Transcription
Selam. Yeni bir yayınla karşınızdayım. Bugün yine birbirinden önemli konularımız var. İstanbul merkezli operasyonlar Türkiye'yi kasıp kavururken bir taraftan uyuşturucu, bir taraftan fuhuş denen ve ünlülerin çepeçevrelendiği fakat adım adım o ünlüler üzerinden Ekrem İmamoğlu'na doğru ilerlemek üzere kurulmuş operasyon ilerlerken o operasyonun içerisinde bulunan yani bu uyuşturucu, fuhuş dahil bazı işlerin içerisine bulaşmış kişilerden paralı olanlar özellikle de yasa dışı bahis, yasadışı kumar, forex dolandırıcılığı gibi affedersiniz işlerin içerisinde olanların hepsi teker teker işin içerisinden ayıklanıyor. Burada ekipler arasında bir mücadele var ve her ekip kendi parasını veren adamı bu operasyonların içerisinden çekip çıkartıyor. Fakat diğer tarafta bu ekiplerin yaptıkları büyük vurgunlarda cinayete varan, bunlara intihar demiyorum, cinayetler işleniyor ve bu cinayetlerde de medet mercisi gidip başvurulma merciisi enteresan biçimde Sedat Peker oluyor. Bütün devlet mekanizmasının utanacağı şekilde. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kurtuluş Savaşı yıllarında ilk kurulduğu dönemde bile böylesine aciz duruma düşmemişti. Ve bu acizliklerini gidermek için de söz konusu bilgilere peşi peşine erişim yasağı engeli getiriyorlar. Bu ekip kim? Garipoğulları bir taraftan. İsmi Junken John yapanlar bir taraftan görüntüsünü, tipini değiştirenler bir taraftan. Ama hepsinin gelip dönüp birleştiği nokta Londra'daki şirketler. Ve Londra'daki şirketlere de baktığımızda hepsinin nasıl aynı ağın parçası olduğunu görüyoruz. Londra'daki şirketlerin evrakları, bu ekibin kimlerden oluştuğu hiçbirinin yanına geçmez. Muhafazakar derken aslında Türkiye'nin o en böyle elit kesimlerinden filan insanların nasıl bu mevzunun içerisinde bir araya geldiklerine ilişkin yine bilgi dolu, yine dop dolu bir yayın olacak.
Fakat her zaman olduğu gibi yayına başlamadan önce hatırlatayım. Yayını beğenmeniz, paylaşmanız, yorum dahil her türlü etkileşimde bulunmanız sesimin daha geniş kitlelere duyurulması açısından son derece önemli. Yine kanalımı, kanalıma abone olursanız ve bildirim tuşunu açarsanız da videolarıma çok daha hızlı biçimde ulaşabilirsiniz. Evet, şimdi gelelim yavaş yavaş. Bugün boğazım biraz kötü. Gelelim ana konumuza.
Biliyorsunuz Merkez Bankası'nı merkeze alan bir video yapmıştım ben ve o videonun içerisinde çeşitli ödeme kuruluşlarının isimlerini geçirmiştim ve demiştim ki tıpkı o 2000'lerin başındaki büyük kriz gelmişti. Ekonomik kriz. Orada çok sayıda bankaya el konmuştu ve bütün vurgun mekanizması o dönem bankalar üzerinden dönüyordu ve bir hortum yasası çıkartılmıştı. Çok sert bir yasa. Tasarruf mevduatı sigorta fonuna çok güçlü yetkiler verilmişti. Ve 90'lı yıllardan 2000 yılının başındaki o büyük krize, finansal krize bizi getiren konu hırsız banka patronları üzerinden ilerlemişti. Şimdi bankalar kendilerini bir adım geri daha emniyetli noktaya çektiler. Bankaların önüne ödeme kuruluşları koydular. Şimdi ise bütün vurgun, bütün o parayı, damarlardaki kanı çeken bütün vurgun bu ödeme kuruluşları üzerinden yapılıyor. Fakat bu ödeme kuruluşlarına Merkez Bankası izin veriyor. Öyle ki hakkında sicil kaydı bulunan, dolandırıcılıktan sicil kaydı bulunan insanlara bile ödeme kuruluşu açma izni veriyorlar. Çünkü ödeme kuruluşu açma işini de bir tarifeye çevirmişler. Devletin içerisinde, hükümetin içerisinde gücü olan kişiler kendi adamlarına ne yapıyorlar? Ediyorlar. Merkez Bankası'ndan ödeme kuruluşu izni çıkartıyorlar. Ve bu ödeme kuruluşları üzerinden memleket harıl harıl soyuluyor. 90'ların soyguncu hortumcu banka patronlarının yerini şimdi 2025 yılında soyguncu hortumcu ödeme kuruluşu patronları almış vaziyette. Bu patronlar kim? Nasıl bunların hepsi Londra'daki şirketlerde yolları kesişiyor? Evrak evrak gideceğiz.
Şimdi benim burada o yaptığım videoda CPay isimli bir firmaya çok dikkat çekmiştim ve bu CPY firmasının yanında da başka firmaların isimlerini saymıştım. Benim yaptığım videodan iki gün sonra Spay firması faaliyetlerini durdurdu. İki gün sonra Merkez Bankası, PayPal, PO, Vepara, IQ Money gibi şirketlerin hepsinin lisanslarını iptal etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bunlara yönelik operasyonlar başlattı. Çok sayıda insan tutuklandı. Mal varlıklarına el kondu. Kim hariç? SPY hariç. Ben o sektördeki en büyüklerden birinin SPEY olduğunu söylüyorum o videoda. Diğerlerinin o saydıklarımın hepsini topladılar, el koydular, lisanslarını iptal ettiler. SP hariç. Şimdi bu SPE'in arkasında kimler oldu? Bunun nasıl Bilal Erdoğan'a bağlandığına sizi yavaş yavaş getireceğim. Şimdi SPY dediğim gibi bu sektördeki çok büyük böyle bu yasa dışı bahis, tefecilik, ondan sonra forex dolandırıcılığı gibi olayların hepsinde CPY en büyüktür. Kimden sonra? Papara'dan sonra. Papara'dan sonra yasa dışı bayis filan en çok SPEY'de dönerdi. Bu Payfix filan bunlar SPEY'in eline su bile dökemezler bu büyüklükte.
Şimdi burada kritik bir adam var. Can Yanyalı isimli bir adam. Fakat bu Can Yanyalı kısa bir süre sonra karşımıza John Yanyalı olarak dönüyor. Şimdi size bu Can Yany Yalıyı bir göstereyim. Şimdi baktığınız gibi gördüğünüz gibi burada daha Can Yan Yalı gördünüz mü? Can Yan Yalı olduğu dönemler. O zaman da bu elektronik para işleri filan onlarla ilgili böyle medya küçük küçük böyle ufak tefek dandik medya röportajlar vererek kendi ismini büyütüyor. Bakın şimdi John oldu. John olmasıyla birlikte gördüğünüz gibi tipi değiştirildi ve artık daha büyük medya kurumlarına röportajlar vermeye başladı. Çünkü haram para geliyor bir taraftan. Gördüğünüz gibi diyor ki Türkiye fintech alanında bölgesel bir test laboratuvarı gibi çalışıyor. Diyor. Tabii bölgesel test laboratuvarı gibi çalışıyor. Türk halkını soymanın testini yapıyorsunuz. Sizin Türk halkını soyma metotlarınızı dünyanın farklı ülkeleri uyguluyor. Türkiye'yi, Türk halkını teste çevirdiniz. Laboratuvar Türk halkına da soyulacak denek fareleri gibi bakıyorsunuz herhalde. Şimdi bu Can Yanyalı oldu. John Yanyalı. Bakın bu da son hali. Görüyor musunuz? Tipi artık daha da değişmiş. Para geldikçe gördüğünüz gibi değişiyor ve SPayla gördüğünüz gibi Sipay'ın organizasyonunda bir fuara katılıyor. Yani adamın Sipak bakın yine Sip'in başka bir fuar organizasyonunda yine Can Yanyalığı görüyorsunuz. Fakat burada asıl kritik kişi işte bu. Bakın 78 milyon dolarlık Seri B hikayesi sipay. Kim orada? Konferansta konuşan kişi kim? Nezih Siphaioğlu. Ünlü Sipahioğlu'nun ailesi, ailesi, ünlü Sipahioğlu ailesinin genç ferdi. E ve sipay üzerinden Türkiye'yi soyan insanlardan bir tanesi. Şimdi bakın gördüğünüz gibi submit'te Nezih Sipaioğlu'nun gördüğünüz gibi açıkça görüyorsunuz.
