📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

#CANLI I Kombine Vücut Estetiği I İrem Aktaş'ın Sunduğu Op. Dr. Fatih Dağdelen ile Estetik

KRT TV49:25

Transcription

KRT ekranlarından mutlu akşamlar sevgili izleyenler. Ben İrem Aktaş. Bugün de yine her cumartesi akşamı olduğu gibi Doktor Fatih Dağdelen’le birlikteyiz. Kendisi de stüdyomuzda. Bu akşamki konumuz da kombine vücut estetiği ve ameliyatları olacak. Elbette oldukça ilgi çeken bir konu yine. Öncelikle ben hocamıza “Hoş geldiniz” demek istiyorum. Hoş geldiniz hocam. Hoş bulduk. Nasılsınız? İyiyiz, çok teşekkürler. Sizler nasılsınız? Çok teşekkür ederiz, sağ olun, sağ olun. Vakit ayırdığınız için.

Hocam şimdi kombine estetikleri konuşacağız. Kombine ameliyatlar deyince neleri kapsıyor? İlk olarak onunla başlayalım isterseniz. Şimdi kombine estetik ameliyatlar deyince yüzü ilgilendiren kombine ameliyatlar var, bir de vücudu ilgilendiren kombine ameliyatlar var. Bugünkü konumuz vücudu, vücudu ilgilendiren kombine ameliyatlar. Hı hı. Şimdi bu konuyla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Tek bir seansta evet, birbiriyle ilintili birkaç ameliyatı birlikte yapmaya diye aslında kombine ameliyatları, yani bu kolu içerebilir, memeyi içerebilir, karnı içerebilir. Yani kişinin neye ihtiyacı varsa o şekilde düşünebiliriz. Bu ameliyat için uygun adaylar kendi iradesiyle kilo vermiş yahut bir tüp mide ameliyatı geçirerek aşırı kilo vermiş ya da bir doğum yapmış kişileri içerir diyebiliriz aslında kısacası. Hı hı. Çok güzel. Yani bu kişiler için uygundur diyebiliriz.

Peki o zaman kombine vücut estetiği ameliyatında hangi prosedürler yer alıyor hocam? Şimdi burada şöyle: Kişinin hangi bölgelere ihtiyacı var ise, mesela bir annelik estetiği yapıyor isek bu genellikle karın ve memeyi içerir. Evet. Ama eğer aşırı kilo vermiş, yani bu aşırı kilo vermekten kastım 40 kilo, 50 kilo, 60 kilo, hatta 100 kilo veren hastalarla bile karşılaşabiliyoruz. Bunlar erkek olabilir, kadın olabilir. Bu tip hastalarda ise kolu içerebilir, sırtı içerebilir, popoyu içerebilir, karnı içerebilir, memeyi içerir, bacakları içerebilir. Yani aynı anda aslında bazen birkaç değil, bazen 5-6 ameliyatı bile yaptığımız hasta gruplarımız var. Ve kombinasyonu da aslında hastanın ihtiyacı yönünde değerlendirerek gerçekleştiriyoruz.

Peki ihtiyacına yönelik gerçekleştiriyorsunuz. Bu ameliyatlar öncesinde hastalar ne yapmalı, neye dikkat etmeli? Şimdi her şeyden önce kombine ameliyat yapmak bir bina yapmaya benzemez. Bu bir gökdelen inşa etmek gibi bir şey. Bu tip hastaların çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir. Yani ön muayene bu tip ameliyatlarda ön koşuldur. Hastayı gördüğümüzde önce hastayı değerlendiririz, fotoğraflarını çekeriz ve hastanın ihtiyacı olan bölgeleri teker teker yazarız. Ve bunu yazarken bu hasta gerçekten ideal kilosunda mı? Bu hastaya sadece lifting dediğimiz yani total bir body lift mi yapacağız, yoksa beraberinde yağ alma gibi işlemleri de bunun içerisine katacak mıyız? Bu aslında işlemin belirleyici faktörlerinden bir tanesi. Mesela diyelim hasta mide küçültme ameliyatı oldu ve ideal kilosuna gelmedi. Yani diyelim ki hasta 150 kiloydu ama 80-90 kilolara geldi. Aslında ideali bu kişinin olması gereken gerçek kilosuna gelmesi gerekir ki bizim de burada Body Mass Index dediğimiz bir kriterimiz var. Body Mass Index kriteri 30’un altında olması gerekir normal şartlarda. Bazı hastalar biraz acele ediyor. Yani veya veremiyor, yeterince kilo veremiyor ve zorlama bir şekilde aslında bizden birtakım şeyleri hemen bir an önce çözmemizi istiyorlar. Bu tip hastaların o nedenle iyi hazırlanması gerekir. Tabii ki hastanın kan tablosu çok önemli. Başka ekstra bir hastalığı, rahatsızlığı var mı? Bütün bunları teker teker değerlendirmek gerekiyor. Daha sonrasında anestezi konsültasyonu yaptırmak gerekiyor. Anestezi doktorunun da tabii ki bu ameliyatlar için tamamen hazırlanması gerekiyor. Uygun bir gününüze denk gelmeniz gerekir çünkü uzun sürecek olan ameliyatlardır. Hastanın ameliyat öncesi planlaması çok önemlidir. Yani şunu şöyle anlatabilirim: Sizi böyle bir hastayı ameliyat edeceksek eğer, ameliyat diyelim ki 6 saat sürüyorsa belki 2-3 saat bu hastanın üzerinde plan yapmanız gerekir. Eğer o planlamanızı düzgün bir şekilde gerçekleştirirseniz ameliyat son derece hızlı, son derece düzgün bir şekilde ilerler. Diğer şekilde hastanın ameliyatı komplikasyona açık bir hale gelir. Çok ciddi birtakım risklerle karşı karşıya kalabilir. Tabii hekimin tecrübeli olması burada çok önemli bütün ameliyatlarda olduğu gibi ama kombine ameliyatlar hayatiyet derecesinde önemli işlemler olduğu için o yüzden tecrübeli bir hekimin mutlaka gerçekleştirmesi gerekir. Buradaki tecrübeden kastımız da şu: Böyle bir ameliyatı gerçekleştirecek olan hekim yılda en az diyorum size 100 ila, yani 50 ila 100 diyeyim daha doğrusu, 50 ile 100 civarında bu tip ameliyatlardan mutlaka gerçekleştiriyor olması gerekiyor. Gerekiyor, evet.

Peki bunlar tek seansta mı oluyor yoksa parçalara bölüyor musunuz? Aslında şöyle: Eğer hastanın sağlık durumu buna uygun ise, hastanın beklentileri de tabii ki çok önemli, genellikle gövde kısmını tek seferde, diğer mesela kol, bacak kısımlarını tek seferde yapmak gerekebilir. Yani çoğunlukla ikiye bölmek gerekiyor. Ama bazen hastaların özel durumları söz konusu olabiliyor. Hastanın acelesi olabiliyor ya da hasta bu ameliyatı bir an önce yaptırmak istiyor. Yani aslında bütün problemleri tek seferde çıkartmak istiyor, çözmek istiyor. Bu tip durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Tek seferde de yapabilirsiniz eğer ki şartlar müsaitse. Ama şartlar müsaitse ikiye bölebilirsiniz. Hı hı.

