Transcription
İddialı bir laf edeceğim. O da şu. Biz IQ'nun partnerı olacağız.
İqo'nun bir motosu var. No country left behind me. Yani hiçbir ülke geri kalmasın. Ama bu lafta kaldı. Biz diyoruz ki biz bunu yapacağız.
Şirketlere ekonomik anlamda bu KDM modelinin getirisi götürüsü ne olacak? Biz büyük Türkiye ideali büyük Türkiye için daha farklı, daha kaliteli, daha üstün yaklaşımlar sergilemek zorundayız.
Yolcuların en çok şikayet ettiği konulardan biri de özellikle iç hatlarda biliyorsun bir tavan fiyat uygulaması var. Bu noktada sizin bir dahiniz oluyor mu?
Bizde sözlü yok. Sözlü bizim karşı olduğumuz bir şey. Her şey şeffaf, ölçülebilir ve takip edilebilir.
>> Yepyeni sıfırdan kurulmuş yolcu taşıyan hava yollarına sizce de ihtiyacımız yok mu?
>> Var. Belki filmlerde filan görmüşsünüzdür. İşte evler var. Bir pist var. Oradan adam uçağıyla işine gidiyor geliyor filan. Buna yakın bir konsepte artık Türkiye'de göreceğiz. Bizim temel yaklaşımımız sıfır bırakmı. Sıfır bürokrasi ne demek?
Devlete değm kaçırdınız mı?
>> Kaçırdım.
>> Genel müdür olmadan önce de herhalde.
>> Tabii tabii.
Bize bir ülkenin vize uygulamasını kabul etmiyoruz. Biz Avrupa'ya yalvararak gelin demelerini bekliyoruz. Bak sivil havacılıkta hiçbir kimse bana moving yaptı diyemez. Ben çantacı değilim burada. Çünkü Türkiye'nin önündeki en büyük fırsatlardan biriydi. Düşünün ki siz 5 10 milyon dolarlık veya 20 milyon dolarlık bir yatırımla hiçbir şey yapmadan 1 milyar doları her sene sektörden alacaksınız. İki tane soruyla bu paket oldu.
Herkese merhaba. Boing info'ya hoş geldiniz. Havacılığın zirvesinde bugün yine TAV havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı'nın Dış hatlar terminalindeyiz. Çok değerli bir konuğum var. Türkiye Cumhuriyeti Sivil Havacılık Genel Müdürü Profesör Doktor Sayın Kemal Yüksek. Kemal Bey hoş geldiniz.
>> Hoş bulduk. Hoş bulduk.
>> Genel olarak birbirimize sormayı unuttuğumuz için eee ben konuklarıma mutlaka nasılsınız diye başlıyorum. Eee, kendinizi 10 üzerinden kaç olarak puanladığınız bir dönemdesiniz?
>> Valla zor bir soruyla başladınız da şöyle heyecanlı bir dönemdeyiz aslında. Eee, gerçekten bazı eee ne diyeyim ufukların belirdiği bir dönemdeyiz. Kendimi iyi hissettiğimi söyleyebilirim ama bir puanlama yapmam zor. Tabii.
>> Biraz önce yayından önce konuştuk. Çok heyecanlısınız. Çok yapılacak şeyler var. Birazdan da değineceğiz.
>> Bunun tabii sizin puanınızı yükseltmiş olması son derece normal.
>> Şimdi göreve başladığınızdan beri kurumsal dönüşüm modeli diye bir şey konuşmaya başladık. Yani siz göreve başladığınızdan beri. Dolayısıyla anladığımız kadarıyla sivil havacılıkta kurumsal anlamda bir dönüşüm, büyük bir değişim geliyor gibi. Hatta biraz da başladı.
>> Evet.
>> Böyle bir şey nereden icap etti? Bizim kurumsal anlamda sivil havacılığımızda değişmesi gereken çok mu şey vardı? Niye böyle bir şeyle başladık? Şunu bize şöyle bir etraflıca anlatır mısınız?
>> Evet. Öncelikle teşekkür ederim bu fırsatı verdiğiniz için. Tabii eee bizim devlet tecrübemiz akademisyenlikle eee bir 67 sene sürdükten sonra özel sektörde de Vakıf Üniversitesi'nde ve Türk Hava Yollarında bir geçmişimiz oldu. Dolayısıyla sahanın hem devlet tarafında hem eee özel tarafında da bulunmuş olduk. Tabii bunlar birer gözlem, birer deneyim. Buradan edindiğimiz eee birçok eee kazanımlar oluyor. Bunların çerçevesinde eee 2019 yılında Allah nasip etti eee devletimize hizmet etmek üzere Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne eee genel müdür yardımcısı olarak atandı. O noktada tabii geldiğiniz ortamı hemen gözlemliyorsunuz. Tabii biz neticede mühendis kökenliyiz ve ilk yapacağımız şey tabii eee nedir? Bütün parametreleri gözlemlemek ve bunları tespit etmek. Sonra da bu işin daha efektif olması noktasında bir modelleme eee cihetine gideriz. Mühendisler olarak bunu yaparız. Dolayısıyla Ankara'da yaklaşık bir 7 seneye doğru gidiyor. Bir TÜRSKSAT Yönetim Kurulu Başkanlığında paraleline gidiyor. Aslında biraz o tarafta, biraz genel müdürlük tarafında devletimizin artık eee dijital anlamda kurumsallaşması gerektiği noktasında, kurumsallaşmayı da nasıl ifade etmemiz gerektiği noktasında bir yapı oluştu. Burada zaten teoride ana hatları çıkarırsanız diğer talih kısımlar arkasından toparlanarak gelir. Yani temel felsefe burada olumsuz insan faktörü üzerineydi. Yani devlet kurumlarında vatandaşın ve halkımızın veya şirketlerin veya işletmelerin muhatap olduğu konularda eee muhatap olduğu kimlikler noktasında gerçekten bir belirsiz bir kontrol edilemeyen kişiye bağlı bir yapı söz konusuydu. Kurumsallaşma da zaten tam bu konseptin üzerine oturan bir eee yaklaşımdı. Hı hı.
>> Yani kurumsallaşmadan kastımız görevlerin, işlerin belli olduğu, her şeyin, zamanın, bütün parametrelerin kontrol altına alındığı, tesadüflerin mümkün olduğunca minimize edildiği.
>> Aslında bu tam da bu tam da havacılığın gerektirdiği bir şey. Havacılıkta 10 tane performans her şeyden daha önemli.
>> Tabii. Evet. Bir de biz tabii otorite olarak en büyük fonksiyonumuz IQ'dan gelen safety and security, emniyet ve güvenlik. Bizim görevimiz 2920 sayılı kanunda da belirtildiği üzere denetleme ve düzenleme. Tabii denetleme ve düzenlemenin amacı aslında emniyet ve güvenlik üzerine olan yapıların etkinliğini ve sağlamlığını temin etme. Bunun amacı bu.
>> Tabii.
>> Dolayısıyla biz geldiğimizde tabii kurumsallaşmanın bir diğer unsuru da kurumların artık gerçek eee ne diyelim fonksiyonlarına ve tanımlarına devlette oturması gerektiğidir.
>> Doğru. Yani kurumların işlerinin boşaltılması, kurumların eee bazı eee ne diyelim istenmeyen fonksiyonların hareket alanları haline dönüştürülmesini engellemek, onu aslında bağışıklık sistemini kurmak anlamına geliyor. Dolayısıyla bizim hedefimiz genel müdür yardımcılığı, sonra vekillikten genel müdür vekilliğine de aynı şekilde baştan beri tüm yaklaşımımız bu kurumsal dönüşümü hayata geçirmek oldu. Bunun da yolu olarak da dijitalleşmeyi seçtik. Eee, bunun esas sebebi de şu. İqo Uluslararası Sivilolojik Örgütü temel anayasal maddeleri var. Birçok tabii aneksler yayınlıyor her alanda ama bu anayasal maddelerinin başında gelen temel unsurlar var. Bir tanesi competency based training yani yetkinlik bazlı eğitim. Bu onun anayasa maddesidir. İkincisi, evidence based audit yani eril bazlı >> kar >> denetleme. Son birkaç senedir de ön plana çıkardığı dijitalleşme.
>> Dolayısıyla biz tane parametreyile beraber bu kurumsallaşmayı hayata geçirme ilkesini benimsedik. Bu bize neyi getiriyor? İqoyla aynı düzlemde ve daha önde olma fiiliyat olarak. Çünkü IQ ana taslak, ana hatları belirleyen bir kurumdur. Bir işin nasıl yapılacağına çok girmez. Girdiği yerlerde de zaten oraları her zaman yenilemek zorunda kalır. Yani anayasa gibidir aslında baktığınız zaman.
>> Peki uygulamasının nasıl olacağını biz nereden anlıyoruz? E bundan sahadaki deneyimlerden anlıyoruz. Fa'in deneyimlerinden anlıyoruz. EAS'ın UK'nin İngiltere'nin deneyimlerine bakıyoruz. Nasıl uygulanmış bu? Ama temel hedef yöntem veya yaklaşım farklı olabilir. Mesela Amerika'yla eee Efe FE ile EASA'nın yaklaşımları, uygulama teknikleri, yöntemleri eee farklı olabilir ama hedef nedir? Safety ve security ile beraber denetleme düzenlemeyi bunun üzerine oturtmaktır. Yani >> doğru.
>> Dolayısıyla biz de şunu yapmadık. Önceki sivil havacılıkta ne vardı? Önceki sivil havacılık taklitçi bir sivil havacılıktı. Yani tamamen kendisini sayayla eşleştirmeye çalışan taklitler her zaman sıkıntılıdır. Sizin hedeflerinizi daraltır.
>> Evet.
>> Sizin hedefleriniz biz büyük Türkiye ideali büyük Türkiye için bir daha farklı, daha kaliteli, daha üstün yaklaşımlar sergilemek zorundayız. Yani bir yere adapte olmaya kalktığınız zaman onun uydusu olursunuz.
>> Evet.
>> Ama bu şu demek değil. Oradaki hedeflerin üstünde bir kalite ortaya koymak önemlidir. Yoksa ondan aykırı bir şey yapıp da emniyet ve güvenlik açısından da bir zafiyet oluşturmak tabii bu konsepte ifade ettiğim bu değil.
>> Amerika'yı yeniden keşfetmiyorsunuz.
