📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

31) KPSS / AGS Tarih - XX.Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti I - Ramazan YETGİN - 2026

Benim Hocam1:42:29

Transcription

Değerli arkadaşlarım, hepinize merhabalar. Bugün inkılap tarihimizin ilk konusu olan Trablusgarp Savaşı ve 1. ve 2. Balkan Savaşlarını işleyeceğiz. Şöyle anlatayım size. KPSS'nin anlatımının %60'ı bitmiş vaziyette. Sorusal anlamda 12 soru. Buradan kalan anlatım, yani inkılap tarihi konuşuyorum. Çağdaş'ı katmıyorum. İnkılap tarihi anlatımının %40'ı ama gelen sınav sorusu gene 12. Yani Osmanlı'nın sonuna kadar 12, inkılap sadece 12. 24, 3 tane de ne kalıyor? Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi kalıyor.

Yine kameramanımız Murat ve İsveçre, İsveçre çakımız Nazım'la devam ediyoruz. Nasılsın Nazım? Ne var ne yok? Nasıl gidiyor? İyi misin? Murat, sen nasılsın?

İyiyim hocam.

YouTube'dakiler, sizler nasılsınız? Bundan sonra özellikle Trablus, 1. Balkan, ayadan beri gelmiyor. Büyük ihtimal gelme ihtimali yüksek olan bir yeri anlatacağım. Ben bu tahtada bir tane soru olduğunu düşünüyorum. Lisans, ön lisans veya ortaöğretim veya tabii ki neyden gelebilir? Şeye, YKS'ye de gelebilir. Hatta hakimlik, kaymakamlık fark etmiyor. Orada da inkılap tarihi yoğun ya. Nazım, onlarda da gelebiliyor.

Tabii Trablusgarp Savaşı'nın bizim için bir önemi daha var. Mustafa Kemal'in de ilk defa tarih sahnesine çıktığı olay değil. O ta 31 Mart'ta çıktı. İlk savaş fiilen katıldığı, ilk savaş. Tabii bunu anlatacağız ama tabii önce bir Kuzey Afrika'nın neresi olduğuna bakacağız. Bir ona bakacağız. Trablusgarp niye bu kadar önemli? Aslında önemli mi? Osmanlı Devleti'nin bile belli bir dönem çok gözden çıkardığı bir yere başkalarının bu kadar önem vermesinin nedenlerini anlatacağız. Tabii bunları anlatırken buradan sınav sorusu geleceğini unutmayın. Trablusgarp, 1. ve 2. Balkan'dan bir tane soru gelecek. Üçünüzden ya da dördünüzden birinize gelecek. Ortalama kaç senede bir geliyor? 4 yılda bir geliyor. Genellikle hep, genellikle bir daha söylüyorum, hep gazeteci Mustafa Şerif Bey, Mustafa Kemal'in oraya katıldığı şeyi soruyorlar ama artık öyle gelmeyecek. Diyaloglar gelebilir. Orada yaşanan olaylar gelebilir. Artık KPSS değişti. Yani eski mantıkla ders anlatımı ve soru yazımı aynı olmayacak.

Şimdi ben bunları anlatırken Trablusgarp Savaşı'nı yıllarca duymuşsunuzdur ama tabii burada anlatım yaparken bir şey daha dikkat edeceğiz. O da ne? İçerideki diyaloglar, yaşanan gelişmeler. Yoksa klasik anlatımın elbette ki dışına çıkacağız artık. Çünkü sorular artık inkılap tarihinde, özellikle inkılap tarihini çözecekler muhakkak ki diyalog sorularını bilmeniz lazım. Mustafa Kemal'in Sakarya Meydan Muharebesi öncesi konuşması, Sakarya'daki konuşması, sonrası konuşması, yıllar sonra yıl dönümündeki konuşmaları, işte böyle gelecek. 5 gün, 5 gece sürdü. 21 gün, 21 gece sürdü. Hep böyle gelecek. O yüzden bizim önceleri ve sonralarındaki diyalogları bilmemiz ve yaşanan gelişmeleri içeride bilmemiz hem hikayesel anlamda bunları güçlendirecek hem de sizin daha rahat anlamanızı sağlayacak.

Önce Afrika'yı bir çizelim bakalım. Osmanlı Devleti Afrika'da neydi? Ne olmuştu? Şuradan bir harita alanı belirleyelim. Doğru mu Nazımcığım? Şurasını şöyle. Şurası Afrika. Buranın şu kısmı Mısır. Mısır'ı biliyoruz değerli arkadaşlarım. Mısır 1882 yılından itibaren hangi devletin egemenliğinde? İngiltere'nin egemenliğinde. Güzel. Güzel değil de yani o anlatmak için söylüyorum. Şurası Trablusgarp. Burayı bizim yapalım Nazım. Bura bizim Trablusgarp yapalım. Tamam. Aslında Trablusgarp, Osmanlı Devleti'nin bu tarafında kalan ve Trablusgarp, biliyorsunuz Tunus, Cezayir, Fas gibi bu Kuzey Afrika'nın son dönemlerindeki olan garp ocaklarını bilir misiniz? Garp ocakları kim? Neydi? Garp ocakları Nazım. Tamam. Garp ocakları diye Osmanlı Devleti'nin tabir ettiği üç ülke hangisi?

He.

Ben bilmem. Bir araştır bak. Ben bunu anlattım sana. Şu bölgede Tunus var. Doğru mu Nazım? Ancak Tunus hangi ülkenin egemenliği altına girecek? Hemen şuraya da Tunus diye yazalım. Bu bölgede yine Fransız egemenliği altında olduğunu göreceğiz. Devam edelim. Mesela yine burada bir başka bilmemiz gereken ise burada hangisi var? Cezayir var. Cezayir de bizim elimizden biliyorsun ki hatırlar mısın? İlk Osmanlı Devleti'nin çıktığı, elinden çıktığı ilk toprak parçası 1830 tarihindeki Cezayir'dir. Ve en sona gelelim. En sonda da burada Fas diye bir ülke var. Fas 1900, yani 1881-82'lerde işte Fransızlar tarafından ilk işgale yavaş yavaş alınmıştır ve en sonunda 1907 tarihine gelindiği zaman artık Fas'ı da hangi devletin aldığını görüyoruz? Fransa. Dikkat ettiniz mi? Üç ülke Fransa, bir ülke İngiltere. Aradaki tek ülke eyalet olan hatırlayın Trablusgarp değerli arkadaşlar bize aittir. Şimdi o zaman Osmanlı Devleti'nin Afrika'nın kuzeyindeki tek toprak parçası Trablusgarp. Başka var mı? Yok. Başka herhangi bir şey yok.

Değerli arkadaşlar, şimdi bu Trablusgarp niye bu kadar önemli? Onu da anlatalım. Trablusgarp. Evet, buradan İstanbul'dan baktığınız zaman çok uzak bir yerdir. Ama burada bir tane şöyle bir devlet var. Bu devlet 1870'lerde kendi siyasi birliğini tamamlamış. Piyemonte krallığı olarak diğer krallıklara da son vererek İtalya devletini oluşturmuş. Ve İtalya, sizler de gördüğünüz üzere 1870'lerde oluştuğu için sömürgecilik hareketlerine geç kalmış. Ve sömürgecilikle dünyada iki devlet ön plana çıkmış. İngiltere ve Fransa. Peki İngiltere ve Fransa'ya savaş ilan etmen demek otomatikman değerli arkadaşlar onların sömürgelerine saldırman demek. Onlarla savaşman demek. Yeni kurulmuş ve sanayileşmek isteyen İtalya muhakkak ki zengin hammadde yataklarına sahip olan bir bölgeyi işgal etmek zorunda. Artı bu bölge savunmasız ve güçsüz olmak zorunda. Artı bu bölge İngiltere, Fransa'nın egemenliğinde olmamak zorunda. Dikkat ederseniz burada tek kalan yer, biraz da yakınlık sebebiyle Trablusgarp'tır.

Ancak Trablusgarp'tan bölge aslında Afrika kıtasının Osmanlı Devleti yönetmesi için eskiden dayı adı verilen bir yönetici gönderir. Dayı, dayılar veya Karamanlı dayılar derler. Bu bölgelerde genellikle dayılar var. Ve bir de askeri bir teşkilat var. Kuloğulları diye geçiyor bunlar. Osmanlı Devleti'nin özellikle bölgede Kuzey Afrika'daki egemenliğin sağlanmasında önemli rolleri olmuşlardır. Ancak Trablusgarp denilen bölge, İngiltere özellikle İtalya'nın radarına girdikten sonra İtalya bakın ilk ne yapacak? Buraya bir tane banka açıyor arkadaşlar. Banko di Roma, yani diğer adıyla Roma Bankası. Bir İtalyan bankası olan günümüzdeki Merkez Bankası gibi düşünebilirsiniz veya işte Ziraat Bankası olarak düşünebilirsiniz. Bu bölgeye geliyor. Elbette ki bu bölgede banka açtıktan sonra insanlara ne vermeye başlıyor? Kredi. Peki bu kredilerle insanlar o kredileri geliyor diyemeyince ne oluyor? Evleri ve arabaları, hani öyle anlatayım. Ev, araba, arsa hepsini ipotek gösterdikleri için zamanla banka zaten otomatikman buraları topluyor. Bak otomatikman buraları toplamaya başlıyor. Bu banka var ya bu banka savaşa sebep oldu. Bunun bir başkanı var, Pakelli diye. Bu zamanla ne dedi biliyor musunuz? Burayı Almanlar gözlük, acilen işgal edelim dedikten sonra Trablusgarp işgale uğramıştır. Demek ki bir banka deyip geçme. O banka oraya girdikten sonra Trablusgarp'taki ve mevcut Arapların mevcut topraklarını alarak bir genişleme siyaseti. Bunun aynısını İsrail Filistin'e yapmıştır. İşte zamanla hangi devlet nereye çökmek isterse ekonomik imtiyazları önce elde etmeye başlamıştır. Bu önemli. İşte bizim milletimizde işte görüyorsunuz bankalardan yakasını kurtaramıyor bir türlü. Akraba ilişkisi, borç ilişkisi bitince ne olacak kardeşim? İnsanlar ne diyor artık borç almak istersen kardeşim git bankadan kredi çek diyor. E böyle böyle nereye kadar gider? İşte bir düşünün bakayım.

Şimdi Trablusgarp'ın bütün meselesi bu. Trablusgarp Savaşı'ndan önce bir olay anlatayım. Şimdi tabii ki İtalya şunu ve şunu kızdırmamak zorunda. İkisini de kızdırırsa ne olur? Başına bela olur. O yüzden Mısır'a diyor ki, "Gel seninle bir anlaşma yapalım. Sen bak zaten İngiltere'ye. Sen zaten buradasın. Ben sana karışmayacağım ama sen de benim bu işgalime karışmayacaksın. Tamam mı?" Tamam. İkisi de birbirinin haklarını s. Fransa'ya gidiyor. Fransa'yla bir anlaşma yapıyor. Ancak Fransa'yla yaptığı anlaşma çok ilginç bir anlaşma. Fransa aslında Fas'ı zamanla almıştır. Böyle tek tek gıdım gıdım derler ya böyle böyle. Dedi ki, "Bir daha Fas'la ilgili bir hareket yaparsan sen de benim Trablusgarp'taki işgalimi tanıyacaksın. Tamam mı?" Tamam. Sene 1907'ye geldi. Fas'la ikinci kız Fransa krizi çıktı. Bunun üzerine Trablusgarp değerli arkadaşlar İtalya ile Fransa'nın yapmış olduğu anlaşma gereği artık İtalya'yı işgal haline hazır hale getirdi. Demek ki ikisi de sesini çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Bir tane daha var ama Akdeniz'e egemen olmak isteyen İngiltere ve Fransa'nın düşmanı da olan Rusya. E Rusya diyeceksin 1909'da da Rajonigi diye bir anlaşma yapıyorlar ve Rusya İtalyanların Trablusgarp işgaline onay verirken, ileriki zamanlarda ben de boğazları işgal edeceğim, sen de benimkini tanıyacaksın diyerek Rajonigi diye bir anlaşma yapıyorlar. Her şey tamam mı? Her şey müsait. Niye müsait biliyor musunuz? Bir, İtalya Trablusgarp'a Osmanlı Devleti'nden daha yakın. İki, Trablusgarp'ın zengin hammadde yatakları var. Üç, zaten burada kurmuş oldukları ekonomik imtiyazla beraber Trablusgarp topraklarını ele geçirmişler. Dört, buradaki Araplar kabilecilik anlayışları yetiştiklerinden dolayı öyle birçok bir birliktelikleri yok. Yok. Ne yapacaklardı arkadaşlar? Ültimatom veriyorlar Osmanlı Devleti'ne. Diyorlar ki, "Osmanlı, sen buranın halkını, buradaki diğer halklara göre geride bıraktın. Medeni açıdan geride bıraktın. İki, buradaki İtalyan bankerlere, şunlara bunlara sen ne yapıyorsun? Kötü davranıyorsun. Hristiyanlara kötü davranıyorsun. Hacılar haca gitmelerini engelliyorsun" diyerek bir ültimatom veriyor ki ültimatomun bak hiç alakası yok. Adamlar bize ültimatomla 24 saat süre vermişler. 24 saat daha bitmeden bize savaş ilan ettiler. Zaten ültimatomun amacı neydi? Osmanlı Devleti güya cevap verecekti resmi kanallarda. Vermeye bile lüzum görmedi. Adamlar bu Trablusgarp hareket düzenlediler.

Bir şey söyleyeceğim. Trablusgarp Savaşı'nda bir yanlış anlaşılma var arkadaşlar. Trablusgarp'ın ilk saldırdığında İtalyanlar hepimizin bildiği Derne, Tobruk, Holmes ve Trablus diye dört tane bölge var. Dördünü de alıyorlar zaten. Hatta İtalyanlar bunun için buraya askeri bir gezinti yapıyoruz diyorlar. Yani o kadar hafife alıyorlar. Bakalım biz o kadar hafif alacak mıyız? O zaman şuradaki yerleri de bir yazalım. Haritaya göre. Burada ne var kardeşim? Burası Tobruk. Doğru mu? Sonra Derne, bak şurası Bingazi. Şurası da Trablus olması lazım. Doğru mu? Dört tane bölge var. Bir daha söyleyelim. Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablus. Dikkat. Bu dördü de kıyıda mı kardeşim? Kıyıda. O zaman İtalyanlar buradan buraya akınlarına başladılar mı kardeşim? Dört bölgeye. Dört bölgeye başladılar. Dikkat. Dördünü de aldılar. Demek ki dördünü aldıktan sonra özellikle şu kıyı şeridi artık kimlerin oldu? İtalyanlar.

