Transcription
Esselamünaleyküm ve rahmetullahi ve berekatü. Kıymetli dostlar, Allah'a, hamd, resulüne salat ve selamdan sonra efendim her hafta olduğu gibi bu hafta da bir güzel kardeşimle sizlere misafiriz. Sanal alemde bir videosuyla karşıma çıktı. Birkaç videosunu izledim. Sevdim. Eee, kardeşime mesaj yazdı mesaj kutusuna. Sağ olsun o da döndü. Yüz yüze ilk defa bugün eee görüştük. eee biraz haspal ettik ve programda sizlerle buluşturacağım. Berat kardeşim, Berat kardeşim hoş geldiniz.
>> Hoş bulduk hocam. Allah razı olsun davet ettiniz.
>> Eyvallah. Nasılsın? İyisin?
>> Çok şükür iyiyim. Siz iyisiniz hocam.
>> Hamdolsun. Öncelikle Berat kardeşimi kendi diliğinden şöyle bir dinlemek isteriz.
>> Tabii.
>> Kimdir? Eee, merak eder kardeşlerimiz.
>> Adım Berat, soyadım Altın Işık. 23 yaşındayım. Düzce doğumluyum. Babam Trabzon Akçabatlı. Annem Gürcü. Eee, daha çok Gürcü kültürüyle büyüdüm. Çünkü annemin olduğu beldede büyüdük. Eee, hocam ben genç kardeşlerime e buradan bir şey söylemek istiyorum. Ben 13 yaşında varoluşsal bir sancının içine girdim. Eee, nereden geldim, neredeyim, nereye gidiyorum gibi sorgulamaya başladım. Ama aynı zamanda da İslam'a karşı bir muhabbetim vardı. Çünkü kafamı gökyüzüne kaldırıp Emret komutanım falan diyordum. Yani öyle bir kişiliğe sahiptim. İçimde korkular da vardı. O korkuların, o sorgulamaların bugün nimet olduğunu anlıyorum ben. E cemaatle camiye de giderdim. O şüpheler, şek ve şüpheler olmalarına rağmen işte cemaatle camiye giderdim. Sarıklıları, cübbelilere karşı onları çok seviyordum mesela.
>> Ama küçüklüğümde hiçbir bilgi sahibi olmadan o muhabbet vardı. Bir yandan da sorguluyordum. Hani ya yoksa işte ya öyleyse ya böyleyse bu soruların içine daldım ben. Soru hocam gel zaman git zaman. İnsan eee öğrenmek istediği bir şeyin peşinden gitmediği vakit artık onu da unutuyor. Dünyanın içine dalıyor. İşte 13 yaşında git gel git gel yaptım. Sonra bir zaman sonra insan dalıyor hocam bir yerlere gidiyor. Okula başlıyorsun vesaire gidiyorsun yeni arkadaşlarla tanışıyorsun. Bunlar seni işte hepsi bir meşkale. Bunların içine daldıkça da işte eee sorgulamalardan uzak bir hayat yaşıyorsun. Neyse hocam eee belki de o Emret komutanım vesaire dedim. Allah o amelim bilmiyorum içime öyle sirayet ediyor benim. Çünkü küçüklüğümde öyle yapıyordum. Sonrasında da 16 yaşıma geldiğimde 16 yaşıma geldiğimde hocam eee aslında insanların günahları eee çok büyük dönmelerine de vesile oluyor. Ben bunu da gördüm. Eee ben çok günahkar bir hayat yaşarken o günahlardan dolayı ben çok büyük bir bunalıma girdim hocam. Eee içimi bayağı bir yüksek korku kapladı. O 13 yaşındaki korkudan bu sefer kat yüksekti. Ben seccademi attım. Dedim ki Allah'ım benim zihnimde böyle şekeler var ve sen hiçbir şey bilmiyorum. O zaman ayetlere karşı dedim ki sen salihlerle beraber olmamızı istiyorsun. Tövbe edenleri de affedeceğini söylüyorsun. Ben tövbe ediyorum dedim. Salihler kimse beni dedim onlara yönlendir.
>> Allahu ekber.
>> Böyle bir dua ettim. Ama o gün saatlerce hüngür hüngür ağladım hocam. Bir rahatlık geldi yani. Neyse uyudum.
>> Ben kuluma şah damarından daha yakınım diyor ya Rabbimiz.
>> Tam da aslında onu yakmışsın.
>> Evet.
>> Yakılamışsın.
>> Şu anda da tüylerim diken diken oldu.
>> Sonra hocam beni bir arkadaşım arıyor. Arkadaşım diyor ki işte seni bir dergaha götüreceğim. Bir sohbet meclisi vesaire. Hocam ben o sohbet meclisine gittiğimde normalde insan camilere girdiğinde o mütevaziliği, tevazuyu çok fazla göremiyor. Ama ben o Allah dostlarının meclisine gittiğimde, kapıdan içeri girdiğimde o insanlara baktım. Hepsi böyle başları eğik çok mütevaziler. Orada zaten ben vuruldum. Dedim herhalde ben o salihler için dua ettim. Tövbe ettim. Allah kabul etti. Ve ertesi günü işte böyle olması o dergaha girmem. Ha dedim ki bir insan nasıl dedim bu kadar mütevazi olabilir? Hani hemen bir şeyler ikram ediyorlar işte mütevaziler hoş geldin falan dedim bunlar benim kardeşim. Onu o kalbime sirayet etti. Benim tanımama da gerek yok isim isim. Harbiden çok sevdim hepsini.
