Transcription
Bu şehrin sokakları oruç tutar. Bu şehrin sokakları oruç tutar. Vicdan terk edip gitmesin diye.
Bu şehrin ağaçları oruç tutar. Bengi su pınarları sulasın diye bu şehrin çiçekleri oruç tutar. Burcu burcu kokan pideler hanelere dağılsın diye.
Bu şehrin parkları oruç tutar. Genci yaşçısı huşu ile tefekküre dalsın diye.
Bu şehrin güvercinleri oruç tutar. Hu deyip kubbe-i hadra sema etsin diye.
Bu şehrin dağları oruç tutar. Batan günle, iftar doğan günle niyet olsun diye.
Bu şehrin camileri oruç tutar. Her günün beş vakti kadri bilinsin diye.
Bu şehrin minareleri oruç tutar. Işıl ışıl şerefeleri birliği göstersin diye.
Bu şehrin sebilleri oruç tutar. Kirlenen ruhlar temizlensin diye.
Bu şehrin vakıfları oruç tutar. Aç da açıkta kimse kalmasın diye.
Bu şehrin bedesteni oruç tutar. İskendleyi dükkan kapısına koyup cemaate yetişsin diye.
Bu şehrin tramvayı oruç tutar. İhtiyarı gencine yerini ikram etsin diye.
Bu şehrin otobüsleri oruç tutar. Durakta arada yolcu kalmasın diye.
Bu şehrin trafiği oruç tutar. Sıkışıklık sabrına gölge düşürmesin diye.
Bu şehrin sanayisi oruç tutar. üretimi sahur bereketine çoğalsın diye.
Bu şehrin marketleri oruç tutar. Gıda paketleri infak olup sessizce uçup gitsin diye.
Bu şehrin fırınları oruç tutar. Kanaatin ne büyük servet olduğunu anlasın diye.
Bu şehrin berberleri oruç tutar. Sohbet uzasın, muhabbet artsın diye.
Bu şehrin lokantası oruç tutar. Yolcusu muhimi bayramı iftarla yapsın diye.
Bu şehrin gazeteleri oruç tutar. Ramazan aşkına sayfalar yıl boyu temiz dolsun diye.
Bu şehrin radyoları uç tutar. mukabele halkaları oluşsun diye.
Bu şehrin televizyonları oruç tutar, cüzler ayet ayet gönüllere insin diye.
Bu şehrin insanları oruç tutar. Kötülüğe kalkan, iyiliğe reyyan açılsın diye.
Bu şehrin insanı oruç tutar. Oruç kendini tutsun diye.
Bu şehir oruç tutar. Şehri oruç tutsun diye.
Şiirin ve fikrin takipçileri, kıymetli dostlar yine bir cumartesi akşamı zirve şairlerimizden şiirler programında 248. canlı yayında işte bu şehrin Mevlana şehrinden, Huzur şehrinden, Konya'mızdan, bu aziz milletin yine çok kıymetli bir evladıyla bütün bir ömrünü medeniyetimize, kültürümüze, irfanımıza, neslimize, insanımıza vakfeden kıymetli bir konuğumuz Ahmet Köseoğlu üstadımız. Kendisi Konyalı Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu ve eee bütün hayatın aslında eee kültüre, sanata, edebiyata, yayıncılığa, kültür organizasyonlarına, medeniyet çalışmalarına vakfeden bir isim. eee şehir üzerine yazıları, yine makaleleri, denemeleri, editörlük çalışmaları, gezi ve inceleme yazıları, eee yerel ve ulusal birçok eee basın yayın kuruluşunda yer bulan yine bizim kültür ve medeniyetimiz adına neslimizin eee irfanımızla, kültürümüzle buluşturulması adına ülkemizi in kültürel, sanatsal ve entelektüel yapısına katkı sunmak muradıyla eee ülkemiz satında hizmet yapan Türkiye Yazarlar Birliği'nin Konya şube başkanlığını herhalde biraz sonra konuşacağız ama benim bilebildiğim kadarıyla herhalde kıymetli Ahmet Kösüoğlu kadar eee uzun süreli arada birtım fasılalar koymuş olsa da yani 1994'te eee yanlış yanlış hatırlamıyorsam Konya'da Yazarlar Birliği şubesi açılıyor. O gün bugün eee bütün yapılan faaliyetlerde aslında eee efendim bu tür kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin elbette ki başarısı eee illerdeki eee yapılarının başarısıdır. Eee herhalde Türkiye Yazarlar Birliği Türkiye'miz, ülkemiz adına, medeniyetimiz adına çok kıymetli bir değer. Ama bu değerin en değerli belki hizmetlerini üreten bir şehir Konya ve eee bu program vesilesiyle de incelediğimde gördüm ki eee medeniyetimizin eee kalemleriyle, sesleriyle, sedalarıyla, şiirleriyle, hikayeleriyle, romanlarıyla eee eee efendim ele alan, güç ve kuvvet veren, Türkiye'nin yetiştirdiği eee eee bütün değerleri belki bila istisna eee kıymetli Ahmet Köseoğlu başkanımızın organizasyonlarında Konya'da oldu. Tabii Konya'ya herkes gitmek istemez ama önemli olan bu daveti de yapabilmek. Dolayısıyla Mevlana şehrinin, Huzur şehrinin bereketiyle bütün bu hizmetleri yapan, geçen cumartesi günü de eee yeni genel kurulda yine başkanlığını eee yeniden eee efendim eee kadrosuyla beraber eee yürütme sorumluluğunu üstlenen bir kıymetimiz. Eee Ahmet Bey programımıza hoş geldiniz. Sefa getirdiniz.
>> Eee, hoş bulduk. Eee, sefa bulduk. şeref bulduk sizin programınıza katılarak. Dolayısıyla söylediklerinizin bir kısmını dua makamında staişkar cümlelerinizi dua makamında alıyorum. Rabbim inşallah söylediklerinize bizi nail eylesin diyorum.
>> Evet. Eee, tabii eee bunun eee eee bu hassasiyet aslında insanların eserleri ve gayretleri ortada. Bu şahitliğimizi elbette birbirimizle ilgili hüsnü şehadetimiz önemli. Malum eee efendimiz eee nasıl birisin diyenlere dostlarına, akrabalarına, mesai arkadaşlarına sor. Onlar senin için nasıl şahitlik yapıyorlarsa osun ve bu güzel insanların her birinin sizinle olan güzel bu şehadetinin bundan sonraki hayatın da istikamet üzere devamına vesile olsun. Şimdi hocam tabii biz bütün bunları söylememizin sebebi şu. Elbette bizim kültür ve medeniyetimiz zannedillerinin ötesinde elbette meddahlık yapmak efendim olmayan vasıflarla insanları eee efendim af buyurun gaza getirmek asla kabul edilmez. Bizde riyakarlık olmaz, dalkavukluk olmaz. Olmaması da lazım. Zalim de olsa, mazlum da olsa kardeşine yardım et. Asıl olan zalim olan kardeşe yardım etmek. Ama güzel meziyetleri söylemekten ve o meziyetleri ki bizim programımızın maksadı muradı da o. Yaşayan değerlerimizden insanımız haberdar olsun. medyada, geleneksel medyada, birtakım köşe başlarında ekranlarda gözüken kifayetsiz insanların varlığı sanki bu ülke boşmuş gibi ilim adına, irfan adına, fazilet adına, eee, hikmet adına, millet adına güzel çalışmalar yok zannedilmesin diye 5 yıl aşkındır. Biz kendi programımız ölçeğinde işte siz bütün bir hayatınızı Konya bazında ve aslında Konya değil ulusal ve uluslararası organizasyonlarla da bu işi yürütüyorsunuz. Şimdi efendim biz eee biliyorum eee siz de bundan çok sakınanlardansınız, kaçınanlardansınız. Herkesi tanıtmışsınız. herkesle ilgili eee efendim elbette değerlerimizle ilgili yazılar, programlar onları davetler ama iş Ahmet Kösüoğlu ile ilgili eee birtım çalışmaya gelince Ahmet Köseoğlu eee programlarda bir selamlama konuşması eee etrafta çok fazla gözükmeyi istemeyen eee bir eee yapı olarak karşımıza çıkıyor. Ama biz istiyoruz ki eee bu güzel hizmetleri nasıl siz güzel hizmetleri yapanların bilinmesi ve tanınması eee efendim yazıları, eserleri, şiirleri bana ilettiğiniz işte burada dosyalara da baktığımızda kitaplara da böyle. Dolayısıyla sizden de insanlar ilham alsınlar diye lütfen eee Ahmet Köseoğlu'dan biraz kendisini yetişme ortamını dolayısıyla eğitim şartlarını yazıyla, organizasyonlarla olan ilişkisini ve sonra sohbetimiz eee bu minval üzere devam edecek. Bunu sizden dinlemek istiyoruz. Bu program bu geceye de inşallah tarihe de tanıklık ve bütün bu başarılı hizmetleri yapan Ahmet eee efendim Kösüoğlu beyefendinin elbette ki onun biz biliyoruz eee yolla çıkmada eee yol arkadaşlığının her şeyden önemli olduğunu inanıp güzel yol arkadaşlarıyla yolculuk yaparken ama o da güzel bir başkanlık ve onlara öncülük yapan bir isim olarak bilinmesinde fayda var diyorum. Bütün bu zorlanmaların değerli dostlar uzatmalarımın sebebi Ahmet Bey'in bu tutumunu biliyorum. Onun için hiç kaçışı yok. Biraz bahsedeceksin kendinden diyedir. Buyurun üstadım.
>> Rabbişrahli sadri ve yessirli emri vahdü ueten min lisanifkahu kavli. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi rabbil alemin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Bunu kürsülerde biraz içimden yapardım. Bugün hususen açıkça yapıyorum ki bu bir gelenek olsun. Eskiden hem kitaplarda hem de konuşmalarda eee bu iki başlangıçla başlanırdı. Dolayısıyla bu da kayıtlara geçsin diye söylemiş oldum. Doğrusu pek fazla staşkar cümlelerle uzun bir giriş oldu. Sizin benden istediğiniz, benim hayatımla yani şahsi hayatımla ilgili istediğiniz şey sorunuzdan daha uzun olmayacağını bilesiniz önden.
>> Eee dolayısıyla onu iletmek istiyorum. İkinci bir şey, eee, Rabbimize hamdolsun bizi hani bir söz vardır. İrfan kendini oyalamayı bilmektir. Yanılmıyorsam bizim Dücane Cündoğlu Abey'in sözüydü bu. Kendini oyalamayı bilmektirin altını çiziyorum. Bilmek kısmını. Doğrusu siz de bunu yapıyorsunuz. 248 249 programdır. Yani 5 yıldır bu uzun bir hadise ya bir maraton. Bunu foşuyorsunuz. Dolayısıyla irfani bir işin içinde olacaksak, irfani olacaksak kendimizi oyalamayı bilmemiz gerekiyor. Kendini neyle oyalıyorsun ve kendini biliyor musun? Ben buradan bu cümlelerden biraz kendim de çoğaltıyorum. Kişi bir kendini bilmeli, bir de kendini oyalamayı bilmeli. Buradan çıkardığı dolayısıyla Cenabı Rabbül Alemin'e hamdim şuradandı. Bu açıklamadan sonra bendeniz eee bir vesileyle Konya TV diye bilinen ama kısa adı KON TV olan televizyonun 92'de genel yayın yönetme eee müenliği yani müessese müdürlüğü, haber müdürlüğü görevlerini yaparak bu basın, yayın, kültürel işlere başladığında bilmiyordum ki Cenabı Rabbül aleminin beni 3035 yıl kültür, sanat işleriyle meşgul edeceğini, beni bunlarla oyalamam, oyalanmam gerektiğini bana işaret edeceğini bilmiyordum. Dolayısıyla kaderin cilvesi. Ben televizyonlar, özel televizyonlara dönüştükten sonra benel belediyeye geçtim. Konya Büyükşehir Belediyesi'ne 93'ün sonu falan ve 93 yılından eee uzun yıllara sari basın, yayın ve kültür işlerinden sorumlu başmetçilik diyeyim ben ona. Siz bu söze girerken de yazarlar birliği ile ilgili söylediniz. Yazarlar birliği başkanı diye. Sivil kuruluşlarda başkanlık aslında hakkını verenler için baş hizmetçiliktir. Çayı da siz demlersiniz. ikramı da siz yaparsınız. Geleni gideni de ağırlarsınız. Arada size de başkan derler ama başzçisiniz. Programı da siz yaparsınız. Dolayısıyla bu bir aşk işidir. Eee, şimdi benim önceki paragrafa gelirsem belediyedeki uzun süreli bu kültürel hadiselerin, eee, baş hizmetçiliğine geçmiş olmam ve ilk 9 yılda Halil Ürünle ilk 8 yılda beraber ve hemen birebir görüşerek çalışmış olmam benim hem gençliğimin, enerjimin hem de tecrübesizliğimin en büyük şansıydı. Halilur'un başkanın benimle birlikte çalışması. Ben her türlü kültürel faaliyeti, her türlü kültürel eee işi heyecanla başkana götürüyordum. Yani duyduğum, ettiğim. Çünkü büyük bir açlık var. Hem Konya'da hem ülkede bahsettiğim yıllar 91 92 93 94. Dolayısıyla Konya'da tabiri caizse sinemadan tiyatroya, eee, sanattan efendim musikiye, kültürel faaliyetlerin her çeşidini yapabilmek için koşturuyordum. Çünkü tabiri caizse tırnak içinde söylüyorum, bir geç kalmışlığımız söz konusuydu. bir bizim e sağduyu sahibi eee ve vatanını milletini seven insanların eee kültürel faaliyetlerde yapacağı çok şey sanki varmış gibi uzun süre yazıldı, çizildi. Ama yapılabilme imkanı ancak 90'lı yıllarda başladı bu belediyelerle. Daha sonra 94'te Tayyip Erdoğan Bey'in başkanlığıyla orada da müthiş bir dönem başladı. Dolayısıyla Rabbim beni bu tip işlere hizmetle meşgul etti. Sözümün başında dedim ya, irfan kişinin kendini oyalamayı bilmesidir diye. Dolayısıyla bunlarla oyalanarak biz devam ettik. Devam ettik. sonraki yıllarda memuriyetimde Meram merkez Konya merkez meramda olsun Niğde'de olsun belediye başkan yardımcılığı görevlerim oldu. Oralarda da kültür, sanat, basın yayın yine kaderin cilvesi bana bağlanmış oldu. Dolayısıyla buyurduğunuz gibi 92 yılından bu tarafa benim hizmet alanım bir kısmı resmi bir kısmı gönüllülük olmak üzere kültür, sanat, edebiyat üzerine oldu. Başka alanlarım da var tabii ki ama bu alanlarım bir görev icabı oldu çok yerde. Tabii bizim eee sivil toplum kuruluşuyla ilgimiz isse yani yazarlar birliği ile esasında biraz da belki de bahsedeceğiz. Ben bahsetmezsem bu programda eksiklik olacağını düşündüğüm eee rahmeti Rahman'a kavuşan büyük üstadımız Mehmet Doğan'ın 1992 yılında Türk Dünyası şiir şöleni için ilk birincisi için Bursa ve Konya'da yapılıyor olmasında biz Mehmet Doğan'la tanışıp bu işlere ilk girmiş olduk. O zaman televizyonun başındaydım. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün Bey, eee, televizyonun başından beni, o zaman da bir gazete vardı merhaba diye. Onun başından da bir arkadaşımızı çağırarak bu Mehmet Doğan Abigil'in heyetiyile birlikte belediyede bir toplantı yaptı. Sonra mini bir küçük bir şiir şöleni yapılmıştı. Bursa ayağı ve Konya ayağı. Yani uluslararası Türkçenin şiir şöleninin birincisi Bursa ve Konya'da yapıldı. Ve ben biraz da daha genç de bir yaştayken işte 67 doğumluysak 92 yılında Mehmet Doğan'la şiirle resmi tanışmış oldum. E 94 yılında Yazarlar Birliği açıldı. açılmasınından itibaren işin içinde bulundum ve ben yazarlar birliği mektebinin hem hizmetkarı hem öğrencisi hem bunun her konuda destek sağlayıcısı pozisyonuna düştüm. Bu benim için Cenabı Rabbül alemin tarafından eee bana bir lütuftu. Dolayısıyla tabiri caizse özür diliyorum.
