📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Yeni nesilde zeka geriliyor mu? / Dr. Ayşegül Tonyalı & Prof. Dr. Behçet Özkara & Fatih Altaylı

Teke Tek Bilim1:27:18

Transcription

Şart Ninja teke tek bilimi sunar.

Teketek >> Değerli izleyiciler, Teketek Bilimde yine beraberiz. eee ve yeni dönemde yine sponsorumuz eee bilime eee katkı konusunda en az bizim kadar hevesli ve eee arzulu eee olan eee çok değerli eee sponsorumuz eee Shark Ninja eee zaten bir teknoloji şirketi olarak bilime değer vermeyip de eee ne yapacaklar? Eğer en iyilerle yarışmak, en iyileri geçmek ve en iyi olmak istiyorsanız, eee, bilim, eee, bunun herhalde tek anahtarı bilim ve bilgi olmadan olmuyor. Sharnin da en iyi olmayı zannederim, eee, bu konuya ARGE'ye ve bilime verdiği öneme eee, borçlu. Tabii bizim de ona bir katkımız kendi, eee, çapımızda var diyelim. Türkiye'nin de en hızlı büyüyen e markası olmasını eee el birliğiyle onların bilgisi bizim de eee bu bilgiyi sizlere yansıtmamızıla eee sağladılar. Dediğim gibi sponsorumuza teşekkür ederek başlayacağız.

Bugün biraz eee zeka konuşacağız. E merak etmeyin yapay zeka konuşmayacağız. Daha doğrusu konumuz elbette yapay zekayı da içerecek bir noktasından sonra ama geçtiğimiz günlerde heyecan verici ve moral eee bozucu özellikle gençlerin moralini bozucu bir eee araştırma sonucu eee yayınlandı. Avustralya'da Melburn Üniversitesi'nden e Jared Koney Horvard e isimli bir profesör dünya çapındaki zeka testi verilerini eee yıllara sari olarak değerlendiren zeka testi verilerini eee bir topladı ve bunları bir bütün halinde inceledikten sonra ortaya ilginç bir tespit eee koydu. dedi ki ilk defa tarihte ilk defa yapay zeka ölçümleri başladığından bu yana ilk kez eee bir nesil kendisinden önceki nesilden daha düşük zekaya sahip dedi ve eee bütün grafiklerle eee zekanın özellikle batı toplumlarında hızla aşağı doğru bir trend eee izlediğini gösterdi. 2000'lerin e başına kadar 1990'ların 9697'ye kadar 1900'den başlayarak yükselen eee zeka 2000'den sonra ortalama olarak hızlı bir düşüşe eee geçmişti. Bu ne manaya geliyor? Bu bir gerçeği mi yansıtıyor? ölçüm tekniklerindeki bir hatayı mı? eee değişen dünyanın özellikle şey yapay zekanın ortaya çıkması eee yanımızda özellikle cep telefonu ve taşınabilir bilgisayarlarla birdenbire bilgi erişimin kolaylaşması ve böylelikle kafamızda daha az bilgiyi tutma zorunluluğumuzun ortaya çıkması gibi nedenlerle mi acaba bu gerileme oldu diye eee konuşuyor düşünülüyor. Biz de bugün iki önemli isimle eee Doktor Ayşegül Tonyalı ve Profesör Doktor Behçet Yalın Özkara biliyorsun Türkiye'nin en belalı öğretim üyelerinden bir tanesi. Üniversite sınavlarına giriyor. Yeniden kazanıyor, yeniden okuyor. Sürekli bir eee arayış içerisinde ve ben kendisine gerçekten bayılıyorum. Bir anda da ona biliyorsunuz otopark borcum var. Ödememekte de direniyorum değil mi Behçet?

>> Evet hocam ama borcu sildik biliyorsunuz.

>> Hapse girince sildin değil mi? Acıdın bana. Acıdı bana. Aş hocam hoş geldiniz. Nasılsınız? İyi misiniz?

>> Çok teşekkürler. Çok memnun oldum davetiniz için. Çok sağ olun.

>> A biz çok sevindik geldiğiniz için. Eee hemen eee sizinle başlamak istiyorum. Behçet hoca da biraz da hem eee okuldaki gördüklerinden, öğrencilerinden belki biraz daha örneklerle bizi biraz daha şey yapacak ama eee asıl eee sizden öğrenmek istediklerimi hemen peş peşe sıralayacağım. Şimdi bu çalışmayı yapan Melbur Üniversitesi'nden bir e hoca ve e şöyle diyor: "Sebep gençlerin daha az zeki doğması değil, öğrenme alışkanlıklarının ve çevrenin değişmesi." Siz eee bu araştırmayı okudunuz ve incelediniz. Ne diyor bu araştırma öz olarak? Gerçekten eee çevre şartları mı giderek kötüleşiyor da insanlar? Yeni nesil eee daha az zeki olduğu söyleniyor veya takikaten öyle mi?

>> Şimdi aslında burada şöyle bir eee noktayın hemen altını çizmek lazım. eee onların açıklamaları eee çok böyle tarihsel eee ve geçmişten yani 1900 aslında 80'lerde yapılan ve ondan önceki dönemleri de değerlendiren eee bir araştırmanın uzun dönem eee bulgularının son ayağı gibi onunla ilişkili bir açıklama yapılmış. eee orada o araştırma serisi diyelim eee ilk başta FLIN ve arkadaşları tarafından yapılıyor. Sonra da ilerleyen yıllarda en sonda hatta 2000 eee 2014 yılında tekrar 2018 yılında farklı farklı araştırmacılar tarafından devam ettiriliyor. Burada aslında yapılan eee

>> özür dilerim lafınızı kestim. Denek sayısı belli mi? Bütün dünya çapında mı bu?

>> eee dünya çapında eee metaanaliz olarak en son yayınlanıyor.

>> Başka yapılmış denetleri bir alıp hepsini toplayıp değer kesinlikle hepsini yaklaşık 15.000 tane eee hani birey değerlendirilmiş. Burada da en son ayağı bunun 2014 yılında eee yapılmış psychological bulletsin diye bir eee dergide bu yayınlanıyor. Orada şöyle bir şey deniyor. Deniyor ki flin effect denilen bir efekt var. Bu eee jenerasyonlar boyunca yani 19 20'lerden, 40'lardan itibaren eee her bir nesille beraber IQ puanında sürekli bir artış söz konusu. Fakat bu artış en son eee bu son araştırmada belli ülkelerde belli özellikle batılı işte Norveç gibi eee Pani Danimarka gibi belli ülkelerde eee plato çizmeye sonra da geri yani IQ IQ puanlarında bir düşüşe sebep olduğu gösterilmiş. Buna da reverse fillin effect deniyor.

>> Hocam isterseniz bunun hemen eee şeyini de verelim. Eee daha net görsün bizi izleyenler. 1900 yılından itibaren eee yapılan ölçümlere göre giderek artıyor. Eee ve 2000 yılı civarında 1990'larda zirveye varıyor. 90'ların ortasında ve sonra gerilemeye başladı. Doğru mu hocam?

>> Evet. Evet. Böyle bir eee bulgu var. Hatta şey deniyor. E 2000'li yıllardan itibaren bir plato çiziyor.

>> Sonra da bir gerileme yani özellikle belli ülkenin verilerinde onunla da ilgili bir eee şey var. 7. E slaytta var mesela eee Norveç, Danimarka ve belli, eee, ülkelerde 2000'ler sonrasında eee, zeka katsayısında böyle bir artış önce plato da bir hani geri arasında hepsi artarken 2000'den sonra Amerika'da düz kalıyor, Norveç, Danimarka'da düşüyor, İngiltere'de düz kalıyor, Güney Kore'de yavaşça düşmeye başlıyor. Yani aslında eee batılı toplumlarda o yükseliş trendi, eee yavaş yavaş ülke bazında da bakmışlar buna. Eee ve bunu neler etkiliyor ona da bakmışlar. Eee böyle plato ve sonrasında da geriye düşüş yani IQ puanlarında bir düşüş etkisi olduğu gözlemlenmiş ve bunun da adına reverse flin effect denmiş. Hani artışa flin efekt deniyor.

>> Şimdi ben tekrar 3 numaralı bir slayta dönmek istiyorum. Bununla ilgili bir şey soracağım eee size. Eee şimdi burada 1900'de başlıyor bu. Peki 1900 ile 2000 arasında zeka ölçüm teknikleri hep aynı mı? Yani e sonuçta bunlar belli testlerle yapılıyor. E ve bu testlerin güvenilirle ilgili veya da bu testlerin nasıl hazırlandığıyla ilgili hep her zaman soru işaretleri var. Eee bu veriler özellikle 1950 öncesi veriler ne kadar güvenilir ya da testler o zamanki bugünkü standartlara yakın mı?

>> Eee, bu testlerin dönem dönem bunların hepsi eee, güncelleniyor. Çünkü bir normatif değer oluyor. O normatif değer, eee, hani dönem ilerledikçe yani çayılar ilerledikçe, eee, değişiyor ama hepsi yine aynı standart yani standardizasyon altına alınıyor. İstatistiksel bir şey yapıyorlar orada. Ama şunu söyleyebilirim. Eee, burada birçok zeka testi kullanılıyor. Mesela Stanford Binet diye bir test var, Visk diye test var. farklı farklı zeka testleri var. Eee, bu araştırmalar da tüm bu zeka testlerini hani hepsinin sonuçlarını böyle birleştirip o şekilde bunu analiz ediyorlar. Ha bakıldığında tabii ki bu yıllardan önceki senelerde yapılan zeka testleri güvenilir değildir diyemeyiz. O yıllardaki ölçüm aracı buydu ve o da bir şeyi ölçüyordu. Hani bir şeyin bir göstergesi diyebiliriz.

>> Çünkü zeka testlerinde şöyle bir şey var. Hani 10 yılda, 20 yılda bir onların yenilenmesi gerekiyor. Çünkü mesela şu an eski mesela bizim en son yaptığımız zeka testi şu an Visk 4 var. Onun da bir revizo versiyonu gelmesi bekleniyor. Örneğin çocuk ergenlerde bu erişkinlerde de başka bir versiyonu var ama aynı testin bir değişiği. Öyle düşünebiliriz. Bunu eee mesela bundan bir 10 yıl öncesinde Viscar vardı. daha eski bir versiyonu ve eee şimdiki çocukları o teste soktuğumuzda puanları daha yüksek çıkıyor. Çünkü hani o testlerin içerisinde genel bilgi birikimi var. Yani müfredatta sürekli maruz kaldıkları, gördükleri ve artık o testte çok kolaylıkla yaptıkları sorular da oluyor. Ha dolayısıyla ne kadar objektif? E tabii ki testin yenilenişiyle beraber o objektivitesini hani önceki yıllara göre daha zor bir şeye göre kıyaslıyor da oluyoruz. Ama bunlara bakıldığında özellikle bu araştırmada böyle çok basit testleri kullanıyorlar. Eee hani standardizasyonla ilişkili onun için bir farklılık olabilir. Yani bundan önceki mesela 1900'lerde 20'lerde daha basit testleri kullanıyorlardı. Eee şimdilerde daha zor testler var. Fakat bir de şöyle bir bilgi de var. Eee bu testlerin alt testleri var. Bu alt testlerden bir iki tanesi böyle hiç değişmiyor. Onlarda da bir gerileme var. Dolayısıyla bir gerileme var gibi. Eee düşünülüyor.

>> Şu yüzden sordum hocam bunu. Şimdi 1900'den 1900 işte 2 95'e kadar düzenli bir artış var. Hatta eee 60'lardan sonra da eee hızlanmış. Muhtemelen benim doğumun da etkisi olsa gerek o hızlanmanın içerisinde.

>> Kesinlikle.

>> Niye de kötü?

>> 80'lerde ben de düşürüyorum. Fatih hocam benim doğumla birlikte düşüş var.

>> Şunu merak ettim hocam. Şimdi şunu biliyoruz. eee 1900 ile 1940 arası özellikle de 1920'ler az önce buradan kaldırdığımız fotoğraftaki o eee zevat yaşadığı dönem dünyada bilimin en hızlı geliştiği, büyük bir sıçrama yaptığı bir dönem. Yani bugün konuştuğumuz fizikle ilgili, bilimle ilgili ne varsa aslında o dönemin ürünü. Şimdi o dönemdeki zekanın bugünkü zekadan veya işte eee şimdi gerilemesine rağmen eee 2020 yılındaki zekadan daha düşük olması normal midir? Yoksa bilimle zeka arası bir ilişki yok mudur? O yıllardaki zeka aslında daha eee yüksek olduğuna dair bizim de hani bilgilerimiz var. Bu neden? Şundan dolayı bilim aslında bunun bir çıktısı.

>> Yani ne oluyor? Çünkü o yıllarda hani tarihsel olarak bakıldığında . Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda şöyle bir pik var. Şurada mesela bir 1960'tan sonra daha da böyle bir artış var. O niye?

>> Ev o Fatih Altay efekti.

>> O sizin efektiniz artı. E savaş sonrası hani artık eee toparlanan hani üretimin arttığı dünyada çocukların, gençlerin daha iyi beslenmesi, aile eee koşullarının daha iyi hale gelmesi, kadınların eee daha fazlaca eğitiliyor olması gibi faktörlerden kaynaklanarak yani aslında çevresel faktörlerin etkisi var. Çünkü bakıldığında eee yani zekayı oluşturan e etmenlerden bir kısmı tabii ki hani büyükçe bir kısmının böyle olduğu söyleniyor. Genetik ve kalıtsal fakat eee onun bir kısmı da çevresel. O çevresel etkiyi bence burada eee ciddi manada görüyoruz. Yani o yılların koşulları aslında eee çocuklar için çok daha eee hani zekalarını besleyici, çok daha hani besinler örneğin belki bu kadar katkı maddesi yok onların içinde.

>> Eee ve bu sayede

>> e zekanın gelişinde çevrenin ve maruz kaldığımız eee enformasyonun da bir etkisi var.

