📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

UEZ 2026 | Küresel Ticarette Değişen Dengeler ve Türkiye İçin Yol Haritası

Uluslararası Ekonomi Zirvesi58:59

Transcription

Küresel Ticarette Yeni Denge Arayışı ve Türkiye'nin Yol Haritası oturumunun moderatörünü önce davet etmek istiyorum. Alkışlarla LC Buikin Mağazacılık Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Sayın Berna Akyüz Öğün. Hoş geldiniz hanım. ve kıymetli konuşmacılarımız Shel Türkiye Ülke Başkanı Sayın Ahmet Erdem. Hoş geldiniz Ahmet Bey. Arçelik Türkiye Genel Müdürü Sayın Cem Kural Bey hoş geldiniz. Lenova Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu ve Şölen İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Erdoğan Çoban. Merhaba.

>> Merhaba. Tamam. Günaydından tünaydın geçerken inşallah hızlı, dinamik, bir önceki panelde ve konuşmalarda olduğu kadar iyi içeriklerle eee bir sohbet yapmaya çalışacağız. Başlamadan önce Sedef'i görmüyorum ama eee biraz önceki panelde iki tane kadın vardı. Bu panelde tek benim. İnşallah seneye bu zaman geldiğinde bu panellerde popülasyonda aldığımız yeri burada da almayı başarırız. Bunu bir hedef olarak alalım. Hedef alırsak yaparız diye düşünüyorum ben. Peki çok kıymetli konuklarım var. Biz bu e panelde ne konuşuyor olacağız? Yaşlandık. İl önce gözlüğü takalım. Başka çare yok. Ahmet Bey, neler konuşuyor olacağız? Küresel ekonomi, küresel ticaret önemli bir dönemecin eşiğinde dedik. Biraz önceki panelde de epeyce konuşuldu. Hammadde kaynaklarına erişimden, enerji tedariğine, bölgesel savaşlardan değişen teknoloji dinamiklerine kadar ticaretin her alanı etkileniyor gibi görünüyor. Bu değişim süreci eee bizi, işimizi, Türkiye'yi nasıl etkileyecek? e kendi sektörünün liderleriyle e konuşuyor olacağız. Neler yaşanıyor? Trump yönetiminin 2025 yılı başından beri gündeme getirdiği yeni gümrük vergileri ticaretimizi, işimizi etkiliyor. AB ile Hindistan arasındaki ve Merkür arasında yapılan yeni ticaret anlaşmaları işimizi etkiliyor. Türkiye ve AB arasındaki gümrük birliği anlaşmasındaki yenilenen maddeler işimizi etkiliyor. Kısacası bu bütün işimizi etkileyen gelişmeleri beraberce konuşuyor olacağız. İzniniz olursa Ahmet Bey sizinle başlayalım. eee küresel enerji sektöründe birkaç büyük kırılma aynı anda yaşanıyor ama belki de en önemlisi jeopolitik gerilimin arz güvenliği üzerindeki etkisi. Eee çok katmanlı bu dönüşümü siz nasıl okuyorsunuz? Önümüzdeki dönemde küresel enerji sistemi tek bir dengede mi şekillenecek yoksa farklı odak alanlarıyla mı ilerleyecek? En önemlisi de enerjide biz bir transit ülkeyiz. Eee bu Türkiye açısından bu tablo nasıl şekillenecek? Sizden dinlemek isteriz.

>> Eee çok teşekkür ederim. Tabii yani içinde bulunduğumuz dönemde işte 34 haftadır yaşananlar etrafımızda bu dediğiniz konuyu aslında gündeme tekrar çok ağır bir şekilde getirdi. Bunun öncesinde Rusya Ukrayna eee gerilimiyle buna benzer bir tecrübe yaşadık. Ama şu anda yaşanan tecrübenin benzeri herhalde 70'lerden beri eee yaşanmıyor. Dünyanın eee petrol ve doğalgaz üretiminin ortalama %20'si eee şu anda bir körfezin içine kilitlenmiş durumda. Eee tabii eee yani bu konu aslında Lord Hammond ondan sonra da Sayın Bakanımız tarafından gayet güzel bir şekilde etkileri anlatıldı. Ama baktığınız zaman tabii yani bir tankerin oradan çıkıp destinasyonuna, hedefine ulaşması ülkeden ülkeye değişiyor. Dolayısıyla sıkıntı biraz daha yakından Hindistan'dan başlayıp oradan çıkan akar eee petrolün ve doğalgazın %80'i Asya'ya gittiğinden dolayı ondan sonra Güneydoğu Asya, oradan Kuzeydoğu Asya'ya doğru yavaş yavaş yola çıkan son tanker vardıktan sonraki boşlukların etkisini görmeye başladık. Tabii Asya'nın ve bu ülkelerin üretim eee dünya üretimindeki payına baktığımız zaman da hemen hemen her ülkeye, her ülkenin ekonomisine yansır bir durum eee söz konusu oldu. Eee tabii şunu da eklemek lazım. Hani o petrol ve doğalgaz o tarafa gitmeyince oradaki ülkelerde ihtiyaçlarını başka kaynaklardan veya başka yerlerdeki kaynaklardan karşılamak için oralara da bid etmeye başladılar. Dolayısıyla fiyat artışı olarak da hepimizin yaşadığı duruma geldik. Eee, tabii yani bu durumda bizim gibi şirketlere düşen her şeyden önce hani savaşın insani boyutu çok ağır, hepimizin temennisi. Bir, eee, eee, diplomatik yollarla bu işin çözülüp bir an önce bu en azından insani tarafının ortadan kalkmasını sağlamak. Bizim gibi şirketler için de bir burada yani bu bölgenin içerisinde eee dünyada en önemli enerji, üretim, rafinaj eee petrokimya tesisleri var. büyük çapta bunların güvenirliğinin sağlanması, bunların burada çalışan insanların güvenirliğinin sağlanması. Ama onun sonrasında da baktığınız zaman bizim yapmaya çalıştığımız şey bunu petrol ve doğalgaz diye sınırlamayıp buradan çıkan bütün ürünlerin aslında müşteriye ulaşabilmesi için çabanın devam etmesi gerekiyor. Bunu da nasıl burada yapabileceğiniz şeyler de çok fazla değil ama etki de olabilir. Bir başka kaynaklardaki üretimin arttırılması yani dengenin o anlamda biraz değişmesi. eee ürünlere göre üretim planlamasının yapılması ki daha fazla ihtiyaç duyulan veya daha daha yoğun yokluk yaşanan ürünlerin biraz daha artırılması, rotaların değiştirilmesi, daha güvenli rotalara alınması gibi yollar. Tabii bunlar hani kısmen eee belki çare oldu ama çok da çok da derin bir çözüm bu işe bu şekilde gelmedi. Bunun çözümü aslında hakikaten bu inşallah ateşkes eee şeyinin eee devamı eee ve eee ateşkesin devamı ve belki de sonra umarız bir kalıcı barışın sağlanmasıyla Körfez'den geçen trafiğin serbest bir yapıya kavuşması. Eee, şimdi tabii hani buradan alınan, eee, derslere de veya enerji dünyasının geleceğine bakarsak nasıl şekillenecek dedik. Tabii bunların hepsinin bir etkisi var. Ukrayna Rusya eee geriliminden sonra Avrupa'nın eee hidrokarbondan, doğal gazdan biraz bağımsızlığına kavuşmak için aslında eee yenilenebilire veya yeni enerji kaynaklarına dönüşünün biraz daha hızlı olması bekleniyordu. Ama maalesef o hızın da olduğunu görmüyoruz. Onun o gazın yerine işte Amerika'dan veya başka kaynaklardan gazın daha çok geldiğini görüyoruz. Tabii burada yaşanan da aslında aynı şeye işaret ediyor. Biraz ülkelerin eee enerji bağımsızlığı ve enerji güvenliği üzerine biraz daha eee yoğun eee çalışması ve yatırımlarının o tarafa eee ihtiyacı ortaya çıkıyor. Tabii eee yani ileriye doğru baktığınızda eee öngörülemezliklerden, belirsizliklerden bahsediyoruz. Enerjinin geleceği de öyle çünkü hani lineer bir gelişimi yok. enerji dünyasının ve enerji teknolojisinin. Ama bildiğimiz şeyler var. Bir talep artışı devam edecek. Bizim bu artan talep artışını eee daha az emisyon eee üreten enerji kaynaklarıyla karşılama mecburiyetimiz var. eee ve eee bu enerji kaynaklarını hem karbon açısından daha avantajlı yani daha az üreten hem de eee maliyeti çok yüksek olmayan kaynaklarla karşılamamız lazım. Zaten enerji dünyasının aslında eee en büyük zorluklarından bir tanesi bu üçgenin içerisinde doğru bir şekilde eee konumlanma. Tabii bu ülkeden ülkeye de değişen bir gerçek. Dolayısıyla tek bir çözüm her yere uygulanabilir değil. ve de asıl son dönemde tekrar bütün çıplaklığıyla karşımıza çıkan gerçek bir enerji güvenliği boyutu olmayan ulusal stratejiler maalesef çok eksik kalıyor. Dolayısıyla bunun da eee yeni enerji sistemlerinin içerisine konması gerektiği aşikar. Eee ülkemize gelecek olursak ülkemizde bu kriz gerçekten eee en az hasarla atlatılıyor diyebiliriz. karşılaştırdığımız zaman yapılan hani Eşel Mobil sistemiyle eee ürün fiyatındaki artışın %75'inin ÖTV'den karşılanmasıyla başlayan eee düzen tabii ciddi bir etkisi oldu. Bugün Sayın Bakanın da gösterdiği gibi hani bu sistem olmasa şimdi 100 liraları konuşuyor olacaktık motorin litresi için. Bunun etkisini de az çok hepimiz eee görebiliriz ama ÖTV'ler sıfırlandı. Bundan sonra gelen artışlar olursa tabii doğrudan eee fiyata yansıyacak. Ülkemizin hani ikmal açısından, ürün bulunabilirliği açısından şu anda yaşadığımız bir sıkıntı yok. motorinde, LPG'de, benzinde en azından ve birtım petrol kimya ürünlerinde tabii bulunduğumuz eee lokasyon ve eee Avrupa'nın fevkinde Rusya'dan alım yapıyor olmamızın bu bu anlamda büyük katkısı var. Tabii eee ileriye doğru baktığımızda buradan ne olur derseniz tabii şimdi eee herkesin aklında ve de konuşulmaya da başlanan yeni rotalar yani Ortadoğu daha doğrusu Körfez kaynakları ve burada üretilen yapılan enerji üretiminin dünya piyasalarına çıkması için yeni rotalardan da konuşuluyor. eee veya Avrupa'nın gaz güvenliğini, Avrupa'nın enerji güvenliğini sağlamak için işte eee Kazak, Türkmen gazlarının Avrupa'ya ulaşımı için alternatifler oluyor, düşünülüyor. Ülkemiz zaten konumu itibariyle şu andaki boru hatları haritasında hatırlarsanız gene Sayın Bakanımızın gösterdiği aslında bu anlamda eee güzel bir noktada ama tabii bu tür yatırımlar çok uzun vadeli yatırımlar, ağır finansman gerektiren yatırımlar. Dolayısıyla eee deniz yollarının ve boru hatlarının geçeceği kara parçalarının stabil, güvenlik, güvenilirliği yüksek lokasyonlar olması gereği de aşikar ülkemizin şu andaki politikalarıyla bunlara iyi aday olabileceği eee de net bir şekilde eee görüyoruz. Tabii transit olmanın yanında katma değer yaratacak bir hub durumuna getirecek imkanlar da söz konusu olabilir. Ama bunları mümkün kılacak olan da eee gerekli düzenlemelerin bu düzenlemelerin uygulanmasının gerekli şartların sağlanması bunu da akıl birliğiyle fikir birliğiyle önceliklendirerek yapmanın mümkün olduğuna inanıyorum diyeyim. Burada durayım.

