📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

🔴 RAMADÂN’IN GÜZELLİKLERİ (BÖLÜM 3)

FATİH İLİM VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ MERSİN55:56

Transcription

[Müzik] alâ seyyidina Muhammedin eşf murselin ve Habibi rabbil alemin Allah [Müzik] Allah.

Allah rızası için niyetlerimizi Halis kılmayı hem kendime hem de sizlere hatırlatıyorum. Selam. Bir hadislerinde şöyle buyurdular [Müzik] inah ill leh ve ve allahu subhanehu ve Teala kendi rızasının dışında yapılan hiçbir ameli kabul buyurmaz. O halde Allah için niyet edelim, hep birlikte ecirler ve mükafatlar elde edelim. Allah'ım, rızan için! Ya Rabbi, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ramazan'ın Güzellikleri adlı kitaptan; oruç tutmak, tabii ki Allah için yapılan yüce bir ibadettir. Tabii ki Allah'a yapılan bir ibadettir dedik, hem de yüce bir taat, yüce bir ibadettir. Allah nezdinde kıymeti, değeri yüksek olan bir taat, bir ibadettir. O halde bu taati, bu ibadeti Allah'ın emrettiği gibi yerine getirmek durumundayız. Orucun farzları iki tanedir; bir niyettir, iki de orucu bozan hallerden uzak durmaktır. Tabii niyetin yeri kalptir. Niyetin yeri kalptir ve her gün için ayrı ayrı bir niyet getirilmek zorundadır. Getirmek zorundadır. Oruç tutmak isteyen bir kimse ve bu niyeti de geceden getirmelidir. Geceden dediğimiz zaman illa 12'den sonra manasında değil, hayır. Allah geceyi ve gündüzü yarattı. Gündüz ne zaman son buluyor? Güneşin batmasıyla son buluyor. Güneş battığında ne başlıyor? Gece başlıyor. O halde akşam vaktine girmesiyle artık gece vakti başlamış oluyor ve dolayısıyla akşam vaktinden itibaren ta ki sabah namazına kadar olan süre zarfında, akşamla sabah namazları arasında niyet edilmek zorundadır. E diliyle de tabii ki söylerse, diliyle de söylerse bu da daha faziletlidir. Diliyle söyler, kalbiyle de istihdan eder, kalbinde de o niyetini bulundurmuş olur. Ve ayrıca niyeti de ederken Ramazan ayının orucu olduğunu da belirteceksiniz. Tutmuş olduğun oruç Ramazan orucu olduğundan dolayı, "Niyet ettim," diyeceksin mesela; "Niyet ettim, Allah rızası için bu yılki Ramazan ayının yarınki orucunu, iman ederek, sevabını Allah'tan umarak tutmaya." Bu tabii bu niyetin kamil olanıdır. Yoksa "Niyet ettim, bu yılki Ramazan ayının yarınki orucunu Allah için tutmaya," dersen yine yeterli olur, kafi gelir.

Ayrıca kendini de... İkinci farz neydi? Orucu bozan hallerden uzak durmak. Oruç tutan bir kimse kendini ne yapacak? Tabii ki orucu bozan hallerden uzak tutacaktır. Ne zamandan itibaren? Sabah namazının vaktinden güneş batıncaya kadar olan sürede. Orucu bozan haller; neyseler onları öğrenecek ve bunlardan da uzak duracaktır. Orucu bozanlardan yeme, içme gibi şeylerdir. Bir kimse yerse, içerse, oruçlu olduğunu hatırlayarak, bilerek, isteyerek, yani birisi onu tehdit etmemiş ve unutmuş durumda da değil, yerse, içerse ne olur bu insanın? Tabii ki orucu bozulmuş olur. Yerse, içerse dediğimiz zaman illa yiyecek, içecek bir şey olmasına lüzum yoktur. Yani bir insan taş yutar, yine orucu bozulur. Taş bile yutarsa orucu bozulmuş olur ve menfez sayılan yerlerden hacmi olan bir şey girdirir, bu durumda orucu bozulmuş olur. Menfez sayılan yerler nelerdir? Az... Mesela şimdi ağzına koyduğun zaman hemen orucun bozuluyor mu? Hayır. Ne zaman bozulur? Onu yutarsan ve gırtlağının orta yerini