Şimdi bakın burası çok enteresan. Şimdi bunların SPE'in bir tane firması var yurt dışında görüyorsunuz. Bakın üstte SPE'yi görüyorsunuz. Adresi gördünüz mü? Adres açık. Şimdi bu adresi kafanızda tutun. Bakın birazdan ilerleyeceğiz. Sonra başka bir isme geleceğiz. Bakın Can Yanyalı. Görüyor musunuz? Nusret Can Yanyalı. Adres ne? Yine aynı adres. Görüyor musunuz? Nusret Can Yaylalıın FDV globalıyla sipay Londra'da aynı adresteler. Aa Can Yalıyla meğerse bizim Nezih Sipaioğlu aynı işleri yürütüyorlarmış beraber. Görüyorsunuz bakın yine aynı aynı adreslerde aynı şekilde faaliyet gösteriyorlar. İki ayrı isim fakat iki ay.
Şimdi bakın bu da MASAK raporundan bir belge. Ne diyor Masak raporunda? Burak Başel, Nusret Can Yanyalı, Kasım Garipoğlu, Ozan Özerk, Turgut Nezi Siphaoğlu, Ertuğrul Salıç Oğlu, e Anıl Uzun, Oygun Demirzi, bunlar da yabancı ve diğerleri. Bunların hepsi diyor ki kurduk. Yurt dışında aynı adreslerde şirketler kurdukları, ortak yöneticiler, ortak çalışanlar ve ortak teknoloji altyapını kullandıkları, bu yapıların da MASAK ve diğer kurumlardaki şüpheli işlem bildirimleriyle örtüştüğü belirtilerek alınan şirketler ve kişiler hakkında suç gelirlerinin aklanması kapsamında kapsamlı araştırma yapılması ve daha önce düzenlenmiş raporlar ve soruşturma kovuşturma belgelerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmesinin talep edildiği. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bunu istemiş Masak'tan. Şimdi bakın başka bir belge. Bu başka belgede de görüyorsunuz yine aynı Nusret Canalı, Burak Başer, Kasım Garipoğlu, Ömer Sipahioğlu. Bakın hep Sipahioğluyla bunların hep aynı karelerde birleştiğini görüyorsunuz. Nerede? Londra'daki şirketlerde. Türkiye'de başka böyle kendilerine maske isimler koyuyorlar. Türkiye'den götürdükleri para Londra'ya park ettiği için Londra'da gerçek şirketlere kendilerini koymaları lazım. Türkiye'den başka isimler üzerinden götürülüyor paralar. Londra'da gerçek isimler üzerinden. Ve baktığımızda bu böyle birbirinden ayrı gibi gözüken kişiler. Bakın aynı şirketler aynı adreslerde vesaire tabale şirketler. Tabala şirketler. İçi Türkiye'den getirilen parayla doldurulan şirketler. Tabala şirketler. Hiçbir iç yaptıkları filan yok. Ama gördüğünüz gibi bu Can Yanyalıyken John Yanyalı olan kişi burada Nezih Sipaioğluyla birlikte İngiltere'de pek çok firmayla birlikte hareket ediyor.
Şimdi bu Nazi Sipahi olduğuna bir odaklanmamız lazım bizim. Çünkü baktığımızda bakın bu İstanbul merkezli bu uyuşturucu vesaire operasyonunda büyük zengin ailelerinin çocukları bir biçimde korundu. Bazılarına yurt dışı çıkış yasağı verilerek tutuklanmadan bırakıldılar. Bazıları da zaten operasyonu mesela Kasım Garipoğlu gibi operasyonu önceden haber alıp yurt dışına çıkmışlardı. Şimdi bu sipay da böyle bir şey. Şimdi bakın ben 78 tane ödeme kuruluşu ile ilgili o videoyu yaptığımda Merkez Bankası'nın raporlarına dayanarak yani Merkez Bankası'nın alt düzey görevlileri bu ödeme kuruluşlarının dolandırıcılık, hırsızlık, yasadışı bahis merkezli olduğunu rapor etmişler. Merkez Bankası'nın üstü bunu bir türlü savcılıklara göndermiyor ve kendisi de ödeme kuruluşlarını iptal etmiyordu. Ben o videoda anlatınca bunları hepsinin lisansları iptal edildi. Dosyalar Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi ve operasyon oldu. Kim hariç? Sip hariç. Niye? Çünkü Sipay'a ilerlediklerinde sipariğlu ailesine, Can Yanyalıya filan ilerlemeleri lazım. Oysa onlar dokunulmazlık kategorisine girmiş bu iktidarın gözündeki insanlar. Çünkü iktidarın bir kanadının içerisindeki kişilere anlaşılan yediriyorlar.
Şimdi bakın bu Sipahioğlu ailesinin firmalarının en bilinenleri Parola, Para, Payko, Paybul, Vepera bunlar hep bu operasyonlarda geçen isimler de indi. Hatta Vepera sonra da Payko genel müdürü olarak konumlandıkları Utku isimli kişi sipay genel müdürü Semih. Daha önceki videomda anlatmıştım. Onun yancısı bildiğiniz gibi Parola Para CEO'su Fatih Çelik Sip'ın CEO'suydu mesela baktığınızda. Hep aynı isimler etrafında dönüyor. Birkaç tane ödeme kuruluşu var. Bakın biri kapanınca diğerini nasıl devreye soktuklarını da ben size anlatacağım birazdan. Şimdi 2025 yılında Papara operasyonu yapıldığında Nezi Sipoğlu Sipay'daki Soft Global'deki bütün kumar altyapısını nereye geçiriyor? parola paraya geçiriyor. Böyle birbirinden farklı ödeme kuruluşları var bunların. Şimdi o yeni şu an yedekte beklettikleri ödeme kuruluşuna kadar isimlerinin hepsini vereceğim. Şimdi bunların hepsi dönüp dolaşıp Bilal Erdoğan'a bağlanıyor. Sipa'ya bütün diğerlerine operasyon yapılırken ve sahipleri gözaltına alınırken ve mal varlıklarına el konulurken Sipa'ya el konulmasının nedeni Bilal Erdoğan'a dayanıyor. Biliyor musun? Kocadağ kardeşler diye bir aile var. Kocadağ ailesi çok konuşulur. Bunlar Sütiş ve Espresso Lab'ın sahipleridir. Ve bu Kocadağ kardeşler üzerinden bu sipahi oğlu ailesi Bilal Erdoğan'la bağ kurmuştur.
Şimdi bakın son dönemde Merkez Bankası'nda bazı hadiseler oldu. Merkez Bankası'nda bankaları kart merkezi merkezli bir yolsuzluğun yapıldığı tespit edildi ve eski Merkez Bankası Başkanı gözaltına alındı. Hatta tutuklandı. Emrah Şener tutuklandıktan bir süre sonra serbest bırakıldı. Enteresan biçimde. Normalde benzer suçlardan baktığımızda kalması lazım içeride. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak suç işlemiş. Emrah Şener serbest kaldı. Ondan sonra SIPA'ya operasyon yapılmıyor ve eski Merkez Bankası başkanı olan, şimdi BDDK başkanı olan Şahap Kavcıoğlu bu süreçte sürekli olarak güçleniyor. Peki bunların hepsi kimin ekibi? Bunların hepsi Bilal Erdoğan'ın ekibi. Bunların hepsi oldukça Bilal Erdoğan'a yarıyor. Çünkü Bilal Erdoğan'ın kendisi veliaht olacak. Veliaht ya zaten kendisi sultan olacak ya. Finans sektöründe de ayağını oluşturuyor. Bunların hepsi Bilal Erdoğan'ın finans sektörünü temsil ediyorlar. Kocadağ kardeşlerde Espresso ve e Sütti işin sahibi olan ailede bu finans sektöründeki kişilerden bir tanesi. Bakın Papara operasyonu oldu ya. Papara operasyonunda önce Emre Kocadağ yani bu Espiro Selab'ın başındaki kişi Papara'nın binasından çıkmazdı. Paparanın içerisinde ne var ne yok bunların hepsini öğrendi. Sonra bir yandan ayağını paparadan kesti. O ayağını paparadan kesince paparaya operasyon oldu. Sonra şimdi Paparayı bir paketliyorlar. Yeniden sektörün içerisine başka bir sahip üzerinden sokacaklar anlaşılan.