Peki şimdi her operasyonun avantajı dezavantajı var. Kombine vücut estetiği ameliyatlarında nedir? Şimdi avantajlarını şöyle söyleyeyim: Tek seferde olması. Tek seferde olmasının en büyük avantajı aslında bir iyileşme dönemi de hasta iyileşmiş oluyor. Yani diyelim ki siz bir hastanın sadece kolunu da gerseniz o hasta bir ay içerisinde yavaş yavaş peyderpey iyileşecek. Hepsini de yapsanız bir ay içerisinde iyileşecek. Anlatmaya çalıştığım yani bunun tek seferde olması tek seferde en azından problemi çözmek anlamına gelebiliyor. İkincisi, birbiriyle ilintili bölgeleri birlikte yapmanızın vermiş olduğu bir avantaj var burada. Ne demek istiyorum? Mesela bu tip hastalar diyelim ki eğer aşırı kilo vermiş bir hasta ise hastanın göğsü sarkık. Hı hı. Ama göğüs sırtla da ilintilidir. Evet. Ya da hastanın karnı sarkık, karnıyla beraber ve bel kısmı da ilintilidir. Gövdeyi de bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu nedenle tek seferde yapmanın en büyük avantajı tek seferde aslında aynı izlerden girerek eğer düzgün bir planlama yaptıysanız tek seferde çok güzel bir sonuçla karşılaşabilirsiniz. Eğer bunu tek seferde yapmayıp da ikiye bölerseniz bu defa diğer işlemi öbürüne uydurmak zorunda kalıyorsunuz. Aslında bu doğru bir şey değil. Zaten kombine denilen şey de bu aslında. Kombine işlemi yapmanın da en büyük avantajı bu. Riski ise dediğim gibi hastanın iyi hazırlanması, hastanın gerçekten motive olmuş olması, hastanın ideal koşullarda bu ameliyatı yaptırma zamanını iyi ayarlamanız gerekiyor. Ameliyat öncesi bütün testlerini doğru dürüst yapmanız gerekir. Hastanın mesela eğer ameliyattan önce kan değerlerinde düşüklük söz konusu ise bunu hazırlamanız gerekir. Benim şu anda bile kombine ameliyat yapacağım belki 4-5 hastam var ve ben bunları mesela şu andan hazırlıyorum. Nasıl hazırlıyorum? Hastanın mesela kan değeri düşük olabiliyor çünkü tüp mide ameliyatı olmuş olan bir hastanın kan değerleri de düşük olabiliyor. Demir eksikliği anemisi olabiliyor ki kadınlarda çok sık karşılaşılan bir şey. Evet. Bu hastaları mesela önceden dahili hekimimize gösteriyoruz. Yerine göre bu demir eksikliğinin sebebi nedir? Bunları tespit etmeniz gerekiyor. Ve bununla beraber dediğim gibi hastanın çok tecrübeli bir hekime denk gelmesi bu, bu onun en büyük şansı. Diğer şekilde ciddi sıkıntılar yaşayabilir. Çünkü dezavantaj olarak iyileşme dönemi içerisinde bu tip hastalarda bir sürü ameliyatı beraber yaptığınız için tabii ki birlikte yaptığınız operasyonlar esnasında küçük de olsa bazı yara problemleriyle karşılaşabilirsiniz. Bütün bunlar çok önemlidir ve hastanın bir an önce hayata gereken bir işlem olması sebebiyle hastanın risklerini en aza indirebilmeniz için de ön hazırlığın düzgün bir şekilde yapılması gerekir. Hı hı. Eğer bunu yapmadığınız takdirde hasta gerçekten çok ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Evet.

Şimdi güzel bir konuya geçeceğiz aslında. Özellikle de annelerin ilgisini çeken bir konu. Çünkü annelik estetiğini konuşacağız değil mi hocam? Sırada o var. Annelik estetiği kombinasyonu deyince yani “Mommy Makeover” diyoruz. Peki bu nedir, nasıl yapılıyor? Aslında yani anne olurken evet çok güzel bir süreç ama bir kadının bedeni asla eskisi gibi olmuyor. Bu noktada neler yapıyorsunuz? Şimdi kadın hayatında tabii ki annelik çok önemli ki o dönem içerisinde kadında ciddi anlamda vücutta bir değişim söz konusu olur. Bazı insanlar çok şanslıdır, zaten zayıftır. Gebelik dönemi boyunca 10 kilo, 11 kilo ya da 12 kilo alır, çok fazla kilo almaz. Bu kişilerde herhangi bir problem olmadan rahatlıkla bu dönemi atlatabilirler. Fakat bazı gebeler 20 kilo alır, 30 kilo alır. Bu dönem içerisinde süt gelecek tabii. Sütten sonra ciddi anlamda göğüste bir büyüme olabilir. Bu tabii sarkmalara sebebiyet verebilir. Annelik estetiği aslında yağ almayı, eğer gerekiyorsa tabii ki karın germeyi, çünkü çatlakları olabiliyor bu tip hastaların karında özellikle. Yine karın bölgesinde gebeliğe bağlı olarak gevşemeler söz konusu olabiliyor. Sarkmalar oluyor, çatlaklar oluyor. Genel bölgede yine sarkıklıklar söz konusu oluyor. Göğsünde gevşeme olabiliyor. Göğüs eğer küçükse sadece bir protez koyup çıkabilirsiniz, yani sadece bir silikonla. Ama göğüste bir sarkıklık varsa beraberinde dikleştirme yapmanız gerekir. Eğer göğsü zaten büyük ve sarkık ise bu defa küçülterek onu şekillendirmeniz gerekir, toparlamanız gerekir. Yani annelik estetiği aslında gövdeyi ilgilendiren ve hastanın kilosuyla da ilintili bir şekilde gerekirse liposuction’la kombine edebileceğiniz yani ikili, üçlü, bazen dörtlü ameliyatları içeren bir süreç aslında.

Peki o dörtlü ameliyatlarda neler yer alıyor? Yani hocam hangi ameliyatlarla birlikte oluyor? Şimdi her şeyden önce bunun ana ameliyatı karın germedir. Evet. Ve meme ameliyatıdır. Yani annelik estetiğinde karın germe ve meme ameliyatı. Eğer kişi diyelim ki 55-60 kiloluk bir kişiden bahsediyorsak bu kişide yapacağımız çoğunlukla karın germe beraberinde memesiyle ilgili olarak dikleştirme ya da beraberinde protez koyarsınız o şekildedir. Ama hasta kilosu biraz fazla ise bu kişiye bu defa beli de kalın olabilir. O zaman bel bölgesinde liposuction yapmanız da gerekebilir. Yine dediğim gibi mesela göğüs küçüktür, sadece protez de koyabilirsiniz. Yani annelik estetiği illaki kilo verme probleminden dolayı da olmayabilir. Yani çatlaklık da annelik estetiği için geçerli bir sebep. Tabii. Çünkü çatlak varsa zaten bu karın germe olmadan asla yok edemiyoruz bir kere. Aynen öyle, aynen öyle. Mesela anne geliyor, doğumunu yapmış, karnında çatlakları var. Göğüs süt verme bittikten sonra küçülmüş, küçücük olmuş. Bu kişiye sadece bir protez koyup beraberinde karın germe de yapabilirsiniz. Ya da şikayetleri ya da problemlerine yönelik olarak gerekli bütün ameliyatları planlar, hastaya da anlatırsınız, hastanın beklentilerini öğrenirsiniz ve buna uygun bir şekilde operasyonunu gerçekleştirirsiniz. Evet.

Peki şimdi bir de emzirme süreci var hocam annelikten sonra. O süreci ne kadar beklesin hastalarımız? Şimdi şöyle: Annelik estetiği olacak bir kişi eğer ki emziriyor ise, hı hı, memesiyle ilgili de bir ameliyat planladıysak emzirme bittikten en az üzerinden 2 ay geçmesi gerekir. En az 2 ay geçecek. Mesela bazı hanımlar geliyor bana diyorlar ki: “Hocam ben zaten emzirmiyorum, doğumdan hemen sonra yapalım.” Ama zaten sizin vücudunuz tam oturmamış. Ya o vücudun doğumdan sonra annelik estetiği yapılabilmesi için en az 6 ay geçmesi gerekir. Yani hiç emzirmiyorsanız en az 6 ay geçmesi gerekir. Bazen hastalar bana şunu da söylüyorlar: “Ben” diyorlar “işte doğum yapacağım, doğumdan sonra hemen karnımı da gerer misiniz?” Bu mümkün değil kesinlikle öyle. Bu nedenle en az üzerinden 6 ay geçmeli. Eğer göğsü de yapacaksa ki annelik estetiğinin içerisinde göğüs de vardır, süt emzirme bittikten 2 ay sonra olması gerekir. Evet.