aşarsa, "He" harfinin çıkış noktasını aşarsa bu durumda orucun bozulmuş olur. "He" harfi de gırtlağın tam ortasından çıkar, boğaz harfidir ve gırtlağın tam ortasından çıkıyor, yutağın oradan çıkıyor. Bazı alimler de dediler ki, "He" harfinin çıkış noktasını aşarsa orucun bozulur, demişlerdir. "He" harfi... Bu da tabii zayıf olan görüştür. Güçlü olan görüş, "He" harfinin çıkış noktasıdır. "He" harfinin çıkış noktasını aşarsa bu durumda orucun bozuldu. Aksi halde abdest alıyoruz, abdest alırken de ağzımızı çalkalamayı yapabiliyoruz, bu orucu bozmaz, yutmadığımız müddetçe. "He" harfini aşmak... O halde birinci menfez yeri neresi? Ağızdır. Ama sadece ağzına almakla orucun bozulmaz, orucun bozulmuş olmaz. Yoksa mesela bir kimse yemek yapmış, mesela bayan yemek yapmış, yemeğin tuzuna bakmak istiyor. Tat duyusu nerededir? Ağzında, dilidir. Dolayısıyla bakmış, tuzlu mu, iyi mi tuzu diye. Ondan sonra tükürmüş, yutmadı. İşte orucu bozulmuş olmaz, bu durumda orucu bozulmaz. Ama fakihler bu konuda dediler ki, mekruhtur. Tabii belirli şartlar geliştiğinde, oluştuğunda mekruh bile olmuyor. Mesela Hanefi alimleri ne derler? Derler ki, kocası çok hassas bir insansa, işte yemeğin tuzuna, tadına çok dikkat eden birisi ve bundan dolayı da evde sorun çıkaran birisi ise mekruh bile olmaz, kadının yemeğin tuzunun tadına bakmasında mekruh bile, kerahat bile olmaz, demişlerdir. İkincisi de burundur. Aynı şekilde abdest alırken suyu burnumuzun içerisine aldığımız zaman hemen orucumuz bozulmuyor. Hayır. Ne zaman bozulur? Genzi aşarsa. Şimdi geniz nerededir? Burnun sonundadır. Hani normal şartlarda abdest aldığımız vakit suyu burnumuza verip nefesimizle içimize çektiğimiz zaman yakar değil mi? Demek ki genze ulaşmıştır. Genzi aşarsa bu durumda ne oldu? Tabii ki oruç bozulmuş olur, oruç bozulur. Ama başlı başına burnunun içerisine su verdin, sümkürdün, aşırmadıysa bu durumda orucun bozulmuş olmaz. Aynı keza menfez, açık menfez sayılan yerlerden bir tanesi de beyindir. Diyelim ki birisi mesela başına bir yara almış, başında bir yarası var, ilaç kullanmış ve ilaç içeriye, dahile ulaşmış, beyne ulaşmış, bu durumda orucu bozulmuş olur. Çünkü beyin tarafının açık menfez olduğunu belirtmişlerdir alimler. Kulak da aynı keza. İmam Şafii mezhebinde bir görüşe göre açık menfez. Kulak çöpü girdir, kulağını karıştırdın ya da bazıları serçe parmağının içerisine işte girdirir, içeriyi karıştırır. Bu durumda ne olmuş oldu? Onun da orucu bozulmuş olur. Ama İmam Şafii'nin mezhebinde bir görüş daha vardır. O da kulak gözenek hükmündedir. Derideki gözenek var ya, mesela sen abdest alırsın, o gözenekler o sudan içerler, emerler. Duş alırsın, vücudundaki gözeneklerin o sudan içerler, emerler. Bu orucu bozmuyor, orucu bozmuyor. Kulak da Şafii mezhebindeki bir görüşe göre gözenek hükmündedir. Dolayısıyla istersen o görüşle amel edersin, açık menfez dersin ve kulağına bir şeyi girdirmek de açık bir menfez. Hanefi mezhebinde bir şey girerse, damla damla su girdi içerisine, bu durumda ne oldu? Orucun bozuluyor. Ama Şafii mezhebinde başka bir görüş daha mevcuttur. O da nedir? Şafii mezhebindeki gözenek hükmünde olmasıdır. Orucu bozmuyor, demişlerdir bazı fakihler, bazı alimler. Göze gelecek olursak, göz... Bu göz açık menfez değildir. Gözüne damla damlattım, gözüne sürme çektin, bu durumda o orucun bozulmaz. Gözünün içerisine su