Transcription
Şunun bir ben işin içinde biri olarak, hatta bazen kınamıyordum ya. Hepsi yat salat, kalk salat. İki senedir salatı amat diyorsun. Yeter diyenler vardı, tamam mı? Öyle o tip yorum çok geliyordu. Neden hep salat? Bakın size üç tane ayet vereceğim. Salatın dinle eşit olduğunu göreceksiniz. Din varsa, Allah'ın indirdiği din vardır. Salat varsa, Allah'ın indirdiği din vardır. Salat yoksa, orada Allah'ın indirdiği değil, insanların uydurduğu din vardır. En bildiğiniz sure üzerinden örnek vereyim. O din hakkında yalana sarılanı gördü. Dikkat ettin mi ona? Kim o? Musallin, salatını zayi eden. Yani zay eden derken, Meryem 59 üzerinden diyorum. Yani salat konusunda gaflette olan, salat ettiğini zanneden. Mesela yani cuma namazına gidip de cuma bittikten sonra benim Borçka'da iş yerim, merkez cami 50 metre. Aramda bir blok var sadece. Herkes önümden geçer. Bak ben kimseyi kınama derdinde değilim. Ben üzüldüğüm noktayı söylüyorum.
Şöyle, o cumayı da eda ettim. Allah kabul etsin falan. Büyük iş başarmışlar. Tamam mı? Büyük iş başarmışlar. Bana sen cumaya gelmedin mi? E sen gittin de ne oldu ki? Dedim, ne yaptın sen cumada? E cuma namazı kıldın. Allah seni oraya a namaza değil ki cumaya çağırdı. Cumaya. E namaz değil mi? Yok, değil. Cuma cem olma. Yumruk olma demek. Sen kimin derdine çare oldun?
İlk topladığı bir paraya 10 lira at. Maun suresindeki odur. Enfal suresi 35'te ne der? Onların beyitteki salatı el çırpmaktır, ıslık çalmaktır. Onların salatı aslında 36'da da ince bir detay var. Onlar Allah'ın yolundan saptırmak için salat ederler diyor. Örnek vereyim mi? Allah'ın yolundan saptırmak için salat edenleri medrese yaparlar, Kur'an kursu yaparlar, cami yaparlar. Tevbe suresine, Mescid-i Dirar'ın özelliklerine bakın. Bugünkü camilerin aynı olduğunu görürsünüz. Tam müd demiyor mu? Kafirlere gözcülük yapmak diye. Bugün tarikatların, medreseleri, yurtları, Kur'an kursları hep Yahudiye ajan yetiştiriyor. Ya Fethullah şeyden görmedik mi? Öbür diğerleri de masum değil. Yani hiçbiri masum değil. Kafirlere gözcülük yapmak diyor. Ajanlık da ajanlık işte aynı. Hepsi aynı. Allah'ın yolundan alıkoymak için demiyor mu? Mescid-i için Allah'ın yolundan alıkoymak. Cin suresi 18 ve 20. ayet.
Çok yanlış anlaşılan bir ayet. Nasıl anlaşılıyor? Ben yalnızca Rabbime dua ederim. Duamda ona ortak koşmam. Veya mescitler Allah içindir. Allah'tan başkasına dua etmeyin diye anlaşılıyor. Değil mi? Çevirilerin %90'ı böyle. Değil ya. Mescitler Allah içindir. Allah'tan başkasına davet yapmayın. Yani Allah'a, kitabına davet edin. Kendi meşrebinize, mezhebinize, grubunuza, cemaatinize, tarikatinize davet etmeyin. Ya yani Allah'a davet nasıl olur? Kitabından olur. Ya ya Allah'ın Kur'an'ından olur ya da tabiat kitabından olur. Bir mescitte biyoloji, fizik, kimya, matematik anlat ama hadis, rivayet, ilmihal, mesnevi, mektubat anlatma ya. Çünkü biyoloji, matematik, fizik, kimya Allah'ın ayetidir. Öbürü şeytanın ayetidir. Anlatabiliyor muyum? Mescitler Allah içindir. Allah'tan başkasına davet yapmayın. Dua geçmez orada. Kur'an'da eli açarak, yani insanların el açarak, ben el açarak yapmayayım da insanlar el açarak yaptığı duadan bahseden toplam 5 tane ayet çıkmaz. Ama bakıyorsunuz dua geçen ayetlerde hep normal dua diye çevirirler. Halbuki dua geçen ayetlerin çoğunda, büyük çoğunluğunda davet vardır. Mesela ne diyor? Yusuf 108 mesela. Ya peygamberi çok örnek alıyorlar ya. Biz onu örnek alıyoruz. Allah diyor ki bize onu örnek alın diyor. Alın örnek alın bakayım. Bakın Muhammed Aleyhisselam ne diyor? Yusuf 108. Ben ve bana uyanlarla birlikte ben sizi Rabbime davet ederim. Bak ne diyor. Ben ve bana uyanlar da rabbimize davet ederiz. Niye kendinize davet ediyorsunuz? Rabbinize davet etseniz ya. Öyle değil mi? Burada davet geçer. Yine Kasas 86'da Allah'a davet et ve ortak koşanlardan olma diyor. Ne demektir bu? Allah'tan başkasına kime davet ediyorsan müşriksin. Net yani. Müşriksin. Allah'tan başkasına kime davet ediyorsan müşriksin.
Bir yorum var. Şuraya kadar götürebilir miyiz? Şimdi yaşamış olduğumuz toplumda kaldırımlı motosiklet kullanmak, kırmızı ışıkta geçmek ya da kendi çıkarını önceleyen ve diğerinin hakkına giren her türlü eylem. Bunu meşru gösteren her türlü eylem ve ne diyelim? İşte bunu temellendirdiğiniz bilgiler bütünü.
Yani bu cemaatçi tayfada da olabilir, cemaatçı olmayan tayfada da olabilir. Rüşvet yemekten, bir binayı yaparken kolon eksiltmekten, hani parayı daha değerli görüyorum. Para benim ilahım olmuş oluyor. Onu önceliyorum. Ama ne oluyor? Günün sonunda burası yıkıldığı zaman birkaç camdan bu parayı kazanmış oluyorum. Ya da geçen reçel yerken dişimiz çatlıyordu az kalsın. Markası Tamek işne reçeli çekirdeksiz diye işte söyleniyor. Ama benim gibi bir yıl içerisindeki kim kaç kişinin dişi çatlıyor? O firmanın karı içerisinde çatlak. Atıyorum 300 tane diş var inan. İnanmasa da kişi inansa da adı her ne olursa olsun birinin hakkına girmeye kadar sanırım zorlu olarak gidiyor bu. Yani kişi şirke bulaştığı zaman şu ya da bu şekilde birlerin hakkını gaspetmeye de başlıyor.
Kesinlikle. Şirk neden en büyük zulümdür? Hani Allah şöyle diyor ya mesela Nisa 48 ve 116 diyor ki Allah şirki kesinlikle affetmez. Yani şirk Allah'ın zoruna mı gidiyor ki Allah şirki affetmesin ya? Sen ona istediğin kadar şirk koş. Ona hiçbir zarar yok. Ne der Lokman suresinde? Lokman oğluna ne der? Oğlum sakın Allah'a ortak koşma. Allah'a ortak koşmak en büyük yanlıştır. Neden? Etrafınıza bakın. Ben her zaman söylediğim bir şey var ki Ali Şeriatinin de sözüdür bu. Din afyondur. Din yeryüzünde binlerce din vardır. Allah'ın indirdiği din insanı uyandırmak içindir. Diğer kalan hepsi insanı uyuşturup kontrol altında tutmak içindir. Uyuşturmak içindir. Şimdi şöyle düşünün. Şirkteki zulüm nerede? Örnek vereyim. Namaz kılmayanı öldür. Var mı? Dinden döneni öldür. Var mı? İçki içeni öldür. Var mı? Zina yapanı öldür. Var mı? Müşrik belle öldür. Kafir belle öldür. Öldür. Peki bunların hiçbiri Allah'ın indirdiği dinde var mı? Yok. Nerede var? Şirk dininde var. Görüyor musunuz? Şirk nasıl bir zulme dönüşüyor. Öldüren Allahu ekber diyor. Ölen Allahu ekber diyor. Ya ne kadar berbat durumdayız. Bakın Allah insanı yaratmıştır. Tertemiz fıtrat. O fıtrata iyi şeyler yüklerseniz kaliteli insan olur. Ama o fıtratı zehirlerseniz ne olur? Suç makinesine döner insan. Nasıl ki bu bilgisayar şimdi bunda bir yazılım var. Buna virüs bulaşırsa ne olur? Çöker, kasar. Kendi kafasına göre saçmalamaya başlar. Sekmeler açmaya başlar. E insan da içine virüs yani şirk bulaşmış insan da içine virüs bulaşmış bilgisayar gibidir. Saçmalamaya başlar. İnsanlıktan çıkar. İşte nedir? Kur'an zikirdir. Nedir? Fıtratına döndürür seni. Bak en başına döndürür seni. Tamam mı? Bunlar at der. Rabbinin öğretisiyle inşa ol. Fıtratındakini sana sana hatırlatır.
Yani dolayısıyla şirk hani der içki bütün kötülüklerin anasıdır. Abi içki içeni ayıltırsın da bir tarikatın içine düşeni ayıltamazsın.
Arkasından şey de gelmiyor mu? Seçkin olma duygusu, seçilmişlik duygusu hepsinde var.
Ne yapsam yeri direğe doğru gidiyor. Adına?
Kesin kesinlikle hepsinde var. Biz azap edilecek değiliz. Biz ateşe girsek de azıcık yanar öyle çıkarız diyor ya mesela Tövbe suresi 8 ayette kurtulmuşluk sendromu. Tamam mı? Hristiyan da var. Hristiyan İsa'yla kurtuluyor. Yahudiler seçilmiş ırk diye kurtuluyor. Ehl-i Sünnet'te Halidiye koluyla, Fırka-i Naciye ile, şefaatle ya zaten zaten öyle bir dinleri var ki istersen cehenneme gidemezsin ki. Yani namaz kıldığın zaman bütün günahların affoluyor. O günkü namazda abdest aldığın zaman böyle suyla birlikte dökülüyor. Olmadığı cumaya gittiğimde o haftaki günahların affoluyor. O da olmadığı zaman kurtuluyorsun. Ramazan kurtuluyorsun. Kandil gecelerinde kurtuluyorsun. Hacda kurtuluyorsun. Oğlum orada da kurtulamadıysan şefaatle kurtuluyorsun. Ahirette şefaatte de kurtulamıyorsan biraz yani bronzlaşıyorsun. Ondan sonra çıkıyorsun.
Hristiyanlar günahı çıkartıp atıyorlar. Bunlar günahı konvert edip geri dönüşüm sağlıyorlar. Sevaba çekiyorlar.