Peki bir de iyileşme süreci çok önemli bu annelik estetiğinden sonraki. O süreç nasıl ilerliyor? İyileşme süreci aslında değişmiyor. Yani ben bunu hep kombine estetik ameliyat yaptığım hastalarıma hep söylüyorum. Yani siz sadece bir memenize protez de koydursanız bir haftalık bir iyileşme süreciniz varsa annelik estetiği yaptırdığınızda da bu bir haftalık süreçtir, daha fazla değildir. Sadece hareketleriniz biraz daha yavaş olabilir. Yani öyle düşünmek lazım. Tek seferde aslında konuyu tamamen halletmiş oluyor. Ama genel anlamda iyileşmeyi mesela spor yapabilmek ya da korseleri çıkartmak olarak değerlendirecek olursak bir aylık bir süreç gibi düşünün. Yani sadece memesini yaptığınız bir hasta da bir ay sonra spora, egzersize dönüyor. Annelik estetiği yaptırdığınızda da aynı şekil, yaptığınızda da aynı şekilde bir ay, bir aylık bir süreç gibi düşünebilirsiniz. Ama bunun bir haftalık dönemi hasta için birazcık zorlayıcı olabilir. Bir haftadan sonra hasta normal şekilde, normal günlük faaliyetlerine, aktivitelerine başlayabilir. Eğer çalışan bir hanım ise 2 hafta sonra işe dahi gidebilir, araba kullanabilir. Öyle çok da zor olarak düşünmeyin. Çünkü bizim bu konudaki tecrübelerimiz çok arttı, çok gelişti. Bu nedenle de artık eskiden bir 10 yıl ya da 20 yıl önce yapıldığı gibi değil. Yani iyi planladığınız, düzgün bir sırayla ilerlediğinizde sorunsuz bir şekilde bu ameliyatları gerçekleştirebiliyorsunuz. Süper.

Peki şimdi bir diğer başlığımıza geçiyoruz: Obezite diyeceğiz. Evet. Siz de çok sıklıkla karşılaşıyorsunuz. Onu hatta düzeltmek zor olabiliyor. Bu durumlar niye yaşanıyor? Sarkmalar neden oluyor? Şimdi şöyle: Diyelim ki bir hasta 150 kilo ve bu hasta tüp mide ameliyatı oldu, mide küçültme ameliyatı oldu ve 80 kilo verdi. Şimdi içinden yeni bir insan çıkıyor. Aynen öyle. Böyle bir kişinin gevşememesi mümkün değil. Ama bazı insanlar 20-30 kilo verseler bile olabilirken bazı insanlar 40-50 kilo, 60 kilo verdiğinde böyle bir problemle karşılaşabiliyor. Tabii o kişiler ilk başta o şişmanlıklarından dolayı çok ciddi anlamda hayat performanslarının düşük olduğu için sağlık sebebiyle yaptırırken o ameliyatları, ameliyattan sonraki o bir yıllık süreç içerisinde verdikleri kilo sebebiyle vücutları tamamen pörsümüş, evet, pörsümüş bir vücut. Mesela bakın şu resimdeki bir erkek hastadan bahsediyoruz. Eminim ki en az bir 40-50 kilo vermiştir yani mutlaka. Şimdi böyle olduğu, tabii böyle bir vücutla yaşamak istemiyor. Bu kadınlar için de geçerli. Çünkü her tarafı böyle sarkan bir deri parçasından ibaret. Böyle bir hasta ameliyat olmak istiyor ve siz bu ameliyatı gerçekleştirdiğinizde kişi gerçekten olması gereken o gergin, sıkı vücuduna tekrardan kavuşabilir. O yüzden bu gerçekten hastanın ruh sağlığını da çok ciddi anlamda etkiliyor, sosyal sağlığını da çok ciddi anlamda etkiliyor. Yani artık iş sağlıktan öte artık görsel bir konu haline geliyor. Çünkü bu kişi hiçbir zaman üstü çıplak bir şekilde denize girmek istemiyor, havuza gitmek istemiyor, spor salonuna gitmek istemiyor. Çünkü ciddi anlamda bir gevşeklik söz konusu. Bu nedenle yapıyoruz yani.

Peki tüm vücut estetiği bu tür hastalarda nasıl bir yaklaşım gerektirir hocam? Şimdi şöyle: Böyle bir hastayı tabii ki gördüğümüzde mutlaka önce fotoğraflarını çekiyoruz. Hı hı. Hastayla oturup konuşuyoruz: “Sizi neler rahatsız ediyor, neler yaptırmak istiyorsunuz?” Mesela bakın yine benzer bir şey. Bakın ne kadar spor yapmış. Ne yaparsanız yapın bunu kesmeden sizce alabilir misiniz? Mümkün değil. Asla mümkün değil. Evet. Yani bu hastanın ameliyat olmaktan başka çaresi yok. Bakın spor salonunda yaşıyor yani. Düşünün ki belli zaten. Evet. Eminim ki en az bir 70-80 kilo vermiştir en az. Ve ameliyatı planlamak bence buradaki en önemli konu. Ve hazırlıklarınızı çok iyi bir şekilde gerçekleştiriyorsunuz. Randevülerinizi ona göre ayarlıyorsunuz. Hastanın tabii gerekli olan bütün konsültasyonlarını, çünkü kilolu kişilerin pek çoğunda beraberinde şeker hastalığı olabiliyor, beraberinde kalp rahatsızlıkları olabiliyor, tansiyon problemleri olabiliyor ya da kullandıkları birtakım ilaçlar söz konusu olabiliyor. Bütün bunların üzerinde teker teker durmak gerekir. Mutlaka bir anestezi konsültasyonu yapmanız gerekir. Eğer ki genç hastaysa belki sağlık problemleri çok fazla olmayabiliyor. Ama hasta ileri yaş bir hastaysa bu hastanın bazen kardiyoloğa gösterilmesi, bazen dahili hekimlerine gösterilmesi gerekiyor. Onu, ondan sonra da ameliyatımızı planlıyoruz ve hastanın istediği bölgeleri teker teker belirleyip ondan sonra ameliyatımızı gerçekleştirebiliyoruz. Evet.

