📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

8) KPSS - MEB / AGS Coğrafya - Türkiye'de İklim Bilgisi (Basınç ve Rüzgarlar) - Bayram MERAL - 2026

Benim Hocam58:28

Transcription

[Müzik] Basınç ve rüzgarlar iklimin önemli elemanlarını karşımıza çıkarıyor. Çok değerli sorular var. Bakalım nelerden bahsedeceğiz diyorum. Hazırsak başlıyoruz. Hazır mıyız?

>> Evet.

>> Hatırlayalım bakalım. Dört tane önemli basınç merkezi vardı. Dört tane önemli basınç merkezinden Sibirya, İzlanda'nın kendisi kuzeyden geliyor. Söyler misiniz? Sıcak mı, soğuk mu?

>> Soğuk.

Özellikle Sibirya'nın kendisine lütfen dikkat edin. Güneyden geliyor Basra, Azor'un kendisi. Güneyden geldiği için sıcak mı, soğuk mu?

>> Sıcak.

>> Sıcak karakterli ve Basra'nın kendisi burada çok önemli olduğunun altını çiziyorum. Biraz detay vereceğim tabii ki. Sibirya, İzlanda ikilisiyle başlıyorum. Türkiye'de genelde kış ayları soğuk geçiyorsa sebebi Sibirya mantığıyla birlikte değerlendirilir. Yani ilk etkenlerden bir tanesidir. Sibirya'nın kendisi geldi Kuzey Kuzey Anadolu bölgesine ve çok soğuk hava, aşırı soğuk havayla birlikte sıcaklık değerlerini düşürdüğünü söyleyebilirim. Ve soru kalıbı şöyle ortaya çıkar. Hangisi kışın etkili, çok soğuk diye sorarlarsa Sibirya. Peki Sibirya'ya kimler yardım edebilir diye düşünüyorum. Sibirya'ya yardım edecekler içerisinde Basra'yı hemen elemeniz gerekiyor. Çünkü o da yazın etkili oluyor. Başka hiçbir önemi değil. İki tane önemli basınç merkezi kalıyor geriye. İzlanda'nın kendisi. İzlanda'nın kendisi aslında 12 ay etkili olmaya çalışan basınç merkezleridir bunlar. Ama bunlardan Sibirya'ya asıl yardım eden birincisi İzlanda. İzlanda'nın geldiği yere bir bakalım isterseniz. Sibirya buradan geldi. İzlanda'nın geldiği yer burası. Yine Türkiye'ye göre kuzeyden ve soğuk olan yerden geliyor. Ama gelirken okyanusu görüyor. Atlas Okyanusu'nun üstünden geçiyor. Avrupa'ya giriyor. Burası Balkanlar. Balkanlardan gelen nemli. Bakın denizi gördüğü için bu arada nemli ve kuzeyden geldiği için soğuk hava olarak Türkiye'ye giriş yapıyor. İstanbul çevresine bol kar yağışlarını getirebiliyor. Mesela İzlanda'nın kendisi. O zaman Sibirya, İzlanda ikilisi soğuk. Hangisi daha karasal ve soğuk? Sibirya. Hangisi nemli ve soğuk? İzlanda genellemesiyle birlikte ortaya çıkar. Ve Türkiye'de kışın daha çok etkili olan iki basınç merkezinden bahsetmiş olduk. Peki bunlara yardımcı kuvvet var mı başka? Var. Kim olabilir sorusunun cevabı için Azor'u işaretlemeniz gerekiyor. Normalde Azor güneyden geliyor. Yaz aylarında etkili genellemesini yaparız ama 12 ay etkili olma fırsatını bulduğu için kış aylarına da gelebilir. Kış aylarında ülkeye gelirken soğuk havayı ülkemize getiriyor. Hatta muhtemelen duymuşsunuzdur. Bodrum, Marmaris çevresinde özellikle tekneler için zor anlar meydana geldi. Bursa hattında, İstanbul hattında feribot seferleri iptal edildi sorusunun cevabında Azor'un devreye girdiğini görebiliyoruz. Yani kış aylarında Türkiye'yi çok soğuk yapar karasal kim sorusunun cevabı?

>> Sibirya.

>> Sibirya'ya kimler yardım eder sorusunun cevabı İzlanda. Kim yardım eder?

>> İzlanda.

>> Genellemesini ortaya çıkarmanız gerekiyor. Biraz detaya bunu da ön plana çıkarmış olduk. Anlaştık mı acaba? Geldik yaz aylarına. Yaz aylarında elbette ben güneydeki basınç merkezlerinin Türkiye'de etkili olacağını düşünüyorum. Ve sadece yazın etkili olan Güneydoğu Anadolu bölgesine çok sıcak hava getiren kim? Sorusunun cevabı?

>> Basra.

>> Basra. Basra'nın kendisi Muson kökenlidir. Muson dediğim yer burası. Muson Asya'sı. Asya'nın güneydoğusunda muson yağmurları var mesela. O yüzden Muson Asya'sı diyoruz buraya. Buradan geliyor aslında. En son çölleri görüyor. Çölden de Güneydoğu Anadolu bölgesine geldiği için aşırı sıcak havayla birlikte Urfa'ya, Mardin'e, Siirt'e, Antep'e, Diyarbakır'a +35, 40, 45'leri getiriyor. Kim getiriyor? Basra'nın kendisi. Başka hiçbir dönemde etkili değil. Sadece ne zaman etkili? Yaz aylarında etkili olduğunu söyleyebilirim.

Şimdi bakın, basınç merkezleri Türkiye'ye geliyor ama yer şekillerinin iklim üzerine etkisinden bahsetmiştim. Hatırlıyor musunuz? Toros dağlarımız var. Antalya'da Batı Torosları olarak başladı. Devam etti. Adana'nın üzerinden kuzeyinden geçti hatta. Sonra Güneydoğu Anadolu bölgesinden buradan İran'a doğru devam ediyor. Bakın şöyle bir engel var. Şimdi buradaki yüksek dağlar Basra'nın getirdiği sıcak havayı Güneydoğu Anadolu bölgesinde tutuyor. Basra içeri hiç giremiyor demiyorum ama genelde burada kalıyor. Yani yaz aylarını Güneydoğu Anadolu bölgesinin çok sıcak olmasını Basra'nın kendisi sağlıyor. Ama ülkenin genelinde yaz aylarında aşırı derecede etkili olan Basra diyemem. Peki Basra'ya kimler yardım edebilir diye düşünüyorum. Sibirya'yı hemen eledim çünkü o kışın etkiliydi. Kimler kaldı? İzlanda, Azor 12 ay etkili. Hep etkili olmaya çalışıyorlar. Bunlardan da yaz aylarını genelde Azor'un devreye girdiğini görüyoruz. Azor geliyor, Avrupa'ya yerleşiyor ve Avrupa'ya yerleştiği için de geldi. Buradan yerleşti. İzlanda köşesine çekildi. Sibirya zaten yerinde. Azor'un kendisi yaz aylarını Avrupa'dan buradan Türkiye'ye doğru giriş yapıyor. Bu şekilde dağlar Türkiye'de doğu-batı, doğu-batı yönüne uzandığı için Azor'un getirdiği sıcak hava buradan ülkenin geneline giriş yapıp yaz aylarını ülkenin genelinin aşırı sıcak olmasını sağlıyor. Ankara'mızın mesela yazın çok sıcak olmasını etkileyen basınç merkezleri içerisinde Azor genellemesini yaparız. Ama şunu atlamayalım. Karadeniz'in dağları var. Kuzeyde denizel. Burada denizellik çok etkili olduğu için Karadeniz kıyıları hariç ülkenin geneline yazın sıcak hava dalgasını getiren Azor genellemesini yapıyoruz biz. O zaman yaz aylarında Güneydoğu Anadolu bölgesine çok sıcak hava getiren kim? Ülkenin geneline Karadeniz kıyıları hariç çok sıcak hava getiren kim?

>> Basra, Azor.

>> Genellemelerini ortaya koyuyoruz. Bunlar biraz aslında böyle günlük hayattan önemli bilgilerdi. Biraz daha böyle teknik ifadeler kullanmam gerekirse en azından şunların da mantığını anlamanızı istiyorum. Bakın burada termik yazıyor. Gördünüz mü? Burada da termik yazıyor. Gördünüz mü? Bunların altında da dinamik yazıyor. Mesela bunun bir mantığı var. Mesela termikten kastım mesela ısınma. Dünyanın yuvarlak şekli var. Dünyanın yuvarlak şeklinden dolayı sıcak ekvator hattı. O zaman buradan gelen aşırı sıcak havayla birlikte gelen Muson sesini de buraya alabiliriz. Basra'nın kendisi yazın etkili, çok sıcak hava getirdiği için termik kökenli olarak karşımıza çıkıyor. Yine dünyanın yuvarlak şeklinden dolayı soğuk kutuplar içerisi. Oradan gelen basınç merkezi de soğuk hava getirdiği için ve oranın soğuk olması sebebi dünyanın şekli, ısınma hikayesi olduğu için o zaman Sibirya'nın kendisi termik kökenli oluyor. Yani ısınmaya bağlı. Termik kökenli olanlar kim diye sorarlarsa Basra, Sibirya. Biri sadece yazın etkili, diğeri sadece kışın etkili. Termik kökenliler diye sorulabilir. Çok detay bir soru kalıbı yapıyoruz. O zaman Türkiye'de etkili hangi iki basınç merkezi termik kökenli?