Ya düşünebiliyor musun? Nisa 101 ne diyor? Bakın. Bakın. Nisa 101 diyor ki Allah bize buyuruyor ki size yasaklanan büyük suçlardan kaçının. Diğerlerini ben affeder sizi güzel bir yere yerleştiririm diyor. Değil mi? Ne diyor? Büyüklerinden sakın diyor. Peki peygamber ne diyor? Onların peygamberi bizim bizim Muhammed değil. Nebi resul Muhammed değil.
Yani bizim Muhammed Aleyhisselam'ı tenzih edelim. Nasıl söylüyor? Hadis uydurmuşlar. Diyor ki benim şefaatimde günahı büyük olanlara ne kaldı?
Öyle diyor ya. Benim şefaatimde günahı büyük olanlara olacak diyor.
Ölmeyi dilesenize ya diyor. Ama yani bir de dalga geçme oldu modu aslında bu rabbim. Evet. Ölmeyi dileyin.
Ölmeyi dileyin. Madem Allah'ın sevgili kullarısınız buradan cennete gidin.
Ama bir de ne diyor? Bilakis diyor dünya hayatına en meyilli olanlar onlardır.
1000 yılı. 1000 yılı yaşamak isterler.
Yani. Allah'ım cuma gün bu cuma değil. Şirk bütün kötülüklerin anasıdır. İnsan fıtratını pert eder. Kur'an'da deryadaki canlıların en şevlileri ortak koşanlardır. Der kull aklını kullanmayanlardır. Pislik içinde bırakırım der. Oradaki rit kelimesi ahlaki kokuşmuşluktur. Müşrik toplum ahlaken çökmüştür. Müşrik toplumda ahlak bekleyemezsin.
Batı toplumları böyle denilebilir mi? Biz ahlak deyince belli bir yere alıyoruz ya.
Hani bugün Danimarka şey gösterilen hani Kur'an'ın endeksine göre Kur'an endeksine göre işte bunlar birinci sınıf şey çıkıyor. Yeni Zelanda, Belçika, Danimarka falan. Bunlara bunlara kez diyor muyuz? Zanımı zannımı söylüyorum.
Efendim?
Onlar fıtratını koruyanlar var içlerinde.
Zannımı söylüyorum ben. Kimsenin öyle bir yetkim yok zaten. Tamam mı? Onların Rabbi Allah'tır. Allah kararını verecektir. Ama ateist bir insanın bir müşrikten fıtratı daha temizdir. Çünkü gerçekten diyorum insan ürünü olan dinlerin öğretisi gerçekten zehirdir. Ya etrafımızda görü ya. Ya bir Afganistan'a bir bakın. Afganistan'a bakın. Ne bileyim Suriye'ye bakın. Irak'a bakın. Bir bakın. Yani şirkle zehirlenmiş bir beynin nasıl insanlıktan çıktığını, hayvandan daha da aşağı duruma geldiğini görürsünüz. Ona rabbinden indirilene uyun dendiği zaman diyor ki biz atalarımızdan gördüğümüze uyarız. Ya atalarınız yanlış yoldaysa.
Çok kısa bir olay başıma gelen olayı anlatmak istiyorum. Etkili olduğu için yani birilerine de bu örnek verilebilir. Benim teyzemin kocası var. Beni çok sever. Teyzemin çocukları var. Aramız iyidir. Ama az önce dedim ya peygamber için keseceğimiz kurbanı ortak etmek isteyen teyze bir çocuk. Onların babası bana ne dedi? Bir gün evine gittim. Bana dedi ki, "Şinasi, ben seni çok severim ama dedi, bir konuda yanlışsın dedi." Tamam mı? "Niye dayı?" dedim.
Dayı mı diyorsunuz siz? Ben teyze kocasına dayı derim. Hem annemin amcasının oğlu olduğu için.
Annemin amcasının oğlu aynı zamanda iki taraftan da akraba oluyor. Tamam mı? Niye dayı dedim. Bana dedi ki yanlış yoldasın dedi. Tamam mı? Yanlış yoldasın dedi. Dedim ki senin doğru yolda olduğunun delili nedir dedim. Bana dedi ki alimlerimiz, hocalarımız bu kadar insandan eğitim aldık. Büyüklerimiz hep bize böyle öğretti dedi. Bak dayı dedim sen bu kafayla dedim Gürcistan sınırına 10 km falan mesafe vardır. Şu 10 km ötede doğsaydın Hristiyan olacaktın dedim. Niye dedi. Büyüklerin atalarını öyle öğretecekti dedim. Sen dedim İran'da da olsan Şii olacaktın. Niye? Büyüklerin atalarını öyle öğretecekti. Ondan sonra İsrail'de de olsan Yahudi olacaktın. Hindistan'da da olsan ineğe tapacaktın. Çünkü büyüklerin atalarını öğretecekti. Senin inancını doğduğun yer belirliyor. Ya yanlış yerde doğduysa. Peki dedim dayı ben bir şey söylüyorum. Bana katılmıyorsun. Şii de müslümanım diyor alt kolları. Sünni de müslümanım diyor alt kolları. Dedim ki bak dayı dedim onların argümanları üzerinden dayıma muhatap oldum. Yoksa bende namaz olayı bende yok zaten. Yani benim duam vardır duamı ederim. Ama şimdi onların namazı var ya onların argümanı üzerinden ben ona şöyle dedim. Dört mezhep hak mı dedim. Dedi ki haktır. Tabii dördü de haktır. Tamam dedim sana çok en basitinden geleceğim dedim. Hanefi'ye göre Şafii'nin kıldığı namaz kabul değil dedi. Nasıl hak oluyor? Sizin namaz olmazsa olmaz bir ibadetiniz ama Şafii'nin kıldığı namaz Hanefi'ye göre geçerli değil. Niye? Şafii'de kan abdesti bozmuyor. Sizde bozuyor. Şafii'nin kanı akınca namaz kılarsa Hanefi'ye göre o namaz kabul değil. Bu nasıl hak oluyor? En temel ibadetinizde bile çelişebiliyorsunuz. Bir ikincisi böyle ihtilaflar varken dedim. Tamam mı? İhtilaf Hanefi'de yani Hanefi'de gusl farzı 3, Şafii'de 1, Hanbel'de 5, öbüründe 7. Ya besmele Fatiha'dan önce besmele çekilecek mi çekilmeyecek mi onda bile karar verememişler. Biri diyor ki besmele çekilmesi lazım. Öbürü diyor ki mekruhtur. Biri mübahtır. Ya çok basit detaylar. Hani İsa'nın İncil'de çok güzel bir sözü var. Bayılıyorum. Yahudi din adamların aynen şöyle söylüyor. Yeri geldiğimiz sineği süzersiniz. Yani sakız orucu bozar mı? Kan abdesti bozar mıyla uğraşırsınız. O anlamda sineği süzersiniz. Öbür tarafta deveyi yutarsınız. Ne demektir bu? Kan abdesti bozar mıyla uğraşırken adaletten, merhametten, paylaşmaktan bahsetmezsiniz. Asıl olan öğreti budur. İsa öyle diyor. Çünkü yani muhteşem o Mattanın 23. bölümü. Müsait olduğunuz zaman okumayan varsa okusun. Muhteşem. Ha bunlarınki aynı. Neyse şeye dedim ki dayıma, "Bir hakem olması gerekmiyor mu?" dedim. Hakem Allah bu kitabı niye gönderdi? E tabii ki gerekiyor. Ya peki o zaman dedin ben rabbimden gelen bir kanıta dayanıyorum. Benim kanıtım Kur'an. Siz neye dayanıyorsunuz? Atalarınıza. Öyleyse dedim, rabbinden gelen bir kanıta dayanan mı doğru yoldadır? Atalarından gelen kanıta dayanan mı doğru yoldadır? Hiç cevap veremedi. Yani pili o kadar. Pili o kadar. Şimdi atalarından gelen kanıt kim? Hanefi veya hadis alimleri. Ben neye dayanıyorum? Kur'an'a dayanıyorum. Yani dolayısıyla burada dayım bana cevabını veremedi. Konumuz neydi? Nerede kalmıştık?
Bir soru sormam mümkün mü? Şirkle ilgili soracaktım.
Şimdi siz geldiğinizde namazla ilgili konuşmuştuk. Evet. Eee, şimdi bu namazın olduğuna inanan insanlar namaz kılınca eğer öyle bir ibadet yoksa, Allah'ın öyle hükmü yoksa, olmamasına rağmen kılıyorsa şirk içine mi girmiş oluyorlar? Şimdi hani Allah'ın emri gibi duygulayıp öyle bir şey yoksa eğer.
Şimdi bakın salli barik okumak, tahiyat okumak veya kunut duaları okumak bunlar Kur'an'a aykırı metinlerdir.
Ezan da öyle.
Ezan. Ezan. Ben okunan ezanda en basit dört tane Kur'an'a aykırı madde sayarım. Allahu ekber. Allahu ekber. Hayya alel felah. Çünkü felah Kur'an'da hiçbir ayetinde namazda felah olduğu yazmıyor. Tamam mı? Allahu ekber. Bir de eşhedü enne muhammeden resulullah.
Resul ayrımı.
Resul ayrımı tabii. Tamam mı? E Kur'an aykırıdır. He. Hayya salah birkaç tane baş. Allah salata çağırıyor. Namaza değil. Alalım. Şimdi Kur'an'da dua vardır. Bir insan namazı eğer kılacaksa namazı oturtacağı yer duadır. Kur'an'da bana namazı kime kılıyorsun diyorum. İlle de varlığını iddia edene. Çok kestirme. Hiç uzatmaya gerek yok. Namazı kime kılıyorsun? Allah'a. Salat namaz mıdır? He. Peki salat namazsa bana Kur'an'da bana salat edin diyen bir tane ayet göster. Öyle ya. Namazı Allah'a kılıyorsun ya. Salata da namaz diyorsun. Kur'an'da bir tane Allah'ım bana salat edin diyen ayeti göster. Var mı?
Var hocam.
Yok.
Cenaze de var.
Ne?
Allah için salat.
Ona bakarsan kun dua. Kunut duasında ne diyorsun? Kunut duası okuyorlar ya.
Ve leke nusallik sana salat ederiz ya. Hadi diyor oradan. Allah bana salat edin mi diyor. Nerede diyor?
Tam ters Allah salat ediyor.
Yok ki abi bu denklem bile namazın pimini çekmeye yeter.
Benim beynim yandı.
Yani yok.
Şeytanlar koymuş.
Ha sonradan mı?
Sonradan tabii.
Yok bak tahiyat tahiyatı anlatayım size. Tahiyat.
Onu diyor ya. O yüzden benim yendim.
Tahiyat. Tahiyat ne demektir? Tahiyat iyi dilektir. İyi dilek, esenlik dilemektir. Güya Muhammed Miraca çıkmış, Allah'la görüşmüş. Ehiyyatü lillahi vessalatü vat vesselamü aleyki eyyü nebi. Allah nebiye selam veriyor. Karşılıklı böyle oturup sohbet ediyorlar. Allah.
