📱

Get Our Mobile App

Take your business learning on the go!

Download on the App StoreGet it on Google Play

ACUN'A KUŞATMA YERALTINDA ÇATIŞMA

Cevheri Güven58:26

Transcription

Herkese selam. Yeni bir yayınla karşınızdayım. Acun Ilıcalı ekonomik krizin içerisine girdikçe denize düşen yılan misali çok ilginç figürlere sarılıyor. Ve Anonimos'un dünyanın en önemli ifşa mekanizmalarından bir tanesi. Ananimos'un ifşa ettiği uluslararası Meksikalı bir baronla Acun Ilıcalıyla aynı fotoğrafta olan üçüncü kişi de gözaltına alındı, tutuklandı. Hem de dillere destan bir tutuklamayla Bebek Otelin sahibinden bahsediyoruz. Bebek otelin sahibi onun bağlantıları, Acunla olan ilişkileri ile ilgili bütün detayları bulacaksınız.

Yine Hüseyin Baybaş'in merkezli Almanya'da işlenen biliyorsunuz bir suikast girişimi var ve Hüseyin Baybaş'in benim videom üzerine bir açıklama gönderdi. Hüseyin Baybaş'nin açıklamasını da bu videonun içerisinde bulacaksınız. Aynı zamanda İbrahim Gümüştekin olayı, onun ikinci perdesinde yer alanlar var. Ve tabii ki Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığına doğru ilerleyen bu fuhuş ve uyuşturucu operasyonunun detayları var. İşler öyle bir noktaya gelmiş ki bunların beraber oldukları kadın neredeyse cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı olacakmış. Dua edelim o kadar ileri gitmemiş.

Tüm bunların detaylarını bulacağınız ve devletin nasıl bir tehlikeye atıldığına ilişkin detayları bulacağınız yine bilgi dolu, yine dop dolu bir video olacak. Fakat her zaman olduğu gibi yayına başlamadan evvel hatırlatayım. Yayını beğenmeniz, paylaşmanız, yorum dahil her türlü etkileşimde bulunmanız sesimin daha geniş kitlelere duyurulması açısından son derece önemli. Yine kanalıma abone olursanız ve bildirim tuşunu açarsanız, bir VPN uygulaması edinirseniz bu tip içeriklere çok daha kolay ulaşabilirsiniz. Evet, bunların hepsini yaptıysanız şimdi yavaş yavaş konularımıza başlayalım.

Şimdi Acun Ilıcalı ile ilgili mevzu Cumhurbaşkanlığı iletişim merkezine doğru yürüyen, kafa koparan kadınlar. Onunla ilgili mevzulara filan geçmeden evvel önce şu Hüseyin Baybaş'ın mevzusuyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Şimdi biliyorsunuz Çağdaş Baybaşin Baybaş'in ailesini bilenler vardır. Belki genç kuşak bilmiyordur ama 90'lı yılların en hızlı ailesiydi ve Mehmet Ağır'dan tutun da derin devlete kadar çok fazla güçlü bağları vardı. Sonrasında Hüseyin Baybaş'ın kameralar önünde kendisinin uyuşturucu ticareti yaptığı dönemde Mehmet Ağarla birlikte bu uyuşturucu ticaretini nasıl yaptıklarına ilişkin çok büyük ifşalarda bulundu. Hatta rahmetli Mehmet Ali Birant kendisini programına çıkardı. O Mehmet Ali Birant'ın programında da çok büyük ifşaatlarda bulundu vesaire. Baybaş'in ailesi böyle güçlü. Baybaş'in ailesinin o dönemki lideri Hüseyin Baybaşin şu an cezaevinde Hollanda'da ve uzun yıllardır cezaevinde. Fakat ailenin en genç üyelerinden Çağdaş Baybaş'in yani Hüseyin Baybaşi'nin yeğeni geçtiğimiz günlerde Almanya Düsseldüldorf'da bir saldırıya uğradı ve bu saldırıdan ağır yaralı olarak kurtaldı. Şu an kendisi halen daha hastanede ve bu olayın nasıl işlendiğine ilişkin, kimlerin yaptığına ilişkin filan ben bir dizi analiz yapmıştım. Bu analiz üzerine Hüseyin Baybaş'in cezaevinden bir açıklama gönderdi ve bu açıklamada diyor ki özetle kendisi bana cevap verirken diyor ki bu aslında diyor bir çeteler arası ya da gruplar arası ya uyuşturucu kara para ya da başka bir nedenle böyle gruplar arası bir mücadeleden ziyade devlet çağdaş Baybaş'ı Türk devleti çağdaş Baybaşi'ı vurdu demeye getiriyor.

