📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

İbrahim Selim ile Bu Gece 11. Bölüm | Cemre Baysel

İbrahim Selim1:21:06

Transcription

13 yaş üzeri için uygundur. Olumsuz ögeler içermektedir. [Müzik]

Hanımlar beyler, hoş geldiniz. Ne haber? Cemre Baysel! [Alkış] [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] Üzerinizde geliyor. [Müzik] Cemre, bak. [Müzik] Aa, çok iyi. Biraz heyecanlı mısın? Biraz, biraz çok az, çok az bir heyecandan. Nasılsın? Yolunda mı her şey? Çok şükür, her şey yolunda. Çok çalışıyorsun Cemre. Ama zaten genceciksin, sana ne yapar gibi bir şey.

Aynen evet. Peki, bu sanıyoruz katıldığın ilk talk show değil mi? Aa, çok hoş. Nasıl hissediyorsun? Çok heyecanlıyım. Çok belli etmiyorsun. Yok, asla kimse hayret bak herkes nasıl şaşırıyorsun. Çok heyecanlı, çok çok güzel, değişik bir şeymiş. Hiç hayal eder miydin? Ben de çok sevdiğim, küçüklüğünden beri çok... Özgür büyüdüğünü söylemişsin. Bu ünlü olmaya başladıkça bu özgürlük kısıtlanmaya başladı mı biraz, yani ister istemez göz önünde olduğun için?

Kendinden küçük insanlara örnek olmaya çalıştım diyelim. Hani yanlış bir şey yapmıyorum zaten hep yıllardı yani işe başlamadan önce de dikkat ederdim. Her şeyimi kendi özgürlüğüm, kendim oluşturdum yani duvarların sınırlarımı zaten ekstra bir durumu olmadı yani zaten... Gerçi zaten burada yani normalde ne yapıyordu ki yani acaba ne kısıtlamış oluyorum?

Aynen, çok şükür. Ne güzel. Peki, ergenliğin nasıl geçti senin? Böyle “karışmayın bana ya” falan gibi bir durumun var mıydı? Olmadı. Çünkü setlerde 15 yaşında başladım. Tam ergenliğe girdim hani tamam yaşayacağım derken setlerdeydim, çalışmaya başladım. Kendimden büyük insanlarla oturdum kalktım ve erkenden yetişkinliğe bir adım daha yaklaştım, bir yıl daha yaklaştım diyebilirim yani öyle bir harika. Gözlerimin içine bak. [Müzik]