Şimdi peki bu Bilal'in ekibinin içerisinde Garipoğlu ailesi nasıl bir yer tutuyor? Garipoğlu ailesi de son derece kritik. Şimdi biz bu Gariboğlu ailesini biliyorsunuz Cem Garipoğlu'ndan işte Münevver Karabulut cinayetinden filan biliyoruz. Fakat Hayyam Garipoğlu esas olarak 90'lı yıllardaki o banker vurgunları, bankalar vurgunları, dolandırıcılıklar, kamu ihalelerinden malı götürme ve tefecilik işlerinde Hayam Garipoğlu bir numaraydı. Şimdi bu Garipoğlu ailesinin yeni bir figürü ortaya çıkmış. Kasım Garipoğlu. O da atalarından, dedelerinden aldığı Türk halkını soyma geleneğini aynı biçimde Kasım Gariboğlu da sürdürüyor. Fakat ne olduysa bu işte işin ucunu iyice kaçırmış. Kendisinin o boğazdaki villası, o villada verilen uyuşturucu partileri, o villada verilen işte ahlak dışı olaylar vesaire. Bunların hepsinin içerisine çok girince o villaya yönelik, o villaya gidenlere yönelik de operasyon oldu. Kasım Garipoğlu'nun şoförü de ummadıkları biçimde erken şekilde itirafçı olup ifadeyi verince o ifadede kayda geçince Kasım Gariboğlu için artık dönülmez akşamın ufku geldiği için operasyonun öncesinde Kasım Gariboğlu yurt dışına çıktı. Kritik ekibini de Şili'ye götürüp Şili'ye yerleştirdi. Kritik ekibini. Şimdi onları da Amerika yanına götürecek. Kendisinin zaten Amerika'da oturumu var.
Şimdi bakın size başka kayıtlar göstereceğim. Şimdi Sipay'ın e İngiltere'deki şirketini görüyorsunuz. Bakın Sipay'ın İngiltere'deki şirketi. Şimdi burada bir adres var. Bakın görüyorsunuz? Old Gloster Sokak Caddede 27 numaralı adres. Bakın görüyorsunuz. Kasım Naza. Bakın Nasar Kazam. Bu ismi de aklınızda tutun. Nasar Kaza. Kazım Nasar diyebiliriz. Şimdi bakın GKP Limited'e geldik. Az önceki spaydı. Şimdi bu GKPay Limited. Şimdi bakın aynı adres görüyor musunuz? Old Cluster Street 27 numara. Aynı adresi görüyorsunuz. Aynı adresi görmekle yetmiyorsunuz. Bakın başka kim var orada? Yine bizim Kaz Kasım. Şimdi geleceğiz Kasım'a. Bakın eee Kasım Garipoğlu var. Gördüğünüz gibi Kasım Garipoğlu'nun altında kim var? Kazam Nasar. Az önce Sipay'da gördüğümüz adam. Sipay'da gördüğümüz adam gördüğünüz gibi hem Kasım Gariboğlu'nun GK Global şirketinde var hem Sipay'da var. Yöneticiler aynı, adres aynı. Numarasına kadar adres aynı. Gördüğünüz gibi bunlar Londra'da çeşitli aynı ofisin içerisine bir sürü tabela şirket kurmuşlar. Türkiye'den bu vurdukları yasa dışı bahis parası, yasa dışı forex, dolandırıcılık, tefecilik ve kara para aklama faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri normal bir ticaretmiş gibi burada Londra'daki aynı adreste kurulmuş tabela şirketlere bakın hep aynı isimler. Sipoğlu, Kasım Garipoğlu, Bak John Yanyalı filan bunlara bakın. Hepsi aynı isimler aynı adreslerin etrafında dolanıyorlar. Ve bunlar şimdi bu işleri tek tek bu firmaların hepsi tek patladı ya. Sip işte benim yayınımdan sonra patladı. Diğer işte papara şu bu filan bunların hepsi patladı. Şimdi dinamic pay diye bir şey çıkardılar. Bakın Dinamic Pay 2022 yılından itibaren bakın hatta ben size tam tarihi söyleyeyim. Evet. 2022 yılından itibaren bu Dinamic Pay Merkez Bankası'ndan elektronik para ilgili ödeme kuruluşu olmakla ilgili izin almış Dinamic Pay. Sonra bunu öyle bekletmişler. 2022 yılında Merkez Bankası'ndan ödeme kuruluşuyile ilgili dinamik pay ile ilgili izin almışlar. Hiç kullanmamışlar. Ya normalde mantıksız değil mi? Merkez Bankası gibi bir kurumdan ödeme kuruluşu izni almak o kadar zor bir şey ki bu izni alırsanız hemen onu faaliyete geçirmeniz lazım değil mi? Yok. Bunlar böyle düzenli olarak zaten ödeme kuruluşu izinleri alıyorlar. Alabiliyorlar. Mucize gibi bir şey. Şimdi ellerindeki bir tanesini yasa dışı bahis dolandırıcılık her işte kullanıyorlar kullanıyorlar. Kullanıyor. O bir noktada patlıyor artık. Hani devlet de o kadar göz yumamaz ya. Bir noktada patlıyorlar. 5 ay, 6 ay, 10 ay, 1 yıl, 2 yıl ödeme kuruluşuna göre gidiyor. O patlıyor, yenisini devreye O patlıyor, yenisini devreye sokuyor. Şimdi bakın, 2026 yılında devreye sokacakları ödeme kuruluşunun iznini Merkez Bankası'ndan 2022 yılında almışlar. Şimdi bakın, dinamik pay göstereyim size. Şimdi bakın, bu birkaç tane yasa dışı bayisesi görüyor musunuz? Yasadışı bay sitelerinde bakın iki oktada görüyorsunuz. Dinamik Pay üzerinden yasa dışı bay sitelerine şu an para gönderilebiliyor. Bu şu an Türkiye'deki legal bir ödeme kuruluşu. Bakın bunlarda yasa dışı bayisleri gönderilebiliyor ve bakın soldaki resimde 100 liraya kadar gönderiliyor. 100 liraya kadar yasa dışı bayis sitesine para gönderebilmek ne demek biliyor musunuz? 18 yaşının altındaki çocukların para gönderip kumara alışmaları demek. Görüyor musunuz? Rezaleti işte Merkez Bankası Başkanı, MASAK Başkanı, Türk Emniyet Teşkilatı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gör. Yasadışı bayis sitesinde şu an Merkez Bankası'nın lisanslı ödeme kuruluşu Dinamic Pay para gönderilebiliyor. Aha da bu da evrağı gördüğünüz gibi ispatı.
Şimdi gelelim ticaret sicil gazetelerine. Şimdi bu ticaret sicil gazeteleri önemli. Niye önemli biliyor musunuz? Şimdi bu ticaret sicil gazetelerinde bazı isimler göreceksiniz. Bakın burada Bülent Mutlu isimli birisini görüyorsunuz. Bülent Mutlu. Tekrar göstereyim size. Şöyle stop edeyim. Evet, Bülent Mutlu. Para QR firmasında gördüğünüz gibi yönetim kurulunda Bülent Mutlu. Şimdi gelelim ikinci ödeme kuruluşumuza. Ne bu? Maypaye. Maypay'de kimi görüyorsunuz? Bülent Mutlu, Atalay Aktaş, Selen Uzun. Bakın ü tane ismi görüyorsunuz. Ödeme kuruluşu değişti. Maypaz oldu. Az önce para Qardı. Yine aynı isimler. Bunlar hep aynı yerdeler. Şimdi bakın. Şimdi başka bir tanesini görüyorsunuz. Burası ne? Hangi ödeme kuruluşu? Şöyle bakayım hemen. Dinamik elektronik. Evet. Dinamic pay. Yani şu an yeni kurulan firma. Dinamik pay. Dinamik payde hangi isimleri görüyorsunuz? Yine Atalay Aktaş, Selen Uzun. Aynı isimler gördüğünüz gibi bütün firmalarda hepsinde ortaklar bunlar. Bakın firma isimleri değişiyor. Ödeme kuruluş isimleri değişiyor. Ama bu isimler hiç değişmiyor. Çünkü bir ödeme kuruluşundan diğerine, bir ödeme kuruluşundan diğerine. Şimdi Merkez Bankası da şöyle demiyor. Ya normalde böyle demesi lazım. Ya biz size bir ödeme kuruluş izni vermiştik. Siz bu ödeme kuruluşuyla yasa dışı işlere karıştığınız için sizin ödeme kuruluşu iznini iptal ettik. Dolayısıyla aynı isimlere yeni ödeme kuruluşu izni veremeyiz demiyor Merkez Bankası. Onlar iptal ediyorlar. Sonra aynı isimler başka bir ödeme kuruluşu üzerinden devam ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin Ticaret Siril Gazetesi'e de bu yayınlanıyor aynı isimler. Ne MASAK, ne mali polis, ne savcılıklar, ne Merkez Bankası bunu görmezden geliyor. Niye? Çünkü bunların hepsi bu işte ortaklar ve bunların işi cinayet noktasına nasıl götürdüklerine birazdan geleceğiz hep beraber.