Şimdi onun açıklamasını genel olarak ben bir size okuyayım arkadaşlar. Çağdaş Baybaş'in bu gördüğünüz kişi şu an hastanede. Kendisine şifa diliyoruz. Eee Hüseyin Baybaşı'nin açıklaması da bu arkadaşlar. Şimdi Cevheri Efendi diye başlıyor açıklamaya. Hüseyin Baybaşin. Sen yine bir paylaşım yaparken konuyu saptırmaya çalışmışsın. Şimdi Hüseyin Babeş'in benimle ilgili birkaç tane daha açıklama yapmıştı ama bu açıklamanın dozu tonu eee daha böyle çok fazla hakaret içermediği için birebir eee okumayı yeğiliyorum. Ya senin edindiğin bilgiler yetersiz, yanlış ya da sen bu konuları saptırmak gibi bir hevesin var. Senin anlattığın grupların çağdaş veya bizim etkinliklerimizle ne ilgisi olabilir? Daha önce çalışma arkadaşlarımız kamuoyunu bilgilendirdiler. Bize ulaşan kesin bir bilgi Türkiye'nin kurumları tarafından yönlendirilen pislik kişilerin yaptığı bir saldırıdır. Yani diyor ki Türkiye devleti yaptırdı bunu. Diyor senin de eskiden beri ilişkilerin, kontakların var. sorabilirsin. İnsanları yanlış yönlendirerek kışkırtma amaçlı konuyu saptırarak haber yapılmaz. Yapacaksan doğru dürüst haber yap. Şimdi Düseldorf'tta Almanya'nın yetkili görevlileri polisi, savcısı soruşturma eee etmemiş soruşturma sürdürüyorken sen böyle bir saptırma amaçlı bir paylaşımı yapmakla yetmemişsin. Bırakalım yetkili kurumlar görevlerini yapsınlar. Olay aydınlansın. Ondan sonra yazın. Ama şimdi yazacaksanız o zaman doğru yazın. Bizim edindiğimiz bilgi Türkiye tarafından koordine edilmiş ve burada bizim için yapılan etkinlik hedeflenmiş. Bizim dışarıya çıkmamamız için bir uşaklık yapılmış. Olayın özü budur. Elbette ki en kısa zamanda bunun sonuçlarını herkes görecek ama siz olayı saptırarak böyle bir yazı yazmışsınız. Lütfen düzeltin. Bu saldırı tamamen benim 30 yıllık esaretimin eee 30 yıllık esaret altında olmamdan ötürü düzenlenen etkinliğe zarar vermesine yönelik bir saldırıdır. Devam ediyor. Diyor ki bu saldırı bugün Türkiye'yi yöneten bazı kurumlar tarafından direkt organize edilmiş. Bizim etkinliklerimiz bize yönelik eee yaranın kırılarak bizim çıkmamızın geciktirilmesi ve siyasi çalışmalarımızın kirletilerek bu tür sokak serseliliği usulü işlerle uğraşmamızı ima etmek öyle bir imaj yaratmaktır. Hedef eee Türkiye bize yönelik 10 yıllardır bunu yapar diyor Hüseyin Baybaşin ve diyor ki sen gazeteci olarak bunları biliyor bilmiyor değilsin. Ayıptır. Adamın midesini bulandırma. Yazan doğruları yaz. Bir de sen hiçbir adap ahlak yok mu ya? Bizimle ilgili bir haber yazıyorsun lütfedik bizimle görüşümüzü sormaz mısın? Aslında görüştüm ailenin üyeleriyle de neyse. Bizim avukatlarımız herkesle görüşürler. Şimdi bu yanlışı düzeltmeni istiyorum. Bizim Düseldorf'taki etkinliğimize yapılan saldırı Türkiye'yi terör dev Türk terör devleti saldırısıdır. Bunu Türkiye terör devleti organize etmiştir. Saldırganlar hem kimse her kimse Türkiye terör devleti uşaklık yapmışlardır. Belki saldırganların kendisi de bunun farkında bile değillerdir. Ama bize ulaşan somut bilgi budur. Bu çerçevede yaptığın yanlışı düzeltmeni bekliyoruz." demiş Hüseyin Baybaşin.

Evet bu Hüseyin Baybaşin'in açıklaması arkadaşlar. Özetle diyor ki Hüseyin Baybaşi, "Türkiye yaptırdı bu saldırıyı. Saldırının hedefi de benim Hollanda'da cezaevinden bırakmam için Almanya'nın, Avrupa'nın çeşitli yerlerinde küçük küçük eylemler yapıldı. Bu eylemlere yönelik bir saldırıydı" diyor. Oysa ki eylemlere yönelik bir saldırı olduğunu ben düşünmüyorum açıkçası. Burada doğrudan Baybaş'in ailesinin bir ferdi hedef alınmış. Yoksa bu eylemlere yönelik bir saldırı başka türlü yapılırdı. eylemlerin yapılmayacağı şekilde bu Baybaş'in ailesinin en genç ferdi böyle son zamanlarda da sosyal medyada çok bilinen bir isimdi Çağdaş Baybaş'in. Dolayısıyla burada ailenin doğrudan ilişkileri ile ilgili bir durum söz konusu. Hüseyin Baybaş'ın tabii uzun yıllardır kendisini siyasi bir figür olarak oturtmaya çalışıyor. Kürt siyasetinin etkin bir siyasi figür olarak oturtmaya çalışıyor ve bu suikast girişimini de bu siyasi çerçevede okuyor. Ama ben açıkçası böyle olduğunu düşünmüyorum. Fakat yine de cevap düzeltme hakkına saygı olarak kendisine bu konuyu bu konuyu açıklamasını ifade ettim burada.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Acun Ilıcalı ile ilgili mesele. Biliyorsunuz eee Aninimus denen uluslararası bir eee ifşa mekanizması var. Bunlar işte Wikileaks belgelerinden tutun da başka dünya çapındaki önemli bilgilere kadar bunların hepsini sosyal medya platformları üzerinden çeşitli web siteleri üzerinden ifşa ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Anonymus hesabı yine bir ifşa yaptı ve bu ifşanın içerisinde Meksikalı bir baronla ilgili çok kritik bilgiler verdi. Bu baronun bakın Anonymus'un o ifşasını da ben size göstereyim. Bakın bu Anonyimus'un ifşasındaki gördüğünüz tweet. Bakın tweet'in başında bir fotoğraf vardı. Şimdi detaylı açıklamasını gösteriyorum size. Burada eee Ricardo Benjamin Salinas isimli bir kişiden bahsediyor. Eee bu tweet onun üzerine kurulmuş. Fakat Ricardo Benjamin Salinas'ın uyuşturucu ilişkileri, devletle olan rüşvet ilişkileri, bundan dolayı aldığı çok ağır Meksika'da son bir cezaya çarptırıldı. onunla ilgili konular ve eee Salinas'la ilgili, Baron Salinas'la ilgili ki böyle servetinin eee 15-20 milyar dolar olduğundan bahsedilir. Bu Baron Salinas'la ilgili bir paylaşım yaptı. Fakat bu paylaşımın içerisinde en altında bir fotoğraf kullandı Aninimus ve bu fotoğrafta Acun Ilıcalı'da yer alıyordu. Özel olarak Benjamin Salinas'ın onlarca fotoğrafı olmasına rağmen Acun Ilıcalıyla olan fotoğrafı seçilmiş. Sonra orada Acılı Iılı Canılın olduğuna ilişkin birisi alta yorum yazıyor. Anonymus da bu yoruma cevap veriyor ve diyor ki, "Evet diyor Anonyus. Oradaki kişi Acun Ilıcalı" diyor. Bakın fotoğraf kullandığı kişi.