Evet, hazırsan ilk sorunla başlıyorum sevgili Cemre. En son nerede ve ne zaman seni hiç tanımayan birine rastladın? Nerede? [Kahkaha] [Müzik] Harika, çok iyi. Güvenlik mi? Harika. Nasıl bir ilk mesaj dikkatini çekmeyi başarır? Bunu hangi editör merak ediyor acaba? Yani bir mesaj alacaksın ve o senin dikkatini çekmeyi başaracak. Mesajların hiçbiri dikkatini çekecek bir mesajı... [Kahkaha] Başka bir bakış açısıyla aydınlattım sevgili izleyenler. Uykuya daldığın en tuhaf yer neresiydi? Yani her yerde uyuyabilirim. Tabii set çalışanlarının olayıdır zaten her yerde sayılmaz, sayılmaz, sayılmaz, sayılmaz, sekmez. Salıncakta uzanıyorum, görünmüyor kapalı burası canım. Hanım mercimek ben kalktım, ne oldu? Ne çekiyoruz? Hadi çekmiyor muyuz burada mıydınız? Hadi kayıt falan diye böyle salıncakta uyudun yani şey, mantık yatakları kocaman rahatsız olabilir mi o böyle böyle olan salıncak, salıncak ne salıncak, geniş salıncak, park salıncağı değil. [Müzik] Çok teşekkür ederim. Boyutuyla tanımladık diyorsunuz, XL. Ben medium biniyorum çünkü genelde o yüzden benim bildiğim bir şey harika oldu. Uyuyabiliyormuşuz gerçekten enteresanmış. Yeterince abartılmadığını düşündüğün bir özelliğin var mı? Yani resim çiziyorum. Evet, ama bunu çok paylaşmadığım için ya da şu an %100 kendimi resme vermediğim için bu çok bilinmiyor. Bu dolayısıyla abartılmayan bir özellik ama yani okunmuşluğun bile var, bilenler tarafından abartılıyordur diye umuyorum açıkçası. Biriniz stoklarken yanlışlıkla fotoğrafını beğensen ne yaparsın? Engellerim. [Müzik] [Alkış] Niye şey, o öyle biri yok, olmadı hiçbir zaman. Akşamına kaldırırım falan, o kaynamış gitmiş oluyoruz ha, yöntem. Bu çok iyi, harika bak, öğrenmiş ol, gördünüz mü altın bileziktir ve bu yanlışlıkla geri mi çekersin ama düşürebilirim. Hepsini denedim yani geri çekmeyi de denedim, ısrar etme çok beğendim fark ettin mi diye üstüne de gitmeyi denedim her türlü salak oluyorum yani engellemeyi hiç şey yapmadım. Mantıklıymış, gayet iyi, doğru. Of, keşke bende de olsa. Dediğin çok cool olduğunu düşündüğün bir huylanış var mı? Huy, davranış gibi değil de çok cool olduğunu düşündüğüm şarkı söylemek, enstrüman çalmak. Çok isterdim şarkı söyleyebilmeyi, çok isterdim ki istiyorsun mu? Niye? Ben sen müzikli bir ilgili bir şeyin varmış gibi hatırlıyorum, bir şey söyleyebilmek isterdim. Niye söyleyemediğini düşündürten ne oldu ya? [Müzik] [Alkış] Çok pardon. Doğru yani mantıklı bir cevap istersen dene, burada kimse seni yargılamaz. Peki, hiç pil ucunu merak edip tadına baktığın oldu mu? Yapmışımdır. Daha çok benim anımsadığım şey... [Müzik] [Kahkaha] Tadına bakmadım da ama kokusunu yakıp kokladığımızı hatırlıyorum çocukken. Bugüne kadar kendini en yabancı hissettiğin ortam neresiydi? Çok kalabalıklar, çıkmıyorum diyormuşum. [Müzik] Bir yere, dışarı bir yere çıktığımız zaman çok dışarı çıkan biri değilim. Çıktığımda da hadi ne zaman eve gideceğim artık diye hemen geliyor. Bu sosyal anksiyete gibi bir şey mi yoksa yani sevmiyorsundur yani kalabalığı, gürültüyü çok sevmiyorum. Öyle bir yerdeyim, kendim böyle yabancı hissediyorum. Hadi bir an önce eve gidelim oluyorum yani. Sevgili Cemre, kendi horlamana uyandığın oldu mu? Gerçekten mi? Prenses gibi kız o bile horluyor. Cemre Baysel bile horluyor sevgili izleyenler. Bence benim önümü açın gerçekten ya çok değildir ama diye uyanırsın ya, boğuluyor musun acaba o anda uyku apnesi olmasın, olabilir. Hiç şaşmaz diyebileceğin bir flört taktiğin var mı? Yok, güzel hiç yok. Sizin nedir taktiğiniz? Taktik değil de en son şiir kitabını vermiştim, kendi yazdığım kitabı hediye olarak vermiştim kız arkadaşım, şiir kitabı. Ama adama şiir kitabı mı vermişsiniz? Şiir kitabınız mı var? 26 yaşındasın, harika. Ne zaman yazdınız ya? Yıllardır yazıyordum böyle şiirler, onlar arasından seçtim ve kitap yaptınız yani pandemi de böyle küçük bir deneme kitabı bastım böyle 200 baskı falan sattı. Arkadaşların falan aldı, mantıklı. Aynen bu kitabı hanımefendiye verdiniz. Aynen, çalıştırma çalıştı kim? Burada hepimiz şehir kitabı mı yazalım yani ne yapalım Cemrecim, çok iyi. Peki bize bir şiiriniz... [Müzik] Çok teşekkür ederim. Çok zayıfsınız beyefendi, sizin taktiğiniz nedir? Şarkı söylemek. Niye gerildiniz mi biraz? Bağırarak ne söylüyorsunuz? Var mı yanınızdaki hanımefendi, manitanız mı? Şarkı yazdınız mı lütfen? [Müzik] [Alkış] Geceleri uyumazdım, sen uyuttun beni güzel sözlerle yine avuttun beni. Rüyalarda buluşmazdım hiç kimseyle, oralara kadar girdin. Teşekkür ederim. İyi geceler güzelim, ben seni nasıl üzerim? [Alkış] [Müzik] Hatice, Hatice Hanım düşüyor mu böyle? Yok canım, salonda düşecek var, ben onu anladım zaten. Ne güzel, ne hissettiniz size şarkı şey yapınca? Güzel de bir şaşırdım aslında beklemiyordum yani çünkü sonra yayınladıktan sonra 500.000 falan dinlendi, şu anda yarım milyon dinlendi yani o yüzden. Ha, bu yayınlanmış bir şarkı. Hayırlı uğurlu olsun Hatice Hanım yani beyefendinin isminiz neydi? Berke, Berke Bey. Bize de bir şarkınız? Vallahi yazarım bu arada. Çok teşekkürler, çok sağ ol. Hoşlandığın kişinin ne yaptığını görürsen anında soğursun şey ya, çorap görmeyi sevmiyorum. Efendim, çorap görmeyi sevmiyorsun Gülseren Hanım? [Kahkaha] Diğer dizi iyi yazın candır, babet çoraptır bir şey böyle ben de dayanamıyorum erkekti. Çok özür dilerim artık bu birine ayıp ediyorsam da çok pardon bir beyefendilerin ayağında öyle babet çorap hiç bak çok giymeyin efendim yani o ayakkabıyı giymeyin öyle giyilemiyor o. Çünkü böyle bir böyle yalnız bak bak gerçekten yani olabilirim babet çorap giymiş ayak be bu yani. [Müzik] Vallahi öyle değil mi? Şu an ayağında babet çorap olanları tenzih ederim. Evet, çorap görmeye dayanamıyorsun gerçekten enteresan. Evet, mesela hoşlandığım birinin ayağında gördün diye hemen gidiyor mu? Sevgilinin günlüğünü bulsan okur musun? [Kahkaha] [Müzik] Ben ona şansını verdim. Çok iyi, güzel okursun yani. Tamam, bilmiyorum ki başka cevap. Ya ben yardımcı olacaksın sana. Ben diyebilirim ya neden? Ben de okunsun. Günlüğün var mı? Okey. Bak ne kadar rahatsın. Ben okurum diyen var mı aranızda? Mücahit Bey, rica edersin. Tamam. 