📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

UEZ 2026 | Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?

Uluslararası Ekonomi Zirvesi49:28

Transcription

Panelimizi dinlemek için ilgi gösteren, eee, saygıdeğer dinleyiciler, değerli panelistlerimiz, tekrar hoş geldiniz diyorum.

Eee, normalde burada dört panelistimiz olacaktı. Eee, Mehmet Bey katılamadı maalesef. Eee, o yüzden, eee, belki biraz daha fazla süremiz olabilir bir taraftan.

Eee, mikrofonla ilgili uyarıyı az önce arkadaşımız yapmıştı ama ben de tekrar etmek isterim. Çünkü dinleyici olduğunda gerçekten, eee, sesimiz az gidiyor. Biraz uzakta kalıyor mikrofonlar. O konuda, eee, hassasiyetinizi rica edeceğim.

İkişer tane soru sormak istiyorum sizlere bugün. Arka arkaya değil, bir tur bitirdikten sonra ikinci sorulara geçmeyi eee, diliyorum.

Bugün aslında oldukça popüler bir konuda sohbet edeceğiz. Eee, laboratuvarlardan, bilimsel makalelerden son dönemde hayatımıza girmiş, ceplerimize kadar girmiş eee bir başlık: Yapay zeka. Farklı sektörlerde bu yapay zekanın etkilerini, geleceğini eee konuşacağız.

Eee, ben aslında önce Işıl Hanım, sizden başlamak istiyorum. Eee, çünkü yapay zeka, sektörler yapay zekayı konuşurken aslında bu konuşulan sistemlerin tamamı bir omurganın üstünde çalışıyor. Belli platformların üzerinde çalışıyor ve siz de bu işin omurgasında, merkezinde, zeminde yer alan bir sektörde eee iş yapıyorsunuz. Dolayısıyla ilk olarak ben Türkiye'nin görünümünü de merak ediyorum sizin gözünüzle.

Bugün sabah Sayın Şimşek bir eee şey paylaştı. Bir grafik paylaştı. Eee, neydi? Yapay zeka hazırlık endeksi diye Türkiye'nin aslında gelişmiş ülkelerden bu anlamda biraz geride durduğunu söyledi. O perspektiften de bakınca Türkiye'de sektörleri nasıl görüyorsunuz? Yapay zekayı ne kadar etkin kullanıyoruz? Bu iş dünyada nereye gidiyor? Türkiye'de ne durumda? Sizden dinlemek isteriz.

Çok teşekkür ederim. Eee, dediğiniz gibi şu an çok popüler bir konu ve ben bunu sadece bir teknoloji olarak değerlendirmiyorum. Çünkü etki alanı o kadar geniş ki, daha çok böyle hep hocalarımızla konuştuğum zaman bunun sosyolojik etkileri, eğitimden yeteneğe, insan kaynağına... Bir önceki panelde de söylediler. Bu öncelikle bir teknoloji değişimi değil aslında. Yeni bir altyapıyla, yeni bir normalle birlikte dönüşebilme yeteneği ve çağı. Bütün CEO'lar bunu kabul ediyor. Dünyada herkes bunu konuşuyor. Ama önemli olan ne kadar hızlı bir şekilde teknoloji yatırım yaptığımız değil, aslında bundan ne kadar fayda sağladığımız ve bunu ne kadar değere dönüştürebileceğimiz eee konusunda.

Ben bunu basitleştirmek için şöyle söylüyorum. Hani çok eee yıldızlı bir değnek gibi anlatıyoruz ama aslında çok basite indirgersek hep şöyle diyorum: Ya 30 yıldır bir apartmanda oturuyorsunuz, iki tane çocuğunuzla, bir tane de yaşlı anneniz var, onun migreni var. Çocuklar LGS'ye hazırlanıyor ve evde tadilat yapmaya çalışıyorsunuz. Hani bu çok büyük bir planlama projesi ve yapay zekayı kutsadığımız kadar insan zekasını da, insanların planlama yeteneğini de kutsamamız gereken bir dönem. Yani bence en büyük şey burada başlıyor yapay zekada.

Dünyada ben önce şöyle görüyorum. E bir taraftan bu "fear of missing out" var. Herkes bir şey yapmaya çalışıyor. Bir taraftan da ROI'ciler var. Return on investment diyor. Ben burada dengeye inanıyorum. Yani ikisi de doğru ama ikisini de abartmamak gerekiyor. Bir yandan teknolojiyi izlemek gerekirken, bir taraftan da etki yaratacak eee teknolojilere yatırım yapmak. Ama bunu da bir teknoloji değil, kurumun en üst seviyede yöneticileriyle belki ele alınması gereken bir dönüşüm projesi olarak kurumsal dünya için söylüyorum.

Şimdi dünyadaki örneklere baktığımız zaman, ya bu hani içerik üretme gibi alanları geçiyorum. Orada gerçekten çok ilerledi ama bir kurumsal iş yüküne baktığımızda ilk önce kurumlar böyle kendi eee asistanlarını oluşturdular. Yani kendi regülasyonları, kendi iç iletişimleri için soru bilgiyi yaymak için. Bu çok basit bir şeydi. İkinci aşamada verimlilik, operasyonel verimlilik ve otomasyon tarafında eee projeler olmaya başladı ki yapay zeka bunları çok rahat yapıyor. Ben kendi firmamın yaptığı örnekten eee size bir örnek vermek istiyorum. IBM 2023 yılında bütün back office operasyonlarının %60'ını yapay zeka ajanlarına devredeceğim dedi. İnsan kaynakları, satın alma, hukuk ve IT yönetimi ile başladı ve 4,5 milyar dolar save ettiğini açıkladı. 3,9 milyon da saat ve buradan çıkan verimliliğin hepsini IBM Research'e, yani yeni teknolojiler, yeni inovasyonlar yapmak için kullanacağını söyledi. Bu çok rahat yapılabilir bir şey artık.

Teknolojiyle burada önemli olan bizim süreçlerimiz ne kadar standart, ne kadar tanımlı, içerideki uygulamalarımız ne kadar bağımlılık yaratıyor gibi aslında daha üst seviyede nelerden vazgeçeceğim, nelere odaklanacağım, bunu nasıl yürüteceğime karar verebilmek. Operasyonel verimlilikten sonra kod yazma. Bunu da çok güzel yapıyor ve kod yazma ile birlikte hem hız kazanıyor hem hata oranını azaltıyor. Sistemlerin izlenebilirliği alanında da yapay zeka çok yetenekli ki bütün sistemlerimizin availability, hatası anlamında.

Peki bundan sonra, bunlar genelde daha çok otomasyona ve eee yani tekrar eden işlerin otomatize edilmesine yönelik. Buradan sonraki aşama karar destek sistemlerine artık girebilmesi. Ama karar destek sistemlerine girdiği zaman en önemli konu bunun hesap verilebilirliği. İşte BDDK yeni bir eee aslında düzenlemeyle artık yapay zekanın hesap verilebilirliği, denetlenebilirliği, şeffaflığı. Çünkü gerçekten bir karar destek sistemine girdiğinizde bu modelin ne kadar geriye dönük hesap... Şu an mesela bu alanda daha eee şeydeyiz. Daha deneysel aşamalardayız.

Bir ikincisi de tabii bunları yaparken bir önceki panelde de söylediler. Dünyadaki jeopolitik dengeler bu "sovereignty" kavramını eee gündeme getiriyor. Yani benim her yarattığım teknolojide bağımlılık yaratmamak ve bunun sürekli olabilmesi, hani ülkelerin dijital egemenliği açısından da önemli bir konu.