Peki sizden sizden temel olarak eee kaynak çeşitlendirmesini duyduk. >> Rota planlamasını, ürüne göre planlamayı duyduk ve bunlara paralelde aslında regülasyon tarafında akıl fikir birliği yapmak ve doğru stratejileri hayata geçirmek konularını duyduk. Önemli e alt metinler gerçekten verdiniz. Çok teşekkür ederiz. Eee Cem Bey, biraz sizinle devam edelim isterseniz. Dayanıklı tüketime küresel bazda baktığımızda özellikle beyaz eşyada Avrupa'da zayıflayan bir talep. Artan tüm sektörlerde olduğu gibi enerji ve üretim maliyetleri söz konusu. Bir yandan da eee bir sürü ülkeyle özellikle de Çin'le de eee üreticilerin fiyat baskısı var. Şimdi bir yandan da eee çevre regülasyonları var. Bu baskılar altında siz ne yapıyorsunuz? Bu ikili baskı üreticilerin iş modellerini nasıl dönüşüyor? Dönüştürüyor Türkiye'nin konumu bu gelişmelerden sizce nasıl etkilenir? Teşekkürler soru için ve ekonomi zirvesine davet için de çok teşekkür ediyorum düzenleyicilere. Biraz öncelikle iklimle biraz başlamak istiyorum. İklimi, rekabeti ve daha sonra içimizde içinde bulunduğumuz durumu aktarırsam daha sonra da Türkiye'de neler yaptığımızı aktarıyor olacağım. Tarihsel sürece çok hızlıca bakarsak şu an yoğun bir şekilde savaşın yarattığı olağanüstü durumu tartışıyor olsak da bir pandemi dönemi geçirdik. Pandemi sonrası oluşan bir yeni bir ekonomik düzenle başayız ve bütün bunlara baktığımızda da küresel ticaretin kurallarının artık yeniden yazıldığını görüyoruz. Bunun etkilerini biz dayanıklı tüketim olarak da görüyoruz, hissediyoruz. Ve içinde ticaret yaptığımız her ülkede de özellikle lokal kuralların değişiyor olması, lokal etkilerin globale yansıması gibi etkiler sonucunda da bir ticaret ortaya çıkıyor ve etkilerini hep beraber görüyor ve yaşıyoruz. Şu an geldiğimiz noktada pandemiyi hatırlarsak çılgın bir ön talep, ön talebi karşılama zorluklarıyla uğraşırken pandemi sonrasında öne çekilmiş talebin normalleşmesiyle baş başa kaldık. Ve şu an onunla uğraşırken birden karşımıza bir savaş denklemi çıktı ve savaşın etkileriyle şu an uğraşıyor olduk. Ama bütün bunlara baktığımızda bunların yarattığı enerji sorunlarının bu sabah Sayın Bakanın da arz ettiği maliyet değişimlerini de ürünler üzerinde hissediyoruz ki bahsettiğiniz Çin ya da Uzakdoğu etkisi de bunun bir parçası. Ama tüm bunların özetinde ben son söyleyeceğim başta söyleyeyim. Şirket olarak rekabet bizi her zaman daha güçlü kıldı. İnşallah bu sefer de daha güçlü kılacak. Biz şirket olarak 22 markayla birçok ülkede global faaliyetlerde bulunurken bu zorlukları lokal kurallardan global ticaret değişimine kadar her alanda yaşıyorken, buradan da hep öğrendik. Geçmiş şu an Çin ya da Uzakdoğu diye konuştuğumuz konuyu bundan yıllar önce Kore ve Japonya olarak konuşuyorduk. Şimdi Çin olarak konuşuyoruz. Yarın başka bir şey olarak da konuşabiliriz. Rekabet her zaman gündemimizde olacak ve bizi güçlendirecek. Ama burada önemli olan globalleşirken çeviklik, sabah da bahsedilen aslında operasyonel mükemmellik, şu an çok dilepelesen ki yapay zekanın yaratacağı verimliliklerin tüm sisteme ve bir değer zinciri olarak yansıyabilmesi ki artık müşteriler ucuz üründen daha çok değer yaratan ürün peşindeler ki sürdürülebilirlik de bunun bir parçası. Böyle baktığınızda bizim ana odağımız Türkiye ve Türkiye dışında öncelikle Avrupa ve diğer ülkeler. Avrupa'daki müşterilere baktığımız zaman bu sürdürülebilirliğin etkisini maliyetten daha çok önemseyen kitleler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla artık dünyadaki tüketici davranışları da değişiyor. Salt ucuz bir ürün satarak dünyada global bir marka olma şansınızın kalmadığı bir ortamdayız. Böyle olunca da farklı değerleri yaratabilmek, bunu yaratırken markanızla bilinir kılabilmek, operasyonel mükemmelliği sağlamak. Operasyonel mükemmelliği sağlarken müşteriye ürün ve ürün dışı süreçlerde de birtım faydaları sunabiliyor olmak çok daha önemli hale geldi. Ve artık dediğim gibi sadece Uzakdoğu rekabetindeki maliyet kaygısıyla çalışmıyoruz. değer odaklı markalarımızda globalde değer yaratmanın ya da fayda yaratmanın peşinde koşuyoruz. Bunun faydasını da ticari olarak görüyoruz. Bunun da Türkiye'ye bir fayda sağladığını görüyoruz ve ümit ediyoruz. Türkiye üzerinde baktığımızda biz globalde yaklaşık 13 ülkede 38 fabrikamız var ki bunun 13 tanesi Türkiye sınırları içerisinde. 22 global markayla sahibiyiz ve lokal ve global olarak bu markalarla müşterilere değer yaratırken Türkiye aslında bizim doğduğumuz yer. köklerimizin olduğu yer ve Türkiye'de de o bahsettiğiniz ilk sorunuzda bahsettiğiniz o rekabet iklimini de yaşadığımız bir bölge. Ama biz burada o deminden beri bahsettiğim değer yaratma, salt maliyet odaklı iş yapmama, markalarla tüm değer zincirinde müşteriye bir fayda yaratma koşullarıyla daha güçlenerek çıkıyoruz. Bundan sonra da inşallah daha güçlenerek çıkacağız diye düşünüyorum.

