçirilmiştir. >> Yönetim ele geçirildi. Evet. >> Diğer merkezimiz 1936'da >> 1936'da >> İspanya İç Savaşı başlı. >> İspanya İç Savaşı çok anlatılmıyor bu da arkadaşlar. Bu da çok önemli bir şey. Yaşandı. Evet. Cumhur devamında cumhuriyetçilerle milliyetçiler arasında >> cumhuriyetçiler ve milliyetçiler arasında Evet. >> 3 yıllık savaş başladı. >> Arasında 3 yıl süren savaş başladı. 3 yıl süren savaş başladı. Evet. >> Savaşı Almanya ve İtalya'nın desteklediği >> savaşı Almanya ve İtalya'nın desteklediği kim kazanıyor değerli arkadaşlar? General Franco kazanmıştır. General Franco kazanmıştır. Evet. Burayı anladık mı? Var mı sıkıntımız? Evet. Şimdi gelelim Japonya'ya. Şimdi Japonya. Ah Japonya. Ah ne kadar da sakin. Recep Vedi'in dediği gibi çok efendi çocuklar. Lan değil diyorum. Kimseyi inandıramıyorum arkadaşlar. Japonya. Evet. Biz Türk milleti olarak Japonya'yı severiz. Çünkü Japonlar hem çalışkanlıkları hem de ürettikleri malların kalitesinden dolayı sevgi var. Yoksa ha var tabii ki. Daha evvelden Ertuğrul gemisinin batması olayı var. Birçok olay da Japonlarla Türkiye'yi yakınlaştırmıştır. Ama bizim en büyük sebebimiz, en büyük şansımız diyeyim uzak olması. Yani yakın olsa biz Japonlarla anlaşamayız arkadaşlar. Bak bunu açık söyleyeyim size. Çünkü heriflerin her zamanki siyaseti genişleme gene gene olacak. Bakın göreceksiniz. Japonya da bu durumdan kurtulacak. Amerikan egomonyasından kurtulacak. Bir gün Japonya tekrardan Asya'yı tamamıyla ele geçirmek isteyecek. Pasifik'teki savaşın öncüsü Hindistan, Pakistan olmayabilir bile. Yani Çin'in Tayvan'a saldırması. Evet olabilir. Ama en büyük sebeplerden bir tanesi Japonya'nın tekrardan Kore ve Çin'i ele geçirme isteği olacaktır. Bunu da gözleriniz görecek. Bunu da söyleyeyim size. Japonya böyle kalmaz. Üret üret üret üret. E tamam belli bir doygunluk var yani. Yapıyorsun her şeyin en iyisi. Tamam da kardeşim bunun bir sonu var. Bu son neye kaldıracak? Tekrardan silah savunma sanayine kayacak. O gün anlayacaksınız benim ne demek istediğimi. Yani Japonya bir gün ihay ıvır zıvır bu tür şeylere yönelmeye başlar. Anlayın ki bu durumdan kurtulmak istiyordur. Ha yapıyordur satıyordur yapıyordur. Minimal düzeydedir oyuncak şeklindedir. Ama bir gün Japonya bu durumdan elbet kurtulmak isteyecektir. Çünkü Japonlar milliyetçidir. Haberiniz olsun. Bugün rahat yaşadıklarına bakmayın. Onların her zaman kafalarının bir tarafında yedikleri Nagazaki ve şeye Hiroshima'da yedikleri atom bombası burada durur. Onların bir gün onu tekrardan dünyaya gösterecekler. Japonya'daki durum şu. Hatırlayın bakın 1867'lerde başa geçen hatırla bir adam vardı Japonya'nın Atatürk'ü. Kimdi o adam? Hepimizin adıydı. Evet Murat hepimizin adı neydi? >> Mutsito. Bravo sana. Hepimizin adı Mutsito de. Mutsito da öldü canım. Adam öldükten sonra bir adam başa geçecek. Özellikle bu adam 60'lı 60 senenin üzerinde imparatorluk olacak. Eee bu adamın adı Hirohito. Herohito yani 1900 atıyorum 20'lerde başa geçiyor adam. 1989'larda falan ölüyor. Yani bayağı bir Japon imparatorluğunu yapmış kişiden bahsediyoruz. Demek ki Japonya'nın artık yeni hedefi ne? Asya Asyalılarındır ve yeni düzen iki tane şey var. Demek ki hem yeni düzen kelimesi hem de Asya Asyalılarındır kelimesi hangi devlete aitmiş? Hangi denet politikasıymış? Japonya. Yazalım bakalım. >> Yo yok. Hayır hayır oraya gelmedin. Japonya'nın politikasını yazalım. Asya neydi? >> Asyalılarındır. Artı neydi? >> Yeni düzen. >> Yeni düzen. Başlarındaki imparator kim? İmparator Hiro Hito. Doğru mu? Hatta Japonya'da tanrı kabul edilir biliyor musun? tanrı gibidir. Yani zaten dünyada iki devletin tanrı gibi kabul edilmiştir. Ya bizde mesela Osmanlı İmparatorları tanrı gibi kabul eden yok ama bunların durumları biraz farklı. Mesela şey eee gene çok büyük üzüntü ya halkı çok seviyordu onu. Tayland kralı Bohimin Adulyadeş. Duydun mu sen böyle? O ne hocam kurban olayım diyordun. He Ankara'da belki de caddesi bile vardır. Bak bakayım bir. Buihol adullyadesi. Buol adullyadesi var mı? Hani genelde Ankara'da ölen devlet büyüklerine karşı cadde isimleri verilmesi gelen e var ya >> adullya deceğiz bakın caddesi de bakın sokağı olmaz zaten. Caddeye verilmiştir ya da bulvara verilmiştir ismi var mı? Merak ettim. Ha >> genelde Ankara'ya verilir bu isimler. İstanbul'a verilmez. >> Bu mihol Adul Yadeş mesela dünyanın en uzun süre gene tahta kalan krallarından bir tanesidir. Ah bir yazsam neler çıkacak? He. >> Yok. >> Verilmemiş mi ismi? >> Yok, verilmemiş. >> He. Bizde var ya şeyh şey eee Bangladeş şeyhi mücrir Rabban Rahman mıydı neydi? Söyleyemiyorlar da. >> Arkadaşlar Ankara'da o kadar devlet başkanları isimleri var ki. Mesela bir yemek siparişi vereceksin. Bulunduğun caddenin adını ilk söylediğin zaman millet kapatıyordu telefonu. Dalga mı geçiyorsunuz? Biz dedi. Yani öyle öyle acayip acayip isimler var. Bizde Kennedy Caddesi var. Doğru mu? >> Kenedi Caddesi var. Öbür tarafa geçiyorsun. Neneun öbür Kesen Caddenin adı neydi? Eee, Filistin Caddesi var. Doğru mu? >> Ankara'da Filistin Caddesi var. Ankara'da çok ya çok fazla devlet başkanları mesela eski Tandoğan meydanının önündeki Charsdag gol mesela Fransa'da. H >> he000 lira >> ne oldu? >> Yetm >> yetmiyor değil mi? Ankara'da çok var. Evet. Burası tamamı. Şimdi Japonya savaş öncesi nerelere almış? Şimdi gelelim buraya. Şimdi bunlar da öyle. Düşündüğünüz gibi değil arkadaşlar. Bunlar da yerler alıyorlar. Şimdi Japonsun. Ben bir Japonum. Benim iki düşmanım vardır. Biri Çin, biri Kore. O zaman ben bunlardan yavaş yavaş alacağım. Mançurya dikkat. Bu Mançurya'yı bilmeden kimin işgal ettiğini bilmeden de yine sınavda soruyu yapamazsın. O zaman ben size üç şey söyledim. Hazır mıyız? Merve Muhat YouTube'dakiler. Söyle bakayım. Almanya'nın hangi işgal ettiği bölgeyi bilmem lazım? Savaş öncesi Ren. İtalya'nın hangisi? Habeşistan. Japonya'nın hangisi? Mançurya. Sınav soruları genelde bu üçlemeden gelir. Haberiniz olsun. Başka nereye işgal etti? >> Doğu >> Kore, Çin. Başka ne yaptı? Manurya, Kore, Çin. Bir şey daha yapmış olması lazım. >> Hocam Mança, Asya olabilir yeni düzen demiş. >> Y tamam yeni düzen oraya. Yeni düzeni ben yukarı yazdım. Tamam. Şu ü tane bölge diyelim. Evet. Japonya'nın değerli arkadaşlar tane var. biri Mançuy işgali, Kore'yi ve orta ve eee Doğu Çin'i işgal etme muhabbeti var. O yüzden biz baktığımız zaman üç tanesinden en önemli görülen burada Mançadır. Şimdi gelelim bloklara. Nasıl bir Dünya Savaşı'nda itilaf ittifak blokları varsa ki onların da önü var biliyorsunuz. Siz biz size hiç önü anlatmıyoruz. Ha hani biz itiraf diyoruz, ittifak diyoruz yazıyoruz devletleri. Arkadaşlar bu devletler oluşmadan önce de birçok ittifak var. İşte üç imparatorluğ ligi var. Sonra bunun adı değişiyor. Sonra bunun adı değişiyor. Buna benzer var. Mesela burada da savaş öncesi özellikle Almanya ve İtalya'nın öncülüğünde Almanya İtalya, Almanya İtalya, Almanya İtalya Japonya, Almanya Japonya böyle paktuyor. Bunlar arasında özellikle çelik paktı bilmek zorrası savaş öncesi paktlar. Bak bir daha söylüyorum. Bunlar savaş öncesidir. Bunun savaşa girerkenki adı müttefik ve mihverdir. Hadi başla bakalım. 36'da kurulan paktın adı >> Berlin ve Mih >> Berlin Roma neyi? >> Mihveri. >> Peki bu Mihver ne demek? Duydun mu? Baktın mı? İnceledin mi? Mihver kelime manası ne demek? Evet. Araştırıyor herkes. Devam. Berlin Roma miferi ise Berlin hangi devlet? Almanya. Roma. >> İtalya. >> Devam et. 36. >> Berlin Tokyo Mihveri. >> Berlin Tokyo Mihveri. E bu ne olabilir? Almanya kim? >> Japonya. >> Japonya olur. Evet. Anti Kominter Park. Doğru mu? >> Komiter Park. Bu kimler? Kimler arasında? >> Almanya, İtalya, Japonya. >> Almanya, İtalya ve Japonya arasındadır. Özellikle Rusya'ya karşı oluşturulmuş pak gibi durabilir. 39. >> Çelik. Bak bu çok önemli. Hangi iki devlet? Almanya >> artık resmi olarak birleştiklerini açıkladıkları paktır. Yani bu saatten sonra Almanya yapılan her saldırı İtalya, İtalya'ya yapılan er saldırı Almanya kabul edilir. Bunlar savaş öncesidir. Ama kesinlikle neyi bilmek zorundasınız? Şimdi ben işaretlediğim yerleri bilirsen sınavda daha rahat etme şansın var. Gelelim Dünya Savaşı'nın nedenleri. Mantık şu. Bir Dünya Savaşı'ndan sonra toplanan Paris Barış Konferansında istenilen seviyede barışın gerçekleşmemesi. Zaten Paris Paris konferansa ne deniyordu? >> Barışa son veren barış. Çok güzel. İki Japonya'nın değerli arkadaşlarım yeni düzeni ilan etmesi. Asya sıralarında yiyip saldırması. İtalya'nın faşist yönetiminin başa geçmesi bizim denizlemesi. Almanya'nın hayat sahasını genişletmek istemesi Versel anlaşmasından kurtulmak iste. Bazı ülkelerdeki sömürgecilik hareketlerin başarıya ulaşması. Bak bunların hepsi neden. O yüzden Dünya Savaşı'nın nedenlerini de kısa kısa yazalım. Bak başla. >> Versay Antlaşmasının koşulları. >> Versay Antlaşmasının koşullarından doğan rahatsızlık. Koşullarından dolayı duyulan rahatsızlık. Devam. >> Rusya'nın anlaşması ile >> Rusya'nın bir litos hatırlayın bizim tarafla imzalayıp savaştan çekilmişti. Evet. antlaşması ile >> kaybettiği toprakları geri almak >> kaybettiği toprakları geri almak istemesi. Bunlar arasında bizde ne var? Kars Ardahan atımda var. Evet devam. >> Rusya'nın komünizm ideolojisinin >> Rusya'nın komünizm ideolojisinin Evet. >> dünya devrimi ile gerçekleşeceğini inanmak ist >> Rusya'nın komünizmi yaymak istemesi kısaca. Tamam. >> Tamam. >> Uzatmaya gerek yok. Devam. İtalya'nın Avrupa siyasetinde etkinini arttırmak istemesi. >> İtalya'nın Avrupa siyasetinde etkin rol almak istemesi. Etkin bir rol almak istemesi. Evet. >> Almanya ve İtalya'da nazimle faşizm. >> Almanya ve İtalya'da Nazizm ve faşizm. Evet. >> Totaliter rejimlerini başa geç. Totaliter rejimlerin kurulması. Devam. >> Japonya'nın Uzakdğu ve Pasifikte. >> Japonya'nın uzak doğu ve Pasifikte. Evet. >> İngiltere ile ABD'nin baskısında olması. >> İngiltere ve ABD baskısında olması. Evet. >> Fransa'nın Almanya ile yaşadığı >> Fransa'nın Almanya ile yaşadığı >> problemlerden dolayı güvenle yaşadı. Güvenlik endişesi. Anlatacağım bu güvenlik endişesini nasıl aşmaya çalışacaklar? Güvenlik endişesi. Evet. >> 1929 Dünya Ekonomik Krizin >> 1929 Dünya Ekonomik Krizinin Evet. >> yarattığı ekonomik ve sosyal sorunlar. >> yarattığı ekonomik ve sosyal sorunlar. Ekonomik ve sosyal neymiş sorunlar? Tamam mıdır? Evet. Dünya Savaşı'nın nedenleri bunlar. Mesela ben şöyle bir şey yapsam. Aşağıdakilerden hangisi Dünya Savaşı'nın nedenlerinden biri değildir? Asit değil mi? Yazarım oraya. Almanya ile Fransa arasında yaşanan alsasoren sorunu var mı? Olur mu ki? Dünya Savaşı'nından biri mi? Bir dünya savaşıın nedenlerinden bilirim. Hayır. Cevap olacak. Mesela aşağıdakilerden hangisi iki Dünya Savaşı'nın nedenlerinden bir tanesidir? Cevap işte sömürgecilik ve hammadde yarışı. Bu birincisinde, ikincisinde böyle bir şey yok. Yani adam akılı yok. Yani birincide gördüklerinize ikinciyi ayırt etmeniz için söylüyorum değer arkadaşlar. Mesela birincide ne vardır? Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun Balkanlarda nüfuz elde etmek is lan Avusturya Macaristan İmparatorluğu mu kaldı? Avusturya Macaristan'a ikiye ayrılmadı mı zaten? Hatta Avusturya'yı Almanya biraz önce ilak etmedi mi? He o zaman dikkat. Eğer bana sınavda Dünya Savaşı'nın nedenlerinden biri değildir derse genellikle mantıken . Dünya Savaşı'nın bir nedenini size verebilir. O da doğru cevap olur zaten. Çünkü nedenin biri değildir. O biri ilgilendirir. Anlaşıldı mı? Heh. Yani şey gibi düşün. Sultan Abdülmecid'le ilgili bir yanlış soru soracaksın. Yani aşağıdakiler hangisi Sultan Abdülmecid dönemine ait değildir? Genelde kimi sorulur dedim. Mahmut. Abdülaziz dönemi gene kim soruluyor? Mahmut. İşte Mahmut'u bilirsen mantıken hepsini yapıyor musun? Hah. Buraya geliyoruz işte. Hadi. 4 müttefik 3 Mihver var. Mihver'i yazıyorum. Almanya başında gene İtalya >> ve Japonya. Doğru mu? Geldik buraya. Dört devlet. Bunların bazıları savaşa sonradan dahil olmuştur. Ha hatta size şöyle söyleyeyim. İki devlet var aslında biliyor musun? İngiltere'de kim var? >> Fransa. SSCB de savaşa sonradan dahil olmuştur. Kimde? ABD'de. Bak bir kere daha söylüyorum. Hem SSCB hem de ABD savaşa sonradan dahil olmuşlardır. İtalya bu taraftadır gene. Gördünüz mü? Şimdi savaş başlıyor. Hadi şu beş maddeyi bir yazdıralım bakalım. >> Başlıyorum. Almanya Versayen >> Almanya Versay Antlaşması ile serbest statüde öyle diyeyim >> bulunan >> ne? >> Polonya. >> Polonya'nın hangi limanını istiyor? Danzik limanını istemiştir. Vermeyince ne yapmıştır? İşgal etmiştir. Devam. >> 23 Ağustosta >> Hı hı. >> SPCB Almanya kaldırma imzalanmış. >> Bak bunun neden geç girdiğini anladınız mı? Bununla bu daha önceden ne imzalıyorlar? Buz kullanacağız bu arada. Dikkat. SSCB Almanya saldırmazlık antlaşması imzalıyor. Bu önemli. Birazdan anlatacağım çünkü imzaladı. Evet. Savaş öncesi yaşanıyor bunlar. Devam. Almanya'nın 1 Eylül'de Polonya'ya saldırması. >> Almanya'nın 1 Eylül'de Polonya'ya saldırmasıyla ne olmuştur? >> Polonya'ya saldırmasıyla ne başladı? Dünya Savaşı başladı. Tamam. O zaman sana sınavda Dünya Savaşı'nın başlatan olay nedir? Almanya'nın nereye saldırması? Polonya. Bugün Almanlar lehleri sever mi? Bunlar leh mi? Leh. Bazen bazı Alman futbolcular, Alman milli takımında leh oyuncular vardır mesela. O yüzden Almanya, Polonya maçları bizdeki Türkiye, Yunanistan, Türkiye, Ermenistan maçları gibidir. Devam. >> SSCB'nin savaşa katılmasıyla >> SSCB'nin savaşa katılmasıyla Evet. >> Polonya'nın işgali hız kazanmıştır. >> Polonya işgali hız kazandı. Birazdan anlatacağım bunları. Polonya işgali hız kazandı. Evet. >> Diğer madde TCB. >> Hı hı. Estonya, Letonya, >> Estonya, Letonya ve Litvanya >> işgal etmiştir. >> Letonya ve Litvanya işgal etti. Şimdi dünya haritasında ben size bunların yerini göstereceğim. İşgal etti. Şimdi şu iki tanesi kamera açısına girdi diye anlatıyoruz. Şimdi normalde savaş başlıyor. Ben şimdi bu savaşı buradan alarak başlatacağım size. Önce bir kamera açısını değiştireceğiz. Kalan bu arada kaça böldük bugün tahtayı? 5'e normalde 4'tü ya kaça bölmüşüm? 5'e ilk ikisini işledik. Önce burayı bir genel tekrarını yapıyorum. Savaşı başlayınca bir daha buradan başlayarak anlatacağım. Hazır mıyız? Dediklerimi sizler de ne yapıyorsunuz? Tık tık tık tık tık. Bunları zaten Teker adlı kitaplarda sorusunda göreceksiniz. Başlıyoruz. İtalya. İtalya'da faşist partinin destekçilerine kara gömlekliler denir. Marenostrum neresi? Bizim deniz, bizim denizden kastedilen neresi onlara göre? Akdeniz. Peki onların amacı ne? Neyi geriden kurabilmek? Roma'yı yeniden kurabilmek. Peki özellikle hangi devlet üzerine nüfuzunu arttırdı? Ama hangi devleti resmi olarak işgal etti? Habeşistan çok kıymetli. Niye? İngilizlerin arkasına sarktı. Mısır buraya, Habistan aşağısı. Böyle ne oluyor? Buradan buraya çıkarsa iş bitiyor. Habeşan işgali o yüzden çok kıymetli bunlar için. Dünya dengeleri değişecek. Mussol ne dedi? Sürekli barış ne mümkün ne de faydalı. Doğru mu? Bunu söyledi. Kim? Benito söyledi. Lakabı ney? Duçe. Ünlü nutku ne? Skalan nutku. Evet. Geldik Almanya'da partinin adını söyleyelim. kısaltması Nasyonal Sosyalist İş Partisidir. Peki bunlar hep ne giyiniyor? Ben hep siyah giydiğime göre ben aslında neyim? Bir kara tişörtlüler. Geldim buraya. Almanya'nın hedefi neyi? Neyi yapmak? Hayat sahasını genişletmek. O yüzden önce kendi iç disiplinini sağlıyorlar. Gestapo okunur okunmaz ibareler kitaplara. Çingeneler, komünistler, Yahudiler, Türkler de dahil buna. Müslümanlara da dahil hepsinin şey Almanya dışı sınır dışı edilmesi, öldürülmesi veya kamplara gönderilmesi. Bunların hepsi var. Engellerin öldürülmesi. Yahudilere ne yaşattılar onlar? >> Kristal gece deyince aklımıza ne gelecek artık? Heh, bu olay gelecek. Tarih için söylüyorum. Tamam. Geldik buraya. Peki hangi bölgenin işgali en çok önemliydi? Ren. Avusturya'yla ne yapıyorlardı? İlhak. İlha ne deniliyordu? >> Ankus. Bak Almancasına kadar yazdım. Soru çıkarsa yapın. Gayrı geldim buraya. 3,5 milyon Alman nerede yaşıyormuş? Çekoslovakya'ya bağlı Sudetlerde. Almanlar Sudetlere alışınca alınca ikinci kez bir Dünya Savaşı'nı istemeyen İngiltere başkanı, başbakan daha doğrusu Neville Chumberlin geldi Münih'te bir konferans yaptılar. Kimle? Hitler'le. Ne dediler? Sen bize söyle canım kardeşim benim. Güzel kardeşim iyi sen niye her yere saldırıyorsun? De ki bana, "Ben burayı istiyorum. Biz de dünya devletleri toplanalım. Orayı sana verelim dedi." Yani süetleri sen almadın. Biz verdik. Öyle deyince de almay hoş köpek dedi Hitler. "Lan ben aldım zaten burayı dedi. Sen kimsin dedi. Kimin malını kime veriyorsun?" Böyle olunca o yatıştırma politikası gitti adam. Sen Süzetler Çekoslovakya'nın bir bölgesiydi. Adam Çekoslova tamamını aldı. Yatıştırma kalır mı hiç? Yatışmışa benziyor mu Hitler? Benziyor mu hocam? Benzemiyor değil mi? O yüzden anladık mı bütün meseleyi? Südetlerden sonra sıra neye gelmiş? Çekosovak. Evet. Peki Mün Konferansında yatıştırma politikasını uygulayan devleti sorarlar. Hangi adamla özdeşleşmiş? Növel Chamber. Alexander Chamberlü. Beşiktaş doprus da onu söyleyeyim. Hitler doğru mu bir lafı var. Ne diyordu? Nasyonal sosyalist akım onu bugünkü dar yurdundan çıkaracak. Yeni topraklara yürütecek. Bunun adı ne? Aa adı. Bunun adı şu değil mi ya? Heh. Anlaştık mı? General Franco hangi ülkeyi yönetmiş? İspanya'da başa geçmiş. Bunu da böyle söyleyelim. Evet. Japonya. Hatırla bakalım. 67'den almıştık. Kim vardı başta? Mutsito restorasyonunu yaptı. Japonya 1945 Savaşı'na gitti. Kimi yendi? Rusları yenerek Uzakdoğu'da büyük bir güç haline geldi. Asya Asyalılarındır dedi. Sonra ne yaptı? Yeni düzeni ilan etti. Dikkat. Şu kelime daha evvelden KPSS'de soruldu. Bu da bir başka sınavda soruldu. Tamam. Peki şunu yapma şansı var mı öğrencim? Dünya Savaşı başladığındaki dünyadaki devlet liderlerinin karşılıkları >> Almanya. Yok yaparsın. Almanya. Adolfitler. İtalya kim? Bentonusolini. İspanya kim? General Franco. Japonya kim? İmparator. Hiro yapılır. Yani öyle zor bir şey değil. >> Mutsito yazarlar. Evet. O yüzden Hiroito'ya dikkat. Nereye işgali çok önemliydi? >> Bunu bilmezsek olmuyor. Evet. Savaşlar öncesinde hangi pak çok önemli? >> Çünkü artık bu bundan sonra artık direkt savaş demek. Geldik buraya. Dünya Savaşı'nın nedenlerini az çok herkes tahmin eder. Dünya Savaşı'ndaki mutsuzluklar. Versay anlaşması. Japonya uzak doğusu Rusya'nın bir res kaybettiği yerleri geri almak istirsin. Stalin var mesela. Rusya'nın başına kim varmış? Stalin var. Peki Amerika'nın başına kim var? Yazar oraya adam. Woodro Wilson diye. Bizim bütün öğrenci Wilson yapar. Wilson mı kaldı oğlum? Wilson öldü. Hoover geçti. Hoover da gitti şey geldi. Roosevelt geldi. Acaba Rooswelt mu var başta? Bir bakın bakalım. Geldik. Dikkat. Aşağıdakilerden hangisi? I. Dünya Savaşı'da kurulan müttefik devletlerden biridir. Niye müttefiği soruyorlar? Çünkü kaç devlet toplamda? 4. Bura kaç? 3. Bunu 1 2 3 öncüllü soruyorlar. Diğerini nasıl soruyorlar? Aşağıdakilerden hangisi müttefik devletlerden biri değildir? Muhakkak İtalya'yı buraya veriyorlar. Yani genel cevabı Almanya'ya vermiyorlar. Neden? Almanya çok belirgin mihverdi ama İtalya. Ulan bunlar gene mi taraf değiştirdi bu psikolata erkekleri diye insan bir düşünmüyor değil. O yüzden şurayı anladık mı Merve? İngiltere, Fransa, Rusya, ABD. Sayıyoruz, başlıyoruz. İngiltere, Fransa, Rusya, ABD 4 devlet müttefik, 3 devlet mihver. Ne demek mihver? Araştırıyorsunuz. Mihver Almanya, İtalya, Japonya. Tamam. Burası Evet. Savaşı başlatan olay Almanya'nın Polonya'ya saldırısıyla Dünya Savaşı başladı. Ne zaman? Hemen değerli arkadaşlar açı değiştirdikten sonra evet geldik Dünya Savaşı'na. Tabii savaşçıların şöyle 39 42 45 niye böyle? Demek ki 3942 arasında gruplardan, müttefik ve mihverlerden biri üstün ama 42'de bir olay yaşanıyor. 42'den sonra ise müttefikler istiyor. Sonuçta savaş hangi taraf kazanacak? Müttefik. kazanacak da öyle kolay olmayacak. Özellikle Almanya'yı durdurmak dünyanın en zor işlerinden biri olacak. Hatırlayın Almanya'yı nereye işgal edip savaşı başlattı? Polonya. Şimdi savaşı üç cephede işleyeceğiz. Merve, Murat, YouTube'dakiler dikkat. Nasıl biz cephe? Cephe anlatıyorsak Osmanlı bir Dünya Savaşı'a Çanakkale, Suriye, Filin, Hicaz gibi. Burada da üç cephe var. Cepheleri söylüyorum. 1. Avrupa cephesi, Afrika cephesi, 3. Uzakdoğu cephesi. Toplamda kaç cephe varmış? >> Cepheler açıldı. Tabii buralara da farklı farklı devletler mücadele edecek. Mesela bir örnek vereyim. Uzakdoğu'da sadece Amerika ile Japonya mücadele edecek. Tamam. Avrupa'da ise Almanya, İtalya diğerlerine karşı. Afrika'da ise İtalyan ve Almanlar ortak hareket edip İngilizlerle savaşacak. Demek ki üç farklı cephenin üç farklı versiyonu var. Şimdi buraya gelelim önce Avrupa cephesi. Dikkat. Bu cephede Almanya'nın hareketi çok önemli. Bakın değerli arkadaşlar Almanya ne yaptı biliyor musuz mu? Yıldırım harekatı adı verdikleri bir harekatla neredeyse 6ı ülkeyi bir anda haritadan sildi. Şimdi bu harekatın adına bakalım. Almanya ne yapmış? Yıldırım harekatıyla hızlı hareket ediyorlar. O yüzden bu isim verildi. İle dikkat. 1. Danimarka gitti. 2. Norveç gitti. 3. Belçika gitti. Hollanda gitti. Lüksemburg. Dikkat. Dikkat. Bir ülke daha gitti. Dikkat edin ülkeye. Hangi ülkeye gitmiş? >> Fransa >> ya. Hadi diğerleri neyse ya. Fransa direkt rakibi doğru mu? Direkt 3 puan alıp alacağı bir maç. Ve burada rakibini sen ne yapıyorsun? Gönderiyorsun. O zaman artık Fransa yok. Çünkü ondan önceki durumu da bir anlatayım. Ondan sonraki bu gelişmeyi anlatayım. Şimdi herkes beni dikkatli hocam. Almanlar hemen sınır komundaki hangi devleti işgal ettilerdi? >> Hadi şuraya bir Polonya yazalım. Doğru mu? Polonya'nın hemen üstünde şu tarafta hangi ülke var? Litvanya. Bir üstünde ne var? Baltık ülkelerini yazıyorum. >> Letonya. Bir üstünde ne var? Estonya. Şimdi dikkat. Buranın geri tarafında olan ülkenin adı da SSCB. Şimdi savaşın başlangıç anını anlatıyorum. Piyanist filmini dikkatli izlemezsen orada ağlar zırlarsın. Orada bir şey anlatılıyor. Polonya'nın başkenti Varşova'da Rus askerleriyle Alman askerleri karşı karşıya geliyorlar ama savaş aralarında olmuyor. Çünkü kendi aralarına ne imzaladılar? Saldırmazlık. Şimdi hep beni dikkat dinleyin. Almanya'nın Polonya'ya sınırı var burada. Almanya burası. Tamam da kardeşim SSCB'nin sınırı yok. Nasıl oluyor da filmde herif oradan oraya geliyor. Atlayarak zıplayarak gidecek hali yok. O zaman dikkat işte buraya dikkat. SSCB savaş başlarında önce hangi devlet topraklarına katıyor? >> Estonya. Sonra >> bu da gitti mi? Sonra nereye geliyor sıra? Heh. O zaman sana bu devletleri işgal eden derse cevap Almanya değil. Cevap nere? Rusya. Şimdi gelelim eee Ruslar buradan ilerlemeye başladı mı? İlerlemeye başladı. Varşova'ya gelince bu taraf Alman. Bu taraf ne oldu? He ikisinin arasında savaş öncesine yapılmıştı. Hatırlayalım. Saldırmazlık anlaşması. O yüzden iki taraf birbirine şimdilik saldırmadı. O zaman Polonya hangi iki del arasında paylaştırıldı? Direkt sınav sorusu. Rusya'yla Almanya. Çok heyecanlandım biliyorum Merve ama cep telefonu atmana gerek yok. Lanet olsun der gibi. Evet burası tamam mı? >> Polonya iki devlet arasında paylaşılır. Bense bunun bir sonraki videosunda Polonya sendromu diye bir sendromdan bahsedeceğim. Hani birçok sendrom duymuşsunuzdur hayatınızda. Var mı bir sendrom Merve Beatta? En çok duyulan bir sendrom vardır. >> Hayır, huzursuz bacak sendromu değil tabii ki. Stokholm sendromu. Stokholm sendromuna bir bakalım. Huzursuz bacak. Evet. Anlaşıldı mı? O zaman Polonya'yı hangi iki devletin işgal ettiğini bileceğiz. Hem Almanya hem Rusya. Ama kenarında bir savaş yok. Şu üç baltık ülkesinde hangi devleti işgal edeceğini bileceğiz. Rusya. Burayı kapatıyorum şimdi. Ver bakalım bana. Oh. Sadece mavi bezi şurayı sil. Öğrenci burayı anladı. Şimdi bundan sonrası önemli. Niye? Çünkü Almanya ile Rusya'nın şu an için herhangi bir rekabeti yok. Ama bundan sonra şunun işgali çok önemli. Nerenin? >> Ya Fransa'nın işgal edilmesi ne demek ki ya? Almanya ile Fransa tarihsel düşman. Bugün Avrupa'da bir savaş çıksa gerek ülke birbirine girer. Peki Almanya, Hitler ya adam adam Paris'e geldi. Sen şimdi Paris'te ilk aklına gelen ne? >> Eyfel Kulesi. Çok güzel. Peki adam Eyfel kulesine geldi. Eyfel kulesinde selfie yaptı. Hani dünyanın bana göre ilk selfisidir o. Hani bir manzara eşliğinde yapılan. Arkasında adamın ne var? Eyfel kulesi. Herkes o resme bir baksın bakayım. Dünyaya düşünebiliyor musunuz? Adam Eyfel Kulesi'nin önüne gelmiş. Adam resim çektirmiş. Ya sen bu saatten sonra ne yapacaksın Fransa olarak? Ve Fransızların Almanlar Fransa topraklarını işgal ettikleri yerlerde yerlerde iyi dinleyin. Kendine ait bir hükümet kuracaklar. Bu hükümetin adı Vişi hükümeti. Vişi. Aa hocam ben bu vişiyi bir yerden duydum. Duydun tabii. Özellikle beni dinleyen kadın arkadaşlarımız bu vişi markasını duyuyorlar çünkü alamıyorlar. Çok pahalı. Doğru mu Merve? He biz Wats'tan, Gratisten devam ama Vishi diye bir marka var ki ve o marka gerçekten çok pahalı. Günümüzde de öyle. Ha o zaman ben nereden aklıma gelecek? Bu Grem Vishiy deyince artık aklımıza Krem markası değil. Almanya'nın Fransa'yı işgal ettiği yerlerde doğru mu? Heh. İşgal ettiği yerlerde kendine bağlı kurmuş olduğu hükümetin adı nedir? Cevap Vişi hükümet. Yapar mıyız? >> Heh. Kadınlarımız kozmetik markalarında muhabbet açıldı. Şu mu iyi, bu mu iyi? Sen vişi deyince ne diyeceksin? Hayır arkadaşlar vişi o değil diyeceksin. Bu olayı anlatacaksın. T millet sana bir bakacak. Ne diyor manyak diyecek ama sen burada tarih bilgili. Sen bu kadar bilgilin bir yerde kullanmazsan içinde patlar. Olur mu? Bir yerde kullanman lazım bunu. Hani vardır ya lan. Yıllardır bu lafı bekliyordum bir yerde kullan. İşte siz de öyle olacaksınız tarihte. Vishi'yi anladınız mı? Fransa buradaki en önemli olaydır. Onu da söyleyeyim. Bu arada Almanya'nın Yıldırım Harekatı çok ilginç bir harekat. E hocam bir şey söyleyeceğim. Bu Fransa Almanların kendilerine geleceğini bilmiyorlar mıydı? He şimdi gelelim bir başka olaya. Bak şimdi burası Almanya. Tamam Merve. >> Şurada hangi ülke var? Belçika. >> Hayır canım. Belçika burada ne var? >> Fransa. Fransa'nın buradan hani göstermek maksadıyla anlatıyorum mantıken Fransa nereden? Almanya nereden saldırabilir? Şuradan saldıramaz mı? Mantıken şuradan ya şu anlatmak anlamanız için söylüyorum. Mantıken Almanya'nın kimse Belçika'yı işgal edip Belçika'dan Fransa'ya gireceğini düşünmez. O yüzden mantıken Fransızlarda ünlü bir adam vardır Maşino onun adıyla bir hat yapar. Bu savaştan önce anlatıyorum ha 1930'lardan itibaren bu hat yapıldı. Niye? Almanların Fransa'yı engellemesi için. Ne anlamda? İşgalini engellemek için. Arkadaşlar bu bir Çin setti mantığıyla düşünün. Yüksek yüksek duvarlar, elektrikli teller, kuyular, tüneller, aklınıza gelebilecek her türlü her şey var burada. Amaç şey bir Almanların Fransa'yı işgal etmesini engellemek. Peki ben Almanya olarak gider şu ülkeyi işgal edersem sonra buradan girebilir miyim? O zaman bu macinatlı boşa düşer mi? Hani eski şeylerde Türk filmlerinde bizim Oba kapıya bağlıyor da kendini kapı açık ya. Orta Asya'da herkes öbür taraftan geçiyor. İşte aynı mantık düşün. Yapılan hat boşa çıktı. Ve Almanlar o hattı arkadan çevirdiler. Böylelikle majina hattı boşa çıktı. Ancak dikkat Majina hattını sorarlar. Bir hangi devletin saldırısını engellemek için Fransızlar tarafından yapıldı? Cevap Almanya. Soruyu değiştiriyorum. Majino hattı hangi devlet tarafından yapıldı? Cevap Fransa. Var mı sıkıntımız? >> Majlını anladık mı? Peki Fransa'da kurulan o hükümetin adını anladık mı? Bunların anlattıklarımın hepsi sınav sorusudur. Ya çıkmıştır ya çıkacak. Bu arada viş hükümetine sordular. Onu da size söyleyeyim. Biz bu çağdaşı arkadaşlar ben daha çağdaş Türk ve dünya tarihine daha soru kaçırmadım. Ben kaçırmadığım için öğrenci de kaçırmadım. Millet 24 sorudan girerken bizim öğrencim dediğim gibi 27 sorudan giriyor. Böylelikle yanlış yapsa dahi netini çok aşağı doğru çekmiyor. Ama şimdi AGS'ye girenler sabahtan beri yazıyorlar. Hocam çağdaş çalışalım mı? Çal. Ya arkadaş buraya kadar gelmişsin. Sen sadece AGS'ye girmeyeceksin ki. Kendini KPS'de dinleyeceksin çift senede. E o zaman ne yapacağız? E orada üç soru var. Lütfen bu girdap'tan çıkın. L zaten buraya kadar gelmişse kalmış 56 video. Buraya da izle bitir. Artı ben burayı genel kültür olarak da izlemenizi istiyorum. Sadece olayın ne mantığı yok Merve? >> Hiçbir zaman ders mantığı yok. Burası tamam mı? Kurulan hükümet vişi. Belçika üzerinden bu hattı boşa çıkarttı. Bu hattın adı ney? Main not diye yazır. Tamam. Var mı sıkıntımız? >> Yok. >> Soru geldi. Soru geldi. Almanya'nın hangi iki devletle beraber Polonya'yı işgal ettiği geldi. >> Heh. Polonya sendromu geldi. L daha ne gelsin? Şu kadarcık alanda d tane soru gelmiş ve çağdaş bu kadar az soruyla çıkarken bile e ne demek istediğimi anlayın. Demek ki çok ileri konulara gitmeden de bazı ünitelerde çok kritik yerler var. Aşağıdakilerden hangisi? Dünya Savaşı sırasında Almanların o 6 tane ülkeyi aynı anda almasına verilen harekatın adını sordular. Yıldırım harekatı. Soruyu değiştiriyorum. Almanya'nın aşağıdakilerden hangisi yıldırım harekatıyla aldığı ülkelerden biri değil? Hadi bakalım. Buyur. E sen bunları bilmezsen nasıl olacak? Cevabı Estonya'ydı mesela. Estonya kim tarafından işgal edildi? Rusya. Evet. Hazır mıyız? Siliyorum bak. >> Hadi bakalım. Utandırma bizi. Majino. Soru olarak gel. Evet. Vişi'yi de öğrendik. Maino'yu da öğrendik. Kıracağım bu kafayı diyorsunuz. Her şeyi biliyorum diyorsunuz. Öyle mi? >> Aynen öyle. Hadi şu alı tane şeyi yazalım. Şöle Fransa'yı da yuvarlak içine alalım. Çok önemli. Başla bakalım Merve. Fransa'nın kendileri için oluştur >> şu 7 taneyi yazıyoruz. Tamam. Fransa'nın Evet. >> kendileri için oluşturduğu savunma hakkını hattını >> Evet. Majina yani. >> Evet. aşarak Fransa'yı Almanya ele geçirmiştir. >> Evet. Fransa'yı aşan Almanlar Fransa'yı ele geçirdi. >> Devamında da bir şey var. >> Evet geçirdi. İkinci madde mi? >> Yok. >> 2 yazalım biz oraya. >> Almanlar ne kurmuşlardır? işgal ettikleri Fransız bölgesinde işgal ettikleri Fransa bölgesinde dikkat kendilerine bağlı Vi hükümetini kurdular. Devam. Evet kızlar zaten bunu çok rahatlıkla yapar bu saatten sonra. >> Hitler İngiltere'ye karşı hava kal. >> Şimdi buraya geldik. Şimdi Fransa gitti. Bu arada daha SSCB savaşta değil fark ettiyseniz. Yani müttefik tarafından tam geçmiş değil. Bu arada ABD de savaşta değil. Aslında kim kaldı biliyor musun? Tek başına İngiltere kalmıştı ha. Ve İngiltere bir ada devleti olduğu için Almanlar buraya gelecekler. Peki bir ada devletine karar harekatı yapabilmesi için özellikle denizcilik gelişmiş olması lazım. Çünkü limandan karya çıkacaksın. Ama bundan için de ne yapman lazım? Önce orayı bir bombalaman lazım. Yukarıdan hava harekatıyla. Almanlar bütün uçaklarını neredeyse Londra'nın üzerine yöneltti. Londra zaten bitti. İnanılmaz. Her taraf yıkım. Londra değil. Londra'nın çevresindeki bütün yerleşim yerleri ada bir devlet olduğu için o zamanlardaki böyle noktasal atışlar yok. Bomba artık nereye giderse tamam ama bu Londra yıkısa bile çok büyük zarar görse bile özellikle aşağıdan yukarıya fırlattıkları füzelerle aşağıdan yukarı fırlattıkları atıyorum eee yakın uçuş yapanları düşürmüşlerdir o uçakları. Hatta Alman general ne dedi? Bana havalı 5 gün verin. İyi havalı. İyi havalı ne demek? Açık yani. Güneşli. 5 gün verim. O İngiltere'yi ben diyor yıkacağım dedim. La İngiltere öyle bir ülkede ki nerede görülmüş? 5 gün hava iyi Merve değil mi? Sürekli kapalı yağmurlu. Kolay değil. O yüzden İngiltere bir ana devletinin olmasının avantajını kullanarak kendisini ne kadar bombalamalarına rağmen düşmemiştir arkadaşlar. İşte bu harekatın adına kartal hücum vermişlerdir Almanlar. Bir daha söylüyorum. O zaman ben Almanlarla ilgili şimdiye kadar ü tane farklı kelime öğrendim. Bir hatta d tane. Hayat sahası Almanları ilgilendirir. Ankus Avusturya Birleşme'yi ilgilendirir. 3. Yıldırım harekatı Almanlar tarafından yapılmıştı. 4. İngiltere'de yapılan harekatın adı kartal ney? >> Kartal >> Kartal hücumudur. Yani dört tane. Ben bu dört taneyi bilirsem bunun Almanya tarafından gerçekleştiğini bilirim. Onu da yazalım. Hadi bakalım. Kartal hücumu Almanlar tarafından İngiltere'ye yapıldı.