>> Evet. Evet. Ama bizim havacılıkta en önemli tespitimiz şu oldu. Dijital devlet, sanal devlet konsepti içerisinde dünyada bir trend oldu. Bu açılımı ilk yakalayan ülke olmak istediğimiz ve tabii bizim büyük hedefimiz e dost ve kardeş ülkeler olan civarımızda sizlerin de hızlıca sayabileceği en az 50 ülke var.
>> Türk cumhuriyetleri var, Balkan ülkeleri var. eee, işte Irak, Suriye, Libya buraları bizim yönetmemiz gerekiyor. Ne anlamda yönetmemiz gerekiyor? Servis vererek yönetmemiz gerekiyor. Siyaseten biz buralara hakimiz. Yani liderliğimiz çok güçlü ama altını doldurmazsak bunlar elimizden kayıp gider. Dolayısıyla biz sivil havacılık anlamında da buralarda da büyük talep var. Havacılık ulaşım modu diğer ulaşım modları gibi değildir. Uluslararası regülasyona tabidir ve çok güçlüdür siyaseten ve ülkenin yani yumuşak gücü olarak da çok etkili bir unsurdur. Bizim devletimiz bu iktidar zamanında bunu çok iyi tespit etmiş ve buraya özel bir eee önem vermiş ve buraya bu anlamda yatırım yapmış. Biz burada nerede ilerlemişiz? faaliyet olarak ilerlemişiz. İşte dünyanın en çok yerine uçan hava yolunu >> bizde. >> Bizde >> en büyük havalimanı bizde. >> En büyük havalimanı bizde. Yani birçok alanda biz dünyada faaliyet olarak bu işi hem sevmişiz hem de bu işten yol almışız.
>> Öne geçmişiz. Farklı şeyler yaparak öne geçmişiz. Tam burada aslında şunu soracaktım. Dünya siz sonuçta dünyayı da takip ediyorsunuz. Türk sivil havacılığı dünya sivil havacılığında tam olarak nerede konumlanıyor? Mesela bizi bu noktada bir pozisyonlandırma yapsanız tam biz neredeyiz şu anda? Sivil havacılıkta.
>> Bahsettiğim en az 100 ülkenin ideali bir ülke durumundayız. Ama bu bize yetmez.
>> Yetmez.
>> Biz burada yani çok iddialı bir laf edeceğim. O da şu. Biz IQ'nun partnerı olacağız.
>> Evet.
>> Bu şu demek. Yani IQ'nun sahadaki eylemcisi olacağız ve bunu yaparken de teknolojiden faydalanacağız. Bunu minimum maliyetle yapacağız ve maksimum kalitede yapacağız. Buradan neyi kastediyorum? İQ'nun bir motosu var. No country left behind diyor. Yani hiçbir ülke geri kalmasın. Ama bu lafta kaldı. Yani IQ bunu destekleyecek hiçbir faaliyeti ne Amerika'ya, ne İngiltere'ye, ne Avrupa Birliği'ne yaptıramadı.
>> Sloganı koydu ve kaldı.
>> Sloganı koydu ve kaldı. Biz diyoruz ki biz bunu yapacağız. Bizim sistemimiz bunu yapmaya muktedir. Dolayısıyla bizim yeni sivil havacılık modeli dediğimiz aslında kurumsal dönüşüm KDM diye ortalıkta gezen şey yeni sivil havacılık modelidir.
>> Bu modelin üç ayağı var. Bunun birinci ayağı KDM ORG dediğimiz organizasyonel yapı. Organizasyonel yapı içerisinde biz lisanslar ve yönetici personelle ilgili lisanslama eee yapılarını bir eee ne diyelim eğitim denetleme platformunda topladık. Buna KDM ORG dedik. Bir de havacılıkla ilgili işlerimizin yürütüldüğü işte bir şirketin kurulması, ruhsatın verilmesi, havaalanının denetlemelerinin yapılması gibi bütün faaliyetlerin yürütüldüğü KDM ERP dediğimiz bir ERP sistemimiz var. Bir ORG sistemimiz var. Bu ORG nereden geliyor? İQion'nun denetlediği leklerden biri ORG.
>> Evet.
>> Yani organizasyonel yapı.
>> Ana bacaklardan biri o.
>> Evet. Organizasyonel yapı ne demek? Siz sivil havacılık otoriteri olarak organizasyonunuz ideal olması lazım. Bir organizasyon ideal olması ne demek? Görevler belli, görev unvanları belli, tasklar belli. Tasları yapabilmek için eğitimler belli. Eğitimler aldırılmış mı veya planlanmış mı? Bu aslında otorite ayağı. Bir de bunun sektör ayağı var.
>> Sektörde IQ ne diyor?
>> Sektörde emniyet ve güvenlikle ilgili kimlikleri belirle. Bunların eğitimlerini de sen takip et. Yani sahada emniyet ve güvenlik alanındaki bir kimlik varsa orada bir hadise olduğunda ilk sorgulayacağım şey bu kişinin eğitimleri tanımlanmış mı, aldırılmış mı veya en azından planlanmış mı? Bakın >> evet >> planlanmayı kabul ediyor. Yani bir hepsini aldın işe hemen hepsini aldırman mümkün değil. Ama diyor ki bunları planlaman gerekiyor.
>> İşte burada şu öne çıkıyor. Mesela biz eskiden şirketlerden yani yıllık plan isterdik. isterken ne istediğimizi de bilmezdik. Yani hangi kimliklerden ne istiyoruz o bile yoktu.
>> Evet. Sadece istiyorduk.
>> İstiyorduk. Onlar da bize yalandan bir Excel'de işte şuna şu eğitim verilecek diye veriyordu. Ne o eğitimler o kişilere veriliyordu. Bunu sivil havacılıkta 3 be kişi memurla da bunu takip etmek zaten mümkün değil.
>> Ha şimdiki sistemde ne olacak? Şimdiki sistemde bunu yazılım üzerinden biz real time'da takip ediyoruz. İşletmelerden artık biz plan istemeyeceğiz. işletmede bir personel işe girdiğinde bizim görev unvanımıza bağlanacak. O eğitimler ona yapışacak. Şirket bir ay içerisinde bunları yazdıracak ya planlayacak.
>> Planladığı zaman da ben istediğim bir T anında >> otorite olarak onun yıllık planında planlamamışları zaten sistemden yakalayıp gerekli yaptırım uygulayacağım. Dolayısıyla aslında proaktif bir planlamayı yapıyoruz. İqo bunu niye istiyor? sahada eğitimsiz, yetkin kimse çalışmasın diye istiyor.
>> Bizden aslında bu şekilsel eee Exelleri istemiyor. İstediği şey öbürü.
>> Doğru.
>> Yani hadise olmadan. Dolayısıyla bunları eee ön plana çıkarıyorum.
>> Ben sektördeki insanlarla çeşitli kademelerdeki insanlarla da bir şekilde bir araya geldiğimde sizi buraya konuk edeceğimi söylediğimde de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğün'ün sanki iletişime biraz kapalı bir kurum olduğu izlenimini aldım. Bunu size soracağım. Eee, bu KDM çok önemli bir proje. Sizi çok heyecanlandırdığını görüyorum. Burada da biraz bahsettik ama aynı heyecanı ben sektörde göremiyorum.
>> Bence bunun da önemli bir problem olduğunu kendim nacizane düşünüyorum. Şimdi bu noktada sizin bu heyecanınızı >> bu işin doğrudan muhatabı olan sektördeki kurumlara ve o kurumları yöneten kişilere nasıl lanse edeceğiz?
>> Evet. İşte burada bir yerde başlamış oluyoruz. Aslında bu şöyle söyleyeyim. Biz sivil havacılık otoritesi olarak denetleme düzenleme yetkisinde olan ağır bir kurumuz. Bizim PR'ımız olmaz.
>> Evet.
>> Yönetmeliği yayınlarız. Yönetmelik iyi anlaşılmamışsa talimat yayınlarız. Talimatta detayları vardır.
>> Şimdi kurumsallaşma tek taraflı olmaz.
>> Evet.
>> Kurumsallaşma sektördeki accountable manager dediğimiz şirketlerin yöneticilerinin de kurumsallaşması gerekir. Ne anlamda? Bunlar neticede bu yayınlanmış talimata çok hakim olmaları beklenir. Çünkü bunlar bizde bizden yetki alan kimlikler. Bu yetkiyi niçin alırlar? Bizim kolumuz olmak üzere alırlar. Yani şirket oraya bir yönetici atar, bir genel müdür atar, Türk Hava Yollarına bir genel müdür atar ama onun esas yetkisini sivil havacılık otoritesi verir >> ve o orada o fonksiyonu yerine getiremezse o zaman sivil havacılık onu oradan alma yetkisine sahiptir. Yani belki atanmıştır ama >> sivil havacılık açısından >> gerekli fonksiyonları yapmadığı için alınan yetkiyle o artık yetkisi durdurulabilir, askıya alınabilir veya ikaz edilebilir. Dolayısıyla bunu eee bu işletilen bir mekanizma değil. Tabii inşallah da işletilmez. Yani işletilmesi de hoş bir şey değil. Ama biz şimdi yönetici personel eğitimlerini de bu KDM üzerinden aldırıyoruz ki ya ben bir yere atandım. Benim otoriteyle olan hukukum nedir? Sorumluluğum nedir? Bunların hepsi orada alınmış olu.
>> Toplam bir paket haline getiriyorsunuz aslında. Her şeyiyle beraber aynı iş. Yani apron şoföründen tutun >> şirketin >> actable managerına kadar herkesin alacağı eğitimler, içerikler kurumsal dönüşüm modelinin KDM ORG'de mevcuttur ve bunlar bunların güncelliği ve buradaki sınavların kalitesi otorite tarafından merkezi olarak garanti altına almıştır. Şu an onlarca üniversite bu sisteme >> dahil oldu.
>> Dahil oldu. Bu ne getirdi? Bakın şimdi ben şuna çok sevindim. Hani heyecanlanıyorsunuz diyorsunuz ya.
>> Evet. Evet.
>> Heyecanlandığım şey şu. Hepimiz üniversite okuduk.
>> Şimdi havacılık bölümleri var. Onlarca, yüzlerce.
>> Evet.
>> Havacılık bölümlerini şimdi arkadaşlarımız bu dönem hangi derste başladılar biliyor musunuz? KDM havacılığa giriş dersine.
>> Ya bu çok önemli bir şey. Türkiye'nin her yerindeki her üniversitede ıqo'nun istediği en güncel bilgileri kısa video, animasyon ve interaktif yapılarla dijital ders tariflerimiz de çok önemli bizim.