Genel olarak bu alanlarda ciddi kurumsal dünyada e ciddi adımlar görüyoruz. Türkiye'yi nasıl görüyorum derseniz, eee, ben kendim de çok uzun süreler Orta Avrupa'da danışmanlık yaptım. Ben Türkiye'nin teknoloji yeteneğine her zaman çok hayranlık duyan, çok güvenen eee taraftayım. Çünkü çok esnekiz, çok dinamikiz, çok dayanıklıyız eee şeylerimiz gereğinde. Bu anlamda Türkiye hızlı hareket ediyor. Fakat teknolojiye o kadar çok ulaşıyoruz ki bir taraftan bu avantajken bazen de kaos yaratabiliyor. Bunlardan fayda sağlamak için bir o dönüşümün kurumla birlikte dönüşmesi lazım. İnsanla birlikte dönüşmesi lazım ve çok iyi planlanması gerektiğini düşünüyorum. Yani ben teknoloji yolunu bulur. Yani teknolojinin geleceği, teknolojinin nereye gideceği ile ilgili ben endişe duymuyorum. Bu dönemde o teknolojiden fayda sağlamak için organizasyonlarımızı ve yeteneğimizi nasıl dönüştüreceğimiz konusunun da yapay zeka kadar önemle ve heyecanla konuşulması gerektiğini düşünüyorum ki bu konuyu çok az konuştuğumuzu düşünüyorum.

Evet, çok teşekkürler. Çok kıymetli noktalara değindiniz. Şimdi ilk soruyu size sordum ki sektörler bu konuda ne düşünüyor? Genel perspektifi özetlediniz. Bankacılıkla başlamak istiyorum aslında Amir Bey. Eee, bankacılık belki de hepimizin hani az önce dedim ya ceplerimize girdi. Ceplerimize ilk giren teknolojik gelişmelerin ilkiydi. Yani gelişmiş bir şekilde giren. İşte bu asistanları, diğer yapay zekanın ilk denemelerini oralarda çokça tecrübe ettik. Eee, QNB olarak siz bugün geriye baktığınızda son dönemde özellikle hangi alanlara entegre ettiniz bu işleri? Orada ne tür eee kazanımlar elde ettiniz? Bir de şunu sormak istiyorum aslında birazdan eee diğer sektörler içinde. Personel sayısıyla yapay zeka arasında bir ilişki kuruyor musunuz?

Evet, teşekkürler. Öncelikle herkese merhaba diyelim. Mikrofon düzeninden dolayı böyle yan bakmamız gerekiyor. Kusura bakmasın salondaki seyircilerimiz. Bir de bir önceki panelin uzaması bizim müşterilerimizi kaçırdı biraz. Burada sayıda böyle azalmalar var ama eee şimdi toparlarız diye düşünüyorum.

Eee, şimdi eee bize gelmeden, yani bankacılık sektörüne, QNB'ye gelmeden belki yine birazcık daha büyük resimden bakmak lazım. Işıl da bahsetti. Eee, ama yani burada neden bahsediyoruz? Bu şu anda bir teknolojik dönüşüm mü? Bence bu teknolojik bir dönüşüm değil. Bu çok daha fazla bir ekonomik bir dönüşüm, kültürel bir dönüşüm. Tamamen aslında belki de bir jeopolitik bir dönüşüm. Yani bugünkü İran, Amerika Savaşı'nda bile eee bununla ilgili birçok şey olduğunu düşünüyoruz ve görüyoruz. Şimdi dünya değişti. Birçok konuda değişti. Politikada da, jeopolitikte de değişti. Ama bugün artık birkaç sene önce bize çok "norm", "wow" dedirten işte bankacılıktaki işte OCR teknolojileri, datayı almamız, kimlik doğrulamamız, uzaktan birçok şey falan, bugün zaten tamamen hijyen şartları haline gelmiş durumda. Yani bunlara artık hiç kimse dönüp bakmıyor. Bu olmazsa zaten bu nasıl bir yapı diye konuşuyoruz. Bambaşka bir yapı var. Veya chatbotlar, yine birkaç sene önce hayatımızda çok etkili olan chatbotlar. Yine var tabii ki chatbot ama chatbot tarafındaki, yani o yazışmalardaki reaktif taraf anlamını kaybetti. Proaktif tarafa doğru geçti. Bizde de var bunun uygulamaları. Zaman kalırsa bahsedelim biraz. Bizim Q var, dijital zeka dediğimiz. Eee, yani hayatımız o anlamda çok değişiyor.

Eee, bu dönüşümün ne kadar kalıcı olacağı, ne olacağı konusunda eee bence orada da çok tartışmalar dönüyor dünyada aslında. Eee, orada Microsoft'un CEO'su eee Satya... O Satya Nadella daha böyle orta yolda duran birisi. Çok daha radikal gitmiyor aslında. E ve aslında ama o da diyor ki, demişti ki, ben beğeniyorum o metaforu aslında, sanayi devrimiyle aynı. Sanayi devriminden sonraki en büyük dönüşüm veya daha büyük bir dönüşüm buhar makinesinin gelmesi gibi bir şey diyor aslında ya. Buhar makinesi geldiği zaman o dönemde sanayi devriminde artık hiçbir şey bir daha geriye dönüşü olmadı. Yepyeni işler çıktı. Yepyeni yapılar oldu. Belki bir o soruya da oradan eee geliriz.

Dolayısıyla ben bu dönüşümün artık hiçbir zaman geri dönüşü olmadığını ve hayatımızda üzerine koyarak gideceğimiz bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Hani genelde büyük resimde böyle bakıyorum. Peki biz bu yapay zeka dünyasında, eee, bankacılığa gelirsek, oradan aslında nasıl bir değer var? Ne yapıyoruz biz burada? Süreçlerimizi mi optimizasyon için kullanıyoruz yapay zekayı? Yoksa yapay zeka bizim yerimize karar mı veriyor? Bence tepedeki iki nokta bunlar. Karar mekanizmasında nerede? Süreç otomasyonunda, süreç hızlandırmasında nerede?

Eee, orada da belki onu böyle bir üçe ayırmak lazım. Bir, operasyonel verimlilik tarafı. Operasyonel işte tekrarlayan işleri yaptırıyoruz, hızlandırıyoruz, maliyetleri düşürüyoruz. Tabii ki bir o tarafı var. İki, karar kalitesi var. Yani bizim kararlarımızda nerede yol alıyor? Kredi kararlarımızda nerede? Kredi süreçlerimizde nerede? Kararlarımızın doğruluğunu ne kadar arttırıyor ve eee ne kadar isabetli karar veriyoruz? Bu tarafta önemli. Üçüncü de aslında müşteri ilişkisi tarafı. Müşteriyle olan ilişkimizde, interaction'ımızda nerede? Müşteriyle iletişimimizde nasıl bir destek veriyor bize? Ve yani doğru kanalda, doğru müşteriye hangi doğrulukta sunabiliyoruz? Bunu ben en azından bankacılık perspektifinde bu üç ana noktanın eee önemli olduğunu söylüyorum.

Ve bu tabii bu söylediğim şeyler harika şeyler falan da, bunlar için eee çok büyük yatırımlar ve çok başka bir dünya düzeni gerekiyor. Aslında geçen eee Harvard Business Review'un bir case'ini okuyordum. JP Morgan 2024 yılına kadar sadece eee yapay zeka için 17 milyar dolar yatırım yapmış. Sadece 2024 yılına kadar. Büyük ihtimalle 2024'ten bugüne de daha eksponansiyel gitmiştir. Daha eski case, eski bir tarihli bir case'i veya dünyanın her yerinde işte IBM bambaşka yatırımlar yapıyor. İşte ChatGPT'si, Cloud'u, Cilot'ı, Gemini'ı yani trilyon dolarlık şeyler yapılıyor.