>> Protokol yok şey yok.
>> Hiçbir şey yok hocam hiçbir şey yok. Ne olursan ol gel var ya o var işte orada.
>> Eyvallah. Ondan sonra oturduk işte bana Allah dostlarından bahsettiler vesaire. Allah dostlarından bahsediyorlar ama ya bir sağdan vuruyorlar, bir soldan vuruyorlar kalbime. Böyle Allah dostlarından anlattıkça benim böyle kalbim aşka muhabbete geliyor. Diğer meseleleri çok anlamıyorum zaten. Hani ben hocam fıtratımda mı var bilmiyorum. aşkla, muhabbetle yürümeyi seviyorum ben. Ondan sonra işte mübareklerden bahsettiler, büyük zatlardan bahsettiler, yaşantılarından bahsettiler. Sonra ben bir büyük zatla buluşmak nasip oldu. Onu uzaktan gördüm. Uzaktan gördüğümde ben vuruldum hocam. Ve ben onu gördüğümde Peygamber Efendimiz benim aklıma geldi. Hani birçok insanı görürsün. Peygamber efendimiz aklına gelmez. Ama o zatları gördüğümde benim Peygamber Efendimiz aklıma geldi. Sonra düşündüm hocam daha çok araştırınca insanın itibar sahibi olması için Peygamber Efendimize benzemesi gerekiyor. Bir de hadis-i kutsi var. Ben sevdiğim kulumun gören gözü olurum, tutan eli olurum, yürüyen ayağı olurum, konuşan ağzı olurum diyor Allahu Teala. Dedim ki kainatın şifresi Peygamber efendimiz. E bu zatlar da Peygamber Efendimize benzediklerinden dolayı sen onu görüyorsun ya hocam. Kendi fıtratını o eee asıl geldiğin yeri görüyorsun aslında. Yani o ruhunun gıdasını alıyorsun oradan. Çünkü onlar
>> öyle bir benzemişler ki sünnet olsun Kur'an ve sünnet ölçüsünde Allah da onlara vermiş. Yani onların işte nazarına gelmek nasip oldu. Sonra hocam ben o zatı görünce ağladım. Ağlama tuttu. Ya ben şimdi doğru konuşalım. Dünyanın neresine gidersem gideyim, kimi görsem ben ağlayacağım hocam. Ağlamam yani şahsen bugün dünyadaki bütün insanları getirin. Ben ağlamam ama o Resuli-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e benzediği için o kalbim onu hissetti ve ben bana ağlama geldi. Dedim ki gitme sen. Şimdi işte bize konuşma yaptı. Ben uzaktan gördüm. Dedim keşke gitmesen. Arkasını döndü işte gitti. Sonra ben dedim buradan gitmeyeceğim. Ben dedim onu bir kere daha görmek istiyorum. Ertesi gün oldu. Bir kere daha görmek nasip oldu. Elhamdülillah orada da ağladım. Sonra hocam ben dönerken bu Allah dostlarının nazarı diye bir şey varmış. Güzel nazar. Bu bildiğimiz kötü nazar değil. İyi nazar.
>> Evet.
>> İnsanlar bu nazara gelebiliyorlarmış. Hani gören gözü olurum sözü var ya rabbimizin. Ben herhalde onların nazarına takıldım. Hocam kalbimde böyle bir parlamalar. Gidiyorum sanki böyle etrafa başka bir pencereden bakmaya başladım. Şimdi adam yolda yürür. Kaldırım taşına bakar. Bir tane anlam çıkar. O onun için kaldırım taşıdır. Onların nazarına geliyorsun ya hocam. O kaldırım taşına bakıyorsun. Belki 1000 tane anlam çıkartıyorsun.
>> Hani bizim Yunus'ta var ya sorduğum sarı çiçeğe benzin niye sarıdır? Dağlarıyla taşlarıyla çağırayım mevlam seni değil mi? Yani bu defa eşya konuşmaya başlıyor.
>> Konuşmaya başlıyor. E sonra daha da içine daldığında bu sefer nefsi hastalıklarımı öğrendim. Hocam ne kadar hastaymışım. Ucup, makam sevgisi, şöhret sevgisi, para hırsı vesaire. Bunlar kin, nefret, öfke. Bunlar insanın kalbini mahveden şeylermiş.
>> Şimdi buraya bir parantez açalım isterseniz. eee, güzel kardeşim şimdi bunları söylüyor ya kitabi bir bilgiden ziyade eee Berat kardeşimin bu süreçte de eee bir futbol geçmişi var.
>> Evet.
>> Yani futbolda eee işte ortaokuldan sonra başlayıp eee bu tanışma sürecine kadar futbolda da ciddi eee önemli takımlarda oynamış
>> ve şöhretin tadını da tatmış birisi olarak eee bunlardan şey yaparsak o zaman daha iyi oturmuş olacak yerine söylediğin cümleler.