He. Ondan sonra Muhammed de diyor ki, "Selam, esenlik işte üzerimize ve salih kulların üzerine olsun."
Ondan sonra ne diyor? Eşhedü melekler de bu sohbete, muhabbete şahit olan melekler de ne diyor? Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü en. Ya bunun neresini düzelteyim ben? Öyle bir melek yok. Peygamber miraca çıkmamış. Allah bir kulıyla bir beşerle böyle münasebete girmez, konuşmaz diye bir meşleşura suresi 51. ayet. Bunun neresi?
Salli bariye gelelim.
Niye okuyorsun? Salat sünnettir. Peygamber okumuştu. Peki peygamber ben Muhammed olayım. Allahümme salli ala Muhammed mi der? Mesela ben Şinasi Allahümme salli alâla Şinasi mi derim? Öyle bir dua edecek olsam bana derim. Değil mi? Bana.
Hı hı.
Ama Muhammed her nedense Allah ala Muhammed demiş. Bana dememiş.
Hı hı.
İkinci. İkincisi salat destek demektir. Mesela Ahzap 56'da diyor ki Allah ve melekleri nebiye destek olur. Siz de destek olun.
Tamam mı? Allah bize diyor ki ben yapıyorum bu eylemi. Meleklerim de yapıyor. Meleklerimi biz iki türlü yorumlayabiliriz. Bir melek vardır. Evrendeki güçler. Mesela Ahzap suresinde Allah rüzgarla, fırtınayla, Hendek savaşı'nda müminlere yardım etmiştir. Nebiye destek olmuştur. Veya bir de ulak vardır. Eleke ulak. Ulak haberci demektir. Mesela Kadir suresinde tenezzel melaikni rabbihim. Oradaki melekler haberci ayetlerdir. Allah nebiye iki türlü de meleklerle destek olur. Evrendeki güçlerle kendi mesela şöyle de destek olur. İnsanın bedeninde bir sürü melek vardır. Korku bir melektir. Sevgi bir melektir. Tamam mı? Biz ne diyor mesela? Kafirlerin kalbine korku saldık diyor.
Cesaretle melek.
Cesaret de melektir. Tamam mı? Mesela Kur'an'da diyor ki onların sağında ve solunda iki tane kaydedici melek. Biz ne zannediyorduk? Kiramen katibi melekleri. Ya yok beynin iki tarafındaki hafıza kaydedici şeyler. Yani bunlar 1400 sene önceki araba anca öyle anlatılırdı. Öyle anlattı çünkü. Şimdi bugünün teknolojisinde inseydi Kur'an bunu anlayacağım şekilde anlatırdı. Örnek verebilir miyim?
Buyurun hocam.
Yani pardon.
Bazı hükümler zamana ve şeye göre.
Hayır şöyle güncelleme Kur'an.
Teknolojisiyle o zamanın hükümleri öyle öyle mi anlıyor?
Şimdi o hüküm bana geçmiyor.
Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Az önce bir şey söyledim değil mi? Allah ve melekleri nebiye salat eder siz de salat edin. Kime salat ediliyor? Nebiye değil mi? Ben o ayeti bile sadece nebiye özgü olan ayeti bile ben bugüne güncelliyorum. Ben tarihselci değilim. Tarihselciliğin o tarihteki iyi var ya abi iinin üstünde bir nokta vardı. Ha o kadar bile tarihselci değilim ben. Reddediyorum. Kur'an'daki bütün ayetler bugüne güncellenebilir. Nebiye salat mı edeceksin? Başındaki yönetici hizmet üretiyorsa ona destek ol. Onun önünü aç. Ona yardım et. Onun selametini sağla. Güncelle onu. Kur'an'da ne diyor? Bugün yine o ayeti örnek vermiştik. Diyor ki Allah savaşa hazırlanırken savaş atları hazırlayın. Diyor ya sen bugün savaş atları hazırlarsan ne olur? Gücünde bir şey hazırlayalım. Gücleme derken yani ne anlamda gücleme demesin? Kur'an'ı gücleme dedin ya.
Şimdi Allah Kur'an'da diyor ki savaşacağınız zaman savaş için savaş atları hazırlayın diyor.
Değil mi? Savaş atları hazırlayın. Bugün sen ne yapman lazım? Savaş atı hazırlarsan seni bombayla yerle bir ederler. Ne yapman lazım? En gelişmiş teknolojik savaş araç gereği uçakları tankları yapman lazım. Güncelleyeceksin bunu.
O ayeti Edip Yüksel'in çevirisinden okuyayım isterseniz.
Eee Enfal suresi 860. Onlar için elinizden gelen kuvvet ve binekler hazırlayıp seferber edin. Savaş için diyor. Yani kısaca biraz önce bahsetmiş olduğu şey. Böylece Allah'ı onlara Allah'ın düşmanlarını, düşmanlarınızı ve onlardan başka bilmediğiniz ancak Allah'ın bildiği kimseleri caydırırsınız. Allah yolunda ne harcarsanız size tam olarak ödenir ve hiç haksıza uğratılmazsınız. Ayetin tamamını bitireyim diye devamını okudum. Yani kısaca savaş atları şeklinde eğer onu sadece dört ayaklı o hayvana bağlarsak, taliye gömersek Kur'an'ın mesajını ya bak burada Edip Yüksel güzel güzel çeviri yapmış. Bunu demek istedim. Yani anlatabildim mi?
Anladım.
Eee elimizden gelen kuvvet ve binekler diyor. Biraz daha ne olmuş anlamı?
Şeyden devam edelim. Salat'tan devam edelim.
Evet. Buyurun üstadım. Ha biraz önce vermiş olduğunuz örnek vardı. Yani şeyle ilgili konu gündeme gelmişti. Ben onu gündeme getirecektim. Hani şimdi bahsetmiş olduğumuz bu salatı yani mütel namaz olarak algılayan arkadaşlara Nisa suresi 43. ayet okuyacağım. Mesela onu gene Efitel'in çevresini okuyayım. Ey iman edenler sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar salata yaklaşmayın. Ha dediğimi bilmem gerekiyordur. Bugün insanlar seslendiriyorlar. Arap arkadesiyle hangi durumdalar?
Sarhoş.
İşte anlamı.
Böyle yaklaşmayın diyor. Sarhoş sarhoş neymiş burada? Ne dediğini bilmemek.
Şimdi o konuya gelelim o zaman. Şimdi Allah ne diyor? Ben ve melekler nebiye salat eder. Ne diyor? Siz de salat edin diyor. Biz ne yapıyoruz? Allahümme salli diyoruz. Allah'ım sen salat et. Allah diyor ki ben zaten ediyorum. Siz de edin. Biz Allahümme salli deyince ne diyoruz? Allah'ım sen salaten. Bu neye benziyor? Yasin'de diyor ya onlara size verilen rızıklardan infak edin deyince Allah'ın doyurabileceğini pekala biz mi doyuralım? Allah doyursun diyor ya.
Mut ne diyorlar? On.
Sen git rabbinle savaş. Aynı hikaye yani işin öyle bir boyutunun olmaması, saçma sapan bir metin olması aynı zamanda Allah'ın bize söylediği bir yapmamızı istediği bir şeyi biz Allah'a geri havale ediyoruz. Bir de işin doğru boyutunu da söyleyeyim ben. Allahümme salli bugün olmaz. Geçti çünkü diriye salat olur. Ölüye salat olmaz. Salat destek değil mi? Ölüye neyin desteğin olacaksın? Bir ikincisi yani nebi dirildikten sonra zaten desteğe de ihtiyacı yok. Öyleyse sen Allahümme salli demeyi bırak. Kendine dua et yani değil mi? Kendine dua et ya. Dolayısıyla salli barik kunut duaları. Ya sübhaneke. Sübhaneke'de çok sorunlu bir yer yok ama ya Kur'an'da öyle güzel dua ayetleri var ki illa de namaz kılacaksanız Kur'an'da öyle güzel dua ayetleri var ki yani her elçini.
Yapsalar.
Mesela çocuğu olmak isteyene Zekeriya'nın duası rabbim beni tek başıma bırakma duası.
Kalıplaşmış bir dua şart mı?
Kalıplaşmış bir dua şart.
Kalıplaşmış değil ben kendi duanızı kendiniz diyorum ama ille de bir kardeşlerimize.
İlle de bir şey okuyacaksanız hocam ne?
Kur'an'daki dualar ve seçme ayetler.
İlle de bir şey okuyacaksanız eğer ben Kur'an'dan bir şey okumak istiyorum diyorsanız o zaman.
Kur'an'dan dua ayetleri seçersiniz dua ayetleri okursunuz ama şunu net olarak ben söyleyeyim yani.
Sizi ilgilendirmeyen Kur'an ayetleri. Sizi ilgilendirmeyen, hiç hangi duayı okursanız okuyun veya anlamını bilmeden neyi okursanız okuyun Allah katında hiçbir karşılığı olmayacaktır. Bunu söylemişken ben bir konuya daha değinmek istiyorum. Hani der ya Kur'an Allah'a ortak koşanların bütün amelleri silinir, yok olur.
Niye? Yine aynı yere geliyorum. Allah'ın zoruna mı gidiyor? Kendisine şirk koşulmasını ki kendisine şirk koşanın amellerini siliyor. Öyle değil işte. Nasıl? Şöyle Orhan abi bana diyor ki şöyle şöyle şöyle bir bir şey yapıyorsun ya. Şu şekilde yaparsan sana ödül vereceğim. Ben de o eylemi senin dediğin gibi yapıyorum. Ondan sonra geliyorum. Orhan abi yaptım. Bana ödülümü ver diyorum. Tamam mı? Orhan abi diyor ki, "Tamam yaptın ama benim dediğim gibi yapmadın ki. Git kimin dediği gibi yaptıysan ödülünü ondan al." Heh. Şimdi Kehf suresi 104'te ne diyor? 104 olması lazım. 104, 105. Onların amelleri boşa gitmiştir. Onlar için bir tartı kurmaya da gerek yoktur. Niye boşa gidiyor? Çünkü mesela ben çok namaz kıldım ama tartıda göremiyorum. Tamam da o namazı kim emretti sana? Kim? Allah mı emretti? Yok Allah emretmedi. Kim emrettiyse ödülünü ondan al. Alabiliyorsan ne oldu? Yaptığın boşa gitti işte. Bak şirk ameli böyle siliyor. Ne yapıyorsun? Ben her sene 40 bir zekat verdim. Allah'ın öyle bir emri var mı? Yok. O zaman onu kim uydurmuşsa ödülünü ondan al. Anlatabiliyor mu? Ben kandil geceleri sabaha kadar ibadet yaptım. Tövbe istiğfar yaptım. Kandil geceleri hani bunun karşılığı yok. Niye? Kim uyduruyor? Allah böyle bir şey dedi mi? Yok. Allah'ın demediği bir şeyin ödülünü sen Allah'tan nasıl isteyeceksin? Ne olacak? Olacağı bu işte. Amellerin hepsi boşa gidecek. Şirkin amelleri silmesi böyle bir durumdur yani. Çünkü Allah'ın emretmediği bir şeyleri yapıyorsan ödülünü de ondan alamazsın. Bu sefer ne olacak? Hayal kırıklığına uğrayacaksın.