20 yaşındaki ben, evet okurdum derdim ama ben şimdi 28 yaşındayım. Şu an okumam yani ama 20 yaşındayken okudum ya şöyle oldu. O zaman işte öğrenci evinde kalıyor, ben de gidiyorum iki tane defter var ve çok güzel kılıfı çok güzel duruyor. Ben de merak ettim Mücahit Bey birinin günlük tutuyor olması hani böyle çok benim alıştığım bir şey değil. Evet, ben de merak ettim. Ne güzel defterler dedim bunlar bana dedi ki sakın bunları karıştırma artık merak oluştu zaten işte yani Mücahit Bey tam bir avukat gibi savunuyor. Size helal olsun, kızı da böyle kandırdığını diye sizde mi okudunuz? Annemin bana söylediği çok güzel bir şey vardı, cevabını kaldıramayacağın şeyin peşine düşme diye. Bir şey ararsan bulursun o yüzden artık aramıyorum. Cahillik mutluluktur diyorum artık okumam ama bu anlamda der gerçekten yani evet o mantıklı o tedirgin ediyor insanları genelde okumama nedeni bu oluyor zaten ama eğlenceli eğlence çıkıyor ne? Tamam ben sana yardımcı olayım. Hayır canım, iman eder miyim? [Kahkaha] Evet, bilmiyorum bir tanesini ya burada söylenenleri söyleyeyim sana. Onlar onlar onlar onlar mı? Yani hangisi? Bunları hepsini birden ediyor olamazsın Cem, bak kötü bir duruma düştün. Bunlardan bir tanesi bunlar dönem dönem kullandığın ilk çıktığında dalga geçtiğin sonra da bağımlısı olduğum bir şarkı var mı? İbrahim Tatlıses Dualipa Remix sanırım. İbrahim Tatlıses Dua Lipa'nın remix'i. Yok hayatım, şaka şaka. O şey Nazmi abin miydi hesabın adı? Nazmi abim diye bir evet evet taze geçtim ve hepinizle ne yapmış dedi. [Müzik] Daha bir de yeni bir tane daha yapmış bana gönder sen gönderdin değil mi bana? Bengisu gönderdi bana küçük Ceylan'la, küçük artık o da küçük değil ama Ceylan Hanım'ın bir türküsüne şey yapmış, remix yapmış Dua Lipa. Yine ağzına oturuyor bayağı Ceylan türküsü söylüyor gibisin. Peki, en yakın arkadaşının düşmanı senin de düşmanın mıdır? Tabii ki de, tabii ki de ama benim de öyle. Benim değildir diyen var mı? Geniş salıncak ve sizin siz niye mi olsun? En yakın arkadaşınız ya yani şöyle aralardaki olaylar başka sonuçta onun onunla kötü olması benim de onun kötü olacağım anlamına gelmiyor. Aynen siz beyefendi siz yani onunla anlaşmaması beni çok etkilemez. İkisinin arasındaki ilişkiye girmeyi de çok sevmem, istemem de yani. Çok zariftsiniz, ben anlamıyorum ama bunu ya ikisinin arasındaki ilişkiye girmiyorsunuz zaten şey gibi oluyor mesela biz sizinle çok yakın arkadaşız biri benim canımı sıkacak bir şey yap. İsminiz neydi çok pardon herkes Berkem olmasa be. Şimdi ben de size geldim dedim ki belki işte Cemre benim canım çok sıktı. Ben çok üzüldüm. Bir daha da asla onunla görüşmeyi düşünmüyorum falan diye size anlattım. Siz de bana şöyle mi dediniz? Abi sizin aranızdaki kişi beni yalnız ilgilendirmez mi dediniz? O kişiyi tanımadan ve neden onu yaptığını ne yaptığını hani öğrenmeden bir şey diyemem. Herkes Çağlayan Adliyesi ya inanılmaz. Size helal olsun ya tamam iyi aferin. Ben hiç öyle düşünmüyorum. Benim de öyledir yani yakın arkadaşlarım da bilir. Evet. Peki şimdiye kadar aldığın en garip iltifat neydi? Gözüm, gözlerin büyük diye animelere benziyorsun diyorlar. Animelere benziyorsun diyor, güzeldir hani hakaretlerle... [Kahkaha] Ne için? Tavşanlı dişlerin ne alaka dediğini düşünen var mı arkadaşımızın sağa sola çizdiğin bir şeyler var mıydı? Bizim editör masasına puzzle çiziyor. Yani ben duvarlara resim yapıyordum, annem babam kızacak diyordu. Babam geliyordu para veriyordu bana aferin diye aşık geliyordu. Ne güzel yapmışsın diyordu harika, iyi fikir. E tamam insanı sanattan soğutmuyor işte ne güzel. Sence arkadaşların en çok hangi oyununa sinir oluyordur? [Müzik] Oturduğumuz zaman bir şey içmiyorum. Çay, kahve, su içiyorum onları eşlik etmiyorum. Neden sevmiyorum çay kahve tüketmiyorum ya gazlı içeceklerden tüketiyor musun? Peki, içini çeken yüzünü buruşturan bir ergenliğin var mı? Çok da zaman geçmedi yani o kadar yerdeyiz 15-16 yaşında falanım ayağımda bot vardı kapıya vurdum ayağım içine girdi böyle tekme attım kapıyı açmak için mi sinirlendim saçma sapan işte. Niye sinirleniyorsun diye şu an düşünüp kendime baya sert hareket... [Müzik] Etmek isteyenler var. Ben gerçekten damlatmışım harika ya inanılmaz çok iyiyim. Serbest vuruş başlıyor sevgili izleyenler. Tom Holland akıl sağlığı için sosyal medyaya ara verdiğini açıklamış. Duyan da Türkiye gündemini takip ediyor zanneder. Hayır, bir de en çok sevilen genç kuşak oyunculardan bu adam ne okudun da moralin bozuldu Tomcum? Çakma Spider-Man filan mı yazdı? Bir fotonun altına da kaldıramadım. Bu birinci dünya ülkesi selebritilerinin de yıkılma eşikleri çok düşük oluyor sevgili izleyenler. Gel 6 ay burada yaşa şöyle bir iki saat Twitter'da TT yapılıp linç edil, yeniden doğmuş gibi olmuşsun. Vallahi bak çelik gibi sinirlerle seni geri göndeririz ülken Tomcum. Hadi gel sevgili izleyenler. Karadeniz'de Eminem'den sonra Ankaralı Namık'ta Amerika'ya açıldı isimli bir şarkıcı oğluyla beraber Kapıcı İzzet şarkısıyla dans edip şarkıyı söylerken ki videosunu paylaşınca sosyal medya yıkıldı. Bu tip şeyler bizim aşırı hoşumuza gidiyor biliyorsunuz. Muhtemelen beyefendi şu an ülkemizde kendi içerisinde olduğundan daha meşhur. Çünkü Kapıcı İzzet şarkısıyla dans ettiği ufak video tüm kariyeri boyunca yapmış olduğu kliplerden fazla izlenmiş. Ankaralı Namık farkı diyelim, rahmetli anılim. İzmir'de kalacak yeri olmayan bir ev sahibi kiracılarının yanına taşınmış. Evet, bayağı almış bavulun çantasını gitmiş sahibi olduğu evde kalan kiracılarla aynı yere oturmaya başlar yani hatta akşamları oturup birlikte çay falan içiyorlarmış bunlar yani. Aman ne güzel muhabbetleri daim olsun da denilebilir ama öyle değil maalesef ev sahibimiz evi satın alırken sözleşme konusunda birazcık kandırılınca ve kendisi bir ev bulamayınca böyle bir yola başvurmuş. Bu arada evdeki kiracılık deyince de böyle şey düşünmeyin yani bir kişi iki kişi falan değil yani tam 6 kişiden bahsediyoruz. Bayağı kalabalık bir ortamda şu an taraflar sitcom dizisi tadında bir yaşam sürüyor. Ne diyelim? Ee, finali güzel olur umarım. Amerika'da kendi kendini süren araba önündeki at arabasını tan... [Müzik] Hatası strese girmiş, anksiyetesi olmuş hayvanın çiftçide durur mu? Arabayla şöyle bir gezintiye çıkarmış buzağıyı, şelale ve yayla turu yaptırıp geri getirmiş. Gezinin ardından buzağı terapisti beyefendi yem pahalandığından dolayı strese ve bunalıma girdi. Gezdirdim, stres attı biraz yine morali bozuk ama idare edecek demiş yani burada stres yapan buzağı mı yoksa bir metafor mu yapılıyor tam kestirememekle birlikte sevgili buzağıya geçmiş olsun diyoruz. Evet, bu iş sevgili izleyenler biliyorsunuz ülkece bir şeyleri şifa niyetine yiyip içme konusunda gurme bir damağa sahibiz. Ayasofya kapısı kemirmekten evliya dişi kaynatıp içmeye uzanan uçsuz bucaksız bir menümüz var. Fakat artık buna bir dur demenin zamanı geldi gibi görünüyor. Vizede senelerdir şifalı denilen ve böbrek taşı düşürmek için içilmesi tavsiye edilen Ilıca suyunda normalin tam 27 katı arsenik tespit edilmiş. Kalp, damar, beyin seni artık ne kadar sistem varsa hepsini bir