>> Basra ve Sibirya.

>> Bunlar aşırı sıcak, aşırı soğuk havayla. Yazın kışın geliyorlar. Ekvator hemen hemen ekvator diyelim. Güneyde Asya havası var ve kutuplar içerisinden geliyorlar. Çok sıcak, çok soğuk yerden geliyorlar mantığıyla termik diyorum. Problem var mı? Ama bunlara dinamik dedim. Dinamizm dünyanın günlük hareketine bağlı ortaya çıkıyorlar. Böyle sormayacaklar elbette. Dinamizm dünyanın günlük hareketiyle birlikte ortaya çıktığı için 12 ay hep etkili olmaya çalışıyorlar. Ama genelde İzlanda fırsatı ne zaman buluyor? Kışın. Hatta sonra kışın destek veriyormuş. Az da olsa Azor'un kendisi daha çok o fırsatı ne zaman buluyor? Yazın. 12 ay etkili. Devamlı etkili. Dinamik kökenli olanlar mantığı da buradan geliyor. Şöyle bir soru soracaklarını zannetmiyorum. Dünyanın şekli sonucunda Türkiye'de etkili basınç merkezleri sıcak soğuğa bağlayın. Bunlar olur. Sibirya ve Basra termik kökenler. Dünyanın günlük hareketiyle birlikte etkili olanlar dinamizme bağlayın. O zaman bunlar olur. İzlanda, Azor'un kendisi. Tabii bunlar çok detay soru kalıpları ama yine de bir kere de olsa duymuş olun. Not almak isterseniz bir kez daha söyleyebilirim. Dünyanın şekli sonucunda etkili olanlar termik kökenliler. Kim onlar sorusunun cevabı için Basra ve Sibirya'nın kendisi. Dünyanın günlük hareketi sonucunda etkili olanlar, dinamik kökenli olanlar, 12 ay etkili olanlar kim onlar sorusunun cevabı da İzlanda, Azor olarak karşımıza çıkar. Çok detay ama belki belki önemli olabilir. Basınç merkezleri için bu detayları verdim. Bunlar benim için çok önemli oldu. Eee, burada biraz daha detaya ineceğim ama eee, isterseniz şu soru kalıbını beraber çözelim. Ondan sonra biraz daha detay vereceğim. Yukarıdaki basınç merkezlerinin hangisi Türkiye'de kış mevsiminin daha soğuk ve sert geçmesine neden olur? Kışın etkili, çok soğuk hava getiren kimdi acaba?

>> Sibirya.

>> Sorunun cevabı Sibirya. Peki şöyle sorsam kışın etkili olanlar desem Sibirya'nın da kimi alayım?

>> Azor'u da alabilir miyim?

>> Alabilirim. Yani az da olsa etkili. Sonra işte kışın etkili olabiliyor. Alabiliriz ama çok detay bir soru olur tabii ki. Yazın Güneydoğu Anadolu bölgesine çok sıcak hava getirir.

>> Ülkenin geneline aşırı sıcak hava getirir.

>> gibi soruları üretebilirim buradan. Çok detay ama bunu da bilin. Bu da bizim için önemli olsun. Anlaştık mı acaba? Problem var mı acaba? Bakın çok detay dedim ama bazı detayları da yine size vermem gerekiyor. Yani bence soru kalıbı gelme ihtimali çok az ama testte denemede karşınıza çıkarsa ben bunu niye bilmiyorum demeyin diye anlatacağım kısa bir bölüm var. Basınç dediğimiz şey düz mantık şudur. Burası yer zemini olsun, yeryüzü. Benim elimde basıncın kendisi olsun. Havanın kendisi olsun. Daha doğrusu daha doğru cümle bu olur. Havanın yeryüzüne uyguladığı kuvvete basınç denir. Tekrar söylüyorum hava yeryüzüne kuvvet uygular. Bunun adı basınç olarak karşımıza çıkıyor. Düz mantık. Hava yeryüzüne çok kuvvet uygularsa bir piston gibi düşünün. Mesela bir tane kabımız var böyle pistonu aşağı doğru ittim. Çok kuvvet uygularsa yüksek basınç hissederiz. Doğru mu? Peki hava yeryüzüne çok kuvvet uygulamazsa böyle yukarı doğru hareket ederse ne olur? Alçak basınç olur. Yüksek basınç, alçak basınç hikayesi bizim için burada önemli. Var mı problem? Anlaşılmayan bir nokta var mı? Yüksek ve alçak basınç olma olayını tetikleyen iki önemli durum vardır. Bir ısınma. İki dinamizm. Dünyanın günlük hareketi, dünyanın şekli hikayesini açıklamış oluyorum aslında. Söyler misiniz bana? Burası bir zemin dedim. Yer zemini ve hava sıcak. Güneş geldi, ısınmayı sağladı. Isınan hava yükselir mi acaba?

>> Isınan hava yükselirse devamlı yükselen hava varsa yükselici hava denilen şey ortaya çıkıyor.

Bakın yukarı doğru bir hava hareketi varsa o zaman bu havanın yeryüzüne kuvvet uygulama şansı var mı? Yok. Yukarı doğru gideceği için basınç az olur. Alçak basınç olur. O zaman alçak basınç alanları, ısınmaya bağlı oluşanlar tabii ki bu şekilde ortaya çıkıyor. Yani ısınma kökenli olanlar alçak basınç, yükselici hava hareketleri devreye giriyor. Anlaştık mı acaba? Şimdi bakıyorum. Yüksek ve alçak basıncın kendisine şöyle açıklamalar yapmışız. Burada ne var? Alçak basıncın kendisinde yükselici hava hareketleri var. Mantığını anlıyor musunuz? Yükselici hava hareketi. Problem var mı? Söyler misiniz bana? Bir yerde ben diyorum ki ısınma olayı yok. Tam tersine bakalım. Hava soğuk. Hava soğuksa ne olur? Soğuk hava çöker. Yoğunluğu fazla oluyor, çöküyor. Soğuk hava çökerse o zaman hava yeryüzüne fazla kuvvete uygular. Doğru mu? O zaman ne olur? Yüksek basıncın kendisi olur. Yüksek basınçta da alçalıcı hava hareketleri vardır. Alçalıcı. Yüksek basıncın kendisinde de alçalıcı hava hareketleri var. Çok detaylar ama bir yere bağlayacağım. Problem var mı acaba? Şimdi tekrar geldim yukarıya. Bana söyleyin. Bir yerdeyim. Sıcak hava varmış. Isınan hava yükseliyormuş. Yükselici hava hareketi varmış. Basınç da az oluyormuş. Problem var mı? Hava yükselirken içerisinde nem varsa o bulutları ortaya çıkarıyor ve yağış meydana getirir. Nem ve yağışla anlatacağım mantığını. Yükselen soğuyan havanın içerisinde yağış meydana geliyor. Yükseldikçe tabii ki. O zaman yükselici hava hareketlerinin olduğu yerde hava kapalı ve yağışlı oluyor. Yani yağışın olma hikayesi de buna bağlı oluyor zaten. O zaman bizim için alçak basınç alanlarında yükselen hava nemi bulutu da beraberinde getirdiği için hava kapalı ve yağışlı oluyor. Özellikle kış döneminde. Anlaştık mı? Alçak basınç alanları genelde kapalı ve yağışlı havalarla aklınıza gelsin. Özellikle kışın. Problem var mı? Tam tersini düşünelim mi? Soğuk hava çöktü mü? Çöktü. Soğuk hava çökerken nemi de dağıtıyor buradan. O zaman ne oluyor? Soğuk havanın alçalıcı hava hareketlerinin olduğu yerde hava genellikle açık oluyor. Ayazlı gece duydunuz mu Ankara'da?

>> Duymaz mıyız hocam?

Ankara'da kış günü genelde hava buz gibi oluyor. İnanılmaz ayaz oluyor. Gökyüzüne bakıyorum pırıl pırıl tüm yıldızları görüyorum. Hava inanılmaz soğuk oluyor. İşte o bana neyi anlatıyor? Yüksek basıncın kendisini anlatıyor. Havanın kışın özellikle çok soğuk olduğu gecelerde yüksek basınç olduğunu anımsayın. Hava genelde yağışlıysa o zaman alçak basınç var, nem var, bulut var, yağış var genellemesini yapın mesela. Problem var mı cümlelerde?

>> Güzel.