>> Süper. Sizden de rekabet ağır. Rekabet bizi güçlendirecek. Ama baskı her yerden ama biz yaparızı duyuyorum ve beni gerçekten konuşmanız çok umutlandırdı Cem Bey. Teşekkür >> edseyi karar atmamak gerektiğine hep inanıyorum. Bu ülke sabah Sayın Bakanımın da bahsettiği bir sürü krizden geçirdik. >> Allah'a şükür dimdik ayaktayız. Bundan sonra da olacağız. >> Doğru. Peki Emreciğim bundan sonraki soru sana. Eee sizin pazara baktığımızda tedarik zincirinin yeniden konumlandığını görüyoruz. ABD Çin ekseninde artan bir rekabet görüyoruz. yapay zekanın donanım talebini yeniden şekillendirme durumunu görüyoruz. Peki eee sen bu küresel teknoloji ticaretini nasıl bir yapıya evrileceğini düşünüyorsun? Eee bu tabloda Türkiye daha çok bir büyüme pazarı mı olacak sence yoksa bölgesel bir fırsatımız olabilir mi? >> Çok teşekkürler. Öncelikle herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. eee bu değerli zirveyi düzenleyenlere de teşekkür ediyorum. Şu ana kadar da gayet güzel gidiyor. Eee ben nacizane hem Lenovo Türkiye Genel Müdürü şapkamla hem de Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu'nun bir üyesi olarak eee değerlendirme eee yapmak istiyorum. Şimdi eee artık teknoloji eee her sektöre çok daha fazla eskisinden çok daha fazla dokunuyor. Yani bir herkesin bir işi var. Bir de ayriıyeten teknoloji var değil. Eee çok iç içe girmiş. >> O nedenle dünyadaki trend ne? Dünyadaki bilgi ve iletişim teknolojileri büyüklüğü nedir? Eee biraz buradan başlayacağım. Türkiye'ye geleceğim. Neler yaparsak daha iyi olur? eee çevresinde konuşmak istiyorum. Şimdi eee Dünya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Pazarı 2025'te %10 büyüdü ve 5.5 trilyon dolar oldu. 2026'da da %11 eee büyüce öngörülüyor ve 6.15 trilyon dolarlık bir büyüklüğe gelecek. ciddi bir büyüklük ve üst üste ciddi bir büyüme. Eee bu büyümeyi eee neler sağlıyor diye baktığımızda eee veri merkezleri eee hem bulut bilişime yönelik hem de yapay zekaya yönelik veri merkezleri yıldan yıla %32 gibi çok ciddi bir büyüme sağlamış dünyada. eee hani bazen konuşuluyor işte yapay zeka bir hype mı balon mu geçecek mi şu mu bu mu yani veri ortada %32 büyümüş eee buraya çok ciddi bir eee yatırım var. İkinci eee bu büyümeyi, eee, bu şekilde kılan konuya baktığımızda yine yapay zeka eksenli yazılım yani eee, generative AI dediğimiz yaratıcı eee, yapay zeka ve kurumların kullandıkça öde eee, software as a service hizmetleri de ikinci büyük kalemi. Eee, bu da eee, dünyada yıldan yıla %15 büyüyor. Bir 3üncü kalem. Ben bunları bu şekilde söylüyorum. Çünkü dünya nereye gidiyor? Burada çok önemli CEO'lar, üstatlar var. Eee, onlara da birazcık ışık tutmak adına. Eee, 3üncü büyüme kalemi de % eee, 9'la eee, servis tarafında. Eee, burada da dijital eee, dönüşüm ve eee, güvenlik, siber güvenlik alanında ciddi bir büyüme var. Şimdi tabii yapay zeka ve veri merkezlerine bu kadar fazla bir büyüme ve talep olunca eee buna tedarik eee sağlayan özellikle bellek üreticileri artık bu talebi karşılayamıyorlar. Eee ve eee 2025 sonbaharından bu zamana eee buna eee yapay zeka uygulamalarından da beni kontrol edebilirsiniz. eee 100 dolarlık bir bellek şu anda 300400 dolar. Yani 34 kart artmış durumda fiyatı. Ve bu sadece bilgisayarları, sunucuları etkilemeyecek. cep telefonları ve çevresindeki bütün herkesi etkiliyor ve şu anda o zaman yapılan bütçeler eee tutmuyor. >> Eee yani harcama olarak, yatırım olarak da tutmuyor. Eee ve bellekler de eee bir cihazın yaklaşık %30 için maliyetini eee oluşturuyor. Böyle baktığımızda yani geçtiğimiz sonbahardan bu yana bir katına daha fazla bir kat daha fazla eee ürünlerin fiyatı artma eğiliminde olduğunu görebiliriz. Eee artık buradan kıssadan hisse siz kendi şirketinize ne çıkartıyorsanız eee o bu süreçte 2027'nin ortasına kadar devam edecek. Bu çok şu anda ciddi bir konu ve birçok eee ne diyelim yatırımı da etkileyen bir konu olduğu için altını çizmek istedim. Eee, şimdi dünya ne dedik? %11 civarında büyüyor ve 2026'da da 6.15 trilyon dolar olacak. Türkiye'ye baktığımızda Türkiye bilgi teknolojileri özellikle iletişimi bir an için dışarıda tuttuğumuzda eee son 45 senede iki kat büyüdü. Yani 10 milyar dolardan 23 milyar dolara geldi. Bilgi ve iletişim teknolojileri de eee 2025 yılı rakamı daha tam resmi açıklanmadı ama benim tahminim 40 milyar dolar olacak. Yani Türkiye dünyanın binde 7'si. Biz iyi zamanlarımızda hep %1 oluruz. Üstatlar da eee bana katılır diye tahmin ediyorum birçok konuda. Yani biraz daha gidecek yolumuz var. bind 7'yiz. 40 desek eee 6 milyar yani bir 20 milyar dolar daha eee arttırmamız lazım Türkiye'deki eee bilgi ve teknoloji pazarını. Burası artarak gidiyor ama bazımız az olduğu için yeterince eee büyüklüğe gelemiyormuş gibi gözüküyoruz. gayri safi milli hasılayla bilgi teknolojileri karşılaştırdığımızda eee burada da 2,5'luk bir oran geliyor. %2,5'luk. Burada da tabii %5'lere ulaşmak eee hedef eee baktığımızda ileri ülkelerin %5'lerde olduğunu eee görüyoruz. Eee ihracatımız da bilgi ve iletişim teknolojileri %30 artıyor ama 3,5 milyar dolar. Yani baktığımızda toplam Türkiye'nin ihracatının eee %1,5'u kadar. Eee ama hani artması, hızlı artması iyi bir şey. Şimdi eee yine TÜBİSAT ve TÜSİAD'ın ortaklaşa çalışarak Türkiye bilgi ve teknolojileriyle nasıl kalkınır, hangi noktaları iyileştirmemiz gerekir diye bir eee çalışmanın çok eee özetini paylaşmak istiyorum. Eee, birincisi altyapı hizmetlerinin, eee, ilerlemesi ve bunların birer katma değere dönüşmesi. 5G başladı. Bu çok önemli. Sayın Bakanımız, eee, adresledi bugün birçok konuyu. E, yine altyapı yatırımlarının ama bunların evvel emirde olması lazım. Yani fiberler, şunlar, bunlar yani daha fazla iletişimin artması lazım ama kötü bir yolda değiliz. İyi bir yoldayız. Birincisi bu. İkincisi, KOBİ'lerin dijital dönüşümünü tamamlaması. Burada KOBİ'lerin birazcık daha devlet desteğine ihtiyacı var. Eee, devletimizin bir sürü programı olmasına rağmen hala bir destek ihtiyacı var. Eee, üçüncüsü, eee, biz, eee, startup, scaleup ekosistemimiz, eee, yurt dışı fonlardan yeterince yararlanamıyor. Biraz kısıtlı yararlanıyor. Eee, onun bizim arttırmamız lazım. TÜBISAT'ta 2 senedir Scale Upını yürütüyoruz. Burada Scale Up'ları alıp bir Unicorn'a ya da daha kuvvetli scaleup'a nasıl çevirebiliriz? Onlara yurtçi, yurt dışı VC'lerden nasıl yatırım sağlayabiliriz? Bunun üzerinde eee çalışıyoruz. Son olarak da eee kaliteli insan kaynağına ihtiyacımız var. Esasında şu anki insan kaynağımız çok kaliteli ve yurt dışından da talep görüyor. Yani ya yurt dışına taşınıyorlar ya buradan yurt dışına eee iş yapıyorlar. Fakat o havuzu doldurmamız gerekiyor. O havuzu doldurmak için de bence nacizane birazcık farklı şeyler yapmamız lazım. Eee yani biz her çeşit öğrenciye aynı Milli Eğitim müfredatını veriyoruz. biraz pilot da olsa farklı tip çocuklara farklı uygulamalar yapsak birazcık daha yapay zekaya e yazılıma eee çeşitli yaratıcılıkların öne çıkartmasını sağlasak bence zaten iyi olan