Transcription
[Müzik] Merhaba. Bu programı İcra ve İflas Hukuku ders kitabının 5. ünitesinde yer alan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi ve abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının tahsili bölümüyle başlayacağız. Programda, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takip başlıklarını ele alacağız.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilmek için alacaklının elinde bir kambiyo senedi olması gerekir. Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bunlar poliçe, bono ve çektir. Kambiyo senedine sahip olan alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapmak zorunda değildir. Dilerse genel haciz yoluyla takip de yapabilir. Sebebin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen vasıflara sahip olmaması halinde ise ancak genel haciz yoluyla takip yapılabilir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de takip talebi, ödeme emri, takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamaları vardır. Genel haciz yoluyla takipte olduğu gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de alacaklının icra dairesine yönelttiği takip talebiyle başlar. Takip talebini alan icra memuru, takip talebinde bulunması gereken hususları inceler. Bunun yanında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte şu hususları da incelemesi gerekir: senedin kambiyo senedi olup olmadığı, takipte bulunan alacaklının bu yola başvurma hakkının bulunup bulunmadığı, sebebin vadesinin gelip gelmediği.
İcra müdürü, takip talebinde yer alan hususları inceleyip, ayrıca senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, alacaklının takip hakkı bulunduğunu ve senedin vadesinin geldiğini tespit ettikten sonra borçluya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna ilişkin ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde takip talebinde yer alan hususların dışında borçluya bazı ihtarlar yapılır. Ödeme emrinin sonuç doğurması için bu ihtarların bulunması gerekir.
Ödeme emrini alan borçlu, borcu kabul etmiyorsa ödeme emrine karşı itiraz etmelidir. Borçlunun ödeme emrine itirazı, borcu olabileceği gibi kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin de olabilir. Bunun yanında icra memurunun hatalı işleminden dolayı şikayet yoluna da başvurulabilir. Borçlu süresi içinde takibe karşı koymazsa takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi için 5 günlük itiraz ve şikayet sürelerinin geçmesi gerekir. Ancak bu 5 günlük süre geçtikten sonra hemen takibe devam edilemez. Çünkü kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren borcu ödemesi için 10 günlük süre tanınmıştır. Dolayısıyla takibe devam edilebilmesi için ödeme emrinin tebliğinden itibaren 10 günlük sürenin de geçmesi gerekir.
İlamsız icra kural olarak para ve teminat alacakları için öngörülmüştür. Bunun dışındaki talepler dava açılıp sonucunda elde edilen ilam ile ilamlı icra yoluna başvurulması suretiyle icra edilebilir. Ancak İcra ve İflas Kanunu, para ve teminat alacakları dışında kiraya verene belirli şartlarla kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesini talep etme hakkı da tanımıştır. Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle kira alacağının tahsili için kiraya veren alacaklı genel haciz yoluyla takip yapabilir. Ancak kiraya veren kira alacağının yanında taşınmazın tahliyesini de istiyorsa, kira bedelinin ödenmemesi sebebine dayanarak ilamsız tahliye yoluna başvurabilir. Bu takip yolu da genel haciz yoluyla paralellik arz eder.
İlamsız tahliye yolunda da takip talebi, ödeme emri, tebliğ, ödeme emrine itiraz, takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların ödenmesi aşamaları mevcuttur. Genel haciz yolundan farklı olarak takibin kesinleşmesi halinde bir yandan tahliye prosedürü de işletilebilir. Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız tahliye yoluna başvurmak için taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesinin bulunması şart değildir. Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliyeden farklı olarak kira sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle ilamsız tahliye yoluna başvurabilmek için alacaklı kiraya verenin elinde yazılı bir kira sözleşmesi ya da bir tahliye taahhüdü olması gerekir. Kira sözleşmesi sözde yapılmış ise taşınmazın bu yolla tahliyesi mümkün değildir.
İcra ve İflas Kanunu düzenlemesine göre kiraya veren, kira süresinin sona ermesinden sonra sözleşmeyi yenilemek istemiyorsa, kira süresinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde icra dairesine başvurarak kiracının tahliyesi için takip talebinde bulunmalıdır. Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ilgili hükümlerinde bu taşınmazların tahliyesi için sözleşme süresinin sona ermesi yeterli görülmemiştir. Kiracının kira süresinin sonunda ya da başka bir tarihte kiralananı tahliye edeceğine ilişkin yazılı bir tahliye taahhüdü vermiş olması ve bu taahhüdün de kiralananın kiracıya tesliminden sonraki bir tarihte verilmiş olması aranmaktadır.
7155 sayılı ve 06.12.2018 tarihli abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkında kanun 01.06.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile İcra İflas Kanunu dışında ayrı bir kanunda özel bir takip yoluna ilişkin hükümleri yer verilmiştir. Kanunun uygulanmasına ilişkin hususlar Adalet Bakanlığı'nca yürürlüğe konulan abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takibin başlatılması usulü hakkında yönetmelikte düzenlenmektedir.
7155 sayılı kanununun 1. maddesine göre abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin olarak yapılacak icra takipleri bu kanunda öngörülen usule göre başlatılır. Bu takip yolunda icra takibi, diğer takiplerden farklı olarak İcra Dairesinde değil, Ulusal Yargı Bilişim Sistemi yani UYAP bünyesinde oluşturulan Merkezi Takip Sistemi üzerinden, yani elektronik ortamda başlatılmalıdır. Haciz aşamasına kadarki işlemler bu sistem üzerinden yapılmaktadır.
Kanunun düzenleme amacı itibariyle bu özel takip başlatma yoluna abonelik sözleşmesinin sadece mal ve hizmet sağlayan tarafının para alacağı için başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Belirtilen kanun kapsamındaki takipler ancak bu kanunda belirtilen yöntemle elektronik ortamda başlatılabilir. İcra Dairesinde takip başlatılamaz. Aksi halde icra memurunun bunu kendiliğinden dikkate alarak takip talebini reddetmesi gerekir. Alacaklı vekili UYAP bünyesindeki Merkez Takip Sistemi üzerinden takibi başlatacaktır. Yani bu aşamada icra dairesinin bir katılımı söz konusu olmayacaktır. Takibin haciz ve sonrasındaki aşamalarında ise genel haciz yoluyla takibe ilişkin hükümler uygulanır. Yani takip İcra Dairesinde devam eder. Alacaklının belirtilen sistem üzerinde bizzat takip başlatması mümkün olmayıp, avukat aracılığıyla takip başlatılması da zorunludur.
Bu programda İcra ve İflas Hukuku ders kitabının 5. ünitesinde yer alan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, kiralanan taşınmazların ilamsız tahliyesi ve abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının tahsili bölümünü ele aldık. Bölümde yer alan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin takip başlıklarına değindik. Bir başka programda tekrar görüşmek dileğiyle hoşça kalın. [Müzik]