Transcription
[Müzik] 300 Leon İmparatoru ile girdiği savaşı kaybeden hain Kostok, türlü oyunlarla Tanrı'nın kırbacı Atilla'yı Atakule'ye getirmiş ve tüm köylerini yakıp yıkmıştı. Ancak bilmediği bir şey vardı; yüzü altar'ın oğlu Tarkan, bu huyumdan sağ çıkmış ve kurtlar tarafından intikam ateşiyle büyütülmüştü.
"Tüh, fokur fokur hukuku! Söyle bakalım, gülüşüne görüyorsun. Kurtlar tarafından büyütülmüş bir Türk çocuğu tarafından öldüreceksin Kostok!"
"Ne? İmparator Yüce Atilla'nın kılıcı, Tanrı'nın kırbacı bu güce altar'ın oğlu Tarkan! Altar'ın oğlu Tarkan mı?"
"Ben altar'ın oğlu Tarkan mı dedim, demedin mi dedim? Ama Yüce altar'ın oğlu Tarkan dedim!"
"Buna mı takılacak? Şimdi adam seni öldürecek diyorsun, takıldığı şeye bak! O olsun! Çabuk söyle, üç vakte kadar öldüreceksin ya, üç volta kadar öldüreceksin! Daha ne istiyorsun ya? Bulacağım şimdi kafana!"
"Yalan söylüyorsun! Muhafız, abla bırakın beni, bırakın! Bırakın! Şimdiden hazırlıyorum kendimi bu olmaya başladı."
"Muhafız, Hakan ağabey yapmış ol! O başı beladan kurtulmuyor yavrum. Sen o işi bırak abi, bizim tayin işi ne olduğunu söyle. Hallettim. Yarın Sadık abinle beraber ilk at arabasıyla beraber Konstantinopolis'e gidiyorsun."
"Konstantinopolis mi? Gece hayatı çok güzel diyorlar."
"Kendine hafız olarak an, sus çabuk! Pasta kaçınılmaz. Karşısına çıktığında korku zaman kötü kolla adeta Yusuf Yusuf olmuştur. Tek başına şu anda baş edemeyeceğin anlardı. Büyücü Paşa'dan yardım ister."
"Örümcek, koşa koşa geldim. Söyle, nedir problem? Ne yapacağız? Nasıl kurtulacağız?"
"Harika fikir! Merak etme Kostok. Benim bu büyülü gözlerim ve saçma dansım olduğu sürece hiçbir zaman seni alt edemez. Onu bir kere göreyim yeter."
"Bir oldu bu söylediklerin ağzım birbirini tutmuyor yavrum. Biraz da yapıyorlar. Harika fikir! Haydi gidelim!"
Hain planı tıkır tıkır etmekteydi. Tarkan'ın sevdiği kova kızın Ecem hatunum çok kötü kalpli Yersiz Gülen'in adamların eline düşürmüştü.
"Üç yıl Asus yaptım, böylesini görmedim! Ya bir de Türk kadını spor yapmaz derler. Şurada bir iki mübarek başladı bu hafta beni kurtaracak biri it it!"
[Müzik]
[Müzik]
[Alkış]
"Hakan, Tarkan! Hey buradayım kalleş köpekler! Köpek köpek!"
"Ayıp ediyorsun ama sana demedim oğlum. Sen kursun o konuda da pek emin değilim. Beni yok gibime geliyor. Sırası değil şimdi. Baksana kızı kaçıracaklar. Oh manyağa bak! Zaten çıkmış yine. O gelene kadar biz bunu her türlü Kostok'a götürürüz."
"Bu adamlar şu mesafeyi bir türlü ayarlayamıyorum. Bir daha bu kadar uzakta durmayacağım. Ya bırak her defasında muhabbet Santos yapacağım. Yine bir an evvel doğru köpek koşmaz."
"Vallahi tamam tamam. Bu koşuşturma benim de karnım acıktı. En iyisi ha ha!"
Bu kahramanlarımızın yolculuğu her daim tehlikeli ve zorluyordu. Bu sonunda hana varan içini o anda oh anda ahanda hastalarla karşılaşıyorsun.
"Buyur benim ne alırsınız? Bize açılır kanat getir, 30'lu kova, 5 sikke. Farklı büyük seçim olabilir olsun. Sosta getir, ekstra siz köye giden haberiniz olsun. Ülkemizde olmaz. Sen getir o."
"Evet, buyurun benim ne isterseniz. Bana ve kurda kuzu kutu içecek olarak takımız getir. Hemen içmiyorum yapıyor. Şuna bak Yunus geldi. Bırakın beni, bırakın! Bırakın!"