>> Evet futbol takımlarında eee dört büyükler dediğimizin iki büyüklerinde oynamak bana nasip oldu hocam. E altyapısında tabii A takıma kadar yükselemedim yani orada da. Evet. Tabii ki dediğiniz gibi hocam yoğun bir ilgi vardı bana karşı. Hem ailemden eee hem diğer insanlardan tanımadığım insanlardan da ilgi vardı. Ama hocam o ilgi maalesef ki aslında sahte bir ilgi.
>> Evet.
>> Çünkü o ilginin içinde senin ruhunun gıdası yok hocam. Dünyevi meşkaleler var. Ha tabii şu da var. Şimdi sen rabbini bilen bir insan olup da futbol oynasan
>> ya.
>> zaten etkilenmezsin.
>> Eyvallah.
>> Öyle bir geçmişim oldu hocam. E elhamdülillah ben sakatlandım ama iyi ki de sakatlandım diyorum. Belki de nefsi hastalıklarımı tanımayacaktım. Görmeyeceğim.
>> Belki de Allah seni bu şekilde koruma altına aldı. Tuttu.
>> Tabii.
>> daha ileriye gitseydin acaba ne olabilirdi?
>> Evet hocam. Sonra ben eee o nazara geldiğimi sonrasında fark ettim. Dönerken ya hocam bir aşk bir muhabbet ama yani onun eşi benzeri dünyada yok. Şimdi ben evlensem, ne bileyim çoluk çocuk sahibi olsam hepsi aslında bir lezzet. Yani perde arkasında hepsi bir lezzet. Ama onları düşünüyorsun, hayal ediyorsun. Oradan almış olduğun lezzet yani bu lezzetle kıyaslanamaz. Bu bambaşka bir lezzet. Sonra dedim ki ben, "Aa" dedim bak biz dedim belirli bir zamanlar yıkılmamışız. Hep ayakta dimdik durmuşuz. Dedim acaba o zamanlarda insanlar tasavvuf ehli olabilir miydi? Çünkü başka bir şekilde kendini feda edemezsin. Ancak böyle bir aşk ve muhabbet olması lazım. İnsanın kendini feda edebilmesi için öyle bir aşka muhabbete sahip olması lazım. Sonra diğer büyük zatlar geldi. İmparatorlar geldi aklıma. O kılıçlı savaşlar vesaire. Dedim ki bunlar dedim kendini feda etmiş ama bu feda etmenin arkasında ya büyük bir zatın nazarı var. Çünkü o nazara sen gelirsen o aşkla muhabbetle ancak kelleni feda edersin. Kelle alırsın. İşte yani onlar gelince hocam ben böyle geniş kapsamlı bir aşka muhabbete gelerek eee bu yolda ilerledim. Sonrasında benim o sevdiğim üstadım vefat etti. O vefat edince baktım sadece o yokmuş ki.
>> Eyvah.
>> Çok Allah dostları varmış. Onları da tanımak eee nasip oldu. Elhamdülillah. Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam el ulema veresetül enbiya buyuruyor. Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberimiz mal mülk bırakmadı. Yani bıraktı ortada Kur'an ve sünneti ve onun o Kur'an'ı yaşam haline döndürdüğü ahlakı da işte onun yolunu devam ettiren varisleri sebebiyle kıyamete kadar bu olacak. Zaten o olmadığı zaman kıyamet kopacak ki yani bir merhum hocamız öyle diyordu Allah dostlarından. Eee eğer bilse ki kafirler kendilerinin bile dünyada yaşamaları ancak o salih kullar sebebiyledir.
>> Evet.
>> salih kulları koruma altına alırlardı kendi dünyalıkları için diyordu. Dolayısıyla efendim eee peygamber varisleri bize peygamberimizi hatırlatan, anlatan, yaşantılarıyla da örnekliği gösteren ki biraz daha geriye gidelim. Hani Kur'an'a baktığımızda Kur'an'ın %95'i hatta %97'si iman ve ahlak esaslarını içerir. E bugün eee Kur'an'ın ilmi hal kısmını, hukuk kısmını işte ilmi hal kitaplarından hocamız, hocalarımız bize öğretiyor. Camiye gittiğimiz, okullarımıza gittiğimiz. Ama en elzem olan iman ve ahlak kurallarını öğretecek mekteplere ihtiyacımız var. ki ashab-ı suffe bu işin ilk merkeziydi. Efendimiz aleyhissalatu vesselam onları orada yetiştirdi. Yıldızlar gibi yaptı. Zirveye taşıdı. Kıyamete kadar gelecekler. Onlara tutunanlar yollarını kaybetmeyecekler. İşte o e kanaldan beslenen mekteplere bugün dünden daha fazla ihtiyaç var. Niye? Çünkü nefsin imparatorluğunu yaşadığı bir dönemde nefsi terbiye edecek, tezkiye edecek, onu eee fıtrata uygun hale yeniden döndürecek bir mürebbiye, bir mürşide, bir eğitimciye ihtiyaç var. O da işte Allah dostlarının eliyle oluyor ki
>> size Allah onu ikram etmiş bu manada.
>> Elhamdülillah hocam. Gerçekten bunun kıymetini bilmeyi Allah nasip etsin.