>> 94 yılından bu tarafa 32 yıl oluyor herhalde. 32 yıldır bu Türkiye Yazarlar Birliği mektebinin hem hizmetkarı hem öğrencisi olmaktan mutluyum. eee, şimdilik bununla yetinelim.
>> Eee, evet. Eee, çok, eee, tabii güzel bir giriş oldu. Tam bu girişi aslında devam ettirecek olan hususlardan biri bu. Şimdi, eee, kıymetli dostlar, her fırsatta söylüyorum. Biz bu programa başladığımızda elbette yoğun bir eee, bürokrasi geçmişi olan eee, birisi olarak edebiyattan, kültürden, okumadan, sanattan, organizasyonlardan elbette kopmadık. Ama netice itibariyle yönetsel sorumluluklar eee bütün bu eee alanı bir hakkın takip etme imkanını da elbette bize eee vermiş olmadı. E bu program vesilesiyle tanıdığımız isimlerle belki işe başladık ama dostların tavsiyeleriyle yeni isimleri çalışmaları yürüttük. Bu çalışmalara başladığımda beni zaman zaman görüştüğümüz eee ve eee bana işte Cafer eee falan isimle görüştün mü? Konya'da şu var, Malatya'da bu var, Samsun'da bu var, Trabzon'da bu var diye belki 20 defa, 30 defa programla ilgili bana isimler, tavsiyeler, öneriler, efendim şiir çok önemli, edebiyat çok önemli e diyen merhum Nasip Gürdoğan hocamız nereden söz açılırsa bahsedilen isimler olduğunda mutlaka ve mutlaka sözü bir yerlerden Ahmet Kösüoğlu ismine eee getirir. eee onunla mutlaka irtibatın halinde olun. İşte Konya'nın fevkalade güzel çalışmaları var, eserleri var. Hatta hatta o eserler işte bir kütüphanede kültür, edebiyat eee efendim kütüphanelerinde olması gereken eserler böyle gayretli bir dostumuz diye eee birçok isim oldu ve o isimlerin ben açıkçası yüzde eee belki 100 yine yakınıyla program gerçekleştirdim. Eee, hatta Nurettin Durman abi, eee, programlardan yaş 80'lere yaklaşmış. 80, eee, yaş, yıl dönümünde canlı yayındaydık Ahmet Bey.
>> Evet.
>> Dedim ki ora bir programda bakın Nurettin abi önceden bu bizim için bir tavsiyeydi.
>> Eee, efendim Nazif hocam ölünce bizim için bir vasiyete döndü. Bu programı yapacağız dedik. Elhamdülillah. veya nasıl yaparız derken Nurettin abiyle 3 saate yakın bir program oldu. Maşallah 3 saat daha devam edebilirdik. Öyle bir bereketli program oldu. İkinci bir bize eee o gün için tavsiyesi bu çalışma mutlaka bir kitaba dönüşmeliydi. İnşallah yakında eee dostlarımız birinci bölüm çalışmamızın kitaplaşmış halini de görmüş olacaklar. Bu vesileyle biz Ahmet Bey'e hem hocamızın bu selamını hem de bu beklentisini ifade ettik zaman. Bunu konuşmuş olsak da program yine bir program tarihinde biz aylar öncesinden şu anda mesela Haziran ayına kadar benim programlar dolu. Eee, planlamıştık ama hep dostlar haklı olarak diyor ki 6 ay sonra, 3 ay sonra, 5 ay sonra nasıl bir gelişme olacak? Eee, yani Mevla her şeyin takdirini bilen ay 5 yıllık dünya, 5 aylık dünyayı terk etmiş de olabiliriz. Ama biz şunu biliyoruz. Müminin niyete amelinden önce gelir. Yani biz bu niyette program yapacağız. bu milletimizi bu milletin değerleriyle buluşturacağız diye program hazırlayıp bir anormal durum olursa değiştiririz dedik. Ahmet Beyle de yine böyle bir program eee planlamıştık ama o program zamanında da onun mutlak katılması gereken bir yakının, yeğeninin nikah törenini yanlış hatırlamıyorsam
>> ama dedi ki başka bir Köseoğlunu hem de şair bir Köseoğlunu programa eee öneriyorum dedi. Mehmet Ali Beyle de güzel eski o da Konya'mızda halen hizmet eden yazarlar birliği başkanlığı yapan dostumuzla birlikte güzel bir programı icra ettik. Yani dolayısıyla merhum Nazif hocamın da bu gece aslında bir eee vasiyeti, bir temennisi gerçekleşiyor. Şimdi az önce e kıymetli Ahmet Bey işte 90'ların başından beri bu süreçten bahsedilince ben de 90'lı yıllarda aynı yıllarda Mersin'de işte öğretmen olarak gittiğimiz yıllar orada da bölgesel yayın televizyonculuk yaptığımız dönemler ve tabii o dönemde de KON TV önde bir televizyon. Halil Başkan, Konya'nın belediye başkanı. oradan nasıl istifade ederiz? yayınlarından, arşivinden diye Sayın Başkanımızı Konya'da ziyaret ettik ve Konya'nın çalışmalarına Mersin zaten Konya yakın gidiş gelişlerimiz oldu. kıymetli başkanımız da Halilün beyle o gün bugün tabii öncesinde onu e gıbayla takip eden hizmetlerini bir abeyimizdi sonrasında dediğim gibi sonra o ben Mersin'den İstanbul'a, Büyükşehir'e, İski'ye göreve başladığımda Halil başkanımız da başkanlık görevini artık tamamlamış. İskide bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptı. Biz de orada basın, yayın, hakkla ilişkiler, eğitim, kültür işlerini yürütüyorduk. Orada da birlikte olduk. Yine sayın başkanımızı da bu programda konuk ettik. Geçen de malum bir operasyon gerçekleşti. Ben başkanımı geçen gün Ahmet Bey aradım. Galiba hatırını sormak için.
>> Halürün başkanı.
>> Evet. Evet. Halil başkanı bir iki gün önce aradım. Dedim ki, "Başkanım, Konya bereketli. Bu hafta da ben spontane bunu ifade ettim." Dedim ki Ahmet Kösüoğlu'yu e efendim konuk edeceğim. Başkanımın hani telefonda renk değişir mi? Renginin değiştiğini, yüzünün güldüğünü tebessümüne yansıdı. Allah >> dedi ki Ahmet Bey dedi bizim ilk günden beri yanımızda olan basın protokol sorumluluğumuzu eğitim hizmetlerimizi yerine getiren ve bütün hizmetlerimizde imzası var olan bir isimdir dedi.
>> Hatta dedim ki bak başkanım eee bunu orada da programda da söyleyeceğim. İnsanlar hep başarıları kendilerine atfederler. Oysa ki aslında kadrolar hani ağaç dallarıyla gürdür ama sizin demek ki o başarınızın da sırrı da bu. dedi ki Ahmet Bey le fazlasını da söyleyebilirsin. Hakikaten bütün bu hizmetlerin altında imzası olan böyle bir gayretli dostumuz. Tabii bunu iki yönüyle önemsiyorum. Yani efsane bir belediye başkanın aradan geçen bu yıllara rağmen bu duygusunu, bu başarısını arkadaşlarıyla birlikte paylaşması ki bu hizmetlerin bilinirliliği açısından da basın yayın e bilimleri, protokol bilimleri, eğitim birimleri, organizasyon, kültür eee birimleri son derece önemli ve kıymetlidir. Halil Başkan'ın böyle bir şahitliği ve efendim değerlendirmesini de ifade etmem lazım. O zaten büyük bir insandı. Ama ben bu duruşunun da kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim başkanlarımız, bakanlarımız, yöneticilerimiz, işverenlerimiz bütün başarıları kendilerinden ibaret zannederler. Böyle insanlara ziyadesiyle ihtiyaç var. Onun için ona sağlık, sıhhat, afiyet diliyorum. maşallah yaş 80 ama dinamizmi, gayreti ve çabası 30'luk delikanlılara efendim yarışamayacak durumda olan bir isim.
>> Ev şimdi önce Halil Ürüründen sonra Nazif abiye geçeyim.
>> Evet.
>> Eee Halilür Başkan siz söyleyince zihnime düşen cümleyle başlıyorum. Alilürün başkanın bana nasıl bir yansıması, neyi geçti diye hemen zihnime düştü. Başkanın tabii biraz daha genç olduğu yıllarda yani 90'lı yıllarda, 40'lı yaşlarda 50'ye yakın işte 40'lı yaşlardayken başkanımızdı. Şimdi siz söyleyince onun her dem genç olduğunu ve enerji dolu olduğunu ve hiç bitmeyen, tükenmeyen bir pozitif enerjisinin olduğunu ve benim herhangi bir konunun benim çalışmalarımı engellemediğini düşündüğümde bugün siz konuşurken zihnime düştü. Halil Ürün başkanan herhalde bize geçmiş ki durmadan koşmayı seviyorum. Niye bu cümleyi kurdum şimdi bugün tamamen zihnime, gönlüme düşen cümleyi? Çünkü benim ilk resmi amirim Halil Üründü. Dolayısıyla armut dibine düşer. Ben ondan ne gördüysem >> onun gibi koşturmuşum. Siz söyleyince anladım. Bu cümleyi ilk defa kullanıyorum.
>> H
>> ve ona sağlık, sıhhat, afiyetler diliyorum. Aynı zamanda Halilurun Başkan bir gönül adamıydı. çalışırken de dostlarıyla, ekibiyle, arkadaşlarıyla cömertçe başarıları paylaşmasını bilirdi. Dolayısıyla Rabbim şifalar versin bir küçük ameliyat geçirdi. Şimdi iyi. Sizin hem Halilur'un başkanan ben çok sevdiğim ve yıllarca birlikte çalıştığımız, halen de sık sık görüştüğümüz değerli büyüğümüz ve bu memlekette belediyelere belediyelere öncülük yapmış bir başkan olarak çok önemli bir marka isim olan Hallı eee adına söylediklerinizin eksiği var fazlası yok. Dolayısıyla katılıyorum ve ben de kendisine sağlık ve sıhhatler diliyorum. Ersin Nazif Gürdoğan abeye gelince Ersin Nazif Gürdoğan abeyile ben 95'li yıllarda tanıştım. Belki de 94 tam hafızam beni yanıltmıyorsa. Dolayısıyla bu belediyelerdeki kültürel faaliyetlerde beni o zaman tanımış oldu. Biz Konya'ya davet etmiştik kendisini. bir eee paneldi. Bu panelin konuşmacılarından biriydi. Ondan sonra kendisi o onun görünmeyen büyüklüğüdür. Görünmeyen üniversite kitabının olduğu gibi >> eee Ersin Nazif abi beni Konya'ya her geldiğinde arardı. Benim onu aramam gerekirken sonraları burada bazı şirketleri de fikirsel bazda danışmanlıklar filan yaptı. geldi gitti. O zaman her geldiğinde arardı. Programlara geldiğinde Ahmet Kösoğlu neredesin? Soru buydu. Tepki de buydu. Ben hemen koşardım. Şimdi iki isimden bahsediyoruz. Bir Halil Ürün, bir Ersin Nazif Gürdoğa. Halil Ürün Allah şifalar versin ve Rabbim uzun ömürler versin. Ersin Nazif abi de Halil Ürün de çok enerjik, çok pozitif enerjisi olan ve birbirlerine bu yönleriyle benzeyen. Şimdi darı bekaya gidene kadar Nazif abi gençleri etrafını hep örgütlemeye, organize etmeye, bilgisini, tecrübesini paylaşmaya devam etti. Bence o modern bir alperendi. Modern bir irşatçıydı. Yani onun tevazusu zaten insanın kendini bilen bir insanın noksanını bilen bir insanın tevazusu onun kendisine bağlanması için yeterliydi. Hazif abine bağlanmak için hani bir söz vardır ya çeşmi insaf kadar kamile mizan olmaz. Kişi noksanını bilmek gibi bir irfan olmaz diye bir eskilerden bir söz var. Şimdi biz noksanımızı bilebilmemiz için böyle kamil insanlara iyi nazar etmemiz, onları baştan ayağa süzmemiz ve konuşmalarının her cümlesinde imbikten süzülmüş gibi kelimeler çıktığı için onların her birinden bir ser levha gibi zihnimize yerleştirmemiz gerekiyor. Nazif abi de böyleydi. Dolayısıyla her ikisi Rabbim Nazif abiye rahmetler versin. Onu rahmetiyle kuşatsın inşallah. Eee Halil Ürün Bey'e de şifalar diliyorum. Bir de sizinle ilgili bir şey söyleyeyim. Doğrusu siz Nazif abiden bir tabiri caizse tırnak içinde hoşgörünüze sığınarak >> talimat alarak beni aradığınızda benin pek bu tarz programlara üç tane olmamıştır çıkmadığımdan dolayı. Sizin anahtar cümleniz aslında burada itiraf ediyorum Ersin Nazif Gürdoğan'dı.
>> Eyvallah.
>> Eee, dolayısıyla benim, sizin anahtarınız beni açabilen kilitlerden biriydi. İşte Nazif Gürdoğan, Halil Ürün, rahmetli Mehmet Doğan. Bunlar bizim için vazgeçilmezlerimiz. Bir de ben kendimi şu yönden biraz şanslı hissediyorum. 90'lı yıllarda ben de 30'lu yaşlara yaklaştığım bir zamanda gençlik demimde tabiri caizse fi sebilillah rıza-ı bari için kültür, sanat, edebiyat, yazı, çizi hayatında bizim büyüklerimizden ne kadar insan varsa benim buna şükretmem gerekiyor. belediye vasıtasıyla ben bunların her biriyle tanışma, her birilerinin hikmetli sözlerinden istifade etme şansına nail oldum. Yani bugün isimleri bir saysak Akif İnan abiden hemen dün rahmetli olan Rasim abiye benim bu ağ beylerle 9495'ten itibaren tanışmalarım oldu. Bu benim işte görevlendirildiğim sonradan da görevliliğin yetmeyip gönüllülük esasıyla yürüttüğüm hadiselerden dolayı bu güzel insanlarla benim teşrikime sahip oldu. Dolayısıyla bu Türkiye'nin yi güzelden ziyade 7.000 güzel insanıyla ben tanıştım desem yeri var. yazan, çizen, genç, ihtiyar yani genç yaşta Konya'ya şiir okumaya gelen bir Mevlana İdris Zengin zihnime düşüverdi şu anda. Dolayısıyla Rabbimize her daim şükrediyorum ki Cenabı Rabb
Evet değerli dostlar. Sanıyorum kıymetli Ahmet Bey yayından düştü mü yoksa bizde mi?
Şöyle bakalım sanıyorum inşallah kaf >> abi. Hemen geliyorum.
>> Eyvallah.
>> Eee, hemen bir telefon geldi. Ben de telefondan devam ettiğim için. E telefon olur bu tür >> canlı yayın. Evet. Tekrar >> eee dolayısıyla bu benim şükür vesilemdir. Eee yani bazı insanlar ya ben bu işe nereden girdim? Ne zaman ben iyi ki bu kültür sanat işleriyle iştigal etmeme Cenabı Rabbül alemin bana lütfetti diyorum. Dolayısıyla bunlarla tanışmış olma diye olmanın bereketinden bu bugünlere geldik diye düşünüyorum.
>> Şimdi tabii biz aziz dostum biliyorsunuz deriz ki bir kulun nasıl olup olmadığının Mevla'nın neyle onu iştigal ettirdiğini meşgul kıldığına bakmak lazım.
