Transcription
Hoş geldin Çakır. Hoş geldin.
Hoş bulduk. Sen kapıda bekle Serhat. Ne içersiniz? Kahve. Sade kızım, sade kahve.
Ee Çakır, ne var ne yok? Hayırdır inşallah. Hayırdır, hayırdır. Bizim ne işimiz olur bela ile. Senden küçük bir alacağımız kalmıştı, onu tahsile geldim.
Ne alacağı? Anlamadım. Olmadı ama şimdi. Adem, sağlığında bir problem var mı? Yok. İşlerin tıkırında mı? Tıkırında. Seni rahatsız eden iç çakal var mı? Yok. Peki bunları kime borçlusun? Bana. Sana mı? Evet, bana. Tabi sen farkında değilsin. Biz sessiz çalışırız. Adem ortalıkta boy göstermeyiz fazla ama ben... Bütün bunların karşılığında senin şükranını görüyor muyum? Hayır. Ben minnet duygusunu görmeyince sinirlenirim. Adem, gel. Buyurun efendim. Gelelim sana dedi.
[Müzik]
300 bin dolar. Adem, hemen kendine gel. Çakır, haraç almak için yanlış adam seçtin. Çakır, iç kahveni, çek git. Susturucu içi. Bunu ne ben duymuş olayım, ne de Şevko abinin kulağına gitsin. Memati köpek sustu. Şimdi sıra sende. 300 bin dolar, seni dinliyorum. Kumarhane makinalarını Tuncay'a kaptırdığından haberim var. İki gün sonra da açılışınım var, rezil olursun. Sen bana Polat'ı ver, ben sana ihtiyacın olan parayı vereyim. Çok mu canını acıttı Polat? Çakır, kılıcın yanında verdiğin sözüne çabuk unuttun. Yaşadığına göre unutmadım. Beni iyi dinle Çakır. Eğer Polat'ı bana vermezsen, kılıca, Polat'ı üstüme saldığını, adamlarımı öldürttüğünü, anlaşmayı ihlal ettiğini bildirir var. Gerisini sen hesap et. Bir kez daha söylüyorum, Polat'ı bana ver. 2 milyon dolara. Kimse de para yüzünden malımız kalmadı, kalmazdı. Kimseyi para için satmadık, satmayız da. Kılıç meselesine gelince, Polat'ı sana ben göndermedim. Ayrıca Polat benim adamım değil. Kime gidip neyi istiyor? Ne diyeceksen et. Gel bizim odadaki rulet masasına.
Ne yapmaya çalışıyorsunuz lan siz? Kim dedi lan Çakır'ın kumarhanesinde para dağıtılıyor diye? Size beyefendi bir yanlış anlaşılma var. Beyefendiymiş. Ne vereyim ne efendiyim ulan Çakır'ım ben. Çakır kim gönderdi lan sizi buraya? Abi kimse göndermedi. Biz oyun oynuyorduk. Mesele kazandığımız şeyse bırakır gideriz. Canın sağ olsun abi. Bir de bağış mı yapıyorsun lan çakal? Lan burada bir şey başlayacak biri varsa, benim. O da istersem canını bağışlarım ya. Ne yapalım bunları? Ne yapacağız? Kumar varsa, kumar oynanır. Yok mu? Toplu silahın bu. Rusların iki şeyini seviyorum. Bir kadınlarını, bile ruletini.
[Müzik]
Abi elini ayağını öpeyim, çoluğumuz çocuğumuz var abi. Çoluğun çocuğun var, kumarhanede ne işin var lan çakal? Sizi kim gönderdi? Abi valla. Oğlum doğruyu söyleyin, elinizi ayağınızı kırıp göndereyim. Abi bizi öldürürler. Abi seni öldürürler de bizimkisi mantar tabancası mı lan? Telefonunu çıkar, gidin. Çakır kim? Şevko. Alo, alo Şevko abi.