Şimdi bakın daha yakından göstereyim fotoğrafı size. Şimdi burada yeşil gömlekli kişi Anonyimus'un uluslararası en büyük baronlardan birisi dediği Ricardo Benjamin Salinas. Sol tarafındaki siyah gömlekli gördüğünüz kişi de gördüğünüz gibi Acun Ilıcalı ve Acun Ilıcalı'nın sağ tarafında Benjamin Salinas'ın arka tarafında Şeyma'yı görüyorsunuz. Onun sağ tarafındaysa beyaz eee gömlekli olan kişi Muzaffer Yıldırım. Şimdi bu Muzaffer Yıldırım geçtiğimiz günlerde davul zurnalı bir biçimde tutuklandı. Hangi soruşturma kapsamında? ünlülere yönelik uyuşturucu, fuhuş, çılgın partiler filan artık ne derseniz bu Habertürk'ten başlayıp başka tarafa doğru giden operasyon. Bu çerçevede Muzaffer Yıldırım da gözaltına alındı ve tutuklandı. Muzaffer Yıldırım bu operasyonda hangi merkeze oturtuldu? Bebek otel. Bebek oteldeki çılgın partiler. Muzaffer Yıldırım'a ait olan Rumeli sarındaki bir yalı. Oradaki çılgın partiler ve onun stay hotelleri var. O stay hot otellerinde yapılan çılgın partiler, orada tüketilen uyuşturucularla ilgili hem Muzaffer Yıldırım hem de onun işletme müdürü tutuklandılar, cezaevine kondular ve soruşturma dosyasından fotoğraflar yayınlanmaya başlandı. Mesela bakın Muzaffer Yıldırım'ın evine yapılan baskında işte evini kumar üstüne çevirmiş. Evindeki gördüğünüz gibi işte kumar oynayabilmek için orada getirilmiş işte kumarla ilgili malzemeler ve işte her bir elin 30.000 1000 dolardan başladığı çok özel poker rulet partilerinin yapıldığı bir ev şeklinde Muzaffer Yıldırım'la ilgili bütün bilgiler ortaya serilmeye başlandı. Sonrasında Muzaffer Yıldırım'ın oteline gelenler gidenler, o evine gelenler gidenlerle ilgili Sabah Gazetesi merkezde bütün operasyon Sabah Gazetesi'en sürüyor. Sabah Gazetesi merkezde bilgiler ifşa edilmeye başladı ardı ardına.

Şimdi bu Muzaffer Yıldırım önemli bir kişilik. Birincisi Acun Ilıcalı ile olan ilişkileri nedeniyle önemli. Şimdi bakın Acun Ilıcalı'nın ekonomik durumu, şirketi yönetme biçimi, kendisinin bir patrondan ziyade diyerek sunucu gibi işlerin içerisine girmesi, kendisinin omzuna çok yani profesyonellik dışı bazı işler nedeniyle bunu işletmecilerin söylediği için söylüyorum. Acun Ilıcalı'nın ekonomik durumu iyi değil. Bu sebeple de Acun Ilıcalı hiç bulaşmaması gereken işlere bulaştı. Bu yasa dışı bahis, kara paranın aklanması ve bu tip baron tipli kişilerle olan ilişkiler. Çünkü kara para, aklanacak para vesaire bunlar burada var. Geçtiğimiz günlerde size gösterdim. Acun Ilıcalı'ya, Acun Ilıcalı'nın İngiltere'deki kulübüne bir yasadışı bayisesi sponsor oluyor. Sponsorluk anlaşmasını da gösterdim size. Sponsorluk anlaşması ile ilgili törende o Acun Ilıcalı'nın İngiltere'deki yöneticisi, bu sponsorluğu arayan yönetici diyor ki, "Sports Betso" diyor. Yani bu yasa dışı bayisinin diyor, "Türkiye'deki müşterileri giderek artıyor diyor. Dolayısıyla bizim ilişkilerimiz de Hill City ile Acun İlcan takımıyla daha da artacak önümüzdeki iki sezon. Şimdi nasıl bir şey ya? Hul City İngiltere'nin futbol takımı. Siz bir kumar sitesisiniz ve diyorsunuz ki Türkiye'de müşterilerim artıyor diyorsun. Türkiye'de de lisanslı bir kumar sitesi değilsiniz. Bu neyi gösteriyor? Acun Ilıcalıyla bu Türkiye'de faaliyet gösteren yasa dışı bayisesi arasında para aklama ilişkisi var. Yoksa mesela düşünebiliyor musunuz? Bir ülkede bahis oynatıyorsunuz. Gidip başka bir ülkedeki futbol takımına sponsor oluyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Olamaz. Demek ki arada arka plandan kara para ilişkileri var. İşte Acun Hılcalı bu karapara ilişkilerine girdikçe şimdi etrafındaki isimler tek alınıyor. Acun Ilıcalı ile ilişki içerisinde olan bu yasa dışı bahis baronlarına yönelik tek operasyonlar yapılıyor. Şimdi olay geldi. Acun Ilıcalı'nın bu Ricardo Salinas'la arasındaki ilişkiyi kuran isimlerden Muzaffer Yıldırım'a. Muzaffer Yıldırım da Ricardo Salinas'ın sevdiği tarzda çılgın partiler, uyuşturucunun korkunç biçimde tüketildiği partiler, kumar partileri vesaire. Bunları İstanbul'daki lüks mekanlarında organize eden kişi. Şimdi Muzaffer Yıldırım da alınınca Acun Ilıcalı ve etrafındaki kişiler tek alınıyor. Acun'un bugüne kadar alınmamasının sebebi Acun'a bu karapara operasyonlarının yürümemesinin sebebi ki yargılanıyor da piyasa dışı bahis dosyasından ama en hafifinden yargılanıyor Acun Ilıcalı'nın Tayyip Erdoğan'la olan ilişkileri. Ama gördük ki son günlerde şu an Türkiye'de yeni bir denge kuruluyor ve bu yeni dengede geçmişte Tayyip Erdoğan'la ilişkisinin güçlü olduğunu düşünen kişiler de dokunulur oluyor. Çünkü bütün dengeler Tayyip Erdoğan'la ilgili kurulmuyor. Şu anda Tayyip Erdoğan zaten dengesini kurmuş. Hukuk, emniyet, mit filan devletin bütün mekanizmaları benim iki dudağıma bakıyor diyor. Şu an kurulan denge Bilal'le ilgili denge. Dolayısıyla Acun'a dokunulup dokunulmayacağı da Bilal ilgili Acun Ilıcalı'nın hangi noktada duracağına ilişkin.