>> Evet. Hakikaten tabii bu ülkede yaşamak elbette son derece kıymetli ama bu ülkenin birbirinden kıymetli şehirleri var. Bunlardan biri de Konya'mızdır. Yani Konya'da yaşamak, İstanbul'da yaşamak, Bursa'da yaşamak her bir şehrin güzelliği var. Ama bu şehirlerin hem tarihi hem manevi yapıları da önemlidir. Ve bu şehirlerde de insana dokunan hizmetleri yapıyor olmak çok önemli. Tabii bu hizmetleri insanların Kur'an bütün peygamberlerin kıssalarından bize bahseder. Niçin? Hem o toplum hakkında hem de o peygamberlerin mücadelesi ve duruşlarını ortaya koymak için. Ve peygamberini de tanıtırken Allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler Allah'ın resulünde sizin için ne kadar da güzel örnekler vardır diye bunu ifade ederler. Şimdi biz bu kültür, sanat, edebiyat, yazıda öncü olan isimleri, bu organizasyonlarda öncü olan isimlerin kendilerinin değil, biz biliyoruz ki Ahmet Köseoğlu kardeşimizin nice bu işe yani e yerin üstünden, yerin altına daha fazla inananların buna ihtiyacı yok ve onlar ecrini Allah'tan almak isterler. Ama sizin işte o yıllarda hizmet yaptığınız dönemlerin ardından ben kıymetli bakanımız Veysel Eroğluyla İstanbul'da İSKİ Genel Müdürlüğü döneminde basın yayın halkla ilişkiler işte sorumluluğunu müşavirliğini yürüttüğüm yıllardı. O dönemde basını vesaireyi dolaşıyoruz. O zaman milliyetin başında Yalçın Doğan var. İstanbul'da 45 yıllık hizmet var. Ama birçoğundan haberi yok bu insanların. Biz gidip anlatınca yah hoca bütün bunları gerçekten siz yaptınız mı dedi. Niçin bunlardan haberimiz yok dedi. Biraz sitem bir taraftan ya o zaman siz dedi büstü dikecek hoca biz büste müste karşıyız dedi. Allah bilsin dedi. Şimdi ben bunu hep Ahmet Bey söylerim. Dedi ki hocam Allah'ın bilmesine kulların bilmesi mani midir dedi. Bakın çok enteresan.
>> Çok güzel. Ev.
>> Allah da bilsin, kullar da bilsin. Şimdi bu güzel hizmetleri, güzel hizmetler isteyenlerin yapabileceğini yani Konya'da bu iş yapılıyorsa Kırşehir'de de yapılabileceğini, Tokat'ta da yapılabileceğini, Aydın'da da yapılabileceğini bunun için on binlere gerekmiyor. İşe gönül veren 3 5 10 insanın olmuş olmasıyla bu merhalelerin katedilebilmesi adına biz bunu önemsiyoruz. Çünkü ne bizim açıkçası buna ihtiyacımız, ne dostlarımızın buna ihtiyacı var. Ama bizim kulluğumuzu ispat etmek için gayret ve çaba göstermemiz lazım. Sizi de az önce bahsettiğimiz büyüklerimizi de motive eden unsur böyle bir gayret, böyle bir durumdu. Tabii Ahmet Kösüoğlu hep bu akşamki olduğu gibi bir duruşta hep konuşturdu, hep yazdırdı, hep birilerinin, e etkinliklerinin önünü açıp kendisini arka planda hep tutmayı seven bir yapı olduğundan açıkçası çok fazla ben programı dostlar bilirler. eee yani programıma katılan konuğumun 100 tane televizyon programı varsa aylar öncesinden belki onu ayarlayıp biraz da hızlandırmalı o programları izlerim. Kitaplarını bazen mesela diyelim Mustafa Özçelik abi ben çocukluk yıllarından beri okuyan birisiyim ama program öncesinde 1400 sayfa civarında onunla ilgili yazı okumuştum. 1400 sayfa yazı okumuştum. makaleler vesaireler hariç kitaplarında onlarca programını izlemiştik. Şimdi sizinle ilgili etkinlik var. Muhteşem eserler işte bakın Mevlana şiir şöleni, Kırk Ambar, Şehre Sözümüz var. Sözünlerinin olmadığı efendim şehre dair yapmadıkları etkinlik yok. Bunları göreceğiz ama kendiyle ilgili bunları bulmakta zorluk çektiğimiz o zaman bu işte bize biraz nasip olsun dedik. O zaman Nazif hocam bize böyle bir görev verdiyse onun da bir bildiği var. Eee bunu herhalde Cafer Zorlar bu görevi de yerine getirir diye bakmıştır diye söyledim. Güzel bir yerden hiç hesap etmediğim Halil Bey'in böyle bir şehadeti olunca yine Konya'mızdan bir de bizim bir Vural Kayamız var. Vural hoca tabii çocuk edebiyatında, edebiyatında edebiyatta güzel bir kalem, güzel bir isim. onunla da zaman zaman hem isimler noktasında istişare edip hem de programlarla alakalı eleşilerini, değerlendirmelerini alırım. Sağ olsun o da müthiş bir kültür elçisi, kalemi güçlü olan bir arkadaşımız. Şiiri de iyi.
>> Çocuk edebiyatında, çocuk şiirinde özellikle Türkiye 3 be isim sayılacaksa hiç istisnasız bu isimlerin içinde olan bir isim. Kesin.
>> Tabii. Onunla da e bir durumu değerlendirirken dedi ki Vural Kaya'nın ifadesi şehri yazan ve yaşatan efendim hem yazan hem yaşatan hem belediyeci olarak hem yazar olarak bir şehirci olarak tanımladı. Bu da çok önemli bir bana göre bir tanımdı. Önemli bir tespitti. Çünkü bütün yani bir nevi diğer taraftan yazan ve yaşayan, yaşatan ve o şehrin değerlerine sahip çıkan. Çünkü biz evet Konya'yı herkes biliyor ama biraz Konya üzerinde konuşacağız. Çünkü biz istiyoruz ki edebiyat tarihçileri yarın çalışma yapanlar eee bu bizim arşivimizden istifade etmiş olsunlar. Yine Mehmet Ali Kösüoğlu şehrin gönüllüsü. icrada da yazıda da bir şehir insanı diye dolayısıyla tanımlayan birbirinden habersiz dostları hani diyor efendimiz benim ümmetim şerbe ittifak etmezler diyor. Güzel insanlar güzelliklerde ittifak eden insanlar olmaya devam etti. Şimdi değerli üstadım bunlar içerisinden inşallah tabii evvel Refik Badel Tarik diye güzel yol arkadaşlarıyla hakikaten Konya'mıza ve ben bu eserlerde programlara ve etkinliklere katılanları gördüğüm zaman eee eee Kahir ekseriyeti de benim programlarımda konuk ettiğim nice edebiyatımızın, sanatımızın güzel isimlerini efendim ev sahipliği yaptınız. Belediye boyutuyla biraz bahsettiniz. Halil Ürün aynı zamanda sıradan bir belediyeci değildi. Kültür belediyeciliğiydi. Dolayısıyla yayınları önemliydi. Ben 99'da Mersin'de Büyükşehir adayı olduğumda Mers Konya gibi bir Mersin vaadiyle propaganda sürecini yürütüyor. O sizlerin hazırladığı güzel eserlerden istifade ediyorduk. Bunlar modern insanlardı ve onunla da güzel bir programımız. Halil başkanımızdan da icra ettik. Şimdi kıymetli başkan tabii Yazarlar Birliği'ni kıymetli hocamız Musa Kazım Arıcan beyle de kadim dostumuzla sohbetimiz, programımız oldu. Yazarlar Birliği'ni konuştuk ama sizinle birlikte hakikaten Yazarlar Birliği'nin bu anlamda bir nevi ilk günlerinden beri var olan işte Yazarlar Birliği'nin en belki büyük organizasyonları şiir şölenleridir. uluslar, uluslararası ve ilk organizasyonundan beri içinde olan birisi olarak Türkiye Yazarlar Birliği Türkiye için neyi ifade ediyoru? Dolayısıyla buradan da Konya'ya doğru biraz gelmiş olalım.
>> Eyvallah. Aslında takdim kısmından hemen sonra Türkiye Yazarlar Birliği'nin hem genel merkezi hem de Konya şubesi benim için bir mektep olduğunu vurguladım.
>> Evet. bir yandan orası bir enstitü gibi, mektep gibi irfan ocağı diye, irfan mektebi filan diye tanımlamalar yapıyoruz çeşitli zamanlarda. Dolayısıyla öğrenirken öğreten efendim hem öğrenen hem öğreten bir şehir olan Konya'da yazarlar Birliği de hem öğrenen hem öğreten bir konuma girmeli, gelmeli diye düşündüm. Yazarlar Birliği'nin buyurduğunuz gibi 94'ten itibaren içindeydim. 2000'li yılların başından 2001'den 2010'a kadar da başçiliğini yaptım. Bizim belki Türkiye genelinde tırnak içinde kurumsal olarak bir şeyleri, bir itibarlı işleri anlatabilmenin bir sıkıntı olmadığını düşünerek tek olduğunu düşündüğümüz, sonra kimi yerler deneyip sürdüremediği ama bizim yaklaşık 25 yıldır yaptığımız bir şey vardı yazarlar birliği bu da fakir döneminde bir denemeyle başladı. Ama ben bu konularda çok yumuşak ısrarcıyım. Israr ederim. Yani böyle bir presim var. 2001'den itibaren biz Konya'da yıl boyu yapacağımız faaliyetleri yılın başında planlar olduk. Bu aslında hem şehre bir söz vermek oluyor hem kamuoyuna bir sözümüzün olduğunu, şehre sözümüzün olduğunu duyuruyoruz. hem de bizi bağlamış oluyor. Çünkü 2001'den önce de ben yazarlar birliği ile yönetimde şurada burada beraberdim. Kendimizi bağlamadığımız, takvime bağlamadığımız, adını koymadığımız zamanlarda faaliyetleri yapmak çok zor oluyor. Çünkü buralar gönüllülükle iş yapılan yerler. Esasında gönüllülükle iş yapılan yerlerde görevlilikten daha fazla işin yapılabildiğini göstermek gerekiyor. En azından iyi niyetli, sağduyu sahibi Müslüman kültür sanat adamları. Yani görevlilikten daha fazla işi gönüllü olduğu yerde yapmalı. Gece yapmalı, gündüz yapmalı. Dolayısıyla yazarlar birliği 2001'e kadar geçen zamanda yılda birkaç 1 2 3 faaliyet yaparak yürümüş olmak bizi biraz herhalde şekklendirdi. 2001'de biz bir takvimle kamuoyuna çıktık. O gün bugündür şehre ve bütün kültür gönüllülerine, kültür takipçilerine, kültürel sanatsal programları takip edenlere bir şey ilan ediyoruz. Bakınız bu takvim bizim bu şehre verdiğimiz sözdür. Bunun yıl sonuna kadar bizi takip edin. Biz bunu yapacağız diyoruz. Dolayısıyla bu takvimler her yıl elimizde bulunduğu için bir önceki yıl da gelecek yıl tekrarı da olmuyor. Kendi içinde kendi disiplinini, kurallarını, kendi içinde çalışma prensiplerini de oluşturuyor takvimler ve bizi de buna ayak uyduruyor. Doğrusu Yazarlar Birliği Konya'da çok faaliyetin yapılıyor olması böyle dendiği için söylüyorum ben. eee bizden de kaynaklanıyor ama esas bizden değil. O yapılan takvimden kaynaklanıyor. Takvimi de biz her yıl yönetim kurulu üyeleriyle henüz bak dün bugün çok önemlidir. Dün biz ilk yönetim kurulu toplantısını yaptık. Yani siz de buyurduğunuz gibi yeniden başkarlığa devam ediyor olmamızdan dolayı ilk yönetimi önceki yönetimden 3 be arkadaşı yenileyerek büyük bir çoğunluğunu aynı tutarak devam ettik. Dünkü toplantımızda şuna karar verdik. Yani yine takvimler devam edecek ve fakat burada yeni giren arkadaşlar yeni teklifler getirebildi. Ama gördük ki eskilerle yenilerin kaynaşmasından bir iki tane teklifleri eskiden bir yıl önce 2 yıl önce yaptığımız faaliyetler olup yeni yönetime girdiği için arkadaş onu teklif edince hemen yönetim kurulu üyesi diğer arkadaş diyor ki biz onu geçen yıl yaptık önceki yıl yapıldı. Yani biz biraz tekrara da düşmüyoruz. birkaç yıl aradan geçmeden aynı konuyu işlemiyoruz. Dolayısıyla kültürel faaliyetlerin çeşitliliği de bizim takvimlerimizde söz konusu. Yani sadece bir konferans işin en kolay yolu değil. Yani konferans var, panel var, bilgi şölenleri var. Tarihe, kültüre, sanata, edebiyata geziler var. Yakın çevre var, yurt dışı var, yurtçi var. Projeler yapıyoruz. Biz taşrayız diye kapanmıyoruz. Yani Telifler Genel Müdürlüğü ile, Konya'daki belediyelerle, Karatay Belediyesi ile, genel merkezle. Mesela bir şey söyleyeyim. Genel kurulda da anlattım. Kıbrıs Barış Harekatın'ın 50. yılında yani 74 2024'ten bahsediyorum. 50. yılında Kıbrıs'ın izinde Konya'dan Kıbrıs'a kültür kervani diye çok hacimli, tarihçi, edebiyatçı, şairlerden oluşan 25 kişilik bir heyetle kültür kervanı yaptık. ve 4 gün boyunca Konya'da, Karaman'da, Mersin'de çünkü bu yoldan gitmişti bizim barış harekatının askeri birlikleri. Eee ve dolayısıyla oralardaki Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan bizim gazilerimizi de salonlarımıza çağırarak, onların hatıralarını da dinleyerek 50 yıl sonra Kıbrıs'ın izinden gittik ve içimizde profesör arkadaşlardan ta Alaşya Krallığından yani Kıbrıs'ın ilk krallığından bugünkü gününe kadar tarihi, kültürel, sosyal bütün konularını konuştuk. tarihe kayıt düştük ve kitap haline getirdik. Bunu bunu şunun için anlattım. Bütün projeleri anlatmayacağım burada. Yazarlar Birliği aslında tarihe kayıt düşerek gidiyor. Konya'da, Ankara'da. Dolayısıyla yaptığımız her şeyi bir de siz de gösterdiğiniz için ben gerek duymadım. Eee, kitaplaştırıyoruz bunları. Yetmiyor. Siz de bunu çok güzel yapıyorsunuz. dijitalden şu anda herhalde YouTube'dan da yayınlanıyor. Dolayısıyla dijitalden de biz her programımızı pandemiden ya da Covid salgınından beri yapıyoruz. Yani nasıl söyleyelim? Şöyle 45 yıldır yaptığımız bütün faaliyetleri 50 ile çarps şu anda sizinle aynı duruma geldik. 250 programı yazarlar birliği adına YouTube'dan dijitalden görebiliriz, bulabiliriz. Yani bütün yapılan konuşmalar, konferanslar, paneller, geziler canlı yayınlanıyor. Sözümüzün coğrafyası genişledi. Cafer Bey. Aslında bu Covid salgınıyla yani insanları bir evlere falan sıkıştırmaya çalıştılar ama biraz insan kendisinin bir gayretin içine, bir şeyin içine girdiğinde bizim gibi kültürel kuruluşlar hemen Zoom'lara efendim YouTube'lara geçtiğinde söyleyecek bir sözün varsa sözü coğrafyasını genişleme imkanı oldu. Siz şimdi bu programı yapıyorsunuz. Benim Amerika'da doktora yapan çocuklarım var. Muhtemeldir ki şu anda takip ediyordur biri, ikisi birkaçı. Çünkü dört çocuğum orada, iki kızım, iki damadım. Dolayısıyla sözümüzün coğrafyası genişlemiş oluyor. Siz doğru, dürüst, efendim hakkaniyetli ve güzel işleri dünyaya paylaşın. Artık bundan sonra bir de çevirinin kolaylığı var. Herkes e yani bu işin nereye varacağının ve kimlerin istifade edebileceğini Cenabı Rabbül alemin bilir. Gönüllerin ve kalplerin sahibi odur. Dolayısıyla hayırlı güzel işleri yapmaya biz devam edeceğiz. Şu anda millet olarak bizim en güzel yapacağımız iş irşat ve tebliğ işi. Kültürde, sanatta, düşüncede, felsefede sırtımızı yaslayabileceğimiz iyi bir geçmişimiz var. İyi bir geleneğimiz var. Çünkü dünyada ilk 10'daki büyük devletlerle bizim yarışabileceğimiz yegane alan burasıdır. Bakın bir şey bunun altını çiziyorum. Ve dolayısıyla biz her yere sesimizi ve sözümüzü ve hikmetli birikimimizi ulaştırmak zorundayız.