Peki şimdi hastanın istediği bölgeler ama ilk olarak bu sarkıklıkta hangi bölgeye odaklanıyoruz? Yani şöyle söyleyeyim aslında gövdemizde asıl konu gövdede. Aslında buradaki konu bazı hastalara tabii bacaklar da çok fazla rahatsız olabilir ama gövdede tabii karın bölgesi burun, yani bence en temel ameliyatı diyebilirim karın germe. Bu işin olmazsa olmazı. Yine bu hastalarda meme mutlaka sarkmıştır, mutlaka gevşemiştir. Bu hastalarda karın ve memeyi birinci öncelikte tutarız. Tabii bununla beraber sırt bölgesi de ciddi bir gevşeklik olabiliyor ya da bel bölgesinde ya da popoda gevşeklik olabiliyor. Kollar mutlaka gevşiyor. Yine uyluk dediğimiz iç bacaklardan bahsediyorum, bu bölgede ciddi bir sarkıklık oluyor. Eğer hastanın şartları uygun ise tek seferde bile bu ameliyatı gerçekleştirebilirsiniz. Uzun sürecek bir cerrahidir ama ameliyat öncesi planlamak burada dediğim gibi az önce de söylediğim gibi çok önemli. Eğer düzgün bir şekilde planlarsanız, neyi nasıl yapacağınızı baştan tespit ederseniz ve bu konuda tecrübeniz de var ise, altyapınız buna müsait ise, hı hı, o zaman tek seferde bu ameliyatları gerçekleştirebilirsiniz. Ben zaman zaman 5-6 ameliyatı, hatta 9-10 ameliyatı dahi yaptığım hastalarım oluyor. Evet. Tabii hastalar ilk başta korkuyor: “Bu ameliyatı, bu kadar ameliyatı nasıl yapacaksın?” tarzında endişe ediyorlar. Aslında endişe edecek bir durum yok. Yani sonuçta bizim eğitimimiz buna yönelik, tecrübemiz de bu konuda çok fazla ilerlemiş durumda. O nedenle korkusuzca bu ameliyata girip gerçekleştirebiliriz. Hastalar için mesela sadece karın germe yaptıran bir hasta bile “A karnım yapılacak, çok ağrıyacak” gibi düşünürken oysaki 9-10 ameliyatı yaptığımız hastaların da ağrısı sadece karın germe yaptığımız hastaların ağrısından farklı değildir. O çok iyiymiş o zaman. Evet. O yüzden korkmamak gerekir, endişe etmemek gerekir. Tabii tek seferde yapmanın vermiş olduğu avantajlar da var. Tabii hastanın şartları buna müsaitse bazen de ikiye bölüyoruz. Ben genellikle kendi pratiğimde gövde kısmını birinci öncelik olarak düşünürüm. Mesela bacaklar bu tip hastalarda bazen lipödem hastalığı olur, bacaklarda çok ciddi kalınlıklar söz konusu olur. Evet. Bu tip durumlarda yağ almak da işin içerisine girdiğinde artık iş biraz daha boyutunu aşıyor. O tip durumlarda ikiye bölmeyi tercih ediyorum. Yani hasta gerçekten ideal kilosunda ise tek seferde yapmak mantıklı. Ama hasta ideal kilosunda değil ve erken bir şekilde yaptırmak istiyorsa eğer liposuction da işin içerisine giriyorsa o zaman iki seferde yapmayı, iki aşamalı yapı, evet, iki aşamada yapmayı tercih ediyorum. Yani bu tabii benim kendi tecrübem, bu benim kendi pratiğim nihayetinde. Ama hastalara önce “Gel göğsünü yapalım, sonra gel karnını yapalım, sonra gel sırtını yapalım, sonra gel belini yapalım, sonra gel kolunu yapalım” demiyorum. Çünkü bu da doğru bir yaklaşım değil. Çünkü o şekilde de hasta için yani sürekli bir hastaneye git gel serüveniyle giden bir olay ki hasta zaten yıllar boyunca kilo vermek için uğraşmış, sonrasında bir ameliyat geçirmiş, ameliyattan sonra da böyle bir vücutla karşılaşmış. Bir an önce çözülsün istiyor, bir an önce sosyal hayata dönmek istiyor. O nedenle tek seferde yapmak çok büyük bir avantaj. Bir de birbiriyle bölgeleri yaptığınız için tek seferde yapmanın böyle bir avantajı da var. Var.

Peki bunlar kaç saat sürüyor hocam tek seferde yapıldığında örneğin? Şimdi şöyle: Aslında burada biz saate bakmıyoruz. Önemli olan şey sağlıklı olması. Evet. İşin düzgün olması. Yani tabii ki hızlı olmanız da gerekir bu tip ameliyatlarda. Yani saatlerce de böyle uğraşamazsınız ya, uğraşmamalısınız daha doğrusu. Hani “Çok iyi yapacağım” diyerek süreyi uzatmak da hastayı bu sefer tam tersine daha fazla komplikasyona açık bir hale getirebilir. Bu nedenle seri olmanız gerekiyor ve ameliyattan önce ne yapacağınızı çok iyi tespit etmeniz gerekiyor. Ameliyat esnasında kesinlikle plan değiştirmemeniz. Çünkü hastanın çizimini yaparken ayakta çiziyorsunuz. Hasta yattığında bu plandaki çizimleriniz her birisi sizin için bir aslında, eee, nasıl anlatayım, bir nokta yani bir şey noktası, ne noktası diyelim ona, bir direngi noktası diyelim. Yani bir şeyi ona göre planlıyorsunuz. Eğer ameliyat esnasında plan değiştirmeye kalkarsanız ya da tekniğinizi farklı bir tekniğe dönmeye çalışırsanız bu defa çok istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Riskli bir şeye girmiş olursunuz. O yüzden tecrübe burada bence çok önemli bir konu. Riskli yani.

Peki tüp mide ameliyatından sonra bu ameliyat için ne kadar beklemek gerekiyor? Yani ne kadar beklesinler bu ameliyatlar? Mide ameliyatı olduktan sonra minimum 1 yıldır bunun süresi. Tabii hastalar bu konuda çok acele ederler genellikle. Yani “Bir an önce olsun, bir an önce olsun” ve istedikleri ya da olmaları gereken kiloya daha kavuşmadan bu ameliyatı olmayı tercih ederler. Bu tabii ki bizim için de aslında işi biraz zorlaştıran bir konu. Ve bazen hasta bir yıl geçiyor, bir yıldan sonra yapabilirsiniz. Bir yıl geçiyor ama istenilen kiloya inmemiş. Şimdi böyle bir hastaya “Biraz daha kilo ver” diyorsunuz, veremiyor. Veremiyor. E peki veremedi, “İdeal kiloya gel, o zaman yapacağım” demek işi yokuşa sürmek aslında bir anlamda. O kişilere de mutlaka yardımcı olmanız gerekir. Bu tip durumlarda bazen iki seansa bölmek gerekebiliyor ya da üç seansa böleceğimiz hastalar da söz konusu olur. Çünkü ideal kilosuna gelmemiş hastalarda farklı prosedürler işin içerisine giriyor. Ama nihayetinde minimum bir yıl geçmesi gerekir. Bir yıl gerekiyor kesin.

Peki şimdi karın ve bel diyelim o halde. Karın germe işleminde kombine ameliyatın bir parçası mı oluyor peki o zaman? Şimdi şöyle: Aşırı kilo vermiş kişilerde şimdi her şeyden önce şunu söyleyebiliriz: Karnı neden yapıyoruz? Sarkmışsa yapıyoruz, çatlağı varsa yapıyoruz, karın ön duvarında bir gevşeklik varsa yapıyoruz. Bunlar zaten karnı yapma sebeplerimiz. Eğer ki sarkıklık sadece karında kalmış ise sadece karın germe yeterli olur. Hı hı. Bazı hastalarda çepeçevre bir sarkıklık söz konusudur. Bu tip hastalarda 360 derece dönmeniz gerekir. Yani bir pantolon giydirme estetiği ya da total body lift dediğimiz bir işlemi yapmanız gerekiyor. Çünkü hastanın aynı zamanda poposu da sarkmış olabiliyor. Yani siz karnı gererken aynı zamanda popoyu da toparlamanız gerekir ki hastayı 360 derece değerlendirmenin böyle bir önemi var. Yine bazı hastalarda popodan ziyade sırt daha fazla sarkıktır, sırt daha fazla böyle boşalmıştır. Böyle hastalarda ise 160 derece değil bu sefer sırt germe ve karın germe yapmanız gerekiyor. Yani aslında her şey planda gizli. Eğer planı doğru yaparsanız o hastayı en memnun edecek pozisyona gelirsiniz. Mesela ben bazı hastalarım geliyor, karnı elma tipi, hı hı, ve çok geniş oluyor. Böyle hastalarda sadece karın germe yapmak değil beraberinde fleur-de-lis dediğimiz, ben şekillendirme gibi mi? Evet. Yani böyle kruvaze ceket gibi düşünün, karnın üst kısmından da almanız gerekir. Böyle hastalarla da çok karşılaşıyorum. Dediğim gibi her hastaya özel bir gelinlik dikiyoruz gibi düşünün. O şekilde planlamanız gerekir. Diğer şekilde standart ve kitaba bakarak yapacağınız bir ameliyat o hastanın özelinde yanlış bir işlem olabilir. Bu nedenle doğru planlama için hastayla her şeyi tam net olarak konuşmalısınız muayene esnasında. İşte hangi kısımlara ihtiyacı var? Bazen de bazı şeyleri yapmamanız gerekir. Mesela bakın bu karınla beraber bel bölgesini de kesip aldığımız bir cerrahi. Yani 360 derece pantolon giydirme de diyebiliyoruz biz buna. Bu tip bir problemi varsa hastanın bel kısmında ya da poposunda sarkıklık varsa öyle dönmeniz gerekiyor. Bazı hastalarda ise sırt daha ön planda oluyor. Böyle hastalarda dediğim gibi memeyle beraber sırtı birlikte dönüyorsunuz 360 derece. Bu şekilde de yaptığımız hastalar çok fazla. Böylelikle çok daha rahat ediyorlar.