O zaman ben diyorum ki bu hikayeler benim için önemli oldu ve yüksek ve alçak basınç hikayesini netleştirdim. Bunu önemli bir yere bağlayacağım. Merak etmeyin. Şimdi bu şekle bakar mısınız? Buraya bakın. Yakından da görelim. Bu şekiller bize merkezleri gösteriyor. 1. merkez, 2. merkez, 3. merkez, 4. merkez. Şuradaki sayıların bir ok işaretlerinin bir anlamı var bu arada. Hemen onları söyleyeyim size. Sayısal olarak 1013 normal basıncı anlatır. 1013 yani Torricelli'nin yaptığı deneye göre işte 45 derece enleminde 0 metre yükseklikte işte bir tüp içerisine hava yerleştiriyor. Onun yaptığı basınç normal basıncı anlatmış mesela. Böyle kabul ediliyor bilim insanları tarafından. Ve bunun üzeri yüksek basınç, altı da alçak basıncı anlatıyor. Mesela bakıyorum 1013 normal basınç ya 103'ün altında. Görüyor musunuz sayısal değerleri? Alçak basınç merkezlerini böyle belirleyebilirsiniz. Şuna bakın. 1013'ün üstünde sayı değerleri görüyor musunuz? Bunlara da yüksek basınç diyebilirsiniz. Mesela yüksek ve alçak basınç olduğunu anlayacağınız başka hikayelerden bir tanesini hemen söyleyeceğim size. Bir önemli kural daha geliyor. Bunu not alabilirsiniz. Rüzgar yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. Lütfen not alın. Bunu daha detaylı anlatacağım. Rüzgar yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser diyorum. Şimdi verilen merkezlerin yüksek ve alçak basınç olduğunu iki şekilde anlarsınız. Sayısal değerlerden unuttunuz 1013'ü. Sayısal değerleri de unuttunuz. Bunun alçak, bunun yüksek olduğunu nasıl anlayacağım sorusunun cevabı işin rüzgarların yönüne bakacaksınız. Bakın burası ve merkez. Şu anda biz neredeyiz? Batıkent'teyiz. Batıkent'ten Çankaya'ya doğru bir rüzgar esiyor gibi düşünün. Diğer ilçemize doğru bir rüzgar eseceği. Yeni mahalleden Çankaya'ya doğru diyebiliriz. Ya da Ankara'dan Kırıkkale'ye, Çankırı'ya doğru. Böyle de genelleme yapabilirsiniz. Görüyor musunuz? Merkezden çıkmış rüzgar çevreye doğru gidiyor. Yüksek basınçta merkezden çevreye doğru rüzgar eser. Ok işaretlerinin yönüne bakın. Gördünüz mü? Mantığını anladınız mı? Alçak basınçta da rüzgarı çevresinden alır. Ok işaretlerinin yönüne bakın. Yani bir yerin yüksek ve alçak basınç olduğunu iki önemli cümleden anlıyorum. Sayısal ifadelerden 1013 üstü ve altı. Unuttum onu ya da sayısal ifade yok. Rüzgarın yönünden, merkezden çevreye gidiyor. Çevreden geliyor. Çevreden geliyorsa alçak basınç, merkezden gidiyorsa yüksek basınç diye algılıyorum. Problem var mı? Bunlar çok detay. Yani bu şekilleri verip bugüne kadar soru KPSS ya da ALES formatını zaten sormadılar. Gelmedi ama gelmez diye bir şey yok. Bir soru formatıdır bu. Gördük mü acaba? Şimdi bir önemli cümle daha var. Aslında şurayı netleştirmiş olduk. Bakar mısınız? Yüksek basınçta çevresine rüzgar gönderir. Alçak basınçta çevresinden rüzgar alır açıklamış olduk. Ama daha önemli bir yere götüreyim size. Şimdi bu rüzgarlara baktığımız zaman bunların kuzey ya da güney yarımkürede olduğunu algılayabiliyoruz. Kuzeyde mi güneyde mi diye sormayacaklar ama Türkiye kuzey yarımkürede olduğu için Türkiye'deki Çorum'daki ya da Yozgat'taki bir basınç merkezinin yönünü verdikleri zaman kuzey yarımkürede mi anlayabilir miyiz diye sorarlarsa evet demeniz gerekiyor. Nasıl anlıyoruz? Lütfen bakın. Rüzgarlar dünyanın günlük hareketine bağlı olarak sapmaya maruz kalırlar. Kuzey yarımkürede sağ, güney yarımkürede sola doğru saparlar. Bir daha söylüyorum. Kuzey yarımkürede sağa, güney yarımkürede sola doğru saparlar. Yani saat yönünde hareket ediyorlarsa kuzey yarımkürede, tam tersi yönünde hareket ediyorlarsa güney yarımkürede gibi bir hikaye vardır. Türkiye'miz nerede?

>> Kuzey yarımkürede.

O zaman Türkiye'de olan merkezde genelde sapmalar nereye doğru olur? Sağ. Güney yarımküre nereye doğru oluyormuş? Sola. Şimdi bakın buraya bakıyor mu herkes? En tepedekine bakıyorum. En tepedeki saat yönü bu. Doğru mu? 12, 1, 2, 3, 4, 5 diye devam ediyor. Nereye doğru sapmış? Sağ. Sağ, sağ, sağ, sağ. Kuzey yarımküre. Problem var mı? Buraya bakın. İşinize yaramaz ama. Nereye doğru sapmış? Sola. Sola. Sola. Güney yarımküre. Daha basit bir cümle gelsin mi? Bunu alın. Bunu alın. Birleştirin. Ne çizdim?

>> S.

Kuzey yarımküre. En tepedekinden bir tanesini alın. Şunu alın. Birleştirin. Ne çizdim? Z yani ters ya da Z. Güney yarımküre. İşimize yarayabilir. Not alabilirsiniz. S çiziyorsa kuzey yarımküre ya da saat yönünde dönüyorsa kuzey yarımküre genellemesini yapabilirsiniz. İşimize soru çözerken yarayacak. O yüzden bu kadar detaylı anlatım yapıyorum size. Problem var mı acaba? O zaman bakarak söyler misiniz acaba? Burası yüksek miydi? Alçak mı?

>> Alçak.

>> Nereden anladım? 1013 milibarın altında. Nereden anladım? Çevreden rüzgar alıyor. Burası yüksek mi, alçak mı?

>> Alçak.

1013 milibarın altında ve çevreden rüzgar alıyor. Kuzeyde mi, güneyde mi burası? Çünkü S çizmiş ya da saat yönünde hareket ediyor. Hareket yönünün sağına doğru dönüyor. Rüzgarlarda sapma meydana gelmiş. Burası burası kuzeyde mi güneyde mi? Güneyde. Z çizmiş. İşime yaramaz. Türkiye'ye soracaklar için güney yarımküre işime yaramıyor benim. Anlaştık mı? Buraya bakar mısınız? Sağdaki mi soldaki mi? Burası 1 olsun. Burası 2 olsun. Ya da 1 mi 2 mi Türkiye'de olabilir? Çünkü S var. Kuzey yarımküre bu. Güney yarımküre. O yüzden ha Türkiye'de olabilir derken bunu anlatmaya çalışıyorum. Bu şekilde değerlendirmeniz gerekmekte. Anlaştık mı? Problem var mı? Anlaşılmayan bir durum var mı? Geri geldim. Bakın Sibirya yüksek basıncı. Soğuk hava çöktü. Yüksek basınç oldu. Bunu sağlayan soğuma termik. Basra. Alçak basıncı. Isınan hava yükseldi. Alçak basıncı oldu. Bunu sağlayan ısınma. Termik. Mantığını anladık mı? Termik dememin mantığı buna bağlı. Dünyanın günlük hareketi sonucunda meydana gelen hava akımları geldi. Şuradan başlayayım. Ne yaptı? Karşılaştı. Aşağı doğru hareketli. 60 derecede İzlanda, alçak basıncı oldu. Dünyanın günlük hareketi sonucunda hava akımları karşılaştı. Birbirini yukarı doğru itti. Nemleminde ve ne oldu sorusunun cevabı bizim için aşağı doğru hareket ediyorsa yüksek basınç, karşılaşıp yukarı doğru gidiyorsa alçak basıncın kendisini ortaya çıkarıyor diyebiliriz. Şöyle kodlayabiliriz aslında. Ekvator'da 0, 30 derece nemleminde 60'ta 90'da gibi genelleme yapıyoruz ama tamamen format dışına çıkıyoruz ve özellikle Sibirya yüksek basıncının olduğu yerde 30 derecede ters alizelerin kendisi gelip alçaldığı için yüksek basıncı kendisini ortaya çıkarıyor. 60 derecede 60'tan ve 90'dan gelen hava akımları karşılaşıp birbirini yukarı doğru ittiği için alçak basıncın kendisini ortaya çıkarıyor. Bunu sağlayan da dünyanın günlük hareketle oluşan hava akımları olduğu için dinamik oluyor. Dinamik oluyor. İşinize yaramaz ama mantığını öğrenin diye bu cümleleri kurdum. Benim için şunu söyleyeyim. Türkiye'de dört tane basınç merkezi var mı? Var. Hangi ikisi termik?

>> Basra ve Sibirya.

Hangi ikisi dinamik?

>> İzlanda ve Azor.