Şimdi burada ben bankacılık tarafında da öyle bakıyorum. Bu işe Amerika'yı yeniden bir keşfedelim, biz ne kadar ne yatırımları yapalım? Yoksa bu keşiflere çok iyi adapte olalım, çok iyi uyumlanalım ve bu keşifleri kullanabilen insanlarla başka dünyalara mı geçelim? Ben ikinci taraftayım ve doğrusunun da bu olduğunu düşünüyorum sonuçta. Eee, yani yepyeni şeyler yaratmaya gerek yok. Bizde eee, AI işte agent'larla birçok çalışma var. Biz de yatırım yapıyoruz tabii ki. Ya şu an bugüne kadar herhalde 200 GPU'luk yatırımımız var kendi içimizde. Bizim QNB Bice diye bir şirketimiz var. Burada hem eee bu algoritmalar yazılıyor. AI'lar bu modeller içinde birçok çalışmamız var. Hayatımızda da şu anda kullanıyoruz bunları. Birkaç örnek vereyim hani ne yapıyoruz diye. U case'lerden ya ne bileyim FRU tarafında, yani dolandırıcılık tarafında şu anda anormal davranışları milisaniyeler içinde tespit eden modellerle yüzlerce bin FRU olmadan yakalanıyor şu anda. Aktif devam ediyor sistemde. Veya işte satış tarafında eee satış koçlarımız var. Eee, çağrı merkezindeki agentlarımıza eee koçluk yapıyor. Onlara anlık geri bildirimler veriyor AI teknolojisi sayesinde. Veya çağrı merkezinde yüzlerce bin telefon kaydı dinleniyor. Bütün çağrı merkezinin telefon kayıtları, eee, önden izinleri olduğu için dinlenip agent'ın performansını ve buradaki geri bildirimleri ve buradaki müşteri iterasyonlarını hızlandıran modeller var. Bunlar şu anda yaptığımız işler. Zaten bir müşteri deneyimi tarafı daha hala tam aktive olmadı bence bankacılık sisteminde. Çünkü orada hem regülatif taraf var. Regülasyonlarda da bazı iyileştirmeler, gelişmeler var ki BDDK bu konuda çalışıyor. Önemli işler var. Bir de tabii tam %100 doğruluk önemli. Yani bankacılıkta müşteriyle iletişim kurduğunuz noktada. Dolayısıyla eee, bütün bu yapıların hepsi, yani daha yüzlerce örnek verebilirim neler yaptığımızla ilgili.

Ama bence burada tartışmamız gereken, bütün şirketlerin de eee düşünmesi gereken şey: Biz yeni nesil organizasyon yapılarımızda AI'ı nereye koyacağız? Ne yapıyoruz? Bence bizim çıkarttığımız ürünlerden çok organizasyon yapısını geleceğe nasıl hazırladığımız çok önemli. Çünkü ben şey örneği veriyordum geçen bir arkadaşıma. Ya sonuçta Ferrari'ler var çeşitli. Müthiş Ferrari'ler var ve bu Ferrari'yi kullanmayı bilmiyorsanız zaten rezil oluyorsunuz. Arabayı parçalıyorsunuz, kaza yapıyorsunuz, duvara çarpıyorsunuz. Bizim hem yapımızı onu kullanabilecek hale getirmemiz lazım hem de onu kullanabilecek pilotajda eee arkadaşlarla işlerimizi yapmamız lazım. Biz mesela AI'dan sorumlu ve eee yüksek analitikten sorumlu genel müdür yardımcılığımız var bankamızda. Sadece bu işten sorumlu bir genel müdür yardımcılığımız var. Ve eee business'ların, iş kollarının altında eee o kullanılan eee örnekleri, use case'leri yapan ve ikisini birleştiren ekiplerimiz var. Organizasyon şemasını buna göre şekillendiriyoruz. Bunun da bence önümüzdeki dönemin en önemli konularından bir tanesi olacak. Herkes AI ile ilgili bir şey yapması gerektiğini biliyor. Herkes AI'ı bir yerinden dokunuyor ve bunun dışında kalırsa dünyanın dışında kalacağını düşünüyor. Ama yeni nesil organizasyon yapısını neye göre şekillendireceğini bence tam herkes kafasında oluşturamıyor. Bizim yaptığımız doğru mu değil mi? Biz de bilmiyoruz, bakacağız ama şu andaki inancımız bunun doğru bir yere doğru gittiği, önemli konulardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Yani AI enabled organizasyonlar deniyor aslında. O tarafın önemli olduğunu düşünüyorum. Uzattım mı sürem? Fena değil diyelim. Burada keseyim o zaman. Daha sonra şeye devam ederiz. Başka? Ha insan kaynağı konusu vardı. Pardon. İnsan kaynağı tabii ki...

Eee, burada etkileniyor. Optimizasyonlar var. Ama mesela ben şöyle bakıyorum olaya. Daha geçen yine bizim operasyon ekipleriyle bir toplantı yapıyordum. O daha o hafta devreye giren, uzun süreden beri çalışması olan bir optimizasyonla AI ile beraber 50 kişilik bir iş gücü eee savingi oldu. Biz o 50 arkadaşımızı şube destek ekibinde çok daha işleri kolaylaştıracak, satışı arttıran arkadaşlara dönüştürdük ve orada çalışmaya başladılar. Yani müşteriye fayda sağdık. Aslında tabii ki bir optimizasyon her zaman oluyor ama doğru insanları doğru yerlerde çalıştırma konusunda destek olduğunu düşünüyorum.

Yani bir taraftan verimlilik yaratırken aslında satış hacmine destek olacak, müşteri memnuniyetine destek olacak başka alanlar açmış ve orayı büyütmüş oluyor. Harika. Teşekkürler.

Aynen.

Eee, evet Burak Bey, az önce filminizi izledim keyifle. E, orada aslında bugünden geriye bakınca geleceği konuşacağız ama filmde de bahsettiğiniz konular var. Yapay zekaya entegre ettiğiniz eee, unsurlar. Orada sahibinden.com neler yaptı? Bugün sektörde kendi alanınızda lider konumundasınız. Eee, bunu e perçinlemek için adımlar attığınızı da görüyoruz ama neler yaptığınızı da merakla eee dinlemeyi isteriz.

Tabii memnuniyetle. Şimdi eee ya bir 2018 yılında bu özellikle makine öğrenimi ve derin öğrenim konuları gündeme gelmeye başlamıştı. Bizim bir kültürümüz vardır. Hani bir konu eee çıktığı zaman, özellikle de teknoloji alanında olduğumuz için bizim işimizin başkası tarafından elimizden alınması olasılığı daha yüksek. Mesela bir bankacılıkta eee QNB'nin bulunduğu durumdan QNB'yi eee daha zayıflatmak ya da yerine geçmek öyle kolay bir iş değil. Yani regüle bir sektör, müthiş yatırımlar gerektiriyor. Müşteri deneyimi, daha yaratılmış markalar. Bizim savunma şeylerimiz daha az. O alanda, yani teknolojide zaten bu yapay zeka geldikten sonra, özellikle son dönemde hızlandıktan sonra, özellikle teknoloji firmalarında %90'lara varan değer kayıpları oldu. Eee, halka açık olanların da nedeni bu. Yani yapay zeka işinizi mi elinizden alacak? Bizim kültürümüzde hep şudur: Biz acaba bizim rakibimiz olsa, şu anda yeni bir şey çıktığı zaman, neyi yapıp da bizim işimizi elimizden alacak veya bizden daha fazla tercih edilecek bir şey ortaya koyabiliriz diye yatıp kalkıp bunu düşünen bir ekibiz açıkçası. İşte şu anda 1000 kişiye yakın bir ekibimiz var. Bunun 300-350 civarında olanı eee teknoloji yazılım ekiplerinde çalışıyor ama genel anlamda bütün ekiplerin çalışma şekli böyle.