Şimdi bu soruşturmalarda yani bu uyuşturucu, çılgın partiler eee ve fuş dediğimiz soruşturmanın içerisinde yapılan operasyonlardan bir tanesi de mümine Senna Yıldız isimli kişiye yapılan operasyondu. Şimdi bakın Rümeysa, Ela, Cebeci filan böyle hep böyle İslami background isimlerin, kızların filan bu işlerin içerisinde olduğunu görüyoruz. Mümine Senna Yıldız da bu isimlerden bir tanesi. Şimdi önce bu kızı bir size göstereyim arkadaşlar. Şimdi Mümine Senna Yıldız bu gördüğünüz gibi Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığında görevlendirme ile çalışıyor kendisi. Aslında TRT'ye kadrolu olarak alınmış İstanbul Bölge Başkanlığı'na. Oradan görevlendirmeyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na gitmiş. Ve bu ilişkisi bir de bakın şu üniformalı fotoğrafı var. Bu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde acil durum ve afet yönetimi lisans programına katılmış. Lisans programına. Orada da staj yapıyormuş. Yani üniformalı fotoğraf biliyorsunuz bayağı çekici bir fotoğraf. Herhalde bu üniformalı fotoğrafları vermek için Mümin Senna Yıldız ve bunları Instagram'ında paylaşabilmek için bu görüntüleri paylaşmış. Bu e kursa girmiş daha doğrusu diyebiliriz. Şimdi Mümine Senna Yıldız dediğimiz güzel hanımefendi bu kendisi. Mümine Senna Yıldız önce TRT'ye alınıyor. Hiçbir kualifikasyonu yok. Tak özel istisnai kadroyla TRT'ye alınıyor. Sonra TRT onu kesmiyor. TRT yeterince havalı değil. Ben niye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında değilim hayatım noktasına işi götürüyor ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına geçici görevlendirmeyle oranın kartını alıyor ve sonra da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın bazı programlarında işe falan gittiği yok da fotoğraflar vermeye başlıyor. Ve bunu da Instagram hesabında paylaşınca Mümine Senna Yıldız sonra bunları kaldırdı. Tabii ki mümna yıldız yürüyor. Şimdi tabii burada ona böyle yürü mü, yürü senna diyen kişi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı. Görevden alındı bu kişi. Eee, Çağtay Özdemir. Evet. Şimdi size Çağatay Özdemir'i göstereyim. Fakat çok önemli bir tehlikenin içerisindeyiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından Çağtay Özdemir'le ilgili bir sızıntı da oldu. Aynı zamanda bir görevli Çağtay Yıldırım'ın nasıl Mümine'yi oraya aldırttığına ilişkin çok büyük bir sızıntı yaptı. Onu da göstereyim size. Şimdi Çağtay Özdemir bu arkadaşlar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı idi kendisi Temmuz ayına kadar. Bu profiline sabitlediği fotoğraf X profiline görüyorsunuz. Yazdığı kitapları cumhurbaşkanına filan sunuyor. Şimdi bakın yazdığı kitapları da bu. Amerika ile ilgili kitaplar yazıyor. Bakın Amerika'nın yükselişi ve çöküşü ile ilgili kitap yazmış. Vay anasını ya. Ondan sonra Türkiye'nin soft power'ı ile ilgili kitap yazmış. Amerika'nın büyük stratejisi ile ilgili bir kitap da yazmış. Grand Strateji. Onu bir de tutmuş İngilizceye de çevirmiş. Bak en sondaki İngilizce hali, en baştaki Türkçe hali filan. Böyle AK Parti'nin yükselişi, Amerika'nın çöküşü ile ilgili kitap yazıyor. Ya sen bu kitapları yazmadan evvel önce bir uçkuruna sahip ol. uçkuruna sahip olamamış. Amerika'nın çöküşü ile ilgili kitap yazıyor. Ama şimdi daha tehlikeli bir noktada bu adam. Bu önemli. Şu an kendisi Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi olarak atandı. Şimdi bakın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcılığı görevinden alındı Temmuz ayında ama şu an Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyeliğinde devam ediyor. Çağatay Özdemir. Şimdi bu önemli. Şimdi bakın Çağatay Özdemir sevgilisi Mümine Senna'yı önce TRT'ye aldırtıyor. Çünkü iletişim başkanlığının hepsinin altında TRT MRT filan hepsi onun bütün ellerinin laflarının geçtiği yerler. TRT Anadolu Ajansı vesaire önce oraya aldırıyor sonra tutuyor iletişim başkanlığına aldırıyor. Şimdi Mümine Senna bir açıklama yapmış bu olaylarla ilgili. Hiç TRT'de çalıştığından, iletişim başkanlığında çalıştığından hiç laf etmiyor. İBB'deki kursundan kursiyer stajyersin sen orada. oradan bahsediyor ve lafı hiç bu ilişkiler nasıl yürüdüğüne ilişkin kısma hiç getirmiyor Mümine Senna. Ama Çağtay'ın Çağtay Özdemir'in Temmuz ayında görevden alınmasının altındaki sebeplerden bir tanesi bu. Şimdi bir operasyon planlıyorlar. Operasyon çerçevesinde Çağatay Cumhurbaşkanı İletim Başkanlığı'ndan alınıyor. Bir ay sonra da Mümin'in buradaki geçici görevlendirilmesine son veriliyor.