Çok bir parantez istiyorum. Burada namaz kılan arkadaşlar da var ama tabii sizin söylediğiniz eleştirileri o arkadaşlar da yapıyor, biz de yapıyoruz. Hani içerisinde şifaması gereken dualar olması gerekiyor. Kur'an-ı Kerim'in içerisindeki sala kelimesinin hani etimolojik araştırmalarında yapıp kendilerince şey yapıyorlar. Temellendirme yapıyorlar. Yani Hristiyanların Yahudilerinde namaz kıldıkları yerin adının.
Onu yanıtlayabilir.
Ya da işte belli bir şekilde Rabbe yönelmeleri ve dua etmeleri dua anlamı da var içerisinde ama Kur'an.
Yoktur. Salatın içinde dua anlamı yoktur. Kur'an içerisinde kullanıldığı yerse her yerde destek anlamına geçiyor ama birkaç yerde birkaç yer cenazesine durmak.
Bir tane bile yoktur.
Tamam o şunu söyleyeceğim.
Neden yoktur?
Tamam siz söylerseniz.
Efendim?
Yok biz konuşuyoruz sorun yok.
Tamam siz söylerseniz doğru. Ben şunu söylemeye çalışıyorum. Yani yapmış olduğum çalışmalarda ben de şunu gördüm. İki tarafta anlamlarla ilgili kendi seçimlerini yapıyorlar. Yani sözüme gittiğimizde var olduğunu söyleyebiliriz ama Kur'an'la ilgili sizler şun anlam örgüsü içerisinde bu duaya gitmez derseniz asla.
Tamam şunu söyleyeceğim. Salatın yani onlar salatın namaz olduğunu ben burada ispatlamıyorum.
Ben çok iyi anlıyorum sizi.
Ortaya bir yorum atarsanız.
Allah'a dua ediyorlar.
Bu düşünceye sahip olan insan da faydalanır. Sorun yok. Uzaklaşıp şunu söylüyorum. Diyorum ki evet uzun yıllar boyunca olmuşuz. Salatın asıl anlamının anlatılması bence de çok önemli. Ama bunu yaparken namazın olmadığına gereğinden fazla parmak göstererek yapmaktansa bu da olsun. Namaz dinin direği değilmiş aslında. Salatmış diyelim filan ama salatın ne olduğunu anlatıp insanları hayatın içerisine geçirip onları aktifleştirmek bence daha önemli. Onu söyleyeceğim. Bir ikincisi söylediniz. Hani Allah'a dua eden hani burada birçok arkadaş Allah'a dua ediyor, yöneliyor, bir şeyler istiyor. Kur'an'da da bunun çok büyük yerleri var. Başka kavramlar da geçebilir ama eylemin kendisi Allah'a dua etmektir. Zekeriya'nın duası var mesela.
Zekeriya'nın duasını örnek verelim mi? Zekeriya salattan önce dua ediyor. Salat namazsa, namazdan sonra niye salattan önce niye dua etsin ki? Dikkat edin. Zekeriya mihrapta salattan önce rabbine dua ediyor. Sonra salata çıkıyor. Salat namazsa şunu yapıyorsun.
Namazdan sonra seydin ya dua.
Şunu yapıyorsun. Yapılan eylemin hangi kavramla tanımlanması gerektiği bir tartışma konusu olabilir ama orada bir dua yapıyor ve İslam'ın içerisinde bir dua almaya yönelik iş var. Allah'tan bir şeyler istemek var. Biz bunu yanlış bir şekilde kavram alabiliriz.
Dua.
Şunu söylüyorum dua olsun o. Ama eylemin kendisi rabbin katında geçerli. Onu geçersiz kılan şey. Ben Allah'a bugün yöneldim. Allah'tan bir şeyler istiyorum.
Bir şey diyebilirim. Or.
Bitireyim mi? Özür dilerim. Yok şu bir şeyi karıştırıyoruz. Biz namazın anlamındaki yanlışlıktan bahsetmiyoruz. Namazın oturtulduğu yerden bahsediyoruz. Önünde Orhan abiyi kaldırmadan Orhan abi benim yerime oturdu. Ben Orhan abiyi kaldırmadan oraya oturamam.
Tamam. Mesele şu namazın yanlış anlaşılmışlığı değil, oturtulduğu yer.
Yok ben de söyleyeceklerim var bu konuda.
Yani tabii ki de yanlış yapılan yere bunu yapalım. Namaz bu milletin başına bela edilmiştir diyelim. Çünkü başta da söylediğimiz adam namaz kıldığı zaman göğsünü ger bir şey yaptığını zannediyor. Bu vurgu yapılsın. Benim buradaki eleştirim az önce siz söylediniz ya dua edildiğinde yani Allah'a yönelinde bunun bir karşılığı Allah katında olmayacağını söylemenin yanlış anlaşılabileceğini düşünüyorum. Çünkü insan.
Diyorum ki kendi dilinizde dua edin. Bakın kendi dilinizde dua edin veya Kur'an'dan dua ayetleri bir sürü dua ayetleri var. Size uygun olanlarından seçim ve bilinçli yapın. Net olarak söylüyorum. Yoktur karşılığı.
Yoktur. Dersini okumanın hani mesela kahve gecelerinde ya da herhangi birçok hiçbir yay denilen şey sizin deyiminizle kendi dilinizle Allah'tan isteyin.
Evet.
Türkçe iste. Şöyle söyleyeyim.
Evet. Allah'ın dili yoktur. Allah Arap değildir.
İşte neden Arapça il.
Muhammed Arap. Bir de Kur'an'da Kur'an'ın Arapça olduğunu söyleyen bir ifade de yoktur. Arabiyen kelimesini Arapça diyor. Arabiyen Arapça demek değildir. Açık anlaşılır demektir.
Şunu söyleyeceğim. Şimdi siz burada bilgilerinizi aktarıyorsunuz. Birçok akademik çalışma da okuyoruz. Çalışmaları da okuyoruz.
Sanat kavramıyla ilgili Kur'an'daki çalışmalar sizinki de bir çalışmadır.
Ama aradaki bir fark var.
Bir dakika bir dakika.
Tamam.
Sizi yanlış için söylemiyorum.
Abi. Söyle canını seveyim. Sen rahat ol.
Söylerim zaten canım. Ondan çekinmeye çalışıyorum.
Eyvallah. Eee söyledik beyefendinin söylediğine de katılıyorum. Eyvallah onu da yapalım. Mekke dönemi öncesinde yapılan dualara baktığımızda da bunun belli bir biçimde yapıldığı söylenir. Mesela örnek veriyorum. Adamlar secdede başlıyorlar. Yani bir şeye tapınıyorlar orada. Paganların dini var. Adamlar secde ediyor her şeyi. Ayakta bitiriyorlar dualarını. Bak namaz demiyorum, salat demiyorum. Ona sonradan bunu çevirmişler sanata. Onu boca etmişler şeyin içerisine muhtemel bir direğe. Bunun şekilsel olmaması gerektiğine dair herhangi bir delil de yok. Şekilsel olduğuna inanan insanların yaptığı eylemlerin, duaların kıyamda duran, rüku eden ve secdeye varan kişilerin hem bunu söylediğimiz anlamlarda alıp bilgisel olarak dounu gerçekleştirenlerin o dualarının kabul olmayacağını söylemenin yanlış olduğunu söylüyorum. Sadece bence yanlış anlaşılır. Söylediğimiz salat mesajı.
O zaman şöyle ispatlayayım.
Salat mesajını salat mesajını hafif.
İspatlayayım. Bakın etrafınıza bu Müslümanların duası niye kabul olmuyor ya? O safsatı ol ya. Benim şey ben Allah emretti diye rüku secde kıyam ritüelli Allah emretti diye Kur'an okuyarak bakın beni lütfen yanlış anlamayın.
Allah'ın emri değil.
Beni yanlış anlamayın. Tezimi iddialarımı çürütün. Ama ben net olarak söylüyorum. Yani tekrar tartışalım yanlış anlaşılmasın. Ben sadece duruşumu net olarak söylüyorum ve meydan okuyorum. Birçok münazaralarımda vardır bu konuda. Kıyamın, rükunun, secdenin, salatın namazla ilgisi yoktur. Yanından geçmez. Bakın iddianız varsa, çürütebilen varsa gelsin çürütsün. Hiç sıkıntı yok. Boşuna.
Bakın dua edin diyorum ya. Dua. Bakın.
İsterseniz size isterseniz size secdeyi, kıyamı, rükuyu, kıbleyi, kıblenin bir tarafa dönmekle bir alakası yoktu. Eğer kıble namazda bir tarafa dönmekse 143. ayetten mi başlıyordu abi? Kıble ayetleri.
143. ayetten mi başlıyordu? Kıble ayetleri.
115. ayette ne diyor? Doğu da Allah'ındır. Batı da Allah'ındır. Nereye yönelirseniz Allah'ın yönü orasıdır. O zaman Kur'an'da sık çelişki var. Allah kabul etmez. Bu diyor.
Abi. O kıyam değildir. O kıyam değildir.
Ama bak arkadaş şöyle.
Ayın adına kıyam deme. Ayakta durdu de. Kıyam bambaşka. Kıyam nedir biliyor musun abi? Kıyam zulme, yolsuzluğa, küfre baş kaldırmaktır. Kıyam budur.
Ama sen kıyam ya bir kere ya sen buna kıyam diyemezsin. Elini kolunu bağlamış böyle bekliyorsun. Bu mudur kıyam? Kıyam elini kaldırmaktır. Zurna dur demektir. Kıyam.
Arapça anlam olarak ayakta tutla da alakalıdır. Ayakta tutmaktır. Hatta diyor ki.
Hayır.
Siz söyleyin diyor. Bak ayet söyleyeceğim. Diyor ki siz kitaptaki olanı uygulamadıkça ikame etmedikçe diyor bakame ama.
Tamam ikame ne demek?
Getireceğim onu bak salakla ilişkilendir.
Eee haifsize ettiler bütün Allah'ın emirlerini yaameyi salatla kullanır dinle kullanır tevratla incille kullanır değil mi?
Şehadetle kullanır ölçü tartıyla kullanır.
İkame etmek.
Evet ölçü tartı şahitlik.
Anlamda kılmak değil zaten onu ayakta tutmak doğrultma doğmak doğrultmanın da kanıtını göstereyim aklında olsun. Musa Bilgekul kıssasında duvarın doğrultması yayları okudum. Benim de çalışmam var.