Hangi ikisi dünyanın şekli?

>> Bunlar da sormazlar da.

Hangi ikisi dünyanın günlük hareketi?

>> İzlanda ve Azor.

Belki böyle işinize yarar. Bir baktığımız zaman şekle. Bunun yüksek ve alçak olduğunu anlamamız için bakmamız gereken lütfen unutmayın arkadaşlar sayısal değerler yoksa çevreden geliyorsa...

>> Alçak basınç.

Merkezden çevreye gidiyorsa...

>> Yüksek basınç.

...olduğunu unutmayın. Bir de en çok karşınıza çıkacak cümleyi hemen söylüyorum. Bir yerde alçak basınç varsa ısınmaya bağlı oluşanı anlatırlar genelde. Hava kapalı, bulutlu, yağışlı. Yüksek basınç varsa ayazlı geceler. Bunu unutmayın. Anlaştık mı? Yani yüksek ya da alçak olduğunu tespit edin. İlk önce şunu arayın seçeneklerde. Alçaksa hava kapalı, yağışlı. Yüksek basınç olduğunu tespit ettikten sonra ayazlı geceler doğru olan özellikle bunu arayın. İşinize yarar. Tamamen format dışında bir anlatımdı. İşinize yaramama ihtimali olan soru kalıbı da bu. Bugüne kadar hiç gelmedi. Ya gelirse yapıyoruz. Bakar mısınız soruya?

>> Evet.

A diyenler, B diyenler. Stüdyo genelde B'de yoğunlaştı. C, D, E. Şimdi ilk önce şunu bir tespit edelim. Gelin buraya. Yüksek mi alçak mı?

>> Alçak.

>> Nereden anladınız?

>> Çevreden geliyor.

Bravo. Alçak basınç varsa yükselici hava hareketi var. Alçak basınç varsa nem ve yağış var. Ve çevreden rüzgar alıyor. Temel cümle nem ve yağışı unutmayın. Anlaştık mı? Alçak basınçta hangisi yanlış diyor. Ankara'da yükselici hava hareketi var. Evet. Alçak. Problem var mı? Hava açık ve yağış olasılığı düşük. Tam tersi. Bu yüksek basınçta olur. Cevabımız Bursa. Ankara'da rüzgar hareketliği fazla. Çevreden geliyor ya hareketlilik fazla olur. Merkezden gelince hareketlilik az oluyor gibi bir cümle kurulur. Etkili olan rüzgarda gerçekleşen sapmalar saat yönünde. Evet. Sağa doğru. Sıcaklık farkı az. Nem var ya nem veya H oluyor diyoruz ya. Sıcaklık farkının azlığını buraya bağlıyoruz. Çok zor, çok detay. Ama bugüne kadar gelmemiş. Gelirse ya çıkarsa dediğim sorulardan bir tanesi gibi. Çıkma ihtimali az ama bunu da bunu da bilin mantığıyla anlatıyoruz. Var mı problem?

>> Güzel.

O zaman şunu son kez söyleyeyim. Bağlayalım. Türkiye'de dört tane basınç merkezi var. Hangisi kışın etkili, çok soğuk?

>> Sibirya.

Hangisi yazın etkili, çok sıcak?

>> Basra.

Dinamik mi, termik mi?

>> Termik.

İzlanda, Azor'un kendisi termik mi, dinamik mi?

>> Dinamik.

>> Harikasınız. Hangisi Güneydoğu Anadolu bölgesine yazın çok sıcak hava?

>> Basra.

Hangisi ülkenin geneline Karadeniz kıyıları hariç aşırı sıcak hava?

>> Azor.

>> Azor'un kendisi dediniz. Olayı çözdünüz. Ben bunları hemen rüzgarlara bağlayayım. Basınç merkezimizin getirdiği sıcak ve soğuk havayı ülkemize rüzgarlar taşır. Rüzgarlar, yerel rüzgarlar dediğimiz rüzgarlar karşınızda. Hemen bakalım mı? Karayel, Yıldız, Poyraz. Öğrendiniz bunları. Kuzeyden geliyor. Sıcak mı, soğuk mu?

>> Soğuk.

>> Hangisi daha soğuk? Neden?

>> Sibirya.

>> Harikasınız. Olayı bağlamaya başladınız. Sibirya ile geliyor. Keşişleme, Kıble, Lodos güneyden geliyor. Sıcak mı, soğuk mu?

>> Sıcak.

>> Hangisi daha sıcak?

>> Keşişleme.

>> Keşişleme. İsmi söylerken problem olabiliyor. Sıkıntı yok. Neden Basra ile birlikte geliyor? Harikasınız. Gün doğusu, gün batısı ikilisini görüyor musunuz?

>> Evet.

>> Hangisi nem getirebilir?

>> Gün batısı.

>> Denizi var. Denizi yok. Anlaştık mı? Gün doğu, gün batısını kodlamadan attım. Karayel'in K'sı, Yıldız'ın Y'si, Poyraz'ın P'si. Nasıl kodladım?

>> KAYIP SAKAL.

>> Harikasınız. Keşişleme'nin diğer adı?

>> Kıble.

>> Kıble'nin K'si. Doğrusu doğru telaffuz K. Bu arada yan tarafta şimdi Kadir Hoca ders anlatıyor. İçeri girmesin yani. KPSS diye içeri girer. Lodos'un L'si olarak karşımıza çıkar. O zaman KAYIP SAKAL hikayesi böyle ortaya çıkıyor. Anlaştık mı? İşimize yarar mı acaba? Soru sizin. Eşleştirme yapmamız gerekiyor. Hemen KAYIP SAKAL kodladım yerine. Karayel, Yıldız, Poyraz. 1 numara ne olur?

>> Poyraz.

>> Harika. Keşişleme, Kıble, Lodos. 3 numara ne olur?

>> Kıble.

>> 2 numara gün doğusu mu, gün batısı mı?

>> Gün batısı.

>> Gün batısı olur. Sorunun cevabı da B seçeneği olur. Anlaştık mı? Böyle kodlamamız gerekiyor. Problem var mı?

>> Çok çok önceki yıllarda gelmiş bir sınav sorusuydu. Eee, benzeri tekrarlanabilir belki ama şu yanılgıyı varsa ortadan kaldıralım sizle birlikte. Yönleri biliyorsunuz değil mi? Tekrar hatırlatmama gerek var mı? Kuzey, güney, doğu, batı. Ara yönler kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı, kuzeybatı. Problem var mı? Bu neyi anlatıyor biliyor musunuz? Herhangi bir şehre hangi rüzgarın nereden geldiğini anlatıyor. Bakın X bir şehir söyleyin bana.

>> Kocaeli.

>> Kocaeli. Kocaeli'ye kuzeyden kim gelir? Bu siz söyleyin. Şehir.

>> Yozgat'a kuzeyden kim gelir bu?

>> Siz söyleyin lütfen. Batman'a kuzeyden kim gelir?

>> Yıldız.

>> Yıldız. Her şehre kuzeyden Yıldız. Güneyden Kıble. Güneydoğu'dan Keşişleme, kuzeydoğudan Poyraz gelir demelisiniz. Der misiniz? Mantık bu. Anlaştık mı? Söyleyin bana. Ankara'nın kuzeyinden kim eser?

>> Yıldız.

>> Yozgat'ın?

>> Yıldız.

>> Sivas'ın?

>> Yıldız.

>> Sivas Yıldızı. Peki Antalya'nın?

>> Güneyden Kıble.

>> Güneyden Kıble. Yani gelirse, gelebilirse ona bakacağız gelebiliyor mu diye. Ama gelirse kuzeyden kim geliyor?

>> Yıldız.

>> gibi devam ediyor. Anlaştık mı acaba? Bakalım anlaşmış mıyız? Türkiye'de farklı günlerde esen rüzgarın Yıldız ve Kıble olduğu düşünülürse haritadaki merkezlerin hangisine gösterilen rüzgarın esiş yönü yanlış verilmiştir? Yani Yıldız ve Kıble olmayanı soruyor. 1 numara Yıldız mı, Kıble mi?

>> Yıldız.

>> Kuzeyden geliyor. 3 numara?

>> Yıldız.

>> Yine kuzeyden geliyor. 2 numara?

>> Lodos.

>> Harika. 4 numara?

>> Keşişleme.

>> 5 numara?

>> Gün doğusu.

>> Gün doğusu yani Yıldız, Kıble değil. Bir sınav sorusu daha. Mantığını anladık mı? Problem var mı rüzgarların kendisi için? Önemli cümleler bu şekilde. Ama şunu da söylemeden geçmeyeyim. Hangi rüzgarın nerede ne kadar etkili olduğunu belirleyen ana faktörlerden bir tanesi de yer şekilleridir. Hemen Türkiye'nin güzide şehirlerinden bir tanesini size götürüyorum. Mersin.

>> Evet.

Şu ana kadar kendimi çok zor tuttum Mersin'e sizi götürmemekle. Güzel Mersin. Geldiniz mi Mersin'e?

>> Evet deyin.