Biz 2018'de bu özellikle makine öğrenimiyle eee yapay zeka artık eee görünmeye başladığında, dedik ki neler yapabiliriz? Yani kendi alanımızda neler yapabiliriz? Ve orada bir kısmını gördüğünüz ürünleri eee üretmeye başladık. İlk işte fotoğraftan araç tanıma özelliği diye bir şey yaptık. Orada tabii işte bu machine learning'le yapılmış bir şey. Elimizde ilanlar var, yıllardan beri gelmiş fotoğraflar var falan. Dolayısıyla siz hani bir arabanın fotoğrafını çektiğiniz zaman, ne bileyim sokakta yürüyorsunuz, bir arabanın fotoğrafını çekiyorsunuz. Size o aracın ne olduğunu tanıyor. Diyor ki işte bu diyelim ki Audi A4, 2008-2012 arasında üretilmiştir. Bu diyor ikinci el ilanlarını getir diyorsunuz, onun ilanlarını getiriyoruz. Bir kolaylık yani bu böyle bir nasıl diyeyim, oyun değiştirecek bir özellik değil. Bir hoşluk aslında. Biz ilk bu özellikle başladık ama onu mesela sonradan daha farklı bir yere değiştirdik. Bu sefer ilanı girerken eskiden ilanı seçerdiniz siz, Audi, A4, işte falan, bir sürü özelliklerini. Onun yerine aracınızın fotoğraflarını yükle diyoruz demeye başladık o zamanlar. Ve biz oradan aracın ne olduğunu tanıyıp veri tabanları da var halihazırda, bütün aracın özelliklerini sizin adınıza getirmeye başladık. Bu büyük bir kolaylık sağladı. Yani artık siz ne bileyim aracım A, A4 2.0 diyordunuz. Hadi işte motor hacmi, beygir gücü, bir sürü şey de sorarız biz kolay filtrelensin diye, bütün o bilgileri doldurmanız gerekiyordu. Artık onları biz otomatik doldurur hale geldik.

Bunu şunun için anlattım uzun uzadıya. Yani bu başlayan bizim için bir yoldu. Eee, bu arada o ürünle de biz eee kendi alanımızın uluslararası bir derneği var. O oranın teknoloji şeyinde de bir 2019'da ödül verdiler sağ olsunlar. Şimdi işe şöyle bakıyoruz biz. Bir eee sevgili Ömür'ün hani müşteri deneyimi dediği bir müşteriye dokunan taraf. Bir de içeride etkinliği arttıran, hızı arttıran, daha verimli yapmamızı sağlayan konular. Uzun yıllar biz birinci kısma çok baktık ya. O da dediğim o kültürden dolayı biz müşteriye dönük olarak ne yapabiliriz? İşte sahibinden dekoru yaptık. Sizin eee ilgilendiğiniz ilandaki fotoğraflara bakıyorsunuz. E yeniden dekore ediyorsunuz aslında evi. Çeşitli farklı özelliklere göre, işte o diyorsunuz ki bunu işte modern yap, klasik mobilyalarla döşe, işte İskandinav tipi döşe, rustik tipi döşe falan. Hatta şimdi arkadaşlar yeni bir relase'ini yaptılar. Eskiden mesela şey yapamıyorduk. Öncelikle boş bir odaysa onu döşemesini yapamıyorduk. Döşenmiş halini convert ediyorduk, değiştiriyorduk, dönüştürüyorduk diyeyim. Şimdi onu da döşer hale geldik. Mesela bunun gibi 17, 18, 20'ye yakın ürün eee çıkarttıktan sonra tabii bu son bir yıl kırılmadır. 1,5 yıl hatta. Yani bu LLM'lerin hızlanması, farklı eee modellerin artık eee içerik üretiminin, metni anlamanın, anlamlandırmanın gelmesiyle beraber yani bambaşka bir yere gitti ve zaten ondan sonra bütün sektörler şeyi konuşmaya başladı. Yani bu iş kimin işini elinden alır? Kimi iş hangi işi dönüştürür? Neyi yok eder? Neyi ne yeni bir şeyi eee açıkçası var eder?

Biz de o yüzden bütün ürünlerimizi eee bu yılın başlarında Sahi AI markası altında topladık ve bir bir buçuk yıldır da çok önemli bir iş üzerinde çalışıyorduk. Yani o da gene aynı mantıktan çıkmış bir şey. Hani ChatGPT'ler, Gemini'lar sizin işinizi elinizden alınacak bu. Bugün gerçekten bizim alanımızda, bizim alanımız online dijital seri ilancılık. Seri ilancılık platformlarının yerine AI mı geçecek diyor finansal analistler? Bütün dünyada. O yüzden bizim gibi şirketlerin, halka açık olanlarının, işte İngiltere'de, Avrupa'da değerleri düştü. Bir yılda yaklaşık %40 değeri düşen firmalar var. Aslında olmayacağını biz iddia ediyoruz ama tabii biz onu gördüğümüz için dedik ki ya o zaman biz kendi eee nasıl diyeyim size? GPT'mizi yapalım. İlancılığın GPT'sini yapalım dedik ve onun üzerinde 1,5 yıl çalıştıktan sonra şubatın başında onu lanse ettik. Sahi AI ile ilan arama diye başladık artık. Ya normal GPT ile Gemini ile bir şeyle konuşur gibi eee platformumuz üzerinde ilan arayabiliyorsunuz. Soruyorsunuz işte tabii eskiden çok somut söylüyordunuz. 2+1, işte fiyatı şunun altında, Kadıköy'de kiralık ev diyordunuz. Şimdi öyle demenize gerek yok. İşte eee okula yakın olsun, yeşillikler içinde olsun artık yani insanla konuşur gibi aynı ChatGPT'ye, Gemini'ye söylediğiniz formda söyleyebiliyorsunuz, yazabiliyorsunuz. O onu anlamlandırıyor. Tabii onu anlamlandırmak bayağı zor bir iş. Yani açıkçası bizde çok core bir ARGE ekibi var bunu yapan. Böyle hani doktora falan yapmış, paper maper yayınlayan. Aslında altta Gemini'yı kullanıyoruz ama o Gemini'yı private bir eee şeyini, instance'ını diyeyim, yani şeyi de eğitmiyoruz. Google'ın ürününü de eğitmedik. Kendi içimizdeki versiyonunu diyeyim. İlan nasıl aranır konusunda eğittik, öğrettik. İnsanların amaçları bunu ararken nedir? Eğittik, özel eğittik yani. Ve de buna bir "guardrails" denilen sınırları çiziyorsunuz. Yoksa işte halüsinasyonlar görme, yanlış anlamalar yapma ya da ona baş, yani o konunun dışında bir şey sorduğunuzda saçma sapan bir yanıt verme gibi sonuçlara yol açabiliyor.