girdi, gözünün içini yıkadın, bu durumda orucun bozulmuş olmaz. Ne zaman bozulur? Bazen gözüne damla damlatırsak hissedersin, bile isteye onu yuttuğun zaman orucun bozuluyor. Tekrar ediyorum; gözüne damla damlattım, tadını ağzında hissettin ve onu çıkarıp tükürebildiğin halde bile isteye yuttun, ne olur bu durumda? Tabii ki orucun bozulmuş olur. Aynı şekilde bu tatla alakalı dikkat edilmesi gereken başka bir husus; sabahleyin uyandığın vakit ağız suyunu yutma. İlk gözünü açar açmaz yutma ağız suyunu. Çünkü geceleyin yediğin, sahurda yediğin, dişlerini fırçaladın, çay içtin, örnek veriyorum kahve içtin. Ondan sonra kahvaltılık bir şeyler atıştırdın, dilinde tadı kalıyor, ağzında tadı kalıyor. Ondan sonra uyuduğun vakit, sabah uyandığında genelde ağzında eser kalmış oluyor. Bunun da belirtisi nedir? Laboya gidersin, laboda tükürdüğünde sarı bir rengi olduğunu görürsün. Demek ki bir eser kalmış. O halde sabah uyanır uyanmaz kalktın, mesela gözünü açtın, bile isteye ağız suyunu yuttun, sonra laboya gittin, tükürdün, baktın ki sarartı var ya da diş etlerin kanamış, pembemsi bir renkte. Ne oldu? Orucun bozuldu. Ne yapacaksın? Akşama kadar yemeyecek, içmeyeceksin ve bugünü bayramdan sonra kaza edeceksin, kaza yapacaksın. O yüzden ne yaparsın? Kendine yanına mesela laboya gitmeye üşenen, bir peçete koyarsın ya da bir pet bardak koyarsın, içerisine bir peçete koyarsın. Uyandığın vakit ağız suyunu tükürürsün içerisine, yutmazsın. Aksi halde yutarsan orucunu bozmaya azmetmiş olursun. Çünkü ağız suyun değişse... Ne oldu? Orucun gitti. Değişse orucun bozuldu, değişmese bozulmaz. Ama ama galiben, galiben yani kendimden ben bahsediyorum galiben ne oluyor? Sabah kalktığımız zaman tükürdüğümüz zaman görüyoruz ki bir sarartı var, demek ki geceleyin çay içmişiz, kahve içmişiz, efendime söyleyeyim kahvaltılık bir şeyler yemişiz ve ağızda eser kalmış. Onu yutarsam ne olur bu durumda? Tabii ki oruç bozulmuş olur. Aynı şekilde açık menfez sayılan yerlerden bir diğeri de karın bölgesidir. Bir kimse karnına iğne batırdı ya da birine izin verdi, batırsın diye bir şey batırdı, mesela ya da karnında yarık vardı, ilaç sürdü ve dahile ulaştı, açık menfez sayılan bir yer olmuş olduğundan dolayı bu durumda ne oldu? Tabii ki oruç bozulmuş oldu. Yine aynı keza açık menfez sayılan yerlerden ön ve arka avrettir. İstinca yaparken bir kimse içeriye suyu ulaştırır ise ya da istinca gerçekleştirirken parmak, elleriyle, parmağıyla olduğu vakit, parmak avret mahallinin iç kısmına dahil olursa bu durumda ne oldu? Tabii ki yine orucu bozulmuş olur. Çünkü buralar açık menfez sayılan yerlerdir, açık sayılan, e açık sayılan menfezlerdendir. Dolayısıyla su girerse ya da başka bir şey girerse, mesela eee müshil ilacı kullanırsa, fitil kullanırsa, tampon kadın mesela tampon uygularsa ya da adam pamuk tıkarsa içerisine, ön avretin içerisine pamuk tıkarsa bu durumda içeriye bir şey dahil etmiş olduğundan ne olur? Tabii ki orucu bozulmuş olur, açık menfez sayılan yerler buralarda. Dolayısıyla omzundan mesela, kolundan iğne yaptırdın, damardan kan aldın, kan verdin; orucun bozulmaz. Çünkü açık sayılan menfezler değil. Serum taktırdın; orucun bozulmaz, çünkü açık sayılan menfezler değildir. Kalçadan iğne yaptırdın; orucun bozulmaz, çünkü açık sayılan menfezler değildir. Kalça, baldırdan mesela iğne yaptırdın ya da adam mesela