Şimdi asıl mesele bundan sonra başlıyor. Osmanlı Devleti bölgeye asker gönderecek durumda değil. Bir, iki, bölgeye ancak gönüllü subay gönderebileceğini, gönüllü subayların da buradaki mevcut Arapları İtalyanlara karşı ayaklandıracak. Şimdi buraya tamam da bu gönüllü subaylar kim? Birincisi bu. İki, bu gönüllü subaylar nasıl geçecek? Adamlar tarafsızlığını ilan etmiş. Senin gönüllü subayın geçmesi için mantıken şu bölgeden başlayarak doğru mu Nazım? Buradan buraya. Buradan da nereye geçmesi lazım? Buraya. Çok meşakkatli bir yolculuk arkadaşlar. Öyle kolay mı? Fuat Bulca'lar, Enver Paşalar. Efendim bu tarafta bakıyorsun şey neydi onun ismi? Nuri Conker, Ali Fethi Okyar. Bak bu dediğim adamlar ileride milli mücadele önemli kişileri veya 1. Dünya Savaşı'nda önemli kişiler. Ya bunlar nasıl geçecek ya? Hepsi mecburiyetten önce Mısır üzerine gelecekler ve Mısır üzerinden bu tarafa doğru geçecekler. Bir kimliklerini değiştirecekler. İki, pasaportlarını değiştirecekler. Arkadaşlar bu bir devlet operasyonudur. Bu bir devlet operasyonu. 25'e yakın gönüllü subay hepsi kimliklerini değiştirecek. Mustafa Kemal gazeteci Mustafa Şerif adını alacak. Enver Paşa, Kuyumcu Hamdi veya tüccar Hamdi olacak. Hepsinin bir kimliği var. Ve Mustafa Kemal buraya geliyor. İyi dinleyin. Öyle kolay mıymış? Hani böyle anlatılıyor. O zamanın ulaşım şartları o kadar zor ki buradan geldi. Mısır'a geldi. Her neyse Arap kıyafeti giyeceksin mecbur tanınmamak için. Ya Mustafa Kemal'in tarihte bir tane sakallı fotoğrafı var ya. Hangi fotoğraf o ya? Hangi fotoğraf? Bana bir söyleyin bakayım. Trablusgarp'taki fotoğrafı. Sonra adam oraya yazmış. Arkadaşlar Mustafa Kemal öldü Trablusgarp'ta. E bu yerine geçen başka Mustafa Kemal. Adam tarihten bir haber olduğu için lan arkadaş öyle olur mu? Mustafa Kemal Araplara benzemek zorundaydı. Çünkü Mısır'ın üzerinden geçmek zorunda. Evet. Mısır yıllarca bize bağlı olsa da Fransız İhtilali'nden sonra eylemen milliyetçilik akımından dolayı etkilenmiş ve Mısır sizler de biliyorsunuz ki Mehmet Ali Paşa'nın ölümünden sonra burada Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla beraber zenginleşmiş ve İngiltere buraya çökmüş. 82'de dikkat. Mustafa Kemal Arap gibi davranmak için ne yapmak zorunda? Arap kıyafetleri giydi. Sakalı uzattı. Onun zaten tek sakal fotoğrafının Trablusgarp'lı olmasının sebepleri var. Neyse istasyona geldiler. İskenderiye'de. Bir tane Mısırlı subay yakaladı. Nasıl subay yakaladı? Yani adam anladı bunların o tarafa doğru geçmek istediğini, niyetini anladı. Çünkü Mısır'da tarafsız ya. Ne yapması lazım? Mısır subay tutuklayacak. Savaş bittikten sonra verecek. Normali bu. Tarafsız kalan bu devlet bunu yapar. Mısırlı subayla Mustafa Kemal bir başladı konuşmaya. Mustafa Kemal durumu anlattı. Sen Müslüman değil misin? Dedi. Buradaki insanlar buraya gidiyor. Bizim insanlarımız oradaki Araplar senin ırkdaşların şunlar bunlar diye diye subayı ikna etti. Bak subayı ikna etti. Neyse bir hafta deve yolculuğu. Mustafa Kemal arkadaşlar bir hafta deve yolculuğu yapıyor buradan buraya geçmek için. Neyse geldiler en sona tam sınıra geldiler. Arap kıyafetlerini çıkarttılar. Üniformalarını giydiler Mustafa Kemal'ler arkadaşlarıyla beraber işte Fuat Bulca'lar şunlar bunlar. Çık. Mustafa Kemal oraya seyahatinde zaten bir rahatsızlandı. Bir 15 gün İskenderiye'ye yatmıştı. Diğer arkadaşlar ona yetiştiği için beraber geçiyorlar. Bir hafta deve yolculuğu lan bir hafta şurada deveye turistik deve biniyoruz da şurada Kızkalesi'yle falan araya iki biniyoruz da sıkılıyoruz. Bir hafta deve yolculuğu kardeşim. Kolay mı bu işler? Neyse tam sınıra geldiler. Mustafa Kemal Arap kıyafetlerini falan çıkarttı. Tak Mısırlı gene bir subayla İngiliz subay ortak işgal ya. İşte Mustafa Kemal'i gördü dedi. Nereye geçiyorsunuz dediler. Buraya. Mustafa Kemal dedi ki, "Burası Osmanlı toprağı. Hayırdır?" dedi. Şimdi öyle bir atışma var ki arkadaşlar Mustafa Kemal'le İngiliz subay arasında. Bu arada bizdeki sayı 6, adamlardaki sayı 100. Yani 100 kişi 6 kişiyi çevirmiş. Mustafa Kemal dedi ki, "Eğer bir daha adım atarsan sizi vururum" dedi. Tehdit ettim. Sizin dedi, "üşenize ateş ederim. Beni" dedi, "Buradan geçireceksiniz." İngiliz subaylar Mustafa Kemal'e güldü. Neye güldü biliyor musunuz? Hani sayıya bak. Hani diyor İngiliz subay diyor ki, "Bak sayıya kim kimi öldürür?" diyor. Ama ona rağmen geçişine izin verdiler. Ve Mustafa Kemal buraya geldi. Burada Miralay şey var. Neşet var. Normalde Trablusgarp bölgesinin şeyi kimmiş? Neşet Bey var. O bayağı bir mücadele ediyor. Mustafa Kemal ne yaptı kişi olarak? Tobruk'ta, Derne'de o bölgelerdeki özellikle Arapları İtalyanlara karşı kışkırtmak için dinden girdi, milliyetten çıktı, oradan girdi, buradan girdi. Siz ne yapıyorsunuz? dedi. Bu topraklar bırakılır mı? Hatta hatta İtalyanlar o kadar şey ki bölgede sürekli olarak şunu yapıyorduk. Gördünüz mü oğlum padişahınız sizi yalnız bıraktı. Hani bilmem ne. Enver Paşa geldi Bingazi'ye. Bingazi Enver Paşa'yı protesto ediyordu Araplar. Bingazi'ye gelen Enver Paşa ne dedi? "Daha kim gelsin?" dedi ya. "Padişahın damadı gelmiş. Daha sen kimi göndersin?" Yani adam diyor ki, "Buraya önem vermesek ben gelir miyim?" demeye getiriyor. Bunun üzerine tekrar Araplar özellikle Enver Paşa ile Mustafa Kemal'in etrafında birleştiler. Mustafa Kemal orada Şeyh Ahmet Sünisi Hazretleri var. Çok önemli bir adamdır. O bölgenin ileri gelen sülalelerinden. Bu bölgede o insanları savaşa teşvik etmiştir Mustafa Kemal'le, şey Enver Paşa. Bunun faydası ne olacak Mustafa Kemal'e? Bir, gerilla savaşına başlayacak. İki, kendinden az bir kuvvette büyük bir kuvvet yenecek. Bu ne demek? İleride de milli mücadelede az bir kuvveti olan milli mücadelede çok kuvvetli olanları yeneceğinin ilk müjdesi nerede olmuştur? Trablusgarp'ta. Trablusgarp'lı Arapları İtalyanlara karşı kışkırtıp aylarca günlerce savaştırdı Mustafa Kemal ve özellikle Enver Paşa. İkisi de Derne'de, Tobruk'ta Mustafa Kemal, özellikle Bingazi'de de Enver Paşa büyük bir mücadele sonucunda şu kıyı bölgesinden bir türlü içeri doğru giremiyor. Hani neydi askeri gezintiydi sizler için? İtalyanlar sizi bikolatacılar sizi. Ne oldu lan? Öyle oluyormuş? E orada biz yeneriz ne de olsa Arapların topraklarını aldınız, ekonomik imtiyazlarla onları krediye boğdunuz, kredilerini ödettirmediği için evlerine ipotek koydunuz. E ne oldu bak 25 tane gönüllü subay bu bölgeye geldi de gelir gelmez oradaki Arapları örgütledi. Örgütledikten sonra bakın şimdi hiç askeri gezinti oluyor mu? Büyük mücadeleler verdiler. Mustafa Kemal Derne muharebesi gözünden yaralandı. 15 gün tedavi sonra bir daha geldi. Bir daha o tekrar etti. Mustafa Kemal'in bir böyle şaşı gibi bir fotoğrafını yayınlar. Sevmeyenler biliyorsun değil mi? Nerede yaralanmış Mustafa Kemal? Ya ta Trablusgarp'ta 1911'lerde 12'lerde Derne komutanı oluyor. Başarılarından dolayı hemen binbaşı yapıyorlar orada. E nasıl oluyor bunlar? Bunların hepsi bu anlattıklarımız hikaye değil ki arkadaşlar. Hepsi gerçek yaşanmış olayı ve büyük mücadeleler.

İtalyanlar tabii ki mücadelede başarılı olamayınca artık alternatif yol aramaya başlıyorlar. Şimdi nasıl arayacaklar? Şimdi mantık şu. İtalyanlar kıyıdan aşağı içeri doğru giremiyorlar ya. Diyorlar ki, "Biz Osmanlı Devleti'ni barışa mecbur edelim. Ne yapalım o zaman? Savaşı geniş alanlara yayalım. Eğer" diyorlar, "savaşı geniş alanlara yayarsak mecbur bizle masaya oturmak zorunda kalacak." Bakın ne yapıyorlar. Bir, hemen bu bölgedeki değerli arkadaşlar şu bölgedeki Beyrut'u bombalıyorlar. Beyrut, Lübnan'ın başkenti o zaman bizim. Dönüyorlar değerli arkadaşlar ilerliyorlar. Şuradaki Rodos adasını alıyorlar. Rodos'u dönüyorlar. Buradaki 12 adayı alıyorlar. 12 ada. Rodos'la beraber sayılır bazen. Aslında 14 adadır ama biz 12 ada deriz. Sonra dönüyorlar. Dikkat. Çanakkale'ye saldırıyorlar. Bakın değerli arkadaşlarım, hayatımızın en büyük kutlama alanlarından bir tanesi 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi'dir. Ancak Çanakkale tarihimize ilk defa işgale uğramamıştır. Sürekli olarak, sürekli olarak Çanakkale Osmanlı'nın özellikle İstanbul bölgesine ulaşabilmesi için en kısa yol olduğu için o bölge sürekli olarak şehrin biraz geriye kurulmasının bazı sebepleri var. İşte sürekli bomba at, bomba at, bomba at. E şehir ikide bir yıkılıyor. Şehir ikide bir yıkılıyor. O yüzden o dar geçitlere müstahkem mevkiler kuruluyor. Şehirler gerilere kuruluyor. Yoksa şehir ikide bir yıkılıyor. O yüzden 1912'de bir İtalyan ablukası var Çanakkale'ye. Niye? Osmanlı Devleti denizden ne göndermesin? Donanma yardım gönderemezsin. Osmanlı Devleti'ni anladınız mı? Bir, Osmanlı Devleti'nin bölgeye uzak olması. İki, buradan da donanmasını çıkaramaması. Zaten Osmanlı Devleti'nin Trablus'ı savunamamasına sadece 25 gönüllü subayın buraya gelmesine sebeptir.

Hatta çok ilginç bir olay anlatayım size. Abdülhamit, işte II. Abdülhamit'in büyüklüğü burada ortaya çıkıyor. Abdülhamit Trablusgarp'ta İtalyan hemenini çok iyi biliyor. Onu bildiği için aslında bölgeye bir askeri kuvvet yerleştiriyor. İleride İtalyanların bu hareketlerini seziyor. İkinci Abdülhamit bakın sezdikten sonra istihbaratta güçleniyor. Abdülhamit'in aslında 1880'lerde buraya bir şey kuruyor başkan. 10.000 kişilik, 20.000 kişilik ordular kuruyor. Ama bu ordular Yemen bölgesindeki İmam Yahya isyanı bastırmasından dolayı oraya gönderildiği için silah depoları da oraya gönderildiği için zamanla Osmanlı Devleti silahı tekrardan buraya getiremediğinden dolayı o yüzden savunması kalıyor. Yoksa Abdülhamit gördü. Hatta Abdülhamit gibi görenler arasından bir tanesi de ulan bu savaş kaçınılmaz. Biz buraya mantıken buradaki Arapları silahlandıralım diye Derne adındaki bir gemiyi gönderiyor. Savaş daha başlamamış arkadaşlar. İyi dinleyin. Savaşlar başlamadı ama başlamasına birkaç gün var. Derne vapuru, Derne gemisini gönderiyor içinde. Silah, tüfek, un, her şey var. Anlatabiliyor mu? Bölgeye gönderiyorsun. Lazım. Derne gemisi İstanbul'dan ayrılıyor. İtalyanlar haberini alıyor. Şimdi İtalyanlar ne yapacak? Bu Derne gemisinin Trablusgarp'a ulaşmasını engelleyecek. Doğru mu? Bizimkiler o kadar akıllı ki bir hepsi Almanca konuşuyor şeyin içinde, geminin içinde bilerek. Çünkü gemi Trablusgarp'a doğru yanaşıyor ya. Artık bundan sonra kaçış yok. Ya batıracaklar gemiyi ya o bölgeye o istikamı verecekler. Arkadaşlar komutan yüzbaşı Rauf Orbay. Rauf Orbay'ı hep Balkan Savaşları'nda Hamidiye kruvazöründe anlatıyoruz ama ilk meselesi buradadır. Yüzbaşı Rauf Orbay bölgedeki bütün herkese Almanca konuşturduğundan dolayı oradaki İtalyanlar bunun bir Alman gemisi zannetti. E hocam üzerine Derne yazıyor Türkçe. E zaten Derne olduğunu da biliyorlar. Hayır aslında Derne'nin altında Almanya'dan alınan bir gemi olduğu için Hamburg yazıyor. O Derne'yi siliyorlar. Hamburg'u da Hamitz diye bir şey yazıyorlar. Böyle saçma bir şey. Uzaktan okulunda Hamitz diye yazılıyor. Ne oluyor biliyor musunuz? Allah işte bu Derne gemisini bekleyen İtalyanlar orada beklerken bizim gemimiz Trablusgarp'a gelip o bütün malzemeyi boşaltıyor. Gemi onların eline geçeceğini bildiği için gemiyi kendi mürettebatımız batırıyor. Batırıyor gemiyi. Yıllar sonra İtalyanlar bu bölgeyi işgal edince o batık gemiyi buluyorlar. Tekrar yüzeye çıkarıyorlar. Tamir ediyorlar. Biz de bize karşı kullanıyorlar. Derne gemisinin hikayesinde Rauf Orbay var. O Rauf Orbay adam niye boş adam olmadığını bir sonraki savaşta olan Balkan Savaşları'na göreceğiz.