Şimdi Dinamic Pay dediğim gibi 2022'de açılmıştı. Şimdi bunlar aynı isimler dinamik Pay'i faaliyete geçirdiler. Ve bu Bülent Butlu denen kişi karısı Elif Mutlu, Atalay Aktaş, Dinamik Pay üzerinden şu anda yasa dışı bahisi fonlamaya devam ediyorlar ve bunun en büyüğü olmuşlar. Yani Maypay'in Maypay'in yerini dinamik e pay aldı arkadaşlar. Ve bunlar şimdi beklemede oldukları bir firma daha var. Bu dinamik pay patlarsa bunu da söyleyeyim Merkez Bankası yetkililerine. Yine Merkez Bankası'nın Namupay isimli bir tane firma kurmuşlar bundan. Namu Pay. Bu Namupay şu an Merkez Bankası'nda işte onay çanta olay devri için Namupay bekliyor ve bu açıldığı günde dinamik pay patladığı an Namupay'i devreye sokacaklar. Şimdi bunlar böyle bir ekip.
Şimdi bakın şimdi cinayet noktasına geliyoruz. Şimdi bakın, Merkez Bankası normalde e bir finans kuruluşu izni verdiğinde, birisine banka açma izni verdiğinde, birisine ödeme kuruluşu izni verdiğinde, birisine Forex firması kurma izni verdiğinde Merkez Bankası ne yapar biliyor musunuz? Jandarmadan, Emniyetten, Milli İstihbarat Teşkilatından o kişi sorar. Jandarma, Emniyet, Milli İstihbarat Teşkilatından o kişinin hem sicil kaydı, karıştığı, resmi karıştığı suçlar hem de istihbari yönden o adamın istihbarat, adli olarak ispatlanamayan ama istihbarat olarak bilgiler Merkez Bankası'na gelir. Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin milli istihbarat teşkilatı, jandarma teşkilatı ve emniyet teşkilatının elinde bu adamların daha önce pek çok finans dolandırıcılığının içerisine girdiği ve yasa dışı bayis sektörünün, yasa dışı forex sektörünün, dolandırıcılık sektörünün içerisinde olduğuna ilişkin bilgiler var. Bunlar Merkez Bankası'na geliyor. Peki Merkez Bankası'ndan bu adamlara nasıl ödeme kuruluşu izni çıkıyor? Nasıl çıkıyor biliyor musunuz? İşte herkesin adamı var. Şihap Kavcıoğlu'na yaklaşan adamlar var. Ona para ver. Size gösterdim. Daha önceki Merkez Bankası Başkan Yardımcısı şu an bir ödandırıcılık yasa dışı sektörün içerisinde olan ödeme kuruluşunun resmi yönetim kurulundaki evrağını gösterdim size. Resmi evrağını. Murat Çetinkaya mıydı neydi? Eski Merkez Bankası Başkanı. Şimdi bakın şimdi bu olaylar böyle. Merkez Bankası'nın eski başkanı, yeni başkanı, şu anki bazı yöneticileri ve onların üzerinde etkili olan Bilal Erdoğan'lar gibi işte başka böyle sipariğlu aileleri gibi filan bunlar hepsi ödemeleri yapıyorlar doğru kişilere filan ve Merkez Bankası'na telefonlar geliyor. Buna ödeme kuruluş izni vereceksin. Buna vermeyeceksin. Merkez Bankası da veriyor. Şimdi Merkez Bankası'nın başkanı birazdan söyleyeceğim cinayetlere bununla birlikte ortak olmuyor mu? oluyor. Çünkü bu yasa dışı bayis sektörü, bunun üzerinden yapılan dolandırıcılıklar. Çünkü bu yasa dışı bayis sektörüdeki firmaların hepsi de normal kumarda oynatmıyorlar. Adamın girişi var, çıkışı yok. Bir de adamı dolandırıyorlar onun içerisinde yani ve intihar noktasına sürüklüyorlar. Dolayısıyla birazdan size kayıtlarını göstereceğim cinayetlerde Merkez Bankası Başkanı, Merkez Bankası'nın yöneticileri bu işlere izin verenler, Merkez Bankasıın alt seviyesinde bu kişilerle ilgili rapor hazırlayıp o raporların gereğini yerine getirmeyen Merkez Bankası yöneticileri, bu Merkez Bankası yöneticilerinin üzerine baskı kuran Bilal Erdoğanlar vesaire bunların hepsi ayrıca bu ünlü sipahi oğlu, garipoğlu aileleri filan var ya bunların hepsi bu cinayetlerde ortaklar. Bunların hep bu ölen insanların vebali bunların boynuna ve bakın bu işlerden çok sayıda insan intihar ediyor. Türkiye'de bu ceride defterleriyle oynama işi çıktı ya. Adam intihar ediyor tabii. İntihar edince kalbi duruyor değil mi? Kalp kalbi durmuş. Kalp krizi diye veriyorlar. Adam başka türlü canına kıyı trafik kazası filan diyorlar. İntihar oranlarını düşük göstermek için bu ceride defterleri üzerinden kayıtlar. Aynı pandemi döneminde yaptılar ya adam koronadan ölüyor tutuyorlar. Benim kendi babam dahil koronadan vefat etti akciğer yetmezliği yazdılar. Böyle şeyler işliyorlar için. Niye? Koronadan ölüm oranlarını dünyada düşük göstereceğiz filan diye. Böyle aynı şekilde intihar olaylarıyla oynayalım.
Şimdi bakın size üç ayrı kişi göstereceğim. Şimdi bu birinci kişi Ferdi Çatal. Arkadaşlar bu kişi hatırlarsanız Kayseri'de Kayseri Ercies Üniversitesi'nin otobüs duraklarında 17 Aralık 2016'da bir patlama gerçekleşmişti ve bu patlamada 15 mehmetçik hayatını kaybetmişti. Şehit olmuştu. 54 askerse yaralanmıştı. Şimdi bu Ferdi Çatal da bu patlamada bir ayağını kaybeden bir gazi. Şimdi bir gazinin ne hale geldiğini hep beraber kendi ağzından bir dinleyelim. Kumar oynayan en son hayatıyla kumar oynar. Onu öğrendim. Ben de yolun sonuna geldim. Ailemle, herkesle aram bozuldu. Ben gaziyim. İtibarımı kaybettim. Yani her şey bir seferden bir şey olmaz diye başladı ne yazık ki. bağımlısı oldum. Tabii şunu da belirtmek istiyorum. Yaralandığım zaman, gazi olduğum zaman benimle aynı dereceye sahip olup 1,5 milyon liraya kadar tazminat alanlar varken bu hükümet bana 23.000 verdi. Bu hükümete de hakkımı helal etmiyorum. Para algımı kaybettim, her şeyimi kaybettim. Artık yolun sonuna geldim. Eğer bu videoyu duyuyorsa, izliyorsa sayın reisim Sedat Peker'den bir isteğim var. Benim annem köyde yaşıyor. Yıllardır bizim için mücadele ediyor. Ben onu hep saraylarda yaşatacağım derdim. Yapamadım. Eğer reisim bu videoyu duyuyorsa, köyde annemin hayalindeki evi yapmasına yardımcı olursa gerçekten minnettarım ona. Çok minnettar kalırım. Yani ben yunun sonuna geldim. Ben yaşamayı çok seviyordum. Bir kere ölümden döndüm ama bu sefer galiba yolun sonuna geldik. Kimsenin yüzüne bakacak yüzüm yok. Çok utanıyorum.
Evet. Şimdi bakın Gazi Ferdi Çatal bu otobüs durağındaki bu patlamada bir ayağını kaybetmişti. Orada 15 Mehmetçik'te şehit oldu. Bugün ne yaptı biliyor musunuz? Bu videoyu çektikten sonra yine bu otobüs durağına gitti ve kendisinin gazi olduğu otobüs durağında hayatına son verdi. Evet. Burada medet umduğu kişi kim? Medet umduğu kişi Sedat Peker. Bakın Türkiye Cumhuriyeti'nin bir gazisi hepimizin güvenliğini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli birisi. Nihayetinde devletinden medet beklemiyor. Halkından medet beklemiyor. Sedat Peker'den medat bekliyor. İnanın böylesine bir durum Kurtuluş Savaşı yıllarında olmamıştı. Kurtuluş Savaşı'nda mücadele eden askerler bile bir suç örgütü liderinden. Çünkü Sedat Peker öyle diyor. Ne diyor mesela konuşurken? Bizim gayrimeşruda şöyle bir laf vardır diyor. Kendisin de o gayrimeşru dünyanın ya mafya lideri olduğunu kendisi de kabul ediyor Sedat Peker ki öyle zaten. Kurtuluş Savaşı yıllarında bile Türk Silahlı Kuvvetlerinin mehmetçikleri bir mafya liderinden medet ummamışlardır. Devletin düştüğü nokta bu. Ve bugün ne yaptılar biliyor musunuz? Bu gaz'nin son videosunu bile yayınlatmadılar. Bu video yayınılmaya başladı sosyal medyada. Erişim engeli kararı getirdiler hemen son sesini bile adamın bakın bu kişinin bu yasa dışı bahisin içerisine düşüp ölümünde bütün bu devlet bürokrasi mekanizmasının hepsinin sorumluluğu var. Çünkü artık sokaklara yasa dışı bayis reklamı yayılıyor. Bütün hepimizin verileri, cep telefonu bilgileri, kimlik bilgilerimizin hepsi ortalığa saçıldı. Her yerden arıyorlar, ediyorlar. Baskı, şu, bu filan. Herkesi bu işin içerisine ve nihayetinde ülkenin ekonomik durumu da insanları bu işin içerisine sokuyor. Ve bir devlet koruması mekanizması olmadığı için de bu gazimiz bugün gazi olduğu yere gidip hayatına son verdi. Hepimizin utancığı.
