📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

Namaz Kılamıyorum Diyorsan Akılalmaz Çözüm @Mehmedyildiz

Hayalhanem21:04

Transcription

Namaz kılamıyorum diyorsan akıl almaz çözüm Mehmet Yıldız. Bir şey söyleyeceğim. Dinliyoruz. Ayran seni çok seviyorum. Kimi çok seviyorsun? Ayranı çok seviyorum. Beni çok seviyorsun mu? Seni çok seviyorum. Çikolata verdiğim için çok seviyorum değil mi? Değil mi? Değil mi?

Bir şey soracağım Yiğit Hanım. Bu kırmızıyı giymeyecektin hani. Adı ne bu tatlının? Dum dum dum. Yiğit Hanım bir şey soracağım sana. Ne? Senin peygamberin kim? Sen de. Adam ol. Peki sen bir Allah'a inanıyorsun değil mi? Değil mi? Değil mi? Şimdi ikinci dersimiz namaz. Olmaz değil mi? Olmaz değil namaz. Yiğit Hanım namaz kılmayan abilerine bir şey demek istiyor musun? İstiyorum. Söyle bakayım. Ne söyleyeyim? Vay Allah senden razı olsun. Ben gidiyorum ha. Odaya gidiyorum. Gel çikolata vereyim.

Yıldırım Bayezid zamanında, Yıldırım Bayezid bir tane Sırp kralının kızıyla evleniyor. Tabi kız Müslüman olmuyor. Çok da entrikacı bir kız. Yıldırım Bayezid'e biraz sorunlu birkaç yıl geçirtiyor abi. Tabi Yıldırım Bayezid, Caner ondan sonra biraz üzülüyor. Belki biraz gönlü üzülüyor, daralıyor. Ve yani bunlardan kimi tarihçiler af dilemek için, kimi tarihçiler tövbe için diyor. Bursalılı camini yaptırıyor Yıldırım Bayezid. Şu anki o meşhur Bursalılı camini.

Tabi cami yapılırken çok çok önemli bir hadise var. Camide çalışan ne kadar adam varsa tek bir yerden ekmek yiyorlar Somuncu Baba'dan. Tek bir yerden Mehmet abi. Neyse cami yapılıyor, çalışıyorlar. Ekmek tek yerden geliyor. Sadece Somuncu Baba'dan. Neyse cami bittikten sonra Yıldırım Bayezid, Molla Fenari'yi çağırıyor. Emir Buhari'yi çağırıyor. Bunlar inanılmaz zatlar yani. Allame abi bu Molla Fenari, Emir Buhari. Efsanevi isimler. Çağırıyor yanına işte cami bitmek üzere. Şöyle bir cumadan sonra vaaz verin diyor. O zaman namazdan sonra vaaz dediğin 2 saat, 3 saat, 4 saat abi. Yani insanlar aç. O kadar daha kopmamışlar. Ahir zamanın şiddetini yaşamamışlar. 3 saat, 4 saat vaaz. Sonra Molla Fenari diyor ki Padişahım bize düşmez diyor. E nasıl düşmez? Kime düşecek ya diyor. Bir kutbu azam var Somuncu Baba diye ona düşer diyor. Abi tevazuya bakar mısın? Biz bir tane şöyle meşhur biri, bürokratik şöyle böyle biri gelsin resim çektirelim diye milleti ezeriz. Padişah, koca padişah yanına çağırıyor. Bana düşmez ona düşer diyor. Böyle bir tevazu, Mehmet abi akıllara zarar. Elhamdülillah ya. Molla Fenari diyor Somuncu Baba'ya düşer diyor.