kaynağımızı çok daha iyi bir noktaya eee getirebiliriz. Eee bunları yaparsak daha iyi olacağımız noktasındayım. Eee çok birkaç dakika daha bir şeyler daha söylemek istiyorum. eee Lenovo'nun globaldeki çift teknoloji officerı yani teknolojinin başındaki insan bir Türk Tolga Kurtoğlu. Eee bu bizim için çok değerli. şirketimizin de yeni dönemde değişik eee ülkelerde eee araştırma geliştirme merkezleri kurma eee politikasıyla birlikte Tolga da Türkiye'de bir araştırma geliştirme merkezi kurmak üzere eee yola koyuldu ve burada da bayağı mesafe kaydetti. eee şu anda, eee, Güzide üniversitelerimizden Koç Üniversitesi, Sabancı Özyğin Üniversitesi ile hep beraber bir çalışma yapılıyor ve özel sektörde. Burada artık yapay zeka böyle eee, çarşaf çözüm değil de dikeylerle ilgili. Yani LCV 22'ni nasıl daha iyi bir noktaya, nereye ne yapsak getirebiliriz? Oradaki yapay zeka çözümü ne olmalı? eee bunun üzerine çalışılması lazım ya da bir eee Arçeliğin üretimini nasıl arttırabiliriz? Burada daha nasıl verimli kılabiliriz? Bunlar üzerine eee çok detaylı çalışmalar yapılıp ülke ekonomisine ve dünyaya nasıl katkıda olunabilir? Bunun üzerine çalışılıyor. Eee çok kısa bir cümle daha eee söylemek istiyorum. Eee, Türkiye esasında hepimizin bildiği gibi e çok, eee, iştah açıcı eee, üretim merkezi anlamında ama daha önceki konuşmalarda da yapıldığı gibi o sürekliliğin sağlanması ve orada bir, eee, yatırımcıya güven verilmesi lazım. Eee, bunlar olduğunda ben çok daha fazla eee, bilgi teknolojileri tarafında, veri merkezi tarafında yatırımın Türkiye'ye geleceğini düşünüyorum. Teşekkür ederim. Yapay zeka konusunda aynen senin gibi düşünüyorum Emre. Ben de yapay zekayı kullanmak için yeni sorunlara ihtiyacımız yok. Bütün şirketlerde yeteri kadar uçtan uca eee sorunumuz iyileştirecek alanımız var. Eee o yüzden de >> yapay zeka için değil de gerçekten sorunlarımızı giderebilmek için enlerce eee konumuz var diye düşünüyorum. Senden de temelde eee iş büyüyor dünyada da büyüyor Türkiye'de de büyüyor duyduk. E pahalıyoruz dedin ve bir mesaj verdin aslında tüm dinleyicilerimize. >> Eee ve de eee gelişmek için Türkiyein bu alanda daha iyi olabilmesi için de birkaç tane anahtar kelimeden bahsettin. Dedin ki altyapı önemli, insan kaynağı önemli, kobyerin dijitalleşmesi çok önemli dedin. Hepsini duyduk ve kendimize yazdık. >> Şimdi Erdoğan Bey'e dönelim. Eee, küresel tarafta gıda ticareti de benzer kırılmalarla e çok etkileniyor. Tedarik zincirleri, yüksek maliyet baskısı. İçeride de biraz sohbetini yaptık. Hepimizi tüm sektörleri etkiliyor gerçekten. Eee, eee, gıdada ve özellikle tüketici ürünlerinde bugün oyunu belirleyen dinamikler nasıl değişiyor? Bu tablo karşısında Türkiye gıda sektörünün ihracatçı bir yapıda olduğunu da göz önünde alarak eee, neler görüyoruz, nerede görüyoruz? Türkiye açısından yeni dönemin risk ve fırsatları neler olabilir? Erdoğan Bey >> Berna Hanım teşekkür ediyorum öncelikle. Herkese merhaba. >> Çok güzel konuşmalar var. Tabii benim işim biraz daha çikolata tatlı olduğu için >> ne güzel >> elimden geldiği kadar tatlı anlatmaya çalışacağım. >> Güzel. >> Eee tabii her konuştuk sabahtan beri Bakan Bey'den itibaren herkes aynı şeyi söylüyor. Küresel ekonomi değişiyor. Küresel dünya değişiyor. Ben biraz daha makrodan bizim hayatımızda ne oluyor onu anlatmaya çalışacağım. Oradan da bir yere bağlamaya çalışacağım. Eee, şimdi biliyorsunuz bizim en büyük ham maddemiz kakao. Küresel tedarikte ne kadar önemli olduğunu anlatmak için bu örneği vermek istiyorum. En büyük ham maddemiz kakao ve kakaonun %70'i yaklaşık iki tane ülkeden çıkıyor. Birisi fil dişi, birisi de gana. Ve son 2 yılda kakao fiyatları tam eee şöyle söyleyeyim hani %30 50 %100 %200 artmadı. Tam 5 katına çıktı. Yani 2000 puanda aldığımız kakaoyu 10.000 poa alır hale geldik ve bu gerçekten bizim gibi bir büyük üretici için çok büyük bir kriz. Bunu bir şekilde başarılı bir şekilde yönettik. Hani her yılın bir krizi var ama benim için en zor krizlerden bir tanesi geçen yıl oydu. Tabii bu şunu gösteriyor. Gıda güvenliğinde özellikle gıdada küresel tedarik zincirinin hani artık bu bir keyfi bir şey değil. Bu zorunluluk. Bunu bir şekilde yapmamız gerekiyor bence. Hani sadece kakao için bu örneği verdim ama her sektörün kendine ait zorlukları var. Herkes defikirdir. Her sektörde bu zorunluluk diye düşünüyorum. Peki biz ne yapmalıyız? Burada nasıl bir çözüm bulmalıyız? Ve Türkiye'nin pozisyonu ne burada? Çok güzel anlattığı Sayın Bakan Bey de sabah bir önceki oturumda da vardı. Bence Türkiye'nin üç tane büyük fırsatı var. Birincisi Türkiye lojistik anlamda çok avantajlı bir yer. Yani bugün Çin'den, Hindistan'dan ithal ettiğiniz bir ürün Avrupa'ya işte Afrika'ya 30 gün 45 günde gidiyor. Özellikle son zamandaki krizle beraber bu 2 aylara 3 aylara çıktı. Ama Türkiye o kadar iyi bir yerde ki 3 günde, 5 günde ürününüzü gönderebiliyorsunuz. Özellikle bizim gibi FMC sektöründe iş yapan bir şirket için bence hız çok önemli. İkincisi güvenilirlik. Artık ucuz mal satmak çok kıymetli değil. Bence güvenli olmak daha önemli. Özellikle Türkiye'nin NATO üyesi olması, gümrük birliği anlaşmasında olması inşallah güncellenecek ve daha avantajlı konuma geçeceğiz. Ve birçok orta ülkesiyle gümrük anlaşması yapması bence Türkiye'nin elini kuvvetlendiriyor. Üçüncüsü de bizim için daha önemli bu. gıda arz güvenliğinde Türkiye stratejik partner olabilir. Çünkü son zamanlarda şu oluyor. Korumacı politikalar zaten hani Trump'ın gelmesiyle beraber Ayyuka'a çıktı ve gıdada en büyük problem şu anda küresel ısınmayla beraber ani beklenmeyen beklenmeyen eee iklim değişiklikleri. Bu çok etkiliyor. O yüzden Türkiye'nin özellikle çevre ülkelerle beraber stratejik gıda partnerlığı yapması gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Tabii bunu yapmak çok kolay değil. Çünkü bir enerji maliyeti artıyor konuşuyoruz. İki Türkiye'de Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sistem dolayısıyla zorluklar var. İşte bunların en başında şu anda herkesin en büyük derdi kur baskısı. Üç eee her tarafta sorun var. İşte kuzeyde Rusya Ukrayna savaşı var. Güneyde şimdi İran krizi var. Ya bunlar kolay işler değil. Tabii bunların getirdiği özellikle Türkiye için söylüyorum buna çok önemli bir çıktısı var bunun. Türk yöneticisi, Türk şirketleri bu krizler karşısında o kadar kuvvetli ki, o kadar kuvvetli kaslara sahip ki bunun gerçekten ben çok büyük bir avantajı olduğunu düşünüyorum. hem coğrafyamıza hem yakın coğrafyaya bakarsak böyle bir ne şirketler var ne de ülkeler var diye düşünüyorum. Bu avantajı kullanmalıyız bence. Çünkü Türkiye özellikle son pandemiden sonra bakarsak çözüm ülkesi oldu. Yani Türkiye en büyük krizleri normale çeviren bir ülke pozisyona geliyor. O güveni de sağladığı için bunun büyük bir eee çıktısı olduğunu düşünüyorum. Biz de şören olarak bütün yatırımlarımız Türkiye'de ve ben Türkiye'nin stratejik pozisyonunun bizim avantajımız olduğunu düşünüyorum. Teşekkür ediyorum.