>> Allah dünyada da ahirette de onlarla birlikte olmayı nasip etsin hepimize.
>> Amin.
>> E çünkü gerçekten onların eşi benzeri şu dünyada yok. Zaten Resulullah'ın eşi benzeri yok. Onlar da Resulullah'a benzediği için Mevlam vermiş, ikram etmiş. Allah cömerttir bu arada hocam.
>> Eyvallah.
>> Allah düşmanına şeytana veriyorsa Allah çok cömerttir. Neden dostlarına vermesin?
>> Ya ama o hani ilk adımı bir adım atana yürüyerek gelirim diyor ya. Siz o ilk adımı atıp Emret komutanım ya da Emret ne artık ne diyordunuz bilmiyorum ama
>> Emret komutanımla başlayıp sonra seccadeye de eee ya Rabbi bana dostlarını, sevdiklerini, salihleri buldur diye. Eee o işte fıtrattan gelen duyguyla dilekçe sağlam yere sunmuşsun.
>> Evet.
>> Kul rabbine ya Rabbi derse efendimiz aleyhisselam öyle buyuruyor. Rabbimiz sükut eder diyor. Kul yine ya Rabbi der. yine sükut eder. Kul üçüncü defa ya Rabbi dedi mi rabbimiz dermiş ki şahit olun ey meleklerim ben bu kulumun davetine icabet etmemekten haya ederim diyor. Ama niye üç defa bekletti? Mümin kulun seslenişi de Rabbimizin çok hoşuna gidermiş. O sesi duymak için beklermiş yani üç defa. Ama kafirin eee istediğini iblis başta olmak üzere bir an önce veriyor ki yani onun sesini duymak istemiyor. Niye? Çünkü Allah'ın verdiği bütün nimetleri örttü. Görmezden geldi inkar ettiğinden dolayı. Ama müminin o sen seccadeni atıp da ya Rabbi dedin ya işte ondan sonra kapı açılmış yani. Elhamdülillah.
>> hocam. Ağlamak rahmettir bu hususta. Gerçekten ağladıkça eee kalbimin temizlendiğini ben orada hissettim. Berat kardeşim bize büyük bir kazık attılar. Erkek adam ağlamaz diye bir yalan yutturdular. O zokayı hala çıkaramıyoruz. Yani tam tersine erkek adamı ağlamasaydı efendimiz aleyhissalatu vesselamı ağlamazdı.
>> Tabii ki hocam. Tabii ki.
>> gece sabahlara kadar gözyaşı döktüğü vakitler oldu. Eee, onun ümmeti canım kurban olsun senin yoluna diyenlerin bu gün ağlaması gerekmez mi?
>> Gerekir hocam.
>> Ama tenhalarda
>> Evet.
>> seccadenin üzerinde herkesin uyduğu bir anda rabbiyle başayken
>> sizin de gözleriniz bir doldu hocam.
>> Göz gözyaşı dökerse işte o zaman eee hani yedi sınıftan bahsediyor ya arşın gölgesinde gölgelenecek. Bir tanesi de o tenhalarda gözyaşı döken mümin kul diye efendimiz tarif ediyor. Rabbimiz inşallah
>> bizlere de onları nasip etsin.
>> Hocam ağlamasak da olmaz diye düşünüyorum. Sebebi de şu. Yani bugün mevla bize her şeyi verse biz unutacağız. Fıtratımız gereği unutuyoruz hocam. Her şeyin iyi gittiği zaman da Allah aklımıza gelmiyor yani. Ama ne zaman başımıza bir musibet gelse ya
>> şimdi oradan canın yanarak seccadeyi yatıyorsun. Allah'ım yardım et. Çığlıkları hemen başlıyor. Ağlıyorsun sızdırıyorsun. Ağlamak sızlamak da tabii kalbe rahmet indiriyor. E böylelikle Allah'tan yardım istiyorsun. Ben e Mevla'nın sevdiği kullarını çok ağlattığını düşünüyorum hocam. Ben bu hususta böyle düşünüyorum. Çünkü ağladıkça Allah'a yalvarıyorsun. Allah'a yalvardıkça da zaten Allah'a yaklaşıyorsun.
>> Eee, bir ara böyle engelli kardeşlerin hayatına eee ayna tutmak adına onlara kendilerini anlattırdım. Bir çalışma yapmaya başladım. Eee, kitapta da şöyle bir eee, mantık güttüm. Eee, bir kısmında kendilerini kendilerini anlattırayım. Çünkü ben onun penceresine bakamam. Bir kısmında da Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın penceresinden bizim eksiklerimize ayna tutmaktı. Eee, o zaman gördüm ki, eee, hadis-i şeriflerde efendimiz aleyhisselam buyuruyor ki belanın en şiddetlisi enbiyaya, peygamberlere, sonra da derece derece onlara yakın olanlara gelir diyor.
>> Allah muhafaza. Allah muhafaza.