kerede hacleyen ve böbrek kanserine sebep olan bir miktardan bahsediyoruz. Böbrek taşını böbreğin kendisiyle birlikte yok ettiğini söyleyebiliriz. Bu da bir bakış açısı olabilir. Siz siz olun reçeteli ilaçlardan şaşmayın diyoruz. Kamus potu vuruşunu da bitiriyoruz sevgili izleyenler. Bu haftanın hırsızlık haberi yine İstanbul'dan geliyor. Her zaman yaratıcı yöntemlerle bizi şaşırtmayı başaran hırsızlar bu kez bildikleri yerden yürüyüp yaratıcı olmayan yöntemleri tercih etmişler. Yemek siparişi götürdüğü evin önüne motorunu park eden bir kurye apartmandan çıkarken motorunun çalınmaya yüz tuttuğunu çalına yazdığını görmüş. Ne yapacağını şaşırmamış, donup kalmamış ve sanki yıllardır bu anı bekliyormuş gibi apartmanın önünden hırsızın üstüne cumburloplamış. Ne yazık ki başarısız olan bu uçma girişimi kuryenin yaralanmasına hırsızın sa kaçmasına neden olmuş. Motorda birkaç hasar var ama çalınmasından iyidir diyerek yaptığı açıklamayla Pollyanna'nın izinden gittiğini anladığımız kuryeye geçmiş olsun iletirken uçan tekmeye maruz kalan hırsıza da Allah'ından bul diyoruz sevgili izleyenler. Düzce'de fazla deli bal yiyince baygınlık geçiren bir ayı kalplerimizi çaldı. Bu nasıl bir bal diye yani dinleyicilerimiz için hemen açıklayalım acaba da denilen özel bir bal çeşidi. Efendim bu fazla tüketiminde düşük kan basıncı, bulantı, uyuşukluk, görme bozukluğu, bayılma ve halüsinasyon ortaya çıkabiliyormuş. Zaten ayının videosunu izlerseniz tüm bu etkileri aynı anda tek elden yaşadığını görebilirsiniz. Ama merak etmeyin ayımızın durumu şu an için iyiymiş. Adını da Balkız koymuşlar. Bal kıza şekerden uzak durmasını bol bol su içip günde en az yarım saat yürüyerek eski formuna kavuşmasını temenni ediyoruz. Bu hafta dış minnak bir ekonomi dereceleme kuruluşu kredi notumuzu düşürerek bizi tembel ama çalışmıyor ülkeler statüsünden alıp bunu sanayiye mi yazdırsak acaba sınıfına yerleştirmiş. Sınıf arkadaşlarımız tanıdık yüzler: Kırgızistan, Moldova, Moğolistan, Karaguat, Nijer, Pakistan, Tacikistan. Ama aralarında ilk kez gördüğümüz bir ülke de var: Svaziland. Biz de sizin gibi heyecanlandık bu Svaziland'la olan fonetik benzerlik acaba Ülker refahına yansımış mı diye düşündük. Hemen araştırdık, yansımamış, kendisi bir Afrika ülkesiymiş. Ülkedeki yaşam süresi ortalaması ne yazık ki 30 yaş civarındaymış. Ülkedeki en büyük etkinlik ise kralın yeni evleneceği gelinini seçtiği kamış dansı etkinliğiymiş yani. Ne diyelim? Yeni bir ülke adı öğrendik, altın bileziktir ne yapalım yani? İstanbul Esenyurt'ta bir şahıs çırılçıplak spor yapmaya kalkışınca bölge halkı ne yapacağını şaşırmış sevgili izleyenler. Tuğlayla beyefendinin belli bölgelerini kapatmaya çalışanlar mı ararsınız, şiddete meyleden mi hepsi ve daha fazlası Esenyurt'ta meydana gelmiş ve en sonunda tüm çıplaklığıyla spor yapmak isteyen şahsa müdahale edilmiş. Hanımlar beyler, Serbest Vuruş bitti. Peki, baban marangoz, halan gelinlik tasarımcısıymış. Ailede çizim yeteneğinden geçilmiyor gibi bir şey var sanki. Sen öyle başladın. Zaten halam gelinlik çizerdi, ölçüler alırdı. Okuyacağım diyordum sonra babam mobilyalar tasarlıyor işte mutfak yapacak masa yapacak torna yapacak falan onları çizerdi ölçülerini alırdı. Ben babamın çizdiklerinin aynısını kendi defterime çizmeye çalışırdım. Ondan daha güzel çizerdim, babam da artık benim yaptığım çizimlerin üstüne ölçülerini şeylerini yazardı. Ondan sonra dedim ki ben mimar olacağım demeye başladım. Sonra da Güzel Sanatlar Lisesi derken resim öğretmenliği... Güzel Sanatlar Lisesi'nde okurken mi ya? Ee işte 4 yılın birikimi yani ulaştığımız sergide ilk sergim oydu. Sonra bir sergin oldu mu? Olmadı, planlıyor musun? Olacak kadar resim yapamadım tempoya girdikten sonra ama çok istiyorum tabii ki de. Okul bitti mi? Devam ediyor mu? Devam ediyor. Ne kadar kaldı? Ama zaten vaktin olabiliyor mu? Olmuyor, donduruyorum devam edebildiğim zaman ediyorum. Bir de bizim derslerimiz uygulamalı dersler, atölye dersleri yapmam gerekiyor. Heykeli var bunun sadece şey değil, heykeli var bilmem neyi var o yüzden orada olmak gerekiyor çok da olamıyorum İzmir'de Ege Üniversitesi. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Alkış] [Müzik] Sevgili izleyenler, bu hafta Cemre Baysel Maldivler'e kimle gideceğine karar veriyor. İlk seçeneklerimiz Burak Çelik'le mi Maldivler yoksa Hazal Subaşı ile mi Maldivler? Saatlerimle gideyim ya kaç bölüm oldu? 8 bölüm oldu. Ne güzel bir 15 bölüm sonra tekrar konuşuyoruz. Yeter be bıraksın diye öyle bir şey satma gayet güzel, çok başarılısınız beraber. Burak Çelik'le mi yoksa Chris Hemsworth'le mi? Biz Hemsworth'un de Thor'u oynadığı fotoğrafını koymuşuz ki kimse seçmesin. Yok canım tanıyorsunuz değil mi bu bizim platformda filmi ya orada tanımayan varsa da baksın orada kesin tanıyorsunuz da Burak diyor. Neden? Çünkü saçlarını beğenmedim. Peki, Burak Çelik mi, İlhan Şen mi? [Müzik] Neden? Çünkü gitmezsen gitmek isteyenler var. [Kahkaha] İlhan Şen mi? Yakup Eroldu mu? Hanımefendi yanınızda, ananız babanız var, açıyor bir o tarafa vuruyorsunuz kendinizi ve bu tarafa... [Müzik] Size çok hak veriyorum. Tanımıyorsun, tanışmak ister miydin? Okey, o zaman İlhan Şen ile devam ediyoruz. [Kahkaha] Aynen ha rahatladı tabii biz zaten hanımefendi anlaştık falan yaptım ben bana güvenmeyin hanımefendi onu söyleyeyim program bitince giderim ben. İlhan Şen ile devam ediyoruz. İlhan Şen mi? Cansu Dere mi? [Kahkaha] Tamam, İlhan ile devam ediyoruz. İlhan Şen mi? Cem Adrian? Cem Adrian. Maalesef bu hanımefendi Cem Adrian'ın manyağı. O yüzden biz de tahmin ediyorduk zaten. Neden? Çünkü çok seviyorsun. Tanıştın da değil mi? Lütfen iletirsen çok sağ ol. Peki, Cem Adrian'a Tom Holland mı? Tanımadığım insanlara sıkılırsın. Peki, Cem Adrian'a Chris Evans mı? [Kahkaha] Cem Adrian'la devam ediyoruz. Cem Adrian mı? Dua Lipa mı? [Kahkaha] [Müzik] Beğendin ya. Evet, komikti teşekkür ederim. Peki, evet Cem Adrian'la, Cem Adrian Şaşmaz mı? Neden? Şaka şaka, Aytaç Şaşmaz'dı. [Müzik] Önündeki ilk deneyimi az önce söyledim 15 dedin ama 15 mi 16? Korkunç çekincen var mıydı başlarken? Vardı, çok vardı yani şöyle vardı yapabileceğimi düşünüyordum. Evet, yaparım diyordum ya bir de yeşil deniz ilkişim şive Ege şivesi falan şive yapabilir miyim derken o şeyi de bana bir takıldı. 