Öyle Trablusgarp oldu da nasıl oldu? O kadar önemli bir başlangıç ki Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi, Nuri Conker gibi, Fuat Bulca gibi adamların ilk savaşları neredeyse ve bu savaşlar onlara müthiş deneyimler kazandırmıştır. İtalyanlar burada ne yapacaklardı? Keşif uçakları. İlk defa savaş uçakları dünya tarihinde Trablusgarp'ta kullanılacak. Ha bombardımandan ziyade halka şey atıyorlar. Sürekli bildiri atıyorlar. Var mı bizim seçim zamanları 1990'larda gökten kağıt yağardı arkadaşlar. Hatırlar mısın? Bilmiyorum ama böyle gökten kağıt yağardı. O ANAP Partisi, Refah Partisi böyle hep düşerdi, bakardık falan. Aynısını atıyorlar. Türklerin sizi kurtarmayacağını, sizi kurtaranların İtalyanlar olacağını sürekli pompalama var. Ama Şeyh Ahmet Sünisi helal olsun vallahi Mustafa Kemal'in yanında herhalde. Hatta çok ilginç bir olay oldu. Vahdettin kılıç kuşanma törenine şeyi çağırdı. Şeyh Ahmet Sünisi'yi çağırdı. Neyse oraya gitti. Adam orada kalırken hop İstanbul işgal edildi. İstanbul işgal edilince de adama bir şey olmasın diye Bursa'ya naklettik. Şeyh Ahmet Sünisi Bursa'dan da Mustafa Kemal TBMM'yi açtıktan sonra Ankara'ya davet etti. Kendi onuruna yemek verdi. Dedi ki, "Şu gördüğünüz adam var ya" dedi, "adam gibi adam. Mustafa Kemal anlatıyor tepede. Bu adam" diyor, "Trablusgarp'la bizim yememizden, içmemizden tut da her şeyimizi karşıladı. Bu adam tam bir gerçek vatanseverdir" dedi. Şeyh Ahmet Sünisi eğer halifelik kaldırılmasaydı Mustafa Kemal büyük bir ihtimal halife ilan edecekti. Ancak halifenin de şartı Osmanoğulları sülalesinden geleceği için mecburiyetten yapamadı. Yoksa Mustafa Kemal'in düşüncesinde kim varmış? Şeyh Ahmet Sünisi Hazretleri var. Tabii.

Ve biz bu bölgelerde düşünün savaş devam ederken nasıl mücadele ediyoruz? Can siperane. Dört tane Balkan ülkesi Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etme kararını alınca mecbur kalıyoruz. İtalyanlarla masaya oturup Uşi diye bir anlaşma imzalıyoruz. İsviçre'nin Lozan kentine bağlı olan bir kasabada Uşi anlaşması 1912'de yapıldı. Anlaşmanın 1. maddesi Trablusgarp ve Bingazi İtalyanlara bırakılacak. Hadi buyur. O kadar mücadele et, et. Zorluklarla, yokluklarla, Araplarla anlaşmak kolay değil. Kabilecilik anlayışları çok yoğun. Öbürkü öbürküne küsmüş. Öbür öbürüne küsmüş. Öbürle öbürünün kan davası var. Yine de ortada buluşturmuş vatan sevdası. İki, Trablusgarp'ta padişah adına bir adam gelecek. Naip-i Sultan diye. Yani sultanın yardımcısı, sultanı vekalet eden kişi dini günlerde, bayramlarda padişah metnini okuyacak. Naib-i Sultan diye geçer. Bu amacımız de Trablusgarp'la kültürel bağlarımızı ve dini bağlarımızı koparmamak. Üç, eee hocam bu 12 ada Rodos ne olacak bunlara? Yunanistan da istiyor buraları. E şimdi Yunanistan girse savaşa belki de Yunanlılar olacak. O zaman diyoruz ki Balkan Savaşları'nın sonuna kadar geçici olarak İtalya'da kalsın. Lan geçici vatan toprağı verilip geri alındığını gören var mı? Osmanlı'nin düştüğü duruma bakın. Yani İtalya almış buraları da Yunan korkusundan Yunan alır buraları diye İtalya'da bıraktık. Dört, E Trablusgarp'ın Düyun-u Umumiye borcu var. İtalya dedi ki, "Ben ödeyeceğim." E kapitülasyonlar ileride Osmanlı sen kapitülasyonları kaldırmaya karar verirsen ben de sana yardımcı olacağım, seni destekleyeceğim diye kararlar alındı ve Osmanlı Devleti Afrika'daki son toprak parçasını kime kaybetmek zorunda kaldı arkadaşlarım? Şu bölge artık kimin oldu Nazım? İtalyanların oldu. Bakın o zaman şunu söyleyebilir miyiz? Bakın buraya. Burada artık Osmanlı Devleti'nin bir toprağı kaldı mı? O zaman Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprak parçası da 20. yüzyıl başlarında elinden çıkan Trablusgarp olacaktır arkadaşlar. Bütün Trablusgarp meselesi budur. Var mı sıkıntımız? Hadi bakalım. Bir şimdi yazıyoruz. Nedenleriyle başlayalım. Hadi bakalım.

1. Trablusgarp'a neden saldırı İtalya? Bölgenin İtalya'ya yakın olması. İtalya'ya yakın olması. Evet. Osmanlı'nın bölgeyi savunamayacak güçlü ya da savunamayacak durumda olması. Savunamayacak durumda olması. Evet. İtalya'nın siyasi birliğini geç tamamlayıp sömürgecilik yarışına girmesi. Evet. Trablusgarp'ın zengin hammadde yataklarına sahip olması. Hammadde yataklarına sahip olması. İşte bu sebeplerden dolayı İtalyanlar bölgeye saldırmışlardı.

Devam edelim. Not. Savaş öncesi. Özellikle bu anlaşma önemli. Çünkü Rusya da izin veriyor en sonunda. 1909 yılında Rusya ile İtalya arasında, Rusya ile İtalya arasında arkadaşlar Rajonigi diye bir anlaşma var. Rajonigi antlaşması imzalanmıştır. Böylece İtalyan işgaline Rusya da onay vermiştir. İşgaline Rusya da onay vermiştir. Evet.

Söyle bakalım Nazım. Savaşın gelişimi. Osmanlı'nın durumu siyasi tamam.

Devam et. O kadar uzatmış.

Bu mu?

İtalya Trablusgarp'a saldırmıştır. Onlar için neydi bu? Onların gazetelerine ne yazıyordu bunun için? Askeri bir gezinti. Yıllarca bunu kullandılar İtalyan gazeteleri. Sonuç: Askeri bir gezinti olmadı. Evet. İtalya'nın Çanakkale Boğazı'nı abluka altına alması.

İtalya'nın Çanakkale Boğazı'nı abluka altına alması. Abluka altına alması. Evet.

Ve Mısır'ın İngiliz işgali altında olması sebebiyle işgali altında olması sebebiyle Osmanlı Devleti bölgeye karadan ve denizden asker gönderememiştir. Karadan ve denizden asker gönderememiştir. Evet.

Nazım.

Evet.

Bölgeye gönüllü subaylar gönderilmiştir. Gönüllü subayların temel amacı ne? Bölgedeki Arapları İtalyanlara karşı kışkırtmak. Gönüllü subaylar gönderilmiştir. Evet.

Tabii burada takma isimler kullanılıyor zaten. Sürekli yazışma var. Enver Paşa, Fuat Paşa ve Mustafa Kemal arasında. Mustafa Kemal Fuat Bulca'ya bakın ne diyor.

Fuat Bulca'ya takma adlarımızla gideceğiz. Doğru mu?

Takma adlarımız ile gideceğiz. Yani genel manada bu isim. Arkadaşlar bunu ısrarla söylüyorum. Sınavda takma adlarla gidilen savaş neymiş? Uzak gemal sen hiç başka da takma adlarla savaştığını gördün mü? Ama nerede var? Trablusgarp'ta var. Orada gazeteci Mustafa, gazeteci Şerif Bey ya da gazeteci Mustafa Şerif Bey adıyla gidiyor. Evet şuraya bir gelelim. Savaşa katılan gönlü subayları bir yazalım bakalım kimlermiş Nazım. Söyle.

Kemal.

Mustafa Kemal savaşa hangi isimle katıldı? En çok gelen sınav sorusu. 12 defa sorulmuş. Sürekli çünkü hep aynı şeyi soruyorlar. Gazeteci Mustafa Şerif Bey. Genelde Mustafa'yı kullanmışlar, kullanmazlar. Gazeteci Şerif Bey yani gazeteci Şerif Bey ismine katıldı. En çok gelen sınav sorusu bu olur. Çıkarsa herkes yapar haberiniz olsun. Devam edelim.

Enver Paşa.

Evet Enver. Bu arada Mustafa Kemal nerede savaşıyor onu da söyleyeyim. Derne ve Tobruk. Enver Paşa, Tüccar Hamdi veya Kuyumcu Hamdi diyorlar. Burada da Enver Paşa'nın savaştığı yer Bingazi bölgesi. Evet.

Nuri Conker gitmiş mesela. Bunlar çok önemli insanlar. Fuat Bulca gitmiş.

Ali Çetinkaya, Ali Fethi Okyar. Bak ne kadar çok tanıdık isim var değil mi? İşte milli mücadelenin kadroları ilk staj yeridir Trablusgarp. O yüzden çok kıymetli. Savaş görüyor adamlar ilk defa. Evet.

Notumuza gelelim Nazım.

Uzun bir not var burada. Ne notu?

Evet. Dur şimdi. Üç sınavda gelmiştir. Mustafa Kemal'in fiilen katıldığı ilk savaş hangisi? Cevap Trablusgarp. Mustafa Kemal hangi isimle katıldı? 12 defa sormuş gazeteci Mustafa Şerif Bey. Ama burada gelmeyen bir soru var. Dikkat. Mustafa Kemal'in kendinden üst kuvvetlerle yapmış olduğu ilk savaş sebebiyle bu ileride milli mücadelenin de kazanılacağının ilk müjdesi olmuştur. Bak bir daha söylüyorum. O yüzden şu not çok kıymetlidir. Söyle Nazım.

Mustafa Kemal'in katıldığı ilk savaştır. Evet.

Onu yazdık zaten. Devam.

Kendinden çok daha fazla askeri bir gücü yenmesi. Askeri bir gücü yenmesi ileride değil mi? Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağını müjdelemiştir. Bu yönüyle çok önemli.

Nazım sesli. Oğlum ne yapıyorsun? Hadi.

Savaş sırası sonunda da değil aslında. Savaş sırasında hangi rütbeye ulaşmış? Binbaşı rütbesine ulaşmış. Evet.

Mustafa Kemal bu Anadolu ilk defa tanınmaya başlanmıştı.

Rütbesine ulaştı ve Anadolu'da ilk defa tanınmaya başlandı. Anadolu'da ilk defa tanınmaya başlandı. Çok ilginç şeyler de oluyor burada da. Anlatmayayım. Şu anlamda söylüyorum. Yani hatta çoğu yerde Mustafa Kemal'in ismini bile yer vermiyorlar. Özellikle İttihat ve Terakki subayları Mustafa Kemal 1909 kongresinden sonra ayrıldı ya İttihat ve Terakki'den. İttihat ve Terakki'lerin adını sayıyorlar. Başarıları hiç Mustafa Kemal'in adı yok. Sonradan sonradan tekrardan bu binbaşı rütbesi oldu, oldu bu oldu falan derken en sona saymaya başlıyorlar. İttihat ve Terakki'ciler burada özellikle İttihat ve Terakki subaylarını sayarken 1909 Kongresi'e Mustafa Kemal asker siyasete katılmasın dediğinden dolayı çıktığı için İttihat ve Terakki'den. Ondan sonra biraz İttihat ve Terakki'cilerle arası bozuldu tabii ki isterseniz. Evet.

İki tane not var arkadaşlar.

Dünya tarihinde ilk savaş uçağı.

Dünya tarihinde ilk savaş uçağı. İlk savaş uçağı nerede kullanılmış? Trablusgarp Savaşı'na kullanılmış. Genelde keşif amaçlı var. Trablusgarp Savaşı'na kullanılmış. Hatta ne kullanır biliyor musunuz? Balon. Balon. Balon yok mu? Balon deyince akla ne geliyor? Kapadokya'daki Nevşehir'deki şey geliyor. Nerede kullanmış kardeşim?

Heh. Artık Nevşehir'e gidince gençler balona baktığımızda ne diyeceğiz? Trablusgarp Savaşı. İşte tarih bilinci nasıl gerçekleştiriyormuş böyle böyle böyle olacak işte bir bakacaksın bir yere hemen aklına başka bir şey gel zaten geliyordur. Bugün K ile S harfini yan yana koyun ortada hemen KPSS diye okuyorum. Hiç alakası yok halbuki.

Kastamonu diye okuyor.

Kastamonu diye okumuyor. Öğrencilerdeki bakış açısı buna dönüyor işte. Nazım ufacık bir şeyde bile artık onu görmeye başlıyorlar. Evet bu böyle burası. Tamam mı? Trablusgarp Savaşı. Devam edelim.

İkinci not. İtalya amacına ulaşamayınca.

İtalya amacına ulaşamayınca bakın nereleri bombalıyordu.

Beyrut.

Beyrut.

Çanakkale.

Çanakkale.

Anadolu kıyıları.

Anadolu kıyıları özellikle şeye doğru geliyorlar. Antalya'ya doğru ve.

Kızıldeniz'e saldırılar.

