Transcription
Üzerinize olsun inşallah. Yolunuz Allah'ın gösterdiği yol olsun. Onun gösterdiği yol sadece kitabıdır. Kitabı dışında bütün yollar batıldır. Şeytanların, tahutların yoludur. Aleykümselam. Hayırlı akşamlar diliyorum. Teşekkür ediyorum. Murat abi hoş geldin. Aydın bizden de selam.
TikTok'tan canlı yayın açmıyorum. Yani YouTube'u tercih ediyorum. YouTube daha seviyeli. Yani TikTok'ta yayın açtığımda çok fazla hakaret edenler, olur olmaz yorumlar yazanlar çok daha fazla. YouTube daha seviyeli, daha kaliteli diye düşünüyorum. Bir de YouTube'daki yayınımı telefona işte indirmek veya laptopa indirmek, oradan tekrar YouTube'da paylaşmak. Eee, böyle bir zahmete de katlanmamış oluyorum. Ya bu açıdan benim tercihim YouTube'da yayın açmak. Fakat bu TikTok'ta yayın açmam anlamına gelmez. Yani TikTok'ta da yayın açabilirim. Babakale'ye bizden de selam. Vay nadir kardeşim. [kahkaha] Trabzon bizden de selam. Hoş geldin.
Hud suresi 18. ayetle başlayalım. Allah adına yalan uydurmak nedir? Allah adına yalan uydurmak şu anlama gelir. Siz din adına konuşuyorsunuz. Dinden bahsediyorsunuz ve bu bahsettiğiniz din dini Allah'a nispet ediyorsunuz. Yani örnek veriyorum ehli sünnet inancına sahipsiniz ve ehli sünnet inancını Allah'a dayandırıyorsunuz. Ve mesela diyorsunuz ki namaz kılmayan öldürülür. Dinden dönen öldürülür. İçki içen öldürülür. Zina yapan öldürülür. Veya diyorsunuz ki altın erkeğe haramdır, ipek erkeğe haramdır. İşte peygamberin şefaati haktır. Müslümanlar günahkar olsa bile cehenneme girecek, günaha kadar yanıp çıkacak gibi bir sürü. Ne yapıyorsunuz siz? Bu iddialarınızı Allah'ın dinine nispet ediyorsunuz. Dolayısıyla halis din Allah'ın olduğu için dinde tek hüküm sahibi, dinin de tek hüküm sahibi Allah olduğu için ne yapıyorsunuz? Siz Allah'ın buyurmadığı bir şeyi Allah'ın dinine nispet ediyorsunuz. Ne oluyor? Sanki Allah buyurmuş gibi oluyor. Ne yapmış oluyorsunuz siz? Allah'a yalanı Allah'a iftira etmiş oluyorsunuz. Yalanı Allah'a iftira etmek veya Allah adına eee ifter alallahi kezen diye çoğunlukla geçer. Yalanı Allah'a iftira atmak. Yani Allah'ın buyurmadığı bir şeyi Allah buyurmuş gibi Allah'ın dinindenmiş gibi konuşmak. Allah'ın dinine isnat etmek. Ya bunun bir de Allah'a iftira atma bölümü var. Eee Allah'a iftira atma bölümü de nedir? Mesela Allah'a evlat isnat etmek. Yani mesela örneği nedir? İsa Allah'ın oğludur. Üzeyir Allah'ın oğludur. Melekler Allah'ın kızlarıdır. Veliler tanrının çocuklarıdır gibi veya Allah kendisini Kur'an'da esmalarıyla tanıtmaktadır. Allah'ın kendi hakkında belirtmediği birtakım vasıflar ve özellikleri Allah'a nispet etmek. Yani Allah'ın hakkında hiçbir kanıt, hiçbir yetki, hiçbir belge, hiçbir bilgi indirmediği bir şeyi, kendisini tanıtmadığı bir şeyi Allah'a nispet etmek de nedir? Allah'a iftira atmaktır. Allah'ın dininde olmayan bir şey de Allah'ın dinindenmiş gibi, Allah buyurmadığı halde Allah'ın dinindenmiş gibi konuşmak da nedir? Yalanı Allah'a iftira atmaktır.
Evet. Evet. Bu arada not alayım ben şimdi arkadaşımız sormuş hemen peşine ikinci sırada soruları gördükçe bazı soruları kaçırabilirim bu yüzden kusuruma bakmayın ölüm sonrası zihin bilinç kaybolmaz konusunu konuşursanız sevinirim demiş. Eee, keşke ben bir beyin uzmanı olsaydım da bu konuyu size daha güzel açıklayıcı olarak izah etseydim. Eee, şöyle ki, eee, Kur'an'da bir vefat kelimesi vardır. Bir de ölüm kelimesi vardır. İkisi birbirine yakın şeylerdir. Fakat aynı şeyler değildir. Bu arada Turan abi sen de hoş geldin. Şimdi fark ettim. Hoş geldin. Sefalar getirdin. Şimdi vefatla ölüm birbirine benzer benzer şeyler olduğu halde aynı şeyler değildir. Şimdi ölüm biyolojik olarak tamamen eee canın bedenden eee yani bedende can diye bir şeyin kalmaması. Yani ölüm bildiğimiz ölüm. Fakat vefat ölümle sonuçlanmakla birlikte ölüm öncesi süreçtir. Ölüm öncesi süreçtir. Yani Türkçede biz ifa etmek diyoruz ya. Görevini tas tamam ifa etti. İfa etmek de buradan gelir. Yani ifa etmek de buradan geliyor. Vefatın ölümle ne alakası var? Şimdi insan öldüğü zaman e beyin fonksiyonları hemen gitmez. Ne yapar beyin? Çalışmaya devam eder. Birkaç saat daha devam eder. Yani bilimin bilimin söylediği. Bunu neye dayanarak söylüyorum? Ben bir gün İstanbul'da eee bir sohbette bulunurken orada beyin uzmanı bir doktor vardı. Tabii ben bu konuyu daha yeni yeni araştırırken özellikle bakın kıyamet suresi bu süreci anlatır. Eğer kıyamet suresini benim mealden bakarsanız ben bu süreci orada anlatıyorum. Yani kıyamet suresi eee yaklaşık 37. bir ayete kadar arada bir eee salattan falan bahsediyor. Fakat o salat etmeyen kişiden ölüm salat etmeyen kişinin ölüm anından bahsediyor. Eee oradan bakarsanız daha iyi anlarsınız. Eee o sohbetimizde o beyin uzmanı olan, eee saygıdeğer abime dedim ki benim Kur'an'dan özellikle kıyamet suresinden şöyle bir çıkarım var. Bir beyin uzmanı olarak siz buna ne dersiniz dedim. Yani insan ölüm anında eee beyin fonksiyonları hemen ölmez. Yani sanki insan geçmişte yapıp ettiklerini yani biz mesela esnaf olanlar bilirler. Eee akşam Z raporu çıkarırsınız. O gün kestiğiniz fişleri bütün satışlarınızın raporu ortaya çıkar. eee, Z raporudur. O gün yaptığınız satışların toplamını size gösterir. Vefat anı da aynı bu şekilde eee insanın geçmişte eee yaptıkları bir film şeridi gibi kendisine sanki gösteriliyor gibi anlıyorum dedim. Çünkü mesela ölmekte olan, özellikle kafir olarak ölmekte olan kişi, eee, "Beni geri döndür de salih ameller yapayım, iyi şeyler yapayım." Müminun suresi 99, 100 ayetlerde eee, eee, bu ifade vardır. Yine hangisiydi? Eee, münafikun 63. surenin 10. ayeti diye hatırlıyorum. Münafikun suresi 10. ayet olması lazım. Orada da size ölüm gelip de beni geri döndür de iyi şeyler yapayım demeden önce size verdiğimiz rızıklardan infak edin der. Yani ölmek üzere olan insan, eee, hayatı film şeridi gibi e ona gösterilir. Yani tas tamam ifa edilir. Ve mümin olarak ölen insan. Mesela Nahl suresi 28, 29, 30, 31, 32. Bu ayetlere bakarsanız mümin olarak ölen ile kafir olarak ölenin ölüm anında yaşadıkları eee anlatılıyor ya. ölüm anında yaşadıkları anlatılıyor. Mümin olan eee insan eee mutlu eee mutlu bir şekilde can veriyor. Yani mutlu bir şekilde derken acı ve sıkıntı çekmeden can veriyor. Fakat kafir olarak ölen insan acı çekiyor. Melekler onların sırtlarına vuruyor diyor. Enfal suresi 50. ayette. Oradaki melekler eee vücut fonksiyonları yani korku, ürperti, telaş. Bunlar hepsi bir melekedir. Eee, anlatabiliyor muyum? Yani dolayısıyla vefat hemen ölümün öncesindeki insana yaptıklarının tas tamam gösterildiği, eee, kafirlerin eee, sıkıntı çekerek öldükleri, müminlerin de sıkıntı çekmeden öldükleri hemen ölüm öncesi ölümle ölümle sonuçlanan sürecin adıdır. Eee, vefat.
Evet. Evet. Bir insan hem Müslüman hem ehl sünnet olamaz. Aynen katılıyorum.