>> Evet. Çok güzel değil mi? Efsane değil mi? Harika değil mi?

>> Evet.

Hemen Mersin'imizin en değerli yapıtıyla sizi baş başa bırakıyorum. Mersin Gökteleni. Bunu her videoda özellikle anlatıyorum. Küçüktüm, küçücüktüm. Lise döneminde Mersin'de göktelen yapıyorlar dediler. 52 katlı bu arada gerçekten göktelimiz var. Çok heyecanlandık lise arkadaşlarımızla birlikte. Aha dedik bizim Mersin. Aha yalnız New York gibi olacağız dedik. New York. Bunu yaptılar, bıraktılar. Buna da şükür diyelim. Bir tane o da olmasaydı olmazdı. Eee, 52 katlı binamız. Yapılan yapan müteahitin Ordulu olduğunu düşünüyoruz. Oraya da sevgiler, saygılar. Mersin'in navigasyonu bu arada bu navigasyon yani her yerinden görüldüğü için nerede olduğunuzu kaybolmuyorsunuz. Yani nerede olduğunuzu çok rahat bir şeyle algılayabiliyorsunuz. Güzel Mersin'imiz. Mersin'e geldik. Mersin'e hangi rüzgarın nereden geldiğini merak ediyorum ben. Hemen şöyle göstereyim Mersin'i. Şimdi KAYIP SAKAL kodlamasındaki rüzgarlardan bakın şu sayı doğrumuza şu sayı doğrusu diyorum. Yani yönleri gösteren alanda burada ama ben şöyle göstereyim ki daha net görsün. Şimdi diyorum ki masalara çarpan sadece ben değilim. Siz diyor da bulaşıcı bu arada. Şimdi kuzey, güney, doğu, batı olarak düşünelim. Sizce Mersin'e KAYIP SAKAL kodlamasından hangi rüzgarlar daha rahat gelir? Kuzeydekiler mi? Güneydekiler mi?

>> Güneydekiler.

>> Bakın kuzeydekiler gelmez demiyorum. Gelir ama dağlardan dolayı, sürtünmeden ve engellemeden dolayı daha az gelir. O zaman güneydeki rüzgarları Mersin daha rahat aldığı için zaten yıllık sıcaklık ortalaması genelde yüksek oluyor. Anlaştık mı? Güzel Mersin'i hemen başka bir şehre bağlayalım. Karadeniz'in güzide şehirlerinden bir tanesine doğru gidiyoruz. Samsun'a. Samsun'a gittiniz mi bu arada? Güzel yerlerden bir tanesidir. Samsun'a da sevgiler, saygılar. Şimdi Samsun'dayız. Güzel sahilindeyiz. Neredeyiz? Atakum'dayız. Atakum'u görün mesela Karadeniz'de gerçekten güzel, bozulmamış, yolların geçmediği, Karadeniz'in nadir kurumsallarından bir tanesi. Bu konuda Ordu'yu da tebrik etmek gerekiyor. Karadeniz sahil yolunu şehir merkezinden geçirmediler. En azından sahilin doğallığını koruyorlar. Tebrik ederim vallahi. Şimdi burası Atakum, burası Samsun. Samsun'un kuzeyi şöyle bakacağız. Yine deniz tarafından bakacağız. Burası da güney tarafı. Kuzey burada kaldı. Güney burada kaldı. Problem var mı? O zaman Samsun'a hangi yönden rüzgarlar daha rahat gelir?

>> Kuzeyden.

>> Kuzeyden. Güneydekiler gelmez demiyorum. Gelir ama bu dağlardan dolayı daha az gelir mantığını kuruyoruz. O zaman siz neredeyseniz hangi rüzgarın sizi nasıl etkileyeceğini belirleyen aslında konum, yani yer şekillerinin kendisi oluyor. Karadeniz'in, Akdeniz'in durumu bu da bizim için soru aslında. Ege'de ve Çanakkale'de. İzmir'deyiz, güzel İzmir'deyiz. İzmir'imizin kendisi bu. Sevgiler, saygılar İzmir'e. Ve İzmir'in dağları da şekil açmış. Şimdi bakın İzmir'in kendisi burada ve İzmir'in dağlarını da gördüm ben. Mesela İzmir'e rüzgar, kuzey burada, güney burada, doğu burada, batı burada. Hangi rüzgar İzmir şehir merkezinde daha fazla etkili olur? Kuzey-güney yönlü mü, doğu-batı yönlü mü?

>> Doğu-batı.

>> Doğu-batı dağların arasından geçecek. Mantık bu. Anlaştık mı? İzmir'e dikkat. Geldik Çanakkale'ye. Önemli şehre. Çanakkale'deyiz. Burası Çanakkale. Bu arada yaz dönemi gerçekten orman yangınlarıyla Türkiye'nin her şehri gibi Çanakkale'de çok fazla boğuştu. Ama doğal afetlerde bahsedeceğiz tabii ki. Eee, artık buna gerçekten bir çözüm bulmamız gerekiyor. Yani en fazla da biz dikkat etmemiz gerekiyor ülkede yaşayan insanlar olarak. Şimdi Çanakkale'miz bu. Şimdi stüdyomuzun bir tane kapısı var. Burada bir pencere olduğunu düşünsek. Bu kapıyı açsam, bu pencereyi de açmış olsak stüdyomuza rüzgar kapıyla pencere arasına esecektir. Doğru mu?

>> Evet.

>> Halk arasındaki adıyla cereyan yapma hikayesi. Yani sonuç olarak Çanakkale şehir merkezimiz bu. Çanakkale'nin 1. duvarı, 2. duvarı yerçekleri var burada. 1. kapısı, 2. kapısı da burada. Görüyor musunuz? O zaman Çanakkale'ye rüzgar kuzey-güney, doğu-batı. Kuzeydoğu'dan güneybatıya doğru gelir. Kuzeydoğu, güneybatı. Karayel, Yıldız, Poyraz, Keşişleme, Kıble, Lodos. Poyraz ve Lodos'un Marmara hattının çok etkili olması gerçeğin uzanışına bağlıdır. İstanbul için de aynı şey geçerlidir. Kuzeydoğu, güneybatı yönlü rüzgar etkilidir. Hocam bunları anlatıyorsunuz da soru nasıl gelir böyle? Rüzgar frekans gülü, rüzgar diyagramı olarak da karşınıza çıkabilir. Nedir hocam bu? Bir merkeze gitmişim ben İstanbul, Çanakkale'ye. Bir yıl boyunca kalmışım orada. Hangi rüzgarın estiğini ölçmüşüm? Sabah kalkıyoruz. Rüzgar ölçen ben gibi düşünün. Balkona çıkıyorum. Hım. Rüzgar karayelden geliyor. 26 kere bir yılda Yıldız'dan gelmiş. 111. Sayılar bunu anlatıyor. Poyraz'dan çok esmiş. 495 kez. Sayıları vermezlerse uzun çizgi rüzgarın daha sık geldiği yeri gösteriyor. Bakın şimdi nereden daha fazla geliyor? Keşişleme mi, Kıble mi, Lodos mu?

>> Lodos.

>> Lodos. Doğru mu?

>> Yoksa Karayel mi, Yıldız? Poyraz mı?

>> Poyraz.

>> Poyrazdan geliyor. Keşişleme mi, Kıble mi? Lodos mu? Alta bakın. Lodos.

>> Lodos.

>> O zaman söyleyin bana. İstanbul'un kendisi kuzeydoğu, güneybatı yönlü vadide. Mantığı da zaten buradan geliyor. Anlaştık mı? Yani her şehrin rüzgar frekans gününü ya da diyagramını ezberleyecek miyiz hocam? Hayır. Ama unutmayacaksınız. Neyi? İstanbul, Çanakkale'nin kendisini ya da İzmir'i. Hangisi İzmir?

>> D seçeneği.

>> Neden?

>> Doğu-batı.

>> Uzun çizgiler burada. Doğu-batı. Bravo. Tanıdık mı?

>> Evet.

>> Hangisi İstanbul ya da Çanakkale olabilir?

>> A seçeneği.

>> Kuzeydoğu, güneybatı. Harika. Hangisi bizim köy Mersin olabilir?

>> D seçeneği.

>> Nereden anladınız? Güneyden çok gelmiş. Hangisi olur? O da olabilir. Hangisi? Sinop, Samsun, Ordu, Trabzon, Karadeniz olabilir kuzeyden geliyor. Problem var mı?

>> Mantığı anladınız mı?

Anlaşılmayan bir nokta var mı? Günlük hayattan bir örnek vereyim size. İstanbul'dayım bir kış günü hava soğuk. Kuzeyden geliyor o zaman rüzgarlar. Doğru mu? Hangi rüzgarlar daha fazla geliyormuş? Karayel, Yıldız, Poyraz. Hangisi daha çok esiyor?

>> Poyraz.