Şimdi sizi başka bir ismin videosuna götüreceğim. Şafak Çelik. Onun videosunu izleyelim. Şefak Çelik de 37 yaşında bir öğretmen. Bakalım o ne diyor? 37 yaşındayım. İsmim Şafak, soyismim Çelik. Beden eğitim öğretmeniyim. Antrenörlük yapıyorum. Bir süredir çalışmıyorum kendi psikolojik sıkıntılarımdan dolayı. Şöyle ailemin her şeyini çaldım. Kumar yüzünden ailemin her şeyini çaldım. Belki 4 belki 5 tane evini yedim. Bir sürü nakit para yedim. Ve en son e ailem benim için şehir değiştirdi. Memleketimize geri geldik. Çankır, Hılgaz'a yani uyuşturucudan kurtuldum ama bu kımardan kurtulamadım. Burada bir evimiz vardı oturduğumuz. Geçen sene almıştık. Onu sattık ve onun parası şu an annemin hesabında diye biliniyor. Ve ben o hesaptaki bütün parayı yedim. 10 gün içinde yedim ve nasıl yedim, nasıl oldu? Nasıl bitti? O para yemin ederim hiçbir şey bilmiyorum yani. Sanki ben değildim yani başka birisiydi. Umudum olmazsa yani bir şeyler geri gelmezse hayatıma son vermeyi düşünüyorum. Bu videoyu da o yüzden çektim. Yani hayatlarını nasıl idam ettirecekler onları onu bilmiyorum ve o yüzden bu videoyu çekiyorum. Beni sevenler, sevdiklerim, eşimiz, dostumuz veya ne bileyim işte yardımsever iş insanları. Reisimiz Sedat Peker. Belki bir umut yardımcı olursa onlara ne bileyim borçlarının bir kısmını kapatırlarsa veya oturacak iki göz bir ev alabilirlerse çok mutlu olurum. Gerçekten istemezdim ama hayatınızın son anlarında size yardımcı olmayı, size yardım etmeyi çok isterdim ama böyle bir şey yaptığım bir hataydı benim için. Çok büyük bir hata var. Yani geri dönüşü olmayan bir hata. Şimdi ben sizin yüzünüze nasıl bakarım bilmiyorum. Yani öyle o para bulunsa bile ben sizin yüzünüze bakamam yani. O yüzden sizden çok özür dilerim. beni affedin. Hakkınızı da helal edin. Allah'a emanet olun.
Evet, Şafak Çelik de bu videodan sonra yaşamına son verdi. Daha 37 yaşında bir beden eğitimi öğretmeni, antrenörlük yapan bir insan hayatına son verdi bu videodan sonra. Bütün her şey gitmiş görüyorsunuz. Ailesinin bütün serveti, her şey gitmiş. Nihayetinde bu uyuşturu, bu uyuşturucudan beter bir illet haline gelen bakın ana amaten var ya insanlar gidip bağımlılık tedavi görüyorlar. Şu anda kumar bağımlılarının sayısı, uyuşturucu bağımlılarının sayısını geçmiş vaziyette başvurularda. Yeşilayda da böyle inanılmaz vaziyette insanların aile hayatları, düzenleri, her şeyleri yok ediliyor. Ve bu yasa dışı bahisin daha doğrusu belli insanların belli ne kadar oynayacaklarını engelleyebilecek bütün mekanizmalar emniyet teşkilatının onu bunun hepsinin elinde var. Bu mekanizmaların hiçbirisi işler hale getirilmiyor. Ve dediğim gibi size az önce gösterdim. Merkez Bankası'ndan onaylı kuruluş yasadışı bayis sitesinde linki var. Para göndermek için linki var ya herkes girip görebilir yani bunu ama hiçbir işlem yapılmıyor ve işte böyle 30'lu yaşlarda insanlar hayatlarını kaybediyor.
Şimdi birazdan bir video daha göstereceğim size. Tayyip Erdoğan diyor ya üç çocuk yapın. Üç çocuk yapsın insanlar da böyle kurban olsunlar. Sizin yolsuzluk çarkınıza yani insanlar evlatlarını böyle kurban versinler bu düzenin içerisinde. Bunun için 3ün çocuğu yapsınlar değil mi? Şimdi gelelim bakın yine bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu Enes Kuş. Bir de onu dinleyelim. Merhabalar ben Enes Kuş. 34 yaşında Kahramanmaraşlı bir vatandaşım. 2016 yılında uzman çavuş oldum. Olduğum yıl bir devrem aracılığıyla yasa dışı bahise yani kumara bulaştım. O gündür, bugündür de bir türlü kurtulamadım. Ailemin varını, yokunu, her şeyini bitirdim. Altı kardeşin en küçüğüyüm. Babam emekli, aynı zamanda hayvancılıkla uğraşıyor. Ben 10 yıldan beri çalışmaya devam ediyorum. Elimizde, avucumuzda maalesef bir şey kalmadı. Çünkü ben hepsini kumarda batırdım. Gittim Amatem'de tedavi gördüm, ilaç kullandım. Telefon yasakladılar. Gittim internet kafede oynadım. Eee, eşime, dostuma, beni sevenlere olan, eee, itibarımı yerle bir ettim. Herkesten yalan söyleyerek, eee, aşağılıkça borç paraları istedim. Güncel olarak 1 milyon borcum var. Bunun 500.000'i babama birazını altın bir 100.000 kadar da elden almış olduğum borçlarım var. Şimdi eee bu son son mesajım, veda mesajım. Daha önce intihar girişimim oldu. Onu da kurtardılar ama bugün kimse kurtaramayacak. Kurtarılmak istemiyorum. Dayanamıyorum, çıkamıyorum, kurtulamıyorum bir türlü. O yüzden e kimseden helallik isteme gibi bir hakkım yok. Ama son kez hatırlayacaksanız da beni böyle hatırlayın. Hakkınızı helal edin. Eee, yasa dışı kumara yasa içi yasa dışı fark etmez. Kumarın her türlüsü aynıdır. Eee, bu konuda inşallah devlet yetkilileri de daha çok çalışır. Başka gençler başka ocaklar sönmez. Anam babam son lafım size. Eee, biliyorum etmeyececeğiniz hakkınızı helal. Çünkü çok üzdüm sizi, çok kırdım. Ben de isterdim güzel yuvam olsun, güzel hayatım olsun ama olmadı. Beceremedim. Yine de siz hakkınızı helal edin. Allah'a emanet olun. Ahiretimi yakacağımı biliyorum ama rabbimden başka kucak açan kimsem kalmadı. Onun kollarına gidiyorum.