Evet. Arkadaşımız secde ve rüku. E rükuyu sormuş. Arkadaşlar şimdi secde ve rükuyu ben size uygulamalı olarak mesela Kur'an'ın secde tanımını ben size şimdi uygulamalı olarak eee göstereceğim. Kur'an'dan secdenin anlamını siz eee bakacaksınız. Evet. İnşikak suresi. İnşikak suresi 20. ayet. Ekrana da yansıtayım. Şimdi burada ne diyor? Onlara ne oluyor ki inanıp güvenmiyorlar? Onlara ne oluyor ki inanıp güvenmiyorlar? Ne yapıyorlar? Onlara Kur'an okunduğunda boyun eğip teslimiyet göstermiyorlar. Tamam mı? Yani onlara Kur'an okunduğunda boyun eğip teslimiyet göstermiyorlar. Yani secde etmiyorlar. La yescüdun diyor bakın. La yescudun. Onlara Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar. Dolayısıyla secde neymiş? Her Kur'an okunduğunda bizim secde etmemiz gerekiyormuş. Her Kur'an okunduğunda secde etmemiz gerekiyor. Şimdi eee bir sonraki ayet secdenin tanımını bize veriyor. Zıttıyla tanımını veriyor. Ne diyor? Bel bilakis ellezine keferu o gerçekleri örtenler yükezzib yalana sarılıyorlar. Dolayısıyla secde neymiş? Kur'an okunduğunda yalana sarılmanın zıttıymış. Anlatabiliyor muyum? Secde Kur'an okunduğu zaman yalana sarılmanın zıttı yani boyun eğmek, işittik ve itaat ettik demek oluyor secde. E bunun yanında eee başka ayetlerden de örnek verebiliriz. Mesela hangi ayetten örnek verelim? Secdeyi tanımlayan Furkan suresi. Evet. Furkan suresinde var mesela. Ne diyor Furkan suresinde? Ve onlara Rahman'a secde edin dendiği zaman, bakın Rahman'a secde edecekler. Rahman da ne? Sen ne emredersen secde mi edeceğiz? Yani Muhammed Aleyhisselam, "Rahman'a secde edin" diyor. Onlar ne diyor? "Sen ne emredersin secde mi edeceğiz?" dediler. Yani sen ne emredersen secde mi edeceğiz? Sen ne emredersen sen bir şey emrettiğinde alnımızı yere koyacağız mı demek oluyor bu. Yani tabii ki alakası yok. Yani senin her emrettiğin bunu Rahman buyurdu diye emrettiğin her şeyi boyun eğip kabul mü edeceğiz anlamına gelir. Eee secdenin, secdenin tanımı budur. Eee başka ayetlerden de örnek verebiliriz. Mesela Nahl suresinde var. Nahl suresine bakayım. Nah, Nah suresi. Nahl suresi 49. Evet. Nahl suresi 49. Ayet. Ne diyor? Nahl suresi 49. Ayet. Göklerde ve yeryüzünde hareket eden küçük büyük her canlı ve melekler doğal görevli güçler Allah'a secde ederler. Yani etrafımızda gördüğümüz küçük büyük her canlı, her varlık hepsi Allah'a secde ediyor. Ne demektir bu? Allah'ın yasalarına boyun eğiyor. Dolayısıyla mesela eee Kur'an'da başka anlatımlar da vardır. İşte şehrin kapılarından secde ederek girin ifadesi ne anlama gelir? Bir şehre girdiğiniz zaman orada bozgunculuk yapmayın. Orada bozgunculuk yapmayın. Oranın düzenini bozmayın. Oranın kanunlarına, kurallarına uyun. Şimdi ben size aklıma gelmişken, eee, bir de Yusuf suresinden bir örnek vermek istiyorum bu konuda. Eee, Yusuf suresi 100. ayet. Bakma, bakma imkanı olan varsa açsın baksın veya ben zaten ayeti ekrana yansıtıyorum. Evet. Yusuf suresi 100. ayet. Ne diyor? Yusuf suresi 100. ayet. Yusuf'un Yusuf anne babasını tahtının üzerine yükseltti. Ona secde ederek harru yaptılar. Hem secde geçiyor. Bakın şurada harru sücceden. Bakın ve ref ebeveyhi alel arş onları tahtının egemenlik alanının oraya yükseltti. tahtının üzerine yükseltti ve harru saygı gösterdiler. Lehu ona sücceden secde ederek saygı gösterdiler. Şimdi siz secdeyi anlı yere koymak olarak algılarsanız ne olur? Sanki Yakup oğlu Yusuf'un makamına e girerken alnını yere koydu. Anlarsınız. Halbuki nedir? Oradaki Yusuf'un makamına boyun eğmek. Siz başka bir ülkeden geliyorsunuz. Diyelim ki Filistin'den geliyorsunuz, Mısır'a geldiniz. Ne yapıyorsunuz? Oranın makamına secde ediyorsunuz, saygı gösteriyorsunuz. Oraların, onların yasalarına ne yapıyorsunuz? Boyun eğiyorsunuz. Anlatabiliyor muyum? Dolayısıyla e az önce okumuştum zaten eee İnşikak suresinde yine eee buna ismini veren yine buna ismini veren Kur'an'da Secde suresi var mesela. Oradan da örnek verebiliriz. Yani secdenin ne demek olduğunu, secdenin ne zaman ne şekilde eee yapıldığını. Secde suresi 15. ayetti. Öyle hatırlıyorum. Bak Secde suresi 15. ayet ne diyor? Şüphesiz ayetlerimize inanıp güvenenler kendilerini hatırlatıldığında ona secde ederler. İnşikak suresi 21 ne diyordu? Onlara ne oluyor ki Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar deniyordu. Değil mi? Burada ne diyor? Ayetlerimize inanıp güvenenler kendilerine hatırlatıldığında ona boyun eğerler. Ona secde ederler. Anlatabiliyor muyum? Yani secde tamamen zihinsel bir eylemdir. Secde fiziksel bir eylem değildir. Zihinseldir. Yani Kur'an'da bana hiçbir tane secde geçen ayeti anlı yere koymak olarak eee yapamazsınız. Secde suresi 15. ayetin yanına eee İsra suresi 107. ayeti de 109. ayeti de koyabilirsiniz. Veya Meryem suresi 58. ayeti de koyabilirsiniz. Y bu ayetlerle benzeşen ayetler. Secdeyi anladık. Şimdi rükuya geleceğim. Bu arada Bahir Kuzumoğlu abi Aydın'dan Aydın'a bizden de kucak dolusu selam. Eee, sen de hoş geldin. Eee, değerli abim hoş geldin. Şimdi arkadaşlar, eee, gelelim rükuya. Rüku, eee, rüku kelimesini doğru anlamak için öncelikle ben, eee, Mürselat suresini okumanızı tavsiye ederim. Rüku kelimesini doğru anlamak için. Çünkü orada eleştirilen, eee, müşrikler var. birçok eylemleri, birçok yaptıkları eleştiriliyor ve eee yanlış hatırlamıyorsam 48. ayette onlara ne oluyor ki? Rüku etmiyorlar diyor. Şimdi rüku etmiyorlar. Şimdi burada eee siz şimdi bu ayetten ne anlarsınız? Onlara ne olur ki rüku etmiyorlar? Öncelikle biz bu ayetten önce şunu anlıyoruz. Rüku bir ritüelin parçası değil. Tek başına bir eylem. Rüku tek başına. Çünkü müşrikleri eleştiriliyor, eleştiriliyor, eleştiriliyor Mürselat suresinde. Sonra 48. ayet olması lazım. Orada deniyor ki onlara ne oluyor ki rüku etmiyorlar. Rüku başlı başına eylem. Başlı başına, tek başına yani bir ritüelin parçası eee değil rüku. Şimdi eee rüku ne demektir? Rüku kelimesi eee kadim Arapçada özellikle putlara tapmayan, sadece Allah'a tapan eee kişilere kişiler için kullanılırdı ve reka ilallah. Allah'a rüku etti. Yani putlara tapmadı. Sadece Allah'a itaat etti. eee diye kadim Arapçada kullanılır. Eee ben size yine Kur'an'dan başka bir ayet üzerinden de özellikle örnek vereyim. Eee Maide, Maide suresinde bir ayet var. Maide suresi 55. ayet. diyor ki Maide suresi 55. ayet. Innemiyullahu ve resulü. Sizin yakınınız, yol göstericiniz, müttefikiniz Allah ve onun elçisi. amenu ve iman edenler öyle iman edenler ki o iman edenlerim sal ve rüku ederek salatı ikame eden ve arınmanın bedelini veren müminler rüku halinde salatı ikame edip arınmanın bedelini yerine getiri geçiriyorlar. Tamam mı? Şimdi bu bu müminlerin vasfı bir de rüku etmeden salat edenler var. Rüku etmeden kimler onlar mesela? Evet. 58. ayet. Bak rüku etmeden salat edenler, rükuyla salat etmeyenler. 55'te rükuyla salat eden, zekat yerine getirenler vardı. 58'de bunun tam tersi anlatılıyor. Buradan rükuyu anlayabilirsiniz. Onlar ve iza nadeun il salati onlar onlara onlar salata seslenildiğinde hadi salata gelin diye seslenindiğinde huzuen ne yapıyorlar? Veiben oyun ve eğlence edinirler onu. Tamam mı? Şimdi bu nedir? Rüku etmemek. Nisa suresi 142. ayet. Ne diyordu? Onlar salata üşene üşene kalkarlar. Yani önemsemezler. Veya Tevbe suresi 54. İstemeyerek infak ederler. Salata çağrıldıkları zaman istemeyerek infak ederler. Anlatabiliyor muyum? Bu rüku halinde olmayan. Dolayısıyla rüku. Ben tekrar maide 55'e geleyim. Maide 55 ne diyordu? Rüku halinde salatı ikame edip arınmanın bedelini yerine getiren müminler. Yani rüku şudur. Yaptığınız her neyse salat mı? Salat. Ben namaz kılarak salat edeceğim diyen bir insan rüku halinde salat etmiyordur. Çünkü Allah'ın salat etmekten kastettiği o değildir. Mesela anlatabiliyor muyum? Bir şeyi Allah nasıl emrediyorsa o şekilde yapmak. O şekilde yaparken de az önce neydi? Salata çağrıldıklarında oyunu eğlenceye alıyorlardı. veya Maide 58'de veya Nisa 142'de ne diyordu? Üşene üşene kalkıyorlardı. Tevbe 54'te ne diyordu? İstemeyerek infak ediyorlardı. Bakın konuya eğilmiyorlardı. Rüku bir şeyi Allah'ın emrettiği şekilde yapmak ve o konuya özen göstermek, eğilmek demektir. Tamam mı? Yani eğer siz salatı ve zekatı Allah'ın emrettiği şekilde yerine getirirseniz bu rüku halinde eee salatı ikame edip eee arınmanın bedelini yerine getirmek olur. Eğer siz salatı ve zekatı içinde yaşadığınız toplumun inancına göre, sünniliğe göre, şiiliğe göre yerine getirirseniz bu ne olur? Rüku halinde olmaz. Ne yapmış olursunuz siz? Atalarınızı Rab ve ilah edinmiş olursunuz. Çünkü yaptığınız eylemde referansınız Allah değil atalarınız olur. Bu sefer ne olur? Referansınız din adına yaptığınız bir şeyde referansınız kimse ilahınız odur. Dolayısıyla siz ne yapmış olursunuz? Ortak koşmuş olursunuz. Rüku halinde yapmış olduğunuz zaman ne olur? İlahkta ve rablikte Allah'ı birlemiş olursunuz. İşte rüku yaptığın her işi Allah'ın istediği gibi istediği şekilde yaparak ve ona özen göstererek, ona eee eğilerek yani konuya eğilerek yaparsan ilahlıkta ve rablikte Allah'ı birlemiş olursun. Dolayısıyla da ne yapmış olursun? Rüku etmiş olursun. Rükunun anlamı da budur sevgili arkadaşlar. ve kesinlikle eee tek başına bir eylemdir. Bir ritüelin parçası kesinlikle değildir. Onu da onu da belirteyim. Bay takyesiz motorcu hoş geldin. Evet misafirliğimiz misafirliğe gittiğimizde bile ev sahibine secde etmeliyiz. Niyazi abi eyvallah. Yani bir şehrin kapılarından secde ederek girin ayetinden. Bu sonucu da eee çıkartabiliriz tabii ki. Turan abi eyvallah. Mescit Yüce Allah'ın yasalarının öğrenilip öğretildiği ve kabul edildiği yerdir. Eee matematik, fizik, kimya, biyoloji, bütün bilimlerde Allah'ın ayeti olduğu için eee bütün eğitim kurumları da mescittir diyebiliriz.