>> Süper. Eee, bugün ben bu panelde bayağı umut var. Bayağı güçlü liderlerle beraberim. E, gayet de geleceğe umutla bakıyorlar. Çok sevindim, çok mutlu oldum gerçekten sizi dinlerken. Ahmet Bey, biraz da Türkiye'ye dönelim isterseniz. Eee, 1923 yılından beri buradasınız. 1200 Aşan Akaryakot istasyonunuz var. Eee, ilk bölümde de çizdiğiniz bu tablo çerçevesinde eee Türkiye gibi büyüyen talep ve jeopolitik açıdan kritik bir pazarda bu dönüşümü iş modelinize nasıl yansıtacaksınız? Türkiye'yi sizde bir daha çok büyüme pazarı olarak mı görüyorsunuz yoksa stratejik bir enerji merkezi olarak konumlanabilir miyiz?

>> Eee teşekkür ederim. Gerçekten gurur duyduğumuz eee bir eee gerçek. Türkiye'de cumhuriyetimizde yaşıt olmak, aynı sene kurulmuş olmak. Ben şahsen bunun üçte birinden fazlasına şahitlik etme şansım da oldu. Eee dolayısıyla birçok şeyi yani sektörün gelişimini de o anlamda gayet yakından izledim. Yani büyüyen bir pazar mı? A şıkkı, eee, B şıkkı stratejik bir ülke mi dediğinizde C şıkkı da ikisi veya hepsi olabilir. >> Eee, bizim için öyle çünkü. Yani biraz pazar tarafından başlayacak olursak dediğiniz gibi yani 100 102 103 yıla doğru gidiyoruz. Eee, Şen'in Türkiye'nin enerji gelişiminde aslında bir ülke olarak bir cumhuriyetimizin gelişiminde eee, bir bir yol arkadaşlığı var. E geçmişte baktığınız zaman eee Türkiye'de 70'lerde üretilen ampetrolün yarısından fazlasını üreten bir şirket. Bütün zinciri yani rafineriden istasyona kadar arama üretim nakliye ve rafineriden istasyona kadar zinciri eee opere etmiş bir şirket. Ortaklıklarıyla eee doğalgaz çevrim santrallerinde erken dönemde ü tane santralde ortak olmuş, gazını temin etmiş bir şirket. Hep ilkleri yenileri yani dünyadaki tecrübelerimizi Türkiye'ye getirdiğimiz, Türkiye'de yarattığımız ilkleri yenileri de başka ülkelere taşıdığımız eee bir ülke Türkiye bizim için. Türk müşterisi yeniliğe, inovasyona, denemeye çok açık. Dolayısıyla hani lansmanlı yaptığımız, yeni yaptığımız her işin burada çok başarılı bir şekilde yürüdüğünü de görüyoruz. Bunların içinde hani geriye doğru gidersem farklılaştırılmış ürünler işte elektronik pompalar, elektronik satış sistemleri, taşıt tanıma diye başlayıp şimdi başına ulusal da geldi. Bu sistemler eee istasyonların son dönemdeki dönüşümü. Yani ben şimdi şirkette dolaşırken yeni başlayan bir arkadaşımla karşılaşıyorum. Ne iş yapıyorsun? Neredesin diyorum. Ben gıda mühendisiyim. 3'ün içindeki salataya bakıyorum diyor. Tabii benim için bayağı bir değişik dünyalar bunlar ama hani eee geçen sene itibariyle da Türkiye'deki en büyük 4üncü kahve zinciri olduk. Çeşitlerimiz de dışarıda bu arada bu kadar reklam yapmışken denemek isterseniz buyurun ikramları diyeyim. Dolayısıyla yani hakikaten Türkiye şu anda enerji ihtiyacı büyüyen bir ülke olarak bizim de büyüme konusunda kararlı olduğumuz bir ülke. Hemen hemen her pazarlama işimizde ki bunun içinde tabii kimyasallarımız var, denizcilik satışlarımız var. Ondan sonra istasyonlarımız var, madeni yağ işimiz var. Bunların hepsinde hepsinde bir pazar ve pazarın ötesinde bir ölçekte büyüme planlarıyla her sene biz yola çıkarız. Her sene de bunu eee başarırız. Eee bu arada tabii hani stratejik tarafına geldiğiniz zaman da daha uzun vadeli stratejik yatırımlar mesela Derince Madeni yağ fabrikası Şelin eee buradan 80'den fazla ülkeye ihracat yaptığımız bir eee bir eee fabrikamız bizim. Bu da gene ülkemizin stratejik konumundan, buradaki iş, eee, yani lojistik imkanların eee, iyiliğinden eee, kaynaklanan, buraya yaptığımız yatırımlarla gerçekten bir üretim üstüne döndürdüğümüz bir bölge orası. Daha genişine bakarsak hani belki ilk bölümde de bunlara değinebilirdik biraz ama Türkiye'nin enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığını sağlaması için attığı çok yerinde adımlar var. Bizim mesela, eee, 2012'den bu yana Türkiye petrolleri ile yürüttüğümüz arama çalışmalarımız var. İşte Güneydoğu'da bir kaya petrolü araması yaptık. Daha sonra şu anda Sakarya'da keşif yapılmış yerin 100 mil kadar batısında bir derin deniz kuyusu açtık. Bunlardan sonra görüyorsunuz TPA'nın oluşturduğu kapasite gerçekten Türkiye'de gerek, eee, ham petrol gabardaki keşif ve üretim, gerek Sakarya'daki keşif ve üretim eee, geldiği noktayı gösteriyor. Gene stratejik bir işbirliği çerçevesinde yakın zamanda açıkladık. Şelin eee, Bulgaristan'da gene derin deniz araması yapmak yapmak için e lisans aldığı bir eee, bölge var. Bu bölgeye Türkiye petrollerini de ortak olarak getirdik. Bulgar makamlarından onay çıkınca da orada ortaklaşı arama faaliyetlerimize eee devam edeceğiz. Tabii eee yani bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman biraz önce konuştuğumuz enerji kaynaklarıyla enerji tüketimi arasında güvenli bir yol olan Türkiye'de de ileride inşallah başka yatırım ve stratejik işbirliği imkanları da çıkacak diye eee düşünüyorum ben. Dediğiniz gibi yani Türkiye'nin enerji anlamında geldiği nokta şu son dönemde yapılmış olan e ki bizim de önemli bir eee rolümüz oldu orada. eee mesela LNG temin anlaşmalarındaki çeşitlendirmenin eee gerek maliyet açısından rekabetçi maliyet yakalamak açısından gerekse enerji güvenliği açısından çok büyük faydası oldu. Gene bu stratejik işbirliğimiz çerçevesinde