He yani en güzel izah eden yer orasıdır. En güzel şunu söylemeye çalış karşılığı da olan Kur'an'da öyle geçmese bile adam bunu yapıyorsa o adamı uzaklaştırmanı o adamı gömmenin o adama sen dua et ama kıyamda durarak dua etme demenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Verdiğimiz.
Ayakta durarak duanı e. Ben de öyle oldu ama.
Abi Kur'an'da dua diye bir şey var. Ben duayı inkar etmiyorum ki. Az önce ne.
Farz aksediyor bak arkadaşın dediği gibi ben kaç 23ü senedir namazlarımı düzenlik var çalışıyorsam diyorum ki bu farz mı bana? Farz. Ben en iyi huşu içerisinde farzda kılıyorum. Hani gerisinde diyorum gece işte kaza derek falan filan. Tabii annem çok karşı buna da. E şimdi ben kılmadığım için düzendiği şey olarak vicdan azabı da çekiyorum. Hani bu böyle olmaz. Sen şimdi öyle değil. Ben de çok ters aks etti yani onun dediği aslında buradan.
Evet. Hani ben de öyle aks ediyorum onu o kana o yoldan gidersek müsaade.
Hani salattan sonra yatarak ayakta işte Allah'ın anlamı var yapmışsa gerek.
Zikir o ne demek? Aynen. Bir de o yanlış anlaşılıyor abi. Bu nasıl bir şey biliyor musun hocam? Şimdi sabah akşam Allah'ı zikredin ifadesi bir sabah bir de akşamı ifade etmez. Bütünü ifade etmez.
Öyle.
Ha bütünü ya sen sabah akşam geziyorsun dediğiniz de birine bir sabah bir daha akşam gezmiyor. Her zaman geziyor. Ayakta otururken yanları üzerinde ifadesi de her hali ifade eder. Bütünü ifade eder. Yani.
Onun için diyorum sanat.
Çörek yapamaz. Yapmanın.
Şimdi ben bir bir kanıtı daha bir bir iddiayı da çürütmek istiyorum. Net yani duruş şeyi net olsun diye. Şimdi o salat. O her an her gün her her vakit.
Salat niye dua olamaz? Niye dua olamaz salat? Çünkü İbrahim 40'ta ne diyor İbrahim? Soyumu da salatı ikame edenlerde de öyle. Rabbim duamı kabul eyle diyor.
Aynı ayet içerisinde.
Aynı ayet içeri. Ben hani bugün eğer onu konuşsaydık.
Kur'an'ın kendini açıklama sistemini konuşsaydık Kur'an'da doğru anlama ulaşmak için Kur'an'ın eleklerinden biri budur. Nedir? Kur'an birbirine Allah öyle bir örmüş ki örgü olarak. Biz mesela bak tövbeyi, istiğfarı, affı hep aynı şeyi biliriz değil mi? Mesela Allah diyor ki Allah'a, rabbinize istiğfar edin. Sonra ona tövbe edin.
Değil mi? Önce istiğfar ediyorsun, sonra ona tövbe ediyorsun. Allah.
Allah tövbe edenlerden var.
Allah da tövbe ediyor.
O da var. Öyle.
O da var. Yani şimdi mesela başka örnek vereyim. Resul ve nebi ikisini de peygamber diye çeviriyorlar. Ama Allah bir ayette, bir ayette hem resul ve nebiyi yan yana kullanıyor. Hadi resule de, nebiye de peygamber dedin. Resul ve nebii yan yana geçtiğinde ne yapıyorsun? Peygamber ve peygamber diyemiyorsun.
Peygamber it peygamberler biraz önce beraber incelemedik yani.
Dolayısıyla şimdi o sistemden gidiyorum. İsra 110'da bir de İbrahim 40'ta salat ve dua kelimeleri yan yana geçer. Bu Kur'an'ın sistematiğinde şu anlama gelir. Salat kesinlikle dua anlamı verilemez. İki, ne diyorlar? İbadet diyorlar, değil mi? İbadet. İbadet. İbadet ne? Kur'an'a göre ibadet.
Kulluk. Kulluktur. Şimdi ritüel değildir. Neden? İşte namaz ibadet değildir. Dua, oruç ibadet değildir. Neden? Siz bunlara ibadet derseniz, o zaman atalarına ibadet edenler var ya, o zaman şöyle bir anlam çıkar. Atalarına namaz kıldılar, atalarına oruç tuttular. Atalarına bilmem ne yaptılar. E mevzu ne? Bunu bu bu bunları bu ritüelleri atalarına yapmadıklarına göre mevzu ne? Atalara kulluktan kastedilen ne? Bunun cevabı nedir? Böle >> Hud Suresi 1 ve 2. Yeterli yani aslında bu ayet Allah'a kulluğun nasıl olacağını söyleyen bu ayet yeter. Ne der orada?
>> Doğru hükümlerle sabit olan ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından detaylı olarak açıklanmış bir kitaptır bu. Bu kitabın kimsenin açıklamasına ihtiyacı yoktur. Bu kitapta her konu Allah tarafından bizzat Allah tarafından detayı açıklanmıştır. Niçindir bu? İkinci ayet diyor ki Allah'tan başkasına kul olmayın diye diyor. Bakın Allah'tan başkasına kul olmayın diye. Yani Allah bize diyor ki ben bu kitapta her şeyi detayıyla açıkladım. Bu kitaba uyarsanız bana kulluk etmiş olursunuz. Başkasına uyarsanız atalarınıza kulluk etmiş olursunuz.
Zümer 2. ayet ne diyor? Zümer 2 çok önemlidir. Bu bu Zümer 2 çok önemlidir. Biz sana bu kitabı gerçek bir amaçla indirdik. Bak kitabın indiriliş amacını söylüyor. Nedir muhlisen leh >> bu dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, Allah'a halis kılarak kulluğu yalnızca ona yap diye biz bu kitabı indirdik. Demek ki biz yalnız Allah'a kul olmamız için kitabına bakmamız lazım. Atalarımızdan gelen kaynaklara bakarsak atalarımıza kulluk etmiş oluruz.
Şimdi ibadet dediğimizi, ben insanları ve cinleri yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım. Eski müşrik yani eski inancıma sahip olduğum zamanlar bu ayete gıcık olurdum ya. Böyle rahatsız olurdum. Niye? Ben insanları ve cinleri yalnız bana ibadet etsinler diye. Ya Allah beni sadece ona namaz kılacağım. Sabah akşam namaz kılıp tespih çekmek için mi yarattı beni? diye düşünürdüm. Çünkü ibadet tanımım yanlıştı ya. Şimdi bakıyorsun ne diyor Allah? Diyor ki sizi ben yarattım. Eşyaya kul olma, kula kul olma. Başkasının kulu olma. Bana kul ol. Ben sana zaten köle muamelesi yapmıyorum. Özgürlük veriyorum. Şeyde Allah bizi yarattı. Niye yarattı? Kendini tecelli ettirmek için. Tecellisi de >> Allah'ın tecellisi bizi yaratmasa da var zaten evrende. Yani mesela Rab olarak yani her türlü tecelli varlıklar vardı önce başka varlıklar vardı. >> Var. Evet. >> Hanginizin daha iyi işler yapacağını görelim bölümü ve hayatı yaratan sonra da başka farklar olacak.
Şimdi İbrahim şey neydi? He ibadetten bahsediyorduk. Eee ibadet konusunda aklınıza gelirsek hemen Elam 162'yi okuyacağım. >> Bir de bunun e şeyden Elmalı Hamdi Yazır'dan okuyacağım. Bak yani eş bak iki farklı kelimeyi aynı anlam yüklemiş. De ki benim yönelişim yani salatım kulluğum hayatım ve ölümüm kesinlikle alemden Rabb Allah içindir. Şimdi gerçek çeviri benim çevirim bu. Peki Elmalı Hamdi Yazır'ın sadeleştirilmiş çevirisini okuyorum. De ki benim namazım, ibadetlerim, namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölüm. Tamam, gerisi doğru. Şimdi hem namazım diyor hem sonra ibadetlerim diyor. Y niye sen >> Evet. >> Anladınız mı? Yani kısaca >> şimdi kulluk. >> Evet. Yani arkasından geliyor. Kulluğum diyor. >> Kulluk dediğiniz şey nedir biliyor musunuz? >> Bir şey söyleyebilir miyim? Ben de söylemeye çalışırken tercihlerden bir cumhuriyet kısı içerisinde gelen dörtlü cümlenin mutlaka birbirinin zıttı olması gerektiği kabulüyle okursa mesela adam yok yani şimdi ibadetlerin ve namazın dedi ya namaz o zaman ibadet olmuyor mu yani elmanın şeyine göre çevirisine göre onu demek >> sevgi duyguları dediğinde de bir cümle kurabiliyor yani on öyle ol >> ama Kur'an'ın üslubu öyle değil >> işte o üsluple ilgili kur'an'ın üslubu öyle değil şimdi birazdan ben onu da söyleyeceğim onu da söyleyeceğim ibadet nedir ibadet hayatına Allah'ın ilkelerine göre şekil vermektir. Hayatta neyle karşılaşırsan karşılaş ne der hassasiyetiyle hareket etmektir. İbadet budur. 724'tür. Neder Hicr? 96 mı? 97. Sana ölüm gelinceye kadar rabbine kulluk et. >> Kulluk. >> Evet. Rabbine. Kulluk budur. Kulluk diri olduğun her an yaptığın şeydir. Yani geliyoruz Taha 14. Salat'a bazen ibadet anlamı veriyorlar ya. Taha 14. ayette ne diyor? İbadet ve kulluk kelimesi aynı ayette geçiyor. Yani ibadet ve salat kelimesi aynı ayette. Eee bir de Enbiya 73'te olması lazım. Yine salat ve ibadet kelimeleri aynı ayette geçer. Mesela Şuayb'in salatı için din derler. Tamam mı? Bazıları öyle söylüyor. Buradaki Şuayb'in salatı Allah'ın dini derler. Din anlamı verirler. Oysa Tevbe Suresi 11'de salatla din aynı ayettedir. Onu açayım biraz ama şu hayvane. Mallarımızı dilediğimiz gibi harcayamayacağımızı senin salatınla emrediyor gibi bir ifade var. Salat öyle bir şey olmalı ki >> Evet. >> bunu emrediyor olmalı filan diye açılm >> sonuçta salatın başlangıç noktası vahiyle bağ kurmaktır. Bağ kurduğunuz şey sizi harekete geçiriyor işte. Yani boş otur ya ben Kur'an'ı çok seviyorum onu okudum çok iyi de anladım oturalım o zaman. Baş öyle değil tamam mı? Değil mi? >> Bir de çekimleri güzel yapıyor. >> Evet. Şimdi salatı ibadet diye de çeviremezsin. Aynı ayette geçiyor. Aynı ayette geçen iki kelime anlamı verem. Rahmet diyorlar. Bak hızlı geçeyim. Bakara 157'de rahmetle aynı ayette geçer. Tamam mı? Dolayısıyla salatın ibadetle ibadet anlamıyla ibadet diye çevrilemeyeceği, rahmet diye çevrilemeyeceği, din diye çevrilemeyeceği, dua diye çevrilemeyeceği nettir.