İngiltere'ye yapıldı. Peki sonuç İngilizler iyi savunma yaptıklarından dolayı çoğu Alman uçağını havada düşürdü. Dikkat. Peki işte tarihi bir karar aldı. Kim bu kararı alan? Hitler Efendi ne yaptı? O SSCB ile saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ya. O anlaşmayı bozdu ve tarihin bilinen en büyük karar harekatını başlattı. Lan sen ne kadar karar harekatı başlatsan da başlat Rusya'da yaz 2 ay 10 10 ay boyunca 3 ayı bahar gibi. Geriye kalan değerli arkadaşlar 6 7 ayı 8 ay hatta ne kış. Almanlar Rusya'ya karşı başlatmış olduğu harekatın adı Barbarossa'dır. Şimdi bu Barbarossa kim? Bir kere ondan başlayalım. Bu kim biliyor musun? Bu dünyaca ünlü Frederik Barbarosso'dur. Frederik Barbarosso Haçlı seferleri sırasında gelmiştir. Anadolu topraklarında ta Almanya'dan oraya geldiği için harekatın üzerinde Almanya'da dışarı çıktığı anlamında Barbarossa denir. O yüzden çok sevip saygı duyduğu bir liderdir Adolf Hitlerin. Yani onun kitaplarını, onun zaferlerini falan okumuştur. O bizim Frederik Barbaros'a gelir. Anadolu Selçuklu Devleti o kadar yoğun çatışmalar içinde onu Konya'dan aşağıya Muta'a doğru sürükler. Muttan da Silifke'ye doğru 7 km kala Göksu ırmağını geçerken boğulur. Tamam. Frederik Barbaros'a nerede ölmüş? Silifke'de ölmüştür. Heh. Onu daha sonra cesedi çıkarıldı. Ataya götürüldü. Sonra falan filan da orada değerli arkadaşlar Göksun eğrini geçerken bazı kaynaklar atından düştü. Bazı kaynaklar çok soğuktu, su işte eee kalp krizi geçirdi. Bazıları atıyla beraber çöktü ağırlığından dolayı der. Tamam net belli değil. Ama adam nerede ölmüş? Bizim topraklarda ölmüş. Peki bir şey söyleyeceğim. E peki ben bunları böyle anlatıyorsam Barbarossa'ya niye bu harekatın ismini koydunu anladınız mı? Frederik Barbarosso'dan dolayı çünkü Almanlardan ta uzak bir bölgeye gittiği için bu isim konuldu ve Barbarossa harekatı başlarda çok başarılıydı. Almanlar öyle bir ilerliyor ki Rusları biçe biçe gidiyorlar ama bir yerde durdular. İşte o durdukları yer savaşın da kaderini değiştiren yer. Stalingrad. Tamam. Grat şehir. Stalin şehri. Doğru mu?