>> Poyraz geliyor. Normal bir gün ve sıcaklık değerlerini düşürmüş. Ben de hemen eve gidiyorum. Doğalgazımız bağlanmadı henüz. Yeni taşındık. Sobamız var. Soba yakıyorum. Bacadan duman çıkıyor. Bacadan çıkan duman yükseldi. Bir anda Poyrazı gördü. All Poyraz benim dumanı götürüyor. Bu tarafa doğru bağdı ya. Bu tarafa doğru götürüyor. Şimdi normalde güneyden gelen rüzgarların etkili olmaması lazım. Kışın kuzeydekiler etkili zaten. Güneyden gelenlerin Keşişleme mi, Kıble mi, Lodos'un mu önü açık?

>> Lodos.

>> Lodos. Aynı anda Poyraz'la etkili olursa duman geri gelir mi? Evin içerisine geri girer mi? Soba zehirlenmesi olur mu? Soba zehirlenmesine karşı dikkatli olun. Kim etkili olacak?

>> Lodos.

>> Lodos. Soba zehirlenmesine neden olan rüzgar mantığı ile birlikte Lodos karşımıza çıkar. Hani kışın Azor'un etkili olma ihtimalinden Azor'un etkili olup feribot seferlerini iptal ettirdiğinden bahsetmiştim. Hatırlıyor musunuz?

>> Evet.

>> Azor'un temsilcisi Lodos. Anlaştık mı? Problem var mı? Söyleyin bana. Karayel, Yıldız, Poyraz'dan hangisi daha soğuk?

>> Poyraz.

>> Keşişleme, Kıble, Lodos'tan hangisi daha sıcak?

>> Keşişleme.

>> Keşişleme. Çok güzel. Hangisi? Soba zehirlenmesi?

>> Lodos.

>> Lodos olarak karşımıza çıkar. Bunlardan hangisi İzmir?

>> D seçeneği.

>> Bunlardan hangisi Çanakkale?

>> A seçeneği.

>> Mersin.

>> D seçeneği diyorsunuz. A seçeneği. Akdeniz mi, Karadeniz mi?

>> Karadeniz.

>> Karadeniz'de herhangi bir yer olabilir diyorsunuz. Ben de evet diyorum. Anlaştık mı?

>> Bunların yanında hocam şöyle bir soru gelebilir mi acaba? Ege Denizi'nin kuzeyinden güneyine doğru esen rüzgar kim?

>> Etezyen.

>> Gelebilir. Çünkü şunu sordular. Bakın etsiz yeni geri geleceğim. Dediler ki İzmir'den içeri eser, öğleden sonra eser. Deniz meltemi olarak ifade edilir. Kim bu?

>> İmbat.

>> Sınav sorusuydu. Öncüllü soru oluyor bu arada. İzmir'den içeri eser, öğleden sonra eser deniz meltemi olarak ifade edilir. Kim bu diye sordular. İmbat sorunun cevabıydı. Sınav sorusu olarak geldi. Bunun genelde şöyle bir soru geliyor bana. Hocam bunu gün batısından ayırt eden şey nedir? sorusunun cevabı öğleden sonra esmesi. O diğer gün batısında bir süreklilik var. Anlaştık mı? Peki neyi sorabilirler? Neyi sormamışlar? Bunu eğer öncüllü bir soru gelecekse Ege Denizi'nin kuzeyinden güneyine doğru esen rüzgar mantığıyla belki ikinci öncül şu olabilir. Yelkenlim var. Marmara'dan Akdeniz'e doğru iniyorum. Genelde eskiden bu rüzgarı kullanıyorlarmış. Ticaret rüzgarı olarak değerlendirmiş. Bölgesel yöresel bir isimde Etezyen olarak belki böyle sorulabilir ama Ege Denizi'nin kuzeyinden güneyine esen rüzgar unvanını lütfen unutmayın Etezyen. Anlaştık mı? Söyleyin bana. Ege Denizi'nin kuzeyinden güneyine kim eser?

>> Etezyen.

>> İzmir'den içeri?

>> İmbat.

>> Rüzgar yüksek basınçtan?

>> Alçak basınca doğru eser.

Problem var mı? Burayı biraz zorlaştıralım. Ok işareti olmayacak. Anlayın diye veriyorum. YB AB yazmayalım. 1040 milibar yazdım basınç değerini. Süper. 980 milibar yazdım.

>> O zaman bu 1040'tan 980'e bir ok işareti çeker misiniz?

>> Süper. Peki rüzgarın adı Karayel mi, Yıldız mı, Poyraz mı?

>> Yıldız.

>> 1040, 1050, 1060 fark etmez. Burada 980. Burada rüzgarın adı Karayel mi, Yıldız mı, Poyraz mı?

>> Poyraz.

>> İşimize yarayabilir. Anlaştık mı? 1040 burada, 960, 880 fark etmez. Burada 760 burada. Rüzgarın adı?

>> Karayel.

>> Çok detay. Bunu da bilin. Anlaştık mı? Tüm detayları veriyorum ki soru gelme ihtimali az olsa da problem yaşamayalım. Anlaşılıyor mu acaba?

>> Bir yaz günü deniz kıyısına gittik. Olmak istediğimiz yer. Hava çok sıcak. Öğlen Şenzong'a gittim uzandım. Öğleden sonra denizden bana doğru bir rüzgar geliyor. Masum. Yağmur, çamur, kar dolu getirmez. Masum. Denizden geldiği için deniz meltemi mesela. Mantığını şuraya bağlıyoruz. Güneş ışınları geliyor Anadolu'ya. Karşısına iki şey çıkıyor. Deniz ve kara. Hangisini daha çabuk ısıtır sorusunun cevabı kara. 1 metre içine giriyor. Hemen ısıttı. Denizin 200 metre içine girer. 200 yamaç paraşütü falan yaptınız mı hiç? Yaparsanız ya da böyle tekneye gidiyorsunuz böyle paraşütle çekiyorlar ya. O yüksekliğe çıkınca güneş ışınlarının denize girişini görebiliyorsunuz. Mesela efsane bir görüntü yani hani yükseklik korkunuz yoksa onu görmek için bile bin yani paraşüte. Ama binmeden önce mesela gidin sorun bu dönem biri düştü mü paraşütten diye. Çünkü...

>> Şaka yapıyorum.

İstatistik olarak mutlaka biri paraşütten düşüyor. Eğer olay gerçekleşirse rahat rahat binin. Gerçekleşmediyse şanssız kişi siz olabilirsiniz yani. Ama zirvede bırakmış olursunuz. Neyse diyorum ki ben bu şakayı unutun. Diyorum ki ben güneş ışınları geldi. Karanın 1 metre içerisine girdi. Denizin 200 metre. O zaman güneş ışınları sabahtan öğlene kadar nereyi hemen ısıtır sorusunun cevabı kara. Sıcak alçak basınç. Deniz daha soğuk olur. Yüksek basınç. Bana söyleyin. Rüzgar yüksek basınçtan alçak basınca. Öğleden sonra denizden gelen bu masum rüzgara biz deniz meltemi deriz. Anlaştık mı? Akşam oldu. Hava hemen soğur. Karalar hemen soğur. Yüksek basınç. Deniz daha sıcak kalır. Yaz akşamları denize girdiniz bilmiyorum ama inanılmaz sıcak sudur mesela. Alçak basınç. Bu kez karadan denize doğru eser. Kara meltemi. Bana söyler misiniz? Anadolu yarımada olmasaydı olur muydu? Deniz ya da kara gün içerisinde farklı sıcaklık farkı olmasaydı gündüz akşam olur muydu? Deniz ya da kara meltemi? Olmazdı. Anadolu dağlık mı? Dağlar ve vadiler arasında da deniz ve karada olduğu gibi farklı bir ısınma olabilir mi sizce?

>> Vadiler genellikle nem birikiminin bir tık daha yoğun olduğu yerlerdir.

Dağın zirvesinde nem birikimi çok yoğun bir şekilde yoktur. O zaman hemen olayı net hale getirelim. Ben diyorum ki gün içerisinde hemen ısınan yer dağın zirvesi. Bilmiyorum böyle bir yürüyüş vesaire yaptınız mı dağda? Böyle güneş olduğu zaman giderseniz yanarsınız mesela. Akşam güneş battıktan sonra da böyle keşke montum olsa falan dersiniz. Yani o zaman gün içerisinde hemen ısındığı için alçak basınç dağın zirvesi olur. Yüksek basınçta daha doğrusu soğuk olan yerde vadinin kendisi olur. Nereden...