>> Yani bizim iddiamız çok fazla. Şimdi ne anlamda söylüyorum? Eğitim prosedürümüz de uluslararası üst seviyede bir prosedürdür. İçeriklerimiz, sınav sistemimiz, tarzımız, değerlendirmemiz hepsi en üst seviyededir. Bunu çok net söylüyorum. Yani bunu ispatlayabiliriz her türlü. Dolayısıyla şimdi üniversitelerde düşünün ki Türkiye'nin her yerinde havacılığa ilk defa adım atmış bir gencimiz, bir çocuğumuz gerçek bilgiyle doğru bir şekilde değerlendirilerek sektörde orada aldığı lisans bizim sistemde otomatik çıkmasıyla beraber sektörün kabul edeceği bir kimlik olarak hazırlanmış oluyor. Bu aslında bir reform. Ne anlamda? Ulaşılabilirlik ve erişilebilirlik anlamında. Ne anlamda bir reform? Standardizasyon anlamında. Ne anlamda bir reform? İşi ehline vermenin adımlarının yavaş yavaş işlediği anlamda. O yüzden burada heyecanlanmamak mümkün değil. Yani hiçbir çocuk ben üniversiteyi bitirdim şimdi beni sektör niye almıyor? Niye işsizim? Diplomasız işsizler vesaire demeyecek. Tabii burada en önemli unsur bu kurumsal dönüşüm sadece Türkiye'ye özgü yapılmış bir konsept değil. Bizim eğitim içeriklerimiz 6 dilde, IO'nun resmi olarak tanıdığı 6ı dilde dijitalleri üretiliyor. İngilizce, Fransızca, Arapça. Dolayısıyla bunlar bizim bu dost ve kardeş ülkelerimizde de otomatik olarak verilebilecek kıvamda sunulmuş oluyor. Aynı kalitede, aynı şey değerlendirmesi platformundan hareketle yiyor. Bu aslında bizi gerçekten büyük Türkiye'de havacılık anlamında gerçek bir faaliyeti yürütme noktasında bir yere götürüyor.
>> İstediğimiz noktaya taşıyacağız. Diğer ülkelere de biz bunu aslında bir noktada ihraç edeceğiz değil.
>> Çok rahat edeceğiz. Biz bunları gerçekten bir yazılım platformunda yaptık. Sizler de göreceksiniz bunu. Bugün vatandaş olarak e-devletten SAGM, KDM'ye girdiğinizde hemen görüyorsunuz sektör görev unvanlarını ben pilot olmak için hangi eğitimleri almam lazım, kaç almam lazım. Ne öğretiliyor burada? İçeriğini görüyorsunuz. Bölüm sonunda örnek sorular var. Nasıl sorular geliyor? Bunu görüyorsunuz. Şunu diyoruz biz. Biz tek sınav yapmıyoruz. Biz önce servis veriyoruz, sonra istiyoruz. Bu çok önemli. Erişilebilirliği sağlıyoruz. Bugün Hakkari'deki bir çocuk da, Trabzon'daki bir çocuk da o içeriği görecek, o içeriği çalışabilecek ve orada kendine yer edinebilecek kariyer çeşitliliği de getiriyoruz.
>> Şartları eşitliyorsunuz herkes için.
>> Evet. Yani siz orada dersleri aldıkça sağ tarafta da hak ettiğiniz unvanlar çıkıyor. Yani siz kariyer ve o unvanların diplomasını oradan alıyorsunuz. Yani gelip sivil havacılığa, fiziksel olarak evrak bilmem ne bunlarla uğraşmıyorsunuz.
>> Bizim en önemli şeyimiz bu.
>> O atıllığı da ortadan kaldırıyor.
>> Tabii bütün evraklarımız kare kodlu. Orada okuttuğunuzda sahtecilik diye bir şey olması mümkün değil. Her işimiz ölçülebilir. Az önce dedim ya İQ'nun temel felsefesi evidence based.
>> Dolayısıyla KDM ORG aslında her açıdan ıq'nun tüm beklentilerini proaktif olarak karşılayan olay olduktan sonra değil >> olay olmadan önce tedbirini alan bir yaklaşım. Ama sektörle ilgili bilgilendirme süreçlerimizde dediğiniz doğru. Orada da bir aksiyon alma durumundayız. Tabii bu köklü bir değişik. Bunu ne kadar yapsanız o kadar iyi. Öyle diyeyim. Şu an üniversitelere bizim 56 kişilik ekibimiz gitti sistemi doğrudan kurdu. Onlara bilgi verdi. Şimdi biz bir taraftan bunu yaparken kurumun içerisini de buraya hazırlamamız gerekiyor. Kurumun içerisi de doğal olarak buna hazır değil. O da bir vakit alıyor. Yani alışkanlıkları var. Bütün ezberler bozuluyor. Şimdi bu lisans tarafı böyle. Bir de hani bir diğer ayağı da otomasyon veya ERP ayağı dedim ya orası da çok kıymetli. O da software asar yapılıyor.
>> Yani şu anlamda biz bunu Turksat üzerinden yine tüm ülkelere vereceğiz. Yani bir KDM OR'ımız var. Bir KDM ERP'miz var. Bunlar bir aslında entegre yapı. Bu entegre yapılar bizim ülkemize göre üretilmedi. Büyük Türkiye için üretildi. Bu önemli.
Sayın Genel Müdür, KDM projeniz, o büyük sizi heyecanlandıran proje için bir nihai takvim şu zaman oldu diyebileceğiniz takvim ya. Şu an şu an hareket ediyor ya şu an >> ulaşılmak istenen nihai nokta noktasında nasıl bir şey?
>> Şöyle söyleyeyim. 34 ay sonra bu sistemde lisansların y pilot lisansların, teknik teknisyen lisansların uluslararası kabul görecek kalitede çıktığını peyder pey göreceksiniz. Mesela şu an biz havacılık sağlık değerlendiricilerini bu platformdan çıkarıyoruz.
>> Evet. Yani girip orada havacılık entegre tıbbı eğitimini alan, havacılığa giriş, güvenlik bilincini eğitimini bu sistemde alanların diploması otomatik çıktı ve bunlar şu an HSD olarak sisteme katıldılar. Yani sistem bir taraftan yönetici personel mesela işte TGS'nin olsun, diğerinin olsun yönetici personelleri dedik. Bizde sözlü yok. Sözlü bizim karşı olduğumuz bir şey. Her şey şeffaf, ölçülebilir ve takip edilebilir olacak. Biz bu çerçevede onların da lisansları çıkıyor. Yani aslında KDM ve ERP şu an çalışıyor >> ama bütün örnekleri görmek ne zaman mümkün olur derseniz 34 ay içerisinde hepsini göreceksiniz. Hepsi peyp çıkıyor.
>> Güzel tarafı dediğimiz gibi insan faktörünü dikkat ederseniz burada yok.
>> Evet.
>> Şurada sadece KDRM ORG ile şunu söylemek istiyorum. Bir dersin biz dijital ders ve dijital bilgi notu diye iki konseptimiz var orada.
>> Evet.
>> Dijital ders bizim textbook dediğimiz yani ana core derslerdir. Mesela havacılığa giriş bir kor derstir. Serü Sefer bir kor derstir. Seru sefer 1 dersi dijital olarak üretilmiştir. Yani bölümler bölüm bazlıdır bizim değerlendirmelerimiz. Biz burada adaptif bir yapı koyduk. Yani dersin başlangıç tarihi var. Bir ön sınav tarihimiz var. Bir de son sınav tarihimiz var. Bu tarihleri bütün eğitim kaynak sağlayıcıları ayarlayabiliyor. Mesela üniversitede bu 14 haftadır.
>> Evet.
>> Mesela biz diyoruz ki üniversite isteyen üniversite 11 hafta isterse ön sınavını yapabilir bu sistem üzerinden. 3 haftada koçluk için ayırır. Çünkü ön sınav öğrencinin hocayla beraber geldikten sonra zayıf olduğu bölümleri gösterir.
>> Evet. Ortaya çıkaracak.
>> Ortaya çıkarıyor. Ondan sonra hoca bunu görüyor. Hocaların sınavlara girmesi yasak bu arada.
>> H >> çok şeffaf. Çünkü biz Tofle gibi dünyada kabul gören sınavlar yapıyoruz. Yapmak zorundayız. Sonra bu eksiklikleri hoca koşluk yapıyor. Bir de son sınav yapıyoruz. İlk sınavın %10'u son sınavın %90'ıyla notu belirliyoruz.
>> H >> şimdi bu eğitimi verme şekline biz bütünleşik diyoruz. Bir ders bütünleşik olarak verilebiliyor. Aynı ders bazı görev unvanı için online verilebiliyor. Bir de bu gözetmenli online diye üç çeşidimiz var. Kıymetli olan, sertifikaya konu olan, bütünleşik olan. Çünkü orada biz dünyada ilk defa eğitmeni de değerlendiriyoruz. Ön sınav, son sınav farkından öğretmenin ne kattığını her seansta izliyoruz. O 3 haftalık farkta ne getirdiğini öğretmen aslında karşı ne kattığını ölçüyoruz. Bu dünyada tektir.
>> Bu bize ait bir şeydir. Bu da o sistemde herkesin kendi fonksiyonuna odaklanmasını sağlar. Yani hiçbir şekilde ehliyeti olmayan bir eğitmen orada yaşayamaz. Dolayısıyla süreçte de bir öğrenci hocayla beraber çalışma, durumunu görme, koçluk alma gibi bütün hizmetleri alır. Dünyada bu tektir.
>> Yani bir öğrencinin bütün eğitim süreçlerinde servisi tam alması bu yapıyla mümkündür. Şimdi mesela güvenlik bilinci bizim için bilgi notudur. İk diyor ki bunu muhasebeci de varsa alacak. Şimdi biz bunu aldıracağız. Yapacak bir şey yok.
>> Evet.
>> Dolayısıyla bu havacılık dışı personel de en azından bu güvenlik bilincini online alacak. Online'da da bizim platforma giriyor, alıyor, evinde yapıyor. O nedir? Bu bu bilgilere ulaştığını temin etsin diyor İQ burada.
>> Doğru. Bir kere görsün.
>> Bir kere görsün. Mesela bazı kimlikler var. Orada da diyoruz ki eğitmene gerek yok ama bunu ölçmemiz lazım.
>> Evet.
>> Mesela güvenlik personeli güvenlik bilincini ölçerek alsın. O zaman diyoruz ki sen bunu gözetmenli online alacaksın. muhasebeci online alacak, sen gözetmenli online alacaksın.
>> Evet.