insülin kullanıyor, insülini omuzuna batırıyor. E bu durumda aynı keza ne olmaz? Orucu bozulmuş olmaz. Ki zaten herhalde insülin iğnesi çok kısadır, çok küçüktür. Yani normal bir iğne bile batırsa bir kimse koluna, bu durumda orucu bozulmaz. Neden? Çünkü açık sayılan menfezler değildir, kol öyle geçmedi. Neyi saydık? Ağız, burun, beyin, kulak bir görüşe göre, ondan sonra karın, ön ve arka avret. Açık menfezler buralarda. Buraların dışından vücuda bir şeyin dahil olmuş olması orucu bozmaz, orucu bozmaz. Bir kimse Ramazan ayının gündüzünde bilerek, yani oruçlu olduğunu hatırlayarak ve isteyerek, kimse onu tehdit etmemiş, yer ya da içerse ne oldu? Orucu bozuldu, orucu bozuldu. Hacmi olan bir şeyi girdirir. Normalde şimdi ağız suyuna değinmeden orucun bozulmaz. Çünkü madem ki ağzında, madem ki ağzından çıktı ve ondan sonra onu yuttun, ağzının içerisindeyken onu yuttun, bu durumda orucun bozulmaz. Ama ağız suyun dışarı çıktı. Diyelim ki misvak kullandın, misvakın ucuna bir parça ağız suyundan bulaştı, parça rutubetten bahsetmiyorum, bir parça bulaştı. Çıkardım bile, isteye onu görmüş olmana rağmen, haram olduğunu bilerek, oruçlu olduğunu hatırlayarak, isteyerek tekrardan ağzına koyup onu yutarsan ne oldu? Orucun bozulur. Ya da bazen konuşursun, uzun konuştuğun zaman özellikle ders verdiğin vakit ağız suyundan bir parça çıkıyor, dudağının bu belirgin olan yerine yapışıyor. Birisi de onu görmüş, bile isteye tekrardan onu yutarsa bu durumda orucu bozulmuş olur. Çünkü madem ki dışarı çıktı, hem de ayrışmış bir şekilde. Niye ayrışmış bir şekilde diyoruz? Çünkü dilinin üstünde bir kimse ağız suyunu biriktirir, dilini dışarı çıkar, tekrardan içeri alır ve yutarsa orucu bozulmaz. Çünkü ayrışmamış, bu durumda oruç bozulmuyor. Yine aynı şekilde mesela insan diyelim ki işte sümük var burnunda. Şimdi sümük oluştu, ondan sonra burnunun içerisine kadar aktı, normalde onu ne yapacak? Onu sümkürerek atacak. Bir kimse onu burnuyla çeker ve genzi aşarsa, işte nefesiyle onu içine çeker, genzini aşarsa, işte İmam Şafii'nin mezhebinde ne oldu? Bu insan orucu bozulmuş oldu. Hanefi mezhebinde bozulmuyor ama İmam Şafii'nin mezhebinde bozulur. Ya da mesela bir kimse göğsünden balgam söktü, balgamı söktü, ağzına ulaştırdı, bile isteye yutarsa bu durumda yine İmam Şafii'nin mezhebinde orucu bozulmuş oluyor ama İmam Ebu Hanife bozulmaz diyor, bozulmaz diyor. İmam Şafii de bozulur. Bunlara dikkat edeceğiz. Diş ipi de kullanırken aynı keza dikkat edeceğiz. Diş ipi bazen kullandığın zaman ağız suyundan bir parça ipin üzerine yapışmış olabilir. Tekrardan ağzına koymadan önce onu temizlersin, öylece ağzına koyarsın. Çünkü onu görmüş olmana rağmen, haram olduğunu bilmiş olmana rağmen tekrardan ağzına alır, yutarsan orucun bozulmuş olur. Akşama kadar aç, susuz kalıyoruz, boşuna gitmesin, yerine gelmiş olsun bu taat, bu ibadet değil mi? Boynumuzdan düşsün, zimmetimiz temizlensin, düşmüş olsun. Şimdi tamam, ne yapacak bu adam? Diyelim ki gündüzleyin yedi, içti, orucunu bozdu, büyük bir günaha düştü. Günün geriye kalan kısmında kendini yemekten, içmekten alıkoymak zorundadır. Yemeyecek, içmeyecek, oruçluymuşçasına devam edecek ve bunu bayramdan hemen sonra, bayramdan hemen sonraki günde kaza edecek. Kazayı da erteleyemez. Çünkü özürsüz olarak orucunu bozdu, farzdır ona derhal kazasını yapacak. Derhal ne zaman