Ve Kızıldeniz'e oradaki Osmanlı Birliği'ne saldırılar düzenlemiştir. Buradaki amaç söyleyelim. Ayrıca nereye de? Ayrıca Rodos ve 12 adaya saldırmışlardır. Peki buradaki amaç ne? Bir daha söyleyelim. Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak. İki defa sınav sorusu oldu. 1911-1912 yıllarında yaşanan Trablusgarp Savaşı'nda İtalya'nın Rodos ve 12 adayı işgal etmesinin temel sebebi nedir? Cevap: Savaşı geniş alanlara yayarak Osmanlı Devleti'ni barışa mecbur etmek. Anlaştık mı? Hep çıkan sınav soruları bunlar. Gelelim Uşi'ye. Bu arada dikkat. Uşi anlaşması hangi ülkede imzalanmıştır? Bir defa sınav sorusu oldu. İsviçre'de. Uşi'nin orijinal yazılımı ise bu şekilde yazılır. Bir sınavda da böyle gelmiştir. Ama zaten bizim öğrencimiz Allah'a şükürler olsun ki düz okuduğu için zaten hemen Uşi diyor. Uşi'den de Uşi'yi buluyor. O yüzden çok sıkıntı yaşamıyoruz. İsterse filanca yazsın bize. Hiç önemi var mı kardeşim? Yok. Biz her dilde onu buluruz yani. Evet.

Şimdi bir giriş yapalım. Başka.

Osmanlı Devleti.

İsviçre'de imzalandı. Evet.

Osmanlı.

Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanmıştır. Evet.

Madde başlayacağız. Sonra yorumunu yapacağız. Önce madde sonra yorum.

1. Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya bırakılacak. Trablusgarp ve Bingazi İtalya'ya bırakılacak. Evet devam.

Peki var mı Afrika'da toprağımız? Kalmadı. O zaman benim de yorumum şu. Osmanlı Devleti'nin Afrika kıtasında toprağı kalmamıştır. Afrika kıtasında toprağı kalmadı. Devam.

2. madde.

Trablusgarp halkı dini açıdan. Trablusgarp halkı dini halkı dini ve kültürel açıdan Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak. Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak. Yani halifeliğe. Halife de ne yapacak? Herhalde gidecek hali yoktur Trablusgarp'a. O yüzden ne yapıyor? Kendisine bir naip-i sultan belirliyor. Sultanın yardımcısı, sultanı halife, sultanın halefi yani oraya gidecek. O da ne zaman gidecek? Bayramlar, seyranlar, Kadir geceleri varsa cuma zaten ondan sonra da gidemeyecek. 1. Dünya Savaşı falan. Yani Trablusgarp artık bundan sonra kendi kaderine gir. Birazdan orayı da anlatacağım. Devam.

İlk yorumumuz Trablusgarp halkı ile kültürel bağlar koparmak istemedi.

Tamam. Kültürel bağlar koparılmak istenmedi. Kültürel bağlar koparılmak istenmedi. Devam.

Şimdi bölgeye halifeyi temsilen. Bölgeye halifeyi temsilen kim atanmış? Naib-i sultan atanmıştır. Kalem verin. Evet anlaştık. Devam Nazım.

Madde.

Rodos ve 12 ada Balkan Savaşları'nın sonuna kadar. Rodos ve 12 ada Balkan Savaşları'nın sonuna kadar kime bırakılıyor? İtalya'ya. Sana bunu soracaklar. Niye? Niye ya? Biz bir savaşa girsek desek ki şeye Mısır'a ya şu bizim Mersin Antalya bir sende kalsın. Biz savaş sonunda senden geri alık desek Mısır bir daha o sana Antalya'nın Mersin'i geri verir. Ama buradaki temel korku ne? Yunanlılar. Çünkü Yunanlılar Ege adalarına saldıracaklar. Yani adalar denizdeki adalara her yeri alacaklar. Balkan Savaşları'nda göreceksiniz. Ama buradaki neyi alamayacaklar? Rodos 12 adayı alamayacaklar. Çünkü kimin elinde? İtalya. İtalya bunları elinde tutacak. Tutacak tutacak tutacak. Ta 1. Dünya Savaşı geçecek. Lozan geçecek. Ta 1947 Paris Anlaşması kimlere bırakılacak bunlar? Yunanlılara bırakılacak. Evet.

Şimdi bunları da söyledikten sonra yazalım kardeşim yorumunu.

Osmanlı Devleti Balkan Savaşları'nda buraları Yunanistan'a karşı koruyamayacağını düşündüğü için. Koruyamayacağını düşündüğü için. Evet.

Kabul etmiş. Düşündüğü için İtalya'da kalmasını kabul etmiş. Kalmasını kabul etmiş. Ancak.

Bu adaları bir daha geri alamamıştır.

Ancak bu adaları bir daha geri alamamıştır. Bu adaları bir daha geri alamamıştır. Onu da söyleyelim. Evet Nazım. diyelim.

Bir başka madde.

İtalya Osmanlı Devleti'nin kapitülasyonları kaldırmasına yardımcı olacak. Kaldırmasına yardımcı olacak. Evet. İtalya, Trablusgarp ve Bingazi'nin borçları için kime ödeme yapacakmış? Düyun-u Umumiye idaresine ödeme yapacak. İdaresine ödeme yapacak. Bu arada şunu da söyleyeyim. Tabii Uşi anlaşması herkes oradaydı. Bu arada Uşi anlaşması imzalanıyor ya. Herkes Trablusgarp'ta savaşmaya devam ediyor. Haber geldi Enver Paşa'ya. Anam Enver bir anda yere çöktü. Haber gelmiş. İtalya o kadar mücadele ettiğin yer bir anda yeniden çıkmış. Balkanlar daha önemlidir Osmanlı Devleti'ne göre. Çünkü tam değil mi? Her an her şey olabilir. Osmanlı'yı Enver Paşa bayağı bir şeyler geçiriyor. Fenalıklar geçiriyor. Hükümete sövüyor. Bunu nasıl verdiniz diyor. Bizim buradaki mücadelemizi görmediniz diyor. Herkes o kadar üzgün ki Trablusgarp'ın gittiğine. Tabii bölgede Seniler veya Sünni diyoruz da Sünni aslında. Sünniler mücadeleye devam edecekler. Daha sonra Ömer Muhtar diye bir adam geçecek. Lakabı Çöl Aslanı'dır bu adam. Özellikle İtalyanlara karşı mücadelesine aralıksız devam edecektir. Ömer Muhtar diye bir film var. Muhakkak izleyin. Çok güzel bir film. Orada da zaten bu mücadelenin devamı yani biz buradan bölgeden çekiliyoruz ama İtalya'ya bıraksak da Uşi devam edecektir. Ya Trablusgarp bugün Libya o Muammer Kaddafi'ler falan hep İtalyan başbakanları geldikleri zaman elini sıkmamasının, İtalyanlar geldikleri zaman onlara posta koymasının bambaşka sebepleri var. O İtalya-Libya ilişkileri günümüzde de çok kötüdür. Araplar nefret ederler İtalyanlardan. Neden? Siz İtalyanlar buraya gelip de hani ha çikolata falan mı dağıttı zannediyorsunuz? Arapların evlerine girip yağmaladılar. Küçük Arap çocuklarına tecavüz ettiler. Develere bindirip çocukları hazreti şey İslam'ın ilk geldiği zamanlarda da şehit edilen kimdi ya? Hazreti Sümeyye diyeceğim de yani develere bağlayıp kız çocuklarını bacaklardan ayıran bu İtalyanlar. İşte o yüzden İtalyanların Arap dünyasına, Fransızlar da aynı hiçbir ehemmiyetleri.

yoktur. Sevmezler, sevilmezler. Çünkü çok işkence yapmışlardır. Çok. Öyle söyleyeyim size. Esir aldıkların hepsine biliyorlardı onun müslümanın domuz eti yemediğini. Bilerek domuz eti veriyorlar. Ya domuz etini yiyeceksin ya öreceksin. Aş baş çare yok. Girdikleri camilerde Kur'an-ı Kerimlere yakmalar, milletin gözünün önünde atmalar, çalmalar. Çalma. Çalma batının işi. Her gittiği yerde çalmıştır. Her gittiği yerde. Tabii anlatılmayınca zannediliyor ki hep böyle gelecek. Bunlar 100 yıl son 100 bak 19122025'teyiz değil mi kardeşim? 26'ya gireceğiz. 113 yıl önce yaşanan olaylar zannediyoruz ki hiç başımıza bir daha gelmeyecek. Gene gelebilir. Sen güçlü olmasan gelir. Bak Trablus Karp'ta güçsüz başına geldi. Daha beteri Balkanlarda gelecek. Biraz sonra anlattığımda anlayacaksın katliamları. Ama bizim milletimizin bilinçlenmesi lazım. Özellikle Balkanlarda göreceğiz. Trablus Karp halkı hala bizi çok sever. Libya'yla özellikle ilişkilerimiz çok yoğundur. Libya'da birçok iş adamımız oralara yatırımlar yapmışlardır. Tabii Libya'da da bu Arap baharından etkilendikten sonra Muhammer Kattafi hükümeti gitti. Sonra orada gene iki tane yerel güç çatışmaya devam ediyorlar. Ama Libya Osmanlı Devlet içinde Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir yerdir. Hem kültürel bağlar açısından hem de yıllarca orada bulunan mücadele açısından da bunu da söyleyeyim. Birçok kişinin adı Enver'dir. Çocuklarına koydukları isim. Birçok kişinin adı Mustafa'dır, Kemaldir. Hala o anlayış devam ediyor. Filistin'de nasıl Abdülhamid ismi ne kadar yoğun konuluyorsa burada da aynı şekilde konulmaya devam ediyor.

İki tane notumuz var. O iki notları yazalım kardeşim. Başlat. Uşe antlaşması. Evet. Lozan şehrinin Leman Gölü kıyısındaki Uşi kentinde veya semtinde imzalanmıştır. Evet. Arap aşiretleri. İkinci not mu lazım onu söylesene. Söyle. Arap aşiretleri. Nazım biraz sesin çıksın. Aus Arap aşiretleri şey Arap aşiretleri. Şeyh Ahmet Sunisi veya Senüsi Sunisi. Hazretleri önderliğinde. Hazretleri önderliğinde. Evet. Uş antlaşmasından sonra ve Uşi antlaşmasından sonra ise Evet. Çöl aslanı. Çöl aslanı. Bizde çöl kaplanı var. Kimdi o? Nazım Çoraplanı kim oğlum? Nazım Fahrettin Paşa. Nasıl unutuyorsun böyle bir adamı ya? Ömer Muhtar. Bizimki de adı Ömer. Ömer Fahrettin zaten. Ömer Muhtar önderliğinde İtalyanlarla savaş devam etmiştir. Var mı başka? Şükür bitirdik yani. Trablus Karb'ı seninle. Bravo abiciğim. Sen okuyorsun ya oradan. Sessiz okuyorsun. Halbuki o cızırtı gibi geliyor şeyde. Senin sesli okuman lazım. Kurban oldum. Sesin çıksın. Askerde bağıttırmadılar mı seni? Ver bir tekm bakayım. Ne yap he. Böyle mi tekv? Ramazan yetkin versin. Emret komutanım. Ver da [kahkaha] bedelinin farkını görüyorsunuz değil mi arkadaşlar? Muradım. Kardeşim biz nasıl tekm verdik? 6 ay değil mi? O da bedelli. Sen de mi? [kahkaha] Ulan her yer bedelli. Vay şu adamlar da İstanbul'dan yola çık bin bir tane hale ruhiyete gir. Burada savaş et. Sonra bir de kaybet. En çok acı veren de bu.