75 bölüm şiveli oynuyorum iş bitti başka işlerin orada gidiyorum geçmedi şimdi. Ne durumdasın da mesela öyleymiş gibi anlamıyorum ya şimdi yapman gerektiğinde yapıyormuşsun. Yani o kadar mı sildin yoksa duruyor mu? Gerektiği zaman yaparım tabii ki de o melodiyi yakaladıktan sonra devamı gelir. Peki, bir Ege şivesini diğer şiveleri de merak edip çalıştığın oldu mu? Ege şivesi yaptım, ramo'da Adana ağız yapıyorduk Adana vardı. Karadeniz var mı? Yok. Tamam, okey. Onu merak ettim. Peki, ben oyuncu olmak istiyorum dediğin anı hatırlıyor musun? Olmak istemiyorum dediğimi anlatıyorum soru o değil yalnız. Ben resim okuyorum, ben sanatçıyım ben işte ressam olacağım, iç mimar olacağım oyunculukta işim yok benim çok zor gecem yok gündüzüm yok falan o zamanlar ben yapmayacağım bu işleri demiştim ama bana hep şey diyorlardı işte bu iş seni bırakmayacak senin peşini bırakmayacak seni istesen de yapacaksın istemesem de öyle de oldu ben hadi bu sefer gitti dedikçe bir şey geldi karşıma. Sonra dedim ki Cemre senin bu işi yapman gerekiyor kaderinde bu var. Ben de öyle belki ailen destekledi mi? Tabii ki de sonuna kadar 15 yaşında benimle beraber gidip geliyordum ne oraya ne güzel İzmir Ödemiş'e çekiyorduk zaten Ödemiş yakındı yavaş yavaş Balıkesir'de bitecektim Kocaeli'nde yaklaştım en son İstanbul. Orada kaldık yerleşik hayata mesela İstanbul'a geldiğinde ama buradan da ne bileyim Londra'ya geçeriz herhalde falan gibi hayallerim var mı? Çok isterim ben de çok isterim. Peki ilk zamanlar bu İstanbul'dan teklif geliyormuş da sen kabul etmiyormuşsun gibi bir bilgi var. [Müzik] Sonra gelme kararını değiştirme yaklaşmaya başlayınca bari buraya kadar geldik oraya da işte ne yapacaksın İstanbul Büyükşehir bilmem ne yani gittiğimiz yerler hep İzmir'e yakındı gidip gelebiliyorduk. Arabayla 2 saat 3 saat olan yerlerde İstanbul olunca artık başka bir dünyaya açılmış olacaktın. Babam çok şey değildi hani ne yapacaksınız orada işte gitmesen de falan filan. Ben ilk okumaya gelmek istiyordum İstanbul'a lisedeyken Mimar Sinan'da okumak istiyordum girdim sınavlarına olmadı bir şekilde tam olacaktı da benim hatam burada her neyse neymiş senin hata sınavı ilk barajı geçtim. Çok yüksek bir puan aldığımda geçtim. İkinci aşamada sınavlarda öncelik soruyu doğru aktarma kağıda yani mesela şey diyor işte İbrahim Selim koltukta otururken Cemre arkasını dönmüş manzaraya doğru bakıyordu gibi bir şey yazılıyor mesela kağıtta. Ben onu çok başka bir şey şekilde çizdim. Hani İbrahim ayakta yürüyor da Cemre şeyde oturuyor gibi başka bir şekilde çizdim. O direkt benim elenmeme vesile oldu konuyu yanlış aktardığım için her neyse öyle bir gelemedim İstanbul ama ben geleceğim diyorum yaşayacağım ben İstanbul'da diyorum. Sonra yavaş yavaş işte iş yaptıkça babam da ikna olmaya başladı daha bu kız bu işi yapıyor demeye başladı istiyor seviyor okey dedi geldik açtık evimize. Peki, İstanbul'a geldiğinde böyle bir zorlandığın oldu mu adapte olmakta yani şeyler kira gibi bir şey çıktı başıma eşya falan hani annem yanımdaydı babam yanımdaydı her zaman zaten yani çok kendimi yuvadan ayrılmış gibi hissetmedim anne vardı. Geldiğin için zaten de çalışmaya devam ettiğin için çok da kafan karışmamış olabilir aynen. Ne istediğimi bilerek geldim, param da vardı. Çok şükür geldiğimde o yüzden rahat geçti. Benim için mesela o kadar öyle ol yani ben de öyle olmadı. Ben mezun olduktan sonra Ankara'da yapacak bir şey kalmamıştı yani her şeyi yapmıştım artık daha ileri gidebilmek için İstanbul'a gelmem gerekiyordu ve gerçekten adapte olmakta zorlandım. Hiçbir şey yoktu yani ben benim kazandığım param vardı zaten şanslı ilk işimi yaptıktan sonra birden İstanbul'a gidiyorum deseydim olmazdı yapamazdı çok zorlanırdım kız başımda ne yaparım derdim falan yok ama zaten okulun var falan okulunu okudun canım. Zaten böyle olmasaydı onu dondurmazdım da onu bitirirdin yani oyunculuk yapmazdım işte zaten İstanbul'a gelemeseydim şu an Ege'de öğretmenim. Peki, dizi nasıl gidiyor? Bu kadar sevileceğini düşündün mü? Yani şey çok ya ikinci romantik komedim endişem vardı yani şöyle vardı ilkinde bir ivme yakaladık arkadaşlar çok güzel bir enerji çıktı ortaya. Aynen işte bir sonraki işimin romantik komedi olması acaba dedim yapabilir miyim tekrar hani şansına mı oldu balına mı oldu falan diye bir endişem vardı. İlk bölümünü atlattıktan sonra ikinci bölümden sonra dedim ki yok bu da balın olmamış bir şeyleri başarmışız yani senaryo güzeldi sevdiler çok şükür sağ olsunlar çok sevdiler. Onlar sevdikçe biz daha da asıldık daha da senaryonun üstüne çıkmaya çalıştık falan harika iyi de gidiyor yani çok iyi gidiyor. Romantik komedilere böyle bir şey bir bakış var ya yani hafif böyle küçümsenen bir tür müymüş gibi olur ya bazen. Peki, bu türe böyle bakılıyor olması ile ilgili fikrin ne yani ben romantik komedi yapmadan önce ben de yapmam ya diyordum seni. Evet, yapmam yani ben şeyden dolayı komedi oynayabileceğimi düşünmüyordum. Ben şimdiye kadar hep dram yaptım dramlarda oynadım o yüzden komedi beni zorlar diyordum hani alışık değilim vesaire yaptım oldu karşılığını alınca alınca çok sevdim. Bir daha yapmamın sebebi de bu hani yine yaparım yine karşılığını alırım seni bir daha yaparım canım ister tabii canım yap. Buradan üstten bakan tüm seyircilerimize bir kere romantik komedi oynamalarını tavsiye ediyoruz. Kesin geçecek bakın örnek kulak başlamamı ister misin? Bence bunu mu yapıyoruz? Hadi bir soru cevaptan sonra mı damlatacağız işte niye? Sen başladın hiç çünkü ben bunu bu kadar çabuk doldurmasam 6 ay burada bunu doldurmaya çalışırız yerim dar dedi ve heyecanlıyım diyor daha iyi benim için kaybedersin büyük ihtimalle ben gerçekten de anlatmışım yani zaten o damlatmaya ihtiyacın olsun sonu değil burası burası daha çok var bu kadar taşıyor ya ben niye ikna etmeye çalışıyorum Gülseren Hanım bu kız gergin... [Müzik] [Kahkaha] Gerçekten daha var yani bayağı var hem de öyle deme iyi rahatlamayayım bakayım ne yapıyorsun sen? Damla şey yap ben damla'dan fazlasını yapacağım sonra ben de bitecek oyun inanmıyor bana kız inanılmaz... [Kahkaha] [Kahkaha] Galiba yeneceğim sıkma canını ya bana bardakla su konulacağı söylenmedi abi galiba ben de patladı bu ya alıyorsun ya böyle ol kızım pardon pardon inanabiliyor musun abi bana bir şey oldu bu arada ben bu kadar sevmiyorum. Normalde daha çok kötü, çok kötü. Eyvah taşacak, taşıyor Allah'ım yardım et. Yapabilirsin bence böyle ya da yok ya iyi o zaman kazansın boş ver. Oyuna devam et, çok gerildim sevgili izleyenler. Çok iyi oynuyorum bu oyunu komplike oldum. Üflüyor musun? Niye üfleyeyim? Cemre bir şey yaptım orada titredi çok titredi hırs bak ya canım. Bir damla damlattım. Damla denmişti. Damla'nın zamanı şimdi yapabiliyorsan damla damla. Gerçekten sizin panik atağınız geldi taştı mı döküldü mü? Hayır, dökülmedi. Ne ver abi? Buyurun buyurun Cemre Hanım. Buyurun Cemrem, rica ederim. Çok canım sıkılıyor ama kaybedersin damla bence... [Müzik