Geliyor, o zaman sorusunun cevabı: vadiden geliyor. Gündüz, akşam hemen sor. Sıcak kalır. Vadi nem olduğu için bu kez akşamda dağdan vadiye doğru dağa meltem eser. Eee, Batıkent'te ben çok net hissediyorum. Yaz akşamlarında inanılmaz bir rüzgar geliyor. Batık merkeze doğru dağlardan net bir şekilde, sert bir şekilde dağ melteminin geldiğini görebiliyoruz aslında. Hani burada bile net bir şekilde hissediliyor. Bunu böyle sormazlar merak etmeyin ama söyleyin bana. Olmasaydı dağlarımız olur muydu? Dağ ya da vadi meltemi? Olm, her yer düz olsaydı. Bundan bahsedemezdik, değil mi? Günlük sıcaklık farkı ikisinde de var. Deniz, kara, dağı, vadi. Deniz ve kara melteminde yarımada özelliğimiz var. Dağ ya da vadi melteminde yer şekillerimiz var. Sonuç, bunların katkılarıyla meltem rüzgarlar var. Çok uzun yıllardır son gelmedi ama yine de genel kültür bilgisi olarak ön plana çıkan rüzgar. Bilmiyorum sizin bulunduğunuz semtlerde etkiliyor mu ama akşam özellikle dışarı bir çıkın, böyle sert bir şekilde yüksek bir yerden size doğru gelen bir hava gördüğünüz zaman onun kendisi, özellikle Ankara için söylüyorum, dağ meltemi olarak ön plana çıkar. Bir deniz kıyısına giderseniz de öğleden sonra denizden size gelir mesela. O da deniz meltemini daha fazla hissedebileceğinizi söyleyebilirim. Bunlar önemliydi. Var mı problem? Toparlayacağım merak etmeyin ama en önemli rüzgarla toparlayacağım. O da bu. Çok önemli çünkü farklı bir noktayı etkiliyor ve güncel olaylara biraz bağlantı kurabileceğiz sanki burada. Bana söyler misiniz? Rüzgar nereden nereye doğru esiyordu? Yüksek basınçtan. Ben bir rüzgarım, esiyorum. Estim, estim. Karşıma bir dağ kütlesi çıktı. Yükseldim, yamaç boyunca soğudum. Yükselt her 200 metrede bir sıcaklık değerleri düşüyor, doğru mu? Genelde aşamıyorum. Dağ kütlesi engelliyor beni. Gidemiyorum. Hani mesela Mersin'e kuzeyden gelemiyor, Samsun'a güneyden gelemiyor demiştim, hatırlıyor musunuz? Genelde geçemiyorum ama bazı rüzgarlar biraz daha kuvvetli olduğu için dağ kütlesini görüyor, yükseliyor, yamaç boyunca aşıyor. Hikaye yer şekillerini aşınca bağlıyor, başlıyor. Dağ kütlesi bu yer şeklinde açtı. Aşağı doğru inmeye başlıyor. Aşağı doğru inerken nasıl yukarı çıkarken soğuyorsa, aşağı doğru inerken ısınmaya başlıyor. Yukarı çıkarken her 200 metrede 1 derece sıcaklık azalıyor dedim ya. Aşağı doğru inerken sürtünmenin katkısıyla her yüzde bir sıcaklık artıyor. Yani iki kat artıyor. O zaman bu rüzgar geldiği yerde nasıl olduğu önemli değil. Genelde soğuk oluyor ama gittiği yere sürtünerek ve ısınarak gittiği için sıcak hava götürüyor. Bir anda etkili oluyor. 3-4 saat içerisinde etkili oluyor. Fön makinesinden çıkan sıcak hava gibi. Bulunduğu yere sıcak hava getiriyor. Fön rüzgarı duydunuz mu? Bir yerde fön rüzgarının olabilmesi için bir yer şekli lazım. Bunu aşıp aşağı doğru inmesi lazım. Bu tarafa doğru gelirken olur fön. Hocam, bu tarafa doğru inerse fön olur mu? Olur. Geldi, yükseldi. Bu tarafa doğru indi, ısındı. Fön oldu. Fark etmez. Mutlaka bir dağ kütlesi gerekiyor. Ama anlaştık mı? İnerken ısınıyor mu? Evet. Sıcaklığı bir anda artırıyor mu? Evet. 3-4 saat içerisinde artırıyor mu? Evet. O zaman söyleyin bana. Fönün aşırısı yarar mı, zarar mı? Zarar. Zarar. Bir kış günü bekliyorum ben. Kışın ortasında sıcak hava geldi bir anda ve ben de çiftçiyim. Kış bitsin, bahar gelsin, sıcaklık artsın. Sıcaklık artınca benim ağaçlar çiçek açsın. Ondan sonra yavaş yavaş sıcaklık değerleri dağılsın, tomurcuklansın, meyve versin ve para kazanayım diye bekliyorum. Fön bir geliyor. Ne yapıyor? Sıcaklığı bir anda arttırıyor. Bizim bitkiler ilkbahar geldi zannediyor. Çiçek açıyor, fön gidiyor, soğuk hava geri geliyor ve tarım ürünleri yanıyor. Bakır sattıran. Duydunuz mu öyle bir şey? Ben çiftçiyim. Tarımdan para kazanacağım ya. Onu bekliyorum. Her şeyi ona yatırmışım. Ve fönden dolayı da benim tarım ürünüm yandığı için para kazanamayacağım. Ya ne yapıyorum? Elimdeki en değerli şeyi satıyorum. Çiftçiyim mi? Bakır. Altın yok bende. Bakır sattıran deniyor mesela. Yani o sezonu elinizdeki şeyi satarak geçirmek zorunda kalıyorsunuz. Böyle yöresel bir isimdir bu aslında. Fön rüzgarının aşırısı yarar mı, zarar mı? Zarar. Bir yaz günü eserse Antalya'da, Bodrum, Marmaris'te orman yangınlarını tetikler mi? Fön tetikler. Nedenleri içerisinde başka sebeplerde sayarım ama rüzgardan dolayı hani duyuyorsunuz ya rüzgardan dolayı mesela orman yangını işte yayıldı vesaire, fön rüzgarının etkisi var. Bir kış günü buradan eserse aşağı doğru karları erittiği için heyelan ve çığ olayını tetikler mi? Tetikler. Fön aşırısı yarar mı, zarar mı? Zarar. Bunlardan hangisi fön yapmaz? Şimdi hikaye ne biliyor musunuz? Rüzgarın esme yönüne bakacaksınız. Karşısına bir dağ varsa illaki aşınca fön yapar. Karşısına bir dağ varsa aşınca fön yapar. Karşısında dağ varsa ki yer şekilleri konusunu öğreneceğiz, merak etmeyin. Aştı, aştı, fön yaptı. Ama dağlar doğu-batı yönünde uzandığı için Ege'de dağların arasından Yunanistan'a doğru devam etti. Fön yapmadı. Anlaştık mı? Ya da getirdim İç Anadolu'ya. Düz yerler yok. Urfa, Mardin arası düz genelde yer şekli yok. Çok fazla. Doğru mu? Fön olmaz. Fön olmaz. Bu şekilde olmaz. Çevirdim, işler değişir. Dağlar var. Bu şekilde fön olmaz. Çok şey anlaştık mı? Ama ben ÖSYM böyle sormam. Ben soru formatını değiştiririm. Bakarak söyleyin. Yani söyleyemeyebilirsiniz. Yer şekilleri konusuna geçmedik ama dağların yükseltisini düşünerek söyleyeyim. Bunlardan hangisi en fazla fön yapar? Şunu bilmeniz lazım. Bir dağ olacak. Var. En yükseği olacak. Buradakiler de öyle. Anlaştık mı? Daha fazla yükseliyor, daha fazla iniyor, daha fazla ısınıyor, daha fazla fön yapıyor. Hatta o kadar etkili ki yer şekilleri denizler üzerinden gelen nemli havayı kıyıda tutuyor. İçeriden soğuk hava gelmiyor. Bir de içeriden gelen soğuk hava kıyıya doğru inip sıcaklığı arttırıyor. Mikroklima iklim alanı bir Doğu Karadeniz oluyor. Diğer şekiller içeriden gelen soğuk havayı kıyıya sokmuyor. İçeriden gelen soğuk hava aşınca kıyıya doğru inerken sıcaklığı artırıyor. Fön oluyor. Mikroklima iklim alanı 2. Alan, Alanya. 3. Iğdır. 4. Malatya. Bakın dört tane mekan saydım size. Doğu Karadeniz, Alanya, Iğdır, Malatya. Biz mikroklima, küçük alandaki iklim alanı deriz. Mikroklima. Niye buralar ne var ki burada mikroklima oluyor sorusunun cevabı yer şekilleri, denizelliği katkısı, bir de fön katkı sağlıyor. Rüzgar denir ona. Rüzgar katkı sağladığı için özel iklim oluyor. Özel iklim oluyor. Ne oluyor hocam özel iklim olunca? Hatırlıyor musunuz? 