>> Yani eee, şöyle eee, geliyor ama işte o sıkıntı ve kederler bir bela gibi görünse de rahmete dönüşüyor. Çünkü kulun o en ihlaslı, en samimi duaları o sıkıştığı anda oluyor. Ve böylelikle hani başka bir hadis-i şerifte de buyuruyor ki eğer o size verdiği sıkıntılar karşısında ahirette vereceklerini bilseydiniz demir taraklarla böyle vücudunuzun lime lime edilmesini isterdiniz diyor. Hani gözyaşı dedin ya en sıkıntılı anlarda. O dökülen gözyaşları bizim rabbimizle aramızdaki perdelerin kalkmasına ve Rabbimize yakınlığımızı artırıyor. Dolayısıyla da bize bela ve musibet gibi görünen eee kederler, elemler bizi Rabbimize yaklaştıran birer eee ana caddeye dönüşü veriyor. Dolayısıyla da mümin için bela bile istenmez de geldiğinde sabreder, hamd ederse rabbine yaklaştıran muhteşem bir vesile oluyor.
>> Kesinlikle hocam bu hususta eee hocam bir de şu da çok önemli. Allahu Teala'nın o nazlı kullarına karşı her zaman edepli olabilmek.
>> Eyvallah.
>> onlara edepli olmadığımızda, eee, onlar aleyhinde konuştuğumuzda, eee, başımıza çok kötü olaylar gelebilir. Ki buna şahit olduğum benim çok mesele var.
>> Eee, çünkü gerçekten Allah'ın nazlı kulları hocam, veli kulları hani artık kendilerini Mevla tabii onlara onu nasip etmiş ama bu kalbi arındırdıkça, nefsi arındırdıkça ruh güzelleşir diye bir şey var. Onlar ruhunu artık nasıl güzelleştirdiyse Mevla Teala da onlara ikram etmiş. Bu hususta ben eee bilmediğimiz eee veya görüp de işte tanımadığımız Allah dostları hakkında her zaman iyi konuşmak gerekir. Düzgün konuşmak gerekir, edepli konuşmak gerekir. Çünkü mevla onlara vermiş hocam.
>> Hıusta dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum. Hani genç kardeşlerime söyleyeyim. Eee, ismini duyduğunuz, zikrettiğiniz veli kullar Allah dostları olabilir. Bu hususta her zaman onlara karşı edepli olmak lazım. Burada onların görüşlerini okuduğumuz bildiğimiz zaman da hayır bunları kabul etmiyorum diyerekten bence de dememek lazım hocam.
>> Eyvallah. Eyvallah. eee işte terbiye edilmemiş nefiste. Eee ego, ben, nefis devreye giriyor
>> ve orada işte bana göre ama Müslümanın bana göresi Allah ve resulü ne der penceresinden olur. Yani nefs sen çıkınca aradan kalır seni yaradan demişti bir hocamız. O benliği çıkarırsak o zaman rabbimizin gör dediği yerden görürüz. Tut dediği yerden tutarız. Yürü dediği yerden yürürüz. Ama o benlik girince işin içine bu defa şeytan eee geliyor devreye. O fısıldıyor. Dersini bu defa şeytandan alıyor nefis. E dersini şeytandan alan nefis de insanı aşağıların aşağısına sürükler ki nefsini tezkiye eden efendim yükseliyor.
>> Nefsine tabi olan aşağıların aşağısına yuvarlanıyor ki işte Tin suresinde de Rabbimiz bildiriyor. O bizi ahseni takvim üzere en güzel şekilde yarattı. Ama e nefse tabi olunca da esfel safeliğine yuvarlanıp şeytanın oyuncağı ve maskarası haline geliyoruz ki bugün şöhretle işte dijital alemde şimdi herkes artist, herkes alim, herkes hoca, herkes Allah dostu, mikrofonu, kamerayı eline geçiren herkes bir şeyle kopyala yapıştır paylaşıyor ama eee bu seni nereye götürüyor? Allah'a mı yaklaştırıyor?
>> Allah'tan mı uzaklaştırıyor? İnsan hesabını ona göre yapmalı. Eee, bir ara böyle paylaşmıştım. Ölmemeye çareniz varsa istediğinizi yapın. Ama ölüm var.
>> Ölümde son değil. Burada misafirhanedeyiz. Asıl hayat ahiret hayatıdır efendimiz aleyhisselam. Öyleyse eee, ebedi hayata uygun bir ömür sürmek bir insanın yapacağı en güzel şey. Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın bir hadis-i şerifini hatırladım. Siz bunları anlatırken e yedi sınıftan az önce bahsetmiştim ve bir tanesi de gençliğini ibadetle geçiren bir kimse birisi. Diğeri gönlü mescitlere bağlı olan kimse. Üçüncüsü de hani gençlik için en önemli böyle tahrik edici zengin ve güzel bir kişi seni e Allah'ın yasakladığı bir şeye davet eder de nefse hoş gelir bu şey. Ben Allah'tan korkarım." deyip uzaklaşan kimse de arşın gölgesinde gölgelenecek. Hani bugünkü dile söyleyecek olacak. Vııp ağırlayacak Allahu Teala onları. Diyeimizin böyle bir müjdesi var. Eee, gençlikteyken bütün bu saldırılara direnebilmek çok da kolay değil değil mi Erat kardeşim?