>> Kesinlikle kesinlikle öyle. Zaten eee şöyle de o onun şimdi yok hani burada çıktısı belki ama şöyle de bir araştırma var. eee yani çocuğun hani özellikle kognitif yetilerinde yani bilişsel becerilerinde eee sosyoekonomik seviye eee çok belirleyici. Hatta onun şurada bir bu etkiler içerisinde bir şeyi var. Orada eee zeka katsayısı üzerine en çok etki eden yani anlamlı olarak etki eden maddelerde Evet. Evet.

>> Sosyoekonomik statü endeks.

>> Sosyoekonomik eee endeks. Eee eğitim yılı.

>> Eee doğum yılı yani geçmiş yıllardı çok etkili. Enteresan.

>> Evet. Ve eee ekran maruziyeti. Bu da yeni verinin yani o 2014 araştırmasının bulguları. Bunda zeka kast yani bunların hepsi anlamlı olanda

>> ekr ekrana maruz kalmak zekayı geriletiyor.

>> Geriletiyor.

>> Aa çok enteresan.

>> Geriletiyor. Hatta onun da bir şey var. Onun da yeni bir araştırması var. Onu çok ses getirdi

>> yani. Televizyon ekranı. eee telefon ekranı her türlü ekranlü

>> ekrana bakmak zekaya geriletiyor.

>> Giriletiyor. Çok ilginç. Bununla ilgili de eee yine çok saygın bir bilim dergisi Jama Pediatriks'te yayınlanan 2020'de yayınlandı ama sonrasında onun da çok çok tekrarları yapıldı o araştırmanın. Orada da eee şey deniyor yani her tür şey yapmışlar. Bir ölçek oluşturmuşlar. işte her türlü ekran maruziyeti, televizyona ne kadar baktı, ailesiyle televizyona ne kadar baktı, işte hani ekran tablete ne kadar baktı? Bunların hepsini topluyorlar. Ve sonunda eee özellikle okul öncesi dönem çocuklarda yapılmış bu beyin görüntüleme araştırması.

>> Evet. Bunun bu o araştırmanın şeyi bu.

>> Eee burada mesela şeyi gösteriyor. İşlemleme hızı eee hani ifade edici dil kelime hafızası. Bu tüm bunlarda şu screen Q total score dediği şey o ölçeğin yani tüm ekran maruziyetlerini işte toplamışlar ve bunun süresi şeyi arttıkça ekran maruziyeti süresi ıq ve zeka yani kognitif alanlardaki alt ölçeklerde düşüş oluyor.

>> Peki buna bilgisayar ekranı dahil mi? Çünkü artık herkes bilgisayara bakarak çalışıyor.

>> Dah dahil.

>> O dahil

>> hepsi dahil. Ben özellikle ölçeğe baktım çok çünkü eee bu aslında bir beyin görüntüleme çalışması yani çok şey bir çalışma.

>> Eee hatta beyin görüntülerini de karşılaştırıyorlar ve buna neden hani sebep olmuş diye baktıklarında eee orada hani difüzyon görüntüleme tekniği var. bir tane böyle beynin özellikle miyelin kılıflarını gösteren onu azaltarak yani beynin sinir hücrelerinin etrafındaki koruyucu kılıfa olumsuz etki ederek

>> eee bütün bu bilişsel alanları olumsuz etkilediğine dair böyle çok ses getiren bir yayın hani dolayısıyla çok kıymetli de veriler bunlar.

>> Vallahi hocam doğru olma ihtimali şu açıdan kuvvetli. Gerçi ben hapishanedeyken biraz salaklaştığımı hissetmekle beraber bir yandan da şunu gördüm mesela hapishanede. Telefon yok, bilgisayar yok. Bir tane salak televizyon var odada. Onu da günde bir saat falan seyredebiliyordum. Ancak tahammül edemiyordum çünkü ve sürekli kitap okuyordum yani. Eee ve son herhalde 10 yıl içerisinde en yoğun kitap okuduğum dönem. Yani eskiden haftada iyi ihtimalle 1,5 kitap okurken cezaevinde haftada bazen 3 kitap okuduğum oldu. Eee eee evet bilgiye ulaşmakta bazı sorunlar çıkıyor. Mesela takıldığım bir şey bununla ilgili araştırma yapmak falan zor oluyordu ekran olmadığı için. Ama hakikaten insan daha fazla düşünecek ve daha fazla yenecek zaman buluyordu. Bir gerçeklik payının çok yüksek olduğunu düşünüyorum o yüzden. Ama doğum yılı etkili, eğitim süresi etkili.

>> Evet. Sosyoekonomik

>> pozitif etkili onlar. şey ise ekran süresi negatif etkili. Sosyal statü de pozitif etkili.

>> Kesinlikle. Kesinlikle.

>> Çok enteresan. Ve bunlar büyük araştırmalar yani çok e saygın bilim dergilerinde yayınlandılar. Eee dolayısıyla hani bu verilerle biz şimdi ne yapacağız noktası.

>> Evet. Bu verilerle bu verilerle ne yapacağız gerçekten? Bir de daha yakından şeye bakalım isterseniz. 1 numaralı görseli alalım mı arkadaşlar?

>> 50'den sonra bir hızlı yükseliş var. Eee

>> Evet. Evet.

>> Bu bahsettiğim araştırma. Yani 50'li yıllarda zaten böyle bir sanki eee yani aile birimi de sanki böyle bir altın çağını yaşıyor.

>> Bir şey soracak. Şimdi bununla ilgili şunu merak ediyorum. Bu bütün dünya mı yoksa daha çok Batı dünyası mı? Niye diyorum? Çünkü batı dünyasında 50'lerden sonra başlayan savaş sonrası döneminde başlayan bir fırsat eşitliği, bir eğitim, eğitim konusunda herkesin eğitime erişebirliği konusunda atılan adımlar işte hukukun üstünlüğü falan gibi böyle bugün konuşulur pek çok değer 1950 sonrasında Avrupa ve Batı toplumua öne çıkıyor. Onun etkisi mi acaba yoksa buna Uzakdoğu ve diğer toplum?

>> Y uzakdğu toplumu dahil diye biliyorum. O bu eee çünkü 2009 yani şu araştırma yani 2014 yılındaki araştırılan veriler ve az önceki getirdiklerimde hani orada Güney Kore de vardı. Evet.

>> E dolayısıyla hani tabii ki de bütün ülkeler ona dahil edilmemiştir ama batı sadece batı toplumları e ona değil yani tüm dünyada hem doğudan hem batıdan da var. Evet.

>> Evet. 2000'e kadar bu yükseyiş sürüyor. 90'dan sonra 90'lardan sonra hafif yavaşlıyor anladığım kadarıyla. Evet. 2000'lerle ploto çiziyor.

>> Hı hı. Yavaşlıyor ve sonra

>> yavaş sonra geriye doğru

>> sonra 2000 itibaren geriye düşmeye başlıyor. Bir sonraki slayt alım arkadaşlar. Ve hız hızlı bir düşüş.

>> Evet.

>> Bu 14 13 neye tekabül ediyor?

>> Eee bunlar şeyle ilişkili. Eee aslında o IQ puanlarının onlar bir standardizasyon. Normalde 100 puan düşmedi her zeka veya 4 puan 5 puan düştü mü?

>> Eee 4 puan yani bu onunla ilgili. Evet. Yani düşüş puanıyla ilişkili bir şey ama normalde IQ seviyesini hani 100 üzerinden değerlendirdiğimiz bir puan bu olur. Yani başta aslında daha yavaş bir düşüş varken sonra da yani düşüş puanı fazlalaşıyor gibi.

>> Peki bunu neye bağlıyorsunuz? Söyle neye bağlanıyor bu genel olarak? Bu

>> çünkü herkes şey diyor işte telefon çıktı herkes artık telefonu ya ben bile bunu söylüyorum yani. Aa diyorum ben işte okul arkadaşımın ilkokul arkadaşımın telefonu hatırıyorum ama karamın telefonunu bilmiyorum falan diye böyle hani zeka aklımızı daha az kullanmaya bağlıyoruz. Etkisi var mı yoksa bambaşka sebepler mi var?

>> Eee bambaşka sebepler de düşünülüyor tabii ki ekran ve bu az önceki veriler de bunu da etkiliyor. Yani tabii ki orada ekran maruziyet hani dijital kullanımların artışı bunların olumsuz etkisi var. Fakat şöyle bir şey var aslında. deniyor ki şimdi bu aslınd hani internetin bilginin ve hatta sonrasında da yapay zekanın akıllı telefonların belki şurada 2000ler 2020'lerden sonra yapay zekanın da hayatımıza girişiyle beraber artık kişiler hani böyle bilgiyi akılda tutmak veya o bilgiyi daha konvansiyonel yöntemlerle kullanmak yerine daha başka türlü bilgileri birleştirip bunlarla yeni şeyler ortaya koymak gibi yani daha farklı bilgisel işlemler işlevler artık ortaya çıkıyor gibi düşünülüyor. Bunla benim de aslında kendim hani gözlemim gençlerden kanaatim de bu şekilde. Yani eskiden şöyle bir şey vardı. Hani bir konuda birisi uzmanlaşıyordu. O konuyu derinlemesini iyice öğrenip e benimsiyordu. Şimdi derinlemesini öğrenmiyoruz. yüzey yel ve çok fazla şey öğreniliyor. Neden? Çünkü şu anda bir çocuk hani gördüğümüz herhangi bir çocuk bile böyle yapay zekaya merak ettiği bir şeyi soruyor. Cevabını alıyor. Ne oluyor? Bu çocuk aslında onun bundan bir iki jenerasyon önceki akranşlarına göre çok fazla başka başka veriye hemen ulaşıyor. Mesela Google'ı yani şu anda işte 5-6 yaşındaki bir çocuk düşünelim. geçen gördüm ben mesela bizim ofise geldi. 8 yaşında böyle yapay zekayla arada konuşuyor. Sorduğu, merak ettiği şeyleri soruyor. Hani bakıldığında tabii ki belli soru işareti olmakla beraber çok da sıkıntılı bir durum değil gibi görünüyor. Ama bu çocuk şimdi bundan 20 yıl 30 yıl öncesini düşündüğümüzde o yaştaki bir çocuğun veya hani internete girme imkanı olan bizim küçüklüğümüzde bile örneğin bu kadar veriye ulaşabilm ya ben Google kullanmayı bilmiyordum hani biz küçükken

>> ben küçükken yoktu zaten.

>> Hatta ben büyükken de yoktu. Sonra şimdi bu çocuk ne yani aklına gelen merak ettiği her şeyi ona sorabiliyor ve dolayısıyla aslında bir konuda derinleşmek ve çok fazla hani onu iyice özümsemek değil de belki başka bir bilişsel alanla beraber ortaya çıkıyor olabilir. Bilmiyorum yani bence burada bir eşikteyiz gibi düşündürtüyor. Bununla ilgili araştırmalar geldikçe biz de daha iyi belki bunu bilebileceğiz. Çocuklar çok fazla bilgiyi farklı farklı bilgilerle entegre ediyorlar. Ama atıyorum hani bu yapay pardon bu test sonuçlarında genel bilgi diye bir alt birim var örneğin. O genel bilgi ile ilişkili şu anda hani o kadar da genel bilgiye bunu benim bilmeme gerek yok ki sorarım oraya yazarım ve çocuklar bilmiyor oluyorlar ama test onu ölçüyor. Bakıldı mı? Zek testinin bir birimi o mesela

>> aslında bu sağlıklı bir sonuç olmayabilir mi? sağlık olmayabilir. Kesinlikle yeni dünyayı anlamakta yetersiz kalıyor olabilir mi?

>> Yetersiz kalıyor bence. Yani orada daha farklı tabii ki o testlerin birtım alt birimleri bununla ilişkili halen bize veri vermeye devam etse de eski mesela genel kültür ve işte genel bilgi seviyesi diye bir alt ölçek var diyelim. Bu alt ölçek şu anda çocuklar buna gerek duymuyorlar. Ha bu iyi bir şey olduğu için söylemiyorum ama bunun yani artık çağın da yani çocukların da bilgiyi kullanması ve bu bilgiyi farklı farklı alanlarda uygulamaları entegre etmeleri değişiyor. Öyle bir alan eklenmesi gerekiyor belki bu testlere çok daha objektif olabilmesi için. Çünkü çocuk vaktini kitap okuyarak değil de atıyorum chat pity'ye işte kaç tane yıldız var, niye bu kadar yıldız var falan bu konuşmayı yaparak geçiriyor. Bu çok ilginç geliyor bana ve buna dair veriler var mı? Araştırma verileri bilmiyorum. bunun yapılması gerekiyor. Hani büyük ölçekli çalışmalar

>> bence o zaman y mesela şimdi bu 8 şeye baktığımız zaman getir arkadaşlar belki de bu gerçek bir şey yansıtıyor ama yansıtmıyor olabilir. Şu açıdan ekrana baktıkça zeka düşüyor gibi görünüyor burada ama ekrana baktıkça bilgi düşüyor olmayabilir. Yani ekrana baktıkça bilgi artıyor olabilir yani.

>> Evet. Neye baktığı önemli burada. Yani eğer sosyal medyaya bakıp da şu scroll bunu yapıyorsa o kesinlikle işlemleme hızını, dikkati kısa süreli hafızayı, çalışma belleğini çok olumsuz etkiliyor. Fakat çocuk gerçekten de merak ettiği bir konuyla ilgili yani belki de 8 yaşındaki bir çocuğun çağlar boyunca yani insanlık tarihinde belki de ilk kez merak ettiği işte uzay gezegenlerle ilgili akıllı bir hani mekanizmayla sohbet edebiliyor. Ben hani bunu görünce çok şaşırıyorum yani. Eee, şok oluyorum. Daha önce insanlık tarihinde hiçbir nesilin belki de böyle bir imkanı olmadı. Yoktu yani. Ya kitapları okuması gerekiyor ya onunla ilgili hani yine o konuda bir hocayla görüşmesi gerekiyor. Ama bu böyle bir imkana kaç tane insan sahip? Yani belki çok elit kişi atıyorum bundan 1200 yıllarda belki padişah çocuğu olduğunda böyle

>> böyle oluyordur. Bilmiyorum. O çevrelerden bir

>> o çevrelerden. Şim Endan bir çocuk diyor.