bizim TPA ile iki anlaşmayla senede yaklaşık 48 kargo LNG ki aşağı yukarı %810'una gelir eee tüketimimizin eee temin etmek gibi bir sorumluluğumuz var. eee onu da layla eee yerine getiriyoruz. Eee belki tabii bu çerçevede ülkemiz açısından bir konuya daha değinip kapatmak isterim ben. Eee bu da eee bütün bu hani sabahki sunumlarda da izledik. belki biraz eksik kaldığını hissettiğim bir alan enerji verimliliği. >> Yani enerji ithalatının ham petrol ve doğalgaz ithalatının maliyetinin bu kadar yükseldiği bir dönemde bu enerji verimliliği konusunun önemi katlanarak artıyor. Ben inanıyorum ki yani 1.1 trilyon dolar gibi bir rakam verdi belli bir periyotta Sayın Bakanımız. Şimdi sana söyleyip yanlış eee bir yorum yapmayayım ama hani bunu %10 eee düşürdüğümüzü varsaysak ülkemiz için büyük bir kaynak. Sadece ülkemiz için değil şirketlerimizin burada çok üst düzey yönetici dostlarımız var. Dışarıda olanlar da var tabii. Belki duyuyorlardır oradan. Belki bu hepimiz için büyük bir fırsat. Çevre açısından salınımların azaltılması manasında çok önemli. eee ve de sadece ülke değil şirketlerimizin hatta ailelerimizin, evlerimizin ekonomisi için de çok önemli. Siz de mesela Vek 2'nin enerji faturasını bir %10 düşürmek istersiniz diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben bunun mümkün de olduğunu düşünüyorum. Tabii bu konuya yatırım yapmış, çok ileri aşamaya gelmiş şirketler hariç ama arabamızı bile kullanırken bir %10 indiririz diye düşünüyorum. Onu da söylemeden geçemeyeceğim. >> Çok iyi yaptınız. En çok da dünya için ve çocuklarımız için gerekli bu >> değil mi? Yani nasıl bir dünya bırakıyoruz konusunda ara ara kendi aramızda sohbetliyoruz. En çok da çocuklarımız için gerekli gibi görünüyor. >> Cem Bey, >> peki bu ortamda küresel bir oyuncu olan Arçelik büyüme ve karlılık arasında nasıl bir denge kuracak? Eee, daha çok maliyet optimizasyonu mu, portföyo dönüşümü mü yoksa başka bir kaldıraç mı hayatınızı şekillendirecek? eee kısa ve orta vadede küresel dönüşümü de baz alarak arçelik nasıl konumlanacak? Bize biraz anlatırsanız çok seviniriz. >> Teşekkürler soru için. Tabii büyüme ve karlılık tek bir kaldıraca bağlı olmayacak kadar kompleks bir konu. O yüzden biz şirket olarak tek bir kaldıraca bağlayamıyoruz. Keşke bağlayabiliyor olsak ama birçok parametresi var. birçok bölgesel problemin aynı anda çözümünü içeriyor. İlk tarafta bahsettiğim lokal kurallara göre değişimi de barındıran bir şekilde büyüme stratejisini yapmanız gerekiyor. Ve bütün bunlardan bence daha önemlisi oyun oynadığınız pazarlardaki müşteriye değer önerinizi doğru hazırlamanızdan geliyor. Böylece büyüyebiliyor ya da karlılık karlı büyüme sağlayabiliyorsunuz. Bizim şirketimiz olarak bunların kesişim kümesine de sürdürülebilirliği koyduk. İlk bölümde de bahsettiğim gibi müşteriye bir değer yaratırken salt maliyetle o büyümeyi ve karlılığı sağlayamıyorsunuz. Pazarsal bağlı bir şekilde farklılıklarınızı sunarken sürdürülebilirlik anlamında demin sizlerin de bahsettiği çocuklarımıza ne bırakıyoruzun doğru cevabını kendi ürünlerinizde müşteriye yansıtmanız gerekiyor ki o karlı büyümeyi sağlayabilesiniz. Bizim şirketimizden Arçelik'ten bir örnek verirsem biz bunu yıllar önce kendi şirketimizin stratejisinin kalbine koyduk. Böyle deyince müstes gülümsemeler olabiliyor. Şirketin kalbine koymak ne demek diye. Bazı rakamlarla örnek vereyim. 2010 yılında biz kendi vizyonumuzun tanımını değiştirdiğimizde dünyaya saygılı, dünyada saygın diye başladık. Kimse o zamanlar sürdürülebilirliği adına bile almıyorken biz bu vizyon statement'ını bu şekliyle değiştirmiş olduk. S&P'de peş peşe aldığımız sürdürülebilirlik ödülleri, Time dergisinde peş peşe 2 yıldır 44lükten 17.liğe gelmek gibi başarılar aslında bunların da bir kanıtı ve kendi üretim tesislerimize baktığımızda biz 2000 14 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam Türkiye'de hem Bolu'da hem Eskişehir'de ilk elektronik atık geri dönüşüm tesisini kurmuş bir firmayız. Böyle bakınca büyüme ve karlılığın odağında sürdürülebilirliğin ve müşteri değer önerisinin olduğu bir şirketiz. Bunu yaparken de farklı pazarlarda farklı stratejilerle doğal olarak hareket ediyoruz. Bazı pazarlarda giriş seviyesi ürünlerdeki farklılıklar önem arz ederken bazı pazarlarda da orta üst seviyelerde yarattığımız farklılıkları müşterilere sunuyoruz ki ilk bölümde de bahsettim. 26 22 tane farklı markayı hem globalde hem lokalde de yöneten bir firmayız. Hal böyle olunca da tek bir kaldıraca doğal olarak bağlayamıyoruz. Büyümeyi ve karlılığı her içinde bulunduğumuz pazarın koşullarına göre değişken ve o değişkenliği de hızlı bir şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Çünkü çeviklik ya da mükemmelliyet sadece operasyonel fabrika süreçlerinde değil aslında tüm değer zincirinde önemli. hem karlılığı hem büyümeyi sağlarken de o pazarlardaki beklentiyi de doğru anlayıp sabahta bahsedilen yapay zeka gibi tooları da doğru kullanarak müşteriye bir faydaya çevirip bunu bir kara, bir kazanca, bir ciroya çevirmek için uğraşıyoruz. Şu an Türkiye'de son iki gündür ben Türkiye'deki bayi teşkilatımızı ağırladım İstanbul'da 3.000 farklı Arçelik ve Beko markasıyla bayilerimiz var. Bunlar aslında bizim gücümüz ve o