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
"Kim olduğun önemli değil mi? Ama sen bizi şekil şükül mü yapıyorsun lan? Bizans uçuyorsun. Biz atıl kurt hala ben karışmam. Götüreceksin kendimiz kalkıyorum. İş başa düştü. Sağ ol!"
[Müzik]
[Alkış]
"Bu nasıl kurtardın? Buralarda senin gibi bir hiç bulunmaz. Söyle çiftin seni Devleti'nden Yüce altar'ın oğlu Tarkan!"
[Müzik]
"Tarkan! Tarkan mı? Tarkan!"
"Bize müsaade. Söyle bakalım yiğidim, nereye gidersin böyle?"
"Sevdiğimi kurtarmaya gidiyorum. Onları kılıcımın karşısında içeceğim. Hatta içeceğim!"
"Madem alacaksın öcünü, haydi durma göster gücünü. Ocakta yemeğim vardı, ben yemeğe bakayım. Aslında bu mücadele öncesinde biraz güç toplamaya ihtiyacım olacak. Gel sana suit odamız a hazırlayacağım."
"Memnuniyetle! Atıl kurt, kurt, kurt!"
"Parmaktan aldım satın alma sahiplen davranıyoruz. Kesin mücadelesi süre dursun. Hayır, iyi dost ve koşa edeceğim. Hatuna türlü işkence ediyordu. Şimdi gelsin kurtarsın seni o tüylü bamya göreceksin beni!"
"Tarkan, koş göster gücünü! Merak etme! Gözlerime bak Tarkan!"
"Aman ya Rabbi! Olmuyor bir şey takmış gözlüklerim pazardan gökten gibi korusun nazardan. Şimdi senin o k***** gözlerini oyuncuyum boş!"
"Ha ha! Bu sıra sana geldi hain Kostok! Evet bebeğim, bunu tatile gidelim izin vermez ama olur benim olmaz mı?"
"Allah Allah seni kahretmesin! Ben seni adam sanmıştım ama bu tek başıma ben sana ulaşamadım ki. Tek başına kendime almıştım ben. Bak geçmiş şimdi adını koyalım tamam mı? Anne aynı anneden büyüdük, bunu biliyoruz. Herkes gider, ben kalırım. Anladın mı?"
"Aslında senden iyi dostum yok, bunu anladım. Kurt ama bu koşturma benim karnım acıktı. Haydi gidelim de anda biraz protein alalım. Hazırla!"
Yüce altar'ın oğlu Tarkan yemediği düşmanı hain Kostok, gözünü çıkarmıştı. O stoğunu yaraları göz göz olmuş, gözü bir şey görmez olmuştu. Osto ayrı çözücü hiç bir göz doktoru çareyi bulamıyordu.
"Şimdi bir dizi test yapacağız. Öncelikle tek yüzümüzü kapatalım ve oldu, çok pardon. Film atam okuyalım. Evet, o o şak ama ne bu parçam bileğimiz yolu yanlış oldu. Önceki edeceksin saçlı ya frikik vermeden ben başka bir şey istemiyorum. Teyze okuyalım orada bir saniye sevgili seyirciler, bir şey tekrar aldığımızda sizde ne yapsanız aynısını yapıyorum. İlkinde güldüm, ikincisinde girmedim diye bir şey yok. Aynı yerde gülüm. Ne yapıyorsun?"
"Anlaşılan o. Çok fazla yani kusura bakma. Özür dilerim yani. Gönen gözümde dalga mı geçiyorsun benimle sen? Şimdi görürsün. Ben zaten görüyorum. Ha o ne lan? Yerinde dur! Geri dönüyorum sana. Yerim ben zaten. Ben yalan söylüyorsun. Doğru, göz göre göre kaçıyorsun. Bak bak hareketler var. Allah aşkına bak! Hahahaha! Niye haber vermiyorsun ya? Size ihtiyacım yok. Ben tek başıma da öldürebilirim. Tamam tamam, sensin aslansın kaplansın. Şunu gözüm görmesin zaten görme! Ha ha! Gözü sıkışan Kostok, bu göz korkusuyla gözüm gözüm tutuşmuştu. Zamanla durumu kabul edin. Koltuk, Tarkan'dan gözünün intikamını almak için planlara başlamıştı."
"Göremiyorum, göremiyorum, göremiyorum! Sütü bu getireceğim, gözün çıksın! Yok mu nefes kesiyor mu? Ne yani şimdi burada olsa size bize ona buna şuna bir şey olur. Olabilir yani. Ulan salaklar, sil becerecek siz! Anlaşıldı, size Kadriye muhafız çağırıyorum."