>> Evet. Enderundan bir çocuk. Ama şimdi şimdi çocuk soruyor. Diyor ki en son en fazla rakam kaçtır? Kentry işte kentrilyon. Onun da üstü varmış. Aa böyle böyle araştırıyor. Mesela matematikle ilgili merak ettiklerini soruyor. Ha her çocuk değil. Niye? Çünkü standart bir eğitim.

>> O zaman buna bakarak bütün eğitim sistemini yer almak lazım. Yani bu çağ yani soru sormayı bilen çocuk geçirmek lazım. Bu bu soruyu da benim gibi konuklarına değil, gerekirse yapay zekaya, gerekirse başka yeni ne varsa bilgi kaynağı ona sormayı öğretmek gerekiyor galiba.

>> Kesinlikle. Kesinlikle öyle. Ve bununla ilgili de aslında şey de deniyor. Hani batıda belli yani kurumların, belli okulların, ne bileyim belli bir kesimin yapay zeka okul yazarlığı, işte prom mühendisliği falan gibi konularda çocukları eğittiğine dair böyle bilgiler geliyor. Ama tabii ki bunlar hani şu an yaygınlaş veya böyle bir çalışma yok. Yani ülke bazında yok bu tarz şeyler.

>> Ha şimdi onu soracaktım abım. Şimdi şunu biliyoruz. Son yıllarda yapılan ölçümler, zeka testlerinde özellikle doğu toplumlarında yani uzakdğu toplumlarında Çin, Kore, Japonya gibi toplumlarda zeka IQ artışının daha fazla olduğu hatta işte son en yüksek IQ Çin Çinli çocuklar çıktı galiba. Onu Kore takip ediyordu. Oraları da kapsıyor mu bu araştırma? Yani genel olarak bir düşüş mü var yoksa oralarda yükseliş başka yerde bir düşüşü var? Nasıl bir

>> bu? Eee, yani bu bir ortalama veriyor.

>> Ortalama, dünya ortalaması,

>> dünya ortalaması ama oralarda daha iyi. Yani oralarda bu kadar, bu derecedenli düşüşler yok. Yani aslında, eee, ortalama verdiği için genel bir düşüş var gibi görünüyor ama o ülke bazında bakıldığında eee, o şekilde Avrupa mesela Finlandiya'yı merak ederim. Yani iyi eğitim var falan deniyor. Finlandiya'nın farkı var mı yok mu merak ediyorum.

>> Finland orada şöyle bir bilgi var bende. Şimdi aslında şöyle işliyor süreç baktığımızda o az önce Amerika verisinde de onu gördük. Amerika'nın ortalama zekası aslında o düşen ülkelere göre daha düşüktür.

>> O stabilizasyona yeni girmiş. Yüksek ülkelerde düşüş başlıyor belli bir süre sonra. Mesela şu an Afrika'ya gittiğinizde o yükselme devam ediyor. Ama belli bir şey var. Belli ki 107 sınırında bir stabilizasyon ve düşüş görmeye başlıyoruz. Dolayısıyla muhtemelen hocamın dediği gibi buradaki veri tüm dünya verisi olunca ve ağırlıklı Batı Avrupa verisini de görünce ve dünyanın büyük bir kesiminde hani o yükselmenin sonuna geldiğimiz için düşüşü görüyoruz ama mesela şu anda Afrika'da hala yükselme var. Eee onu biliyoruz. Az önceki grafikte hocamın getirdiğinde de şey görüyoruz. Amerika mesela stable kalmış. Yani mesela o düşe geçmiş ama onun nedeni şu zaten. Ortalama zekası diğer ülkelere göre daha düşük Amerika. Oradan dolayı o şu anda stable'da ama varsayımız şu.

>> Ama mesela bizde düşüş var. Türkiye'de düşüş var

>> Türkiye'nin ama ortalama zekası da şu anda 9499 olması gerekiyor.

>> 99 galiba.

>> Ben 99 de biliyorum ama şimdi yanlış olmasını bile söyledi.

>> 4 numaralı slaytımız var orada. Yani orada ülke ülke değil de gelişmekte olan ve eee gelişmiş ülkeler diye bir şey var.

>> Eee gelişmiş ülkelerin daha fazla ama hani gelişmekte olanların zaten

>> kırmızı çizgi gelişmiş ülkeler

>> Evet. Ha yakalamışlar birbirini ama son

>> yakalıyorlar. Çünkü hani oradaki orada bir artış oluyor olmasının sebebi orada zaten ulaşması gereken pike doğru bir hani gidiş olacak diye düşünürsek onun için hani gelişmekte olan ülkelerde eee yükseliş gelişmişlere göre daha fazla. Çünkü orası platoya doğru gidiyor zaten. Buranın platoya doğru gidebilmesi, ulaşabilmesi için daha hızlı ivmeleniyor olması gerekiyor gibi bir şey. Hani istatistiksel olarak. Peki başka bir zekanın bir sınırı var mı? Yani mesela ortalama zeka işte grafikler gösteriyor ki 1900'den bugüne hep yükselmiş ortalama eee zeka. E bunun da bir sınırı yok mu? Yani sonuçta burada bir tane bir bir bir bir şey var. Bir bilgisayar var bunun içerisinde ve onun bir kapasitesi var mı yok mu? Bu tartışılan bir şey. Beyin öğrendikçe daha fazla öğrenen ve yeni nöral ağlar yaratarak hacmini kapasitesini yükselten bir şey. Ama zekanın zeka sınırsız bir şey mi? Zeka sınırsız bir şey değil. Yani şu anki bildiğimiz verilerle öyle değil. Zekasının eee yani bu zeka testi olarak bakarsak eğer bunun hani ölçü birimine orada tabii ki de işte haberler hani en son dünyanın en zeki işte IQ skoru işte 150 vesaire böyle haberler 200'lük bir kadın varmış.

>> Ha evet. Yani bu tarz şeyler var. eee öyle haberler var bireysel ama eee burada hani zeka işte global olarak yani tüm insanlarda sürekli böyle ilerleyebilir mi hani durmadan daha ileri gidebilir mi böyle bir bilgi yok.

>> Hı hı.

>> Burada da 9 numaralı bir slaytımız var. Onu da getirirsek onun üzerinden belki anlamaya çalışabiliriz hani bu sorunun cevabını. Burada evet genel zeka, zeka nedir diye belki bakmak gerekiyor. Hani sınırsız gidebilir mi sorusunun cevabını belki anlayabilmemiz ya da düşünebilmemiz için önce zekanın ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Yani bizim hani bu ölçtüğümüz şeyler zekanın böyle farklı farklı göstergelerini, çıktılarını ölçüyor aslında. Eee hani kognitif fonksiyonlar dediğimiz bir şey var. Eee o işte içinde neyi barındırıyor? işte e kütüphaneyi barındırıyor. Hani atıyorum genel bilgiler işte bunu işlemleyebilmeyi barındırıyor. Hani akışkan zeka işte bunu e hızlı mı yapıyorsunuz pratik misiniz? Onu barındırıyor. İşlemleme hızı böyle böyle farklı farklı alanlar var. Burada da onun başka bir kategorizasyonu var. Mesela mekanik demiş, verbal demiş,

>> sözel zeka,

>> sözel demiş, zeka,

>> uzamsal zeka demiş,

>> uzamsal ve sayısal,

>> sayısal zeka demiş, mekanik zeka demiş. Ama bunlar eee aslında bir G faktörü

>> he o onunla ilgili şöyle bir şey var ve bütün hani yapılan eee bu konudaki araştırmalar da genel bir zeka katsayısının olduğunu her insanda ve bu ne kadar fazlaysa öteki alanların da o paralelde fazla olduğuna dair hani böyle ham zeka gibi bir değer aslında. eee, herkes de ya diyelim ki ben hani matematikte çok iyiyim ama ben matematikte çok iyiysem büyük ihtimal de diğer alanlarda da iyi oluyorum. Çünkü hepsini belirleyen bunların çekirdeğinde o g faktörü denen şeyle aslında e o ona göre yordanıyor. Yani bu alanlarda nasıl bir performans sergilenebileceği ve bu bu da

>> esas önemli olan bu G faktörü as çok özür dilerim lafınız çok ilginç bir çalışma var. Aşegül hocam da belki onu fark etmiştir. Şöyle bir şey var. Şimdi normalde hocamın dediği gibi bunlar zekanın altyapısı faktör ve biz ne bekleriz? Bunların birbir koreli olmasın ve bunlar çok güçlü koreleydi. Birisi verbal değilse mesela esalda da iyi oldu. Çocuk diyor ya matematikteyse dini değil. Bunda bir bağ zayıflaması çıktı son zaman dönemlerde karşımıza. Yani bu zeka G faktör oluşturuyor ya alt faktörler. Bu alt faktörlerin aradaki o kadar sonra zayıflıyor artık yeni nesilde bunlar birbirini o kadar etkilemez hale geliyor. Bu da ilginç bir dönüşüm bu arada. Es o eski tip aydınlar yani artık İlber Ortaylı yok mesela

>> yani. Evet. Her şeyde iyi olmaktansa bir şeyde çok daha iyi olabilen ve o iyiliği diğer tarafa yansımayan bir yapı günümüzde yavaş yavaş karşımıza çıkıyor. Çünkü çok meşhur aslında bu adama şeyi ve faktör yapılarını da aslında bulanlardan bir tanesi buradan çıkıyor ve ilk kez bu zayıflamayı biz bu önümüzdeki yeni kuşakta görüyoruz.

>> Peki eee ortadaki G faktör çok güçlü olup diğerleri zayıf olması mümkün mü? olmuyor deniyor. Yani buradaki yapılan araştırmalar Korele bu da böyle araştırmalar serisi yapılıyor bununla ilişkili. Yani aslında genel olarak tabii ki istisnai olarak vardır ama bu G faktörü yüksekse diğer alanlarda da iyi oluyor. Eee bu düşükse genel olarak diğer alanlarda da yani bir paralellik söz konusu aslında. Onu da ne belirliyor? daha çok genetik faktörler hani daha eee o çoğunlukla genetik faktörler ve o çevresel dediğimiz hani onu belki % 60'a 40 gibi yani 40 ila 80 arasında rakamlar veriliyor. Bu G faktörünü de belirleyen şey aslında genetik altyapı, kalıtsal bir şeyden bahsediliyor yani. Fakat onu da araştırmışlar. Ne? Hani böyle bir gen mi var? O zeka geni kim hani bulalım falan gibi onu da araştırmışlar. O da öyle değil. O da hani genom boyu çalışmalar var. Genom White Association çalışmaları var. Bunlarla bulunmuş ki bir tane böyle zekayı belirleyen işte anneden geliyor, babadan geliyor. Öyle bir gen yok. Bütün hani bu genoma aslında dağılmış farklı farklı bölgelerde minik etkileri olan ufak tefek genetik bir zeka geni yok. Yani

>> böyle bir şey. Eee, ya daha fazla ağırlığı olan gen bölgeleri var. Genom bölgeleri. Fakat, eee, şu kromozomdadır, bundadır, böyle bir şey söylenmiyor.

>> O zaman benim şimdi sormayı planladığım soru biraz açığa mı düşüyor yoksa acaba yine de sorabilir miyim? Şunu sormak istiyordum ben açıkçası. Şimdi bir genel düşüşü var ya özellikle batı toplumlar da bir düşüş var ama her yerde bir düşüş var. Bildiğimiz bir gerçek var. eğitim seviyesi, kültür seviyesi, bilinç seviyesi arttıkça doğurganlıkta bir düşüş oluyor. Yani ne bileyim bir profesör 10 çocuk yapmıyor ama daha alt sosyoekonomik statüde hatta yani ne bileyim zeka veyahut da işte bilişsel yetenek seviyesi daha aşağıda olanlar 4 5 8 10 çocuk yapabiliyorlar. Acaba genel zekanın gerilemesinde genel ak'nun gerilemesinde dünya çapında da bu geçer sadece bize özgü bir şey değil. Avrupa özellikle mesela giderek daha az doğum yapıyor ve orada göçmenlerin nüfus artışını sağladığını biliyoruz büyük oranda. Bunun etkisi olabilir mi? Yani nüfus nüfusun belli gruplarda artmayıp belli gruplara daha hızlı artması acaba bu zekayı ortalama zekayı etkileyen bir faktör olabilir mi?

>> Kesinlikle öyle. Hatta eee bu işte bulgularını verdiğimiz araştırmada yani onun tartışma bölümünde böyle bu da bir etmen olabilir denmiş. Çünkü orada işte Danimarka gibi, Norveç gibi daha hani batı toplumlarında peki neden düşüyor? Çünkü orada gerçekten de hani belli bir daha hani sosyoekonomik seviyesi yüksek olan kesimde doğurganlık hızı daha az oluyor. Eee ve hani göçmen gibi ya da daha sosyoekonomik düzeyi düşük kesimlerde onların daha doğurganlık hızı fazla oluyor. Böyle olduğunda buna o da sebep oluyor olabilir diye makalenin orijinalinde geçiyor zaten. Ama biz zaten bilinen de hani disenik diye bir tanımlanmış da bir şey var bununla ilişkili. Hatta o şöyle bir şey. Ne demek?

>> Tersine evrim.