Şimdi bakın bir isim. Şimdi size bir isim göstereceğim. Bilal Acar. Bu kişi Bilal Acar bakın bir e tweet paylaştı ve bu tweet Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan sızdırılmış bilgiler içeriyor. Okuyorum. İletişim başkanlığının eski başkan yardımcısı Çağtay Özdemir, uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Mümine Sena Yıldız'ı işe alan kişi. Bu kurumda bunların hepsine şahit olduk. Yeni gelen ekip bunlardan çok rahatsız. Gazeteciler sorsun eminim bilgi sızar. Bu Çağtay'ın emirleri kimden aldığı da belli ama onu ben söylemeyeyim. Tahmin edin. Bir de bu kliği çözmek istiyorsanız Çağtay'ın kuruma aldığı Oğuz Göksu gibi adamları araştırın ki bu adam hala kurumda. Bu patlayan Furkan Torlak, o da biliyorsunuz cumhurbaşkanlığı dezenformasyonla mücadele başkanı mıydı neydi? O da e bu fuhuş uyuşturucu operasyonu patlayınca o da istifa etti. Bu patlayan Furkan Torlak da bu yani Mehmet Akif Ersoy'un kankası bu kliye bir ekleme olarak kuruma geldi. Yönettikleri kuruma işi alan herhalde ilk isimler olarak bunlar tarihe geçmiştir. Ama filan önemli değil. Asıl bunların çaldığı paraların peşine düşülmeli. Şimdi Bilal Acar Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan gelen bu bilgi notunu iletişim başkanlığından bir kaynağımın bana geçenlerde yolladığı notu burada paylaşayım. Paylaşıp paylaşmamakta kararsız kalmıştım. Madem siz sordunuz buyurun." diye bir tweet'e verdiği paylaşım. Şimdi burada diyor ki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Çağatay Özdemir bir Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına göreve alarak tarihe geçti diyor. Aslında kelimesi buraya tam oturmuyor. Bunlara kafa koparan kadınlar deniyormuş bunlara. Bunlar böyle herkes bunlarla tanışamaz. Herkes bunlarla işte eee ortamlara filan giremez. Bunların böyle belli menajer gibi kişileri var. İşte bu böyle ortaya çıkan bazı kişimler var ya böyle biliyorsunuz Hürriyet yazarı birisi sabah yazarı vesaire. Bunlar bunların menajeri gibiler. Bunlar bunları çok parası olan zengin ünlülerle tanıştırıyorlar. İşte bunlara özel çantalar, işte Hermes çantalar, Chanel çantalar vesaire alınması gerekiyor. Bu tanışmada hediye filan olarak bunlara işte yüzükler falan arabalar, şunlar bunlar böyle büyük kişileri anca tanıştırılıyor. Böyle Instagram'da şunda bunda fenomen hale gelmiş olan bu kişiler. Aynı zamanda bunlar işleri de rahat yürüsün diye kendilerine devletten de bir arka almak için yine bu menajerleri tarafından devletteki bazı kişilerle de tanıştırılıyorlar. İşte Mümine Senna da bir kafa koparan olarak işte devlette cumhurbaşkanı yardımcısı Çağtay Özdemir'le tanıştırılmış kişi. Fakat burada esas tehlikeli olan konu ne biliyor musunuz? Çağatay Özdemir böyle ilişkileri nedeniyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcılığı görevinden alındı. Okey. Ama şu an Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulunda görevli kendisi. Bu kurul görevlisi olarak ne oluyor? biliyor musunuz? Kendisi Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı bazı uluslararası toplantılara kendisi de katılıyor ve bu toplantıların bazıları da kapalı kapılar ardında oluyor. Hakan Fidan'la birlikte bu toplantılara giriyorlar. Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisi o departmanda görevli olarak en gizli belgelerini, en gizli bilgilerini görebilme, bunlara ulaşabilme yetkisi var. Bütün o Türkiye Cumhuriyeti'nin o kriptolu en gizli belgelerini görme yetkisi var. Bir, Türkiye Cumhuriyeti'nin en kritik toplantılarına katılıyor. 2. Ve bu adam uçkurundan yakalanmış bir adam. Şimdi bakın, ben geçmişte Bal Tuzzağı isimli bir kitap yazdım ve bu Bal Tuzzağı kitabında ta Amerika Birleşik Devletleri'nden tutun İsrail'e, Mısır'dan tutun tarihin geçmiş dönemlerinden günümüzdeki olaylara kadar dünyada kritik konumdaki görevlilerin kadın tuzağıyla, bal tuzağıyla nasıl çepe çevre kucağa alındığını, sonra bunlara nasıl operasyonlar yapıldığını bu kitapta dünyanın çeşitli diğerlerinden örneklerle gösterdim. Hatta Amerikan istihbarat başkanlarına kadar işleyen bir yöntem bu. Bakın bu yöntemle İsrail 6 gün savaşlarında Mısır'ı duman etti. Mısır'ı duman etti. Orada onu bütün detaylarıyla nasıl o Mısır'daki subaylar, yönetim kademesi vesaire bunlara kadınlarla ulaşmışlar, hangi bilgiler elde etmişler filan hepsini anlatıyorum. Şimdi burada düşünün Mümine Senna Yıldız gibi bir kadın kendisine maymun etmiş Çağatay Özdemir'i. Kendisini TRT'ye işe aldırtmış. Cumhurbaşkanlığı ile başkanlığına işe aldırtmış. Dua edelim. Kendisini Cumhurbaşkanlığı ile başkanı olarak atatmamış. Yani dua edelim buna. Şimdi kadının bile böyle maymun ettiği bir adamla ilgili istihbarat bilgilerini dünyanın kritik istihbarat servislerinin bu uçkurundan kolayca yakalanabilecek adamı başka kadınlar üzerinden başka biçimde bu adamı uçkurundan yakalamış olmaları mümkün mü? Gayet mümkün. Şimdi düşünün böyle bir adam devletin Dışişleri Bakanlığı'nın kriptolu bilgilerine erişim yetkisi olan, kriptolu yazışmalarına erişim yetkisi olan bir departmanda görevli bir adam. Üst düzey görevli bir adam ve bu toplantılara katılan bir adam. Uçkurundan böyle kolayca yakalanabilecek bir adam. Şimdi bunu uluslararası güçler yakalarlar buradan. Sonra bunu tıpkı Senna'nın maymun ettiği gibi maymun ederler. Şu an Türkiye Cumhuriyeti'nde bunlar bal gibi yapılıyordur. Çünkü bunu ne noktalarda gördük? Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı da aynı benzer mevzulardan gitti. Yani daha önce size anlattım. Devletin bir kurumunu anlattım size. İşte Kredi Garanti Fonu. Kredi Garanti Fonunun başkanının kredi garanti fonunun üst katını kendisine hareme çevirdiğini size detaylarıyla anlattım. Adam içeriye duş yaptırıyor, jakuzi yaptırıyor, yatak odası yaptırıyor. Ya devletin kurumunda yatak odasının, jakuzinin düş duşun ne işi var? Ne işi var? Eskortlarla beraber olmak için işi var. Başka bir işi olabilir mi? Sevgilileriyle beraber olmak için işi var. Şimdi devlet bu vaziyete düşmüş vaziyette. Böyle bir devleti bakın 6 gün savaşlarında İsrail Mısır'ı böyle duman etti. O zaman Mısır'la İsrail kafa kafa hatta belki de Mısır daha üstteydi. Yani o dönem o dönem İsrail'in böyle teknolojisi bu kadar filan yoktu. Yani kafa kafaydılar neredeyse. Fakat bu yöntemlerle felç etti. Şu an Türkiye Cumhuriyeti de her yöntemle felç edilebilecek bir pozisyonda böyle adamlar devlette yönetici oldukları için. Cumhurbaşkanı için başkan yardımcılığından görevden aldınız. Bu departmandan niye görevden almıyorsunuz? Acaba o da sizin uçkur mevzularınızla ilgili bazı şeyler bildiği için mi görevden almıyorsunuz? Bu adamların derhal meslekten, devlet memurluğundan atılmaları gerekiyor.