Bahsettiğimiz ciro ve karlılığa atak eden müşterinin ne beklediğini bize yansıtan ve bunun sonucunda da şirkete, memlekete bir değer kazandıran unsurlar. Bunları doğru kullanarak, doğru yöneterek o kazancı ve karlılığı bir arada bir kaldıraca bağlamadan birden fazla kaldıraçla yönetmeye çalışıyoruz.

Süper. Sürdürülebilirlik alanındaki eee çabalarınız, uzun süren çabalarınız gerçekten bence Türkiye'nin yüz akı. Biz de eee sizinle bu anlamda gerçekten gurur duyuyoruz.

Sağ olun.

Eee Emre eee Lenova, tüm Türkiye dünya ekonomisi giderek daha fazla etkisini altına alınan, Çin'den çıkan önemli bir küresel teknoloji markalarından biri. Türkiye pazarında da son 6 yılda lider konumundasınız. Süper. eee Türkiye'nin bu alandaki dümenini tutan isim olarak Türkiye'de artan dijitalleşme, kurumsal teknoloji yatırımları, biraz önce bahsettiğin veri merkezleri, PC tarafı. Bu talep nereye doğru gidiyor? Gerçi ilk soruda epeyce bir tio verdin bize. Eee Türkiye ile ilgili büyüme hedeflerinizi hangi dinamikler şekillendiriyor? Biraz onları da duyarsak.

Teşekkürler. Eee, şimdi dünyayla paralel olarak, eee, Türkiye'deki veri merkezleri, eee, ve buna bağlı işte sunucu ve depolama ürünleri de dünyaya paralel büyüyor. Yani onlar da bir %30 büyüyor. Eee, baktığımızda eee, bunu hem kamu kurumları bu büyümeye eşlik ediyor hem de özel sektör. çok değerli kamu kurumlarımızda eee çok vizyoner eee çok başarılı projeler var. Eee bir tanesinin altını çizmek istiyorum bizi eee global anlamda da iyi bir noktaya taşıyan eee TÜBİTAK Ulakbim'de eee çok değerli bir eee proje var. Değerli bir yatırım var. yaklaşık 15 milyon dolarlık eee süper computer yani high performance computing e Türkçeye süper computer diye çevriliyor. Bu tabii bir tane bilgisayar değil. Yani bu ekranların eee sahnenin yarısı kadar sunucu ve depolama ürünleri olduğunu düşünün. Eee 2024 yılı yazında eee Sayın eee bakanımız Fatih Kacır'la eee açılışını yapmıştık. Bu tüm üniversitelere hem eee CPU gücü hem de GPU yani yapay zeka gücü sağlıyor. Eee ihtiyaç duyulan duyan üniversiteler eee TÜBİTAK'tan o gücü alarak ilgili çalışmalarını yapıyorlar. Araştırma geliştirme çalışmalarını yapıyorlar. Eee, bunun e iyi şey tarafı şu. Dünyada, eee, TAP 500 sıralamasında 145, eee, hızlı ve büyük eee, süper kompütre sahibiz şu anda Türkiye'de ve eee, Green listesinde de eee, 45. sırada. Bu, bu neden böyle? Çünkü eee Lenovo'nun eee sıvı soğutmalı eee ürünleri kullanılıyor burada. Yani hava soğutmalı bir pervane dönmüyor. Bir elektrik harcanmıyor ve sıvı soğutmalı. Bu söyleyeceğim rakam benim rakamım değil. Yani TÜBİTAK Ulakviv'in eee genel müdürü eee Mirat Bey'in rakamı eee yaklaşık 1 milyon dolarlık yılda elektrik een tasarruf ettiği e söylendi. Eee 3 milyon 1 milyona. Bu çok ciddi bir eee eee rakam. Eee bunu da yani hem bizim için milli bir gurur olduğu için hem de Türkiye'deki gelişmelerin altını çizmek için söyledim. eee veri merkezleri eee çok iyi bir şekilde eee hem özel sektör hem kamuda ilerliyor.

Şimdi çok farklı bir konuya geçeyim. Eee bakanımız da oyun sektöründen bahsetti. Eee oyun donanım anlamında, eee EMEA bölgesinin en büyük pazarı Türkiye. Yani bilgisayar oyunlarının donanımları anlamında eee çok önemli bir Türkiye'yiz. Aynı zamanda bilgisayar oyunlarını yazma konusunda da dünyanın ileri gelen ülkelerinden biriyiz. Yani hem üretilmesinde hem tüketilmesinde ciddi bir payımız var. Eee bunlar hep Türkiye adına eee önemli gelişmeler. Eee başka neyi paylaşabilirim diye eee düşünüyorum. eee birazcık bilgisayar pazarı hafif hafif eee düşerek geliyor ama diğer altını çizdiğim gibi veri merkezindeki eee gelişmeler eee arayı kapatıyor. Eee biz de eee TÜBİSAT olarak çok ciddi bir şekilde eee Türkiye'nin eee bilişim ve teknolojiyle kalkınmasıyla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. eee finans sektörü olsun, scale up'lar olsun, startup'lar olsun, koby'lerin dönüşümü olsun, eee burada daha yapılacak çok şeyler olduğunu düşünüyoruz. Eee ben de eee bu noktada keseyim vakti de değerli kullanmak adına.

Evet.

Süper gerçekten. Vakit yönetiminde de süper bir ekip olduk. Şahane. Eee Şölen Çikolata Türkiye'de atıştırmalık sektörünün önemli oyuncularından biri. Tatlı konuşuyoruz bugün. Siz de 3ün kuşak temsilcisisiniz. Eee, Gaziantep'te başlayan yolculuğunuz bugün 120 ülkede 200 çeşit ürünle devam ediyor. Sizi tanıyanlar daha önce birkaç ortamda da bulunmuştuk aslında, eee, şirketi, kurumu bir startup kültürüyle yönettiğinizi söylüyorlar. Bu bakış açısıyla eee, eee, daha çok orta vadede nasıl markalarınızı konumlandırıyorsunuz ve bu paralelle büyümeyi hangi coğrafyalarda ve ürün segmentlerinde görüyorsunuz?