>> Hocam hiç kolay değil. Çok da kolay değil derken hiç kolay değil. Bu hususta Allah'tan çok yardım dilemek gerekiyor. Hani Allah'ım nefsimi arındır, kalbimi arındır. Beni şeytanın nefsin şerrinden muhafaza eyle. İşte bu düzenin e şerlerinden beni muhafaza eyle. Çünkü hocam dışarı çıkıyoruz yani salih arkadaşlar gerçekten azaldı. Allah sayılarımızı çoğaltsın.
>> Amin.
>> Eee sağımıza bakıyoruz kötü örnekler. Solumuza bakıyoruz kötü örnekler. Eee, inşallah bu sada çok dikkat etmemiz gerekiyor. Salih arkadaşlarla birlikte olmamız gerekiyor. Çünkü o salih arkadaşlar bizi Allah'a yakınlaştırıyor. Ama dışarıdan da nefsimize çok saldırı var hocam. Elimizdeki telefonlardan var, bilgisayarlardan var. Eee, dijital de bu hususta bize saldırıyor. Eee, okullarda vesaire yani işimiz zor.
>> Bu hususta da Allah hocam. Allah'tan bol yardım isteyeceğiz. Allah'ım nefsimi arındır. Kalbimi arındır. Senin beni senin askerin eyle. Senin dinine hizmetkar eyle. Beni yalnız bırakma. Beni düşürme. Beni toparla. İşte erkekler özellikle erkek genç kardeşlerim. Allah'ım şehvetimi teskin eyle. Allah dilerse her şey olur hocam.
>> Eyvallah.
>> Allah ol derse her şey olur. Hatta bu hususta ben eee bir hikaye biliyorum. Yarım yamalak biliyorum ama anlatmak istiyorum. Hocam bizzat eee genç bir zat Allah'a yalvarıyor. Allah'ım şehvetimi teskin eyle işte ama çok yalvarıyor. Allahu Teala da işte o gün rüyasına Allah dostları geliyor. Bunun kafasını vuruyorlar. Ondan sonra bir yıl boyunca o şehveti teskin edilmiş bir şekilde yaşıyor. Bir yıl sonra şehvet artığında bir daha diyor ki Allah'ım sen şehvetimi teskin eyle. Bol dua ediyor o gece. Bir daha kafasını vuruyorlar. Üçüncü kez yine bir sene geçiyor. Bir sene geçtikten sonra tekrar şehveti geliyor. Bu sefer rüyasına giriyorlar. Diyorlar ki, "Sen de artık bir evlen. Biz senin kafanı vurmaktan yorulduk." diyorlar. Yani bu hususta evlenmek de çok önemli. Eğer imkanı olan arkadaşlarım, genç kardeşlerim varsa eee Kur'an ve sünnetten biraz ilim alıp hocam ilimsiz de evlenilmiyor.
>> Eyvallah.
>> Allah muhafaza çok büyük tehlike. Kur'an ve sünnet ölçüsünde farz olan ilmi alıp eee evlenebilirler. dinin yarısını tamamlayabilirler.
>> Eyvallah. Eee zaten efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın vakti gelen eee evladımızı evlendirmek noktasında annelere babalara görev veriyor. E Rabbimiz de yine Nur suresindeki ayet-i kerimede içinizdeki bekarları evlendirin >> buyuruyor. Bekarları evlenin demiyor. İçinizdeki bekarları evlendirin. Eğer fakirlerse Allah onları fazlından zengin kılar diye de ayetin devamı var. Ama maalesef bu konuda eee toplumumuz eee çok savrulduk.
>> Evlilik yaşı şu anda Türkiye'de 30'lara kadar dayandı. E nefsi tahrik eden her şey şeytanın efendim askerleri oldu, orduları saldırıyor. Eee bu dönemde de çok ciddi imtihanlar.
>> Alternatifler çok hocam. Ulaşım çok kolay. İnsanlar birbirlerini çok kolay bir şekilde tüketebiliyorlar. Halbuki en değerli varlık insan.
>> Ama birbirimizi ne peynir ekmek gibi tüketiyoruz hocam bugün.
>> Eyvallah. E ben her zaman şunu söylüyorum. Şimdi bazen gençler gaflete düşüyorlar. Hocam İslam'ı da çok bilmeyen gençler özellikle diyorlar ki sen kaç sevgili yaptın? Ben bu zamana kadar üç sevgili yaptım. Sen kaç sevgili yaptın? Ben bu zamana kadar beş sevgili yaptım. Hocam sen üç sevgili yapmadın, beş sevgili yapmadın. Sen Allah'ın razı olmadığı bir şeyi yaptın. Ve eee yani aslına bakarsan biraz bu konuda ilim sahibi olabilsek biz ne kadar tehlikeli sularda yüzdüğümüzü gençler olarak bileceğiz hocam. Göreceğiz. Çünkü Allahu Teala bu hususta hiç razı değil. Yaklaşmayın diyor.
>> Çünkü yaklaştığımızda nasıl helak olacağımızı biliyor. Mahmut Efendi Hazretlerinin çok güzel bir sözü var. Bakma görürsün. Görme konuşursun. Konuşma buluşursun. Buluşma helak olursun. Ya
>> bu konuda hocam gözlerimiz bizim tesettürümüz.
>> Aynen.