>> Eee yani aslında mesela doğurganlık sayısı fazla olduğu için ve bu kişilerin daha az zeki olma trendinde olduğu için daha zeki daha az zeki çocukların artma ve toplumun daha hani hatta böyle bir film var bununla ilgili iddiokrasi diye geçiyor. E orada da aslında tam bu teoriyi söylemişler. eee orada da deniyor ki evet yani bu şekilde, eee, hani doğurganlık hızındaki dengesizlik daha istenmeyebilen özellikleri arttırıyor ve disenieye yol açıyor. Bu da dediğiniz gibi az önce belki toplumun aptallaşmasına sebep oluyor. Olabilir mi diye böyle de bir bakış açısı var. olabilir. Yani insana makul geliyor. Bir yandan da ben hala şeye biraz takılmış e vaziyetteyim. Bu konuda hocamın da ne diyeceğini merak ediyorum. Sizin de hocam eğitim konusunda özellikle takıntılı olduğu için onun söyleyeceği de çok e önemli Beç hocanın. Acaba bugünün gereklerine uygun eğitimi veremediği için mi devletler, toplumlar, yapılar acaba onun da bir etkisi var mı? Çünkü çok açık ki yepyeni bir dünya oluşuyor artık ve biz hala ne bileyim işte 20. yüzyılın başında oluşmuş bir sanayi devrimi sonrası ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir eğitim eee düzeni içerisindeyiz. Bunun dışında kalan ülkeler kimler var? İşte Avrupa'da Finlandiya'nın burada başarılı olduğu söylüyor. Bilmiyorum ne kadar başarılı. Uzakdoğu'da özellikle Kore'de bu konuda eğitim konusunda önemli değişiklikler yapıldığı söyleniyor ve baktığınız zaman ve Çin'de tabii bunun yapıldığı söyleniyor ve Çin, hem kendi içinde hem de dışarıya yoladığı öğrencilerle eğitime büyük yenilik sağlıyor. E, eğitimi kökünden değiştirmek gerekir mi bütün bunlara bakarak? Yani bununla ilgili bir çalışma yapılıyor mu? Önce siz cevap verin, sonra Peç hocam,

>> eee, bununla ilişkili batıda, batı toplumlarında çalışmalar var. benim de hani gördüğüm ama hani yaygınlaştırılması, devlet düzeyinde bunun olması, bununla ilgili hani böyle bildiğim bir proje yok ama kesinlikle olması çünkü yani aslında şu anda bunun belki oluşturuluyor olması lazım. Yani biz şu anda bunun eşiğindeyiz gibi. Çünkü sanki bir eşikten geçtik. Hani bu yapay zekanın ortaya çıkmasıyla işte az önce çocuklar buna erişiyorlar. hani bakıyorlar ama nasıl onunla konuşması gerektiğini bilmiyor oluyor. Belki bunun eğitim sisteminin entegre edilmesi,

O açık, çok da fazla ilerlemeden, eee, hani insanlığın da bunu kullanmak ve belki de ilgili bunu, eee, değerlendirebileceği, yani farklı, eee, sistemler arasında bağlantı kurmakla ilgili, örneğin bir bilişsel alanı güçlendireceğimiz bir eğitim sistemine belki ihtiyacımız var.

Çünkü şimdi ben, hani bu şeyleri araştırırken hem de e slaytları da hazırlarken, e, böyle Z kuşağı, onları da çok severim kendilerini. Hani ne yapabiliriz?

Bence, bence son derece akıllılar, yani. Bence, son derece akıllılar ve hani şimdi bunları söylüyoruz da, e, yani hani tamam, biz e, o zaman biz çok aktanmışız. Aha, ne yapalım? Böyle bir yere bağlanacak. Onun için, hani peki neredeyiz yani, ne yapmalıyız? Bunu böyle ortaya atıp da, eee, buradan nereye doğru ilerlemeliyiz diye, hani düşünürken bir 11. eee, slayt, getirebilirsek bu noktaya.

Şimdi şöyle bir şey var. Bunu niye çok alakasız? Eee, niye ama koydum ben bunu bunların içine? Çünkü, eee, kuşağını ve hatta ondan sonra gelen diğer, eee, daha küçükleri, onları seviyorum. Onlarla ilişkili bu şunu gösteriyor. Şimdi biz aslında evet, bir yapay zeka döneminin içindeyiz. Eee, ve hani bu emerging aşamalarını geçmiş bir haldeyiz. Eee, no AI, bu şeyin göstergesi. Bu arada ne olduğunu açıklayayım. Sonra niye koyduğumu açıklayayım ve sorunuza da aslında bununla bir cevap vermiş olacağım böylece.

E, şimdi bu aslında yapay zekanın evrimini gösteren bir, eee, piramit. Deniyor ki, level 0'da no AI, hani bu dönemde aslında sadece bilgisayarlar vardı ve yapay zeka yoktu. 1980 yıllarından itibaren bu bunlar geldi. Eee, ve hani sonra internet belki, eee, bu devre sisteme girdi. Fakat yapay zekayla ilişkili böyle akıllı sistemler yoktu. Sonra deniyor ki, level 1 emerging, ilk yapay zeka, e,ın hani ilk sürümleri, işte ChatGPT'nin ve o temel en eski versiyonu, eee, deniyor ki, eee, bu da böyle 2000, eee, yıllardan itibaren ve 2010 yılı sonrasında birazcık daha böyle ortaya çıktı.

İki, dediğimiz, biz şu an oradayız. Bu ne demek? Eee, yani yetkin aslında yapay zekanın ve, eee, hani yapay zekayla ilişkili modellerin, eee, belli bir konuyla ilgili yetkin birey, bir bireyin, eee, yeteneklerinin %50 seviyesinde olması anlamına geliyor. Biz şu an oradayız.

Şimdi ama nereye doğru gideceğimizi, hani bir yol haritası ile ilişkili bize verecek birazdan. Onun için, eee, açıklamak istiyorum. Bu ne demek? Mesela, hani diyelim ki, eee, belli bir alanda yetkin bir kişi, onun %50'si kadar becerilere yapay zeka sahip şu an. Ama mesela %90'ı değil. %90'ı olduğunda hala bir takım insanlar daha üstün. Evet. Biz şu anda, yani yapay zeka ve bununla ilişkili, eee, gelişmeler burada. Peki biz ne yapabiliriz? Biz belki de bunu, hani şu expert seviyelere doğru bu ilerleyecek, çünkü hani daha da yani belli bir konuda, eee, çok yetkinleşmiş bir insanın yeteneklerinin %90'ı seviyesine gelecek. Sonra %99'a gelecek. Böyle bir aşamaya henüz biz gelmedik ve sonra da %100'e gelecek. Ve hani bu nokta zaten herhangi bir insandan çok daha zeki olan ve zekalarüstü bir, eee, hani üstün insan gibi bir nokta.

Şimdi biz ne yapmalıyız peki bu seviyedeyken? Eğer biz şu competent, yani yetkin seviye, 5. seviye, çok acil seviye, şunu oradaki yazandan şunu anlıyoruz. Hayat bile, evet, ortaya çıkarabilir. Kesinlikle. Orada, eee, hani biz onu görür müyüz bilemiyorum. Çok hızlı ilerliyor. Belki görürüz, belki görmeyiz. Hani o konudaki uzmanlar çok daha iyi bilir. Eee, hani bunun gideceği yer, yani bir yerlere doğru gidiyoruz. Hani biz şu anda belki de tüm insanlık tarihinin, evriminin belli bir noktasındayız. Biz bunu kullanmak zorundayız. Ya bunu, eee, her ne yapıyorsak, kendi işimiz, eee, hani ilgilendiğimiz alan veya ilgimizi çeken alan, her neyse, hani küçük çocuklar, Z kuşağı, belki buralardan, yani bu sistemi okumayı, anlamayı ve bunu kullanmayı öğrenebilirlerse ve bu konuda bir eğitim alınabilirse, o zaman belki de, eee, hani sistemin, çağın ve gelişen teknolojinin gerisinde kalmayıp, bunu kendimize baston edip, kendimizi daha fazla ortaya koyabiliriz.

Çünkü şimdi şunu yapıyoruz biz. Oraya yazılıyor. İşte şu nedir? O da cevap veriyor. Şimdi böyle olduğunda tabii ki köreliyor. Bununla da ilgili araştırmalar var. Hatta bir çalışma deniyor ki, yapay zeka genel insan, hani daha e, bilişsel kapasitesi kötü insanların daha iyi çıktılar üretebilmesine sebep oluyor. Fakat tüm toplumu aynı, eee, şeylerin replikasyonunu üretmesine sebep oluyor ve çeşitlilik azalıyor. Herkes birbirinin kopyası gibi. Hep aynı şey gibi deniyor. Onun için, eee, bunu belki de, e, yani bu aslında şey için bir avantaj, bakıldığında. Bilişsel fonksiyonlarınız daha kötüyse, yani daha zekiyseniz daha iyi şeyler yapabilmenizi de olanak sağlıyor. Ama daha, yani zeki bir insansanız, yani daha az zekilere avantaj sağlarken, daha fazla zeka olanlara bir avantaj sağlam. Avantaj sağlamadığı gibi, sadece ona bağlı kalırsanız bir süre sonra onların da kognitif yeteneklerini kötüleştirdiği gösterilmiş. Böyle de bir araştırma bu. İşte bu. Bu da ayrı bir araştırma. Bu, bu şekilde de bir araştırma var. Yani insanları bir yerde bağımlı kılıyor. Onun için bunu, hani öyle soru cevap, soru cevap gibi değil de, nasıl daha yetkin, etkili bir şekilde kullanabileceğimizle ilgili, hiçbir bilmediğimiz o alanın öğretiliyor olması ve bunun belki daha ilkokul seviyelerinde temel şeylerle başlıyor olması, eee, gerekiyor diye düşünüyorum.

Peki hocam, şimdi 4. kademede AlphaGo'dan bahsedilmiş. AlphaGo o seviyeye ulaşmış bir, eee, zeka mı şu anda? Ben o seviyeye ulaşmış bir zeka olduğunu, öyle bir bilgim yok ama bu da ulaştığına dair de bir bilgim yok. Yani genel olarak örnek ver, AlphaGo deyince orada, hani sanki AlphaGo, oraya gelmiş gibi, eee, görünüyor. E, AlphaGo'yu biliyoruz, yani en, ne diyeyim, zor stratejik oyunlarda insanları yenebilecek kapasiteye yolaşmış bir bilgisayar programı. Eee, Go oyununda insanları ilk defa tarihte yendi.

AlphaGo'nun bir özelliği şey aslında, oradaki en önemli özelliklerinden bir tanesi şu. Biz yapay zekayı şöyle anladık. Bugüne kadar da hep öyle anlatıyoruz. Zaten insandan öğreniyor ve insandan çık üretiyor. AlphaGo'nun özelliği şu: Kendi kendini öğrendi ve insanın düşünemediği 13 çok meşhur hamleyi yaptı. O hamle bugüne kadar tartı hiç yoktu. İlk yapıldığında saçmalıyor yapay zeka dedik ve sonra anladık ki oyunda AlphaGo hiçbirimizin düşünemediği bir şey yapmış. Dolayısıyla AlphaGo'nun en büyük özelliklerinden bir tanesi o. İşte o yüzden oraya AlphaGo o seviyeye ulaştı mı diye o yüzden sordum zaten.

Peki hocam, siz nasıl görünüyorsunuz şimdi? Siz bu kadar öğrencilere muhatapsınız. Eee, sürekli olarak kendinizi yenileme çabası içerisindesiniz ve farklı farklı, eee, ne diyeyim, iddialaşmalar yapıyorsunuz, eee, sistemle, eee, sistemi zorlayan iddialaşmalar yapıyorsunuz. Sizin gördüğünüzde, yani hakikaten bu zekada bir gerileme mi var? Eğitim artık, eee, toplum, toplumun yenilenmiş ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak mı? Ne görüyorsunuz? Çünkü ben bu çocukların bizden daha zeki olduklarına şu kadar kuşkum yok.

Şimdi şey çok ilginç hocam. Yani dünyanın her yeri bunun şeyini yaşıyor, kargaşasını yaşıyor. Aslında İsveç şunu yaptı. Tamamıyla dijitalleşti. Tamamıyla yeni hayata uyum sağladı. Ve geçtiğimiz 2023 yılı itibariyle dedi ki, hata yaptık. Çünkü bütün şeyler şunu gösterdi. O dijitalleşme zekada ya da çocuğun o hafıza şeyinde bir gerileme getirdi ve şu anda 105 milyon euro, yanlışım yoksa, tekrar parayı yatırdılar. Tüm dijital sistemleri tekrar kağıda kitaba çevirdiler. Eee, dolayısıyla tüm dünyada şu var ya, herkes bir şey yapmaya çalışıyor. Bu boğulurken El Salvador'da bu Karel'in şu anda sürekli televizyonda propagandasını yaptığı şey şu: Bakın, biz dijitalleşiyoruz. E, diğer tarafta bu oldu. Şimdi sen de bununla övünüyorsun. Dolayısıyla kimse ne yapacağını bilemiyor. Ama şöyle bir şey de var. Bunu da unutmamak gerekiyor. Evet. Zekanın ortalamasında bir düşüş var. Burada iki tane şeye bakmak gerekiyor. Zekayı ölçtük ya az önce bizim meşhur yöntemlerimizde. Ama burada bir korelasyonda zayıflamayla birlikte şunu görüyoruz. Bazı noktalarda zekada artış var. Mesela boyutsal, üç boyutsal düşünme yetisinde, burada mesela bize göre çok daha iyiler. Evet. Bir sözel veri akılda tutma, bir sayısal mantık yürütmede daha geri oldukları gözüküyor. Hani eğer zeka sadece bununla tanımlıysa cevap şu: Evet, daha az zekiler. Çünkü her yerde biz görüyoruz, belli bir zekadan sonra gelişmiş ülkelerde düşüş başlamış durumda. Ama zeka belki yeni dönem için farklı bir boyut kazanıyor olabilir. Bu farklı boyut kazanma üzerinden değerlendirdiğimizde bize göre daha yetenekli oldukları alan var. Mesela bilişsel esneklik. Nedir bu? Biz şunu yapamıyoruz. Bizim nesil. Bir konu üzerinde çalışıyorum. Sonra bir başka konuya geçiyorum. Benim bu zihnimin bu konudan bu konuya hızlı geçişi yeni nesne göre çok daha yavaş. Yeni nesil bu konuda çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebiliyor. Ama burada en büyük tartışma konularından bir tanesi şu aslında dünyada. Belki bu cümlem birilerini üzecek diye devam ed ama ortalama zekanın çok bir anlamı yok. Çünkü geleceğin dünyasında yapay zekanın gelişmesiyle birlikte çok daha az insanla biz işleri halledebilir hale geleceğiz. Önemli olan dünyanın mücadele ettiği şey şu. O az zekadaki insanın en iyisine sahip olabilmek. Burada yine şeylere baktığımızda kaybeden ülkeler, bu arada burada şey, yine, eee, Baltık ülkeleri, işte Norveç, Finlandiya, en y, en zeki %1'e, İskandinav ülkeleri, özür dilerim, en zeki %1'inde düşüş var ama Amerika'da öyle değil. En zeki %1'inde hala artış var. Bazı ülkeler en zeki %1'ini arttırmaya devam edebiliyor. Tartışmayı özetlemek gerekirse şu: Toplumun zekileri var ve bunlar toplumu, e, değiştirebilecekler, farklı noktaya getirebilecekler.