>> Evet.
Eee, işte bütün bu çalışmaların herhalde arkasındaki motive eden güç bu. Şimdi eee, kıymetli başkanım, mutlaka iller eee, eee, Yazarlar Birliği'nin birbirlerinin faaliyetlerinden ilgilileri istifade ediyordu. Ama neticede bizim biraz sonra yorumları da dostlarımızın okuyacağız. Yani burada bir nevi haftalık olarak eee, bir edebiyat çevresi ilgili dostlarımızın e, burada olduğu programların sadece program esnasında değil, bir sonraki haftaya baktığımızda yani yayın esnası kadar bir hafta içerisinde de bir izleniminin olduğunu görüyoruz. Eee, ve dolayısıyla her bir arkadaşımızdan, her bir programdan insanların bulunduğu şehirlere, çevreye kendilerine mutlaka bir katkıyı, bir yeni bir eee, faaliyetin eee, ve eee, kendimizi bir muhasebeye çekmenin fırsatını da tanıyor. Bu yönüyle ilgili baktığımızda hakikaten eee, yani eee, eee, mesela haftanın eee, kelimenin tam anlamıyla eee, hiçbir hafta yok ki artık son dönemde Konya'da Yazarlar Birliği'nin gerçekleştirdiği bir etkinlik olmasın ve bunları da aslında güzel bir eee, sınıflandırmaya tabi tuttunuz. Yani, eee, şehrin eee, dününde, bugününde var olan isimlerle yani işte eee, eee, çok, eee, kıymetli bir çalışma. Konyalı onlar.
Şimdi hocam siz Konyalı onları yapıyorsunuz. E, siz de Konyalısınız. Yani neticede diyorsunuz ki işte o Konyalıları sağlığında eee, tanımak ve Konyalılarla da Türkiye'yi de tanıtıyorsunuz. Çok güzel bir eee, çalışma. İşte eee, efendim geleceğin eee, yazarlarını yazarlarla buluşturmak. Bu yani gençleri bu bu son derece kıymetli önemli bir >> teneffüs buluşmaları >> müthiş bir işte yazarın aynası eee, efendim eee şehir ve kunda eee yapılan etkinlikler işte Ramazan ayı ki girişte tabii eee hocam eee aziz eee başkanımız bu şehir oruç tutar diye tanımladığı >> Ramazan geliyor. >> Nasıl? Evet. Kazan ayların içerisindeyiz böyle bir mevsimde. >> Onunla başladık. Aslında dediğim gibi sohbeti de hayatı da mücadelesi de güzel, sohbeti de güzel. Aslında birkaç şiir de dinledim. Dedim hocam bu şiiri siz okuyun. Beni şiire tabiri caizse buluşturma. Biraz da kendi şiirini okumak istemedi gördüm. Ama hocam biz mutlaka sizden bir şiir dinleyelim dedim. Şiiri >> güzel okuyorsunuz.
Şimdi hocam bu e Konya'daki eee yapılan faaliyetleri eee biraz konuşacağız ama isterseniz dostlarımızın selamlarını almış olalım. Siz bu arada bir soluklanın. Ben yorumları okuyayım. Ardından sizin eee bu gece >> okumayı arzu ettiğiniz eee kime eee aitse bir şiiri eee belli ki kendi şiirinizi okumayı tercih etmediniz. eee, bir şiiri dinlemiş olalım sizden. Eee, dinlenmiş olun bu arada. Ben de yorumları okumuş olayım gelen dostlarımızdan.
Mahmut Dökel dostumuz, "Hayırlı yayınlar, iyi programlar di" diyor. Hüseyin Göktepe, "Hayırlı akşamlar hocam. Saygı ve sevgiyle konuğunuza ile hoş sohbet diliyorum." diyor. Kıymetli hocamız, şairimiz Mustafa Işık Bey, "Sayın müdürüm, hayırlı vakitler diliyorum. Programınız bereketli olsun. Nice gönle dokunsun inşallah diyorum." >> İnşallah. Muzaffer Altekin Bey, "Hayırlı akşamlar, iyi yayınlar diliyorum. Tüm dostlara, şiir dostlarına" diyor. Murat Paşa hocamız hoş geldiniz. Hayırlı e akşamlar, hayırlı yayınlar diliyorum üstadım diyor. Kıymetli rektörümüz, hocamız Mustafa Doğan Karaoşkun, "İyi yayınlar diliyorum sayın genel müdürüm, müdürüm. Misafirinize de saygılar sunuyorum." >> Kıymetli yazarımız, şahit dostumuz, eee, İsmet Erdal Bey selam ve kalbi muhabbetle sohbetiniz bereketli. eee, bereket bula diyor. İstifa ede edeni bol ola. Yine kıymetli hocamız eee yazarımı Ruke Aydın hanımefendi, "Değerli hocam size ve değerli misafiriniz Ahmet Kesoğlu'na iyi akşamlar diliyorum. Hayırlı bereketli bir program olur inşallah." Eee, Ali Yılmaz hocama zatı haliniz ve misafirinize iyi yayınlar diliyorum. Ali hocam biz de sana şifalar diliyoruz. Rabbim sağlık ve afiyet versin. Eee, yine Musa eee, Yıldız hocamız, rektörümüz Cafer Hocam size ve misafirinize iyi yayınlar dilerim diyor. >> Emine Sakarya hanımefendi, "İnşallah yakında konuğumuz ol." >> Evet, Emine Hanım da inşallah yakında konuğumuz olacak. Hayırlı yayınlar, iyi akşamlar. Eee, hocam boladeli program olsun. Ha bu arada İsmet Erdal Bey de inşallah eee, konuk listemizde var. Kıymetli büyüğümüz, e, şairimiz, yazarımız, Yetim Dilek abeyimiz, "Allah'ın selamı üzerinize olsun. Değerli kardeşim, size ve muhterem konuğunuza hayırlara vesile olacak güzel bir yayın e dilerim diyor. Dikkat, özen ve saygıyla dinliyoruz. Kolay gelsin diyor. Eee, muhterem abeyim Musa Uzunkaya müftümüz, şairimiz, yazarımız, eee, Cafer Hocam milletvekilimiz. Doğru. Cafer hocam size ve değerli misafir misafirinize başarı dileklerimi eee iletiyorum. Selam dua ile." Diyor kıymetli İsmail Ayan hocamız İlim İrfan Akademisi. Onlar da güzel hizmetler yürütüyorlar. >> Selam ediyoruz kendisine. Biz de seviyoruz. >> Eyvallah. Selam. Eee, sevgili genel müdürüm. Size saygıdeğer Ahmet Köesoğlu beyefendiye selam olsun. Yüz insanı misafir ediyorsunuz. Teşekkürler diyor. Köksalkır eee kardeşimiz, sevgili müdürümüz, "Hayırlı yayınlar sayın genel müdürüm." diyor. Arif Şimçek Bey, Sayın Teftiş Kurulu, eee, eski başkan yardımcımız, kıymetli dostumuz. "Sayın genel müdürüm, zatı halinizi, kıymetli konuğunuzu, programa iştirak eden tüm katılımcıları saygıyla selamlıyorum. Programı ailece izliyoruz. Hayırlara, hayırlı ve başarılı yayınlar diyor." Songür Hanım, "Değerli Cafer Bey hocam, sayın misafirimiz Ahmet Bey hocamıza bereketli, faydalı yayınlar diliyorum." Evet, Ahmet Sezgin eee kıymetli hocamız, şairimiz, yazarımız. "Hayırlı geceler. Çok kıymetli ödüllü yazar." >> Evet. Ödüllü yazar. Evet doğru. Yani sizin eee 2024 yılı Yazarlar Birliği'nin >> eee efendim anı dalında eee benim Ahmet Bey üniversitede aynı yıllardan arkadaşımız birlikte dergicilik yaptık. İyi bir gönül insanıdır. İyi bir eğitimcidir. İyi bir yazardır. Dava insanıdır. Selam olsun. Hayırlı geceler kıymetli Cafer Hocam ve değerli yazar kültür ve gönül insanı Ahmet Kösüoğlu Bey sizleri yürekten tebrik ediyorum. Yazar Ahmet Köüoğlu, edebi, sosyal, kültürel, sanatsal, ilmi ve idari alanlarda büyük ve hayırlı hizmetlere imza atmış Mümtaz değerlerimizdendir. Allah razı olsun. Selam ve muhabbetle. Eee, hem TP Konya şube başkanı olarak hem Konya Şehir Kültür ve Edebiyatında hizmetleri takdire şayandır diyor. Kıymetli hocama da selam olsun. Eyvallah. >> Furkan Uzunkaya hayırlı yayın dileklerini iletiyor bize. Hocam bakarız Amerika'dan da çocuklardan selam bekliyoruz efendim. Bak demek ki [kahkaha] mani değil. Bütün mesafeleri altüst ediyor teknoloji. Elhamdülillah. Hayırda kullanmak lazım. Muhammed Furkan geldi. "Selamünaleyküm kıymetli Ahmet hocam ve Cafer hocam. İyi hayırlı yayınlar diliyorum." diyor. Eee Musa bir eee soyadı yok herhalde. "Değerli Cafer hocam çok güzel bir hizmet yapıyorsunuz. Tebrik ediyorum. Size selam ve dua ile." Diyor. Mehmet Güner e Erdoğdu dostumuz Mersin'den selamlar iletiyor. Mustafa Uzan "Değerli Cafer hocam size değerli Ahmet Hoca Konya'dan hayırlı yayınlar dilerim. İyi ki varsınız." Kerimi uzun Günay. "Hayırlı yayınlar, iyi akşamlar. Samsun Bafra'dan kıymetli hocamız, şairimiz İrfan Önder Bey, "İyi geceler, hayırlı yayınlar diliyorum." diyor. İsmail Gemici Bey size ve misafirinize hayırlı geceler diliyor. Eee, ve yine kıymetli dostum, şairimiz İbrahim Zarifoğlu, "Güzel insanlar, her ikinize de kalbi selamlar diyor. Umarım biz de selam ediyoruz. Konya'da artık İbrahim abi. >> Öyle mi? İbrahim. >> Öyle olduğunu biliyorum. Birazdır görüşmüyoruz ama e İbrahim Zarifoğlu bizim eee İstanbul eee yani Maraşlı >> İstanbul'da doğup >> eee büyüyen bir süreç. İstanbul belediye riskiyle beraber çalıştık. Eee bir dakika. Kon evinin misafiri olur. Ha doğrudur. İbrahim ben bu Konya'ya geldiğinden emekli sonrası geldiyse ondan haberim yok. Evet. Evet. Birkaç yıldı yani. >> He pandemiden sonra olabinize de kalbi selamlar. Umarım Cafer Bey hocamız şehri Konevi'nin misafiri olur. Sohbetiniz bereketli olsun diyor. >> İnşallah. >> Anladık. >> Eee, evet. Dilek Akın hanımefendi, "İyi yayınlar sayın genel müdürüm." diyor ve dostlara biz aleykümselam diyoruz hocam. Bizim dostlarımız programın bir parçasıdır hocam. Sağ olun. >> Çok güzel eee mutlu oldum. Her biriyle de şu anda tanışmış olduğumu hissettim. >> Eyvallah hocam.
Şimdi bu yayınlar derken ilk defa hani dedin ya bende ilk defa çağrışım böyle yaptı. Programda böyle bir şey demedim ama siz bu yayınları hizmet adına yapıyorsunuz. Şimdi bu eserlerden elinizde varsa bu programımıza katılanlar eee zirve şairlerimizden Şiirler programında dinledik. Bu Konya Yazarlar Birliği'nin eserlerini almak istiyoruz derseder eğer ulaşmak istiyoruz. Ulaşabilirler mi hocam? Ne dersiniz? >> Tabii ki. Tabii ki. İhtiyaç hisseden, kitaba gönül veren. Şimdi öyle ki kitaplar artık dijital dünyada çok fazla her tarafımızı sarıp sarmalayınca kitaplara evlerde yer kalmadı. Eee, ihtiyacı olan, isteyen, bakmak isteyen, iyi kütüphanesi olanlara göndeririz. Niye göndermeyelim?