Balkan Savaşı'na geçiyoruz. Geldik Balkan Savaşlarına ki tarihimizin eee anlatırken böyle ilk katliamlar dediğimiz yaşanan ve Anadolu topraklarına sirayet eden ilk olaylar olduğu için biraz farklı bir yapısı var. Balkan Savaşlarının maalesef ki kaybettik. Hem Balkanları az daha Edirne falan da gidiyor. Son anda tekrardan geri kurtarıldı. Ama Balkan Savaşları ülkemizde katliamsal anlamda çok az anlatılan yerlerden bir tanesidir. Bunu başta bilelim. Şimdi biz 400 yıl boyunca Selanik olsun, Yanya, İşkodra, Dimetoka o bölgelerin tamamında hüküm süren bir devletiz. Ama 1789 Fransızalinden sonra şöyle bir bakın. Sıplar ayaklandı mı? Ayaklandı. Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu mu? Oldu. Ayrıca Yunanistan bağımsız oldu mu? Oldu. 1908'e 31 Mart'tan sonra Bulgaristan bağımsız oldum. E tamam da kardeşim 1909'larda da Bulgaristan bağımsız olunca ne kaldı geriye? Adam akılı bir elimizde Makedonya var. Bir adalar bizim Ege'de yani Adalar Denizi'e Balkanlarda özellikle Arnavutluk bizim orada da 1910'da aslında Trablusp savaşı da isyan ediyorlar onu da söyleyeyim size. O da var abi. O isyan devam edecek. Balkan Savaşları sırasında son topraklarımız var artık. Selanik var, Batı Trakya var. Bir de Makedonya var. başa kalmadı. Hepsi gidiyor. Bir de isyan halindeki Arnavutluk. On isyanı bir bastırıyoruz, bir bastıramıyoruz. Adamlar isyan ediyor sürekli. %75'i Müslüman olan bir toprak Arnavutluk isyan ediyor. Düşünün yani Osmanlıcılık politikasını bırakın. İslamcılık politikası bile ilk darbe yiyor. Yani 175 Müslüman olan bir ülke daha su millet sana isyan ediyorsa ik Abdülhamit'ten beri uygulanan resmi dış politika olan İslamcılık da ilk defa darbe alıyor demektir. O kadar ki hani Abdülhamid'in özellikle dehası denilen zekası ile alakalı adlandırılan en büyük gelişmelerden bir tanesi bir Trablus Karb'ı daha evvelden görmesi. İki istihbarat faaliyetleri sayesinde özellikle Balkan milletlerinin kendi aralarındaki birleşmesini engelleyeceği tutum içinde bulunması. Abdülhamit ne yapıyordu? Bulgarı Yunan'a, Yunan'a sıplara, sıpları kara hep böyleydi. Ve bir türlü birleşmelerini engelliyordu. Bir de onların kiliseler sorunu vardı Makedonya'da. O kilise benim, yok bu kilise senin. Yok o kilise benim, yok o ain benim. Yok yok şu eee şey mektep benim, yok. Yıllarca Abdülhamit körükledi bunu. Ama Makedonya'da olanlar özellikle 31 Mart vakasından sonra Sultan ı, Abdülhamid'in işte tahttan indirilmesiyle başlayan Beşi Mehmet Reşat sürecini şöyle bir hatırla. Hemen kanuni esasi değişiklikleri, İttihat Terakk'in yönetimdeki üstünlüğü ki daha sonra onu baskınla da yapacaklar. Ama artık İttihat Terakki devlet yönetiyor desek yalan olmaz. Ve bu da özellikle oradaki subaylar, İttihat ve Terakki subaylar bölgenin belki de o hani karışıklık durumunda Balkan milletlerinin de bizden ayrılmasını engellemek amacıyla yıllardır Abdülhamid'in körüklemiş olduğu bu ihtilaflı meseleleri çözme yoluna girmiştir. Durup dururken gittik kiliseler kanunu çıkartık, oturduk adamlarla masaya. Oğlum şu kilise kimin? Dediler ki burada kimin milleti daha fazla Makedonya'da? Diyelim ki Yunan'ın. O zaman Yunanlılar gelir. Bu kimin? Bulgarın. Bu kimin? Sırbın. Makedonya'da gilizeler meselesini çözdük mü? Çözdük. Yani olmayacak şeyi çözdük. Yani onun devam etmesi bizim leyimizdeydi. İki lan Sırplar silahlanıyor belli. Savaş ilan edecekler. Silahı da geçiremiyorlar. Nereden geçiriyorlar biliyor musun? Bizim kendi limanımızdan ya Selanik'ten. Selanik limanında Sırpların silahının geçişine izin vermişiz. Haberimiz yok. Balkanlardan hani şey vardı ya eee Asım Bey vardı ya Dışişleri Bakanı. Balkanlardan vicdanım kadar eminim diyordu. Baz kaynakları imanım kadar. Ama niye yani Balkanlarda gelen bir tehlikeyi göremeyen de bir dışleri var. Bir de sıkıntı bu. Ne de olsa Balkanlarda çok askerimiz var diye düşünülüyor. Sırplar o biraz önceki Selanik'ten geçirdikleri silahları yanlarındaki o dört devlet var ya birbirlerine dağıtacaklar. Bize karşı kullanacaklar. Böyle bir şey olur mu ya? İşte oluyor. Tarih dediğin şey bu. Arkada Rusya var zaten. Sılavları gaza getirip duruyor. Amaç Osmanlı Devleti'ni Avrupa'dan atmak. Şark sorunu var ya 1815 Viyana Kongresi'ne. Önceki hedeflerini Osmanlı'yı önce bir Avrupa'dan atmak, sonra Anadolu'dan atıp tekrardan Orta Asya'ya geri göndermek. Birinci aşamayı başardılar. Neyle? Ha bu 1. Balkan Savaşı'yla ve ı Balkan Savaşı'na savaş demiyorum çünkü orada. Ama en önemli şey 1 Balkan. Dört ülke. Hele bir denesi var ki Karada en ufak. Hani bugün Montenegro diye nitelendirilen yer var ya. Osmanlı Devleti'en 8 Ekim'de bütün diplomatik ilişkileri kesiyor ve Osmanlı Devleti'ne savaşı da başlatan devlet. E biz neredeyiz? Tam da o esnarda Uşan anlaşmasını imzalıyoruz. Oradaki gönüllü subayları hemen alıp nereye götürüyoruz? Balkanlara götürüyoruz. Niye? Çünkü Acele Balkanlar Trablus Garbe'a göre düşünüldüğü zaman hangisi İstanbul'a daha yakın? Hangisi daha fazla tehlike arz ediliyor kaybedilirse? Tabii ki Balkanlar. 400 yıl egemenlik kurmuşsun kardeşim. Burada Selanik'te, Çkoda'da, Dimetoka'da, Yanya'da, Kavala'da, Batıt ve Doğu Trakya'da. E şimdi ne olacak? Bulgarlar Yunanlılarla birleşti bir cephe. Sırplar Karadağlarla birleşti bir cephe. Her iki cephede birden savaşmaya çalışıyoruz. E nasıl olacak? Yunanlılar bir de adalara saldırdılar. O gördüğümüz Adalar Denizi'ndeki Ege Adaları var ya hepsi gitti. İtalyanlar, Rodos'la Me haricindeki ıvır zıvır o adalar dediğimiz o şeyleri aldıkları adalar 12 ada haricindeki hepsi Yunan'ın eline geçti. Balkan Savaşları Türkiye için bir yıkımdır. Türkiye'nin belki de 80 yıl Balkanlardan kopmasına neden olmuştur. Türkiye Balkanları hatırlatan olay nedir biliyor musun? Sırp Bosna savaşıdır. Bir Sırp Bosna savaşı yani 1993'lere kadar Balkanlarla gene hiçbir şey yoktu. Tekrardan Türkiye Balkan politikasına yöneldi ve ki doğrusunu yaptı. Bugün Yunus Emre Enstitüleri. Onlar bunlar bir şeyler eğer düzgün yapılabilirse oralarda o milletlerle değil ve dini kullanarak tekrardan birliktelik sağlayabiliriz. Balkanlardan çok uzaklaştık. Onu öyle söyleyeyim size. Bugün o Balkan Savaşı'nın acıları hala Trakya topraklarımızda büyük acılardır. Çünkü Bulgarlar ön taraftan dolayı Meriç'i açtılar. Meriç nehrini ve önüne gelen her köyde katliam yaptılar. Ve bunu yaparlarken de sınır köyleri Rumların olduğu için Rumlar yani Yunanlılar o tarafa geçtiler. Orada katliam yaptılar. Kimin gözetiminde? Bulgarların gözetiminde. Hiç kimse demiyor mu ya? Biz bu Bulgaristan'la . Dünya Savaşı'ta nasıl beraber olduk? Bu kadar katliam yaptılar. Çünkü katliamı hiçbir kimse üstlenmedi. Ne dedi Bulgarlar? Biz yapmadık ki dedi ya. Bak görüyorsunuz dedi. Yunanlılar yaptı. Merişlehrini açtılar. Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne'ye geldiler. Tabii Edirne'de özellikle bir adam ki adam gibi adam. Ben her zaman bunu eee Edirne'ye giden her arkadaşımız şu an restore ediliyordu. Bitmek üzere. Muhakkak ki tabiara çıkması lazım. O kişiyi görmesi lazım. O kişinin olduğu ve Edirne tarihi alakalı müzeleri gezmesi lazım kardeşim. Mehmet Şükrü Paşa büyük adam. Aynı Gazi Osman Paşa nasıl direnmişse Edirne'ye dediler ki ona 50 gün diren İstanbul'dan sana yardım gelecek. Ne yardımı ya? 50 gün diren denilen adam adam 5 ay 5 gün yani 160 gün Edirne'yi savundu. Savundu da ne oldu? 160 gün savun savun savun savun artık yok bitti. Hiçbir yerden yardım gelmiyor Şut Paşa'ya. En son teslim etmek zorunda kaldı. Teslim ederken de kılıçlarına kadar kırdılar. Çünkü biliyorsun o kılıç merasim yapılıyor, teslim ediliyor, esir oluyor. O ona iade ediyor gibi ya. Onlar itibarlı olmasın diye kılıcına kadar kırmışlardır. Bulgar Çağırı onu eser alırken kılıcını geri iade edince gittiler bir tane kılıç pulular da geldiler bütün dünyaya. Çünkü biz zulüm yapmıyoruz. Bakın esir aldığımız paşaya nasıl davranıyoruz diye göstermek için lazım. YouTube'dakiler. Bulgarlar ne ya? Bulgarlar Edirne'ye girdikten sonra ne yaptı? Zaten 13.000 şehit verdik. Geriye kalan 45.000 kişilik oradan 32.000 esir aldılar. Bunun er ve erbaş dediğimiz alt düzeylerini başka bir yere diğerlerini başka bir yere gönderdiler. Sürgünlere, Pasköylülere, Zagralara nerelere sürgünlere gönderdiler. Çıplak ayaklarla yürüttüler. Yollarda tifo, kolera hepsi hastalık bizlerim. Askerlerimizi vurdu. Askerlerimizden geriye ne kaldı ya? Hiçbir şey. Saray içinde topladılar. Edirne'de aç bıraktılar günlerce askerlerimizi. Ya ağaç kabuklarını yediler ya. Sen hiç ağaç kabuğu yedin mi? Sen ben yedin mi? Nazım Murat yedin mi ağaç kabuğu kardeşim? Yaprağı yemeye üşenen yap onu yemekten bile imtina eden insanlar ağaç kabuğu yedirdiler. Yedirdiler derken biz mecbur yemek zorunda kaldık. Onun resmini çizdiler. Yıllarca Ermeniler kullandı. Bakın Türkler millete Ermenilere şöyle yaptı, böyle yaptı diye. O resim halbuki Balkan savaşları sırasında saray içinde topladıkları askerlerimiz yedikleri ağaç kapılarıdır. Oturun bakın. E bu kadar insan şehit Balkan Savaşı'nda Edirne'ye kadar gelene kadar yani Çatalca'yı Edirne'ye aldılar. Çatalca'ya geldiler. Artık Çatalca'dan sonrası ne var? İstanbul. Bunun üzerine hemen dünyanın altı büyük devleti Düveli Muazzama araya girdi. İki tane büyük konferans yaptılar. Bunlara Büyükelçiler Konferansı veya diğer adı Londra Konferansı denir. Londra Konferansıyla sınırı belirlediler. O sınır belirlendi de o sınırın gerisinde kalan Trakya ne oldu? Edirne gitti, Kırtareli gitti, Dimetoka gitti. Eee şey ne derler ona? Lüleburgaz gitti, Çorlu gitti, Keşan gitti. Öbür taraf her yer gitti. Elimizde bir şey kalmadı ki. Bulgarlar kendileri güya yapmadık imajı vererek öbür taraftan Rumları getirip o köylerde şeyler Edeköy ya Edeköy'de yaptıkları katliam kaç şehit verdik Nazım Edeköy'de 2018 tane insanımızı yok ettiler ya Karşıköy'den geldiler de hepsi bu arada bizlerin yanında zamanda çalışan ticaret yaptığımız insan bizi yanımızdaki Rumlar Bulgarlar öldürdü yanımızda yanımızda beraber ticaret yaptığımız beraber mal alıp verdiğimiz Tuncan Ehri'nin kıyısında, Merici'in öbür tarafında hep bizi öldürenlerdi. Hep yanımızdakilerdi. Edeköy'de yaptı. Tekirdağ'da İnici köyüne geldiler. Oradan aşağı indiler. Üç tane Bulgar kas çaldılar. Kas. Kaz yok mu ya bildiğimiz? Kas. Kas çaldılar. İnsanların da gururuna gitti ya. Zoruna gitti. Adam geliyor senin malına çöküyor kardeşim. Yukarı Kılıçlıköyü aldı. Bizimkiler tabii üç tane gazı hani böyle çalmalarına müsaade etmedi. Gitti yolda çevirdiler. Bulgar askerlerini dövdüler. Gazları da boynlarını astılar gittiler. E tabii Bulgarlar da kendi karakoluna gidince komutanları bir gördü ki ne oldu size? Bunlar böyle oldu. Biz gazı çaldık işte onlar da Türk köylülerde gelip bizi dövdü. Gazlar da bizim boynumuz attı. Vay demek öyle. 43 tane insanımızı kitleyip samanlıkta ateşe verdiler. 3 tane kas. öldürdüler, şehit ettiler. Tarihe Kaz vakası olarak geçti. Tekirdağ'da e şeyde sarı eee neydi onun ismi? Karasatırda köyün asmı Kara Kara satır da yani onlar eski adı Kanarya. Daha sonra Kara satır. Satırın reisi gitmiş kara satır kalmış. E orada o köye girdiler. 46 kişiyi de orada öldürdüler. Orada 300, orada 500, orada 1000. Balkan Savaşlarında kayıp 130.000, göç eden neredeyse 400.000, 500. O da göç edebilen, Türkiye'ye gelebilen. E gelemeyen hani diyorsun ya muhacir, muhacir, macir. Ha işte o macirler onlar işte vakar savaşlarından sonra Anadolu'ya gelenler işte onlar hem de ne sefaletlerle, ne yollarla geldiler oraya. Çoğu zaten hastalıktan Bulgarlar esir el ettiklerini öyle kamplara gönderdiler ki kamplardaki sistematik işkenceyi anlatmak istemiyorum ama o sistematik işkencelerde özellikle ilaca ihtiyaç duyan askerlerimize ilaç vermezken bugün Edirne'yi işgal eden Bulgarların eczanelere gidip de eczanelerde Bulgar parasının Türk lirası üzerindeki üstünlüğünden faydalanıp Kutu kutu ilaçlar alıp görünce insan bir duygulanmıyor değil. Yani bir ilaç alamayan insanımız varken Edirne'ye istila eden Bulgarları görünce insan üzülüyor. Kim ne derseniz. O yüzden Balkan Savaşları tarihimizin en acı olaylarından biridir. Tek bir moral kaynağı vardır. O da hatırlayın Hamidiye Kurvazörünü kendisine verilip de sürekli olarak seferlere giden Trablus Karp'la da biliyorsunuz ki yardımı götüren oradaki Rauf Orbay'ın o özellikle Yunanlılar Çanakkale ablukasını yaptılar burada. O Ablukaı kırdıran, Sırbistan limanlarını bombalayan, birçok yere baskın yapan, kimdir? Rauf Orbay'dır. Hüseyin Rauf Orbay burada yapmış olduklarından dolayı tarihe Hamidiye kahramanı olarak geçmiştir. Hamidiye kahramanı her zaman sınavda da gelecek. Rauf Orbay kendisiyle herkes sizler de biliyorsunuz ki Bahriye bakanı olacak ve Mondros'u imzalayacaktır. O da onun için ufaktan da olsa bileki olsa da ileride milli mücadeleye katılacak. Onun üstündeki bu şeyi silecektir. Elbet bir imza alacaktı o zaman. ona denk geldi. Ama şunu söylemek lazım ki Balkan Savaşı Türk milleti için müthiş bir hezimetle sonuçlanan ve bu sıkıntılar varken özellikle Edirne'nin eee elden düşmesi, Edirne'nin de bir de Bulgarlara verileceğinin söylentisi üzerine Enverlerin, Enver Paşaların, Cemal Paşaların, Tamat Palat Paşaların o üç askerin biliyorsunuz ki İthat Terak'in önde gelenlerinden e neye baskını var tarihte? Babali baskını var ya. Babali'ye gittiler. Hükümet toplantıken baskılar. Harbiye Nazırı Nazım Paşa'yı vurdular. Kamil Paşa hükümetini istifa ettiler. Mahmut Şevket Paşa 31 Mart'ta gelmişti ya Selaneten hareket ed onu yaptılar. Tarihi Mahmut Şevket Paşa da vuruldu gitti. O da bir suikasteye gitti. İttihat Terakkin'in Bağ Bari baskısına yapmasına sebep olan olay ne biliyor musun? Edirne'nin Bulgarlara verileceği söylentisi. Peki en sona ne oldu? İttihat Terakki'nin eliyle gittik Bulgarlara Edirne'yi verdik. Ha daha sonra Edirne'yi aldık. O da ayrı konu. Enver Paşa gene aldı. O yüzden tarihte iki tane Edirne ile alakalı unvan verildi. Biri Edirne müdafii yani Edirne'yi savunan Mehmet Şükrü Paşa. Bir de tekrardan Edirne'yi kurtaran kim? Enver Paşa ama çok zor günler geçirmiştir Edirne öyle söyleyeyim size. Ya Edirne'de camileri asıyorlardı Bulgar bayraklarını ya camileri hepimizin bildiği Selimiye camiler falan yok mu lazım? Bayrakları Selimiye Cami bütün şeyleri astlar her yer Bulgar zaten yakaladıklarını Merişle Tuncan atıyorlar. Nereye atacaklar? Günlerce cesetler yüzdü. Ne ya? Trakya katliamları çok az anlatılıyor bu ülkede. Biz biraz da bu katliamları devlet eliyle anlatmamamızın sebepleri yapılan anlaşmalar var, protokoller var, geçmişi unutma var. Daha sonra birliktelikler var. İşte mesela Bulgaristan'da bir Dünya Savaşı'da beraberiz. İki gün sonra sizler de biliyorsunuz şeyde Balkan paktında gene beraberiz. O yüzden bazı devletlerle aradaki bu katliamlar silinmiş anlatılmıyor. Ama hafızalardan giderse aynı katliamı bir kere daha yaşamayacağımızın hiçbir garantisi yok. Tarih sana tekerrür ediyor da ona etmiyor mu? Bulgar gene girse Allah korusun sınırdan o yaptıkları katliamların aynı benzerini yaparlar. O katliama uğrayan millet eğer bu katliamı unutursa aynısını yaşar. Tarih tek sana tekerrür etmiyor. Sen burayı kaçırıyorsun işte. Aynı adamın aynı davranışını gerçekleştiriyor. O yüzden unutmayacaksın ki bir gün Bulgar geldiğinde köyüne onun seni öldürmek niyetiyle geldiğini bileceksin. Edeköy'de öyle oldu. Edeköy katliamında asıl Edeköy halkı anladı durumu katliam yapılacağını. Köy komple göç ediyordu. Durdurdular ya. Dediler ki kaçıncı yüzyıldayız ya? Ne Bulgar katliam mı yapar dediler. Köy adamları geri gönderdiler. Öyle katledildi 2000 kişi. Anladın mı muhabbeti? Hani yapmıyordu bunlar? Avrupalıydı, Batılıydı. E anlattık da Yunan ta tripoliçiden başladı. E demek istediğim ne? Tarihin tekerrür noktasında en önemli savaşlardan bir tanesi Balkan. Ama Balkan'ın arkasına hemen Dünya Savaşı işlen sonra milli mücadele işlendiği için o arada kaynıyor. Yani aslında meselenin başlangıç yerleri buralardan itibaren alınması lazım. Türk milletinin hafızasının başlayacağı yerler buralar. Biz milli mücadelede sondan başlayıp geriyi unutuyoruz. Bunu hatırlarsan milli mücadelenin değeri oluyor. İşte Edirne olayı gerçekten çok farklı. Mehmet Şükrü Paşa ya büyük adam ya. Vallahi bir Gazi Osman Paşa ile Mehmet Şükrü Paşa arasında ne fark var ya? Biri Plevne'de biri Edirne'de. Müthiş. Ama dediğimiz gibi az bilinen noktaları anlatmayı ya ve buradaki özellikte eee Balkan olaylarını iyi dinlemek lazım. Biz şimdi 8 Ekim'de Karadağ saldırısından önce aslında Türkiye'de mitingler yapılıyor. Artık savaş geliyor. Belli bağırıyordu bizim erkekler, gençler. Filipe'ye savaş, Sofya'ya savaş. Hep geri almak için yani. Ama öyle oluyor mu? Bak elindekinden de oldu. Asker kökenlinin yönetmesi bazı askeri başarıların kazanılacağı anlamına gelmiyor. Olmadı da zaten. Evet. Şimdi biz bunları hepsinin nedenleri, savaşı kaybetme nedenlerimiz hepsini yazacağız. Peki biz bu savaşı niye kaybettik? Mantık düşün. Dör tane devletse dört farklı cephede iki farklı cephe açtık ama askeri 4e böldük. İki biz savaş öncesi neredeyse bazı kaynaklar 65.000 bazı kaynaklar 75.000 Orduyu gençleştirme politikası altında eee teris ettik. Hani imanım kadar vicdanım kadar eminim diyordu ya Balkanlardan. E bu kadar eminsen mantıken ne olur? Orduyu gençleştirelim. O yıllardan beri savaşta olan insanları gönder. Mantık doğru. Zamanı yanlış. Zamanı yanlış. Mustafa Kemal 1923 Lozan Konferansından sonra bekledi. Bekledi bekledi. Dünya hali bir daha savaş oldu diye baktı ki savaş ihtimali ortadan kalktıktan sonra askeri ters etti. Niye? E deneyimsiz deneyimsiz bir olur mu? Tecrübeli, tecrübesizde bir olur mu? Birinci kıyaset Keyevde