Şimdi 100'lük zeka ortalamasındaki bir toplumda 110'luk zekidekiler ne yapacak? 90 zeka ortalamasınd bir toplumda 105'teki zekiler ne yapacak? Sistem şuna şunu yapmaya çalışıyor aslında yeni sistemler. Bu en zeki katmandaki insanları en verimli değerlendirebilmenin yollarını arıyoruz. Yine üzücü bir şey ama geri kalan büyük çoğunlar ne yazık ki geleceğin dünyasında bugün ihtiyaç duyduğumuz kadar duyulmayacak. Çünkü bu yapay zekanın gelişmesi, daha küçük bir azınlıkta çok daha büyük işler yapabilmemizi sağlayacak. Dolayısıyla ortalama zekada düşüyor olabiliriz ama en üstte iyiysek hala kurtarabiliyor. Hatta en üstte kötü olsak bile şöyle bir şey var. Teknolojinin kullanımı, daha verimli sonuçları daha yeteneksiz insanlarda sağlayabilir. Hemen örnek verelim hocam. Siz, ben, Besim Perinçek, yine üçümüz kavga ediyoruz. Ayşegül hocam da hakemimiz. Birbirimize dalacağız. Şimdi bakıyoruz, Besim Perinçek, Perinçek, benim yakın bir arkadaşım hocam. İçimiz kavgaya giriştik ve Besim Perinçek, hani kastı. Siz bana göre yeriniz, ben burada en dezavantajlıyım. Belli ki bir bahis yapsak, Besim Perinçek kısmı kazanacak. İkinci Fatih Hoca, üçüncü de benim. Kavga başlar başlamaz, ben bir çıkartıyorum elimden böyle şey, şey tabancası, uyuşturucu şey tabancası var, elektrik, elek, şak, tak vuruyorum, kazanıyorum. Daha yeteneksizim ama teknolojim sayesinde daha iyi bir çıkı üretebiliyorum. Aynısı burada da geçerli. Daha yeteneksiz olabilirler ki değiller aslında belli konularda, ama ellerinde bu yapay zeka, hiçbirimizde olmayan bir şekilde var ve daha da ilginci, bu bazı yetenekler bazında o yapay zekayı bizden daha iyi kullanabilme kabiliyetine muhtemelen sahipler ve sahip de olacaklar. Şimdi bunları birleştirdiğimizde şunu görüyoruz. Muhtemelen ortalama zekada düşüş, geleceğin dünyasında insanın daha az üretken olmasını getirecek bir şey getirmeyebilir. Getirmeyebilir. Çok daha üretken bir hale getirebilir. Çok. Y ortalama zeka açığını yapay zekayla kapatabileceği için ortalama zekanın düşmesi bir sorun yaratmayabilir. Hem o hem de en üst zeka grubu kendini geliştirmeye devam ediyorsa zaten önemli olan gelecekte onlar çok daha fazla. Orası zaten o toplumları kurtarabilecek ve o toplum yaşayabilecek. Yani 1 milyar tane 90 IQ'lu ayrı bir şey ama 200 tane de 140 IQ'lu. Aynen öyle. Biz hep şöyle derdik, şöyle bir şey vardı ve bu doğruydu. Bir tane Aziz Sancar çıkarttık ama altta 10.000 tane Aziz Sancar olabilecek adayımızın olması önemliydi. Şimdi o kadar önemli değil. Hatta 10.000 tane Aziz Sancar adayı olabilecek kişinin olması. Elinizdeki bir tane Aziz Sancar'ı çok iyi değerlendirebiliyorsanız bu teknolojiyle, o 10.000 Aziz Sancar'lık kitleyi evet, üretebilme şansı var. Çünkü verimliliği arttırıyor. Ki biz yine şeye baktığımızda istihdam azalıyor, o azalıyor ama insanın verimliliği yine artıyor yapay zekayla birlikte. Tabii hocamın da dediği gibi, nasıl kullandığınıza bağlı. O yüzde en yüksek zekadakiler bunu doğru kullandığı müddetçe bir sıkıntı yok ama siz alıp burada abidik gubidik şeyler de yapabilirsiniz. Komik resim de üretebilirsiniz. Sürekli sosyal medyada abidik gubidik challenge'lara da bakabilirsiniz. Onu yaptığınız işte o filinin düşen tarafındasınız. Çünkü tüm şeyler şunu gösteriyor. Ekran, ekran süresi zekayı düşürüyor. Ya siz hepiniz hissediyorsunuz. Ben çok net hissediyorum. Ben eskiden çok daha uzun süre konsantre olabiliyordum. Şu anda mesela buraya gelmeden hazırlanıyorum. Verilere bakıyorum. Ben eskiden o her şeyi okuyorsunuz. Şimdi öyle yapmıyorum. İskemedim. Böyle hemen bakıyorum hızlıca. Detaylara gerek yok. Yapay zekadan bir şey alıyorum. Onun doğruluğunu kontrol ediyorum ama onu birebir okumadığım için zihninde o kadar kalmıyor. Zaten şeyler çok net gösteriyor. MIT'nin bir çalışması var. Üçe ayırıyorlar insanları. Bir tane şey yazdıracaklar. Paragraf, işte bir metin yazdıracaklar. Bir grup yapay zekadan yararlanarak yazıyor. Bir grup sadece search engine'den yararlanıyor. Bir grup kendi kendine yazıyor. Bu sırada EEG var. EG'de ne yapıyor? Nöronların aktivasyonunu ölçüyor dışarıda. Ve şunu çok net görüyorsunuz. Yapay zekayı kullananın nöron aktivasyonu çok daha düşük. Ya çünkü çok daha az kullanıyor. İki ve daha da kötüsü tekrar hatırlaması da çok daha düşük. Çünkü zaten kendisi yazmadı. En iyisi hangisi? Tahmin edebileceğiniz gibi kendi kendine yazan. Ama tabii tüm bunlar şuna gelmiyor. Ortalamada kötü bir şey ama birisinin hem kendi zihnini iyi kullanırken bir yandan da yapay zeka desteği aldığını düşündüğün an itibariyle o hani %1'lik kesimdeki insanın yapabileceği şey, işte 1960'larda bilimde çok ilerledik dediniz ya. O dönemki yapacağı insanın yapacağı şeyden çok daha fazlasını muhtemelen potansiyel olarak.

Vallahi şunu söyleyeyim, mesela ChatGPT'yi Türkiye'de televizyonlarda ilk ben tanıttım diye, eee, biliyorum. Eee, ve o zamandan, hemen ardından telefonuma yüklemiştim. Birkaç hafta önce telefondaki, eee, yapay zeka uygulamasının hepsini sildim. Beni salaklaştırdığını düşündüm. Çok tembelleştirdiğini düşündüm daha doğrusu.

Ya burada yine çok ilginç bir şey var bu arada. Orada şöyle bir U grafiğimiz var bizim. Nerede çalışmayı? Şöyle bir bulmaya çalışayım da, ya da daha sonra söyleyeyim. Şöyle bir şey var. Yapay zekayı bir noktaya kadar kullanmak, bu arada verimliliği arttırıyor. Sizi hani daha kapasite bir hale getiriyor. O her şeyi oraya yüklemek sizin o düşüncenizi artamıyor ama ters üveyini yaratıyor. Tam hani azalan verimler kanunu var ya, aynısı aynısı işliyor. Dolayısıyla tamamıyla isimiz aslında bir hata. Fatih hocam, yani ben olsam tekrar yüklerim. Biliyorum, biliyorum, tamamıyla isim bir hata olduğunu ama olduğu zaman insan her şeyi ona yüklemeye başlıyor ve şey oluyor yani.

İşte burada belki kasların zayıf, yani hiç pazar filesi bile taşımazsan kasların zayıflar ya, en azından yani kaslarım zayıflıyor. Zamanda bir deney vardı, hatırlar mısınız? Marshmallow çok meşhurdu. Çocuklara bir tane marshmallow koyuyorlar. Diyorlar ki, ikinci marshmallowu beklersen, eee, işte pardon, bir marshm daha beklersin, sana dört tane marshmallow vereceğiz. Hani o da kendini kontrol edebilme yetkisi. Gerçi bunun sonra başarıyla ilişkileri falan birazcık yanlışlandı ama. Ben marshmallow yedim. Hah, ben de yedim. Yiyemeyenler muhtemelen o kontrol yetisi ve disiplinli olanlar kazanacaklar. Marshmallow yiyenler maalesef. İşte o yüzden yemeyin marshmallow diye marshmallowu koymuyorum masaya şimdi.

He, o da en saçması işte. Keşke yarı olun, bir tane, bir tane yemiş olurdun. E, diyorsun. Peki buradaki mesele hocam, eğitim sistemlerinin dijital dönüşüme fazla uyum sağlaması mı yoksa sağlamamış olması mı? Hocamın söylediğinden buna da, eee, geliyoruz. Yani fazla uyum sağlamak da iyi değil galiba. Sağlamamak da iyi değil. Burada zeka düşüşünü getiren eğitim sistemlerini fazla dijitalleştirmiş olmamız mı acaba?

E, orada bence, eee, özellikle yap şeylerde, zeka katsayısındaki düşüşlerin sebebini onunla, eğitim sisteminin dijitalleşmesiyle ilgili de olmayabilir. Çünkü hayatın kendi dijitalleşiyor. Yani orada bunu eğitim sisteminden mi kaynaklı? Eğitim sistemi gerçekten dijitalleşmiş durumda mı? Eee, oralar soru işareti, çünkü şeyi ayıramıyoruz birbirinden. Yani son, hani yeni doğan çocuklar, işte yeni nesil diye baktığımızda, onlar zaten sürekli dijital ortamın içinde büyüyorlar. Dolayısıyla bu, eee, dijital maruziyet ekrandan mı geliyor? Eğitim sisteminden mi geliyor? Hani onunla ilişkili, her yerden geliyor. Ha ama belki burada şunu demeliyiz. Hani bizim eğitim sistemini, eee, revize ediyor olmamız şimdi gerekiyor. Çünkü şu anda yeni yeni bunlar, hani biz şu aşamadayız. Bu, hani yapay zeka, dijitalleşme, şöyle bir şey var aslında. Hani bir sistem yeni çıktığında, bununla ilgili bunu nasıl kullanacaksınız, neyini ne kadarını kısıtlayacaksınız, nasıl araştırmalısınız, bunları da, yani onun kullanımıyla ilgili, bilmiyorum. Yani en basit, eee, şöyle örnek vereyim. Bir çamaşır makinesinin bile bir tane kullanma kılavuzu olur. Ne yapmak istedin? Yani nasıl yıkamak istiyorsanız çamaşırlarınızı, perde mi yıkayacaksınız yoksa işte normal gündelik kıyafet mi yıkayacaksınız? Bir tane kılavuz olur orada. Onu okursunuz, bakarsınız. Şimdi yapay zeka bir teknolojiden bahsediyoruz. Sosyal medya gibi başka bir teknoloji. O da bir teknoloji. Böyle bir şeyden bahsediyoruz. Şimdi insanlar bunları körlemesine kullanıyor. Çünkü bunlar, hocam ben çamaşır makinesi körlemesine kullanıyorum. O zaman, yani bazen böyle basıyorum bir düğmeye, çalışmaya başlıyor. Sonra içine koyduğum kazak şu kadar çıkıyor dışarı. Veyahut da ne bileyim işte. Yani o zaman, bu bozulunca şeyini okuyorum ben. Önce bozuyorum, sonra okuyorum. Mesela galiba sorun orada. Evet. Verimli kullanamıyoruz. Yani onu aslında nasıl kullanacağımızı, bilmek derken, yani bir sistemden verimli olarak ne şekilde faydalanabilirizin cevabı bence eğitimden geçiyor. Dolayısıyla eğitim, sisteminin revize edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü artık, eee, bilgiyi böyle hani bizim zamanımızda biz ezberlerdik, böyle bir sürü ezber bilgiler her alanda. Şimdi buna hemen ulaşabiliyoruz. Böyle bir teknoloji var, eee, ve bunu ölçen, yani genel bilgi katsayısının da var olduğu o zeka seviyesi. O zaman zeka testleri değiştirmek lazım. Testleri değiştirmek lazım. Çünkü yanlı, gerekli olmayan bir şeyi, şey, o, bir, ya bir kısmı öyle. Hani çok, burada da çok ilginç bir şey var. O, siz hani başta bahsettiniz, Doktor Howard aslında o şey yapıyor, o senatoya sunum yapıyor orada. Evet. Zeka testleri değiştirilebilir. Gerçi şey de çok ilginç. Şu anda hani yapay zekayı nasıl doğru kullanımını öğreteceğimize daha da çok bir ilgisi yok insanoğlunun. Çünkü o şu an çok hızlı geçiyor. Bununla ilgili bizim Emre Onur Kahya Hoca'nın bir çalışması var. Gitti Kanada'da bununla ilgili bir doktora, eee, yaptı. Profesör, profesörlüğünden sonra tekrar bir doktora yaptı bununla ilgili. Milli Eğitim Bakanı da bununla ilgili bir proje de, eee, sundu. Yani yapay zekayı toplumsal olarak nasıl kullanıp bunu bir avantaja çevirebiliriz diye. Ama kimsenin çok ilgilendiği yok, gibi değil. Yani şey de çoksun. Ben mesela yurt dışındaki meslektaşlarımla şey, hep konuşuyorum her seferinde, Amerika'daki hocamla, ne yapıyorsunuz ya? Onlar da şu anda bodoslama deniyorlar, hocam bilmiyor. Deniyor, sonuca bakıyor, işte S5 bakıyor, olmadı, patlıyor. Ama şey ilginç. Mesela o Harvard'ın çok, Harvard'un çok güzel bir söylemi var. Diyor ki, SAT sınavını biz yeni nesle göre uygun hale getirdik ama diyor, bu diyor, eğitimin aracının doğasını uydurmak. Bu bir ilerleme değil, teslimiyet. Yani hani biz adama göre iş yapmaya başlarsak, aslında bu şeye teslim oluyoruz. Burada tabii şeyi kabul, şeyi düşünmek gerekiyor. Bu bir gerileme mi? Bu bir değişim mi? Değişim. Gerileme ise haklı ama bu değişimse zaten ne yaparsak yap, değişimin önüne geçemeyeceğiz. Olan bu ve bu şekilde gidecek. Burada ana sıkıntı şu. Bu dünya tarihinde olandan çok daha hızlı bir değişim. Bu kadar hızlısı olmadı. Çünkü, yani şu anda anında, ama giderek de hızlanacak. Yapacak bir şey yok yani. Ve bu hıza eğitim gibi kurumların, eğitim kurumlarının, mümkünatı yok hocam. O bürokratik yapının, mümkünatı yersenin yetişmesinin mümkünatı yok. Siz hangi ara hocaya bunu entegre etmesini öğreteceksiniz de hangi ara hoca bunu öğrenecek?