30'da 40 derece paraleller içerisinde Türkiye'de Akdeniz iklimi var mı? Akdeniz ikliminin Türkiye'deki varlığı mutlak konuma bağlı mı? Akdeniz iklimi olduğu için maki var dedim, hatırlıyor musunuz? Zeytin ve turunçkili var dedim, hatırlıyor musunuz? Zeytin ve turunçkil Akdeniz'in kışlıklığıyla oluyor. Burada mutlak konum oluyor. Aynı kışlıklık varsa memleketinizde olur zeytin, turunçkil. İşte o mikroklima buradaki kış aralıklarını sağladığı için zeytin, turunçkil olabiliyor. O zaman en önemli olan kitapta uyarıda yazıyor ama not almak isterseniz mikroklima iklimi alanı 1 Doğu Karadeniz. Neden mikroklima diye sorarlarsa 1. Yer şekilleri. 2. Denizellik. 3. Fön deyin. Mikroklima olmasını sağlayan yer şekilleri, denizellik, rüzgar yani fön. Son Doğu Karadeniz'de zeytin, turunçkil var. Hatta hatta çok önemli bir şey söyleyeyim. Çay anavatanı Türkiye mi? Güneydoğu Asya mı? Güneydoğu Asya olmaması lazım. Türkiye'de çay var mı? Var. Çünkü Güneydoğu Asya'dekinin ve yağışın benzeri Türkiye'de olduğu için, Doğu Karadeniz'de olduğu için çay Doğu Karadeniz'de var. Başka yerde yok. Mikroklima. Çayın Türkiye'deki varlığı da özel konuma bağlı olarak karşımıza çıkar. Çok detay. Bunu da bilin. Mantığıyla anlatıyorum. Anlaştık mı? İkinci mikroklimaya gidelim mi sizle birlikte? Burası neresi? Burası Alanya, Anamur arası. Alanya Antalya'ya bağlı. Anamur Mersin'e bağlı. Evet. Bakın yaklaşalım. Anamur'dayız. Naylon şehir diyorlar bizim orada. Anamur. Görüyor musunuz? Ne yapıyor insanlar? Hem mikroklima var hem de seralarla kapatmışlar mekan üstünü. Muzu yetiştirebiliyorlar. Muzun anavatanı Türkiye değil. Türkiye'de olmaması lazım. Muz var mı? Muz var. Neden var? İçeriden gelen soğuk havayı dağlar kesti. Bir denizellik var. 2. Bir de içeriden gelen rüzgarlar fön yaptı. 3. Alanya-Anamur arası bulunduğu ortamdan Akdeniz'den de sıcak oldu. Akdeniz'den de sıcak. Ekvator kadar sıcak. Ekvator'un doğal ortamında olur muz. Türkiye'de olmaması lazım muz. Türkiye'de var mı muz? Var. Çünkü mikroklima alan. Anlaştık mı? Hatta bizim Anamur'umuz böyle bir tık daha küçüktür ama ekvatordan gelen böyle kocamuz gelir anavatanına. O sıcaklığı yiyince tabii ki daha böyle olgunlaşıyor. Bizdekiler biraz küçük kalır kıvamındadır mesela. Eee sonuç zeytin, turunçkili mesela turunçkilden kastım mandalina, portakal. Anavatan Ege, Akdeniz. Biz de mesela inanılmaz tatlıdır mesela Mersinli mandalina, portakalı. Biz Mersinliler mesela biraz ekşiyse mesela çok yemeyiz mesela olmamış deriz ama Rize'de de mandalina, portakal olur ama yeteri kadar o sıcaklığı tam da göremediği için biraz böyle ekşim trak bir tadı vardır mesela aradaki farklar bu ama oluyor mu? Oluyor. O zaman size iki tane mikroklima iklim alanı söyledim. 1 Doğu Karadeniz. 2 Alanya-Anamur. 3. 4. Hocam ben bilmem görmediğim inanmam diyenler için Malatya'ya sevgiler saygılar. Malatya'dayız. Doğu Anadolu bölgesinin güzel kentlerinden bir tanesi. Malatya'dayız. Biliyorsunuz Malatya Ovası bir tektonik ova. Tam arkamızda dağların arasında kalıyor. Çevresine göre çukurda olması mantığını hatırlayın. Hatırlayın. Dağdan aşağı doğru inen rüzgarlar fön rüzgarının kendisini ortaya çıkarıyordu. Yaz aylarında ortaya çıkan o kuraklıkla birlikte pamuk yetiştiriciliği ön plana çıkıyordu. Aynı zamanda Malatya'nın kendisi, kayısının başkenti Malatya Ovası tam arkamızda. Malatya TOKİ tarafından Malatyalılar biliyor burayı. Oradan aldığımız bir çekim. Bakın Malatya'nın kendisi inşallah yakın zamanda da toparlansın, eski günlerine kavuşsun diyoruz. Çok büyük geçmiş olsun sadece Malatya'ya değil, deprem yaşayan her güzel şehrimize. Görüyor musunuz? Bakın dağların arasında burada etrafındaki soğuk hava genellikle gelemiyor. Gelenler de aşağı doğru inerken yazın böyle sıcak hava getiriyor. Yazın gidin Malatya'ya, Adana sıcağı vardır. İşte o Adana sıcağı, yaz sıcaklığı pamuğun varlığını sağlıyor. Ha Malatyalılar pamuk yetiştiriyor mu ekonomik kaygılardan dolayı? Hayır, kayısıya daha çok önem veriyorlar mesela ama yetişebiliyor kağıt üzerinde. Yaz sıcaklığına bağlı, mikroklimaya bağlı. Iğdır'da da benzer bir durum olduğunu söyleyebilirim. O zaman dört tane mikroklima iklimi alanı var. Iğdır, Malatya, yaz kuraklığı, pamuk var. Lütfen unutmayın. Hani çiftçi ekmiyorsa ekonomik kaygılar kayısı yerine almış. Ama Doğu Karadeniz, Alanya-Anamur'da Doğu Karadeniz'de zeytin, turunçgil, çay, Alanya-Anamur'da ne var? Muz. Yetiştiricinin kendisi ortaya çıkar. Bu da bizim için önemli olur, değerli olur. Anlaşılıyor mu acaba? Problem var mı acaba? Önemli cümlelerdi bunlar. İsterseniz bir toparlayalım. Bakalım neler öğrenmişiz. Çünkü bizim için önemli bir konu başlığıydı. Çok önemli soru kalıplarından bahsettim ama tekrar etmeden bitirmiyoruz. Lütfen söyleyin. Dört tane önemli basınç merkezi var. Bunlardan hangisi kışın etkili, çok soğuk? Yazın etkili, çok sıcak? Basra. Dinamik mi, termik mi? Termik. Termik kökenli bunlar. İran'ın kendisi 12 ay etkili. Hep etkili. Devamlı etkili. Termik mi, dinamik mi? Dinamik. Dinamik kökenli bunlar. Hangisi yazın Karadeniz kıyıları hariç ülkenin geneline sıcak hava? Hangisi Güneydoğu Anadolu bölgesine sıcak hava? Basra. Basra'yı kendisini unutmayın, bu da bizim için önemli olarak karşımıza çıkar. Kayıp Sakal kodlamasında Karayel, Yıldız, Poyraz sıcak mı, soğuk mu? Soğuk. Hangisi daha soğuk? Poyraz. Çok güzel. Keşişleme, Kıble, Lodos sıcak mı, soğuk mu? Sıcak. Hangisi daha sıcak? Keşişleme. Hangisi? Soba zehirlenmesi? Gündüz. Çok iyi. Gündüz, batı ikilisinden hangisi nem getirir? Gün batısı. Gün batısı. Söyler misiniz bana? Şu gördüğünüz rüzgar frekans güllerinin hangisi Çanakkale olabilir? B seçeneği. Hangisi İzmir olabilir? E seçeneği. Harikasınız. Ege Denizi'nin kuzeyinden güneyine eser rüzgar? Etesyen diyorsunuz. İzmir'den içeri eser? İmbat. İmbat diyorsunuz. Rüzgar yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. Deniz, kara, dağ, vadi. Nereden geliyorsa adını alıyor bu arada. Olmasaydı Anadolu yarımada olur muydu? Deniz ya da kara meltemi olmazdı. Olmasaydı Anadolu dağlık olur muydu? Dağ ya da vadi meltemi olmazdı. Peki dağdan aşağı inerken ısınan hava? Fön. Fön varsa sıcak mı, soğuk mu? Sıcak. Aşırısı yarar mı, zarar mı? Zarar. Yangınlarını tetikler mi? Heyelan olayını tetikler mi? Bunlardan hangisi fön yapmaz? 5 numara. Hangisi daha etkilidir fönde? Mikroklima iklim alanı 1. Doğu Karadeniz zeytin, turunçgil ve ne var? Çay. Çay var. Mikroklima iklim alan iki Alanya-Anamur ne var? Muz var. Ve Iğdır, Malatya'nın kendisi yaz kuraklığından dolayı ne var? Pamuk. Pamuk var. Mikroklima iklim alanlarında öğrenmiş olduk. Anlaştık mı? Problem var mı? İklim konusunun temelini attık. Sıcaklıktan ve basınç rüzgarlardan ve çıkma ihtimali olan sorulardan bahsettim. Nem ve yağış ve bitki örtüsü ile birlikte iklim çeşitleri ile birlikte burayı ilerleteceğiz. Ama çok önemli bir konu başlığıydı. Lütfen hemen soru bankasına gidiyorsunuz. Yine bir ödev size. Soru bankasına basınç ve rüzgarlarla ilgili tüm soruları çözüyorsunuz. Nem ve yağışa daha sağlam bir şekilde devam edelim. Anlaştık mı? Anlaştık mı? O zaman bir sonraki videoda görüşmek üzere.