Evet. Bu Stalin'la durduruldular. Niye? E çünkü inanılmaz dere hava koşulları olumsuz. E bugün Stalingrad yazın arkadaşlar şu saatte geçin. Bir bakın bakalım. Petersburg'a bir bakın. Rusya'nın her tarafında devasa derecede bir kar var. Buz var. Soğuk var. Yani aynı bizim Sarıkamış harekatı gibi düşünebilirsiniz. Sonuç e tabii ki orada durdular. Savaşın kaderi budur arkadaşlar. Barbaros harekatının başa sonu. Ha Hitler baktı ki orada olmuyor. Sonra Maykop bölgesine geçti. Oradaki petroller geçirmek istedi. Güneye doğru yöneldi. Ama Hindistan üzerinden Japonya yönelmekti. Bunların hiçbiri olmayacaktır. Hadi devam edelim bakalım.

İngiltere'ye yapıldı. Başarısız. 23 Haziran 41'de.

41'de. SSCB'ye salarak.

SSCB'ye saldırarak neyi başlattı?

Barbaros harekatını başlattı. Barbaros harekatını başlattı. Başlarda iyi gidiyordu ama sonra gitti.

Evet devam.

Almanya'nın amacı.

Peki Almanya'nın amacı ne? Almanya'nın amacı. Evet. Kafkaslar üzerinden İran'a geçerek.

Kafkaslar üzerinden İran'a geçecek. Evet.

Petrol kaynaklarını ele geç.

geçerek petrol kaynaklarını ele geçirmek. Amaç budur. Devam.

Diğer madde. Alman ordusu mayıs ayında Kırım alarak Kafkaslara girmiş.

Alman orduları Kırım'ı alarak nereye girmiş? Kafkaslara girmiştir. Evet.

Makop petroleri bölgesi düşmüştür.

Maykop petrol bölgesi düşmüştür. Petrol bölgesi düştü. Evet. Hı hı.

SSCB'nin kömür ve elektrik kaynaklarının yarısı ele geçirilmiştir.

SSCB'nin kömür ve devam et.

Elektrik kaynakların yarısı ele geçirilmiş.

Enerji kaynaklarının yarısı ele geçirilmiştir. Evet.

C orduların Stalingradı çekmiştir.

Geçirildi. Stalingrad'ta ise durduruldu. Stalingrad'ta ise durduruldu. Bunlarla ilgili o kadar çok film yapıldı ki arkadaşlar. Özellikle ileride göreceksiniz. Per Harbor filmi, Piyanist filmi, Kapıdaki Düşman filmleri gibi. Hani film izlemek istiyorsunuz ya bu kadar yoğunlukta. He o yüzden izlemek istiyorsanız bunları izleyebilirsiniz. Çoğu öğrencimiz atandıktan sonra çok izliyor. Çünkü yaş itibariyle bizim zamanımızın sinemalarına gelen filmleridir bunlar. Yani evet televizyona denk gelip izlemişsin ama televizyon sinema aynı efekti vermiyor. Aynı sesi de vermiyor. Mesela bir tank sesinin gelişi piyanist filmle sinemada izlemeyle evde izlemeye benzemiyor. O yüzden tarih filmleri ve savaş filmleri muhakkak ki sinemada ise neden oradaki özellikle ses olayını çok iyi yaptıkları için kendini gerçekten bir savaşın içinde hissettiriyorsun. Hissediliyor gerçekten. O yüzden evde televizyon karşısında izlenmiyor arkadaşlar. Bunun da bir gerçeği var. Tarih filmleri zaten bundan sonra çok ilgi duyacaksınız. Hatta çoğu zaman işte bir kişinin yaşanmış hikayesi diyeceksiniz gideceksiniz mesela ya da bir tarihi olay her gibi başka bir baskınlar ya da başka bir olayları muhakkak ki artık tarih filmlerini sinemada özlemeyi alışkanlık haline getirir. Evet şimdiye kadar anlattığım bu arada neye dikkat edin. 3942 arası Almanya'da, Avrupa'da durum bu. Afrika'da e adam boş verim abişes Habeşistan aldı. İtalya amacı ne? Bakın şöyle anlatayım anlamanız için. Şurası ney hocam? Mısır. Burası ney hocam? Trablus Karp hayatım. Ne Tunusu kız? Mısır'ın yanında Tunus mu var?

Mısır, Trablus Garp. Bunun altında ne var? E o zaman şunla şu İtalya'nın değil mi? Amaçları nereyi ele geçirmek? Mısır'ı. O zaman harekat merkezleri bir buradan bir buradan mı? O zaman Mısır İngilizlerin eline mi? İngilizler önce püskürtüyorlar mı? Sonra Almanya'da geliyor. İtalya'ya yardıma gene de fark etmiyor. Ve bunun üzerine İtalya 3942 arası özellikle Trablus Garb üzerinden yaptığı saldırılarda başarısız oluyor. Mısır düşmüyor. Mısır kimin elinde? Gene İngilizin elindedir. Ya İngilizin elinde demeyim de tamam İngiliz kontrol nedir diyeyim. Çünkü çok İngilizin elinde alacak bir durum artık yok. Çünkü orada da ayrılıkçı. Arçık derken sömürgeye karşı olan Mısırcılar zaten çoktan ayaklanmışlardı ama genel de genel kontrol kimin elindeydi? Tabii ki İngiltere'nin elindedir. O zaman Trablus Karp ve Habeşistan'dan saldırı boşa çıkmıştır. Doğru mu? Siliyorum.

Sildim. Evet. Başla bakalım. Kuzey Afrika cephesi.

İngiltere, İtalya ve Almanya.

İngiltere. İtalya ve Almanya ile savaşmıştır. Almanya ile savaştı. Savaşı kim kazandı? Savaşı İngiltere kazanmıştır. Bir şey söyleyeyim mi? Zaten 1942'ye kadar olan dönemde İngiltere de eğer kaybetmiş olsaydı savaş tamamen mihver devletlerin galibiyetiyle bitecekti. Gelelim Uzakdğuya. Ya senin uzakdğu dediğin yer nere kardeşim? Şu dünya haritasını dünyada bakmak. Yani yuvarlak olarak bakan tüm arkadaşlar olayı anlar ama yayılmış haritalarda anlayamazsın. Suç konu çevirmeniz lazım. Japonya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki Pasifik okyanusu vardır arkadaşlar. Bu Pasifik okyanusunda adalar var. Bizim bakın bazı dünya bazı dünya haritalarında büyük adalar gene gösteriliyor ama küçük küçük yani nasıl diyeyim ben size? 3.000 5.000 ada var orada. Mesela Ege'de de öyle ya. Bizim adalar denizi dediğimiz normalde gerçek adı ne? Adalar denizi. Kaç tanesini görüyorsunuz haritalarda? Girit, Rodos değil mi? Sadece bu ikisini adam akılı görüyorsunuz. Biraz da Yunanistan birkaç tane daha ada varsa. Halbuki kaç tane ada var? Evet. Kiminde yerleşim var, kiminde yerleşim yok. O yüzden işte burada da bir ada var. Adanın adı Honulu. Honulu halkın deyişiyle. Bu Honulu adasında Amerika'nın bir üssü var. Pe Harbor. Sonuçta neden üs elde eder? Bir devletin üstü elde etmesinin sebebi nedir? Amerika Birleşik Devletlerinden kalkan uçaklar sizce günümüz teknolojisiyle saatlerce kalabilir mi? Yakıt ikmali lazım. Bunun için de bu adalara bak şimdi şöyle düşünün. Şöyle düşün anlamanız için. Şurası Japonya, burası Honula Adası, burası da ABD. Benim bunu buna vurabilmem için ne yapmam lazım? Muhakkak ki adadan şuradan evet uçaklarımı kaldırmam lazım ki yakın mesafeye geleyim. Bugün Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'da niye üst elde ediyor? Siz Amerika'dan kalkan bir uçak evet varabilir. Ta buraya kadar gelebilir yeni teknolojiyle ama bir yerden bir yerde muhakkak ki yakıt ikmali yapmak zorunda. E nasıl olacak bu iş? Havadan havada yakıt ikmalleri var. Doğru ama ne kadar sağlıklı. Veya yakıt ikmalleri değerli arkadaşlarım yapman için de muhakkak üstlere sahip olman lazım. Bugün Ortadoğu'da, Yunanistan'da, Dedeaş'ta her yerde Amerikan üstünün sebebi Amerika'nın bölgeye göstermiş olduğu neyle alakalıdır? Sömürgeci emperyalist düzenle alakalıdır. O yüzden dikkat. Honulu Adası Pear Harbor diye de bir limanı var. Dikkat. Bu limanın çok önemli bir özelliği var. Amerika Birleşik Devletleri'nin uçaklarının neredeyse üçte ik'si buradadır. Y buradan kalkış sağlıyor. Japonlar o bölgedeki Amerikan hegomonyasını yıkabilmek amacıyla bir adam var. Komutanın adı Yamamato. Yamamato liderliğinde kamikaze dalış yapacaklar. Ne demek kamikaze? İçinde pilotla beraber dalma. E içinde pilotla beraber dalacağım e pilot ölecek ama adamlar bunun gözüne almış zaten. Ve bunun üzerine İngiltere bölgedeki keşif faaliyetlerinden Japon uçaklarının kalktığını gördü ve hemen bunu kime bildirdi? Amerika'ya bildir. Bak dedi, "Benim gördüğüm sana doğru geliyorlar dedi." Yani bunun anlamı bu. Çünkü uçağın yönü bu taraf değil. Bak şu yukarı değil Merve. Şu aşağı değil. Uçağın yönü bura. Buradaki tek üst bura. O yüzden İngiltere haberi verince Amerikalılarının ciddiyetini anladı. Zaten savaşmak için Japonlar neden arıyordu? Hemen bu üçte ik'si vardı ya mesela Amerika'nın o zamanlar 600 uçağı olsun. 3te ik'si ne kadar yapar? 400 yapar. 400 uçak burada. Peki 400'ünü ne yaptı biliyoruz mu Amerika? 300'ünü kaçırdı. Pilotları bindirdi. Havalanın dediler. E havalanırsan ne olur? Burada hala Amerikan uçakları var zanneden Japonlar. Kamikaze dalışlarıyla Pe Harbor limanına baskın düzenlediler. Lütfen filmini izleyin. Pe Harbor diye film var. Peki bu filmde neyi göreceksiniz? O kamikaze dalışları göreceksiniz. Tamam da bu dalışlar neye zarar vermedi? Amerika'nın sadece donanmasına zarar verdi. Uçaklarına zarar vermedi ki. Uçaklar havalandı. Havalanıp tekrardan Amerika'ya doğru gittiklerinden dolayı burada Amerika Birleşik Devletleri çok büyük bir zararı yok. Ama Amerika Perar bunu unutmayacak tabii ki. ABD Pear Harbor baskınından sonra savaşa girmiştir. Bakın ABD var mıydı? Yoktu. Sene kaç bu vardı? Per Harber baskın? A bunun kaçtı soru gelecek. 1941 eee Amerika savaş ne zaman başlamıştı Merve? 39 e. E Eylül ayında başladı savaş. Hadi Ekim'de bir yani 18 12 15 aydan beri yoklar. Belki de 20 aydan beri ABD savaşta değil. Peki hepinize sorun. ABD aynı Dünya Savaşı'ndaki gibi hatırlayın Alman denizi altıları kendi gemilerini vurunca savaşa girmişti. Şimdi ise Japonların Per Harbor baskınından sonra savaşa dahil olmak zorunda kaldılar. O zaman gitti gene Mondre'ye doktrini. Doğru mu? Artık öyle bir doktrin kalmadı. Peki ABD savaşa girer girmez aynı Wilson ilkeleri gibi bazı bildiriler yayınladı. Özellikle İngiltere'le beraber masaya oturdular. Tarihte Atlantik bildirisi diye geçer. Demek ki . Dünya Savaşı'na Wilson ilkeleri Dünya Savaşı'na neymiş? Atlantik bildirisi ve bu bildiri o kadar önemli ki ileride kurulacak Milletler Cemiyeti vardı ya Birleşmiş Milletler'in kurulmasının fikri. Bak ne diyorum? Karar alındı diyor muyum veya kuruldu diyor muyum? Hayır. Fikri nerede ortaya çıkmış? Atlantik bildirisinde ortaya çıkmış. Amerika çok zeki. Daha savaşa girmeden zaten bir şey çıkart dedi. Ödünç ve kiralama yasası. İstersen karnıbahar al. Senin için ben karnıbahar üretirim diyor. Ve Amerika karnıbahar, bamya, kuru fasulye, pilav, pirinç ona kadar savaşa giren tüm devletleri satmıştır. Ya ödünç vermiştir ya satmıştır. Eee, Amerika Birleşik Devletleri o zaman Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadan çok alacağı olmuştur. Doğru mu? Ha, şimdi olaylara bu gözle bakacağız. ABD savaşa sokan gelişme diyesine sınavda gidir. Evet. Cevap ne? Pe Harbor baskın var mı sıkıntı? Yok. ABD'yi Dünya Savaşı'na sokan girmesine neden olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir? Cevap Japonların Pe Harbor baskınını yapmasıdır. Kimmiş o Japon? Yamato adamın adı bu. Hadi bir yapalım bakalım. Savaş öncesi AB.