>> Orada da o ayrımlar yapıldı.
>> Tabii. Mesela baktığınızda bunlar da önemli. Şimdi IQ bunlara initial demiş, temel demiş vesaire demiş. Bunların hepsini karşılıyoruz biz burada.
>> Evet.
>> Şimdi bu konsept alışkanlıklara ters geliyor. Tabii burada hani kişilerin konfor alanları da var. Buralara da değmiş oluyoruz.
>> Tabii >> tabii maliyetler de düşüyor.
>> Tam oraya gelecektim. Şirketler bu KDM işinden kendilerine çok yüklü bir maliyet çıkmasından da endişeliler aslında.
>> Çünkü kendi bünyesinde verebildiği bir eğitimi şimdi dışarıdan bir noktada aslında sizin üzerinizden aldırmış gibi olacak bir noktada ve eee bu >> kendi EKS'sesini kurabiliyor.
>> Evet. Ama eee şöyle de bir durum var. Bu da sınavlara da anladığım kadarıyla bir eee bedel var mı yok mu onu sorayım size. Yani şöyle şirketlere ekonomik anlamda bu KDM modelinin getirisi götürüsü ne olacak? Finans.
>> Yani şöyle söyleyeyim. Ben hani masanın öbür tarafında da çalıştım.
>> Evet tabii ki. Çok iyi biliyorum. Kurumsal dönüşümün ilk adımı eğitim başkanlığında atılmış bir projedir. İlk yılda Türk Hava Yollarında bu sistemin kullanılmasıyla oraya gelen avantajı kalem kalem hesaplattım. Eğitim süreleri, efektiflik, hoca maliyetleri vesairesiyle hesapladım. İlk senesi 50 milyon dolardı. tasarrufu, >> tasarrufu artı artı getirirsin.
>> Bu sistem tam tersine işletmelerin kendi işiyle odaklanmasını sağlayan bir sistem.
>> Yani ben yolcu taşımacılığı yapıyorsam yok, kargo yapıyorsam kargoyla odaklanacağım. Ben şimdi bir de ya eğitim birimi kurayım, onu yapayım, bunu yapayım. Yani dolayısıyla biz burada özellikle tabii zaten üniversitelerin tamamında bu biz bir hizmet bedeli almıyoruz.
>> Evet.
>> Ama özel kurslarda biz şu an 5şte birlik bir kısmını alıyoruz. Ne için? Çünkü içeriğin güncelliğini ben garanti ediyorum, takip ediyorum. Sınav platformunu ben takip ediyorum.
>> Yani burada ana gövdeyi ben takip ediyorum. Sen denetlemeden de çıkıyorsun. Çünkü bunlar merkeze çekilince bunları merkezde denetliyoruz biz.
>> O inş yükü de azalıyor diğer taraftan. Abi efekt ya insan ihtiyacın burada minimize olmuş oluyor. Bir de denetlemeyle kaybedeceğin birçok yetkinliği ortadan kalkıyor. Sen mesela biz bundan sonra eğitim sorumlusu atamıyoruz şirketlere. Niye? Biz zaten yazılım üzerinden takip ediyoruz kim eksik kim ne yapmış diye. Dolayısıyla bu aslında tam tersi işletmelere çok büyük artılar. Az önce söyledim 50 milyon dedim ya. O aslında 2 sene sonra 100 milyon dolar oldu.
>> Tabii >> yani daha oturmamıştı o zaman sistem 100 milyon dolar oldu. Kalitesi cabası bakın. Kalitesi cabası. Bir de bu şirketlerin mesela eğitim departmanlarını EKS olarak semek lazım bir dünya açıyor. 50 ülkelik bir dünya açıyor.
>> Evet. Çünkü eğitim kaynak sağlayıcılarını platformda hangi ülkede olursa olsun onun sunduğu eee eğitimleri herkes görüyor, talep edebiliyor.
>> Yani onlarca kişi yurt dışından >> buraya gelecek, pratik eğitim alacak, teorik eğitim alacak. Olduğu yerde de bunu yapabileceğiz. Mesela Azerbaycan yazmış bize, Kırgızistan yazmış. Biz şimdi oraları EKS yapacağız. Onlar sisteme girecekler. Bu sistem üzerinden onlar da işlerini görmeye başlayacaklar. Mesela Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aynı şekilde Suriye şimdi Suriye'de tamam uçaklar iniyor kalkıyor ama IQ bunu şey yapsa hani gerçek bir denetleme yapsa kapatır orayı >> doğru >> veya başka bir ülk >> sivil havacılığa uygun bir yer değil >> değil emniyet ve güvenlik anlamında kişiler yok ekipmanlar yeni yeni oturtuluyor en önemlisi insan faktörü >> faktör doğru >> dolayısıyla bu eee kurumsal dönüşüm geniş perspektifde dikkate alması gereken gereken bir şey. Otomasyon tarafında da elde edildiğimiz ürün aslında süreçlerin yeniden yazılması anlamına geliyor. Mesela siz şu an bir vatandaş olarak Yarb tarafına girerseniz, bir hava kampüs kurmak isterseniz menüde görürsünüz, seçersiniz. O sizi interaktif olarak isterlerini söyler. Hiç kimseyle muhatap olmadan isterlerin yerine getirdiğiniz takdirde ruhsatınız çıkar. kolaylığı da sağlıyor.
>> Tabii öteki türlü eski halini söylüyorum. Bizi arardı, daire başkanını arardı. Onunla gider görüşürdü. Olmadı genel müdürle görüşürdü. Gelirdi giderdi. Yerimize bir bakın. Oraya bakın. Buraya bakın. Yani yapacağı işten çok >> kişi enerjisini buraya harcardı. Şimdi artık bu minimize edilmiş durumda. Bir hava taksi kuracaksınız. Bir genel havacılık kuracaksınız veya bir uçak aldığınız filoya ekleyeceksiniz. Bunları hep o arayüzlerden yapacaksınız.
>> Doğru.
>> Bu önemli bir şey.
>> Sayın Genel Müdür, eee, KDM kısmının dışında da konuşulacak çok şey var. Çünkü çok fazla sizi göremiyoruz malum hazır yakalamışken. Şimdi >> röyda uçuş iptalleri var.
>> Evet.
>> Hava yolu şirketlerimiz çeşitli sebeplerle röyada uçuş iptali yaşıyorlar. Yolcular mağdur oluyor. Yolcuların büyük bir çoğunluğu bu noktalarda ne gibi haklara sahip olduğunu bilmiyor. Bilenler SHGM'ye yolcu hizmetleri tarafına bir form oluşturuyor.
>> Şimdi burada iş nasıl ilerliyor? Yani yolcular bir noktada burada ne kadarlık bir kısım size başvuruyor? Arka planda nasıl bir şey işliyor? İnsanlar paralarını nasıl alabiliyorlar? Bu noktada sizin yolcuların merak ettiği tarafa yönelik işleyişi biraz anlatabilir miyiz?
>> Tabii memnuniyetle. Burada da yine bu kurumsal dönüşümün çerçevesinde ERP tarafında biz dedik ki eskiden bizim eee yolcu hakları birimimiz topu taca atmıştı.
>> Ne demişti? Önce mağdur yolcu şirketle görüşsün. çözemezse bize gelsin. Baksan mantıklı aslında yani çok da böyle hani tabii böyle olsun yani.
>> Biz de dedik ki tamam bu böyle olsun ama ben sivil havacılık olarak her şeyden haberdar olm >> süreci takip edeyim.
>> Süreç benim olması lazım. O zaman dedik ki vatandaş bizim ERP'den mağduriyetini girsin. Sistem onu işletmeye göndersin. İşletme çözerse >> ne alaka? Ne hala çözmezse biz burada onu ilgili departmanlarımızda hakem olarak çözelim. Yani buna göre mesela diyelim ki işte overbook oldu, almadı. Yolcu dedi ki ben buraya ben mağdur oldum. Bizim sisteme girerse yolcu diyor ki ben uçuşum şuradaydı işte 5 saat 3 saat gibi kavramlarımız var. E ben burada reddedildim. Reddedildiysen hemen yolculuk için güzel tarafı şu. Sistem diyor ki senin hakların bunlar diyor.
>> Önüne sunuyor yani.
>> Evet. diyor ki mesela işte geceye denk geldiysen, şu saatler arasında denk geldiysen sistem diyor ki sen ne zamandır uçuşun bakıyor orada. Bu saatte diyor ki bunun otel ihtiyacı vardı. Sen diyor bir gece otel ayarlaması lazımdı. Sana su vermesi lazımdı sana yemek vermesi lazımdı. Sana bunları sağladı alternatif sunması lazımdı. O diyor ki mesela sunmadı, vermedi, vermedi.
>> Belgelerini burada oralara yerleştiriyor. Yani bu beyanlarını koyuyor. Bu beyanlar işletmeye gidiyor. İşletmee diyor ki ben verdim diyor. Evrağını koyuyor mesela. verdi ama az verdi diyor. Mesela hani bana bir sandviç verdi. Yemek verecekti sandviç verdi. Bu bize mesela bizim yolcu departmana diyor ki yani sen buna eksik vermişsin. Tamamla kardeşim.
>> Burada bir yaptırımınız da oluyor mu şirketler üzerinde?
>> Tabii.
>> Bir de en önemlisi biz sivil havacılık olarak bu sistemden meramımız big data.
>> Evet.
>> Büyük data. Büyük data sivil havacılıkta olur.
>> Evet.
>> Şu an bizim aslında işletmelerde bütün uçuşların bilgilerini sisteme akatıyoruz. Kapıyı kaç? Ben 10 time kalktım. %85 %85 de uçağın içinde kaç saat beklettin adam?
>> Evet.
>> Şimdi biz hepsine hakimiz. Yani biz kapı kapanmadan teker almaya veya teker koymaya kadar sonrasında havalimanı eee mesela tekeri koydu. Kaç saat taksi yaptı? Bunlar hepsi şu an bizim bize akıyor >> ve bunların hepsinin raporları çıkıyor. İşte uçağın doluluğu veya boş ne kadar dolu? Ne kadar boş. Mesela biz diyoruz ki efendim şuraya bir sefer koy. İşletmenin işine gelmiyor. Diyor ki ya orası karlı değil diyor. Efendim orasının doluğu çok düşük. Kaç diyorsun? Sana bir rakam PDF'te gönderiyor. %40. Şimdi biz bakıyoruz biz görüyoruz artık >> h >> %40 filan değil ya.
>> Asıl nihai Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çatı kuruluşu zaten bence bunları yapmalıydı. Bir noktada eksik olmalı.