yapabilir? Bayramdan hemen bir sonraki gün. Bayram zaten bir gündür, bayramdan sonraki gün, Şevval'in ikinci günü ne yapacak? O günü kaza edecektir ve Allah'a da tövbe edecektir. Çünkü büyükçe bir günaha düşmüş oldu. İmam Şafii'de sadece ne var? Sadece kaza var. Ama İmam Ebu Hanife; bir kimse yer ya da içerse, yani normalde yenen şeylerden, içilen şeylerden, tedavi için kullanılan ilaçlardan bir kimse yer ya da içerse yine orucu bozuluyor, büyük günaha düşüyor, bugünü kaza edecek. Ekstra bir de ne var? Zihar kefareti var. Zihar kefareti neydi? Zihar kefareti de bir köle azat edecek, gücü yetiyorsa bir köle azat edecek. Müslüman, sağlam bir köle azat edecek. Yok gücü yetmiyorsa, bulamıyorsa zamanımızda şu anda mesela köleyi nereden bulacağız? E söylentiler var, öyle rivayetler var, deniliyor ki Moritanya'da hala köleler mevcut deniliyor ama nereden bulacaksın onları? Ne yaparsın bu durumda? 2 ay, iki Hicri ay aralıksız oruç tutacaksın. Hani halk arasında deniliyor ya "61'i boyladı" diye. Yer ya da içerse 61'i boyar. Yani bir gün bozduğu gün bir de ne oluyor? İki Hicri ay. Ama direkt 60 gün demiyoruz. Çünkü ay ya 29'dur ya da 30'dur. Kaza yapacağı aylar 30 gün çektiyse, 30 çektiyse bu durumda tamam doğrudur, 61 oldu. Ama yok ikisi 29 çektiyse ne oldu? 58 + 1 gün, 59 gün. Birisi 30, birisi 29 ise 59 + 1 gün yani 60 oldu bu şekilde. Yani direkt 61 demiyoruz, ne diyoruz? 2 Hicri ay aralıksız oruç tutacak. Ne demek aralıksız? Yani bir gün bile ara verse, diyelim ki 55 gün tuttu, 56 gün tutamadı ne yapacak? Baştan alacak, en baştan tekrardan tutacak. Ama Hanefi mezhebinde dedik ya, yer ya da içerse, yenecek şeylerden yer ya da içerse, içilecek şeylerden içerse, taş yutarsa orucu bozuldu. Sadece bir gün kazası var. Çünkü taş, taş yenilen şeylerden değildir, anladık değil mi? Oruç bozuluyor ama kefaret yok. Ama yenilen şeylerdir şeylerden ise iki Hicri ay aralıksız oruç tutacaktır. Aynı şekilde Hanefi mezhebinde bir kimse tenasül uzvunun şehvetini giderirse, Şafii mezhebinde olduğu gibi yani ilişkiyle orucunu bozduysa bu durumda yine bir gün o günü kaza edecek, büyük bir günaha düştü ve ayrıca iki Hicri ay aralıksız da oruç tutacaktır. Köleyi azat edemiyorsa. Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer ya da içerse, unutmuş oruçlu olduğu gitmiş aklından, hemen hemen belki birçoğumuzun başına gelmiştir. Bu değil mi? Bazen insan unutabiliyor. Hadiste varit oldu. Efendimiz diyor aleyhissalatu vesselam, Allah ona yedirmiş ve içirmiştir, oruç bozulmuyor adamın, orucu da sahihtir, geçerlidir hem de tıka basa yedi. Diyelim yemek yedi, içecek içti, çay içti, efendime söyleyeyim kahvesini içti, suyunu içti derken ondan sonra hatırladı. Orucu bozulmaz ve tuttuğu oruç ister farz olsun ister nafile olsun, sünnet olsun, unutarak yiyenin orucu bozulmaz. Peki sen birini gördün ki adam unutarak yiyor, oruçlu olduğunu biliyorsun, yiyor, unutarak yediğini gördün. Bu durumda ne yapacaksın? İmam Şafii mezhebinde onu uyaracak, farzdır sana diyeceksin ki yeme, içme, oruçlusun, uyaracaksın. Ebu Hanife farklı görüşler mevcuttur ama İmam Şafii mezhebinde ne diyor? İmam Şafii insanın yemesi, içmesi, Ramazan'ın gündüzünde yemesi, içmesi münker. Bu münkeri ne yapacaksın? Ortadan kaldıracaksın. Yeme, içme diyeceksin, engel olacaksın. Ebu Hanife'nin başka yorumları var yeme, içme ile alakalı. Yine aynı