Amerika ödünç verme ve kiralama yasasını çıkartmış.

Ödünç verme ve kiralama yasası. Aynı . Dünya Savaşı'nda da bunu yapıyordu. Hatırlar mı? Herkese isteyene şey gönderiyordu. Gemilerle yiyecek, giyecek efendim silah gönderiyordu. Ödüç verme ve kiralama yasasını çıkarttılar. Çıkarmışlardır. Evet gelelim Atlantik bilisine. Bu arada Per Harbor baskını oraya anlatacağım. Önce Per Harbor'ı bir anlatalım. Ondan sonra çünkü abi dein savaşa girmesini bir anlatalım. Ondan sonra.

Atlantik bildirisinin tabii ki tarihi ne? 14 Ağustos 1941. Peki Pear Harbor baskının tarihi ne Merve?

Tamam ama tarihi önemli. Hangisi? Hangisinden önce? Bir bakayım hemen. Per Harber baskına tarihte kronolojik gitmezsen yapamazsın burayı. Hangisi? Hangisinden önce? Yani Atlantik bildirisi mi önce, Pe Harbor mı önce? Şimdi önce onlara bakacaksın. Sen o zaman ne yazacaksın? Per Harbor baskının tarihini yazacaksın. Çünkü savaş öncesinde İngiltere'yle tekrardan masaya oturupla yapılan bir şeydir bu. Yani savaşa girmeden devam et.

Heh. O zaman hangisi önce? E zaten önce oldu buraya yazdığından belli değil. Bu önce, bu sonra. Doğru mu? Ama ben önce harbor bir anlatayım. Sonra Atat geleceğiz. Savaşa bir sokalım Amerika'yı. Başla bakalım. Per Harbor baskını.

Japonya 7 Aralık 1941'de.

7 Aralık 1941'de. Evet. ABD'nin pasifik üstünü simgeleyen.

ABD'de Pasifik üstünü simgeleyen Per Harbor'a baskın yapmıştır.

Per Harbor baskınını yapmıştır. Devam.

Maçta bu saldırı üzerine ABD savaşa girmiştir.

Bu saldırı üzerine ABD savaşa girmiştir. ABD savaşa girdi. Peki savaşa girdiğinde dikkat lan. Uzaktağu o kadar uzakta bir yerde ki gerçekten uzakta oğu. E bunun üzerine ne olacak? Savaşta sadece ABD ile Japonya yani hiçbir devlet yok Almanya'ymış yok İtalya yok onlar zaten Fransa yok. E o zaman burada ne var arkadaşlar? Sadece Pasifik savaşları ABD ile Japonya'yı ilgilendirir. Hatta ikiü tane savaş yapmışlardı denizlerde. Bu denizlerdeki savaşları da Amerika Birleşik Devletleri kazanmıştır. Mesela Midvey deniz savaşı, Mercan deniz savaşı, Leyte deniz savaşları gibi savaşların üçünü de kim kazanacak? Amerika Birleşik Devletleri kazanacak. Ancak şurada bu saldırı üzerine ABD savaşa girdi diyorum ya. Bu saldırıyı yapanı yazayım. Bu saldırıyı eee Japon komutan doğru mu kimdi? Ya mao yapmıştır. Bilginiz olsun dersin. Tamam. Sınavda gelirse de o cümlenin içinde geçer. İşte Japon donan ordu donanma komutanı işte bilmem neyiamato emir verdi. 7 1941'de Amerika'nın bir üstüne saldırdı. Bu olay nedir diye sorar Per Harbor ama bu adamı geçirmek zorundalar. Bu adam önemli Japonlar için hala önemli bu arada onu da söyleyeyim.

Evet. Pasifik başla bakalım. Hangi iki devlet arasında oluyor? ABD ile Japonya arasında olmuştur. Japonya arasında meydana gelmiştir. Meydana geldi. Ben hatta savaşların isimlerini de söyleyeyim. Midvey doğru mu?

Evet.

Leyte ve Mercan Deniz Savaşları. Mercan Deniz savaşlarını kim kazanıyor?

ABD kazanıyor. Şimdi bu burada bir dursun. Savaşa daha girmeden önce ABD'nin yayınladığı Atlantik bilgisine bakalım. Hadi bir yazalım bakalım Atlantik bilgisi neymiş. Bu arada tarz olarak Wilson ilkelerine benzer. Söyle bakalım. Hemen söyleyelim. Savaştan sonra toprak kazanılmayacak.

A aynısı değil mi?

Bir son savaştan sonra toprak kazanılmayacak. Madde de çok barışçıl zannediliyor biliyor musun? Bu ne demek biliyor mus? Ben kazanacağım demek. Evet devam.

Uluslar kendi geleceklerin kendini saplay.

Uluslar kendi gelecek. Self determination değil mi? Aynısı şeyde de var. Wilson hikinde de var. Kendi geleceklerini kendisi saplayacak. Kendisi saptayacak. Evet.

İlgili halkın onayı alınmadan.

İlgili halkın onayı alınmadan. Evet.

Toprak değişikliği yapılmayacak.

Toprak değişikliği yapılmayacak. Toprak değişikliği yapılmayacak. Evet.

Temel ham maddelerden eşit biçimde faydalanmayacak.

Temel ham maddelerden herkes eşit şekilde yayın. Herkes eşit şekilde faydalanacak.

İnsanlar.

faydalanacaklıktan kurtarıcakt.

İnsanlar neyden kurtarılacakmış?

Korku ve açlıktan. korku ve açlıktan kurtarılacaktır. Açlıktan kurtarılacaktır. Çok ilginç bir olay anlatımış. O kişi bilmez bunu. Eee, Yunanistan var ya. Dünya Savaşı işgale uğruyor zaten. Yunanistan işgale uğramas zaten Bulgaristan falan dibimize geldiler. Almanlar, İtalyanlar özellikle önce İtalyanlar saldırıyor. Daha sonra Almanlarla beraber hareket ediyor. Mesela Yunanistan'da 300.000'e yakın insan açtan ölmüştür. Ha bir bak aynısını Yunanlılar bize yaptığı zulmün aynısını kendi iki Dünya Savaşı'a gördüler. E çünkü İtalyanlar her gittiği yeri yağmaladılar. Bir de ta şeyden de onların şeyi var ya neydi Dünya Savaşı'da da hırsları var ya kimse anlatmıyor da iki Dünya Savaşı'da İtalya Yunanistan'ı resmen yağmaladı. Hatta sadece biri de değil İtalya, Almanya, Bulgaristan üçü birden yağmaladı. Ne oldu? Ü tane devlet bak girdi 300.000 insan açlanıyordu. Bak bu kolay bir şey değil. Çünkü açlığı biz biliriz. Antep'ten, Urfa'dan, Maraş'tan biliriz. Öyle kolay bir şey değil. 300.000 insan öldüğünü bil. Yani Yunanistan devletinin Dünya Savaşı'nda pasivize bir rolü olduğunu, eskisi . Dünya Savaşı'na sonradan girip de pay sahibi falan yok. İtalya zaten tabi . I Dünya Savaşı'na kızgın olduğu için onlara hemen zaten ilk saldıkları yer oldu. Niye? E çünkü Moren ne demekti? Bizim deniz. Bizim denizin en büyük oradaki şeyi kim? Yunanistan. Evet. Devam. Açık denizlerde ticaret serbestliği gerçekleştirilecek.

Açık denizlerde ticaret serbestliği gerçekleştirilecek. E çünkü bu olmazsa ne olur? Amerika Birleşik İşleti her iki tarafa da silah satamaz. Evet. Devam.

Mihver devletler silahlardan arındırılacak.

Mihver devletler silahlardan arındırılacak ve savaştan sonra topyekün silahsızlanmaya gid.

Ve topyekün silahsızlanma ya gidilecek. Devam. Son madde.

Uluslararası işbirliği gerçekleştirilip geliş.

Uluslararası işbirliği ne olacak?

Gerçekleştirilip genişletilecek. Ha ne olmuş o zaman bu son madde? Neye tekabül? Birleşmiş. Bak Milletler Cemiyeti zaten var. Zaten o ömrünü tamamladı. Milletler Cemiyeti ne işe yarar? İkinci kere biz Dünya Savaşı'nın çıkmasını engelle. Engelleyebildi mi? O zaman ömrünü tamamladı. O zaman dikkat. Şu son madde hangisinin gene kurulması fikridir? Birleşmiş Milletlerin kurulması fikri. Fikri bak kuruldu diyor mu ya da kurulmaz kararı aldı diyor mu? Hayır. O zaman neymiş bu? BM'nin kurulması fikri ilk defa ortaya çıktı. İlk defa ortaya çıktı. Var mı sıkıntımız? Evet. Geldik buraya. Şimdi 42 39 42 Alman üstünlüğüyle geçiliyor bazı yerlerde. Tabii her yerde değil ama 42'deki Stalingrad kuşatmasıyla artık iş yokuş aşağı bu tarafa doğru yani müttefiklere doğru dönüyor. Şimdi neden biliyoruz mus? ABD'nin savaşa girip Avrupa'ya 1 milyonun üzerinde asker yığmasıyla beraber ne olur sizce? E SSCB de savaşlar. E Amerika SSCB'de de yardım ediyor. Ama Amerika Birleşik Devletleri zeki bir devlet arkadaşlar. Özellikle onun ordu komutanları. Şöyle anlatayım size. Nereden zeki olduğunu anlatacağım. Övme amaçlı söylemiyorum. Bunlardan bir adam var. Dvate David. Einzanover. Bu Einzanover'ın bir önemi var Merve. Bu Einzanover gitti eee devlet başkanlarıyla oturduğu sırada bir şey anlattı. Dedi ki bakın biz sizin gibi kopuk hareket etmeyiz birbirimizden. Eğer ben bu savaşa giriyorsam müttefiklerime yardım ederim. Kim müttefiklerim? Şu an itibariyle SSC ve İngiltere. O zaman bütün o konferansların çoğunda kimler var? Sesece var, İngiltere var, Amerika var. Fransa niye yok? Çünkü Fransa işgal altında. He şimdi Amerika dedi ki arkadaşlar benim Pe Harbor'da Japonlar bana saldırdığında bütün uçaklarım orada olsaydı ben kaçıramasaydım hepsini yok edecekler miydi? Yok edecek. Bu ne demek? Askeri kapasitemin %70'ini yok edeceklerdi. O zaman ben bu savaşa sizin yanınıza giriyorsam bir tek amacım var. Mihver devletler kayıtsız şartsız teslim oluncaya kadar savaşacağız. Ne demek o? Kayısı şart teslim olmak değ şu savaşta mesela Almanlar biraz geriledi ya. Hemen Alman imparatoru atıyorum başkanı Hitler hadi Rusya anlaşalım dedi. Hayır diyor. Veya İtalyan başkanı Mussolini. Tamam ya işte Afrika'da kaybettik ama hadi bir barış yap. Hayır. Ne diyor biliyor musun? Ey Almanya diyor, senin Berlin'e gireceğim. Ey İtalya senin Roman'a gireceğim. Japonya ben de sana Tokyo'a gireceğim. Hadi bakalım. Buyur. Bu ne demek biliyor musun? Kayıtsız şartsız teslim almak ne demek? Öbür taraftan hiç kimse anlaşma metnine bir madde dahi yazamama demek. Yani bizim Mondros'a sevgilim. Hiç müdahale edebildik mi? Hah. Yenilirsen böyle. Ama burada önemli bir laf var. Kayıtsız şartsız teslim alınacak. Ya şurayı da bize verin. Burayı da geçen aldıydım. E burada Almanlar yaşıyor. Değil. Kayıtsız şartsız teslim ama. Amerika Birleşik Devletleri savaşa girdikten sonra hemen konferans toplamıştır. Ne yapacağız, ne edeceğiz, planımız ne? Dikkat o zaman ilk toplanan konferans, ilk toplanan değil mi de bu kararın alındığı konferans kazabilankadır. Direkt sınavda gelir. Sınava girdin. Tarihi verdi. Senin işte burada tarihin herhangi bir önemi yok. Lan neydi dersin? Gerek yok. 1424 Ocak 1943 yılında ABD, İngiltere ve Rusya tarafından toplanan hangi konferansta dikkat miver devletlerin kayıtsız şartsız teslim alınacağı kararı alınmıştır? Cevap Kazabilka. Bak ben ÖSYM'de soru yazarı olsam Kasabilka'yı her 3 yılda, 4 yılda bir sorarım. Neden ama? Çünkü bu konferans var ya bütün savaşın kaderini değiştirmiştir. Çünkü Berlin'e girmeden savaş asla bitmemiştir. Tamam. Roma'ya girmeden savaş bitirmemişlerdir. O yüzden savaşın süresi çok uzamıştır. Bir şey söyleyeyim mi? Savaş normalde 1943'ün yazında biter mi? Ama sırf bu muhabbet yüzünden 44 45'te bitti. Bak 2 sene daha uzadı savaşı. Evet mantıken uzamasına sebep olan konferans budur. Yoksa Hitler yenildiğini anladığı zaman ne derdi? Ha tamam hadi barış yapalım. Hayır dedi. Siz bize zarar verdiniz. Canımızı azıttınız dedi Amerika. Ben de size şey yapacağım. Bu Berlin'i Roma'yı mahvedeceğim. Artı ne dedi? Japonyaları Japonları bana bırakı. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri oradan onu vuracak tek güç. Japonları bana bırakın dedi. Anlaştık. O yüzden Japonya şu an en sona bırakılmış vaziyettedir ve sadece ABD ile Japonya ilgilendirir. Hadi başlayalım bakalım. Kazabanca kimler topladı? A B S CB ve kim toplamıştır? İngiltere arasında toplandı. Dikkat alınan karar çok kıymetli. Direkt sınavda gelir. Devlet.

Yok yok yok. yazar mı? Mihver devletlerin kayıtsız şartsız teslim alınması kararı alındı. Tamam. Kararı alındı. Var mı sıkıntı?

Şimdi tamam mıyız dedi Amerika? Tamamız efendim dediler. Çünkü zaten İngiltere Rusya biraz Amerika'ya muhtaç. O yüzden Amerika dedi ki arkadaşlar şimdi plan yapmak için bir konferans yapalım dediler ve Kebek diye bir konferans yapıldı. Bu arada Kebein nerede olduğuna da bir bakın isterseniz. Şimdi bu konferans bir sınavda gelince ben anlatıyordum yıllar önce Kebek konferansını MEB'in kitabında yazmadığı için insanlar bu konferanstan haberi bile yok. Kebek neyi biliyoruz? Mu artık ABD'nin kendi savaş planlarını SSCB ve İngiltere'ye kabul ettirmedir. Yani neydi biliyor musun arkadaşlar? Bu kopukluk olmaz. Bizim bir hedefimiz olmalı. Dediler ki ilk hedef ne koyalım? Bence dediler ilk hedef Amerika. Almanya'nın işgali altında bulunan Fransa'yı kurtaralım. Ya bu bizim müttefiğimiz değil mi ya? Bu bizim kardeşimiz değil mi ya? He o zaman önce Almanya'nın işgalindeki Fransa'yı kurtaralım. Ha, anladınız mı? O zaman bu Kebekanan sonra hedef belirlendi mi? Neymiş hedef?

Evet. Fransa'nın şey, eee, Alman işgalinde bulunan nereyi kurtarabilmek? Fransa'yı artı alınan bir karar daha söyleyeyim. Bak buraya bana bir söyle. Almanya, Merve, İtalya, Japonya. Bana bir söyle bakın. Bunlar arasında en güçlü hangisi?

Değil. Almanya. Nasıl güçlü kız Japonya? Adam 3 tane deniz savaşıa yenilmiş. Pör harbor da basamamış.

Hayır Almanya tabii ki hem kuvveti hem şey silah sanayisi Almanya. İkinci zayıf kim? İtalya. Bura nerede? Uzak Doya'da. Japonya'yı kim dedi bana bırakın diye? O zaman Japonya şu an bu savaşın Avrupa kısmında var mı?

Peki sen olsan önce Almanya'ya mı saldırırsın, İtalya'ya mı?

Almanya.

İtalya. Merve ile savaşa girdik mi olanı da kaybedeceğiz. Ya Merve en güçlüye saldırmaz. Güçlünün bağlantı kurduğu devlet yok edilir önce. Yani şu demek istiyorum.

He İtalya nasıl gidebilir? Amerika dedi ki dördümüz aynı anda saldıracağız. Daha sonra Fransa da gelecek. Hepimiz beraber saldıracak komple. Lan komple sen saldırırsan Roma düşmez mi? Düşer. Roma düştü işte. Roma düştükten sonra Benito Musolü akrabalarıyla beraber bak sadece kendisi değil ha. Kendi eşi, gelini, bacanağı, damadı, baldızı, görümcesi, kaynı hepsini bir şeye ne derler ona? O ünlü köprüye aslar. Ayaklarından ters çekiler. Hayat ne kadar garip değil. Bir sene önce Musol'ün akrabasıyım. Dayısının 3üncü kuşak yeğeniyim diye geziyordun etrafta değil mi İtalya'da? eee aş çekmesinde aş ne derler? Aş çeşmesinden su içiyordun. Hak senindi her zaman hak sana sevgi gösterinde bulunuyordu. Ne oldu bir yıl sonra? Roma'ya girdikten sonra bu müttefik devletler ne yaptı? İtalya'yı düşürdüler. Artık İtalya yok. Dikkat. Şimdi İtalya yoksa geriye hangi iki devlet kaldı?