[Müzik]
Kimse benden çalamaz. Allah belanı versin Memati. Bunların ellerini kır, bir daha tavla bile oynayamazsınlar. Peki abi. Sayın mahkemeden sana sorulmasını talep ediyoruz. 17 Şubat günü sanık Süleyman Çakır, 300 bin dolar dolandırıldığını iddia ederek ve erkeklerin küpe takmasına karşı olduğunu beyan edip müvekkilime müessir fiil işleyip kulağındaki küpeyi çekerek cismani acı verip hiçbir diyerek aşağılamada bulunmuş mudur? Tanığın daha önce basın organlarına verdiği çeşitli röportaj ve demeçlerde sözünün eri, mert delikanlı olduğu, her zaman yaptığı işlerin arkasında durduğu, hayatta tek yapamayacağı şeyin yalan söylemek olduğu, namus ve şerefi için yaşadığı söylemleri çerçevesinde bu soruyu cevaplamasını talep ediyoruz.
Siz tekrar etmeden ben cevap vereyim. Kalemimi kıracaksınız. Kırın. Hakimi, her şeyden önce bir sözümüzü eriyiz. Her ne dediysek sözümüzün arkasındayız. Müvekkil hep bilir, asıl şerefsiz olan da odur. Bu alemde herkes benim dolandırılamayacağımı bilir. Bu ipi de kuş beyinli ile beni dolandırmaya kalkmış. Ben de büyük bir hata yapıp kafasını koparacağıma kulağını koparmışım hakimim. Sanırım bütün ifadesinin kelime kelime zapta geçirilmesini talep ediyoruz. Suçun ısrar etmiştir, mahkemenin dikkate almasını talep ediyoruz. Kendin gibi bir müvekkil bulmuşsun, bir de karşıma geçmiş savunuyorsun. Senin gibi onun da saçı uzun, kulağı küpeli. Kadın dayanışması tabii bir yerde. Hakimim, benim de zoruma giden bu oldu zaten. Erkek adamın küpe takmasına karşıyım ben. Erkek olsun, delikanlı olsun, şüphesiz olsun. Değil paramı, gelsin benden canımı alsın. Ben de söylediklerimiz lafta geçmesini istiyorum hakimim. Bitti mi? Başka itiraf etmek istediğin bir şey var mı? Yok.
İplikçi. Bak şimdi. Ulan başına bir şey gelmiş olmasın bu iplikçinin. Yoksa hayatta bu kadar parayı ortada bırakıp gitmez. Ne yapalım? Biz de parayı alır gideriz. Kimisi kuzum.
[Müzik]
Neredesin lan sen? Ben ne bileyim. Gelen dost mudur, düşman mıdır? Bir gün bütün duydum. Deniz ikiye bölündü. Sendeyim. Deniz ikiye bölündü. Sen de o denizin arasında kalacaksın. Ben fakir fukara babasıyım. 1500 burslu öğrencim var. Nerede? İsrail'de mi? Dünyanın en tarafından okutacak fakiri nereden bulacaksın? Bırak bu fakir fukara edebiyatını. İplikçi. Yani şimdi siz beni öldüreceksiniz de elinizden de geçecek he? Öldürmezsek elim seni geçecek. Ne istiyorsanız böyle konuş. Ömrünün uzasın. Amin. Ihlamur içersiniz. Gerçi içeride hazırlayacak adam da kalmadı ya. Aman canım, sağlık olsun. Ben kendi ellerimle hazırlarım. İplikçi, uzun laf edip ömrünü kısaltma şeyimi kim kurdu? Evet, ömrümü çürüttü buse'm. Allah narin canımı alsa da kurtulsam. Ben nereden bileyim canım kim kurdu? Ulan başını bilmediğin işe para vermezsin sen. Verdin. Vermeyi zorlaydım. Şu dolmacık parmaklarım kırılaydı da vermeseydi. Akıllı ol. Bırakırım, hiç karışmam. Dördü kırıldı, yüz kemiğini tuzla buz eder. Yol yakınken konuş da. Vallahi de bilmiyorum, billahi de bilmiyorum, tillahi de bilmiyorum. İstediğiniz kitabı getirin elması. Ben beni dolandıran adamın ismini merak eder miyim? O kadar salak mıyım? Artık akıllanmak zamanı ama çok vaktin yok. Sonuçta malları. Bismillah.