Peki bu karın ve belde neyi hedefliyorsunuz hocam? Aslında amacımız nedir? Hastanın kum saati gibi bir görüntüye kavuşması, sarkıklığının ortadan kalkması ve hastanın tamamen mutlu olması. Yani buradaki asıl amacımız bu. Mesela bakın bu hastanın görüyorsunuz popo ne kadar aşağıya inmiş. O mesela mavi çizgiler, mavi çizgiler çıkaracağımız alanı içeriyor. Kırmızı çizgi ise normalde planladığımız izin olduğu noktayı bakın kapsıyor. Bu kadar bir deri fazlalığı söz konusu ve o deri fazlalığını toparlamadığınız müddetçe popoyu tamamen toplayamazsınız. Yani sadece karnı germek yetmez. Çünkü beraberinde hastanın diğer bölgelerinde de sarkıklıklar vardır. Hepsini yapmanız gerekiyor ki o şekilde yaparsanız çok daha güzel bir sonuç alıyorsunuz. Diğer şekilde yani hastanın beklentisine cevap vermedikten sonra ameliyat yapmak için ameliyat yapmak da doğru bir şey değil. Değil, evet.

Peki şimdi sorularımız da yine geliyor. Bilgi ve soru için hattımızı da yine hatırlatmış olalım, ekranda da görüyorsunuz sevgili izleyenler. Bu mini germe ve tam karın germe merak ediliyor hocam. Onlar arasındaki fark nedir? Şimdi mini karın germe daha ziyade alt karın bölgesindeki sarkıklığı olan, göbek deliği yukarıda olan ve alt karın bölgesinde şişkinliği olan kişiler için yapılabilecek bir şey. Normal şartlarda 100 hastanın belki biri ikisi buna uygundur. Ama bu çatlakları fazla olan, gerek annelik estetiği gerekse çok ciddi anlamda kilo vermiş, post-bariatrik dediğimiz yani tüp mide sonrası kilo vermiş kişilerde mini karın germenin pek yeri olmaz. Bunlarda mutlaka full karın germe yapmak gerekir. Gerekiyor değil mi? Evet.

Peki korse kullanımı şimdi çoğunlukla öneriliyor yine bu ameliyatlarda da. Zorunlu mu? Mutlaka biz karın germelerde rutin olarak korse kullanırız. Hele de bu hastaların pek çoğuna beraberinde liposuction da ekliyoruz. O yüzden korse kullanımı bu hastalarda olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi. Evet. Şimdi isterseniz kol sarkmasına geçelim. Kol da çünkü bu ameliyatların bir parçası değil mi hocam? Kol sarkması neden olur? Yine bu kimler için uygundur? Şimdi kol sarkması aslında yaşla beraber spor da yapmıyorsa bir kişi, yapısı da genetik yapısı da buna uygun ise böyle 40’lı yaşlarda, 50’li yaşlardan sonra kolda ya da bacaklarda ciddi sarkıklıklar oluyor. Tabii bunların pek çoğunun sebebi kilo alıp vermeler ya da derinizin gevşek olması ya da dediğim gibi tüp mide gibi mide küçültme ameliyatı gerçekleştirmişsiniz ya da kendi iradenizle 30-40 kilonun üzerinde kilo vermişsiniz ya da 20 kilo da vermiş olabilirsiniz. Bu biraz da yapınız gereği dediğim gibi bu tip hastalarda kolda ciddi anlamda bir sarkma gerçekleşebiliyor. Bu sarkma sadece içi boş bir sarkma olabilir ya da kolu kalın beraberinde sarkık ya da kolu sadece kalındır. Eğer sadece kalınsa sadece yağ alırsınız. Sadece boş deri varsa o tip hastalarda mutlaka germek gerekir. Mesela böyle bir hasta üzerinden bakacak olur isek, mesela bu hastada germeden bunu düzeltemezsiniz. Önce bir germe işlemi de lazım. Evet. Bunu mesela germeden düzeltebilecek bir şey değil. Yağını ne kadar alırsanız alın o deri mutlaka gevşek olarak kalacaktır bir miktar biraz ama hiçbir zaman sıkı bir yapı haline gelmez. Eğer bazı kişilerde kol çepeçevre kalındır, onlarda sadece lipo yeterli olabiliyor. Dediğim gibi üç ayrı seçenekte düşünmek gerekir: Ya lipo yapacağız ya gereceğiz ya da her ikisini yapacağız. Bu bacaklar için de geçerli. Bacaklar için de aynı şekilde. Eğer kalınlık varsa sadece lipo olabilir deri kaliteniz iyiyse. Ama aşırı kilo vermiş insanlar zaten deri kalitesi bozulmuştur. Bu tip hastalarda ya sadece gerersiniz ya da yağ alarak gerersiniz. Yani ikisini birlikte yaparsınız. Yine bir kombinasyon işlemidir yani. Evet.

Mesela bacak demişken o zaman uyluk germe ameliyatını bir de soralım size. Aslında uyluk germe, bacak germe ameliyatı. Evet. İç bacak. Biz uyluk germe dediğimiz ameliyatta diz ile kalça arasındaki bölgeden bahsediyoruz. Bu bölgede özellikle sarkmalar olabiliyor, gevşeklik olabiliyor. Hasta şöyle bacağını salladığında eğer sallanıyorsa, bakın ciddi anlamda sallanıyorsa bu tip bir hastada mutlaka boydan boya kesecek şekilde bir izle yaparsınız bunu. Bazı kişilerde ise bacakta çok ciddi bir sarkma yoktur ama iç kısımlar yani yukarı kısımlardan bahsediyorum, o kısımda bir gevşeklik ve kalınlık söz konusudur. Bu tip durumda ise kasık içinde olacak şekilde gerebiliriz ya da hem kasık içinde hem aşağı doğru uzayacak şekilde. Bu tabii verilen kilonun miktarıyla çok ilintili ya da kişinin vücut yapısıyla çok ilintili. Bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Yani hastanın problemine göre çözüm mevcut. Yani önemli olan şey doğru kararı alabilmek, hastanın beklentisini anlamak. Mesela hasta diyor ki: “Benim bacaklarım sarkık olabilir ama ben izim sadece kasıkta kalsın istiyorum. Diğer kısım beni çok rahatsız etmiyor.” Demek ki plan biraz da bazen hastaya göre değişebiliyor. Değişiyor, evet. Yani bizim illaki “Bu doğru” dediğimiz şeyi hasta kabul etmeyebilir. Evet. Hasta kabul etmiyor. “A bu ameliyatı yapmayın” anlamına da gelmez. Hastaya bunun avantajlarını, dezavantajlarını sıralarsak duymak zorundayız. Evet.