Şimdi tabii bu soruşturma böyle bazı ünlü ailelere de yürüyor. Kasım Garipoğlu mesela, Garipoğlu ailesinin ünlü ismi. Ona da yürüdü bu operasyon. Ama Türkiye'de bu operasyonlar paran ne kadarsa o kadar bu operasyonlar. Kasım Garipoğlu nasıl oluyorsa bu operasyondan önce haber alıyor. Parası onun kadar olmayanlar operasyondan haber alamıyor ve Türkiye'de operasyonu yiyorlar. Kasım Garipoğlu şu an Amerika'da. Zaten Amerika'da oturumu filan her şey olduğu için kendisi Amerika'da. Kendisine yakın Fatih Garipoğlu işte kardeşi. Ha bir de Efor Gim vardı. Efor Gyimin sahipleri de Gökhan Kadir Şenova, eee Şeynova ve Ayşe Hanım. Bunlar da Baliideler. Aynı zamanda Kasım Garipoğlu'nun bu soruşturma kapsamındaki bebek bakıcısından işte orada bir tane şaşola kaplı Hüseyin Akdoğan'dan vesaire bahsedildi. Bu uyuşturucu filan işlerini, kadın işlerini ayarlayan kişi. Bunların hepsi şu an Bali'de. Bunların da Bali ikinci adresleri gibi bir şey. Bunlar uyuşturucuyu böyle kullanmıyorlar. Uyuşturucuyu yiyorlar bir biçimde böyle hani filmlerde böyle çok az böyle bir miktar filan gramla getirilir ya. Bunlara tabakla servis ediliyor. Dolayısıyla bunlar baliye detoksa gidiyorlarmış. uyuşturucu, kadın her türlü partiliiyorlarmış. Sonra Bali'ye detoksa gidiyorlarmış. Bu şekilde Bali'deler şu anda. Demek ki paran olunca operasyonu da önceden haber alıyorsun. Dolayısıyla Kasım Garipoğlu Amerika'da. Şimdi Bali'deki bu ekibin de işlerini halledip bunları da Amerika'ya götürmeye çalışıyor. Yine Günal ailesi, Mene Holding'i hatırlıyor musunuz? MNG kargoyu işte sattılar. E MNG Holding'in eee veli atlarından Murat Han Günal, Merve Günal vesaire. Bunlar da bu uyuşturucu operasyonda yargılanıyorlar. Ve burada kritik noktada kim şoförleri? Şimdi gariban şoförler eee normalde asgari ücrette bir yerde çalışacak. Bunların yanına alınıyorlar işe. Biraz güzel maaş veriliyor. Sonra bu gariban şoförler oluyorlar. Bunların uyuşturucu kuriyesi, bunlara servis edecek kadınları taşıyan her türlü suçun içine bulaştırılıyorlar bu gariban şoförler. Şimdi savcılık şoförler üzerinden bunlara yürümek için şoförler üzerine baskı kuruyor arkadaşlar.

Şimdi tabii Bebek otelin sahibi şimdi bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı. Bu tip böyle mekan sahiplerinin bazıları da bu tip operasyon yediler ama Türkiye'de beş yıldızlı oteller dahil. Bunların hangisine fuş operasyonu yapılsa, yapılmayı kafaya koysa savcılık eli boş döner? Şimdi bakın Ankara'da öyle zamanlar oluyordu ki ben Ankara'da gazeteci olduğum zamanlar İstanbul'dan bir yönetici gelecek mesela otelde yer ayarlamamız lazım filan. Sekretere diyordum ki İstanbul'dan bir yönetici gelecek otelde yer a sekreter arıyor arıyor. Ankara'daki beş yıldızlı otellerde yer yok. Enteresan bir şey ya bu beş yıldızlı oteller ne doluyor böyle ya Ankara'da? 4 yıldızlı otellerde bile zaman zaman yer bulunmuyordu. Öyle işler oluyordu. Bunların hepsi bu otellerin hepsinin aslında hatta bu oteller birliği başkanı şu anki eee turizm bakanımız da otelci olduğu için onunla da kafa kafaya vererek ne getirmişti biliyor musunuz? Otellerin odalarını saatlik kiraya verme ile ilgili bir düzenleme getirmişti. Yani bildiğiniz artık oteller genel ev gibi kullanılıyor da iyice daha çok kullanalım bir odayı. Bir gecede 5 müşteriye kiralayalım diye. Otel odalarını saatlik, günlük değil de saatlik kiralamayı getirelim demişlerdi. Turizm bakanı da evet demişti buna. O da biliyor otellerin nasıl kullandığını. Sonra bununla ilgili haberler çıktı ya iyice otelleri genel eve çevireceksiniz filan diye. Sonrasından bundan geri adım attılar. Şimdi dolayısıyla o bebek otelin sahibi fuçtan şundan bundan gözaltına alınıyor da Türkiye'deki o namlı sanlı otellerin hangisine bir tane polis ekibi koyun otelin girişine karşıya. Otele gecede kaç tane giriyor çıkıyor filan bunlardan hiç kimlik şu bu filan alınmıyor. Buna en baba otellerden uluslararası zincir oteller dahil. Hepsi böyle hepsi böyle. Ama bebek otelin sahibine yürüyorlar. Onun sebebi de dediğim gibi onun çevriminden bazı kişileri kuşatmak için. Çünkü onların hedeflediği kişiler bebek otele gidiyordu. Kendileri demek ki bebek oteli kullanmıyorlarmış. Kendileri başka otelleri kullanıyorlarmış. O sebeple

Şimdi gelelim İbrahim Gümüştekin eee KKTC'de galeriye silahlı saldırı oldu. Demiş. 16 yaşında bir çocuk yapmış. Evet bilgim var o olaydan. Bugünkü videoya yetişmedi. Olayı da detaylandıracaktım ama bir sonraki videoda bu olayı detaylandıracağım arkadaşlar. Gelelim İbrahim Gümüştekin olayına. Bir başka konumuz. İbrahim Gümüştekin biliyorsunuz Fenerbahçe'nin tribün lideri. Eee, İbrahim Gümüştekin. Şöyle göstereyim. Evet. Fenerbahçe tribün lideri kendisi ve geçtiğimiz günlerde silahlı bir saldırıya uğradı. Kalaşnikovların filan kullanıldığı bir silahlı saldırıydı. Şu an kendisi hastanede hayati tehlikeyi atlattığı iddia ediliyor. İki çocuk babası ve İbrahim Gümüşteki'nin eşi Tuğba Ökçesiz eee Instagram'dan bazı paylaşımlar yapmıştı ve bu paylaşımlarda bu e cinayeti, cinayet girişimini suikasti aslında Abdullah Ay ya da Ay ailesi değil Ali Uzunu'nun yaptığını iddia etmişti ve bununla ilgili paylaşımlar yapmıştı. hala da paylaşımlarını sürdürüyor. Bununla ilgili yeni paylaşımlar ekliyor. Fakat kendisinin geçmişte yaptığı bazı paylaşımlar var. Şimdi bunları da göstermem lazım. Yani olayın başka başka boyutları da olduğu için. Şimdi bakın bu paylaşımlardan size bir örnek göstereyim. Şimdi okuyalım bunu beraber. İbrahim Gümüştekin'e yönelik yaptığı geçmişte bir paylaşım. Bakın burada İbrahim Gümüştekin Zafer Boyunla vesaire birlikte fotoğrafta gözüküyor. Bir de Halilayla birlikte gözüküyor. Burada diyor ki ya diyor bu boyunlar diyor Halilay'yı ya Daltonlar Halilay'ı vurdular diyor. Sen de hem de gidip onlarla fotoğraf veriyorsun diyor. Sen nasıl bir kahunu ufacık da olsa bu tablo özetliyor. Sen bütün dostlarının düşmanlarıyla görüşen bir kahpesin. Halil öldürüldü. Koşa koşa İzmir'e ziyarete gittin. Ulan ben girsem bana gelmezsin kahpe yalak. Benimle sizin yüzünüzden, kahpeliğiniz yüzünden kardeşim öldürüldüğünde 10 sene önce benim de kardeşimin ölümüne sebep olanlarla görüşmüştün. Resimler koymuştun. Seni anında boşamıştım kahpe. Hiç değişmemişsin. Çok daha kahpesin. Sen Dadaş Mehmet kardeşim olayında cezaevine girdiğinde Halil senin çıkmana vesile olmuştu. Yavşak. Sen ne tür bir ibnesin? Diyor burada. Oğlum ne tür bir kahpesin? Ne eş olabildin? Ne dost ne de baba. Anca senden böyle kahpe şerefsizlik beklenir." diyor.