Evet. Zekat, sadaka ve zikir. Önce bir işlediğim konuları bir not edeyim de. Çünkü eee yayınlarımı YouTube kanalımda paylaşırken konuları altına açıklama bölümüne yazmak istiyorum ki videoyu izleyecek arkadaşlar bu canlı yayında hangi konular işlendiğini de bilsin. Eee, şimdi zekat, sadaka ve zikir eee konularını kısaca izah edeceğim. Eee, zekat arınmak demektir. Eee, arınmak yani nasıl arınmak? İki türlü arınmak aslında aynı kapıya çıkar. Fakat iki türlü arınmak demektir. Eee, zekat. Şimdi Leyl suresinde bir ayet var. zekatı anlamak için güzel bir ayet. Ekrana yansıtayım. Bakın diyor ki burada ytihuekka o ki malını verip ardı ardına arınır. Malını vererek arır veya bir de bunun neyi vardır? Mesela Bakara suresi 151. ayette şöyle bir ifade var. eee ve yüzekhim ifadesi var. Arındırmak. Bu arın buradaki arınmakta eee kasıt nedir? Şirkten ve küfürden, ahlaksızlıktan arınmak. Yani bir insan önce vahiyle bağ kurar. Tamam mı? Vahiyle bağ kurar ve bu vahiyle kurduğu bağ doğrultusunda ne yapar? batıl inançlarından, şirkten küfürden arınır. Tamam mı? Hanif bir imana sahip olur. Hanif bir imana sahip olur. Ne olmuş olur? şirkten ve küfürden arınmış olur. Bu arınmanın birinci boyutudur. İkinci boyutu da şimdi Kur'an'a baktığımız zaman zekat eee infak gibi şunlara verilir. Şunlara şunlara dağıtın diye bir ifade geçmez. Önce öncelikle bunu bilelim. Çünkü içinde yaşadığımız toplum gelenek zekatla infakı karıştırmaktadır. Şimdi zekat, öncelikle şunu belirteyim. Zekat kadın erkek ayırmaz, zengin fakir ayırmaz. zekat. Örnek örnek mesela Ahzap suresini göstereceğim. Ne diyor Ahzap suresinde? Nebinin eşlerine söylüyor. Bakın. Nebinin eşlerine ne diyor? Evlerinizde vakarlı olun. İlk cahiliye dönemi gösterişi gibi gösteriş yapmayın. Salatı ikame edin ve zekatı yerine getirin. Yani arınmanın bedelini yerine getirin. Allah'a ve elçisine itaat edin. Bakın ifadeyi görüyor musunuz? Nebiinin bütün eşleri, nebinin bütün eşleri zekatı yerine getirmek zorunda. Tamam. Buradan da biz ne anlıyoruz? Kadın, erkek, zengin, fakir ayırmaz. Tamam mı? Yani geleneksel inançta ne vardır zekatta? Eee, işte 80 gram altını olan verir, evin reisi verir gibi, eee, inanışlar vardır. 40 biri verilir gibi bir inanış var. Hiçbiri doğru değildir. Eee, zekat 80 gram altına olan değil. en fakiri bile vermek zorundadır. Eee, evin reisi falan vermez. Kadın, erkek hepsi vermek zorundadır. Eee, bu bir oranı da yoktur. Çünkü zekat sadece maddi değerlerden oluşan bir şey değildir. Zekat, zekat şudur. İmanınızın gereği olarak toplum yararına, birey yararına elinizden gelen bir şey diyelim salatı ikame etmek için elinizden gelen bir şeyi yapmaktır. Yani imanının vergisi diyebiliriz buna. imanın, imanın vergisi diye. Önce şöyle bir tane her zaman verdiğim somut bir örnek üzerinden örnek vereyim ben. Mesela bir okul yapılacak. Okul yapılacak. Şimdi eee parası olan, maddi gücü olan ne yapar? Bu okulun tuğlasını, demirini, çimentosunu, çimentosunu alır. Okul yapılacaksa. Fakat maddi gücü olmayan ne yapar? Demiri, çimentoyu, tuğlayı taşır. Bu onun zekatıdır. Çünkü nedir? Salatın ikamesi için bir bedel ödüyor. Bu bedel maddi olmak zorunda değil. Maddi gücü yok ama fizik gücü var veya bilgisi var veya sanatı var veya mesleği var. İşte bu salatın gerçekleştirilmesi için elinden geleni yapmaktır zekat. Böylece ne olur? O elinde elinizden geleni yaptığınız şeyden dolayı siz ne yaparsınız? Arınmış olursunuz. Dolayısıyla işin eee özeti olarak zekat arınmanın bedelini yerine getirmektir. Gerek maddi imkanlarla, maddi imkanları olmayan da bilgisiyle, fiziksel gücüyle, sanatıyla eee salatın gerçekleştirilmesi, ikame edilebilmesi için elinden ne geliyorsa o imkanla eee yerine getirilen bir emek emektir zekat. İnfak ise maddidir. İnfak maddidir. Maddi boyutudur infak. Mesela örnek verecek olursam, size verdiğimiz rızıktan infak edin. Der Kur'an size verdiğimiz rızıktan infak edin. Eee veya işte infak edilecek kimseleri sayar. İşte anne baba, yakınlık sahipleri, yol oğlu, yetimler, miskinler, ihtiyaç sahipleri diye. Eee mesela Bakara suresi 214. ayette 219. ayette eee kimleri verileceği yine Bakara suresini eee 265 275 ayetler arasında nasıl verileceği, incitmeden, başa kalkmadan eee verilmesi gerektiği, verilen yapılan infak eee böyle kenarda köşede kalmış çerçöp, senin bile kullanmadığın şeyleri infak olarak etmeyin gibi eee ifadeler geçer Kur'an'da. Dolayısıyla infak işin maddi boyutudur. Yani maddi olarak yaptığınız ihtiyaç sahiplerine, yaptığınız karşılıksız yardıma Kur'an infak der. sadakaya gelince sadaka eee sadaka kelimesini doğru anlamak için ben özellikle bir Tevbe suresine Tevbe suresini göstermek istiyorum. Yani Tevbe suresinde sadaka aslında bugün ödediğimiz vergiler sadakadır. Kur'an'da sadaka verin diye bir emir yoktur arkadaşlar. Sadaka nedir? sadaka yapmak zorunda olmayıp da yapmak zorunda olmayıp da Allah için Allah emretmediği halde hani bir yerde çalışıyorsunuz fakat patronunuzdan memnunsunuz. Fazla mesai yapıyorsunuz. Patronunuzun ihtiyacı var o gün ve siz fazla mesai yapıyorsunuz. bunun gibi yani Allah bunu size yapın diye emretmemiş. Eee fakat siz Allah'ın rızası için ne yapıyorsunuz? Bunu yapıyorsunuz. Bunu anlamak için ben size özellikle şey eee Bakara 280'e bakmanızı istiyorum. Bakara 280. Aslında şu an ben size Bakara 280'i göstersem ki Tevbe suresini sonra göstersem daha doğru olur. Konunun az önce yaptığım tanımı doğru anlamanız için ben Bakara 280 önce onu göstereyim. Sonra Tevbe suresine geleceğim. Evet. Bakara 280. Bak ne diyor? Bakara 280. Ve inretiniret il meysare ne demek? Eğer borçlu 200 eee 279 o ribadan bahseden pasajın devamında söylüyor. Zorluk sahibi ise kolaylığa kadar gözetmelidir. Ve eğer bilirseniz tasaddaku diyor bakın. ente yani sadaka verirseniz, sadaka yaparsanız hayrun leküm sizin için hayırlıdır. İn küntümem eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. Yani mevzu şu birinden alacağınız var ve alacağınız olan kişi size borcunu ödemekte zorlanıyor. Tamam mı? borcun. Siz eğer Allah diyor ki ona onu biraz gözetin. Ona biraz zaman tanıyın ama tasadduk ederseniz yani borcunuzdan vazgeçmek zorunda değilsiniz. Bakın Allah size borcunuzdan vazgeçin demiyor. Burada sadaka nedir? Allah bana borcumdan vazgeç demiyor ama ben şey alacağımdan vazgeç demiyor ama ben alacağımdan Allah rızası için vazgeçiyorum. Ben karşılığını rabbimden istiyorum derseniz ne olur bu? Tasadduk etmiş olursunuz. Yani Allah'ın emri değil. Alacağından vazgeç demiyor Allah. Ama Allah rızası için sen alacağından vazgeçersen ne yapmış olursun? eee, tasadduk etmiş olursun. Az önce bir şey söyledim. Ödediğimiz vergiler sadakadır diye. Şimdi ben o ayete gelmek istiyorum. Evet, Tevbe suresinde bir ayet göstermek istiyordum. Evet. Mesela Tevbe suresi 58. Ne diyor? Onlardan sadakalar hakkında sana dil uzatanlar vardır. Tamam mı? Sadakalar hakkında sana dil uzatan vardır. Onlara verirsen yani onlara verilirse sadakalar bakın toplanan vergiler onlara verilirse onlardan pay verilirse o toplanan vergilerden ne yaparlar? Radu razı olurlar. Ondan onlara hiçbir pay verilmezse ne yaparlar? O zaman da razı olmazlar. Yani hoşnutsuz olurlar. Şimdi şöyle düşünün. O zamanki sistemde Muhammed Aleyhisselam vergi topluyor. Tamam mı? Bu toplanan vergiyi de ne yapıyor? eee bir kısmını bütçede tutuyor, bir kısmını da dağıtıyor. İhtiyaç sahiplerine dağıtıyor. Ve bu dağılımda bazı kişiler var. Münafık gruplar var. O münafık gruplar ki Tevbe suresi 79. ayeti işaret etmişim. 