şekilde aynı hükümde olan açık menfezler de bir şeyi girdirme. Ama bazen bazı şeyler var engel olamıyorsun ve zarurretten mesela alıp verirken içine bir şey giriyor. Hava nedir diyoruz? Hava latif bir cisimdir, değil mi? Latif bir cisim. E hava orucunu bozmaz. Ama sigara, adam sigara içiyor mesela. E bu durumda ne olur? Ya da nargile içiyor, orucu bozulmuş olur. Çünkü başlı başına hava değil o küçük parçacıklar ayrışıyor ve insanın içine ulaşmış, girmiş oluyor ve dolayısıyla orucu bozulmuş oluyor. Aynı şekilde mesela dışarıdasın işte arabalar geçiyor, tozlar uçuşuyor, havada toz, rüzgar var, tozcuk uçuşuyor. E bu durumda sen nefes almadan duramayacağına göre ağzına, burnuna girerse bu affediliyor, orucun bozulmaz, orucun bozulmaz. Sen bir yerden yürüyorsun, birileri orada sigara içmiş, dumanı ağzına, burnuna istem dışı gelmiş, orucun bozulmaz. Kadın evde un elerken istem dışı o uçuşan un parçacıklarından ağzına, burnuna girmiş, orucu bozulmaz, affedilir. Bunlar affedilir. Ateş yakmış, odun yakmış, odunun dumanı, isı ağzına, burnuna girmiş, bunlar affedilir. Mesela öğretmensın ya da tebeşirle bir tahtaya bir yazı yazıyorsun, ağzına, burnuna o uçuşan tozcuk girmiş, istem dışı girmiş, bu durumda orucun bozulmuş olmaz. Değil sen bilerek bile isteye içine çektin, yok istem dışı ağzına, burnuna girdiyse bu durumda orucum bozulmuyor. Bazı insanlar ne diyorlar? İşte esans koklarsan orucum bozulur, gül koklarsan orucun bozulur gibi şeyler. Yok, bunlar doğru değildir. Hayır, oruç... Bunu esans sürdün, kokladın, orucun bozulmaz. Gül kokladın, orucun bozulmaz. Çiçek kokladın, orucun bozulmuş olmaz. Aynı şekilde mesela bir kimse burnuna diyelim ki fısfıs kullanmış, burnuna burun açıcı kullanmış mesela. E bu durumda ne oldu? Adam oruçlu olduğunu biliyor, haram olduğunu biliyor, isteyerek yapıyor, orucu bozulmuş olur tabii ki. Yani genzini aştıysa, genzini aştıysa oruç bozulmuş olur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem... R. Tirmizi, fieni... İmam Tirmizi'nin Sünen... Allah Resulü aleyhissalatu vesselam naklettiği hadisten bilinmiştir bu. Eee ne diyor Efendimiz? Fistin... Normalde normal şartlarda orucun dışındaki diğer günlerde, yani Ramazan'ın dışındaki diğer günlerde ya da eee Ramazan'ın gündüzünün dışındaki diğer vakitlerde abdest alırken mazmaza ve istinşak yaptığımız zaman ağzımızı ve burnumuzu çalkaladığımız zaman mübalağa yapmak sünnettir, aşırıya kaçmak yani, ta böyle gargara yaparcasına suyu ta böyle gırtlağının oraya kadar ulaştırma. Normalde Ramazan'ın gündüzü haricindeki vakitlerde e bu durumda sünnettir aşırıya kaçman, yani mübalağa yapman sünnettir. Ama oruçluyken mübalağa yapman nedir? Mekruhtur, yapmayacaksın. Bak normalde sünnet ama oruçluyken mekruh. Neden? Çünkü bir şey kaçabilir genzine, bir şey kaçabilir boğazına o sudan ve dolayısıyla da orucun da bozulabilir. Bu şekilde olursa bozulur. Yani aşırıya kaçmış bir kimse, öyle ki mesela ağzını çalkalarken aşırıya kaçmış, istem dışı yutsa da dahi orucu bozuluyor. Aşırıya kaçmış, burnunu çalkalarken istem dışı genzine kaçsa da dahi orucu bozulur. Ama aşırıya kaçmamış, normal bir şekilde ağzını çalkalamayı kaçmadan yapmış, istem dışı kaçmış orucu bozulmaz. Aşırıya kaçtığı durumda istem dışı kaçmasında ne oldu? Oruç bozuldu. Ama aşırıya kaçmadıysa, işte ağzını çalkalarken burnunun içerisine suyu verirken