Bunu uzun uzadı şunun için anlatıyorum. Yani bir şeyi mükemmelleştirmeden de aslında rekabet etmek o kadar kolay değil bu yapay zeka alanında. Çünkü jenerik yapay zeka çok kuvvetli geldi. Yani şu anda şey tartışılıyor. Arama motorunun sonu mu geldi? Yani artık bir şey aramak yerine oraya mı söyleyeceğiz? Aslında orada bir sürü hukuki konular var. Bunu daha ileriki bölüme bırakayım. Çok enteresan bir dünyaya doğru gidiyoruz. Yani şu anda nasıl diyeyim, biraz vahşi batı durumunda. Herkes kovboy, istediğini yapıyor falan. Ama aslında bunun bir governance'ı, hukuki çerçevesi falan olacak. Yani öyle bir şu anda ilk devrelerini yaşıyoruz diyeyim.

Bu ilk kısmıydı. Şimdi özellikle şeye eğilmeye başladı. Yani toparladık, Sahi AI markasını çıkarttık. Özellikle bu ilan arama ve ilanı eee yükleme diyeyim, ilanı verme işlerini kolaylaştıracak işlerin üzerinde yatırımlara devam ediyoruz. Şimdi dedik artık içeriye biraz bakalım. Yani onu ihmal ettik demeyeyim ama önceliğimiz o olmadı hiçbir zaman. Atıyorum bir satış operasyonlarını mükemmel hale getirelim, yapay zekayı koyalım. İşte e destek hizmetleri, müşteri destekte biraz daha bir şeyler yapalım ki bankacılık o konuda çok bizden mesela ileride, çok güzel işler yaptılar, çok şey yapılabilir. Oralara şu anda eğilmeye başladık. Ben de eee açıkçası özellikle bu insan kaynağı tarafını önemsiyorum. Çünkü bütün gözlemlediğim firmalarda bu dönüşümü yaparken şu kaygı oluyor. Acaba bir işten çıkartma mı olacak? Hani dünyada böyle 20.000, 30.000 sayıları duruyor. Amazon çıkarttı falan. Ben de biraz Ömür gibi düşünüyorum. Yani insanlara yaptırabileceğimiz başka daha katma değerli, yani yapay zekaya teslim edilmeden müşteriye dokunan noktalar olabilir. Daha insani dokunuşların olduğu ya da insana ihtiyacı olan yerler olabilir. Buralarda iş gücünün dönüşümü olabilir. Tabii herkesi dönüştüremeyebileceğiniz durumlar da olabilir. Şirketin kendi içindeki dinamikleriyle çok bağlı.

Sözümü şöyle bir toparlayayım. Bir yandan da şu çok net bence. Yani bir garip bir eee mekanizma var. Yani kendi kendimize yapay zeka üretiyoruz. Peki yapay zeka işsizlik doğuracak. Tamam. E işsizlik olunca ekonomi bozulacak. Çünkü insanlar para harcayamayacak. Şu anda bazı şirketlerin değerleri o yüzden düşüyor. Yani insanlar işsiz kalacak, para harcayamayacak. O yüzden işte şunu sat, şu satılmayacak, şirketin değeri düşüyor. Yani çok garip bir dönem yaşıyoruz. E yani o yapay zekayı uygulayacak olanlar da insanlar. Dolayısıyla organizasyonların içinde bence ciddi bir direnç de var, gerek yöneticilerde gerek bunu hani hayata geçirecek olan insanlarda. O Amazonların efendime söyleyeyim, böyle büyük büyük 30.000, 20.000 kişi çıkartanların arkasında da biraz böyle dinamiklerin olduğunu ben düşünmeye başladım. Yani bir şeyi tespit edip düzeltip çıkartmıyorlar bence. Hani çıkartıyorlar, hani çocuğu denize at, yüzsün derler ya. Ben şimdi 30.000 kişiyi çıkartıyorlar. Hadi bakalım organizasyon nasıl yüzecek yapıyorlar ve mecbursunuz diyorlar bence oraya. Yani zorluyorlar yapay zekayı kullanmak için. O bu son son birkaç cümle çok enteresandı.

Ben direkt bankacılığa döneceğim oradan. Ömür Bey, tekrar size biraz geleceği konuşalım. Şimdi bugüne kadar yaptıklarımız, işte organizasyon yapısına verdiğiniz önemi anlattınız. Gerçekten hepimiz merak ediyoruz. Burak Bey'in son cümleleriyle birlikte özellikle, yani biz bankacılıkta 10 yıl sonra şubesiz tamamen bankacılığı konuşuyor olur muyuz sizce? Yapay zeka bunun bir tarafında olur mu? Yapay zeka olmasaydı da bu olur muydu? Eee, nasıl bakıyorsunuz geleceğine? Sizin nedir öngörüleriniz?

Eee, şöyle, aslında eee tabii ki rekabet değişecek. Rekabet parametreleri de değişecek bankacılıkta önümüzdeki yıllarda. Eee, yavaş yavaş değişmeye de başladı. Yani eski dünya düzenindeki rekabette biz işte bilanço büyüklüğü ne kadar, kaç şubesi var, ürün çeşitliliği ne kadar, fiyat ne kadar üzerinden bir rekabet içindeydik aslında bankalarda. Bence eee önümüzdeki dönemin belirleyicisi kesinlikle bu taraf olmayacak. Önümüzdeki dönemin belirleyicisi veriyi kim daha iyi kullanıyor olacak bir kere, kararı kim daha hızlı alıyor tarafı olacak. Veri, karar, kim daha doğru teklifi yapıyor? Kim daha doğru müşteriye gidiyor? Kim o müşteriye daha doğru, proaktif iletişimi kuruyor? Bence önemli konular buraya doğru gidecek. Dolayısıyla yani çok daha veri tabanlı, veri merkezli bir eee rekabet. Buradan da büyümeler bunun üzerinden gelecek. Aslında eee müşteri tercihini eee doğru belirlemek önemli olacağını düşünüyorum. Mesela birkaç tane şey var. Bir, eee yani şimdi hani segmentasyon yaparsınız, doğru müşteriye gidersiniz, doğru ürünü sunarsınız. Dolayısıyla satış ihtimaliniz çok daha artar ve doğru ürünü satarsınız. Ya şimdi eee hiper kişiselleştirme deniyor, hiper personalizasyon. Yani biz mesela bir kampanyaya çıkarken atıyorum 100.000 müşteriye aynı anda o müşteriye özel bir kampanya sunuyoruz ama 100.000 müşteriye aynı kampanyayı sunuyoruz aslında baktığınız zaman. Çünkü işte 10 milyon müşterinin arasında o 100.000'i siz bir şekilde bir klaster'a ayırıyorsunuz, bir gruba ayırıyorsunuz. Şimdi bu işin geldiği ve geleceği nokta eee tam bugün olmasa da yaklaşan nokta 100.000 teklif çıkmak aslında. Yani o 100.000 müşteriye, yani o 100.000 müşteriye aynı teklif değil, ucundan, köşesinden birazcık evrilmiş teklifler. O işte biraz daha hiper kişiselleştirme tarafına doğru gidiyor. Rekabeti müthiş değiştirecek bir şey. O size gelen doğru teklifi almama ihtimaliniz yok aslında.

Diğer tarafta eee yine yapay zekanın da içinde olduğu ama e günümüz bankacılık eee dünyasında bu bir kere işte gömülü finansman, yani embedded finance tarafı çok ön plana çıkıyor. Servis bankacılığı çok ön plana çıkıyor. Yani bugün herhangi bir sektör lideri aynı zamanda önümüzdeki yıllarda çok önemli bir bankaya dönüşebilir. Örnek verirsek, sahibinden ve işte QNB beraber bir şey yapıyor olsa bir gün sahibinden banka dönüşebilir veya herhangi bir şirketin bankasına dönüşebilir. Çünkü o şirket, sektöründe öncü olan bir şirket kendi işini yapar. Arkasında da bankacılığı bilen bir banka kendi işini yapar. Burada tabii ki AI modellemeleri birçok şey ön plana çıkar. Rekabet bambaşka yerlerde olur ve bunlar var zaten şu anda da devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de olacak.