79. ayeti açayım ben. Evet. Ne diyordu? İnanıp güvenenlerden, istekli davrananlara sadakalar hakkında imalı sözlerle çamur atanları ve ellerinden gelenin dışındakini bulamayanları, küçümseyenleri Allah da küçümseyecektir. Onlara can yakıcı bir azap vardır. Şimdi müminlerin içerisinde vergi vermek için istekli olanlar var. Tamam mı? Bir de bunlar hakkında durumları bozuk ama yine de eee vergi vermek istiyorlar, katkı sağlamak istiyorlar. Bunlara imanlı sözlerle çamur atan münafıklar. Tevbe suresi eee 79. ayetteki esas şimdi vurucu kısım kısma geleceğim. Bakın Tevbe suresi 60. ayet. Bakın ne diyor? Sadakalar. Sadakalar. in sadakat kimin içindir? Elfukara yoksullar için. Tamam. Vel mesakin ihtiyaç sahipleri için. Vel amiline aleyha üzerinde çalışan görevliler için. Yani bugün vergi memurları var ya vergi toplayan memurlar. Bakın sadakaların üzerinde çalışanlar var. Kim bunlar? Vergi memurları bu işte görevli olanlar. Tamam mı? Vel müellefetil kalpleri alıştırılanlar ve fir boyunduk altında olanlar. Yani bir borçlu borca batmış kurtulamıyor. Başına tefeci çökmüş mesela. Bu da bir boyunduruk altındadır. Onun kurtarılması lazım. Veya o zaman köleleştirilmiş olanlar var. Onları kölelikten kurtarmak. Tamam mı? Vel garimine fi sebilillah. Allah yolunda olanlar. Vebnes sebil yol oğlu. Yol oğlu ne demektir arkadaşlar? Yolda kalmış demektir. Yolun oğlu olmuş. Yani gidecek yeri yok. Evi yok. Yurdu yok. Barkı yok. Sokaklarda yaşıyor. Tamam mı? Vebn sebil o anlama gelir. Yolcu demek değildir. Yolda kalmış. Her yolcu ve sebil değildir. Çünkü yolda kalmış olan, sokakta kalmış olan demektir. Vebn sebil faridet minallah. Allah'tan bir gereklilik olarak. Anlatabildim mi? Tevbe suresi 60. ayette de açıkça görüldüğü gibi sadaka memurları olduğunu gördük. Yani toplanan vergiler şu şu şu şu şu şu kişilere dağıtılmalıdır diyor. Tövbe atmış. Ve tövbe 58 ne diyordu? O dağılım hakkında bazı münafıklar kendilerine verilenden hoşlanmadıkları için bu dağılım hakkında dil uzatıyorlardı. Dolayısıyla özet olarak zekat önce Kur'an'la bilinçlenerek şirkten küfürden arınmak. Sonra da bu yolda Allah için emek vererek günahlardan arılmak iki boyutu vardır. Maddi ve manevi olarak emek vermektir. Eee hem şirkten küfürden arılmak hem de maddi manevi emek vererek günahlardan arılmaktır. Zengin fakir kadın erkek ayırmaz. İnfak tamamen maddidir. Eee yani altın ve gümüşü infak geçer. Mesela Tevbe suresi 34. ayette altın ve gümüşü infak etmeyenler der mesela. Tamam mı? Maddi olarak yaptığınız karşılıksız yardıma infak denir. Sadaka ise vermek zorunda olmayıp da Kur'an'da sadaka verin diye bir emir yoktur. İnfak edin vardır. Zekatı yerine getirin vardır. Ama sadaka verin emri yok. Çünkü sadaka gönül rızasına dayanır. Yani şöyle söyleyeyim. Kur'an'a göre yönetilen bir sistem olsa vatandaştan zorla vergi alınmaz. Yani öyle söyleyeyim. Yani sadece Allah'ın rızasına yani fazla mesai diyoruz ya Allah rızası için fazla mesai yapmak. Allah emretmediği halde sırf Allah rızası için fazlasını yapmak anlamındadır. Eee dolayısıyla özellikle bugün ödediğimiz vergiler bu sadaka kapsamına girer. Tabii bizden zorla alıyorlar. O ayrı bir konu. Dolayısıyla zekat, sadaka ve infakın kısaca tanımı budur. Umarım faydalı olmuştur.
Hayırlı geceler Berkay kardeşim. Eyvallah Turan abi. Aynen katılıyorum. Azim abi teşekkür ediyorum. Raina demeyin huzurna deyin. Hadislere gerek yok. Raina bize riayet et. Raina. Evet. Raina arkadaşımız hadislere gitmeden rainayı izah eder misin dedi bana. Hadislere gitmeye ne gerek var ki? Yani ben hiçbir zaman hadislere gitmiyorum ki. Yani o ayeti de ekrana getireyim. Ey iman edenler rain demeyin unzurna deyin. Tabii. Evet. Ey inanıp güvenenler, la tekulu şunu demeyin. Ne raina? Bize riayet et ey elçi. Bize riayet et. Tamam mı? Bize riayet et demeyin. Tamam mı? Ve kulu unzurna. Bizi gözet deyin. Vesmeu ve kulak verin. Kime? Elçiye. Burada kim? Müminler kime diyor bunu? Müminlerin elçiye. Ey elçi, bize riayet edeceksin. Sakın demeyin diyor Allah. Ne diyor? Unzurna deyin. Yani bizi sen gözet deyin. Vesme ve kulak verin. Vel kafirine azabun elim. Gerçekleri örtenlere, kafirlere can yakıcı bir azap vardır. Bu ayetin doğru çevirisi budur. Yani bunun için hadise gitmeye ne gerek var ki? Ya eyyüellezine amenu ey inanıp güvenenler tekulu demeyin raina bize riayet edeceksin. Biz ne söylersek ona uyacaksın demeyin. Unzurna bize bizi gözet deyinme ve elçinin size söylediği şeylere kulak verin. Vel kafirin azabın. Çünkü gerçekleri örtenlere can yakıcı bir azap vardır. Elçiye itaat vardır Kur'an'da. Elçiye itaat etmeyen kafir olur. Fakat elçi nedir? Allah'ın sözünün sözünü bize ulaştırandır. Anlatabiliyor muyum? Allah'ın sözünü bize ulaştırandır elçi. Evet. Şimdi Yahudilerden bahsediyor. Nisa 46. ayette ne diyor orada? Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden, gerçek anlamlarından kaydırırlar ve din hakkında saldırganca dilleriyle eğip bükerek işittik ve isyan ettik. Kulak vermeden dinleyin. Bize riayet et derler. Onlar işittik ve itaat ettik. Kulak ver ve bizi gözet. Deselerdi kesinlikle onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu. Fakat gerçekleri örtmeleriyle Allah onları rahmetinden dışladı. Azı dışında inanıp güvenmezler. Bak Nisa 46 ile birlikte oku. Bakara 104'ü. Konuyu anlıyorsun zaten. Yani Yahudilerin işittik. eee işittik ve isyan ettik. Neye işittiler ve isyan ettiler? Allah'ın mesajına. Allah'ın mesajını getiren kimdi? Elçiydi. Ne yaptılar? Elçiye isyan ettiler. Ve elçiye ne dediler? Bize riayet et dediler. Boş ver. Boş ver sen Allah'ın ayetini. Sen gel bize riayet et dediler. İşittik ve itaat ettik. Bizi gözet deselerdi onlar için hayırlı ve daha sağlam olurdu." diyor. Dolayısıyla Bakara suresi 104. ayette ki söylenen elçiye bize riayet et demeyin. Çünkü bizim elçiye riayet etmemiz gerekiyor ve kulak vermemiz gerekiyor. Elçinin sadece biz de elçiden ne isteyebiliriz? Bizi gözetmesini isteyebiliriz. Yahudiler bunu yapmamış. Elçiye ne demişler? bize riayet edeceksin. Biz senin sözlerini işitiyoruz ama isyan ediyoruz demişlerdi. Bakara suresi 293. eee ayet ayet ona da bakılabilir. Dolayısıyla Bakara suresi 104. ayetin açılımı budur. Öyle hadise gitmeye de gerek yoktur. Nisa suresi 102. ayet hakkında YouTube kanalımda videom var. YouTube kanalımda eee oynatma listesi bölümünde salat bölümü var. salat bölümüne bakarsanız orada Nisa 102 hakkında videom vardır. Hud suresi 114. Şu ayetle ilgili de yine YouTube kanalımda oynatma listesi bölümünde orada salat bölümünde eee Hud suresi 114 hakkında da yayınım vardır.