Şu an bu resimde kadın kendi fotoğrafını koyarken, yüzünü niye koymuyoruz? Komple, bütün halde resim halde alıyor. Kompozisyona göre değerlendiriyorsun. Tabii durum değerlendirmesine göre.

Aynen, siz sürekli değerlendiriyorsunuz ama burada sanki bir şapa oturdunuz gibi. Yani burada güzel bir 20 puanınız var. Hayırlı uğurlu olsun, teşekkürler. Son ifademiz: "Kız arkadaşımın fotoğrafını kimler beğenmiş, tek tek kontrol ederim" diyor. Onunla uğraşma. O çok uzun iş, bir de deli olursun, hiç gerek yok.

Deli olursun, yani haklısınız. Alkışlıyoruz. [Müzik] Size bir de hediyemiz var. Ee, orta oyunculardan bir tişört armağan ediyoruz. O tişörte bakıp bakıp "toksik değilim" diye tekrar edip bu 10 puanı aldıklarınızdan vazgeçiyorsunuz. O hanımefendi çaresiz, bilmem. Sevdik, sevdalandık. [Müzik] [Alkış]

Şimdi Bilgi Şelalesi başlıyor sevgili izleyenler. Girilen coşkulu bir cinsel ilişki sonrası, küresel geçici amnezi denilen bir durum ortaya çıkabiliyormuş. Bu nedir derseniz; cinsel ilişki sırasında beyin damarlarında oluşan yoğun basınç sonucunda, kan akışı kısa süreli sekteye uğradığından, beynin orta bölümlerine kan gitmeyebiliyormuş. Bu da hafıza kaybına yol açabiliyormuş. Bakın, burası önemli: Aranızda "Ertesi gün niye aramadı? E, hani kahve içecektik? Vay şeref yoksunu!" diyen varsa çok da şey yapmazsınız. Karşınızdaki kişinin kafası gitmiş olabilir.

Denizin altında 10 metre indiğinizde gaz çıkarmanız fiilen imkansız hale geliyormuş, sevgili izleyenler. Artık bunu… Testi nasıl yapıldı? Her metrede gaz çıkara çıkara 10 metreye mi ulaşıldı? Onu bilmiyoruz. Yine de siz bunu bir challenge olarak almayın. Şimdi denersiniz, denerseniz vurgun yersiniz ya da daha da kötüsü bayılma filan doldurursunuz. Biz suçlu oluruz ama en önemlisi, eğer başarırsanız "Ben başardım!" demek için lütfen bizimle bağlantıya geçmeyin. Teşekkürler.

Malumunuz, bir ortamda biri esnerse genelde biz de esneriz. Bunun sebebi, esneme eylemiyle empati kurabilme arasında bir bağ olmasından kaynaklanıyormuş. Bu yüzden klinik olarak psikopat diye sınıflandırdığımız insanlar, siz esnediğiniz için empati yetenekleri olmadığı için esnemiyorlarmış. Hadi bakalım, alın size yeni kaygı konusu.

Kedilerinizin neden suratınıza popolarını dayadıklarını merak ettiniz mi? Siz burnunuzun suratınızı kaçırmaya çalışırken, onlar size bir jest yaptıklarını düşünüyormuş, gerçekten eksik olmasınlar. Ama bu onların kendilerince merhaba deme şekilleriymiş, bunu bilin ama siz uygulamayın, sevgili izleyenler. "Merhaba diyorum, jest yapıyorum" filan dinlemez kimse, verirler poponuzu. Biz selamdan devam, sevgili izleyenler. Bu bilgimiz kalabalıklar içinde hapşırmaya çekinenler için geliyor. Hapşıracağınızı hissettiğinizde kulağınızla oynar, hafifçe çekerseniz hapşırmıyormuşsunuz. Biz denedik, %100 çalışıyor. Siz de eğer "Ben çok yüksek sesli hapşırıyorum, alt komşu bile 'Çok yaşa!' diye bağırıyor" diyorsanız, deneyip vücudunuzu şaşırtabilir, "Ne oluyor ya?" diye sormasına sebep olabilirsiniz. Tabii her zaman değil, arada bırakın hapşırsın bünyeniz.