[Müzik]
Bırakın! Bırakın beni! Bırakın! Bırakın! Söylesene lan, seni kim satın aldı? Hiç kimse. Ulan hiç. Seni kim kardeşimle arama saldı? Hiç kimse. Şahsi husumet zamanından beri şahsıya sahibi olduğunda ehliyetsizlik sana yapılmıştır ama benim mekanımda, benim satılmış adamın tarafından yapılmıştır. Kanın sana helaldir. Cezası bana teslim. Var mı kardeşliğimizi? Ad aktar. Bismillah de.
[Müzik]
[Müzik]
Ermiş, dışarı çık abi. Hiç bırak dışarı dedim abi. Ermiş bırak dışarı dedim. Hadi, hadi gelin bakalım. Ferman kimmiş? Ferman Efendi.
[Müzik]
100 dolar bu zor.
[Müzik]
Uma giderim.
[Müzik]
O ton balığı bir işkembe çorbasına götürmezsem ucuz GB. Biz bu davayı yakından takip ediyoruz ama sen kendini zora sokacak beyanlarla kayınpederine aracı kılmışsın. Ben aracı kılmadım, sadece bana söylenen her şey yerine getirdiğim gibi sizden de yerine getirilmesini beklediğim şeyler var. Nedir onlar? En başta bu davayı yakından takip ettiğinizi söylüyorsunuz ama ben bunu göremiyorum. O kadar olaylar oldu, savcılar işin üstüne gitmediler de şimdi bizimki neden üstümüze geldikçe geliyor? Senin hala hayatta kalman bizim desteğimizin açık delilidir. Senin bir şekilde buradan çıkabilmen için de çaba sarf etmekten de vazgeçilmedi ama sen kendi davanı kendin sıkıntıya sokan bir adamsın. Savcının hiçbir deliliği yok ama adamların konuşmuş. Buna konseyi ne yapmasını bekliyorsun? Ben size ihanet etmedim, sadakatimin karşılığını bekliyorum. Bak güzel kardeşim, icraat yapıyorsunuz, sergiliyorsunuz, övünüyorsunuz, gazetelere poz verip takdir bekliyorsunuz. Bu işe girerken koyduğumuz birinci kural, yaptığımız işlerin gizliliği. Sen kalkıp bizi konuşmakla tehdit ediyorsun. Buna da sadakat diyorsun. Bak güzel abiciğim, ben ilk defa buraya girmedim, muhtemelen de son değildir ama bu sefer zabıta öldürmekten içeride değilim. İzin öldür dediğiniz adamları öldürdüm, karşılığında bir kumarhane verdiniz. Sonradan onu da başıma yıkıp beni içeri sıktınız. Şimdi ben diyorum ki abi, seni zavilinizi yapın. Yok değilseniz söyleyin. Bu dosyanın kapanması imkansız. Senin adamın konuştuğu anda yapacağın tek şey bizim af çıkarmamızı bekleme. Buraya kadar zahmet ettiğiniz teşekkür ederim. Sübyan koğuşunda yatmıyorum ki hafta tesellisi ile avunayım. Selam söyleyin deyin ki Çakır hayatta yalan söylemez, o da yaptığının arkasında durur. Ne sorarlarsa ona da cevabını verir. Uykunu aldın mı? Aldım. Alacak sırası şimdi bizde. Bir canım var. Kimin aldığı da çok umrumda değil. Almadan gözümü açın yeter. Bugün gözün açılıyor. Şimdi konuş bakalım. Savcıyı öldürttü, ikinci ekibini ateşe attım, skan tetikçiyi de vurdurttun. İyi planmış. Şimdi tek tek anlat işte. Tek tek anlattınız. Amacın ne? Tanıkla savcıyı öldürüp hiç kimsenin sana bir tek şey sormayacağını mı zannettin? Biz bugüne kadar devlete kurşun sıkmadık, sıkmayız. Kayınpederinle kafa kafaya verip imparatorluk mu kuracak? Kayınpederim çocuklarımın dedesidir. İlişkin ve saygın bundan öte değildir. Barış bulmazlar. Laz Ziya'nın arasında husumet var. O emretti, sen arabasını havaya uçurdun. Bunun üstüne sana kumarhane verdi. Kumarhanem tarandı. Sonra Çetin savcıya düştü. Onu da öldürdü. Şimdi damatlık hediyen ne? Uyuşturucu işinde kimlerle bağlantı kurdun? Sorular sizde, cevaplar da sizde. Ben niye buradayım? Topladığınız paralarla Türkiye bütçesini oluşturdunuz. Kasanız kim? Tüm param devlet bankalarında. Nerede? Neyin var biliyorsunuz. Çok zıpladın koçum, bunun bedelini ödeyeceksin. Bize yardımcı ol ki sana yardımcı olalım. Kime yardım edeceğim? Kime yataklık edeceğim? Yüzümü açın da göreyim.