"Muhafız uyur. Koltuk abi diyeceksin, buyuracak. Dostluk! İşte bu Sezer biliyoruz. Kurtlara fısıldayan adam, numaranı ne dersem onu yapacak. Öyle dur buralarda rahat oluyor. Bak benim arkamda dur. Şimdi o da yazalım ve o Tarkan'a kurdu para gittin ha ha ha ha ha ha! Hay hay hay! Yetişemedim ya da öğreneceksin. Tamam, hadi bak haydi!"
Kostok hain planı devreye sokmuştu. Bu sırada Tarkan ve kurt olaylardan bir haber diyar diyar Haydar Haydar herkes kadar alakadar.
"Bu gömleğim neden dar? Gel bize bazı bazı bu korku Gold! Neredesin Kurt? Sen böyle her kurt deliğine çıkmak yok tamam mı? İşine gelirse. Bundan sonra böyle. Niye böyle yapıyorsun Kurt?"
"Sabahtan beri duysun bizim burada ne işimiz var? Hani AVM'ye gezmeye gidecektik. Görmüyor musun? Kurt şorta malzeme için uygun değil. Ömür törpüsü yemin ediyorum ya! Dışarı çıkarıyoruz. Onlara bizim okula gitmiyorsun. Pes doğrusu, çok acı!"
"Hoş geldiniz baban yok mu? Güzel paketi çıktı. Ben yardımcı olacağım. Yiyecek ekmeğimiz var, çok güzel göğsümüz var. Tavuk mu ya ne olacağıdı? Bir de dana dönüşümüz var. O zaman o!"
"Vakko şu bu dünyanın en güzel kuzu çevirmesi cihanda yersin abi. Ben burayı biliyorum ya ve da atmıyoruz buraya lezzetli sana vermişti ama kuzu çevirmeye asıl bir handa yiyeceksin. Gülhan bozdu asıl kuzu çevirmeyi Batuhan da içeceksin bozdu ya daha yeni açıldı açılır açılmaz bozdu işte şunlar Tarkan'dan kurdu değil adını ağzına alacaksın tamam mı? Her zaman dikkatli olacaksın."
"Hoş geldiniz, hoş bulduk. Sende kimsin?"
"Ben kızıyım. Handan ne alırsınız?"
"O ha hay ha ha oy oy dans et müziği!"
[Müzik]
[Kahkaha]
"Yılan değil miydi? Yılan bile o!"
"Herkes dair bir diğer yazışırız olur mu?"
[Müzik]
"O orada lafı salladın burada benden aldığın seveyim. İletişim sıra bileceğim müsait vereceğim. Hadi bağlantısı başarıyla kuruldu. Yapamıyorum balık gibi oldum. Çalışmam lazım. Koşa ile kurtlarını dökmüş saçma yapıp birbirlerine kahkaha atmak edilir. Bu kalkanın sonu girmemeliydi ve Tarkan da bunu bilmeliydi de değil değil yarım inşallah maşallah biliyorum ama senin o da başladı büyük yoksa o nerede ki nerede ama pasta buradayız buradayız."
"Neredeyim ben? Bakıyorum da güzellik uykundan uyandın ha? Kurtoğlu kurt kurt mu? Ne kadar bırakacaktı değildir geldi mi? He he iletirsin iletirsin sus ya Allah aşkına sus ya!"
"Sen öncelikle şu bölüm zararlarını git gördün mü? İstenmeyen işte senin hemşehrim sana sarılmak istiyor. Vay kardeşim ya! Ben kendi kendime katlanıyor değil mi şimdi böyle içindeyiz ama teşekkür sağ ol canım ama bakalım geçebilecek misin abi bu daha dün yanındaydım şimdi neredesin? Ne çabuk unutuldu? Nerede o sözün? Belli ki dönülmeyen uzak gelmiş. Neler oluyor? Hadi ne yapıyorsun şimdi sen de Kostok? Bizim karşımızda ne yapacaksın bakalım? Haydi kusura bakma bu sefer tek başına gerçekten çok iyi. Hadi görüşürüz!"
"İşte şimdi gözüme girdin mi? Sağ yaptık beni tanımayacaksın diye içime kurt düştü. Bu bundan böyle sonsuza kadar kardeşimsin. Hadi gidip biraz kırmızı içmeyelim mi?"
"Olur. Biraz Cengiz Baba dinlerin neden sana yakıştı? Evet o!"