Tamam. Japonya nerede zaten? Uzakta. O zaman kim kaldı?

O zaman Almanya Fransa'yı da kurtardıktan sonra biraz ön anlatacağım. Normal diye çıkarması. Fransa'yı da kurtardıktan sonra mantı Almanya'ya buradan Fransızlar. Doğru mu? Şuradan kim?

Ruslar. Buradan kim? ABD. Buradan kim? Dördü beraber saldırıyor mu? Amerika Birle Milleri kurt takdini yapmıştır. Her zaman bir yere tek saldırmamıştır. Dördü birden saldırmıştır. Peki mantıken düşün. Bu Almanya'ya dördü birden saldırırsa ne olur? Düşer. Peki dikkat. Burası Almanya. Dört devlet birden saldırdı. Saldıralım mı?

Saldıralım. Şurası da ne olsun Almanya'nın?

Berlin. Peki Almanların Almanlar daha savaşı kazanadıklarını zannediyorlardı. Ne zaman Berlin sokaklarına şey gelince dör tane müttefik askeri dört müttefik askeri gelince ne oldu? O zaman diş Adolfitleri de intihar etti. Avrupa'da savaş sona erdi. Demek ki Avrupa'daki savaş önce İtalya'nın düşmesi ardından da Almanya'nın düşmesiyle sona erdi. Yerine kim kaldı? Sadece Japonya kaldı. Burada bir şey dikkat edeceğim. Şimdi şu işgal devletlerini bana bir söyle bakayım. SSCB söyle.

Çok güzel. İngiltere. Bir daha söyle.

Fransa.

Evet. Bir daha söyle.

Harika. 4D'ü beraber işgal etmedi mi? Zaten ilerideki konferanslarda göreceksiniz. Yalta konferansa Almanya 4'e bölünsün. İşte postamda Almanya 4'e Peki bir şey söyleyeceğim. Almanya bu de bölündükten sonra savaş bitiyor. Savaş bittikten sonra yapılan konferanslarda dört işgal bölgesi deniyor. Tamam. Sonra diyorlar ki arkadaşlar öyle ya da böyle Almanya Hristiyan devlet bakın burada bu din çok etkili onlarda. Öyle düşünmeyin. Herkes çıksın deniliyor. Bak şimdi çıksın. Çıkalım mı? Amerika diyor ki çıkalım. Fransa diyor ben de çıkıyorum. Kim diyor? Hatta SSCB'yi buraya yazalım. Almanya bu tarafta ya.

SSCB diyor ki ben çıkmam. Oğlum niye çıkmıyorsun? Manyak mısın? Çıkman lazım. Yok diyor. Ben çıkmam. Ben burada komünizm yayacağım. Yayarsın yayamazsın. Yaydı. Yaydı mı? Burada Almanlar yaşamıyor muydu?

Bunun adı hangi Almanya oldu? Burası Doğu değil mi?

Doğu Almanya.

Doğu Almanya. Buranın adı ne oldu? Şuranın komplesi yani. Şöyle. He. Birleşti mi bunlar? Buranın komplesi ne oldu?

Peki. E Berlin var. Ne olacak bu Berlin? Adam buradan buraya doğru ne yaptı? Bir duvar yaptı. Ne duvarı?

Heh. Anladınız mı? Orası SSCB'nin kontrolünde Doğu Almanya. Burası da ne oldu? Batı Almanya. Eskiden 1900 futbolla ilgilenen arkadaşlar eski dünya kupalarını izleyin. Bakın Doğu Almanya var, Batı Almanya var. İki farklı devlet var. Hatta bunları ilk gerçek isimlerini de söyleyeyim. Hani biz Doğu Batı diyoruz. Demokratik Almanya, federal Almanya, federatif Almanya, federal Almanya diye geçer. Yani bunların isimleri de budur. Anlaşıldı mı mesela? Peki Doğu Almanya kimin kontrolündedir o zaman?

Rusya'nın kontrolündedir. Anlaşıldı mı? Bu Berlin duvarı 1989'da yıkılacak. Merve 89 mu 90 mı ne? Ben televizyonda canlı izliyordum bu duvarın yıkılışını. Yuh diyeceksin hocam. Onu da mı gördün? Vallahi onu da gördüm. Bu Berlin duvarının yıkımında Türkler vardı. Tüter tütar ellerine balyozları almışlar. Bu duvarı yıkıyorlardı. Röportaj yapıyorlardı Türklerle. Sizinle ne alakası var oğlum? Hani neye ya? Götürek de içinde ileride milerdir para satarsın. Çünkü bir anı ya o duvarda ya statlarda son bir maç oluyor da millet çimini söküyor. Şeyi işte koltuğu söküp eve götürüyor ya. Aynı mantık düşün. Berlin duvarından bir şeyin duvarındaki bir ne bileyim oradaki şeyi alsan şöyle bir taşı yıllar sonra şu an sahibidene koysan satılır. Vallahi satılabilir.

E satılmıyor mu ya? Eski Türk perdesini adam kaçadan satıyor? Senin benim beğenmediğim perdeyi. Hatırlıyor musun Türk perdeleri bizim evlerde vardı. Bütün mesleği anladın mı? Bizimkilerin niye gittiğini duvarı yıktığını. Aynen öyle. O günlerde sahibinden olsaydı yırttılardı. Burası tamam mı? Bu Almanya'nın sonraki durumu. Demek ki Almanya Dünya Savaşı'ndan sonra kaça ayrılmış? Önce 4 işgal müttefik sonra üçü çıkmış tek olmuş. Ama o taraftaki SSB çıkmayınca ikiye bölmüş. Doğu Almanya Batı Almanya. Doğu Almanya'nın diğer adı ne? Demokratik Almanya. Diğeri ne? Batı Almanya di.

Federal.

Federal Almanya. Evet. Ben öyle hatırlıyorum. Federal Almanya. Bir bakayım Batı Almanya'nın diye gerçek adı neymiş burası? Tamam mı Merve?

Şimdi bu Kebek konferansından başlıyoruz. Şurayı bir sileyim ya. Birbirine o kadar bağlantılı ki yani hiçbir şey.

Almanya Federal Cumhuriyeti.

Evet. Almanya Federal Cumhuriyeti. Evet. Almanya Federal Cumhuriyet. Lanet olası federaller diyorsun ha. Amerikan filmleri. Evet. Başla bakalım. Kebek mafası.

1944'te Alman işgali altındaki Fransa'yı İngiliz ve ABC birliklerin Normandiy kıyılar.

1944'te şimdi bu dur önce amacını yazalım Merve.

Bu toplanan amaç ney?

Fransa'yı Alman işgalinden kurtarmak için toplanmışsın. Fransa'yı Alman işgalinden. Onu ben bir yazayım kurtarmak amacıyla değil mi? harekat yapılmasına karar verildi. Harekat yapılmasına ne olmuş? Karar verildi. Sonra ne oldu? Normandiya çıkartması. O kadar çok filmi çık yani çekildi ki şunun Normandiya çıkarması. Errin'ı kurtarmak. Aranızda muhakkak izleyenler vardır. İzlediniz mi?

Errin'ı kurtarmak. Sen izledin mi?

Yok.

İzlemediniz mi ikiniz de? İzleyin. Kaç tane dalda ödül almış bir film? Per Arbor izleyenler şey de izleyelim ama Err'ı kurtarmayı da izleyelim. Normandi'ya çıkarması yapılarak kim kurtuldu?

Fransa kurtuldu. He şimdi Fransa geri geldi mi? E Rusya'da var. E İngiltere de var. Amerika'da var. E oldu mu sana? 4. E İtalya biraz önce düştü. Kaça kaldı bunlar? 2. ikinin biri de çok uzakta mı? Tek kalan kim? Almanya. Artık dördü birleşip nereye?

Almanya. Evet. Yalta konferans. Şimdi bu konferanslar önemli bazıları. Şimdi Yalta Konferans şu arkadaşlar bakın tarihine lütfen dikkat edin. 1945'ler hangi ay? 41 Şubat 1945. Fransiska konferansı, Potsam Konferansı 7 Temmuz 1945. Sonra zaten savaş sona erecek. Ancak buradaki konferansların her birinin bir toplanma amacı var. Örnek Yalta Konferansı niye toplandı biliyor musun? Paris Başı Konferansını hatırlıyorsunuz. Bir Dünya Savaşı'da aynı mantıkta toplandı. Savaştan sonra ne olacak? Kim toplanır burada? Yine Amerika Birleşik Devletleri var. Yine Rusya var. Yine İngiltere var. Hadi başlayalım bakalım. Yalta konferans. Kimler var? Rosch.

Roschville Churchill Stalin. Bunların devletlerini söyle. Rosevelt ABD.

ABD.

Evet.

İngiltere.

Churchill İngiltere ve SSCB toplandı. Devam.

Alttaki madde.

Dör tane maddesi var burada. Alınan karar. Bu kararlardan bir tanesi çok kıymetli ama. Evet.

Almanya için 4 saylı müstik işgal bölgesi oluş.

Almanya dört müttefik işgal bölgesine ayrılacak. Biraz önce anlattığım gibi işgal bölgesine ayrılacak. Evet.

Askeri.

bölgesine.

gerek yok ayrılacak. Devam.

Diğer madde Polonya'da seçimlerin özgürce yapılmasına.

Polonya'da seçimlerin özgürce yapılması. Evet.

ve savaş suçluların yargılanmasından.

yapılması ve savaş suçlularının yargılanması. Evet. Yargılanacak hem de acayip. Evet. yargılanmasına karar verildi. Devam.

Rusya lehine boğazlarda bir takım değişiklikler.

Rusya lehine boğazlarda birtım değiş. Kimin boğazı bu? Bizim. Biz bu savaşa girmedik sonuçta. Boğazlarda birtım lehine değişiklikler yapılacak. Aslında son madde önemli. Ona dikkat. Evet. Söyle bakalım.

Birleşmiş Milletler ülü olmak isteyen devlet bak şöyle. Birleşmiş Milletler kurulacak. Dikkat kurulacak ama bu konferansta değil. Kurulacak ne demek? İleriki bir şey. O zaman bu konferansta kurulacak. Neyi olmuş? Kurulması kararı alınmış. Anlaştık mı? BM kurulacak. Burada kurulmuş. Burada kurulmamış. Kurulması karar alınmış. O zaman dikkat. BM kurulacak. Ancak dikkat. Üye olmak isteyenler Almanya ve Japonya savaşı ilan edecek. Ne yapacakmış? Üye olmak istiyorsan.

Çok ilginç bir şey değil mi bu? Güya dünya barışını korumak için bir teşkilat kuracağız. Ama bunu kurarken de birine savaş ihlal ederek kuracağız. Sence bu sistemin işleme ihtimali var mı? Ya Allah için düşünün arkadaşlar. O yüzden Birleşmiş Milletler savaştan Dünya Savaşı'ndan sonra galip gelen ve dünyanın süper güçü olan Çin de dahil olmak üzere beş büyük devletin yönettiği bir oluşumdur. Anlaştık. Fırça diye kodlanır. Veto hakkı. Lan Birleşmiş Milletler gidiyor. Adam şurada soykırım yapıyor. Bir tanesi veto etti mi? Karar alamıyorsun ya. Böyle bir şey olabilir mi? O zaman bu dünya 5. O şere mi söylüyor Tayyip Erdoğan? Dünya 5'ten büyüktür. Şey büyüktür diye. Niye? E çünkü beş devleti karar aldı bu ülkede. Senin ne hükmün var? Sen üyeden başkası olamıyorsun. Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere üye olabilmek için zaten savaş bitmişti. Japonya ve Almanya kağıt üzerinde savaş ilan etmiştir. Fiilen katılma var mı? Yok. Zaten katılmamak için büyük mücadeleler verdi. Geri gelince anlatacağım. Şu konferansı anladınız mı? Yalta'da ne deniliyor? Birleşmiş Milletleri kuracağız. Ama buna üye olmak için ne yapılması lazım? Önce Almanya ve Japonya şu saate, şu tarihe kadar savaş ilan etmeniz lazım. Biz de o tarih varmadan savaş ilan ettik. Peki kurulması kararı aldı. Kuruldu dedin mi? Demedim. Nerede kuruluyor? San Francisco nere? Amerika Birleşik Devletleri. O zaman dikkat. Buradaki ağırlık Birleşmiş Milletlerde kimin olduğunacağını gösterir? ABD'nin. Çok güzel. O zaman gelelim San Francisco'ya. Ne kurulmuştur? Birleşmiş Milletler kuruldu. Türkiye'de kurucu üye oldu. O zaman Türkiye'nin kurucu üye olduğuna ilgili bir bilgi veriyorsam o zaman Türkiye Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiş. Kurucu ülkelerden biri oldu. Biri oldu. Anlaştık mı? Evet, gelelim potama. Artık potsam ney biliyor musuz? Mu? Artık savaş bitiyor. Savaş biterken son kez toplanıyorlar. Bundan sonra bir konferans yok. Söyle bakalım.

E hocam SSCB.

SSCB.

İngiltere ve ABD arasında.

Yine aynı İngiltere ve ABD son kez ne yapılmıştır? Bir araya geliyor. Bir araya geliyor. Ne oluyor biliyor musun bundan sonra? Bilen var mı? dünya iki kutba ayrılacak oğlum iki gün sonra Amerika'yla Rusya diye. O yüzden son kez bir araya geliyorlar. Rusya acayip bir devlet. Rusya komünizmi Avrupa'da yayabilmek için Avrupa'da kalmak istiyor. ABD'de hayır kalma biz çekiliyoruz. sen niye kalıyorsun diyor. Böylelikle ABD ile Rusya'nın arası açılıyor. Zaten ondan sonra bir konferans olmamasının sebebi de Rusya'nın artık açık açık planlarını deşif etmesidir. Ben ülkede komünizmi yayacağım, Avrupa'da komünizmi yayacağım dediği içindir. O yüzden bundan sonra bir konferans değil. Artık Amerika ile Rusya arası ipler gerginleşiyor. Soğuk savaş dönemi başlıyor. Değil mi? O yüzden Potsama'a dikkat. Potlamda gene aynı mantıkta arkadaşlar. Dünya Savaşı'ndan sonra ne oldu, ne yapalım, ne edelim? Onları belirleyelim denilen yapılan bir konferans. Söyle bakalım.

Almanya'nın dört işgal bölgesine ayrılarak.

Almanya'nın dört işgal bölgesine ayrılarak. Evet.

İngiltere, Fransa ya da ABD yönetimine.

Müttefik devletler yönetimine bırakılması. Devletler yönetimine bırakılmakt mı biz? Sonra ABD ne dedi? Çıkın oradan dedi. Doğru mu? ABD, İngiltere, Fransa çıktı mı?

Kim çıkmadı?

Hah. Devam.

Nasıl liderleriniz? Nazi liderlerinin.

Uluslararası savaş suçları mahkemesine yargıl.

Uluslararası savaş suçları mahkemesi bu da olacak bu arada mahkemesine yargılanması evet.

Avusturya'nın 4 işgal bölgesine ayrı.

Avusturya da öyle Avusturya'nın dört işgal bölgesine ayrılmasına. Evet.

Diğer madde İtalya'da yapılacak olan barışa önce bir çünkü İtalyan halkı istemiyor. Bakın değerli arşlar bazen liderler ister halk istemez. Şimdi biz İtalya'ya böyle anlatıyoruz ya Benito Musoli. Halk Dünya Savaşı'na girmesini istememiştir Musolin. Yani savaşa sen milleti dalaştır ama biz girmeyelim dedi. Çünkü ekonomi çok kötüydü İtalya'da. Bir de İtalya'nın tarihi miras var ya. Sen şimdi Roma'ya gittin mi? Roma'yı görüyor muyuz peki? Bu gezelim görelim. Ne kadar tarihi.

Eser var değil mi? Kolezyumlar şunlar sona bir Roma İmparatorluğu buraların çok tahrip edilmesini istemedi İtalyan hakkında. Şimdi İtalya dediğin yer senede kaç milyon turist gidiyor oraya Roma'yı görmeye? Bir de içinde Vatikan'da var. Vatikan'da. O yüzden inanılmaz dedi bir gelir var. Ama eee yıkılsaydı ne olacaktı bunların hepsi? Hiçbirini İtalya'da kolezyum yıkılsaydı, o bölgeleri yıkılsaydı, meydana yıkılsaydı, aş çeşmesi gitseydi ne kalacaktı geri?

Fransa'dan Eyfel'i çıkaralım bakalım. Fransa'dan Eyfel kulesini çıkaralım. Atak kuleyi koyalım. Bu kadar şey yapar mı? Dikkat çeker mi? Dünyanın dört bir tarafında Eyfel Kulesi gibi kuleler yapıyor. Ama niye insanlar oraya gitmiyor da? Orijinali neyse neredeyse o oradadır kardeşim. Bak Ankara'da Atakule var. Diyelim ki İstanbul'da da Ataku adıyla bir şey yapıldı. Olmaz. Orijinal ner? Ankara. Kırşehir'de yaptım. Mucur'da olur mu? Olmaz. Şanlıurfa'da yaptım. Olmaz. Bir şeyin bir orijinal merkezi olur. O yüzden Eyfel Kulesi dünyanın sayılı turizm çeken yerlerinden. Peki Hitler Eyfeli yıksaydı yıkamaz mıydı?

>> Yıkartabilirdi. Hatta öyle plan olduğu da söyleneyim. İtalya İtalya'nın halkı kendi teslim etmiştir ya. Hani diyordum ya kuzeni bacanağı bilmem kendi teslim ettiler. Niye? Biz savaş istemedik. Bunlar bizi zorla bu aile bizi zorla soktular. O yüzden dikkat edin potamda İtalya ile yapılacak olan anlaşmanın hafif koşullarla yapılması istenendir. İtalyan halkına zulm edilmesin diye. Anlaştık mı orayı? Biraz hakkaniyet var burada. Söyle bakalım.

>> İtalya ile yapılacak olan barışa öncelik verilmesi.

>> İtalya ile yapılacak barışa öncelik verilmesi. Öncelik verilmesi. Evet. Fransa'nın Alsas loreni Çekoslovakya'nın.

>> Fransa'nın Alsas Loreni gene gittiydi değil mi? Alsas Loreni ve Çekoslovakya'nın.

>> Südet bölgesinin geri almasına karar ver.