Peki acaba mesela bir süre sonra eğitim gereksiz bir hale mi gelecek? Ve özellikle yüksek eğitim, yüksek öğrenim gereksiz hale mi gelecek?

Ya şimdi onu tartışması şöyle, muhtemelen gelebilir ama şöyle bir şey de var. Yine bu Harvard'ın çalışmasında şunu görüyoruz. İnsan etkileşimle daha iyi öğreniyor. Dolayısıyla aslında zaten şu anda üniversite eğitimi dediğiniz şey, sınıfta hocanın anlatıp öğrencinin öğrendiği bir yerden daha çok, öğrencinin birbirinden esinlendiği ve öğrendiği bir durum. Dolayısıyla hani temelde, tabii yanlış anlaşılmadım ama birçok üniversiteden hocalarımızı kaldırsak, bilimsel olarak bir şey olur tabii üretimde, ama öğrencinin yetişmesinde, belli alanları hariç bırakıyorum, çok çok büyük bir değişim bile olmayabilir. Çünkü öğrenci birbirinden artık daha fazla öğreniyor. Birbiriyle o projeleri yapıyor. Dolayısıyla üniversiteler o belli ortalama zekayı, aynı seviyedeki zekaya sahip gençlerin bir araya gelip orada birbirinden öğrendiği bir döneme doğru gitmeye başladı zaten.

Peki bu ortalama genel zekanın düşüşü, akademik başarıyı veya akademik çıktı, akademik çıktının kalitesini negatif etkileyecek düzeye geldi mi?

Ya şimdi burada doğruyu konuşmak gerekiyorsa hocam, şimdi akademik yayıncılık ve akademik bilim üretimi de öyle bir halde ki, bizim ürettiğimizin %99 okunmuyor zaten. Biz basıyoruz kendi kendimize öyle lay layla takılıyoruz, işte sıralamalar yükseltiyoruz. En tepede bir yer var, oradan en büyük buluşlar, en ilginç şeyler çıkıyor. Alttan çıkan çok çok ender çıkar. Evet. Dolayısıyla o en yüksek tepede öyle bir düşüş olduğunu ben düşünmüyorum ama.

Yani o zaman senin dediğine dönüyoruz. Yani o en baştaki o en yüksek IQ grubunda bir gerileme yoksa, orası hala yeterince sayıya sahipse, ortada bir vahim sonundan bahsedemeyiz bence. Yok. Bir de tabii şu da var. Ortalamada yayın çok şişmeye başladı. Çünkü yapay zeka daha kolaylaştı. Bir literatür taramak eskisine göre çok daha azlandı. Dolayısıyla orada da bir genişleme var. Ama bu sıfır internet teorisi var ya, yani her şeyin artık yapay zekanın ürettiği bir şeye geldiğinizde insanın katkısı ne? Ama en yüksekte bence bir değişim yok. Hatta ilerleme var.

E, o zaman panikleyecek, kötüye gidiyoruz diyeceğimiz bir durum yok ortada. Yani. Yok. Y, biz paniklemeyiz. Ortalama zeka paniklesin. Ortalama zekanın işi zor. En üst kesim insanlık. Yani diyorsun ki sen paniklemeyeceksin, ben panikleyeceğim. Bir onu düşünmem gerek. Zekam ortalama olduğu için.

Peki hocam, eee, başka bir şey daha merak ediyorum sizin mesleğinizle de ilgili olduğu için. Şimdi son yıllarda en çok duyduğumuz şey genç, gençlerde, özellikle dikkat eksikliği, dikkat bozukluğu, kaygı artışı falan gibi şeyler. Bizim zamanda böyle bir şey yoktu. Yani biz dikkat, bizim dikkatimiz dağınıksa eğer bize haşarı diyorlardı, azgın diyorlardı, işte pek hareketli çocuk maşallah biraz yaramaz diyorlardı. Arada bir an üzüm bir çimlik yiyorduk, bazen bir terlik yiyorduk falan. Yani bize böyle özel ilaçlar falan vermiyorlardı bununla ilgili olarak. Eğer, eee, bizim bugün dikkat eksikliği denilen şey varsa, bugün ise bunlar çok fazla konuşulur, hale gelmeye başladı. Şimdi bunlar zekayı etkileyen şeyler mi? Negatif veya pozitif olarak? Çünkü bir de görüş vardı ya, şey, çocuk yaramaz çocuksa biraz daha akıldır falan derlerdi. Acaba bunları biz zekayı da mı baskılıyoruz? Bu şeyleri baskılayarak.

E, onu şöyle bir, hani siz sorarken, konuşurken şöyle bir şey geldi aklıma. Şöyle bir cümle. Yine bir yerden, eee, duymuştum. Bir, eee, hani okuduğum bir yerden şöyle bir, eee, şey var. Eee, demişti ki, hani yıldızların fazlalığını teleskop çıktıktan sonra fark etmiş olman, onların eskiden daha az olduğu anlamına gelmiyor. Sen görmediğin, 14 milyar yıldır varlar. Öyle vardı. Bu şey de öyle. Yani hareketlilik olsun, işte çocukların, yaramaz oluşu zeki oluşundan mı kaynaklıdır? Eskiden dikkat eksikliği yoktu, bizim zamanımızda çok daha eskiden psikiyatri diye de bir şey yoktu. Bakıldığında hiçbiri yoktu. Öncesinde psikoloji de yoktu belki. Hani, eee, böyle her şey bilinçaltı, bilinç dışı falan deniyordu. Dolayısıyla aslında dikkat eksikliği, eee, dediğimiz noktada biz tamamen yine nörobiyolojik bir şeyden bahsediyor oluyoruz ve zekadan başka bir alanla ilişkili bir etkilenmeden bahsediyor oluyoruz. Şimdi beynin, zeka aslında bir çıktı. Yani bakıldığında kelime, anlamı olarak da bir adaptasyon yeteneği, yani değişen ortama adapte olabilmekle ilişkili bir böyle tanımı var. Ama hani insanın, bu testler sonucunda ölçtüğümüz şey sadece onun belli bir yönünü ölçüyor. Aslında insanın, zekası ile korele olan fakat çok daha geniş olan, şeyin adı kognisyon, kognitif becerilerdir. Bu kognitif becerilerin içinde işte kristalize zeka diye bir zeka vardır. Akışkan zeka diye bir zeka vardır. İşlemleme hızı vardır. Hafıza vardır. Bellek tipleri vardır. Bir sürü şey vardır. Hatta onların meşruluğunda bir de hani, eee, emosyonel zeka falan bir sürü tipleri vardır. Aynen. Duygusal zeka diye, dedikleri farklı farklı şeyler var. Eee, dikkat eksikliği dediğimiz durumda dikkat odaklanma ve, eee, hani motor yani davranışsal inhibisyon alanları, yani davranış kontrolü ile ilişkili alanlar etkilenir. Fakat bu zekadan başka bir şeydir. Hani çok hareketli çocuk çok zekidir. Yanlış, böyle bir şey yok. Çok hareketli çocuk çok hareketlidir. Çok hareketli ve sağlık arkadaşım vardı. Yani bunun çok hareketli olup da aynı zamanda çok zeki olabilir. Böyle de bir bu ama eş tanı var. Biri öbürü etkilemiyor. Korelasyon böyle bir nedensellik yoktur. O ikisi farklı şeylerdir. Eee, ama hani dikkat eksikliği de ve hiperaktivite, eğer bir tanı olacak kadar varsa, orada nörobiyolojik bir, hani gelişimsel, doğuştan gelen bir farklılıktan bahsediyor oluyoruz. Ama zekadan, e, başka bir alandır. Ha şöyle araştırmalar var. Eğer DHB ise ADHD, yani dikkat eksikliği varsa, dikkati dağınık olduğu için, az önce söylediğim şeye gelecek. Buradan farklı bağlamdaki meseleleri dikkate aynı anda, kayabildiği için, yani aslında eksik dikkat demeyelim de bölünmüş dikkate sahip olduğu için, çok duyarsınız buna bakıyorum. Aynı zamanda sizi de dinliyorum. Aynı zamanda işte bir yandan da Behşet Hocamı, hani oradan, eee, gözlemliyorum gibi bir şey. Üç şeyi aynı anda ben birleştiririm. Dolayısıyla kreatif bir şey ortaya koyuyor olabilirim. Böyle de çalışmalar var. Yani dikkati dağınık veya hareketli çocukların çok kreatif, yani yaratıcı olabildiklerine dair araştırmalar var. Fakat daha zekiler mi? Hayır. Daha yaratıcılar mı? Evet. Böyle bir, bununla ilgili çalışma.

Hocam, vallahi yani bana biraz bu işin cılıkı çıkmış gibi geliyor. Niye? Şimdi ben yurt dışında üniversitelerde yaşadım bunu. Öğrenciye sınav yapacaksınız. Size bir liste veriyor ki, şu şu şu öğrencilerin raporu var. Bunlarda dikkat eksikliği, dikkat bozukluğu sendromu var. O çocuklar sınav normalde 2 saatse, o çocuklara 3 saat vermek zorundasınız. Evet. Var mı Türkiye'de böyle bir şey? Bizim, bizim. Var mı? Var mı? Ya ben bu yıllar önce yurt dışına üniversitelere rastlayınca dedim, yani ne demek yani? Niye burada niye daha fazla zaman vereceğiz ki? Onda bozukluk var. Mesela o çocuk kalkıyor sınıfta geziniyor, meziniyor falan filan. Bir şey diyor. Oğlum sen 30 yerine falan diyemiyorsun yani. Evet. Evet. Türkiye'de de var bu arada. Yani eğer dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu varsa ve bu hani o tedavisi olan da bir durum ama tedaviye rağmen bu, bununla ilişkili zorluk varsa, üniversite sınavında ek süre veriliyor. Evet. Öyle bir düşün. Ben bunu yıllar önce yurt dışında görmüştüm. Çünkü Türkiye'ye de gelmiş. Demek ki ne güzel o raporu al, rahat et. Ama gerçekten dikkat eksikliğiniz olması gerekiyor. Yoksa yani Türkiye'de raporlara da güvenmem. Birini bulup adamını bulup bir rapor alıp gelebilirler. Evet.

Peki bu dijital bağımlılık, o da tedavi edilmesi gereken bir klinik tablo haline geliyor mu? Çünkü görüyoruz ki bu ekran bağımlılığının ciddi bir IQ düşüşüne sebebiyet verdiğini görüyoruz. Ama bir yandan da senin söylediğin yapay zekayı kullanma becerisi ortalama IQ için, yapay zekayı da böyle bardağa bakarak kullanamıyorsun. Yani sonuçta da ekrana bakarak kullanıyorsun. Burada bir böyle bir garip bir durum ortaya çıkıyor baktığınızda. Pek bu yine de tedavisi gereken bir şey mi? Dijital bağımlılık bir tedavi gerektiren bir şey haline geldi.

Evet, kesinlikle öyle. Dijital bağımlılık tıpkı madde bağımlılığı gibi, tıpkı alkol bağımlılığı gibi beyinde etkisi o şekilde oluyor. Yani davranışsal bağımlılıklar, klasmanına giriyor. Aynı kategorideler. Orada oyun bağımlılığı ile beraber dijital bağımlılık, yani hani sosyal medya, işte o scrolling, hani orada da aynı şekilde bir bağımlılık oluşuyor. Çünkü aynı mekanizma. Siz orada, bir tane bir, hani 30 saniyelik bir şey izliyorsunuz. Beyninizde bir dopamin salgılanıyor. Bir haz duygusu hissediyorsunuz. E, ama o, tatmin duygusuyla beraber gelmiyor. Yani uzun vadeli bir bilişsel efor sonrasında ortaya çıkmadığı için kısa süreli bir duygu, veriyor ve tekrar istiyorsunuz. Tekrar tekrar. E, bir süre sonra oradaki reseptörler, yani reseptör beyindeki, hani o hormon etkisinin hücre üzerinde ortaya çıkması için olan, hani algılayıcılar diyelim, şey oluyor, doymaz oluyor, hani, tabiri caizse ve doymadıkça daha fazlasını istiyor. Diyor ki, hani şimdi bir tane vermiştin ama bir taneye ben alışıyorum zaten. İki tane ver, tane ver şimdi diyor. Bağımlılığın aynı şey, o da böyle gelişiyor zaten.