Şimdi bakın değerli dostlar, eee, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye'de modern tarih, roman, hikaye, basın, sinema, efendim mimari, modernleşme eee eee efendim eee konusunda yapılan oturumlar, burada yapılan sunumlar, alanın uzmanı olan isimlerin fevkalade güzel efendim makalelerinin, yazılarının, konuşmalarının eee yer aldığı bir çalışma. Yani çok kıymetli çalışmalar. İnsanlığa sözümüz var. Evet. İşte bütün bu şey duruşlar hocam tabii Ahmet hocam insanlığa da sözü var. Aynı zamanda şehre karşı da sözü var. Bir de onun şehirlere karşı sözü var. Çünkü >> dediğim gibi şehir edebiyatçısı. eee, kendini koruyan şehir ve kendini arayan şehir diye eee çok kıymetli eserleri tabii kendini koruyan şehir 2007 tarihli olunca maalesef onu okuma imkanımız olmadı ama kendini arayan şehri 2022 baskılı hocam onu inceledim. Onun üzerinde de mutlaka konuşmamızda fayda var. Ve Ahmet hocamın sohbeti gibi eee şehir yazıları da ayrı bir güzellik. Yani hakikaten okunması gereken ve hocam bu noktada daha da fazla tabii bütün bu aksiyonları gerçekleştiren birisine eee her şeyi de yüklemek ne kadar doğru ama yazıların da ayrı bir güzelliği var onu ifade etmem lazım. Dolayısıyla böyle bir eee çalışma, insanlığa sözümüz var, şehre sözümüz var diyor. Ve burada Türkiye Yazarlar Birliğinin 2000 eee efendim 20 yılı etkinliklerinin eee muhtevi olarak yine eee şehre gelen >> onun deşifre edilmiş hali >> deşifre edilmiş eee fevkalade güzel yazıların bulunduğu bir çalışma. Yine Kırk Ambar eee Türkiye Yazarlar Birliği eee Konya 2022 yıllığı. E tabii eee Konya'dan söz edip de Mevlana'yı unutmak olmaz. Ve dolayısıyla eee ve şiir şölenleri tabii önemli ve Mevlana şiir şölenleri de önemli. Yani bizim şuamızın buluştuğu yerlerdir. Ha başkan bak bir günde şöyle yapalım inşallah. Spontane bizden teklif sizden şimdi bu organizeyi şey yapacak. Eee ben programda Esenler Belediye Başkanımıza demiştik ki bizim programa katılan eee ve kitabı da çıkıp bir nevi şey gibi şiiri edebiyatı saniti geliştireceğimiz bir çalışma esenlere yakışır dedik. Şimdi şuara şenliği vesaire denince Konya'ya da yakışır diye düşünüyorum. bizim eee programdaki birçoğu sizinle beraber. Neyse bunu sonrasında değerlendiririz efendim. Sadece bir anda düşündüm. Sonra yani neticede böyle çok muhteşem, çok kıymetli eserler var. Eee, dolayısıyla ben, eee, dostlar yerinizde olsam, eee, Konya Yazarlar Birliği ile mutlaka irtibata geçip özellikle ehli kitap, eee, bu, eee, efendim, eee, eee, bu eserlerle eee, hemhal olmalı. Şimdi ben yıllarca yayıncılık yaptım hocam. Hep şunu derdim. Bazen işte tabii kamuda bu hizmeti yaptığınızda teftiş işte bu kadar bastınız, şu kadar yaptınız, ne kadar inandığım şudur. 50.000 tane bu dergiyi basıyorsanız 50.000ini dağıtmayıp bir tanesi dahi zahi oluyorsa bu israftır. >> Yani dolayısıyla bunlar bir kenarda >> bir bir kenarda bulunsun diye şu kadar basılsın diye olan olay değil. Ama ben bu dergide diyelim bir kamu dergisinde İstanbul'da bir su idaresi olarak yapıp bu dergide ey İstanbullular su havzalarına sahip çıkın. Yeryüzünün en kıymetli değeri havzalardır. Dolayısıyla oraları işgal etmeyin ve havzaları korumasını ifade eden 50.000 broşür değil 100.000 tane de dağıtsanız azdır. Ama ehline ulaşacaksa. Onun için bu çalışmalar bu kadar emekler okunsun diyedir. Kıymetli başkanım yani gönderdiğiniz yazılar hiç say edilmemişti. Notlarımızla birlikte imtihana hazır olduğumuz >> bilinsin diye söylüyorum. Vallahi şaşkınım biraz da. Hem hazırlığınız hem detayları eee hatmetmeniz eee aşk olsun diyorum Mevlana Hanım deyimiyle. >> Hocam Allah razı olsun. Hakikaten gönülden tebrik ediyoruz. böyle dostların varlığı eee ve bu dostlardan ilham olacak yeni nesillere eee işaret olacak isimlere bizim de bir katkımız olursa ondan bizim de en büyük bahtiyarlığımız kıymetli hocam olacak. Dolayısıyla >> evet eee şehir diyoruz, Konya diyoruz. Dolayısıyla Konya'dan bahsetmeden huzur şehri, Mevlana şehri diyoruz. Evet hocam bu yönüyle bahsettik ama tabii o Mevlana'nın şehri olmanın da bir bereketini yaşıyorsunuz. Yani diyelim ki belki insanlar eee işte Samsun Yazarlar Birliği de benim doğduğum, büyüdüğüm memleketim insanları çağırsa Samsun'a da gelmek isterler ama e Konya'ya ayrıdır gelmek ister insanlar. Yani eskilerin ifadesiyle yol bir efendim maksat bir işte eee nedir o maslahat bir kaş gibi >> doğru >> yani. Dolayısıyla Konya'nun böyle de bir cazibe merkezi oluşu var hocam. >> E yani bu siz söyleyince aklıma geldi. Bu olsa olsa yüzyıllardır Konya'dan dünyaya bir ışık, bir ses gibi yayılan ve alemde yankı bulan Mevlana'dan olsa gerek. eee, bir tanesi budur diye düşünüyorum. Birçok Konya'nın hususiyeti var ama [kahkaha] özür diliyorum. >> Çünkü onun bir sözü aklıma geldi. Şimdi bütün şu alemi aşk çengi yapacağım. Dilsiz çenkten 300 dil meydana getireceğim diyor. Yani bu çok önemli bir şey. Bütün şu alemi aşk çengi yapacağım. Dilsiz çenkten 300 dil meydana getireceğim. 300 dil. Şimdi bu Mevlana'nın ziyaretçilerinin çeşitliliğinin de bir tabiri caizse tırnak içinde bir kerameti olsa gerek. >> Dolayısıyla ama Mevlana'dan eee çünkü Arif Nihat Asya'nın da hani Konya Mevlana demek şiiri var ya. Mevlana'dan bahsederken Konya'dan bahsetmek. Konya'dan bahsederken Mevlana'dan bahsetmek farzı ayındır bizde. >> Doğru. >> Dolayısıyla biz Konya deyince Mevlana'yı anlıyoruz ve fakat tabii ki biz Konevi'yi de anlarız. Tabii ki İbn Arabi'yi de anlarız. Tabii ki Siracettin Urmevi'yi de anlarız. Ve günümüze kadar Tahir Hocaya kadar getireceğimiz büyük bir silsile vardır. Konya bereketli bir toprak aslında. Arz yeri bereketli ve güzel. Cenabı Rabbil alemin. Ama Konya'nın yaşanmışlığı ve tarihi herhalde Konya'yı bu hale getiriyor. Yani kaderi coğrafya kaderdir filan vardır yoktur İbn Aldının tartışılır filan. Coğrafyanın kaderi belki bugünü bize mutlu kılandır. Dolayısıyla Konya'nın eee ben bu şehir kitabının birincisinde şehirleri bir yazımda eee üçe ayırmıştım. dünü olup bugünü olmayan şehirler, dünü olup bugünü de olan şehirler, bugünü olup dünü olmayan şehirler. Eee, dolayısıyla Konya dünü olup bugünü de olan bir şehir. Ama mesela Özbekistan'daydık 2 ay önce falan. Biz 3 ay önce Hive diye bir yere gittik. Hivenin bugünü yok ama dünü var Hiv'in. Tarihte de böyle şehirler var. Daha çok antik şehirlerden bahsediyorum. Bu anlamda Konya bu anlamda dünü olup bugünü de olan bir şehirdir. Hatta dünü olup yarın da olacak bir şehir gibi duruyor. Dolayısıyla Konya'yı Konya yapan yerin üstündeki ve altındakilerdir. Eee ve Konya Cenabı Rabb Aleminin güzel insanları belki 1000 yıldır buluşturduğu yerdir. Yani bir Selçuklu'nun başşehri olması da bir kaderin cilvesidir. Dolayısıyla Özbekistan'dan bir coğrafya sınırı söylemekten ziyade en güzeli şudur herhalde. Türkistan'dan bu tarafa doğru ilahi kelimetullah'ı ve onun detaylarını anlatmaya gelenler ve Alperenler ve bizim büyük düşünürlerimiz, büyük ilim adamlarımız, alimlerimizin uğrak yeridir. Konya onların ayak bastığı yerlerde bugün yeni alimler yetişiyor. Dolayısıyla Konya dünü olan, bugünü de olan bir şehir. Bugün Konya'da 5 üniversite var. Kanaatimce söylüyorum. Tam sayıyı bilmiyorum. 5.000 profesör, doçent, doktor, akademisyen var. Şu kadar 150.000'e yakın öğrenci var bir şehirde. 150.000'e birçok şehrin nüfusunun iki katı öğrenci var. Şu kadar akademisyen var, şu kadar okul, milli eğitim, öğretmen. Bunların hepsi şunu gösteriyor bize. Konya dün olduğu gibi bugün de hem öğrenen hem öğreten şehir. İbn Arabi'yi Konya'ya getiren güç, eee, kuvvet nedir? Konya'daki değerli ilim adamlarının ve Sadrettin Konevi'nin babasının eee güzelliğidir. Eee dolayısıyla şehrin değerleri aslında şehre taş yapı bina çok değer katmaz şehre. eee dolayısıyla şehre değer katan insandır. Ben bu programda Mehmet Doğan abi anmadan eee bir şeyler söylemezsem eee herhalde sürekli programı hatırladığımda bir eksikliğini hisseder bu konunun. Dolayısıyla Mehmet abinin >> şehir konusu geldiğinde her zaman her yerde Mehmet Doğan abi 2024'ün 11 Ağustosunda rahmeti Rahman'a uğurladık. kendisini Allah gani gani rahmet eylesin. Bizim yol başçımızdır. Eee efendim eee yazarlar birliğinin feneridir, rehberidir. Her zaman, her yerde ve şehir sempozyumları ve şehir kongrelerinde sözüne nahan ol çağra vardım. Ol çağrı yapılır gördüm. Ben dahi bile yapıldım ta şu toprak arasında. Yani eee bunu hem mana yönünde hem de maddi yönde tercüme edilebilir bu dörtlük. E Hacı Bayramı Veli'nin işte ansızın bir şehre vardım. O şehri yapılır gördüm. O taş ile toprak arasında ben de birlikte yapıldım diyor. Hem mana anlamında hem de şehir yapımı anlamında. Detaylarına girmeyeceğim. Çünkü şehir insanı imar eder ama o şehir de aynı zamanda insanı inşa eden canlı bir mekandır. Dolayısıyla o şehrin o günkü insanları, o günkü biraz önce isimlerini eee anlattığım, saydığım insanlar bu şehre bahsettiğiniz güzel Konya'ya ruh veriyor. Şehrin ruhu biraz da oradan geliyor. Şehirlerin sentetik ve kupkuru beton kalıplarla yüksek bloklardan oluşturularak yapılmasıyla şehir olduğunu söyleyemeyiz. Buralar olsa olsa benim kendi ayrımımda eee bir kent olabilir. >> H >> niye kent dedim? Kentle şehir ayrılır mı? Buradan da şehre girmiş oldum Konya'yı anlatırken ayrılır. Tabii ki şehir biraz önceki anlattığım ruhu olan yerlerdir. Size dünden bir şeyler fısıldar. taşı, toprağı, caddesi, sokağı, medresesi, camisi, okulu, kilisesi, havrası size dünden bir şeyler fısıldar. Yani şehrin geçmişi vardır. Ama soğutçadan dilimize geçmiş olan kent ise bu taşkent'te bunlar da >> yani üstünden 1000 kış ve 1000 sonbahar geçmiş şehir diyorsunuz. Yapıyorsunuz siz. Evet. Evet. Yani bir şehrin tanımlama da yapıyorum. >> Üstünden 1000 kış ve 1in sonbahar geçsin bir şehrin diyorum. Şimdi yani bunu küçümsemek ve eleştirmek için söylemiyorum. TOKİ gidiyor bir bölgeye 10.000 konut yapıyor. Oranın şehir olması için üstünden 1000 kış ve 1000 bahar geçecek. Orası olsa olsa bir eee kent olabilir. Olsa olsa zaten kentin soğutçadan geçti dedim ya Divan-ı Lügati Türk'te de tanımı bir yazlı köy eskiden eee yani Orta Asya'daki ya da o ifadeyi düzeltiyorum dilimden de çıkarıyorum. Türkistan'daki bizim eee beylerimiz, atabeylerimiz her biri Taşkent gibi ya da başka kentlere giderlerdi. Orada o kadar çok kent vardı ki oralar sayfiye yerleri daha küçük. Şehir öyle değil. Şehir her şeyin yaşandığı yerdir. Buhara'dır, Semerkant'tır, Konya'dır. Tabii ki batıda da Roma'dır, Paris'tir. Dolayısıyla şehir başka bir şey ve Konya bir şehirdir. Bu anlamda eee dolayısıyla Konya'nın içinde yaşıyor olmamızın ve Konyalı olmamızı eee bir eee cilve-i Rabbani olduğunu ve bizim için bir lütuf olduğunu da bilenlerdeniz. ve Hazreti Pir'den her dem istifade edenlerdeniz. Bugün bir şeyi hemen canlı canlı burada anlatmak istiyorum. Bizim yine Mevlana şarihlerinden Şefik Can Allah rahmet eylesin. Vefatının sene-i devriyesiydi Şefik Can Vakfı bugün Konya'da Şefik Can dedemizin hemen Mevlana'nın eteğinde Üçler Mezarlığında hemen yolun bu tarafında kabri şerifinin başında çok güzel bir anma programı yaptılar. Anmada bir dünya kelamı konuşulmadı. Ne yapıldı? Kur'an-ı Kerimler, tilavetler, efendim dualar eee ve çok güzel bir programla orada Mesnevi Şarihi Şefik Can Dede anılmış oldu. Şehir böyle bir şeydir. İşte güzellikleri geçmişinde de yaşayan da güzellikleri sunar. Eee bunu bir parantez içi söylemiş oldum. Dolayısıyla Mevlana yani eee 700 yıldır sözün başında da söylediğim gibi ışığını önce Konya'ya sonra tüm dünyaya eee sunmaya ve aydınlatmaya devam ediyor. İnanın Mevlana haftasında dediğimiz günlerinde kışın kara kışta oluyor ama biraz Arjantin'den, Kolombiya'dan, Amerika'dan, dünyanın dört bir yanından Japonya'dan gelip Mevlana'nın dergahının İran'dan, Pakistan'dan, Hindistan'dan gelip dergahın bir köşesinde saatlerce tefekkür eden insanları görürsünüz. Saatlerce bir şey arıyor insanlar. Dolayısıyla eee Mevlana da onlara şunu diyor. Tabii gelin arayın ama beni ve benim gittiğim yolu bulun diyor. Mevlana'nın yolunu bulmadan geri dönmek bence bir nakısadır. Dolayısıyla Mevlana'nın yolunu da burada söylemekte fayda var. eee men bendei Kur'anem eger candarem diye başlayan Farsça bir eee iki mısralık beyitte Mevlana der ki canım olduğu müddetçe Kur'an'ın bendesiyim. Muhammed yolunun tozunun tozuyum toprağıyım der. Dolayısıyla Mevlana demek burada bugün sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden bahsediyoruz. Mevlana onun yolunun toprağıyım. Kim benden diyor bu sözlerimde Peygamber Efendimizin sözlerinden başka bir şey söylediğimi söylerse ben o sözden de söyleyenden de şikayetçiyim diyor. Mevlana muarızlarına da buradan bir gönderme olsun. Ben ondan şikayetçiyim diyor. Öbür tarafta yakalarına yapışacak Allah'ın izniyle. Dolayısıyla şehri şehir kılan eee yaşayanlardır, geçmişidir, geleneğidir. Eee buradan yola çıkarak ben de sizin de biraz önce söylediğiniz gibi üzerinden 1000 yıl bir 1000 kış ve 1000 eee sonbahar eskitmiş şehirler diye şehirlere yolculukta hep bu gözlemimi yapıyorum. Hep bu saikle gidiyorum. Dolayısıyla daha önceden duyduğum, bildiğim, şehir olarak bildiğim Bohara gibi, Semerkant gibi efendim şehirlere Mekke, Medine ve Kudüs kategori dışıdır benim için. Şehirlerin hepsi anasıdır. Ümmül Kur denir efendim Ümmül Beledir. Onlar şehirlerin anası üçü. Onların dışındaki şehirleri konuşuyorum ben. Dolayısıyla Kahire'ye gideceğimde ben heyecanlanırım ve tarihe bir eee yolculuk yapacağıma zihnen hazırlanırım ve orada taşı, toprağı, köşeyi e ve taşa sinmiş sesleri duymaya çalışırım. Bir köşede durur, geleni geçene bakar. Belki baktığım kişinin üzerinden 1000 yıl geriye gitmeye çalışırım. Dolayısıyla şehirleri bu gözle ve bu mana ile yazıp çiziyor ve böyle görmek istiyorum.