>> Çekosova'da Çekoslovakya'nın Südler bölgesini geri almasına karar verildi. Potsam'dan bu artık bundan sonra konferans yok arkadaşlar. Beş tane konferans anlattım. Hangileri? Gazabanca, Kebek, Yalta, Francisco, Potsam. Beşinden bir tanesi üç sınavdan de katıyorum dört sınavdan bir geldi. Hayırlı uğurlu olsun. Çünkü burası en bilinmesi gereken yer. Bir de bir tane daha var da o bizi ilgilendiriyor. Hatta iki tane daha var. Arkadaşlar benim anlatmadığım daha kırk tane konferans var. Bir gayri konferansı, iki gayri bir taran konferansı, bir Moskova konferansı. Moskova o kadar var ki ama seni ÖSYM'nin sorumlu tuttuğu alan bu beş. Bir de Türkiye'nin konuşulduğu savaşa girmesiyle Kahire, Tahran ve Adana görüşmeleri. Bunu da Türkiye kısmında anlatacağım. Burası tamam mı?

>> Evet. Amerika Almanya gitti. İtalya zaten gitti. E ne olacak şimdi sıra? Geldi mi Japonlara? Amerika Birleşik Devletleri ne demişti? Per Arbor'ın öcünü alacağım. Kimse dedi şey yapmaz. Söyle bakayım.

>> Bana bırakın demiş.

>> Heh. Bana bırakın demiştim. Peki Pasifik'te ne olacak? Amerika Birleşik Devletleri yeni geliştirmiş olduğu ve daha önce de oku. Bak burada bir yanlış anlatılma var. Burayı bir ben bir şey yapayım. Hiçbir teknolojik silah iyi dinleyin burayı. Önce denemesi yapılmadan, denemesi yapılmadan asla ve asla bir kişinin, bir şehrin üzerine yapma. Çünkü patlamayabilir. Uçaktan atılamayabilir. Birçok sıkıntı olabilir. O yüzden denemeler yapılıyor. Şimdi bizim Kaan diye bir uçağımız var. Görüyorsunuz. Şimdi sürekli kalkarken görüyorsunuz. Yani kalk görmediğimiz gördüğümüz anda değil. Haberlerde görü işte Kaan çift motoru denedi. Kaan şunu denedi. Kaan'ın yanında bir Kaan daha uçtu. Oldu mu? Sağa iki Kaan. Bunun benzeri bir haberler duyarsınız sürekli. Niye duyuyorsunuz peki? He size bir söyleyin bakayım bir. Niye duyuyorsunuz lan? Deneme olmadan olur mu? Dur bakalım. O içindeki patlayıcıyı taşıyabilecek mi? O patlayıcı o şeye uygun mu? Peki ABD ile ilgili anlatılan yalanı söyleyeyim mi? ABD efendim hiç atam bombasını denememiş bir yerde de ilk defa Japon lan nerede denemedi? Pasifik'te iki kere denedi onu. Onun gücünü görmedi mi? Onun gücünü bildiği için attı. Beyler, bayanlar ilk defa atmadı. Kim söylüyorsa yalan söylüyor. Amerika'nın dünyayı kandırması. Amerika ne diyor? Biz hiç onun denemesini yapmadığımız için diyor bu kadar zarar vereceğini bilmiyorduk diyor. Anlaşıldı mı? Yer mi Anadolu çocuğu? Siz bunu iki kere denediniz. Bunun ne kadar güçlü bir silah olduğunu bildiniz. Gittiniz önce Hiroşima'ya attınız. Nagazaki'ye attınız ve Japonlar yanlış şekilde. Senin atom bombası dediğin ne ya? Herkes bu atom bombasını yanlış alıyor. Atom bombası ne? Bilen var mı aranızda? Nasıl bir etki yarattı?

Isı hocam. Isı, ısı. Isı bilmem kaç santigrat derecedeki ısının ortaya çıkması. İnsan, vücudumuz yüzde kaçımız sudan oluşuyor arkadaşlar? Biz ne yapabiliriz? Yani buharlaşıp ölebiliriz. Japonya'da bakın beni en çok etkileyen sahne odur. Bomba atılıyor. Tamam. Buraya kadar bir insanlık suçu var. Yani ora bittikten sonra tabii Japonlar oradaki olayı anlayamıyorlar. Bir anda düşünebiliyor musunuz? 100.000 insan buharlaşarak ölüyor. Ya böyle bir şey var mı? Nerede görülmüş ya? Buharlaşarak ölmek ve insanlar bu sıcağın etkisinden kaçabilmemiş. Doğru mu? Bakın bir sahne var. Şöyle bir el var. Merve burayı dinle. Şöyle bir duvarda eli çıkmış adamın. Son izi. Adam var mı? Yok. Anlaşıldı mı? Sıcaklığın insanı nasıl yok ettiğini gösteren bir olaydır. Ve bunu iki defa insanlık suçu işlemiştir. Hem iloşim attı. Lan iloşim attın gördün. Bir daha niye atıyorsun? Bir daha niye atıyorsun? İsim de koydu. Büyük şişman, küçük şişman diye şey isimleri bile var. Ne derler ona? Eee, atom bombaları isimlerini bile koydu. E, Japonya teslim olmasına kim olacak? Mecbur teslim oldu adamlar. Ve böylelikle Japonya'nın da teslim olmasıyla Dünya Savaşı tamamen sona erdi. O zaman bizler de şöyle yazalım. Önce nereye? Hiroşima. Doğru mu? Sonra Nagasaki kentlerine atom bombası atıldı. Atom bombası atıldı. Böylelikle Japonya'da teslim oldu ve Dünya Savaşı bitti arkadaşlar. Benim Dünya Savaşı ile alakalı söyleyeceklerim savaş içi bunlardır. Tabii ki Dünya Savaşı'nın sonuçlarına hep beraber bakalım. Bir beni dikkatini en çok kaybı Almanya'ya direnen Ruslar vermiştir. Ruslar kolay mı ya? Kocağa Alman devletine dayanmak. 22 milyon Rus vatandaşı ölmüştür arkadaşlar. Az mı ya? Sonra Çinliler ölmüştür. Hep Çinler şey Çinler de var tabii. 13,5 milyon Çinli ölmüştür. Başka kim var?

>> 7 milyon.

>> 7 milyon da Alman ölmüştür. Yani demek ki en çok kaybı kim yaşamış? Toplam kaç milyon insan öldü biliyor musun? Bilinen ve sayılabilen 60 milyon insan ölmüştür. Adalarda unutulan insanlar mı sararsın? Adalara şimdi çıkıyorlar ya sürekli Japonlar, Amerika'ya adalara adam savaşın biten haberi yok. Adada yaşıyor. Hala siz biliyorsunuz değil mi bu olayı? Adada bir Japon askeri savaşın bittiği haberi kendisine gelmediği için yıllarca adada yaşamış. Bir Allah'ın kulu da ona dememiş ki oğlum savaş bitti diye. Yıllar sonra bir turist kafilesi geçerken herifi buluyor. Adam silahı bunlara doğrultuyor. Lan sen ne yapıyorsun diyorlar. Savaş devam etmiyor. Lan ne savaşı diyorlar. Manyak mısın? Dünya savaşı bir tele kırk beş yıl oldu diyorlar. Ne diyorsun lan? Diyor. Oradan muhabbet adamı aldılar. İsterseniz bir bakın yani. Japonya'da Japon işte disiplini görüyor musun? Ama bak Merve bak ben buna hayranım. Adam savaştan kaçıp da adaya yerleşmiyor. Adayı korurkenki savaş bitti bilmediği halde bile adayı savunmaya devam ediyor. Mantıken bir insan düşündü lan aradan yirmi yıl geçti. Savaşın bitmeme ihtimali var mı ya? Yok. Ama insan onu düşünmüyor. Bak yıllar sonra birileri araştırın bir bakın isterseniz. Gerçek yaşanmış bir olaydan bahsediyorum. Ha yani öyle attığımız tuttuğumuz bir hikaye değil ya. Gerçek yaşanmış bir olaydan bahsedim. Unutulan adadaki Japon askeri. Evet. Olay bu. Dünya Savaşı'ndan sonra mesela bazı devletler ikiye ayrı. Bunlardan bir tanesini söylemiştim. Almanya. Yine savaştan sonra Vietnam ikiye yayılacak. Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam diye. Bir de Kore ikiye yayılacak. Kuzey Kore ve Güney Kore şey ikiye yayılıyorsa niye ikiye ayrılır? Soğuk savaş dönemine girdiğimize göre biri Amerikancı diğeri Rusyacı olacak. Evet aynen öyle. Mesela altmış milyon insan hayatını kaybeder savaşta özellikle Londra başta olmak üzere Londra, Berlin, Tokyo aklınıza gelecek işte o her yer Çekoslovakya, Pırak, o her yer tahrip oldu arkadaşlar. Şimdi devletlerin birinci görevi ney biliyor musunuz? O eee bombalanan şehir ve limanlarını tekrardan yapabilmek. E bu tekrardan yapabilmek için de büyük paraya ihtiyaç var. O yüzden iki tane kuruluş kuruluyor. Bir tanesi Uluslararası İmar Bankası anlamına gelen Dünya Bankası kuruluyor. Bir de uluslararası para fonu hepimizin bildiği adıyla IMF kuruluyor. Bu ikisi de ne? İkiz kardeştir bunlar değil mi? Biri parayı şartlı verirken diğeri parayı şartsız veriyor. Veya biri parayı verirken ben ekonomik müdahalede bulunurum diyor. Diğeri de diyor ki bunu yaparsan anca veririm diyor. Şart koyuyor. O yüzden Dünya Bankası IMF aynı şeyler değildir. Ama ikisi de para veren kuruluş olduğu için tarihe Brittle Woods diye geçer. Yani ikiz kardeşler. E 2014'teki, 2013'teki ya da 2014'teki sınav sorusu. KPS'de biz ikiz kardeşleri diye anlatınca bu ne diyordu? E çıktı. Neymiş cevap? IMF'le Dünya Bankası ikiz kardeş. Şimdi devam edelim. Mesela Berlin'de yakalanan birçok savaş suçlusu var. Nazi var. Bunların hepsi Numbert'te yapılan savaş suçları mahkemesinde yargılandılar ve çoğu idam edildi. Çoğu idam edilirken de bir askere yakışmayacak şekilde önden değil sırtları çevrilerek öldürülmüştür. Değerli arkadaşlar bakın bu dediğimiz olay sizi basite gelmesin. Tamam. Bir insanın sırtını döndürülerek öldürülmesi ile efendim önden ön tarafından vurulması arasında dağlar kadar fark var. Niye biliyorsunuz mu? Biri kaçarken vurulduğunun göstergesi, diğeri mertçe dövüştüğünün göstergesi. Milli mücadele döneminde bir tane kadının oğlu dediler ki oğlun öldü. Gel cesedine bak. dedi ki, "Sakın bana olaki sırtından vurulmuş demeyin. Merve ben onu kabul etmem dedi. Sırtından vurmak ne demek? Kaçarken öldüm. Bir baktı ki önden vuruldu şehit dedi. Bak bir milli mücadeledeki annemizin ettiği lafı görüyor musunuz? Mu? Bilince bak. O diyor, "Eğer sırtından vurulmuşsa kaçmış demektir." Anladın mı? Alman liderlerinin, Japon askerlerinin hepsinin sırtına vurdurarak öldürülmesini. Biliyor musun? Fransa'da Almanlar işgal ettiğinde Fransız kadınlarının Alman generallerle birlikte olup isbar sağladığını ne yaptı Fransa bunları şey yaptıktan sonra bütün milletin dünyanın gözünün önünde hepsini saçıraş yaptı Alman'a benzetti nasıl ki Dünya Savaşı hiç anlatılmıyor. Hiç kimse adam akıllı bilmiyor ve bu ben bu anlattığım size yirmi misin anlatacağım ama birçin ergonomisi var diye anlatıyorum arkadaşlar. Yani sizin anlayabileceğiniz tarz yoksa Dünya Savaşı'nın Türk Tarih Kurumu başta olmak üzere yani bizim son yazarımız Fahir Arımoğlu başta olmak üzere Sina Akşin elli bin tane yazar okuyup da biliyorum ama bazıları anlatılmıyor. Çok olay var. O kadar çok olay var ki her cephede. İngilizlerin Alman şifrelerini var. İnanılmaz. Hepsini öğreniyorlar. Hepsini yani ne yapacakların hepsini öğreniyorlar. Bu inanılmaz bir olay. Türkiye'nin savaşa girmemek için verdiği müthiş bir mücadele var. Savaşa girseydik ne oluruyu konuşmak dahi istemiyorum arkadaşlar. Hiçbir teknolojisi olmayan teknolojisi son şeye gelmiş. Silahları çok eski olan bir Türkiye maalesef ki Kurtuluş Savaşı'ndan beter günleri yaşardık. Hava kuvvetlerimizin de çok az olması sebebiyle İsmet İnönü'nün özellikle Fevzi Çakma savaşa girmemesi yönündeki telkinleriyle biz bu savaşa girmedik. Oyala, oyala, oyala. En son 1945'e kadar getirdik. I Dünya Savaşı'ndan sonra en çok hani neler oldu dersek sömürgecilik tasfiye oldu. Mesela dünyada belli başlı sömürge ülkeleri vardı. Onlar mesela tasfiye oldu. Mesela birçok yeni devlet kuruldu. Endonezya gibi, Hindistan, Pakistan gibi, İsrail gibi bazı yeni ülkeler kuruldu. Bunları bilin. Bunlar hepsi Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ülkelerdir. Başka ne oldu? Yepyeni tanklar, yepyeni hava bombardıman araçları, yepyeni dünya silah teknolojisiyle tanıştık. Bakın bu anlattıklarım hepsi Dünya Savaşı'nın sonuçlarıdır. Peki dikkat. Amerika Birleşik Devletleri'nin özellikle savaşa girdikten sonraki irtibatı sağlaması hani o dönemlerde hem radyo kullanımı var hem telsiz kullanımı var. Telefon vardır arkadaşlar. Bunu da bir bilin. Yani telefon var ama Amerika Birleşik Devletleri'nin kendi arasındaki istihbaratı daha sonra 1947 yılında ilk defa ortaya çıkacak olan ilk defa bir bilgisayar üretiliyor. Bu bilgisayarın adı Enyak'tır. Bir size sorum şu. Enak açılımı nedir? En ak diye yazılır. Enyak ne demek? Bilgisayar. Bak internet demiyorum. İlk bilgisayar üretimi Dünya Savaşı'nın hemen sonrasıadır. 1947 yılındır. Şu oda büyüklüğündedir. Şu oda büyüklüğündedir. Turist Ömer uzayda diye film vardı. Biliyorsun değil mi? O şey adamı deli edip duruyordu. Bilgisayara sürekli şey kompüter komputer deyip soru soruyordu ya. Şey istiyordu. Spor totoyu soruyordu. Aynı mantık. Bizde de ilk bilgisayar kullanımı geldiği zaman bizlerde de arkadaşlar bilmiyorsun etmiyorsun. Basa basa. E şimdi bizim çocuklar zehir gibi. Şimdi bizim çocuklar bilgisayarla oynanınca veli kızıyor. Lan neye kızıyor? Belki de o adam Türkiye'nin en güzel, en büyük, en iyi yazı mühendislerinden, bilgisayar mühendislerinden olacak. Bilgisayarı teknolojik alet olarak değil, önce şeytanın icadı olarak görürsen oraya her zaman kuşkuyla yaklaşırsın. Dünya gelişken bizim çocuklarımızın geride kalması, internet kafelerin benim zamanımda ağzına kadar dolma. Evet. Belki oyun oynanıyordu ama e sonradan ne oldu? Çıktı. Alınması oradan o, oradan o. Artık gelişti. Şu an çocuklarımız çok iyi bilgisayarlarda çok iyi bilgisayarla tanıma fırsatı da elde ediyor. Yazı mühendisliği yetiştirmemiz birinci şartımız bizim. Bak söylüyorum. Bilgisayar mühendisi, yazı mühendisi. Türkiye'nin ihtiyacı olan en büyük iki kafa beyin. E bakın Dünya Savaşı'nı gördünüz mü? Ne kadar sonucu var. Mesela çok iyi bir e mesela Birleşmiş Milletler kuruldu. En önemli sitelerden bir tanesi bu. San Francisco konferansında Birleşmiş Milletler kurulmuştur. Yine çok ilginç dokuz Aralık ve on Aralık gibi iki tane bilinmesi gereken tarih var. Bakalım dokuz Aralık'ta ne oldu? On Aralıkta ne oldu? Hepsini şimdi bize Merve yazdırıyor. Başla bakalım Merve. Dünya Savaşı'nın sonuçları.

>> Faşizm ve Nazizm gibi akımlar tatbiye edilmiştir.

>> Faşizm ve Nazizm gibi. Bak komünizm diyebiliyor muyum? Diyemiyorum. Akımlar ne oldu? Tasfiye edildi. Artık bunlar yok. Tasfiye edildi. Tabii bu akımlar eee evet tasfiye edilmiş olabilir ama insanların zihninden hala çıkmadığını geçen bir kere de anlatıyorum. Almanya'da bir film çekilecek. Adolfitleri canlandıran adam o üstü açık arabayla gezerken binlerce Alman resmen sanki Hitler geçiyormuş gibi saygıda durdu. Bu hala Almanların içinde ki neonazi diyorlar daha sonraki dönemlerde. Yıllarca Avrupa'ya göç eden Türklere yapılanları görmediniz mi? Dönerci katliamları, evleri ateşliyorlardı. Çarpı işaretleri koyup gece yakıyorlardı. Neonazi kafanı ırkçılar. Anlaştık. Neler neler. Dönerci cinayetleri çok fazla. Çok faz. Bizim milletimiz orada var oldu da yer aldı da nasıl yer aldı diye sor. Ne acılar var o gurbetçiler. Tamam efendim. İlk gidenlere.