Hocam, bilmem, siz bununla ilgili yeni şeyleri takip ettiniz mi? Edi, muhakkak ediyorsunuz ama bu çok yeni, yeni bir şey, bambaşka bir alanda olduğu için bu. Şimdi biliyorsunuz zayıflama amaçlı kullanılan birtakım, eee, ilaçlar var. Bunların, bu nevi bağımlılıklarda da etkisi olması olabileceği üzerine çok ciddi araştırmalar var. Yani sizin zayıflamak için kullandığınız şey, sizin aynı zamanda birtakım başka bağımlılıklarınızı da ortadan kaldırabilir mi diye bir çalışmalar var. Oldukça başarılı sonuçlar veriyor gördüğüm.

Var. Kesinlikle. Öyle bir, eee, şey var. Review var. Ben onu okumuştum. Çok da, hani ilgimi çekmişti ve hatta şey deniyor, hani, eee, bağımlılıklarla ilişki, yani alkol bağımlılığının tedavisinde, eee, onun onay almasıyla ilişkili de şeyler var. Yani yurt dışında FDA, alkol bağımda birebir çok yaradığını söylüyor ama bazı bir takım başka bağımlılıklarda da çok etkisi olabileceği. Dijital bağımlılıkla ilgili açıkçası var mıdır bilmiyorum ama madde ve, alkol bağımlılığı gibi bağımlılıklarda bununla ilgili etkisi var. Çünkü orada da yine reseptör mekanizmaları üzerinden şeyi azaltıyor. Craving'i, craving dediğimiz bir şey var. Yani aşerme. Aşerme. Aşerme. Hani oradaki, eee, şeyi düşünüp o gelsin diye isteme. Bu aslında yine, eee, beyindeki reseptör, ve, hani, eee, nörotransmitler üzerinden oluyor. Onu etki ederek, eee, o isteği kırdığına dair yayınlar var. Ama dijital bağımlılık, o çok başka bir alan. Ben de merak ettim, buradan çıktığımı araştıracağım. İşte o şey, eee, ne o, hormonal tatmin, eee,lerin, hormonal tatmin arayışını ortadan kaldırıyor. Blok ettiği için orayı inhibe ettiği için, o arayıştan kaçınma, yani nasıl ki yeme isteğini yemekten kaynaklanan veya alkolden kaynaklanan, ne diyeyim, tatmin duygusunu gerektirdiği için aynısını diğer alanda yapabilir mi diye araştırıyor. Henüz daha, çok net bir şeyler yok.

Peki, eee, Meşhur hocam, daha iyi öğrenmek, bugün artık bir ihtiyaç haline mi geldi, yani daha bir ihtiyaç mı yoksa artık gereksiz bir şey mi?

Ya hocam, çok tartışmalı bir soru. Hani sizle dışarıda konuştuk. Eee, yani numarasını bilmiyorsunuz, işte hatırlamıyorsunuz. Şimdi bu size ne kadar büyük bir sorun yaratıyor? Yaratıyor. Evet. Eşinizinkini bilmezseniz yaratabilir. Normal. Hayır. Şöyle, mesela cezaevine düştüm ben, biliyorsun. Cezaevinde cep telefonum yok. Eşimi aramam için verdiğim bir hisse var. Şu numaralar arayabilirim de yakınlarımın, sizin verdiğiniz ve hepsini ezberlemek. Normalde yıllardır ezberlemediğim eşimin telefonunu veya kızımın veya annemin telefonunu içeride ezberleyiverdim birdenbire. Yani, o yokluk birdenbire sizi, yani suzoku çözmek gibi oldu birdenbire. Hani beni cezaevine atmaları belki benim azahlumu geciktirdi.

Tam babamın örneği gibi verdiniz. Ekstrem bir örnekten. Tabii başınıza geldiği için üzücü bir durum ama ekstrem bir örneği. Çünkü biz babamla da şunu tartışıyoruz. Ben navigasyonu yazıyorum ve buluyorum. O bilginin benim zihnimde yer etmesi benim için bir avantaj değil. Babamın da örneği şu, tam sizin gibi ekstrem bir örnekten gidiyor da, allahtan babamın başına gelmedi. Oğlum diyor, dünyada şey olsa, tüm elektrikler gitse, her şey kesilse, ne olacak yani? İşte oldu, şey, geçen sene oldu şeyde. Ben de babam aynen böyle dedim, baba 40 yılın başında olacak bir şey örneğiyle genel bir şey anlamamız pek mümkün olmayabilir. Şimdi dolayısıyla burada öğrenme noktasında tabii şu önemli. Yani bir şey zihinde tutmak, bazı bir bilgi zihinde tutmak önemli ama bizim kadar. Ben mesela şimdi kendi eğitimime bakıyorum, ben. Bence kendi eğitim döneminde çok gereksiz şeylerin birçoğunu ezberleyip öğrenmek zorunda kaldım. Yeni nesil bence bundan daha önemli olan şey doğru bilgi. Gereksiz oldu, nasıl karar veriyorsun büyüklüğünü mesela? Hayatımda mesela asla kullanmadım ama ezberlemek zorunda kaldım birçok bilgiyi ben zamanda sadece ezberleyerek, yani neye kullanacağımı bile bilmeden o dönemde öyle ezberleye ezberleye geçti. Yan. Ama belki başka bir bilgiye basamak oluyor, bilmiyorsun. Ya tabii ihtimal dahilinde. Yani bir kesinlik üzerinden konuşamıyoruz ama olasılıksal bakarsak muhtemelen bir basamakta olmuyor diye düşünemeyiz. Şöyle düşünelim, zihinsel bir kapasitemiz var ve o kapasitenin bir kısmını daha işime yarayabilecek şeyler noktasında kullanmak bence daha faydalı olabilirdi. Şimdi burada da bence yeni nesil açısından şöyle bir şey var. Öğrenmek, evet, yani bu kesinlikle önemi azaldı demiyorum ama öğrenmek kadar önemli olan bir şey de doğru bilgiye nasıl erişeceğinizi, o doğru soruyu nasıl soracağınızı, o yaratıcı biçiminizi nasıl kullanabileceğinizi ortaya koyabilmek ve bundan bir şeyi kendiniz özümseyip kendi yaratıcınızla özümseyip oradan o bilgi modüllerini oluşturabilmek. Yeni önemli olan şey bu. Bizim zamanımızda önemli olan şuydu. Ezberlemek, onu bilmek. Şimdi bence onun önemi gitti gide azalıyor. Bu tabii tamamıyla ortadan kalkıyor değil. Çünkü bir şeyler de bilmek zorundasınız ki üzerinde dediğiniz gibi koyun. Bazı bilgiler burada olmalı ama onun önemi eskisi kadar fazla değil. Çünkü artık bilgi orada ve bilginin şöyle de bir şey var. Maliyeti neredeyse sıfıra yakınsadı. Sizin zamanınızda bilginin maliyeti çok fazlaydı. Hocam. Benim zamanım birazcık daha düşüktü. Search engine'ler falan çıkmıştı. Şimdi neredeyse sıfıra yakınsı bu arada tabii tam sıfırlanmadı ama dolayısıyla bilgiye erişmek çok bedavaya gelmeye başlayınca o bilgiye erişmek ve onu bilmek önemli değil. O.

Doğru bilgiyi sentezleyerek, o bilgileri sentezleyerek ortaya bir şey koyabilmek önemli hale geldi. Bunu yapan gençler büyük ihtimalle ileride fark yaratacaklar. Mesela bana göre bilginin fazlasının hiçbir zararı yok. Yani niye söylüyorum? Şimdi mesela kızımla örnek vereceğim. Geçenlerde kızımla tartışıyoruz. Bu yapay zeka meselesini tartışıyoruz. Eee bana şey dedi. Eee yapay zeka, bugünkü yapay zeka tartışmaları İncil'deki Genesis bölümüyle ne kadar paralellik arz ediyor? dedi. Normalde şimdi bir genç kızın yani çocukluk yaşı çok genç yaşta bütün din kitaplarında okumuştum. Ne alaka dersin? Ş baktım hakikaten eee yani eee cennetten kovulmayla eee ilgili tartışmalar eee sınırlarını tanımama ve koyulmuş yaratıcısının koyduğu sınırlara uymamanın eee cennetten kovulmayla sonuçlanması yapay zeka için yapay zekayı üretenin kullan eee koyduğu sınırda yapay zekanın uymaması karşısındaki tedirginlikte çok paralel gösteriyor. Mesela ders ki niye İncil'i okudu ki bu çocuk? Okumasının bir faydasını gördü. E belki yarın Kur'an'dan yani eee benzer bir tartışmayı Vigenere ile ilgili yaptık. Yani eee Allah'ın kendisini insanların ne yarattığı ilgili tartışma Vigenere'nin kuantum teorisiyle çok üst üste eee oturuyor. Yani gözlemci yoksa eee evren eee yok şeyde o da eee Kur'an'daki eee Allah'ın bilinmek için yarattığım insanları demesiyle çok paralellik arz ediyor bir anda baktığın zaman. Yani her bilgi birbiriyle çok bağlı değil mi?

Süper. Şimdi ben kızıma buradan seslenmek istiyorum. Bence onu okuyarak şöyle bir hata yapmış. Fazla bilginin zararı yok deyince cümle çok güzel ama günümüzde fazla bilginin alternatif maliyeti var. Ne demek istiyorum? Şöyle bir şey dedim. Cümle çok güzel, doğru duruyor. Diyorum ki en az üçüncü bir dili öğrenin. İkinci bir dil daha öğrenin. İngilizce. Yok ama duyuyunca şey gibi geliyor. A ama tamam sen onu öğrenirken mesela kızınız onu öğrenirken bir başkası kızınızın anını bilmiyorum ama fizik üzerinde daha bağlantılı bir şey öğrense. Ama onu da öğrenebilir. Ama işte bak bunda bir zamansal kısıt ve zeka kısıtı var. Hepsi öğrenebilir olsa tabii sonsuzluk olsa şeyimizde varsayımımızda haklısınız ama kısıtımız var, zaman kısıtı. Ama bilgi öyle bir şey değil mi yani bir kapıdan girdikten sonra önünde beş kapı çıkıp ve onlarla tekrar girmeye ihtiyacı hissetmiyor musun? Hiçbir kapıdan girmezsen. Zaman zamansal kısmı koyunca en verimli kapılardan girmek gerekiyor muhtemelen. Şimdi şimdi dönemimizin işte en büyük sıkıntısı bu gençler üzerinde baskı oluşturan. Sizin benim dönemimde neyi öğrensek mükemmeldir. Çünkü bilginin hepsinin bir maliyeti vardır. Şimdi bilginin maliyeti sıfırlanınca neyi öğrensen anlamlı değil. En verimli olacak, en işine yarayacak şeyi öğrenip sentezlemek önemli. Ne zaman işe yarayacağını bilebilir misin? Orası işte çok zor. Yani orası zor hakikaten. Onu yapabilecek işte en yüksek %1'dekiler. Onu orası yapabilecek diye tahminliyoruz. Ha belli oranda tahminlersin hani 3 aşağı 5 yukarı. Bu şöyle demek değil. Hani fizik her şey fizik olacak demek değil. Bambaşka bir alandan da oraya getirebilirsin. Bu var ama hani 3 aşağı 5 yakınsak yerlerden gitmek muhtemelen daha avantajlı olabilir. Ya da bambaşka bir yere gidip o yaratıcı sentezleme zekası varsa yine başarırsınız. Ama şu bence çok geçerli değil artık günümüzde. Çünkü zamansal bir kısıt var ve rakipleriniz sınırsız veri kaynağından beslenirken sizin orada en doğru yerdeki suyu içmeniz gerekiyor. Gidip ta o köşedeki su içerseniz rakibinize göre o en yüksek kesimdeki bence geride kalırsınız gibi.

Ben zarını görmedim. Ben mesela ben bir sürü konuyla ilgili yüzeysel bilgiye sahibim. Hiçbirinde derinlemesine bilgim yok. Ya da pek azında belki derinlemesine bilgim var ama bu sayede seninle bunu konuşabiliyorum. E hocamla aşk hocamla onu konuşabiliyorum. Erkcan hoca geldiği zaman onunla fizik konuşabiliyorum. E Ercan Esah geldiği zaman kuantum konuşabiliyorum. Celalle e ve İlberle tarih veya felsefe. Güzel. Ama burada iki tane yine şeyi değiştirmemiz gerekiyor. Bir sizin çağınız bir de yeni çağ koymak gerekiyor. Yani yeni Fatih Hataylı yeni şimdi doğmuş bir Fatih Ataylı her şeyde bu kadar yüzeysel bir bilgi yerine belki mesleğinde çok daha derinlemesine başka yöntemleri bilse çok daha başarılı olabilme ihtimali olurmuş gibi geliyor. Ya şöyle bir tabii bu çok teori konuşmaya başlayacak. Hani test etme ihtimalimiz yok. Bir Fatih Ataylı şimdi doğuyor. Tam sizin yaptığınızı yapıyor. Bir Fatih Ataylı yine şimdi doğuyor. Bilginin maliyetinin sıfır olduğu yerde en doğru bilgiye nasıl ulaşacağını biliyor. Biliyor ve buraya bir yapay zeka koyuyor. Benim konuğum bu konu bu. Sor soruları diyor. Yayından bir saat önce onu çok iyi bir şekilde yapıyor. İlber hocayla konuşabilecek bir şey ediniyor. Hemen bir başkasını da ediniyor ve size göre başka bir yerde daha derinlemesine. O zaman muhtemelen yeni Fatih Ataylı'nın o modeli daha başarılı olabilirmiş gibi geliyor. Ama tabii birazcık hipotetik konuşuyoruz da. Ama ben bunu da yaptım. Yani işte o chat GPT çıktığı zaman bunu anons ederek de yaptım. Bir program eee sırasında bütün soruları chat GPT'ye hazırlattım. Eee galiba uzayla ilgili bir eee konuydu. Eee kendi sorduğum soruların her şey hakkında kalıyor. Chat GPT vasıtasıyla soru soran hiçbir şey aklında kalmıyor. Zaten en büyük sıkıntı ama şunu da hiç unutmamak gerekiyor. Fatih hocam bunu nasıl söyleyeceğini bilemiyorum ama siz ben yaşlandık yaşlandık. Siz yaşlısınız biz dijital göçmeniz. Dijital dünyaya doğmadık. Benim konuştuğum dijital dünyaya doğan genç. Odağı gençte daha farklı olabilir işler ama haklılık payınız da var ama iddiaya girelim isterseniz hocam. Buna. Tabii öyle öyle öyle baktığın zaman bütün eee beyin fonksiyonlarının dijitalleştirilmesi veyahut da dijital destek alması, insana bir interface koyulması, bir arayüz koyulması ve bilgisayarla beraber hareket etmesi falan da söz konusu olabilir. Tabii çok hipotetik şey konuşmaya başladım yani artık tam itibariyle hepsi şey dahilinde oluyor dediğiniz gibi. Ama ben kendi hani zihinsel süzgecimden geçirdiğimde şu an itibariyle bile hani bir gence eskiden benz 3 dil öğren, 4 dil öğren denirken mantıklıydı. Çünkü bilginin maliyeti yüksekti. Bilginin maliyeti sıfırsa o zaman bir şey öğren demenin bir anlamı kalmadı. Çünkü bilginin maliyeti sıfırlanınca o zaman ne demem gerekiyor? En çok işine yarayanı öğrenmen gerekiyor demem gerekiyor diye düşünüyorum.