Şimdi bu başka haber paylaşmış. Burada da diyor ki, "Gümüştekiin eski eşi ve kayın biraderine dava açıldı diye bir paylaşım. Bakın onu da göstereyim size. Şimdi bunu da eklemiş. Eee, Tuçe, eee, Ökçesi'e bir dava açılmış. Diyor ki, "Benim üzerime MP5 alayım. Ben üzerime MP5 alayım. Kahpeyi bu. Sen bana ceza aldır." Ne güzel dünya. Lens nasıl bir kahpesin? Evdeki ayakçık torbacı çapulcil Enes daha organize şubeye gitmeden polis otosunda öttü. Benimle alakası yok diye serbest kaldı. Benim değil dedi. Biz seni satmadık kahterefsiz. Bir de ağır cezada yargılandık. Adamsın ya diyor. Küfür ediyor burada. Çeteymiş sizin gibi kahpe çetenin. Nokta nokta diyor. Şimdi başka bir paylaşımına gelelim. Bir başka paylaşımda bir eee evrak gösteriyor. Bu evrak önemli. Şimdi bu Tuğçe Ökçesiz anladığım kadarıyla İbrahim Gümüştekin bir MP5 silahla yakalanıyor. Tuğçe Öksesiz de bu silah benim diye üzerime alıyor. Sonra bununla ilgili yargılanıyor. Fakat İbrahim Gümüştekin avukat göndermediği için eee Tuğçe Ökçesi de ceza alıyor. Avukat daha doğrusu itiraz etmediği için itirazı zamanında yapmadığı için ceza kesinleşiyor ve Tuğba Ökçesiz de cezaevine giriyor. Sonra tabii bununla ilgili eee bir de ödeme varmış. Ha bir de 6 Kasım'da borcunu hesabıma at. Kahpe 6 Kasım hepimizi uyuşturucu katil avukatı da dahil. Hepinizi Gasp'tan organize şubeye diyor. Böyle sert paylaşımlar yapıyor Tuğçe Ökçesi.

Şimdi şimdi bu Halilay olayı arkadaşlar enteresan bir olay. Biliyorsunuz Haliç köprüsünde Halilay'a yönelik ilk bir suikast girişimi gerçekleşmişti. Ondan kurtulmuştu. Sonra Fransa'ya gidip bir çiftlik evinde böyle gözlerden uzak yaşamaya başladı. Fakat o da kadın zaafı nedeniyle yine Türkiyeli bir kadınla görüştüğü için onun üzerinden adresi öğrenildi ve eee Barış Boyun Daltonlar Grubu Halil Ay'ı Fransa'da saklandığı çiftlikte öldürdüler. Şimdi yeraltı dünyasında son yıllarda ne olursa olsun olay dönüp döneşip Halil Ay'a bağlanır bile. Halilayın intikamı, Halilay nedeniyle filan böyle şeyler söylenir. Yani böyle zannedersiniz ki bu Halilay böyle yaşadığı süre boyunca efsane böyle yeraltı dünyasının figürlerinden olmuş. Neredeyse Sedat Peker olmuş, Salahattin Çakıcı olmuş filan. Böyle bir şey yok aslında. Halilay dediğiniz adam aslında uyuşturucu satıcısı. İstanbul'un bir bölgesinin uyuşturucu işi yapan. Bu sebeple de başka gruplarla arasında ihtilaf olan, bu de para alacak verecek mevzusundan öldürülen, çok da önemli olan bir kişi değil. Fakat Halilay'ın öldürüldüğü dönemde başka grupların büyüdüğü bir süreç vardı o dönem. İşte bu yeni nesil mafya grupları dediğimiz Barış Boyunlar, Daltonlar vesaire tam onların kafalarını kaldığı dönemdi. Dolayısıyla aslında olay başka bir eee işte tribün liderinin vurulmasıyla bu çatışmalar başlamış olsa da olay Halilay'ın üzerinden yürür de yürür. Halilay işlenen cinayetler başka sebeplerle işleniyor şu anda. Fakat hep Halilay'ın intikamı nedeniyle ya da Halilay'ın intikamı nedeniyle işlenen cinayetin intikamı nedeniyle bu şekilde böyle bir dönme döngü söz konusudur. Burada da İbrahim Gümüştekin'e eski eşi de şu an İbrahim Gümüştekin'i çok güçlü biçimde savunuyor. Fakat zamanında eski eşi de İbrahim Gümüştekin bu Halilay'yı vuran eee Barış Boyun grubuyla fotoğraf paylaştı diye bayağı yüklenmiş arkadaşlar.

Şimdi tabii Kıbrıs'taki kurşunlamadan bahsetti. Kıbrıs'ta 16 yaşında bir çocuk eee bir galeriyi kurşunladı. Ondan sonra bir kişi de ayağından vuruldu. Üç kurşun aldı. Bunlar Kıbrıs'ta tabii çok böyle hafif geçiştirilen cezalar değil. Bunların detaylarını vereceğim. 3 yıl, 6 ay cezalar alıyorlar. Türkiye'deki gibi hemen böyle hafif ayaktan yaralama ya da kurşunlamayla 2-3 ayda serbest bırakılırız diye düşünüyorlar. Ama Kıbrıs'ta o şekilde olmuyor işler.