>> İlk gidenler tabii canım çok zorluk çektiler. Ben hep anlatıyorum. Gidenler düşünebiliyor musun? Ülkeye gidiyorsun. İz yok, kimse yok, dil yok, ev yok. Lan ne kadar zor iş ya. Almanya'ya gidenler bizim kuludan İsveç'e gidenler. Kul yok mu bizim? Kul. Konya kulu. Hepsi İsveç'te la bu ülkede Kulniya deniliyordu. Kuluya Kulniya. İsveç Başbakanı Adolf. E Adolf diyeceğim de Ad. Eee herifin ismini de unuttuk ha. Herifin sürekli de parkına gidiyor. Ha. Olf Palme. Olf Palme suikastle öldürülmüştür. Suikastten önce nereye gelmiştir? Konya koluyor. Bir insan İsveç'in bırakacaksın ülkeden bir ilçeye geleceksin. Sence normal mi? Ne kadar çok kullulu İsveç'te yaşıyorsa bir düşün. Yani o anımı da anlatayım. 2016 amcaoğlu ön lisansa gidiyor. Amcoğlu da Burak diye bir arkadaşı var. O zamanlar Instagram falan yok. Yani biz soruların cevaplarını Facebook'tan falan açıklıyoruz. He şimdi o gün de dedik ki amcaoğlu dedik sınav bitiyor. Ön senin de bitiyor. Hadi hep beraber memlekete gidelim. Silkiye. Tamam gidelim. Biz biliyorsunuz Konya kulu işte Cihan Beyli Konya işte Karaman Mut Silifke yapıyorsun. Hani güzergahımız bu. Yukarıdan aşağı iniyorsun. O zaman Niğde Otobanı falan yok. Şimdi sınav biter bitmez ben kapıdan aldığım için hani hem amcaoğlu hem de Burak'ı çok ikisinin arasında okul mesafesi yakındı. Hemen ikisini birden aldım. Direkt yola çıktık bak direkt. Ben de yolda şeyi bir yerde durayım da dedim soruların cevaplarını açıklayım. Çünkü sorular o zamanlar sadece bize hocam şunu sordular bunu sordular diye g o da doğru mu yanlış mı bilmiyorsun. Hani öğrenciyi sonuçta sınava sen girmsin. Öğrencim amca dışarı çıktı dedi ki amca sana acil bir soru sormam lazım. Son 1985'te öldürülen İsveç başbakanı kim dedi? Dedim Olof Palme. La sen nereden biliyorsun da bilmem ne de orada şıklarda var mıydı hatırlayamıyorlar. Çünkü güncelin sorusu. Tarihin sorusu değil güncel diye 1985'teki olayı sormuşlar. Neyse biz de gittik dedim oğlum Olaf Palme böyledir. Bak Kulud'dan İsveç'e gelmiştir. İsveç'ten Kuluy'ya gelmiştir. Çok fazla vardır. Hatta Kuluda Olof Palme diye park vardı. Yok artık dedi. Dedim bunu biraz daha geçeceğiz. Kırk dakika sonra önden geçeceğiz. Kırk dakika sonra geçtik. Ben de bizim Burak yani o sınava giren diğer ön lisansı çocuklar fotoğraf çektirdim. Facebook'a attım. Facebook'ta da arkada yazıyor Olof Palme parkı. Facebook'tan yayınladım. Hocam bir yanınızdaki Olaf Palme mi? La oğlum soruyu mu okumuyor? 1985'te suikasta öldürülen diyor. Bu adam nasıl ol Palme olabilir? Yani ben parkın adının Türkiye'de Olof Palme diye bir park olduğunu yansıtıyorum. Adam oraya diyor ki yanınızdaki Olof Palme mi? Sence benim İsveç başbakanıyla ki bir insan İsveç başbakanıysa hani bir İsveçliğ'e benzer değil mi? Bizim Burak bir buçuk boy tamam mı? Yan en böyle bir İsveç başbakanıyla ben böyle fotoğraf çektirmişim olabilir miyim ya? İsveç'in başkanı en kötü bir doksan boyu. Hocam resmi niye daha evvelden paylaşmadınız? Hani çok yakın ya araları hani kırk dakika sonra. Allah'ım ne yorumlar geliyor. Sildim resmi ya. Ya oğlum benim orada kastettiğim buydu. Ben bunu anlatıyorum her zaman. Yani Kuluya gittiğiniz zaman kulun yarısından çoğu nerede şu an? İsveç'tedir. Anlaştık mı? O Almanya'ya gidenler ne zorluklarla Almanya bugün inşa edilmişse o neyle alakalıdır? Federal Almanya yani Batı Almanya hep bizim Türk işçilerinin sayesedir. Bugün Türkiye'de işçi problemi hat safhadadır. Niye? E kimse garsonluk olsun, şu olsun, bu olsun. Biraz daha üniversite okumuşları zaten hiç gitmiyor o işlere. E bugün bakıyorsun bir yemek yerine giriyorsun. Özbek çalışıyor bir yere gidiyorsun. Afgan çalışıyor bir yere gidiyorsun. Suriye çalışıyor. Bir bazı işleri artık Türk milleti ne yapmıştır? Kafasına bitirmiştir ve bunları yapmıyordur. Arkadaşlar gelecek görmediği bir mesleğe artık bizim insanımıza ne yapmıyor? Rabbet etmiyor. Bu üniversiteleri zaten fark ediyoruz mu? Son tercih dönemlerinde bile çok etkili oldu. Anladın mı? Olof Palme'yı yanınızdaki Olof Palme bit. Lan oğlum soruyu doğru oku bari. 1985'te öldürüldü diyor adamlar.

Evet devam.

>> Afrika. Evet.

>> Ve Ortadoğu'da yaşayan halklar.

>> Afrika ve Ortadoğu'da yaşayan halklar evet.

>> Emperyalist devletlere karşı mücadeleye başladı.

>> Yaşayan halklar emperyalizme karşı mücadeleye başladı. Emperyalizme karşı mücadeleye başladı. Bu arada kalem alayım. Ver bakayım. Devam.

3.

>> Hindistan, Endonezya gibi.

>> Hindistan, Endonezya gibi.

>> Ülkelerde milli kurtuluş hareketleri oluştu.

>> Milli Kurtuluş Savaşları başladı. Endonezya'da çok büyük sömürüdür. Yıllarca sömürdüler. Milli Kurtuluş Savaşları başladı. Devam.

>> SSCB ile Almanya arasında.

>> SSCB ile Almanya arasında. Evet.

>> Ben de onu diyecektim de neyse. Soğuk savaş dönemi başlamış olmasın. SSCB ile ABD arası artık ne başladı? Süper güç oldular. Bunlar süper güç olunca ne oldu? Dünya artık ikiye bölündü. SSCB ile ABD süper güç mü oldu yazayım?

>> ABD arasında soğuk savaş dönemi başladı. Bundan sonraki ünitemizin adı ne? Soğuk savaş. İşte soğuk savaş başladı. Devam.

İtalya ve Almanya'nın toprakları işgal edildi.

>> İtalya ve Almanya toprakları işgal edildi. Almanya toprakları işgal edildi. Evet.

>> Japonya ABD orduları tarafından işgal edilmiştir.

>> Japonya ABD orduları tarafından işgal edildi. ABD orduları tarafından ne olmuştur? İşgal edildi. Evet.

SSCB savaşında büyük bir güç haline gelmiştir.

>> SSCB ve ABD savaş sonunda ne olmuştur?

>> Büyük bir güç haline geldi. Büyük bir güç haline süper güçler yani güç haline geldi. Evet.

>> 60 milyon kişi hayatını kaybetti.

>> O da sayılabilen biliyorsun. 60 milyona yakın insan hayatını kaybetti. İnsan hayatını kaybetti. Dur. En çok kayıp hangi vatandaşa ait? Rus vatanda. Bak Rusya'ya lütfen dikkat. Ben sana ne anlatıyorum? T 1904'ten 5'ten başlayan Rus Japon savaşı. Erkekler gitti savaş kaybetti. Döndün 1917 Bolşev gitli oldu. 1821 iç savaş gitti mi? Gitti. Köylüler Stalin'e savaştı. Orada dört milyon köylü gitti. Dünya Savaşı'ta yirmi iki milyon gitti. Anladın mı? Niye erkek kalmadı? Kırk milyon erkek ölmüştür arkadaşlar. O da sayılabilen ha. Türkiye nüfusu seksen milyon diyelim. Kırka kırk. Bütün erkeklerin öldüğünü düşün. Merc ölürse ne olur? Şimdi aranızda iyi olur diyen var. Ben duyuyorum ben sizi de yani arkadaşlar öyle olur mu bir şeyin? Tabii ki tabiatta dengesi var. Allah o yüzden çift yaratmış. Yani ne olacak? Sizin ırkınız yaşayacak mı? E siz de öleceksiniz. Bizim doğumuz size sizin ölümünüz bize bağlı değil. Yani ölümler ve doğumlar bizimize ait değil mi? Doğru mu? O yüzden tabiatta çift yaratılmanın en önemli şey bak SSCB bu etkinliğini yitirmiştir yıllarca. Yıllarca erkek transfer etmiştir. Erkek transferi ne? Ağır işlerde çalışılması için dünyanın dört bir tarafından işçi almışlardır. Onu da söyleyeyim. Afganlar, Çeçenler, daha farklı milletler Rusya'ya ben hatırlıyorum seksen dokuzlarda, seksen sekizlerde Rusya'ya çok giden işçi vardı. Niye? Çalışmaya gidip para alıyorlar çünkü. Evet. Rus parası değerliydi mesela Türk parasına göre. Anlaşıldı mı? Bütün mesele bu. Devam.

>> Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu.

>> Birleşmiş Milletler kuruldu. Dikkat. Dikkat. Buradaki veto etme hakkına sahip olan beş ülke ne diye kodlanır? Fransa, İngiltere, Rusya, Çin. Sakın A'yı Almanya zannetmeyin. Bu ne? Amerika. Evet. Güzel. Devam. Not. Birleşmiş Milletler fikrini ilk ortaya atan.

>> BM fikrini ilk ortaya atan dünya tarihinde biliyorsunuz Farabid'ir. Biliyorsunuz değil mi? Farabi. Ama burada bir kadın var. Söyle.

>> Türk İslam filozofu.

>> Ha onu mu yazdır? Ha tamam pardon. Türk İslam filozofu. Evet.

>> Farabidir.

>> Farabid'dir. Evet. Birleşmiş Milletler kavramını ilk kez kullanan ise.

>> BM kavramını ilk kez kullanan ise.

>> Roblo.

>> Kullanan ise.

>> ABD.

>> Evet. ABD başkanı neymiş?

>> Roswelt'tır. Devam.

>> ABD atam bombasına sahip olu.

>> At. Atam bombası. ABD. Evet.

>> Atom bombası. Sahip olmakla önemli bir avantaj elde etmiştir.

>> Atom bombasını ilk defa kullanmıştır diyelim. Denemeyi söylemiyorum. İnsanlar üzerinde ilk defa kullandı. Devam.

>> Birleşmiş Milletler'in New York'u.

>> Hı hı.

>> Uluslararası para konumunu ise Washington'u merkez olarak seçmesi ABD'nin gücünü artırmıştır.

>> ABD hangi iki kuruluşa sahip şey yapıyor? Söyle.

>> Milletler.

>> Birleşmiş Milletler ve.

>> IMF ne olmuştur? ABD'nin gücünü arttırdı. Doğru mu?

>> Bu iki kuruluşun ABD olması artırdı. Devam.

>> Kırk beş ülkenin imzaltıyla.

>> Hı hı.

>> IMF kurulmuştur.

>> IMF kuruldu. Bir de ne kuruldu? Dünya Bankası kuruldu. Merve bunların özel ismi neydi?

>> İkiz kardeşler.

>> Söyle bakayım. İkiz kardeşlerin İngilizce ismini.

>> IMF.

>> Hayır, İngilizce ismin ikisinin. Bak, IMF ayrı, dünya Bankası ayrı. Bunlar uluslararası imar bankasıdır. Bunun ismi. Bu da uluslararası para fonudur. Ama ikiz kardeşlerin bir adı var.

>> Bak şöyle yazılıyor. Bir don diye yazılır. Woods. Tamam. He bunlar ne demekmiş yani? Kelime ikiz.

>> Devam.

>> Uluslararası imar ve kalkınma.

>> Tamam onu yazdık zaten. Devam.

>> Enak ve bir adım.

>> İşte dikkat. Eniyak. Eee, ne yazıldı diye bulundu mu diyeyim? Yok, önce onu yazalım. Eniyak bulundu. Bu ne demek? Dünyanın ilk bilgisayarı. Dünyanın ilk bilgisayarı. Devam.

>> Cep denizaltıları.

>> Cep denizaltıları. Evet.

>> Etkili tanklar.

>> Etkili tanklar. Evet.

>> Uçakları.

>> Uçaklar. Evet.

>> Bombardıman uçağı.

>> Bombardıman uçakları. Radar sistemleri.

>> Radar. Bak bunların hepsi ne oluyor? Güdümlü füzeler falan hepsi Dünya Savaşı. Devam.

>> Kombatı.

>> Tamam. Onları yazık.

>> Bu geçmeleri örnek oldu.

>> Merve'yi kısalt diyorsun ya. Uzattıkça uzatıyor. E devam kız. Ay hocam diğer maddedeyim. Nürberg mahkemelerinde.

>> Nürnberg mahkemelerinde. Evet.

>> Nazi partisi siyasi liderleri diğer suçlar.

>> Nazi partisi siyasi liderleri eee.

>> Yargılanmıştır.

>> Ve diğer suçlar yargılandı. Diğer savaş suçları yargılandı. Savaş suçluları yargılandı. Devam.

>> Soyırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması için sözleşme.

>> Soykırım suçunun önlenmesine yönelik sözleşme. Evet.

>> Dokuz Aralık 1948'de.

>> Dokuz Aralık 1948'de kabul edildi. Doğru mu? Gelelim on Aralık'a. On Aralık 1948'de ne oldu Merve?

>> İnsan hakları evrensel beyanname.

>> Dikkat insan hakları evrensel beyannamesi yayınlandı. Namesi yayınlandı. Tamam. Bir gün arayla iki tane önemli karar. Devam.

>> Hocam maddeleri birleştirdiğim için nota geçiyorum direkt.

>> Geç. ABD Başkanı Franklin Roz.

>> ABD Başkanı Franklin Roosevald'ın eşi Elena Ros. Doğru mu?

>> Evet.

>> Rosevelt eşi dikkat bir ünlü sözü var. Bunu bir gün sorarlar. Söyle bakalım.

>> Tüm insanlığın magna kart.

>> Tüm insanlığın magna kartası diye bakın neyi kastediyor? Magna kartası. Evet.

>> İnsan hakları evrensel beyannamesi.

>> İnsan hakları evrensel beyannamesi için söylemiştir. İnsan hakları evrensel beyannamesi değil mi? İçin söyledi. Mermi burada eksik var zaten. Bak söyleyeyim sana. Bir Kore, Vietnam değil mi? Ve Almanya ikiye ayrıldı. Madde yoksa ekti oraya. Tamam. Bu olmadan olur mu kı? Kore, Vietnam, Almanya iki ayrıldığını söylemeden. Başka ne söyleyebiliriz? Mesela Japon suçları da idam edildi ama genel manada bunları söyleyebiliriz. Mesela yeni devletlerin kuruluklarını yazayım mı? Ben buraya yazayım.

>> İsrail, Hindistan ve Pakistan devletleri kuruldu. Pakistan devletleri kuruldu. Bunları da söylemiş olalım. Var mı sıkıntı? Aman neymişsin sen? I dünya savaşı ya arkadaş. Bir de anlatmadıklarımı da düşününce ne kadar uzun olduğu bir konu. Farklı farklı üç cephe ama kolay değil. Şimdi kıymetli dostlar artık tekrar zamanı. Hazır mıyız?

>> Başlıyoruz. Burası tamam mı? Şey e Murat kamera iyi değil mi? Sıkıntı yok. Aç olarak başlıyorum. Üç cephe var. Avrupa, Afrika uzakdoğu. Savaşı ikiye ayırıyorum. 39 42 45 392 mihver yani Almanya, İtalya, Japonya üstün 4245 müttefiğe dönüyor. Niye? ABD'nin savaşa girmesi ve Rusya'nın özellikle Almanları Stalingrad'ta durdurması. Anlaştık mı? Savaşın seyrini değiştiriyor. Bakıyoruz. Almanya Polonya işgali ile beraber Dünya Savaşı'nı başlattı. Hızlıca Yıldırım harekatına başladı. Bu ülkeleri var ya beş günde altı günde alıyor ya öyle sizin düşündüğünüz gibi yıldırım hareket gerçekten aldığı gibi yıldırım yani. Danimarka, Norveç, Belçika, Hollanda, Lüksemburg can düşmanı, tarihsel düşmanı Fransa'yı majina hattını tersten aşıyorlar. Belçika sınırından yanakla geçiriyorlar. Macun hattını etkisiz hale getiriyorlar. Demek ki majina hattını Fransızlar, Almanlar gelmesin diye 1930'lardan beri ne yapıyorlarmış? İnşa ediyorlarmış. Dikkat. O yüzden ben şunu bileceğim. Bir majuna hattını inşa eden devlet kim?

>> Majuna hattı hangi devletin saldırısını engellemek amacıyla yapıldı?

>> Anlaştık mı? Bu kadar basit. Hattın adını sorarlarsa da Majino. Peki bir şey söyleyeyim. Majino kim? Niye böyle bir hat? İsmi ne? Ona da bakalım. Geldik buraya. Peki Fransa düşünce Fransa'nın düştüğü yerlerdeki Almanlar kendilerince bir yönetim kuruyorlar. Bu hükümet. Evet. Bu hükümetin adını sordular. Neydi hocam?

>> Vişi hükümeti. Kadınlarımızın çok rahatlıkla. Neymiş canım?

>> Aynen öyle. Vişi hükümeti. Geldik buraya. Kartal hücumunu kime yaptı Almanlar? Yukarıdan bomba attılar sürekli. Ama İngiltere ne yaptı? Olumsuz hava koşullarını değerlendirdi. Çok yukarıdan uçamadılar. Aşağıdan uçtular. Aşağıdan uçunca da aşağıdan yukarıya doğru vurdular. Vurdukça vurdukça ne oldu? Almanların savaş özellikle hava kuvvetleri üçte ikisini kaybettiler. Ne diyordu bir Alman general? Bana iyi havalı beş gün verin. Adam da biliyor çünkü. İyi hava olmadı mı ne olacak? Yağmurda uçaklar eskisi gibi uçabiliyor mu? Rüzgar, yıldırım, şimşek, fırtına hepsi Londra'da var. O yüzden Londra yani böyle dümdüz edilmesine rağmen yine de savaşı kim kazanmıştır? İngilizler kazan İngiltere direnmese zaten hayatta bir şey olmaz. Geliyorum buraya. İngiltere'deki başarısızlık üzerine Hitler aslında saldırmazlık anlaşması yaptığı hatta Polonya'yı birlikte işgal ettiği o ülkeye savaş ilan etti. Rusya o zaman dikkat. Hitler'in harekatının adını sorarlarsa Barbarossa kefederek Barbarossa'yı anlattım. İki hangi ülkeye karşı yapılmış diye sorarsa Rusya yani seseç. Anlaştık mı? O zaman benim işaretlediğim her yer şu an ya çıkan sınav sorusu ya çıkmış çı çıkabileceğini düşündüğüm sınav sorusu. Geldim buraya. Afrika'yı boş ver. Heh. Adanın adı neydi? Honulu. Honulu'da üstün adı ne? Pe Harbor. Japonya buraya ne yapmıştır? Evet. Kamikaz dalışıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni savaşa sokan gelişme neymiş?

>> Evet. Bir kere daha söylüyorum. Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşa girmesine neden olan olay Japonların bir Amerikan üssü olan Pe Harbor'a saldırmasıdır. Onun da başında Yamamato vardır. Geldik buraya. Ancak Amerika daha savaşa girmeden önce aynı Wilson ilkeleri gibi Atlantik bildirisini yayınlamıştır. Dikkat aşağıdakilerden hangisi Atlantik bildirisinde yer alan maddelerden biri değildir? Der. Dikkat. Wilson ilkelerinde bir maddeyi koyar. Y burada olmayıp da Wilson ilkelerinde olan bir maddeyi koyabilir. Ona lütfen dikkat edelim. Anlaştık. Geldik buraya. Bu arada dikkat. Atlantik bilirisinde Birleşmiş Milletler'in fikri ortaya çıkmıştı. Bak fikir daha kuruldu diyor muyum? Evet. Geldik buraya. Efendim şimdi ABD savaşa girdi arkadaşlar. Dedi hadi bir toplanalım ama ddüncü yok. Yani oke oynamaya kalksalar ne yok?