>> Veri üzerinden denetleme. Veri üzer. Mesela bütün IQ'nun bu iş yerli en önemli bulgularinden biri şuydu. Dedi ki ya sizin uçaklarınız, havaçlarınız, tescilleriniz var. Bunların bunları nasıl takip ediyorsunuz?
>> Evet.
>> Ya işte bizim işletmeler takip biz gidip oraya bakıyoruz ya öyle hani gidiyor işletme. İşletmede yok. Biz dedik ki yok arkadaş bundan sonra her tescilin bütün bakım hareketleri yayınlanmış bilmem ne yapmış hepsini bizim sisteme akıtacaksınız. Şimdi bizim otomasyonumuza girdiğinizde tescili seçtiğinizde bütün bakım detaylarını görürsünüz.
>> Uçaktan korkmalı mıyım korkmamalı mıya gerek yok o zaman.
>> Yok öyle es geçeceği bir durum yok. Bizim orada şimdi yavaş yavaş sistem otomatize eee olacak. Ne olacak? Mesela diyelim ki uçak gitti bakım kuruluşuna bakıma veya bir şey bulundu veya bir arıza verdi. O sisteme işlendi. Sistem hemen tescilden onun uçuş iznini çıkarmayacak.
>> Hım. Dolga olacak.
>> Bu işte proaktif harekettir.
>> Doğru. Doğru.
>> Dataya bağlı proaktif harekettir.
>> Yolcuların en çok şikayet ettiği konulardan biri de özellikle iç hatlarda biliyorsunuz bir tavan fiyat uygulaması var. Bu tavan fiyat uygulaması. Tabii bakanlık bunu genelde açıklıyor. Zannediyorum karar yetkisi onlarda. Ama SGM tabii bu kadar yolcuya yönelik, sektöre yönelik bu kadar önemli eee işleri takip ederken bu noktada sizin bir dahiniz oluyor mu? Ya da sizin buradaki durumunuz, pozisyonunuz ne?
>> Şöyle söyleyeyim. Eee, tabii eskiden gelen bazı alışkanlıklar da var. Biz sadece denetleyici kurumunu değil düzenleyici de kurulu. Düzenleyici kurumu ticari şeylere karışır.
>> Evet.
>> Yani şundan niye para alıyorsun? Mesela diyelim ki ceketten para alacağım diye tuttursa bir hava yolu yani ceket asıyorsun ondan para alacağım diye tuttursa buna sivil hacı karışır yani.
>> Karışmalı da.
>> Karışmalı da. Şimdi burada da tabii bakanlığımız da koordineli bir şekilde eee birçok parametresi var. Burada da modeli biz aslında modeli biz inşa ettik. Bakanlığımız da burada son kararı verdi. Yani bu eee işte %70'e kadar şu fiyat, %30'luk kısmı şu fiyat. Bunlar bizim icatlarımız. Yani Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü >> regülasyon olarak burayı nasıl yöneteyim şeklinde çıkardığı çözümler. Bu yöntem de aslında Suudi Arabistan tarafından talep edildi bizden. Tabii bunları biz hani eee resmi olarak bir açıklamayalım, açıklayalım şeyler var. İşte serbest piyasa filan bunlar da doğru değil aslında. Buna açıklansa da bir şey olmaz, açıklanmasa da bir şey olmaz. Ama bu vatandaşımızı koruyor. Vatandaşımızın burada eee makul değerlerde bir para ödeyerek bu hizmetten faydalanmasını sağlıyor. Mesela su genelgesi de benzer bir şekilde oldu. Yani bunlar >> biz şimdi hava yollarımız geçtiğimiz seneler korkunç karlar yaptılar. Korkunç kar derken korkmamak lazım. Tabii kardan ayrı bir şey de şu anlamda söylüyorum. Yani bu bizim devletimizin politikalarının getirdiği, bakanlığımızın getirdiği bir güçtür.
>> Tabi.
>> Çünkü biz gidiyoruz 44 ülkenin olduğu EKK sadece biz hava sahamızı açık tutuyoruz.
>> Evet.
>> Hepsi hesap soruyor.
>> Bunları bunlara bir şey ifade etmeniz gerekiyor.
>> Biz buralarda devlet olarak, hükümet olarak ve bakanlık olarak ve genel müdürlük olarak aslında görünmeyen bir performans gösterdik. Hı hı.
>> Yani durumu yani Avrupa'yı küstürseniz >> tabii >> olmaz. E yukarıyı küstürseniz >> olmaz.
>> Biz bu dengeyi çok şükür güzel götürdük. Bunun tabii büyük artıları oldu. Şimdi Luft Hans'a gidiyor Avrupa Birliği'ne şikayet ediyor. Diyor ki ya ben oradan geçemiyorum.
>> Haksız rekabet oluyor diyor. Tabii >> tabii tabii. Dolayısıyla hava yolları sadece şunu düşünmemesi lazım. Yani sürekli kar edeyim. Et tabii ama bu sürdürülebilir olsun. Ama bir taraftan da bunun bazı hizmet ayaklarını senin yapman gerekiyor. Yani bedeli de olmalı.
>> E ben şimdi buradan Kars'a uçsam şu kadar onun yerine Kosova'ya uçsam veya işte Bosna'ya uçsam bunun 10 katı gelirim. O başka bir şey. O her işte bu külfetli şeyler olur. Bunları da dengelemeye çalışıyoruz. Bu nihai belirlemeleri bakanlığımız birçok parametreyle eee dikkate alarak bize iletiyor. Biz de onları eee veriyoruz, yayınlıyoruz. Dolayısıyla burada bizim her şeyimiz aslında dijitalleşmenin getirdiği güç ve modelleme kültürüyle dünyada ilk olmaya başladık. Bakın.
>> Evet.
>> Mesela şu an herkes karbon salınımı vesaire gid >> sorularım arasında var. Sorularım arasında >> herkes soruyor ama mesela bu pek haber Türkiye'de olmadı. Amerika'da oldu bu haber.
>> Evet.
>> Ne o haberi oldu? Yani bu karbon salınımında saf yakıtlarıyla ilgili gerçek çözümü talimatla ilk yayınlayan ülke biziz. Ne yaptık? Ezberden tersten okuduk olayı. Peki tam bu noktada 2050 yılında havacılık sektörünün sıfır karbon net zero şeklinde bir taahhüdü var.
>> SHG genel müdürü olarak >> Evet. 2050'de havacılık sektörünün tamamının karbondan arındırılması fikri veya projesi sizce realiteye uygun mu? veya SHGM olarak >> hidrojen yakıtlı motorlar olduğunda mümkün tabii yani >> teorik olarak evet >> tabii yani o bir şöyle söyleyeyim bazen hedefler temenniyle konur yani yani buraya ulaşmalıyız diye konur aslında bakarsanız >> havacılıkta karbon salınımı diğer
Sektörlere göre çok düşük %2 seviyeler seviyeler. Y karayollarında veya işte diğer yerlerde daha fazla. Ama hiçbir şey yapılmazsa 2050'ye kadar %10 olabileceği söyleniyor. Öyle bir endişe var.
Biz şöyle diyoruz. Biz bu işte dünya neyi konuşuyorsa biz bunun en lideriyiz. Bu nasıl yapılacağını gösteren ülkeyiz. Biz orada şunu yapmadık. Mesela normalde şöyle bir Avrupa'da veya Amerika'daki yaklaşım şu. Hava yolları bu karbonlarını saysınlar falan. Biz dedik yok kardeşim bunu sen başa çıkamazsın. Bun takip edemezsin. Buna ne adam dayanır ne şey dayanır. Biz dedik ki bir de üretici ve tedarikçilere yük bindirelim.
Mesela biz tedarikçilerle konuştuk. Dedi ki arkadaş bu sene sizde saf yakıt teminin miktarınız ne? Biz ona göre 1 litrede karbon salınımını şu seviyeye düşürecek saf yakıt ilave miktarını beraber belirleyelim. Ne yaptık aslında? Musluğun başını tuttuk.
Şimdi biz aslında bunu takip edilebilir bir hale getirdik mi? Getirdik. Kolay. Bizim saf talimatımız şu kadar. Bizim bütün talimatlarımız böyle aslında. Eğitim yönetmeliğimiz 5 sayfa. Ders olarak okutulurdu.
Bunu ne nereden bunu temin ediyoruz? Dijitalleşmenin gücünden yapıyoruz. Dolayısıyla sivil havacılık, bizim sivil havacılık modelimiz sadece palyatif bazı işleri çözmek üzere kurgulanmış bir yapı değil. Ha bilgilendirme noktasında biz mesela kontrol pilotlarını kaldırıyoruz. Kurumda doktor barındırmıyoruz. Barındırabiliriz ama denetleme anlamında yani sağlık sertifikası anlamında tutmuyoruz. E peki bunları nasıl yapıyorsunuz? Biz bunu dijital platform üzerinden yapıyoruz. Yani platformda insanlarımız biz. Mesela bir karar verilecekse tane de hava sağlık değerlendiricisine platformda gidiyor. Bu arkadaşın verdiği bu verilere göre değer doğru mu diye. Onlardan da feedback alındıktan sonra karar çıkıyor. Bunu dijital güçle yapıyoruz. Öbür türlü adamları toplayıp yapacaktık.
Sivil havacılıkta bir tane mesela eskiden bir doktor vardı. E 500 kişi bekliyor. Ne bekliyor? Bu arkadaş tatile gitti. Gelecek de bakacak da onay verecek de şu da bu da. Bunlar mesela hastanelere yetki ver kaldırdık. Biz dedik ki bundan sonra mesela bir pilotta 5 tane polikliniğe gidersin. Poliklinikleri 3. sınıf hastanelerde yapabilirsin. Yeter ki dataların ebabıza düşsün. Bu da önemli. Fake dataları ortadan kaldırmak üzere yaptığımız bir şey. Sonra sistem 5 polikliniği hallettikten sonra istersen tek bir yerde de bunları halledebilirsin. İstersen parça parça da gelebilirsin. Bu çok büyük bir esneklik getiriyor aslında. Sona diyorsun ki ben bunları tamamladım. Hava sağlık değerlendiricisi bana atar. Orada da şehrini seçiyorsun. Orada sana random atıyor. Random hastane hikayesi bu. Bu da conflict of interest diye IQ'nun nefret ettiği esas bulguların def edilmesi anlamında bu gerekli ve şart bir şey.