aşırıya kaçmadıysa, işte istem dışı kaçtı diyelim oruç bozulmuş olmaz burada diye yani. Dolayısıyla Efendimiz aleyhissalatu vesselam istinşak yaparken, yani burnuna su verirken mübalağa yapmaktan bizleri nehy etmiştir. O da genzine ulaşmasın diyedir, genzine ulaşmasın diyedir. Genzine, genzini aşarsa zaten oruç bozuldu. Bazen de ne oluyor? İstem dışı, istem dışı işte başında sünüzidin var diyelim, istem dışı böyle eee bir şey kaçıyor, bir şey iniyor aşağıya ağzına ulaşıyorsa ya da onu yakalayıp çıkarıp tükürebiliyorsan, tükürebileceğin eee tükürebildiğin halde tükürme, yutarsan, inmesine müsaade edersen orucun bozulur. Ama elinde olmayan nedenlerden dolayı kaçtı, genzinde bir şey böyle aşağı indi. Affedersin, sümük vardı, ondan sonra boğazına indi, çıkaramadın, istem dışı kaçtı, bu durumda orucun bozulmaz. Ama çıkarabildiği çıkarmak zorundasın. Ancak dediğimiz gibi bir kimse kaslardan iğne yaptırdıysa bu durumda orucu bozulmuş olmaz. Şimdi bazen adam astım hastası oluyor, tüp kullanıyor. Tüpte ne var? En alta orada açıyor, bir hap koyuyor oraya, sonra kapatıyor derken ondan sonra bastırıyor, bastırıyor, basınçlı bir şekilde o ilacın içindeki partiküller ozc ne oluyor? Bu sefer dahile ulaşıyor ve dolayısıyla da orucun bozulmuş oluyor. Ne yapacaksın? Bunu sahurda kullanırsın, geceleyin kullanırsın, gündüzleyin kullanmazsın. Çünkü orucu bozar. Ama gözenekler bir şey emdiyse, ya mesela vücuduna yağ sürdü, oruçlusun, yağın ya da duş aldın, gözenekler ne oluyor? Bazen duş aldıktan sonra adam böyle kendine gelmiş hissediyor kendini, sanki su içmiş, içine böyle susuzluğu gitmiş gibi hissediyor. Neyden dolayı kaynaklanıyor bu? Çünkü gözenekler o sudan emiyorlar. Şimdi bu gözenekler yağ ya da diyelim ki sürme mesela, sürme emmiş ya da efendime söyleyeyim suyu emmiş, orucu bozmaz, orucu bozmaz. Bir zararı yoktur, bir beis yoktur. Orucu bozan hallerden bir diğeri de ilişkiye girmektir. Ramazan'da bir kimse Ramazan gündüzünde haram olduğunu biliyor, ilişkiye girmenin haram olduğunu biliyor, oruçlu olduğunu hatırlıyor ve bunu bile isteye yapıyorsa tabii ki ne oldu? Oruç bozulmuş oldu, büyük bir günaha düşmüş oldu. O günü kaza edecek. Ayrıca erkek ne yapacak? Erkeğe bir de kefaret var, sadece erkeğe. Şafii mezhebinde sadece erkeğe ama kadına kefaret yoktur. Kadın imkan verdiyse kocasına oruçluyken ilişkiye girsin diye imkan verdiyse kadın da büyük bir günaha düşer, orucu bozulur ama kefaret sadece erkeğedir. Neden? Çünkü ilişki, ilişki orucu bozar demişlerdir alimler. İmam Şafii de diyor ki bir insan ne zaman ilişkiye girmiş sayılır? Haya imandandır. Tenasül uzvunun baş kısmını eşinin ön avretine değdirdiğinde ilişkiye girmiş sayılıyor. Yani kadın ilişkiye girmiş sayılıncaya kadar orucu zaten bozulmuş oluyor, avret yerine bir şey girmiş oluyor. Ondan sonra ilişkiye girmiş sayılıyor. O yüzden dolayı kadına sadece bir günün kazası var, kefaret yoktur. Ama erkeğe ne var? Kefaret var, erkeğe kefaret var ama kadına yok. İmam Ebu Hanife'nin mezhebinde durum farklıdır. Ebu Hanife ne diyor? Diyor ki bir kimse tenasül uzvunun şehvetini giderirse, tenasül uzvunun şehveti giderirse nasıl giderir? İlişkiyle mesela, ilişkiyle giderirse bu durumda ona kefaret vardır. Dolayısıyla hem erkeğe hem de kadına kefaret vardır Ebu Hanife'nin mezhebinde ama İmam Şafii'nin mezhebinde sadece erkeğe vardır