>> Göz harama baktığında kalpteki lezzet zaten gidiyor hocam. Göz ne zaman bir yerde harama baktı Allahu Teala oradan lezzeti alıyor. Sen ibadet ediyorsun ama eee yani nasıl yaşadığını bile anlamıyorsun.
>> Doğru.
>> Bunun hatta bilimsel bir çalışmasını da yapıyorlar hocam. eee, göz sana ait olmayan bir şeye baktığında, özellikle cinsel anlamda, eee,
>> beynine çok fazla dopamin yüklüyor. Bunlar da senin küçük şeylerden mutlu olmanı engelliyor. Senin sinir sistemini bozuyor aslında. Hani Allahu Teala yaklaşmayın diyor. Gözleriniz tesettürdür diye bize bildiriyor. Ama bunu bilimsel olarak da eee, bakmadığımız zaman bize çok faydası var.
>> Evet.
>> Öyle hocam.
>> Mesela gözleri görmeyen bazı kardeşlerimle ve tanıştım. iki tane, üç tane üniversite bitirenler var. Gözlerini kaybettikten sonra hafızını dinleyerek yapan hatta Türkçesiyle beraber böyle ezberlemiş kardeşlerle eee tanıştım. O gözü koruduğun an insanın ne kadar efendim eee kıymetli olduğunu işte ilim olarak da ilerlemesi ne kadar kolay olduğunun e canlı şahitlerini de gördüm. Onun için rabbimiz söyle o mümin erkeklere, söyle o mümine hanımlara gözlerine harama bakmaktan sakınsınlar derken yaratan, yarattığını en iyi bilen rabbimiz bize ölçüyü de koymuş ama işte ölçüsüzlüğü ölçü haline getirince savruluyoruz, dağılıyoruz. Onun için efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın duası bu manada bize çok güzel bir eee yol gösterir. Ya Rabbi bir göz yumup açıncaya kadar bile beni nefsimle başa bırakma diye efendimiz dua ediyor ki buna bugün her zamandan daha çok ihtiyacımız var. Gençlerin de ihtiyacı var, büyüklerin de ihtiyacı var. Gençlerin belki telafi etmek için imkanı daha fazla olabilir ömür olarak ama yaşlıların telafi etmek için imkanı olmayabilir. Onun için eee bir an önce hani tövbe etmek de acel edin diyor ya eee sevgili peygamberimiz aleyhissalatu vesselam. Ölüm gelmeden önce tövbe etmekte acele edin diyor. Biz de eee hem büyükler hem küçükler tövbede acele etmeli. Peki hala böyle rabbinle konuştuğun, dertleştiğin anlar oluyor mu?
>> Oluyor hocam. O 13 yaşında Emred komutanım olayı oldu ama şimdi bu sefer de Emred komutanım deyip şeye geçiyorsun. Hazır o yola geçiyorsun. Hani ilerleme var. Çok şükür.
>> Elhamdülillah.
>> Eee ben Rabbimle konuşuyorum hocam. Rabbime tüm derdimi anlatıyorum. Allah'ım diyorum başıma bunlar geldi. Allah'a da şunu çok söylüyorum hocam. Allah'ım ben kendi nefsimin halini biliyorum. Kendi halimi biliyorum. Berbat haldeyim. Ne kadar ibadet edersem edeyim senin rahmetin olmadan olmayacak. Amellerimi beğensem ne olur? Beğenmesem ne olur? Yani beğenmem gerekiyor bu arada. Beğenmesem ne olur demeyeyim.
>> Yani bu usta Allah'a çok dua ediyorum. Allah'ım diyorum orada beni yalnız bırakma.
>> Yani çünkü hocam
>> eee ne yaparsak yapalım onun rahmeti olmadan giremeyeceğiz. Allah da bizden dört dörtlük olmamızı beklemiyor ama
>> bu hususta samimi olun. Düşün. Düştüğünüz yerde kalmayın. Hemen kalkın aslında. Tövbe edin. Temizlenin, arının. Bu usta rabbime diyorum. Allah'ım sen beni kabirde yalnız bırakma. karanlıkta bırakma.
>> Mahşerde yüzüm aydınlık eyle. Salihlerle, sadatlarla, peygamberlerle haşreyle. Bu duayı çok yapıyorum. Bu duayı yaparken elimden geldiğince ağlamaya, sızlamaya çalışıyorum. Çünkü çok korkuyorum.
>> Eyvallah.
>> Rabbimden korkuyorum hocam. Eee, çünkü yani korkuyorum. O çok da seviyorum ama bir o kadar da korkuyorum.
>> O sevgiyi kaybetmekten. Peki annenle babanla nasıl anlaşabiliyor musunuz? Annem babam biliyor musun?
>> Anlaşmak zorundayım. Çünkü annem babam eee beni bu yaşa kadar elhamdülillah hocam büyüttüler. Çok büyük emekleri var bende. Onlardan Allah razı olsun bu arada. Allah iki cihanda da yüzünü güldürsün. Allah yalnız bırakmasın.
>> Amin.
>> Ben annem babam bana bir şey söylediğinde onların sözünü dinlemediğimde
>> tokatı yiyorum
>> hocam. Şevkat tokadını yiyorum. İçim bunu alıyor, sıkılıyor. O yüzden annem ne derse haklı, babam ne derse haklı. Başımın üstünde yerleri var. Haklı da olsalar, haksız da olsalar onlar her zaman haklı.