Evet. Ne diyor Enes Kuş? Rabbimin kollarına gidiyorum. Diyor. Şimdi size gösterdiğim üç kişi çünkü ondan başka kimseleri kalmamış. Gösterdiğim üç kişi de 30'lu yaşlarında. Normalde aile kurmaları gereken. İkisi Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu. Diğeri de beden eğitimi öğretmeni ve antrenör. Şimdi bunların üçü de 30'lu yaşlarında aile kurmaları, ailelerinin işleriyle uğraşmaları gereken kişiler. Fakat şu an Türkiye'de evlilik oranlarının ne kadar düştüğünü biliyor musunuz? 30'lu yaşların üzerine çıktı zaten evlilikler. Evlilik oranları, aile kurabilme oranlarının ne kadar düştüğünü biliyor musunuz? AK Parti iktidarında en çok evliliğe önem verdiği söylenen bütün bu sorunları aşmışız da bütün bu evlilik insanların böyle canlarına kıymaları sorunlarını aşmışız da şalvara kalmış mevzumuz. Bilal Erdoğan ağzını şalvardan açıyor. Sümeyye Erdoğan ağzını şalvardan açıyor. Sanki onların şalvar giymesini engelleyen birisi var. Lan bizi hepimizin işi gücü insanların düzenli mesaileri var. Hadi biz patron mevzusundan, iş yeri ortamından, ondan bundan şalvar giyemiyoruz. Ondan sonra işsiz kalırız, o oluruz, bu oluruz, garip karşılanırız diye. Sizin öyle bir derdiniz de yok. 100 milyar dolar paranız var. On siz zaten isterseniz şalvar giyersiniz. Size karışan neden mi var? Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan şalvar giyip Beyaz Saray'a bile gitse kimse bir şey mi der? Kimse bir şey demez. Ama onlar şalvarı konuşturuyorlar. Diğer tarafta bu cinayetler, bu cinayetleri konuşan yok. Bakın bunlar yasa dışı bis ağına düşmüş ya da kumara düşüp intihar etmiş insanlar olarak değerlendirilemez. Bunlar dü düp düz biçimde bir cinayet kurbanları bunlar. Çünkü yıllardır bakın bu yasa dışı bayis sektörünü, bunun nasıl kolaylaştırıldığını, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir biçimde, vahşi biçimde insanların gözüne sokulduğunu, en kolay biçimde insanların ceplerinin içerisine girip çok kolay biçimde insanların oynayabildiklerini anlatıyorum yıllardır. Ve buradan devlet yetkililerinin nasıl nemalandığını da anlatıyorum size. Ya ses kaydıyla bile dinlettim bunu size. Halil Falyalı, Türkiye'nin en büyük yasa dışı bayis baronu Halil Falyalıydı. Onun finans müdürü Cemil Önal, Halil Falyalı'nın bir dosyasını kapatabilmek için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a 50 milyon dolar para ödediğini anlatmadı mı? Kendi ses kaydıyla yayınladım. Şimdi o Fuat Oktay, "Sen o 50 milyon doları aldın. Türkiye'nin polis teşkilatı, savcıları filan iyi kötü. Halil Falyalı'yı bir yerinden yakalamışlardı yasa dışı bahisten. Sen gittin o 50 milyon dolar alıp o dosyayı kapattın ya işte bu çocuklar intihar etti. Bu çocukların cinayetinde Fuat Oktay sen de ortaksın. Bunların hepsi bu sisteme izin verenler.
Şimdi bakın Sipay yasadışı bayis sektörünün en önemli ödeme kuruluşuydu. Aylarca bir yıldan fazla zaman belki. Sip ile ilgili bütün her şeyi anlattım. Sip'ın arkasında Bilal Erdoğan'a yakın kişiler olduğu için SPay'ın sahipleri ve onun yöneticilerine operasyon olmadı. Diğer saydığım ödeme kuruluşlarına operasyon oldu. Şimdi Bilal Erdoğan sen ya da senin ismini kullananlar bu Sipaya polis operasyonunu engelliyorlarsa oradan sipariğ ailesine filan gitmesin filan diye engelliyorlarsa bu cinayetlere siz de ortaksınız.
Şimdi bakın Merkez Bankası Başkanı şimdi gelelim sana. Merkez Bankası Başkanı. Evet. Şimdi bakın bir liste gösteriyor. Bu listeyi görüyor musunuz? Bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Merkez Bankası'nın sayfasındaki ödeme kuruluşları. Bakın ödeme kuruluşları. Zibil zibil ödeme kuruluşları var. Bakın bu yeşil tikler. Bu ödeme kuruluşları bakın yeni şu an dinamik elektronik para ödeme hizmetleri. Şu an yasa dışı bahiste en çok kullanılan ve Merkez Bankası bütün ışıklar yeşil. Görüyor musunuz? İspatıyla gösterdim yasa dışı bahiste kullanıldığını. Şimdi bakın bir sürü ödeme kuruluşu var. Bakın Fizip Pay filan. Bunlar hep benim gösterdiğim o kırmızı olanlar var ya Ozan Elektronik vesaire paladyum filan. Bunlar hep ben o videoda gösterdikten sonra para QR para parola bunların hepsi iptal oldu ama diğerleri devam ediyorlar yoluna. Şimdi bakın bu ödeme kuruluşları liste böyle uzuyor gidiyor. 1 ton ödeme kuruluşu var. Sip. Görüyor musunuz? Bakın kırmızı kırmızı kırmızı. Merkez Bankası iptal etmiş bunun ödeme kuruluşu ile ilgili yetkilerini. E niye iptal etmiş? Kumarda oynadığı için. E o zaman niye operasyon yapılmıyor? Operasyon yok. Niye? Arkasında Bilal Erdoğan var. Arkasında Şahap Kavcıoğlu var. O yüzden operasyon yapılmıyor. O zaman bunların hepsi bu cinayetlere ortak oluyorlar.
Şimdi bakın üç kişi. Bu da neye dönüştü biliyor musunuz? Bir akıma dönüştü. Çünkü insanlar artık o kadar çaresiz haldeler ki buna düşmüşler. Bakın Avrupa'da bu işler nasıl oluyor biliyor musunuz? Avrupa'da kumar serbest zaten. Online kumar siteleri var yasal. Fakat online kumar sitelerine çok ciddi bariyerler var. Mesela bir kişi giriyor kumar oyunu oynuyor. O sitenin sahipliği o kişinin o düzeyde kumar oynayabilecek finansal yeterliliği olup olmadığını o kişiye sormak zorunda. Diyecek ki ya seno kumar oynamışsın bu ay. diyecek. Senin bu euro aylık kumar oynayabilecek gelirin var mı? diyecek. O da onu ispat etmek zorunda. Evet var diyecek. Ben ayda 10.000 20.000 euro kazanan iş adamıyım diyecek. Yok 3.000 euro kazanan bir işçiyse işte o zaman o kumar sitesi o adamın kumar oynamasını engellemek durumunda. Hatta o adamla ilgili tedaviyle ilgili süreci başlatmak durumunda. Yok böyle olmadı. Adama 1.000 euro'yu verdi, 2.000 euro'yu verdi. Arkadaşından ondan bundan topladı, oynadı. Kumar Sitesi de hiç buna göz yumdu. Sormadı bu adamın finansal durumunu. Ondan sonra bu adam böyle işte canına kıydığında o zaman devlet ne diyor ya? Bu adam bu kadar kumar oynamış. Sen bunun finansal yeterliliği ile ilgili belgeleri alıp onu çek edip ondan sonra izin vermemişsin. Sen hiç umursamamışsın. Sen bu adamın intiharında sorumlusun diyor. Ya da adam battı bir sürü insandan borç aldı ödeyemiyor. O kumar sitesini sorumlu halde tutuyor. Anladınız mı? Şimdi Türkiye'de bunlar yapılabilir mi? yapılabilir ama Türkiye'de sözde yık kumar yasak. Kasinoları kapattılar Türkiye'de. Ondan sonra online kumarı da demiren ailesine bir tek izin verdiler. Sözler her şey hiçbir şey kontrol altında değil. Yani kumar dünyanın bir gerçeği. Bunu dünya standartlarında vatandaşlarınızı koruyacak şekilde yapmanız lazım. Sözde kumar yasak filan değil. Yani bir kişiye sadece ve Demir Öürren ailesine sadece lisans veriyorlar. Demirar ailesi de öyle oranlarla dolandırıcılık yapıyor. Maçlara insanlar bayis oynuyorlar. Maç insanlar başka kazanacak ihtimale bayis oynadıkları zaman çok yüksekte işleminiz yapılmadı deyip işlemi iptal ediyorlar. İnsan kazananı oynamışlar kazanamamış hale getiriyorlar.
İnsanları. Dolandırıcılık yapıyor Demiren ailesi. Niye? Tayyip Erdoğan'ın emrine sundukları için Demiren medyasını. Şimdi Türkiye böyle ve bu insanlar intihar ediyorlar. Merkez Bankası başkanına ben de şu an soruyorum buradan. MASAK başkanına soruyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na soruyorum size. Bakın Dinamic Pay'in yasa dışı bayilerinde şu an kullanıldığının evrağını gösteriyorum. Dinamic Pay'in bakalım lisansını iptal edecek misiniz? Dinamic Pay'in yöneticilerine yönelik bir operasyon yapacak mısınız? Yapmayacaksınız. Çünkü bu Dinamic Pay'in yöneticileri daha önce size anlattım. Sip, şu, bu filan bunların yöneticileri zaten önce bir spay operasyon yapın. Sonra bunların operasyonlarını devam ettirin. Yok. Ne oluyor? İnsanlar böyle intihara sürükleniyor. Yetmiyor. Bakın şu rezilliğe bakın. Dinamic Pay. Görüyor musun? Soldaki resimde 100 lira. Ya 100 liraya kumar oynama para gönderme şey yapıyor. Ya 100 lira nedir Türkiye'de? Bu ne demek biliyor musunuz? Dinamik Pay yasadışı bayi sektörüne yeni insanlar kazandırıyor. Nasıl insanlar? 100 lirayla kumar oynayabilecek 18 yaşının altında çocuklar.