Bir de işte bu AI agentlar meselesi, belki biraz önceki örnek gibi bakmak lazım ona. Yani şimdi 100.000 kişiye 100.000 ayrı teklif çıkmanın daha da ötesi bu olacak ama bu bunun birazcık daha zamanı olduğunu düşünüyorum. 10 milyon müşterisi varsa bir bankanın, ya şöyle düşünelim. Tersten geleyim. Hepimizin burada salondaki dinleyicilerin de izleyen arkadaşlarımız da mutlaka bir tane bankada bir tane müşteri temsilcisi var. Çok büyük bir kısmımızın, birazcık daha bizim yaşlar hala onlara isabet ediyor. Tabii ki mobil bankacılık kullanıyoruz, her şeyimizi oradan yapıyoruz ama atıyorum oradaki eee arkadaş arıyor, işte Ömür Bey diyor, bu mevduatınız döndü, şuradan mı yapalım, böyle mi yapalım, buraya ödemeniz vardı diyor, vesaire. Eşinizin de şuraya şunu göndermesi lazımdı diyor. Bunların hepsini bir tane müşteri temsilcisi yapıyor. Ben bugün hala şu anda bir kısmını böyle yapıyorum işlerimin mesela. Çok daha pratik oluyor aslında baktığınız zaman. Yani mobile girip çıkmak yerine tık tık hallediyor. Şimdi 10 milyon tane o müşteri temsilcisinden olduğunu düşünün önümüzdeki 5 sene içinde. Zaten konu bitmiş oluyor artık. Yani siz sonuçta o mobil tecrübesi çok iyi bir tecrübe. Hepimiz müthiş işler yapıyoruz. Biz bugün satışlarımızın, bireysel satışlarımızın %85-90 arasından daha fazlasını mobilden yapıyoruz kredi satışlarımızın. Ama herkesin bir tane yanında bir agent olduğu dünya geliyor. O uzak bir dünya değil bankacılıkta. Dolayısıyla rekabeti bunlar müthiş şekilde değiştirecek.

Ama eee bu çizdiğim resimde şey önemli olacak. Yani şimdi bu birebir hani konuşuyoruz, diyoruz ya müşteri temsilcimizle falan. Hatta şey, Cambridge Sözlüğü her sene yılın kelimelerini belirliyor. 2025'in kelimesi e, şeydi, "para social"dı. Yani tanımadığım birisiyle sosyalleşme aslında. Biraz mesela eve geliyorum ben. Benim oğlum 13 yaşında. Chat GPT ile bayağı sohbet ederken buluyorum yani onu. Yani şimdi bunun dışına çıkma ihtimalimiz yok artık. O devam ediyor. Bayağı takılıyorlar yani. O onu soruyor, ona cevap veriyor sözlü olarak falan. Bunu işte bankacısıyla da yapacak veya sahibinden ürün satarken de yapacak, IBM de yapacak. Böyle olacak bu iş diye düşünüyorum. Burada ama güven önemli. Karşıdakine güven. Veri önemli. Doğru veriyle doğru iletişimi kurmak ki o sana doğru cevapları versin ve bu işin biraz regülatif olması önemli. Oradan bankacılığa bağlayacağım çünkü yani bu işin sonu yok. Bugün bile siz herhangi Instagram'da e şöyle gezdiğiniz zaman eminim herkes aynı şeyi düşünüyor. %90'ının gerçek olmadığını düşünüyorsun. Gerçek olsa bile ne gerçek ne değil anlayamıyorsun. Onun bir regülatif tarafı yok birisiyle ilgili. Bugün deepfake'le hepimizi rezil edebilirler, vezir de edebilirler. Onun bir regülasyon tarafı var. Şimdi bankacılıkta hem bu veri tarafı var, hem güven tarafı var, hem regülasyon tarafı var. Dolayısıyla bankacılıkla generative AI işi çok uyumlu ve önümüzdeki dönemde rekabeti burada fark yaratan, burada sistemini değiştiren, burada bu işi kullanabilen, demin verdiğim örnekteki o Ferrari kullanabilen yapıdaki bankaların veya şirketlerin çok eee öne çıkacağını düşünüyorum. Birçok şey yapıyoruz o yüzden. İşte altyapımızı güçlendiriyoruz. Yeteneği bu şekildeki yeteneği içeri almaya çalışıyoruz gelecekle ilgili. Modelleri ona göre değiştiriyoruz. E yani AI bu tarafta dursun da iş kolları burada başka bir yerde dursun diye bir şey yok artık. Bunların hepsinin iç içe olması lazım. Yazılım tarafı da öyle. Bugün yani yazılımcılar başka bir yerde uzakta olsun, onlar orada yazılım yapsın diye bir şey yok. Zaten birçok yazılım şimdi ben tabii ITC'lerin yanında ahkam kesmeye ama yani birçok yazılım zaten AI ile yapılabilir halde. Onun güvenlik tarafı da oluşturulduğu zaman bütün bu resim rekabetin bambaşka noktada olacağını gösteriyor. Bugünden bu aksiyonları almazsanız, bu riskleri, bu yatırımları yapmazsanız, bu paraları harcamazsanız başka şansınız yok. Yani bu parayı harcamayalım derken yok olur, gidersiniz sonuç itibariyle.

Birkaç tane de rakam vereyim şey yapmadan, bağlamadan. Mesela MIT'nin bir çalışması var. Amerika'daki bugünkü iş gücünün %12'si, yani 1.2 trilyon dolar, bugün bugün bile bir günde yapay zekayla yok olabilecek durumda iş gücü olarak diyor. Sonuç itibariyle burada böyle bir durum var. Veya eee eğer bankalar bugün tamamen AI integrated çalışabiliyor olsa diyor BC'nin bir çalışması, 370 milyar dolarlık ek kar öngörüyor. Bunu bugün yaparsa, çok büyük rakamlardan bahsediyoruz. Şimdi bunları alabilmek veya koruyabilmek için yatırımları yapmak lazım. Hepimizin, buradaki yöneticilerin, kendi yönetim kurullarını, kendi hissedarlarını e bu yatırımları yapmaya, bunu yapmazsak da yok olacağızsa ikna ediyor olması lazım bence diyerek rekabeti böyle kapatmış olayım.

Evet. Çok çok teşekkürler. Eee, bu güven konusu çok önemliydi. Biz enerjide 6 milyon müşterimiz, 6 milyondan fazla müşterimiz var bizim de. Çağrı merkezi operasyonları çok ciddi yer tutuyor. Hızlı hizmet vermek üzere özellikle belli yaş grubu üzeri hala o fiziksel müşteri temsilcisi, canlı müşteri temsilcisine ulaşmak için çok ciddi bir çaba sarf ediyor ve bundan rahatsızlar. Bu kabullenme belki de zaman bir taraftan teknoloji gelişiyor ama sadece teknoloji gelişimine bağlı değil. Bu belki eee yaş gruplarının eee değişimiyle de oturacak bir konu gibi geliyor bana. Sizin söylediklerinizden de aslında biraz onu anlıyorum. Bu devinim sadece teknolojiyle değil, o güven algısının oturmasıyla zamanla oturacak gibi görünüyor.