Peki bu iz de ona göre şekilleniyor. Yani iz kalma riski var mı? Yani özellikle kolda, bacakta. Kolda çünkü görüyorum yani benim de görmüşlüğüm var o izler. Şimdi şöyle: Gerek kol germede gerekse bacak germede mutlaka iz kalır. Karın germede de kalır, memede de kalır. Aslında bıçak değen her yerde iz kalıyor. Fakat biz bu izleri mesela kasık içinde tutuyoruz, kolda kolun altında tutmaya çalışıyoruz ki hastayı rahatsız etmeyecek şekilde. Buradaki önemli olan şey düzgün dikiş tekniği yaparsanız, gerçekten doğru endikasyona iş yaparsanız, mesela fazla çıkarırsanız gerginlikten dolayı iz çok olur, az çıkarırsanız gevşek kalır. O yüzden şimdi bir kişide iz fazla kalıyorsa aslında hekim orada daha fazla memnun etmek için uğraşmıştır diye düşünmeniz gerekir. Yani orada hekimi suçlamak yerine çünkü günümüzde insanlar hep böyle izleriyle ilgili olarak hekimleri suçlamayı daha çok tercih ediyorlar. Biraz iz kalitesinin kişiyle ilgili olduğunu, hekimin de bu anlamda tabii tecrübesi çok önemli. Yani tuzu yemeğe ne kadar atıyorsunuz, tadar atıyorsunuz, bu ayar çok önemli. Yani el ayarınız çok önemli. O yüzden tecrübe burada çok mühim. Hastaların muhakkak uyanık olması gerekiyor bence doğru hekimleri tercih etmekte. Onların kendi tercihleri buna inanıyorum ben kesinlikle. Evet.

Peki kol ve bacakta hangi teknikler uygulanıyor? Şimdi kolda dediğim gibi eğer keseceksek mesela sadece kolun koltuk altında olacak şekilde bir izle de yapılabilir. Ama bu daha ziyade kolun üst kısmındaki sarkıklığı olan kişilerdir. Genellikle kol komple sallanır. Bu tip hastalarda boydan boya bir izle yaptığımız bir işlem. Beraberinde liposuction ekleyip eklememek de tamamen hastanın vücut yapısıyla ilintili. Bacak işinde aynı şekilde uyluk germede de yine keserek yaptığımız bir yöntem. Liposuction mutlaka buna katmanız gerekiyorsa katmanız gerekiyor. Dediğim gibi ya bacak iç kısmında olacak ya da kasıkta olacak şekilde bir izle gerçekleştirdiğimiz bir operasyon. Evet.

Şimdi isterseniz popo kaldırma kısmına geçelim. Popo ve kalça bölgesini konuşacağız. Tabii popo kaldırma kombine ameliyatlarda nasıl yer alıyor peki? Şimdi popo kaldırma işleminde poponun derisinin gevşekliği burada çok önemli. Hı hı. Eğer popoda sadece basit bir küçüklük var, hafif bir gevşeklik varsa sadece o hastaya bir protez koyabilirsiniz. Eğer yeterli yağı yok ise yeterli yağı var ise sadece yağ enjeksiyonu yapabilirsiniz. Ya da protezle birlikte yağ koyabilirsiniz. Bu şekilde aslında popoyu gayet düzgün bir şekilde şekillendirebilirsiniz. Ama hastanın poposunda ciddi bir gevşeme, sarkma sorunu var ise bu takdirde mutlaka liftingle yapmanız gerekir bunu. Bazen sadece arka kısımda yaparsınız ama çoğunlukla bu tip hastalarda karın germe ile birlikte yaptığımız 360 derece olacak şekilde planlanır. Bazı hastalarda protez istemiyorsak ve uygun görüyorsak o çıkaracağımız dokuları katlayarak hastanın kendi, kendi vücudundan da yapabiliriz. Yani popo protezini aynı şekilde kendi vücuduna oto-augmentasyon diyoruz. Yani kendi vücut dokularını kesip atmıyorsunuz, onu popoda şekillendirmiş bir şekilde yani alttaki popo kısmını sanki bir pantolon giydirme gibi, bir ceket giydirilmiş gibi üzerine koyuyorsunuz. Böylelikle doğal bir augmentasyon da olabiliyor. Tabii ki buna liposuction da yapılıyor mu hocam? Liposuction gereken mutlaka yapılıyor. Çünkü hastanın beraberinde belli bölgelerinde yine yağ fazlalıkları olabilir. Bu aldığınız yağları başka yerlere de kullanabilirsiniz. Yani bu dediğim gibi tamamen alternatifi oldukça geniş olan bir işlem ve hastayı planlarken de bütün bunları teker teker her bir parçayı tek tek bir puzzle gibi değerlendirmeniz gerekir ve daha sonra bunu düzgün bir şekilde uygulamanız gerekir. Evet.

Peki şimdi BBL neydi bu? Brezilya popo estetiği. Bu da çok tercih ediliyor şimdi değil mi hocam? Kombine estetikler arasında yer alabiliyor mu? Evet, evet. Aslında BBL kendi başına zaten bir kombine estetiktir. Çünkü BBL’deki olay şu: Biz burada kendi yağlarıyla popoyu büyütme işlemi. Aslında bu bir kombine işlem. Çünkü bu tip hastalarda liposuction’la birlikte popo büyütmeyi gerçekleştiriyoruz. Protezsiz bir şekilde hastanın belinden alabiliriz, karnından alabiliriz, sırtından alabiliriz, iç bacaktan alabiliriz ya da başka bölgelerinden yağ alıp hı hı, lip üzerine ek olarak lifting bu sefer de dolduruyorsunuz. Yani bir yerden alıp bir yere dolduruyorsunuz. Bu şekilde aslında BBL de bu işin bir kombine estetik prosedürlerinden bir kombinasyon aslında. Evet.

Bir de şimdi bunun tabii sonrası var. Yani popo ameliyatı yapılıyor evet ama bu oturma, kalkma bunlar nasıl ilerliyor hocam? Şimdi şöyle: Oturma ya da kalkma açısından problem olmuyor. Biz hastalara özel bir korse giydiriyoruz. Onlara özel BBL yastıkları var, onlardan veririz. Hastalar bazen eğer ön tarafta bir işlem yapmadıysak yüzüstü yatmayı, yatırmayı tercih ederiz. Ama ön tarafta da bir işlem yapmışsak hasta normal bir şekilde sırtüstü yatabilir. Hastalar için bir haftalık dönem birazcık zahmetlidir. Onun dışında bir sorun olmaz. Hasta bir hafta sonra mesela BBL yaptıysak 5 gün sonra ya da bir hafta sonra normal günlük rutin hayatına devam edebilir. Nelere dikkat etsinler peki bu ameliyat sonrasında? Korse kullanımı çok önemli. Doktorlarının önerisi çok önemli ki ben hastalarıma mutlaka ameliyat bitiminde nelere dikkat etmesi gerektiğini, kullanması gereken ilaçları, kontrol zamanlarını, bütün bunların hepsini teker teker hastaları özel eğitimden geçiriyoruz. Yani hastanın ön hazırlığı ayrı bir aşama, ameliyat sonrası değerlendirme ve ameliyat sonrası bilgilendirme de ayrı bir prosedür. Bütün bunlara uymaları gerekir. Eğer bütün bu kurallara uyarlarsa sonuç onlar için çok daha iyi, çok daha tatminkar olacaktır. Evet.