Efendim, armudun iyisi, balın delisi derken, ayıların bir konudan daha anladıkları ortaya çıkmış. Ayıların favori ağaçları olduğunu ve sırf sırtlarını kaşımak için onca yol gittiklerini, ille de o ağaca sırtlarını kaşıtıp geri döndüklerini biliyor muydunuz? Gerçekten bu hayatı siz yaşıyorsunuz ve ayılar… Ne denir ki? Helal olsun.

Peki, yönetmenlik de seni cezbedermişim. Var mı bir planın? Kamera arkasında çok seviyorum, bir de ya benim ya her gün gittiğim bir set olduğu için de daha çok böyle bir sahiplendiğim bir durum var bizim sette. Şu an daha önce de öyleydim. Keçe öğretmenimiz hoca, her yerdeyim, set hazırım, bu işi hazırla, her şey soruyorum yani yardımcı yönetmenlik yapıyorum. Hani hızlandırmak için şey için, ben keyif alıyorum bundan, seviyorum. Hatice şey demeye başladı, hani artık bir sonraki filmimizde… Peki, şey, pandemi saymazsak iki seneyi… Hadi oradan! Düş başladığından beri settesin. Hiç böyle yani işte 15 yaşından beri hiçbir şey kaçırdığını düşündüğün oldu mu hayatta? Kaçırıyoruz. Tabii ki de, yani en başta ailemle vakit geçiremiyorum, setlerdeyim. En son ne zaman beraber tatil yaptık hatırlamıyorum. Yani kaçırdığım şeyler bunlar, yani çok özel hayat dediğimiz bir şey olmuyor yani yeri mesela set yok değilim. Yarın bütün gün yatmak benim için muhteşem bir şey, ertesi gün tekrar set vardı. Yani bu tarz şeyleri kaçırıyorum. Ailemle vakit geçiremiyorum, kendime çok zaman ayıramıyorum. Bunlar tabii ki de artık okey zaten ama bana "Bir şeyi kaçırıyor musun?" diye sorduğun zaman ben "Ailemle vakit geçiremiyorum istediğim kadar" diyebilirim. Babam İzmir'de, annem geldiği zaman burada. Babamı, abimi görmüyorum, kedilerimi görmüyorum. Onlara kaçırıyorum diyebilirim. Orada daha rahatlar diye mi? İzmir'de daha rahatlar, bakıyorlar.

Beşte beş pizza dolmaması gereken 3 malzeme: Ananas, çorba, çorap. Saçmalayabiliyor muyum yani niye? Saçmalamıyorum, ananas bence olmamalı, çorbanın ne işi var, çorap çünkü sen bakamıyorsun. O yüzden zaten ben ondan… Yoksa bakabilsem çoraplı da şarkıcısı… [Müzik] [Kahkaha] [Müzik] Aklıma gelmedi. Çok haklısın çünkü o 5 saniye insan geliyor evet ama… [Müzik] Hayatım şimşir gibi geçiyor, şu an gözümün önünden geçmesin manası yok. Buyurun. [Müzik] [Müzik] Aynen sana hep zorları denk geldi. Yapışkan 3 şey… [Kahkaha] Tövbe! [Kahkaha] Hadi bir daha, tamam. [Müzik] Harika ya, inanılmaz, çok iyiyim. Aldı paten, cimri kazanmasaydı… [Müzik] Oyun bitmeyecekti, fark etti… [Müzik] Bunu da kaybettim. Hayır yani kaybettim. [Kahkaha]

O kadar tanımadığın insanın seni takip ediyor olduğu fikri böyle bir yük oluyor mu sana? Yani böyle bir bununla ilgili düşünüp kasıldığın ya da bundan rahatsız olduğun ya da ürktüğün falan böyle şeyler hissediyor musun? Beni memnun ediyor sadece. Öyle bir büyüdüm, sorumluluk hissettiğim bir durum yok ve memnun ediyor, mutlu ediyor beni. Hiç tanımadığım insanlar tarafından sevilmek, sayılmak çok hoş bir şey, öyle yani güzel, tatlı bir şey. Ben o açıdan düşünmedim. Tabii öyle bir şeyi de var, bir de yani hani o kadar insan… Acaba bir sorumluluk doğru mu falan diye de düşünüyorum ama gayet iyi yönettiğim belli, yani zorlanmıyorum hiçbir şekilde. [Alkış]

