Transcription
Günümüzde dünyada 160'tan fazla para birimi var, ve hepsinin istisnasız tek bir noktası var. Para arzları hızlı bir şekilde artıyor. İnsanların birikimleri ve maaşları değersizleşiyor. Peki, aradaki bu değer kaybı nereye gidiyor? Unutmayın, para enerji gibidir. Asla yok olmaz; sadece ev değiştirir. Enflasyon ile sizden alınan bu para aslında ev değiştiriyor. İnsanlar başka yerlerde alım güçlerini korumak için daha iyi bir para bulduklarında, ona ya vergi gelir ya da sermaye kontrolüyle ona ulaşmaları engellenir.
Para nedir? Takas. İlk başta her şey mal takası yapmakla başladı. Bende fazladan balta var; sende fazladan halat var. Benim halata, senin de baltaya ihtiyacım var. Bu şekilde ihtiyaçlarımız eşleştiği zaman ticaretimizi yapabilirdik. Ama bu çok verimsizdi. Çünkü sendeki halata ihtiyacım olabilirdi, ama sende belki de balta vardı. Senin baltaya ihtiyacın yoktu; senin ihtiyacın olan şey kıyafetti. O da bende yoktu. E bu şekilde ticaret gerçekleşemezdi.
Sonra başka çözümler geliştirildi. Para olarak metaller kullanmak. Eğer bir şeyin değer sakladığı ortak kanısına varırsak, ticaretimizi bir sonraki seviyeye geçirebilirdik. Ticareti daha verimli hale getirebilirdik. Bunun için taşınabilir, bölünebilir, dayanıklı, kum veya taş gibi her yerde bulunamayacak kadar kıt ve aynı zamanda herkese yetecek kadar yaygın olmalı. Örneğin, ekmek taşınabilir, bölünebilir; üretilmesi için bir emek gerekiyor, ama dayanıklı değil. Birkaç gün içinde bozulurdu. Bu yüzden bu özelliklerin hepsini taşıması gerekiyordu, para olacak şeyin.
Avcı toplayıcılar arasında deniz kabukları yaygın bir para birimi olarak kullanıldı. Küçük, uzun ömürlü, giyilebilir; işlemesi ve bulması çok kolay değil, ama yaygın. Sende yeteri kadar ekmek varsa daha fazla istemezsin, ama sahip olduğundan daha fazla takıyı kabul edebilirsin. Bu takılar boyutu, giyilebilirliği, estetik çekiciliği ve değer koruması nedeniyle tercih edildi. Örneğin, baltan eksik olduğunda ve karşılık olarak halat istediğinde ve benim halata ihtiyacım olmadığında, sizden deniz kabuğu isteyebilirdim. Belki hemen ihtiyacım yoktu, ama takıları alabilirdim, cebime atabilirdim ve daha sonra arzuladığım başka bir şeyle karşılaştığımda takıları takas için teklif edebilirdim. Unutmayın, para her zaman gelişir ve daha iyiye akar. Metaller de gelişti. Sonra altın ve gümüş sikkeler birçok imparatorlukta popülerlik kazandı. Çünkü doğrulanabilmesi çok kolaydı. Taşıması kolaydı. Tüm dünya da aynıydı ve değerli olacak kadar kıttı. Altın ve gümüş sikkeler ticaretin verimliliğini çok artırdı.
Bu sıralarda Ortadoğu'da, aslında oldukça gelişmiş olan insanlar arasında bir kredi ve bankacılık sistemi vardı. Bunun adı süfteceydi. Bir kimsenin yol riskinden veya taşıma külfetinden kurtulmak amacıyla malını bulunduğu yerdeki birine verip, o kimsenin gideceği yerdeki vekilinden alması için verilen poliçe yazısı olarak tarif edilebilir. Ama videoyu karmaşıklaştırmayacağım; ana fikri paranın tarihini ve paranın ne olduğunu özetliyoruz. Dünya nüfusu arttıkça, hem metaller yoluyla hem de süfteci gibi kişiler arası kağıda dayalı para yani senet sistemi iyice büyümüştü. E o zaman henüz blockchain gibi trustless, kişinin güvenine gerek kalmayan merkeziyetsiz bir sistem olmadığı için, bu büyüyen sistemde ihtiyaç gereği bankalar tarzı finansal işleri yapan kurumlar ortaya çıkmaya başladı. Bunlar hem depolama hem kredi hem de süfteci usulü dediğimiz alacaklının borçluya yazdığı ve belli bir süre sonunda belli bir parayı kendisine ya da kağıdı elinde bulundurana ödemesini bildiren poliçeydi.
Ama bu sistemde problemler vardı. Müşteriler mevduatlarının istendiğinde nakit olarak geri alınabileceğini beklerdi, doğal olarak kendi paraları. Ancak bankacılar sıklıkla bu güveni ihlal ettiler. Çünkü çoğu kişinin zaten genelde tüm altınlarını aynı anda geri almadığını fark ettiler. Bu yüzden insanların paralarını borç vermeye ve onu kullanarak para kazanmaya başladılar. Bu çok büyük bir problem olmuyordu, ta ki ekonomik krizler gelene ve tüm insanlar parasını isteyene kadar. Sırada gelmiş geçmiş en büyük ponzi. Merkez bankaları ve finansal sistem. ABD Merkez Bankası Fed'in nasıl kurulduğunu öğrendikten sonra uykularım kaçmıştı.
Alım gücün her geçen gün senden alınıyor. Yaşadığın ev küçülüyor. Ev araba almak zorlaşıyor. Daha fazla çalışıp daha az kazanıyorsun. Ailenle, arkadaşlarınla daha az zaman geçiriyorsun. Yalnızlaştırılıyorsun. Senin alım gücünün senden alınma şekli kısıtlı ve çok sinsici. Bunu tespit etmek vergilerden çok daha zor. Bu video sadece bir girişti. Tavşan deliğinden atlayıp derinlere indikçe daha fazla sinirleneceksin. Belki uykuların kaçacak, ama özgür olacaksın. Özgürlüğün bir bedeli var; tatlı rüyandan uyanmak. Bu bedeli almaya hazır mısın? [Müzik]