Klasik sorulara gelelim. Madem >> şeye geleceğim ben ama şimdi nasıl anlıyoruz? Şeyi nasıl anlıyoruz? >> Tamam gelirim. Onu da gelirim de ben söylemek istediğim şu var. Sen Arapça biliyor musun? Sen Arap gramerlerini biliyor musun? İşte Arap araştırmalar, bilmem birçok şeyler söyleniyor ya. >> Ben >> ben bu konuda yapılan çalışmaların gereksiz yani Arapça öğrenmeyi kastetmiyorum. Arapçayla Kur'an farklı yani oraya geliyorum zaten. >> Bir de bir şeyler söyle. >> En en kestirmesinden söyleyeyim ben. >> Özür dileyerek bir şey söyleyeceğim >> arkadaş tam 39 saattir uykusuz. Bu bize daha da lazım olacak. Çok uzatmadan e onu >> yok ben rahatsız değilim. Ben anlatırım. >> Ölürsün oğlum. >> Hiçbir şey olmaz bana. Sen rahat ol. >> Ölene kadar salat yapıyor yani. Ölürsün cümlesini >> abi kendinizi benimle kıyaslamayın. Ben her gün kestane balığı yiyorum. Merak eden.
Şimdi [Müzik] şey aynı değil. >> Tamam ben oraya geliyorum zaten. Öre bu tarz. >> Hayır ben oraya geliyorum. Ben diyorum ki >> bugün >> Kur'an'ı ayetleri tahrif etmek için kendi istedikleri yöne çekmek için hadis de uydurdular. Nzul sebepleri de uydurdular. Harekelerde de ufak tefek hatalar vardır, yok değildir. Tamam mı? Gramer kuralları da uydurdular. Uydurdular. O yüzden ben açık söylüyorum. Benim için Arapça sözlük Kur'an'dır. Yani keşke daha bir erken saatte başlamış olsaydık da ben o sistemimi anlatsaydım. Yani öyle bir sistem kurmuş ki Allah Kur'an'ın içerisinde kaç tane elekten geçiriyorsun ve ondan sonra yanılma şansın neredeyse sıfır. >> Grayer zaten araşer Kur'an'la başladı yani sistematik hale getirmek ilk onu veren Araplara Kuran >> ölçüleri ilk önce eee İbn Sörec'in harekelendirme çalışmasında başladı o çukur >> yani Kuran Kuran geldi kimsenin benim kimsenin namazıyla bir sıkıntım yok. Benim salatın zayi edilmesiyle sıkıntım var. Ve az önce çok güzel bir şey dedi. Onu oradan kaldırmadan salatı oraya koyamazsın. >> O oturuyor yani. Benim problem >> öyleş öyle yok. İnsanlar duasını eder. Ya bir kere şöyle düşün. Gittin camiye >> imam dua ediyor diyelim. İmam dua ediyor. Ya imam efendi bırak duamı ben edeyim ya. Benim adıma sen niye dua ediyorsun ki? Senin ettiğin duaya benim ihtiyacım yok. Bu bir. İkincisi, diyorsun ki, "O dini yalanlayanı gördün mü?" Böyle diyorsun. "O dini yalanlayanı gördün mü?" ya. Allah sana diyor ki, "Sen gördün mü diyorsan Allah'ı gördün mü diye geri okuyorsun." Ya >> abi yok oralarda değiliz. Camiye git çoğumuz camiye gitm Allah bana o ayetleri niye gönderdi? Niye ya? Gerçek amacına saptırdığın zaman sıkıntı oluyor. Allah bana o ayetleri niye gönderdi? Geri okuyayım diye mi gönderdi? Hocam >> ya dua ederim diyorum. Herkes kendi dilinde rabbine dua etsin. >> Hani salat vakitedir diyor ya >> zaten eee namaz vakitle olmaz. Vakitle olan işler böyle ne denir ona? Sosyal düzenlemeli işlerdir. >> Evet. Yani siz arkadaşlar saat 400'te ik ezanı okuyacağım. Dua etmeye başlayabilirsiniz. >> Yine o saatte topluca alıyor yukarıda kapılar açılıyor. Daha iyi duyuluyor >> işte yani >> ve zamandan münezzeh olan bir şey için yapıyorsun bunu. >> En büyük en büyük namaz eee reddine vakitli olması. Doğa açısından bakarsak güneşin doğuşu yap şey var da >> akar Erhan Aktaş şunu dedi bana. Dedim ki bu eğer vakitse kutuplarda yaşayan bunu nasıl? Pitmişsinler dedi kutupları. Çevriye bak hocam. Siz gitmeden şeyini kısaca hemen söylesenize. Mesekleşmeyle şey üzr diyorum. Meselesi abdest meselesine nasıl bakıyorsunuz? Şöyle oluyor böyle oluyor. >> Ben olaya abdest olarak bakmıyorum. >> Oradaki kavramlar farklı. >> Şimdi şöyle izah edeyim. Nisa 43, Maide 6 birbirinin tamamlayıcısıdır. Nasıl mesela? Nisa 43'te inüntüm cünübenil der. Maide 6'da inüntüm cünüben fettahiru der. Cünüplüğü biz nasıl anlıyoruz? >> Cünüplük o değil. >> Cünüplük uzaklıktır. Uzaklık. Eğer sen >> diyelim öğretmensin, ders vermeye gideceksin ama evliysen artık bilmiyorum veya bekarsan kardeşinle babanla eşinle kavga ettin. Kafan başka yerlerde cünüpsün. Ne yapacaksın? Beynini temizleyip okuluna odaklanacaksın. Yani mevzu. Yani iki ayeti birleştirdiğimiz zaman toplumun içine çıkarken >> diyor ki Allah bedensel ve zihinsel olarak temiz ol. Bedensel zihinsel olarak temiz ol. İşe odaklan. Bak >> hocam orada düşünüp de ikincisi >> arasındaki kadına dokununca tekrar yaptın ne? >> Yani eğer oradaki >> onu diyorum yani. Aynen. >> Eğer orana dokunmuşsanız diyorsun. >> Yani o cünübü nasıl oldum? Yani orana dokunmadan cünüp olduğu için >> öbürküsü nasıl oluyor yani? Yani şimdi nedir abi? Bitireyim daha bitireyim. Bir >> bitireyim >> ben gidip protesto olarak yaptırabilirim o zaman. >> Allah'ın öyle şeylerle >> şimdi bedensel ve zihinsel olarak o faaliyete temiz olarak katıl. Bedensel olarak temiz ol. Çevrenin rahatsız olmasın. Zihinsel olarak temiz ol. O salatta katkın olsun ve o salatın sana bir katkısı olsun. İfadesinde her salata kalkıldığında bedensel >> ben olaya ne diyorum biliyor musun abi? >> O ayetler zaman demiyor. Kalktığınız zaman eğer fars namaz için yapılıyorsa siz namaz kılarken onu yap. >> Ama fasil da alttaki şeyin fasilosu. Namazın fasilosu değil. >> Hayır yanlışlık hocam. Tuvaletten çıkmışsanız elinizi yüzünüzü tuvaletinizi yıkay. >> Hayır üstadım bak kelimeyi tamamladım. Ya eyyellezine aman ey iman edenlerum iza var ya orada >> siz namaza kalkacağınız zaman değil namaza kalktığınız zaman >> eğer kalkacağınız zaman olsaydı muzari fiil kullanırdı. >> Tamam. Siz namaza kalktığınız zaman buradan sonra anlatılacak ne varsa onu namazın içinde yapmamız lazım. Çünkü salın içinde >> içinde yapmamız lazım. Namaza durdun başlayacaksın elin ayağını yık. Bu eğer buysa eğer muzari fiilse yani bu eylemden sonra yapacaksanız namazı yekumu olması lazımdı. Bakın misalini vereyim. Kur'an müdahil olduktan sonra olan olayı anlatmak için kullanılan kelime sonrası olacak. Peki zorunlu olarak gelen içine soktunuz ya >> oradaki böyle olması gerektiğine dair bütün diğer geçen izah geçen yerlere baktınız mı? >> Bakalım. Nerede mesela? >> Yok yok baktığımda bakın >> izah geçen bütün yerlerde baktığımda eee sonradan gelen emir kitleri eylem içerisine oturtulmalı diyorum. Bir şeyimiz >> oradaki vardır canım hani baktınız merak ettim. Evet. O >> yok genel olarak hep o anı o anı ifade eder. >> Oraya >> şeyi konuşmuştuk ya abi. Eee işte salat ibadet değildir. Çünkü salattan sonra ibadet geçte benim salatım ibadetlerim sana aittir. >> Oradaki nüsur ama namaz ibadet değil. >> Tamam. Namaz salat. Salat ibadet midir? >> Salat ibadetin yekünün adıdır zaten. >> Salat dindir dedim bugün. Burada mıydınız bilmiyorum. Salat eşittir din dedim. Biz eee ayet okurken hani Enser abi de şey dedi. Hep böyle kar eee aynı şeyde gitmek zorunda değil. Karşılık da olabilir yani. Ya da içinde barındırıyor da olabilir. >> Yöntem onun ben videosunu yapacağım onunla ilgili de. >> Sizin videolarınız var mı bu arada? Videolarınız var mı? >> Sanatla ilgili mi? >> Genel olarak >> en fazla Türkiye'de en fazla sanat >> Türkiye'de sanatla ilgili en çok videosu olan benim. Münazaralarım da var. 26 tane dersim var. >> Salatla alakalı ben de bir sunum yapacağım. Konuyla alakalı sizink mesela yapmış olduğunuz seçimleri >> yeni bir akım >> ilgili şeyleri nasıl destek onu konuşu işte >> çıkış noktası odur >> çaprazlama mesela tersi var ya zikri >> evet o zaman şöyle kısa bir özet geçeyim salatla ilgili isterseniz salat Kur'an'ın tanımıyla nedir? Çünkü Bakara 239. ayete göre Allah diyor ki salatı sizin bilmediğiniz şeyleri Allah'ın öğrettiği şekilde yapın diyor. Bakın demek ki salatı bize Allah öğretmiş. İbrahim'den beri vardı diyorlar ya. İbrahim'den beri yoktu. Meryem 59 ne diyor? Onlar salatı zayi ettiler diyor. Tamam mı? >> Ama bu zai etti demek anlamına gelm >> zai ettiler. Zai var. Maun Suresi'nde de var salat ama ne diyor? O salatı ödenlere eyvah diyor. Eyvah. Ben >> salat var. Onların salatı el çırpmak, ıstık çalmak diyor. Var salat ama işlevsiz. >> İşlevsiz salat yani içi boşaltılmış salat. Şimdi kestirmeden gideyim o zaman ben >> ben şunu sordum. Ben bakacağım videolarınıza da. Siz mesela bir ayeti diyorsunuz ki velakin kes. >> Hayır hayır öyle değil. >> Mesela bu zıttıdır diyorsunuz ya mesela. >> Evet. Ben bu cümle yapısının Kur'an'daki bütün geçtiği yerlere baktım. Bunların hepsi bu şekilde geldiğinde diğerinin zıttını tanımladığı için ben bunu tercih ediyorum türü bir eee ne diyelim? Metodik bir videonuz var. >> Hayır Kur'an'ı >> videom yok. >> Videom yok ama Kur'an'ın bir metodu. Metodudur bu. Video yapsana abi. >> Bununla ilgili bir video yapsana. >> Yaparım >> abi. Sen videoyu yapmadan ben söyleyeyim çünkü zaten yapamam. Şe demiş gidince >> İbrahim dua ediyor. Salatın duayla bir alakası yoktur. Olsaydı salat dua ayrı geçmezdi dedi. >> Kur'an'ın sistemidir bu. >> Bu Kur'an'ın üslubur dedi. En sona dedi ki bununla ilgili bir çalışmam var mı abi? Bu üslubu takip edebileceğim bir videom var mı? Ve video böyle bir üsluba bakılması gerekiyor dedi. En >> ben bu etkisi olduğu için il video yapmak is örnekler bu konuda örnekler vermemi ister misiniz? >> Ben bir vereyim. 