Buradan size gelmek istiyorum Burak Bey. Ben eee bankacılık dedi, milyonlarca müşteri, sonra herkes bankacılığa soyunuyor dedi ki çok yerinde bir tespitti. Eee, yani gerçekten öyle bir alan. Paranın döndüğü bir alanda, işte cüzdanlar konuşuyoruz, hani birçok konu konuşuyoruz. Sizde bambaşka konular vardır eminim. Eee, bankacılığa girme niyetiniz varsa sahibinden.com olarak onu da duymak isteriz ama başka neler var sizden dinleyelim.

Şimdi şöyle, biz özellikle ilk bölümde de bahsettim. Şu anda biraz içeride yaptığımız işleri nasıl daha iyi yaparız, daha hızlı yaparız diye bakıyoruz. Tabii teknoloji ekibi biraz önde gidiyor orada. Yani bizim teknoloji ekibi dediğimde nelerden bahsediyorum? Biraz kırarak söyleyeyim. Bir eski bir yazılımcı olarak da işte eee ürün yöneticileri eee var. E ürünü tasarlayan, tanımlayan, eee tasarımcılar, etkileşim tasarımcıları var. Yani ekranlar, o oradan nesne nasıl buraya geçecek diyenler, yazılımı geliştirenler, test edenler, bunu sisteme yükleyenler ve sistemi işletenler. Yani çok farklı aslında gruplar var. Her grup kendi alanında yaklaşık 2 yıldır falan ben dedim ki, yani bir kere hepsini deneyimleyin. Şimdi öyle bir dönem yaşıyorsunuz ki neyin en iyisi olduğu da belli değil. Yani bir alanda, yani isim vermekten ben beis görmüyorum. Bir bakıyorsunuz işte Google Gemini daha iyi. Sonra OpenAI bir release yaptı, ChatGPT bu alanda daha iyi oldu. Efendim kod geliştirmine Cloud çıktı, Anthropic bu iyi oldu falan. En sonunda ben yani şöyle bir hedef vermek zorunda kaldım. Ya kendinize bir zaman eee sınırı koyun. O sınır içinde ne varsa oradan bir şey seçin artık. Çünkü uygulamaya geçemeyeceksiniz. Bu şey zamanına döndü. Ben eee biraz yaşça ilerideyim. 1980'lerde ev bilgisayarları çıkmaya başlamıştı. 84-85'lerde böyle onlarca marka vardı. IBM falan çok ulaşılmaz bir markaydı o zaman. Hep böyle alt küçük küçük markalar vardı. Şimdi hiçbir şey kalmadı. Yani PC alacaksınız. 3 tane dünyada hani üretici kaldı. İşte Mac var bir ayrıca falan ya. O her şey konsolide oldu geldi. Bence o dönemi şu anda AI konusunda yaşıyoruz. Her neyse.

Şimdi bizim şöyle bir şeyimiz başladı ve ben onu çok değerli ve önemli buluyorum. Yani ürün yöneticisi yapmak istediği şeyi anlatıyor. Ürünün tanımını e yazabiliyor bizde. Şu anda o yazılmış tanımı alarak diğer ekranı sadece söylüyor. Onu da feed ediyor. Kendi görüşünü de feed ediyor. Bizde dizayn sistem var. Yani aslında ekrandaki geçişmeler nasıl olur falan. Onun kurallarını yazmış olmanız lazım. Y olayın tabii tümü bir veriye bakıyor bakarsanız. Yani bir sisteminizi kurmuş olmanız lazım.

Bunu dediğimiz zaman prototip bir ekran normalde işte o prototipi 4 günde, 5 günde yaparken bir saatte çıkıyor. Şimdi onun üzerinde siz tartışmaya başlayabiliyorsunuz. Burası acaba öyle mi olsa, şöyle mi olsa? Olayları çok ciddi şekilde hızlandırıyor. Oradan çıkan şeyleri de eee, ürün yönetimi dokümanı ve dizayn dokümanını bunun kodunu yaz diye verebiliyoruz. Ya oralara kadar geldi.

Tabii kodu yazdıktan sonra çok security için bir kere kontrolleri yapmanız lazım. eee yani eski yazılım mühendisi olduğum için tatsız bir süreç var orada. Yazılmış kodu inceleyip bunun neresi yanlış diye bakmanız gerekiyor. Ama şimdi şeye söyleyebiliyorsunuz da eee o tuğla bana anlat niye bunu böyle yazdın diye size satır satır anlatıyor. Yani burayı hata yapmışsın düzelt diyebiliyorsunuz. Sonra bunun işte test otomasyonu yani bunu test edecek yazılımın yazılması falan oralara kadar geldik. Burada gerçekten ciddi bir ilerleme var.

Şimdi biz bunu şeye doğru yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Yani eee bütün ekibime de ben bunu diyorum. Yani artık AI geldi diye işimi bir kaybedecek mi? Yani işimi bir kaybedecek mi sorusunu sormak yerine sen o E'yı en iyi kullanan olursan zaten işini işini kaybetmeyeceksin. Daha fazla iş üreteceğiz. Yani tek kişilik dev kadro olacaksın. Belki de 3 kişinin, 5 kişinin işini üretir olacaksın. Yapmak istediğimiz de yapamadığımız fizibilitesi eee yapılacak yatırımdan dolayı tutmayan, yani geliştirme fizibilitesi tutmayan, denemek için bile çaba sarf etmeyeceğimiz işler var. Belki onları yapacağız. Belki değil yapacağız. Deneyeceğiz. Tutanı devam ettireceğiz, tutmayanı devam ettirmeyeceğiz. O yüzden benim bütün ekibe söylediğim şeyler şu. İşte satışçı mısın kardeşim? Pazarlama uzmanı mısın? Ne bileyim yazılımcı mısın? Müşteri hizmet eee müşteri destek temsilcisi misin? Yani sen artık süper satışçı olacaksın. Yanında bir tane daha senin süperey destekçin olacak senin. Onunla donanacaksın. Hani bunu ben şey diyorum. Bu Iron Man di bir giysi giyiyor bir anda eee o filmde değil mi? Süper uçabilen bir adama dönüşüyor. Yani siz de bu ayağıla donandığınız zaman e oranın demir adamı olacaksınız.

>> Yani verimlilikten çok gelir artışına yönelen bir şey de.

>> Evet. Yani daha iyi hizmet vermeye, gelir artışına, başka alanlara girmeye yönelik şeyler yapabileceksiniz. Son olarak sorduğunuz için söyleyeyim. Niye olmasın? Yani sahibinden bankacılık alanına falan bizim öyle bir girme niyetimiz olmaz ama çok kıymetli bankalarımız var Türkiye'de. Büyük bankalar var. Çok e dijitalde ilerlemiş bankalar var. QNB gibi. Belli olmaz. Harika. Teşekkürler.

>> bir işbirliği yapılır yani

>> mutlaka. Evet.

Eee, Işın Hanım, şimdi Burak Bey çok enteresan bir şey söyledi. Not aldım. Dedi ki, "Konsolidasyon." Yani ben de hatırlıyorum o dediği dönemi. Yani benim yaşım da az değil. O herkesin bilgisayar topladığı bir tane şirket kurduğu dönemlerden bahsediyor. Gerçekten hatırlıyorum. Şimdi burada geleceğe baktığımızda şimdi sektörleri dinledik. bankacılık, işte platformlar, diğer sektörleri. Bugün herkes EI'dan bahsetti. Eee, herkes bir şey yapacak. E, zeminde siz varsınız, omurgada siz varsınız. O zaman hatta bugün Sayın Şimşek şundan da bahsetti. Bu savaş bölgesinde o güvenli sayılan bölgelerden artık buraya yatırımların geleceğini bahsetti. Biz mesela enerji tarafında buraya gelecek data centerlar için enerjide ne yapabiliriz? Bunu konuşmaya başladık. Yani sizin tarafta da oyun değişiyor ve değişen oyuna yeni bir uyum gerekti gibi. Eee, sizi nasıl bir gelecek bekliyor?