Eee, o zaman şimdi göğüs kısmına da geçebiliriz herhalde hocam. Kombine ameliyatlarda göğüs büyütme, dikleştirme bunlar nasıl ele alınıyor? Şimdi şöyle: Aşırı kilo vermiş kişilerde göğüs tabii inanılmaz derecede gevşemiş ve sarkık oluyor ve hastalar çok muzdarip oluyor bundan dolayı. Bu tip hastaların ameliyatları da zordur. Yani şöyle zordur: Normal bir meme küçültmeye benzemiyor. Bu tip hastalarda mutlaka bir dokuya ihtiyaç var. Yani ekstra bir volüme ihtiyaç var. Bu volümü ya protezle gerçekleştirebiliyorsunuz ya yağ enjeksiyonlarıyla yapabiliyorsunuz. Yani o yüzden kombine bir işlem yaparken birbiriyle ilintili bölgeler dememin sebebi bu. Mesela hastadan yağ aldıysanız o yağı belki başka bölgelerde de kullanmanız gerekiyor. Bu nedenle bu kombinasyonu yaparken de çok iyi planlamanız gerekir. Mesela bazen ben hastaya şunu derim: “Eğer ikiye böleceksek önce memeyi ve karnı yapalım, yağımız kalsın, belki o yağı sonra popoda kullanacağız.” Evet, çok doğru. Yani aldığımız yağı atmayalım mesela, onu anlatmaya çalışıyorum. Meme için de aynı şey geçerli. Mesela memeyi yaparken de eğer ki aşırı kilo vermiş bir hastadan bahsediyor isek normal bir meme küçültmeden bahsetmiyorum. Bu tip hastalar bazen sırt bölgesinde de problem oluyor ya da karnında da problem oluyor. Mesela karnında ters karın germe yapmanız gerekiyor. Şimdi bunu da belki ilk defa duyuyorsunuz. Karın germede normal alttan yaptığımız bir karın ameliyatıyken bazı hastalarda alt kısımda çatlak yok, altta problem yok ama üst kısım yani midenin olduğu kısımda ciddi bir gevşeklik olabilir. Bu tip hastada ise memeyi yaparken beraberinde ters karın germe yapabiliriz. Hı hı. Yani göğüs birlikte karın germe de oluyor o zaman. Aynen, olabilir. Ya da beraberinde sırt germe yapılabilir. Sırt bölgesi de çok mesela yığılmıştır bu tip hastalarda. Bu defa memeden yaptığınız izi sırta doğru uzatırsınız. Böylelikle daha farklı bir kombinasyonla karşılaşılır. Hastanın doku ihtiyacına göre ya protezle ya da yağ enjeksiyonuyla. Ama dediğim gibi çok fazla pörsümüş ve çok fazla derisi olduğu için bu tip hastaların planlaması da çok farklı oluyor. Derinin tabii elastikiyeti de çok fazla bu tip hastalarda. Yani her şeyi çok fazla titiz yapmanız gerekiyor. Ameliyat esnasında bile bazen fazla deri varsa biraz daha çıkartmanız gerekebilir, dokuları ona göre şekillendirmeniz gerekebiliyor. Evet.

Peki şimdi her hasta için farklı. Emzirmiş olan anneler için nasıl ilerliyor kombine ameliyatlar? Emzirme sonrasında göğüs nasıl onarılıyor? Şimdi emzirme sonrasında emzirmenin bitmesinden 2 ay geçmesi gerekir muhakkak. 2 aydan önce bu yapılamaz. Çünkü o dönemde süt bezi kanalları hala aktiftir. Onların aktif olmadığı bir dönem gerekiyor ki bunun için en az 2 ay geçmesi gerekiyor. Sonrasında göğsü değerlendiriyoruz. Mesela anne bazen geliyor, “Daha süt verirken göğsümü yaptırmak istiyorum” diyor. Ben diyorum ki: “Bekleyelim, süt verme bitsin. Süt verme bittikten sonra tekrar muayene edelim.” Çünkü oradaki doku miktarı önemli, sarkıklık miktarı önemli, ne kadar değişecek bu çok önemli. Nihai sonucu aldıktan sonra artık gerçekleştirebilirsiniz. Bazı hastalarda kendi dokusu içerisinde bir şeyler yaparsınız. Bazen mesela doku çok gevşektir ama dokunun içerisinde biz mesela kendi dokusunu da bir protez gibi şekillendirip oraya güzel bir şekilde adapte edebiliyoruz. Böylelikle çok daha güzel sonuçlar elde ediliyor. Yani dediğim gibi bu tip hastaların her birisi kendine özel bir şekilde planlanan bir işlem. Ben mesela 5 meme ameliyatı yapıyorsam beşinde de farklı teknikler kullanmak zorunda kalıyorum çoğunlukla. Sebebi ne? Çünkü her hasta kendi özelinde farklı. Değil mi?

Peki silikonlar da dahil edilebiliyor mu? Tabii ki silikon konulabiliyor. Eğer hastanın yeterli yağı yok ise, dokusu çok az ise mesela küçük bir silikon olabilir. Özellikle üst poller boş ise bu tip hastalarda genellikle alta doğru, aşağı doğru çok fazla sarkmıştır aslında göğüs duvarı, bütün duvar sarkmış aşağı doğru. Bu nedenle yukarıya yağ bile yeterince koyamayız. Bu tip durumlarda mutlaka bir protezle destek almak çok daha iyi sonuçlar veriyor. İzler ne kadar sürede geçiyor hocam? İzler hiçbir zaman tamamen geçmez. Evet. Ama belirginliği azalır. Bu alt kıvrıma kalır. Meme başı zaten kahverengi beyaz sınırdadır. Yani o yüzden orası zaten doğal bir iz gibi kabul edin. Zaman içerisinde belirginliği azalıyor. Tamamen yok olmaz ama zaman içerisinde hastaları hiçbir zaman rahatsız etmez ki ben hani 25 yıldan beri bu tip ameliyatları gerçekleştiriyorum. Yani izinden dolayı çok muzdarip olan çok fazla hasta görüyor muyum? Görmüyorum. Ama yine de iz takıntısı varsa incecik bir çizgiyi bile bazen hasta bunu sorun edebiliyor. Çok doğru. Yani o yüzden ben iz konusunda hiçbir zaman böyle peşin fikirli değilim ama hastalara bunun izsiz bir ameliyat olmadığını da söylüyorum. Yani bıçak değiyor sonuçta. Aynen öyle. Evet.

Peki kombine estetik ameliyatlarının iyileşme süreci bu diğer estetik ameliyatlara göre nasıl ilerliyor? Şimdi şöyle: Kombine ameliyatlarda bakın önemli olan şey şudur: Birincisi cerrah tecrübeli olacak. Evet. İkincisi cerrah seri olacak. Hı hı. Hız işini özenli yapacak. Hastayı iyi değerlendirecek. Hastayı kanatmayacak. Kombinasyonlarını iyi belirleyecek. Yanlış kombinasyonlar yapmaması gerekiyor. Yağ alma burada çok kritiktir. Yağ alınması gereken bölgede mutlaka yağ almalısınız. Ama bu travmatize edilmeden yapılması gereken çok kibar davranmanız gereken bir cerrahi prosedürdür. Eğer bütün bunlara çok düzgün bir şekilde uyarsanız, bu kurallara uyarsanız hasta çok hızlı bir şekilde iyileşir. Eğer travmatik çalışır iseniz ve olmaması gereken şeyleri fazladan yapmak da bakın evet problem. Az yaparsanız da problem. Yani üstünkörü bir germe işlemi o hastayı mutlu etmiyor kesinlikle. Fazlaca germeye çalışırsanız da başka sorunlara sebep oluyor. Bütün bunları düzgün bir şekilde yaparsanız hastanın iyileşmesi gerçekten tek ameliyat yapılmış bir hastayla 5’li 6’lı ameliyat yapılmış bir hastanın iyileşmesi arasında çok büyük bir fark görmüyorum. Hı hı. Tecrübe çok önemli hocam aslında doktor seçimi. Evet.