Şimdi bakın daha önce o videomdan Merkez Bankası ile ilgili o videomu yaptıktan sonra bunun uyarısını yapmıştım. Sonra ödeme kuruluşlarının pek çoğu bu işin içerisinde olan korkmuşlardı. 10.000 liraya çıkarmışlardı yasa dışı bayilerine para gönderebilme şeylerini filan. Şimdi yine rahatladılar. 100 liralara kadar gönderdiler. Y hiç sizde vicdan yok mu? Zaten vergi vermiyorsunuz. Zaten işin içerisinde dolandırıcılık boyutu da var. Dünyanın parasını kazanıyorsunuz. Yüz milyonlarca dolar para algısını kaybetmiş vaziyettesiniz. Bakın şu Grand Peşabet'in sahipleri var ya Meksika'da bir tane otel aldılar. O işten başları belaya girdi. Sonra gittiler Dubai'den 200 tane daire topladılar. Para o kadar çok ki o nakit parayı bir şeye yatırman lazım. 200 daire alıyor adam Dubai'den. Her daire milyon dolar. Yani paraları bu kadar. Ama bu paranın devam etmesi için ne olması lazım? Şu an 15 16 yaşında olan çocukların da kumara alışması lazım. O zaman bunların 100 lira normalde ya bir bayisi bu 100 lirayla uğraşır mı? Onun bir sürü işlemi var, şu var, bu var. 100 lira nedir ya? Sakız parası ama yok. Onu da Niye? Geleceğin kumarcılarını kazanabilmek için.
Devlet seyrediyor. Sonra Tayyip Erdoğan diyor ki, "Üç çocuk yapın. Hatta şimdi 3 de etmiyor, 5 yapın filan diyor. Ya milletin çoluğunun çocuğu kumara düşmüş, uyuşturucuya düşmüş, Türkiye'nin geleceği kaybolmuş. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları video çekerek intihar ediyor. Böyle bir şey olabilir mi ya? Böyle bir şey olabilir mi? Genelkurmay Başkanı neredesin sen ya? Sen silahlı kuvvetleri mensupların böylesine uyuşturucun böylesine yasa dışı bayisinin içerisine düşmüş. Sen neredesin ya? Üstelik de bir gazi. Bu gazi bugün intihar etti. Gazi'nin intiharına erişim yasağı getiriyorlar. Canına kıyıda erişim yasağı getiriyorlar. Ya bunun yerine Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensuplarının şu an o ailenin yanında olması gerekmez miydi? Sahip çıkılması gerekmez miydi? Ben size anlattım. Eskişehir'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 5.000 mensubunu dolandıran bir Uzman Çavuş vardı. Yine aynı bu Forex üzerinden dolandıran Uzman Çavuş aldığı o paraları hayatına keyfine bakıyor. Hatta Hulusi Akar Genelkurmay onun ismini verdim. Hulusi Akar dedim ki ya 5.000 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunu dolandırmış. Onlar da kariyerleri zedelenmesin diye gidip davacı olamıyorlar. Ya bu adamların hakkını sorsana dedim. Yok hiç kimse. Herkes sahipsiz bu memlekette. Herkes sahipsiz. İşte bunlar da bakın bu canına kıyan insanlar da devletten, hatta kimseden medet bulmuyorlar. Giderken hiç olmazsa belki Sedat Peker bizim anamıza babamıza bir ev alır diye Sedat Peker'den medet umuyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sedat Peker'in karşısında aciz duruma düşmüş vaziyette. Türkiye Cumhuriyeti'nin silahlı kuvvetler mensupları, askerleri Kurtuluş Savaşı'nda bir mafya liderinden medet ummadılar. 2026'nın Türkiye'sinde intihar ederken bir mafya liderinden medet umuyorlar. Bu var ya ibretlik bir tablo. Bundan daha ibretlik, daha rezil bir tablo olamaz yani. Fakat bunu da bu memlekete yaşatmayı başardılar.
Dolayısıyla haberlerde bu olaylara intihar, canına kıyma filan diye böyle geçiyor. Böyle değil. Bunlar cinayet. Tıpkı iş cinayetleri gibi. Bunlar da birer cinayet. Bu çocuklar bu cinayetin içerisine sürüklendiler. Yalnız bırakıldılar. Böyle a bu da kumar oynamış filan değil. Herkes düşebilir bu işin içine. Herkesin çocuğu düşebilir. Yeter ki bir kere başlasın. Bir kere oraya böyle o bedava bonus gönderiyorlar ya ilk başta para da koymuyorsunuz. O bedava bonuslarla oynayayım diye bir kere bu işin içerisine bir girsin. Nerede duracağını bilemezsiniz. Kendini öldürerek durabilir ya da pek çok varını, yoğunu, her şeyini kaybederek durabilir. Nerede duracağını bilemezsiniz. Çünkü bu sektör denetlenmeyen, ucu açık, vahşi bir sektör olarak faaliyet gösteriyor. Ve hepsi de bahis sitesi değil ha. Çoğu replika oyunlar var. Hiçbir şekilde kazanma ihtimaliniz yok. Giren para gidiyor. Kara deliğe para atar gibi. Dolandırıcılık da var yani işin içerisinde. Forex'i, Forex zaten dolandırıcılık. Türk borsası geçen video yaptım size. Zaten full dolandırıcılık Türk borsası. Resmen halk bunların eline düşmüş. Halkı evire çevire soyuyorlar. Borsadan soyuyorlar, forex'ten soyuyorlar, kamu ihalelerinden soyuyorlar. Evir çevir Türk halkını soyuyorlar. Düşmüşüz bir hırsızlar düzenine. Her biçimde soyuyorlar. Canımız kalmıştı almadıkları. Bakın Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının dahi canını alıyorlar. Gazilerin ya hepimizin gidip elini öpmesi gereken gazilerin canını alıyorlar. Bu noktaya kadar geldi Türkiye Cumhuriyeti. Onun dışındaki herkes her şey fasafiso arkadaşlar.
Evet birkaç tane de sorunuzu cevaplamak istiyorum. Eee Cevher Bey, "Se ve Mossad'ın Multra projesini konuşmaya cesaretiniz var mı?" demiş. Bilmiyorum onun ne olduğunu. Açıkçası cesaretim var da ne olduğunu bilmiyorum. Önce zengin hayatı, dizi vesaire hayatlarıyla özendiriliyorlar. Yani dizilerden ziyade, dünyadaki bütün dizilerde o şeyler var da dizilerden ziyade bu bir sistematik biçimde ilerletiliyor. Cevher Bey, "Sizi dikkatle dinliyorum. Ali Uzun mudur nedir? Bunu kim kolluyor?" "Ya milleti tehdit edip darp ediyor dem" demiş birisi. Geçen günlerde o konulara girmiştim zaten. Şimdi de AHL payu da araştırır mısınız? Evet. Ahlakçıın kurduğu pay anladığım kadarıyla ödeme sistemi. Sanal kumarın dolandırıcı kodunu ispatların. Bunu ön plana çıkartın ki bilsin artık herkes. 10 milyon kaybettim yahu demiş. İşte buyurun 10 milyon. O para nasıl kazanıldı yani? Eee Cevher Bey SG'de Fırat'ın batısında sevkiyat yapıyor. Sizce HTŞ'yi vurur mu? Yani şu an eee HTŞ tabii İsrail'i ikna ettikten, onlarla eee anlaşma imzaladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri de sessizliği devam ediyor. Dolayısıyla Türkiye'nin de gördüğümüz kadarıyla bugün dronelarla eee akıncı dronelarla operasyon yaptı Türkiye oraya birkaç kere. Yani ÖSDG'nin şu an HTŞ karşısında işi e daha doğrusu Şara yönetimi karşısında diyeyim işi öyle çok kolay gözükmüyor. Eee Cevo Panzehir gibisin. Yaptığın yayınlarla bağımlılık yaptın demiş. Teşekkür ederim. Eee milyonlarca insanın Ümit Aydın ısrarla yazıyor. Milyonlarca insanın zihni düşüncesi kontrol ediliyor. Elektromanyetik istihbaratla insanların düşünceleri yapay zeka teknolojisiyle anlık olarak kontrol ediliyor. Binlerce insan cinayete yönlendirildi. Şimdi bu yapay zeka ya da bu elektronik manyetik kontrol işleri filan hep böyle yayılı konuşulur nedense Türkiye'de ama yani onun dışında medya zaten o kontrolü yapıyor merak etmeyin. Yavuz Sultan Selim hoş geldin. Eee