Teşekkür ediyorum. Biraz sözünü anlatmak istiyorum.

Buyurun.

Şimdi şöleni bana sorsanız tek bir cümleyle nasıl ifade edersin diye. Herkes bizi bir gıda üreticisi olarak biliyor ama biz bir teknoloji şirketiyiz. Şimdi dünya sanayi devriminden geçti. Dijital devrimden geçti geçiyor. Şimdi Eyay çağı geldi. Üstat da söyledi. Şimdi hep savunduğum bir şey var. Geçen bunu LinkedIn'de paylaştım. Eee çikolata sanayi ve teknoloji devriminin bir ürünü. Neden bunu söylüyorum? Çünkü çikolata hani geçmişe bakarsak Avrupa'da aristokrasinin tükettiği bir ürünken bugün milyon milyarlarca insanın tükettiği bir ürün haline geldi. Bunun en büyük sebebi teknoloji ve sanayi devriminin gerçekleşmesi. Şimdi çikolata deyince aklımıza hangi ülkeler geliyor? Bir işte İsviçre gelir, Belçika gelir, Almanya gelir. Bunun en temel sebebi bu teknolojileri ve sanayi devrimini bizden daha hızlı yapmış olmaları. Şimdi peki ben kendime söyüyorum. Erdoğan sen bunu gördün. Ne yapıyorsun? Şölen ne yapıyor? Biz de kendi sektörümüzde teknoloji alanında olabildiğince önce olmaya çalışıyoruz. Şöyle örnek vereyim. Eee mesela iki tane fabrikamız var Türkiye'de. Eee hammaddeden tıra kadar bütün üretim süreçleri, bütün lojistik süreçler, bütün ARGE, kalite, inovasyon süreçlerinin hepsini eee robotlarla yönetiyoruz. Hayal etmemiz açısından söyleyeyim. Mesela Antep'teki fabrikada 550'nin üzerinde hareketli robot var. Bir otomotiv fabrikasındaki sayı kadar neredeyse. Ve bunu otomasyonla üretiyorsunuz. Şimdi tabii buradaki en büyük çıktı şu. Hani bunu yapmamızın en temel sebebi şu. Biz bir yani tek ülkeden 100 tane ülkeye ihracat yapıyoruz. Bir kere hani bu sistemi kontrolün altına almak için, kaliteyi sağlamak için bunu yapmanız gerekiyor. Teknoloji çok önemli. Herkes de konuşuyor. Çok güzel. Eee, özellikle Eile beraber herkesin aklında şu soru var. Ya acaba bu teknolojinin insanın yerine, insanın yerine teknoloji geçecek mi? Ben de bu bazen bunu düşünüyorum. Çok düşünüyoruz ekiple beraber. Ha teknoloji bence insana yardım eden bir şey. İnsanın vizyonunu açan bir şey. Kesinlikle insanın yerine geçeceğini düşünmüyorum. Teknolojisiz insan olmaz. İnsansız teknoloji olmaz. Geçen çok güzel bir örnek okudum. IKEA müşteri hizmetlerindeki problemlerin %53'ünü yapay zekalayla beraber çözüyor ve oradaki kaynağa tasarım bölümünü aktarıyor ve 1 milyar euroya yakın bir ciro elde ediyorlar. Hani bu özellikle son 3 aydaki yapay zeka gelişmelerine bakarsak çok büyük fırsat olduğunu düşünüyorum. Biz Türkiye'de yapay zekalı herkes gibi chat GPT ile tanıştık, Cemila'ile tanıştık, cloud'la tanıştık ama şirketlerin yapabilecekleri bunun çok ötesinde. Bence buna hızlı bir şekilde küçük de olsa başlamak gerekiyor. Yani şirketteki süreçleri hızlandıracağını düşünüyorum. Ben de kafayı buna yörüyorum. hani sanayi devrimini eee dijital devrimden biraz Türkiye geç geliyor. Tamam onu yakaladık ama bence eee fırsatımız var. İkincisi bundan daha kıymetli değer verdiğim bir şey şirketin değerleri. Bizim sektörde gıda sektöründe özellikle çikolata sektöründeki büyük şirketlere bakarsanız arkasında kurucu bir aile ruhu görürsünüz. O şirketleri de uzun yıllardır 50 yıl 100 yıl ayakta tutan şeyin de bu değerler olduğunu düşünüyorum. Bu belki küçük bir kelime ama çok kıymetli diye düşünüyorum. Çünkü ya şimdi burada herkes üstatlar, yönetici, bir sürü genel müdür, CEO var aramızda. Herkesin en temel görevi ne? Ciroyu arttır. Karlılıkları maksimize edebiliyorsan maliyetleri düşür. Zaten bu hani işin temel kısmı. Ama şirketleri asıl büyüten şeyin bilançolardan ziyade uzun vadeli değerler olduğunu düşünüyorum. Kısa vadeli plandan ziyade uzun vadeli plan yapmak bence çok değerli. Ben de elimden geldiği kadar buna sadık kalıp yapmaya çalışıyorum. Türkiye gerçekten özellikle son 30-40 yılda üretim anlamında çok şeyi başardı. Ya şimdi Türkiye'de en iyi beyaz eşya üretiliyor mu? Kesinlikle üretiliyor. En iyi araba üretiliyor mu? Üretiliyor. En iyi halı üretiliyor mu? Üretiliyor. En iyi ilaç üretiliyor mu? Üretiliyor. Ama bence biraz geride kaldığımız markalaşma kısmı. Buraya biraz daha fazla cesaretle ve sabırla kafa yormamız gerekiyor. Çünkü markalar bir günde çıkmıyor. Gerçekten buna kafa yorarsak, para aktarırsak, kaynak aktarırsak Türkiye'nin çok daha ilerleyeceğini düşünüyorum. Kendi fikrim bu. Eee, ben bu konuda ne yapıyorum? Şölen ne yapıyor? Biliyorsunuz bizim hani şölen çatı markası ama çok endor markaların arkasında duruyor. Ozmo markamız dünyanın birçok farklı noktasında raflarda rekabet edebiliyor. Bisolota keza dünyanın birçok ülkesinde rekabet edebiliyor. Üstat çok güzel bir örnek verdi oyundan. Biz 2 yıl önce OZMO'da bir oyun geliştirdik ve orada temel şey şuydu. Anneler diyor ki ya ben çocuğuma tablet vermek istiyorum ama güvenli bir ortam olsun. Bu insightan yola çıkarak bir Ozma altında oyun yaptık. 1.8 milyon adet indirilme aldı ve şu anda 200.000'e yakın aktif kullanıcısı var. Çok az yatırım yaptığımız eee bir mecra ve yaklaşık günde 25.000 çocuk burada güvenli şekilde oynayabiliyor. Ya bu şunu gösteriyor. Bir yerden bir şey bir insın kalıyorsanız onun arkasında durup o markayı inşa etmek bence çok kıymetli. Ben söylediklerimi toparlamam gerekirse Türkiye'nin eğer bu ana stratejiden, güven ortamından çıkmazsa çok büyük potansiyel olduğunu düşünüyorum. Zaman da çok kısıtlı bitti. Teşekkür ediyorum. Sağ olun.

Ben teşekkür ediyorum. Eee, ne duyduk? Temelinde dünya konjonktürü ile ilgili kaotik durumun herkes farkında. Eee, orayla ilgili planları duyduk. Eee, en çok da Türkiye'ye, kendi işine, kendine, ekibine güvenen güçlü liderler duyduk. Zor dönemler güçlü liderler yaratıyorlar. Ben de bugün dör tane çok güçlü lider ağırladım. Çok teşekkür ediyorum. Ağzınıza sağlık. Bunu için teşekkürler. Yeah.