Neyse padişah diyor madem öyle ikna edin diyor. Alttan giriyorlar, üstten çıkıyorlar. Tabi Somuncu Baba sırrı fahiş olsun istemiyor. Yani insanlarını ekmek dağıtan mübarek bir mümin diye bilsin istiyor. Böyle evliya sırrı fahiş olsun istemiyor abi. Neyse diyorlar ya belli olmaz, şöyle olmaz, böyle olmaz. Somuncu Baba'yı ikna ediyorlar. Somuncu Baba cumadan sonra çıkıyor. Fatiha'nın tefsirini yapıyor. 7 mertebede. 1. mertebede anlatıyor. Fatiha'yı işaret ediyor. 2. mertebe anlatıyor. 3 anlatıyor. 4 anlatıyor. 5 anlatıyor. Derken derken Molla Fenari tutamıyor kendisini. Cemaatin arasında, halkın arasında ayağa kalkıyor. Vallahi ben böyle bir şey görmedim diyor. Biz yıllardır okuruz, araştırırız. Şu Fatiha'nın 3. mertebesinden öteye gidemedik. Bu nasıl bir kutbu azamdır böyle. 7 mertebe birden çıktı diyor. Somuncu Baba eyvah sırrım fahiş oldu diyor. Birden hızlıca hutbe ihraz ettiği kürsüden iniyor. Ve ondan sonra herkes yemin tillah ediyor ki. Ulu Cami'de kaç kapı var? 4 kapıdan birden bekliyorlar hangisinde çıkar diye. Ve 4 kapıdan birden her biri yemin tillah ediyor. Biz Somuncu Baba'nın elini öptük diye. Bir anda 4 kapıdan birden çıkıyor. O zamanlar insanlar aman bana makam vermesinler. Mevki vermesinler. Fakir bir Somuncu bilsinler diye. Sürekli kim üste gelirse onlar kaçıyor. Biz bu zaman ahir zaman olduğundan maalesef Mehmet Abi'ye tam zıddını yapıyoruz. Yani ne kadar teveccüh var aman daha fazla üstüme alayım. Aman başkası almasın. Ve bu da bizde gitgide amellere güvenmeyi oluşturuyor.

Ucup diye bir kelime duyan var mı? Ucup. İslam terminalisinde çok mühim bir kelime. Duydunuz mu hiç abi ucup? Var mı abi bilen anlamda? Adamsın. Amele güvenmek demek ucup. Yani adama baktığında ahiretle ilgili bir mesele açıyorsun. Ve meselenin ikinci cümlesi. Ya biz zaten şerif soyundanız. Biz zaten sihir soyundanız. Kardeşim sen namaz kılıyor musun? Ya ben bir hanım aldım gece gündüz. Seccadeye böyle yapıştı karı kalkmasın diye. Gece gündüz. Yani nasıl kılıyor biliyor musun? Ya günde kaçlar? Ya biz Kâbe TV’ye sarılıp uyuyoruz böyle evde. Peki sen namaz kılıyor musun? Yahu ben kılamıyorum biliyorsunuz. Sebep? Sağlığında sorun vardır. İşi gücü çok yoğundur. Yahu iki üç tane adam bakıyorum. Rızık kapılarını mı kapatayım? Bir de Rezzak oldu. Bir de Rezzak oldu hakikaten. Bizde ucup denen bir hastalık var. Ve bu hastalık çok sıkıntılı. Bu hastalık imandan sonra en çok vurduğu yerlerden bir tanesi namaz oluyor. Bunların en büyük sebebi Kur'an'ı okuyup içindeki emirlere uygulamaya tenezzül etmiyorlar bir zahmet. Kur'an'ı okumak sünnettir. Anlamak farzdır. Ne oldu o emirler? Kime geldi o emirler? Kime inecek o emirler abi? Bu azap sureleri kime geliyor? Kim için yazılmış? Biz cenaze namazının arabasının arkasına bile merhum yazıyoruz yani. Ne demek merhum? Allah'a rahmet etmesi demek. Nereden biliyorsun o adamın akıbetini? Yani bu kadar amele güvenilir mi? Bu kadar ucup olur mu? Yani