diyeyim. Eee, bir de abi IBAN kiralayıp oradan para aklanıyor. Çoluk çocuk IBAN'larına para gönderip çok az cüzi para verip milyonları aklıyorlar. Sonra da onlar TCK 158 mağduru oluyorlar arkadaşlar. Sonra o paraları onların üzerinden çevirenler vesaire paraları alıp gidiyorlar. Sonra o dolandırılan insanlar emniyete gidiyorlar. Şikayetçi şikayetçi olduklarında para nereye gitmiş? İşte o çoluk çocuğun hesabına gitmiş. Sonra o çoluk çocuk yargılanıyor. Bir de işin bu boyutu var. O çoluğunu, çocuğunu kurtarabilmek için de sonra aileler evlerini, arabalarını satıp o dolandırılan insanların parasını ödüyorlar çocuk hüküm giymesin diye TCK 158'den. Ondan sonra bir de öyle bir şey var. Yani çevir çevir dolandırıcılık. Erdoğan'ın sonu ne zaman gelecek demiş. Vallahi biz de bekliyoruz. Bir gün gelecek elbette ki. Eee abi sanal kumar dolandırıldık. Canlı masalar CG ile yapılıyor. Slotlarda sizi dinleyip kameralarınızdan izliyor. Devlet de istihbarat sağlıyor." demiş. Eee, evet. Ali Yeşil, Ali Yeşilyurt'ta, "Abdullah Yeşilyurt'u araştırır mısın MHP'li?" demiş. Bir tanesi olabilir. Eee, bir şeyi, eee, evet. Cevir ve General Mezlum Abdi Ciolani arası nasıl? Şu anda normalde aslında çok iyi bir diyaloğa başlamışlardı. Olabildiğince iyi bir diyaloğa başlamışlardı. Fakat eee Colani ya da Ahmet Şah'a uluslararası desteği sağladıktan sonra artık Mazlum Abdi görmezden geldi ve son verdiği röportajda ki Barzani medyasına bir röportaj vermişti. Sonra röportaj yayınlanmadı. O röportajdaki Ahmet Şah'ın söylemlerine bakarsanız şöyle diyor: "Gelsinler bizim ordumuza entegre olsunlar. Ulus devletin altında, Arap Cumhuriyetinin altında yaşasınlar." tamamen böyle bakıyor mevzuya. Artık hani böyle bir özerklik, federasyon gibi bir şeyden eee Ahmet Şara şu an oldukça uzak. Özellikle bu petrol bölgeleri vesaire o konularda oldukça ısrarlı gözüküyor. Bu sebeple de zaten bu söylemleri nedeniyle de Barzani televizyonu anladığım kadarıyla bu röportajı yayınlamadı. Eee, yeni sistem kredi kartları Cevher Bey, yurt dışı hesapları üzerinden aklanıyor. Ya bu post dolandırıcılığı ya da post üzerinden para aklama meselesi başta Libya olmak üzere. O da çok yapılan bir şey Türkiye'de. Özellikle döviz büroları, eee, altın satıcıları, mücevher satıcıları bu işte en çok kullanılan, eee, firmalar. Tuncay Güney'i anlatabilir misiniz? Evet. Tuncay Güney'e de bir gün sıra gelir. Eee, Orkinos Bulut 2 ile ilgili ne düşünüyorsunuz? demiş. Onunla ilgili belki bir video yapabilirim. Burak Erdoğan videosu gelecek mi? Evet, Burak Erdoğan videoları da çok istiyorlar ama hani Burak Erdoğan videosu sizi hayal kırıklığına uğratabilir yani. Çünkü Burak Erdoğan'ın Evet. babasıyla ticari işleri var. Babasının parası nedeniyle o da çok eee zenginlik içerisinde yüzüyor. Ama aileyle bir ilişkisi yok. Burak Erdoğan böyle oldukça seküler bir hayat yaşayan işte ne bileyim alkol alan, sevgilileri filan olan öyle bir adam yani böyle ailesiyle çok bir ilişkisi yok. Eee para dışında Veysel Şahin bay sitelerinin sahibi mi yoksa altyapı sahibi mi? Veysel Şahin bay siteleri sahibi. Eee aynı zamanda işte fiziki kumarhaneleri de var Kıbrıs'ta. Dubai'de de yatırımları vesaire var. Altyapı sahibi değil. Altyapı sahibi olanlar başka isimler zaten bunların çoğu da böyle hani saygın olanlar filan İngiltere, Ermenistan filan o altyapıları kullanıyorlar genellikle. Eee, evet bu 10 ton uyuşturucuyla ilgili sorular geliyor. 10 ton uyuşturucu meselesine de bakıyorum arkadaşlar. Farklı bilgiler çıkartabilirsem onun üzerinden de bir şeyler yapacağım ama C. İmamoğlu'nun sevgilisi olayı nedir? Ya İmamoğlu'nun sevgilisi olayı zaten bu operasyonun gitmek istediği nokta. Bu ünlülere yönelik uyuşturucu, Haber Türk'ten başlayan operasyon vesaire. Burada savcılığın temelinde iki tane hedefi var. Bunlardan bir tanesi Kenan Tektağ, diğeri Ekrem İmamoğlu. Kenan Tektağ Ekrem İmamoğlu'na destek verecek kişi olarak eee konumlandırılmıştı. Eee savcılık böyle konumlandırıyor ve hani nasıl geçmişti askerler Türkiye'de çok güçlüyken Aydın Doğan askerlerin medya ayağıydı ya. İşte Kenan Tekdağ'ın da Ekrem İmamoğlu'nun medya ayağı olduğu, Ekrem İmamoğlu adına medyayı böyle domine ettiği, çeşitli yerlere adamlarını koyduğu vesaire. Dolayısıyla ileride Ekrem İmamoğlu'nun Aydın Doğanı Kenan Tekdağ olacağı ki Kenan Tekdağ belki eee kıvraklığıyla Aydın Doğan'ı da cebinden çıkarabilecek bir adam. Dolayısıyla bu operasyonun iki hedefi Kenan Tektağ ve Ekrem İmamoğluydu. Şimdi bütün buular toplanıyor, toplanıyor. Baskılar yapılıyor, yapılıyor, yapılıyor. Bir tanesinden bir fenomen kadından işte şimdi voleybolculara filan bir tanesinden ben Ekrem İmamoğlu'nun sevgilisiydim işte ne bileyim onunla birlikte şöyle parti yaptık, onunla uyuşturucu yaptık ifadesi alınmak isteniyor. Bütün baskı bunun için. Fakat bu ifade alınamıyor. Bugün işte bir voleybolcu alındı. Voleybolcunun da ifadesine baktığınızda ki hani eee Sabah Gazetesi o voleybolcu gözaltına alınınca Ekrem İmamoğlu'nun sevgilisi gözaltına alındı diye Sabah Gazetesi tweet attı. Fakat ifadesine baktığımızda böyle bir şey çıkmadı. Yani bu ünlülere yönelik bütün bu uyuşturucu vesaire bu operasyonların hepsi de çılgın partiler operasyonların hepsi de bir şekilde Ekrem İmamoğlu'na doğru ilerlemek. Artı işte bu seküler hayat yaşayanlar bakın ne kadar rezil. Sizin çocuklarınızda böyle olur. O yüzden AK Parti'ye oy verin. Arka planındaki düşünce bu. Bir. İkincisi, AK Parti artık pozitif gündemle ülkeyi domine edemiyor. Gündemi domine edemiyor. AK Parti gündemi domine edemeyince de muhalefet gündemi domine ediyor. Muhalefet gündemi belirliyor. O sebeple o zaman biz negatif gündemle gündemi belirleyelim. Rezillikleri ortaya dökelim. Yine bizim kontrollü olarak ortaya döktüğümüz rezillikler konuşulsun. Yoksa CHP gündemi belirler, muhalefet gündemi belirler. Yurt dışından yayın yapan gazeteciler belirler. O sebeple gündemi böyle pisliğe buladılar resmen. Yani yaptıkları bu. Yoksa böyle işte ünlülerin, fenomenlerin vesaire uyuşturucu kullanmadığı ya kullandığını bilmeyen miyor. Dünyanın her yerindeki ünlüler filan uyuşturucu kullanıyor. Yani her yerindekiler yani. O dünyanın bir eee kuralına dönmüş neredeyse bu. Şimdi sanki yeni olmuş gibi. İşte Ankara'da da biliyorsunuz pavyon operasyonları başladı. Telebar operasyonları. Sanki Ankara'nın telebarlarında bugün fuhuş yapılmaya başlandı. Ezelden beri böyleydi. 20 yıldır, 30 yıldır, 40 yıldır, 50 yıldır Ankara'nın pavyonları böyle. Fuhuş merkezi yani.
Evet arkadaşlar bugünkü yayının da sonuna geldik. Lütfen yayını beğenmeyi, paylaşmayı, yorum yapmayı unutmayın. Kanalıma abone olup bildirimleri açarsanız çok daha iyi olur. Bir sonraki yayında görüşmek üzere. Hoşça kalın.