Burada işte diyorlar ki bizim doktorlarımız var. Ya senin doktorun var ama sen hem alıcısın hem satıcısın. Nasıl olacak bu yani? Hani buna kıyak yapmadığını veya bunu es geçmediğini ben nereden bileceğiz? Otorite olarak emin olamıyorum. E yapmam. Böyle şey olur mu? Olmaz ama olanlar var. Ben veriye inanırım.
Benim anladığım şöyle çok kısaca toparlayayım. Dünya havacılığı sürdürülebilirlik ve dijitalleşme üzerine kuruluyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de bir kabuk değişiminde kendisinin en temeline sürdürülebilirlik ve dijitalleşmeyi koymuş görünüyor. Koymuş ve modeli kurmuş. Yani model şu an çalışıyor. Güzel tarafı şu. Alternatifsiz ve bizim bütün sistemlerimiz adaptif. Adaptif sistemlerin alternatifi olmaz. Şartlara göre de kendisini aslında iyileştiriyor. Ben öğretmeni mesela ön sınav son sınavda ölçüyorum. Eğitmen orada bir şey vermeden duramaz. Benim raporlarım onu hemen yakalar. Bunun gibi.
Sayın genel müdür, Türkiye'de son 20 yılda sivil havacılık tarafı özellikle yolcu hava yolu tarafında biraz kan kaybediyor. Onur Air, Atlas Global, Borajet ve benzeri büyük oyuncular piyasadan silindi. Bu noktada hava yolu sayımız giderek azalıyor. Eee, A jet kuruldu ama Anadolu Jet'ten bir geçiş oldu. Şimdi, eee, yolcu için rekabet, renklilik, daha fazla seçenek hem ucuza uçmak hem de kalitenin yükselmesi anlamında önemli. SGM yeni bir hava yoluna Türkiye'de ihtiyaç duyuyor mu? Siz ya da kişisel olarak da sorabilirim bunu. Yani bu noktada ülkenin bu kadar da büyüyen bir havacılığı var. Yepyeni sıfırdan kurulmuş yolcu taşıyan hava yollarına sizce de ihtiyacımız yok mu?
Var. Şimdi şöyle biz yani belki eskiden sivil havacılık ya bir tane de hava yolu kuralım diyordu belki ama bu konsept tabii realitelerle uygun değil. Sen bununla ilgili zemin hazırlarsın. Serbest girişimci de bunu girer yapar. Şimdi biz özellikle hava taksi olsun, genel havacılıkta olsun, hava yolu kurmada biz mesela AJ'e bu platform yeni yeni hayata geçiyordu. 1,5 senede EOC'sini şey 1,5 ayda EOC'sini verdik. Normalde 1,5 sene sürer. EOC'ler büyü hızlandı. Nasıl hızlandı? İnsan faktörünü minimize ettik. Keyfilikleri ortadan kaldırdık. Şimdi biz maliyetleri ve süreçleri daha takip edilebilir bir hale getirdik ve bunu artık yaymaya başladık. Bunun iki ayağı var. Havacılığın daha yaygın olması için. Bir dediğiniz gibi hava yollarının artması. Bu anlamda bölgesel havacılık noktasında teşvik ettiğimiz yapılar var. Teşvik ediyoruz bunu. Bunu kurma noktasında ve işletme noktasında kişi önünü görebiliyor. Maliyetler olarak ve teşvik olarak görebiliyor. Özellikle mesela turbo prop'lu uçakların tavsiye edilmesi çünkü onlar %60 kadar daha avantajlı yakıt olarak, bakım olarak vesaireler.
Belki bunlar biraz yaygınlaşırsa yurt içi uçuşlarda büyük bir rahatlama ve maliyet düşüklüğü meydana gelebilecek. Biz şimdi dediğimiz gibi bu platforma girip hemen hava taksiyi kurabilirsiniz. Siz gerekli şartları yerine getirip kurabilirsiniz. Önünüzde görebilirsiniz. Yani neleri sağlarsam ben kurarım, maliyetim ne olur, sürdürülebilirliği nedir? Yani bunun için bir bilinmezlik yok artık. Bu güzel bir şey. Ben bunun burada artacağını düşünüyorum. Diğer taraftan hava kampüs diye bir kavram çıkardık. Hava kampüs de aslında amatör ve bu anlamda sportif havacılık noktasında yaygınlaşacak. Şu an onlarca başvuru var ve biz bunları sistemle teker teker alıyoruz. Bu da ne demek? Artık bu hani belki filmlerde filan görmüşsünüzdür. İşte evler var, bir pist var. Oradan adam uçağıyla işine gidiyor, geliyor filan. Şimdi bu kadar olmasa da buna yakın bir konsepte artık Türkiye'de göreceğiz yani. Çünkü hava kampüs çok hızlı bir şekilde yayılacak. Her ilde, her ilçede, her bölgede birden fazla hava kampüsü olacak. Biz buralarda eğitimler de vereceğiz. Amatör havacılığı da sevdireceğiz. Artı kişi mesela buradan atıyorum arabasıyla İstanbul'a gitmek yerine uçağıyla gidecek. Bu uçakların maliyeti milletin düşündüğü gibi de çok yüksek değil. Araba kadar mesela bir Audi'nin yarısı fiyatında bir uçak alabiliyorsun. E 4 kişi de dolduruyorsun.
Bunun yakıtı da mesela biz Divriği'ne gitmiştik Ankara'dan. Dedim kaç lira yaktı? 60 dolar dedi. 60 dolar yakıtla 7 saatlik yolu gittik yani. Şimdi bunlar da amatör havacılık bu anlamda yaygınlaşacak, erişilebilir olacak. PPL, ATPLE erişilebilir olacak. Bu çerçevede dediğiniz doğru. Şartlar ve ortamı biz bürokratik olarak, bunu da söylemek istiyorum. Bizim temel yaklaşımımız sıfır bürokrasi. Sıfır bürokrasi ne demek? Devlete değmemek. Yani arayüzlerden, yazılımlardan, mobil uygulamalardan işlerini görmek demek. Bu olması gereken bir şey ve sivil havacılığın tamamı bu moda doğru ilerliyor. Dolayısıyla orada kolaylık ve erişilebilirlik ve bilinmezlikleri kaldırırsanız yatırımcılar gelir. İnşallah bekliyoruz biz de o zaman sizin bu çalışmalarınızdan sonra.
Programın son bölümünde biz konuklarımızın biraz daha kişisel yüzlerini aslında ön plana çıkarabilmek için kişisel seyahatlerinizden, yolculuk alışkanlıklarınızdan biraz bahsetmek istiyorum müsaadenizle. İlk uçağa bindiğiniz zamanı hatırlıyor musunuz? Hatırlıyorum. Çok net hatırlıyorum. 1990'dı. Onur Air'le İstanbul'dan Trabzon'a gitmiştik. İnin ce de bir alkış koptu filan. Biz biraz korktuk da tabii böyle bir şey bilmiyoruz zaten. Sonra alıştık biz alkışladık filan. Neticede güzel bir deneyimdi. İlk 1990 yılında üniversiteye mastera başlamıştım o zaman.
İlk yurt dışı seyahatiniz? İlk yurt dışı da seyahatim Amerika'ya oldu. Delta ile beraber buradan oldu. Orada da işte bilet bulduk bulamadık filan. En sonunda dediler baktım gittik biraz da tereddüt ediyoruz. Acaba bilette sorun mu vardı filan diye 900 dolar mı bir şeydi de çağırdılar sizi upgrade ettik. Dedik ya upgrade ne ki yani onu da bilmiyoruz yani. Sonra baktık bizi business'e koymuşlar işte random seçmişler tesadüfen. İlk seyahatimi Deltada business'te yapmışım.
Peki gitmekten asla hiç sıkılmayacağınız, çok keyif aldığınız ülke, şehir, destinasyon var mı? Sürekli boş bulduğunuzda kendinizi oraya atmak istediğiniz. Ya birkaç şehir var mesela ama hani güvenlik açısından sıkıntılı olabilir. Ama mesela Beyrut beni çok etkileyen bir şehirdi. Sonra Güney Afrika'da Cape Town aynı şekilde benim yani havası ve Akdeniz iklimiyle beraber işte İspanya'da geçen AJ'le beraber gitmiştik. Oraları da çok beğendim. Ben orada şunu fark ettim. Yani biz hani Akdeniz havası ve ortam yani o havayı çağrıştıran yerleri çok beğeniyoruz. Tam bize yakın geliyor çünkü o. Aynen. Ve Beyrut'u çok beğenmiştim. Yani Beyrut benim için güzel.
Uzun uçuşlarda nasıl vakit geçiriyorsunuz? Ritüelleriniz var mı uzun uçuşlarda? Özellikle çalışanlarımı rahatsız ederek onlara sürekli ekran captureler yapıp göndererek onlar çok iyi bilirler. Onlar tahmin ederler. Bir şeyler yağmaya başlayınca ekranda şurası şöyle burası diyorlar. Bu bir yere gidiyor. Öyle yapıyoruz genelde.
Hiç uçak kaçırdınız mı? Kaçırdım. Genel müdür olmadan önce de herhalde. Genel müdür olduğumda da yani öyle çok dediğiniz gibi şey İngiltere'den Londra'dan geliyorduk. Bir akademik şeye gitmiştik toplantıya. Bizde uçak hatta oradaydı çekin yapan arkadaş böyle biraz da ukaler vaziyette he kaçırdınız diye böyle bir bize bir şey dedi. Çok canım sıkılmıştı açıkçası. Sonra ben Türk Hava Yollarına yazdım. O zamanlar şikayet ettim. Yani dedim ya bir uçak kaçırı yani uçak orada. Biz sonra öğreniyoruz ki uçak 2 saat daha beklemiş. Hava havadan havada bir trafikte bir şey varmış. Ona rağmen bizi almadı. Kapattılar filan. Almadın, almadın yani. Onu da ona göre söylersin. Bir 4 saat sonra tekrar döndük. Öyle bir şeyimiz oldu.
Peki uçakta bir şey bedava dağıtma hakkı verseler size SHGM genel müdürü olarak neyi dağıtırsınız? E, tabii ki interneti. Yani herkes interneti iyi hızda kullansın.