bu azap ayetleri kime indi? Az önce konuştuk. Uhud'da. Bin kişiden peygamber görmüş. Üç yüzü münafık dönüyor. Bin taneden üç yüzü onda üç demek bu rakam. Bunlar peygamber Aleyhisselam’ı görmüş adamlar. Sen ben ne ya? Sen ben tebliğ etmişsin. Kimsin ya peygamberin yanında? Peygamber görmüş adamlar Mustafa Hoca. Binde üç yüzü dönüyor bu adamların münafık olarak. Sen neye güveniyorsun? Daha namaz yok yani. Masaya oturduğunda sahabelerin üstü bir adamsın. Masada hiçbir şey bırakmıyorsun. Amele baktığında başını secdeye eğdirmeyen iman neyine yarayacak? Ahirette nasıl kurtaracak? Ya bu namaz bu kadar kötüye atılabilir mi? Bu kadar kuytuya atılabilir mi? Üstat diyor ki her günahta küfre giden bir yol var diyor. Yani bugün dişin çürüdüğünde bir anda çürümüyor dişin. Bir mikrop geliyor bakıyor buraya yuva yapılır diyor. Diğerlerine de referans oluyor Seyidi abi. Diğer mikroplar geldiğinde dişi iptal ediyor. Amelde güzellik de aynı şekilde. Bir güzellik diğerine referans olur normalde İslam'da. Yani bir adam namaz kılıyorsa düzgün içinden zekât verme isteği gelir. Onu da güzel yapıyorsa şu komşuma tebliğ edeyim isteği gelir. Onu da güzel yapıyorsa ya bugün Rabbimi tanıyacak marifetullah ilmini donacak bir kitap daha okuyayım isteği gelir. Bizimki Ali Veli Osman namazı kılıyor yarım faizde namazı kılıyor. Ertesi gün iftiranın ya bu esnaf abiler yani muhabbet ediyorum da bazen. Sizleri tenzih ediyorum ya herkesi tenzih edeyim ortaya atayım bir kıyafet kime giyilirse artık. Yani o namaz ikame edildikten sonra mal satılırken o kadar yalan söylenir mi üç kuruş için? Olur mu yani bu? Yani o işleriniz için söylediğiniz yalanlar ne demek biliyor musun? Benim namazım olmamış demek. Zaten ayette namazını ikame et diyor kıl demiyor. Namaz tam olsa işin devamında silsile silsile evleneceğin eşin doğru seçilmesine çocuğunun ahlakına kadar yani ulaşmadığı elinin yetmediği hiçbir şey olmaz ama bizden ucup var. Ama ne güveniyoruz? Neyi unutuyoruz? İslam'ın temel disiplinlerini unutuyoruz. İslam öyle bir dindir ki Seyidi abi bir köleyi bilal yapar. Peygamber amcasını Ebu Leheb yapar. Sen neye güveniyorsun? İslam budur abi ya. Yani Cenab-ı Allah bunları anlayalım diye beş tane duyu veriyor. Biz hala başka noktalarda ısrar ediyoruz. İmandan sonraki en mühim hakikat namaz ya namaz. Yani birazdan bugün çok ağır ders okuyacağız. Yani biraz insafın varsa gece rahat uyuyamayacaksın bugün Gökhan. Sadece namaz kılmayan değil buz kılanlara da bugün çok laf gidecek. Yani hele iki tane hadis sakladım heybemde benim aklım çıktı abi bakalım sizin ne olacak yani. Ama dünyayı yaşayayım ondan sonra öleyim yanımda biri namaz kılar yanımda biri Kur'an okur. Yani bir adam trafik kazasından ölse yanına gidip trafik kurallarını hatırlatsam olur mu? E sen dünyada Kur'an'ı yaşamamışsın o Fatiha'nın sana faydası olur mu? Yanımda bin tane namaz kılsan artık faydası olur mu ondan sonra? Olmaz abi ama biz güveniyoruz abi.