Eyvallah takkesiz motorcu. Allah aklını kullanmayanları ahlaki kokuşmuşluğun içerisine bırakır. Almanya'da yaşıyorsan değerli abim marketlerden et alma hiçbir sakınca yoktur. Hiçbir sakınca yoktur. Yani bu konuyu detaylı nasıl anlatabilirim ki? Hiçbir sakınca yoktur. Yani sadece nedir? Eee, ben sağlıklı mı değil mi ona dikkat etmenizi öneririm. Bunun dışında siz Almanya'da bir marketten herhangi bir et ürününü almanızda hiçbir sakınca yoktur. Bu konuda rahat olun veya eee en ya bu konu detaylı bir konu da ben size bir tane ayet üzerinden göstereyim. Bir tane ayet üzerinden göstereyim. Evet. Ayeti de ekrana getiriyorum. Bugün size temiz yararlı olanlar helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir. Maide suresi 5. ayet. Yani olayın haram konusu şudur. Haram olan nedir? Allah'tan başkası adına tahsis edilip kesilen hayvanın eti haramdır. Ne yapıyorlardı o günlerde? Putlarına kurban adıyor hayvanı. Putlarının adına kesiyorlardı. Hayvanları putlarına adıyorlardı. Ben mesela Kurban Bayramında adam yazmış bana. Diyor ki bu Kurban bayramında peygamberimizin adına keseceğimiz kurbana ortak olmak ister misin? Adam beni şirkine ortak olmaya çağırıyor. Peygamber adına kurban kesilmez. Anlatabiliyor muyum? Ama siz Almanya'da hayvanları kesiyorlar, paketliyorlar. satıyorlar. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Burada haram yoktur. Anlatabiliyor muyum? Yani bir hayvanı keserken eee Allah'ı zikretmek demek onu keserken tekbir getirmek demek değildir. Yani zikir bir şeyi Allah'ın belirlediği kurallara göre yapmak demektir. Sen Allah'ın belirlediği kuralların dışına çıkmazsan yani keseceğin hayvanı başkasına, bir putuna, putlaştırdığın birine adamazsan o hayvanın boğazını nasıl kesiyorsan kes. Hayvana acı çektirmeden kes. Yani burada haram yoktur. Dolayısıyla eee Almanya'da istediğin şekilde etini alıp yiyebilirsin yani.
Evet. Yeah. Eyvallah. Salatı ikame etmek neden zordur? Çünkü salatı ikame etmek niye zordur? Çünkü ben her zaman söylediğim bir şey var. Salat eşittir din diyorum. salat vahiyle bağ kurmak ve vahiyle kurduğun bağ doğrultusunda vahyin sana yüklediği yükümlülüklerin altına girmek, ona omuz vermek zordur tabii. Yani örnek doğru anlamanız için ben bir örnek vermek istiyorum. Niye zordur? Niye zordur? Hud suresi 87 ve 88 niye zordur? Ben diyorum ya vahyin yüklediği sorumluluk yani din eşittir salat gibi bir şey. Salat öyle bir şey. Salatın varsa Allah'ın dinine mensupsun. Salatın yoksa Allah'ın dinine mensup değilsin. Şimdi ne diyor Şuayb'e ataları? Ne diyor? Ey Şuay! Atalarımızın kulluk ettiği şeyleri bak atalarına kulluktan vazgeçeceksin. Mallarımızı gerekli gördüğümüz şekilde yapmamızı terk etmeyi sana salatın mı emrediyor? Bak salat neyi emrediyormuş? Atalarına kulluk etmekten men ediyormuş seni. Yani ne yapıyormuşsun? Sen tamamen dinini Allah'ın kitabına göre yaşamak zorundaymışsın. Bak salatı gördün mü? Dinin tamamı yani. Tamam mı? Ve malını istediğin gibi, gerekli gördüğün gibi kullanmayı da engelliyor. Hud suresi 87. Ve devamında ne diyor Şuayb? diyor ki bak Şuayeb'in salatı atalara kulluk etmekten men ediyor ve malını istediğin gibi harcamaktan men ediyor. Tamam mı? Ondan sonra ne oluyor? Ey halkım 88 devam ediyor. Öyle 87 de bitmiyor. Yani ey halkım dikkat ettiniz mi? Şayet Rabbimden apaçık bir kanıt üzerinde isem ve beni ondan iyi bir rızıkla rızıklandırmışsa sizi engellediğim o şeylerden dolayı sizinle muhalefet etmek istemiyorum. Engellediği neydi? Atalara kulluk etmek ve malını istediğin gibi harcamak. Ne demektir malını istediğin gibi harcamaktan men etmek? Yani senin paran var ya senin o paranda bu durumun müsaitse ihtiyaç sahibin hakkı var. Enam suresi 141 ne diyor? Hasat ettiğiniz zaman yani gelir elde ettiğiniz zaman net kazancınız elinize geçtiği zaman ihtiyaç sahiplerin hakkını ayırın diyor. İşte Zariyat 19'da var. Yine Tegabun suresinin 20 küsürde var. Onlar mallarında belli bir pay vardır de der ya. Heh. Malını istediğin gibi kullandırmıyor. Diyor ki sana ihtiyaç sahibinin hakkını ayıracaksın. İşte atalara kulluk etmeyeceksin. Malını istediğin gibi harcamayacaksın. Engellediği şeyler onlar. Ve devamında ne diyor? Gücümün yettiği kadar düzeltmekten başka bir şey de istemiyorum. Tamam mı? Düzeltmek. Yani salat bir düzeltici bir eylem. Islah edici bir eylem. Eylem salat. Dolayısıyla salat zordur. Çünkü salat neredeyse dinin dinin bütününü dinin bütününü kaplar. Y dinin bütününü kaplaması açısından eee dinin bütünlüğünü kaplaması açısından ben daha vurucu bir ayet de gösterebilirim. Yani dinin bütününü kapsaması açısından daha vurucu bir ayet. Bakın Maun suresine de bakabilirsiniz. Bak o dini, din hakkında yalana sarılana dikkat ettin mi? O dini yalanlayana dikkat ettin mi diyor. Tamam mı? Kimmiş o? Feelil musallin? Bak salatı olmayan dini yalanlamaktan bahsediyor. Bak salatın varsa dinin var. Salatın yoksa Allah'ın dinine mensup değilsin. Yani şimdi eee Tevbe suresi 11. ayet. Tevbe suresi 11. ayet. Ne diyor? Kimden bahsediyor? Tevbe suresi 11. ayet. müşriklerden bahsediyor. Azgın müşriklerden. Tamam mı? Azgın. Nasıl azgın? Muhammed Aleyhisselam'la anlaşma yapmışlar. Bu anlaşmaya sadık kalmamışlar. Saldırganlık yapmışlar. Azılı bir müşrik grup ne diyor? Onlar tövbe ederlerse ve salat ve zekat salatı ikame eder. Arınmanın bedelini yerine getirirlerse sizin dinde kardeşinizdir diyor. Bakın azılı müşrik grup salatı ikame eder, zekatı yerine getirirse, arınmanın bedelini yerine getirirse benim dinde kardeşim oluyor. Yani bu ayet salatın dinle eşit tuttuğunu bu ayetten daha iyi bir ayet anlatamaz herhalde. Yani çünkü siz buna geleneğin tanımladığı gibi 40 bir zekat vermek ve namaz kılmak derseniz bir insan azılı müşrik namaz kılıp da 40 bir zekat vermeyle benim dinde kardeşim olamaz. Dolayısıyla salatı ikame etmek din ile eşittir. Dolayısıyla nedir? Salat ikame etmek. O yüzden zordur ki fesalli li rabbike venhar der. Fesalli lira rabbike venhar. Keevser suresine. Rabbin için salat et ve zorlukları göğüsle. Veya Lokman 17. ayet olması lazım. Ne diyor? Diyor ki, "Ey oğulcuğum, salat-ı ikame et. Çünkü bu kararlılık gerektiren bir şeydir." diyor. Yani Evet. Evet. Salatı ikame etmek bu yüzden zordur. Eee, kurban mevzusuna takkesiz motorcu kardeşim. kurban mevzusuna değin de diyor bana. Arkadaşlar öncelikle şunu söyleyeyim. Ben bugün geleneğin kutladığı Kurban Bayramı diye bir bayram yoktur. Onu söyleyeyim yani. Dinlendim serisi abiciğim hoş geldin. Teşekkür ediyorum. Öncelikle şunu belirteyim. Ben eee bugün geleneğin kutladığı Kurban Bayramı diye bir bayram yoktur. Niye? Niye uydurmuş gelenek bunu? Kurban Bayramını en karlı geçiren kimler olduğunu görürseniz o zaman görürsünüz. Yani bu işin rantı. Kurbanlarda deri toplayanların, et toplayanların kimler olduğuna bakın. Bu işten en karlı kimlerin çıktığına bakın. Onların ataları uydurmuştur bu kurban bayramını. Tamam mı? Kur'an'da bugün geleneğin kutladığı anlamda bir kurban geçmez. Geçmez. Yani yani bugün geleneğin eee kutladığı hani diyorlar ya kurban kesmek. Kurban kesmek diye bir kelime Kur'an'da yok. Geleneğin kurban kelimesi var. Tamam mı? Kurban kelimesi var. Ama kurban kesmek geleneğin her sene yaptığı o dört gün bayramı olarak kutladığı kurban kesmek yok. Tamam mı? Kur'an'da ne var mesela? Ben size örnek vereyim. Alak suresi 19. ayet. Bakın Alak
Suresi 19. ayet. Ekrana getireyim. Ne diyor? Vescudarip. Bak kurban mı istiyorsun? Al sana kurban. Allah'ın otoritesine boyun ey ve yakınlaştırıl. Kurban yakınlık değil mi? Allah'a yakınlık değil mi? Bak Allah'a yakın olmak için hayvan kesmene gerek yok. Ne diyor burada? Allah'ın otoritesine boyun ey. Tamam mı?
Şimdi kurban biz Allah'a nasıl yakın olabiliriz? Mevzu o değil mi? Yani kurban Allah'a yakınlık değil mi? He şimdi ben sayacağım size aklıma geldikçe ben size Kur'an'dan ayetleri sayacağım. Allah'a yakın olmak için hayvan kesmek gerekmediğini, Allah'ın böyle bir emrinin olmadığını, bu işi sadece ruhban sınıfı et toplamak, deri toplamakla rant sağladığı için onların atalarının uydurduğu bir şeydir. Bakın Allah'ın otoritesine, ayetlerine boyun eğersen kurban olur bu. Yani Allah'a yaklaşmış olursun.