[Müzik]
[Müzik]
Soğumadan ye.
[Müzik]
[Müzik]
Çok kan akacak lan, çok korkacak lan. Çok kan akacak ulan, çok kan akacak.
[Müzik]
Çakır'ın canını almak kolaydır demiş. Canımı çok acıttın ama benim vermediğim şeyi sen alamazsın. Çakır, seni yaşatmazlar. Kumarhanenin de son oynadığı kumar bu. Yanlış yapıyorsun. Kim öldürecek? Güzel karın mı? Bakalım ne kadar şanslısın. Eğer bu kadar kolay ölürsen, ciğerimi soğutmak için karını da buraya yatırırım. Hala çelik çomak oynuyorsun. Çakır, hiçbir zaman büyüyemeyeceksin. Sen misin lan çelik?
[Müzik]
Karalar gibi ne bağırıyorsun lan? Karşıma geçip efelenirken sesin hiç böyle, hiç çıkmıyordu. Tombalacı Efendi.
[Müzik]
Bacın çok şanslıydı. Altımdan geçti.
[Müzik]
Ulan Barış, herifin ne lan şerefsiz.
[Müzik]
Şerefsiz, şerefsiz, şerefsiz. Sakın ölme. Söylediğim gibi, bizim bir derdimiz yoktur. Olursa kendimiz çözeriz. Bizden bir derman dileyen varsa, adres burası değildir. Biziz demeye geldik. Abinin lafı mıdır? Senin lafın mıdır? Tek kaldın diye saymayı mı unuttum? Çakır, abim, bir ben, bir hepiniz, bir biz, bir. Buraya saygı göstermeye değil, saygısızlık etmeye gelmişsin. Hiçbir saygısızlık cezasız kalmaz. Bu saatten sonra sana senden kaç tane varsa söyle. Aleme İstanbul'da Başıbüyük hareket etme. Kapısı kapanmıştır. Ya bizim şartlarımıza uyarsınız, özür dileyip biat edersiniz, ya da defolup gidersiniz. Şartlarınız neymiş? Allah'tan emniyetteyiz. Bence değiliz.
[Müzik]
Başın sağ olsun kardeş.
[Müzik]
[Müzik]
Senin başının gövdenin üstünde durdukça akıllanmayacak mısın lan Halit? Sen bacının intikamını aldın ya Çakır, oradan biç. Ben sana neler yapacağım. Yoksa evin mi? Sıra sana da gelir. Tosun, Çakır, çok şanslı adamsın.
[Müzik]
Şimdi nereye kaçacaksın? Bu jileti bırak. Yoksa senin meto'nun yanına yollarım. Bitir ulan işini şerefsiz. Ne haber ayı oğlu ayı? Kardeş, jilet lazım mı? Bana bak Halit, akıllı ol. Gerekirse bütün sülaleni keserim. Ben psikopatın Allah'ım lan.
[Müzik]