kefaret, kadına yoktur ve yapması gerekiyor, farzdır kendisi. Allah'a tövbe edecek ve günün geriye kalan kısmında orucu bozan hallerden kendini uzak tutacak. Sonra bugünü kaza edecek ve kazayla birlikte erkeğe ne var dedik? Kefaret var. Kefaret neydi? Zihar kefareti. Zihar kefareti neydi? Bir köle azat edecek, gücü yetiyorsa, bulabiliyorsun yoksa iki Hicri ay aralıksız oruç tutacaktır. Yine aynı şekilde oruçlu olan bir kimsenin uzak kalması gereken hususlardan bir tanesi de istimnadan, istimnadan uzak duracaktır. İstimna ne demek? Temas yoluyla, ister eliyle olsun, ister eşinin eliyle olsun, ister arada engel olmaksızın ten tene temas sağlandığından dolayı meni inerse bu durumda ne oldu? Tabii ki oruç bozulmuş olur. Ten tene temas etti yani, karı koca haya imandandır. Eee çıplak bir şekilde birbirlerine temas ettiler ve meni indiyse ne oldu bu durumda? Oruç bozulmuş olur. İstimna normalde Türkçesi mastürbasyonda. Normal şartlarda zaten haramdır. Normal şartlarda bu haramdır, kendi eliyle bunu yapması haramdır ya da eşi olmayan eee bir insanın eşi ya da kölesi olmayan bir insanın eliyle bunu yapması zaten haramdır. Oruçluyken de bunu yaparsa, haram olduğunu biliyor, e bak haram olduğunu biliyor, oruçlu olduğunu hatırlıyor ve birisi de onu tehdit etmeden bunu yaptıysa bu durumda ne oldu? Tabii ki orucu bozulmuş oldu. Ama bazen ne oluyor? Adam karısına arada kıyafet varken sarılıyor, arada ne var? Engel var, öpmüyor karısını, öpmüyor, ten tene temas yok. Sadece sarılmış. Bu durumda meni indiyse bakılır, meni indi bakılıyor, adam meniyi indirme kastıyla mı karısına sarıldı? Yoksa öyle bir kastı yok muydu? Meniyi indirme kastıyla yaptıysa orucu bozuldu ama meni indirme kastı yoksa ne olmuyor? Bu durumda oruç bozulmuş olmaz. Çünkü arada engel vardı. Ama arada engel yoksa, eşini öpmüş ya da ten tene temas yaşanmış ve meni inmiş, burada kasta bakılmıyor. Meniyi indirme kastıyla mı yapmış yoksa öyle bir kastı olmaksızın mı yapmış diye bakılmıyor. Çünkü arada bir engel yok, tenlerin birbirine temasını engelleyecek bir şey yok. Bu durumda meni inmesi durumunda hemen oruç bozuldu. Ama arada engel varsa bakılıyor kastına. Kastı meniyi indirmek, orucu bozuldu, yoksa bozulmadı. Ramazan'da ancak bir kimse ihtilam yaşadıysa, adam uyudu, oruçluyken uyudu, rüyada bir şey gördü ve meni indi, bu durumda orucu bozulmaz. Ne yap, ne yapacak bu durumda? Kendi iradesiyle yaşanan bir durum değil bu. Gusül alacak. Ne için gusül alacak? Namaz için, namaz kılabilmek için gusül alacaktır. Ayrıca yine orucu bozan hallerden bir diğeri de bir kimsenin kendini bile isteye kusturmasıdır. Kendini kusturduysa bu durumda ağız dolusu mu kusmuş, ağız dolusundan az mı kusmuş bakılmıyor. İmam Şafii mezhebinde kendini bilerek kusturan bir kimsenin ne oldu? Bilerek kusturan, parmağını sokmuş mesela ağzına ya da bir tüy yardımıyla kendini bilerek kusturduysa bu durumda orucu bozulmuş oldu, ister bir şey yutmuş olsun, yutmamış olsun kusmuğundan, ister ağız dolusu olsun, olmasın. İmam Şafii'de bilerek kendi kendini kusturan bir kimsenin ne oldu? Orucu bozuldu. Ama İmam Ebu Hanife'de ağız dolusuysa orucu bozuluyor. Ağız dolusu ise orucu bozuluyor. Tabii bütün bunlar ne şayet kendi kendini kusturmanın haram olduğunu biliyor ve oruçlu olduğunu hatırlıyor ve bunu bir kimse onu tehdit etmesiksin bile kendi iradesiyle yapıyorken,