>> Dört yok. Çünkü Fransa yok. Kim var o zaman? İngiltere var, SSCB var, ABD var. Üçü sürekli toplanıyorlar ama ilk toplandığında ne dedi? Beyler ben sizin yanınızda savaşa giriyorum ama benim şartım var. Ben Avrupa'ya, Amerikan askerlerini yığarım ama benim bir şartım var. Nedir dediler? Bu Japonlar benim canımı çok ayırttı. O yüzden bir uzaklı Japonu bana bırakacaksınız. İki miver devletler azıcık bir yenilgi veya geri çekiliminde ya hadi bir barışalım ya burası da tamam bizim olsun şurası. Hayır dedim. Kayıtsız şartsız teslim alınana kadar savaş. Ne demekti bu? Almanya Berlin' gireceğim. İtalya Roman'a gireceğim. Japonya Tokyo'a gideceğim. Anlaşıldı mı bütün mevzu? O yüzden Amerika'nın ilk sözü ne olmuş? Mihver Devletler kayıtsız şartsız ne olacaktı? Teslimat. Dikkat bunu direkt sorarlar. Bak benim en çok dikkat. Çünkü bütün olayların bana göre savaşın da uzamasının sebebi bu kadar insan katliamının sebebi bu konferanstan alınan karardır. Geri dönemediler. Devam ediyorum. Amerika dedi ki bunu bir tabela olarak asıyoruz. Şimdi oturalım. Önce ne yapacağımıza karar verelim. Ne yapalım? Önce şu Almanya biz hangi devletle savaşa? Üç devlette. Almanya, İtalya, Japonya. Japonya bana bakar zaten uzakta. Hangi iki devlet var?

>> Almanya, İtalya. Merve'ye kalksak Almanya'ya savaşacaktık. Biz ne yaptık peki? İtalya'ya savaş. Zaten İtalyan halkı da istiyor muydu? Hayır. Bunun üzerine Benito Musollin sülalesiyle beraber köprüde asıldı. Aç bakayım fotoğrafını. Musol'nin son haline de bakın bakayım. Bir önceki haline bakın. Beni Tomus Solin deyin. Sonra bir de öldükten sonraki haline de bakabilirsiniz. Yani insanoğlunun eee değerli arkadaşlar bir gün öncesiyle bir gün sonrası arasındaki farkını anlatan bana göre en büyük resimlerden bir tanesidir. Beni Tomus'ün ölümü. Hayatta karısının ölümü de var. Şimdi İtalya'yı saf dışı bıraktılar. O zaman bir Almanya bir Japonya kaldı. Bunun üzerine ne yapacaklar? Hayır direkt Almanya'ya saldırmıyorlar. Kardeşlerimiz. Fransa bunların elindeyken değil mi? Biz önce direkt Almanya'ya saldırmayalım. Önce Fransa'yı kurtaralım ve tarihi Normanya çıkarmasını yaptılar ve bunun başındaki Amerikalı general ileride Amerika Birleşik Devletleri'n iki dönem üst üste başkanı seçilecek. Kimdir bu adam? Divit David Einzanover. Bu adam Normandiya çıkarmasını yöneten adamdır. Anlaştık. Ve bu adam Normandiya kıyılarından girerek Fransa'yı Alman işgalinden kurtarmıştır. Peki Fransa'yı da Alman işgalinden kurtaralım. Şimdi kaç devlet oldu burada? ABD, SSCB, Fransa ve İngiltere. Burada kaç devlet var? İki. Biri Almanya, biri Japonya. İtalya gitti. Japonya burada değil mi? Çok uzakta. Bura ne oldu? Dee bir. Dört devletle Münih'e doğru Berlin'e doğru ilerlemeye başladılar ve en sona Alman halkı anladı ki normalde Alman halkına radyolarda ne deniyordu? Şöyle kazanıyoruz, böyle kazanıyoruz, hepsini astık, kestik diyorlardı. Ama Berlin sokaklarında İngiliz, Amerikan, Fransız ve Rus ordularını görünce anladılar savaş kaybettiklerini ve böylelikle o radyonun propagandası çökmüş oldu. Adolfitler bazı kaynaklara göre intihar etti. Bazı kaynaklarına göre dublörünü bıraktı. Bazı kaynaklarına göre sevgilisini öldürü. Elli bin yüz bin tane hikayesi var. Görmediğimiz bir şey hakkında çok rahat şey yapıyor. Gömüldü diyen var, Arjantin'e kaçtı diyen var. Elli bin tane şey var. Ama sonuçta bu savaşın yenilgisini Hitler de kabul etmiştir. Peki ne oldu? Dört ülke birden Berlin'e girdi. Sonunda ne oldu? Dediler ki Amerika arkadaşlar sonuçta bunlar da Hristiyan bizdeiz. Artı Almanya'nın böyle olması olmaz. Alman halkı sonuçta istedi mi? İstemedi. Sonuçta lideri istedi. Bak İtalya da aynısını yaptı. Hadi arkadaşlar çıkalım dedi. ABD çıktı. İşgal ettiği bölgelerden. Şey de çıktı. İngiltere şey de çıktı. Fransa bak Fransa çıkmayabilirdi. Ha o kadar Alman işgaline kaldı. Ona rağmen çıktı. Ama kim çıkmadı? Olmaz. Ben Almanlar arasında komünizm yayacağım diyen Rusya çıkmadı. Kendisine bağlı Doğu Almanya'yı, Demokratik Almanya'yı kurdu. Diğerleri de federatif Almanya'yı, federal Almanya'yı kurdu. Diğer adıyla Batı Almanya. O zaman Almanya kaça ayrıldı? İki. İkisinden birbirine geçiş vardı. O geçişi kapatmak için ne yaptım? SSCP Berlin duvarını yaptı. 1990'da Berlin duvarı ne oldu? Yıkıldı. Ben ne yaptım? Televizyonlar izledim. Buraya kadar. Tamam mı?

>> Tamam.

>> He. Bizimkiler var mıydı?

>> Vardı.

>> "Niye yıkıyorsun diye sorunca satarız ileride" demişlerdi. O yüzden yani önemlidir bu anlattıklarım. Evet. Burası tamam mı? O zaman Kebek Konferansında Normandiya çıkarmasının yapılması kararı alınıyor. Doğru mu? Şu yani şu kırmızıyla devam edeyim. Normandi'ye çıkarmasına karar verilen konferans Kübek diye yazıyor ama Kebek diye okunur. Kebek konferansı. Yalt'ya geliyorum. Dikkat Yalta'nın bir önemi var. Yalta artık savaşın sonuna doğru bak 1945 ne diyorlar? ABD, SSC ve İngiltere. Ey dünya devletleri, Birleşmiş Milletleri ileride San Francisco'da kuracağız. Burada değil. O yüzden Birleşmiş Milletler'in kurucu üyesi olmak istiyorsanız ne yapacaksınız? Almanya ve Japonya savaş ilan edeceğiz. Tamam mı? Tamam. Türkiye'de ilan etti mi? O zaman Türkiye Birleşmiş Milletler'in kurucu üyesinde mi? Evet. Ama bir de veto etme hakkına sahip. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi oluştu. Bunlar fırça diye kodlanır. Say Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, ABD. Bu beş devlet karar veriyor her şeye. Bugün adam orada soykırım yapıyor. Karar çıkartamıyorsun. Niye Rusya'nın işine gelmiyor? Niye Amerika'nın işine gelmiyor? Niye Çin'in işine geldi? Anlaştık mı? Birleşmiş Milletleri Güvenlik Konseyi dediğimiz beş devlet fırça diye kodlanır. Bunu da öğrendik. Geldik. Yaltaranın önemi neymiş demek ki? Birleşmiş Milletler'in kurulmasının kararı almıyor. Peki ben burada kuruldu dedim mi? Fikri Atlantik bildirisi. Kurulması kararı Yalta. Kurulduğu yer San Francisco. Herkes bu notu alsın. Evet. Hepiniz şu notu bir yere alın. Kurulması fikri Atlantik bildirisi. Hemen yazıyorsunuz. Kurulması fikri Atlantik bildirisi. Yazdınız mı? Güzel. Kurulması kararı Yalta. Kurulması kararı Yalta. Kurulduğu yer San Francisco. Var burada. Birleşmiş Milletler'in yeri nerede bu arada merkezin? Hiç bilir misin? BM'nin merkezinde. Ner?

>> Neresi? Ben bilmem. Kentucky mi, Washington mı, Texas mı, Los Angeles mı, Los Angeles Lakers mı? Ben bilmem. Sen bakacaksın. Hustum mı?

>> Evet. Anlaşıldı mı? Fikri, kararı kurulduğu yer. San Francisco Konferansı. Önemi ne? Birleşmiş Milletler resmi olarak kuruldu. Türkiye'de kurucu ülkelerden biri oldu. Geldik bunların son kez bir araya geldiği konferans hangisi?

>> Potlamı. Bu Potsam konferansı değerli arkadaşlar bazı şeyler bazı şeylere veriliyor ama son kez toplanıyorlar. Ondan sonra bir daha kendi aralarında toplantı ve konferans yok. New York.

>> New York. Çok güzel. Peki, Pasifik'te savaştan nasıl sona eriyordu?

Hiroshima ve Nagasaki kentlerine atom bombası attı Amerika. Böylelikle savaş tamamen Japonya'nın teslimiyle sona erdi.

Dünya Savaşı'nın sonuçlarında çok önemliler var. Bak tek çiziyorum. Bir SSCB ile ABD süper güç oldu. Aralarında ne başladı? Soğuk savaş. Buraya çok dikkat edin.

2. Bakıyorum bakıyorum. Bakıyorum şöyle tarıya taraya gidiyorum. En çok insan kaybına uğrayan devlet. SSC Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 üyesi. >> Güvenlik konseyinin beş üyesi kimlerdi? Say. >> Fransa, İngiltere, Rusya, >> Çin ve Af. Çok güzel.

Peki ta gerilere gidiyoruz. Ta eski zamanlara ta işte 86 videolarıma ne diyorduk? Farabi için Birleşmiş Milletler dünya tarihini ilk defa savunan kişi kimdir? Farabidir de arkadaşlar. Onu da söylemiş olduk.

Peki dikkat. İki kuruluş kuruluyor. Bunlardan bir tanesi IMF değil mi? Diğeri de Dünya Bankası. İkisi de para veriyor mu? Ama çeşitli şartlara veriyor. Diyor ki bir tanesi uluslararası imar bankasıyım ben. İmar etmek ne demek? Yıkılan şehirleri bir daha kaldırmak. O yüzden belediyelere, devletlere ama IMF öyle değil. Ama direkt nakit cash veriyor ama onu verirken de 50 tane şart sunuyor. O yüzden bunlar ikisi de para veren kuruluş olduğu için tarihe ikiz kardeşler Brittin Woods diye geçiyor. Anlaştık mı? İkiz kardeşler.

Peki savaş sonrası ne bulunuyor? Turist Ömer'in dediği gibi computer. Doğru mu? Heh. Yani enyak bulunuyor. Peki bu enyak'ın açılımı ne? Hep beraber bakacağız. Dünyanın da neyi? İlk çıkan bir sınav sorusudur. Eskiden özellikle eee şeylerde Sosp Sos 2 sınavlarında enyak nasıl sordular biliyor musun? Bir de yazılı yazılı dünyanın ilk bilgisayar nedir diye sor. Çocukları enyak yazdılar. Enyak yazanı mı görürsün. Manyak yazanı mı görür? Ulan onu ÖSYM nasıl çözsün de nasıl cevaplasın ya? Oldu mu? Tutmadılar. Ertesi gün kaldırdılar.

Geldik buraya. Geldik. Geldik. Hah. Şimdi iki tane tarih var. Bunlardan biri 9 Aralık diğeri 10 Aralık. Demek ki iki tarihte önemli. 9 Aralık'ta soykırım suçlarının önlenmesi. 10 Aralık'ta ise insan hakları evrensel beyannamesi. Şimdi gelen sanat sorusuna bakalım. 10 Aralık 1948'de dünya tarihini ilgilendiren eee gelişme nedir diye sordular. Cevap neydi? Dünya tarihini ilgilendiren insan hakları evrensel beyannamesi yen o zaman ben şu 10 Aralığ'a bir dikkat edeyim mi? Tarihine bakalım mı? İnsan hakları evrensel beyannamesi. 10 Aralık 1948. Buna dikkat etmeniz lazım.

Geldik. Hangi ülkeler ikiye ayrıldı Merve? >> Kore nasıl ayrıldı? Kuzey Güney. Vietnam nasıl ayrıldı? Kuzey Güney. Almanya nasıl ayrıldı? Doğu batı. Çıkan sınav sorusu. 1 Kore, 2. Vietnam, 3 Almanya. Hangileri ikiye ayrılmıştır diye soruda cevap ne? 3'dü.

Mesela hangi devlet kuruldu? İsrail. İngiltere'den egemenliği altında bulunan Hindistan ve Pakistan İngiltere'ye yapılan savaşların kazanılması, İngiltere'nin bölgeden çıkmasıyla iki tane farklı devlet kuruldu. Pakistan ve Hindistan. Bunu soğuk savaş döneminde anlatacağım. Dikkat.

Roosevelt'un eşi Elena Roosevelt ne diyordu? >> Tüm insanlığın Magna Kartası. Ne için söylemiş bunu? >> İnsan hakları Evrensel Beyannamesi. Buraya dikkat. Şimdi Magna Karta'yı bilmeyen insanlar için söylüyorum. Yıl 1215 yani 1215 1945 dediğime göre yaklaşık kaç yıl? 700 yıl önce 735 yıl önce 740 yıl önce neyse İngiltere'de Yurtsuz John diğer adıyla Vatansız John adındaki bir kişinin aslında asil ve soylarla yapmış olduğu anlaşmadı. Kralın yetkileri dünya tarihini ilk kez kısıtlanmıştır. Şimdi bu insan hakları evrensel beyannamesi Eleanor Roosevelt ne diyor? Tüm insanlığın mang kartası yani bir kişiye değil tüm insanlığa yönelik bir beyanname diyerek bunu böyle tarif ediyor. Bir gün bu sınavda geri raka. Anlaştık mı? Tüm insanlığın Magna Kartası denilen olay ne? 10 Aralık 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin yayınlanması.

Evet, güzel bir dersti. Dünya Savaşı öyle gerçekten anlatım noktasında eee sizler için değerli arkadaşlar gerçekten büyük bir özenle burayı anlatmaya gayret gösterdim. Ben tekrarını yaptım. Şimdi sıra sizin tekrarınızda. Benim özellikle çağdaşta en çok istediğim şey benim özellikle işaretlediğim yerleri bir A4 kağıdına yazmanızdır. Ramazan hocam bunları söyledi. Çünkü bunların dışında gelen bir soru daha olmadı arkadaşlar. Çok yani ÖSYM'de gidip abartı bir soru sormadı ama bilinmesi gerekeni soruyor. Şimdi ÖSYM bilinmesi gereken ne? Bir KPSG'si öğrencisi bilinmesi gerekeni bilmiyor. Sağdaşı sona bırakıyor. Tekrarını yapamıyor. Peki siz ne yapacaksınız şimdi Merve? Hemen Çağdaş'ın tekrarını Dünya Savaşı'nın bu ilk ünitesini tekrarını yapacaksınız. Hemen Dünya Savaşı ile ilgili sorular çözmeyeceksiniz.

Ne yapacaksınız peki bir sonraki videoda? I. Dünya Savaşı'nda Türkiye ne yaptı? Bir de bu taraf var. Şimdi Dünya Savaşı bitti. Güzel. Türkiye'de 39-45 arasında ne oldu? Ne oldu Türkiye'de 39-45 arasında? Türkiye Dünya Savaşı'na girmedi ama yani girme girmedi diye anlatsak yani girdi diye anlatsak da olur yani. O kadar sıkıntı çekti. Sınırını korumak için ayrı. Müttefikler bastırıyor. Rusya'ya karşı savaşı ilan et diye başladı. Sonra Rusya bu tarafa girince bu sefer Almanlara karşı savaş. O kadar zor durumlardan geçti ki arkadaşlar. Türkiye Dünya Savaşı'ndaki durumunu anlatacağım. Varlık vergisini, köy enstitülerini, İsveç'in ön zamanında yaşananları bunları anlatacağım size. Önemli kişileri anlatacağım. Nuri Demirağ, Nuri Killi Gil, bak bilmediğimiz adamlar Şakir Zümre. Tamam. Vecihi Hürkuş gibi önemli kişileri tekrardan anlatımını yapacağım. I. Dünya Savaşı'nda Türkiye'de görüşmek dileğiyle diyeceğim.

Aa bir şey aklıma geldi. Onu da söyleyeyim. Ondan sonra kapatayım arkadaşlar. Eee, ara ara paylaşıyorum. Instagram'ı kendi sayfasından paylaştığım için bunu bilin. 31'inde Aydın'da olacağım. 31 Ocak'ta Allah nasip ederse Aydın'da yine Aydın'da tercih kitapı evlerinin Girne şubesinde imza günüm olacak. Tüm aydınları hatta Aydın'a yakın illerde olan işte Manisa'dır, İzmir'de tüm arkadaşlarımızı gereği gününe bekliyorum. Hem mahşer kitabı hem daha evvelden satın aldıklarınız veya o gün satın alacaklarınız her şeyi biz imzalayız. Bazıları diyor ki hocam işte iki kitabı getirip üçüncüyü getirse miydim? Getirebilirsiniz yani. Orada da mahşere imzasını yapacağız tabii ki. Sadece ben geleceğim. Nazım hocamızın inşallah evladı o zamanlar bekleniyor doğumu. O yüzden Nazım hoca gelmeyecek. Bayram hocamız da yurt dışında olacak. O yüzden tek tabanca Aydın'a geliyorum. Aydınlarla haspal etmek için görüşürüz. Kendinize iyi bakın. İki Dünya Savaşı Türkiye ünitesi bir sonraki videomuzda olacak. Hepsini bitirdikten sonra soru çözümü yapıyoruz. Şu an ne yapacağız? Hemen genel tekrarını yapıyoruz. Belki de hayatında duyduğun ilk defa kelimeler oldu. Doğru mu? Hayat sahasıdır diğerleridir. Kavram çok önemli. Bu arada Murat kaç dakika oldu Dünya Savaşı? Hocam Dünya Savaşı senin kadar sürmedi diyorsun ha. He >> 2 saat 55 dakika. >> 2 saat 55 dakika. Zaten benim de tahminim. Geçen kendi kanalıma da yazdım. Ne dedim arkadaşlar? Tahtaya yazması bir saat sürüyorsa mantıken anlatımı ne kadar sürer diye bir tane öğrenci doğru cevap verdi. 2.55 yazmıştı. Bravo vallahi. Tebrik ediyorum onu. 2.55 sürmüş ama normal ya gerçekten. Bunları artık bir normalleştirelim yani. Kendinize iyi bakın. Görüşmek dileğiyle.