12 sure 24. ayet. Ondan kötülüğü ve fuşu uzaklaştırdık. >> Şimdi fuş aynı zamanda kötülük müdür? Evet. Yani birbirleriyle ilişkisi var mı? Var. Demek ki yan yana kullanıyorlar. >> Şunu demek istedim ben böyle başka bir kullanım da vardı ya. >> O kullanım yokmuş gibi bir tarafa bak. >> Onu genelleme hatasına düşürebiliriz. En azından şunu diyelim. Ben böyle tercih et demin şey diyeceğim şimdi. Fuş fuş >> tamam haşırılık diyelim. Haşılık diyelim. >> Tamam haşırılık. Ben de öyle anlam katıyorum. Aşırılık kötü müdür Kur'an'da? Kötü mü gösterili? Yok kötüdür >> ama sizin mantığa göre ülup gitmeniz lazım. Bitireyim abi. >> Şimdi şimdi >> abiş başka bir şey >> bitirin hemen bitireyim. Sen söyle. eee ya faşiyatın hiç kötülükte bir bağı olmaması gerekiyor. Ama halbuki Kur'an öyle üslup kullanmıyor. Kur'an birbirleriyle örtülü üslup kullanıyor. Bu aslında Kur'an'da ben biraz biraz 5 dakikalık araştırmayla buldum. Bunu başka yerlerde değil. Bak Kur'an'ın bir de şu sistemi vardır. Bakın onu da söyleyeyim. >> Hayır zıttıyla. Az önceki konuştuğumuz neydi? Zıttıydı. Bir de şöyle bir durum var. Resul nebi bak birbirine benzeyen kelimeyi yan yana kullanıyor veya diyor ki zikirle öğüt >> yan yana kullanıyor secdeyle uymuyor bir şey daha nasıl >> res nebi benim söylediğim kötülük fur şeyine tam uymuyor >> ama vaat öğütle vaaz uyuyor >> öğüt vaaz uyar >> öğüt vaaz uy tamam burada demek ki metot şey değil yani etmek metot tercih >> ya da mesela baz >> hayır kesinlikle metot var. Kesinlikle metot var ve ben bu metodu bizzat kendim kullanıyorum ve çok faydasını görüyorum. Eliyorum, eliyorum, eliyorum, eliyorum ve kelimenin özü çıkıyor karşıma. Buraya güşm ne olacak? Son dakika ağır bir şey diyebilir miyim? Bu konuda mesela Oktay'ın verdiği örneğin A3'te de var. O ayette mesela diyor ki öt diyor ki rabbim ancak kötü işlerin açığını ve gizlisini nahları haksız yarı saldırmayı kendilerine hiçbir >> birbirine benzeyen kelimeler >> her şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bildiğiniz şeyleri söylemenizi kılmıştır diyor mesela günah bunların hepsini kapsıyor zaten. Şimdi bakın hangisi günahları >> günah >> ism mi >> isim >> isim günah demek değildir. İşte >> bütün buradaki >> bakın günah kelimesi. Günah kelimesi zaten Arapça cünahe yanılıyor muyum? Cahe günah demek. >> İsim ne demektir biliyor musunuz? Zarara neden olmak demek. Size şöyle ispatlayayım. Bakara 219. Sana aklı örten şeylerden soruyorlar. Bak zıttıyla tanımlayacak ismi. Zıttıyla tanımlayacak. Nasıl ne diyor? Aklını örten şeylerin içinde menfaat vardır. İsim de vardır. İsmi menfaatinden çoktur. Yani faydası da olsa bile zarara neden olma kısmı daha fazladır. İsim günah demek değildir. Zarara neden olmak demektir. >> O farklı olsa da yine aynı kötü şey olduğu için >> ben istiyorum çocuklar. Teşekkür ederim. Eyvallah. >> Bakın sistemi kullanmanın faydası işte bak birbirinin zıttıyla salatta dua yoktur diyorsun. >> Yoktur. >> He bunu da diyorsun ki örnek veriyorum diyorsun eee >> evlatlarım evlatlarım salatı yerine getirsinler diye dua ediyordun. >> Bence bu arada mantıksal bir hata yok. Ben şey diye edebilirim ya rabbim benden sonra ailem namazı devam ettirsin diye rabbime dua ettiğim zaman mantıksal bir çelişki kurmuyorum. Fakat sen dedin ki Kur'an'ın üslubu bu değil. Ben de işte 12 surenin 24. ayetini göstererek aslında Kur'an'ın üslubu. >> Hayır. Kur'an'ın üslubu beni destekliyor. İkisi bak sana başka bir desteklemiyor de beni de destekliyordum. Senin ikisi de var diyor. >> İkisi de var. Tamam itirazım yok. Başka çarpıcı bir örnek vereyim. >> Başka çarpıcı bir örnek vereyim. >> Sevap, ecir, ceza. Üçü de karşılık demek. Az önce böyle bir üslup yok abi. >> Nasıl yok dedi mi? Göz şu an açtığım sistem kullandığım sistem nasıl yok dedim ya. >> Karşı tarafa geçmedi. İkisi de var. Şunu söylemek istiyoruz. Salatın salat dua olamaz. Salat mesela x y olamaz diyoruz ya. Daha özet diyeceğim. X Y olamaz. Yan yana geçtiği için farklı olmalı diyoruz ya. >> Böyle bir kural olsa da başka yerlerde x ile y aynı şeye de tekabül edebiliyor da diye dememiz lazım. >> Çok basit bir örnek ya. Az önce Zekeriya'nınkinden örnek verdim. >> Oradan çıkartmıyor ki o bir sürü yerden. >> Bir sürü yerden. Şimdi ben size kestirmede en kısa ezberimde olduğu kadarıyla Kur'an'ın salat tanımını anlatacağım. Tamam mı? Bak ceza karşılık demek. Ecir karşılık demek. Sevap karşılık demek. >> Aradaki farkı söyleyeyim sana. Eccir eylem yapılmadan önce belirlenir. Tamam mı? Karşılık şunu yaparsan karşılığın budur. İyilik yaparsan sana bire 10. Ceza nedir? Yaptığın zaman verilendir. Yani Allah cennetle gidenler de biz onları cennetle cezalandırdık dert der yani. Tamam mı? Ceza kötü bir şey değil. Yani karşılık demek. Şimdi sevap nedir? >> Sevap yaptığın bir eylemin sana geri dönüşümüdür. Tamam. Şimdi denilebilir ama potansiyel günah işle işlersen de ceza alabilirsin. Yani ortadaki ceza benim anlatmak istediğim o değil ama potansiyel bunu taşı. >> Aynı kelimelerin mutlaka nüansları da oluyor. Geçtim şu anda. Yani >> aynı anlama gelen şeyin nüanslar. Ben benim benim anlatmak istediğim o. Şimdi isterseniz ben aklıma bir kelime yoktur yani >> yoktur >> yani. Yok kesinlikle yoktur. Benim meal çalışmamda beni en çok yoran o olmuştur. Bazen o kadar kelimeler var ki kelime çok zengin yani. Çok zengin. Arapça. Türkçeden daha zengin Arapça. >> Ben 15 yıl önce şeyde okumuştum. Muhammed Şarur diye bir adam var. Bazıklerine katılıyorum, bazılarına katılmıyorum. O da eş yoktur diye >> ya kaseme yemin diyor. Yemine yemin diyor. Ondan sonra bir de yahlifune özellikle münafıkların yeminlerinde kullanılan bir kelime var. Hep 34 tane yemin var. >> Mesela bak araya girebilir miyim? Şimdi eee İsrail yüzyıl herkes kendisi baksın açık Kur'an'dan Edipüks dışında hiç kimse orada doğru çeviri yapamış. Eren Aktaş dahi kimisi ya secdeyle demiş ya da yahuruğuna bak edip çev çevirisini okuyorum. Son cümlesi daha önce kendilerine bilgi vermiş olanlar okunduğu zaman secde ederek yüzlü kapanırlar. Şimdi secde ederek secde zaten Arapça yüzlü kapanlar yahuruna. Peki diğer çevirmenler mesela Eren Aktaşları okuyorum en çok işte en yukarıda geliyor. Onlara okunduğu zaman çe secdeye kapanırlar. Kendisi üzerine secdeyi kapanır. Burada bir deyim var. Ortodokslar bir namaz kılıyor direkt böyle secde üzerine kapanıyorlar. O da var yani. >> Bak ben ben öğrencilerin bazen diyorum ki bir >> ya harre saygıdır ya. >> Şimdi bak o nasıl biliyor musun? Ben öğrencilerim diyorum ki bazen bir bir söz hakkabımız konuşuyor. Evladım sen bir çeneni tut işin uzmanı konuşsun diyorum. Açık şeyden akıllı tahttan oradan bir video açıyorum sen çeneni tut. Abi burada deyimdir. Deyim olarak kullan. >> Evet sen bir çenemi tut uzmanı konuşsun diyorum. Tüyorum alınırım ya. >> Abi bu deyim ya. Deyim. Ben >> deyim bu ya. >> Ben şey demiyorum. Kesin fiziki olarak eee secdeye kapanmak demiyorum ben. Ben şunu söylüyorum. Her ikisi de oluyor Kur'an'a göre. Kaldık ki Ali İbran'ın başlarında zaten ayet ki gerçek müminler yanlış