Evet. Eee, şimdi, eee, değerli üstadım, tabii etkinliklerle ilgili faslı konuşursak eee, yani sizin 30 küsur yılda yaptıklarımızı anlaşılan bir gecede konuşma şansımız yok. Ama ama biz şunu söylüyoruz. Konya eee Evet. eee manasıyla da eee şehriyle de geçmişiyle de eee efendim tarihiyle de eee gerçekten bize ışık tutacak eee şehrimiz bir düşünce şehri, sanatç şehri eee ve eee bizim yolumuzu aydınlatabilecek olan eee hafıza mekanlarımız. Bu hiç tartışma getirmez bir unsur. Bir Konya'ya elbette eee ziyaret önemli. Konya'ya yolu düşen dostlar açısından da söylüyorum mutlaka yazarlar birliğimizi, kıymetli >> başkanımızı ziyaret etsinler. Bu eserleri de eee efendim eee irtibat halinde olsunlar. Mustafa Uzan Bey diyor ki Ahmet Kösüoğlu hocam diyor ben de Konya'dayım. Tanışmak isterim. Yaptığınız tüm ilmi söyleşi toplantılara katılmak isterim. Bilme bilgi almak kanaatindeyim diyor. Vallahi yazarlar civarındayız. Buyursun gelsin. >> Evet. Mevlana civarında gideceksiniz. Bakın bu gecenin bereketiyle en güzel en net bir şekilde bu eee çalışmalara ulaşabilecek olan bir isim olarak karşımızda gözüküyorsunuz. İbrahim hocam herhalde bir duruma açıklık mı getiriyor? Salifoğlu diyor ki, "Sevgili Ahmet hocam muhteşem konuşmanızı dikkatle dinliyorum. Biril kandil estetiğinde konuşuyorsunuz. Müsaadenizle bir mini ifade eklemek, arzu etmek isterim. Türkiye Anadolu içerisinde hiç şüphesiz orada kalmış. Herhalde uzun olunca yayının bir kısmı eee yayın eee yazılmamış. Eee, hocam siz bu arada şiirinizi lütfen hazırlayın. Rukiye Hanım diyor ki, "Şehre değer katan insandır hocamızdan. Ne güzel bir tespit. Şehrin ruhunu oluşturan insandır. Dilerim ki şehirlerimiz manevi ruhlarına eee kavuşurlar di" diyor. Eee, yet. >> Eyvallah. Ama benim üzerime farz olan Mehmet Doğan'dan bahsedeceğim. Ondan sonra bir şiirle eee kapatıyorsak bir şiirle bitireceğ. >> Yok hocam o kapatmayı beraber kararcağız. O şiir >> öyle mi yani? Ne bileyim öyle bir algıladım. >> Yok yok hocam. Yetkin hocam diyor ki yazarlar Birliği'nin edebiyat fikir dünyasında çok büyük hizmetleri olmuştur. sanat dünyamızda sahipsiz milli edebiyatçılarımıza sahip çıkmış ve milli edebiyatın gelişmesine katkı sağlamıştır." diyor. Yine Konyalı bir değerimiz benim kadim dostum. Demek ki sizi görünce Osman hocam fazla yorum yapmıyorsun. Demek Konyalı çıkarmamız gerekiyor. Osman Dur Cafer hocam ve kıymetli misafir Ahmet Kösoğlu'na hayırlı yayınlar diliyorum diyor. Osman Duru tabii hocam tanırsınız değil mi? Konya'nın kıymetidir, değeridir. Ondan sonra >> genel genel müdürümüz değil mi? Ilgın. >> Evet. Evet. Genel müdürümüz. >> Tanıyorum, tanıyorum. Tanıyorum kendisini >> yani. Saygılar sunuyorum kendisine. Zaman zaman >> Evet. >> Memleket hasreti ılgına gelip annesiyle güzel paylaşımlar yapıyor. Onları önem önemsiyorum. Ben kendisini takip ediyorum. >> Eyvallah. >> Bu arada özel bir bilgi Osman abi'ye. Ben Ilgın'dan evliyim. >> He güzel. >> Oranın damadı. E Osman Dur hocam bizim 40 küsür yıllık arkadaşımız. Yani üniversite yıllarından. Tabii Kombasanda da eee yine o sizin bulunduğunuz dönemde orada genel müdürlük falan yaptı. >> Ondan sonra Türkiye'nin eee işte çok stratejik kurumlarında genel müdürlük oldu. >> Çok önemli hizmetler oldu. >> İnşallah 14 Şubat'ta da eee kadim dostum Osman Durla eee böyle Evet. Türkiye'nin bu teknolojik ve kendi hakikaten akademik anlamda da teknolojik anlamda da efendim çok öncü çalışmaları var. O çalışmaları değerlendirme imkanımız olacak. Ona da selam ediyoruz. Eee şimdi bu arada tabii benim İŞKUR'da birlikte çalıştığımız daire başkanımı Fahrettin Kaya Bey, eee diyor ki, "Sayın genel müdürüm, öncelikle hayırlı akşamlar, iyi yayınlar diliyorum. keyifle programınızı yakından takip ediyorum. Dünya ve bölgemizdeki baş döndürücü gelişmelere rağmen programdayız diyor. Eyvallah. E başlarımız dönecek ama her şeyi aslına rücu eder. Eee elbette o işi takip edecek olan dostlarımız hassasiyetle takip edecek ama bizim kültür, edebiyat, sanat ve medeniyet tasavvurumuz ve duruşumuza dair programlarımızı gündemimizden hiç kimsenin bizi eee alıkoymasına müsaade edemeyiz. Şimdi sivil toplum genel müdürlüğünde Fahrettin Bey sivil toplumun önemi yüklediği, sorumluluğu, tüm eee gelişmelere sunduğu aziz milletimize diyor anlatmak büyük önem arz etmektedir. En uygun zamanınızda canlı yayın konuğunuz olarak kamuoyunu aydınlatmak, bilgilendirmek istiyorum. Eee, sivil toplumun önemi diye Fahrettin Bey'in, eee, kıymetli başkanım çok önemli güzel bir eseri çıktı. eee ve eee kısa zamanda da üst eee birkaç baskı yapmış durumda. Tabii bugün işte sivil toplumun önemi ortada. İşte sivil toplumun bu çalışmalarda sivil toplum çalışmaları, vakıfları, dernekleri ve dolayısıyla Türkiye'de on binlerce belki yüz binlerle ifade ettiğimiz sivil toplum var. Ve bunlar hem eee eee iyi kullanılmadığında ne gibi tahribatlara, iyi kullanıldığında da ne gibi hizmetlere eee öncülük yaptığı da eee ortadadır. Dolayısıyla eee bir program yapalım diye arzu ediyor. Şimdi Fahrettin Bey, ben de programa bakıyorum. Canlı yayında ilk defa bir program tarihi de duyuruyoruz hocam. konuğumuza eee en yakın tarih Fahrettin Bey program yani bir programda dostumuzda değişiklik olmadığı takdirde 20 Haziran 2000 nasipse yaşıyor isek 20 Haziran tarihinde de evet sivil toplumun önemini konuşacağımız sizin eserinizi ve onunla ilgili belki geri dönüşleri de daha ziyadesiyle ele alacağınız bir çalışmayı yapmış oluruz diyorum ve 20 Haziran'da bakın Notumu yazayım. Kalem de yanımda. >> Evet. Eee, bu da önemli yani. >> Fahrettin Bey'e teşekkür ediyoruz. >> Evet. Bir de Fahrettin Bey. Ha bak Fahrettin Bey sanıyorum eee, sivil toplumla ilgili bir toplantı için bu hafta Konya'da olacak. Muhterem başkanımız Ahmet Köseoğlu'nun da mutlaka ziyaret et diye de ifade etmek isterim. Bak >> şimdi tam da bunu söyleyecektim. Konya İl Sivil Kuruluşlar eee müdürü bu toplantıya davetini gönderdi. Dolayısıyla eee ona inşallah katılalım. Ben Fahrettin Bey'e şunu söyleyeceğim. tevafuktur. Bu sivil toplum kuruluşları genel müdürlüğü yanılmıyorsam cumhurbaşkanlığıın talimatına eee ek yazıyla 2023 yılında bütün sivil kuruluşlara belki de 2022'nin sonu hafızam beni yanıltmıyorsa 23'ün başı da olabilir. Bütün sivil kuruluşlara genel müdürlükten yazı geldi. Yazı şuydu. Cumhuriyetin 100. yılında faaliyetler yapmak özeti. Sonra Konya İl Sivil Kuruluşlar Müdürü bizi ziyarete geldi. Dedi ki sizi Konya adına Konya adına genel merkeze örnek olarak yaptığınız çalışmaları gönderiyoruz. Siz biraz önce kitabını gösterdiniz ya. >> Evet. Evet. >> Cumhuriyetin 100. yılında eee 9 10 konu vardı orada. Sinema, tiyatro, tarife, toplum falan filan. şiir. Onların hepsi cumhuriyetin 100. yılının değerlendirmesiydi. 100 yıllık bir muhasebeydi o kitap elinizdeki. >> Eyvallah. >> Dolayısıyla sivil toplum kuruluşuna da genel müdürlüğüne de talimat kabul ettik ve biz o 2023 yılında cumhuriyetin 100. yılına hasreten 10 program yaptık. Hepsi de panel şeklinde, hepsi de ciddi akademisyenler tarafından >> ve %90'ı, 95'i 100 yılın muhasebesiydi. Bunu, bunu da bir faaliyet ayrıntısı olarak eee arkadaşımıza da duyurmuş oldum. Sözü almışken >> hocam eee şöyle eee bunu Fahrettin Bey inşallah diyor programda Kenda programda düzenlediğimiz programda ben diyor o programda katılımcıydım. eee 100 yıl programında inşallah diyor. 4 Şubat'ta Konya'da olacağım. Eee hocamı da inşallah görüşeceğiz diyor. Fahrettin Bey başkanımızı ziyaret et. Sen de kitap okumayı sevenlerden birisin. Yani Mevlana diyarından bu güzel eserleri de eee arabanın bagajına mutlaka al ve eee okumalısın diye de ifade etmek isterim. >> Eyvallah. >> Eee bu arada hocam hemen geleceğiz. Şu birkaç çünkü yorumları hocam okumamın faydası >> atlamanın da şöyle bir şey oluyor. Çok yorum olunca önceki bir kısmını göremiyoruz ekranda. Göremeyince de sanki yorumların bir kısmını atlamış durumuna düşüyoruz. O bizi çok rahatsız eder. Her bir konuğumuz kıymetli olduğu kadar gecenin bu ilerleyen saatine rağmen burada bulunan, katkı vermeye çalışan her bir kardeşimiz bizim için son derece önemli. Eee, yine Nihat Malkoç hocamız, kıymetli şairimiz, hocamız, kıymetli Cafer abi, size ve değerli misafiriniz Ahmet Kösüoğlu'na selam, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Türkiye Yazarlar Birliği Konya şubesi yaptığı güzel çalışmalarla farkını fark ettiriyor. TP Konya şubesi değerli çalışmalarında Ahmet Köseoğlu'nun rolü ve emeği büyüktür. Meslek olarak edebiyat kökenli olmamasına rağmen edebiyata ve sanata olan ilgisi ve katkısı takdire eee şayandır diye ifade ediyor. >> Trabzon'da mıydı arkadaş? >> Evet Trabzon'da. >> Yani gıya ben tanıyorum. >> E çok kıymetli bir dostumuzdur mutlaka. Yani ben şöyle söyleyeyim. eee yüzlerce eee >> eee kıymetli çalışması olan birisi. eee ve bizim programlarımızı da hocam böyle aslında konukla olan programı son birkaç eee paragrafla programın özetini çıkaran, bir nevi programın raporunu yazma kabiliyeti ve gücü olan iyi bir eee yani iyi bir şair, edebiyatın tüm alanlarında var olan gazete, günlük yazıları, dergi yazıları, edebiyat dünyasında olmadığı yer yok. İnşallah Konya'da da bir gün sizin misafiriniz olur efendim. Yani şeyimiz >> eee kıymetli bir dostumuzdur. >> Eee bu arada Adem Yıldız dostumuz size ve konuğunuza hayırlı geceler, selamlar, muhabbetler sunuyorum diyor. Saffet Gürtsever "Çok güzel bir program oluyor. Cafer hocam ve kıymetli başkanımıza teşekkür ediyorum. Program hayırlara vesile olsun." Hatice Satpun Giresuni kıymetli şairimiz. "Sayın genel müdürüm, >> e, size ve konuğunuza Giresun'dan selamlar, saygılar diyor. >> Yeni genel kurul yaptılar onlar da. Hayır. >> Evet, doğru. O da, eee, şey, e, nedir onun ismi? >> Yönetime girdi. Hadi yine. >> Evet. Eee, ve bu arada Fahrettin Bey katkılarından dolayı hocamıza teşekkür ediyorum. şahsında tüm tüm efendim sivil toplum kuruluşlarını tebrik ediyorum diyor. Eee ve Hatice Hanım Giresun'dan selam ve muhabbeti iletiyor.
Evet hocam siz eee kaldığınız yerden eee devam ediniz lütfen. Ondan sonra şiiri dinleyelim. Sonra bir sorum olacak. Ondan sonra da eee toparlamaya geçeriz inşallah. >> İnşallah.
Şimdi eee Mehmet Doğan dedik ya Mehmet Doğan abi mütevazı kişiliği, sağlam duruşuyla, hal ve hareketleriyle tam anlamıyla bir ahi olarak nitelendirilmeyi hak ettiğini söyleyebiliriz. Ankara ahilikle tanınır ya. >> Eyvallah. [kahkaha] Fakat Mehmet abi hem Ahi Mevlevi dervişi gibiydi. Bu bir paradoks gibi gelebilir. Hani tarihi bilenler için söylüyorum. Ahilerle Mevleviler arasındaki eee ilişkiden dolayı. Ve fakat Mehmet abi, biz Mehmet Abii aynı zamanda bir Mevlevi dervişi gibi görürdük. Yani sabırlı ve mütevazı bir duruşu vardı. Konya'ya geldiğinde saatlerce tefekkür ederdi Mevlana dergahında. Dolayısıyla rahmetli Mehmet abinin Konya'ya her gelişinde Mesneviden, Divan-ı Kebirden mesajlar, pasajlar söylerdi. Tabii ki Mehmet abi aynı zamanda eee Ahi Evran'dan, Hacı Bektaşi Veli'den, Yunus'tan da söylerdi. Çok derin bir bilgisi olan bir ağ beyimizdi Mehmet abi. bizim açımızdan eee büyük bir eksiklik gibi duruyor ama eee ne mutlu ki ben 30 yıla yakın yani 92'den itibaren onunla yol yürüme şerefine ve onun ağ beyliğine eee ağ beyliğiyle yol göstermesinden istifade edenlerdenim. Dolayısıyla Mehmet abinin eee Türk kültürüne, Türk edebiyatına ve özellikle hususen Türk diline >> ve yakın tarih >> eee yakın tarihimize yaptığı hizmetler yatsınamaz. Bunlarınla ilgili 40'a yakın kitabı var. Fakat e burada Mehmet abi'ye anlatmak için bir ekrandan şu şu bile bir insanın ikinci eee cildi de burada kendisi eee gösterebilirim. >> Evet. Bir ömrü bir ömrü yani >> bir Evet. Bu son eee kitabıydı. Bu kitap bile bir insanın ömür boyu ve öldükten sonra yüzyıllarca nasıl Divanı Lügat-ı Türk de eee Kaşkarlı Mahmut'u anıyorsak anılmasına yetecek bir hasene olarak defteri amaline yazılmıştır. Mehmet Doğa'nın dolayısıyla ben onun vefatının 40 gününde Konya'da bir program yaptığımızda kendi sözlüğünden biliyorsunuz eee bizim Osmanlıca kelimelerimizin büyük çoğunluğu M harfinde mevcuttur. kendi sözlüğünden kendi şahsiyetine, tipolojisine, karakterine, çalışmalarına ve 77 yıllık hayatına uygun Türkiye Yazarlar Birliği şubesiin 30. yılında 30 kelimeyle Mehmet Doğan diye bir 30 kelime yazdım. Onu bununla bunu söyleyerek kayıt düşmek istiyorum buraya. >> A harika. Güzel. Eee, Mehmet Doğan mazlumdu. Yani zulüm gördü. 312 general ve 28 Şubat meselesini bu kadar söyleyeceğim. Diğerlerini açıklamayacağım. Muhafızdı, dili koruyan, muhalifti, karşı gelen, muharrirdi, yazardı. Yani muhteremdi, saygıya layık olan. Mukdim iyilik eden iyi kimse. Muhsin iyilik edene iyi kimse. Muktim işine sıkı sarılan. Munis dost can yakın musahhih. >> Düzelten. Hatta onun musahihliği Twitter'dan bile devam ederdi. Yanlış yazanı hemen altına yazardı. Vefat edene kadar. Mücahit, din için mücadele eden, mümessil, temsil eden, mümeyyiz, iyii, kötünden ayıran, mümtaz, seçkin, münevver, aydın, münşi, iyi yazı yazan, üsluplu biriydi. İnşa ederdi yazıyı. Müstakar, kararlı, müstakil, bağımsız, müstakim, istikametli, mütearrif, irfan sahibiydi. Mütedeyyin, dindardı. Biz yanındaydık. Şahittik. Müteeddip, edepliydi. Utanırdı. Utanır. Yüzü kıpkırmızı olurdu Mehmet abinin kendinden bahsedilirken. Konya'da bir yaşarken eee 70 yıl diye bir eee ya da 50 yıl eee sanat hayatında diye bir program yapalım dedik. Beni yumuşak yumuşak tab caizse outtu. Tamam geleceğim dedi. Son anda Elazığ'a gitti. Niye gelmediniz abi dedim ya beni orada dedi övüp duracaksınız ben dedi perişan olurdum dedi. Gelmedi. İstanbul'da Mahmut Bıyıklı bir program yaptığında Mehmet abiden bahsedilirken hemen salondan çıkmış gitmiş. Program bitene kadar bir hücrede beklemiş. Dolayısıyla Mehmet abi müedep müddipti. Müteeddipti yani utanandı. Mütefekkirdi. Düşünürdü. Mütekellimdi. Çok iyi hatipti. iyi konuşurdu. Müteşebbisti, girişimciydi. Mütevazıydı, gösterişsiz, mütevekkil, tevekkül eden, müteverri, dinin emirlerine sıkı bağlı, müverrih, tarihçi, müzahir, yardımcı olan. Bu 30 kelime ile yazarlar Birliği Konya şubesiin 30. yılında Mehmet abi de o zaman vefat etmişti. Onun ardından bunu sözlüğünden aktarmıştım. Bunlarla Mehmet abi eeeye rahmet diliyorum. Rabbim onu cennetine ödüllendirsin diyorum. Eee onu söylemiş olduk. Bir de bir eee notları okuyordunuz. eee Birri dedi ki dünyanın bu kadar meşkalesinin içinde bir dostumuz ismini hatırlayamadım şu anda. Sizin beydi hocam bizim başkan dedi ki yani gündem bu kadar yoğun ama biz yine de programdan vazgeçemiyoruz anlamında. >> Ona bir şey söyle ona o dostumuza bir şey söyleyeceğim. Şimdi dolayısıyla bizim yaptığımız program bu dünyanın eee döngüsünün dışında bir program olmadığını anlatacağım. bir küçük eee bilgiyle bunu ben genel kurulda da söylemiştim. Kıt kaynaklarla kültürel faaliyet yaptığımızdan bahsederek Wston Churchill'in I. Dünya Savaşı'nda bütçe görüşmelerine eee bütçe görüşmelerinde kültüre ayrılan payın, bütçenin düşürülmesini öneren bürokratlara bir eee cevabı var. Çok müthiş. Şayet kültür ve sanatın bütçesini azaltacaksak niçin savaşıyoruz? demiş. >> Evet. >> Dolayısıyla kültür, sanat, edebiyat savaş gereğidir ve bunun için savaşılır. Şu anda dünyada Amerikan emperyalizm de gizli, sinsi, İngiliz emperyalizmi de ve vahşi eee siyonistlerin de yaptıkları bu değil mi? Bir din savaşı değil mi siyonistlerin yaptığı? Dolayısıyla biz
Bunları bilmeliyiz. E bileceğiz ki eee kültürün, sanatın, edebiyatın, şiirin, her şeyin dünyanın hızlı dönen hayatının tam da göbeğinde olduğunu zaten o yazan arkadaşımız da biliyordu. Bunu söylemeyi gerekli gördüm. O notu siz okurken. Eee, teşekkür ediyorum.