hatırla Kösedağ savaşı tecrübesizler diyordu ki buraya gidelim buraya. Tecrübeliler diyorduk yapmayın oğlum. Dağın bu tarafına gidilir mi dediler. O çılgın dediğimiz hani o savaşmaya isteği olan gençler o savaşın kaybedilmesine neden oldular. Tarih tekerden ibaret o işte. O niye ibaret? Bundan ibaret. Okuyacaksın ki aynısını yapmayacaksın. İşte bu meselelerde 75.000 askerin savaş öncesi ters edilmesi bir de var. E bir de ne var? İttihat Terakkili subaylar, Hürriyette itirafçı subaylar, Halaskaranın Zabitan diye bir tane grup var. Yani Ordu üçe bölünmüş kardeşim. Ordu subaylar arasında ihtilaf var. Düşünebiliyor musunuz? Düşünebiliyor musunuz? Bir tane subay var burada. Nazım bak subaya. Bu tepeyi savunuyor. Tamam mı? Diğer bir subay var. Bu da bu tepeyi savunuyor. Aralarındaki mesafe 500 metre. Bu subay ittihat ve Terakkici. Bu subay hürriyet ve itilafçı diye birbirlerine yardım etmediler. Yardım. Yardım. Görüyor burada adamın zor durumda olduğunu. Bu yardım etmiyor. Görüyor buradaki bu yardım etmiyor. Böyle bir şey olur mu ya? Askerin içine siyaset girerse, particilik girerse ne olur? Askerin partisi olur mu ya? Askerin bir partisi vardır. O da vatandır kardeşim. Başka partisi olamaz. İşte bu sebep. Özellikle subaylar arasındaki itilaflı çekişme bizi perişan etmiştir. Bir hürriyet ve itirafçı subay kendi emrinde çalışan İttihat ve Terakki subaya söz geçirememiştir. Birbirlerini buralarda vurmuşlardır. E bunların hepsi savaş kaybetmede ne yapacaksın? Tabii ki savaşı kaybedersin. Savaşı kaybetmemizin nedenleri bunlar. E savaş sonunda imzalanan anlaşmaya bakıyorsun. Londra Anlaşması. Şimdi ben o Londra anlaşması size haritada bizi nereye götürdüklerini göstereceğim. Ver bakalım kardeşim şu şeyi bana. Mavi şeyi ver. Bak buraya. Şimdi Balkanlarda biliyorsunuz her yerimiz var da tamam ama şimdi Balkanlarda artık 1913 Londra anlaşması var ve bu anlaşmaya göre yeniden çizilen bir sınır var. Baktık şöyle haritamızı çizdik. Şurada eskiden buralar bizim değil miydi? Şurada bir ırmak var. Bu ırmağın adı ne kardeşim? Bu ırmağın adı Meriç. Tamam? Peki bu Meri çırmağı normalde bizim Bulgarlarla doğal sınırımız ve bu Bulgarlar burayı aşıp Kırklareli Edirne ve Tekirdağ' aldıklarına göre yani oranın adı Doğu Trakya diye geçer. O zaman bizim Doğu Trakya ve Batı Trakya ayrımızı belirleyen aslında bir nehirdir. Nehrin doğu kısmı İstanbul'a kadar olan nedir Nazım? Doğu Trakya. Nehrin bu tarafında kalan neymiş? Batı Trakya. Çok güzel. Peki bak buraya. Biz adamlar diyor ki bize, adamlar diyor ki 1913 Londra Anlaşması'ndan bahsediyorum. İngiltere'nin 6 tane büyük devlet biz bile yokuz. Ha bizim sınırımızı başkaları belirledi. Dedi ki kardeşim şurada bir hat var. Bu hattın adı neymiş kardeşim? Midye. Şurada da bir hat var. Bu hattın da adı neymiş? Enes. Ben buradan dedi şöyle bir hat çiziyorum dedi. Eee bu biraz daha keskin. Şöyle dikine bu hattın Osmanlı batısında olmayacak dedi. Bak şimdi bu hattın batısında o zaman nere var? Doğu Trakya var. O zaman nere var? Batı Trakya var. Savaş esnasında zaten bağımsızlığını ilan etmiş Arnavutluk var. Bu tarafta hiçbir şey kalmazsa Selanik gitti, Makedonya gitti. Ve bu bölgede adalar kimin eline geçti? Yunan'ın. Ee o zaman şimdi hep beraber bir sayalım nereleri kaybettik. Bir yeni hattımız midye Enes hattı. İki bu hattın batısında kalan her yeri kaybettik. Sayalım. 1. Doğu Trakya'yı kaybettim. Yani Edirne Kırkları Tekirdağ. Devam ediyorum. Batı Trakya'yı kaybettim. Dönüyorum Makedonya'yı kaybettim. Dönüyorum Mustafa Kemal'nin doğum yeri olan Selani'yi kaybettim. Dönüyorum Ege Adalarını kaybettim. Bir de isyanı bu konferans sonunda Arnavutluk Devleti'nin kurulmasına karar verdi. Arnavutluk da gitti. O zaman Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşı sonan şeyde Avrupa'da ya da Balkanlarda hiç toprağa kalmadı. Bitti. Sona erdi. İşte Balkanlardan sadece 8 ay içinde attı. 8 ay. Olay bu. Yönetim değişikliğine sebep olduğu İttihataki Babali baskınını gerçekleştirdi. O kadar insanımız şehit. O kadar göç var Anadolu'ya. kaçabilen Bulgar ve Rum şeyinden Rumlardan yani Yunanlılardan bu tarafa doğru göç ediyor. 1. Balkan Savaşı bu. 1. Balkan Savaşı'ndan sonra tabii ki o biliyorsunuz ki kendi aralarında elbette ki toprak taksimi olacak ama toprak taksimlerinde özellikle Bulgarlar diyor ki kardeşim savaşı biz yönettik diyor. Savaşı biz yönettik. Çatalca'ya kadar biz geldik. En büyük payı biz alırız diyorlar. En büyük pay Bulgarlara verilince Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan yanlarına Romanya'yı da alıp bak 1. Balkanda yok ikalkan var. Kim var? Romanya'yı da alıp dört ülke Bulgaristan'a savaşı. Normalde Balkan Savaşı'nın bizimle hiçbir alakası var mıymış? Yok. Ama bu durumdan faydalanan Edirne'yi alan Enver Paşa Edirne'ye gidecek. Edirne'yi tekrardan Kırklareli ve Tekirdağ'a geri alacak. Yani şu Doğu Trakya'yı tekrardan alacak. Dikkat! O zaman bizim Balkan Savaşı'nda kaybettiğimiz altı yerden bir tanesi olan Doğu Trakya ne olacaktır şimdi? Balkan Savaşlarından sonra bizler Midy Enez hattını tekrardan geçerek anlaşmayı bozuyoruz ve Bulgarları tekrardan hangi sınıra getirdik? Meri yani günümüzdeki sınırlara geldik. Anlaşıldı mı bütün mevzu? Tabii savaş Bulgarlar kaybedecek. Bulgarlarla kendi aralarında diğer devletler bükleş. Biz de tek sınırımız olan ve olmayan devletlerle anlaşmalar yapacağız. Böylelikle Balkan Savaşları sonunda Bulgaristan ve Osmaniyeti en büyük zarara uğrayacaktır. İki devlet kaderi Dünya Savaşı'na ortaklaşı olacak. İkisi de Balkan Savaşlarında kaybettiği yerleri geri almak için Dünya Savaşı'na gidecektir. 1 ve ik Balkan Savaşları budur. Tamam. Var mı sıkıntınız kardeşim? Hep beraber yazalım. Hadi bakalım. Başlıyoruz. Şu siyah kalem nerede kardeşim? Bende mi? Mavi var burada. Bunun da ne var? Siyah var. Nedenlerin lazım. Başla. Osman devletini Balkanlardan. Osmanlı Devleti'ni Balkanlardan atmak. Birinci mesele bu. Evet. Devam. Fransız ihtilalinden yayılan ulusçuluk akımı. Fransız ihtilalinden yayılan ulusçuluk akımı. Devam. Rusya'nın pansavizm. Rusya'nın panslavizm politikası. Rusya'nın panslavizm politikası. Evet. Balkanı genişletmek Balkan ülkelerinin sınırlarını genişletmek istemesi. Sınırlarını genişletmek istemesi arkadaşlar. 1. Balkan Savaşı'na 4 devlet katılmıştır. Bunlardan Karadağ savaşı başlatan devlettir. Savaşı başlatan devlet kimmiş? Karadağ'dır. Burada Bulgaristan özelliği nezım? Bulgaristan en karlı çıkandır. Peki Yunanistan Sırbistan'ın özelliği ne? Rusya. Evet. Bunların arkalarında da hangi devlet vardır? Rusya destek vermiştir. Zaten Rusya'nın amacı ne? Bize aslında normalde dör tanesini şu an yan yana koy. Bir odaya koyalım şu an. Hani bir Yunan, bir Bulgar, bir sık bir de Karadağlı şöyle yan yana koyalım. Hepsi biri sağa çıkmazsa hepsi birbirini öldürür. Ama oralarındaki meseleyi biz çözünce ne olacak adam? Allah razı olsun demişlerdir. Ya yıllardan beri çözemediğimiz kiliseler kanunu kiliseler sorunu çözdün. Ya böyle bir şey olur mu ya? İşte bazen oradakin yaptığını anlamıyorsun. Halbuki biz de orada ne yapıyoruz biliyor musun? Kafadaki plan şu. Kendi aralarındaki itilafları çözelim de onlar hani bize ayaklanmasın, bize karşı savaşmasın. Bak Osmanlı bir sorunumuzu çözdü diye yaptık ama Abdülhamid'in politikasının ne kadar doğru olduğu orada ortaya çıktı. İşte şimdi burayı anladık mı? Adamlar geldiler Merişne açtılar. İstanbul Çatalca'ya kadar geldiler. Doğu Trakya'yı kaybettik. 1913 Londra anlaşması yapıldı. Bu anlaşmayla sınırımız midye Enez oldu. Ve biz var buranın şeyini kaybettik. Batısını kaybettik. Şimdi Osman devet niye kaybetti? Baştan abi. Ordunun içine siyaset girmesi. Ordunun içine siyaset girmesi ya da ne yazıyorız buna? Particilik. Diğeri anlamıyla ikicilik. Evet. Niye kaybettik Nazım? 75.000 yakın asker 75.000'e yakın askerin savaş öncesi terhis edilmesi. Savaş öncesi terhis edilmesi. Evet. Üçüncü neden ne? Neden biz bu savaşı kaybettik? Dört cephede birden savaşılması. Evet. Bunlar en önemli şeyler. Bu arada öbür kalemi verir misiniz? Şunu vermeyin bana. Evet. Savaşın sonuçlarızım. Başla. Batı Trak ortaya çıkmıştır. Şimdi bu arada dikkat. Şurası bizim yerimiz değil miydi eskiden? Burada yaşayan Türkler var. Peki kalanlar azınlık oldu. Azınlık olursan dilin yasaklanır, dinin yasaklanır. Mektebin yıkılır, camin yıkılır. Doğru mu? O yüzden buradaki azınlık sorunu ortaya çıktı. Burada olmak istemeyenler de nereye göç etti? Yoğun şekilde Anadolu'ya göç etti. O zaman günümüzde de hala devam eden ne sorunu var? Batı Trakya azınlık sorunu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıktı. Devam. Osmanlı Devleti Balkanların toprak kalmadı. Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda toprağı kalmadı. Balkanlarda toprağı kalmadı. Evet. Devam. Balkanlarda Anadolu'ya göç başladı. Balkanlardan Anadolu'ya yoğun bir göç başladı. Dikkat. Balkanlardan Anadolu'ya yoğun bir göç başladı. Şimdi buraya bir dikkat ettireceğim size. Bir göç başladı arkadaşlar. Göç edenler Türk ve sen yıllardır Balkan milletleri benden ayrılmasın diye Osmanlıcılık yaptın ama en son Osmanlıcılık la kardeşim Arnavutlukla elimizden çıktıktan sonra kime Osmanlıcılık yapacaksın? İkimiz de birbirimiz Türküz. İki Türk bir yere Osmanlıcılık mı yapar Türkçülük mü yapar? O yüzden Arnavutluğun da elimizden çıkmasını Osmanlıcılık politikası tamamen iflas etti. Bir buradan yoğun Türk göçü sebebiyle de hangi fikir akımı güçlendi? Türkçülük fikir akımı güçlenmiştir. Devam. Kaybedilmesiyle Arnavutluğun kaybedilmesiyle Evet. Anadolu yapılan göçler sayesinde ve yapılan göçler sayesinde. Evet. Osmanlı iflas etti. Osmanlıcılık iflas etti. Evet. Hangi fikir akımı önem kazandı? Türkçülük önem kazandı. Devam et Nazım. Yenilgiden hükümeti sorumlu tutak. Yenilgiden hükümeti sorumlu tutan ittihat ve Terakki önderleri. Evet. İttihat ve Terakki önderleri Bağali baskınını yaparak yönetimi ele geçirdi. Bağali baskınını yaparak, bu bir askeri darbedir arkadaşlar, yaparak yönetimi ele geçirmiştir. Yönetimi ele geçirdi. Devam. Peki Londra anlaşması adı üzerine nerede yapılmış? Londra'da. E tamam da adam Bulgarlar İstanbul'u alsa Osmanlı Devleti sona erecek. Hiç İngilizler buna izin verir mi? O yüzden araya girdi. 6 tane büyük devlet dondur anlaşmasını yaptı. Başla buna göre Osmanlı Devleti Aynen öyle. Osmanlı Bulgar sınırı midye Enez olacak. Midye Enez olacak ve Osmanlı bu hattın batısından çekilecek. Osmanlı bu hattın batısından çekilecek. Şimdi bu batısından çekilince elimizden çekilen, elimizden giden yerleri bir yazalım. Çekilecek. Tek yazıyorum. 1. Arnavutluk elimizden gitmiştir arkadaşlar. Bunlar zaten bağımsız oldu. 2. Doğu Trakya yani Edirne Kırklarla Tekirdağ'a gitmiştir. Batı Trakya gitti. Makedonya gitti. Selanik gitti ve Ege Adaları gitti. Ege Adalarının durumu da bu arada büyük devletlerin karar vermesine bağlandı. Büyük devletler karar verecek. Yıllar sonra verecekler. Ne diyecekler? İşte şey eee Rodos 12 ada şeye kalsın. İtalya diğer tüm adalar kimlere verilsin? Yunanistan'a verilsin diyecekler. tane notumuz var arkadaşlar. Başlayalım. Başla kardeşim. Lazım son Balkan Osmanlı'dan ayrılan son Balkan ülkesi. Çokça geliyor sınavlarda. Dikkat. Arnavutluktur. Devam. Arnavutluk. Osmanlı. İkinci not mu bu? Arnavutluğun lazım. Bir saniye bekle. Arnavutluk elimizden çıkmasıyla İslamcılık ilk darbeyi alırken ne olmuştur peki? Osmanlıcılık tamamen iflas etmiştir. Osmanlıcılık tamamen iflas etmiştir. 3ün not Nazım. Balkan Savaşı sırasında sektör 1. Balkan Savaşı sırasında Hamidiye kahramanı olarak ünlenen Rauf Orbaydır. Hamidiye kahramanı çok dikkat etmeniz lazım bu sınav sorusuna olarak ünlenen ün yapan Hüseyin Rauf Orbay'dır. Hüseyin Rauf Orbay'dır. Arkadaşlar bunu da size söyleyeyim. Eee normalde ÖSYM'nin yaptığı bir hata. Bazen doğrusunu yapıyor. Bazen arkadaşım bir adamın üç ismi varsa üç ismi yazır. Bilinen isim diye bir şey yazılmaz. Böyle bir şey olmaz. Mustafa Atatürk yazılır mı? Sana soruyorum. Kemal Atatürk yazılır mı? Hayır kardeşim. Mustafa Kemal Atatürk. Mustafa İsmet İnünü. Mustafa Fevzi Çakmak. Hüseyin Rauf Orbay. Mahmut Celal Bayar. Niye ben söylüyorum bunları biliyor musun? Sınava girdiğinde Hamidiye Kahraman Rauf Orbay'ı aramadan önce mantıken hep kafada R harfiyle başlayınca Hüseyin'i görünce atlama diye. İnsanoğlu o gün göremiyor arkadaşlar. Bir şey oluyor. Hüseyin'i görüyorsun. Bunun devamının Rauf Orbay. O yüzden ÖSYM bir sınavda isimleri doğru verdi. Bir başka sınavda gene bilinen isimleriyle verdi. Doğrusu neymiş peki? Kardeşim tam ismini vereceksin. Yani biliyor musun Lazım hocanızın tam ismini? Bilen var mı? Hadi bakalım. Ya kaldığınız öyle Teoman lazım. [kahkaha] Değil tabii ki. Evet. Balkan Savaşı başla. Nedeni ne? Tek bir nedeni var. Bulgarların Balkan Savaşı'ndan daha fazla pay alması. Daha fazla toprak alması. Diğer arkadaşlarına göre arkadaşlar dedim yandaşlar yani toprak alması. Peki bu dört devleti bir yazalım. Kimler kimlere karşı? Bir tabii ki Bulgarın karşısında kim var? Yunanistan. Kim var değerli arkadaşlar? Sırbistan yine kim var? Karadağ. Dikkat 1. Balkan'da olmayıp da ikinci Balkan'da olanı yazıyoruz. Nazım kırmızı kalem nerede? Bunu da dikkatlice yazalım. Romanya diyoruz. Romanya ya. Dikkat. 1de yok. 2de var. Peki kime karşı kardeşim? Kime karşı? dördü birden Bulgaristan'a karşı. Biz ne yaptık peki? Bu fırsattan yararlanıp eee Enver Paşa Edirne'ye Kırkale Tekirdağ'ı geri aldı. Geri alınca da tekrardan oturup tek tek sözleşmeler yapıldı. Hadi bir yapalım. İki tane notumuz var. Şu notları bir yazalım. Balkan Savaşı 1. Balkan Savaşı'nda olmayıp ikincisinde olan Romanya'dır. Buna zaten dikkatinizi çektirdik. İkinci not lazım. Osmanlı Devleti durumundan yararlanarak Osmanlı Devleti bu durumdan yararlanarak Evet. Doğu Trakya'yı Bulgarlardan geri almıştır. Doğu Trakya'yı Bulgarlardan geri almıştır. Bulgarlar hiçbir şey yapmadı bu arada. Onu da söyleyeyim. Çünkü onlar diğer bölgelere savaşları askerlerini oraya çektiğinden dolayı biz Edirne'ye biraz daha rahat girdik. Doğu Trakya'yı Bulgarların elinden almıştır. Elinden alan adama da bir unvan verildi. Elinden almıştır. Edirne kahramanı kimmiş? Edirne kahramanı Enver Paşa'dır. Ancak burada bir not düşelim. Burada not düşelim. Şöyle üçüncü bir not yapayım ben buraya. Evet. Edirne müdafii. Edirne'yi savunan adam kimmiş o? Mehmet Şükrüpaşa'dır. Kaç gün savunmuş Edirne'yi? 160 gün savundu. Düşünün yani neredeyse Pilvne'de Gazi Osman Paşa'nın savunduğu kadar neredeyse savundu. O da 5 ay, 6 ay. 6 ay. Evet. Sonuçlarına bakalım. Genel olarak Balkan Savaşı'nın sonuçları bir. Balkan ülkeleri kendi aralarında. Balkan ülkeleri kendi aralarında. Bunun bizle bir alakası yok. Bükreş antlaşmasını imzaladılar. Büyükş antlaşmasını imzaladılar. Dikkat. Bükreş antlaşması imzalandıktan sonra en zararlı çıkan bu sefer Bulgaristan oldu. Bulgaristan Bükleş Antlaşmasıaki zararını telafi etmek amacıyla ileride Dünya Savaşı'na katılacaktır. Devam. Bu anlaş madde mi lazım? Söyle. Bu anlaşmada Bulgaristan adamları kaybetmiştir. Tamam. Söyle devamında. Bulgarin yani Bulgaristan Dünya Savaşı'na katılmıştı. İkinci madde bu mu? Bulgaristan bu zararını karşılamak için 1. Dünya Savaşı'na katılmıştır. Dünya Savaşı'na katılacaktır. Biz de katılacağız. Sebeplerinden bir tanesi de bu. Devam. 3. Osmanlı olarak savaşıyla Türk. Osmanlı Devleti midye Enes hattını aşarak hattını aşarak Doğu Trakya'yı tekrardan tekrar Osmanlı topraklarına Osmanlı ülkesine katmıştır. Osmanlı ülkesine katmıştır. Şimdi evet kendi aralarında Bükraş anlaşması yapmış olabilir ama bizim de tek sınırımız olan var olmayan var. Mesela Bulgaristan'da oturduk. 1913 tarihinde bir anlaşma yaptık. Anlaşmanın adı İstanbul Anlaşması. Şimdi mesele şu. Bir, sınır neresi olacak? İki, eee, Bulgaristan'da kalan Türkler. Ne olacak bunların durumu? Yani azınlık hakları. İki, Yunanistan'la yapıyorsun. Yan Yunanistan'la yaptığın anlaşmanın adı ne ya? Atina. Aynı mantık var. Bir, sınır nere olacak? İki, Yunanistan'da kalan Türklerin durumu ne olacak? Dikkat. Üçüncüsü çok ilginç. Hiçbir sınırımız olmamasına rağmen Sırplarla da yaptık. Neden? Orada kalan Türklerin azınlık durumları için. O zaman bir sınav sorusu nasıl gelmiş? Dikkat. Aşağıdaki hangi devlette Osmanlı Devlet'in sınırı olmamasına rağmen Balkan Savaşlarından sonra İstanbul Anlaşmasını imzalamıştır. İki tane İstanbul olunca hemen zaten sınırı yok diyor. Senin Bulgar'la Yunan'la zaten sınırın var. O zaman aklına ne gelecek? Hemen Sırbistan gelecek. Hadi bir yazalım bakalım tane anlaşmayı. İstanbul'u hangi devletle yaptın? Bulgarla. Bulgaristan ile yaptım. Peki Bulgaristan'la yapılan anlaşmada ne var? Bir sınır belirlendi. Doğru mu Nazım? Bura nereymiş artık tekrardan? Meriç Nehri oldu. Başka? Edirne Kırklareli. Evet. Ve Dimetoka kime verilmiş? Osman'da kaldı. Evet. Azınlıkların durumları tespit edildi. Durumları tespit edildi. Genel manasıyla bu. Peki Atina'yı kimle yapıyorsun? Atina nerenin başkenti? Yunanistan'ın. Evet. Başla Nazımca Hı hı. Ege adalı geleceği bırak Ege adalarını. Çünkü hepsini işgal etti ya. Geleceği kime bırakılmış? Büyük devletlere bırakıldı. Büyük devletler dediğimiz düveli muazzam. 6ı devlet şu an. Büyük devletlere bırakıldı. Evet var. Azınlıklara durumları tespit edildi. Gene aynı hepsinden durumu tespit edildi. Yani ne olacak? Satacakları mı? Malları ne olacak? Evet. İstanbul hangi devlette yapılmış? Sırbistan. Arkadaşlar Sırbistan'la dikkat. Sınırımız olmadığı halde yaptık. O zaman bir sınır anlaşması olamaz. Olmadığı halde yapıldı. Özellikle burada ne var? Sırbistan'da kalan azınlıkların durumu tespit edi. Sırbistan'da kalan