Şimdi başka aklıma geldikçe nerede vardı? Bir de Sebe suresinde vardı. Sebe 307'ydi galiba. Sebe 37. Evet. Ne diyor sebebi 37? İnanıp güvenen ve düzeltici işler yapan kimse dışında ne mallarınız ne de evlatlarınız sizi katımıza yaklaştıran yakınlık vesilesi değildir. Bakın neymiş Allah'a bizi yaklaştıran? İman etmek ve salih amel işlemek. Bak, iman etmek ve salih amel işlemek. Sebet suresi 37. ayete göre ne yapıyormuş? Bizi Allah'a yaklaştırıyormuş. Evet. Bizi Allah'a yaklaştırıyormuş.
Başka bir ayete geliyorum. Başka bir ayet. Ne diyor? Ey inanıp güvenenler Maide 35. Başarıya ulaşmanız için Allah'ın sınırlarına uyup korunun. Ona doğru yakınlık için vesile arayın ve onun yolunda var gücünüzle mücadele edin. Ne demekmiş? Allah'ın sınırlarına uyun ve onun yolunda elinizden geleni yapın. Alın size bir tane daha kurban. Allah'a yakınlık vesilesi yani bir tane daha kurban. Anlatabildim mi? Evet.
Başka ne var? Başka? Alın size bir tane daha yakınlık vesilesi nedir? Ve Araplardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen ve infak ettiğini Allah katında yakınlar ve elçinin destekleri edinen kimseler vardır. İyi bilin ki onlara yakınlıktır. Allah onları rahmetine dahil edecektir. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. Neymiş? Allah için infak etmek yakınlık vesilesiymiş. Evet. TB99 Allah yolunda infak etmek yakınlık vesilesiymiş.
Başka nerede var? Aklıma geldikçe bir defa hatırda olacaktı. Fatır 10 muydu? Az önce ne demiştik? Sebe 37'de salih amel demiştik, değil mi? Fatih ol ne diyor? Kim üstünlük istiyorsa üstünlüğün tamamı Allah'a aittir. Temiz kelam, temiz ilke, iman ona doğru yükselir. Onu yükselten de salih ameldir. Görüyor musunuz? Salih amel. Salih amel nedir? Allah'a yakınlık vesilesidir. Evet. Şirksiz bir iman mesela. Şirksiz bir iman Allah'a yakınlık vesilesidir. Evet. Bakın şirksiz bir iman Allah'a yakınlık vesilesidir. De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Bana vahyediliyor ki gerçekten ilahınız ancak tek bir ilahtır. Kim rabbime rabbine kavuşmayı bekliyorsa düzeltici iş yapsın ve rabbine kullukta hiçbir şey ona ortak koşmaz. Alın size yakınlık." Rabbinizle kavuşmak istiyorsanız, ona yakın olmak istiyorsanız ne yapacaksınız? İman edip salih amel işleyeceksiniz. Ve rabbinize kullukta ne yapmayacaksınız? Hiçbir şey ona ortak koşmayacaksınız.
Başka bir ayet. Başka bir ayet. Hatta daha vurucu bir ayet aslında. Daha vurucu bir ayet. Neredeydi? Hac suresindeydi. Evet. Maide 35'te ne demiştik? Allah'ın sınırlarına uymak yakınlık vesilesi demiştik. Ona atıf yapan bir ayet daha var. Evet. Hayvan kesmek Allah'a ulaşmıyor. Bakın. Yani Allah, hayvan kesmek Allah'a yakınlık vesilesi değil. Size ayetini gösteriyor. Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Bakın hacı da kurban kesiliyor. Yani hayvan kesiliyor daha doğrusu. Niçin hayvan kesiliyor? Hacca gelenleri doyurmak için. Yani orada tarım olmadığı için, orada hayvan olduğu için, oraya gelenleri doyurmak için ne yapılıyor? hayvan kesiliyor. Başka bir alternatif yok çünkü. Ama ne diyor Allah? Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Peki Allah'a ulaşan ne? Vahyin sınırlarına uyup korunmanız ona ulaşır. Neymiş Allah'a ulaşan? Bizi Allah'a yaklaştıran neymiş? Takvaş. Allah'ın sınırlarına göre yaşamakmış kurban. Dolayısıyla görüyoruz ki eee bugün geleneğin kutladığı hayvan kesmek diye bir kurban yoktur. Tamam mı? Yani hatta Ali Şeriat'nin bir sözü var. Ali Şeriati diyor ki ona selam olsun. Eee, hayvan kesipli diyor. Etini dolabına istiflemek kurban değil, kasaplıktır. Kasaplıkç. Kasaplar o işi yapar yani. Hayvan keserler. Anlatabiliyor muyum? Bugün bakıyoruz kurban bayramlarına hayvanı kesiyorlar. Herkes eti dolabına stokluyor ve kurban yaptığını zannediyor. Yaptığı kurban falan değil. Kasaplıktır. Yani eğer o hayvanı kestin, etini de ihtiyaç sahiplerine dağıtırsan eyvallah derim. Ben sünniyken yani sünniyken eee hayatımda iki kez bu organizasyona iştirak ettim. İkisinde de 1 kilogram bile eti kendime almadım. Hepsini dağıttım. Bak, Sünni kafaya sahipken, o akla, o inanca sahipken bile yani daha henüz iman etmemişken, Kur'an'a teslim olmamışken o zamanki aklımla bile o organizasyona katıldığım organizasyonda etlerin hepsini, tamamını ben ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştım. Yani dolayısıyla bizi kurban Allah'a yaklaştırıcı vesileler anlamına gelir. Hayvan kesmekle de bir ilgisi yoktur. Takkisiz motorcu abiye de bunu izah etmiş olalım. Evet, arkadaşımız Araf 157'yi sormuş. Ona bakalım. Araf 157. Ben biliyorum ayetin metnini de ekrana getirmek için. Böyle insanlar da baksınlar. Evet. Araf 157 ne diyor? Araf 157 şunu söylüyor. Onlar kiine ümmi ümmi bir nebi olan elçiye tabi olurlar. Tamam mı? Yani Muhammed Aleyhisselam ümmi bir nebi olan elçiyi ona uyarılar. Ellezi o elçi ki ne yaparmış? O elçi Tevrat ve İncil'de yazılı bulunan ümmi bir nebi olan elçi evet Tevrat ve İncil'de yazılı bulunan ümmi bir nebi olan elçiye uyarlar ki burada Saf suresi 6. ayeti de gönderme var. Yani Saf suresi 6. ayet. O ümmi bir nebi olan resul ne yaparmış? Onlara herkesçe kabul edilen ortak iyi olan şeyleri emreder. Herkesçe kabul edilen ortak kötülerden engeller. Yani emri bil maruf nehyi anil münker yapar. İyiliği emretmek, kötülükten engellemek. Tamam mı? Onlara temiz olanı, helal pis olanı haram kılar. Maide suresi 4. ayette ayete gönderme. Maide suresi 4. ayete gönderme var. Orada ne diyor? Onlara temiz olanı helal, pis olanı haram kılar. onlardan ısrı kaldırır. Isır ne aslında burada anlaşılmayan ve yanlış anlaşılan bir konu. Isır. Isır şu demektir. Ali İmran suresi 81. ayet. Hatta geçen yayında bu konuda bahsettik. Isır şudur. Ali İmran 81'de ne diyordu? Biz nebilerden şöyle bir söz aldık. Ben size kitap, hüküm ve nebilik veririm de elinizin altındakini tasdik eden bir resul geldiğinde ona iman edecek. Onu destekleyeceksiniz. Isır yükü bu. Yani şöyle düşünün. Bugün peygamberliğin bitmediğini düşünün. Tamam mı? Bitmedi. Daha peygamberlik devam ediyor. Allah bir peygamber gönderebilir diyelim. Bizim elimizin altında ne var şu an? Kur'an var. Tamam mı? Kur'an var. Nebi Muhammed var. Bir peygamber bir kitapla geldi. Allah'ın kitabı, Allah'ın nebisi elinde kitapla geldiğinde ne yapmamız gerekiyor? O kitap da bizim elimizdekini, Kur'an'ı tasdik ediyor. Tamam mı? Ne yapmamız gerekiyor? Biz ona iman edip onu desteklememiz gerekiyor. Anlatabiliyor mu? Isır yükü bu. Fakat Araf 157 ne diyor? Onlardan ısrı kaldırdık. Bakara 286'da ne diyorduk biz? Rabben ve aleyna istebrina. Bizden öncekilere yüklenen bu ısır yükünü bize yükleme diyoruz. Bakın Bakara 286. ayette. Bu ayet aslında bakıyoruz burada ne diyor? Onlardan ısrı ve üzerlerinde olan zincirleri kaldırır. Muhammed Aleyhisselam'la ısır yükü kalktı. Niye kalktı? Çünkü Muhammed Aleyhisselam son nebi. Kur'an son kitap. Başka gelmeyecek kitap. Nebi gelmeyecek demek bir daha kitap gelmeyecek demektir. Dolayısıyla bir daha bizim iman edip de desteklememiz gereken bir elçi, bir kitap veya bir nebi gelmeyecek demektir. Tamam mı? Muhammed Aleyhisselam bu ısır yükünü Ali İmran Ali İmran 81. ayetteki yükü ne yapmıştır? Kalkmıştır Muhammed Aleyhisselam'la birlikte. Çünkü bir daha nebi ve kitap gelmeyecek olduğu için bizim başka bir kitapla gelecek bir nebiyi desteklememize de gerek kalmayacaktır. Evet. Ona inanıp güvenen, onu kuvvetlendiren. Burada gönderme yaptığım ayet Fetih suresi 9. ayet. Fetih 89. Tamam mı? Ona inanıp güvenen, onu kuvvetlendiren, ona yardım eden ve onunla birlikte inen nura uyanlar. Tegabun 8. ayete gönderme var. Başarıya ulaşacak olanlar onlardır. Evet. Ali İmran 157. ayet ne diyor? bunu söylüyor. Yani bağlam ayetleri ile birlikte eee izah etmeye çalıştım.