Eyvallah. Şimdi eee merhum Mehmet abi ile ilgili hakikaten bu eee sözlüğünden mülhem eee oluşturduğunuz bu tanımlamalar ve inanıyorum ki 50 yıla geldiğinizde yeni kelimelerde aynı mahiyette eklense Mehmet abi için hak eee doğrudur. eee yani onun ben onun özellikle ve özellikle yine bizim okumayla eee eee Türkiye'deki gerçekliklerle yüzleşme adına herhalde ilk okuduğumuz önemli fikri eserlerden biri batılılaşma ihanetidir.
Onun için bu gecenin yine bu >> 74'te çıktı. >> Evet. Bu gecenin, bu gecenin hatırlatması olarak dostlara okuyanların bir defa daha okumasını, okumayanların ve çocuklarımızın mutlak okuması gerekliliğini hatta hatta evde birlikte aile ile birlikte okunması gereken bir kitap olduğunu ifade etmek isterim. Eyvall.
İkincisi de az önce bir ömrünü aslında dil davası, dil meselesi, her şeydi. Eee, kıymetli Mehmet abimizin en hassasiyetle üzerinde durduğu konulardan biri eee Türkçe mevzuudur ve o sözle bir ömrünü vakfetmiştir. Elhamdülillah tamamlamıştır. Bir evde, bir kütüphanede olmazsa olmaz eserlerden biri olduğunu da ifade etmek isteriz.
Doğru üstadım. Teşekkür >> ediyoruz üstadım. eee o eee beklenen şiiri bir dinleyelim. Bir şiir dinleyelim. Ondan sonra >> eee bu Gölgeli Sokağın Şiirleri diye değerli büyüğüm abeyim eee Kamil Uğurlu hakikaten kamil olan bir abeyim. Eee bir buradan bu program için şöyle açmıştım. Bunu okuyayım dedim.
Eyvallah. >> Üskübe mektup diye bir şiiri var. Kamil abi şu anda İstanbul'da kendisi. Konya İstanbul Anamur üzerinde ömrünün güzelliklerini sürdüren ve eee 80'lik bir delikanlı olarak 84'lük. Halen geçtiğimiz yıl Kıbrıs'ı, bu yıl Artvin'i, ondan önceki yıl Hatay'ın şehir kitaplarını yazan büyük bir şehrengiz üstadıdır. Bizim şehir yazarları için de en güzel şehrengizleri yazan ve şimdi 8, 9. şehrine varmış. Konya'yı, Karaman'ı, Eskişehir'i, Sakarya'yı, Oş'u yazmış olan bir ağ beyimizdir. Şimdi elinde, kaleminde yani bu yaşta yazılan, yazılabileceğini göstermek için bunları vurguluyorum. Yani eee Kamil abi dip diri Gepgenç dimasıyla eee şu anda Artvin'i yazmaktadır. Artvin'lerine de duyurmuş olalım.
Eyvallah. O o çalışmayı da Türk Dünyası eee Mühendisler ve Mimarlar Birliği yaptırıyor Artvin çalışmasını ve orayla ilgili de bir cümleyle şiire geçeceğim. Kamil Uğurlu Ağ Bey'e bu şehrengizlerinden ve ömrü boyunca yaptığı çok güzel kültüre, sanata, edebiyata hizmetlerinden ve şiirlerinden dolayı Türk dünyası asasını bu yıl ona layık gördüler. Bunların bir ödülü var. Türk Dünyası bilgeleri asası diye. O asayı Kamil abiye bu yıl henüz geçtiğimiz hafta takdim etmiş oldular. Dolayısıyla Kamil abiye de hayırlı uzun ömürler ve nice şiirleri yazmalarının temennisiyle şiirini okuyorum.
İçinde Konya falan geçtiği için bu şiiri seçtim. Bugün Konya'yı da konuşuyoruz.
Kendimden ziyade başkalarını konuşmayı çok seviyorum ben.
Ev >> ve onları okumayı. Eee, bir şiire başlamadan şunu da söyleyeyim. Siz söze başlarken bir eee şiirle başladınız ve şiir dediniz. Ben ona şiirsel metin diyorum. E şairleri kızdırmak istemem. Dolayısıyla şiirsel bir metin. Onun >> Hocam çok fazla kafanızı şey yapmayın. Şairler zaten birbirini de kızdırıyorlar. Sıkıntı yok orada.
Dolayısıyla şiirsel de diyebiliriz. >> Bir eyvallah çok güzel okudunuz. >> Mensur şiir de diyebiliriz. Mansur da diyebiliriz. Hepsi mümkün.
Evet. Çok güzel de okudunuz. İyi de o bir dua makamındaydı. O şiir >> bir kısmı duaydı. Bir de onun hikayesi var. Bir zaman size onu anlatayım.
Yani o bir eee baş kaldırının, kızgınlığın ve öfkenin şiiri. Bir cümleyle söyleyeyim. Konya'yı oruç tutan ve oruç da Konya'ya gidilmemesi ile ilgili bir derginin manşetine >> h >> binaen o şiir yazıldı. Ramazan'da Konya'ya gitmeyin diye dergi kapaktan girdi. İstanbul'da bir turizm dergisi.
H >> o dergiye bir eee göndermeydi o. Evet. Biz oruç tutarız siz de gelmezseniz gelmeyin gibiydi.
Biraz da duaydı >> ve biz Ramazan aylarında daha çok eee Mevlana Müzesi ve diğer yerlere ziyaretçi alıyoruz. Bu da Allah'ın hikmeti. O dergiye gönderme olsun. Eyvallah.
Ta 2007'de yazılmış ve o derginin kapağına atfen yazılmıştı. Eee, özür dileyerek bu açıklamaları yaptım. Şiirle ilgili >> Evet. Çok çok daha güzel oldu. Çok >> yazı o şiirle ilgili. Üsküp mektup Kamil Uğurlu. Konya bildiğin gibi sevgili Nusret. Sabah okul akşam ev. Caddeler dolusu telaşe, öte beri ve gereksiz bir sürü şey. Böyle olsun istemiyorum ama olmuyor. Hazreti Mevlana'ya giden yolu bilirsin. Dört bir yanı kıyamet gibi insan gelene gidene sevgi dokuyor. Yere göğe sığmaz oldu sevdası. Yıldızlara atlamak için şimdi bavulunu topluyor. Gönül yıkmayasın diyor koca Mevlevi. Aman gönül yıkmayasın. Gönül Allah'ın evi. Biz de öyle yapıyoruz. Güya inanmışlarız ya. Güya Tanrıdan başka her şeye tapıyoruz ve her adımda yıkıyoruz imareleri ve gönül adına ne varsa ve şikayetçiyiz. Ya felekten düzeltiyorum ya. Ve şikayetçiyiz ya felekten hayret ediyor beselli. Uyuyor muyuz diyerekten ara sıra gözlerimi yokluyor. Aşk pının başıdır oturduğum yer. Aşıkda otururdu Kamil abi. Aşıkan diye bir mahalle var. Aşkan. Hı >> hı. >> Aşk pının başıdır oturduğum yer. Bilmez olur muyum beyim? Elimdeki testi kırık. Ne deyim? Yeller esti, yıllar geçti, dolmuyor. Hani kaldığın otel vardı sokağın içinde kuytu. Onun karşısında Şemsi-i Tebrizi. Biraz kırgın, biraz durgun, uykulu. Ne yaman bekleyiştir bu. Bodur dutların ve yeşil sandukanın altında. göçmek için tekrar Şam'a pirinden destur bekliyor. Şems Tebrizi'nin Şam için kaybolması Konya'dan.
Evet. >> Burada yaşamak sevgili Nusret bir alem senin anlayacağın. Atla gel Haydi. Türker ne yaparsa yapsın tak koluna köroğlunu atla bir küheylana. Anladın mı? Çık da gel diyeceğim ama ne yaparsa yapsın millet diyeceğim ama sanırım sakıncan var orada. Sandıklı'dan çizgiler, Karaman'dan ezgiler, resneli niyaziler, imaretler, minareler, köprüler, hamamlar, hanlar. Orada dünya güzeli insanlar, evladı Fatihanlar. Hasılı Üsküp bir mübarek memleket. Sevgili Nusret, senin Üsküp'ü beklemen gerek. Dilim öyle, gönlüm böyle söylüyor. Teşekkür ediyorum hocam. Biz teşekkür ediyoruz. Gönlünüzü, sesinize, sırda bereket.
Evet. Şimdi tabii hocam eee şöyle toparlayalım.
Eyvallah. Bu program böyle. Tabii. Ahmet Bey >> o ik saate yaklaşmış. Ahmet Bey. Eee şimdi tam ben de onu açıklıyordum. Biz programı belli ki biz onu anladık hocam zaten Ahmet Bey programı Nazif Hocayı bizi kırmak istemiyor bir taraftan ama eee eee çıkmamak için de aslında bütün bahanelere sebebiyet veriyor. Ama bizim için eee dediğim gibi bir tarafta şu anda bekleyen onlarca isim var ama bazı isimler vardır ki o sizden kaynaklanmaz. Bir dostumuz öyle demişti. Yani eee öyle sevgi vardır ki o iradi değildir. O farklı yerlerden gelir diye. Biz de ısrarlı olduk. Hocam bunu derken işte inşallah böyle bir 40 dakikalık program yaparız gibi hep konuştu. Ben de içimden hele bir başlayalım hocam zuhurata tabi oluruz dedik. eee ve eee inanıyorum eee elbette çok şey daha söylemek mümkün ama güzel bir program oldu. Daha güzelini de bizden sonra gelenler eee başarsınlar. Ahmet Bey ben buna eee elhak onun yaptıkları hizmetleri eee ve bu hizmetlerden eee ilham alacak dostlar açısından önemli olduğunu düşünüyorum. eee yani yarım saat 40 dakika diyen, e bu denli kaçamak yapmaya tabiri caizse beni hoş görsün. O tevazusundan eee yapılan bir yerde 2 saatlik ve her bir eee dakikasını da eee bir hakkın değerlendirmeye çalıştık. İfade etmem lazım. Tabii onun bir ömür bir noktada hem gözlemlerini hem büyük bir hassasiyetle çalıştığı dergilerde, gazetelerde farklı mecralarda oluşturduğu eserlerini, kitaplarını burada konuşma imkanımız yok.
Hele hele tabii 2007'de çıkan kitabın piyasada olduğunu da sanmıyorum yoktur muhtemeldir ki belki. Bilmiyorum dijital ortama aktarmak mümkün mü? Ama en azından bu >> Ebabil yayınları belki tekrar duyar basar. İnşallah kendini arayan şehir eee çalışmasını büyük bir dikkatle inceledim. Eee ve tabii siz güzel bir hassasiyetin üzerinde durdunuz hocam. Dediniz ki bir Yazarlar Birliği emanetini ve Konya'da bütün ve Türkiye'de kültürümüze, medeniyetimize kendini vakfeden eee Mehmet Doğan abiyi konuşmasak bir eksiklik olurdu dediniz. eee Erhak doğrudur. E Mevlana'yı Konya'da olup eee ve onun bir nevi gölgesinde, himmetinde olup Mevlana'yı bahsetmemek eksiklik olurdu. Şimdi dolayısıyla yine böyle bir ortamda eee gerçekten sizin kitabınızda da ifade edildiği ve ön plana çıkarıldığı başlığıyla gökte yapılıp yere indirilen şehirden Kudüs'ten bahsetmemek, Gazze'den bahsetmemek, Filistin'den bahsetmemek eksik olurdu açıkçası. Tabii burada kendini arayan şehir yazılarınızın son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. eee bu eser herhalde piyasada vardır. Dostların >> bu esere ulaşmalarını arzu ederim. Güzel bir dilinin de olduğu >> eee yani eee bir güzel bir üslubunun da tutturulduğunu ifade etmek isterim açıkçası. Eee evet. eee, orada, eee, işte, eee, barışın, eee, şehri, adaletin yurdu, eee, diğer taraftan huzur şehri Konya'yı, zamanı şehri Şam'ı, efendim, efsane şehir olarak Bursa'yı, tarih kokulu şehir olarak, eee, pardon, evet, Şanlıurfa'yı efsane şehir, tarih kokulu şehir olarak Bursa'yı, diğer taraftan İkinci bölümde de Umran şehirler olarak takdim ettiğiniz Üskübü, Kütahya'sı, Aksaray, Tokat, Amasya, Balıkesir'i. 3üncü bölümde de şehirden uzakta şehre yakın İznik, Tuzgölü, Ereğli eeeyi ele alıyorsunuz. eee işte Ereğli Hayal Şehir, Tuz Gölünü Tuz şehirleri, İzni Minyatür şehir gibi tanımlamalarla eee 200 küs >> bütün şehirlere bir tanımlama yaptım. Evet. >> Evet. 200 küsur sayifik çok kıymetli bir çalışmayı gerçekleştirdiniz. Hocam, eee, her biri kıymetli ve önemli ama hani nasıl demin o şiirin, eee, efendim, oluşmasının bir saiki olduğu gibi bu çalışmayı yaparken de sizi motive eden veya ilhamını aldığınız yani bir dıştan yazma ve okuma değil, o şehirlerde eee, yaşayarak, havayı teneffüs ederek, o sorumluluğu hissederek eee yazılan eee çalışmalar olarak açıkçası görüyoruz. Dolayısıyla bu eserin çok kıymetli olduğunu ben söyleyebilirim. Bu kadar kısıtlı zamanda eee efendim 240 sayfalık, 50 sayfalık kitabı özetlemek zaten kitaba da haksızlık olur. Öyle bir iddiada da bulunmak. Ama sizin söyleyecekleriniz mutlaka olmalı diye düşünüyorum. Bu soruda eee eseriniz, yazılarınız ve devamını beklememize dair de bir duamız ve temennimiz olsun hocam.