Türk azınlığın durumu tespit edildi. Durumları tespit edildi. Arkadaşlar, o kadar sıkıntılı bir durum ki bu. Niye biliyor musunuz? Mu? Sen gidiyorsun da evini arkaya mı bağlıyorsun? Sen gidiyorsun da ahırını, hayvanını, malını, tarlanı, tarlandaki ekirini götürebiliyor musun? E ne olacak bunlar peki? İşte onların tespitleri yapılıyor. Bunlar devlet tarafından ya kamulaştırılıyor, sıplar tarafından aileye dönüyor. Aile yoksa devlete ödeniyor. Yani çok iyi o. Ama tabii bu rakamlar öyle değerinde falan değil mi? Değerinde değil. Şimdi çok büyük bir arazisi var adamın. 100 dönüm. Adamlar bir dönüm parası veriyor. Ne itiraz edeceksin o saatten sonra? Yeter ki oradaki millete fenalık gelmesin diye uğraşıyorsun. Bütün mesele bu.

Gelelim bir tane notumuz var. Söyle bakalım lazım. Ortalardan Anadolu'ya göç edenler. >> Evet. Balkanlardan Anadolu'ya göç edenler, göç eden Türkler ne yapmışlardır? >> Üretimi artırdılar. Evet. >> Yeni teknikler ve bilgiler öğretmişler. >> Yeni teknik ve bilgiler öğrettiler. Demek ki bizlere çok faydası olmuş mu? Ve bilgiler öğrettiler. Evet. >> Ancak söz konusu sosyal problemler ortaya çık. Ancak sosyal ve ekonomik zorluklar ortaya çıkmıştır. Özellikle barınma meselesi. Ekonomik zorluklar ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkmıştır. En önemli meselelerden bir tanesi de zaten bu. 400.000 adam bir anda göç ederse ne olur? Kimi barındıracaksın? Hepsi İstanbul'dan dışarı gitmek istemiyor. İç Anadolu'ya bu tarafa doğru gelmek istemiyor. E büyük bir ekonomik kriz. İş yok. Osmanlı'nın Yavuz zamanını anlatmıyorum ki ya. Bundan tam 10 sene sonra Osmanlı Devleti yok olacak. Osmanlı Devleti'nin son kalan 10 senesini anlatıyorum arkadaşlar. O yüzden gelen kitle Yavuz zamanında gelse Yavuz onu 400.000'de yayar bir yere. Kanuni zamanında gelse her gün bir tane ev yapılır. Bir yılda 1000 milyona ev yaparsın. Hani basit yöntemlerle gene de adamların barınma sorunu çözer. Ama şimdi yapabiliyor musun? Yapamıyorsun. Bütün mesele bu. Evet.