Ceren Hanım, İtalya'dan geliyorsunuz, tutabilirsiniz. Merhaba, hoş geldiniz, nasılsınız? Ben şimdi bunu alacağım, sizi… Sizi tanıyalım. Taylan Bey, siz nereden giriş? Şaka şaka. Taylan Bey hepimizin bayıldığı bir stylingdir. Hatta Cemre Hanım'ın bugünkü kıyafetini de Taylan Bey hazırladı. Sizi tanıyalım. Çok güzel. Ne iş yapıyorsunuz? İç mimarsınız. Buyurun şarkınızı. Biz yapmak istiyoruz. Lütfen, hiç önemli değil. Gerçekten çok güzel duygu biliyorsun. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Taylan Bey afiyet, bal şeker olsun. Çok tuzludur, yalnız dikkat edin. [Müzik] Helin Hanım, siz psikoloji ile ilgileniyorsunuz. Öğrenmişken öğretebildiğimde fark edince bundan da güzel para kazandım, kazanıyorum. Ev hanımlığı ile aynı arada işte gidiyor. Harika, lütfen. Buyurun şarkınızı dinleyin. [Müzik] Çaresiz, bilmem. [Müzik] Demet Evgar'ın tayin olmuşum. İsterseniz oyları tekrar saydırabilirim fark etmeden. Hiç fark etmez, istediğiniz için çünkü hepsi gibi şu andan itibaren yani… [Müzik] Merhabalar, merhabalar. Sizi tanıyabilir miyim? İsmi Mesut. İnşaat Mühendisliği mezunuyum, kurumsal bir firmada proje uzmanı olarak çalışıyorum. Harika, maaşınız çok iyi hanımefendi, manitanız… Aynen. Ne zamandır? Yaklaşık bir yıl oluyor. Yaklaşık bir yıl oluyor. Kitabı… Yok daha fazla oluyor, pandemi döneminde çıkardım yani maksimum 2 yıl önce. 2 yıl önce arkanızı… [Müzik] Çünkü bilmemiz mümkün değil, genelde bilemiyoruz. [Müzik] [Kahkaha] [Müzik] Bunlar çok olan ama bizim dalga geçmemiz de çok zor. Bence de çok doğru. Bir daha denerseniz dudaklar kapalıyken esas ve konuşmak istiyorum. Muhteşem. Peki şarkıyı normal söyler misiniz? Sevdik, sevdalandık. [Müzik] [Alkış] Esat Bey çok teşekkürler, çabanıza sağlık. Yok yok ben içeyim, yok kıyamayız. Size alkışlıyoruz. Esat Bey çok teşekkürler. [Müzik] Orada gözlüklü bir Bey var, Melike Hanım'ın yanında. Merhaba, merhaba. Deniz, benim ismim Deniz Bey. Siz ne yapıyorsunuz? Ben otelciyim, otelde çalışıyorum. Hım, ben… Aynen, çok iyi fikir. [Müzik] [Müzik] İbrahim Tatlıses deyince hanımefendi… Çok dedi, mavişim söylüyor. Çok… [Müzik] İyi anı oldu, gördünüz. [Müzik] [Alkış] [Kahkaha] [Müzik] Çok heyecanlıyım şu anda çünkü müzik kılan berbattır. İnşallah bilirsiniz. İnşallah biliriz. Şevval, ben Şevval. Avukat olacağım inşallah, inşallah. Bir senemiz daha var, dinliyoruz. [Müzik] [Kahkaha] Mücahit Bey'den dolayı belki öyle. Lütfen lütfen, Şevval'im çok güzel ama bu iki böyle ikinci hımlamanız sonra diye bir şey oluyor, biraz endişelendirdi ama yine deneyelim istersen. Lütfen, tabii tabii, istediğiniz kadar. Nasıl olacak hiç önemli değil, melodiyi çok iyi… Bunu… Bunu gerçekten bilmiyorum. Son kez deniyorum. Tamam, Şevval'im lütfen lütfen dinliyoruz, sesini açalım. [Müzik] Şevval Hanım kendi kına gecesini yaptı bize. [Müzik] Mücahit Bey, siz daha önce tehlike şu an başınıza bela almayın. Anlamadım filan yok siz diyeceksiniz ki ne kadar tatlı ama ne kadardı diye düşündüm ama işte orada dalgaya düştük. Bir daha yaparsanız… Evet. [Müzik] Benim kafamı karıştırıyor. Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar. Çok üzüldüm ama maalesef şarkıcılıkla devam etmemem çok doğru. Şevval Hanım çok özür diliyorum. Ama hayatımda bu kadar kendini tanıyan biriyle daha… Müzik kulağım yok derken… Gerçekten başka bir kulağınız da olmayabilir. Yani şaka yapıyorum, biz gerçekten çok rahat duyamadığımız için şaka devam. Gerçekten çok eğlenceli oldu bizim için ama asla anlamadık. Alkışlıyoruz Şevval Hanım'ı. Hanımefendi bir başka Şevval Hanım'mış. Çok tatlısınız. Siz ne yapıyorsunuz? Lütfen böyle çok daha güzel. Ne oldu? Şey oynadım. Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Ceren Hanım ceza olarak bunu içiyor. [Müzik] Sizin isminiz nedir? İsmi Nazlıcan ama Nazlı kullanıyorum. Nazlıcan ne? Çünkü niye kullanayım? [Kahkaha] Ama Nazlı'yı kullanıyormuş. Nazlıcan… Çünkü niye kullansınlar? Ne iş yapıyorsunuz? Öğrenciyim, lojistikçi olacağım inşallah, inşallah. Gayet güzel bir şarkı mırıldanacağım size. İbrahim Bey bunu bilirseniz bir siz bilirsiniz. Çünkü bu programda onu dinlediğimden beri gitmiyor kulağımdan, asla gitmiyor ve ben böyleyim. Başlıyorum şimdi lütfen. [Müzik] Benzeri… Benzeri… Evet. [Müzik] Adam sandığı pot çıktı. Bu tır vızdık adamlar izlemez o günden beri yattığım yerde… [Müzik] Ne oluyor falan filan… De bunu sormak söylemek istedim Elif Hanım'a da single'ı yaptı demeye başlamışlar. Gerçekten çok değerli bir parça, başka bir şey yaptım. Çok değerli bir parçaymış. Şimdi şey yapmayalım ama yattığınız yerlerde erken… Böyle çok da şey gelmiyordu. [Müzik] [Alkış] Yani tamam ben biliyorum ama içirmeyeceğim, biliyorum içersiniz. Beyza bizim profesyonel fondipırımız. Ne haber Beyza? İyiyim, sen nasılsın? Sen demeyeceğim, bana siz diyeceğim burada. Nasılsınız İbrahim Bey? İbrahim Bey? İbrahim Bey? İbrahim Bey… Siz nasılsınız? İyi. [Müzik] Sizi zaten tanıyoruz işte. Tıp falan okunuyor. Eyvallah mı yaptın sen? Buyurun şarkınızda. O zaman bize bak. Oğuzhan Koç şarkısı zımlarsan yemin ediyorum kovalarım ama onu çok seviyorum buradan selamlar. Biz de çok seviyoruz. [Müzik] Bebeğim ben hala sen yokken de bir gündüz ne hayvan, ne tek bir yıldız. Hayal karanlık ve ıssız göremiyorum. Sen yokken ne gecede gündüz mü? Ayva, ne tek bir yıldız, her yer karanlık ve ıssız göremiyorum. Tut elimi, burdan gidelim. Olmaz. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Ah bebeğim ben hala deliyim. [Müzik] [Müzik] Beyza ağzına sağlık. Sana en sonunda albüm yapacağız galiba. Çok iyiydi. Ne efendim? Oğuzhan Koç'la düet ayarlayayım mı? İyi fikir. Ya Reyhan acaba arada fikir mi? Abi bak hiç aklımıza gelmeyen şeyler. Ağzına sağlık sana bayılıyoruz Beyza ben de… [Müzik] [Alkış] [Müzik] Size çok teşekkür ediyoruz Ceren Hanım ve Taylan Bey. Ayaklarınıza sağlık. Tabii ki Cemre kazandı sevgili izleyenler kendisi. Çünkü bildiğiniz gibi müzikten anlıyor çok var, şarkı söylemişliğin var ya. En azından bir de baya şak şak bildin ya şaka değil yapacağım derken… Vallahi bildi şu an hiç önemli değil. Bitti biliyor musun? Bitti mi? Güzeldi, yeni alışmıştım. Ne siz… Ne oldu? Birine sesleniyorsunuz. Belki senin manita… [Müzik] [Kahkaha] Okuyacak mısın? Gerçekten ne yapacağım? Kız istiyor oğlum ya. Şiir değilse de bir şey okuyun. [Müzik] Aynen evde bir şeyler çalarsın, gönlünü alırsın diye düşünüyoruz hanımefendi. Hanımefendi bak hiç yok ben istemem deme, siparişi yapıştırdı. İbrahim Selim'le izdivaç, ayaklarını salladı. Cemre ben çok eğlendim yani umarım senin için de çok eğlenceli geçti canım. Onların da çok yardımı olduğunu düşünüyorum. Ayaklarınıza sağlık. İyi ki bizimle yediniz, tekrar karşılaşırsınız bunu. Sevgili ekran başındakiler sizlere de çok teşekkür ederiz. Hanımlar beyler biz herkesi FOX'tayız, tekrar görüşmek üzere. İyi geceler. [Alkış] [Müzik] [Müzik] [Müzik]