He Muhammed Aleyhisselam helal haram koyabilir mi? Şimdi resul ve nebinin ne olduğunu bilmek lazım. Resul ve nebinin ne olduğunu bilmezsek mevzuyu anlayamayız. Şimdi şöyle düşünün. Kırmızı ışıkta durma veya kırmızı ışıkta durma yasasını polis mi koymuştur yoksa devlet mi koymuştur? Kırmızı ışıkta durma yasasını devlet koymuştur. Polis nedir? Bunu uygular. Polis bunun uygulayıcısıdır. Polis sen kırmızı ışıkta geçtin diye sana ceza yazar. Ama neye göre yazar? Devletin kanununa göre yazar. Hakim bir davada karar verirken kendi kafasından karar vermiyor. Yasalara, devletin çıkardığı yasalara göre karar veriyor. Tamam mı? Şimdi çünkü bir polis, bir hakim, bir savcı devletin elçisidir. Devletin resulüdür. Devletin ona belirlediği kurallar çerçevesinde devletin yasalarına göre hareket etmek zorundadır. Tamam mı? Muhammed Aleyhisselam kimin elçisidir? Allah'ın elçisidir Muhammed Aleyhisselam. Muhammed Aleyhisselam Allah'ın elçisidir. Şimdi Muhammed Aleyhisselam helali haramı nasıl belirler? Ben bu konuyu iyi anlamanız için bir ayet vereceğim. Evet. Bak ekrana getiriyorum ayeti. Ne diyor? De ki: "Bana vahyedilen içerisinde yiğenin onu yediği ölü olması veya kıtılmış kan veya domuz eti ki şüphesiz o ahlaki kokuşmuşluktur veya onunla Allah'tan başkası için tahsiz edildiğinden yoldan çıkıştır. Haram kılmış bir şey bulamıyorum." Demek ki bana vahyedilenler içerisinde diyor. Bakın demek ki ne anlıyoruz biz buradan? Bir şeyin helal veya haram olması Allah'ın vahyetmesiyle eee gerçekleşen bir şey. Nebi kendi başına haram kılamaz. Resul Resul kılar haramı. Fakat resulün haram kılması ne demektir? Nebi kendi kafasına göre, kendi iradesiyle bir şey yapabilir. Ama resul ağzından ayet çıkan Muhammed'tir. Nebi yiyen, içen çarşı pazar gezen, kendisi konuşan. Fakat resul Muhammed Aleyhisselam ağzından ayet çıkarken resuldür. Bunun dışında nebidir mesela. Anlatabiliyor muyum? Dolayısıyla resulün haram kılması ne demektir? Allah'tan aldığı vahiyle haram kılması demektir. Bakın nebi Muhammed ne diyor burada? Tahrim 1de ey nebi bak burada nebi geçiyor. Nebi geçiyor. Eşlerin rızasını arayarak Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin haram kılıyorsun? Allah bağışlayandır, merhamet edendir. Görüyor musun? Bak nebi kendi kafasına göre helal haram belirleyemiyor. Kendi kafasına göre nebi helal haram belirleyemez. Resul belirler. Resulün helal haram belirlemesi ne demek? Allah'ın helali, haramı belirleyip de elçiye göndermesi, elçinin de bunu bize, Allah'ın haram ettiği şeyi bize bildirmesidir. Elçinin haram mevzusu budur. Yani Muhammed Aleyhisselam kendi kafasına göre helal haram belirleyemez. Evet. Evet. Şener abi maalesef katılıyorum. Aynen. Evet Tarık abi [kahkaha] hoş geldin. Tarık abi sensin güzel insan. İzmir'e bizden de selamlar, sevgiler, muhabbetler abi. Allah razı olsun. Evet. Evet, Almanya'ya bizden de selam. Sevgili kardeşim, aklı örten şeylerle ilgili geçen yayında konuştum. Konuyu konuşmak çok istemiyorum. Yani ben istiyorum ki her yayında farklı farklı şeyler konuşayım. Eee, geçtiğimiz canlı yayında bunu detaylı olarak anlattım ben. Hollanda'ya bizden de selam. Gökhan kardeşim benim sitemde Maide 93'ü oku. Gökhan kardeşim. Ben bu konudan bahsettiğimde birçok insan sünnilikten kurtulamadığı için hala bazı putları kıramadığı için ben o kadar delil sunup izah etmeme çalışmama rağmen yine beni anlamadılar. Yine saçma sapan hakaretlerde bulundular. O yüzden ben anlaşılamadığım için ben bu konuya değinmiyorum pek. Tamam mı? Açık söyleyeyim. Bak ben bu konuya çok değinmiyorum ama ben sana Maide 93. ayeti okuyayım. Tamam mı? Maide 93. Ekrana da vereyim. Tamam mı? İnanıp güvenenler, düzeltici işler yapanlar ve Allah'ın sınırlarına uyup korunanlar, inanıp güvendikleri ve düzeltici işler yaptıklarında, Allah'ın sınırlarına uyduklarında, tamam mı? Ve iyileştirdiklerinde, iyi şeyler yaptıklarında, yiyip içtikleri şeyler için onlara bir günah yoktur. Allah'ın sınırlarını aşmadıysan, iyileştirdiysen, iman ettiysen, salih amel işlediysen, kimseye bir zararın olmadıysa, seni salattan alıkoymadıysa, aranıza kin ve düşmanlık ekmediyse, seni kötü şeyler yapmaya meyl ettirmediyse, sana kötü bir şey yaptırmadıysa, senin imanında, salih amelinde, iyileştirmende, Allah'ın sınırlarını açmama konusunda sana bir zararı olmamışsa Allah diyor ki yiyip bunlardan yiyip içtiklerinden dolayı onlara bir günah yoktur diyor. Anlatabiliyor muyum? Ayet bunu söylüyor. Ama geleneksel çevirilere bakarsanız daha önce tattıklarından bir günah yoktur diye çeviri yapıyorlar. Ayette daha önce diye bir kelime yok. Anlatabiliyor muyum? Daha önce diye bir kelime yok ayette. Yani kelime kelime gidelim. Yok yani daha önce diye bir kelime yok. Dolayısıyla ben içmemenizi tavsiye ediyorum. Allah diyor ki uzak durun. uzak duruyorsunuz değil mi diyor. Salattan alıkoyar aranızdaki kim ve düşmanlık eee eker. Sizi Allah'ın sınırlarından uzaklaşmanıza sebep olur diyor. Ama bütün bunları yapmıyorsa imanında, salih amelinde, iyileştirmende, Allah'ın sınırlarına uymanda bir sıkıntı yoksa bunlardan yiyip içmenden dolayı bir sakınca yoktur." diyor. Evet. İngiltere'ye bizden de selam. H h hm hm. Hakkı Yılmaz'ın meali candır. Kesinlikle Hakkı Yılmaz'ın mealini tavsiye ediyorum. Adana'ya bizden de selam. Şeytan işi pislik diyor. Doğru. Şeytan işi pislik diyor. İlim öğrendim ve son iki yıldır dünya hayatı, para, mülk çok boş geliyor nedense. Bana sadece Allah diye kalbim öyle atıyor. Dünya için çalışmıyorum. Bu sıkıntı olur mu? Hayır, bir sıkıntı olmaz. Ben bu konuda Kasas suresi 77. ayeti tavsiye ediyorum. Kasas suresi 77. Yani ben Kur'an'ın en böyle bercesli ayet mi derler, ne derler? Öyle bir ayet. Ben böyle olmayı tavsiye ediyorum. Ne diyor? Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Yani hem ahiret için çalış diyor ama dünyadaki nasibini de unutma diyor. Tamam mı? Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuk arama. Allah bozguncuları sevmez. Ne kadar güzel bir ayet değil mi? Ne kadar güzel bir ayet. Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Yani hem ahiret için çalış. Dünyadan da nasibini unutma. Dünya içinde çalış. Tamam mı? Dünya içinde çalış. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de insanlara iyilik yap. Bozgunculuk yapma. Allah bozguncuları sevmez. Ne kadar güzel bir ayet. Yani şu an çeviri yaptığım meal benim meal. Çeviri yaptığım meal benim meal. Kendi sitemden yapıyorum çeviri. Daha tamamlamadım ama benim işimi görüyor yani şu an. Kasas 77. Evet. Kasas 77. ayet. Yani gerçekten dinin özü böyle. İslam nedir? Ne yapmam gerekiyor diye soranlara Kasas 77'yi söyleyebilirsiniz. Ya yani bazı ayetler vardır ki mesela Beyine suresi 5. ayet bana İslam nedir diye sorsanız Beyine suresi 5 derim. Şey, Beyine suresi 5 derim mesela veya asır suresini okuyun derim mesela. Asır suresi ya dinin özü. Asır suresi. Kasas 77 mesela. Allah benden ne istiyor? Bak Allah senden şunu istiyor. İşte Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasibini unutma. Allah sana iyilik yaptığı gibi iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuk yapma. Bu kadar. Asır suresi ne diyordu? İnsanlık kayıptır diyordu. Tamam mı? İnsanlık kayıptır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, hakikati, doğruyu, güzeli tavsiye edenler, bilimi. Bilim nedir? doğrudur. Doğru olanı tavsiye edenler hakikati ve dirençli olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır diyor. Yani dolayısıyla eee hem dünya için hem ahiret için çalışmanı tavsiye ederim sevgili kardeşim. Beyine suresi benim meali okuyalım. Okuyalım. Onu da yazayım. Beyine suresi benim meal. Daha beyyine suresini düzenlemedim ama bakayım. Allah ve ma umiru onlara sadece şu emredildi diyor. Tamam mı? Onlara bize emredilen sadece bu diyor. Bak Allah ve ma umiru illa ancak size şu emredildi. Neye emretmiş? Bütün şirk unsurlarından arınmış olarak. Yani hanif olarak Allah ne emrettiyse