Eyvallah. Şöyle söyleyebiliriz. Eee bu söyleyeceğim hatta önüme aldım okuyacağım metni bir paragrafı eee ön sözünde yazdığımı hatırlıyorum. Dolayısıyla orayı okuyarak eee buradan ne demek istediğimi ve ne yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. Ben Denizde Kendini Arayan Şehir adlı yeni yayınlanan kitabımın başındaki metne şehirlerde neyi aradığımı, nelerin peşine düştüğümü, beklentilerimin neler olduğunu şöyle ifade etmiştim diye bir konuşmamda bunu kullanmıştım. O da şuydu. Büyük kaşiflerin yüreklerinde hissettikleri heyecanı hissettim her yolculukta. Dilini, sesini, rengini, mazisini, efsanesini, tarihe tanıklığını, binlerce yıllık ruhaniyetini merak ettim. O güzel şehirlerin taşlara sinmiş seslere kulak verdim. Çeşmelerin sulara öğrettiği şarkıları dinledim. Yaz sıcağında bir mabedin serin gölgesinde aradım ruhumdaki şehrin kapılarını. Şehrin hafıza mekanlarını aradım seyahatlerimde. Şehrin hafızası ne kadar diriyse şehirlinin de hafızası o kadar canlı. Böyle devam ediyor ön sezinde. Dolayısıyla çok uzatmayacağım şehirlerde biraz bunları aradım. Eee, tabii ki ben kültürel faaliyetlerin organizasyonları, bunların derüte edilmesi, icra edilmesi, bunların yaparken arada da bu şehirlerle ilgili yazılar yazıyorum. Dolayısıyla bu biraz şeyden gelme bende. Az yazı, çok faaliyet. Belediyedeki görevlilikten gelme. Şimdi bunu ilk defa bu cümleyi kuruyorum burada. Çünkü orada kültür daire başkanısınız, basın yayın daire başkanısınız filan. Sürekli faaliyet yapıp başkalarına başkaını anlatıyorsunuz. Başkalarına başkalarını anlatıyorsunuz. Sizin buyurduğunuz ilk defa bugün o tespitinizi önemsedim. Onun için bu cümleleri kuruyorum. Dolayısıyla hep öteki için yaşamışız. Hep öteki için faaliyet kur eee yapmışız ve hep öteki değerlerimizi yücelttik. ve hep eee değerlerimizin eee yücelmesi, çoğalması ve ülkemizi sarıp sarmalaması için küllerin altında kalan ne varsa onların külünü uçurmak için uğraşmışız. Dolayısıyla çokça bir kitap sayımızdan ziyade az yazılarla bunları da derleyip toparlayıp bazen iki kapak arasına getiriyoruz. Biz çünkü yoldayız. Aşk ile yoldayız. Aşk olmadan yol olmuyor. E gönüllülük de olmuyor. Bizim yaptığımız işler gönüllülük işleri. Dolayısıyla yolda olmak gerek. Bizler yolcuyuz. Eee yolcu da kendini anlatıp durmasına gerek yok. Uzaktan süliyeti görünür. Aşık Hüdai'nin bir sözü vardır. Eee, hakikat şehrine yolcu değilsen ne yolcuyu eyle ne de yolu incit diye. Yolun hakkını vermeyenler yolu da incitir kulu da. Rabbim bizi hakikat yolunun hakkını verenlerden eylesin diyorum. E duayı böyle bu niyazla konuyu bitirmiş oluyoruz.
Evet. Eee, eee, hocam çok teşekkür ediyoruz.
Şimdi Mustafa Ozan komşu, e, nedir? O Konyalı ve hemşehriniz diyor ki, "Ahmet hocam" diyor, "Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi eski hocalarından ismi hatırlamamış herhalde şair bir profesör vardı" diyor Ankara Üniversitesi'nden kurucu akademisyen eee diyor eee ondan etkilendiniz mi diye de sormuş. Kimi kastediyor? İsmi de yazmamış. Herhalde o da hatırlayamamış. Eyvallah. eee artık eee nedir o iki hemşehriyi buluşmasına da bu akşam selamlaşmasına da vesile olmuş oluruz. Mustafa Bey sağ olsun programlarımızın >> iyi takipçilerindendir. Rukiye eee hocamız der ki bu güzel program için çok çok teşekkür ediyorum. Bakın Yakup Manzak 80'e gelen yaşıyla ama genç delikanlı ve eniştemiz Sayın Hocam eee sana ve konuğuna hayırlı geceler diyor gecenin bu saatinde biz ona >> biz de ona selam ve >> muhabbet iletiyoruz. Yetkin hocamın eee Ahmet Bey kardeşimizin kültür, edebiyat ve sanatın emperyalizmle mücadelede önemli olduğuna dair bu çok değerli bir farkındalık ve uyarıdır. Bu aynamanda bir medeniyet mücadelesidir. Var olsun diyor. Bu akşam da önemli mesajlar verildi. İstifade ettik. Ahmet Bey'e edebiyatımıza hizmetleri için teşekkürler. Cafer kardeşim sizi de özellikle kutlarım. edebiyatımıza bir sayfa daha eklediğiniz eklediniz. Sağ olunuz diyor. Evet hocam biz de hürmetlerimizi, selam ve muhabbetlerimizi iletiyoruz. İnşallah zaman eee eee nedir? şehirleri de kıymetlendirdiği gibi inanıyorum ki eee bu çalışmaların da eee kıymetlendirecek olan zamandır. Eee bu güzel eee insanlar hem günümüzün yaşayanlarına hem geleceğe inşallah örneklik teşekkür teşkil etmiş olsunlar. Eee kıymetli Ahmet Göseoğlu dostumuz aşağı yukarı aynı jenerasyonuz. Yaşlarımız birbirine yakın. Aynı bölgelerde, aynı dönemlerde yoğun hizmetler yaptık. Aynı dergi, aynı derdin, aynı aşkın, aynı sevdanın, aynı tasarın, aynı endişelerin ve kaygıların insanı. Eee, dolayısıyla eee, evet, eee, söyleyecek ve yapacak elbette çok işimiz var ama derdimiz var. Çünkü >> derdimiz var. eee bize bu programlar bu saate kadar koşturmaların sebebini soranlar bu kadar az uykuyu, bu kadar yoğun okumaların ne işe yarıyor diyenlerin elbette ki derdimizi bilmeyenlerin ne yaptığımızı da anlamasını bilmeleri mümkün değil. Onun için diyoruz ki ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin. Ondan >> eee ne kadar ne kadar eee bizarım. eee ve eee diğer taraftan da belki bir halimizi yani edebiyat dünyasına, fikir dünyasına bu denli yapılan eee bu mücadeleyi eee merhum Necip Fazıl'ın ifadesiyle bana düşmez can vermek. Yumuşak bir kucakta >> Evet. Yani yumuşak bir kucakta, bir yatakta ölmeyi değil, hakikaten üstlendiğimiz sorumluluklarımız ağır ve onun gereğini yerine getirmeliyiz diyorum. Umut ederim eee, sizin de sıkılmadığınız, dostların sıkılmadığı ortada bir program olmuştur. eee ve eee evet bu cümle de bunu bu arşivde olmalıydı diyeceğiniz kalan bir cümleniz varsa lütfen onu ifade ediniz ve ardından programı kapatmış olalım. bir eee Sadi Şirazi'nin bir sözü aklıma geldi. Dolayısıyla burada Saad Şirazi belki de eee Fuzuli'den de bir iki şey söyleyerek şiir programı da olduğu için kapatabiliriz. Öncelikle >> ev >> her nefesi bize veren Rabbimize şükürler olsun. Dolayısıyla Sadi Şirazi'nin bir eee sözünü hatırladım. Her nefese iki şükür etmek gerekir der Sadi Şirazi. Nefes alırsın canını tazeler. Nefes verirsin ruhunu hafifletir." der. Dolayısıyla bazen insan nefes alıp verdiğini unutuyor ve şükrününden aciz oluyor. Cenabı Rabbül alemin şükrediyorum ki iki saatimizi kültür, sanat, edebiyat ve hayırlı bir hizmetleri konuşarak geçirmiş olduk. Belki de şu saatte bizi dinleyenler ve biz bu işi yapmasak daha maliani şeylerle meşgul olacaktık diye düşünüyorum. Bir de Fuzuliden bir eee ikilik bir iki mısralık bir şiirle beyitle bitirmiş olalım diyorum. Ne yanar kimse bana ateşi dilden özge. Ne açar kimse kapım bağdı sabahdan gayrı. Bilindik bir şiir ama bazen insan kalabalıklar içinde yalnızlaşır. Bazen büyük kalabalıkların ya da çoklukların içinde tek başına kalır. Onun gönül kapısını açan bile olmaz. Onun zihin kapısını açan bile olmaz. Bu yalnızlıkları yaşarız. Dolayısıyla Fuzuliye'de rahmet olsun diyerek eee size çok teşekkür ediyorum. çok hayırlı, önemli, güzel bir programı, bir maraton koşucusu gibi sabırla ve ilmik ilmik örerek ve hafta boyunca bunlara okuyarak, hazırlık yaparak ve öncesinde malzemeleri toparlayarak. Bu kolay bir iş değil. Belki hayatımda katıldığım en hazırlıklı program diyebileceğim bir programdı. sizi hakikaten hem eee kutluyorum ve hem de saygım kat arttı. Eee hürmet ediyorum, saygılar sunuyorum. İyi ki bu programları yapıyorsunuz. Eee şükranlarımla bütün dinleyenlere, izleyenlere.
Evet. Eee hocam biz teşekkür ediyoruz. Bize bu programları yapma cesaretini veren bu ülkenin bu denli değerlerinin varoluşuydu. Dostlar ben bu programa ciddi bir iddialı ismi koyunca nerede bulacaksın bu isimleri diye söyledi. İşte bakın dediğim gibi en yakın tarih 4 ay sonraya, 5 ay sonraya tarih veriyoruz. Şimdi ben e Konya'nın yaptığı programdaki Ahmet Köseoğlu dostumuzdan yahu şu Konya'ya davet ettiğin dostların eee bizim programımıza da yönlendir. Bak bu Nazif Hocanın da sünnetidir. Yani onun da güzel bir yoludur. Sizinle o bizi tanıştırdı. Sizin dostları desek inanıyorum ki Ahmet Köseoğlu bana eee dostumuz 3 seneyi dolduracak eee bir şuara, üdaba eee ve hikmet ehli listesi verir. Yani bu memleketin velisi de delisi de eksik değildir. Efendim kimse endişe buyurmasın ama şükürler olsun ki biz rabbim bu programı vesile kılarak ülkemizin nice değerleriyle tanışma, onlarla sohbet etme ve inşallah bu şehadetimiz hocam onu söylüyorum eee birbirimize eee şehadetine bir dostun bu dostun elini bırakmak istemem deyişine vesile olur diye düşünüyoruz. Eee Rabbim razı olsun. Ben teşekkür ediyorum değerli dostlar. eee dediğim gibi evet Ahmet Kösoğlu eee 40 senedir koşturuyor ama ilk defa bu kadar konuştuğunu kendi söylediği için söylüyorum. Eh işte biz de bütün bu gayretlerimiz, sözü uzatmalarımız bazen bana hocam diyorlar ki çok konuşuyor ya benim çektiğimi bilmiyor ki insanlar. Şimdi programın içerisinde konuşmak istemeyen program saati yaklaşınca ben programı iptal ettim, heyecanlandım deyip iptal edene, "Ya ben kendimden ne bahsedeyim diyene, eee, biz bazen konuşmayı uzatarak, ya sus da bari ben konuşayım dedirtme metotlarını bile uygulamak zorunda kalıyoruz. [kahkaha] Dolayısıyla, eee, konuğa göre tarzımızı, metodumuzu da, eee, oluşturmak zorundayız. Ama güzel bir program oldu artık. Ahmet Bey'in de bu saatten sonra bu teklifleri reddetmesine ve dostlar yahu bak Cafer'in programına çıktın niye burada yoksun demeye eee eee için eee mazereti kaldırdık. Yine iyi bileceksiniz. Kanal 7'nin işte yönetim kurulu başkan vekili, e, Ülke TV'nin genel e efendim yönetim kurulu başkanı Mustafa Çelik abi bizim kültür edebiyat dünyamızın kıymetli bir eseri. Yayıncı, binlerce insan yetiştirdi ama bir tane televizyon programı yok. Gir Mustafa Çelik dediğin zaman karşısına çıkacak tek bir program var. Cafer Uzunkaya ile yaptığı programdır. Cafer dedi beni hiç gördün mü ekranlarda? Mustafa abi görmediği misin olacak dedin. Televizyondan adamlar kızdılar ya bize çıkmadın bu neyin nesi falan diye. Sonra Mustafa abiyle 2 saatlik fevkalade bir program yaptık ve dolayısıyla o program bile başlı başına bu programın geçmişi için kıymetli >> programdı. Ona da selam ve muhabbet olsun. Ve eee çok güzel yeni şiir kitabını da >> eee yayınladı. Hatta ben bu sefer dedim ki dostlara onunla ilgili eee tanıtımı yaparken Evet. dedim. Yani o kitabın tabii kitabın da bir hikayesi var. Sizin nasıl bu şiirin bir hikayesi var dendiğinde hac eee ve o esnada niyaz duruşu diye kitabın ismini koydu. Hacda şeytan taşlamasından, Safa Merve arasından tüm o ahali ve ahvali, duygu halini ortaya koyan bir çalışmaydı. O hikayede aşağı yukarı onun 3 saate yah yarım saat 40 dakika o da demişti. 3 saate yakın bir program yapmıştık. Güzel bir program oldu. Ömrünüze bereket. Değerli dostlar, haftaya cumartesi akşamı yine kıymetli bir kardeşimizi eee 2025 yılının Eskader e efendim şiir dalında ödülünü alan eee Ulaş konuk kardeşimiz e canlı yayında konuğumuz olacak. Çıra Yayınlarından çıkan şiir kitabı eee bu ödüle layık görüldü. Haftaya inşallah yine bir kıymetli konuğumuzla birlikte olacağız. Konya'ya düşenler Mevlana'yı zaten ziyaret edecekler ama diyorum ki bunlar gönüle düşen ifadeler. Hazırlıklı ifadeler değil. Ama Konya'yı ziyaret eden, Mevlana'yı ziyaret edenler Ahmet Köseoğlu kardeşimizi de ziyaret etsinler. Efendim rabbim ömrünü, ömürlerimizi bereketli kılsın değerli dostlar. üstünde.
Değerli dostlar, eee, hepinize hayırlı geceler diliyoruz.