Ama şimdi hocam yani şimdi gitmişsin atıyorum İtalya'da, Fransa'da bir restorana oturmuşsun. Garson gelmiş. Sen ona ukalaca onun dilinde sipariş vermen ve o kültürü bilmenle o eee bilgisayar şeyin ne bileyim telefonunun veya gözlüğünün yaptığı çeviriyle konuşman aynı şey mi? Değil ama örnekle o kadar spesifik yere gittiniz ki İtalya'ya gittik yaşta şimdi siz onu öğrendiniz İtalya'da pizza vermek için hayatınızın büyük ihtimalle iyi bir İtalyanca öğrenmesi 2,5 yılını verdiniz. Bir başkası o 2,5 yılında ne yaptı biliyor musunuz? Robotikle ilgili bir şey çalıştı ve robotiği bir şekilde aylık 25.000 dolar kazanacak hale getirdi. Siz oraya kendi kendinize giderken o yanında korumasıyla iki tane çevirmeniyle gitti. İtalyanla İtalyan şey gibi konuştu. Yani verimlilik bazında baktığımızda yeni dünyada ben dediğinizin artık eee eski planda kaldığını düşünüyorum açıkçası. Yeni dünyada. Demode yani. Evet demode. Aslında şöyle bir şey var orada eee bence bu yeni gelişmelerle beraber az önce yaratıcılıkla ilgili bir şey söylemiştik ya dedik ki hani ADHD'de işte onların çok daha yaratıcı olduğuna dair yayınlar var. Niye çok daha yaratıcılar? Çünkü dikkatleri bölünmüş yani dağınık. Bundan ne anlamalıyız? Yani farklı farklı konularla ilgili bağlantılar oluşturabiliyorsam atıyorum eee işte dinle ilgili bir konu veya tarihle ilgili bir konuyu ben gelip matematikteki bir şeyi açıklamakla ilgili o bağlantıyı kullanabiliyorsam ben yeni bir şey üretiyorum. Şimdi yapay zeka var olan şeylerin replikasyonuyla ilgili. Yani şu seviyede öyle yetkinleştikçe belki değişecek ama dolayısıyla burada gerçekten kreatif olan, gerçekten değer katan, katkı sağlayan yorumlar veya hani eee ortaya konulan ürünler farklı başka başka alanlarda belki biraz yüzeyel yüzeyel olabilir. Hani hepsini ben derinlemesine öğrenmiyor olabilirim ama a şurada da şöyle bir kitapta da işte böyle bir şey geçiyordu. Acaba bu sistemi biz alıp şimdi ben şu anda onu yapıyorum farkındaysanız. Ben şu an psikiyatrideki ADHD ile ilişkili bir veriyi acaba dijital e kullanımı da tıpkı dikkatimizin dağınık olduğu gibi farklı farklı konuları araştırıyor gibi kullanıyor olsaydık daha kreatif olur muyduk diye bir bağdaştırma yaptım şu anda ben. Oradan eee belki aynı eee şeyi eee hani yaratıcılık anlamında düşünüyorsak yani ortaya yeni şeyler koymakla ilişkili fayda sağlıyor olabilir. Yani farklı farklı kontekstleri yüzeyel olarak bilmek belki böyle bir avantajı oluyor olabilir. Ha derinleşmedikçe beynin başka bilişsel fonksiyonları orada eee köreliyor mu veya bir eee zaman açısından eee yani derinleşmek çok mu acaba maliyetle çevrili? Çevrili ise de başka hani yeni şeyler ortaya konuyor olabilir. Hani belki bunun böyle bir. Yani büyük ihtimalle bizim zaten geçen insan evrimi içerisindeki birkaç yüz bin senede bir sürü şeyimiz körelmiş yerine başka şeyler gelişmiş oluyor. Yani. Değişen bir şeyden bahsediyoruz aslında. O yüzden körelmesin dünyanın sonu diyemeyiz. Yani bambaşka bir yere eee dönüşecektir. Tabii ben şeyi de merak ediyorum. Mesela eee bahsediyoruz işte eee dikkat eksikliği, bozukluğu. Acaba şimdi bu bu ne? Zekayla ilgili bir şey, beyinle ilgili bir şey. Acaba mesela yarın öbür gün bazı yapay zeka sistemlerinde de dikkat eksikliği eee sorunu olacak mı? Veya işte eee mesela psikopati bir eee beyinsel bir şey. Acaba psikopat bir yapay zekada çıkacak mı? Halüsinasyon görebiliyor, halüsinasyon görüyorlar. Görüyorlar. Halüsinasyon olabiliyorlar. Eee olabilir yani. Çünkü orada eee olan şeyler nasıl oluyor? eee daha farklı hani oradaki boşlukları doldurmak için kendi mesela bir şey üretiyor. Dolayısıyla sistemsel bir hata olur ama sistemsel bir hatadan dolayı da oluyor olsa olabilir tabii ki. Hani dikkat dağınıklığı tam olarak gelişir mi oradaki onun? Çünkü bir şeye odaklanırken dağılıyor. Zaten şöyle bir şey var. Hani ben aslında eğitim sistemi ile ilgili entegrasyon olmalı derken buna benzer bir şeyi de kastetmiştim. Belki hani kullanıyorsunuzdur yapay zekada mesela konuşuyorsunuz konuşuyorsunuz. Belli bir süreden sonra yapay zeka aptallaşmaya başlıyor. Çünkü neden? Onun bir bilgi kapasitesi var ve bir belleği var. O belleği unuttuğu için aynı sohbetin içinde sizin ilk verdiğiniz soruyu veya komutu artık unutmuş oluyor ve hani daha saçma sapan cevaplar veriyor. Diyorsunuz ki ya ne konuşuyorduk şimdi niye böyle saçmaladı? Ben çok yaşıyorum. İnsanlarda da öyle oluyor. Onda da öyle oluyor. Onun için mesela bu olmasın diye bu şeylerde geçer. Prompt engineering eee alanlarında bunlar söylerler. Belli aralıklarla onun hafızasını eee yani birkaç prompt vermelisiniz ve o sohbetteki o bilgileri eee özetlettirip kompres ettirip hatırlatmalısınız veya belli aralıklarla hani onu revize etmelisiniz. Master vermelisiniz. Evet. Yani onun da aslında bu tarz şeylere ihtiyacı var ama bunları bilen hiç yani genel olarak bilinmiyor. Yok vallahi benim bununla ilgili en büyük paniğim şey paniğim derken eee buradaki sıkıntıları en hissettiğim HF diye bir film var. Seyrettiniz mi? Ya çok acayip bir film değil miydi? Şeyi biliyoruz bu arada yeni nesil duygusal bağı insan olmayanlara daha rahat kuruyor. Biz o kadar kuramasak da yeni nesil daha rahat kuruyor. Kur ama işte duygusal bağ kurduğun senden başka 7.000 kişiye daha bağ kuruyor. Sonra onu da öğreniyorsun ve fenalık geçiriyorsun. Doğru. Bilgisayar tarafından aldatılmak, telefonundaki Siri'nin seni aldatması gibi bir şey. Çok acayip yani. Evet. Yani eee şey ilginç ama yine böyle bambaşka bir boyuttan bakalım dersek ya şöyle bir gelecek tahayyül edelim. Evet. Şu anki yapay zeka bazında baktığımızda birçok sıkıntıyı görüyoruz, halüsinasyon görüyor falan ama bu çok kendini geliştirdiği bir döneme geldiğinde yapay zekanın ve insana sanal bir mutluluk vereceğini söylediğinde ben birçok insanın razı olacağını düşünüyorum açıkçası. Şu anda da antidepresanlara fazlasıyla razıyız. O da bir öyle ya da kimyasal bir tepkimeyle bunu yaratıyor. Dolayısıyla o gün geldiğinde ben insanlara şey diyeceğiz zannetmiyorum. Yapay zekanın bana sunduğu mutluluğa hayır demeyeceğiz. Büyük ihtimalle mutluluk onu kabul edeceğiz. Yani HF filmi belki de hepimiz için daha iyi olur. Herkesin bir HF'si, herkesin bir HF'si veya olabilir yani. Eee ama şunu söylemek mümkün. Yani bu e veriler yani teknolojiyle beraber zekadaki gerilemenin ortaya çık ortalama zekadaki gerilemenin eee tespit edilmiş olması bir panik veya daha az zeki ya da daha eee aptal bir nesille karşı karşı olduğumuz anlamına gelmiyor herhalde. Gelmiyor. Zekayı ölçmek için yeni şeylere ihtiyacımız var demek oluyor. Yeni döneme, yeni anlayışa göre yeni bir zeka ölçü modeline ihtiyacımız var. Hangi zekaya ihtiyaç duyulduğunu anladıktan sonra. Evet. Kesinlikle. Evet. Eee panik kısmında sadece şeyde panik yapabiliriz ama yapay zekanın gelişimi o kadar hızlı ki bence orası panik yaptırabilir. Kas. Yani derdimiz zeka olmayacak muhtemelen. Vallahi engelleyebileceğimiz bir şey olmadığı için ben panik demiyorum. Yani bazı şeyler vardır engelleyemezsin. Bundan korkmanın da gereği yok yani. İşte göktaşı geliyor. Durduramayacağına göre ne yapacak? Bekleyeceksin. Yani o da eee muhakkak ki insan yani eee zekanın gerilemesinden bir tek şuna endişe ediyorum. İşte hocamın dediği gibi yani zeka şartlara uyum sağlama yeteneği aslında baktığınız zaman bizim şartlara uyum sağlama yeteneğimizden daha hızlı bir gelişme olur ve eee biz ona uyum sağlayıp yok olursak o bambaşka bir tehlike ama o zaman da belki de dijital olarak sonsuza kadar. Belki olması gereken bir şey var. İnsan evriminin bir. Bilmiyoruz yani. Çok fütüristik bir şey oldu ama belki evrimin sonraki basamağı yani akşamleyin oturup bunun üzerine 7 saat yayın yapılabilir. Yani öyle bir mevzu bu ama ben gençlerin daha az zeki oldukları kanaatinde hiç ama hiç değilim. Her konuştuğumda eee zaman zaman algılarının açıklığına ve veya zekalarını kullanış biçimlerine hayranlık duyuyorum. Pek çok eee gencin tabii ki herkesin değil ama çok e böyle bir hani genelleme yaparak yeni gençler daha salak demenin ve ha biz sizden daha zekiyiz demenin alemi yok yani. Ama senin benden daha zeki olduğun kesin. Estağfurullah. Hala benden otoparkasını istemen, unutmaman onu onu gösteriyor. Hocam sağ olun. Kaldı mı konuşacağımız bir şey bu konuyla ilgili? Söylemediğimiz bir şey? Güzel yerlere bağlandı diye düşünüyorum. Eee, bence her şeyi konuştuk gibi. Yeni nesil ama çok zekiler. Onu. Bence de yeni nesil, yeni nesil muazzam. Eee, zeki yani bir bilinç düzeyleri çok yüksek gibi geliyor bana. Belki de yanılıyorum yani genele genele tekabül etmez ama çevrede gördüğüm gençlerde bunu çok sıklıkla görüyorum. Peki, çok teşekkür ediyorum değerli izleyiciler, değerli gençler. Eee, diyeyim, eee, ortalama zekanın eee, düştüğü ve ilk kez eee, bilinen tarihte ilk kez bir neslin kendinden önceki nesilden daha az zeki olduğu yolundaki eee, araştırma sonuçlarının eee, değerlendirmesini yaptık. eee bir ölçüde ve aslında bunun eee bir gerçeği değil belki de yepyeni bir ölçüm sistemine, değişen şartlara, değişen dünyaya eee uygun yeni bir ölçüm sistemine ihtiyaç eee duyulduğunu yoksa yeni neslinin daha az zekaya sahip olduğu manasına, anlamına gelmediğini eee konuştuk. Elbette ki herkes çok zeki olacak diye bir şey yok ama eee zekada bir ortalama zekada bir müthiş gerilemeden söz etmek eee burada eee konuştuğumuz kadarıyla pek mümkün değil. Zaten dünyada da eee bu yönde bir şey var. Herkes eee yeni gelişen teknolojilere, yeni gelişen eee özellikle yapay zekaya ve eee ekrandan edinilebilir bilgilere göre yepyeni bir değerlendirme, yepyeni bir ölçüm sistemi ve yepyeni bir zekayı kullanma yöntemi gelişmesi gerektiği konusunda hemen hemen herkes eee hemfikir bu daha aptal olduğumuz anlamına gelmiyor. Hiç merak etmeyin. Görüşmek üzere. Hoşça kalın. Şart Ninja teke tek bilimi sundu. Ev.