o baba. Yusuf kardeşim eyvallah. Teşekkür ediyorum. Yani hanif olarak ne demek? Allah'a şirk koşmayarak, bütün batıl olan her şeyden yönünü yüz çevirerek, yönünü Allah'a sabitleyerek, Allah'ın kitabına sabitleyerek dini ona halis kılanlar olarak böylece ne yapmış oluyorsun? Allah'a kulluk etmiş oluyorsun. Yani ne demek? Beyine 5ş diyor ki Allah'tan başkasına kul olma. Tamam mı? Salatı ikame et. Arınmanın bedelini yerine getir. Bu ve mairu illa liyaudullah. Bakın ve mairu illudullahe. Sadece Allah'a kulluk etmeleri muhlisen lehfa. Hanif olarak dini Allah'a halis kılanlar olarak Allah'a kulluk. Tamam mı? Birinci madde bu. Allah'a kulluk etmek. Birinci madde şirk koşmadan Allah'a kulluk etmek. Dini sadece Allah'ın kitabından ibaret kabul ederek Allah'a kulluk etmek. Birinci madde bizden istenen. İkinci madde ve yukim salat. Salatı ikame etmek. Ne demek salatı ikame etmek? Vahiyle bağ kurarak bu vahiyle kurduğumuz bağın doğrultusunda o vahyin bize yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek. Tamam mı? Vahyin yüklediği yükümlülükler. Özellikle nedir bu yükümlülükler? Eğitim, öğretim ve sosyal dayanışma. Özellikle yani cehaleti ve yoksulluğu ortadan kaldırmak. Özellikle kurumsallaşmak, kurumlar oluşturmak. Yunus 87. ayet. Ayeti yanına koyduğum zaman bu çıkıyor. Çünkü Yunus 87. Bak salatı ikame etmek ve zekat ve arınmanın bedelini yerine getirmek. Maddi manevi bu yolda emek sarf etmek. Tamam. Bugün konuştuk zekatı. Maddi manevi bu yolda emek sarf etmek. Zekatı yerine getirmenin anlamı da buike dinayim. İşte ayakta tutan, insanlığı ayakta tutacak olan ilkeler bütünü din budur. Beyine suresi 5. ayet. 1inci madde Allah'tan başkasına kul olma. İkinci madde salat-ı ikame. 3üncü madde de bu yolda emek verme. Salat konusunda emek, maddi manevi gayret, emek ortaya koymak. Ve yine suresi 5. ayetin dediği de budur. Ya burada namaz kılacaksın, aç kalacaksın, şunu bunu yapacaksın yazmıyor yani. Evet. Cin 8 9. ayet ne diyor abi? Cin 89. ayet şunu söylüyor. Hani o yıldızların hareketlerinden tarotlar, marotlar, astrolojiler bunlara bakarak gelecekten haber verenler var ya abi. He bu Muhammed Aleyhisselam zamanında da varmış böyleler. Kurulurlarmış. Yıldızların hareketleri yok. Ayın, güneşin, bilmem neyin yani astroloji dedikleri şeyi yapıyorlar. Cin suresi 89. onların yalancı olduğunu söylüyor. Abi benim meal ne zaman biter? Benim meal yani şu an sitemi kullanıyorum. Eee, güncelleme yaptım. Biraz karışıklık var. O karışıklıkları düzeltiyorum. Ondan sonra ikinci 2 ikinci tur var. İkinci turda eee daha çok yapacağım ikinci turda yapacağım şu ayetlerin altına daha detaylı dipnotlar yazacağım ve o ayetin başka ayetlerle olan bağlantılarını biraz daha detaylı yazacağım. Yani birkaç ay sürer. Y bir yıl sürmez diye tahmin ediyorum ama birkaç ay sürer. Yani benim mealim. Cennetten çıkış var mı? Şey cehennemden çıkış. Cehennemden çıkış var mı diye bir soru geldi. Hemen onu cevaplayayım. ayeti ekrana getirerek cevaplayayım. Ben konuşmayayım. Kur'an konuşsun. Evet. Bakara suresi 80. ayet. Ve sayılı günler dışında ateş bize asla temas etmez." dediler. Yani biz cehenneme gireriz biraz yanıp çıkarız dediler. Bak önceden de demişler. Tamam mı? De ki Allah katında bir verilmiş bir söz mü edindiniz? Allah verdiği sözü asla değiştirmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? Tamam mı? Allah böyle bir şey demediğini söylüyor. Yani cehenneme girersiniz de biraz yanıp çıkarsınız diye bir şey söylemediğini söylüyor Allah. Bilakis diyor. Bilakis. Bilakis. Kim bir kötülük kazanırsa ve hataları onu kuşatırsa işte onlar orada kalıcı olarak ateşin arkadaşlarıdır. Evet. Yani bu ayetin benzeşeni nerede var? Ali İmran 24'te var. Sayılı günler dışında ateş bize asla temas etmez demişler. Ne diyor Allah onlar için? uydurmakta oldukları şeyler onları dinlerinde aldatmıştır. Yani bu inanca sahip olanların dinleri onları aldatıyor. Allah'ın dininde böyle bir şey yok yani. Evet. Benim kitaplaşması bilmiyorum şartlara, durumlara göre değişir ama bir yıl sürer yani benim mealin kitap haline gelmesi. Büyü var mıdır? Büyü yoktur. İnanmayın. Büyü size bir zarar veremez. Ama bir şeye inandığın zaman olmasa bile kendin yaratıyorsun. Kendi kendine zarar veriyorsun. Yani büyüye inanmayın arkadaşlar. Ben inanmıyorum. Ben kimsenin beni büyülediği de yok. Eee bana büyünün zarar verdiği de yok yani. Tamam mı? Ama bazı şeylere inandığınız zaman bilinçaltında böyle şeyleri kendiniz oluşturuyorsunuz. Kendiniz yaratıyorsunuz. Astral seyahat hakkında ne düşünüyorsun? Ben inanmıyorum. Evet. Ben astral seyahate inanmıyorum. Yani insan rüyada bir şeyler görebilir ama o birkaç tane video izledim. Astral seyahatla ilgili saçma sapan bana saçma geldi. İnanmadım yani. Ramazan ayı hakkında geçen yayında konuştuk detaylı. YouTube kanalıma girdiğinizde bir önceki son paylaştığım değil ondan önceki videom. Videomda Ramazan ayından bahsediyorum. Rica ederim. Ben de teşekkür ederim. Evet abi. Yani eee cine inandığı inanıyorlar. Cin diye bir varlığa inanıyorlar. Bir varlığa inandığın zaman o bilinçaltında kendi cinini olmayan cinini kendin yaratıyorsun. Yani kendin yaratıyorsun olmayan cinini. Yani beyninde vitamin eksikliği var. Halisinasyon görüyorsun. Beni cin çarptı diyorsun. Beynine oksijen gitmiyor veya beyninde bir rahatsızlık var veya psikolojik sorunun var. Tamam mı? E cinin varlığına da inandığın zaman ne oluyor? Kendi cinini kendin yaratmış oluyorsun başı başına. Yani eğer cin bu sünnilerde mesela veya artık Şiilerde de vardır. Böyle çarpan, musallat olan bir şey ise bu sünniler benim başıma musallat etseydiler. Yani o kadar tehdit ediyorlar, asıyorlar, kesiyorlar. Yani ben inanmıyorum. İnanmadığım için de bana bir şey yok. Yani siz de inanmayın. Bir şeye inanırsanız suistimal ederler. Evet. Yani yani Evet. Ya ben bir de bu cin konusunu aynen onu söylemeyi unuttum. İyi hatırlattın ya. Bu cinler çarpan uçan kaçan cinler. Japonlarda yok, Almanlarda yok, Norveçlilerde, İsveçlilerde, İzlandalılarda yok. Ya niye bu Ortadoğu'da var ya? Niye Müslümanlarda var bu cin? Niye bu cinler Japonlara, Almanlara, Norveçlilere zarar vermiyor da sadece Müslümanlara zarar veriyor? Ya ya bir de öyle düşünün yani. Eyvallah. Hatırlattığın için teşekkür ediyorum kardeşim. Evet Ahmet kardeşim. Biri insanların uydurduğu ritüel dini, ayin dini. Kur'an'da ne ayin var ne ritüel var. Kur'an'da iyi olmak var, iyilik var, ahlak var, adalet var, paylaşmak var. İnsanların barışı, huzuru ve adaleti için konulmuş ilkelerdir Allah'ın dini. Evet. Allah'ın indirdiği dinde ritüel yoktur. ayin yoktur. Evet. İns ve cin tüm insanlar demek. Aynen. Yani geçmişte yaşamış, gelecekte yaşayacak bütün insanlar. Evet. Evet. Cin gizlenmiş. Ajan. Mesela Araplar ajana cin derler. Ajan mesela cennet toprağın görülmediği, yeşilin toprağı örttüğü yer. Cünnet kalkan seni oktan, mızraktan koruduğu için seni sakladığı için. Cinnet aklın görünmemesi mesela. Cinnet aklın görünmemesi. Cenin anne karnında görünmeyen bebek mesela Cenin. Mecnun gizli güçlerin etkisinde olan biri. Yani başkalarının tanınmayan yabancı kişilerin etkisinde olan biri. Mecnun arkadaşlar bu akşam da bitirelim. Daha tam 2 saat oldu. Evet tam 2 saat oldu. Bir iki gün sonra yine açarım bir yayın. Saat geç oldu. Saat de 2 oldu. Bir dahaki ders yine kaldığımız yerden devam edelim. Nasıl yapalım? Sabah kalk var erkenden. Bugün de bitirelim. Bugün ne? Pazar akşamı, pazartesi, salı. Ne yapalım? Çarşamba akşamı. Eyvallah. Bana ulaşmak istiyorsanız diğer sosyal medya hesaplarımdan bana mesaj atabilirsiniz. Tamam. Hepinizi kendisinden başka ilah olmayan Allah'a emanet ediyorum. Bakalım yani salı ya da çarşamba akşamı yine saat 11 civarında yayın açarım Allah'ın izniyle. Duruma göre hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Her şey için çok teşekkür ediyorum. Eee, hatalar benden, doğrular Allah'tandır. Hoşça kalın, görüşmek üzere. Yeah.