Ben öncelikle bir şey söylemek istiyorum. Namaz kılamıyorum lafına ben inanmıyorum Muhammed abi. Niye inanmıyorum? Çünkü ben Allah'a inanıyorum. Allah Bakara suresinde diyor ki Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez diyor ayette. Yani ne yok diyorsunuz? Teklifim hala yutak. Yutmaktan aklınıza kalsın. Yutacağından fazlasını yani yükünün üstünü Cenab-ı Allah birisine yüklemez diyor. Ama sen hala diyorsun ki ben namaz kılamıyorum. Şimdi soruyorum Turgay abi sana sorayım. Allah kılabilirsin diyor o da ben kılamıyorum diyor. Kime inanacaksın? Hangisine inanmak istiyorsun? Hadi öbürüne inan da şirkete para at. Hangisine inanmak istiyorsun? Ben de Allah'a inanıyorum. O zaman namaz kılamıyorum lafı namaz günahının üzerine bir de yalan oluyor bir de Allah'ı tenkide giderse iftira oluyor. Cenab-ı Allah abicim günlük kaç nefes aldığımızı biliyor değil mi? Sorun yok. Peki kaç yaşına kadar yaşayacağını biliyor mu? Biliyor. İleride kiminle öleceğini? Kaç kere hastalanıp hangi hastanelere gideceğini? Vücudunda kaç tane hücrenin seyredeceğini? Saçının ne kadar uzayacağını ve ölene kadar kaç defa kestireceğini? Kaç şehir gezeceğini ve ayağının hangi denizde kaç gram su ayağına değeceğine kadar hepsini biliyor mu? Bunları bilen Allah namaz kılabileceğini de biliyor. Biliyor ve kâinatı ona göre dizayn etmiş. Ve sen hala diyorsun ki ben namaz kılamıyorum diyorsun. Şimdi ben iki tane hadis okuyacağım. Birincisi Taberanın hadisi. Sahih. Namaz kılmayanlar veya şekilci kılanlar bunu dinleyecek ağabey bugün. Burası sıkıntılı. Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Devam edeceğim. Rica ediyorum dikkatiniz bir de beni idare edin anladın mı ağabey? Kusurum olur bir şey olur kardeşinizim. Ama şurada kabirde işimize yarayacak. Hakkınızı helal edin böyle. Anladın mı ağabey? Ama mesele çok mühim. Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise diğer ibadetleri kabul edilir. Namaz kılıyorsa demedi değil mi? Namaza düzgün olacak. Yani bir ayette ikame diyor. Başka bir ayette namaz kılanlardan olmak diyor. Namaz düzgün değil ise diğer ibadetler kabul edilmez. Ebu Neymin namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz. Ağabey sen tehlikeyi anladın mı? Bak hayatınıza bireysel bir sorun. Hayatında namaz yok kurban kesiyorsun. Kabul olmaz diyor. Nasıl oluyor biliyor musun Mehmet ağabey sistem? Sen hayatında namaz yokken kurban kessin diyelim. Borçtan düştü hiçbir ekstrası yok kabul olmadı. O da Allah razı olursa borçtan düşüyor. Namazın yok zekat verdin kabul oldu mu? Olmuyor. Borçtan düşüyor hiçbir ekstrası yok. Hayatında namazın yok. Yok işte şunu yapmak sünnettir, misvakı böyle yapmak sevaptır. Var mı onların ekstrası? Hiçbirine bakılmıyor. Ya namazın önemini daha ne anlatabilir ağabey? Namaz kılmayanın cici hiçbir ibadetine bakılmaz diyor. Adam diyor ki ya namazın yok belki arada sırada kılıyorum ama cennette de birkaç tane köşküm eksik oldu. Lan ne köşkü? Ahireti kaybedeceğim diyor ya komple. Ya şundan önemli bir mesele var mı ağabey? Şu namaza bak ya. Siz bugün dünyada bir adama baksanız