hatırlamıyorsam Allah'ın o ikiye bölünen ayetlerinde her ikisini de kabul ederler ve doğrusu Allah bile derler. Tek bir tanesi sarılıp da yok. Hayır hayır hayır hayır. Ali İmran 7'ye diyorsun. Ali İmran 7'nin söylediğinle hiçbir alakası yok. O çeviri şeytanların çevirisidir. >> Hayda. >> Şeytanların çevirisidir. >> Nasıl? >> Sırf sırf Kur'an'ı örtülü bir kitap, anlaşılmayan bir kitap yapmak için şeytanların yaptığı çeviridir. O neymiş efendim? Bu kitabın bir kısmı muhkemmiş, bir kısmı müteşabihmiş. Eee muhkem ayet anlamları belli olanmış. O değil ama >> müteşabih ayet de anlamlarını >> sadece Allah'ın Allah'ın bildiği >> kitapmış diyorlar ya. Ya bu şeytan sözüdür. Bu kitap o zaman mübin değil. Ya >> şu var ama ayeti diyor ki bunun onun herhangi bir yerinde anlaşma hatlığa düşerseniz ona Allah havale et diyor. >> O başka bir ayet. O başka bir ayet. Konuyla alakası yok. Onun >> öyle olsa dahi yani oraya evrilse dahi eee dini ayakta tutma meselesi temel emir ve yasaklar >> abiciğim arkadaşın söylediği ayet çok önemli bir ayet. Muhkem müteşabih ayeti. >> Muhkem müteşabih ayeti. Orası aynen şöyle söyler. Bu kitabın bir kısmı muhkemdir. Bir kısmı müteşabihtir. >> Tamam mı? Muhkem nedir? Allah'a ortak koşma. >> Net >> yapmalı. >> Anne babana iyilik yap. >> Filmi en güzel yerinde kesiyorsunuz. >> Olmaz olmaz. Çünkü iç arkadaşlar uykusuz 39 saattir uykusuzdı abi >> kim söylüyor o böyle gidiyor >> gidiyor >> sallanıyor Mustafa bizim >> gidiyor ya >> benim benim bir işim yarım kafası ben rahatsız olurum abi beklesin otursun o >> abi sen arkada yatacak mısın biraz >> arabada yatsın anahtarceğimiz mekan var abi ya >> şimdi >> bir kısmı muhkemdir bir kısmı müteşabihtir diyor Evet. Çok basit bir yöntem. >> Hayır abi. Hayır. Hayır. Hayır. Ben başka bir örnek vereceğim. >> Hayır. Çok başka bir örnek abi. Bir saniye ben söyleyeyim de gözünü seveyim ya. >> Ben Zümer 23 diyeceğini san. >> Hayır Zümer 23 değil abi. Musa kavmine ne diyor? Allah size diyor ki inek keseceksiniz. >> Evet. Ha biz >> ondan sonra halk ne diyor? Biz sen bizimle dalga mı geçiyorsun diyor da >> sırlar bir birbir >> sonra özel bir rabbine söyle de o nasıl bir şey anlatsın bize diyor Musa anlatıyor anlatıyor abi 70 ayete gel yapılan çevirideki şeytanlıklara bak 70 ayet ne diyor biliyor musunara 70 rabbim onu bize müteşabih gösterdiği mevzu bir inek değil bize doğrusunu söyle de yapalım diyor teşabehehu aleyna diyor anlatabiliyor Ya orada nasıl çeviriyorlar? İnekler birbirine benziyormuş ya. Yok bezetme yapıyor bize. Aslını söyle. Bize de eylemi gerçekleştirelim diyor. >> Türkçedeki teşbihte hatalamaz teşbih. >> He müteşabih ne demek? benzer anlamlı demektir. Musa'nın asası müteşabihtir. Allah'ın eli müteşabihtir. İsrailoğullarının keseceği inek müteşabihtir ki içeriğinde anlatılır ineğin ne olduğu. Ne der mesela inek için? Hiç çifte koşulmamış olacak. İnsanın içindeki putir bacak bacak üstüne atıp rahat kazanç elde etmek. >> Rahat kazanç elde etmek. >> İnek yok yani ortada. >> Ortada inek yok. Peki burada ne diyor mesela? Yani o bilmiyormuş olduğunu abi >> kim biliyor? Hayır. Musa aleyhisselam diyor ya bir insanlar on >> tamam. >> Toplum da diyor ki hani benzetme yaptı bize bunu tanımla. >> Tamam tanımla diyor. Evet. Yani Musa Aleyhisselam aktarırken hani gerçekten bir yine kesilmesini istiyormuş gibi söylüyor. O bilm ben metni mota mot çevirdiğim zaman bu >> yani halk Musa aleyhisselam >> şimdi ilk başta şöyle başlıyor olay. Allah sizden bir Allah sizden bir inek kesme. Aç bak abi de ki şurada yanlış çeviriyorsun de. >> Demek istediğim şurada şimdi Musa Aleyhisselam'ı burada şey mi yapıyor? Hani sen inek kesmemizi söyledin ama aslında sen öyle bilmiyorsun. Benzetme yap. Benzetme yapıyor mu Allah demek istiyor. Halk bunu >> şunu söylüyor. Musa inek kesmenizi istiyor diyor mu halka? >> Evet. >> Halk da diyor ki sen bizimle dalga mı geçiyorsun? >> Musa da diyor ki ne söyleniyorsa onu yapın. Bu sefer halk diyor ki nasıl bir şeydir o? Şimdi müteşabih benzetme yoluyla olduğunu düşündükleri için özelliğini soruyorlar. Tamam mı? Özelliğini Musa özelliğini saymaya başlıyor. Mesela ne diyor? Koşulmamış yani. Ondan sonra ne diyor? >> Alacalı olsun. Yani eee gösteriş süs merakı. İnsanın içerisindeki putlar onlar. Dün insanı dünyevileştiren. Tamam mı? >> Abi neye benzer göründü diyor bize? Benzer görünü >> abi onu Allah'a sor. Yani ben ayette geçen kelimeyi ben sana mota mot söylüyorum. Biz gerçekten bir inek kesilmesini hani kastetmediyse Allah öyle bir olay olmadıysa sadece bazı işte emirler ve yasaklar benzetme yoluyla insanlara hani aktarıldıysa >> tamam. >> Şimdi eee peygamber orada bir eee inek kesilmesini söylüyor. >> Halk da isterken hani bize benzer görünü derken yani orada ne demek istiyor? Sizin dediğiniz şöyle mi demek istediler Musa Aleyhisselam'a? Ya bu müteşabih hani benzer şeyler eee >> benzer anlamlı yani Rabbimiz buradan bizden farklı bir şey istiyor. Benzetme yoluyla diyor. Bunun gerçeğin ne olduğunu söyle diyor. >> Yani bu sefer peygamber aslında ne anlamda geldiğini tam olarak bilmiyor ve aktaramıyor ama halk onu öyle değil >> basamak var. Öyle değil. >> Orada orada Allah aslında bize hani az önce dedim ya birbirinin zıttıyla, birbirine benzeriyle veya >> ben İsra 78'deki mesela aklıma geldi. Oradaki meşhuda kelimesinin ne anlama geldiğini Hud Suresi 103. ayetteki meşhuda kelimesiyle birleştirerek Allah bazı kalıpları, bazı benzetmeleri bilinçli kullanır sana yol göstermek için. Burada >> orada ne diyor? Orada Allah konuya bir inekle giriyor. Bence bu konuyu biz boşuna bu zamanı işgal ediyoruz. Çünkü mevzu çok basit. Çok basit bir konu. İşte Allah orada niye öyle dedi? Benzetme ya öyle dediği işte bu Kur'an diyor ki bu kitabın bir kısmı muhkem bir kısmı müteşabihtir diyor. Ne yapalım yani? Allah'ım sen niye müteşabih gönderdin? Bu kitabı mı diyelim yani? >> Yok >> müteş ben burada müteşabihin ne olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Orada diyor ki, "Ey Musa, bu bize benzetme olarak anlatılıyor. Net olarak ne istendiğini bize söyle de yapalım." >> Peki neden literal anlamda alamıyoruz? Neden gerçek anlamıyla alamıyoruz? Yani >> Evet. >> ayet öyle söylüyor. Ayet. Ayet. Peki gerçek anlamı nasıl alacaksın? >> Tüm çevirler birbirini kopyası yapmış diyor. >> O zaman şöyle söyleyeyim size. Müteşabih olmasın. K az bir saniye. Bir saniye abi. Başka bir şey söyleyeceğim. Tamam. Bu kitapta müteşabih yok. Tamam mı? >> Müteşabih yok. Musa sopayı attı, yılan oldu. Değil mi? Peki Firavun'un meleleri ne dedi Musa'ya? Sen apaçık bir sihirbazsın dedi. Değil mi? >> Peki o zaman sihirbazlar haklıdır. Musa sihirbazdır. Niye? Attığı sopa yılan oldu. >> Peki >> o zaman Firavun'un Firavun'un yanındaki meleler haklı olur. >> Sopa yok mu abi gerçekten orada? >> Ha yok orada sopa. Oradaki Musa'nın asası Yunus. Gülme abi. Yunus 82'ye baksana >> ya. Ben seninkiler >> Yunus 82'ye bak Yunus hiç gülmeye gerek yok. Ben sana bakacağın yeri söylüyorum. >> Yunus 82'de Musa'nın Firavun'un sihirbazlarıyla yaptığı tartışmadaki asasını söylüyor. Bak ben sana ben referans gösteriyorum. Kulu sıkı atmıyorum yani. >> Yal sihirbazlar hiçbir zaman gerçek sihir alameti gösteremezler zaten. Onların hepsi kandırmaca olduğu için sihirbaz diyorlar. Ama yaptığı kandırmaca olmadığı için >> nasıl kandırmaca olmadığı ya sopanın yılan olmasında sahtekarlık vardır ya. >> Birazcık kuantum dünyasıyla ilginiz varsa. >> Abi ne kuantum bu? 3.000 sene önce ne abi? 3.000 sene önce ne kuantum bu ya? >> Kuantum o zaman da >> yoktu. Yok ha o zaman sopayı attı deniz yarıldı kuantum sopayı attı yılan oldu kuantum. Ha biraz lütfen ciddiyet ciddiyet gözünü seveyim ya. Abi ağzına sağlık. Eee güzel oldu. >> Öyle kuantum yok abi. >> O zaman gerçek [Müzik] >> saygılar. Eyvallah. Tarafına giden varsa misafir olabilir efendim. >> Evet petrole gidecek. >> Yok bu tarafa giden hiçbir adam yok. >> Tamam sağ olun. Metro >> ayakkabının bağlı çözülen alan >> şimdi abi özel durum gelişiyor sana >> şey nerede >> abi abi >> abi >> şimdi Ahmet'i kedi sırdı biliyorsunuz