>> Eyvallah.
>> Benim için böyle onlara karşı edepli olmak, onlara karşı merhamet sahibi olmak. Eee, tabii bu da Allah'ın ve resulün istediği bir şey, emrettiği bir şey. Onlar bizim başımızın tacı hocam. Burada ölçüyü şöyle ifade etsek belki daha da düzgün olabilir. Allah'a ve resulüne isyan olmadığı sürece anaya babaya itaat ederiz.
>> Tabii bu.
>> Evet.
>> Kur'an ve sünnet ölçüsünde hocam.
>> Allah'a ve resulüne aykırı bir şey söylediklerinde anne baba severim seni itaat ederim hürmet ederim. Elinden öperim boynuna sarılırım ama Allah'ın emri böyle değil resulünün emri böyle değil diye orada şerhimizi koyarız. Ölçümüz eee budur diyelim.
>> Doğru.
>> Peki son olarak eee senin yaşıt ya da biraz altında olanlara yaş olarak hani böyle futbola ilgi duyanlar var. Eee, Türkiye'de maalesef futbol, eee, ciddi bir sektör ya da insanları sömüren ya da kullanan ya da bazen yanlış yönlere. Çünkü aynı çatı altında aynı ananın babanın evladı birisi A takımında birisi B takımında birbirine böyle sinir krizine girebiliyor. Kanlı bıçakla olabiliyor. Eee, bu eğer iyi bir şey olsa kardeşi kardeşe düşman etmeyecek.
>> Böyle oralara heves edenlere söyleyeceğin şeyler var mı? Oradan gelmiş birisi olarak.
>> Peygamber efendimiz buyuruyor. Çocuklarınıza ata binmeyi, atış yapmayı, yüzmeyi öğretin." diyor. Bunlar bence dünyanın en güzel sporları. Peygamber efendimiz böyle dediyse hiç öyle çetrefilli işlere gerek yok. Hasım sahibi, düşman sahibi olacağımız sporlara gerek yok. Yüzmeye gidebiliriz ki bu çok güzel bir şey. Bu arada vücut sistemini çok rahatlatan bir şey. Atış yapabiliriz, ata binebiliriz. Peygamber efendimiz güreş önermiş. Güreş yapabiliriz. Yani bu hususta çok güzel sporlar var Peygamber efendimizin önerdiği ve onlar gerçekten insanı bu arada çok rahatlatan sporlar hocam.
>> Mübarek bir şey öneriyor ama önerirken de görüyor yani mübarek biliyor. O sebeple kendimize düşman kazanacağımız sporlara gitmeyelim girmeyelim gerek yok. Spor yapacaksak peygamber efendimizin önerdiği şekilde bize söylediği şekilde yapalım. Fayda görürüz zarar görmeyiz.
>> Eyvallah. Çok teşekkür ediyorum Beracığım.
>> Ben de çok teşekkür ediyorum hocam. Rabbim seni sevsin.
>> Sevdirsin, sevindirsin.
>> Nicelerinin namazla, Kur'an'la >> efendimiz aleyhissalatu vesselam'la buluşmasına sizleri vesile kılsın diye. Ben de bir abin olarak dua >> ederim. Allah razı olsun. İnşallah faydalı bir sohbet olmuştur.
>> Eyvallah.
>> Karşı taraf inşallah istifade eder. Biz istifade ettik hocam burada çünkü birbirimizi görüyoruz. Çok şükür.
>> Allah razı olsun hocam. Çok sağ olun.
>> Kıymetli dostlar bugün genç bir kardeşimiz sizlerle buluşturduk. Efendim, eee, bize Allah'ı hatırlatan, Allah'ı anlatan, Allah'la konuşan bir genç kardeşim. Elhamdülillah genç kardeşlerimize güzel bir örneklik olduğunu düşünüyorum. Bütün kötü insan yok. Her doğan çocuk İslam fıtratı üzere doğar diyor sevgili peygamberimiz aleyhissalatu vesselam. Eğer çocuklarımız kirlendiyse baba olarak görevimizi yapamadığımızdan, kirlendiyse anne olarak vazifeyi yapamadığınızdan, kirlendiyse bir hoca olarak vazifeyi yapamadığımızdan, kirlendiyse bir öğretmen olarak vazifeyi yapamadığımızdan, kirlendiyse toplum olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiremediğimizden dolayı. Ama her genç, her çocuk ya da her kişi rabbini tekrar bulabilecek. Tövbe ettiğinde rabbimizin efendim kapısını her daim açık olduğunu can boğaza gelinceye kadar bilmemiz de gerekiyor. Allahu Teala Hazretleri bizleri yolunda, zikrinde, şükründe, kendine güzel kulluğunda daim etsin diyorum. Allah hepimize seccademize varis olacak. Kapanmayacak amel defterimiz olacak. hayırlı nesiller yetiştirebilmeyi nasip eylesin. Bir başka programda buluşuncaya kadar Allah'a emanet olunuz. Esselamünaleyküm ve rahmetullahi ve berekatü. M.