Süleyman. Yüzüne bakıp adamın hangi günahları işlediğini anlayabilir misiniz? Anlaşılmaz diyor. Ahirette adamın azap şekli ve mertebesine baktığın anda hangi günahı işlediğini anlayacaksın. Her günahın azap şekli ayrı. Azap şeklinden ne günah işlemiş onu anlayacaksın. Ve bu azap şekillerinden en şedid en şiddetli olanlarından biri namazında sıkıntı olanlar olacak. Nereden biliyorsun? Sahabe-i kiram birçok ibadet şeklinde sıkıntı olsa oruçta kurbanda şunda bunda ya işte kardeşimiz güneşliyor derlermiş. Namaza olmayanın dini sıkıntılı gözüyle bakıyorlarmış. Namaz çok önemli değildir. Dinin kendisidir ağabey. Çok önemli az önemli derecesini düşüremezsin. Dinin ta kendisi bu namaz dediğin. Ama bizim hayatımızda o kadar önemli değil. Niye? E çünkü zaman değişti Mehmet ağabey. Yani artık çok fazla işim var. 300-500 adama ekmek veriyorum. Bir de Rezzak oluyoruz orada. Öyle değil mi ağabey? Ey nefsim deme zaman değişmiş. Asır başkalaşmış. Ben şunu duydum bak kulaklarımda. Şigan ne duydun biliyor musun? Ben yoga yapanları görüyorum diyor. Saatlerce muazzam bir şekilde odaklanıyorlar diyor. Ama namaz kılana bakıyorum ve 3 dakika odaklanamıyor diyor. Demek ki namaz biraz asimile olmuş. Tamam bir Allah'a inanalım da biraz namazla da yogayı karıştırmak lazım. Çünkü zaman değişti. Ya bu bu kadar kafa karıştırabilecek bir şey mi gerçekten? Cenab-ı Allah şeytana verdiği müsaade esnasında şeytan bir adamın yoga yapıp şirkinde boğulmasından mutlu oluyor. Adam eğilemiyor. Namaza da hiç tahammül edemiyor. Her dakika vesvese veriyor sana. 1400 yıl önce de şeytan aynı şeyi yapıyordu. 1400 yıl sonra da aynı şeyi yapıyor. Sen o mücadeleyi kazanmaya bakacaksın. Ey nefsim deme zaman değişmiş. Asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış. Hayata prestij eder. Derdi maişetle sarhoştur. Şimdi abi bura çok sıkıntı. Bazı kardeşlere abiler geliyor. Namaz kılıyorsun mu hacı? Kılıyorsun. Sıkıştırıyorsun biraz. 5 vakit mi delikanlı gibi? Ya sabahları çok kalkamıyorum diyor. Şimdi nereden anladın? Ya amelinden biraz anlıyorsun. Gevşekliğinden ipine kadar tuttuğundan anlıyorsun biraz yani. Aynası iştir. Kişinin lafa bakılmaz. Artık göre göre anlıyorsun biraz. Şimdi desen ki kardeş sabah 6'da senin işinle ilgili bir uçak var. Her türlü kalkar. Her türlü. Desen ki kardeş sabah 15'inde hanım doğum yapacakmış. Her türlü kalkar. Erken kalkar. Dün bir tane haber geçsem. Yarın sabah 6'da deprem olacak. Herkesi Mersin'de hallaç pamuğu gibi çevirip atacak diye. Gözüne uyku girmez o saatte 10 kere kalkar. Çocuğu doğsa kalkar. Çocuğu acıksa gene kalkar. Ama mesele Allah'ın rızası olunca kılamıyormuş. Sebep? Sebebi imanı zayıf. Ve namaz kılmayan bir adam lisan-ı haliyle diyor ki ben kendi dünya cennetimde mutluyum. Senin vereceğin cennete ihtiyacım yoktur. Kendi işim eşim çevrem beni mutlu etmeye muhtedirdir. Sen tamam Allah'sın. İşte başım sıkışınca sana dua ediyorum. Sen bununla yetin. Ama ben sana günde 1 saatimi ayırmayacağım. Ben günde ciğerimi 10 saatliğine ayda 2000 liraya patronuma satarım. Ama sana günlük 1 saatimi satamam. Diyor