Eee, aslında çok e iyi de oldu şimdi Burak Bey'in konuşmasından sonra mesela 30 sene önce teknoloji

>> Çok az mikrofona yakın.

>> Tamam. Pardon, çok pardon. Eee, 30 sene önce teknoloji sektörünü 56 oyuncu belirliyormuş. Belirliyordu yani. Ben de o günleri hatırlıyorum. Şu an sektörde kesinlikle oyun değişti. Çünkü teknoloji çok ulaşılabilir, çok liberal ve iyi bir fikriniz varsa 3 tane 4 tane kişi gidip böyle oyun bozan bir teknolojiyle gelebiliyor. Hani bu bir taraftan çok büyük bir fırsat bu kadar ulaşılabilir ve liberal olması. Ama bir taraftan da biraz önce Ömür de söyledi. Eee, kurumsal yapılarda açıklanabilirlik, regülasyon, müşteriye verdiğimiz sorumlulukları düşündüğümüz zaman bu bir kaos da yaratabiliyor. Yani şu an, eee, Burak'ın söylediği gibi çok değişik bir dönemdeyiz. Bir taraftan yapabileceklerimiz sonsuz ama bir taraftan mesela bir bankayı banka yapan o güvenilirlik hani banka asıl olayı güvenilirlik. Hani bunu nasıl sağlayacağız? Bu büyük yapıları nasıl koruyacağız? Ben yine biraz IBM'den örnek vermek istiyorum. IBM 115 yaşında. Eee ve biraz önce Burak'ın söylediği hani yapay zeka bizim işimizi alır mıyı? Hidden Figures diye bir film var. Çok tavsiye ederim. IBM'in işte o yıllarda bir bilgisayar hesap makinesi, o zamanın yıkıcı teknoloji hesap makinesi, hesap makinesi benim işimi alır mı almaz mı korkusunu eee yaşayan ve o makineyi kullanmayı, öğrenmeyi öğrenen bir hikayeyi anlatıyor. Bu dönemi çok güzel anlattığı için çok eee tavsiye ediyorum ben. Eee burada mesela IBM ne diyor? 115 sene önce hani bilgisayarlar bulmuş. Bugünkü teknolojilerin çoğunun mucidi aslında ama bugün diyor ki benim bu hıza yetişmem mümkün değil. Eee bugünün teknoloji dünyasını en önemli değiştiren şey hız. Bugün bir ay önce konuştuğunuz bir şey bir ay sonra demode olabiliyor. O yüzden aslında işte IBM diyor ki benim platformlarımda açık kaynak kodluk yazılımları kullanmam gerek. Çünkü her şeyi kendim yapamam. buna yetişemem. O yüzden bir kere ekosistem eee ekonomisinin, ekosistemler oluşturmanın çok ön ekosisteminiz kadar güçlü olacağınız bir dönemdeyiz. İkincisi eee şimdi her çok fazla konu konuşuluyor özellikle büyük dil modelleri ile ilgili ama bugün 2025 itibariyle sentetik veri gerçek verinin önüne geçmiş. Yani aslında büyük dil modellerinin de halüsilasyon görme, size doğru bilgi ve o yüzden artık biraz daha küçük dil modellerinin, uzmanlaşmış modellerin kullanılması fayda sağlamaya geldi. Güvenlik için, insan kaynakları için, enerji için daha uzmanlaşmış dil modellerinin oluşturulması gerekecek. Bu ayrı bir eee döneme getirecek aslında konuyu. Tekrar yeteneğe dönmek istiyorum. Biraz önce Burak çok güzel anlattı. Neyi önceliklendireceğiz? IBM'in IBM Value for Business Institut diye Research'ın bir birimi var ve bir araştırma yapmışlar 2016 yılında. En önem verdiğiniz yetenek türü hangisi? Birinci Steam, 3üncü inovasyon çıkmış. Bugün 2025'te aynı soruyu CEO'lara sorduklarında este ve inovasyon zaten var ama zaten olmak zorunda. Demişler ki birinci yetenek önceliklendirme, 3üncü kolaborasyon. Yani aslında biz önceliklendirmemizi, bölümler arası kolaborasyonu çünkü burada böyle çok güzel şeyler konuşuyoruz ama bir bankaya girdiğimizde o kadar farklı bir resim oluyor ki en iyisinde bile upgrade edemediğimiz uygulamalar var. Hard code yazmışız. eee kurtulamıyoruz. Bütün bunların bazılarının yapay zeka roadmap'i yok bazı uygulamaların. Ben bunların hangilerini kullanacağım, hangilerinden vazgeçeceğim bir de o hangi iş birimi o uygulamadan vazgeçecek? bence en büyük kültür değişimi de orada başlıyor. Bütün bunların eee çok iyi planlanması eee gerekiyor. O yüzden ben eee kendi açımızdan bu rekabetin dinamizmi arttırdığını, teknolojiye ulaşılabilirliğin de arttırdığını ama doğru bir stratejiyle yönetilmezse de bir noktadan sonra sanat için sanat yapıyorum gibi hani teknolojiyi öğrenmek. Çünkü ben şeyi görüyorum. yazılımcı arkadaşlarım o kadar mutlular, o kadar ulaşılabilir ki her şey, her şeyi yapabilirim sanıyor ama kurumsal bir dünyaya girdiğinizde onun entegrasyonu var, izlenebilirliği var, hesap verilebilirliği var, müşteri tarafı var, KVKK var. Yani böyle bir ortamda tekrar planlama yeteneğinin insana dair önceliklendirme planlama yeteneğinin en üst seviyede bunun bir dönüşüm projesi olarak ele alınmasının eee önemli olduğunu düşünüyorum. Teknoloji firmaları için ise bizler o hani 30 sene, 50 sene önceki ulaşılmaz halimizden daha eee ulaşılabilir, daha değişebilir ve IBM bunu gerçekten açık kaynak kodlu yazılımlarla işbirliği yaparak Hype'a değil asıl güçlü olduğu kurumsal dünyada eee durarak yaptığını yapmaya çalıştığını düşünüyorum. gerçekten eee rekabetin iş yapış biçiminin çok çok köklü bir şekilde değiştiği, sadece rekabetin iş yapış biçimi değil. Yani ben düşünüyorum benim de 14 yaşında olduğum yani eğitim sistemi buna ne kadar uygun şu an bu sisteme ya da bunun sosyolojik etkileri mesela benim en çok ilgi duyduğum konu bu dijitalleşmenin sosyolojik etkileri. Çok çok ciddi etkiler. Çünkü neye inanacağımızı bilmiyoruz. algımız, karar vermemiz, her şeyimiz ona göre değişiyor. Mutlaka bunlar regüle olacak ama bütün bunları yaparken, eee, önceliklendirmenin çok önemli olduğuna inanıyorum tekrar tekrar.

>> Evet, çok teşekkürler. Özellikle son söyledikleriniz bu sosyal etkisi yani sosyal olarak yeni jenerasyon bundan nasıl etkilenecek? Benim de çok merak ettiğim konular. Hep birlikte göreceğiz. Çok hareketli bir dönem bizi bekliyor diye anladım konuştuklarınızdan. Tüm e panelistlerimize teşekkür ediyorum. Onlar için bir alkış rica ediyorum sizlerden. Umarım keyif almışsınızdır. Dinleyicilerimiz çok teşekkürler.