Evet arkadaşlar, şimdi biraz da e son iki videodur sorularınızı yanıtlayamıyorum. Dolayısıyla bu videoda birazcık sorularınızı yanıtlamaya gayret edeceğim. Eee selamünaleyküm Cever abi. Erol Ketton çetesi babamı vurdular haraç vermeyince devlet yok. Eee gibi ben de mecburen silahlandım. Yardım edin lütfen. Demişte yani Türkiye'nin geldiği durum bu. Pek çok böyle paylaşım yapılıyor zaten. Hani ben de silahlanıyorum filan. Herkes kendi paylaşını Acun'a iftira atmayın demiş bir tanesi. Acun'a iftira attığımız bir şey yok. Acun Ilıcalı dediğim gibi ne kadar yasa dışı bahis baronu filan var şu an onlarla ilişkisi ilişki içerisinde ve Acun Ilıcalı'nın böyle bir anda yurt dışında futbol kulübü satın alması filan işi daha doğrusu Türkiye'deki bazı zenginlerin bir anda böyle Türkiye bu İngiltere'de, Polonya'da, Romanya'da futbol kulüplerine ilgilerinin bir anda artması, oralardan futbol kulüplerinin almasının sebebi spor aşkıyla filan ilgili bir şey değil arkadaşlar. Türkiye'de yasa dışı bahis ve forex dolandırıcılığı sektörü o kadar büyüdü ki ve buna borsada dahil, borsadaki vurgunlarda burada oluşan kara parayı aklamak için büyük futbol kulüpleri alıyorlar. Artık Türkiye'de de futbol kulüpleri almaya başladılar. Biliyorsunuz boş statlar dolu gösteriliyor filan. Bir sürü işler böyle futbolcunun eee transfer ücreti astronomik gösteriyor aslında. Futbolcuya küçük veriyorlar. Oradan paralar dönüyor filan. Bu tip işler yani. Dolayısıyla Acun'un da içine girdiği ekonomik darboğaz nedeniyle kendisi böyle işlerin içerisine gidi. Abi borsayı araştır. Sami Aslan özellikle demiş. Bir borsa videosu gelecek arkadaşlar. Bir konunun üzerinde çalışıyorum. Borsa borsayile ilgili. Eee Cevher Bey acilen tera yatırım ile ilgili araştırma yapmaya başlamanız gerekiyor. Tarihin en büyük vurgunu yolda geliyor demiş. Yani konuyla ilgili bilginiz varsa Cevheri'ye ulaş et. proton.meisaedirne. Proton.manisaedadirne. Buraya bir mail gönderebilirsiniz. Zaten videolarımın altında da iletişim maili var. Ceveri Bey sana şurada bir soru sorduğumuz için tutuklanır mıyız? Yok. Burada soru sorduğumuz için tutuklanmazsınız arkadaşlar. Kimsenin böyle bir şey başına gelmedi. Gelmez. Eee Tuğba Ökçek'in videolarını beğenenler arasında Peker'in eşi Özge Peker de vardı. Anlaşılan Sedet Peker ve Şahinler bu kadını konuşturuyor. Peker ailesi ve Şahinlerin ailesi de foyaları çıktı ortaya diye birisi bulunmuş. Böyle bir paylaşı beğendi mi onu bilmiyorum. Eee SGD ve Suriye ordusundaki son durum nedir demiş. Arkadaşlar şu an Halep e üzerinden bir tartışma çatışma sürüyor ama Halep'teki çatışma SGD güçleri böyle Halep'te çok böyle bir yoğun bir biçimde yok. Bu böyle ön çatışma, rakip birbirlerine böyle güçlerinin ne kadar ileri gidebileceklerine ilişkin bir süreç söz konusu burada. Tabii şöyle bir şey var. Eee Ahmet Şara bu saldırıları İsrail'le anlaştıktan hemen sonra bu saldırıları başlattı. Çünkü hani Kürtlere yönelik orada bir saldırıda Amerika Birleşik Devletleri'nden özellikle de İsrail'den sert tepki alacağına ilişkin bir düşüncesi vardı. İsrail'i bağlayıp İsrail'le anlaşma yaptıktan sonra bu saldırıları başlatması enteresan. Fakat Kürtler açısından da baktığımızda eee Suriye'deki Kürtler bir yönüyle kendi eee güç dengelerine, Amerika Birleşik Devlet'ne, İsrail'e, bölgedeki dengelere, Şaraya'ya filan bakıyorlar. Diğer yönleriyle de kafaları karışık vaziyette İmralı'ya bakıyorlar. Böyle bir o tarafa bir bu tarafa bakarken Kürtler eee bu geçen zamanı Ahmet Şah'ın iyi değerlendirdiği zamanı çok iyi değerlendirmediler. Dolayısıyla şu an böyle bir çatışma başladı. Bunun ne kadar ileri gideceğine ilişkin göreceğiz. Ama Halep'teki çatışmalar iki tarafın gücü kıyaslandığında şöyle çok büyük çatışmalar filan değil. Daha çok birbirine böyle baskı kurmayla ilgili çatışmalar diyebiliriz. Eee Enver Çevik ne zaman geliyor demiş. Bir tanesi yapacağım. Enverçevik'le ilgili bir video. Eee, Aleyna Tilki'nin, eee, testi pozitif çıktı. Onda da zaten her şeye sahip değiller mi? Ya şöyle, bu ünlüler dünyasında sadece Türkiye'de değil ki. Dünyanın hemen hemen her yerinde bu ünlüler dünyasında bu uyuşturucu kullanılan bir şey. Yani uyuşturucu testi yani yapılsa eee, ünlü emniyet müdürlerimizin bile uyuşturucu testinin pozitif çıkma ihtimali var. Türkiye'de bu kadar yayılmış vaziyette. Dünyada da bu ünlüler dünyasında bu uyuşturucu işi böyle yaygın yani. Dolayısıyla hani Aleyna Tilkin'nin uyuşturucu testinin pozitif çıkması beni çok şaşırtmadı arkadaşlar. Özge Peker Tuğba'nın fotoğraflarını beğenmiş. Kadir Hıç da beğenmiş. Onlar koşturuyor diyorlar Ceveri Bey. Evet böyle iddialar var. Şeymus Muhidtinoğlu ile Ali Uzun arasındaki mesele nedir abim tam olarak demiş. Yani bana da çok ilginç geldi bu konu. Bu konuda araştırmaya değer bir konu hakikaten. Eee, güç iktidar bazı insanların yapamayacağı şeyler yoktur." demiş. Abi son