lisan-ı haliyle. Soruyorum şimdi. Patronuna mı tapıyorsun? Cenab-ı Allah'a mı tapıyorsun? Kime daha çok amel ediyorsan ona tapıyorsun. Bu adamlar nefsimize söylüyorum hiçbir kişi değil yani. Bizim kişiyle işimiz yok sıfatla ilgili. Bunu böyle yaşayan kim varsa. Ya namazını kılmayan ya da kılarken sürekli aklından çek defteri geçti. Şuradan müşteri mi geçti? Bu borcu ne yapacağım? Şu kızı ne yapacağım? Eşi ne yapacağım? Çocuğu ne yapacağım? Allah'a ayırması gereken vakte esbabı ayıralım. Zihniyet ediyorum. Bunlar peşin vereni seven adamlar. Kendi nefsim dahil. Yani al gülüm ver gülümcüler. Allah bana bir şey verir. Ben onun karşılığında veririm. Yani namaz kıldığımda ahirette verecekmiş. O bana gelmez Sabri abi. Bana şimdi vermesi lazım. Madem sen peşin sevensin. Madem her şeyi karşılıklı yaparsın. Şu an bulutlarda duran 23 trilyon ton suyu. Günlük soludun 8800 litre havayı. Vücudunda otoyol gibi döşenmiş 96500 kilometre. Tamahları ahirette. Hadi öde de bunları diye adamı gırtlağına sokarlar Seyri abi. Madem karşılıklı seviyorsun. Bunların karşılığını nasıl arayacaksın? Versene Allah'ın verdiği bir nefesin karşılığını. Nerede abi? Sıkıntı. Patron arasa kırk döneriz. Allah için idare etsin artık hacı. Böyle olmuyor mu? Kılmadığın namaz. Aceleyle kıldığın namaz. Namazın bitince yandakini tenkit edecek kadar nasıl dikkat verebiliyorsun? Kendi namazından ona nasıl vakit kalıyor? Ey nefsim deme zaman değişmiş. Asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış. Hayata perestiş ediyor. Derdi maişetle sarhoştur.

Şimdi abi bura çok sıkıntı. Bazı kardeşlere abiler geliyor. Namaz kılıyorsun mu hacı? Kılıyorsun. Sıkıştırıyorsun biraz. 5 vakit mi delikanlı gibi? Ya sabahları çok kalkamıyorum diyor. Şimdi nereden anladın? Ya amelinden biraz anlıyorsun. Gevşekliğinden ipine kadar tuttuğundan anlıyorsun biraz yani. Aynası iştir. Kişinin lafa bakılmaz. Artık göre göre anlıyorsun biraz. Şimdi desen ki kardeş sabah 6'da senin işinle ilgili bir uçak var. Her türlü kalkar. Her türlü. Desen ki kardeş sabah 15'inde hanım doğum yapacakmış. Her türlü kalkar. Erken kalkar. Dün bir tane haber geçsem. Yarın sabah 6'da deprem olacak. Herkesi Mersin'de hallaç pamuğu gibi çevirip atacak diye. Gözüne uyku girmez o saatte 10 kere kalkar. Çocuğu doğsa kalkar. Çocuğu acıksa gene kalkar. Ama mesele Allah'ın rızası olunca kılamıyormuş. Sebep? Sebebi imanı zayıf. Ve namaz kılmayan bir adam lisan-ı haliyle diyor ki ben kendi dünya cennetimde mutluyum. Senin vereceğin cennete ihtiyacım yoktur. Kendi işim eşim çevrem beni mutlu etmeye muhtedirdir. Sen tamam Allah'sın. İşte başım sıkışınca sana dua ediyorum. Sen bununla yetin. Ama ben sana günde 1 saatimi ayırmayacağım. Ben günde ciğerimi 10 saatliğine ayda 2000 liraya patronuma satarım. Ama sana günlük 1 saatimi satamam. Diyor lisan-ı haliyle. Soruyorum şimdi. Patronuna mı tapıyorsun? Cenab-ı Allah'a mı tapıyorsun? Kime daha çok amel ediyorsan ona tapıyorsun. Bu adamlar nefsimize söylüyorum hiçbir kişi değil yani. Bizim kişiyle işimiz yok sıfatla ilgili. Bunu böyle yaşayan kim varsa.