Bununla ilgili bir çalışmanız var mı? Şöyle mesela Turksat tarafında özellikle biz de hani orada biraz şeyimiz oldu, katkımız oldu diyebilirim. Özellikle bizim kendi taşıyıcılarımızın Turksat operatörü üzerinden bu hizmetleri alması noktasında biraz belirleyici çalışmalarımız oldu. Çok şükür Ajet başladı. Ajet başladı. Hava yolları da şimdi o tabii erişimin olmadığı yerlerde başka uydu sağlayıcılarla işbirliği yaparak bir konsorsiyum olarak vermeniz gerekiyor. İnşallah orada iyi kapasitede bir internet yolculara hem iç hatta hem dış hatta yet, saatlik mesafede bizim uydularımız komple ve yeterli oluyor. Orada hatta IPTV hizmeti de verelim diyoruz ki daha bir farklılık yaratı. Yani derdiniz her zaman aslında teknolojiyi en üst seviyede kullanarak öne geçme.
Uçakta bir menüye bir yemek ekleme hakkı sunsalar size ne eklersiniz? Yolcuların tamamına dağıtılacak bu yemek. Ya güzel bir balık. Güzel bir balık olabilir.
Peki, havalimanına erken giden bir yolcu musunuz yoksa son dakika yolcusunuz? Erken giderim.
Nasıl vakit geçiriyorsunuz havalimanında peki? Erken gid işte genelde işlerimize bakıyoruz. Hani bir tablet, bir laptop oluyor elimizde. Oradan açıyoruz, bakıyoruz. Eee, varsa arkadaşlarımız onlarla sohbet ediyoruz o şekilde.
Cam kenarı mı koridor mu uçakta? E herkes cam kenarını ister. Yani orası biraz daha böyle ne diyelim? Bir tarafın en azından müdahale edilemeyecek durumda olması artı işte iniş kalkışlarda da seyretme noktasında güzel olur yani.
Dar gövde uçakları mı uçmayı tercih ederseniz geniş gövde mi? Tabii geniş yani geniş gövdelerde en azından hani bir kapalı alan psikolojisi orada çok fazla olmuyor. Darda biraz basık bir ortam var. Bas ortam var. Ferahlatıcı değil. Çok da yoğun. O biraz şey oluyor.
Seyahatlerde kabin bagajıla gideyim yanımda olsun. Kafam rahat olsun mu yoksa aşağı vereyim? Genelde onu tercih ederim. Çünkü çok orada zayiatlarımız oldu. Özellikle yurt dışında hani Amerika'da falan böyle atarlarken de gördüm çok zaten. Perişan ediyorlar bavulları vesaire. O yüzden.
Peki bugün sizi en çok motive eden şey başarı mı, merak mı yoksa kriz mi? Mesela siz çok kriz çözmeyi sevdiğinizi anlıyorum ve hani krizleri gidermeye. Ya bu soru önemli. Şöyle yani bazen insanın hani genetik yapısı, çocukluğu vesairesi de aslında belirleyici oluyor. Mesela biz Beykoz'da büyüdük. Orada balık tutardık bolca. Bol bol misinalar karışırdı. Herkes misinayı keserdi, bağlardı. Ben de çözmeyi severdim. Şimdi ben onu bazen zaman zaman hatırlıyorum. Yani benim en hoşuma giden şey bir şeyi modellemek. Yani çözüm veya bir problem varsa buna bir çözüm bulmak. Bu bazen yani çocukken tuhaf sonuçlara da giderdi. Mesela teybi bozardık serinletici yapardık. Hani şimdi yeni çözümler üretiyorsunuz ama yani mesela yazın sıcaksa hani o orada kullanılabilir veya işte mesela yeğenimize bir hareket elektrikli araba yaptık mesela o zamanlar. Şimdi böyle şeyler böyle çeşitlilik noktasında bir şeyim var.
Kariyerinizde sizi en çok geliştirdiğini düşündüğünüz bir başarısızlık var mı? Var. Ben Türk Hava Yollarında ilkin IT'de başlamıştım. İlk ilk şeyim proje yöneticisiydim. Ve orada bize o zaman da Ahmet Bolat daire başkanıydı. Sonra genel müdür yardımcısı oldu ve IT tarafı ona bağlıydı. Ahmet Bey'e bağlıydı. Ahmet Bey orada bize bu legacy sistemimizin Troya'nın bir incelenmesi ve modernize edilmesi noktasında bir görev verdi. O bizi aslında havacılığın tüm detaylarını öğretti. Biz orada gerçekten ETIA'a Amadeus'un vesairenin tüm sistemlerini inceledik. Burada toplantılar yaptık. Olgunlaştırdık. Çok önemli bir rapor haline getirdik ve bugün onu yönetim kuruluna sundum o zaman. Ve şunu bekledim. Yani mimariyi belirlemişiz. Soğa mimarisiyle yapılacak. İlişkisel veri tabanı yapılacak. Bu migrasyonunu yapacağız. Kademeli geçiş yapacağız. Her şeyi bana göre modellemiştim yani. Beni de çok heyecanlandırdı. Ne anlamda? Çünkü Türkiye'nin önündeki en büyük fırsatlardan biriydi. Amadeus'un faaliyetlerine baktım. Passenger boarded olarak bir euro alıyordu. O zaman da 750 milyon yolcu geçiyordu üzerinden. Yani adamlar sırf bu Amadeus yazılımıyla beraber yılda 750 milyon euroyu hiçbir şey yapmadan 5-10 milyonluk belki veri merkezi yatırımları vardır. Temiz para olarak alıyorlardı. Aslında buna baktığın zaman Amadeus Kimon İspanya'da falan görürsün ama aslında Lufthansa'nın dolaylı bir şirketi. Lufthansa teknikten ayrılarak gelişmiş vesaire olmuş bir yer. Şimdi veri merkezi nerede? Almanya'da. Şimdi ben bunları görünce dedim ki biz Amadeus'u da inceledim. Amadeus da mainframe. Legacy bir sistem. Bize geldiler dediler burayı biz mükemmeliyet merkezi yapalım. Siz bu sevdadan vazgeçin filan falan. Böyle bayağı ilerledi bu işler. Ben de bunu ülke için çok kritik bir fırsat gördüm. Yani çünkü düşünün ki siz 5-10 milyon dolarlık veya 20 milyon dolarlık bir yatırımla Türk Hava Yollarının da gücünü alarak önce Türk Hava Yollarının sistemini modernize etmiş olacaksınız. Aynı zamanda bunu servis olarak da satacaksınız ve hiçbir şey yapmadan bugünkü rakamlarla söylüyorum 1 milyar doları her sene temiz bir şekilde sektörden alacaksınız. O hava yolu batmış bu çıkmış önemli değil. Gelen size gelecek. Bunu ben sundum. Orada da çok üzüldüm ya. Biz bunu sunduk. O zaman toplantı odasında da İsmail Gerçek Bey yönetti onu. Temel Bey şey Hamdi Bey katılmadı. Ben dedim bana uzak bu konu ama destek verdi buna. O zamanlar sunduk. İki tane soruyla bu paket oldu. Bir tanesi İsmail Bey dedi ki dinlediniz. O zaman pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcımız dedi ki ne diyorsun? Bunun kullanıcısı sensin. Cümlesini aynen söylüyorum. Hiçbir şey katmıyorum. Troya 10 yıl gitti. 10 yıl daha gider dedi. Finanstan sorumlu GMY'ye sordu. O da dedi ki ben de maliyete daha kaç kişi çalışacak? Ne olacak hepsini çıkarmışım. 20 milyon dolar mı 30 milyon dolar civarında bir rakam. Yani aslında o 30 milyon doların da 20 milyon doları o mevcut personelimiz zaten. Ona biz o parayı veriyoruz. Başka yorum var mı dediler. Yok dediler ve kapandı. Sonra geldik eğitim başkanlığında faal diye bir otomasyon sistemi şu an Türk Hava Yollarındaki tek bir birimin işini çözen yerli milli yazılım olarak onu biz geliştirdik. Çok şükür o ona vesile oldu. Ama diğer taraf içinizde ukte kaldı mı? O benim için yani küçük bir hediye oldu yani onu yapabilmek. Aklım öbüründe kaldı. O bitti mi? Hayır. Hala gündem. Bu bugün için bir şey yapılamaz mı buna? Yapılabilir. Yapılabilir. Ama bunu yapacağın kimliklerin yerli milli ve kafalarının az önce bahsettik yani bir yön sistem koyuyoruz yani. Ya EAS'yı ben taklit etmiyorum. EAS'nın üstüne bir sistem koyuyorum. Hedefleri bu olması lazım. Yani şu batı hayranlığı, Amerikan hayranlığını tabii ki beğeneceksin yaptığı güzel şeyler ama biz çok derin bir milletiz. Biz çok ne diyelim çoklu kültüre sahip bir ülkeyiz. Onlardan daha zekiyiz. Gerçekten daha zeki toplum onlardan çok daha zeki. Biz bunu çok rahat yapabiliriz. Yapabilirdik. Bu işler kolay değil. Yerli milli birisi bir şey derken gerçekten yerli mi milli mi diye bakmak lazım. Doğru. Biz bu yoldayız. Bizim çizgimiz belli. Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda biz bunu böyle şey olarak söylemiyoruz. Hamaset olarak da söylemiyoruz. Biz bu ülkenin sınıfını beğenmiyoruz. Daha yukarıya taşıması. Üst sınıf olması lazım. Bize bir ülkenin vize uygulamasını kabul etmiyoruz. Evet. Bu bir göstergedir. Biz Avrupa'ya yalvararak gelin demelerini bekliyoruz. Bize gelin demeleri. Bizim vatandaşlarımız buyur etmelerini bekliyoruz. Bu kaliteyi bu ülke inşallah bir 5-10 sene içerisinde yakalayacak. Ama bizim kurumsallaşmamız ve dijitalleşmemiz sadece sivil havacılık için geçerli değil. Bakın şu an THY'de legacy sistem kullanılıyor. Doğru değil mi? Evet. İşler yürüyor ayrı bir şey ama daha iyisi var. 10 lira kazanacağın şeyden 1 lira kazandığın zaman onu sorgulaman da gerekir. Dolayısıyla bu süreçlerde biraz kararlı olmak gerekiyor. Biz bu kararlılık bizde var.
Hamdolsun babamız Almancıydı yani. Dolayısıyla hani babasız bir büyüdük. Ve Almanya'dan biz Audi getir filan dediğimizde hani işçi o zaman da Audi yeni çıkmış mesela. Çok da pahalı bir şey değil o zamanlar. Bize söylediği lafı ben hiç unutmuyorum. Biz de bekliyoruz getirecek artık abim. Ben ısrar ediyoruz yani. Hiç arabamız olmamış vesaire. Heyecanlıyız. Bize geldi dedi ki, "Alın size para dedi. Gidin" dedi, "Türkiye'den alın. Burada yapılandan alın dedi." Hım. Yani para oraya gitmesin. Bak. Evet. Oradan getirdiği paranın oraya git. Ben babam çobandı yani. Bildiğin çobandı yani. Oradan işçi olarak gitti. Evet. Biz dolayısıyla böyle bir terbiyeyle yetiştik. Bizim kaygımız milletin ve ümmetin layık olduğu yere bir an önce gelmesidir. Yani bu zil durumu aşıyoruz. Burada hızlanmamız lazım.