Kaydır bakalım tahtayı. Bir genel tekrar yapalım. Trablusgarp 1. Balkan ve Balkan'la alakalı. Başlayalım lazım. Hadi bakalım. Hazır mıyız arkadaşlar? Önce genel tekrar ardından da bu işaretlemeleri bir yapalım. 1 ile başlıyoruz. 1. Trablusgarp Savaşı hangi devletle hangi devlet arasında oldu? İtalya Osmanlı Devleti. Peki Trablusgarp bizim Kuzey Afrika'daki neyimizdi? Son toprağımız. Sonra Uşi anlaşması elden gidecek. Bir, nedenleri her zaman soru olarak çıkar. Bunu bir söyleyeyim. 2. Savaşın sırasında. Savaşın sırasında neden bu adamlar Beyrut'u Çanakkale'yi abluk altına alması, 12 adayı ve Rodos'u işgal etmenin sebebi neydi? Osmanlı Devleti'ni barışa mecbur etmek. Nerede o kardeşim? 3'üncü notta. Şu çok önemli. Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak için ne yapmışlar? Bir Rodos adası özellikle ve hangi adaları? 12 tane adayı işgal ediyorlar. Bunu da söyleyelim. Peki savaşta savaş öncesi hep konuşmalar var. Çünkü ilk defa gidiyorlar. Kim gidiyor? Mustafa Kemal stajyeri. Artık stajyeri derken savaş anlamında stajyeri. Yoksa normal stajyeri Şam'a gitti zaten. Ama burada ilk defa savaşa katılacağı için Mısır'dan geçecek. E Mısır'dan geçerken takma bir hat kullanıyor. Bu defalarca soru oldu. Neydi? Gazeteci Şerif Bey. Bundan sonra bazı tarihlere dikkat etmek zorundasınız. Savaşın tarihine dikkat edelim. 11, 12 artık sen sınavda neye bakacaksın? Yazıyor oraya. 25 Mayıs atıyorum 191. Dikkat edeceksin. 12'de ne vardı? Ramazan hoca ne dedi bize? Trablusgarp Savaşı var. 12, 13'te Balkan Savaşları var. 14, 1'de Dünya Savaşı. O zaman bunlar artık bizler için çok önemli hale gelecek. Geldik Mustafa Kemal burada hangi rütbeye ulaştı? Binbaşı rütbesine ulaştı. Peki Mustafa Kemal'in katıldığı ilk savaş değil mi bu? E kendinden kat ve kat düşmanı yendi. Derne'de, Tobruk'ta. O zaman savaşta iki yeri de bilecek misin? Derne ve Tobruk. Derne komutanlığı yaptı zaten. Devam ediyorum. Bu durum ileride bir Kurtuluş Savaşı'nı kazanmamızın da ilk müjdesi oldu. Demek ki Mustafa Kemal ve onun yakın çevresi ve arkadaşları demek ki kendinden kat ve kat düşmanı yenebiliyor. Yenebiliyorsa o zaman Kurtuluş Savaşı'nda düşünün bir tarafta İtalyan, bir tarafta Fransız, bir tarafta Ermeni, bir tarafta Yunan, bir tarafta İngiliz. O zaman bizlerin de yine kat yeneceğini düşündüğümüzden dolayı Mustafa Kemal burada aslında ilk bir düzeyi Türk milletine veriyor. Nerede veriyor? Burada, yani Trablusgarp Savaşı'na veriyor. Anlaşmanın adı Uşi. Anlaşmanın imzalandığı ülke İsviçre. İkisi de sınavda soru oldu. Dikkat. Sınavda da orijinal adıyla verdiler. Bu şekilde yazdılar. Zaten biz düz okuduğumuzdan dolayı sıkıntı yok. İndik buraya. Trablusgarp halkıyla dini ve kültürel bağları koparmamak adına padişahın bir vekili olan Naibi-i Sultan'ı buraya gönderiyoruz. Ki o bölgede özellikle bayramlarda padişahların orada işte merasimlerde, Kadir gecelerinde, Ramazan aylarında padişahlar oradaki etkisi devam etsin. İşte hutbelerde adı okumaya devam etsin diye. Peki burada bir şey var. Heh. Şeyh Ahmet Sünusi. Şimdi yeni gelen nesil sorular var ya. Diyecek ki Nazım öğretmen dersinde Şeyh Ahmet Sünusi ilk savaş uçağı veya keşif uçağı ve dedi ki mesela şey eee Nuri Jker gibi kelimeler kullanıyorsa hangi neyi anlatıyordu diye sordu. Oraya sen Gazeteci Şerif Bey yazarsan zaten soruyu yaptırırsın. Ama soruyu zorlaştırmak istersen Şeyh Ahmet Sünüi, Ardan Ömer Muhtar'ın Çöl Aslanı olmasını bunları verebilirsin. O zaman biz yeni nesil sorulara da burada alışmamız lazım.

Geldik buraya 1. Balkan Savaşı. 1. Bunların arkalarında olan devlet kim? Rusya. Bunu bileceğiz. 2. Bu dört devleti bileceğiz. Karadağ, Yunanistan, Sırbistan, Bulgaristan. En karlısı kim? 1. Balkan'da. Çünkü Yunan orduları Doğu Trakya'yı da alıp İstanbul Çatalca'ya kadar geldiklerinden dolayı da artık yeni hattımız neresi oldu? Midye-Enes hattı. Peki Osmanlı Devleti yapılan Londra anlaşmasına göre her yeri kaybetti mi bu hattın? Bu hattın batısında nere var? Dikkat. Doğu Trakya, Batı Trakya, Selanik, Makedonya, Arnavutluk ve Ege Adaları. Peki Osmanlı Devleti'nde 1911'den 1910'da daha aslında isyan başladı da Trablusgarp'tayken de devam etti. En sona Arnavutlar Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız ilan etti. Peki önemi ne? Bir Osmanlı Devleti'nden ayrılan son Balkan ülkesi direkt sınavda çıkar. Onu bir yazalım. Neredeymiş Osmanlı Devleti'nden ayrılan son Balkan ülkesi? >> En yukarıda. Evet. Şu Osmanlı'dan ayrılan son Balkan ülkesi kim? Arnavutluk. 2. Arnavutluğun özellikle elimizden çıkması Osmanlıcılığı bitirir. Niye lan Osmanlıcıyı ben niye yapıyordum? Zaten oradaki Balkanları birbirimizden kopmayalım diye. Arnavutluğun elinden gitse dahi gitti. Lan Nazım senin adın Osman. Benim adım Osman olsa gene Osmanlıcılık yapamayız. Anladın mı meseleyi? Osmanlıcılık tamamen gitmiştir. Yerine ne geliyor peki? Anadolu'ya yoğun Türk göçünden dolayı Türkçülük fikri akımı güçlenmiştir. Hamidiye kahramanı kim? Hüseyin Rauf Orbay. Edirne'yi 160 gün savunan bir gün sınavda gelecek. Kim bu adam diye sorarlarsa Mehmet Şükrü Paşa. Doğru mu? Peki Edirne'yi tekrardan geri alan o yüzden tarihe Edirne kahramanı olarak geçen kim? Enver Paşa. Savunan Mehmet Şükrü Paşa, kaybettikten sonra geri alan Enver Paşa'dır. Onu da size söyleyelim. Peki 1. Balkan Savaşı'ndan sonra 2. Balkan Savaşı'na katılan devlet kim? Birde yok. 2'de var. Kim Nazım? >> Romanya. Peki dört devletin savaştığı devlet 2'de kim? Bulgarlar. Peki biz bundan yararlandık. Londra anlaşmasını feshettik. İlerledik Meriç'lerini. O Bilenes hattı vardı ya şu an. Bu hattı aşıyoruz. Açtıktan sonra Doğu Trakya'yı tekrardan geri alıyoruz ve Bulgarlarla yapılan İstanbul anlaşmasıyla tekrardan sınır hattımızı ne olarak belirliyoruz? Meriç Nehri olarak veriyoruz. Demek ki Doğu Trakya'yı geri aldık. O zaman 1. Balkan Savaşı'ndan kaybettikten sonra Balkan Savaşı'da tek kazanç noktamız neresi olmuştur? Doğu Trakya olmuştur. Bunları da söyleyelim. Özellikle Balkan Savaşı'nda şunları asla unutmayın. Bir tanesi Kaz Vakasıdır. İkincisi Edecik Katliamı'dır. Bu inanılmaz bir katliam. Üçüncüsü Karasat'tır Katliamı'dır. Ya da Karasat diye geçer. Karasat köyü katliamı. Bunun gibi daha defalarca vardır. Özellikle ne dedim size? Ünlü bir ressamda çizdiği kabuk yiyen, ağaç kabuğu yiyen askerlerimizin fotoğraflarına bir bakın. Bunlar gerçek. Gerçek. Heh. O zaman burası her zaman bize sistemsel olarak dikkat. Peki biz bu Balkan Savaşlarını niye kaybediyoruz kardeşim? Bunların hepsi sınavda sana olarak gelir. Peki hangi meseleyi çözdükte Balkanlar bu ittifakı yapmıştı? Onların içindeki kilise meselesini çözdüğümüzden dolayı. Şöyle baktın mı buraya? Baktın. Peki geldik buraya. Özellikle bir devletle bir anlaşma yapıyoruz değil mi Nazım? >> Ama bizim onunla neyimiz yok? Sınırımız yok. Bir sınavda geldi. Osmanlı Devleti Balkan Savaşlarından sonra hangi devletle sınır olmadığı halde anlaşma yapmış? Cevap ne? Sırbistan. Anlaştık mı? Benim bu işaretlediğim özellikle nedenleri, sonuçları, tamam mı? Kaybedilen yerler. Kaybedilen yerler de gelir. Çıktı. 5 tanesini birden yukarı 1, 2, 3, 4, 5 diye verdi. Hangisini? Dedi Balkan Savaşları sonunda Osmanlı devleti kaybetmiş. Şimdi bir soru yazacağım. Buraya lütfen dikkat edin. ÖSYM'nin bir oyunu var burada. Oyuna düşersen sınavda gidersin. Şimdi ben oyunu bir deşifre edeyim. Tam lazım. 1. Doğu Trakya lazım. 2. Batı Trakya. 3. Selanik. 4. Makedonya. 5. Nere olsun? Lazım kaybedilen yerlerden. >> Yok. Ege Adaları değil. Diğeri Anna olsun. Bu arada sınav sorusunu yazıyorum. Yukarıda verilenlerden hangileri Balkan Savaşları sonucunda kaybedilmemiştir ya da kaybedilmiştir? Şimdi bak, Balkan Savaşları diyorsa lar eki bize neyi gösterecek? Önce 1'i düşün Ramazan. Sonra bir de 2'yi düşün. E tamam 1 ile 2'yi düşündüğümde zaten tek bir kazancım var. O da Doğu Trakya'yı geri almam. O zaman bana sınavda 1. Balkan mı diyor? Yoksa Balkan Savaşları mı diyor? Ha kafayı çalıştıracağım. Ramazan hoca ne dedi? Lar eki gelirse ikisini birden düşün. İkisini düşünüyorum şimdi. E ben Doğu Trakya'yı geri aldım. O zaman ben Balkan Savaşları adında bir soru gelirse Doğu Trakya'yı geri aldım. Ama bunların hepsini geri kayb. O zaman sen Doğu Trakya'yı ne yapmayacaksın? Kaybedilen yerler arasında gösteremezsin. Niye? Geri aldığın için. Tabii sorunun nasıl gelmesi lazım? Lar ekiyle Balkan Savaşları. Peki sınava girdin aynı beşli duruyor. Yukarıda verilenlerden hangileri 1. Balkan Savaşı kaybedilmiştir? Alayı hepsi. Hepsi gitti çünkü ama 2 Balkan Savaşları derse lar ekinden dolayı sen Doğu Trakya'yı biz geri almıştık diyeceksin. Var mı sıkıntısı olan? Trablusgarp 1. Balkan bu. Dünya Savaşı'na gidiyoruz.