Niçin deme? Çünkü ölüm değişmiyor. Yarın ne yiyeyim derken aklına kefen geliyor mu hiç? Firak bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Adz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor. Ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor. Sürat peydah ediyor. Hem deme ben de herkes gibiyim. Benim liselerde bir öğretmenim biliyorsunuz. Liselerde en çok duyduğum cümle. Doğru mu? Baksana abi sınıfta hangi arkadaş kılıyor ya? Hangi arkadaş kılıyor namazı? Ben neden kılayım namazı ya? Yani orada diyor ki etraf ne yapıyorsa ben de aynısını yapayım. Seyidi abi sen de kırk kişiyi bir dama çıkarsan. Bizim 52. katlı ya. O kırk tanenin otuz dokuz tanesi aşağı atlayıp intihar etse. Onlar ediyor diye sen de eder misin? E basit değil mi abi? Bak nefsin oyununa bak. Namaz olunca iyi de onlar kılmıyor. Ama canına kast olunca ben onlar gibi yapamam oluyor. Ne çıkıyor burada? Buram buram nefis kokuyor. Buram buram. Başka ne diyorlar abi? Ya kardeşim siz namaz namaz diyorsun da. Bu namaz dediğin olay Allah'la kul arasında bir ibadet. Sizin girmemeniz lazım. Neydi isim? Sami Allah'la kul arasında değil mi namaz? Öyle değil işte kardeş. Ben şurada gidip bir parkı yaksam abi. Devlet bana bir suç açar mı dava? Çok güzel kamu amme davası. Ne için bana kamu davası açıyor? 80 milyonun hakkını müdafaa için doğru mu? Nasıl bir maddi düzeni bozduğunda 80 milyon kişinin hakkını devlet senden istiyor? Aynen öyle de kılmadığın her namaz. Kainatta zerratondan koca galaksilere kadar her birinin üzerinde bulunan müvekkel melekler, ziruhlar, canlılar, çiçekler, böcekler bütün bunların muazzam bir şekilde manevi ahengini, dinamiklerini bozduğundan ve sabote ettiğinden ahirette bunların küllisi senden hesap talep edeceğinden dolayı 60 yıllık bir hayatta sonsuz cehennemi hak ediyorsun. Defter kabarık abi. Bir daha sorayım. Allah'la kul arasında mıymış namaz? Onu da kakalamışlar aradan. Hem deme ben de herkes gibiyim. Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise kabrin öbür tarafında pek faydasızdır. Urve ibn-i Zübeyr var. Hz. Ebu Bekir'in torunu. Ayşe validemizin yeğeni. Urve'nin bir gün bacağı rahatsızlanıyor abi. Hemen Şam'a gönderiyorlar. O dönem Şam'da tabipler çok efsane. Neyse tabipler bakıyor Bektaş. Allem ediyor, kullem ediyor. Diyor ki biz bu dizden altını kesmek zorundayız diyor Urve'ye. Nasıl olacak diyor Urve? Bir tane ot var onu çiğneyeceksin bir gün boyunca uyumuş olursun diyor. Yani anesteziyi bahsediyor. O dönem tıpla çok ilgileniyorlar. Mesela bir yerin yara olduğunda kırmızı başlı karıncalar var. Ateş karınca. Onu böyle kıskaçıyla ısırtıyor kafasını koparıyor. Isırtıyor kafasını kopartıyor. O senin dikişini alıyor. Zaten karınca kafası organik eriyor gidiyor oradan. Yani tıpta çok araştırıp ilerliyor. Bir şekilde şey yapıyorlar. Bu zaman narkoz anestezi dediğinin bitkisini bulmuşlar Fatih. Urve'ye diyorlar ki sen bu bitkiyi çiğneyeceksin. Çiğnedikten sonra bir gün boyunca aralıksız uyuyacaksın diyorlar. Yani bir gün boyunca Rabbimi anamayacak mıyım? Yani bir gün namazımdan uzak mı kalacağım? Evet öyle olacak. Ben buna razı değilim diyor. İyi de Urve kesmemiz lazım bu bacağı. Dayanamazsın böyle acıya. Çözeriz diyor çözeriz. Hele beni bir kıbleye çevirin diyor. Namazını kılarken bacağını kestiriyor. Ve bunu hissetmiyor. Namaz müminin miracıdır ne demek? Oldu mu abi? Urve'nin şu hassasiyetinden sonra artık kime tapıyor, kime biat ediyorsan git onun ibadetini yap kardeşim. Allah ananıza babanıza cehennemi haram kılsın. Lillahi Teala. El Fatiha.