Peki ameliyat sırasında ya da sonrasında enfeksiyon riskini azaltmak için neler yapmak gerekiyor? Zaten bizler ameliyathanede steril ortamda çalışıyoruz. Yani o yüzden sterilite ile ilgili bir sorunla karşılaşılmaz. Yani hiçbir cerrahın ben hastaya yani ameliyatta bir enfeksiyon kaptıracağını düşünmüyorum. Böyle bir şey zaten mümkün değil. Çok böyle hani sağlık koşulları yetersiz bir ortamda yapmış olmanız gerekir ya da merdiven altı, onların bile merdiven altıları var. Yapan hekimin tabii ki tecrübesi bütün bunlar önemli. Fakat enfeksiyon genellikle yara problemine sekonder olarak gelişir. Yani hastada mesela gerginlik çok fazladır, yara açılmış, o bölgeye daha sonra enfeksiyon biner, ondan dolayı olur. Yani yoksa ciddi bir enfeksiyonla karşılaşılmaz. Bunlar genellikle yara enfeksiyonlarıdır ya da doku çürümeleri olabilir. Çok gerginlik vardır mesela bundan dolayı bu tip problemlerden sonra bir enfeksiyonla karşılaşılabilir. Enfeksiyon varsa bunun tedavisi mümkün zaten. İlaçlarını verirsiniz, problem olmaz. Orada önemli olan şey eğer doku ölümleri var ise, dokularda birtakım dolaşım bozukluklarına bağlı sıkıntılar var ise bu tip hastalar tabii biraz tedavileri daha uzun sürebiliyor ki bu her cerrahın başına gelmiştir, benim de başıma gelmiştir mutlaka. O yüzden tecrübe de zaten böyle oluşuyor. Hani bir şekilde öyle düşünmek lazım ama siz siz olun yine de herkesin canı kıymetli. Bence tecrübeyi asla göz geçmeyin yani kesin. Evet.

Peki kombine ameliyatlar sonrasında günlük yaşama ne kadar bir sürede dönülüyor ve ağrı yönetimi nasıl yapılabilir? Ağrı yönetimi elbette illaki bir ağrı olacak. Muhakkak tabii ki ağrı oluyor ama biz genellikle hastalarımıza ameliyattan sonra zaten iki gün, üç gün bu hastaları mutlaka hastanede misafir ediyoruz. Sonrasında ise onlara güçlü ağrı kesici ilaçlar veriyorum. Tabii midesiyle ilgili herhangi bir sorunu yok ise bir sorun olmuyor. Benim bundan bir ay önce falan Avustralya’dan bir hastam gelmişti ki o hastaya ben 11 ameliyat yaptım aynı seferde. O da aşırı kilo vermiş bir hastaydı ve hasta 2 hafta sonra yani 36 saat mesafede bir Avustralya’ya uçtu. Yani bir sıkıntı da olmadı ve tek başına gelmişti. Kadıköy’de bir otelde kalıyordu hatta. Dedim: “Neden burada kalmıyorsun?” Kadıköy’de diyordu: “Deniz daha güzel gözüküyor.” Zevkliymiş. Evet. Anlatmaya çalıştığım şey şu ki yani çok da zorlu süreçler değil doğru kararlar alındığı takdirde sorun olmaz. Evet.

Peki şimdi süremiz biraz kısaldı hocam artık sonuna doğru gidiyoruz. İsterseniz şöyle bir toparlayalım. Hangi konuların altını çizmek istersiniz? Bu estetik ameliyatların özellikle sonuçları kalıcı mı? Aslında bu çok merak ediliyor izleyicilerimiz tarafından. Evet. Şimdi her şeyden önce bu tip ameliyatların sonuçları kalıcıdır. Önemli olan şey sizin burada revizyona kalmamanız. Hı hı. Yani bu tip ameliyatların revizyon ihtimali çok fazladır. Yani hasta eğer istediği yeterli güzel sonucu alamazsa tekrar tekrar ameliyat olmak zorunda kalır. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. O yüzden programın başından beri her zaman söylediğim gibi tecrübeye çok önem verin diyorum. Bu tip ameliyatlar oldubittiye gelmez. Hakikaten çok iyi planlanmalı. Hastaların da hakikaten konunun farkında olması gerekir. Çünkü hastalar o anda vücutlarındaki gördükleri o görüntü ve mutsuzlukları sebebiyle “Olsun da ne olursa olsun” bu mantıkta olunmalı, mantıkta oluyorlar. Evet. Ama böyle değil olay. Mutlaka kişi güzelleşmek için yaptırıyor, kendini daha iyi hissetmek için yaptırıyor. Eğer böyle bir şey yapıyorsanız muhakkak hekiminizi iyi seçmeniz ve iyi konuşmanız gerekiyor. Ne istediğinizi iyi aktarmanız gerekiyor ve size memnun edecek şeyleri zaten hekim orada size olacaklara da olmayacaklara da mutlaka en detaylı bir şekilde bahsedecek. Bu anlamda problem olmaz. Sonrasıyla ilgili olarak kesinlikle yaşantınıza, kilonuza dikkat etmeniz gerekir. Değil mi? Aslında her zaman için öyle. Evet. Yani bu ameliyatları olmak isteyen kişi zaten ne kadar ciddi bir süreçten geçiyorlar ve sonrasıyla ilgili olarak da bunu korumanız gerekir. Korumak için de düzgün bir yaşam tarzına girmeniz gerekir. Bu sporla da diyetle de mutlaka olması gereken bir şey. Evet. Bunun dışında özellikle bu ameliyatlardan sonra kurallara çok dikkat etmelisiniz. Yani korse kullanımı burada çok önemli. Hijyeninize çok dikkat etmeniz gerekiyor. Tabii işin bir de mali portresi var. Sonuçta kombine bir işlem yapıyorsanız bu tabii ki pek çok ameliyatın yapıldığı bir mali bir durumla karşılaşılıyor. Yani hastaların bu konuda işte sürekli hekimlere pazarlıkla ilerleyen işte birtakım şeyler ki biz hekim olarak gerçekten bu pazarlık konusunda çok rahatsızız yani ve pek çok hastanın aslında kötü sonuç almasının altında yatan sebep de bu. Çok doğru. Bunu ben gerçekten bir programımızda özellikle bu estetik cerrahi uygulamalarının mali portreleri ve bütçeleri ile ilgili olarak da konuşmak isterim. Yani fiyatlarını verecek değilim de ama bu konudaki hastaların yaklaşımı nasıl olmalı, tutumları nasıl olmalı bu konuyla ilgili. Çünkü aslında fiyattan çok yani o hekimin tecrübesi, geçmişi, sonrasında yaşayacağımız o durumumuz bunlar önemli yani kalıcılık, sağlığımız. Vallahi günümüzde yani çok üzgünüm: “Doktor Muhammet’i kaça yapıyorsun?” tarzındaki yaklaşımlar hakikaten bizi de bir hekim olarak çok rencide ediyor. Yani pek çok hekimi de rencide ediyordur eminim. Yani her hekimin kendisince bir fiyat politikası olabilir, bir tarzı olabilir, bir yaklaşımı olabilir. Kaldı ki bu ameliyatlarda siz bir hastane kullanıyorsunuz ve kullandığınız hastanede her ameliyatının ayrı bir ücreti söz konusu. Bu işleri ucuza getirme sevdası veya işte fiyat araştırması yapıyorum sevdası pek çok hastanın aslında bu ameliyatlardan sonra yaşadığı pek çok komplikasyonun da sebeplerinden bir tanesi haline geliyor. Geliyor. Hekim tabii ki özeniyor. Bir şekilde ilerlemiş olun ve nihayetinde bunlar acil şeyler değil. Belki biraz geç yaptırırsınız ama düzgün yaptırırsınız ya da tek tek yaptırırsınız. İlla kombine olmak zorunda da değilsiniz yani. Kendinizi hazırladıkça da olabilir. Mesela sadece kolunuzu yapabilirsiniz, sonra bacağınızı yaparsınız. O şekilde ilerlemek söz konusu olabiliyor. Çok teşekkür ediyoruz hocam yine çok kıymetli bilgiler aktardı bizlere. Bugün de Doktor Fatih Dağdelen’le birlikte kombine vücut estetiği ve ameliyatlarını konuştuk. Önümüzdeki hafta estetik ameliyatlar hayatımızı nasıl etkiler, biraz da psikolojik açıdan bakacağız konuya, öyle yaklaşacağız. Sizleri de ekranlarınızda bekliyoruz sevgili izleyenler. İyi hafta sonları diliyoruz, hoşça kalın. [Müzik]