Son bir soru, tek bir cevap istiyorum. Bir sürü sorunlar yaşadığınızı da söylediğiniz için bürokrat olmak mı zor? Sektörde yönetici olmak mı zor? Akademisyen olmak mı zor? Ya da hangisini tercih edersiniz? Hepsi zor. Hepsinde çatıştım. Bakın ben Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 6 yıl asistandım. Dört tane soruşturmam vardı. Soruşturmalarımın özünde ne vardı biliyor musunuz? Yenilik yapmak. Yani görevimle işimin uyumluluğu noktasında ben araştırma görevlisiyim ve bu çerçevede ben çantacı değilim dedim. Yani bir kişilerin onurlarını ve gururlarını bir kurum koruması lazım. Doğru. Bak sivil havacılıkta hiçbir kimse bana mobbing yaptı diyemez. Kurumsal dönüşüm modeli içerisinde herkes hangi taskı kaç saat yapmış hepsi bellidir. Evet. Dolayısıyla bu önemli. Sonra Vakıf Üniversitesi'ne geldim. Orada da çakma bazı derslerde adam dersi veriyormuş gibi yaptım. Oralarda da aynı soruşturma. Dedim bu hoca değil yani. Hani dersi bilmiyor. Dersi vermeye kalkıyor. Öğrenci de geçince ses çıkarmıyor. Ama bunlar ülkeye yazar. Doğru. Orada da böyle soruyor. E T'ye geldim. Az önce söyledim. Yani şimdi bu süreçleri böyle geçti gitti değil yani. Evet. Ama en kıymetli yer neresi derseniz burası. Burada ben devletime doğrudan hizmet etme imkanım var. Benim burada yaptığım bir şey devletimi, vatandaşımı doğrudan rahatlatıyor. Doğru. Bunun sevabına talibim. Ben çeşme yaptırmak yerine burada bir birimin işini olması gerektiği gibi adil şeffaf bir hale getirme noktasında bunları çeşme yapmış gibi görüyorum her modülü. Felsefemiz bu. Çok şükürler bu fırsatları Sayın Cumhurbaşkanımız bize verdi. Ya kendi ekibime sivil havacılığa ilk geldiğimde söylediğim cümle ispat ettiğiniz her şeyi benim yetkimdeyse yaparım. Evet. Bunda benim insiyatifim yoktur. Benim yöneticilik anlayışım budur. Bir de şudur. İnsanları yönetmekle uğraşmam, işi yönetmekle uğraşırım. Bir dönüşümü de bir model yaparak yapmak istiyoruz. Mesela kurumsal dönüşüm şu an TÜRKSAT'ta da başlıyor. Evet. TÜRKSAT apayrı bir kurum. Sonra kaza kırım bizim ulaşım emniyetinde de aynı şekilde olgunlaştı. Bu bir büyük fotoğraf. İnsan kaynağı platformu olarak da bakabilirsiniz buraya. Dolayısıyla siz burada iş arayanlar vesaireler hepsini zaten otomatik görüyorsunuz. Evet. Yetkinlikleri de görüyorsunuz. Biz bunun peşinden gidiyoruz. Biz de sektörden de biraz daha adaptasyonun hızlandırmalarını bekliyoruz. Yani bilgilendirme daha fazla olacak. Her salı günü saat 3 ile 5 arası telekonferansta sorular alınacak. Birkaç ay böyle gideceğiz. Artı bu bilgilendirmeyi yapıyoruz. Aslında ulaşım şurasında da biz bunu yaptık ama Evet. Eee, kolay değil tabii tarzlar ve yöntemler. Şimdi az önce dedim ki kontrol pilotları değişiyor. Pratik eğitmenler geliyor. Bizim bütün pratik eğitimlerimiz artık kameralı. Evet. Ölçü yani kamerada da üzerinde konum ve zaman bilgisi frame'lere basılı geliyor. Yani fake olma şansı sıfır. Denetlemelerimiz de böyle. Denetçimiz keyfi davranamaz artık. Denetleme chartlarımızın hepsini analitik yaptık. Gider burada mesela ışık var mı? Onu bizim mobil uygulamamızda çekip sisteme atmak zorunda. Çek listi takip edecek. Orada ne zaman çekti? Burada buranın konumu sistemde frame'in altına yazıyor. Zaman da yazıyor. Yani kaçta gittin, kaçta baktın, ne buldun. Bunlar zorunlu bizden. Şimdi burada birçok şey değişince kurum da savruluyor biraz. Niye? Kurumun alışkanlıkları var. Gider orada ağ gibi ne var sizde filan böyle hani değil mi? Denetlemenin eski alışkanlıkları. Evet. Şimdi bunlar tabii çok memnun değiller. Sertifikasyon tarafında en son onu değinmek isterim. Tabii. Şu an biz mesela sertifikasyon tarafında çok önemli bir platform yaptık. Bir altyapı, bir modül yaptık ve eskiden biz oraya özel kadroyla sertifikasyon uzmanları alıyorduk. Evet. Bu sertifikasyon uzmanlarını alıyorduk. Bizim kaç panelimiz var belli değil. Mesela Gökbey'de 14 panel var. Aviyonik, mekanik, statik. Bu 14 panele birer panel uzmanı koyman lazım. Sertifikasyon uzmanı. E bu kadar adamı sen nasıl istihdam edeceksin? Bunlara 300-500.000 lira vererek istihdam edeceksin. Adamın bu işi yapıp yapamayacağından emin değilsin zaten. Etkinliğinden emin değil. Biz dedik ki bu sistemi değiştiriyoruz. Üniversite doçentlerine bizim CHT21'i eğitimlerini aldırdık. Havacılığa girişi aldırdık. Artı zaten bu adam aviyonikçi, elektronikçi. Mekanik makineci. Bunlardan bu arkadaşları bizim eğitimlerimiz olarak diploma lisanslarını çıkardık. Panellere bağladık. Şu an Gökbey panelinde, TEI Motor panelinde doçent ve yardımcıları çalışıyor. Bu çok önemli. Niye biliyor musunuz? Artık doçentlerimiz ve yardımcılar, doktoralı öğretim görevlilerimiz sahada. Evet. Yani sahada sanayi üniversite işbirliğini gerçekleştirmiş oldu. Gerçek anlamda hayata geçirdik. Benim de ne oldu? Sivilik olarak maliyetim sıfırlandı. Niye? Ben diyorum ki sen bu sertifikayı yaptıracaksan 4 asgari ücret maaşı doçente vereceksin. Yardımcısına bir asgari ücret vereceksin. Sen vereceksin bunu. Sen istiyorsun bunu. Çünkü ben ne yapıyorum? Platformda bunların uyumluluk gösterimlerini delil bazlı takip ediyorum. Yani doçenti başına kendi başına bırakmıyor. Tabii ortamı oluşturuyorsunuz. Takibini yapıyorsunuz. Evet. Amaç ne? Amaç güvenilir sertifikalar üretmek. Bakın bizim mesela balon satamıyoruz biz İspanya'ya. Niye? Evet. "EASA sertifikası yok" diyor adam. Niye yok? Çünkü diyor ki sen diyor nasıl sertifika veriyorsun ki bana? Ben bilmiyorum. Detayını bilmiyorum. Şimdi biz artık bu platform sayesinde sertifikalarımızın EASA ile valide edilmesi noktasında working arrangement yazacağız, yapacağız. Aynı şekilde Amerika'yla yapacağız. Diyeceğiz ki bizim platformumuz bu. Her şey şeffaf. Panel uzmanlarımız kendi alanlarında associate prof. Evet. Eğitimlerini almışlar. Panellerimiz ne? Delillerimiz burada. Sen bu sertifikaya evet demeyeceksin de veya bunu valide etmeyeceksin de neyi edeceksin? Şeffaf bir şekilde soracağız ben. Evet. Bu önemli. Bu platform bizim artık her hava aracı veya hava aracı parçasını çok objektif bir şekilde bütün dünyanın kabul edeceği sertifikalar üretmeye başladı. Bu önemli bir şey. Evet. En son bundan da bahsetmek istiyorum.
Çok teşekkür ederiz. Vakit ayırdınız. Geldiniz bize burada çok önemli bilgiler verdiniz. Biz de duyurulmasını sağlayacağız. Eee, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Bizi gerçekten çok heyecanlandırdınız. Biz de insanların heyecanlandırılması noktasında vesile olmak istiyoruz. Umarız ki yolunuz açık olur. Çok çünkü büyük hedefler ve çok büyük çalışmalar var gördüğümüz kadarıyla. Eee, sonuna kadar bir şekilde destekçiniziz nacizane. Umarım güzel sonuçlar alacaksınız. Çok önemli. Ya ben de teşekkür ederim bu vesileyle şu anki sistemin yeni sivil havacılık modelinin bazı parametrelerini sistemde aksayan veya iyileştirilmesi gereken bazı noktaları vurgulama açısından bir fırsatımız oldu. Burada tabii son olarak şu söylenebilir. Eee, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çok çeşitliliği olan bir kurum. Yani sıcak hava balonundan dronelara kadar. Bunları belki bugün konuşmadık. Vakit olmadı ama çok çeşitli olan bir kurum ve uluslararası belirleyiciliği olan bir kurum. Doğru. Dolayısıyla bu kurumun daha profesyonellerle, daha profesyonel uzmanlarla yani yani eee yönetilmesi veya bu şekilde daha güçlendirilmesi hem IQ'nun tespiti hem de olması gereken. Bu bu noktada da inşallah önümüzdeki günlerde güzel şeyler olur. Merakla bekliyoruz. Çok teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim. Bugün TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı'nın dış hatlar terminalindeydik ve çok değerli bir konuğumuz vardı. Türkiye Cumhuriyeti Sivil Havacılık Genel Müdürü Profesör Doktor Sayın Kemal Yüksek bizimleydi. Bizi izlediğiniz için teşekkür ederiz. Paylaştığımız tüm bilgiler ve çok daha fazlasına web sitemiz ve sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilirsiniz. Yeni videolarda görüşmek üzere. Hoşça kalın.